P. 1
A. Atilla Şentürk - Tahir'ül-Mevlevi Hayatı ve Eserleri

A. Atilla Şentürk - Tahir'ül-Mevlevi Hayatı ve Eserleri

|Views: 105|Likes:
Yayınlayan: akademya

More info:

Categories:Types, Research, History
Published by: akademya on Aug 03, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

11/22/2012

pdf

text

original

ISBN, 975 - 551 - 035 - 4

Ş. Kapak baskısı Orhan Ofset'te.nehir yayınlan: 6 0 inceleme araştırma dizisi: 9 Kapak. © ATLAS & NEHİR İLETİŞİM A. İSTANBUL. dizgi ve içdüzen Anajans'ta hazırlatıldı. baskı Umut Matbaacılık ve cilt işleri ise İstanbul Ciltevi'nde yaptırıldı. 1991 .

TAHIR'UL-MEVLEVI HAYATI ve ESERLERİ Dr.518 41 35 Fax: 518 41 34 . A . Atillâ Şentürk Taşdirek Çeşme Sokak 9/5 Çemberlitaş-lstanbul Tel: 518 04 21 .

.

Hac ve Çile Tâhir Dede Kütüphanesi Orman ve Ziraat Nezareti Yılları Mahfil Mecmuası ve Fatih Camii Mesnevihânlığı İmam ve Hatip Mektebi Hocalığı ve İstiklal Mahkemesine Şevki Ankara Dönüşü Sonrası Yıllar Vefatına Düşürülen Tarihlerden Bazıları TÂHİR'ÜL-MEVLEVÎ'NİN E S E R L E R İ İNDEKS FOTOĞRAF VE VESİKALAR 38 44 59 61-115 117-128 1 .XIV 1 .İ Ç İ N D E K İ L E R ÖNSÖZ BİBLİYOGRAFYA TÂHİR'ÜL-MEVLEVÎ'NİN HAYATI Doğumu ve Ailesi Çocukluğu Tahsili ve İlk Memuriyeti Neşredilen İlk Şiirleri Mevleviliğe İntisabı.XVI 31 VII-VIII IX .60 1 4 9 11 15 20 V .

.

1979 . Ö.ÖNSÖZ Şâir. Faruk Akün yönetiminde mezuniyet tez ça­ lışması o l a r a k metnini Latin harflerine çevirdiğim Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî 'nin başına şâir ve eserleri hakkında kısa bir bilgi verme maksadıyla başlayan bu çalışma. müderris. Farsça ve Türkçe ile eski nazım formların­ da yazılmış yüzlerce manzumeden oluşan bir dîvân sahi­ bi olmak hasebiyle eski edebiyatımızın da son temsilcilerindendir. Mevlevi dedesi. Şöyle ki: Tâhir'ül-Mevlevî'nin basılmamış eserleri­ nin ellerinde bulunduğunu öğrendiğim Merhum Fethi Sezai Türkmen'in ailesine müracaatımda beni alâka ile VII . sene sonunda derlenen malzemenin güzel bir tâUh eseri ümid edilmedik miktarda zenginleşmesi üze­ rine bir kitap halini aldı. mesnevî-hân ve edebiyat tarihçisi gibi çok yönlü bir kişi­ liğe sahip olan Tâhir'ül-Mevlevî. Dr.1980 ders yıb içerisinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk DiU ve Edebiyatı Bölümünde Prof. Osmanb ile Cumhuri­ yet nesilleri arasında adeta bir kültür köprüsü teşkil eden âbide şahsiyetlerimizdendir. gazeteci. Genç yaşlanndan itibaren yetmiş beş yıla varan öm­ rünün son günlerine kadar yoğun bir tehf faaliyeti göste­ rerek ardında irili ufaklı yüze yakın yazılı eser bırakan Tahir Olgun. muharrir.

F a r u k Akün'e. Ö.karşıladılar. itimada lajak görerek ellerindeki malzeme­ leri en rahat şekilde incelememe müsaade ettiler. ayrıca Tâhir'ül-Mev levî'nin Süleymâniye kütüphanesine nakledilen kitapla­ r ı n ı n t i t i z l i k l e t a s n i f ve k a y d ı n a emeği geçen kütüphaneci arkadaşım Hasib Barış'a ve tezimle ilgi:i buldukları hususlardan beni zevkle haberdar eden diğer arkadaşlarıma burada teşekkürü bir borç bihrim. Daha son­ ra gerek hocamın gerekse Sa3fin Muammer Ülker'in tel­ kinleriyle Tâhir'ül-Mevlevî'den Fethi Sezai Türkmen'e intikal eden büyük bir kitap koUeksiyonunu günümüzde eşine ender rastlanır bir âlicenaplık örneği göstererek Süleymâniye Kütüphanesi'ne bağışladılar. Çalışmalarım sırasında karşılaştığım müşkillerin halb için her fırsatta kendilerine müracaat ettiğim ho­ cam Prof. Dr. Nezâhet Türkmen ve Adalet hanımefendilere bu vesileyle burada minnet ve teşekkürlerimi bir kere daha ifâde etmek iste­ rim. Yeşilköy 1981 VIII . B u sayede o güne kadar kayıp olarak bilinen Matbuat Ale­ mindeki Hayâtım b a ş t a olmak üzere müellifin bütün metrukatını elden geçirme imkanını buldum.

"Mahfil-i İrfan". Prof. dosya 193 ve 245. —. 2 9 Eylül 1949.9-16. —.597. Hayâtı ve Eserleri". IX . l. İstanbul 1 9 7 3 . Dârülhilâfetilâlîye 1332. Peyâm-ı Sabah. 14. Cemâleddîn Server Arşivi. Galata mevlevî-hânesi. (Tercüme ve şerh eden Tâhir'ül-Mevlevî).BİBLİYOGRAFYA Ali Kemal. Dersaâdet 1333. c.B. —. nr. Zilka'de 1336. 133.1378-1379. nr. Ariflerin Menkıbeleri. İstanbul 1927. 23 Kânumevvel 1341 . Şa'ban 1333. 146. Konya İ 9 6 3 . 582.37. nr. Ahmed.l. I^ârüşşafaka Türkiyede İlk Halk Mektebi. 585.L cüz. Cemiyet-i Tedrisiye-i İslâmîye Salnamesi. nr. —.569. nr. Hayâtı ve Eserleri". s. 2 0 Safer lU 3 2 8 . "Tâhir'ül-Mevlevî. tere. İslâmın Nuru Beyânülhak. nr.2 Cemâdiülâhir 1344.21 Cemâdiülevvel 1344. Eflâkî. nr. Aytan. 24. Tahsin Yazıcı. Cumhuriyet. ş. 21 Kânumevvel 1341 . c. Dâiretü'lmaârif. Çığır.75.3 0 Temmuz 1920.H. Mesnevi. nr. nr. s. Edebiyat Alemi.50. Sâdi.Teşrin 1938. s. "Tâhir'ül-Mevlevî. 8 Kânunievvel 1341 . 13 Zilhicce 1338 . s. 69. Cerîde-i İlmîye.LU 3 2 5 .8 Cemâdiülâhir 1344.

Kostantınîye 1306.II. Nisan 1970. Gövsa. Hâkimîyet-i Millîye. İkinci Kânun 1940. Nâmık Kemal'in Şiirleri. Cumhuriyet. Türk Dili. n r . Osman. nr. İstanbul 19391941.I-III.30. s. 18 Receb 1344 . Gökyay. Dr. Dârüş-şafaka arşivi. Hey'et-i Idâre ile Mu'aUimîn ve Müstahdeminin Kayıd Defteri (113189 Târihinden İtibaren). 29 Arahk 1957. l 6 4 8 . İstanbul 1943. Gürsoy. nr.l-lI. Fatin. nr. —. Göktulga. F a h r i Celal. Türk Meşhurları Ansiklope­ disi. Hak.2 7 Kânunısânî 1926. —. l 6 4 9 . —. Bilgi Yurdu. Mart 1970-nr.lOl. —. Türk Şâirleri. —. Habîb. 1 6 4 2 . İstanbul. [İstanbul] 1269. 2 2 4 . Türkiye M a â r i f Târihi.4 Şubat 1926. Es'ad-nâme. ( 1 3 3 9 ) . c. Hat ve Hattâtân. Ankara 1951. İbrahim Alaaddin. "Tâhir Olgun'un Hayâtı ve Eserleri". İstanbul 1953. c. 12 Receb 1 3 4 4 . "Gazâh (Deh Birader)". Y B 2305 (yazma).I.l-Il. Ergun. Hüseyin Vassaf.223. c.Ergin. 19 Receb 1344 . (1318). —. l 2 0 0 7 . İstanbul 1946. Türk Mûsikîsi Antolojisi. Süleymâniye kütüphanesi. c.321-330. Mevlânâ'dan sonra Mevlevilik. . İs­ tanbul 1 9 4 1 . nr. vr. Sefine-i Evliya.lO.3 Şubat 1926. vr. Gölpınarlı. Orhan Şâik. Süleymâniye kütifphânesi. Mevlânâ Müzesi Yazmalar Katalogu. Hâtimctü'l-efâr. Abdülbâkî.291-292. n r . Y B 2098 (yazma). Reşid Süreyya. "Tâhir'ül-Mevlevî Merhum". Saâdeddin Nüzhet. 9 Haziran [IJ 328. c. n r .

1857-1862. n r . 3 Rebiülev\'el 1317 . —. Islâm-Türk Ansiklopedisi Muhîtü'l-maârif. l 9 1 0 . İstanbul 1 9 4 0 .37. Son Asır Türk Şâirleri.64. İstanbul 1355. İbnülemin Mahmud Kemal.2 8 Teşrinievvel-i Efrencî 1899. c. İz. Son Hattatlar.I. n r . XI . İslam Yolu. —.13 Şa'ban 1363. İkdam. Kaya Nuri. Dârülhilâfetilâlîye 1334. 22 Aralık 1949. İstanbul 1975. —. İlmiye Salnamesi. İstanbul 197. 14 Cemâdiülâhire 1317 . nr. İstanbul 1974.239. l 4 4 . AnkcU^a 1972.715-717. İnal. l 9 0 8 .15. Yüzyıllarda Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri.İçtihad. —. nr. "Mahfil" Mecmuası Sahibi Tâhir'ül-Mevlevî İve! Erkânı Harb Binbaşısı Mehmed Emin Beylere Açık Mektub. s. İstanbul 1955.14 Teşrinievveli Rûmî 1315 . cüz. İstanbul 1941. 1 Mart 1922. Necib Fâzıl. n r . Yılların İzi. Akdes Nimet. Eukâf-ı Hümâyûn Nezâretinin Târihçe-i Teşkilâtı ve Nüzzânn Terceme-i Ahvâli. İstanbul Kütüphaneleri Türkçe Yazma Dîvanlar Katalo­ gu. 4 Temmuz 1938. 12 Cemâdiülâhire 1317 . nr. Biyografiye Ait Diğer Eserler.2 9 Haziran 1315 11 Temmuz-i Efrencî 1899. nr. Kısakürek.16 Teşrînievvel-i Rûmî 1 3 1 5 . C Ü Z . 10. IV-KVHI. Kurun. 7556-1446. s. 8 .1801. Kurat. nr. İstanbul 1948. Mahir. s. İstanbul 1338. 16 Haziran 1949 . Din Mçızlumları.4. istanbul Kütüphaneleri Târih-Coğrafya Yazmaları Ka­ talogları.26 Teşrinievvel-i Efrencî 1899. —.

nşr. Ankara 1973. Sicill-i Osmânî. Mehmed Tâhir. Olguii. İstanbul 1961. (1352). Agâh Sırrı. Mardin. Ankara 1960.10 Eylül 1324. nşr. Prof.5-16 —.IV. Külliyât-ı Ziya Paşa.35. nr. M. nr. Mahfil.26. 27 Şa'ban 1 3 2 6 . c.lO. nr. Dîvânı Tâhir'ülMevlevî. Me'mur ve Muallimlere Mahsus Sicil Defteri (U). XII .I-II. 2 6 Haziran 1938. Osmanlı Müellifleri. Üniversite kütüphanesi. Şarkiyat Mecmuası.II-III. "AH b. c. İstanbul 1307. İstanbul 1966. Dârüşşafaka arşivi. Mole. Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri. Türk Edebiyatı Târihi. İstanbul 1333. 7548-1438. Edebiyat Lügati. nr. s. Hahi Nihad.— nr. Esâmi. —. Mehmed Tâhir'ül-Mevlevî. 31 Ağustos 1322. Nedim Dîvânı. İstanbul 1340.27 Mayıs 1329. —. c..III. Mehmed Süreyya. 2 5 4 numarah mezar taşı negatifi. Musavver Terakki. Necdet İşh Arşivi. İstanbul 1326-1924. T Y 9 3 6 7 (yazma).4. nr. "Merhum Es'ad Dede Efendi'ye Dâir Bâzı Hâtırat". —. Mahfil. Osmanlı Şâirleri. İstanbul 1974. Levend. Mualhm Nâcî. Süley­ man Nazif. c. Huzur Dersleri. Ebulûlâ. Ord. s. Şihâbeddîn-i Hamadânî'nin Risâla-i Futuwwatiyya'si". Nekregû.33-72. Ramazan 1 3 4 1 . Medrese. (1311). İstanbul 1308.4.21. 4 Receb 1331 . vr. Zilhicce 1340.

Mahfil. "Tâhir Olgun'un Yeni Himmetleri". Müslümanlığın Medeniyete Hizmetleri. —. nr. Peyâm-ı Sabah. Matbuat Alemindeki Hayâtım. İstanbul 11 Şubat 1949.I. İbnülemin kitapları. 7 0 . c. Salnâme-i Nezâret-i Maârif-i Umûmîye.Türkmen 72. nr. Şeyh Celâleddîn Efendi Merhum. XIII .4. —. "Şükûfe-i Bahaıistan".5-7. —. —.—. s. Yücel. 8 Temmuz 1949. Süleymâniye kütüphanesi. Mahfil. —. Mecmua-i Eş ar. Muhar­ rem 1342. nr. (1345). Receb 1342.597. n r . F. "Mehmed Es'ad Dede Efendi'ye Dâir Hüseyin Vassaf Bey'e Yazılan Mektubdan" Mahfil. içindeki perakende evrak. —.39. Mesnevi Dersleri. Üniversite kütüphanesi. "Es'ad Dede Efendi Hakkında". "Mehmed Es'ad Dede Efendi Merhûm'a Dâir^. cüz. —. —. İstanbul 1971.45.36. —. "Es'ad Dede Hakkında Hüseyin Vassaf Bey'e Mektubdan". Pakahn. Ağustos 1936. (1937). nr. (1943). Dârülhilâfetilâlîye 1319. nr. Hakkı Süha.S. Mehmed Zeki. 13 Zilka'de 1338-30 Temmuz 1920. Şa'ban 1342.654. —. Şâir Ali İffet. Beyânülhak.12 Temmuz 1326.l. Yeni Gazete. emaneten şahsî kütüphanemde (yazma). (dördüncü se­ ne). —. Osmanlı Târih Deyimleri ve Te­ rimleri Sözlüğü. s. Sezgin. 4 6 . Mah­ fil. T 2 9 3 1 (yazma). "Pencere Önünde Târihi bir Gezinti".675. s. Şevval 1341. nr. İstanbul 1974. Lİstanbul] 1326. 1 8 Receb 1328 .

1214-1362. Dîvân. "Tâhir Olgun". nr. 15 Sonteşrin 1958.5637-1876. Vakit. Tunaya. Bulak 1253.427-432.. İstanbul 1315. Yazar. Edebiyatçılarımız ve Türk Edebiyatı. nr. s. Prof Tahsin.16 Teşriniewel-i Rûmî 1315 28 Teşrîniewel-i Efrencî 1899. Ankara 1964. Sünbülzâde Vehbî. Halil Can. 14 Cemâdiülâlıire 1317 . Süleymâniye kütüphanesi.l910.Son Posta. Mecmua-i Medâyih-i Hazret-i Mevlânâ. Yücel. Eflâkî. T a n k Z.32. Tâhir'ül-Mevlcvî'ye Ait Bâzı Vesikalar. XIV . Yazıcı.Türkmen 180. Behçet. Türkiyede Siyâsî Partiler 18591952. "Teblîgât-ı R e s m î y e " . bk. nr. Varlık. Hicrî Târihleri Milâdî Târihe Çevir­ me Kılavuzu. 23 Haziran 1951. Faik Reşid. nr.S. Dr. İstanbul 1974. İstanbul 1952. Tezkire-i Rızâ. nr. İlk Teşrin 1937. nr. Yedigün.. İs­ tanbul 1938.377. —. F. Vâsıf. 129. Şehsuvaroğlu. 181. İkdam. 22 Haziran 1951. 28 Mayıs 1940. Dersaâdet 1316. Unat. Bedi N.

.

3 Divân-ı Tâhir'ül-Mevlevî. Tâhir'ülMevlevî'nin bir müddet vekilharçlık hizmetinde bulun­ duğu Nâzıme Sultan binti Abdülaziz Hân'ın dadısı idi'. hâne numarası 3'ten 5'e tebdîl edilmiştir. hâl tercümesi kısmı. Vücûduna felç gelerek bir hafta sonra 8 Haziran 1928 târihinde vefat etti. TY. Annesi Sultan Abdülaziz'in Çerkeş cariyelerinden E m i n e E m s a l H a n ı m Kafkasya'hdır. Üniver­ site Kütüphanesi. 9 3 8 7 . 2 a . fakat resmî kayıdlarda "1292" olarak geçmektedir. 2 Daha sonra sokağın adı "Dede Paşa" olarak değiştirilmiş}. Mezar kitabesi: Hû Tâhir'ül-Mevlevî'nin validesi Emine Hanım'm rûhiyçün fatiha 19Zû'l-hicce 1346 cuma 1 Rûmî takvime gnre bu târih ] Kylül 1293'e tekabül eder. Kabri Yenikapı mevlevî-hânesi "Hâmûşân" mezarhğındadır. 119a. (1352).TAHİR'ÜL-MEVLEVİ'NİN HAYATI D o ğ u m u ve Ailesi El-Hâc Mehmed Tâhir'ül-Mevlevî (Olgun) 5 R a m a ­ zan 1294' (13 Eylül 1877) târihinde İstanbul'un Taşkasap semtindeki Mehter sokağımn 3 numarab hanesinde^ doğdu. vr. . Bu gün evin arsası üzerinde "Tarçıncı" Apartımanı yükselmektedir. 7 a .

İstanbul 1955.Ill. Kostantınîye 1306. Son Hattatlar. ve magfûrun-leh el-Hâc 4 "Mumaileyh Sultan Abdülmecid Hân'ın yazı mu'allimi ut-. c.smâm.erdiven'de m. (1331). Bu hususta bk. s. Hat ve llallâlân. İran'h Habîb Efendi "Eyüb'de Kırkm. Hattat Mahmud Celâleddîn Efendi'nin talebesi ve Sultan Abdülmecid Hân'ın yazı hocası Seyyîd Hacı Mehmed Tâhir Efendi'dir (ölm. onun babası da İstanbullu Hacı Mustafa Reşid Ağa'dır''.1846). 1262 . vr. 6 MchmcdSürcyyâ. 7 S.417. s. 168-169.420. Üçü de Merkez Efendi mezarlığında yan yana medfûn olmalarına rağmen t a ş l a n kaldırıldığın­ dan kabirleri kaybolmuştur.//-/O. üstâd-ı hat Mahmud Celâleddîn'in tilmizi meşhur İlacı Tâhir Kfcndi'nin kerîmezâdesi olduğu için hâkân-i müşârun-ileyhin irâdeni mücehince Uademe-i hâssa silkim. aynı eser. Meh­ med Süreyya Bey -her halde. . 5 Aynı eser. 2a.edfûndur'' diyor ki doğrusu bu olmalıdır^. Mezar kitabesi şudur: Hüve'l-bâki Hâce-i meşk-i Hazret-i Şehr-yârî merhum. vr. 2 a ) . s.Babası Hademe-i hâssa başçavuşlanrxdan* H a c ı M u s t a f a S a f f e t B e y 1307 Şa'banında(1890) vefat et­ ti. H a t t a t M e h m e d T â h i r E f e n d i'nin kabri hak­ kında iki mühim kaynak^ arasında tezat vardır. 8 İbnülemin Mahmud Kemal İnal. Mustafa Saffet Bey'in babası ihtisab kâtiblerinden Ahmed Efendi. idhâl edilmişdı" (Aynı eser. Mustafa Saffet Bey'in ana tarafından dedesi.Yahya Efendi dergâhı hazîresinde bulunan ve Mehmed Nûrî Şemseddîn Efendi hulefâsından olup 1263 (1842) te vefat eden başka bir "Hattat Mehmed T â h i r Efendi"'nin mezar taşını esas olarak medfeni orada göstermiştir. Habîb. SK:.242.

50. . Ah min'el-mevt Şâir-i mu'ciz-heyân Tâhir Bey'in hemşiresi Terk edip dünyâyı oldu 'âzim-i Dâr'üs-selâm Ah kim. Bir de ölümüne "Rıhlet-i 'Aliye""' mersiyesini nazmettiği F a t m a A l i y e adında ikinci bir kız kardeşi daha vardır ki Yenikapı mevlevî-hânesi "Hâmûşân" mezarlığındaki kitabeden anlaşıldığına göre 1311 yıllarında doğmuştur. 20 Safer 1328-22 Şubat 3 2 5 . ol nev-civânın nâgehân gaybubeti Sinede bir yâre açdı bulmaz aslâ iltiyâm Etdi on altı yaşında rıhlet-i dâr-ı bekâ Gene iken zehr-âbe-i mevt ile oldu telh-kâm Hüsn-i ahlakıyla fer vermişdi evc-i 'iffete Düşdü hâk-i tireye mâned-i nûr-ı bedr-i tâm Mesken etdi bezm-gâh-ı dil-nevâz-ı vuslatı Sırr-ı Mevlânâ'dan erdi ruhuma işbu peyâm Cilve-gâh etdi harim-i lâ-yezâl-i vahdeti Eyledi hem-sâye-i Hayr'un-nisâ Rabb'ül-enâm Çekdi bir âh eyledi inşâd târihin Bahâ Cennet-i 'âlîyi yâ Hû Aliye etti makam sene 9 10 1327 Necdet İşli arşivi. nr. 254 numaralı mezar taşı negatifi.es-Seyyîd Mehmed Tâhir Efendi rûhiyçün rızâenli'llâhi'l-fâtiha sene 1262 fi 28 Zi'l-ka'de ketehehu Rıfat Mısri ^ Tâhir'ül-Mevlevî'nin 1305 (1888) te doğan kız karde­ şi A f î f e G ü l i s t a n H a n ı m hakkında elimizde olduk­ ça fazla malumat bulunmaktadır. Beyânülhak.

Tâhir'ül-Mevlevî sonradan bu mektubu Mahfil 'de neşrctmiştir.Devletli! îsmetlü Nâzıme Sultân Hazretleri'nin kahvecibaşısı Mustafa Efendinin kerlme-i muhteremesiFatma Hanım'm ruhuna fatiha 'Aliye M u s t a fa S af f e t B e y 1307 (1890) senesinde vefat ettiğine göre. kitabeden Emine E m s a l Hanım'm daha sonra Nâzıme Sultan'm kahvecibaşısı Mustafa Efendi ile evlendiği anlaşılıyor. 2 0 9 8 ) müclliT hattı müsveddesinde -tebyîz edilecek nüshaya tamâmının yazılacağı kaydıyla. Ç o c u k l u ğ u Tahsili ve İlk M e m u r i y e t i Mehmed Tâhir ilk tahsiline evlerinin yakınında bu­ lunan Hekimbaşı Ömer Efendi mekteb-i ibtidâîsinde başladı. B u mektepteki hocası." ibaresi de bunu te'yid etmekte­ dir.18. Üstelik Tâhir'ül-Mcvlevî'nin Heyâfiülhak.ve 326^^ [hicrîj târihinde -li-ümmin hemşirem Fatma Aliye Hanım'm irtihâli dolayısıyla-. Ks'ad Dede'nin menâkıbına dâir kaleme aldığı Es'ad-nâme adlı esere konmak üzere yazılmıştı. B u yıllarda aile çevresinden de tahsili hususunda yakın alâka görüyordu. Hüseyin Vassaf Bey'in. 13 Bu mektup Tâhir'ül-Mcvlevî'nin hocası Ks'ad Dede ile ilgili gençlik hâtıralarından bahs eder. nr.. Dîvân'da geçen ". Hürrem Sultan camii hatibi ve aynı zamanda Topçu S a n Mûsâ mescidi imamı Hâfiz Hasan Efendi idi^^. nr. Ağustos 1936. 12 Yücel.. . 4 9 .mektubun bir hulâsası mevcuttur. Es'ad-nâme'nin Süleymâniye Kütüphanesindeki ( Y B .. 18 Safer 1328-15 Şubat 11325) ta Fatma Hanım'ın vefatına dâir neşrettiği Urih kıt'ası "1328^' tekabül etmektedir.. Hüseyin Vas­ saf Bey'e yazdığı bir mektuptan'^ babası Mustafa Saffet Bey'in çok küçük yaşlarda oğlunun tahsîH ile ilgilendiği 11 Bu ve mezar taşındaki târihlerin biribirine uymadığı görül­ mektedir.

emsile-i muhtelifeyi başdan başa ezberlemeyi emr etmek suretiyle derse başlatdı"^^. Envâr'ül-âşıkîn. 4 Receb 1331-27 Mayıs 1329. 1341 Şevvaline mahsus nüsha).anlaşıbyor'''. V a r l ı ğ ı n d a n a n c a k y u k a r ı d a k i m e z a r kitabesi vasıtasıyla haberdâr olabildiğimiz üvey babası K a h v e - 14 "Bahamı sikkeli olarak hiç görmedim. nr. . Gayretimin mükâfatı olmak üzere Arabca okutmağa kalkışdı ve alı­ nan Emsile kitabından. Mehmed T â h i r daha sonra "GüUıâne Rüşdî-i Askerî" sine girdi. 15 Medrese. 4. balmumunun birini (nasara) nın evveline. Hattâ pek çocukken bana (Pend-i 'Allar) mukaddimesinden birkaç be­ yit ezherlelmişdi. bizim hoca efetıdinin hayret ve istihsânını mücib oldu. Muhammedîye.büyük validemin çalışdırması sayesinde Kuran-ı Kerlm'i hatmeyledikten mada Ahmedîye. "Kuran hususunda gösterdiğim terakki. Onun bu yıllardaki aile durumu şimdilik müphem kalmaktadır. birini de (ve ensurhihi) nin sonuna yapışdırmak. 1307 Şa'banında (1890) babasını kaybeden T â h i r 13 yaşında öksüz kaldı. Ahmed Ş î r â n î ' y e medreselerin ı s l â h ı hususunda yazdığı diğer bir mektuptaki şu satırlar bü­ yükannesinin de-muhtemelen A f î f e Ş e f î k a H a n ı m onun yetişmesinde mühim bir payı bulunduğunu göster­ mektedir: "Sekiz dokuz yaşlarında bulunduğum ve mahalle mektebine devam ettiğim sıralarda idi ki -ruhu şâd ol­ sun.söküp çıkarıyor­ dum. hattâ Battal Gâzî gibi harekeli basılmış kitabları -ta'hır-i mahsüsiyle. 3 6 . Şu kadar ki Cenâh-ı Pîre fevkalâde hürmetkar idi ve lisân-ı Mesnevî'yi bir parça anlardı. nr. Ne demek olduğunu bilemediğim lâkin âheng-dâr bu­ lunduğunu pek âlâ idrâk ettiğim o sözleri ben tekrar ederken o da hazin hazin ağlardı" (Mahfil.

10. Gülhâne Askerî Rüşdiyesi'nden mezun olduktan sonra "Menşe'-i Küttâb-ı Askerî"ye girdi'^. 8. İstanbul 1940.'}7).ll. Osman Ergin.tahsîhni tamamladıktan sonra 1 Haziran 1308 (13 Haziran 1892) târihinde 80 kuruş maaşla -daha ziyâde bu mektep mezunlarının alındığı-^ ^ Bâb-ı Seraskerî'de ilk memuriyetine başladı. O vakit jurnal kısmı mümeyyizi meşhur hattat Y a h y a H i l m î E f e n d i'''" (ölm. (19. s. vr.'U" tarihli me'muriyet sicili.10. ona karşı"me'murluk değil evladlık hissi''^^ ile bağlandığını söy­ lüyor.c i b a ş ı M u s t a f a E f e n di den yazılarında hiç bahsetmemektedir. T. Son Asır Türk Şâirleri. Türkiye Maârif Târihi. 17 İbnülemin Mahmud Kemal İnal. 19 s. Geride bıraktığı evrakı arasından çıkan "me'mmüyet sicih"nden anlaşıldığına göre aynı vazifedeki maaşı 3 1 Haziran 1310 (12 Temmuz 1894) târihinde 60 kuruş zammıyla 140 kuruşa çıkarıldı.595. 17a. İbnülemin Mahmud Kemal İnal kitapları. vr. 18 S.459).ll. 2ü "2 Rehiülâhir 1297 de lenkihal-ı umumiyede meaşı "UiOO"guruşa tenzil ve Piyade dairesi üçüncü şube jurnal kısmı mümeyizliğine tahvil olundu" (İbnülemin. Buradaki vazifesi "piyade dâiresi" 3. 21 Mecmua-i Eş'âr. içindeki varaklar. . İstanbul 1955.293I içinde İbnülemin'e teslim edilmiş hâl tercümesi varaklan. İs­ tanbul 1940. CÜ/. Mecmûa-i Eş'âr. 16 Tâhir'ül-Müvlüvî. 2 a . şube jurnal kısmı mülâzımlığı idi"*. Tâhir'ül-Mevlevî'nin "22.Buradaki -iki yıllık. 17 Şevval 1325 = 23 Ekim 1907) idi ki Tâhir'ül-Mevlevî kendisini bu zâta sevdirdiğini. Son Hattatlar. Yalnız bir yerde rastladığımız çocukluğun­ dan beri Nâzıme S u l t a n ' ı n "lutuf-dîdesi"^^ olduğu ifâdesine istinaden Mehmed Tâhir'in aile dışından da himaye gördüğü kanaatına varıyoruz.9.1857.. c. Üniversite Kütüphanesi.

krş. Sefıne-i Evliya. 23 Mehmed Tâhir. nr. Efendi Hazretleri'nin dersine müdâvemetle CAvâmil Şerhi Adalı) okuyor. Son Asır Türk Şâirleri. Ktp. .2.87. O sıra­ da elime bir (Hafız Dîvânı) geçdi. Y B . s.. 2 0 9 8 .Bâb-1 Seraskerî'deki vazifesinin yanı sıra F â t i h dersiâmlanndan F i l i b e l i M e h m e d R â s i m E f e n di'-^^ (ölm. /.87b.I. Süleymâniye Kütüphanesi. 1341 Şevvaline mahsus nüsha. Es'ad-nâme. İbnülemin."''^ 22 Kbulûlâ Mardin. c. c. Hüseyin Vassaî. Mehmed İzzet. Alel-ekser sahifelerini karışdınyor.'söylemesi kötülük' diye bir ta'bir vardır ki burası tam yeridir. 13 Şa'ban 1329 .. bir tarafdan da Fâtih câmi'-i şerifinde -şimdiki imâm-ı evvel. CÜZ. Osmanlı Müellifleri. Ali Reşad. (1318). Dâirel'iU-ma'ârif. İstanbul 1966. ( 1 3 1 1 ) . 9 3 0 . İstanbul 1931. c. vr.Receb 1356 = Eylüll937)ile M e s n e v î . Dersaâdet 1333. Ali Seydî. 24 " Bir Tarafdan Fâlih'de cami derslerine devam ile Filibeli Mehmed Râsim Efendi'den tedris ederek icâze aldığı gibi mevlevl Es'ad Dede Merhum'dan da Fârisi dersine ve Mesnevî-i şerîf ta'lîmine devam ile kezâlik mücâze olmuşdur" (Hüseyin Vassaf. s.326-329. Huzur s.Filibeli Mehmed Râsim. (1339). Bu günlerini aynı mektupta şöyle anlatıyor: ""Bulunduğum mekteblerde Fârisî öğrenmeğe fazla gayret eder ve Ra­ mazanda vakit buldukça Fâtih camiine Es'ad Dede Merhûm'un dersine gider.260-61.1378-1379.h â n M e h m e d E s ' â d Dede'nin''*''(ölm. 2 3 0 5 ./ "Bir tarafdan kaleme gidiyor. 25 Mahfil. c.. 8.325. mamafih kendi kendime Fârisî'ye çalışıyor ve ufak tefek bâzı ibârâtın tefhiminden Fârisî biliyor vehmine düşüyordum. 36.onları nazmen tercüme etmeye kalkışıyor­ dum.II.rsleH. De. ötesini berisini anlamak zannmda bulunu­ yor. sâde fakat pek müessir olan o takriri anlamaya çalışırdım.9 Ağustos 1911) derslerine de devama başlamıştı^"*. Y B . Siym.II-lII.II. s.

. Receb 1342). 26 vr. Parlak bir teveccüh eseri olmak üze­ re fakiri (Şemseddın) te. Ve derse devamım hakkında tergîbâtda bulundu. nr. 8 .«7b. sonraları dedenin Tâhir'i "kârî'-i Mesnevi" tâjrin ettiği anlaşılıyor.Şemseddln Tâhir tahharallah" kalben" 'ammâsivâh"" cümle-i du'âîyeslni de ilâve eylemişdi' (Mahfil. asıl derse 1309 sene­ si Ramazan'ında (1892) Hâfız'dan manzum olarak tercü­ me ettiği bir gazeUni Es'ad Dede'ye gösterdikten sonra başladı. krş. Ktp.Daha önceleri Bayezid camiindeki Fârisî müzâkerelerini takip ederken Es'ad Dede'nin dersine ara sıra devam eden Mehmed Tâhir..IOsene Ramazanında muntazaman derse devam etdim ve pek çok müstefid oldum. n r .. Taltif ve teşviki hâvî bâzı kelimâttcn sonra o gazeli beyit beyit okuyub Izâh etdi. kendisine bu icâzet-nâmede teberrüken "Ş e m s e d d î n" lakabı verilmişti^^. Bayram ziyaretine gitdiğimde fakir-hânenin nerede olduğunu sordu ve Molla Gürânl'de olduğunu öğrenince haftada iki gün Dâvud Paşa mektebinde dersi olduğunu. F a r s ç a ve edebî bir üslupla kaleme alınmış bu uzun i c a z e t n a m e metninin aslı muhtemelen y a n m ı ş olup Tâhir'ülMevlevf nin el yazısı ile istinsah edilmiş bir nüshası bugün SIym. 3 9 ."Mek­ tubun devamından Es'ad Dede'nin derslerini bu şekilde üç-dört yıl takip ettiği. Mahfil.. I. 27 "1310 sene-i hicrlyed idi ki fartza-i hancın ifâsına niyet etmiş.45. (1339). Mahmudiye ve Dâvud Paşa mektehlerindeki derslerini Ilâfız Hayrı Efendi'ye -ki o da vefat etli.Türkmen 179'da kayıtlıdır. Ertesi gün Hind basması bir Mesnevi alıp câml-i şerife gitdim. Es'ad-nâme. hattâ icâzel-nâmeye ".. ve lâyık olmadığım halde 'abd-i âc'ıze de bir icazet­ name i'tâsı lulfunda hulunmuşdu. M u h a r r e m 1342.terk eylemiş ve talebesinden bâzılarına birer icâzet-nâme vermiş. Mektubun devamında o günü şöyle anlatıyor: "Karşısında diz çökdüm. Mehmed Tâhir 1310 (1893) senesi sonlarında Es'ad Dede'den icâzet-nâme aldı. oraya giderken eve uğrayıb bana Hafız Dîvânı okutacağını tebşir etti. F.S.Lklb etmiş ve o Unvanı hâvî bir mühür hâkk et­ tirmiş.

not. küçültken babasının kendisine Pend-i Attar mukaddi­ mesinden birkaç beyit ezberlettiğini biliyoruz^". 3 9 . On altı yaşındayken Hâfız'ın gazellerinden bâzılarını manzum olarak tercüme etmeyi denedi'^". 1341 Şevval'ine mahsus nüsha.N e şr e di1e n i 1k Ş i ir1e r i Mehmed Tâhir'in şiire ne zaman ve nasıl başladığı meçhuldür. 14. Mehmed T â h i r bu yaşa kadar kendi kendine şiir yazmaya gayret sarf ederken Es'ad Dede'nin derslerine başladıktan sonra ashnda şâir olma­ yan fakat şiirden iyi anlayan bu zâttan çok istifâde etti. İlk karşılaştığı manzum eserler hakkında. 9 . medresede. yolda devamb olarak Dîvânı Hafız ve Mesnevi takriri ile dîvân edebiyatının inceUklerine hâkim olmaya başla­ dı. Meselâ Hafız 'ın: Kunûn ki her kefigül câm-ı hâde-i sâfest Be sad-h£zâr zeban bülbüleş der evsâfest matla'lı gazelini Bahar eyyamı gül elde dutar peymâne-i safı Olur bin dil ile bülbül onun gûyâ-yı evsâfı Alıp dîvân-ı eş'ârı ele çık sen de sahraya Bırak endîşe-i dersi düşünme keşfi Keşşafı Fakîh-i medrese dün mest idi verdi bu fetvayı Şarâba hürmet et yutma sakın emvâl-i evkafı diye tercüme etmişti^". Kocasıyla bir arada bulunduğu zaman evde. Farsçayı ilerlettikten sonra hac yolculuğu sırasında 28 29 Bk. 30 Tâhir'ül-Mevlevî. Mahfil. nr. 1345 (1926).304a. Matbuat Alemindeki Hayâtım. vr.

l a .mecmuada gördüğüm gün duyduğum sevinci tarif edecek ta'bir bulamıyorum. Mündercâtı meyânında kıymetli yazılar görülüyor ve ağır başlı kimseler taraftndan oku­ nuyordu. "O vakitki mevkut mecmualar arasında (Mekteb) un­ vanlı bir risale vardı. Çünkü manzum lakırdılarla sahlfelcri kabarmış müteaddid defterim vardı.. "Bin türlü tereddüt ve heyecan içinde gönderdiğim iki eser. Hangisinin intişârı tekaddüm etmiş oldu­ ğunu unutmuşum. Bidâyeten çocuklara mahsus ol­ mak üzere çıkmışken sonradan ilmî ve edebî bir mecmua şekline inkılab etmişdi. bu mergûb mecmuada neşr edildi ki biri (na't-ı şerif) diğeri de gazel idi. izzet-i nefs-i şâirânemi kı­ racağı için 'takdîm-i eser'e pek de cür'et gösteremiyordum. Bunların muhteviyatını topdan yâhud perakende olarak bast ırmak emelini besliyor. yine bu müddet zarfında mümârese ile irticalen şiir söylemeye de başlamıştı'".!' tavsîf-i umûmîsine kendimi müstehak gö­ rüyordum. gazeteler­ de benim için yazılacak 'genç ve muktedir şâir­ lerimizden. O günleri Matbuat Alemindeki Hayâtım 'da şöyle anlatıyor: "Hicretin 310. 1894 senesinde ilk olarak bir manzumesini neşre te­ şebbüs etti.Câmî'nin bir gazeline hocasının da takdirini kazanan F a r s ç a bir nazire yazmış.. Ve her ikLsi de nazire olmak üze­ re yazılmışdı. 31 Aynı eser. vr. 10 . Fakat edebî bir mecmuaya göndereceğim bir yazının dere olunmaması. ilk imzamı -ki Bâb-ı Seraskerî'ye mensub Tâhir diye atılmışdı. 311 târihlerinde idi ki ben de genç idim ve şâir olduğumu tevehhüm ediyordum.

Kendisinin Mevlevîliğe intisabına bu ailevî bağlar yanında "'Mesnevî-i şerîf tederrüsünden Cenâh-ı Mevlânâ'ya ve Mevlevîliğe karşı bir incizab"'^* duymasını da sebep olarak gösterebiliriz.J41 Ramazan'ına mahsus nüsha. Tir. 1 8 3 3 . Bin üç yüz on iki sâli Cumâd'el-âhirc içre Cehîn-sây-ı dehalet oldu Tâhir bâb-ı Mullâ'ya İlâhî lutf u ihsanınla ol cûyende-i feyzin Külâh-ı bı'ati hem-pâye olsun 'arş-ı a'lâya k ı t ' a s ı n d a n da a n l a ş ı l d ı ğ ı n a göre 1 3 1 2 C e m â ziyülâhir'inde (Aralık 1894) Şeyh Osman Salâhaddîn Dede-zâde Şeyh Ebu'l-Burhân Mehmed C e l â l e d d î n D e d e E f e n di'ye^^ (öhn.sır Türk Şâirleri. 3 5 İbnülemin Mahmud Kemal İnal. içindeki varaklar. (İstanbul). İs­ tanbul 1 9 4 0 .II. Son A. vr. s. 2 a . îmânımı da eserlerimin/Mekteh)e dere edilmesiyle itminan derecesine çıka­ rıyordum. Mecmua-i Eş'âr.13 Mayıs 1908) intisâb etti. onun kızı Afife Şefîka Hanım'm ise Yenikapı mevlevî-hânesi şeyhi Osman Salâhaddîn Efendi'nin (ölm. B a b a s ı Mustafa Saffet Bey'in amcası Mehmed Efendi.939-946. 10. Saâdeddin Nüzhet Ergun. Türk Şâirleri. l a . 11 . Mahfil. Mevlevi sikkesini dâima başında taşır bir zât imiş'''. 1304 = 1886) süt kardeşi ol­ duğunu söylüyor. "'^'^ M e v l e v i l i ğ e İ n t s â b ı . vr. H a c ve Çile Tâhir'ül-Mevlevî büyük dedesi H a t t a t Mehmed Tâhir Efendi'nin Mevlevi dervişi. 3 Rebiyülâhir 1326 . s. i. cüz. c.1 8 3 5 .35. Aşağıda ifâde olundu­ ğu üzere M e h m e d T â h i r ' i bizzat elinden t u t u p 3'2 33 34 Aynı eser.Hakîkaten şâir olduğuma inanıyor.

Es'adnâme."'^^ Mevlevîliğe intisabından h e m e n sonra Mısır'ın "Tevfîk-i Rabbânî" vapuruyla hac yolculuğuna çıktılar. hulefâsından İbrahim er-Reşîd ve Mekke şeyhü'lmeşâyihi Ahmed er-Rufâ'î gibi zatların sohbetlerinden istifâde etmişti. Ramazan'm başında da (Şubat 1885) Mekke'ye vardılar. Ramazan 1 3 4 3 . krş. meşhûdât-ı Hicâziyesinin istimal da bende hac seferi arzusu uyandırmışdı. Bunlardan sonuncusu kendisine teberrüken Kâdirî ve Rufâ'î tarikatlarından birer de icazet­ name v e r m i ş t i H a c c ı îfâ ettikten sonra Es'ad Dede Harem-i Ş e r i f t e okutmaya başladığı Mesnevi derslerine 36 Mahfd. yine Ahmed el-İdris Hz..46. nr. Kahire. 12 . vr. Bilâ-tereddüd kabul eyledi ve cvvel-be-evvel beni Yenikapı mevlevî-hânesine götürüb Merhum Şeyh Celâleddîn Efendi Hazretleri'nden sikke giydirtdi ve mürşîd-i müşârün-ileyhe bi'at etdirdi Hoca merhum kendisinden me'zûnen zikir ve semâ etdiğim halde bana bîat vermemiş.88.. 59. Es'ad Dede'nin delaletiyle Kahire. O senenin Cemâdiyelâhiresi içinde mesârif-i seferiye elde edilebildiği için hazrete refakat ve delâletde bulunmasını rica etdim. Şeyh Celâleddîn Efendi merhumdan feyz alacağımı söylemişdi. Şa'ban 1342. türbe ve benzeri yerleri ziyaret imkânını da bul­ muş. nr.Celâleddîn Efendi'ye bî'at ettiren Es'ad Dede'dir: "Hoca Efendi'nin avdetiyle derslere başlanmış. İskenderiye. nr. Receb 1342. benim kendisinden değil. Mehmed Tâhir bu yolculuğu sırasında yol üzerindeki dergâh. Mek­ ke Sülejmıâniye medresesi müderrislerinden ve İdrisî meşâyihinden Şeyh İsmail Nevvâb. İmâdullah el-Hindî. Medine ve Mek­ ke'de Şeyh Ahmed Denderâvî.45. 37 Mahfil. Yanbu' yoluyla Medine'ye. Süveyş.

Y B .39-44. Es'ad-nâme. Halil Can. Şehsuvaroğlu.. Hüseyin Vassaf. H a t t â M e h m e d Tâhir'in Hz. 13 . 4 a . Tâhir'le birinci mülâkatda Her du cân bî-dûhten ber-dûhte sırn tecellî etmiş idi. Leyâl-i mübârekeden birinde bi's-selâm avdet­ leri haberi dergâh-ı şerîfde beşaretle söylendi. Mecmua-i Eşar içindeki varaklar. İstanbul 1974. Osu-adaŞeyhAtâullahEfendi-zâdeAhmed R e m z î E f e n d i ^ * * sonraları "dede" ve Üsküdar mevlevî-hânesi şeyhi dergâhda misafir bulunuyordu.devam ile bir müddet daha orada kaldı. Ktp. s. Siym. Bcdi N. Mehmed Tâhir aynı yolla İstanbul'a döndü.36b. vr. Ahmed Remzî Efendi'nin yıllar sonra Hüseyin Vassaf Bey'e yazdığı mektuptaki şu satır­ lar bu karşıhklı muhabbetin ifadesidir: "Bin üç yüz on bir nenesinde Yenikapı mevlevîhâne-i irfân-lânesinde bulunuyordum."''° Hac dönüşünden sonra Yenikapı mevlevî-hânesi semâ-zenbaşısı K a r a m a n l ı H â l i d D e d e 'den semâ 38 39 40 vr. Mevlânâ'nın medhine dâir nazm ettiği bir kasidesinin Ahmed Remzî Efendi tarafından tahmisi de 30 Receb 1313-4 Kânunısânî 1311 târihU Mekteb mec­ muasında neşredilmişti. Biribirlerini daha iUc görüşmelerinde çok seven bu iki genç şâir eski tarzda karşıhklı şiir söylüyorlar ve bu hususta Şeyh Celâleddîn Efendi'den teşvik görüyorlardı'^. (1339). 2 0 9 8 . Ol zaman külâh-ı muhabbet ber-ser kitâb-ı celıl-i Mesnevi der-ber Merhum Es'ad Dede ile beraber 'abîr-i cisr-i mecaz ve 'âzim-i Hicâz-ı mağfirettırâz olan Tâhir'ül-Mevlevî'nin evsâf-ı dervişanesini ihvân-ı bâ-safâdan işide işide semâ'en âşık-ı sohbeti olmuşdum.

B u n a dâir h â l t e r c ü m e s i n d e şöyle bir haşiye bulunmaktadır: "IH Bu icazet-nâmeler Mekke Şeyhü'l-meşâyihi Seyyîd Ahmed er-Rufaî tarafından yazılmış.i.çıkardı. Siym. (1318). c. S.1 Şa'ban 1313 (17 Ocak 1896) de Yenikapı mevlevî-hânesinde çileye girdi. Fâtih harîk-i kebîrinde onlar da muhterikoldu. TY.672. paDüşdü dal ikrarıma Mathah-ı Munlâ'da 41 Saadcddîn N ü z h c t E r g u n . Y B . Hüse­ yin Vassaf Bey çileye giriş târihini 12 Şa'ban 1313 olarak göstermektedir'*''. Ünv. üivân-ı Tâhirul-Mevlevl.. 9387. 11. Ktp."^* Tâhir'ül-Mevlevî çile esnâsmda dergâhdaki mükellef hizmetinin yanı sıra ilmî ve edebî faaliyette de bulunu­ yordu. Şeyh Celâleddîn Efendi'nin "kâri'-i Mesnevî"liğini ve bazen kâtipliğini yapmış.I. 2 3 0 5 . Yaklaşık bir yıl sonra 13 Ocak 1896 (27 Receb 1313-1 Kânunısânî ISll)"*^ da Bâb-ı Seraskerî'deki vazifesinden istifa ederek -Divân-ı Tâhir'ül-Mevlevî'nin başındaki hâl tercümesine göre. s. Türk lslanbuM94. Yenikapı mevlevî-hânesi neyzen basısı Cemâl Efendi'nin vefatından sonra. 14 . 43 44 Mûsikîsi Antolojisi. 42 s.931" tarihli memuriyet K İ c i l i .10. sonraları devrinin en iyi semâ-zenleri arasında yer aldı'". târîh-i cevher Tâhirâ oldum çille-keş derviş ben 1313 beyti ile çileye girişine târih düşüren Tâhir. 3a. aynı zaman­ da Kâdirî ve Rufâ'î tarîkatlerinden de iki icâzet-nâmeye sahipti. muahharen Şeyh Celâleddîn Efendi merhumla diğer bâzı meşâyihin mühriyle tasdik ve tevsik edilmişdi. (1351).H. c. Tâhir'ül-Mevlevî'nin "22.327. Ktp. vr. Seftne-i Evliya..

i4. Mirat-i Hazret-i Mevlânâ adlı eserinde neşrettiği "Hilye-i Hazret-i M e v l â n â " ile â ş ı k a n e ve dervişane pek çok gazel de o yılların mahsûlüdür''^. Çile â l e m i n e ve o â l e m d e k i ihtisâsâtına dâir tahrîr ettiği bir defterin yanmış olması dolayısıyla onun bu yıllan halikında etraflıca bir bilgiye sahip değiliz'''''. aynı yer. 8 8 .( eser. B i r müddet Konya'da kaldık- Me. Hk. s. Çileye girdiği ilk aylarda Şâh Abdurrahman'mKur'an ve Magz-ı Kuran adh eserini de tercüme­ ye başladığını biliyoruz''*'. Nihayetine Mathah-ı Mullâ'da itmama reşide çillemiz Acizane etdik itmama rcsîde çillemiz Yazdı târihin mücevher beyt ile kilk-i sürür Olmasıyla vaz'-ı erhâma reşide çillemiz Lutf-ı Mullâ müncelî oldukda serde Tâhirâ Feyz-i Hak'la oldu encama reşide çillemiz târihini düşürdüğü çile müddeti -1001 gün üzerinden he­ saplanırsa. Adet olduğu üzere çileden sonra Konya'ya Hazret-i Mevlânâ'yı ziyarete gitti. 45 46 47 48 15 .v:. ()a-7a. Çilesinin bitişine düşürdüğür diğer bir târihte Yirmi üç yaşındayım ki nûz-ı 'aşk Kcynıamışdır hâlime kat'â beni demesine rağmen.1898 senesi Ekim ayı içinde biten Tâhir'ülMevlevî o sırada 22 yaşını henüz doldurmak üzere idi*". daha çile müddeti dolduğu sırada 2 3 yaşına girmemişti.zartesı günleri dergâhda Tunuslu Şeyh Mustafa Efendi tarafından takrir edilen Futuhât-ı Mekkîye derslerine de i ş t i r a k e t m i ş t i . vr..cmua-i Eş'âr. içindoki varaklar.

neşriyattaki gayesi bâzı Mevlevi büyüklerinin unutul­ muş eserlerini yeniden meydana çıkarmaktı''^. Çile çıkardıktan 5-6 ay sonra'*'' Şeyhi Meh­ med Celâleddîn Efendi'den aldığı muvafakat üzerine. Tâhir Dede K ü t ü p h a n e s i Tâhir'ül-Mevlevî kendi geçimini kendi temin etmeyi dergâhda hücre-nişîn olmaya tercih ederek.I. Osmanlı Müellifleri. İbnülemin. Tâhir'ül-Mevlevî'nin "Tâhir Dede Kütüphânesi''nden ilk neşrettiği kitabın ruhsat-nâmc târihi ile çile müddetinin bitiş târihi arasında sâdece 6-7 aylık bir zaman vardır. c. T. aynı zaman­ da neşriyat da yapmak üzere bir sahhaf dükkanı açmaya karar verdi. 52 53 54 Divânı Tâhir'ül-Mevlevî. 5 0 . önceden biriktirdiği ve daha sonra Hicaz ve Kâhire'den getirdiği kitaplarla™ Bayezid'de "tramvay yolu"ndaki 34 numaralı''' dükkanda "Tâhir Dede Kütüphânesi''ni açtı. İstanbul 1 3 1 5 (1899).tan sonra tekrar İstanbul'a dönerek Yenikapı mevlevîhânesindeki hücresine çekildi. 1 3 4 2 Zilhicce. İ l k olarak "Hilye-i Hazret-i Mevlânâ" ile bâzı t a r savvufî manzumelerini ihtiva eden Mir'ât-i Hazret-i Mevlânâ'yı^'^ çıkardı.29. (1352). Ünv. 9 4 . Ktp.86. (1937). dış arka kapak îlânı. S . hâl tercümesi kısmı. 16 . 8b. s. vr. nr. Bk. 1164 = 1751) 4 9 iWecmua-J A>ar. 51 Tâhir'ül-Mevlevî. 50 Mahfil.31 içindeki İbnülemin'in el yazısıyla muharrer bulunan kısa bir hâl tercümesinde "SlG'da dede olmuşu iki sene sonra şeyhinin müsaadesiyle dergâhdan ayrılarak Bayezid'de Tâhir Dede Kütüphanesini açdı" denilmiştir ki yanlıştır. Mir'ât-i Hazret-i Mevlânâ. Maârif Nezâret-i Celîlesi'nin 3 Ha­ ziran 1315 (15 Haziran 1899) târihü ruhsat-nâmesiyle çıkan bu eserin ardından 6 Temmuz 1315 (18 Temmuz 1899) tarihli diğer bir ruhsat-nâme ile Nâyî Osman Dede-zâde Sırrî Abdülbâkî Dede'nin^" (ölm. İstanbul 1333.

M e v l e v î " T â h i r Dede Kütüphanesi" neşriyatının yanı sıra bir de müstakil haftalık gazete çı­ k a r m a k için m ü r a c a a t t a bulundu. ( 1 3 3 3 ) .Medresetü'l-hattâtîn karşısındaki 57 numaralı Cemal Efendi matbaasının yanma taşındı''''. 1065 = 1655) Hilye-i Çâr-yâr-ı Güzin'ini bir mukaddime ilâvesiyle neşr etti. Mevlânâ müzesinde 2 1 6 3 numarada kayıth bulunan hicrî 1316 tarihli (bk. 17 . 1 1 8 6 n u m a r a d a kayıtlı bulunan t a r i h s i z n ü s h a l a r m u h t e v a bakımından biribirinden pek az farkhdır. Abdülbûki Gölpınarlı.mi'râciye'sini Manzûme-i Mi'râc adı ile neşretti. Tâlıir'ül-Mevlüvî'nin yazdığı mukaddime). 57 Osmanlı Müellifleri. 126. s. Tâhir'ül-Mevlevî aynı yıl için­ de kendi neşriyat serîsi dışında Ç e v r i İ b r a h i m Ç e l e b i 'nin^"'"^ (ölm. T â h i r ' ü l . B u ara­ da bâzı sebeplerden "Tâhir Dede Kütüphanesi" Bâb-ı Alî caddesinde -daha önce Mir'ât-i Hazret-i Meulâna mn ba­ sıldığı. ve birçok şiirlerine y e r verilmektedir. 56 Kütüphanelerde bu zâtın Mecmua-i Medâyih adı altında Mevlânâ ve Mevlevîliğe dâir t e r t i p ettiği bâzı şiir mecmuaları mevcuttur. İstanbul 1315 (1899). İstanbul'daki nüshalarda Tâhir'ül-Mevlevî'den "Derviş Tâhir" diye bahsedilirken bu nüshada "Tâhir Dede" diye b a h s e d i l m e k t e . Mecmua-i Medâyih-i Hazret-i Mevlânâ.) muhtemelen daha . Rüsumat Emânet-i Celîlesi muhasebe kalemi ketebesinden V â s ı f E f e n d i 'nin tertib ettiği'''*'Mccmua-ı Medâyih-i Hazret-i Mevlânâ neşre başlandı. F o r m a hâlinde tamâmının neşrine teşebbüs edilen mecmua bu olmalıdır.237-239. s. Mevlânâ Müzesi Yazmalar Katalogu.sonra tertip edilmiştir.II. c. o günlerde neşriyatına ara veren Resimli 5 5 "(Tâhir Dede Kütüphanesi) nâmıyla Bâyezid'de tıramvay yolunda te'sîs etmiş olduğum kütüphâne-i âcizânem Bâb-ı Alî civanında Cemâl Efendi matbaası ittisâlindeki dükkana naki edilmişdir' (Vâsıf. liunlardan istanbul Üniversitesi Kütüphânesi'ndeki TY.II. Karşılığında red cevâbı ahnca. c. Burada kütüphanenin üçüncü kitabı olarak her hafta 16 sahifelik bir forması neşr olunmak üzere yaklaşık 100 forma hâhnde çıkacağı mukaddimesinde bildirilen. Ankara 1 9 7 1 .

en itibaren bi­ rinci nüshası neşr olunmuşdur fi. vr. vr.Cib). nr. Büyük bir kısmı toplatıldığı için ç-ok nâdir olan bu nüshayı göremedik. 18 . 1.Gazete 'yi sahibi K a r a b e t ' e her hafta 2 0 0 kuruş ver­ mek şartıyla kendi çıkartmak üzere anlaştı'""*^. Gl Aynı eser. B i r hafta önceden. 6 0 İkdam.6b. İdâre-hânesi ve merkez-i tevzii (Tâhir Dede Kütübhânesi) dir^\ "Pâdişâh-ı 'avâtıf-güster" ibâresindeki "'avâtıf'ın '"avâ'if' şekHnde dizilmesi gibi bâzı mürettip hatalarıyla çıkan bu iUc nüshanın kapağına bir de Mevlevi sikkesi resmi konulmuştu**'. 59 Tâhir'ül-McvlC'VÎ'nİTi çıkardığı Resimli Gazele 1 0 0 0 adet basılmıştı. 1 9 0 8 . 12 Cemâdiülâhire 1317-14 Teşrinievvel-i rûmî 1315-26 Teşrînievvel-i efrencî 1899. neşrine yeniden başlanacağı ilân edilen Resim­ li Gazete 'nin çıkışını 26 Ekim 1899 târihü bir ilândan öğreniyoruz''''': Resimli Gazete Bir kaç haftadan beri ihtiyâr-ı ta'til eden Resimli Ga­ zetenin umûr-ı idare ve tahrirlyesi ahiren Tâhir Dede Efendi'ye intikâl etmiş olmağla bu günd. 28 Ekim 1899 günü çıkan gazetele­ rin "İrâde-i senîye" sütunlanndaki ilânlar Resimli Gaze­ te 'nin tatil edildiğini haber veriyordu: SK Maihual Alemindeki.Î4Î5 1926). vr. 1 guruşdur. (Aynı eser. HaynUm.6b.

Bu arada Mecmua-i Medâyih-i Hazret-i Mevlânâ 'nın ruhsat­ namesi ehnden alınarak henüz yedi formasını çıkarabil­ diği bu eserin neşri de engellenmişti'''''. Şerâfeddîn Yaltkaya'nın kardeşi H a f ı z K e m a l (ölm. 17 Nisan 1943) den bahsederken*''* onun bir müddet Bâb-ı Alî'de Tâhir'ülMevlevî ile birlikte kitapçılık yaptığını ve daha sonra N â 62 İkdam. İstanbul 1326. Saadeddîn Nüzbet Ergun. Hayâtım. fi 22 Cemâziülâhire 317 ve fi 15 Teşrinisani 315 Sonradan anlaşıldığına göre gazete. s. nr. O vakit veliahd bulunan Mehmed Reşad'ın da Mevlevi mu­ hibbi olması dolayısıyla. 63 64 66 Bk. Ş<y/ı Celâleddîn Matbuat Alemindeki Efendi Merhum. vr. velihad lehine propaganda yap­ makla da itham edilen Tâhir'ül-Mevlevî. 14 Cemâdiiilâhire 1317-16 Teşrinievvel-i rûmî 1315-28 Teşrinievvel-i efrencî 1899.6. Malûmat gaze­ tesi sahibi Baba Tâhir ile Şûrâ-yı Devlet âzasından Nazif S u r û r î tarafından Tâhir'ül-Mevlevî'nin "İttihâd-ı Mevlevîye Komitesi" teşkil etme gayesiyle gazete çıkar­ dığına dâir verilen bir jurnal neticesinde kapatılmış'"'. 1 9 1 0 . Gazetesi kapatıl­ dıktan sonra devamlı göz altında bulundurulmaktan sı­ kılan Tâhir'ül-Mevlevî nâşirlikte devam edemeyeceği kanaatine vararak dükkanını kapatmak zorunda kaldı.717-718. İstanbul 1943. 19 . Celâleddîn Efendi'nin de kefaletiyle tevkiften kurtuldu'"^. Türk Mûsikisi Antolojisi. s.Tehlîgât-ı Resmiye Ta'til-nâme suretidir Resimli Gazete mugâyir-i usûl ü kaide harekete cür'et eylemesine mebnî külliyen ta'til kılınmışdır^^.9a.

1 0 . Tâhir'ül-Mevlevî'nin vekilharç­ lık yaptığı bu dört yıl içinde matbuatla alâkası kesilmek­ le beraber bu arada bâzı dostlarının ısrarıyla 1318 (1900)de Dîvânçe-i Tâhir 'i neşretti.10.675. Burada ken­ disine "Dede Efendi" diye hitâb ediHyordu. İstanbul 1940.9.z ı m e S u l t a n ' ı n Ortaköy'deki yalısına imam olarak gittiğini ifâde ediyor. Son Asır Türk Şâirleri. Aynı yıl "Burhân-ı Terakki" ve "Rehnümâ-yı Füyûzât" adında­ ki husûsi mekteplerde Farsça ve İslâm târihi okutmaya başladı^". Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî 'nin başındaki "Terceme-i hâl"den sultanın hizmetinde de okuma-yazma ile meşguliyetinin devam ettiğini öğreniyoruz. 9 3 1 " tarihli memuriyet sicili esas alınmıştır. s. 69 B u ve bundan sonraki memuriyet h a y â t ı n d a geçirdiği safhaların târihlerinde Tâhir'ül-Mevlevî'nin " 2 2 . s. O r m a n ve Z i r a a t N e z â r e t i Y ı l l a r ı Nâzıme Sultan'ın hizmetinden çekildikten sonra Or­ man ve Ziraat Nezâreti'nde açılan bir imtihanı kazana­ rak 19 Kasım 1319 (1 Şubat 1904) târihinde 3 7 0 kuruş maaşla*"^ defter-i kebîr kalemine kâtip tâyin edildi. 1325 (1907) de Rehnümâ-yı Füyûzât mektebi külhyâtının ilk kitabı olarak çocuklar için hazırladığı 67 Salnâme-i Nezâreti Maârifi nârülhilâfetülâliye 1319. 70 Edebiyat Lugalı. cüz. 1858. 68 s. Umûmîye (dördüncü sene). 20 . İstanbul 1973. Önceleri işine kitapçılıkta olduğu gibi Mevlevi kıyafetiyle devam ettiy­ se de daha sonra yakışık almayacağını düşünerek tekrar sivil kıyafete girmişti'*''. Tâhir'ül-Mevlevî de Nâzıme Sultan binti Abdülaziz Han'ın vekilharçhk dâvetine uyarak dükkanını kapattıktan hemen sonra sultan dâiresinde vazifeye başladı*'". İbnülemin.

Ziraat Nezâreti'ndeki vazifesinde 1 Ocak 1322 (14 Nisan 1906)da 4 3 0 kuruş m a a ş l a m u â m e l â t . 1345 (1926). Tâhir'ül-Mevlevî' nin 1330'da neşr ettiği Teşebbüs-i Şahsî "^'^ adh romanının' konusu tamâmiyle bu ga- 71 72 Matbuat Alemindeki Hayâtım.5 yıl sonra da Şeyh Celâleddîn Efendi vefat etmişti (17 Mayıs 1324 = ' 13 Mayıs 1908). Ara­ larında kurdukları bir şirketten hâsıl olan sermâye ile Rehher-i Vatan adını verdikleri gazetenin ilk sayısını çı­ kardılar. bu yıllar­ da şiddetli bir hürriyet taraftarı olduğu görülmektedir.ı nakdîye muavinliğine.109. Aynı risalede istibdada ağır bir dille ç a t m a k t a ve mevlevî-hâne yangınından müstebidleri mes'ul tutmak­ tadır. Tâhir'ül-Mevlevî'nin "dede" olduktan sonra 1908'e kadar geçen zaman zarfinda Yenikapı Mevlevî-hânesi ile münâsebetinin ne şekilde devam ettiğine dâir bir kayda rastlayamıyoruz. oradan da 6 0 0 kuruş maaşla Hi­ caz ve T a ş r a Masası kâtipliğine terfi' edildi (16 Ağustos 1324 = 29 Ekim 1907). 8 Teşrinisani 1322 (21 Kasmı 1906)da Yenikapı Mevlevî-hânesi yanmış. 21 . Bk. S. vr. 14. Meşrûtiyetin ilanıyla (10 Temmuz 1324 = 23 Tem­ muz 1908) matbuat âleminde görülen harekete birkaç arkadışının ısrarlarıyla Tâhir'ül-Mevlevî de katıldı. bundan 1.Farsça gramer kitabını Dest-âvîz-i Fârisl-hânân adı ile neşretti. Oldukça fazla mürettip hatasıyla çıkan birinci sayıyı tâkib eden ikinci nüsha da yine tecrübesizhk sebe­ biyle hatalı olarak hazırlandığından baskısı yarıda kesildi^'. Tâhir'ül-Mevlevî'nin şeyhinin vefatı üzerine neşr ettiği Şeyh Celâleddîn Efendi Merhum (Matbaa-i Mekteb-i Sanayi' 1326) risalesinde.

ken­ disinde derin bir iz bırakmış olmab ki bu hâdisenin müsebbiblerini aradan yıllar geçtiği halde unutmamış görü­ nüyor.i İ l m î y e .M e v l e v i de Nekregû'nu.cemiyetten istifa etmişti^"*.zetecilik macerasından alınmıştır. Meşrûtiyetin ilâmndan sonra kurulan C e m i y e t . Aynı eser. T â h i r ' ü l . sayısından (4 Zilhicce 3 2 6 = 1 5 Kânunievvel 324) itibaren bâzı manzumelerini. Nekregü'dakı yazılarında asıl dikkatimizi çeken n o k t a İ t t i h a d v e T e r a k k i cenoiyetini medh eden par­ çalardır. ve o zamana kadar İslam târihine dâir yapmış olduğu ça­ lışmalarını "Târîh-i İslâm Sahâifınden" ser-levhası al­ tında neşr etmeye başladı. yine bilemediğimiz bir sebepten 1325 (1909) senesi Mart ayı içinde -yâni 31 Mart'tan biraz evvel. Tâhir'ül-Mevlevî daha İstanbul'da İttihad ve Teraidd'nin şubesi kurulmadan bu cemiyete girmiş. Nazif Surûrî ve Malûmâtçı (Baba) Tâhir'i hicv etmeye başladı. aynı yer. Rehber-i Vatan gazetesinin kapanmasından hemen s o n r a M i d h a t R e b i î kurduğuNekregû gazetesinin ser-muharrirliğini Tâhir'ül-Mevlevî'ye teklif etti^''. Tâhir'ül-Mevlevî Orman ve Ziraat nezâretinde Mehmed Akif ile de tanışmış. 22 . ha­ fiye teşkilâtını. dost ol73 74 Aynı eser.n ilk sayısından itibaren (4 Şa'ban 1326=18 Ağustos 1324) 'Tâhir Saffet" imzasıyla kaleme aldığı mizahî yazılannda istibdadı. l ü s a bir müddet sonra kapanan Nekregû ga­ zetesinin yerine yine Midhat Rebiî tarafından kurulan Nekregû ile Pîşekâr adlı mizahî gazeteye de yazı yazma­ ya devam etti. Büyük ümitlerle neşrine başladığı Resimli Gazete 'nin daha ilk sayısında kapatılması.37.i İ s l â m î y e ' nin haftada bir neşretti ği Beyânülhak mecmuasının 13. vr.

Şahâbeddin Süleyman tarafından tersleyici bir cevap^*" verilmesi üzerine çıkan münâkaşada yazdığı şiddetli yazılar. III. "Sa'dî ile Şeyhi". nr. Türk donanmasının güçlendirilmesi hakkındaki yazıları bu kabildendir. 23 . Aynı mecmuadaki gayri-ahlâkî neşriyat aleyhine peş peşe yazdığı yazılar ayrıca dikkate değer. 12 Rebiülevvel 1 3 3 0 (24 Ş u b a t 1327= 8 Şubat 1912) den itibaren Sırâtımustakîm!\n yerini alan Sebîlürreşad 'da da yazılarına devam eden Tâhir'ül-Mevlevî'nin Şeyh Gâlib'in vefatının sene-i devriyesi münâsebetiyle 27 Re­ ceb 1330 (12 Temmuz 1912) günü türbesi önünde yapıla­ cağı îlân edilen^'' Batılı usullere göre tertiplenmiş bir ihtifâl-i edebînin u y g u n s u z l u ğ u n a dâir yazdığı makaleye. 105. ölümünden sonra en liyakatli olana intikâl etmek üzere Şeyh Gâhb'e verilen "A'ref bi'lMesnevî"lik ciheti. Ilak. "İstanbul'a bir Adam" (v.b. sonraları unutulmuşken Üsküdar 75 76 Hak. kaleminin kuvvetine ve dînî mes'elelerdeki hassasiyetine dâir birer nümûne teşkil etmektedir.muştu. "Eü Baltah Çocuk". B u mecmuada çıkan "Zebh-i İsmail". 101. 9 Haziran 3 2 8 . Beyânülhak mecmuasmın yanı sıra Mehmed Akif in neşr ettiği Sırâtımustakîm mecmuasına da ara sıra şiirleri çıkıyordu. Selim tarafından. Girit'in Osmanlı topraklarına katılması. Tâhir'ül-Mevlevî'nin bir yıl kadar sonra (30 Muhar­ rem 3 2 8 = 28 Kânunısânî 325) Sırâtımustakîm 'deki ya­ zılarında günlük mes'eleleri de ele almaya başladığını görüyoruz. Hal­ buki bu yıllarda da önceden olduğu gibi dîvân edebiyatı tarzında pek çok şiir -bilhassa gazel.) gibi manzumeleri Akif tarzındadır. nr.nazm etmiş ise de bunları neşretmemiştir. 13 Haziran 3 2 8 .

mevlevî-hânesi şeyhi A h m e d R e m z î E f e n d i tara­ fından evkafta kaydı bulunarak, Galata Mevlevî-hânesi Şeyhi Ahmed Celâleddîn Efendi'ye tevcih ettirilmiş idi^^. Ahmed Celâleddîn Efendi 'nin ilk ve son yazdığı inhâ Ka­ sımpaşa mevlevî-hânesi mesnevîham M e h m e d E s ' a d D e d e 'nin^« 13 Ş a ' b a n 1 3 2 9 (9 Ağustos 1911) de vefatından sonra onun yerine Tâhir'ül-Mevlevî'nin geti­ rilmesine dâirdi. Ancak kendisi meşguliyetini öne süre­ rek bu vazifeden affını istemiş, bunun üzerine o vazifeye Dîvân-ı hümâyûn başkâtipüğinden emekli şâir ve hattat İsmet Bey™ getirilmişti"". Kasımpaşa mevlevî-hânesi mesnevî-hânlığı vazifesinden affını istemesinin -meşgu­ liyetinin yanı sıra- asıl sebebi olarak Mehmed Es'ad Dede gibi o zamanlar bâzı mevlevîlerce kutub sayılan**' bir zâtın -ki kendisinden yıllarca feyz almıştı- yerine geç­ mekten teeddüb etmiş olması düşünülebihr. Tâhir'ül-Mevlevî'nin 1 9 0 4 ' t e girdiği "Burhân-ı Terakki" mektebi 1908'de kapatılmıştı^^. "Rehnümâ-yı Füyûzât" adlı husûsî mektepteki derslerinin h a ı g i târihe kadar devam ettiğini bilemiyoruz. 1 Kânunıev^rel 1325 (14 Aralık 1909) da ise D â r ü ş ş a f a k a t ' i l - i s i âm î y e 'nin edebiyat ve usûl-i tahrir derslerine tayin

77 Sözlüğü, 78

Mehmed Zeki Pakahn, Osmanlı Târih Deyimim ve Terimleri İstanbul 1971, c.I, S.79. Bk. 23. not. Şâirleri,

79 İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Son Asır Türk İstanbul 1937, cüz.4, s.715-716. 80 M.Z. Pakahn, aynı eser, aynı yer.

81 Abdülbâkî Gülpınarlı, Mevlânâ'dan Sonra Mevlevîlik, İstanbul 1953, s.410. 8 2 Osman Ergin, Türkiye Maârif Târihi, İstanbul 1941, c.lll, S.834.

24

edilmişti"'. Uzun yıllar devam edecek olan hocalığının yanı sua, 1914'de kurulan D â r ü 1 h i 1 â f e t i ' 1-â 1 i y e medreselerine Mehmed Akifin tavsiyesiyle Şeyhiilislan Hayrî Efendi tarafından müderris tâyin olundu""*. Bu hu­ susta Tâhir'ül-Mevlevî'nin verdiği bilgilerde bâzı tutarsızhklar görülmektedir. Şöyle ki birinci sene 6 0 0 k u m ş maaşla "Üsküdar Atik Valide" medresesine İslam târihi müderrisi tâyin edildiğini ifâde ettikten sonra "İlk seneki muvaffakiyetim üzerine İstanbul'a naki ve Ayasofya ile Sokollu Mehmed Paşa medreselerine tâyin edildim. Oralarda da muvaffak olmuşum ki; üçüncü sene (İhtida­ yı hâriç) kısmının bütün m.edreseleri, yâni Ayasofya, Sultanahmed, Sokollu ve Soğukkuyu ders-hânelerinin İslâm, târihi dersleri bana verildi. Dördüncü sene Fâtih'teki (İhtidâ-yı dâhil) kısmının Karadeniz yönün­ deki (Tetim.m.e Medresesi) ne İslâm târilü ve İslâm mede­ niyeti târihi müderrisi oldum. Bu ikinci dersin müfredatı yoktu. Gösterilecek dersler tamâmı ile hana bırakılmışdı. I...I O sırada kabine değişdi. Şeyhülislam­ lığa meşhur Mûsâ Kâzım Efendi geldi. Onun tâyini üze­ rine ben de azl olundum. Bunun sebebi, benim ittihadcı olmayışım idi ""''şekUnde hocabk ettiği medreseleri an­ latıyor. Aynı satırlardan ders yıh sonunda m e ş i h a t makamından bir takdir-nâme aldığını da öğreniyoruz. Ş e y h ü l i s l a m H a y r i E f e n d i 'nin Dârülhilâfe medreselerini tedrisâta açması (Muharrem 1333 = Teşrinisani 1330 = Kasım 1914)"** ile şeyhühsiamhktan
83 Iley'et-i İdare ile Muallimin ve Miisdahdemîn (98 tarihinden itibaren), vr.lO, Dârüşşafaka Arşivi. 84 Tâhir'ül-Mevlevî Olgun, llizmelleri, İstanbul 1974, s.5. 85 Müslümanlığın Müslümanlığın s.5. Kayıd Defteri,

Medeniyete

Medeniyete Hizmetleri,

86 Osman Ergin. Türkiye Maârif Târihi, tsUnbuI 1939, c.I, s. 111.

25

istifa etmesi (Receb 1334 = Mayıs 1916)"'' arasında ancak 1,5 ders yık kadar bir zaman vardır. Hâlbuki yukarıdaki satırlardan Tâhir'ül-Mevlevî'nin müderrisUğinin en az dört yıl devam ettiği anlaşıbyor. Dârülhilâfe medresele­ rinde T e ' â l î - i kısm-ı evvel" üçüncü sınıflarının 1, 2, 3 ve 4. şubelerinde T â r i h - i enbiyâ ve İslam" derslerinin 1915 - 1 9 1 6 yıllarında kendisine âit olduğunu kat'î olarak biliyoruz****. Matbuat Alemindeki Hayâtım'da Mahfil mecmuasının neşir hakkını aldığı sırada (27 Şevval 1338 = 14 Temmuz 1336) "İbtidâ-yı dâhil" medreselerindeki derslerinin devam ettiğini söylemesinden 1919 senesin­ de de müderrisliğe devam ettiği anlaşılıyor. MahfiTin 1. sayısındaki bir yazısından da takdirnamenin kendisine M û s â K â z ı m E f e n d i ' n i n şeyhülislamlığı sırasında verildiğini öğreniyoruz. Buna göre Mûsâ Kâzım Efen­ di'nin şeyhülislamlığa gelmesinden hemen sonra değil epeyice bir zaman sonra azl edilmiş olmalıdır. Tâhir'ül-Mevlevî 11 Ağustos 1331 (24 ekim 1915) de 1000 kuruş m a a ş l a terfi ettiği maâdin me'mûriyet-i umûmiyesi birinci sınıf kitâbetliğinden 9 Ekim 1334 (2 Kasım 1918) târihinde 1500 kuruş maaşla maâdin mü­ düriyeti ruhsat-nâmeU maâdin masası baş kâtipliğine getirildi. 7 Nisan 1335 (22 Nisan 1918)de aynı vazifedeki maaşı 1600 kuruşa yükseltildi. O yıllarda, Nâmık Kemal-zâde A i i E k r e m B e y ' i n (Bolayır) başkanlığında kurulan "Tedkîkât-ı Lisâniye Hey'eti"**** bünyesinde çalışmalarını devam ettiren "Lu87 İbnülemin Mahmud Kemal, Evkâf-ı Hümâyun Nezâretinin Târihçe-i TeşkÜâlı ve Nüzzânn Tercüme-i ahvâli, İstanbul 1335, s. 88 Cerîde-i İlmîye, nr.l4, Şa'ban 1335, s. 133; İlmiye [İstanbul I 1334, s.239'. 8 9 Bk. Agâh S ı r n Ijevend, Türk Dilinde Gelişme ve Evreleri, Ankara 1960, s.387-388. Salnamesi, Sadeleşme

26

Matbuat Alemindeki Hayâtım 'dan komisyonun hazırladığı lüga­ tin " e ü f fashnın mükemmelce hazırlandığını. Y i n e M a â r i f nezâretince kurulan sarf. daha sonra yanan yere küçük bir ev yaptırıp oraya taşınmıştı. 27 .gat Encümeni''nden A h m e d R â s i m ' i n istifa etmesi üzerine onun yerine m a â r i f nezâretince 3 0 Mart 1334 (1918) tarihinde Tâhir'ül-Mevlevî getirilmişti. vr. bir müddet Beşiktaş'ta kiraladığı bir evde ikâmet ederek. Bir yıl kadeu. 31 Mayıs 1334 (1918)de çıkan büyük Fâtih yangının­ da Taşkasap'taki evi ile birlikte büyük bir kütüphanesi ve te'lifâtı da yanmış. M i d h a t R e b i î vasıtasıyla Trabzon'da çıkan /AfeaZ gazetesi sahibi O s m a n N u r i B e y ile tanışarak. f^v yaptırma işleriyle uğra­ şırken. Hayatım. Böylece bu tarihten itibaren yukarıdaki eserler Trabzon'da tefrika hâhnde neşr edilmeye başlanıyordu. Tâhir'ül-Mevlevî 22 Eylül 1335 (1919) de 2250 kuruş m a a ş l a "4 Haziran 1 3 3 5 " tarihli bir karar-nâme ile Mâliye nezâretine bağlı o l a r a k kurulan "Tevhîd-i Mubâyehât Komisyonu"na girmişti.sonra 90 91 Matbuat Alemindeki Aynı eser.40-41. A l i K em a 1 'in maârif nâzın olmasıyla da hey'etle birhkte "Lü­ gat Encümeni"nin de lağv edilerek müsveddelerin bir odaya t e r k edildiğini öğreniyoruz. Efgan Emîri Abdurrahman Han. talep üzerine ehnde hazır bulunan Futuhât-ı Islâmîye. vr. Hind İhtilâli gibi bâzı tercüme eserlerinin te'lif hakkını İkbal gazetesine sattı"'.49. imlâ ve edebiyat komisyonla­ rından üçüncüsüne tâyin olundu. ancak birkaç celseden sonra azaların ehliyetsizhği dolayısıyla komisyonun bir iş y a p a m a y a c a ğ ı n a k a n a a t g e t i r e r e k o r a d a k i vazifesinden çekildi^'. 1345 (1926).

92 93 Aynı eser. Ancak Orman ve Ziraat nezâretine müracaatı üzerine 28 Nisan 1336 (1920) tari­ hinde 2 0 0 0 kuruş maaşla İktisad hey'eti başkâtipUğine getirildi''^ 1335 senesinde devam eden "İbtidâ-yı dâhil" medre­ selerindeki derslerinin yanı sıra.47. bu mektebin 1340 sene­ si Mayıs'ında (1924) lağvına kadar devam etti**^.k u z â t ' a kitâbet-i resmîye mualümi olarak tâyin olundu: Hû Bâb-ı Fetva Dâire-i Meşîhat-i İslâmîye Mektûbl Kalemi aded248 Muharrirln-i Osmâniyeden Tâhir'ül-Mevlevî Beye­ fendiye Sa'âdetlü Efendim Mcdreset'ül-kuzât kitâbet-i resmîye muallimliği uh­ denize tevfiz edildiğinin memurin kalemi müdüriyeti ifâdesi [yırtık] tezkire-i muhibbi terkîm kılındı.26 Nisan 1336'da komisyonun lağvı üzerine bütün me­ murlar gibi kendi de açıkta kaldı.yS3-'i34. fi 29 Zilhicce 1337 fi 25 Eylül 1335 Şeyhülislam nâmına Müsteşar Abdullah Medresetü'l-kuzat'taki dersleri. Eylül 1335 (1919) de 600 kuruş maaşla M e d r e s e t ü ' l .>8 . Aynı eser. vr. . vr.

s. Daha sonra mes'elenin c e m i y e t içinde reye sunulması esnasında çıkan müzâkerelerde. Beyannamenin gayesi ilmî bir cemi­ yetin telkiniyle halkın fikrini "Kuvâ-yı Millîye" aleyhine çevirmeyi hedef tutuyordu.i m ü d e r r i s i n ' e âzâ olması için Tâhir'ül-Mevlevî'ye teklifte bulunmuş ise de o bu teklifi siyâsî bir cemiyete girmemeye kararlı olduğu ve a y n c a kendisinin müderris olmadığı gerekçesiyle red­ detmişti.51-52. Tank Zafer Tunaya.48. ver. Fakat cemiyetin a d ı T e â l î . kendi kurduğu C e m i y e t . ?9 . B e y a n n a m e n i n reddinden bir gün sonra Ziraat Nezâretindeki vazifesine aşağıdaki tezkere ile son veriUyordu: 94 Bk. Dr. 95 96 Matbuat Alemindeki Aynı eser. vr. İstanbul 1952. Tâhir'ül-Mevlevî bunu haber aldığında Şeyhülislam Mustafa Sabrî Efendi ile mes'eleyi münâkaşa etmiş ve cemiyetin bu beyannameyi kat'iyyetle mühürleyemeyeceği fikrini müdâfaa etmişti.462-463.bir beyan­ name bastırılmıştı. Türkiye'de Siyâsî Partiler 18591952.1335 senesinde "îbtidâ-yı dâhil" medresesi umum müdürlüğüne getirilen İskilibli Mehmed Atıf Efendi. Hayalım.i İ s l â m 'a*''* çevri­ lerek dînî ve ilmî bir cemiyet hâlini aldıktan sonra vâkî olan ikinci bir teklifi kabul ederek bu cemiyete girdi"'''. bu beyan-nâme aley­ hinde şiddetli konuşmalarda bulunarak bir rey farkıyla da olsa tasdikine İskihbh Atıf Efendi ile birhkte mânî oldular"**. 1338 senesi Zilhicce'si içinde (1920) hükümetin bir k a r a n üzerine meşihat tarafından "Teâlî-i İslâm" cemi­ yeti nâmına -cemiyetin haberi olmaksızın.

Tâhir'ül-Mevlevî Bey'e 30 Ağustos 336 tarihli emir-nâme-i nezâret-penâhî sureti bâlâya naklen tebliğ olunur.ediğinden hey'et-i mezkûre kitabetini ifâ etmek üzere kalem-i mahsûsda baş kitabete ta'yin kılınmış olan Tâhir'ül-Mevlevî Bey'in vazifesine hitâm verilmişdir. vr. 24 Teşrinievvel 1336'da ise m a a ş ı 7 5 0 0 k u r u ş a çıkarıldı.54. 16 Kânunievvel 338 Ali Satış Komisyonu Riyaseti 'Abuk Ahmed 97 Aynı eser. T i c â r e t ve Z i r a a t nezâretinde münhal bulunan sicil mümeyyizliğine tâjdnini istemesi üzerine teklifi kabul edilerek kendisine şu tezkere verilmişti: Ahiren Ticâret ve Zirâat nezâret-i celîlesi sicill-i me'mûrîn kalemi mümeyyizliğine ta'yin edilmiş olan Tâhir'ül-Mevlevî Bey 27 Eylül 336 târihinde 3000guruş maaşla Alî Satış Komisyonu baş kitabetine ta'yin ve 24 Teşrinievvel 336 târihinde maaşı bilâ-tahsîsât 7500 guruş ücret-i şehriyeye tahvil ve 27 Eylül 337 târihinde baş kitabetin lağvı üzerine beş bin guruş ücret-i şçhrîye ile tahkik ve teslim me'murluğuna ta'yin kıhnmışdır.iktisad Hey'eti muamelâtı dâimi surette bir kâtib istihdamını icâb eylem. Tâhir'ül-Mevlevî 26 Eylül 1336'da Alî S a ü ş Komisyo­ nu başkâtipliğine getirildi. Mumaileyh komisyondaki vazifesini dâire-i sıdk u istikâmetde hüsn-i ifâ eylemişdir. 30 Ağustos 336 F a k a t hâdiseden birkaç gün sonra müracaatı üzerine nezâret encümeninin "26 Eylül 1326" târihü cevâz-ı is­ tihdam k a r a n ile tekrar vazifesinin başına döndü''^. 30 .

Daha sonra sicil mümej'yizhğinden azl olundu. Bu­ nunla ilgili olarak memuriyet sicilinde şu kayıt bulun­ maktadır: İnkılâb-ı ahire üzerine umum meyânında 1/11/338 târihinden itibaren m. Matbaa-i Amire. müderrislik dışındaki me'muriyet hayâtı sona ermiş oluyordu. Medreselü'l-irşad'da ise siyer-i enbiyâ müderrisi bulunuyordum. Uzun yıllar Ayasofya camiinde Mesnevi okutan Fâtih d e r s i â m l a n n d a n osman Efendi'nin oğludur. İsparta'da bir me'muriyete ta'yinini kabul etme­ mesi üzerine ma'zuhyet maaşı da kesildi. Medresetüikuzât'da kitâbet-i resmîye. nahiv gibi Arabî ilimleri babasından tahsîl etli. 28 Şubat 1923'te bir miktar ma'zuliyet maaşı bağlana­ rak vazifesinden azl edilmesiyle."" Bir yıl kadar sonra. Matbuat Alemindeki Hayâtım'da mecmuanın kuruluşunu şöyle anlatıyor: "Cerrahpaşa'nın Haseki caddesine Keçihâtun sokağının içinde ve sol tarafındaki ikinci hanede Mahfilin neşrine karar verilmişdi. Karahisar Sahib'de doğdu. vr.105). 99 Mesnevî-hân Ahmed Efendi. Tetebbu've tedrise hasr-ı meşâgil ederek ilmî bir hayat geçirmek emeliyle me'muriyet talebine kalkışmadım" (Matbuat Alemindeki Hayâtım. "Evkaf matbaası idare me'muru Karahisarlı Ahmed Efendi "" bu evde kira ile oturur idi ki ara sıra ziyaretine 9 8 "Me'muriyeiden ınfisâl eylemekle beraber Dârülhilâfe medresesinin thlidâ-yı dâhil İıısmında edebiyat. Evkâf-ı İslâmîye 31 . Sarf. Oluz seneden fazla Fâtih ve Ayasofya camilerinde Mesnevi takrir etmiştir. Malbaa-i Osmaniye. Mahfil M e c m u a s ı ve F â t i h Camii Mesnevihânlığı Tâhir'ül-Mevlevi 1338 Zilka'desinden itibaren Mah­ fil mecmuasını neşre başladı.e'muriyetinin lağv edilmesinden dolayı açıkda kalmış ise de görülen lüzuma mebnî vazifesinde faal olarak 28/2/339 târihine kadar istih­ dam kılmmışdır.

Sohbet esnasında müştereken bir mecmua çıkanlfnası Ahmed Efendi tarafından teklif olundu. Ferid Bey tara­ fından da (Mahfil) ismi bulundu. Abdülbâkî Dede'nin Mesnevî-hân Dede göçdü yâ Hû mısraı irtihal târihidir. teklifinin cemiyetçe kabulü üzerine iUt sayıyı hazırlayıp kiliselerini sansüre gönderdiğinde. fakat idâre-hâne bulunamadığı için bir müd­ det mecmuanın neşri te'hir edildi." 1335 Mâlî yalı sonlarında şimdilik ayda bir.^ârifı. 100 101 Aynı eser. ileride haftada iki defâ çıkmak üzere Mahfil 'in neşir hakkı ahnmıştı. Matbaa-i Amirc'de tab'edilen Müslim' in muteber şerhlerden tahşiyesi Dede Efendi tarafından yapılmıştır. Ahmed Efendi. üç kişi ayda üçer dör­ der lira verirse bu me. 5 Ramazan 1 3 4 r d e vefalında vasiyeti üzerine "cl-müflis fi cmânillâh' ibaresi bir kağıda yazılarak tabutu üzerindeki mevlevî dcstânna iliştirilmişti. vr. Peyâm-ı Sabah.gider ve görüşürdük Bir gece ziyaretine gitmişdim ki Darülfünun müderrislerinden Ferid Bey de beraberdi. 'Teali. nr. Bâzı dostlarının yardımıyla 14 Temmuz 1336'da aldığı yeni bir ruhsat-nâme ile Mahfil 'in ilk sayısını çıkarttı'™ (12 Zilka'de 1338 = 29 Temmuz 1920)'°'. ruhsatnâme târihinin üç ayı geçmesi dolayısı ile mecmuanın çıkmasına izin verilmedi. Evkaf matbaasının idare memuru olduğu cihetle mesârif-i tablanın nisbeten ehven olacağını.3 0 Temmuz 1920.n te'min edileceğini söylüyor­ du.597. 13 Zilka'de 1338 . Mesele latife derken ciddîleşdi.49. Benim matbuat idaresine müracaatla muâmele-i lâzımeyi ifâ etdirmem kararlaşdı. 32 .İslâm cemiyeti''nin Şehzâdebaşı'ndaki merkezinin bir müddet için Mahfil idâre-hânesi olabileceğini düşenen Tâhir'ülMevlevî. gibi büyük matbaalarda birçok dînî eserin basılmasma delâlet etmiştir.

Muharrem 1340) adlı makalesi -ki bu makaleler yüzünden birhkte mahke­ meye sevk edilmişlerdi-'"'. "Büyüklerimizden Bâzı Zevat"). Şa'ban 1340) ve Tedkîk-i Müellefât-ı Osmânî hey'eti ile "resm-i Osmânî" hususunda çıkan anlaşmazlığa dâir yazdığı serî makaleler (nr. sayıdan itibaren mecmuanın idâre-hânesini cemiyetin Şehzâdebaşmdaki merkez-i umûmîsinden Taşkasap'ta­ ki evine nakletti. Tâhir'ül-Mevlevî. Feıid (Kam) v. Abdullah Cevdet'in Bahaîlik lehindeki makalesine""'karşı kaleme aldığı "Benî Kureyze Mes'elesi" başlıklı makalesi (nr. n r . Safer 1341) Tâhir'ül-Mevlevî'nin ilk iki sene içinde Mahfil 'de girdiği ilmî münâkaşaların mevzuunu teşkil eder. 28. O sırada Mahfil 'in o zamana kadar çı- 102 103 104 Peyâm-ı Sabah. l 4 4 . Dr. Ramazan 1340-nr. "Teâh-i İslâm" cemiyetinden meş­ guliyetini bahane ile istîfâ ettikten sonra 19. İctihad.3 0 Temmuz 1920. 13 Zilka'de 1338 . Matbuat Alemindeki Hayâtım. gibi şahsi­ yetlerin yazıları yanında büyük yer işgal eden Tâhir'ülMevlevî'ninkiler daha ziyâde önceden hazırladığı eserle­ rinin tefrika hâlinde neşrinden ibarettir (msl. Mecmuanın ilk sayılarından itibaren hemen tamâmiyle dinî. dînî akideleri zedeleyici mâhiyetteki bir konferans aleyhine Ömer Rızâ (Doğrul) Bey'i müteakiben yazdığı "Mâhud hezeyan konferansı hakkında" (nr. 22. 1 Mart 1922. İskihbli Atıf. vr. edebî ve felsefî bahislere ağırlık verilmiştir. 23. 33 .98. Cevdet Nasuhî tarafından Dârülmuallimîn'de verilen. matbuat âlemine çıkışını müjdeleyen bâzı ilânlardan başka Ali Kemal tarafından da "Peyâm-ı Ey­ yam" lardan birinde'"^ okuyuculara takdim edilmişdi.Mahfil.597. nr. "Kamerî Aylara Dâir".b. 15. AksekiH Ahmed Hamdi.

37. daha sonra bu mecmuanın bir sayısında. Mahra. 34 . Bk. Medresetü'l-kuzât. nr. 18. 1924 sonesi biişlannda Babıâli'de hattat Su'ûd'ül-Mevlevî ile müşterek bir yer kiralayan Tâhir'ül-Mevlevî. Cemâdiülâhire 1341. Dârülhilâfe. Mahfil. Taşkasap'taki ev 1. Rebiülâhir 1342. Revue du Monde Musulman ile mübadele edil­ mek suretiyle F r a n s a ' d a da o k u n m a y a b a ş l a m ı ş oluyordu'"*'.Mayıs-Haziran 1923) Beyazıt'ta e ski Darülfünun karşısındaki Hasan Paşa medresesinin (şimdiki Türkiyat Enstitüsü'nün bulundu­ ğu binâ) bir odası tutularak mecmuanın idâre-hânesi oraya nakledildi"". Zilka'de 1341. 4 2 . nr. mecmuayı 4 6 . o aylarda Anadolu'yla irtibat ku­ rulması sebebiyle buradaki vilâyet ve kasabalarda da ta­ nıtılarak oldukça geniş bir okuyucu kitlesine hitâb etme imkânı buldu. llcbiülâhir 1340.karılan bütün sayıları Paris'te çıkan Revue du Monde Musulman mecmuasına gönderilmiş'"'''. nr. nr. 9 8 . Medresetü'l-irşâd ve Dârüşşafakatü'l-İslâmîye'deki dersleri ve mecmua ile olan meşgalesine'"^ 1923 senesi Eylül'ünden itibaren bir 105 106 107 108 109 Mahfıi. Mecmua. sayı dan (Şa'ban 1342) itibaren orada çıkardı. Mahfil.5 yıl kadar idâre-hâne olarak kul­ lanıldıktan sonra (Şevval 1341 . 22-23. gönderilen Mahfil nüshaları 11 sayfalık bir hülâsa ile Fransız neşriyat âlemine tanı­ tılmıştı. B u tanıtma yazısından kısa bir müddet sonra Mahfil. haşiye. Mecmua burada 5 sayı çıkarılarak 1342 senesi Rebiülâhir'inden itibaren (Ekim 1923) med­ rese binasının boşaltılması sebebiyle Beyazıt câmiinin türbe kapısı karşısındaki bir kahvehanenin üst od ısı Mahfil idarehanesi olarak tutuldu'"".

c. Mevlevîliğe intisabından (Cemâziyülâhir 1312) yaklaşık 30 sene sonra kendisine. ezelî ve ebedî intisabla tarîkat-ı alîyemize der-kâr olan rabıta ve teslimiyet ve kıdeminize binâen neseben ve tarîkaten dâı-i fakire mevrûs ve mevhûb icâze üzerine mesnevî-hânlara mahsus olan destâr-ı şerîf misillû ke­ narı açık destâr-ı şerif sarınmağa bu kerre tarafımızdan destur ve icazet verilmiş olmağla eyyam ve leyâlî-i mühâreke ve resmîyede hâme-i fezâil-'alâmenizi tâc-ı imâmedâr-ı evliyâullah ile tezyin ve tenvir eyliyesiz.d e F â t i h c a m i i m e s n e v î .ürselin Cenâb-ı Mevlânâ Celâleddîn 'azzemallâhu zikruhu ve radıyallâhu 'anhu efendimiz hazretlerine. İstanbul 1971. Tarih Deyimleri Sözlüğü. Üsküdar mevlevî-hânesi şeyhi Ahmed Remzi Efendi vasıtasıyla A b d ü l h a l i m Ç e l e bi tarafından gönderilen şu icâzet-nâme ile mesnevîhânlara mahsus destar sarma me'zûniyeti verilmişti: Dâhil-i tarlkü'z-zevk ve'l-vicdân sâlik-i meslek ü'şşevk ve'l-i'rfân rûh-ı pür-fütûhum 'arâfetlu Mehmed Tâhir'ül-Mevlevî Dede Efendi dâme feyzuhû tahiyyât-ı vâfıye ve teslîmât-ı safiye ihlâgıyla inhâ olunur ki fıtrat-ı zâtiyenize mevhibe-i Rabbânî ve tevfikât-ı samedânî olan fazi u irfân-ı hakîkîniz îcâbınca cedd-i emcedim kuth-ı 'arşü'l-hilâfe ve şems-i semâü'r-re'fe kıbletü'lâriftn ve Kâbetü't-tâifîn sultânü'l-kâmilin vâris-i ekmelul-m.432.I. Câ-nişîn-i Hazret-i Mevlânâ Mesnevî-hân eş-Şeyh'ül-fakîr 'Abdülhalim bin Hazret-i Mevlânâ 110 Krş.h â n l ı ğ ı ilâve ediliyordu. ve "" Terimleri 35 . Mehmed Zeki Pakalın. s. Bakî veffakinallâh veiyyâküm ve'l-hamdulillâh ve selâmün 'alâ ibâdihillezîne istafâ fî Curnâdelûlâ sene ihdâ ve erbain ve selâse mie ve elf.

adı geçen hanım tarafından Lâleli camiinde haftada bir gün va'z edilmek üzere senede 1200 kuruş vakfedilmiş. s. not. Mesnevi derslerinin başlangıcından tâm iki yıl sonra İstanbul Müftülüğü'ne hitaben Galata mevlevîhânesi Şeyhi Ahmed Celâleddîn Efendi taraftndan kale­ me alınan şu satırlar. cüz. Sonraları cemaatın fazlalığı sebebiyle dersler Fâtih camiine nakledilmiş. Tâhir'ül-Mevlevî'nin Ümmügülsüm Hanım v a k f ı " ' mesnevî-hânlığına getirilmesine dâirdir: İstanbul vilâyeti müftülüğü cânib-i fâzılânesine Uhde-i dervişanemde bulunan mesnevî-hânhk dolayısiyle İstanbul ve civarında vâki' selâtîn-i maziye ve vüzerâ cevâml-i şerîfesindeki mesnevî-hânhk cihetleri­ nin intihalinde mevlevîden ehil ve erbabını inhâ bin iki yüz dokuz Safer'inin onuncu günü sâdır olan ferman muktezâsmdan bulunmağla Fâtih câmi-i şerifinde Merhume Ümmügülsüm Hanım vakfından mesnevîhânlık ciheti elyevm mahlûl bulunduğundan iki seneyi mütecaviz câmi-i şerîf-i mezkûrda Mesnevi-i şerif 111 112 Bk. onun vefatından sonra yerine getirilen K a r a h i s a r l ı Ah­ m e d E f e n d i " ' de yaklaşık 12 sene aynı vazifeyi ifâ et­ mişti. 3 0 seneden fazla Fâtih camiinde Mesnevi okutmuş.Tâhir'ül-Mevlevî'nin 13 Ş a ' b a n 1 3 2 9 (9 Ağustos 1911)devefâtedenhocasıMehmed E s ' a d D e d e . 113 Matbuat Alemindeki Hayâtım' daki ifâdeden anlaşıldığına göı'e. İstanbul 11 Şubat 1949. Mesnevi Dersleri. 1. Ancak dostlarının ısrarlarına daha fazla itiraz ede­ meyerek 30 Ağustos 1339 (17 Eylül 1923) pazartesi gü­ nünden itibaren bu camide Mesnevi takrirlerine başladı"'"^.bu teklifi red­ detti. B u zâtın 1341 senesi Ramazan'ında (1923) vefatı üzerine boş kalan Fâtih camii mesnevî-hânhğı kendisine teklif edildi ise de -daha önce olduğu gibi.4. 99. 36 .

11 Şubat 1949. cüz. 37 . Fâtih camii mesnevî-hânlığına başla­ dığı ilk iki yıl bir çok mâlî güçlüklerle karşılaştığı halde vakfa tabî olmayarak kendinden önce gelen Mehmed Es'ad Dede ve Karahisarh Ahmed Efendi'nin her yıl al­ dıkları vakıf parasını almamıştı.son verilmesi (7 Kânunievvel 1341 = 1 9 2 5 ) " ' ' a r a s ı n d a 3 ay gibi kısa bir zaman bulunduğundan bu ücret geçen üd yıla âid olmalı­ dır. B u vesikanın tarihiyle Fâtih camiindeki Mesnevi derslerine -İstiklal mahkemesine şevki sebebiyle. 1345 (1926). Matbuat Alemindeki Hayâtım'da bu bahsi gayet kapalı geçmekle beraber bâzı ifâdelerinden ve elimizdeki bir vesikadan"**. mesnevî-hânlık cihetini o devirde kıyafet hususunda 114 115 116 Matbuat Alemindeki Hayâtım.39. İstanbul.l.4. Bk.tedrisiyle kifayeti müberhen ve ehliyet ve liyâkati nezd-i fâzılânelerinde dahi müsellem olan efâzıl-ı urefâdan Mehmed Tâhir'ül-Mevlevi Efendi dâllerine tevcih buyurulmasını hasbelvazlfe inhâ ve niyaz eylerim efendim Galata mevlevî-hânesi post-nişîni ve mesnevî-hânı es-Seyyîd Ahmed Celâleddîn 26 Ağustos 341 Tâhir'ül-Mevlevî'nin kendisine vakıftan iki defâ üc­ ret ödendiğini söylemesinden"'* yukarıdaki istidanamenin k a b u l edildiği a n l a ş ı l m a k t a d ı r . vr. s. Daha çocukluğunda Hâfız'dan tercüme ettiği Fakîh-i medrese dün mest idi verdi bu fetvayı Şarâba hürmet et yutma sakın emvâl-i evkafı beytiyle vakıf lokması yememeyi kendine prensip edinen Tâhir'ül-Mevlevî. S. Mesnevi Dersleri.118.

â günleri ba'del'casr vaz ve nasihat etmekle me'zundur.bâzı haklardan istifâde etme maksadıyla kabul ettiği -veya istediği. pazar. Aşağıdaki vesika metni onun daha önce de ajmı camide va'z ettiğini göstermektedir: Türkiye Cumhuriyeti İstanbul Vilâyeti Müftülüğü îbâdât ve tâata müteallik ahkâm-ı âliye-i dînîyeyi ta'lîm ve mesâil-i itikâdiye ve ahlâk-ı fâzıla-i Islâmiyeyi telkin ile halkı vazlfe-i ubudiyetlerini ifâya terglb etmek üzere Medresetü'l-irşad müderrislerinden Tâhir'ülMevlevî Beyefendi Fâtih câmi-i şerifinde cum. 38 .neticesine varılmaktadır. vakt-i zuhr" ibaresi bulunmaktadır.37. Kasımpaşa mevlevî-hânesi. 23 Şa'ban 342 Mehmed Fehmi [mühür] İ m a m ve H a t i p M e k t e b i Hocalığı ve İ s t i k l â l M a h k e m e s i ne Şevki 1924 senesi Mayıs ayında medreselerin lağvı üzeri­ ne Tâhir'ül-Mevlevî yaklaşık 2500 kuruşla devam ettiği medreselerdeki derslerine mukabil 1500 kuruşla İstan] 17 Cer'ule-i İlmiye. Meselâ 1336 (1918) senesi Zilka'de­ sinden itibaren h e r hafta pazar günleri Kasımpaşa nievlevî-hânesinde halka va'z ediyordu"^. Zilka'de 1336'deki "Mesâlik-i celîle-i sûfiyenin esâsâlı ile gâyât ve makâsıdı hakkında haftada birer saat va'z etmeleri Meclis-i Meşâyin'ce tensih ve makâm-ı âlî-i hazrei-i fetvâpenâhlce tergih buyurulan zevât-ı kiram ile va'z edecekleri tekâyâ-yı şerife ve eyyâm-ı leyâlî-i mahsû. O zamana kadar birkaç yerde va'z vermiş ol­ ması muhtemeldir. Tâhir'ülMevlevî Efendi.ıaları" başlığı altındaki listenin bir satırında On sekizinci merkez. Tâhir'ül-Mevlevî Fâtih camiindeki Mesnevi takrirleriyle halka cami kürsüsünden ilk defâ hitâb etmiş ol­ muyordu. nr.

Talebe­ yi İlahiyat Fakültesi'ne hazırlama maksadıyla aynı sene içinde Tâhir'ül-Mevlevî'nin de aralarında bulunduğu İs­ tanbul İmam ve Hatip mektebi muallimleri encümenin­ ce. B u hususta bk Mahir İz. tedrisat programına birkaç yıl daha ilâve edilerek mektebin lise seviyesine çıkarılmasına dâir bir mazbata hazırlanmıştı. 1 3 4 5 (1926). İlk senelerde fakülte derslerine devam eden eski medrese talebesinin me'zuniyetinden sonra gelen lise ve İmamHatip'te okumuş lise me'zunları hazırlıksız oldukların­ dan dersleri tâkib etmeleri oldukça zorlaşacaktı. 39 . hitabet ve irşad muallimliğine getirilmişti' 3 M a r t 1 3 4 0 (1924) târihU bir kânun hükmünce İlahiyat Fakültesi'nin yanı sıra M a â r i f vekâletine bağlı bir meslek mektebi olarak kurulan ve orta seviyede tah­ sil yapan İmam ve Hatip mektepleri"^ ile fakülte arasın­ da lise tedrisâtı yapan bir müessese bulunmuyordu. Türkiye Maarif Tarihi. s. 118 119 s. İstanbul 1975. Osman Ergin.bul İmam ve Hatip Mektebi edebiyat. Yılların İzi. 120 Matbuat Alemindeki Hayâlım. Daha sonra yapılan soruşturmada lâyihanın Tâhir'ül-Mevlevî tarafından hazırlandığı söylendi'^". Mazbata hükümete sunulduktan bir yıl kadar sonra mes'eleyi ele alan devrin Maârif Vekâleti. İstanbul 1340. c. hâdisenin mek­ tep kâtipliği tarafından yapılan bir hatâdan kaynaklan­ dığını ifâde etmektedir. eski medrese teşkilâtının yeniden kurulmaya çahşıldığı vehmine kapılarak 1341 Teşrinievveh (1925) içinde maz­ batada imzası bulunan 15 kadar mualHmi azletti. v r . Tâhir'ül-Mevlevî Matbuat Alemindeki Hayâtım'da mes'eleyi tafsilatıyla anlatarak kendisinin suçlu olmadığını.185. Bk. l 2 6 .

hatip ve diyanet işleri mensupları dışın­ da bütün devlet me'murlarının şapka giyeceğine dâir çı­ kan 25 Ağustos 1341 (1925) tarihli hey'et-i vekile karârı üzerine Tâhir'ül-Mevlevî. Tâhir'ül-Mevlevî'nin muhtemelen 3rukandaki vesikayı alana kadar geçen müddet zarfında da şapka yerine şapka şeküne sokulmuş Mevlevi külahı giy­ diğine delâlet etmektedir: I fotoğraf-mühür/ Bâlâda fotoğraflsi di'nin Lâleli câm.hanlığını -Ahmed Celâleddîn Efendi'nin bir istid'âsıyla-'^' resmen üzerine almış. Arkadaşı Şinfisi Akbatu'nun tabiriyle "hatt-ı celî-i Cemâlî. ilmîye kıyafeti olarak kabul edilen siyah lata ile fes üzerine beyaz sarıkla çekil­ miş bir fotoğrafının bulunduğu şu vesika verilmişti: Türkiye Cumhuriyeti istanbul Vilâyeti Müftülüğü aded 9/29 mülsak Tâhir'ül-Mevlevi Efen­ şerifinde '''^^^ vaiz olduğunu İstanbul Vilâyeti Müftüsü Eylül 1341 Mehmed Fehmi Cemâleddin S e r v e r ' i n fevkalâde karışık hattıyla'^' yazılmış şu satırlar -kıt'anın kime âid olduğu­ nu bilemiyoruz-.imam. sarık s a r m a h a k k ı n d a n istifâde etme maksadıyla o zamana kadar gayri-resmî olarak devam ettirdiği Fâtih camii mesnevi . 121 122 123 Bk. not.30. Bk. vaiz.s." 40 . mesnevî-hanlık dolayısıyla da sarık sara­ rak gezebileceğine dâir kendisine. 113.i-i mübeyyîn vesikadır.

n r . Cemâleddîn Server arşivi. Müftü Ali Rızâ. 8 Kânunievvel 1 3 4 ] ( 1 9 2 5 ) .21 1345 (1926). bir gün sonra da polis müdüriyetine götürülerek ifâdesi alındı''^*'. Mahkeme hey'etinin İstanbul'a gelmesi hâhnde polis müdüriyetinde bulunan yaklaşık 15 kişinin kısa zamanda muiıâkeme edilmesi mümkün olacaktı.l47. Matbuat Alemindeki Hayâtım. Tâhir'ülMevlevî'nin sikke uzunluğuna yakın Konya külahından bozma şapka giymesi üzerine: işi hep kaşkariko âlemde Madik etmekde kemâli zahir Bu nevin şapka-i tülâniyle Portakal oğluna döndü Tâhir^^'* 1341 Kânunievvel başlarında şakpa ve inkılaplar aleyhinde tavır takınan yaklaşık 25 kişi İstanbul polis müdüriyetince tevkif edilmişti''^''. 21 K â n u m e v v e l 1341 ( 1 9 2 5 ) . 5 6 9 .Külah inkılâbının ilk günlerinde. 125 Cumhuriyet.5 41 . Dağıstanlı Seyyîd T â h i r . 193 numaralı dosya. 7 Kânunievvel gecesi evindeki kütüphanesi tarandıktan sonra şüpheli görülen bâzı evrakla birlikte Tâhir'ül-Mevlevî de Ahmedîye ka­ rakoluna sevk edildi. O günlerde matbuatta. kitapçı Abdülaziz ve M i h r a n efendilerin de bulunduğu'^^ tutuklularla birlikte bir hafta kadar alıkondu. Bir hafta kadar orada tutuklu kal­ dıktan sonra 13 ICânunnıewel pazar günü Aksaray mer­ kezine. Ankara İstiklâl Mahkemesi'nin Karadeniz dönüşünde İstanbul'a uğrayacağı yolun­ daki haberler yaygın hâle gelmişti. Suûd'ül-Mevlevî. vr. 5 8 2 . Cemâdiülâhir 1344. Burada aralarında Ömer Rızâ (Doğrul). n r . 2 1 Kânunievvel günü İstanbul'da kar124 Galata mevlevî-hânesi. Cemâdiülevvel 1344 126 127 Cumhuriyet.

Şapka kânununun çıkarılmasından bir yıl önce bastırdığı Frenk Mukallidliği adlı risalesinden dolayı tevkif edilen İskilibli Atıf Efendi'nin de dâhil edildiği inkılap aleyhtarları.l642. 42 . diğerlerinin ise An­ kara'da muhakeme edilmesine karar verdi. n r . Atıf Efendi'nin teklifi üzerine müdâfaanâmelerin hazırlanması için mahkeme bir gün sonraya bırakıldı. 2 4 Kânunievvel sabahı trenle Ankara'ya götüreleceğini ha­ ber veriyorlardı'''". 3 K â n u n ı s â n î sabahı yeniden m a h k e m e 128 Cumhuriyet.27 Kânunısânî MUlîye. 131 Hâkimiyeti Hâkimiyeti Millîye. 12 Receb 1344 . Ccmâdiülâhir 1344. 18 Receb 1344 .şılanan mahkeme he}''eti birkaç gün içinde o zamana ka­ dar yapılan soruşturmaları gözden geçirip. nr.lOl-102. KIO 1926. Müftü Ali Rızâ Efendi hakkında îdam. mevkufların bir kısmının serbest bırakılmasına. Frenk Mukallidliği adlı risalenin dağıtılmasına yardım ettiği ve T e ' â l î . Kısakürek. Karardan bir gün sonra İstanbul gazeteleri şehirle­ rinde t u t u k l u bulunan mürteci g u r u b u n u n . nr. 2 3 Kânunievvel 1341 ( 1 9 4 5 ) .3 Şubat 1926.i İslâm" cemiyeti azalarından bulunduğu iddiasıyla muhakeme ediliyordu'™. Burada tam bir ay mevkuf kaldıktan sonra ilk olarak 26 K â n u n ı s â n î 1 3 4 2 ( 1 9 2 6 ) tarihinde ç ı k a r ı l d ı k l a r ı mahkemede'^" Tâhir'ül-Mevlevî. İstanbul 1974.8 129 26 Ocak 1926 tarihli mahkemede reis Ali Çetinkaya ile Tâhir'ül-Mevlevî arasında geçen muhavere için bk. Atıf Efendi hakkında 3 ilâ 15 yıl kürek cezası. 5 8 5 . maddenin tatbikini t a l e b e t m i ş t i ' " . Necip Fâzıl. s. 1648. 2 Şubat 1926 sah günü tekrar toplanan mahkemede müddeî-i umûmî. Din Mazlumları. Tâhir'ülMevlevî hakkında ise 2 3 . 25 Kânunievvel cu­ martesi günü Ankara hapishanesine teslim edildiler.

huzuruna çıkarıldığında Tâhir'ül-Mevlevî bir gün evvel hapishanede hazırladığı şu müdâfaa-nâmejd okumuştu: Reis Beyefendi Hazretleri Uzun uzadıya ma'rûzât ile hey'et-i celllenizi tasdi'et­ meyeceğim. Bendenizin mağduru bu­ lunduğum Teâlî-i islâm cemiyetine ancak saf bir emel ile intisabı bir cürm olsa bile cerâim-i sabıka meyânında 43 . mâhud beyannamenin kabul ve tasdikine elimden geldiği kadar mâni' olmaya çalışmış ve muvaffak olmuş. Sonra­ dan öğrendim. Hakkında tatbiki taleb edilen cezayı anlamakla beraber cürmümiin ne ol­ duğuna kesb-i vukuf edemedim. diğeri de şapka risalesinden beş nüsha satmış olmaklığımdır. Bendeniz hukuka âşinâ olmadığım için o maddenin mazmununu ve ne gibi bir cürmün failine tatbik olunduğunu bilmiyordum. çekildiğimi de mecmuada îlân etmişdim.de nev'-i cürm yazılı olmadığı gibi dünki iddi'â esnasında da tasrih buyurulmadı. Çünki tevkif müzekkirem. Yalnız cereyan eden muhakemeden anladığıma göre iki cürm ile müttehem bulunuyorum ki anlayışım doğru ise biri vaktiyle Te'âlî-i İslâm cemiyetine girmiş. Müdde'î-i umûmî beyefendi 23. Af ve atıfetinize dehalet eyleyerek kısaca istirhâmâtta bulunacağım. Daha sonra da siyâsî ağrâza âlet edilmek is­ tenilen Teâlî-i İslâm cemiyetinden çekilmiş. Muhakeme esnasında da arz ve îzâh eylemişdim ki Teâlî-i İslam'a sırf ilmî bir cemiyet diye girmiş. ki icâbı nefy cezası imiş. hattâ mümanaatım dolayısıyla me'muriyetimden 'azl edilmişdim. Yine muhakeme sırasında ifâde etdiğim veçhile 'azl-i vâki'i ticâret vekâleti memurları arasında bilenler pek çokdur. madde mücehince tecrînumi taleb buyuruyorlar.

Binâen 'aleyh biri cürm sayıldığı halde esasen mağfuv olan diğeri ise işlenildiği vakit cürm sayılmayan iki fiil için mes'ul tutulmaklığımı.4 Şubat 1926. beraatından sonra Ankara'da geçirdiği 10 günlük zaman zarfında h a k k ı n d a cevâz-ı istihdam k a r a r ı verilmesi için müracaatta bulundu ise de müsbet bir cevap alamaya­ rak 15 Şubat günü İstanbul'a döndü. Tâhir'ül-Mevlevî. Ertesi gün Ankara gazeteleri İskLUbli Atıf Efendi'nin sabık Babaeski Müftüsü Ali Rızâ Efendi ile birlikte îdâm edildiklerini. bir de o müzevvir beyannamenin reddi için has bete nlillâh gösterdiğim mümanaat yüzünden mâzuriyetin mükâfatı olmak üze­ re aff u atıfete mazhar buyurulmaklığım. Kitab mes'elenine gelince: Şapka risalesinin bey'ü şirâsı memnu' olmadığı ve kânûnl cürm sayılmadığı bir zamanda tarafı kemterânemden beş nüsha satılmışdır ki bu hususda bütün kitabcılar bendenizle hem-hâl bu­ lunmuş hattâ aynı sebeble mahkeme-i celîleye sevk edil­ miş olan kitabcı Mihran ve Aziz efendilerin de müddeî-i umumîlik makâm-ı âlîsince berâatleri taleb olunmuşdur.onun da millet ve memleket tarafından affedilmiş oldu­ ğunu müddeî-i umûmî bey dün beyân buyurdular. Ankara Dönüşü Sonrası Yıllar Mahfil idâre-hânesi Tâhir'ül-Mevlevî'nin tevkifini müteakip polisler tarafından arandıktan sonra mühür­ lenmiş. 44 .l649.ı mahkeme-i celîlenin şefkat ve re'fetine sığınarak istirham ederim. Tâhir'ül-Mevlevî'nin ise beraat kazandığı­ nı haber veriyordu'"'^. kurulduğundan beri muntazaman çıkan mec132 Hâkimtyei-i Millîye. 19 Receb 1344 . nr.

Mevkûfiyeti müddetince bu mektepteki derslerine arkadaşları girmişler.S. 181. Tâlıir'ül-Mevlevî. Türkmen. aynı yer. Ankara'yla uzunca müddet devam eden yazışmalar'"'' neticesinde Şâir Halil Nihad Bey'in (Boztepe)de aracılığı ile 6 Aralık 1927'de h a k k ı n d a cevâz-ı istihdam k a r a n çıkarıldı.5 yıl sonra Maltepe Askerî Lisesi'ne edebiyat muallimi olarak tâyini üzerine 29 Ağustos 1929'da buradaki vazifesinden affını istedi''"'''. l 4 . 1 3 4 Tâhlr'ül-MevlevVye âit vesikalar Kütüphanesi.srm Süleymâniye Kütüphanesine gelen evruk arasındadır. sayıdan sonra mecmua çıkmadı. İstanbul İmam ve Hatip mektebin­ deki vazifesinden azledilmekle beraber "Cemiyet-i Tedrisîye-i İslâmîye" kendisini Dârüşşafaka'daki dersle­ rine devanı etmekten men'etmenıişti. v r . 135 Aynı a/6üm. Böylece Dârüşşafaka'dalsi derslerine rahathkla devam edebilme hakkına yeniden sahip oluyordu. S ü l e y m â n i y e 45 . İstifası kabul edilerek talebi üzerine kendisine şu vesika verildi: 133 Bu vesîkalann bir kı. İstanbul'a dönüşünden sonra da -kanunsuz olduğu hal­ de. F. Hocahğının yanı sıra Ankara'dan aldığı bir emir­ n a m e ile Defter-hâne'deki tapu dâiresi kuyûd-ı umûmiye idaresine müracaat ederek 22 Şubat 1926'da 150 kuruş yevmiye ile me'muriyete başladı. M a r t ayı içinde Mahfil 'in yeniden çıkarılması okuyucular arasında mecmuanın neşre devam edeceği zannım uyandırdı ise de bilemediğimiz bir sebepten 68.mua bu üç ay zarfında neşredilmemişti. 2 6 M a r t 1929'da 2 5 kuruş ilâvesiyle yevmiyesi 175 k u r u ş a çıkarıldı'"^l Yaklaşık 2.derslerini kendi devam ettirmişti. (11).

aynı yer.M.20. Maltepe As. Aşağıdaki vesîka metninden Tâhir'ül-Mevlevî'nin bundan tam iki yıl sonra (1 Ağustos 1931) Maârif vekâletinin emriyle Kuleli Askerî Lisesi'ne tâyin edildiği anlaşılmaktadır: TC. 20/Mayıs/1944 '^^ 136 137 Aynı albüm. vr.Müstedl Tâhir Bey istifası veçhile 22 Şubat 926 târihinden 29 Mayıs 1929 târihine kadar fevkalâde bir sa'y u gayretle idaremizde çalışmış ve bu kere kendi arzu­ suyla vazifesinden infıkâk etmiş. " Mazhar 14/9/929 15 Ağustos 1929 târihinden itibaren 80 Ura ücretle Maltepe Askerî Lisesi'nde derslerine başladı. Aynı albüm. aynı yer.M. Okulu­ nuzda bulunduğu müddetçe Bay Tâhir Olgun'un vazifesinde ehliyeti görülmüş ve hüsn-i niyet ile îfâ-yı hizmet eylemiş olduğuna dâir işbu vesika talebi üzerine verilmişdir. 46 . vekâletinin emriyle Kuleli Askerî Lise­ si'ne tâyin edilerek mektebimizden ayrılmışdır. Müdürlüğü Edebiyat öğretmeni Bay Tâhir Olgun 15/8/929 tari­ hinden 1/8/931 târihine kadar Maltepe askerî lisesinde edebiyat öğretmenliği yapmış ve 1 Ağustos 1931 târihinde M.V. M. Lis. fadl-ı istikâmetde memcûzen ifâ eylediği fart-ı mesâisiyle idaremizi müte­ şekkir kılmış olan mîr-i mumaileyhin bir güne ilişiği ol­ madığını miibeyyin işbu [vesikaj istidaname talebine mebnî müstedî-i mumaileyhe itâ kılındı.

O yıl­ larda biri birini takip eden inkılaplar neticesinde teşek­ kül eden yeni hayat düzeni de kendisi için bir yıkım ol­ muştu. diyâr-ı gurbet mi Serinde memleketin başka bir hevâ duyarım Gözümde oldu benim kâinat bigâne Bakıp bakıp da ona meyl-i inziva duyarım 8 Haziran 1928 cuma günü hayatta tek varlığı olan vâMdesi E m i n e E m s a l H a m m ' m k a y b ı ' ^ " ve ardın­ dan da evlâdı yerine sevdiği -kardeşi 'Afîfe Gülistan Hanım'ın kızı. Annesinin vefatından son138 Vefatına diişürdügii târih: Terk edip gildin nihayet kimsesiz evlâdını Ayrılıkmış mihr-i hî-pâyâmnın âhir sonu Nüh ftdekden gûşuma lârih-i menkûlün gelir Ellisinden sonra öksüz koydun anne oğlunu Vİ46 Kendini mâdâm aldın rahmeti Sühhûh'una Nazil olsun lutf-ı rahmani dem-â-dem ruhuna 47 . müstesna. Yakın dostu H ü s e y i n V a s s a f Bey.Tâhir'ül-Mevlevî İstiklar M a h k e m e s i dönüşünde Mahfil mecmuasını bir nüsha (nr.Seftne-i Evliya 'da hakkında el-yevm hiç bir neşriyat ile meşgul olmayıb kûşe-nişin-i uzlet olmuştur" diyor.hemen tamâmiyle neşriyat âleminden çekil­ mişti.F a t m a Vedi'atuUah'm veremli yatağında vefatı üzerine (23 Şa'ban 1347 = 3 Şubat 1929) Tâhir'ülMevlevî yapayalnız kahverdi.b. 68) çıkardıktan sonra k a p a t m ı ş ve -Tecridi Sarih m u s a h h i h l i ğ i v. Meselâ bir gaze­ linde kendi vatanında gurbet hissettiğini ifâde eder: Vatan mı bilmiyorum. Dîvân 'ındaki bu yıllarda nazm ettiği müteaddid parçalar bunu açıkça göstermektedir.

Kaderin garip dlvesidir ki o da 1928 senesi Kasım'ında hayâta gözlerini jrummuştu'"'". K. Bunu birer yıl arayla Şâir Nev % ve Suriye Kasidesi (İstanbul 1937) ile Bakî 'ye Dâir (İstanbul 1938) adh eserleri tâkib etti.5. 1934 senesi başında Maârif Vekâleti'nce bir edebiyat lügati yazdırılmak istenmiş ve tahrîrine A l i E k r e m ( B o l a y ı r ) v e F e r i d ( K a m ) beyler vazîfelendirilmişlerdi''*". 15 Ağustos 1929'da Maltepe Askerî Lisesi'ne tâyini kendisini nispeten faal vaziyete getirmiş ve ceıniyete yeniden bağlayıcı bir unsur olmuştur. 48 . B u yazıların okuyucular arasında fazlaca alâka görmesi üzerine Fuzûh hakkındaki makalelerini "Edebiyat Tari­ himizde Araştırmalar " serîsinin ilk kitabı olarak Fuzûlî 'ye Dâir (İstanbul 1936) adı ile çıkarttı.Temmuz 1935'den itibaren. 140 Tâhir-Ul-Mevlevî. yıllardır evlerinde kalan Kâfiye Hanım adında ihtiyar bir kadıncağız bakıyordu. s. İmam ve Hatip mektebinden azhnden itibaren yuka­ rıda bahsi geçen bütün bu üzücü hadisler Tâhir'ülMevlevî'yi bezgin ve mükedder bir halde inzivaya sürük­ lemişti. Ferid Bey'in mazeret göster­ mesi üzerine 8/1/1934 târih ve 179 sayılı şu yazıyla 139 Bu hususta aynntıh bilgi için bk. Edebiyat Lügati. Kürkçüoğlu. 13.9387.l31a-137b.makaleler hâlinde neşre başladı.E. TY. çalışmalarını hemen tamâmiyle edebiyat târihi sahasına yöneltmesine.ra hizmetine. Uzunca bir aradan sonra o zamana kadar yaptığı a r a ş t ı r m a l a r ı Yücel mecmuasında -nr. vr. Divânı Üniversite Kütüphanesi. nşr. İstanbul 1973. İki yıl sonra Kuleli Askerî Lisesi'ne naklederek burada geçirdiği on yıllık edebiyat hocalığı devresi. dola­ yısıyla neşriyatta yeni bir safhaya girmesine sebep ola­ caktır.

Mumaileyh Ali Ekrem Bey'le temas ederek lüga­ tin bir an evvel vücûda gelmesine himmet buyurmanızı recâ ederim efendim. Maârif vekâletinin de -nedense. 9. Edebiyat lügati çaUşmalarında 5 ay kadar bulunduktan sonra diğer azalarla anlaşamayarak ayrıl­ masının Edebiyat Istılahları adlı eserini hazırlamasına büyük ölçüde te'siri olmuştur. Tezkire ve isUrânâme melinleri için bk. Aynı eser. 49 . aynı yer.14-16. Maârif Vekili Hikmet Tâhir'ül-Mevlevî'nin iştirâkıyla çahşmalara başlan­ dı ise de komisyon âzalarının eserin mulitevâsı ve hazır­ lanması sırasında tâkib edilecek usul hususunda anlaşa­ mamaları yüzünden bâzı aksaklıklar meydana gehyordu. bir yıl sonra da içinden seçtiği bâzı maddeleri kısaltarak 141 142 Aynı eser.eserin bir an evvel hazırlanması için komisyonun çahşmalannı aceleye sür­ mesi işleri iyice karıştırdığından Tâhir'ül-Mevlevî 6 Ma­ yıs 1934 târihU bir tezkireyle komisyondan çekildiğini bildirdi''*''^. B u e s e r i n t e r t i b i vazifesinden ayrıldıktan tam 7 ay sonra nihayete ermiş.Tâhir'ül-Mevlevî'nin de komisyona girmesi isteniyordu: Tâhir Bey Kuleli Askerî Lisesi Edebiyat Muallimi İstanbul Mülga Darülfünun müderrislerinden Ali Ekrem ve Ferid Beyler tarafından vücûda getirilecek lügat işinde sizin de mesâinizden istifâde edilmesi muvafık görül­ müştür.

eserinin son formasına "Mecburî bir kaç söz" başlıklı bir kısım ilâve ederek bu itirazlara cevap verdiğini görüyoruz. 70. Yine aynı yıl içinde Tâhir'ül-Mevlevî'nin Şeyh Gâhb'e dâir yazdığı bir makalesinin''*''' tenkidi''**' üzerine çıkan yeni bir m ü n â k a ş a n ı n Bilgi Yurdu mecmuasının 143 Kurun. 4 Temmuz 1938'den itibaren 3 nüsha. nr.Edebiyat Lügati (İstanbul 1936) adı ile neşretmişti. 144 145 146 Kurun. 7348-1438. B u n a k a r ş ı l ı k o l a r a k T â h i r ' ü l Mevlevî'nin. 1938 senesinde tabedilmekte olan Bakî 'ye Dâir risalesi daha baskıdayken S a â d e d d i n Nüzhet Ergun tarafından görülmüş ve bâzı tarafları -msl.B. Yukarıda bah­ si geçen münâkaşa dolayısıyla iki müellif arasında mey­ dana gelen husûmet her fırsatta kendini belh etmiştir.Teşrin 1 9 3 8 . 2 6 Haziran 1938'dcn nr. Saâdeddin Nüzhet bu cevâba karşı bâzı kırıcı ifâde ve ithamların da bulunduğu bir yazı ha­ zırlayarak gündelik gazetelerden birinde dört gün arka arkaya neşretti'*^. Çığır. 15 Sonteşrin 1 9 3 8 . 7 3 5 6 . nr. Saâdeddin Nüzhet'in tenkidlerini ise yersiz ve çok sert bulduğunu ifâde etti. l 2 9 .1 4 4 6 .7351-1441. Gittikçe şiddeti artan ve gayesinden sapan buyazılara son vermek maksadıyla H a k k ı S ü h a S e z g i n araya girerek Tâhir'ül-Mevlevî'nin çalışmalarını takdirle karşıladığını. Bâkî'nin İstanbul'un Fâtih semtinde doğduğu iddiâsıTürk Şâirleri 'nin o aylarda basılan "Baki" maddesinde tenkid edilmişti. 2 9 Haziran ]938'o kadar çıkan nüsha. nr. Tâhir'ül-Mevlevî de aynı gazetede ve aynı üslupla 3 gün arka arkaya Saâdeddin Nüzhet'e ce­ vap verdi''*'*. I. Varlık. n r . 50 .

l"Rylül 1938'dcn itibaren 4 nüsha devam etti. mecmuanın sahip ve direktörü Niyazi Erenbilge'ye bir mektup yazarak kendi yazısının da Bilgi Yurdu' nda neşrini istemiş ve daha Tâhir'ül-Mevlevî'nin cevâbı bitmeden aynı nüshalarda cevâba karşılık vermişti.2. limzâl 147 Tâhir'ül-Müvlevî'nin cevâbı nr. Elimize geçen şu vesikadan 1941 se­ nesi içinde Kuleli askeri Usesinin Konya'yı nakh üzerine Tâhir'ül-Mevle\'i'nin mektepteki vazifesinden istifa etti­ ği anlaşıbyor: T. Kuleli askeri lisesinde geçirdiği on yıllık edebiyat hocahğı devresinde pek çok talebe yetiş­ tirmiş. 4698 sayılı kuyruklarıyla lisemizin edebiyat öğret­ menliğine tâyin edilen Tâhir Olgun 30 Nisan 1941 târihine kadar mektebimizdeki vazifesini îfâ etmiş olup.II. 51 .M. 148 Tâhir'ül-Mevlevî'ye Aid Bâzı Vesikalar (11).yapraklannda'"*^ aynı şiddetle aylarca sürüp gittiği gö­ rülür.V. vr. t a l e b e l e r i n e h e m kendisini hem de T ü r k edebiyatını sevdirmişti.C. Saadcddin Nü/het. mektebin Konya'ya naklinde mekteple beraber gitmesine aslî vazifesinin Dârüşşafaka Lisesinde olması mâni teş­ kil ettiğinden ayrıldığını bildirir bu vesîka isteği üzerine verildi.21. M. Tâhir'ül-Mevlev-î. Çengelköy Kuleli Askerî 30/4/1941 Lisesi Müdürlüğü Askerî liseler müfettişliğinin 13 Ağustos 1931 gün ve s. Bugün hayatta bulunan talebe­ lerinin ifâdelerinden bu muhabbetlerinin hâlen devanı ettiğine ve hocalarını adı geçdikçe rahmetle yâd ettikle­ rine şâhid oİuyoı-uz.

Tâhir'ül-Mevlevî. ancak 6 ay ka­ dar faaliyet gösterdikten sonra dağılmıştı. 2 M a r t 1935'te kurulan yeni bir tasnif komisyonu ise uzunca bir müddetten beri çalışmalarını devam ettirmekte idi. Bk. 1.Kuleli Askerî Lisesi'nden ayrıldıktan 4 ay sonra (1 Eylül 1941) Beşiktaş'daki Mûsikî Mektebi'nde Türkçe öğretmenliğine başladı.Coğrafya Yazmaları 1. seri: 1. Türkçe tarihyazmalan.22.IV. 13 I ^ s ı m 1941 tarihli bir tezkire ile de Kadıköy Saint Joseph Lisesi'ne aynı vasife ile tâyin edilerek 25 Aralık 1941'de derslere başladı ise de talebe­ nin aşırı şımarıkhğı karşısında daha fazla tahammül edemeyerek bir ay sonra (22 Arahk 1941) buradan istifa etti'«. s. no. İstanbul Kütüphaneleri Tarih . Kalkandelenli Sabrî Bey'in 9 Nisan 1943'te vefatı üzerine 26 Nisan 1943 t a r i h i n d e onun yerine 1 2 0 lira ü c r e t l e komisyon âzâlığına terfi edildi'^'. Yaşının ilerlemesi -dolayısıyla kulaklarının ağır işitme­ si. Vekâlet bu teklifi uygun bularak kendisine şu yazıyla bil­ dirmişti: 149 150 Katalogları. Aynı albüm. Râgıb Paşa kütüphanesinde bulunan heyette 31 Mart 1943 târihinden itibaren 60 hra ücretle komisyon kâtipliği vazifesini üstlendi.sebep gösterilerek mektep müdüriyetince Maârif vekâletine müracaatta bulunularak emekliliği istendi. İstanbul 52 . vr. fasikül. Tâhir'ül-Mevlevî 1325 (1909) ten itibaren 35 sene ka­ dar Dârüşşafaka'da hocahk vazifesini devam ettirmişti. 1943. 1927 senesinde kütüphânelerimizdeki yazmaları tasnif gayesiyle bir komisyon kurulmuş.l.

üdürlüğünün teklifi Maarif vekilli­ ğince uygun görülmüş olduğunu ve uzun seneler Dârüşşafaka gibi bir hayır müessesesine ve memleket maarifine hizmet etmiş olmanız hasebiyle zâtınıza vekil­ lik makamının şükranlarını sunduğunu saygılarımla bildiririm istanbul Maarif Müdürü y.23. 13 Eylül 1944'de Dârüşşafaka'dan ayrıldı. emekliliğine şiddetle karşı çıktı. 153 Dîvân' ındaki lerceme-i hâle sonradan düşürülen bir haşiyede makbuz târihinin 18 Kânunievvel 1944. Süleymâniye 152 Hu y a z ı ş m a l a r ı n asıl ve müsveddelori külüphânesindedir..T.C. İstanbul Maarif Müdürlüğü 12 Şubat 1944 kısım: VII sayı: Tahir Olgun Dârüşşafaka Lisesi Türkçe ve Edebiyat Öğretmeni Yaşınızın ilerlemiş olması ve istirahate ihtiyâcınız bulunması hasebiyle bu okuldan ayrılırken münâsip ikramiye verilmek suretiyle taltif edilmeniz yolundaki Dârüşşafaka lisesi m. numarasının ise cilt 44/varak 11 olduğu belirtilmiş. vr. 53 . ardından kendi­ sine "Türk Okutma Kurumu" tarafından 4 0 0 liralık ikramiyesini alması için müracaatta bulunulduğunda bu teklifi derhal reddederek parayı aynen iade etti'"''''.. 151 Aynı albüm. limzâl Tâlıir'ül-Mevlevî. İl­ gili mercî'lere ard arda yazdığı müteaddid istidalarla emekliliğe şevkine hiç bir sebep bulunmadığını ısrarla tekrar etti'"''^ ise de bunlardan hiç biri fayda vermedi.

bu zâtın Tâhir'ül-MüVİcvî'yc t e k r a r t e k r a r m ü r a c a a t ederek mesnevîhanlığın kendisine bırakılması için fevkalâde ı s r a r d a bulunduğuna şâhid oluyoruz. R e ş i d M az h a r A y d a .si'ndoki muktuplarda. /. Tâhir'ül-Mevlevî'nin tam bir vukuf ve selâhiyetle Mesnevi 'nin birinci cildinden itibaren devam ettirdiği dersler o yıllaıda fevkalâde alâka uyandırmış./ Mesneviyi takrir ederken söylediği bâzı derin sözler "arif olmayan bir kimsenin ağzından çıkacak söz­ ler değildi. Tâhir'ül-Mevlevî de o imtihanda davet üze­ rine miimeyyiz sıfatıyla bulunmuştu..h â n l ı k c i h e t i n i n k e n d i s i n e âid olduğu hususunda iddi'â ve ı s r a r etti'"''''.27 54 .Süleymâniye camiinde Kub'ad Çavuş adlı bir şahsa âid bulunan mesne\i-hânlık cihetinin ehline tevcihi için Vakıflar Umum Müdürlüğü tarafından 1947'de bir imti­ han açılmış... 155 Aynı atbum.. B u n u n üzerine Tâhir'ül-Mevlevî 10 Aralık 1947 târihh bir istida ile Va­ kıflar Umum Müdürlüğü'ne müracaatta bulunarak adı geçen ciheti fahrî olarak idâme ettireceğini bildirdi''''''' ve bir müddet sonra Süleymâniye camiinde Alesneuî takri­ rine başladı (29 Mayıs 1948). seçkin bir cemaat tarafından titizlikle takip edilmişti. vr./ Mesnevi derslerine her tabaka halk geldi154 Süleymâniyu KüLüphâne. Tâhir-ül Mevlevi'nin vefatının sene-i devriyesi münâsebetiyle kaleme aldığı bir yazısında üstadın türlü cephelerini a n l a t ı r k e n Süleymâniye camiindeki Mesnevi dersleri hususunda şu ifâdeleri kul­ lanıyor: "/. İmtihana girenler­ den hiç biri muvaffak olamadığı halde bunlar arasında bulunan Cemâleddin adh bir şahıs ilahiyat Fakültesi me'zunu olduğunu ve vaiz olduğunu öne s ü r e r e k m e s n e v î .

6. 16 Haziran 1949 . İstanbul 1971. nr. Arap. l 5 . takrir herkesin anlayacağı bir lisanla olurdu. Muhammed Şahin adh bir şahıs kaleme aldığı Mesnevi 'nin Tenkidi (İstanbul 1946) adlı kitabında bulduğu bazı ifâde ve debilerle Mesnevi 'nin 156 157 İslam Yolu. dinleyenleri vecd içinde mest edip bırakırdı. bir kış mevsimi bo­ yunca -muhtemelen R â g ı b P a ş a kütüphanesindeki vazifesine yakınlığı sebebiyle.37.2a3. 158 Mehmed Zeki P a k a l ı n . 1946-47 senelerinde Mesnevi hakkında uzunca bir münâkaşa cereyan etti. Mâhir İz.9 Muharrem 1968.ği için. ilmi kelâm ve tasavvuf âlemine ge­ çer. İran ve Türk edebiyatlarından mi­ saller getirir."'"^ Tâhir'ül-Mevlevî'nin Mesnevi takrirlerinden bahse­ dilirken. Temmuz 1952. n r . Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü. Ahiren hava­ lar açmakla 11 Haziran 1949 tarihine rast gelen cumar­ tesi gününden itibaren öğle namazından sonra yine Süleymâniye camiinde okutulacaktır^^. İslâmın Nuru. târihden. derslerin önce Lâleli camiinde başlayıp sonra Süleymâniye'ye nakledildiği'"'^ veya sonuna kadar Lâleli camiinde devam ettiği'™ gibi bâzı hatalı ifâdeler sık sık kullanılmıştır. nr. Fa­ kat hemen hemen her derste rahmetli üstad karşısındakileri unutur. 11 Kasım 1948 .490. 159 İslam Yolu. felsefe.dersini kış münâsebetiyle Lâleli camiine naki etmişti.15. s.13 Ş a ^ a n 1 3 6 8 . Aşağıdaki ilândan takrirlere Süleymâniye camiinde başlandığı. 55 . s.Lâleh camiinde devam et­ tirildikten sonra yazın tekrar Süleymâniye'ye geçildiği anlaşılmaktadır: Süleymâniye camii mesnevî-hânı olan Üstad Tâhir Olgun orada okuttuğu Mesnevi . Yılların İzi. İslanbul 1975. cüz.

kitabı tetkik ettikden sonra -aslında oldukça dindar ve mutaassıp olan. Muhammed Şâhin'in hiç bir tâviz vermeyerek iddiasında ıs­ rar ettiği ve edeceği anlaşıldığından devamı faydasız gö­ rülen münâkaşaya Tâhir'ül-Mevlevî Mcsnevi'nin Yeni Muterizine İkinci Cevap (İstanbul 1947) adh bir kitap­ çıkla son verdi. Yaşının ilerlemiş olmasına rağmen 1948 senesi Ekim ayından sonra Es'ad Ekicigil'in sahibi bu­ lunduğu İslam Yolu mecmuasını çıkarmaya başlamıştı. İlk sayılardan itibaren mecmuanın nüshaları tetkik edi­ lecek olursa sayfaların hemen tamâmının Tâhir'ülMevlevî'nin yazılarıyla yüklü olduğu görülür. müslümanla- 56 . Tâhir'ül-Mevlevî. bu eserin yıllarca üzerinde çahştığı X I I ve XVII. Tâhir'ül-Mevlevî ömrünün son yıllarını İstanbul kütüphanelerini t a s n i f komisyonundaki vazifesi ve Süleymâniye camiinde başlattığı (29 Mayıs 1948) Mesnevi takrirlerini devam ettirmekle geçiriyordu.efsâne ve hurafelerden ibaret olduğunu iddia ediyordu. Sab­ rî Kalkandelen'in (ölm. 9 Nisan 1948) teşebbüs ettiği fa­ kat te'lîfine ömrünün elvermediği İstanbul kütüphânelerindeki yazma dîvanların katalogunu te/tip vazifesini üzerine almış. S e r t ve alayb ifâdelerin bulunduğu bu risaleyi karşı tarafın hırçın bir dille kaleme aldığı Mesnevi 'nin Tenkidini Beyenmeyene Cevap (İstanbul 1947) adlı müdâhalesi takip etti. Şâir Refi'-i Kâlâyl v.) yanısıra gündelik mevzularda kaleme aldığı.b. asır şâirlerinin dîvânlarını içine alan birinci kısmı 1947'de Maârif vekâleti tarafından tabettirilmişti. Tefrika hâhnde neşrettiği edebî ve târihî te'lîfatının (msl. Nef t 'nin Hotin Kasidesi ve Şerhi.münekkide bir cevap olmak üzere Mesnevi 'nin Eski ve Yeni Muterizleri (İs­ tanbul 1946) adıyla bir risale neşretti.

. eski talebeleri. öğretmenler. İhtad fıkralar anlatır. Hepsi de oradan manen daha zengin olarak ayrüırlardı.J Orada. 73-74 yaşlarında olduğu göz önünde bulundurulacak olursa yukarıda verdiğimiz son iki yıllık çabşma progra­ mı oldukça ağır sayılabıbr.r a dînî ve içtimaî sahada yön verici mâhiyetteki makaleleri aynca dikkate değer.. Süleymâniye camiindeki Mesnevi takrirlerinin kitap hâline getirilmesi hususunda îslam Yolu mecmuası sahibi Es'ad Ekicigil tarafından gelen teklifi kabulü üzerine bu takrirlerin Mesnevi Dersleri adıyla 11 Şubat 1949 cuma gününden itibaren 15 günde bir 16'şar sayfalık formalar hâlinde neşredilmek üzere.s. beyitler okur.. dînî ve edebi müşküllerini halt ix. Aynı mecmuada müslüman aleyhdân bâzı teşekküllere karşı islâmı şiddet ve cesaretle müdâfaa etmiştir.tab'ına başlanmıştı"*". Buna rağmen ömrünün sonu­ na kadar hocalığın ve bilhassa Dârüşşafaka'daki talebe­ lerinin hasretini çekmiştir. Oraya kimler gelmezdi ki: Müşkülünü halledemiyen profesörler. Tâhir'ül-Mevlevî. doktorlar. Ancak hakkında yazılıp söy­ lenilenlere ve husûsi mektuplarına bakılacak olursa dostları ve eski talebeleri kendisini bir an olsun yalnız bı­ rakmıyorlardı. 161 Reşid M a z h a r Ayda bu sohbetleri şöyle anlatıyor: "[. İstanbul'da iznini geçiren her seviyede memurlar. yüksek rütbede subaylar." 57 . tez hazırlarken ne yapacağını şaşırmış üniversiteliler.in gelmiş olanların dertlerine derman olur..91-93. Haftanın belirli günlerinde evinde tertib ettiği sohbetlerle'"' talebelerini ve oraya gelenleri irşada devam ediyordu. duvarları tavana kadar kitap dolu odasında tadına doyulmayan vakitler geçerdi. 1940 senesi Şubat'ında uzun za­ mandır rahatsız olduğu prostattan arka arkaya iki ağır 160 Bk. ikram etmekten de bir an boş durmazdı.

vefatı haberini duyan -çoğunluğunu vefakâr t a l e b e l e r i n i n t e ş k i l ettiğimütevâzî bir cemaat tarafından Taşkasap'taki evinden kaldırıldı.5085.16 Ramazan 1370) hasta yatağında r a h m e t i Rahmân'a kavuşmuştu. Ecel bunların hepsine mânî oldu. Beynel­ milel Müsteşrikler Kongresi" münâsebetiyle açılacak 3 5 0 0 . Zîrâ Tâhir'ülMevlevî mübarek gufran ayının 16. Son yıllarında ise tutul­ duğu müzmin bir ülser dolayısıyla zaman zaman olduk­ ça sıkıntılı günler geçiriyordu. 58 .12114-1362. Süleymâniye kütüphanesi.sto.Türkmen 145.kdim durdum Yine. hattâ İstanbul ve İzmir'de. F. Sünbül Efendi camiinde kılınan öğlen nama­ zından sonra vasiyeti üzerine şeyhi Celâleddîn Efen­ di'nin k a b r i önüne getirildi.S. daha sonra Y e n i k a p ı mevlevîhânesinin "Hâmûşân" mezarlığına götürülerek orada medfun bulunan ananesi Emine E m s a l Hanım'ın yanına defn edildi"**. Yeni Sabah.ameliyat'''''' geçirmiş. B u haliyle dahî bir yan­ dan 1951 senesi Eylül ayında yapılacak olan "22. de gelmedi pâyân çileye Bu nefer karnıma marpuç geçirip Beni döndürdü felek nargileye Şâir Ali İffel.4 0 0 0 kitaplık yazma eserler sergisine konulacak kitapların kütüphanelerden seçilmesi ve bunların kata­ loglarının hazırlanması için Z e k i V e l i d î T o g a n başkanhğında kurulan heyette fa'al vazifesini devam ettiri­ yor. 2 3 Haziran 1951.Son Po. cuma akşamı (21 Ha­ ziran 1951 . cildin yarısına kadar getirdiği ve 117 fasikülünü neşrettiği Mesnevi şerhini ikmâle çahşıyordu. diğer yandan ise 5.56371876. 163 vr. 2 2 Haziran 1951. 2 2 Haziran 1951. nr. 162 Ameliyatlıyken söylediği şu kıt'a meşhurdur: Doğduğumdan beri çe. nr. nr. vefat et­ tiğine dâir bir şayia çıkmıştı"''. 164 Vakit. Cenazesi.

üjde-i gufranıdır târihine Sadr-ı illiyyînedir pervâzı rüh-ı Tâhirin 1380 Târih-i Berâ-yı Ufûl-i Tâhir'ül-Mevlevî Mevlevî bendesi Tâhir Dede bu Bezm-i canandan alınca bir bû Lâilâhe dedi ol ser-m. 59 .est-i cemâl Oldu en son nefesi illâ Hû Ah u eyvah ile yazdım târih Mesnevî-hân dede ğöçdü yâ Hû 1380 Rusûhî Baykara 165 Cemâleddin Sürvcr Rovnakoglu.tsâs idi Ehl-i dildi pâk idi alâyişinden zahirin Geldi "yâ Hû" m. 18/3/1956'da yazdığı bir istidâ-nâmenin kopyesi Galata mevlcvî-hânesindeki arşivinde 193 numaralı dosya içinde bulunmaktadır.Kabir taşına kazılmasını vasiyet ettiği rivayet edilen şu kıt'a dillere peleseng olmuştur: Eli boş gidilmez gidilen yere Rabbim boş gelmedim ben. merhuma bir kabir taşı yapılması için Vakıflar'a pek çok müracaatta bulunmuş ise de bunlann hepsi cevapsız kalmıştır.suç getirdim Dağlar çekemezken o ağır yükü İki kat sırtımla pek güç getirdim Vefatına D ü ş ü r ü l e n Târihlerden Bâzıları Hafız Yusuf Cemil Ararat'ın târihi Mevlevi Mesnevî-hân şâir i ha.

Udebâdan Târihi Tâhir'ül-Mevlevî Bey Merhûm'un Vefatı Şâiri sâhib-fazîlet sohbeti hoş bir edîb Mâh-ı gufranda bekaya hayfrıhlet eyledi Mcvlevîden Kâdiriden ahz edip feyz-i müdâm Aşkını izhâr edip pîrâna nishet eyledi Bir mücerred pâk idi hem de mücâhid nefsine Çille-keş oldu cihanda tcrk-i rıhlet eyledi Ders okutdu Mesnevî'den hayli canlar aldı feyz Pek latif takrir ile ihvana hizmet eyledi Alemi irfana hasbî çok eserler bahş edip Mâsivâyı terk edip tercîh-i uzlet eyledi Bin dokuz yüz elli bir târih-i lafzî Tâciyâ Mevlevi Tâhir Dede âh Hak'ka vuslat eyledi 1951 Şeyh Hayrullah Tâceddîn-i Üsküdârî 60 .

B u başhk altında ise matbu ve gayri-matbû eserleri alfabetik sıraya dizilerek tanıtılacaktır. Nesre Amazgâr-ı Fârisî B u eseri göremedik. Kitâb-ı mezkûr müellifi muktedirin bir çok tetebbuât ve tedkîkâtı neticesinde yazılmış ve geçen sene okuyan talebenin istifâde-i fevkalâdesi imtihân-ı umûmîde mümeyyizîn-i kiramın mazhar-ı takdiri ol­ muş bulunduğundan muallime hacet bırakmayacak de­ recede sâde ve selîs bir ibare ile muharrer ve mevcud 166 MüeHifımizin hayâtı bahsinde yeri geldikçe eserlerinden de bahsedilmişti.166 TAHİR'ÜL-MEVLEVİ'NİN ESERLERİ Ahmed Paşa Dîvanı'nm Nesre Çevrilişi Bk. Aşağıdaki ilandan 1322 (1906) de "kısm-ı evver'inin neşredildiğini öğreniyoruz: Amuzgâr-ı Fârisî Orman ve maâdin ve ziraat nezâret-i celîlesi muhasebe kalemi hulefâsmdan (Rehnümâ-yı Füyûzât) mektebi Fârisî muallimi Tâhir Beyefendi tarafından ter­ tib ve matbaamızda nefis bir surette tab'olunan bu kita­ bın kısm-ı evvelinin intişârını heveskârân-ı lisân-ı Fârisî'ye tebşir ederiz. Veliyüddîn Oğlu Ahmed Paşa Dîvânının Çevrilişi. 61 .

kavâid-i Fârisî kitaplarının kâffesine müreccah nan (Amuzgâr-ı FârisDden birer nüsha edinmeleri bulu­ . s 2 4 .1974'te Abdullah Sert tarafından Müslü­ manlığın Medeniyete Hizmetleri^^^ adı altında 19. daha sonra 1338 Zilka'desinde (Haziran 1920) neşre başladığı Mahfil mecmuasında -ilk ayından itibaren. 167 168 169 Musavver Terakki.5 ebadında 312 ve 382 şer sayfahk iki cilt hâÜnde neş­ redilmiştir.5 x 13.. Naşir. kitabın asıl adı olan "Asr-ı Saadetle Müslümanlığın Medeniyete Hizmetleri" ibaresini kırpmış vc farkında olmadan eserin adını sâhib olduğu çerçevenin dışına çıkarmıştır 62 .21. Süleymâniye kütüphanesine gelen kitapları arasında kendi hattıyla bâzı müsveddeleri çıktı. Vefatından yıllar sonra ash Bahar yayınevine teslim edilerek -ki bu nüsha kaybolmuştur.tab'a teşeb­ büs etti ise de pek az bir kısmı intişâr edebilmiştir. 31 Ağu. nr.stos 1322.'^"^ Asr-ı Saadette Müslümanlığın Medeniyete Hiz­ metleri Dârülhilâfe medreseleri kurulduğu sırada Tâhir'ülMevlevî bu mekteplerde İslam târilü ve İslam medeniye­ ti târihi okutmakla v a z î f e l e n d i r i l m i ş t i T a l e b e y e tut­ t u r a c a ğ ı ders n o t l a n için yaptığı a r a ş t ı r m a l a r neticesinde meydana getirdiği eserde. Bk. câhiliye devri örf ve âdetleri ile asr-ı saadette temelleri atılan İslam mede­ niyetinin mukayesesi yapılarak bu yeni medeniyetin zuhuru ve Hulefâ-yı Râşidîn devrine kadar geçirdiği tekâmül safhaları anlatılmıştır. Müellif bu eserini önce t'tisam gazetesinde.

bir gazeUne nazire. ahlâkı. mecmuasında müstakil 63 . 21. şahsiyeti ve eserinin emsalleri arasındaki yerinden bahsedildikten sonra. tez­ kiresine geçirdiği şâirleri nasıl değerlendirdiğine dâir bir misal vermek maksadıyla Zâtî'ye dâir yazdıklarının sâdeleştirilmesinden meydana gelmiştir.Türkmen 150 nunıaıada kayıth bu­ lunmaktadır. bir gazeline taştir.5 ebadında. Sadeleştirmede Millet kütüphanesinin Pertev P a ş a bö­ lümünde 4 4 0 numarada kayıtlı bulunan Meşâirü'şşuarâ nüshası esas ahnmıştır. kırmızı karton kapakh. Süleymâniye kütüphanesinde F. BâkVnin Kânûnî Mersiyesi ve Şerhi Bk.5 X 13. Dîvân Edebiyatından ve Şerhi Birkaç Parça ve İzahı ve İzahı BâkVye Dâir "Edebiyat Tarihimizde A r a ş t ı r m a l a r " serîsinin üçüncü kitabı olarak çıkan eser şu kısımlardan müteşek­ kildir: Bâkî'nin hayâtı. Zatî ile görüşmesi'™. E s e r 29 Mart 1920'de bi­ tirilmiş. s a t ı r adedi 18 c i v a r ı n d a d e ğ i ş i y o r .S.Afik Çelebi Tezkiresi ve Şâir Zâti Aşık Çelebi'nin kısaca hayâtı. Bakî Türklüğü hoş görmüş mü idi?'^' 19 x 13. san'atı. Dîvân Edebiyatından Birkaç Parça BâkVnin Sünbül Kasidesi Bk. ilmi..5 ebâdındaki 96 sayfahk eser 1938 senesinde Aydınlık ba170-71 Bu iki kısım daha önce Yücel makale olarak çıkmıştı. 2 2 va­ rak -daha önce daktilo ile üzerine yazılmış 11 aded dosya kağıdı katlanarak arkalarında kalan boş sayfalar kulla­ n ı l m ı ş .

146 numarada kayıthdır. Süleymâniye kütüphanesinde F. Ankara 1974.2Xİ. Bursalı Gazali Bursah Gazâlî'nin hayâtı ve şahsiyetine'^* dâir kale­ me ahnmış bir eserdir. Tark Dili.Y. Saâdeddin Nüzhet Ergun kitabın ilk basılan fasiküllerinden bir kısmını görme imkânı bulmuş. 224. aynı aylarda neşrettiği Türk Şâirlrri 'nin "Bakî" maddesinde (İstan­ bul 1 9 3 8 .41-42. Sonra Gazâlî'nin Mekke'den İstanbul'a gönderdiği mektupla' Zâti. 64 . kırmızı karton kapaklı.nr.Türkmen. T. 172 Hk. 175 Günay K u t (Alpay).DA. 64 sayfa.sımevinde (İstanbul) tabedilmiştir. 19 X 13 ebadında. Rık'a (müelhf hattı) ile birinci hamur kağıtlara yazıhp ortadan dikilmiş.223-252. c. Rûmî ve Cafer Çelebî'nin "cevab-nâme"leri Nuruosmâniye kütüphanesindeki 4968 numaralı mec­ muadan aynen aktarılmış: Te'lif târihi 8 Mayıs 1944. "Gazali (Deli Birader)". M a r t 1 9 7 0 . Belleten. s. Orhan Şâik Gökyay. 174 Bk. Nisan 1970. "Gazâlî'nin Mekke'den İstanbul'a Yolladığı Mektup ve Ona Yazılan Cevaplan. nT. kitabının sununda "Mecburî bir kaç söz" başlığı altında bu tenkidlere verdiği cevap iki müdekkik arasında önce Bâkî'nin doğduğu semt hakkın­ da çıkan daha sonra gittikçe şiddetlenerek b a ş k a mevzulara da sıçrayan edebî münâkaşaların başlangıcı­ nı teşkil ediyordu'^^.' 173 Eserin adı müellifin kendi tertibettiği bir listede "lîursalı Gazâlî Yâni Deli Birader" şeklinde geçmektedir.697-715) eser hakkında hafife ahcı ifâdeler kullanarak bâzı noktalarını tenkid etmişti.I. Eserde Gazâh'den bahseden târih ve şuarâ tezkirelerinden istifâde edilmiş. 8. s. Tâhir'ül-meylevî'nin. 18 satır.S.

Ebû Zerrilgıfârî. Umeyr. Tercümelerim. eserinde bu gibi kimselerin T ü r k l e r e mefâhir-i millîye olamayacağı.S. gençlere ancak Müslüman Türk büyüklerinin anlatılma- 65 . Reyyâb el-Esedî (r. Mahfil'in ilk sayısından itibaren (Zilka'de 1338) "Büyükleri­ miz" serlevhasıyla neşre başladığı ve müteakip sayılarda sahâbî-i kiramdan Habbâb b." Süleymâniye kütüphanesine gelen kitapları arasın­ da bulduğumuz (F. el-Erett. Doğulu kaynaklarda Moğol istilâsından bahse­ den parçalan derleyerek bu kavmin müslümanlara yap­ tığı zulümleri anlatan Tâhir'ül-Mevlevî. Câm-ı Cihân-nümâ Bk. Şu maksad-ı hâlisâneye binâen (Habbâb b.Büyüklerimizden Bâzı Zevat Tâhir'ül-Mevlevî'nin basılmamış eserleri listesinde adı geçen bu kitabın tam bir nüshasını göremedik. elErett) Hazretlerinin yâd-ı hürmeti ile ibtidâ ediyorum.a) gibi şahsiyetlerin bahis mevzuu edildiği yazı dizisi bu eserden bir parça olmalıdır. Tercümesi Cengiz ve Hülâgû Mezâlimi Eser. Mus'ab b. Abdullah b. Cengiz. Hülâgû gibi şahsiyetler hususunda nesep gütme âdetini tenkid için kaleme ahn­ mıştır. Türkmen 29) 27 x 2 1 ebâdındaki kağıtlara yazılmış vaziyetteki 87 varakhk müsveddelere "îslam Büyükleri" başbğı konulmuştur. Tefrikaya başlarken şöy­ le deniliyor: "Bu ser-levha tahtında ekâhir-i ümmete dâir bâzı ya­ zılar yazılarak ve büyüklüğü ile fedâkârlığı nisbetinde iştihar etmemiş olanların tercemesi tercîhan takdim olu­ nacaktır. o 3allarda Türkçülük cereyanının te'siriyle yay­ gın hâle gelen Timur. Cahş b.

1322 senesinde "Sebilürreşad Kütüphanesi Neşriyatı" serîsinden (aded: 22) çıkan kitap beklenilen itirazlara zamanında uğramadı ise de yaklaşık 8 sene ka­ dar sonra eski bir talebesi tarafından "19 Haziran 1338" tarihli bir m e k t u p l a tenkid ve reddedilmiştir'™. Tâhir'ül-Mevlevi de bu mektuba cevap vermeyip sâdece ibret için okunmasını Mahfil okuyucularına tavsiye et­ mekle yetinmişti'^^. nr. Cengiz ve Hülâgû Mezâlimi dolayısıyla o yıllarda bâzı çevrelerce Tâhir'ül-Mevlevî hakkında Türk düşma­ nı olduğu söylentileri etrafa yayılmıştı. 1 3 4 0 Zilhiccesine mahsus nüsha. 177 Mahfd. Divânçe-i Fârist-i Tâhir Tâhir'ül-Mevlevî'nin. Kaya Nuri. Erkân-ı harb Binbaşısı Mehmed Emin Beylere Açık Mektub. bütün F a r s ç a manzumelerini içinde topladığı e s e r i d i r .sının faydalı olabileceği fikrini ortaya kojrmuştur. Matbuat Ale­ mindeki Hayâtım 'da Darülfünun edebiyat müderrisli­ ğine kabul edilmesine ve yıllar sonra İmam ve Hatip mektebinden azline bu kitabın sebep olduğunu söyle­ mektedir. İ s t a n b u l Ü n i v e r s i t e s i kütüphanesinde T Y . Dest-âvîz-i Fârisî-hânân İbtidâî sınıflarındaki talebelere F a r s ç a öğretmek gayesiyle yazılrmştır. senesjnde ( 1 3 2 5 = 1 9 0 7 ) "Rehnümâ-yı Füyuzât" mekteoi külliyâtının ilk kitabı olarak neşredilmiştir. İstanbul 66 . Mualhmhğe intisabının 4.26. 9 3 8 7 numarada kayıtlı bulunan Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî'nin arkasındaki boş yaprakla176 1338. "MahCtl" Mecmuası Sahihi Tâhir ulMeulevî.

ra (vr. Çizgili kağıtlara siyah mürekkep kullanılarak rik'a (müelUf hattı) ile yazılmış. F e t h i S e z â î T ü r k m e n ' i n S ü l e y m â n i y e kütüp­ hanesine gelen kitapları arasından dîvânçenin iki nüs­ hası daha çıktı. Hicrî 1318 senesinde Nâzıme Sultan'ın vekilharçhğını yaptığı yıllarda "Mehmed Tâhir" imzasıyla neşretmiştir 178 ' 178 Salnâme-i Nezâret-i Maârifi Dârülhilâfetil âliye 1319. Süleymâniye kütüphanesinde F. Türkmen 82 numarada kayıtlı bulunan birincisi 32 x 10 (27 x 7. rubâ'î ve çoğunlukla gazellerin bulunduğu 40'a yakın manzumeden ibarettir. Türkmen 77 nu­ marada kayıtlı bulunmaktadır.S. Umûmîye (dördüncü sene). 9. dîvânçesini Türkçe tercümesi ile birlikte neşretmek iste­ diği anlaşılmaktadır.675. İkincisi ise Tâhir'ül-Mevlevi'nin 29 X 21 (20 X 14) ebâdındaki kareU kağıtlara yazarak 8 Ma­ yıs 1946'da Fethi Sezai Türkmen'e hediye ettiği defter­ dir. Bunlardan F. B a ş tarafındaki F a r s ç a "Dibâçe"den sonra kıt'a.b 211a-218b) müeUif tarafından rık'a ile yazılmış­ tır. B u nüshanın asıl h u s u s i y e t i h e r sayfanın k a r ş ı s ı n a gelen sayfada manzumelerin nesir hâlinde tercümelerinin bulunması­ dır.S. 67 . Her sayfanın iki kenarı­ na kurşun kalemle cetvel çekilmiş. Mir'ât-i Hazret-i Mevlânâ 'dan sonra neşrettiği ikinci manzum eseridir. Bunun dışında Üniversite kütüphanesinden fazla olarak eserin başında 4 sayfahk "Bir iki söz" başlıklı bir takdim yazısı bulunuyor ki bu satırlardan müellifin. Divânçe-i Tâhir Tâhir'ül-Mevlevî'nin gençhk yıllarında nazmettiği Türkçe ve Farsça şiirlerini ihtiva eder.5) ebadında. sırtı açık kahverengi bez ve san mukavva kapakh olup 61 va­ raktır.

müseddes. -Hz. gerekse Kemal Edib Kürkçüoğlu'nun hstesinde müstakil birer eser şeklinde gösteril­ miştir. Nedim. Süleymâniye kütüphanesinde bulunan müellif 68 . naat. Tamâmiyle eski tarzda yazılmış şiirlerden mürettep bulunan bu eserin "İfâde-i mahsûsa" kısmındaki şu sa­ tırlar Tâhir'ül-Mevlevî'nin bu yıllarda şiirde takip ettiği yolu açıkça ifâde etmektedir: "Ben Fuzûlî. B i r kısmı F a r s ç a olan bu manzumelerin çoğu daha sonra bâzı değişikliklerle Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî 'ye de girmiştir. (20 X 13. Nep. muhammes. murabba. tevhid. Bundan hazzı olmayanlar varsınlar udebâ-yı efrencin pey-revi olsun­ lar. Sezâî. Kitabı teşkil eden parçalar gerek müelhf tarafından hazırlanmış listelerde. kıtaat ve müfredat kısımlarından müteşekkil­ dir." Divân Edebiyatından Birkaç Parça ve İzahı Dîvân edebiyatımızın en çok tanınmış ve okunmuş metinlerinden yedisinin izah ve şerhini ihtiva eder. şarkiyat. Satır adedi 18 ile 21 arasın­ da değişmektedir. M e v l â n â ' y a dâir-kasâid. Naci ve şâir gibi esâtiz-i edebi taklide çahşdım.16. Bu hareketimle zevk-i millîden behre-dâr olduğumu isbât ettim.5 X 9 ebâdındaki 156 sayfahk eser umûmî olarak münâcât. gazeliyât. yeşil bez sırtlı. Rık'a ile (müellif hattı) sarı ambalaj kağıtlarına yazılnuş olan eser 9 formahk bir def­ ter şekhnde tertib edilmiştir. Sülejonâniye kütüphanesinde F. kahverengi mu­ kavva kapakh (kapaklar müelhf tarafından iki kat kağıt­ la kaplanmıştır). Türkmen 9 2 numara­ da kayıtlı bulunmaktadır. tevârih.S.5) ebadında. 3 2 9 sayfa.

Kai-îdesi^**^ bulunmaktadır. nr. bunların hepsi bir arada mütâlâa edildi.1 6 1 . 182 Bk. 3 0 Ağustos 1939'dan itibaren 7 sayıda tefrika hâlinde neşredilmiştir. Altıncı olarak Fuzûli'nin Bağdat Kasidesi adlı eser yer alıyor. Şöyle ki: Bakinin Sünbül Kasidesi ve Şerhi ™ ad­ lı eserin bulunduğu birinci kısımda (s. Bunu t â k i b eden 1 1 4 . 100. 181 İslam Yolu. İkinci kısım­ da bulunan Bâkî'nin Kânûnî Sultan Süleyman Hakkın­ daki Mersiyesi 'nde (s. Te'lif târihi 9 Ağustos 1 9 4 1 . l ü t a p Fuzûli'nin Şikâyet-nâmesi başbğı altında "Şikâyetname" hakkın­ da bâzı bilgiler ve metnin tahlîU ile bitiyor -Te'lif târihi 1941-.21. Üçüncü sırada bulunan Taşlıcalı Yahya'nın Şehzade Mustafa Mersiyesi^*^'^ adh eserde ilgili kaynak­ lardan istifâde edilerek şehzadenin katU hâdisesi anla­ tıldıktan sonra mersiyenin şerhine yer verilmiş. sayfalar arasında Sabrî'nin Ebûsaid Efendi Vasfındaki . 199-231. s. sayısından itibaren (Temmuz 1938) "Uâkî'nin Sünbül Kasidesi" başlığı ile 3 parça hâlinde neşretmiştir. 180 B u eser Bilgi Yurdu mecmuasında n r . 2 4 Şubat 1949 .35-75) şerhden önce manzumenin yazıhş sebebi hakkında bâzı târihî malûmat bulunmak­ tadır.hattı nüshada aşağıda adlan zikredilecek eserler Dîvân Edebiyatından Birkaç Parça ve İzahı adı altında bir cilt­ te derlendiğinden. s a j ^ a l a r d a k i Nefî'nin Hotin Kasîdesi^^^ kısmında kaside ve kasîdecilik hakkında al­ tı sayfalık bilgiden sonra Hotin seferi anlatılıp metnin izahına geçilmiş. 1-30) "Sünbül" kasidesinin nazireleri ve yazıhş sebepleri hakkında bilgi verildikten sonra metnin şerhine geçilmiş. 2 5 . 69 .2 5 Rebiülâhir 1368'den itibaren bu şerh neşredilmiştir. 179 Müellifbu esefini Bilgi Yurdu mecmuasının 12.

İ s t a n b u l Ü n i v e r s i t e s i kütüphanesine hediye ettiği anlaşıhyor. 7 Teşrinisani 1950'de yâni vefatından 8 ây önce.n k ' a ile istinsah edilmiş­ tir. 219 gazel. 9 murabba. Mustansihin 211. siyah meşin sırth ve kahn mukavva kapaklı olan cilt sonradan tamâmiyle parlak siyah bir muşamba ile kaplanmış. münâcât. yan kağıtlar renkli ve desenhdir. İstinsah sırasında -sonradan ilâve olunan varaklar dı­ şında. Son IfaUaÜar. Bunu takib eden ilk sayfada "İfâde" başlığı altında bir mukaddime bulu­ nuyor ki burada müelhf kısaca şiir hakkındaki görüşleri­ ni belirtmiştir.M e v l e v î ( 1 8 8 2 .374-376. İstanbul 70 . Dîvân 'ın üst kapağı içinde müellifin kendi hattıyla yazılmış basılan ve basılmayan eserlerinin Üstesi bulun­ maktadır. 32 X 21 ebadında. satır adedi ise 27 dir. 32 nuût-ı şerife. 12 nât-ı çâr-yâr. 9 3 8 7 numarada kayıth bulunmaktadır. Eserin muhtevası kıt'a. s.her sajfaya numara verihniş olduğu halde XIIX -ı345 sayfa. 18 nuût-ı mevlevîye. rubâî. 1955. Baştaki XI1X sayfa Tâhir'ül-Mevlevî'nin tercüme-i hâli ve eserlerinden bahseder. siyah mürekkep kullanılarak -şüphesiz ki müellif hattı bir nüshadan. tevhid cinsinden 36 parça manzume. Hattat S u ' û d ' ü l . Hâlen T Y .Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî Tâhir'ül-Mevlevî'nin Dîvânçe-i TâAir'dekiler de dâhil olmak üzere hemen bütün şiirlerini içinde topladı­ ğı eseridir. Tamâmı 218 varak tutan cildin 211 varağı Dîvân 'a geri kalan 7 varağı da Dîvânçe-i Fârisî-i Tâhir'e aittir. 183 İbnülomin Mahmud Kemal İnal. başındaki kayıttan.1948) tarafından kareli kağıtlara. varaktaki 'Takdîme-i ihlâs" başbkb bir sayfalık manzum takrizinin sonunda ferağ kaydı olarak 4 Teşrinievvel [1)348 (1932) tarihi bulunmakta­ dır.

13 koşma. 9 5 târih-mersiye. Tâhir'ül-Mevlevî 20 Rebiülâhir 1364 (3 Nisan 1945) den itibaren nazmettiği şiirlerini ayrı bir divânda tertib etmiştir ki bu ikinci dîvânın hem müellif nüshası hem de sonradan istinsah edilmiş iki nüshası Süleymâniye kütüphânesinda F .58. 131 parça muhteUf manzume. Dîvânçe-i Fârlsî-i Tâhir 'in Süleymâniye kütüphanesinde. Suûd'ül-Mevlevî tarafından tebyiz edildikten sonra 20 yıl kadar Tâhir'ül-Mevlevî'nin eünde kalarak bu müd­ det zarfında birçok ilâve ve tashihlere uğradığından. 11 şarkı. Türkçe dîvânının bir nüshasını Millet Kütüphanesine bıraktığı­ nı ifâde ediyorsa da (vr. İs­ tanbul Üniversitesi kütüphanesindeki dîvânı müellif nüshası olarak kabul edebibriz. Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî (2) nin içinde bulunan "İbrahim'e verilen Dîvân nüshasına ithâfîye" başhklı manzumeden 27 Mart 1946 da asıl dîvânın bir nüshasının da İbrahim Kutluk'a verildiği an­ laşıbyor. müelhf hatü olmayan bir nüshası da Edebiyat Fakültesi mezunlarından Halil Açıkgöz ar­ kadaşımızda bulunmaktadır. 1 terkib-bend. S . 3b) adı geçen kütüphanede bu­ gün böyle bir divân mevcut değildir. T ü r k m e n 4 0 . 7 8 ve 8 3 n u m a r a l a r d a kayıtlı bulunmaktadır'"'*. 19 muhammes. Esas dîvânın. Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî (2) Tâhir'ül-Mevlevî'nin 20 Rebiülâhir 1364 (3 Nisan 1945) den sonra nazmettiği şiirleri için tertib ettiği dîvânıdır. Tüı-kmen 82 nu­ marada kayıth bulunan nüshasında müellif. S . S. 71 . 9 6 kıt'a ve rubâ'î ile 63 parçalık hiciv ve hezeliyattan ibarettir. F . Başında: 184 Bk.

28 X 19. Eserde çeşitli nazım şekillerinden 174 parça manzume bulunmaktadır. 2 9 X 10. Türkmen. 72 . satır adedi 26. Çizgili kağıtlara n k ' a (müellif hattı) ile yazılmış. Manzumelerin bir kısmı önce başka kağıtlara yazıhp sonradan boş yaprak­ lara yapıştırılmış.S.S. Süleymâniye kütüphanesinde F. sırtı soluk kahverengi bez.Birinci defter-i eş'ârı ikmâl eyleyih hâmem İkinci defteri tahrire âgâz eyledi billâh Muvaffak eyle hüsn-i hatmine Tâhir kulun Rabbim Bu bir dîvân-ı sânîdir dedim bed'ine bismillah kıt'ası bulunmaktadır. Edebî Mektuplar Ç a n k ı n Milletvekîh Tal'at Onan tarafından dîvân edebiyatının bâzı güç beyitleri hakkında îzâhat almak üzere 1942 senesi içinde Tâhir'ül-Mevlevî'ye gönderilen sorulara 9 cevâbın bir araya getirilmesinden müteşekkil bir eserdir. Türkmen 78 ve 83 numaralarda ka­ yıtlıdır. 168 numarada kayıthdır. Dîvân tertibinde tâkib edilen sıraya riâyet edilmemiştir. kahverengi ambalaj kağıtlarına nk'a ile yazılmış.5 ebadında. Bazen siyah bazen de mavi mürekkep kullanılmış. 51) "Damga matbaası müdürlüğünden mütekâid Nüzhet" Bey'in.5 (24 X 7) ebadında siyah bez sırtlı. 113 varak. S . s a n mu­ kavva kaplı. Son yaprakta (vr. Tâhir'ül-Mevlevî'nin vefatına düşürdüğü iki târihi bu­ lunmaktadır. Türkmen 72 numarada kayıtlıdır. Müellif nüshası Süleymâniye kütüphanesinde F . B u ikinci dîvânın Tâhir'ül-Mevlevî'nin vefatından sonra istinsah edilmiş iki nüshası da yine ay­ nı kütüphanede F. yeşil kareh kağıtla kaplanmış mukavva kapaklı.

1936) bu eserinden seçtiği tanınmış ıstılahları k ı s a l t a r a k Edebiyat Lügati '"^ adı altında neşretti. Vazifesinden ayrıldıktan 1. te'üfinden yaklaşık 4 0 yıl ka­ dar sonra Kemal Edib Kürkçüoğlu tarafından içindeki maddeler latin harflerine göre tertip edilmek ve bâzı kü­ çük değişikhkler (msl. Tâhir'ül-Mevlevî'nin 1934 senesi başında getirildiği "Edebiyat Lügati Komisyonu"ndaki çahşmaları teşkil eder. belki de edebiyat araştırmalarımız sahasında varlığı hâlâ hissedilen bü­ yük bir boşluk kısmen de olsa daha o zamandan doldu­ rulmuş olacaktı.5 yıl sonra tesbit edebildi­ ği edebî ıstılahları h a r f sırasına göre tertib ederek 5 Ra­ mazan 1354 (1 Kânunievvel 1935) de hepsini bir ciltte topladı. Tâhir'ül-Mevlevî'nin komisyonda bulunduğu 4.5 ay zarfında. Merhum Fethi Sezai Türkmen'in kütüphanesinde görebildiğimiz fiş kalıntılarından. Tâhir'ül-Mevlevî'nin her madde başına koyduğu parantez içindeki Fransızca başlıkların kaldırılması) yapılmak suretiyle neşre hazırlanarak 1973 senesinde "Enderun Kitabevi" nce tabettirildi. Edebiyat Istılahları. Araştırmalarda tâkib edilecek usûl hususunda Ah Ekrem (Bola>ar) ile aralarında çıkan anlaşmazbk üzerine komisyondaki vazifesinden 6 Mayns 1934'te ayrılmıştı'"'"'.15. 185 Edebiyat Lügati.5 . Eğer bu çalışmalar devam etseydi. Bir yıl sonra ise (1254 . İstanbul 73 .Edebiyat Istılahları Bu eserin nüvesini. 1973. S. Kemal Edib Kürkçüoğlu. nsjr. divânlar ta­ r a n m a k suretiyle dîvân şâirlerimizin kullandıkları kelime ve tâbirlerin tesbiti ile bunların îzâhına dâir fevkalâde geniş bir çahşılmaya giriştiği anlaşılmaktadır.

Türkmen 111 numarada kayıth bulunmaktadır.5 ebâdındaki kitabın sırtı siyah muşamba. 6 Şubat 1935" kaydından Edebiyat Istılahları ile aynı târihde hazırlandığı anlaşılmaktadır. 32 X 23.s. Kemal Edib Kürkçüoğlu. İstanbul 1973. F . 74 . 188 Edebiyat Lügati. 29 satır. s. 186 Bk. sayfa­ dan itibaren halk ve dîvân edebiyatındaki nazım şekille­ rine yer verilmiş.5 X 19) ebâdındaki daktilo sayfaları cildin asıl sayfa­ larını teşkil eden ambalaj kağıtlarına dörder köşesinden yapıştırılmış.61.9-11. (28.Eserin müellif nüshasmdan istinsah edilmiş diğer bir nüshası Süleymâniye kütüphanesi.daktiloya çekilmiş ve müellifin tashihinden geçmiş vaziyettedir. (1352). teşbih. Edebiyat Kaideleri Tâhir'ül-Mevlevî'nin Edebiyat Istılahları 'ndan baş­ ka Edebiyat Kaideleri adlı bir eseri daha vardu. istiare. 45.ki gerek kendi tertib ettiği Üstede'"^ gerekse Kemal Edib Kürkçüoğlu'nun hstesinde'"** adı geçmemektedir. S . alâka. Aynı cins­ ten edebî sanatlar (msl. mecâz-ı mürsel) bir biri ardınca mütâlâa edilerek aralarındaki fark ve benzerliklerin mukayesesi yapılımştır. ön kapağın içindeki varak. Eserin hususiyeti. edebî san'atlaiı kolayca anlaşıhr şekilde izah edebilecek mâhiyette olmasıdır. nşr. kapaklar lâcivert cilt kağıtlarıyla kaplanmış. 92 saj^alık eser -muhtemelen matbaaya verilmek üzere. 187 Divânı Tâhir'ül-Mevlevî. Eserin sonundaki "İstanbul.

69.43-44) aynen aktarıyor.I. ashnda Edebiyat Istılahları adlı kitaptır. sahasmda o zamana kadar karşılanmamış mühim bir ihtiyâca cevap veriyordu. Edebiyat Lugatı^^" Bk. S. S. İstanbul 1 9 7 3 . Eylül 1 9 3 8 . Zeki Pakahn. Edebiyat Istılahları. Burian"^^ ve Abdülkâdir Karahan'ın'^'' bi­ rer tanıtma-tenkid yazıları çıkmıştır.6 0 . nr. Demek oluyor ki Edebiyat Kâmûsu gibi farkh bir adla zikredilen eser. Edebiyat Sözlüğündeki Uydurma Tâbirler Türk Dil Kımımu'nun neşr ettiği Edebiyat ve Söz Sa­ natı Terimleri Sözlüğü (Ankara 1 9 4 8 ) adlı kitabın tenkididir. Lügat. Râgıp Paşa kütüphanesinde. M. nr. Edebiyat Lugalı. Tânh Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü' de (İstanbul 1971. 190 Kemal Edib Kürkçüoğlu neşri. c. Edebiyat Lügati T â h i r ' ü l . s.Edebiyat Kâmüsu^'^^ Bk. 5 R a m a z a n 1 3 5 4 (1 Kânunievvel 1935) de tamamladığı Edebiyat Istılahları '^'ndan bâzı kısaltma ve değişikhkler yaparak bir yıl sonra ( 1 3 5 5 .59 .583) "Fahriye" maddesini anlatırken: "Üslad Tâhir Olgun. müellifin Edebiyat l.sldahlan -veya Edebiyat Lugatıadlı kitabından başka bir eseri daha olduğu zonnını uyandırmaktadır. 193 Çığır. Edebiyat Istılahları. 192 Yücel. basümamış olan Edebiyat Kâmâsu'nda aşağıdaki kıymetli tafsilatı veriyor" diyerek Edebiyat Istılahları ndaki "Fahriye" maddesini (Bk.M e v l e v î ' n i n . 4112 numarada kayıth bulunmaktadır. 75 . K. Edebiyat Lügati hakkında O. 189 Tâhir'ül-Mevlevî'nin basılmamış eserleri listesinde sık sık geçen bu isim.32. İlk Teşrin 1937.Kürkçüoğlu.E. 191 Bk.1 9 3 6 ) "Asâr-ı İlmîye K ü t ü p h a n e s i Neşriyatı" arasında tabettirdiği eseridir.

1. Türk­ men 111 numarada kayıth bulunan Edebiyat Istılahları 'nin 4 4 8 . Râgıb Paşa kütüphanesindeki nüshadan istinsah edilmiş diğer bir nüsha ise Süleymâniye kütüphanesinde F . Vezinh sözlerin kolayca zihne gireceği ve uzun müddet ha­ tırda kalacağı fikriyle manzum olarak tertip edilmiş. 81 sayfa. Eserde hece vezni ve sâde Türkçe kullanılmıştır. M ü e l l i f " B a ş l a n g ı ç " kısmında eseri h a k k ı n d a şu 194 İslâmın Nuru. varakları arasındadır. Edebiyat Târihimize Dâir Manzum Bir Muhtıra Başlangıcından Tanzimâta kadar geçen devreleri içi­ ne alan muhtasar ve manzum bir Türk edebiyatı tarihi­ dir. 20 Nisan 1951 . S . Kabn ve kareli ka­ ğıtlara siyah mürekkep kullanılarak n k ' a (müelhf hattı) ile yazılmış. sarı mukavva kapaklı. Yer yer alayh ifâdeler kullandığı eserini müellif şu bejdtle bi tiriyor: Takılmış olsaydı Böyle yazılmazdı bilgiden gözlük edebî sözlük Tâhir'ül-Mevlevî. üzerindeki te'hf târihi 1 Mayıs 1950 olan bu eserini bir mecmuada'•'^tefrika hâhnde neşre te­ şebbüs etti ise de devamına ömrü vefâ etmemiştir.23. tenkidi yapılan maddelerin üzerleri yine aynı mürekkeple çizilmiş. Bâzı maddelerin parantez içinde Fransızca karşıhklannm verildiği görülüyor. 76 . Her sajrfaya kırmızı mürekkeple cetvel çekihp.522. 18 satır.5 X 16 (19 X 11) ebâdındaki kitabın sutı lâcivert bez kapb. Tenkitte daha ziyâde eski edebî ıstılahlarımızın yeri­ ne getirilmek istenilen yeni kehmeler hedef alınmış. nr.Receb 1370.

İkinci kısımda Çağatay. Çağatay şâirlerinden 24. yazısı ve eski nazmı şekilleri üze­ rinde durulmuş. A b d ü r r e ş i d İ b r a h i m E f e n d i . Fakat milli vezin ile ve gayet sâde yazılmış olması itibariyle birinciliği kazanıyor. Birinci kısımda Türk lehçeleri. Os­ manb -halk ve dîvân. el yazı­ sıyla kalmıştır: Millet Ktp. Ankara 1973.487. Agâh Sırrı Levend. Efgan Emiri Ahdurrahman Han Emir Ahdurrahman Han'ın ana diliyle kaleme aldığı ve F a r s ç a . kitabında bu eserin mâhiyetini anlattıktan sonra "İdSl'de tamamlanmış olan bu eser basılmamış. 77 . Azerî ve Os­ manb edebiyatı anlatılmış. İngilizce ve R u s ç a y a tercüme edilen hatıratının Farsçadan dihmize tercümesidir.I." Türk edebiyatı tarihi İslamdan önce. Tanzimat devresinde ise sâdece Şinâsî'den bahsedilmektedir.mütâlâada bulunuyor: "Öyle zannediyorum ki şu muhtasar eser (Güftî tezki­ resi) ile (Hârâbat mukaddimesine nisbetle üçüncü olu­ yor. s.şâirlerinden 120 kişinin kısa tercü­ me-i halleri verilmiş. 1931 senesi Ağustos'unda'*' tamamlanan eser aynı yıl 19.5 X 14 ebadında 158 sayfahk bir kitap hâlinde İtti­ fak matbaasında (İstanbul) basılmıştır. Adı geçen kütüphanede ise bugün eserin müsveddesi bulunma­ maktadır." şekhnde yanhş bir bilgi vermiştir. c. manzum No. İslamdan sonra ve Tanzimat olmak üzere üç kısımda ele ahnmış.. 1222/1. eserin bir nüshasım M e h m e d 195 196 Ben stizü tamâma erdirdim bunda Dokuz yüz otuz bir Ağustosunda Türk Edebiyatı Tarihi. Emlrl.

FuzûlVye Dâir "Edebiyat Tarihimizde Araştırmalar" serisinin ilk ki­ tabıdır. Dîvân Edebiyatından Birkaç Parça FuzûlVnin Şikâyet-nâmesi Bk. 163. ( B e n g ü b â d e ) Neden Bahseder'"". Kitabı teşkil eden parçalar şunlardır: I. ( F u z û l î ) n i n (Şikâyetname) Gönderdiği (Nişancı) Kimdi?^°°. Birinci cildi Sırâtımustakîm 'de tefrika edilmiş. nr. n r .9. 1935-1936 yıllarında tefrika hâlinde neşrettiği yazıların.8. I I .6 Teşrinievvel 1327'den itibaren. . 78. İkinci Teşrin 1 9 3 5 . III.lOa. vr.ikinci cildinin müsveddeleri ise Trab­ zon'da çıkan İkbal gazetesine dere olunmak üzere gaze­ te sahibi Osman Nuri Efendi'ye verilmiş'"". 2 6 Şevval 1329 . l 2 3 . TY. Dîvân Edebiyatından ve İzahı. okuyucular tarafından alâka görmesi üzerine Fuzûlî'ye Dâir (İstanbul 1936) adı altında topluca neş­ rinden ibarettir.9387. İkbal kolleksiyonunu göremediğimizden ikinci cildin adı geçen gazetede neşredilip edilmediğini bilemiyoruz. ve Şerhi Birkaç Parça ve İzahı. Yücel. Birinci Teşrin 1935. Akif de meşguliyetini öne sürerek bu işi Tâhir'ül-Mevlevî'den rica etmişti'"^. İstanbul 198 Dîvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî 1352 Üniversitesi Kütüphanesi.6 Teşrinievvel (1933). -nr. Yine 197 1327. FuzûlVnin Bağdat Kasidesi ve Şerhi Bk. SırâUmuslakîm. 2 6 Şevval 1 3 2 9 . 199 200 Yücel. nr.A k i f 'e getirerek tercüme etmesini teklif etmiş.

nr. Germiyanlı Şeyhi ve Hârnâmesi "Edebiyat Târihimizde Araştırmalar" serîsinin son kitabıdır. İçindeki bahisler yukandaki şekilde bildirilen eserin ye­ rine serînin ikinci kitabı olarak Şâir Nev'î ve Suriye Kasîde. l l . 201 yüce.Fuzûlî'nin (Nişanci)sı Hakkında^*^". İkinci Kânun 1936. eserleri. 5 X 1 3 . Nisan 1 9 3 6 . nr. 1 9 4 9 ( 1 3 6 5 ) da Yeşil Gresun matbaasında (Giresun). 66-HI sayfahk kitap hâlinde tabedilmiştir. IV. 5 ebâdındaki 6 2 sayfalık kitabın dış arka ka­ pağında şu îlân bulunmaktadır: İkinci kısımda şu bahisler bulunacaktır: /(Şeyhî) ve (Harnâme)si/ (Hümâyunnâme) hulâsası. 14./ (İntihal) ve (Tevârüd). 5 ebadında. edebî kudreti ve Har-nâme 'nin izahından ibarettir. 2 0 x 1 3 . Fuzûlî (Leylâ ve Mecnun)u lümin Adına Yazmıştı'''''''. E s e r i n sonunda "Türk Dil Kurumu" tarafından 1 9 4 2 ' d e faksimile olarak neşredilen Şeyhî Dîvânı hak­ kında müellifin-İstanbul kütüphaneleri tasnif komis­ yonu nâmına. Şeyhî'nin hayâtı. Şubat 1936. / Şeyh Gâlib'in 26yaşında tertib etti­ ği tumgi dîvandı? / Fiatı 20 kuruş. 79 .'iî neşredilecektir.. / Şâir (Bâkî)nin üstad (Zatî) ile görüşmesi.l2. 10. 202 Yücel. /(iskender Çelebi) ve bir şâirin kahramanlı­ ğı.bir tenkid yazısı ve Şeyhî'nin bir beyti hakkında Ah Nihad Tarlan'la aralarında cereyan eden muhaberenin metinleri bulunmaktadır. n r . 1 9 . nr. Birinci Kânun 1935. /(Bakî) türklüğü küçük görmiiş mü idi?/Sultan Ahmed Çeşmesi ve üstündeki târih.

S. Ali Emîrî kütüphanesi (Şer'iye 1168) de ka­ yıth bulunmaktadır. 18). "İlmin nevileri ve ilm-i ledünnî" (s. 21 X 15.20). mavi bez sırth ve mukavva kapaklı olan 80 varakhk bu nüsha çizgih kağıtlara siyah mürek­ kep kullanılarak rik'a ile yazılmıştır. "Hallac'ın katline asıl sebeb ne idi?" (s. 15).5) ebadında. Siyer-i Peygamberi.2). 23 sayfa. Ali Emîrî kütüphanesindeki bu nüshanın İstanbul Kütüphaneleri Târih-Coğrafya Yazmaları Katalogları. Hallâc-ı Mansûr'a Dâir E b û Mugîs el-Huseyn b. "Hallac-ı Mansur nasıl îdâm edildi? (s. Satır adedi 15-17 arasında değişmektedir. Mehmed Şâkir tarafından rik'a ile istinsah edil­ miştir.Müellifin el yazısı ile tebyiz ettiği nüsha Sülejonâniye kütüphanesinde F. Milh Eği­ tim basımevi. soluk düz beyaz kağıth. "Kurb" (s. B u nüshanın so­ nunda "26 Ağustos 1947" târihi bulunmaktadır. Te'hf için Mişkâtü'l-envâr.716) de bir tavsifi yapılmıştır. Türkmen 79 numarada kayıthdır. Nefahâtul-üns gibi Jcaynaklardan istifâde edilmiş. Mustafa Nuri b. Eserdeki kısımların başlıkları şöyledir: "Hallâc-ı Mansur kimdi? (s.3).5 (17. Biyografiye Dâir Diğer Eserler (İstanbul 1948. 80 . Mansur el-Beyzavî (857 922) hakkındaki şüpheleri giderme gayesiyle kaleme alınmıştır. cüz. 24. siyah bez sırth.5 x 11.8. Vefayâtü'l-âyân. s. 1 Şubat 1945'de ön­ sözü yazılan eser 14 Şubat'ta bitirilmiş. Hazret-i Peygamber'in Hayâtı B k .5 ebadında. vişne rengi mukavva kapakh (kapaklar ambalaj kağıdı ile kap­ lanmıştır).5 X 6.

İlk tespit edilen hizmetler arasında maârifin henüz mektep açamadığı köylerde imamların okutabileceği cinsten basit kitapların neşri de yer alıyordu^"''. 1926. v r . cemiyet her cuma İbrahim Paşa medresesinde İskiliph Mehmed Atıf Efen­ di'nin odasında toplanıyordu. O yıllarda basılmayıp daha sonra ders kitabı olarak oku­ t u l m a s ı k a b u l edilince 1 9 2 3 E k i m i b a ş l a r ı n d a neşredilmiştir^"''. Divân-ı Tâhir'ül-Mevlevî 'nin Üniversite kütüphanesindeki nüshasının (TY. 81 . sayı ise "Safer 1342" (1923 Ey­ lül/Ekim) tarihini taşımaktadır. M ü e l h f kitabının hâsılatının tamâmını adı geçen mektebe bağışlamıştır. Hind İhtilâli B u eseri göremedik. Ş e r ' i y y e ve E v k a f V e k â l e t i t e d r i s a t müdir-i umûmîliğince Dârüşşafakati'l-âliye'de okutulması ka­ bul edilerek "Cemiyet-i Tedrîsîye-i İslâmîye" tarafından tabedilmiştir.iUc girdiği günlerde. 4 0 . Yenilenen cemiyet önce yapacağı işleri kararlaştırdı. 19 x l 3 ebâdındaki 4 6 sayfalık kitap. 204 Kitabın dış arka kapağındaki bir ilânda Mahfil'in 4 0 . 9387) ba­ şındaki malûmatı aynen aktarıyoruz: "Hind ihtilâli: Hindistan'da İngilizlere karşı zuhur eyleyen ihtilal esnasında bir İngiliz kadınının sergüzeş­ tine dâir İngilizceden Fârisîye mütercem Sergüzeşt-i Yek Hânım-ı Engilisî der-Hindûstân isimli eserin tercü- 203 Matbuat Alemindeki Hayâlım. E s e r böyle bir karardan sonra kaleme alınmıştır.Hazret-i Peygamber ve Zamanı Tâhir'ül-Mevlevî "Teâlî-i îslam"a -önceleri "Cemiyeti Müderrisin". nüsha­ sının intişâr ettiği haberi mevcuttur. 4 8 ^ 9 .

Mütercim kitabın başına sonradan ilâve ettiği "İfâde" kısmında şöyle diyor: Garbiılardan gördüğümüz bunca hakarete rağ­ men hâlâ. S. İstanbul kütüphıânelerinde İkbâl koUeksiyonunu bulama­ 82 . 1918 yıllarında te'lif hakkını Trabzon'da çıkan İkbal gazetesi sahibi Osman Nuri B e / e sattığı tercüme eserlerinden biridir^"*'. IEse­ rin aslı: on ikinci asr-ı hicrîde yaşamış ve Dehli hükümdarı (Muhammed Şah) ile Iran sâhibzuhûru (Nâdir Şah) devirlerini idrâk ederek on seneden ziyâde Hindistan'da oturmuş olan (Gemsin Frîzer) nâmında bir İngiliz tarafından yazılmış.49. daha sonra da İran (nâibüssaltana)sı (Mecîdüddevle Ali Muhammed Han)ın kalemiyle tashih ve tenkîh olunarak basılmışdır.!) tavsiyesine kalkışacak kadar gaflet gösterdiğimiz ve şarklı olduğumuzu unutacak de­ recede ahvâl-i şarklyeden bi-haber bulunduğumuz bir zamanda şarka dâir epeyice ibret-âmiz vekâyi'i hâvi olan şu eseri Fârisîden lisânımıza naki ediyorum. Önce mez­ kur gazetede tefrika edildikten sonra 1329-30'da 25 x 17 ebadında 1 + 8 6 sa^-fahk kitap hâlinde neşredilmiştir. 206 Bk. muahharen (Nâsırüddîn Şah)ın emri ve Kürdistan valisi (Nâsırülmülk Ebulkâsım Han)ın himmetiyle İngilizceden Fârisiye terceme edilmiş.mesidir ki bu da İkbal gazetesine dere edilmiş ve Trabzon'un Ruslar tarafından istilâsında matbaanın yağma edilmesi dolayısıyla müsveddâtı ve matbu aksamı ziyâa uğramışdır. 205 dık." Hind'in Moğol Hükümdarları ve Nâdir Şah Tâhir'ül-Mevlevî'nin. (garblılaşalım.

hitabet derslerinde talebeye okutulmak üze­ re hazırlanmıştır. Eser. bu hususda erbâb-ı kaleme şevk olmak muvaffakiyetini kazanırsa benim ve memleketim için ne mutlu 11 Kânunısânî 328.Bunu Türkçeleşdirmekden maksadım: hem zavallı halkım. sayısından (6 Muharrem 1339 = 20 Eylül 1920) itibaren tefrika hâhnde neşrettiği bu ter­ cümesinin okuyucular tarafından fazlaca rağbet görmesi üzerine 1 9 2 0 senesi Ağustos'u başlarında'^"^ birinci. 83 . Hind Hitabet Dersleri Tâhir'ül-Mevlevî. Birinci kısım 207 MahCd. S ." Masalları Daha önce Nâmık Kemal'in aynı adla dilimize tercü­ me ettiği. medreselerin lağvı iizerine maârif vekâletinin açtığı mekteplerden İstanbul İmam ve Hatip mektebine Türkçe ve hitabet mualhmi olarak tâyin edil­ mişti. 19 x l 3 ebadında. I Terceme-i nâçizim. 1926'da ise ikinci cildi çıkmak üzere 20 x l 4 ebadında 120 ve 80 er sayfalık iki cilt hâlinde Mahfil neşriyatı arasın­ da tabettirerek piyasaya çıkarmıştır. Zilhicce 1 3 3 9 . Türkmen 173 numarada kayıth bulunmaktadır. n r . sırtı ve köşebentleri lâcivert cilt be­ zi kaplı kitap "Hitâbet-i dînîye" ve "Hitâbet-i resmîye" ol­ m a k üzere iki kısımdan müteşekkildir. hem lisân bilenlerimizi azacık da şarka dâir kitab nakli­ ne teşvik eylemekdir. Süleymâniye kütüphanesinde F . Tâhir'ül-Mevlevî daha önce baştan bir kısmını Peyâm-ı Sabah 'ın 646.ıza Hind ve Iran hakkında biraz ma'lûmât vermek. l 4 . Hind'li Şeyh İnâyetullah'm Bahâr-ı Dâniş ad­ lı F a r s ç a eserinin Hind Masalları adıyla yeniden tercü­ mesidir.

Peygamber'in hitabeti. Satır adedi muhteliftir. İbni Kemal'in Yavuz Hakkındaki Mersiyesi Yavuz S u l t a n Selim'in sefer esnasında Çorlu'da vefatı üzerine Kemal Paşa-zâde'nin nazmettiği mersiye­ nin şerhidir.5 ebadında. 4a'da ise "Yavuz'un ölümü" başlığı altında hükümdarın rahatsızhğı ve sefer sırasında vefatından bahsedilmiş.) vaazlar. Hz. Satır adedi 16-18 ara­ sında değişiyor. ilk çağlardan itibaren tarihçesi.b. vr. erkânı ve hatibin tavrı gibi kısımlar­ dan ibarettir. Krem rengi kahn kağıtlara rik'a (müellif hattı) ile yazıl­ mış. "İçtimâi hitabet" kısmında ise nutuk.Türkmen 174 ve 177 numaralarda kayıtlı bulunmaktadır. îslamdan sonraki hitabet. 19 X 13.l-78) çizgisiz beyaz kağıtlara. bay­ ram v. Câhihye devri hatipleri ve bu devir hitabetinin esasları. başhklar daha kahnca bir hatla behrtilmiş. cenaze. Kağıtlar iki forma hâlinde ortadan dikili. vr. çeşitleri.S. cuma hutbesi ve diğer dînî hutbeler (nikâh. Türk­ men 88 numarada kayıthdır.(\T. 22 varak. Müelhfîn hitabete dâir kaleme aldığı Konferans adh bir risale ile Hitabet Dersleri adlı diğer bir eseri de Süleymâniye kütüphanesinde F. icabları. kırmızı karton kapakh. Eserin ilk varağında "1 Eylül 1948" târihh bir mu­ kaddime bulunuyor. ikinci kısım ise kareli kağıtlara rik'a ile (müellif hattı) yazılmıştır. vr. Süleymâniye kütüphanesinde F . 5b'den lO'ar bejatten 7 bentlik mersiye- 84 . Eserin içindeki mevzuları şöyle hulâsa edebiliriz: Hitabetin tarifi. 2a'da "Mersiyenin nâzımı İbni Kemal" başhğı altında şâirin hayâtı hakkında malumat verilmiş. S .

siyah bez sırth ve kahve­ rengi mukavva kapakhdır. İnsanlığın Büyük Önderi Resûl-i hammed (s. neşredilmeyen tarafları ise kendi hattı ile vr. 76'dan itibaren tamamlamış. Siyer-i Peygamberi A'zam Hz.S. Kitap. bâzı nüsha farkları da yeri geldikçe behrtilmiş. mecmuada çıkan kısımların kupürlerini ke­ serek 34 x l 2 . Mu­ İslam Askerine Harb-i Umûmî yıllarında askerin şecaatim arttıra­ cak tarzda yazılmış bir eserdir. Şerh için Târih-i Osmânî Encümeni Mec­ muası'n\n 22 numaralı (1 Teşrinievvel 1329) nüshasın­ da neşredilen metin esas ahnmış. Türk­ men 164). 148 varak. Askerine is­ lam Târihinden Bâzı Vak'alar adı ile bulduk (F.sjin Hal Tercümesi Bk. Kafkasya Mücâhidi Şeyh Şâmil'in Gazavâtı Dağıstan ulemâsından Muhammed T â h i r el-Karâhî tarafından Arapça o l a r a k t e ' l i f edilen Bârikatü'ssuyûfi'd-Dâgıstâniyye fi ba'zı gazavâti'ş-Şâmiliyye adh eserin gayrimatbû bir nüshası şeyhin Medine'de ikâmet eden evlâdından biri tarafından Mehmed Akif e hediye edilmiş. Kafkasya Mücâhidi Şeyh Şâmilin Gazavâtı (Dârülhilâfe 1333) 85 . yeri geldikçe edebî sanatlar îzâh edilmiş. 5 ebâdındaki kahn beyaz kağıtlara yapıştır­ mış. Mehmed Akif de eseri tercüme ve neşre hazırla­ ması için Tâhir'ül-Mevlevî'ye havale etmişti. Müellif. Büyük bir kısmı Sebilürreşad'da n e ş r e d i l e n bu e s e r i S ü l e y m â n i y e kü­ tüphanesine gelen kitaplar arasında islam.nin tahlil ve şerhine girilmiş.

3. Eser. Kaili Bilinen Fıkralar Mehmed Zeki Pakahn'ın fıkralara dâir tertib ettiği bir kitap -muhtemelen Târihe Mal Olmuş Fıkralar (İs­ tanbul 1946). Mezâkuhervâh fi Şa'şa'ati's-salâh adlı bu gayrimatbû tercümenin de istifâde etmesi için Tâhir'ül-Mevlevî'ye emânet edildiği anlaşılmaktadır. 26 Mart 1940'dan itibaren her sayıya bir kısmı dercedihnek suretiyle hemen tamamı neşredil­ miştir. 1339 Muharremi­ ne mahsus nüshadan itibaren-. Oldukça orijinal olan fıkraların büyük bir kısmı Süleymâniye kütüphanesine gelen mektuplar arasında. mecmuanın her nüsha­ sında çıktığı kamerî ayın târihî hâdiselerine. âdetlerine (v.) dâir yazdığı makalelerin tamâmı 86 . 5 ebadında ve 2 1 6 sayfadır. Mahfil 'de -nr.b. AbduUalı el-Şekevî tarafın­ dan ağır bir dille O s m a n l ı c a y a tercüme edildiği. Daha sonra müsveddeleri gören Bilgi Yurdu mecmuası sahibi ve yazı işleri müdü­ rü M. Kamerî Aylara Dâir Malûmat B u isimle tertip edilmiş müstakil bir yazma nüshaya rastlayamadık. Tercümenin mukaddimesinden. Eserin derh toplu bir nüshasını göremedik. eserin Arapça ashmn dalıa önce Abdüüıamid b.unvanıyla Matbaa-i Amidî'de tabedilen kitap Sebilürreşad kütüphanesi serisinden (aded: 23) neşredilmiştir. Niyazi Erenbilge. ehemmiye­ tine. 32. bunların mecmuaya konmasını rica etmiş ve nr. kağıt parçala­ rına yazılmış vaziyette bir zarf içinde bulunmaktadır. 19 x l 2 .için Tâhir'ül-Mevlevî'den bildiği fıkraları istemesi üzerine eskilerden duyduklarını derleyerek Pakahn'a takdim ettiği defterdir.

10. "Müellif eserinin mukaddime­ sinde şöyle diyor: "Eflâkî Ahmed Dede'nin (Menâkıbü'l-âriftn) unvanlı eserini istinsah etmiş 2 Ramazan 1365 ve 21 Ağustos 1944 târihinde hitirmiştinı^'^'^. 3. 4 Kasım 1948= 2 Muharrem 1368'den itibaren. (nr. Binâen aleyh o râvîlerin isimleri bile toplanmış olsa VII ve VIII.olmabdır. Muharremü'l-harâm. Tahsin Yazıcı. Ramazânü'l-mübârek (nr. Kudemâ-yı Mevlevîye Menâkıhü'l-arifin 'de adı geçen 114 râvînin tercü­ me-i hallerinden bahseder. Bunla­ rın müsemmâlan hakkında bulabildiğim malûmatı top208 Prof. 5. Yüz elli kadar isim toplandı. Cemâdilûlâ 1339). Şa'ban 1339). Ağustos 1973'te neşrettiği Ariflerin Menkıbelerinde Tâhir'ül-Mevlevî'nin bu n ü s h a y ı S ü l e y m â n i y e k ü t ü p h a n e s i n d e Nafiz P a ş a 1 2 0 5 n-umarada kayıtlı bulunan Menâkıbü'l-ârifin'den çok güzel bir nk'a ile istinsah ettiğini bildiriyor (s. Rebiülevvel ve Mevlîd-i ş e r i f (nr. Şevval 1339). Çıkan makalelerin başbkları ve çıktığı nüshal a n n listesi şöyledir. 4. Onun için kitabda adı geçen ruvâtm esâmisini hece harfleri sırasına göre bir deftere geçirdim. 9. 5. Safer 1339).bâzı deği­ şikliklerle her ay neşredilmiştir. Hazret-i Mevlânâ ile Sultan Veled'in oğlu Ulu Arif Çelebi'nin müridi olmuş zevatın epeyicesi tanınmış olacakdı. asırda yaşamış. Şevvâlü'l-mükerrem (nr. Ramazan 1329). Cemâdiülûlâ ve'l-âhire (nr.75 ve 176. 7. Yıllar sonra İslam Yolu mecmuasında da -nr. Şa'bânü'l-muazzâm (nr. Saferü'l-hayr (nr. 1 1 . Recebü'l-ferd (nr. not). 12. 87 . Receb 1339). Rebiülevvel 1 3 3 9 ) . Mu­ harrem 1339). İstinsah esnasında hatı­ rıma bir şey geldi: Eflâkî Dede yazdığı menkabelerden çoğunu kimlerden naki etmişse râvîlerinin adını da yaz­ mıştır.

dolayısıyla Hazret-i Mevlânanın bir kısım menâkıb ve hevârıkı da meydana konuldu.lamakla bir (Kudemâ-yı Mevlevîye Tarihçesi) vücûda ge­ tirmek istedim. Âhî Mûsâ-yı Akşehrî (s. 28 X 19 (20. Ahî Muhammed 88 . He­ men bir ay içinde yâni 11 Şevval 1363 ve 29 Eylül 1944 târihinde tesvidini bitirdim.S.1 (Menâkıh)ın neresinden aldığımı göster­ mek için bendeki nüshanın sayfa numaralarını fıkrala­ rın altına yazdım. asırlarında Mevleviliğe müntesib zevatın bâzıları olsun unutulmakdan kurtuldu. 'Alâeddîn-i Kırşehrî (s. 13). 'Alâeddîn-i Siryânus (s.5) ebâdındaki 150 vr. Kırmızı mukavva kapaklı ve altın yaldızlı meşin cilthdir. 13). Ahi Muhammed Dîvâne (s.5 X 14.7).3). İkinci defter Süleymâniye kütüphanesinde F. 12).8). Yazdıklarım. Bu nüshanın kabı parçalanmış. 15).her varağın tek jTizü kullanılmış-. Ahi Ahmed Şâh Kazzâz (s. sayfaları fersudedir. Ahi Çoban (s. B u nüshanın sa3^a numaralarına göre eserde adı geçen râvîlerin listesi şöyledir: Ateş-bâz-ı Velî Ş â h M u h a m m e d Hadim (s. "Asıl me'hazım: Eflâkî Dede'nin (Menâkıb)ıdır. Türkmen 161 numarada kayıtlıdır. Müsvedde olduğundan îtinâsız bir hattı vardır.'hk bu nüsha çizgih beyaz kağıtlara siyah mürekkep kullanıla­ rak nefis bir rık'a ile yazılmıştır . 'Alâeddîn-i Erzincânî (s. 15 Ramazan 1363 ve 3 Eylel 1944'den itibaren mütevekkilen 'alallah yazmaya başladım. Şu muhtasar kitab ile hicretin VII ve VIII." Eserin iki parça defterden ibaret olan müellif nüshasmın birinci kısmı kayıptır.6). Müracaatta bulunduğum bir iki eseri de işaret ettim. Eserin sonradan istinsah edilmiş bir nüshası da bende bulun­ maktadır. l l ) . Ahi Ahmed Ş a h ( s .6). 'Alâeddîn-i Amasyavî Veled-i B a y r a m (s.

39). E m i r Tuman Beg (s. Kadı Sırâceddîn Urmevî (s. 17).91). E m i r Tâceddîn Mu'tez el-Horasânî (s. Emir Necmeddîn Dizdar (s. E m i r Bedreddîn Yahya (s. Habib F a k î h . S i p e h s â l â r ( s . Girây-i Büzürg (s. Kaluyan (s.91). Çelebi Bedreddîn ve Şemseddîn (s.82). İhtiyâreddîn F a k i h (s. Hâce Kamereddîn Nâib (s. 18).66). Kemâl-i Mu'arref (s. Kemâleddîn Kâbî (s.83). Hüsâmeddîn Begî (s.95). Hâce Şerefeddîn Semerkandî (s. 101). Sırâceddîn (s. 19). Mevlânâ Bedreddîn-i Şang-i Müneccim (s. Gumaç Hâtûn (s.96). AU Polad (s. Emir Bedreddîn Gevhertaş (s. Kira Hâtûn (s.41). 16). Hamza-i Nâyî (s.93).40). Alıî Nâtur (s. Kadı Necmeddîn Taştî (s.82).i Akşehrî ( s . Fahreddîn-i Ab-germi (s. Emir Mu'iddîn Süleyman Pervane (s. Hacu E m î r e (s.99). 17).63). Hâce Mecdeddîn-i Merâgî (s.76). Fahreddîn-i Dîv-dest (s. Kemâl-i Kavval (s. Pervane Oğullan (s. 19). Fahreddîn La­ la (s. 2 1 ) .70). Emir 'Âhm Çelebi (s.38). Emir Nûreddîn Veled Cica (s. Kadı Kürd-i Konevî (s.51). Bedreddîn-i Tebrizî (s.76). Fahreddîn-i Sivâsî (s.44). İmâdeddîn Veled-i Kurdî (s. Kadı İmâdeddîn b.69).74). Evhededdîn Çelebi (s.91). Emir Alâmeddîn Kayser (s. Aynüddevle (s.74).69).Seyyîd Abâdî (s.lOl). Ahmed Fakih (s. Bedr Kemâl Hors a f ( s .82).69). Kadı İzzeddîn-i Sivâsî (s. Bedreddîn-i Ma'denî (s.95).78). Kerîme Hâtûn binti Şeyh Muhammed 89 .16). 103).27). Çelebi Celâleddîn Feridun b.34).64). 2 7 ) .71). F â t ı m â Hatun (s.78). İnanç Şücâeddîn Beg (s.81).62). E m i r Celâleddîn Karatâyî (s. 7 7 ) . Hoşhkâ-yı Konevî (s. 100). Aıab Nuyin (s. Gürcü Hâtûn ( s .92). Gerâ Hâtûn (s.96).94).33). Ahî E m i r Ahmed Bayburtî (s. M e v l â n â Efsâbiddîn Mu'îd (s.22). Kutbeddîn-i Şîrâzî (s. Fahrunnisâ (s. Ekmeleddîn Tabîb (s.24).99).37). Kerîmeddîn Veled-i Begtimur (s.86). 7 7 ) . Hâce Mecdeddîn Atabeg (s.22).

Ş e r e f Hâtûn binti Sultan Veled (s.130). 127). 141). Şeyh Mecdeddîn-i Aksarâyî (s. Şeyh Mahmûd-ı Sâhibkaran. Zekeriyyâ-yı Tokâdî (s. 135).l4*2). l l 2 ) . Nâsıreddîn-i T î z b â z â r î (s. 145). Şihâbeddîn Gûyende (s. S u l t a n R u k n e d d î n ( s . Zeyneddîn 'Abdülmü'min Tokâdî (s.143). 118). Şeyh Saâdeddîn-i Mesnevî-hân (s. Şecâeddin-i Hanâkî (s. Mehke Hâtûn (s. Şeyh Mecdeddîn Veled-i Çâğâ (s. Şerefeddîn Osman Gûyende (s. Eflâkî 'Arifi Ahmed Dede (s. Şemseddîn-i Maletî (s. Tâceddîn-i Mutasaddık (s. 126). 108). Şeyh Bedreddin Yavaş-i Nakkaş (s. 129). Mecdeddîn Cendî (s. Kimya Hâtûn (s. Şemseddîn-i Mardini (s. Şerefeddîn-i Kayseri (s. S â y ı n e d d î n M u k r î (s. 1 1 0 ) . (s. 141). 133). Sirâceddîn-i Mesnevî-hân (s. 128). Şeyh Emîn Beg Ab-germî (s. 117). Şeyh Gehvâreger (135). Şeyh Bedreddin Neccâr (s. 105). Çelebi Polad B e g (s. Şeyh 'İzzeddîn Köse (s. Kur'ân ve Mağz-ı Kur'ân Ş a h Abdurrahman'ın aynı isimdeki Farsça eserinin Tâhir'ül-Mevlevî tarafından tercümesidir. 106). Şeyh Nâsıheddîn-i Sebbâg (s. Şemseddîn-i Mual­ hm (s. 108). Şeyh Kemâleddîn-i Tebrizî el-Hâdim (s. 110). 135). Dîvân 'daki Şeş cild Mesneviden almış da feyz-i unvan Târihi cevher olmuş Kur'ân u Magz-ı Kur'ân 1313 târihinden çileye girdiği ilk aylarda üzerinde çahştığı 90 . Şeyh Hâcegî (s. 138). 138). 136). 132). Salâhaddîn-i Maletî ( s . Şeyh Bahâeddîni Bahrî (s. 126). 142). 105). 115). Şeyh Mahmûd-ı Veled-i Neccar (s. Şeyh Cemâleddîn-i Kamerî (s.Hâdrnı (s. Salâheddîn-i Edîb ( s . 122). Mahmude Hâtûn (s. 143). Şeyh Haccâc-ı Nessâc (s. 138). 1 1 1 ) . Şemseddîn-i Attar (s. 140). l l 3 ) . 135). 104). 137). Sirâceddîn-i T a t a r î (s. 105). 119).

Molla Zeyneddîn el-Acemîyü'l-Nahcuvânî'nin^"" h a y â t ı ve "İmam Pendî Efendi"ye dâir söylediği bir hezeliyesinden bahseden bir eserdir. Bir nüshası Fâtih yangınında. M u h a m m e d e l . Levâmi' Bk. Eser 3 0 Teşrinisani 944'te bitirilmiş.86-91. 91 . Osmanlı Şâirleri. soluk yeşil kartonla kap­ lanmış kırmızı mukavva kapaklı. S. s. D a h a sonra bu k a y n a k l a r d a k i tenakuzlar göz önünde bulundurularak şâirin hayâtı ve şahsiyeti yeniden kaleme ahnmış. Çizgih kağıtlara siyah bazen mavi mürekkep kullanılarak rik'a (müelhf hattı) ile ya­ zılmış.59. s.5) ebadında. İstanbul 1307. Eserde önce Türkçe kaynaklarda Mantıkî'den bahs eden y e r l e r a y n e n . Dersaâdet 1316. Türkmen 90 numarada kayıth bulunmaktadır. Süleymâniye kütüphanesinde F . Tezkire-i Rızâ.5 X 14 (16 X 9. 20. 25' ten sonrası met­ nin şerhine âiddir. Tâhir'ül-Mevlevî'nin Farsça'dan yaptı­ ğı ilk tercüme olması sebebiyle ayn bir ehemmiyeti olsa gerektir.anlaşılan eserin. 79 sayfa (sonda bir miktar boş yaprak vardır). Tercümesi Tercümelerim Mantıkî ve Bir Hezeliyesi X V I . S . S a j ^ a l a n n her iki yamna mürekkeple cetvel çe­ kilmiş.M u h i b b î ' n i n Hulâsatü'l-eser'mdeki mühim malûmat ise tercüme edi­ l e r e k a k t a r ı l m ı ş . Şeyh Celâleddîn Efendi'ye takdim ettiği diğer bir nüshası da Yenikapı mevlevî-hânesi yangınında kaybedilen bu tercümenin günümüze ulaşıp ulaşmadığı mechûlümüzdür. asır şâirlerinden Ahmed M a n t ı k î b. 209 Muallim Nâcî.

ilâve ve haşiyeler kay­ dedilmiştir.5 ebâdındaki kitabın sırtı siyah bez kaph. B u bahisler. kapakları kahverengi mukavva ve yeşil cilt bezinden köşebentlidir.16 Temmuz 1126'dan itibaren yazmaya başlamıştır.kesilerek yapıştırılmıştır. 92 . 365-378). Müellif hatıratını 6 Muharrem 1345 . Girdiği edebî ve ilmî münâkaşalara ge­ nişçe yer ayırmıştır. Varakla­ rın "a" jrüzleri kullanıldığı halde 378 varaktır. şapka mes'elesinden tutuklanan­ lar -bilhassa İskiliph Atıf Efendi.30 M a r t 339'da Hüseyin Vassaf Bey 'e yazdığı mektubun Mahfil' de neşredilen siitunları kesilerek eserin sonuna ilâve edilmiş (vr.5 X 11.hakkında şimdiye ka­ dar söylenilen ve anlatılanlara ışık tutacak mâhiyette ol­ duğundan ayrı bir ehemmiyeti hâizdir. Bâzı sayfalara yeri geldikçe iktibas edilen neşredilmiş yazılar -gazete ve mecmualardan.Matbuat Alemindeki Hayâtım Tâhir'ül-Mevlevî bu isim altmda k a l e m e aldığı hatıratında mektep. "b" yüzle­ rine sonradan yapılan bâzı tashih.lb'de şu ibare bulunmaktadır: "Şu eseri. İçinde Tâhir'ül-Mevlevî'nin gençlik hâtıralarından genişçe bahsedildiğinden. vefakâr evlâdım Sa'dî Bey'e ithaf ediyo­ rum" 29. Kaliteh beyaz kağıtlara eflâtun mürekkep kullanılarak rık'a (müellif hattı) ile yazılmıştır. vr. me'muriyet ve neşriyat hayâtında başından geçenleri anlatmıştır. İsmi Matbuat Alemin­ deki Hayâtım olmakla beraber neşriyat sahasındaki hâtıralarına ayırdığı sayfalar eserin mahdut bir kısmını işgal etmektedir. hocası Es'ad Dede'nin menâkıbına dâir 12 Şa'ban 1341 . teşviki üzerine yazdığım ferzend-i ruhum. Hatıratın mühim bir ciheti de Anka­ ra İstiklal Mahkemesine sevk edildiğinde geçirdiği iki ayhk mevkûfiyet hayâtının günü gününe anlatılmış ol­ masıdır.

E s e r neşrinden sonra Süleymâniye kütüphanesine verilmek üzere elimde bulunmaktadır. Medâris-i İslâmiyye Talebesine Târih Hulâsaları Dalıa önce mecmualarda intişâr eden İslam târihine dâir birkaç makalesinden ibarettir. 1331 senesinde Mat­ baa-i Amidî'de (İstanbul) 19 x 13,5 ebadında 47 sayfalık kitap hâlinde tabedilmiştir. Menâkıb'ül-ârifin'de Münderic "Makâlât-ı Şems-i Tebrîzî"den On Faslın Tercümesi Eser, Süleymâniye kütüphanesinde F . S . Türkmen60 numarada kayıtlıdır. 20,5 X 13 (14 X 8,5) ebadında, yeşil mukavva kapaklı, kareli kağıtlara siyah mürekkep kullanılarak rik'a (mü­ elhf hattı) ile yazıhnış. Metinde geçen âyetler harekelen­ miş, yer yer mavi tükenmez kalemle tashihler yapılmış, 36 sayfa. Tercüme 12 Temmuz 1947'de bitirilmiş. Mesnevi Dersleri Tâhir'ül-Mevlevî'nin Mesnevi şerhine dâir ilk dene­ melerini, 2 0 Ağustos 1 3 3 9 (1929) dan itibaren F â t i h camiindeki mesnevî-hânhğı müddetince ders esnasında kürsüde bulundurmak üzere 7 Muharrem 1342 - 2 0 Ağustos 1339'dan itibaren tuttuğu defterler teşkil eder. Mesnevi Takrirleri adını verdiği bu defterlerden bir kıs­ mı hâlen Süleymâniye kütüphanesinde bulunmaktadır. Uzunca bir zaman sonra Süleymâniye camiinde başlattı­ ğı Mesnevi takrirleri, İslam Yolu mecmuası sahibi Esad Ekicigil tarafından Mesnevi Dersleri adı ile 11 Ş u b a t 1949'dan itibaren periyodik olarak neşredilmeye başlan­ dı. Naşir, "Okuyucularımıza" başhkh takdim yazısında 93

şöyle diyor: "Üstad Tâhir Olgun'un Süleymâniye camiinde verdiği derslerin ehemmiyeti dolayısıyla onla­ rın kitap hâlinde neşrini kendisinden rica ettim. Muvafakat gösterdi. Lâkin bu mühim ve değerli eseri, ki­ tap hâline getirmek uzunca süreceği ve bir an evvel mütâlâasından hakikat taliplerini mahrum edeceği için forma forma neşrini münâsip gördüm. "Mesnevi Dersleri"nin beher forması şimdilik 15 günde bir çıkacak ve her forma 15 kuruşa satılacak ve 26 forması bir cilt olacak­ tır. Altı aylık abone ücreti 375 kuruştur /.../." 123 forma neşredilen bu dersler müeUifin 2 1 Haziran 1951'de vefâtmdan sonra ancak 6 defâ çıkarılabilmiştir. Son yıllarında en büyük arzusu Me.s'ncı;t şerhini ta­ mamlamak olan Tâhir'ül-Mevlevî, kesif bir çalışmayla 5. cildin hemen y a n s ı n a kadar gelebilmişti""". Ömrü vefâ etmediğinden müsveddeler hâlinde kalan bu çahşmalar yıllar sonra Merhum Fethi Sezai Türkmen Bey'in teşeb­ büsleriyle 1963'ten itibaren şu şekilde neşredilmiştir: c.I, k . l , İstanbul " C.I, k . 2 . " C.I, k . 3 . " c.I, k . 4 . " C.I, k . 5 , c.H, k . l . " c.H, k . 2 . " " cII, k . 3 , " cin, k.ı. c.III, k . 2 , "
210

1963, Ahmed Said matb. 1-328 s. 1964, IV -H 329-630 s 6 3 1 - 9 5 2 s. 1965, 1966, IV -^ 953-1312 s. 1966, IV + 1313-1829 s. 1967, IV + 1 - 3 7 4 + [1] s. 1967, II + 375-744 s. 1968, IV + 7 4 5 - 1 1 0 3 s. 1968, IV + 1-416 s. 1969, I V + 417-816 s.

Şerhini yaptığı son beyit şudur : Kasd-ı hün-ı tu künend u kasd-ı ser Ne'z-berâ-yı hamiyyel din ü hüner

94

c.III,k.3, c.IV,k.l, c.IV,k.2, c.V, k . l ,

" " " "

1970, 1972, 1973, 1975,

" " " "

IV + 817-1232 s. I V + 1 - 5 1 5 s. I V + 517-994 s. IV + 1-318 s.

MesnevVnin Eski ve Yeni Muterizleri Muhammed Şahin adh Hz. Mevlânâ ve Mesnevi 'ye muânz bir şahsın neşrettiği Mesnevi 'nin Tenkidi (İs­ tanbul 1946) adh 20 x 14,5 ebâdındaki 224 saj-fahk kita­ bın sâdece önsözüne cevap olmak üzere kaleme alınmış 224 sayfalık bir risaledir (İstanbul 1946). "eski muteriz1er" ibaresinin sebebi eserin başında Hz. Mevlânâ'nın sağhğında kendisine itiraz edenlerden bahsedildiği için­ dir. Tâhir'ül-Mevlevî'nin bu tenkidi hoşa gitmemiş ola­ cak ki kısa bir müddet sonra aynı şahıs tarafından neşre­ dilen Me.s'«eüt 'nin Tenkidini Beyenmeyene Cevap adlı bir risaleyle karşıhk gördü^". MesnevVnin Yeni Muterizinc İkinci Cevap Tâhir'ül-Mevlevî, Muhammed Şâhin'in MesnevVnin Tenkidi (İstanbul 1946) adh kitabına aynı sene içinde Mesnevinin Eski ve Yeni Muterizleri unvanıyla bir ce­ vap yazmış; Muhammed Şahin de bu cevaba karşıhk ol­ mak üzere MesnevVnin Tenkidini Beyenmeyene Cevap 'ı kaleme almıştı. E s e r cevâba cevap olmak üzere 14 x 20 ebadında 16 sayfalık bir risale hâhnde 1947'de Güven basımevinde (İstanbul) tabedilmiştir. Mesnevi Şerhi Dersleri.

Ek^Mesnevi
211 Bk. s.

95

Dlvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî' nin başındaki Terceme-i hal" de ve İbnülemin'deki müsveddelerde eserin neşirtârihi olarak hicrî 1 3 1 2 ve 1 3 1 5 gibi farklı ve yanlış iki ayrı t â r i h gösterilmiştir. 212 İkdam. 2 6 Mayıs 1949 . Eserin diğer kısımlarında Hz. 214 Mir'âtü'l-akâid' in bir tercümesi de 1277'de Samatyalı Hafız Ahmed Efendi'nin dest-gâhında (İstanbul) basılmıştır.27 Receb 1368'den itibaren. 213 "Çile esnasında epeyice okumuş yazmış. 96 .F a r s ç a ibareler latin harfleri ile imlâ edilerek 16. v r 5 a . husûsiyle Cenâb-ı Pîr'in hilye-i şerifesini nazm eylemişdim" (Matbuat Alemindeki Hayâtım. 3 İtebiülevvel 1317 . 1345 (1926). "Tâhir Dede Kütüphanesi" neşriyatının birinci k i t a b ı o l a r a k 1 8 9 9 senesi T e m m u z ayı başında tabedilmiştir'^'^. Edebiyatımız da Lutfî Çelebi ve Rızâ Dede'nin Mevlânâ'ya dâir yazdıkları bilyelerden sonra üçüncü manzum bilye olması ve araştırmaya da­ yanılarak yazılması dolayısıyla ayrı bir ehemmiyet taşı­ maktadır.Mir'at-i Hazret-i Mevlânâ Tâhir'ül-Mevlevî'nin kitap hâhnde neşredilmiş ilk eseridir. Mir'at'ül-akâid Molla Câmî'nin akaide dâir yazmış olduğu "Mir'âtü'lakâid'*'"' adlı manzum eserinin tercümesidir. nr.34. 20 X 14 ebâdmdaki 30 + [IJ sayfahk kitabın esâsım çi­ lede bulunduğu yıUann mahsûlü olan^'^ "Hilye-i Hazreti Mevlânâ" teşkil eder.11 Temmuzı efrencî ]H99.5 x l 2 ebadında 48 sayfahk kitap hâlinde bastırılmıştır.1801. 1946'da Abdullah Işıklar tarafından -mecmuada tefrika edilirken yapıldığı gibi. 215 nr.2 9 Haziranırûmî 1815 . Mevlânâ için yazılmış manzumeler bulunmaktadır. Tâhir'ülMevlevî bu eseri ve tercümesini İslam Yolu'^'' mecmua­ sında neşretmişti.

" 217 Bu tercümenin ilk 5 0 beyti önce Mahfil' e ilâve olarak (21 x 14) ebadında 16 sayfalık bir forma hâlinde neşredilmiş. Müellif kareh kağıt­ lara siyah dolmakalem kullanarak nk'a ile yazmış. 218 Kitabın ilk sayısında şu kayıt vardır: "Mütercim-i eser Tâhir'ül-Mevlevî Beyefendi tarafından Millet kütüphanesine ihdâ olunmuştur.Münâcât-ı Hazret-i Mevlânâ 'tercümesi Üsküdar mevlevî-hânesinin son şeyhi A h m e d R e m z i D e d e 'nin Mesnevi 'den seçme beyitleri derleyerek meydana getirdiği Münâcât-ı Hazret-i Mevlânâ 'mn'^'^ tercümesidiı^'^. daha sonra İslâmın Nûru'nda 1 Haziran 1951 . 10 Temmuz 1932" 97 . 5 0 . Aynı sayfanın so­ nunda "Hitâm-ı terceme 25 Ramazan 1343 cumartesi ge­ cesi ba'de's-sahûr" kaydı bulunmaktadır.1 Kylül 1951 tarihleri arasında tefrika edilmiştir. Eserin ilk satırlarından bâzı Mevlevi muhiblerinin Münâcât-ı Hazret-i Mevlânâ 'nin tercümesini Tâhir'ülMevlevî'den istedikleri anlaşılıyor. sayfada ise "Hâtime-i Mütercim" başh­ ğı altında yine her beytin altında tercümesiyle yazılmış Farsça bir manzume bulunmaktadır. beyitten sonrası rherhalde müellifin vefatından sonra müsveddeler mecmuaya ulaşamamış olacak. 18 sa­ tır. sayfada Ahmed Remzî Dede'nin. İlk 16 say­ fası matbu olmak üzere 69 sarfadır. 63.4. 65. mu­ kavva kapaklar desenh kağıtlarla kaplanmış. Safer 1339'da şöyle bir îlân bulunmaktadır: "(Münâcât-ı Hazret-i Mevlânâ) unvanıyla Mesnevî-i şcrifden bi'lintihab tab'edilmiş olan ilâvenin mevzî'lcrden istenilmesi rica olunur. bu münâcâta hatime olmak üzere yazdı­ ğı Farsça manzumesi her beytin altına tercümesi ile bir­ hkte yazılmış. 2 1 6 Mahfil.Cemal Parlakışık tarafından tercüme edilmiş. nr. Ah Emîrî kütüphanesinde (Şer'iye 1320) kayıtlı bulunmaktadır^'" 21 X 14 ebâdındaki kitabın sırtı siyah muşamba.

Müslümanlığın Medeniyete Hizmetleri B k . 1947'de İstanbul'da 24. Teklifin niçin kabul edilmediğini veya niye anlaşma te'min edilemediğini bi­ lemiyoruz. Aid Bâzı Evrak (II). Mukaddi­ mesinde: "[. Ktp. 219 Kscrin asıl adı budur. Asr-ı Saadette Müslümanlığın Medeniyete metleri Hiz­ Müslümanlıkta İbadet Tarihi İslâmî ibâdetlerden namaz.J Tefsir. İlk bahsini teşkil eden "Namaz Tarihçesi" kısmı daha 1922'lerde Mahfil 'de -nr. zekat ve haccın tarihçelerinden bahseden mühim bir eserdir.birinden^'^" anlaşıldığına göre eser.S. v r .Türkmen 181.5 x 17. oruç.. Rebiülevvel 1341'den itibaren. l 9 . 1941 sene­ sinde Diyanet işleri riyaseti müşavere heyeti tarafından tetkik edilmiş ve devrin diyanet reisi Kâmil Miras'm."İbâdât-ı İslâmîye Tarihçesi"""^'^ ser­ levhasıyla neşredilmişti. hadîs.. zekat ve hac tarihçelerinin de ikmâliyle tertibi tamamlanmış oldu. 98 . müellifine 100 lira te'hf ücreti ödenmek suretiyle tabedilmesi teklifi 17 Temmuz 1941 tarihli bir mektupla Tâhir'ül-Mevlevî'ye bildirilmişti.29. Müteâkib senelerde oruç. Siym. 220 Tâhir'ül-Mevlevî'ye F. Süleymâniye kütüphanesinde bulunan husûsî mektuplardan. siyer ve fikıh kitaplarından bâzılarına müracaatla bulabildiğim tafsilâtı bir araya getirdim. şu değersiz eser meydana çıktı" deniliyor. Kakat 1947'de tabedilirken Müslümanlıkta İbâdet Târihi şeklinde sadeleştirilmiştir.5 ebadında xx -h 332 sayfa­ lık k i t a p hâlinde b a s ı l a n e s e r aslında T â h i r ' ü l M e v l e v î ' n i n y ı l l a r Önce y a p t ı ğ ı ç a l ı ş m a l a r ı n mahsûlüdür.

şerh edilecek mısralar ve kelimeler tırnak içine alınmış.vr. Tcdrisât-ı Edchîyeden Nazım ve Eşkâl-i Nazım Nedim'in Köşk Kasidesi ve Nâmık Kemal ile Ziya Paşa'nın Naziresi Nedim'in.vr. ö. Eserde geçen kelimeler.Türkmen 9 1 numarada kayıthdır. Kemal'in Şiirleri. l 6 . 27. Nâmık İstanbul 1941. 26 x l 5 ebadında.S.kıt'anın tarifi yapılarak bu manzumenin kıt'a değil kaside olduğu izah edilmiş. 1963'de Bilmen basımevi tarafından ikinci baskısı daha yapılmıştır.'da -Nâmık Ke­ mal'in.'da Nedim'in kasr vas­ fındaki kasidesinin şerhine başlanmış. Nedim'in bu manzumesi için "kıt'a" demesi üzeri­ ne. Süleymâniye kütüphanesinde F. 21 satır.1338. mukavva kapakh 57 varak.vr. 4. Eserin başında "nazire" ve "nazîrecihk" hakkında misaller gösterilerek bilgi verilmiş. 99 .'da "sâkî-nâme"nin tarifi yapıla­ rak. 222 Saâdeddin NüzJıet E r g u n . K. vr. İstanbul'un ileri gelenlerinden birinin yaptırdığı bir kasrın tarifine dâir y a z m ı ş olduğu kasîde^^' ile Nâmık Kemal ve Ziyâ Paşa'nın bu kasideye yazdıkları nazirelerin şerhidir.Kitabın. Varak­ ların yalnız bir yüzüne rik'a ile (müellif hattı) yazılmış.Kemalin kasideye nazire olarak yazdığı "Sâkî-nâme"^^^ nin ş e r h i başlıyor. edebiyatımızda sâkî ve şarap hakkında söylenmiş şürler hakkında bilgi verildikten sonra SO.77.'da "Birinci nazire" başlığı altında Nâmık. İslanbul 1340 . s . Nazım ve Eşkâl-i Nazım Bk. edebi san'atlar ve mazmunlar bütün teferrua­ tıyla îzâh edihniş. 221 Nedim Dîvânı.

asır­ dan itibaren kronolojik sıra tâkib edilerek her asırda ye­ tişen garplı ediblerin -daha ziyâde İtalyan.215 -217. İspanyol ve Rus. Paşa'nın nazire olarak yazdığı 19 beyitlik "Bahâriye"nin^''^^ şerhi­ ne başlanıyor. İngihz. Asrın Yansına Kadar Garp Edebiyat Tarihine Dâir Manzum Bir Muhtıra Tâhir'ül-Mevlevî'nin Edebiyat Târihimize Dâir Manzum Bir Muhtıra adlı eserine zeyl olarak tertip etti­ ği manzum eseridir. 2 8 .S. Fransız. Daktilo edildikten sonra müelhf tashihinden geçmiş biribirinin aynı 3 nüshası da Süleymâniye kütüphânesindedir. 5 X 20 ebâdındaki 36 sayfalık eserin başında giriş olarak Yunan edebiyatına değinildikten sonra XIII. 2 2 3 KüUiyât-ı Ziyâ Paşa. nşr. Yeri gel­ dikçe Avrupa'daki edebî akımlar ve mümessilleri üzerin­ de durulmuş. 19. Eserin bitiş târihi olarak sonunda "13 Şu­ bat 1937" ibaresi bulunmaktadır. (F.8. Süleyman Nazif. Alman.'da "İkinci nazire" başbğı altında Ziyâ Paşa'nın naziresi hakkında bir fikir beyânından sonra.tercüme-i halleri ve getirdik­ leri yenihkler hakkında kısaca bilgi verilmiş.Türkmen 138140). 100 . İstanbul 1326 1924.SO.vr.

M.C. 7 8 6 . S a t ı r adedi 16-17 arasında değişiyor. İstanbul 1961. Rik'a ile (müelhf hattı) birinci hamur kağıtlsu-a yazılmış. 3 1 va­ rak (her yaprağın tek yüzü kuUamImış).S. "Kubrawîyât II. 19 satır. Müellif T. soluk yeşil karton kapakh. s. Şarkiyat Mecmuası. Sihâbeddîn-i Hamadânî'nin Risâla-i Futuvvatiyya'si". c.Türkmen 148 numarada ka3atlıdır. İlk 6 yaprak Ahi-zâde'den daha sonraki yapraklar Hoca-zâde Mes'ud Efendi'den bahseder. 101 . 12 varak (13-23.33-72.Osmanlı Devletinde İdam Edilen İki Şeyhülislam Şeyhülislam Ahi-zâde Hüseyin ve Hoca-zâde Mes'ud e f e n d i l e r h a k k ı n d a bir e s e r d i r . ortadan dikil­ miş. ay-yıldız fihgranh kağıtla­ ra. Sülejmıâniye kütüphanesinde. 18 X 11 ebadında. Dîvân Edebiyatından ve Şerhi Birkaç Parça ve İzahı Risâle-i Fütüvvetiyye Tercümesi Mir Seyid Ah b. yapraklar boş).IV.Mole. Türkmen 62 numarada kayıthdır.1 3 8 5 ) te'lif ettiği Risâle-i Fütüvvetiyye 'nin^^* Tâhir'ül-Mevlevî tarafından tercümesidir. mukav­ va kapaklar düz s a n kağıtla kaplanmış. F. Şihâbeddîn el-Hemedânî'nin (ölm. Her iki şeyhülis­ lamın kısaca hayat ve şahsiyetleri anlatıldıktan sonra idamlarına sebeb olan halleri ilgih kaynaklara dayanıla­ r a k hikâye edilmiş.S. S ü l e y m â n i y e kütüphanesinde. mavi mürekkep kullanarak dolma kalemle yazmış (rik'a). "Ali b. E s e r 15 Ağustos 1950'de bitirilmiş. Nefî'nin "Hotin Kasidesi" Bk. F. 21 X 13 ebâdındaki kitabın sırtı fesrengi bez. 224 F a r s ç a metni için bk.

Murad ve FV. 20. sayfalar arasında ise Şeyhülislam Ebûsaid Efen­ di'nin hayâtı ve şahsiyeti hakkında mufassal malumat verilmiştir. 225 Dlvân-ı Sabrii Şâkir.Risale asLnda müellifin Ahî Şeyh Hacı b. İstanbul 1296.S. 5 ve 19.3 9 . Mütercim: "içinde ahîhk târihine dâir bihnmeyen epeyice malumat bulunduğu için o risaleyi tercüme et­ mek istedim. W . Satır ade­ di 35 civarında değişiyor.Türkmen 87 numarada kayıth bulunmaktadır. T e r c ü m e için S ü l e y m â n i y e kütüphanesi. el-Merhûm Tûtî Ah Şâhî el-Itlânî adında birine verdiği külah ve şal­ var i c â z e t . (Ayasofya 2873) numarab nüsha esas ahn­ mıştır. Mehmed devirle­ rinde 3 defâ şeyhülislamlık etmiş olan Ebûsaid Efendi vasfında yazmış olduğu kasîdenin^'^''' Tâhir-ül-Mevlevî tarafından şerhidir.34 . s. sajrfada metnin şerhine başlanmış ve 4 2 . sayfada bitirilmiş. Cenâb-ı Hak hüsn-i hitâmını nasib eylesin" diyerek tercümeye başlıyor. Süleymâniye kütüphanesi F. 4 3 .kalın s a n kağıtlara siyah mürekkep kullanı­ larak rik'a ile (müellif hatü) yazılmış. Sabrî'nin Ebûsaid Efendi Vasfındaki Kasidesi Sabrî'nin (Şâkir). 102 . Tâhir'ül-Mevlevî'nin eser üzerindeki çahşması 6 Kânunievvel 9 4 6 tarihinde ta­ mamlanmış. 43 sayfa.n â m e s i d i r . sayfada Sabrî hakkında kısa bir bahis bulunmaktadır. 3 0 xlO ebâdındaki -ortadan dikilerek defter hâline getirilmiş. Eserin ilk sayfalarında Nâmık Kemal ile Ziyâ Pa­ şa'nın Sabrî hakkındaki münâkaşalan nakledilmiş.

Sarı kağıtlara rik'a (müeUif hattı) ile yazılmış ve ortadan dikilmiş. orijinal nüshasından bâzı değişikhklerle İslam Yolu.Türk103 . sırtı eflâtun bez kaph. Müelhfîn eserleri hstesinde bazen "Târih-i Enbiyâ" ola­ rak geçen bu eserin.5 X 12 ebadında. Siyer-i Enbiyâ Tâhir'ül-Mevlevî'nin Siyer-i Peygamberi 'den başka bir de Siyer-i Enbiyâ unvanlı bir eseri daha vardır ki Medresetül-irşâd'da talebeye okuttuğu târih-i enbiyâ dersleri için tertip edilmiştir.Sâdî-i Şîrâzî'ye Dâir İran'da 1310 senesinde Talıran Meclis matbaasında yeniden tabedilen Gülistan 'ın baş kısmına Mirza 'Abdül'azîm Hân Garakânî tarafından ilâve edilen. -her kağıdın bir yüzü kullanıldığı halde62 varak. 31.6 . S a t ı r adedi ortalama 35'tir. Siyer-i Peygamberi Tâhir'ül-Mevlevî. nr. Şeyh'in hayâtı ve eserleri hakkındaki oldukça geniş bir tetkikin Tâhir'ül-Mevlevî tarafından tercümesidir. Müsveddeleri 11 parça defter h â l i n d e . defter k a y ı p t ı r .S. Süleymâniye kütüphanesinde F.S ü l e y m â n i y e kütüphanesinde F.S.Türkmen 128 numarada kayıthdır.Türkmen 147 numarada kayıtlıdır. 1346 senesi Muharreminin ilk ge­ cesi (Temmuz 1927) müslümanlara yeni yıhn başında güzel bir hizmette bulunmak maksadıyla Seyyid Ahmed Zeynî D a h l â n ' ı n es-Sîretü'n-nebevîye ve'l-Asârü'lMuhammedîye adh eserini tercümeye teşebbüs etmişti. Müsveddeleri Süleymâniye kütüphanesinde F.1 Zilka'de 1368'den itibâne neşredildiğini görüyoruz. Tercü­ me 25 Eylül 1937'de nihayete ermiş. 25 Ağustos 1949 .47.S. yeşil mukav\'a kapaklı.

c.S.11 Rebiülâhir 1366'dan itibaren tefrika hâlinde neşre başladı. 10 Şu­ bat 1 9 4 9 . fesrengi kartonla kaplanmış mukavva ka­ pakh. Tercümenin baş tarafına bir mu­ kaddimeden sonra müellifin Mu'cemü'l-matbuâti'lArabîye ve'l-muarrebe (Mısır 1346 .441-444.)in Hal Tercümesi (İstanbul 1946) ve Hz.men 117 n u m a r a d a k a y ı t b bulunan eser 17 x 15 ebadında 5 forma hâlinde ve 90 varaktır. Di­ ğer bir n ü s h a s ı da Süleymâniye k ü t ü p h a n e s i n d e F.5 (14 x 10) ebadında.4. Şâir Ali İffet Tâhir'ül-Mevlevî'nin.1 9 2 8 ) deki tercüme-i hâli ilâve edilmiş. yakın dostu Girit'h Şâir Ah İf­ fet Gençarap'a^^*" dâir kaleme aldığı bir eserdir. cüz. Ah Emîrî kütüphanesindeki nüsha: 2 1 x 17.S. Vefatından sonra İnsanlığın Bü­ yük Önderi Resul-i A'zam Hz. İbnülemin. Bir nüs­ hası Ah Emîrî kütüphanesi (târih 1246) da kayıthdır. 104 . Muhammed (S. Türk Şâirleri. 19. S a n kağıtların yalnız bir yüzüne. 63 sayfa -her varağa önlü arkah sayfa numarası 226 Saâdeddin Nüzhet Ergun.2 5 1 .Türkmen 145 numarada kayıth bulunmaktadır. Peygamber'in Hayâtı (İstanbul 1 9 7 1 ) adlanyla Abdullah Işıklar tarafından bâzı kısaltma ve sadeleştirmelere tâbi tutularak iki defâ neşredilmiştir. mor mürekkep kullanılarak n k ' a ile yazılmış.I. İstanbul 1937. Mütercim bir müddet sonra eserin tercümesini yan­ da bırakarak bu ve diğer siyer kitaplanndan da istifâde ile yeni bir eser kaleme aldı ve İslam Yolu. Son Asır Türk Şâirleri. s. formalar aynı kağıttan yapılmış bir zarf içine konulmuş ve zarfın üzerine müter­ cimin mührü basılmış. S a t ı r adedi muhtelif. s. nr.225 .

Daha sonra Ah İfFet'in İstanbul'daki evinde yapılan edebî sohbetler. Türkçe ve Farsça şürleri. 2 1 X 17 (15. s. "İffet Bey'in Nazire Y a z d ı r m a k ve Y a z m a k Merakı" başlığı altında uzunca bir bölüm yazdığı şiirler ve nazireleri. Her iki nüsha arasında bâzı cümle ve yer değişiklikleri bulunmaktadır. cüz. ambalaj kağıdı kaplan­ mış mukavva kapakh. Biyografiye Ait Eserler. İstanbul Kütüphaneleri Târih-Coğrafya Yazmaları Katalogları. ambalaj kağıtlanna siyah dolmakalem kullanılarak n k ' a ile yazılmış 3 0 satır. Ali Emîrî kütüphanesi (Şer'iye 1168) de kayıth bulunmaktadır. 32 va­ rak. MiUî Eğitim Basımevi. hastalanması ve ölümü anlatılıyor. İstanbul 1948. 33. Ali Emîri nüs­ hasının sonunda "4 Şubat 1943" târihi bulunmaktadır.716-717'de eserin Ah Emîri kütüphanesindeki nüshası tanıtılmıştır.konulmuş. onun edebî kişiliği. kenarlar cetvelh. Çizgisiz kağıtlara siyah ıjiürekkep kullanılarak rik'a (müelhf hattı) ile yazılmıştır. 15 satır.8. dışı kahverengibeyaz çizgih bir kağıtla kaplanmış karton kapakh.birinci hamur kağıtlara mavi mürekkeple ke­ sik uçlu kalem kullanılarak n k ' a (müelhf hattı) ile yazıl­ mış. 105 .5) ebadında. Eserde sırayla Ali İfFet'in Tâhir'ül-Mevlevî ile tanış­ ması. B a ş h k l a r kahnca bir ka­ lemle belirtilmiş. Müs­ veddede eserin te'hf târihi behrtilmemiş. 58 sayfa-sondan birkaç sayfa boş-.5 x 12 ebadında.5 X 10. Şâir Anıtları Tâhir'ül-Mevlevî'nin görüştüğü yahut tanıdığı şâirlerden 30 kadannın hal tercümelerini ve ölümlerine düşürdüğü tarihleri ihtiva eden bir eserdir. satır adedi muhtelif. Süleymâniye'deki nüsha Ah Emîrî'dekinin müsved­ desi durumundadır.

36). Ebu'l-Burhan Mehmed Celâleddîn Dede Efendi (s. Sezâî Bey (s.44).26). Biyografiye Ait Eserler. Cenah Şahâbeddîn Bey (s.27). Yaşar Şâdî Bey (s.31). Ahmed Tevfik Bey (Mehmed Emin Paşa'nın oğlu) (s. s. 19.Bir çeşit şuarâ tezkiresi diyebileceğimiz bu eserde şâirler ölüm jnllanna göre sıralandırılmışlardır. Bergamalı Cevdet Efendi (s. Hüseyin Vassaf Bey (s. Şeyh Ahmed Remzî Efendi (s. 13). Ah Emîrî Efendi (s. Girith Ali İffet Bey (s.8. Şeyh Ali Fakrî Efendi (s. Tokâdîzâde Şekib Bey (s. Şâir E ş r e f Efendi (s.3-12) 106 . Babanzâde Ahmed Naim (s.39). Millî Eğitim Basımevi. Elmalıh Mehmed Hamdî Efendi (s. İstanbul Kütüphaneleri Tarih-Coğrafya Yazmaları Katalogları. İhsan Mahvi Bey (s. Abdülaziz Mecdi Efendi (s. Şeyh Elif Efendi (s.717'de eserin Ali Emîrî kütüphanesindeki nüshasının bir tanıtması mevcuttur.54). eüz. Eserin üzerindeki târih "6 Kânunievvel 1944"tür. 18). Kalkandelenh Sabrî Bey (s. 15).35).55).45).33). Rızâ Saffet Bey (s.34).46).5 X 13.58).51).56). 19).30).28). Ahmed Midhat Efendi (Alımed Remzi Efendi'nin kardeşi) (s.5 ebâdındaki 4 8 sayfahk risalede Nev'î'nin kıSaca tercüme-i hâünden bahsedildikten sonra (s.şunlardır: B u r s a h E ş r e f P a ş a (s.42). ŞâirNevt ve Suriye Kasidesi "Edebiyat Tarihimizde Araştırmalar" serîsinin ilk kitabı olarak çıkan Fuzûlî'ye Dâir (İstanbul 1936) adh eseri bir yıl sonra Şâir Nevi ve Suriye Kasidesi tâkib et­ ti. Şeyh Abdül Efendi (s. Ömer Ferid Bey (s.53). Eserde yer alan şâirler -say­ fa sırasına göre. Kitabın başında bir "İfâde" den sonra "Divân Edebiyatında Târih ve Ebced Hesabı" başlığı altında târih düşürme ve çeşit­ leri hakkında bilgi veıilmiş. İstanbul 1948.29). Mehmed Akif (s.

Murad'ın büyük oğlu Şehzade Meh­ med için yapılan meşhur sünnet düğünü vasfında naz­ mettiği kaside şerh ve îzâh edilmiştir. [İstanbul] 1269 (1857). Muallim Nâcî. vr. Te'lif târihi belirtilmemiş. FaÜn. Tercümelerim.149.413. Şâir Refi'-i Kâlâyî^'^ Şâir Mehmed Emin Refî'-i Kâlâyî'nin^^" (ölm. llâümel'ül-eş'âr.5 ebadında. 2 2 8 m.II.13 Zilhicce 1368'den itibaren hemen tamâmı tefrika hâlinde intişâr etmiştir. şahsiyeti ve dîvânından bahseden bir eser­ dir. 3.S.1582'de Sultan III. islam Yolu mecmuasında nr. 1327 1821) hayâtı.B u r h â n Mehmed Celâleddîn Dede Efen- 2 2 7 tç başlık "Şâir Refî-i Kâlâyî ve Dîvânı" şeklindedir. c.5 X 33. 160162. s. Sicill-i Osmânî. 107 .4a'dan sonrası 1284 (1867) senelerinde taşbasması olarak tabedilen dîvânının incelenmesine ayrılmıştır. 6 Ekim 1949 .Türkmen 89 nu­ marada kayıth bulunmaktadır. Esâmi. şeyhi Osman Salâhaddîn Efendi-zâde E b ü l . Şerîf Sabrî'nin Ebû Sa'îd Efendi Kasidesi ve Şerhi B k . Mehmed Süreyya.53. Süleymâniye kütüphanesinde F. Dîvân Edebiyatından Birkaç Parça ve İzahı. Şeyh Celâleddîn Efendi Merhum Tâhir'ül-Mevlevî'nin. san ve yeşil kartonla­ ra n k ' a (müellif hattı) ile yazılıp ortadan dikilmiş. Eserin başında Kâlâyî'nin Diyarbekirli Refî' (ölm. 8 yaprak. 12. Şerh-i Rubâiyât Tercümesi Bk. s. İstanbul 1 3 0 8 ( 1 8 9 0 ) . 1123 = 1711) ve Adanah Surûrî ile hicivleşmeleri anlatıhr.

Celâleddîn Dede'nin oğlu Abdülbâkî Efendiye takdim edilen eser. Tâhir'ül-Mevlevî'nin metin şerhine dâir yapmış olduğu ilk çalışma hüviyetini taşıyan bu eseri.939-946. Daha önce Temâşâ gazetesinde şeyhi hakkında yaz­ dığı yazılara bâzı ilâveler yaparak 1326'da Mekteb-i Sanâyi'matbaasında bastırılmıştır.II. aynı za­ manda Tâhir'ül-Mevlevî'nin hayâtı ve şahsiyetine dâir mühim ip uçları vermektedir. s.13 Mayıs 1908) vefatı üzerine neşr ettiği (12 x 23) ebadında 48 saj^alık bir risaledir. (İstanbul) c. s. 1327'de Asır matbaasında basılmıştır. Türk Şâirleri. (16 X 11) ebâdındaki 48 sayfalık eserin sonunda Sadî'den manzum olarak tercüme ettiği birkaç şiiri yer almaktadır. 1833-1835. Saâdeddin Nüzhet Ergun.di'nin=^29 (^jjj^ 3 Rebiülâhir 1326 . "Somenat" macerasından bahs eden manzumesinin eski usullere göre şerhidir. İstanbul 1940. Şeyh Sadi'nin bir Sergüzeşti 'da Şeyh Sadî'nin Bostan Bütî dîdem Murassa'çü ez-'âc der Somenât der câhiliyet Menât beytiyle başlayan. 108 . Şeyh Şâmil'in Bk. Kafliasya Gazavâtı Mücâhidi Şeyh Şâmilin Gazavâtı Şükûfe-i Bahâristân Tâhir'ül-Mevlevî'nin gençhk yıllarının mahsûlü olan 229 İbnülemin Mahmud Kemal İnal. 10. Son Asır Türk Şâirleri. cüz.

Molla Câmî'nin Bahaıistan 'ındaki T e d i n c i ravza''da adı geçen kırk şâirin tercüme-i halle­ rinden bahseder. Yıllar sonra ilk hâhyle Beyânülhak mecmuasının 70. Beyânülhak mecmuasında-nr. 1899 3allarında bir talebesine Baharistan okuttuğu sırada hazırlamış. Tannâne Kasidesi Şerhi Bk. Müsveddeler uzun bir müd­ det bekletildikten sonra bozulmuş ve çizilmiş olarak gönderilince Tâhir'ül-Mevlevî de neşrinden vaz geçmişti^^".eserlerindendir. baş tarafını Terakki mecmuasında neşrettikten sonra kitap hâlinde çıkartmak üzere "Encümen-i M a â r i f e göndermişti. ve Şerhi 109 .. 2 0 x 15 ebâdındaki 88 sayfahk eser 1911 (1326) senesi başlarında Mekteb-i Sanayi' matbaasında (İstanbul) tabolunmuştur. sa­ yısından itibaren (18 Receb 1328 .. 4 Zil­ hicce 3 2 6 .12 Temmuz 1326) tef­ rika hâhnde neşr olunan eserin ash yangında zayi olmuş­ tur. Vehbi'nin Tannâne Kasidesi Târih-i Enbiyâ Bk. 13."Târih-i İs­ lam Sahâifinden" serlevhasıyla neşrettiği makalelerinin derlenmesinden meydana gelmiştir.15 Kânunievvel 324'ten itibaren. Siyer-i Enbiyâ Târîh-i İslâm Sahâifınden MüelMün. Kitabın takdim kısmında: "/./ Tahririni tasavvur eylediğim târih-i mufassala medhal olabilecek kadar ma'lumâtı ihtiva eylediğinden kitap halinde neşri münâsib görüldü" deniliyor.

Tayyare Kasidesi Şerhi Bk. Vehbî'nin Tayyare Kasidesi

ve Şerhi

Tedrisât'i Edebiyyeden Nazım ve Eşkâl-i Nazım Dârüşşafaka'da okuttuğu edebiyat derslerinde tale­ beye tutturduğu ders notlandır. 1911 senesi başlarında 13,5 X 19 ebadında 88 ve l l l ' e r sa>'fabk iki kısım hâbnde neşredildi (1. kısım Mehmed Bey matbaasında, 2. kısım ise Yeni Osmanlı matbaasında tabedilmiştir). Müellif, eserin baskısı yapılırken bir kısmım -nr. 9 1 , 1 Muharrem 1329 - 20 Kânunievvel, 1326'dan itibarenBeyânülhak mecmuasına dercetmiştir. 1. kısmın kapağında eserin münderecâtı şöyle hulâsa edilmiştir: "Nazım, bizde ve­ zin, vezn-i Türkî, aruzun keyfiyeti, tedvin ve intişârı, evzân-ı meşhûre ve tatbikatı, kafiye ve tafsilâtı, aksâm.-ı nazm, eşkâl-i nazm. ve her biri hakkında malumat ve mütâlaat ile bâzı üdebânın muhtasar terâcim-i ahvâli." Terceme-i Tefsîr-i Hüseynî Hüseyin Vâiz'in^^' Mevâhib-i Aliyye adh Farsça tefsirinin "Bakara" sûresinin sonuna kadar tercümesi­ dir. Tercümede eserin Hindistan baskısı esas alınmış idi^^^. Tâhir'ül-Mevlevî'nin eseri hangi yıllarda tercüme ettiğine ve eserin bugün ne vaziyette olduğuna dâir bir ip ucuna rastlayamadık. Tercümelerim B u eseri göremedik. Dîvânı

Tâhir'ül-Mevlevî

'nin

231 Hüseyin Dâgud Sebzdârî, sünnî ulemâdan olup, aynı zamanda Molla Câmî'nin mürididir. 232 Ali Şir Nevâî nâmına yazıldığından bu isim verilmiştir; Tefsîr-i lliiseynl de denir. 233 İslam Yolu, nr.64, 2 2 Aralık 1949.

110

b a ş ı n d a şöyle deniliyor: ''Tasavvufa dâir Molla Câmî'nin Şerh-i Rubâiyât ve Levâmi ' tisâleleriyle muhtesib Münâcât-ı Hazret-i Mevlânâ 'nın bir de Câm-ı Cihân-nümâ unvanlı risâle-i ârifânenîn tercümeleri­ dir." Teşebbüs-i Şahsi Tâhir'ül-Mevlevi'nin yazdığı yegâne romandır. Meşrûtiyetin ilânından sonra müşterek bir gazete çıkar­ maya teşebbüs eden -aralarında kendisinin de bulundu­ ğu- birkaç acemi gencin düştükleri gülünç halleri alaycı bir ifâde ile anlatır. Eserde geçen hâdiseler şahıs adları değiştirilmek suretiyle tamamen gerçek hayattan ahn­ mıştır. Mizahî romanın kahramanı "Neşâtî Efendi" as­ hnda Tâhir'ül-Mevlevî'yi, "Rehnümâ-yı Memleket" gaze­ tesi ise 1908'de çıkarma teşebbüsünde bulunduğu/^t'/jber-i Vatan gazetesini temsil etmektedir. Eserdeki "Neşâtî Efendi" tasvirleri müellifin kendi hakkında kul­ landığı ifâdeler olması cihetiyle bizim için ayrı bir değer taşımaktadır. Tâhir'ül-Mevlevî bu romanını 1908'de kaleme alarak kendisinin de yazı yazdığı mizah gazetelerinden birinde^^'* "Gazetecilik" ser-levhasıyla tefrika etmeye başlamış, ancak gazetenin kapanması sebebiyle devam ettirememişti. 1330'da 19 x 13 ebadında, 2 2 1 -t- [3] sayfa­ lık musavver^"'^ kitap hâhnde neşretmiştir.

234 Nekregû, nr.4, 27 Şa'ban 1326 - 10 Eylül 1324. 235 Cumhuriyet, n r . l 2 0 7 , 2 9 Aralık 1 9 4 8 ' d e çıkan bir mülakattan bu resimlerin ressam Hâlid Bey tarafından yapıldığını öğreniyoruz.

111

Türk Edebiyatı Tarihi Muhtırası Başlangıcından X I I I . asra kadar geçen devreyi içine alan muhtasar bir Türk edebiyatı târihidir. Süleymâniye kütüphanesinde F.S.Türkmen 121 numarada kayıth bu­ lunmaktadır. 2 1 X 13,5 ebadında, kırmızı bez sırth, mor mukavva kapakh, 266 + 73 varak. Müelhf bu eserim latin harfli iş­ lek bir yazı ile kahnca bir kareli deftere yazmış, 18 satır. İçindeki bâzı cümlelerden ashnda bu eserin Tâhir'ülMevlevî'nin talebesine okuttuğu ders notları olduğu an­ laşılmaktadır. BMnaEdehiyat Tarihimize Dâir Manzum Bir Muhtıra (İstanbul 1931) adlı meşhur manzum eseri­ nin nesir hâlindeki müsveddesi de diyebiliriz. Orhun â b i d e l e r i n d e n i t i b a r e n bütün s a h a l a r d a k i T ü r k edebiyatı mümessilleri, edebî akımlar, şâirler, naşirler, yer yer eserlerin içinden misaller de verilerek lasaca an­ latılmış. 2 8 6 . varaktan itibaren "Garbi Türk Lehçesine Ait Edebî Parçalar" başlığı altında manzum eserlerden seçilmiş parçalar yer almaktadır. Eserde bir târih kaydı­ na rastlayamıyoruz. {Vehbî'nin) Tannâne Kasidesi (ve Şerhi) Sünbül-zâde Vehbî'nin, Sultan I. Abdülhamid'in kendisi hakkında idam fermanı vermesi üzerine'^" afhnı t e ' m i n e t m e k için h a m i l e r i n i n ' t e l k i n i y l e yazıp hükümdara gönderdiği "Tannâne"^^** kasidesinin şerhi2 3 6 Eserin adı Tâhir'ül-Mevlevî'nin kendi hazırladığı bir listede "Vehbî'nin T a n n â n e Kasîdesi ve Şerhi" şeklinde geçmektedir. Kapaktaki ibare ise "Tannâne Kasîdesi" şeklindedir. Listedeki ismin fazlalıklarını parantez içinde belirtmeyi faydalı gördük. 237 B u hususta bk. Ömer Faruk Akün, "Sünbül-zâde Vehbî', İslâm Ansiklopedisi, c.XI, s.239. 2 3 8 Sünbül-zâde Vehbî, Dîvân. Bulak 1253, s. 12-17.

112

Süleymâniye kütüphanesinde F.5 X 12.'da bitirilmiş. Eserin te'hf târihi beürtilmemiş. 31.'da "Tannâne Kasidesinin Tanzimi Sebebi" başbğı altında 7. Her yaprağın yalnız bir yüzü kullanılmış. 79 yaprak."Târihî Tâbirler ve Istılahlar Ansiklopedisi"nden "sefâret-nâme" maddesi bu hususda bir bilgi vermek için iktibas edilmiş.S.dir.'ta "Tannâne kasîdesi" başbğı altında şerhe başlanmış ve 77. eski harflerle yazılmış. vr. Eserin ilk yap­ rağında "Başlangıç" bölümü yer alıyor. 2-4. s a n ambalaj kağıdı kaph. 7. Vehbi'nin Tayyare Kasîdesi ve Şerhi Sünbül-zâde Vehbî'nin Rodos kadıhğı şurasında 1201 (1787) de Şahin Girayın îdâmma dâir^^^ I. 7 9 y a p r a k l ı k eserin tamâmı "Tannâne kasîdesi"ne aittir. Pembe kağıtlara rik'a (müellif hattı) ile yazılmış. satır adedi 35 civarında değişiyor.'larda Mehmed Zeki Pakahn'ın -daha o zaman basılmamış olan. "Tayyare kasîdesi" başka kağıtlara yazıhp aynca dikilmiştir. Kağıtlar ortadan dikilmiş. meler ise şerh edilirken parantez içine -bu sefer. keh. Kasidenin be­ yitleri yeri geldikçe latin harfleri ile tesbit edilmiş.vr. IV-KVIll. Son 3 varakta ise Sünbül-zâde'nin affından sonraki hayâtından bahsedihyor. vr. Yüzyıllarda Karadeniz 113 .Türkmen 93 nu­ marada kayıthdır. Abdülhamid tarafından Kerîm Hân Zend nezdine ihtilâfı görüşmek üzere elçi gönderihşi ve daha sonra vukû'bulan hâdiseler anlatıl­ mıştır.5 ebadında. Kitabın dışındaki k a p a k vazifesini gören k a ğ ı t t a "Sünbül-zâde Vehbi'nin Tannâne ve Tayyare Kasideleri" ibaresi bulunmasına rağmen.'a kadar devam eden bir bö­ lümde Sünbül-zâde Vehbî'nin I. Abdülhâmid'e 239 Akdes Nimet Kurat. vr. 4. vr.

Satır adedi 35 civarında deği­ şiyor. Eserin te'lif târihi behrtilmemiş. kağıtlar ortadan dikilmiş. a. Bulak 1253.flîudn.1497) Dîvân 'ının beyit beyit nesre çevrilmiş hâlidir. vr. Süleymâniye kütüphanesinde F. 241 Ciltlerin üzerinde eserin belli bir ismi yoktur Başlığı Kemal Edib Kürkçüoglu'nun listesinden aldık. Burada Sünbül-zâde Vehbî'nin Adanalı Surûrî ile Eski Zağra'da geçen maceralarından bahsedilmiştir. muteber birkaç nüshasını karşılaştırarak te'sis ettiği Ahmed Paşa (? . 31. 240 Sünbül-zâdeVehbî.5 X 12. şerh edilecek kehmeler parantez içine alınmış. 29'dan itibaren "Zeyl" baş­ hğı altında 6 yaprak devam eden bir kısım var. kırmızı karton kapaklı. 17-21. Fakat hem muhteva ayrıhkları hem de ayn ayrı defterlere yazılmış olmaları göz önünde tutularak müstakil başlıklar altın­ da tanıtma yoluna gidildi. 34 va­ rak. Her yaprağın yalnız bir yüzleri kullanılmış. 114 .sunduğu "Tayyare'^''" a d h k a s i d e n i n şerhidir.Türkmen 94 numara­ da kayıtlıdır.S.'tan itibaren 29. 5. Süleymâniye kütüphanesinde Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletieri. sarı renkteki kağıtlara rik'a (müellif hattı) ile yazılmış.'ya ka­ dar kasidenin şerhi yer alıyor. "Tannâne kasidesi"nin dış kapağındaki ibareye göre her iki eser de bir arada mütâlâa edilmeliydi.5 ebadında. Ankara 1972. Kasidenin beyitleri yeri geldikçe latin harfleriyle tesbit edilmiş. Eserin ilk yapraklarında "Tayyare k a s i d e s i " h a k k ı n d a bilgi v e r i l m i ş ve devamında ilgih kaynaklardan Şahin Giray hakkındaki malumat aynen aktarılmış. Veliyüddin Oğlu Ahmed Paşa Divanının Nesre Çevrilişi Müellifin.

Eser müsvedde hâhnde bulunduğundan hattı (rik'a) ve tertibi son derece karışıktır. yeşil kağıtla kap­ lanmış mukavva kapakh. İbareler önce beyaz kağıtlara yazı­ hp daha sonra kahn ve kahverengi ambalaj kağıtlarına yapıştırılmış. Aynı mektupta dîvânın te'sîsi sırasında dört mühim nüshadan istifâde edildiği ifâde edilmektedir.S. İkinci cildin 115. Türkmen 85 ve 86 numaralarda kayıtlı bulunmak­ tadır.yazılmış bir mek­ tuptan 1946 senesi sonlarında eserin basılmak üzere matbaaya gönderildiği. varağından itibaren ''Ahmed Paşa'nın Arabi ve Fârisî Şiirleri" başlığı altında 16 varakhk ayrı bir bölüm bulunmaktadır. sonradan müellif ile yayınevi arasında meydana gelen bir anlaşmazbk sebebiyle bas­ kıdan vazgeçildiği anlaşılmaktadır. siyah bez sırth.F. biri 75 diğeri 1 1 5 + 1 6 varak ol­ mak üzere iki cilttir. Her sayfanın sağ tarafında Ahmed Pa­ şa'nın manzumelerinin metni. Tâhir'ül-Mevlevî'nin evrakı arasında çıkan "Türkiye yayınevi" sekreterine -adı verilmiyor. 34 X 24 ebadında. 115 . Yahya Bey'in Şehzade Mustafa Mersiyesi ve Şerhi B k Divân Edebiyatından Birkaç Parça ve İzahı. sol tarafta ise her beytin hizasına gelen satırda manzumenin düz yazıya çevrilmiş hâli bulunmaktadır. Belli bir satır adedi ve te'lif târihi yoktur.

.

İNDEKS (Şahıs. Aksekili 33 Ahmedîye karakolu 41 Ahmed Mantıkî b. Abdullah elŞekevî 86 Abdül Efendi. Şeyh 106 Abdülaziz Mecdî 106 Abdülkâdir Karahan 75 Abdülmecid Han 2 Abdürreşid İbrahim Efendi 77 Adalet HammVIII Abuk Ahmed 30 Afîfe Gülistan Hanım 3. 104 Abdullah Sert 6 2 Ahdurrahman 14 Abdurrahman Han 77 Abdülaziz (kitapçı) 41 Abdülaziz . Eser ve Kurum Adlan) Abdullah (meşihat müsteşarı) 28 Abdullah b. Cahş b. 37 Ahmed el-İdris 12 Ahmed er-Rufa'î 12. Mesnevî-hân 31. Sultan 1. 37. 47 Afîfe Şefîka Hanım 5. Sultan I. 117 . 40 Ahmed Denderâvî 12 Ahmed Efendi (ihtisab kâtibi) 2 Ahmed Efendi. el-Merhûm Tûtî Ali Şâhî el-Itlânî 102 Ahi-zâde Hüseyin 101 Ahmedîye 5 Ahmed Celâleddîn Dede Efendi 24. 24 Abdülhalim Çelebi 35 Abdülhamid. 113 Abdülhamid b. Reyyâb el-Esedî 65 Abdullah Cevdet 33 Abdullah Işıklar 96. 41 Abdülbâki Dede 3 2 Abdülbâkî Efendi 108 Abdülbâki Gölpmarh 17. 77 Ahî Ahmed Şâh 88 Ahî Ahmed Şâh Kazzâz 88 Ahî Çoban 88 Ahî Emir Ahmed Bayburdî 89 Ahî Muhammed Dîvâne 88 Ahî Muhammed Seyyîd Abâdî 88 Ahî Mûsâ-yı Akşehrî 88 Ahî Nâtur 89 Ahî Şeyh Hacı b. 36. Molla Zeyneddîn el-Acemîyü'lNahcuvânî 91 Ahmed Midhat Efendi (Remzî Dede'nin kardeşi) 106 Ahmed Paşa 114. Karahisarlı.11 Agâh Sırrı Levend 26. 112.14 Ahmed Fakih 89 Ahmed Hamdî.115 Ahmed Paşa Divam'mn Nesre Çevrilişi 61 Ahmed Râsim 27 Ahmed Remzî Dede 13. 24.

106 Ali Kemal 27. 73 Ali Emîri Efendi 105. 105. 7 Babanzâde Ahmed Naim 106 Baba Tâhir . Emin Paşa'mn oğlu) 106 Ahmed Zeynî Dahlân 103 Akdes Nimet Kurat 113 Alâeddîn-i Amasyavî Veled-i Bayram 88 Alâeddîn-i Erzincânî 88 Alâeddîn-i Kırşehrî 88 Alâeddîn-i Siryânus 88 Alî Satış Komisyonu 30 Ali b. 69 Bâkî'nin Sünbül Kasidesi ve Şerhi 63. 69 Bâkî'ye Dâir 48. Mâlûmâtcı 19. 48. Şeyh 90 Bahâr-ı Dâniş 83 Bakî 50. 97. Şeyh 106 Ali İifet Bey. Gencarap 58. 105. 106 Ali Fakri Efendi. 63. Şehsuvaroğlu 13 Bedr Kemâl Horsaf89 Bedreddîn-i Ma'denî 89 Bedreddin Neccâr 90 Bedreddîn-i Tebrizî 89 Bedreddin Yavaş-i Nakkaş 90 Belleten 64 Aşık Çelebi 62 A^ık Çelebi 118 Tezkiresi Bergamah Cevdet Efendi 106 . 92 Avâmil Şerhi Adalı 7 Ayasofya camii 31 Ayasofya Medresesi 25 Aydınhk basımevi 63 Aynüddevle 89 Aziz efendi 44 Bâb-ı Seraskerî 6. 98 ve Şâir Bayezid camii 8 Bedi N. 104. 104.106 Ahmed Said matb. 42. 49.35. Müftü 42. 79 Bâkî'nin Kanunî Mersiyesi ve Şerhi 63.. 44.106. 50. 22 Bahar İstan 109 Bahâ (şâir) 3 Bahâeddîn-i Bahri . İskilipli 29. 63 Bârikatü's-suyûfi'd-Dâğıstâniyye fı ba'zı gazavâti'ş-Şâmiliyye 85 Battal Gâzî 5 Arab Nuyin 89 Asâr-ı İlmîye Kütüphanesi 75 Asır Matbaası 108 Asr-ı Saadette manlığın Hizmetleri Müslü­ Medeniyete 62. 80. Ali Emîri kütüphanesi 80. 64. 44 Ali Seydî 7 Ali Şir Nevâî 110 Amuzgâr-ı Ariflerin Fârisî Menkıbeleri 61 87 Zâti 62 AtâuUah Efendi 13 Ateş-bâz-ı Velî Şâh Muhammed Hadim 88 Atıf 33 Atıf Efendi. Şihâbeddîn el-Hemedânî 101 Ali Çetinkaya 42 Ali Ekrem Bolayır 26. 94 Ahmed Şîrânî 5 Ahmed Tevfik Bey (M. 33 Ali Nihad Tarlan 79 Ali Polad 89 Ali Reşad 7 Ali Rızâ 41 Ali Rızâ Ef.

69 Sipehsâlâr 89 Çelebi Polad Beg 90 Çığır 50. Molla Câmî.21. 66 Dârülhilâfe medreseleri 25. Celâleddîn Efendi. 34. 24 Bursalı Gazâlî bk. Mansur el-Beyzavî 80 119 . 86. 51. 20. 78. 68. 34. 22. 48. 75 Öâire-i Meşîhat-i İslâmîye 28 Dâiretul-ma'ârifl Bilmen basımevi 99 Burhân-ı Terakki 20. Yüzyıllarda Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri 117 65.Beyânülhak 3. 81.101. 115 Dîvân-ı Dîvân-ı Dlvân-ı Hafız 9 Sabrî Şâkir 102 Tâhir'ül-Mevlevî 14. 45.71 Dîvânçe-i Tâhir 20. Ebulûlâ Mardin 7 Ebûsaid Efendi 102 Ebû Mugîs el-Huseyn b. Büyüklerimizden Bâzı Zevat 64 Cafer Çelebi 64 Cârn-ı Cihân-nümâ 111 Câm-ı Cihân-nümâ Tercümesi 65 Darülfünun 34. 78.110 Dâvud Paşa mektebi 8 Defter-hâne 45 Dest-âvîz-i FârİNİ-hânân 21. 96. 15. 110 Beynelmilel Müsteşrikler Kongresi. 23. 14. 107. 57. 52. 53. 67. XXII. 90. 38 66 (Neâim) 99 Dîvân (Sünbül-zâde Vehbî) 112 Divân (Ahmed Paşa) 114 Dîvân Dîvân Edebiyatından Birkaç Parça ve İzahı 63. 59 Cemiyet-i İlmîye-i İslâmîye 22 Cemiyet-i Müderrisin 29. Şeyh 12. 68 69. 42. 81. 71. 49.111 Çelebi Bedreddîn 89 Çelebi Celâleddîn Feridun b. 69 Din Mazlumları 42 TV-XVIU. 69.16. Hülâgû İlmîye Mezâlimi 26. Câmî bk.109. 81 Cemsin Frîzer 82 Cenab Şahâbeddîn 106 Cengiz 65 Cengiz Ccrîdc-i ve. 58 Bilgi Yurdu 50. 62 Dârüşşafaka 24. 111 Dlvân-ı Tâhir'ül-Mevlevî Fârisî-i Tâhir (2) 66. 80 Cemiyet-i Tedrisîye-i İslâmîye 45. Gazâlî. 31. 74. 26.58 Celâleddîn Karatâyî 89 Cemal Parlakışık 97 Cemâl Elendi (neyzen başı) 14 Cemâl Efendi matbaası 17 Cemâleddîn-i Kamerî 90 Cemâleddin 54 Cemâleddîn Server arşivi 41 Cemâleddin Server Revnakoğlu 40. 71 Dîvânçe-i 70. 66 Cevdet Nasuhî 33 Cevrî İbrahim Çelebi 17 Cumhuriyet 4 1 .

37. 12. 36. 64. 7. 50. 73. 113 Frenk Mukallidhği Futuhât-ı İslâmîye Futuhât-ı Mekkîye 42. 112 Edebiyat ve. 77 Eflâkî Ahmed Dede 87. 75 Edebiyat Lügati Komisyonu 73 Edebiyat Sözlüğündeki Uydurma Tâbirler 75 Edebiyat Tarihimize Dâir Manzum. 73. 7.84. 93 Fatih medresesi 31.72. 58. 40. 74.76. 92 Es'ad-nâme 4. Deh Birader. 9. 78. 37. 68.101. 93.104. 93 120 Galata Mevlevî-hânesi 24. 44 27 15 Fuzûh 48.106 Encümen-i Maârif 109 Enderim Kitabevi 74 Envârül-âşıkln. 74 75 20.12. 35. Esâmi 107 Edebiyat Fakültesi 71 Edebiyat Edebiyat Edebiyat Edebiyat Eşref Paşa 106 Evhededdîn Çelebi 89 Evkâf-ı Hümâyun Nezâretinin Târihçe-i Teşkilatı ve Nüzzânn Tercüme-i ahvâli 26 74. Şevh Gahb Gazâlî. 88. 94 Fethi S. 8. 78 Fuzûlî 'nin Şikâyet-nâmesi ve Şerhi 69. 31. 48. 47. 99. Mesnevî. 33.41.112. 65.107. 68 Fuzûli'nin Bağdat Kasîdesi ve Şerhi 69.100. 102. Bir Muhtıra 76.Ebû Zerrilgıfârî 65 Edebi Mektuplar Istılahları Kaideleri Kamunu Lügati 72 49. 103. Mehmed Hamdî 106 Emin Beg Âb-germî 90 Emine Emsal Hamm 1. Bursah 64 . 83. 100. 91. 59 Gâlib bk. 71. 48. 107 Fatma 'Alive Hamm 3. 13 Esad Ekicigil 56. 76 Edebiyat Komisyonu 27 73. 4. 38. 75. 58 Emir 'Ahm Çelebi 89 Emir Alâmeddîn Kayser 89 Emir Bedreddhin Yahya 89 Emir Bedreddîn Gevhertaş 89 Emsile 5 Evkaf-ı İslâmiyye matbaası 31 Fahreddîn-i Âb-germî 89 Fahreddîn-i Dîv-dest 89 Fahreddîn Lala 89 Fahreddîn-i Sivâsî 89 Fahrunnisâ 89 Fâtımâ Hâtûn 89 Fâtih camii 7. Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü 75 Efgan Emiri Ahdurrahman Han 27.hân . 36. 90 Ekmele<ldîn Tabîb 89 Elif Efendi 106 Elmalıh . Mehmed 4. 78 Fuzûlî'ye Dâir 48. Türkmen kütüpha­ nesi 8. 36. 49 Fethi Sezâî Türkmen 67. 63. 79. 24. 4 Fatma Vedı'atullah 47 Ferid Kam 32. 5 Es'ad Dede .

106 Hz.13. 70. 3. el-Erett 65 Habîb Efendi 2 Habib Fakîh-i Akşehrî 89 Haccâc-ı Nessâc 90 Hâcegî 90 Hâce Mamereddîn Nâib 89 Hâce Mecdeddîn Atabeg 89 Hâce Mecdeddîn-i Merâgî 89 Hâce Şerefeddîn Semerkandî 89 Hacu Emîre 89 Hâfız 8. S \ Hind Masalları 83 Hind'in Moğol Hükümdar­ ları ve Nâdir Şah 82 Hitabet Dersleri 83. 44 Hakkı Süha Sezgin 50 HâhdBey (ressam) 111 Hâlid Dede . 16. (maarif vekili) 49 Hilye-i Çâr-yâr-ı Güzin 17 Hind İhtilâli 2 1 .108 İbrahim er-Reşîd 12 121 . Karamanlı (semâzen başı) 13 Hahi Açıkgöz 71 Halil Can 13 HaUl Nihad Boztepe 45 Hallâc-ı Mansûr'a Dâir 80 Hamdî Efendi bk. 86. 8 Hâfiz Hasan Efendi 4 Hâfiz Hayrî Efendi 8 Hâfiz Kemal 19 Hak 23 Hâkimiyet-i Millîye 42. 104 İbni Kemal'in Yavuz Hak­ kındaki Mersiyesi 84 İbnülemin Mahmud Kemal İnal 2. 37 Hafız Dîvânı 7. 47. Peygamber'in Hayâtı . 6. 20. 7.Gehvâreger 90 Gerâ Hâtûn 89 Germiyanlı Şeyhî ve Hâr­ nâmesi 79 Girây-i Büzürg 89 Gumaç Hâtûn 89 Güftî tezkiresi 77 Gülhâne Askerî Rüşdivesi 5. 104. 58 Hamza-i Nâyî 89 Hârâbat mukaddimesi 77 Harem-i Şerîf 12 Harnâme 79 Hasan Paşa medresesi 34 Hasib Barış VIII Hâtimet'ül-eş'âr 107 Hayrî Efendi 25 Hayrullah Tâceddîn-i Üskükârî 60 Hazret-i Peygamberin Hayatim Hazret-i Peygamber ve Zamanım Hekimbaşı Ömer Efendi mekteb-i ibtidâîsi 4 Hicaz ve Taşra Masası 21 Hikmet. 84 Hoca-zâde Mes'ud 101 Hoşlikâ-yı Konevî 89 Hulâsatü'l-eser 91 Huzur Dersleri 7 Hülâgû 65 Hümâyunnâme 79 Hürrem Sultan camii 4 Hüsâmeddîn Begî 89 Hüseyin Dâgud Sebzdârî 110 Hüseyin Vaiz 110 Hüseyin Vassaf Bey 4. 6 Gülistan 103 Günay Kut (A]pay)'64 Gürcü Hâtûn 89 Güven basımevi 95 Habbâb b. 26. 24. 14. 9. Elmalılı Hâmûşân 1.11. 7.

56. 96 İktisad Hey'eti 28. 92 t'tisam 62 İttihad ve Terakki 22 İttihâd-ı Mevlevîye Komitesi 19 İzzeddîn Köse 90 Kadı İmâdeddîn b. Sırâceddîn 89 Kadı îzzeddîn-i Sivâsî 89 Kadı Kürd-i Konevî 89 Kadı Necmeddîn Taştî 89 Kadı Sırâceddîn Urmevî 89 Kâfiye Hanım 48 Kafkasya Mücâhidi Şeyh Şâmil'in Gazavâtı 85. 80. 68.38 .103. 108 Kaili Bilinen Fıkralar 86 Kaluyan 89 Kameri Aylara Dâir Malûmat 86 Kâmil Miras 98 Karabet 17 Kasımpaşa mevlevî-hânesi 24. 38. 66. 48.104.107. 106 İstanbul Müftülüğü 36. 69. 76.105. 29 İctihad 33 İhsan Mahvî Bey 106 îhtiyâreddîn Fakih 89 tkhal 27. 30 İlahiyat Fakültesi 39. 66. 74. 41. 122 71.47.ibrahim Kutluk 71 İbrahim Paşa medresesi 80 İbtidâ-yı dâhil medresesi 28. 54 ilmiye Salnamesi 26 İmâdeddin Veled-i Kurdî 89 İmâdullah el-Hindî 12 İmam Pendî Efendi 91 İmam ve Hatip Mektebi 38. 78 İstiklal Mahkemesi 37. 75. 110 İslâm Ansiklopedisi 112 İslâmın Nuru 55. hattat) 24 İstanbul Kütüphaneleri Tarih • Coğrafya Yazmaları Katalogları 52. 83 İmlâ Komisyonu 27 İnanç Şücâeddîn Beg 89 İnâyetuUah 83 İnsanlığın Büyük Önderi Resul-i A'zam Hz. 87. 38. 104 İskender Çelebi 79 İslam Askerine 85 İslam Târihinden Bâzı Vak'alar 85 İslam Yolu 55. 93. 70. 39. 45. 78. 73. Kaya Nûrî 66 Kemal Edib Kürkçüoğlu 48. 97 İsmail Nevvâb 12 İsmet Bey (şâir. Muhammcd'in Hal Tercü­ mesi 35. 40 İstanbul tJniversitesi Kütüphanesi 17. 96. 82 İkdam 19. 114 Kemal Paşa-zâde 84 Kemâl-i Kavval 89 Kemâl-iMu'arref89 Kemâleddîn Kâbî 89 Kemâleddîn-i Tebrizî elHâdim 90 Kerîm Hân Zend 113 Kerime Hâtûn binti Şeyh Muhammed Hadım 89 Kerîmeddin Veled-i Begtimur 89 Kırkmerdiven mezarhğı 2 Kimya Hâtûn 90 Kira Hâtûn 89 .

3 6 . Sultan IV. 106 Mehmed Bey matbaası 110 Mehmed Celâleddîn Dede 11. Filipeli 7 Mehmed Reşad . Sultan 19 Mehmed Süreyya 2. 31. 19.26. 49. 81. 56 Mahfd 5 . 44. 16. 93 Matbaa-i Amire 31 Matbaa-i Osmaniye 31 Matbuat Alemindeki Hayâtım 9. 33. 62. 16. 13. 46. 103 Medresetü'l-kuzât 28. 51 Kur'an ve Magz-ı 50 Kur'an 15. 1 2 . 4 1 .13 123 . 86. 77. 8 . 31.16 Mecmua-i Medâyih-i Hazret-i Mevlânâ 17. 84. 1 1 . 6 6 . 3 3 . 3 9 . 55. 10. 75. 113 Mekteb 10. 34 Mehmed . 106. 9 . 25. 49.27. 11 Mehmed Zeki Pakahn 24. 35. 27. 47. 3 1 . 86. 55 Uvâmı 111 Levâmi'Tercümesi 91 Lügat Eincümeni 26 Lutfi Çelebi 96 Ma'lûmât 19 Maârif nezâreti 16.92. 81. 34. 2 9 . 48. 85. 90 Kurun 15.i Çâğâ 90 Mecîdüddevle Ali Muhammed Han 82 Meclis-i Meşâyih 38 MccmiM'i Eş'âr 6 . 96 Mazhar 46 Mecdeddîn-i Aksarâyî 90 Medreset'ül-hattâtîn 17 Medresetii'l-irşad 31. 65. 66. 108 Mehmed Efendi (Mustafa Saffet B. 26. 102 Mehmed Akif 22. 52. 3.Konferans Kudemâ-yı 84 Mevlevîye 87 Kubad Çavuş 54 Kuleli Askeri Lisesi 46. 55 Mahmud Celâleddin Efendi (hattat) 2 Mahmûd-ı Sâhibkıran 90 Mahmûd-ı Veledi Neccar 90 Mahmude Hâtûn 90 Mahmudiye mektebi 8 Maltepe Askerî Lisesi 45. 34. 98 Mahir îz 39. 21. 18. 48 Mantıkî 91 Mantıkî ve Bir Hezeliyesi Manzûmc-i Mi'râc 17 91 Malbaa-i Amidî 86. 19 Medâris-i İslâmiyye Talebesine Târih Hulâsaları 93 Medrese 5 Kutbeddîn-i Şîrâzî 89 Kuvâ-yı MiUîye 29 KülUyât-ı Ziyâ Paşa 100 Lâleli camii 36. 3 7 . 97. Mecdeddîn Cendî 90 Mecdeddîn Veled. 107 Mehmed Tâhir 7 Mehmed Tâhir Efendi (hattat) 2. 32. 40 Mehmed İzzet 7 Mehmed Nûrî Şemseddîn Efendi 2 Mehmed Paşa medreseleri 25 Mehmed Râsim Efendi. 38.'in amcası) 11 Mehmed Emin Paşa 106 Mehmed Fehmî. 1 1 . İstanbul Müftijsü 38.91. 39. 13.

97 124 . 101 Molla Câmî 19.h-i Yazmalar Katalogu 17 Mevlânâ'dan Sonra Mevlevîlik 24 Mezâkü'l-ervâh fi Şa'şa'ati's-sdâh 86 Muhammed el-Muhibbî 91 Muhammed Şah 82 Muhammed Şahin 55. 96. 95 MesnevVnin Tenkidini Beyenmeyene Cevap 56. 108. M. 96 Mevlânâ Bedreddîn-i Şang-i Müneccim 89 Mevlânâ Efsâhüddîn Mu'îd 89 Mevlânâ. 95 Muhammed Tâhir el-Karâhî 85 Murad . 6. 44 Millet kütüphanesi 63.13. Umeyr 65 Musavver Terakki 61 Mîisâ Kâzım Efendi 25 Mûsikî Mektebi 52 Mustafa Efendi 4 . 12.16. 15 Mustafa Nuri b. 68. 93. 109. 31.55. 37. Müze. 57. Mole.97 Mesnevi Dersleri 36. 4. 95. 38. 9. 110. 88. 107 Murad . 71. 77. 8.Mekteb-i Sanâyi'i matbaası 21. 62. 96 Mirza 'Abdül'azîm Hân Garakânî103 Mişkâtü'l-envâr 80 Menşe'-i Küttâb-ı Askerî 6 Merkez Efendi mezarlığı 2 Mesnevi 5. 54. 87.95. 98 Müslümanlıkta İbadet Tarihi 98 Midhat Rebiî 22. 11 Münâcât-ı Hazret-i Mevlânâ 97 Müslim 32 Müslümanlığın Medeniyete Hizmetleri 25. 94. 109 Melike Hâtûn 90 Menâkıhü'l-ârifîn 81 Menâkıh'ül-ârifîn'de Münderic "Makâlât-ı Şemfs-i TebrIzî'den On Faslın Tercümesi 93 MUlî Eğitim Basımevi 105. 27 Mihran (kitapçı) 41.58. 93. 107 Muammer Ülker VIII Muhammediye 5 Mevlânâ 13. 67. Sultan III. Sultan IV. 111 Mu'cemü'l-mathuâti'lArabîye ve'l-muarrebe 36.37. 95 MesrıevVnin Yeni Muterizine ikinci Cevap 56. 16. 35. 95 Mesnevi Şeriri 96 Mesnevi Takrirleri 93 MesnevVnin Tenkidi 55. 102 Mus'ab b. 96 MesnevVnin Eski ve Yeni Muterizleri 56. Mehmed Şâkir 80 Mustafa Reşid Ağa 2 Mustafa Sabri Efendi 29 Mustafa Saffet Bey 2. 106 Mir'at'ül-akâid 96 Mir'at-i Hazret-i Mevlânâ 15. 56. 95 Mcşâiruş:şuarâ 63 Mevâhib'-i Aliyye 110 104 Mu'iddîn Süleyman Pervane 89 Muallim Nâcî 91.

66 Resimli Gazete 17. Nâyî 16 Osmanlı Devletinde idam Edilen İki Şeyhülislam 101 Osman Ergin 6. 57 Revue du Monde Musulman 34 Rızâ Dede 96 Rızâ Saffet Bey 106 Risâle-i Fütüvvetiyye 101 Risâle-i Fütüvvetiyye Tercümesi 101 Rûmî 64 Rusûhî Bay kara 59 Rüsumat Emâneti 17 Sa'dî Bey 92 Saâdeddin Nüzhet Ergun 11. 6. 25. 22.111 Nekregû ile Pişekâr 22 NeVî 79 Nezahet Türkmen VIII Niyazi Erenbilge 51. 22 Necdet İşli arşivi 3 Necip Fâzıl Kısakürek 42 Netmeddîn Dizdar 89 Nedim 99 Nedim'in köşk Kasidesi ve Nâmık Kemal ile Ziya Paşa'mn Naziresi 99 Nefî 68 Nefî'nin "Hotin Kasidesi" ve Şerhi 101 Nefahâtü'l-üns Nekregû 22. 33. 9 Pervane Oğulları 89 Peyâm-ı Sabah 32.111 Rehnümâ-yı Füyûzât 20. 4. Asrın Yansına Kadar Garp Edebiyat Tarihine Dâir Manzum Bir Muhtıra 100 O. 86 Nûreddîn Veled Cica 89 Nuruosmâniye kütüphanesi 64 19. VIII. 83 Portakal oğlu 41 Râgıb Paşa kütüphanesi 52. Prof VII. 28 Osman Dede. 39 Osmanlı Müellifleri 7.14. 20. 112 Ömer Ferid Bey 106 Ömer Rızâ Doğrul 33. 16. 24.Nâdir Şah 82 Nâmık Kemal 99. 41 Pend-i Attar 5. 50. 22 Reşid Mazhar Ayda 54. 24. 100.18.19.102 Nâmık Kemal'in Şiirleri 100 Nâsıheddîn-i Sebbâg 90 Nâsıreddîn-i Tîzbâzârî 90 Nâsırüddîn Şah 82 Nâsırülmülk Ebulkâsım 82 Nazım ve Eşkâl-i Nazım bk. 90. 55. 63.76 Refî'-i Kâlâyî 107 Rehber-i Vatan 21. 17 Osman Nûrî Bey 27. 107 Osmanlı Şâirleri 91 Osmanlı Târih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü 24 Ömer Faruk Akün. Burian 75 Orhan Şâik Gökyay 64 Orman ve Maâdin ve Ziraat nezâret 61 Orman ve Ziraat Nezâreti 20. 82 Osman Salâhaddîn Dede 11. 67 Nazif Surûrî 19.108 Sabrî 102 125 . Tedrisât Nâzıme Sultan binti Abdülaziz Han 1. 78.

102 Sâdl-i Şîrâzî'ye Dâir 103 Saint Joseph Lisesi 52 Salâhaddîn-i Maletî 90 Salâheddîn-i Edîb 90 Salnâme-i Nezâret-i Maârifi Umûmiye 20. 67 Samatyab Hafız Ahmed Efendi dest-gâhı 96 Sarf Komisyonu 27 Sâymeddîn Mukrî 90 Scbîlürreşad 23 Süleymâniye camii 54.20. 67. 47 Sebm . 85. 114 Şah Abdurrahman 90 Şahâbeddîn Süleyman 23 Şahin Giray 113 Şâir Ali İffet 104 Şâir Anıtları 105 Şâir Eşref 106 Şâir Nevi ve Suriye Kasi­ desi 48. 91. 63. 78 Sırn Abdülbâkî Dede 16 Sîretü'n-nehevıye ve'lAsârü'l-Muhammedîye 103 Sicill-i Osmânî 2. 56.Sabrî Bey. 79. 114 Suûd'ül-Mevle^â 41. 113.93. 65.113. 23.106 Sabrî'nin Ebûsaid Efendi Vasfındaki Kasîdesi 69.83-88.72.ne-i Evliya 7. 98. 6.109 Peygamberi 80.107 Sirâceddîn-i Mesnevî-hân 90 Sirâceddîn-i Tafarî 90 Siyer-i Siyer-i Enbiyâl03. 68. 71 Süleyman Nazif 100 126 Şecâeddîn-i Hanâkî 90 Şemseddîn 8 Şemseddîn-i Attar 90 Şemseddîn-i Maletî 90 Şemseddîn-i Mardinî 90 Şemseddîn-i Muallim 90 Şer'iyye ve Evkaf Vekâleti 81 Şerâfeddîn Yaltkaya 19 Şeref Hâtûn binti Sultan Veled 90 Şerefeddîn-i Kayseri 90 Şerefeddîn Osman Gûyende 90 Şerh-i Şerh-i Şerif Rubâiyât Rubâiyât 111 Tercümesi 107 Sabrî'nin Ebû Saİd Efendi Kasidesi ve Şerhi 107 Şeyhî 79 .99. 112. 106 Şâir Refı'-i Kâlâyî 107 Şapka risalesi bk. 53.108 Su'üd'ül-Mevlevî 34. 70 Sultanahmed medresesi 25 Sultan Rukneddîn 90 Sultan Veled 87 Surûrî 107. 70 6. 104. Frenk Mukallidliği Şarkiyat Mecmuası 101 Sebilürreşad Kütüphanesi 65. KalkandelenH 52. 103 Soğukkuyu medresesi 25 Son Asır Türk Son Hattatlar Şâirleri 2.107. 58. 15. 101-104. 11. Sultan III.24. 86 Sep. 71. 23 Sezâî Bey 106 Sırâtımustakîm 22. 55. 56 Süleymâniye Kütüphanesi 45. 114 Sünbül Efendi camii 58 Sünbül-zâde Vehbî 112.

79 Türk Edebiyatı Türk Edebiyatı Muhtırası Türkiye Türk Maârif 55. 24. 80 Tecrîd-i Sarih 47 Tedkîkât-ı Lisâniye Hey'eti 26 Tedkik-i Müellefât-ı Osmânî heyet 33 104. 50.110 Tefsîr-i Hüseynî 110 Temâşâ 108 Terakki 109 Terceme-i Tefsîr-i Hüseyni 108 Şihâbeddîn Gûyende 90 Şinâsi Akbatu 40 Şûrâ-yı Devlet 19 Şükûfe-i Bahâristân 109 110 Tercümelerim 65. 107. 42.43. 111 Tâceddîn Mu'tez el-Horasânî 89 Tâceddîn-i Mutasaddık 90 Tâhir . 107 bir Sergüzeşti Tedrîsât-ı Edebîyeden Na­ zım ve Eşkâl-i Nazım Şeyh Gâlib 23. 39 Mûsikisi 86 Târihi Tâbirler Istılahlar Ansiklopedisi 113 Taşhcalı Yahya'nın Şehzade Mustafa Mersiyesi 69 Tayyare Kasidesi Şerhi 110 19 Türk Okutma Kurumu 53 Türkiye'de Siyâsi Partiler 29 Türk Şâirleri 11. Dağıstanlı Sej^id 41 Tâhir Dede Kütüphanesi 16. 17. 32.Şeyh Celâleddîn Efendi Merhum 19. Türk Dil Kurumu 75 . 75 Târih-i Enbiyâ 109 Târih-i Osmânî Encümeni Mecmuası 84 Târihe Mal Olmuş Fıkralar Türkiyat Enstitüsü 34 25. Teâlî-İslâm cemiyeti 29. 64. Tank Zafer Tunaya 29 Sahâifînden 109 Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü 35. 14. 50.108 Türkiye yayınevi 115 Ulu Arif Çelebi 87 Üniversite kütüphanesi 67. 127 . 96 Tâhir Saffet 22 Tahran Meclis matbaası 103 Tahsin Yazıcı 87 Tal'at Onan 72 Tannâne Târîh-i Kasîdesi İslâm Şerhi 109 111 Teşebhüs-i Tetimme Medresesi 25 Tevhîd-i Mubâyehât Komisyonu 27 Tezkire-i Rızâ 91 Ticâret ve Ziraat nezâreti 30 Tokâdî-zâde Şekib Bey 106 Topçu San Mûsâ mescidi 4 Tuman Beg 89 Türk Türk Dili 64 Dilinde Gelişme vc Sadeleşme Evreleri 26 Tarihi 77 Tarihi 112 Târihi Antolojisi 6. Şahsi 21. 79 Şeyh Sadî'nin 99. 33. 81 Üsküdar Atik Valide medresesi 25 Üsküdar mevlevî-hânesi 13. 91.

11. 63.13. 55 48. 97 Vakıflar Umum Müdürlüğü 54 Vakit 58 Varlık 50 Vâsıf Efendi 17 Vefayâtü'l-âyân 80 Vehbî'nin Tannâne Kasîdesi ve Şerhi 109. 5 8 . 113 Veliyüddîn Oğlu Ahmed Paşa Dîvanı'nm Nesre Çevrilişi 61. 112. 1 5 . 91 Yeşil Gresun matbaası 79 Yılların Yücel İzi 39. 114 Yahya Bey'in Şehzade Mustafa Mersiyesi ve Şerhi 115 Yahya Efendi dergâhı 2 Yahya Hilmi Efendi (hattat) 6 Yaşar Şâdî Bey 106 Yavuz Sultan Selim 84 Yenikapı mevlevî-hânesi 1. 79 Zekeriyyâ-yı Tokâdî 90 Zeki Velidi Togan 58 Zeyneddîn 'Abdülmü'min Tokâdî 90 Ziraat Nezâreti 29 Ziyâ Paşa 99. 64. 1 4 . Vehbî'nin Tayyare Kasîdesi ve Şerhi 110.102 128 . 2 1 .35. 78. 75. 79 Yusuf Cemil Ararat 59 Zatî 63.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->