You are on page 1of 602

OSMANLI HUKUKU

Adalet ve Mlk

Prof. Dr. Ekrem Bura Ekinci

ARI SANAT YAYINLARI: 97 D!) -Tarih- Sosyoloji Dizisi; 22 2008 An Sanat Yaynevi
Eserin yayn haklan M Sanal Yaynevi'jc aitlh: izii.Kiz yaymkmmz. Kaynak lioxierilcrek alnt yaplahilir.

Sertifika No:0108-34-009S79 ISBN 978-9944-742-04-7 l. Basm: Kasm- 2008 stanbul Mizanpaj Ar Sanat Kapak tasarm Ayla Yank Kapak Bask Alkan Matbaas Bask Lord Matbaaclk Cilt Dilek Mcellit ARI SANAT YAYINEV ataleme Sk, No:19/l D: 3 34410 Caalo^l/ST. Tel :212 520 4l 5i Faks: 2i2 514 51 39
9 e-posta:ansanat@myi)el.com

Yazma adresi: PK 293 34433 SRKEC/ST internet siparileri iin: www.arisanai.com www.kitapyurdu.com - ki(apaloku.com

Adalet ve Mlk

Prof. Dr. Ekrem Bura Ekinci


Marmara niversitesi Hukuk Fakltesi Hukuk Tarihi ve slm Hukuku Krss

MI
SANAT

EKREM BURA EKNC 1966 ylnda Ankara'da dodu. lk, orta ve lise tahsilini bu ehirde tamamlad. 1987 ylmda Ankara niversitesi Hukuk Fakltesi'ni bitirdi. 1988'de avukatlk sajm, 1991 yhnda yksek lisansm tamamladktan sonra doktorasn stanbul niversitesi'nde yaparak Tanzimat Devri Osmanl Hukukunda Kanm Yollar adl teziyle 1996 ylnda hu kuk doktoru, 1999 ylmda da hukuk tarihi doenti oldu. 2005 ylnda da profesrle ta yin edildi. 1992-1993 arasnda bir yl Amman'daki rdn niversitesi'nde ilm aratr malarda bulundu. Ankara ve Erzincan Hukuk Fakltelerinde alt. Halen Marmara niversitesi Hukuk Fakltesi'nde retim yesidir ve Trk Hukuk Tarihi dersleri ver mektedir. ngilizce ve Arapa bilir. Evli ve iki ocuk babasdr. Bata Ate stidas (2001); islm Hukuku ve nceki eriatler (2003); Osmanl Mahkemeleri (2004), slm Hukukunda Deinmenin Smn (2005), slm Hukuku (2006), slm Hukuku Tarihi (2006), Klliyat-i Kavnn (2006), Ahmed Cevdet Paa ve Mecelle (2008) olmak zere yaynlanm kitaplar ve eitli dergilerde yaynlanm ilm ve aktel ok sayda maka lesi vardr.

NDEKLER TAKDM Birinci Kitap OSMANLI HUKUKUNA GR Birinci Ksm OSMANLI HUKUKU TEORKLER OSMANLI HUKUKU TEDKKLER 35 t OSMANLI HUKUK LSANI VE KLTR 37 II. HUKUK TARHNN KONUSU OLARAK OSMANLI HUKUKU 39 A. AVRUPA'DA HUKUK TARH ARATIRMALARI 40 B. SLM DNYASINDA HUKUK TARH ARATIRMALARI 41 C. OSMANLI DEVLET'NDE HUKUK TARH ARATIRMALARI ....43 kinci Ksm OSMANLILARIN ATALARI VE HUKUKLARI L SLMYETTEN NCE TRKLER A. TRK SM B.TRK TOPLULUKLARI C. TRKYE TABR D. SLMYETTEN NCEK TRK DEVLETLER 1. skit (Saka) mparatorluu 2. Hun mparatorluu 3. Avrupa Hun Devleti 4. Akhun Devleti 5. Tabgalar Ve Avarlar 6. Gktrk Devleti 7. Uygur Devleti 8. Hazar mparatorluu 9. Dier Trk Devletleri E. ESK TRKLERN DN 1. Gktanr Dini 2. Trkler Arasmda Yaylm Dier Dinler 31

44 45 47 47 48 48 48 49 50 50 51 52 52 53 53 53 55

a. Budizm b. Zerdtlik c. Manikheizm d. Konfianizm e. Musevlik f. Hristiyanlk II. SLMYETTEN NCEK TRK HUKUKU A. ESK TRKLERN HUKUKUNA DAR KAYNAKLAR 1. Trk Lisan 2. Trk Edebiyat 3. Hukuk rf ve detler (Yusunlar) 4. Kanunnmeler 5. Kitabeler ve Mezar Talan 6. Hukuk Vesikalar 7. Yabanc Kaynaklar 8. slm Kaynaklan B. ESK TRK HUKUKUNUN ESASI: TRE C. DEVLET VE AMME HUKUKU 1. Hakan 2. ra Meclisleri 3. Harp Hukuku ve Ordu 4. Cezalar D. ALE HUKUKU 1. Evlilik a. Kaln b. Levirat c. Sororat 2. Boanma 3. Evld Edinme 4. Sosyal Snflar E. MRAS E BORLAR HUKUKU nc Ksm TRKLER VE SLMYET I. TRKLERN SLMYETE GR IL MSLMAN TRK DEVLETLER A. TULN VE HDLER B.BULGAR HANLII C. KARAHANLI DEVLET

55 56 57 57 57 58 58 58 58 59 59 60 60 60 61 61 62 63 63 66 66 67 67 67 68 69 70 70 70 71 71 72

73 75 75 76 76

D. MSLMAN MOOL HANLIKLARI E. GAZNEL DEVLET F. SELUKLU DEVLET G. GRGNYE DEVLET H. MEMLK DEVLET i. OSMANLI DEVLET III. TRKLERN SLM HUKUKUNA KATKILARI Drdnc Ksm OSMANLI HUKUKUNUN BLG KAYNAKLARI I. FIKIH KTAPLARI II. FETVA MECMUALARI m. MAHKEME SCLLER V KANUN MECMUALARI V. ARV VESKALARI VL KRONKLER Vn. HATIRATLAR VIIL SYASETNMELER X. SEYAHATNMELER-SEFRETNMELER X. BYOGRAFLER X I MONOGRAFLER Xn. MRACAAT KTAPLARI kinci Kitap OSMANLI HUKUKUNUN YAPISI Birinci Ksm OSMANLI HUKUKUNUN UNSURLARI OSMANLI HUKUKUNUN UNSURLARI , L SLM HUKUKU (ER'I HUKUK) A. SLM HUKUKUNUN HUSUSYETLER 1. slm Hukuku Din Menelidir 2. slm Hukuku Mstakil Bir Hukuk Sistemidir 3. slm Hukuku Cihanmuldur 4. slm Hukuku Devamldr 5. slm Hukuku, Bir Hukukular Hukukudur 6. slm Hukuku Kazuistik Bir Hukuk Sistemidir B. SLM HUKUKUNUN KAYNAKLARI 1. Asl Kaynaklar

77 78 78 79 80 81 83

89 90 90 91 91 92 92 93 93 94 94 94

99 99 101 101 103 103 104 104 105 106 107

a. Kitap: Kur'an- Kerm b. Snnet-i Nebevi c. cma'-y mmet d. Kyas- Fukah 2. Fer ' Kaynaklar a. Sahb Kavli (Fetvas) b. stihsan c. rf ve det d. Maslahat- Mrsele (Istslah-Meslih) e. Zaruret f. eryi'-i Slife (eryi' Men Kablen-nceki eriatler) g. Hle-yi er'iyye (Mehric-Hukuk areler) h. Medine Halknn rf (Amel-i Ehl-i Medne) C. DELLLERN DEERLENDRLMES 1. ctihad 2.Taklid 3. Fetva a. Fetva ile Kaz Arasndaki Mnasebet b. Fetvann Kanun Hline Getirilmesi 4. Resm Mezheb 5. Resm Tedvin D. SLM HUKUKUNUN TARH DEVRELER 1. Birinci Devir: Hazret-i Peygamber Devri 2. kinci Devir: Sahbe-i Kiram Devri 3. nc Devir: Tabin ve Tebe-i Tabin Devri 4. Drdnc Devir: Hukukun Tedvni ve Mezhebler a. mam- A'zam Eb Hanfe ve Hanef Mezhebi b. mam Mlik ve Mlik Mezhebi c. mam afi ve afi Mezhebi d. mam Ahmed bin Hanbel ve Hanbel Mezhebi e. Mezhebi Yaamayan Hukukular f. Ehi-i Snnet Dndaki Mezhebler aa. Hriclik bb. ilik (ia) aaa. Zeydiyye bbb. mmiyye ccc. smiliyye cc. Vehhblik 5. Beinci Devir: Taklid Devri 6. Altnc Devir: Taknin (Kanunlatrma) Devri

107 110 112 114 116 116 117 117 119 120 121 121 122 123 123 125 128 129 131 132 134 136 136 138 139 141 142 147 148 150 151 152 152 153 154 154 156 156 157 161

II. RF HUKUK A. RF HUKUKUN SAHASI B. RF HUKUK LE E R HUKUK MNASEBET III. CEMAATLER -HUKUKU IV. ECNEBLER HUKUKU V MAHALL HUKUK kinci Ksm OSMANLI HUKUKU MEVZUATI OSMANLI HUKUKU MEVZUATI L FIKIH KTAPLARI II. FETVA KTAPLARI m. KANUNNMELER IV E R Y Y E SCLLER V CEMAATLERN DN METNLER VI. MLLETLERARASI ANLAMALAR nc Kitap OSMANLI AMME HUKUKU Birinci Ksm ANAYASA ve DARE HUKUKU I. SLM HUKUKUNDA DEVLET ve HKMET A. SLM HUKUKUNDA DEVLET 1. slm Hukukunda Anayasa Mefhumu 2. Devletin Unsurlar 3. slm Hukukunda Devlet ve Hkimet ekh 4. Siyas Hkimiyet Kime Ait? II. TEMEL HAK VE HRRYETLER A*. ETLK-HAK-HRRYET MEFHUMLARI B. AHS HAK VE HRRYETLER 1. ahs Masuniyeti (Dokunulmazl) 2. Angarya Yasa 3. Husus Hayatn Gizlhi 4. Mesken Masuniyeti 5. Din ve Vicdan Hrriyeti 6. Fikir Aklama Hrriyeti 7. lim ve Sanat renme HiTyeti 8. Toplant Hrriyeti

162 162 165 i 74 176 177

179 179 180 180 183 185 186

189 189 190 191 191 193 194 195 196 196 196 196 196 197 198 199 200

9. Cemiyet Kurma Hrriyeti 10. Hak Arama Hrriyeti 11. Seyahat ve Yerleme Hrriyeti C. SOSYAL VE KTSAD HAK VE HRRYETLER L Aile Hakk 2. Mlkiyet Hakk 3. alma Hrriyeti 4. Salk Hakk 5. Sosyal Gvenlik Hakk 6. evre Hakk D. SYAS HAK VE HRRYETLER 1. Vatandalk Hakk 2. Siyas Parti Kurma Hakk 3. Seme ve Seilme Hakk 4. Amme Hizmetlerine Girme Hakk 5. Mill Mdafaa HakkA^ecibesi 6. Vergi Mkellefiyeti m . SLM HUKUKUNDA DEVLET TEKLATI A. DEVLET BAKAM: HALFE 1. Halfeliin Hukuk Hkm 2. Halfenin Baa Geii Usulleri a. Seim (Bey'at) b. Ahd

200 200 201 202 202 202 203 204 205 205 206 206 206 20? 208 208 209 209 209 210 210 210 211

c. ra
d. Kahriyye e. ilerde aa. mmiyye bb. Zeydiyye Mteaddit Halfeler Halfeliin Mahiyeti Halfenin Vasflan a. slm b. Vcud Selmeti c. Ehliyet d. Erkek Olma e. Kifayet f. Adalet g. lim h. Kureylik Halfenin Vazifeleri

212
212 213 213 213 214 215 215 215 215 215 216 216 216 217 217 217

3. 4. 5.

6.

Takdim a. Cihat b. Cuma cFey' d. Hkm 7. Halfenin Uymas Gereken Esaslar a. Hukuk ve Maslahat Prensiplerine Riayet b. stiare (r-Damma) 8. Halfenin Haklan y a. taat b. Halfenin Smrh Teri (Yasama) Salhiyeti , c. Maa Alma d. Vekiller (Nibler) Tayin Etme 9. Halfenin Vazifesinin Sona Ermesi a. Tabi Sebepler Ve Feragat b. Halfenin Azh Ve n'izali aa. Halfede Beden Noksanlklar bb. Halfenin Hacri cc. Halfenin Esareti (Kuhre) dd. Halfenin rtidd ee. Halfenin Adaletten Ayrlmas B. HALFENN YARDIMCILARI 1. Vezirlik (Vezret) 2. Emlik (Emaret) 3. Dier Memurlar 4. Divanlar IV. OSMANLI HUKUKUNDA DEVLET ve HKMET A. PADAH 1. Osmanl Halifelii 2. Veraset Usl a. Karde Kath b. Ekberiyet Usl 3. Padiahm Fonksiyonlar a. Teri (Yasama) Fonksiyonu b. cr (Yrtme) Fonksiyonu c. Kaz (Yarg) Fonksiyonu 4. Padiahn Geliri 5. Padiahm Salhiyetinin Smrlar 6. Padiahn Mesuhyeti a. Din Mesuliyet b. Ceza Mesuliyet

H 218 218 219 219 219 219 219 220 220 220 221 221 221 221 221 221 221 222 222 222 223 223 223 224 224 225 225 226 228 229 231 232 233 233 234 235 236 238 238 238

c. Hukuk Mesuliyet d. Siyas Mesuliyet 7. Padiah Saray a. Harem-i Hmyun b. Hanedan c. Endern- Hmyun ve Devirme Usl d. Mbeyn-i Hmyn f. Brn Halk B. DVAN-I HMYUN 1. Vazifeleri 2. Divan Azalar 3. Reislkttb (Reis Efendi) 4. avuba 5. Divan timalar (Toplantlar) 6. Divann nkiraz (k) C. MERKEZDEK YKSEK MEMURLAR 1. Veziriazam 2. Kubbealt Vezirleri 3. Kazasker 4. Defterdar 5. Nianc 6. Rumeh Beylerbeyi 7. Yenieri Aas 8. Kaptan- Derya 9. eybhslm D. TANZMAT'TAN SONRA MERKEZ TEKLATI E. OSMANLI ORDUSU ve ASKER TEKLAT 1. Kapkulu Askerleri 2. Donanma-y Hmyun 3. Eylet Askerleri 4. Tanzimat Devrinde Osmanh Ordusu E TARA DARES 1. Osmanh lkesi a. Eyletler b. Sancaklar c. Kazalar d. mtiyazh Eyletler (Eylt- Mmtze) 2. ynhk 3. Tanzimat Devrinde Tara daresi 4. Belediye (ihtisab)

238 239 240 240 241 242 247 247 248 248 249 249 250 250 251 251 251 255 255 257 257 258 258 258 259 263 266 267 269 269 270 271 271 273 275 275 276 277 277 279

5. 6. 7. 8.

Esnaf Tekilt Derbend Tekilt Haberleme ve Menzil Tekilt Emniyet Tekilt kinci Ksm ML HUKUK

281 283 284 285

ML HUKUK L DEVLET HAZNES: BEYT'L-ML A. OSMANLI ML DZEN B. OSMANLI HAZNES 1. Hazine-i mire (Brn Hazinesi) 2. Hazine-i Hssa 3. Enderun Hazinesi ( Hazine) C. OSMANLI BTES 1. Bte Gelirleri a. er' Gelirler aa. Zekt aaa. Sime (Hayvan) Zekt bbb. Altm, Gm ve Para Zekt ccc. Ticret Mallar Zekt ddd. Ur (r, Ziraat Mahsul Zekt) bb. Hara cc. Cizye d d Define Vergisi (Rikz) ee. Mden Vergisi ff. Lukata gg. Sahipsiz Terikeler hh. Ganimetler b. rfi vergiler (Teklif-i Urfiyye) aa. Avarz Vergileri bb. Raiyyet Rsumu cc. Dier rf Vergiler 2. Bte Giderleri a. Mevcibat b. Teslmt c. hract d. Has ve Salyne Masraflar 3. Bte Kaynaklarmm Tahsil Usulleri a. Tmar Usl

287 287 288 290 290 290 291 291 292 292 292 292 293 293 293 293 293 294 294 295 295 295 295 295 296 296 296 296 296 296 296 297 297

b. Muktaa Usl c. Emnet Usl d. Malikne Usl 4. ve D stik-azlar (Borlanmalar) 5. Para 6. Tanzimat Devrinde Osmanl Mliyesi nc Ksm DEVLETLER HUKUKU DEVLETLER HUKUKU L SLM HUKUKUNDA LKE: DRLHARB-DRLSLM A. DRLHARBN DRLSLMA DNMES B. DRLSLMIN DRLHARBE DNMES C. LKE AYRILIININ HUKUK NETCELER
IL H A R B H U K U K U

297 297 298 298 298 299

301 301 302 302 303


304

A. HARB EMRNN GEL B . HARBN ARTLARI C. HARB KM YAPAR? D. HARBN CEREYANI E. HARBN DER ETLER 1. Mrtedlerle Harb 2. Zimmet Anlamasn Bozanlarla Harb 3. Bglerle Harb 4. Yol Kesicilerle H a t 5. Mslman Devletlerle Harb E GANMETLER G. ESR VE REHNELER m . DPLOMAS A. MUAHEDELER (ANLAMALAR) B. SEFARETLER (ELLKLER) Drdnc Ksm OSMANLI HALKI

304 305 306 306 307 307 307 307 308 308 308 309 309 309 310

OSMANLI HALKI 312 L ASKER SINIF-REAYA 313 II. EHRLLER-KYLLER-GEBELER , 314 III. MSLMANLAR-ZMMLER-MSTE'MSNT^ER 315 A. OSMANLI DBVLET'NN NFUS YAPvJ VE MSLMANLAR ..315 B. ZMMLER 316 1. Can ve Mal Hrriyeti 317

Din ve Vicdan Hmyeti Hukuk ve Adi Statleri Zimmlenn Mkellefiyetleri Millet Sistemi a. Klasik Devirde aa. Rum Patriklii bb. Galata Zimmleri cc. Ermeni Patriklii dd. Yahud Hahambal b. Tanzimat Devrinde aa. Rum Cemaati bb. Ermeni Cemaati cc. Musev Cemaati dd. Latin Cemaati ee. Katolik Ermen Cemaati ff. Protestan Cemaati C. MSTE'MENLER ". D. MSLMAN MSTE'MENLER Besinci Ksm CEZA HUKUKU CEZA HUKUKU I. CEZA HUKUKUNUN UMUM HKMLER A. SU 1. Suun eitleri a. Hakkuliah-Hakkulbd b. Hadd-Cinyet ve Ta'zr Sulan 2. Suun Unsurlar a. Kanun Unsur aa. ahs Bakmndan Tatbikat aaa. Hkmdar bbb. Zimmler ccc. Mste'menler d d d Kleler bb. Yer Bakmmdan Tatbikat cc. Zaman Bakmndan Tatbikat b. Madd Unsur aa. Teebbs bb. tirak ve Sua Sebebiyet c. Hukuka Aykurlk

2. 3. 4. 5.

317 318 320 321 321 322 323 323 323 324 324 325 325 325 326 326 327 328

329 329 329 330 330 330 330 331 331 331 331 331 332 332 332 333 333 333 334

aa. Meru Mdfaa bb. Hakkn fs cc. Vazifenin teras dd. Zaruret Hli ee. Madurun Rzs d. Manev Unsur aa. Ehliyet aaa. ocukluk bbb. Akl Hastal ccc. Sarholuk ddd. krah bb. Kusur B. CEZA 1. Cezalandrmada Hkim Prensipler 2. Ceza eitleri a. Beden Cezalar aa. dam bb. Kat- Uzv cc. Celde b. Ml Cezalar c. Hrriyeti Balayc Cezalar aa. Hapis bb. Srgn cc. Prangabend (Zincire Vurma) dd. Kr^k ee.Mnasebetleri Kesme d. Bedeli Cezalar...'. e. Mtemmim (Tamamlayc) Cezalar aa. Keffret bb. Mirastan Mahrumiyet cc. hidliin Kabul Edilmemesi f. Manev Cezalar aa.Tevbih bb.Tehir 3. Cezalarn Arl 4. Cezlarm nfaz 5. Cezalarn timai 6. Cezay Dren Sebepler a. lm b. Faal Nedamet

'.

334 334 334 335 335 335 335 335 335 335 336 336 337 337 338 338 338 339 339 339 340 340 341 341 341 342 342 342 342 342 342 342 342 343 343 344 344 344 344 345

c. Af 345 d. Suil 345 e. Ksasa Tevars 345 f. Mrunzaman (Zamanam) 345 II. CEZA HUKUKUNUN HUSUS HKMLER 346 A. HADD, KISAS VE TA'ZR SULARI ARASINDAK FARKLAR ..346 B. CEMYET ALEYHNE LENEN SULAR: HADD SULARI 347 1. Zina Haddi 347 2. arap me ve Sarholuk Haddi 349 3. KazfHaddi 349 4. Sirkat (Hrszlk) Haddi 350 5. Hnbe (Yol Kesme, Kat- Tarik) Haddi 352 C. DEVLET ALEYHNE LENEN SULAR 353 1. Bay (isyan) Suu 353 2. rtidad Suu 354 D. AHISLAR ALEYHNE LENEN SULAR: CNAYETLER 356 1. Adam ldrme (Kati) Suu 356 a-mden (Taammden) Kati 356 b-ibh-i md ile Kati 357 c-Haten Kati 357 d-Hat Mecrasna Cri Kati : 358 e-Tesebbben Kat 358 2. Messir Fiil (Cerh ve Kat'- Uzv) Suu 358 3. Kaved 358 a. Ksas cras in Gereken artlar 359 aa. Katile Ait artlar..... 359 bb. Maktule Ait artlar 359 cc. Kati Fiiline Ait artlar 359 b. Ksas Dren Haller 360 4. Ksas Gerekmeyip, Diyet Verilen Haller 360 a. Madurun Rzs 360 b. Vazifenin fs 360 c. Hakkn cras 360 d. Spor Msabakalar 361 e. Duvar Altmda Kalma 361 f. Hayvanlarn Cinayetleri 361 g. inin Cinayeti 361 3. Cinayetlerde Tedahl 361 6. Diyet 362 7. Keffret 362

8. Er 9. Hkmet-i Adi 10. Gurre U. kile 12. Kasme 13. Kati Suuna Ta'zr Cezas E. TA'ZR SULARI : Altnc Ksm ADLYE ve MUHAKEME USUL I. ADLYE TEKLATI A. KDI MAHKEMELER (HKMT ER') 1. Kadlarn Tyini 2. Kadlarn Salhiyet Sahas 3. Kadlarn stiklh 4. Kadlarn Vazifeleri 5. Kdlarm Mahkeme dab 6. Kadlarn Yardmclar a. Mfti b. Nib c. uhd'l-hl , d. Kassam e. Ktib f. Muhzr (uhadar) g. Vekil h. Suba B. DER MAHKEMELER 1. Divn- Hmyun 2. Cuma Divan 3. Kazasker Mahkemesi 4. Husus Mahkemeler C. OSMANLI MEDRESELER VE HUKUK TAHSL II. DVA A. DVANIN ARTLARI B. DELLLER (BEYYNELER) 1. hidlik 2. levtr 3. Yemin (Tahlif) 4. Karine 5. krar

362 362 363 363 364 364 365

367 368 369 370 371 373 375 376 376 377 377 377 378 378 378 378 379 379 379 379 380 380 384 384 385 385 387 387 387 388

6. Yazl Deliller 7. Dier Deliller C. DVANIN CEREYANI D. TAHKM E. KANUN YOLLARI (TEMYZ) 1. Klasik Devirde Kanun Yollan 2. Tanzimattan Sonra Kanun Yollan a. tiraz b. stinaf c. Temyiz d. tade-i Muhakeme e. Tashih-i Karar f. Hkimden ikyet g. Hkimin Reddi Drdnc Kitap OSMANLI HUSUS HUKUKU Birinci Ksm AHISLAR HUKUKU AHISLAR HUKUKU L AHSYET A. HAKK AHSYET 1. ahsiyetin Balangc: Doum (Veldet) 2. ahsiyetin Sonu: lm (Mevt) a. Hakikaten lm b. Hkmen lm B. HKM AHSYET 1. Devlet 2. Beytlml 3. Vakf n. EHLYET A. EHLYETN ETLER 1. Vcub Ehliyeti 2. Ed Ehliyeti B. NSAN HAYATININ DEVRELER 1. Cenn Devresi 2. ocukluk Devresi 3. Temyiz Devresi 4. BI Devresi

388 388 389 389 390 390 391 391 392 392 393 393 393 393

397 397 397 397 397 397 398 400 401 401 401 402 402 402 402 402 403 403 403 403

5. Rd Devresi C. EHLYET ARIZALARI (AVRIZ-I EHLYYE) L Semav Arzalar (Avnz- Semviyye) a. Akl Hastal' (Cnn) b. Uyku (Nevm) ve Baylma (m) c. Unutma (Nisyan) d. Kklk (Sigar) e. Klelik (Rkk) f. Zorlama (krah) g. lm Hastal (Maraz- mevt) h. Kadnlarn Hukuk Statsnde Baz Husus Haller i. Hnslar (ift cinsiyetli 1er, Hermafroditler) 2. Mktesep Arzalar (Avnz- Mktesebe) a. Sarholuk (Sekr) b. Sefihlik (Sefeh) c. Borluluk ve fls d. Bilmemek (Cehl) e. Latife Beyan (Hezl) f. Yanlmak (Hat) g. rtidad m. VELAYET ve VESAYET IVVAKIF A. VAKFIN MAHYET VE MENE B. VAKFIN UNSURLARI 1. Vakfeden (Vkf) 2. rade Beyan 3. Vakfolunan Mal (Mevkuf) 4. Vakf Lehdar (Merutun leh) C. VAKFIN DARES 1. Mtevelli 2. Vakf Mallarmn Kiralanmas 3. Vakfm Harab Olmas 4. Evkaf daresi D. VAKIF ETLER 1. Sahih Vakf-Gaynsahih Vakf 2. Hayr Vakf-Zrr Vakf 3. Mazbut Vakf-Mlhak Vakf-Mstesn Vakf 4. cre-i Vhideli Vakf-creteynli Vakf-Muktaah Vakf 5. Gedik ve Girdrlar 6. Avarz Vakflar

404 405 405 405 405 405 406 406 407 408 409 409 410 410 410 410 411 411 411 4U 412 413 413 414 414 415 416 416 417 417 417 418 4.19 420 420 420 421 421 423 425

Ek: Vakf hcceti rnei V KLELK A. KLELN MENE B. KLELK HUKUKU C. SLM TARHNDE KLELK D. KLELERN HUKUK STATS 1. ahs ve Borlar Hukuku 2. Aile Hukuku 3. Ceza Hukuku E. KLELN SONA ERMES 1. Gnll zd (Itk) 2. Keffret Yoluyla zd 3. Kitabet 4. Tbdbir 5. stild 6. Devlet Tarafndan zd 7. KendiHinden zd E ZDLI KLENN HUKUK STATS G. OSMANLI TARHNDE KLELK 1. Osmanllarda Kle Kaynaklar 2. Kle Ticareti 3. Kleliin Sonu kinci Ksm ALE HUKUKU ALE HUKUKU L EVLENME (MNKEHT, ZEVAC) A. NANLANMA B. NKH l.Nikhm artlar a. cap ve Kabul aa. cap ve Kabuln ekli bb. Meclis Birlii cc. cap ve Kabuln arta Balanmas dd. Muvakkat Nikh ve Mut'a Nikh ee. rade Beyan rzala b. Evlenme Mnileri aa. Akrabalk bb. St Kardelik (Rd) cc. Din Ayrl (htiJaf- din)

425 :.426 426 426 428 429 429 429 430 430 430 430 431 431 431 432 432 432 432 433 434 435

436 436 436 437 437 437 437 438 438 438 439 439 439 439 440

dd. Bakasyla evli olma (Hakku'l-gayr) ^ ee. Hr Kadm zerine Criye ff. Klesi ile Nikh gg. Beinci Kadm hh. Talkla Boanan Kadn ii. Linla Boanan Kadn c. Ehliyet d. hidler e. Niklta Velayet f. Nikhta Veklet g. Kefet (Denklik) h. Gayrimslimlerin Nikh i. Sahih-Fsid-Btl Nikh 2. Osmanllarda Nikhm ekh ve Tescih 3. Taaddd-i Zevct (Poligami, ok kadnla evlilik) 4. Evliliin Neticeleri a. Evlilikten Doan Hak ve Mkellefiyetler aa. Mehir bb. Nafaka aaa. Zevciyyet (Evlilik) Nafakas bbb. Fru Nafakas ccc. Usl Nafakas ddd. Akrabalk Nafakas eee. Mlkiyet Nafakas b. Nesep aa. Nesebin artlar bb. Nesebin krar IL EVLLN SONA ERMES (BOANMA, MFREKAT) A. LM B. TALK 1. Talk Lafzlar , 2. Talkn Ksmlar a. Talk- Ric' b. Taik- Bin 3. Talkn Says 4. Talkn artlar 5. Talk arta Balamak 6. l 7. Zhr 8. Lin

441 441 441 441 442 442 442 442 443 443 444 444 445 445 446 448 448 449 450 450 450 451 451 451 451 451 452 452 452 453 453 453 454 454 454 455 455 455 455 455

C. ZEVCENN TALKI 456 D. MUHLAA (ANLAARAK BOANMA) 456 E. FESH (EVLLN KENDLNDEN SONA ERMES) 457 E TEFRK (EVLLN MAHKEME KARARIMLA SONA ERMES) ..457 1-Kusur ve Hastalk Sebebiyle Tefrik . 457 2-Nafakanm denmemesi Sebebiyle Tefrik 458 3-Giblik Sebebiyle Tefrik 458 4-Fen Muamele Sebebiyle Tefrik 459 S.Tefrik Saylmayacak Haller 460 G. Evliliin Sona Ermesinin Hkmleri 460 1. Iddet 460 a. Iddetin Ksmlar 460 b. Iddetin Hkmleri 461 2. Hdne 461 nc Ksm MRAS HUKUKU MRAS HUKUKU , 1. LMN ARDINDAN TERKE ZERNDEK TASARRUFLAR IL E R MRAS HUKUKUNUN HUSUSYETLER m . MRASIN ARTLARI A. MURSN LMES B. VRSN HAYATTA OLMASI C. MRAS MNSNN BULUNMAMASI 1. Din Fark 2. Dr (lke) Fark 3. Kati 4. Klelik 5. Gaynsahih Nesep 6. lm Tarihinin Bilinememesi IV TERKENN TAKSM: A. VRSLER B. REDDYE VE AVLYYE C. HACB (MRASTAN MAHRUMYET) D. MNSAHA E. SULH VE TEHRC E KADININ MRAS HSSES V. VASYET , A. VASYETN ARTLARI 462 462 463 465 465 465 466 466 466 466 466 467 467 467 467 471 471 471 471 471 472 473

1. Vasiyetin Shhat artlan 2. Vasiyetin ekil artlan 3. Vasiyetin Nefaz artlar B. VASYETN TENFZ Drdnc Ksm EYA HUKUKU I. EYA VE MAL A. MTEKAVVM MAL-GAYRIMTEKAVVM MAL B. MSL MAL-KIYEM MAL C. MENKUL MAL-GAYRIMENKUL MAL D. AYN MAL-DEYN MAL E. STHLK OLUNAN MAL-STHLK OLUNMAYAN MAL IL MLKYET A. MLKYETN ETLER 1. Ayn Mlkiyeti-Menfaat Mlkiyeti-Deyn Mlkiyeti 2. Kmil (Tam) Mlkiyet-Nks (Eksik) Mlkiyet 3. Mstakil Mlkiyet-Mterek Mlkiyet B. MLKYETN KTSABI (KAZANILMASI) 1. Aslen ktisab a. hrz ve stil b. Lukata c. Rikz (Define) Mlkiyeti d. Mden Mlkiyeti e. Hukuk Tayir f. HaUvehtilt 2. Devren (Fer', Mtak) ktisap a. Akid b. Halefiyet c. Mrunzaman C. MLKYETN TAKYD (SINIRLANDIRILMASI) 1. Umumi Takyidler 2. f'a Hakk 3. Muamele-i Civriyye (Komuluk Hukuku) IIL HAKLAR A. MAHDUD (SINIRLI) AYN HAKLAR I. rtifak Haklan a. tifak Hakkuun Kurulmas b. rtifak Hakknn eitleri aa. Hakk- irb (Kaynak rtifakO

473 473 473 474

475 475 476 476 476 477 477 478 478 478 479 480 480 480 480 480 481 481 481 482 482 482 482 483 483 484 484 485 485 485 485 486 486

bb. Hakk- Mecra ve Hakk- Mesl (Su Aktma Hakk) cc. Hakk- Mrur (Gei hakk) dd. Hakk- Tealh 2. ntifa Hakk 3. Fer' Ayn Haklar (Teminat Hukuku) a. Rehin aa. Rehnin artlan bb. Rehnin Hkmleri cc. Rehnin Sona Ermesi b. VefenvestillenBey' c. Hapis Hakk IV. ZLYEDLK A. ZLYEDLN KORUNMASI B. ZLYEDLK DVASI V. TAPU SCL Beinci Ksm ARAZ HUKUKU L FETHEDLEN LKELERDEK ARAZNN STATS IL ARAZ ETLER A. MLK ARAZ (ARZ- MEMLKE) - B. MR ARAZ (ARZ- EMRYYE, ARZ- MEMLEKET) 1. Mir Arazinin letilmesi 2. Mir Arazide Tasan-uf 3. Mir Arazinin Fera 4. Mir Arazinin Mlke Dnmesi 5. Mir Arazinin ntikah C. VAKIF ARAZ (ARZ-MEVKFE) D. METRUK ARAZ (ARZ- METRUKE) E. MEVT ARAZ (ARZ- MEVT) m. ORMANLAR IV. ECNEBLERN MLK EDNME HAKKI V. DRLK (TIMAR) TEKLATI A. TARHE B. TIMARIN MAHYET VE NTKAL C. TIMARLI SPAHNN STATS D. TIMAR ETLER 1. Mlk ve Mlk Olmayan Tmar 2. Hs, Zeamet ve Tmar 3 Ekinci, Mustahfz ve Hademe Tmar

486 486 486 487 487 487 487 487 488 488 488 489 489 489 490

491 492 492 492 493 :...494 494 495 495 496 496 497 497 498 498 498 499 500 500 501 501 501

4. Tezkireli ve Tezkiresiz Tmar 5. Serbest ve Serbest Olmayan Tmar 6. Yurtluk, Ocaklk ve Hkmet E. DRLK SSTEMNN SONU F. DRLK SSTEM LE FEODALTENN MUKAYESES Altnc Ksm BORLAR ve TCARET HUKUKU BORLAR ve TCARET HUKUKU I. BORCUN N E V L E R A. KAZ BOR-DN BOR B. MUTLAK BOR-ARTA BALI BOR C. MUACCEL BOR-MECCEL BOR D. BAST BOR-MTEREK BOR II. BORCUN KAYNAKLARI A. AKDLER 1. Taraflar 2. rade Beyan 3. Akdin Konusu 4. Akdin Shhat, Fesad ve Butlan 5. Akdin Nefaz artlar 6. Akdin Lzum artlar 7. Akdin Hkmleri ve Sona Ermesi B. HAKSIZ FLLER 1. Gasp a. Gaspn artlar b. Gaspn Hkmleri 2. tlaf a. tlafn eitleri b. tlafn artlar c. tlafn Hkm d. Hayvanlarn Yapt tlaf e. Eyanm Sebep Olduu tlaf f. Bakasmn tlafndan Mesuliyet C. HAKSIZ KTSAP D. KANUNDAN DOAN BORLAR III. BORCUN SONA ERMES A. F B. AKDN FESH ve KLE C. F MKNSIZLII

502 502 502 503 504

507 507 507 508 508 508 508 508 508 509 509 509 509 510 510 510 510 510 511 511 511 512 512 512 512 512 513 513 514 514 514 514

D. TECDD E. TAKAS E BRA G. ALACAKLI VE BORLU SIFATININ BRLEMES H. MRURIZAMAN (ZAMANAIMI) IV. BORCUN NAKL (HAVALE) V. ALACAIN TEMLK VLAKDLER A. ALIM-SATIM AKD (BEY' VE R) 1. Akdin Rknleri a. Tarafla- ve rade Beyanlar b. Meb c. Semen 2. Bey' eitleri a. Bey'l-Mutlak (Mutlak Sat) b. Bey's-Sarf (Sarf Sat) c. Bey's-Selem (Selem Sat) d. Bey'l-Mukyada (Mukyada Sat) e. Bey' Bi'Lstisn (Ismarlama, stisna Akdi) 3. Bey'in Hkmleri a. SahhBey' b. Btl Bey' c. Fsid Bey' d. Mekruh Bey' e. Mevkuf Bey' f. VefenBey' 4. Al-Verite Muhayyerlik a. Hyar'-art (art Muhayyerlii) b. Hyr'l-Vasf (Vasf Muhayyerlii): c. Hyr'n-Nakd (Nakit Muhayyerlii): d. Hyr't-Tayin (Tayin Muhayyerlii) e. Hyr'r-R'ye (Grme Muhayyerlii) f. Hyr'l-Ayb (Ayp Muhayyerlii) g. Hyr'l-Gabn (Gaben Ve Tarir) B.HBE C. CRE (KRA) AKD 1. crenin Unsurlar 2. crenin Hkmleri ; a. Mecru Teslim b. cret deme

-.

515 515 515 515 516 516 517 517 517 518 518 518 519 519 519 519 520 520 520 520 520 520 520 521 521 521 521 521 522 522 522 522 522 522 523 524 524 525 525 525

c. Tazmin d. Maldan ntifa 3. crenin Sona Ermesi D. KARZ (DN) AKD 1. Karzm n'ikad 2. Karzm arta Balanmas a. Muamele Sat b. lyne Sat 3. Karzm Hkmleri E. EMNET AKDLER 1. VedaAkdi 2. Ariyet Akdi E KEFALET AKD G. VEKLET 1. Vekletin artlan 2. Vekletin Hkmleri H. RKETLER 1. bha irketi 2. Mlk irketi 3. Akid irketi a. Mfvada (Msavat) irketi b. Inn irketi c. A'ml (Sanayi) irketi d. Vch (tibar, Kredi) irketi e. Mdrebe irketi f. Mzraa (Ziraat) irketi g. Mskt irketi L FAZL AKDLER (RB) 1. Karzda Faiz 2. Rehnde Faiz 3. Alverite Fiz 4. Drlharbde Fiz J. SGORTA (TE'MN) AKD K. KUMAR

525 525 525 526 526 526 526 527 527 527 528 528 529 529 529 530 530 ;...530 ^...530 531 531 531 531 532 532 532 532 532 532 532 533 533 534 535

Besinci Kitap TANZMAT DEVRNDE OSMANLI HUKUKU Birinci Ksm TANZMAT DEVR HUKUK ISLAHATI TANZMAT DEVR HUKUK ISLAHATI I. HUKUK ISLAHATININ SEBEPLER A. ISLAHATA DUYULAN HTYA B. HUKUK SEBEPLER C. TCAR GELMELER D. ECNEB DEVLETLERN BASKILARI E. MERKEZ OTORTEY GLENDRME ARZUSU II. HUKUK ISLAHATININ MERULUK TEMEL III. HUKUK ISLAHATINDA ALINAN MODEL kinci Ksm TANZMAT DEVRNDE OSMANLI ADLYES L UMUM MAHKEMELER A. LK ADL ISLAHAT: TCARET MAHKEMELER B. NZMYYE MAHKEMELER C. ER'YYE MAHKEMELER D. MTYAZLI VLYETLERDEK ISLAHAT IL HUSUS MAHKEMELER A. CEMAAT MAHKEMELER B. KONSOLOSLUK MAHKEMELER C. DARE MAHKEMELER D. ASKER MAHKEMELER nc Ksm TANZMAT DEVRNDE KANUNLATIRMA TANZMAT DEVRNDE KANUNLATIRMA L ANAYASA METNLER A. SENED- TTFAK B. TANZMAT FERMANI ^ C. ISLHAT FERMANI D. FERMN- ADALET E. KANUN-I ESASI IL CEZA KANUNLARI m. TCARET KANUNLARI

539 540 540 541 541 542 542 543 543

545 545 546 550 553 553 553 554 554 555

556 556 556 557 -..557 558 559 563 564

IV. ARAZ KANUNNMES V. MECELLE- AHKM-IADLYYE A. MECELLE'Y HAZIRLAYAN SEBEPLER B. MECELLE CEMYET C. MECELLE'NN HUSUSYETLER D. MECELLE'NN TATBK E. MECELLE ERHLER VL MUHAKEME USL KANUNLARI A. USL-I MUHKEME- HUKUKYYE KANUNU B. USL- MUHKEMT-I CEZYYE KANUNU C. USL- MUHAKEMEM ER'YYE KARARNAMES V. HUKUK-I ALE KARARNAMES A. KARARNAMEY HAZIRLAYAN ARTLAR B. ALE KOMSYONU C. KARARNAMENN HUSUSYETLER D. KARARNAMENN MUHTEVASI E. KARARNAMENN NOKSANLARI VE REAKSYONLAR VI. TANZMAT DEVR HUKUK ISLAHATINA UMUM BR BAKI BBLYOGRAFYA NDEKS

565 567 567 568 569 570 570 571 571 572 573 573 573 574 575 575 576 577 579 594

TAKDIM

Elinizdeki kitap, Osmanl Devleti'nin kuruluunun 700. ymda ksayd phesiz daha manl olurdu. Ancak 2008'in, ufukta Osmanl Hukuku'nun zeval almetlerinin grnmeye balad IL Merutiyetin 100. yldnm olmas da az bir tesadf deildir. Son zamanlarda Osmanl aratrmalarna bir rabet gr lyor. Bilhassa kuruluunun 700. yl saylan 1999'da itibaren, Osmanl Devle ti'nin ok eitli alardan ele alnd bir takm almalara rastlanmaktadr. Bunda Osmanl corafyasmn ehemmiyetini giderek arttrmasnm ve Osmanh Devleti'nin tarihte bir baar hikyesi yazm olmasmm mhim rol olduu d nlebilir. Asrlarca Osmanl hakimiyetinde yaam lkelerde olsun, Osmanl Devleti ile yakn siyas, ekonomik ve kltrel mnasebetler iinde bulunan di erlerinde olsun, Osmanl tai'ihi, kltr ve medeniyetine giderek artan bir alka duyuluyor. Bu lkeler, kendileri ile 0,smanhlar arasnda nemli bir irtibat gr yorlar. Ancak eti'afa bakldnda, slm Hukuku ve Osmanl messeselerine da ir ok sayda mnferit almann yannda, bizatihi Osmanl Hukuku'nu anlatan mstakil bir eser grlmemektedir. Osmanh Hukuku'na dair akademik alma lar da fevkalde azdr. Mesel Osmanl tara idaresi hukuk bakmdan etraflca tetkik edilmi deildir. Ayrca Trk Hukuk Tarihi kitaplarmdan baka, slm Hukuku'nun Osmanl Devleti'ndeki tatbikatna yer veren kaynaa da rastlanmaz. Bu bakmdan mnhasran Osmanl Hukuku'nu anlatan bir kitap meydana getir mek elzem grnmtr. Trklerin hukuk tarihi, slmiyete girilerinden nce ve sonra olmak ze re iki byk devreye ayrlr. Her iki devre de birbirinden esasl biimde farkldr. Maamafih slmiyetten nceki Trk hukukunun, sonraki devirlere kadar uzanan tesirleri de yok deildir. Kitapta, nce giri mahiyetinde Eski Trk Hukuku'na temas edilmi; ayrca Osmanh Hukuku'nun yaps, hususiyetleri ve kaynaklar anlatlmtr. Sonra hukuk branlarmm modern tasnifine gre Osmanl Hukuku ele alnmaya allmtr. slmiyetten sonraki Trk hukuku da asrlar sren kla sik devir ile son asr olmak zere iki devre ayrlr. Osmanh Hukuku iin de ay n eyi sylemek mmkndr. Be asr kadar devam eden klasik devirde, hukuk kaideleri ve messeseleri yllarca ayn kalmtu". XIX. asrn ilk yarsnda bala-

yan ve Tanzimat Devri denilen zaman zarfnda Osmanl Hukuku muhteva olarak deil ama, ekil bakmndan hayli deiiklie uramtr. Tanzimat sonras yeni liklere yeri geldike klasik devirle alkan ksmda deinilmi; aynca mstakil bir basnk altnda ele alnmtr. Bu kitap, aratrmaclardan merakhsma kadar geni bir kitlenin istifadesi maksadyla yazlmtr. Bu sebeple her bahiste mmkn mertebe muhtasar bilgi verilmitir. Herkesin anlayaca bir slup kullanlmaya allmtr. Baz keli meler okuyucuya yabanc gelebilir. Ancak taih olmu bir messesenin orijinal terminolojisini ihmal etmek ok zordur. Bunlarn gnmzdeki karlklar gs terilmi veya izah edilmitir. Okuyucuyu yormamak iin fazla atftan kanla rak, kitabn sonunda faydal eserlerden oluan bir kaynaka verilmitir. Zaten ki taptaki pozitif hukuka ait hkmler, ilgih fkh kitaplarndan almd iin, kolay ca ulalabilecek bu bilgilere atf yapmaya gerek grlmemitir. Kitap ilk bakta hacimli gelebilir ve okuyucunun gzn korkutabilir. Ancak kitabm her blmnn ayr bir kitap saylabilecei dnlrse, bu endi enin kaybolmas umulur. Uzun zamandr emelim olan bu kitabn meydana gel mesinde katks ve yardm geenlere kranlarm arzederim. Noksanlar iin de okuyucularn msamahasna snrm. Meraklsna faydal olursa ne mutlu! Ekrem Bura Ekinci
stanbul 2 0 0 8 e-mail; ebekinci@hotmail.coni

Birinci Kitap OSMANLI HUKUKUNA GR

Birinci Ksm OSMANLI HUKUKU TEDKKLERI

Yakn taihin upuzun alt asrna damgasn vuran Osmanl Devleti, son ve ayn zamanda Avrupa devletleri ile en ok temas olan slm devleti idi. yle ki ecnebiler, slm deyince Trk' anlar; "Mslman oldu!" yerine "Trk oldu!" derler. Bugn Osmanl corafyasmda kurulan bata Trkiye Cumhuriyeti olmak zere irili ufakl devletler hep bu Osmanl Devleti'nin mirassdm Hepsi Os manl medeniyetinin izlerini tar. Bu lkelerdeki ou messesenin meneini Osmanllarda bulmak mmkndr. Globallemenin hakimiyetini iyice hissettir dii gnmzde Osmanl tedkikleri giderek daha nemli hle gelmektedir. nki insanln deer verdii ou niversel (cihanmul) prensibin, asrlar nce Osmanl Devleti'nde mevcut olduu hayretle grlmekte; pek ok mevzuda Os manl modeli, gnmz meselelerinin zm iin ortaya srlmektedir. nki ada problemlerin ounun kk, vaktiyle Osmanl hakimiyetindeki corafya da, bilhassa Orta Dou ve Balkanlarda bulunmaktadr. Fevkalde hassas bir corafyada varlm alt asr devam ettirmek bir ya na; eitli rk ve kltrleri bir arada olabildiince patutsz geindirmek ve dn yann byk devletleri arasnda adn saydrmak ok kimsede hayranlk uyand ryor. nsanlar, Pax Ottomana ad verilen dnya dzenini ve unsurlarn merak ediyor. Osmanh Devleti'ni asrlarca dnyann sper gc yapan ve alt asrdan fazla bir zaman ayakta tutan prensipler neydi? Pax Brittanica ve ardndan Pax Americana'y kuran sper gler, Osmanl medeniyetinden ne lde etkilendi ler? Bunlar gerekten merak konusudur. Bu bakmdan Osmanl tarihi, ekonomi si, sanat, edebiyat gibi hususlar yannda, bilhassa Osmanl hukukunun da bilin mesi zai'ur grlyor. Zamanmzdaki hdiselerin, Osmanl hukukunu bilmeden anlamak ve analiz etmenin mmkn olmad anlalyor. Nitekim arazi huku kundan aznlk statsne kadar genileyen bir yelpazedeki ou meselenin zm yolu Osmanh hukukuna hakkyla vkf olmaktan geiyor. Btn bunlar bir yana, Osmanh kltr ve medeniyeti hakknda bilgi sahibi olmadan, dnya tari hinin alt asrlk ksmnn salkl yazlamayaca, Ortadou ve Balkan lkeleri nin, hatta Avrupa ve Afrika tarihinin de hakkyla bilinemeyecei gerei farkediliyor. Osmanl corafyasnda kurulan devletlerin de maziye ait miras reddet me kompleksinden artk yava yava kurtulduu gzleniyor. Btn bunlar, Os manl aratrmalar iin ok pozitif gemelerdir.

Osmanl Hukuku, Osmanl kltr ve medeniyetiyie bir btndr. Bir me deniyeti deerlendirmek iin ele alman en mhim kriterlerden birisini hukuk te kil etmektedir, Meden lkelerde, devletin varlk sebebi olarak adalet grlr. Osmanl Devleli'nin, hatasyla sevabyla ak asr mr .srmesinin ve zamann da parlak bir baar hikyesi yazmasnn srlar arasmda, hukuk dzeni ve adalet anlaynn bulunduunu sylemek yanl olmayacaktr. slmiyet, zuhurunu mteakip ksa bir zamanda ktaya kol salmt. Mslmanlarn says ksa bir zamanda artm; slm imparatorluu dnyann en zengin ve gl devleti olmutu. slm imparatorluunu zirveye tayan en nemli ey, adalet telkkisi (anlay) ve hukuk prensipleri idi. Bu telkki, Os manl Devleti'nde de glenerek devam etmitir. Bu sayededir ki, Osmanllar, tarihin en hametli devletlerinden olan Emev ve Abbas imparatorluunu bile geride brakm; XVI. asra gelindiinde dnyanm ve slm tarihinin her bakm dan en gl devleti olmutur. Hatta bu asrda, ngiltere kral VIII. Henry, Os manl lkesine bir heyet gndererek Osmanl hukuk ve adliye sistemini tedkik ettirmi ve bunlarn verdikleri rapor istikametinde ngiliz hukuk sistemini slaha tbi tutmutur'. Anglo-Sakson ve Osmanl hukuk sistemleri arasmdaki ekl ben zerlik, biraz da buradan ileri gelmektedir. Osmanl Devleti'nden sonra, sper g sfatyla ortaya kan yegne iki devletin, ngiltere ve Birleik Amerika'nn, Anglo-Sakson hukukunun temsilcisi olmas da enteresandr. Ruslara yenildikten sonra Osmanl lkesine snan sve kral Demirba Ka-l'm, bu misafirlii su-asmda (1709-1715), ehirlerde "halkn .serbeste mracaat edebildii birer hukuk maviri olarak vazife yapan mlilerden ilham alarak ken di lkesine dndnde ombudsman adl memuriyeti ihdas ettii rivayet olunur. 1799 senesinde bakonsl olarak Fransa'nn bana gelen Napoleon'un hazrlatt Fransz Medeni Kanunu (Code Civile) ve yeni adl tekilat zerinde de Osmanl hukukunun tesirlerine rastlamak mmkndr. Nitekim 1798'de, o zamanlar bir Osmanl vilyeti olan Msr'da Fransz igalcisi olarak bulunan Na poleon, Osmanl hukukuna ait baz eserlerin Franszcaya tercmesini emretmi; Code Civile'nin hazrlannda bunlardan da istifade edilmiti-. Yine bu devirde ki adliye tekilat reformunda da Osmanl adliyesinden ilham alndn baz kaynaklar biidirmektedir-\ Hatta Osmanl Devleti'nde Tanzimat'tan sonra srf bu
Fairfax Downey: Kanuni Sultan Sleyman, Trc: Eni.s Behi Koryrek, st. 1975, OI. Misa!: Ccmaleddin: Mukayese-i kavnu-i medeniyye. Mecelle-i Ahkm- Adliyye-Fransa Kanun- Medensi, lm-i Hukuk ve Mukayese-i Kavnn Mecmuas, Say: . Cilt: I, Yl: 1325, sayfa: 22-32; Osman Nuri Ergin: Trkiye Maarif Tarihi, st. 1977,1/264-265: Muhammed Hasen el-Hacev: el-Fikru's-Sm, Medine-i mnevvere 1396,1/4. Bu tesirin varl ve boyiilu konusunda bkz. Recep idem: "Fransa Meden Kanunu'nun {Kod Napolyon) slam Ilukuk'ndan Esinlendii ddialarnn Deerlendirilmesi". Ercyes Hukuk Fakltesi Der gisi, C. I, Y. i, 2006, 163-175. Mahmud Es'ad: Usl-i Muhakemc-i Hukukiyye, st. 306, 37; Abdurrahman dil: Mahke-

benzedik sebebiyle Code Civiie'in iktibas edilmesini savunanlar olmusa da, Mecelle'nin kabul bu ihtimali ortadan kaldrmtr. Code Civile, poplaritesi sayesine bilhassa pek ok Latin lkesinin meden kanunlarna mehaz tekil et mi; slm hukuku dolayh olarak bu hukuklara katkda bulunmutur. Bundan baka, gerek Arap ve gerekse Balkan lkelerindeki hukuk hayatma ve kanunla trmaya Osmanl hukukunun nemh tesirleri inkr edilemeyecek seviyededir. I. OSMANLI HUKUK LSANI VE KLTR Osmanh hukukunun terkibini, esas itibariyle slm hukuku hkmleri te kil ettii iin, bu hukuka dair stlahlar (terminoloji), aynen benimsenmitir. Za ten Trklerin Mslman oluunu takiben yeni meflumlar karlamak zere ok sayda Arapa ve Fai'sa kelimeler Trkeye gemiti. Bylece Trkler, ok zen gin ve ahenkli bir lisana sahip oldular. Bunda da Trklerin coraf olarak yakn temasta bulunduklar ranhlarn mhim tesiri olmutur. ou Arapa kelimeler Farsa vastasyla Trkeye gemitir. Bylece Arap ve Farslaia mterek bir il m ve hukuk terminoloji domutur. Trklerden mhim sayda fkh liminin yetimesi de bu ilme dair tabirlerin Trkeye giriim kolaylatrmtr. er' Os manl Hukuku'nun dili, nceki yzyllarda slm hukukularnn meseleci (kazuistik) hukuk alanndaki almalar sonucunda oluturduklar salam bir hu kuk mant ve buna bal edebiyatn literatrn yanstmaktadu". lk Osmanl hukukular, kadlar, mftiler ve dier limler, belirli bir hukuk mant, felsefe si ve edebiyatn hazr buldulai'. Bu birikimi Osmanl kltr iinde gelitirerek onu klasik slbuna ulatrdlar''. Yine de slm hukukunun tatbik edildii dier memleketlerden farkl tabirler de kullanld olmutur. Mesel Arabistan evre sinde .e/e/denilen akid iin Osmanllar selem tabirini tercih etmitir. Msu'da nazr denilen vakf idarecisine Osmanllar mtevelli demi, nazr ismi vakf mu rakabe eden ahs iin kullanlmtr. Kanunnmelerle kodifiye edilen rf hukukta, o devre ait sade bir Trke kullanlmtr. Tanzimat ncesi rf hukuk metinleri ise hukuk edebiyat ve sl bu ynnden iptida ve naiftirler. Genellikle ait olduklar devir Anadolu Trkesini yanstrlar-^ Mahkeme kararlan ve fetvalar ise ikisinin arasnda bir lisanla kaleme alnmtr. Tanzimat slahatndan sonra Avrupa meneli tabirler Osmanl hukukuna girmekle beraber, yeni messeseleri klasik hukuk tabirleriyle karla mak tercih edilmi; burada bulunmayan mefhumlar- iin orijinal ecnebi kehmeme- Temyiz, Kostantiniyye 3I2, 51-52. Erol zbilgc: Osmanl Hukukunun Yaps, st. 1985, 29. NiLekim bir mcllil" yle diyor: "Bize yle geliyor ki, eer eski hukukumuzda yerleik ve zengin bir hukuk tcnuiolojisi ol masayd. Bal hukukunun iktibas icebbsnde baarya ulalmas ok zor olurdu." Kemal Gzler: "Rcs ludcata'nm Trksi zerine". Ankara niversitesi Mukuk Fakllesi Dergi si, C. 56/2. Y. 2007, s. 58 zbilgen, 3 1 .

er yerine Trke kelimeler aranp bulunmutur. Tanzimat'tan sonra Fransz hu kukunun ksmen resepsiyonu sebebiyle yeni bir Osmanl hukuk dili domutur. er' hukukun da ayn zamanda yrrlkte oluu sebebiyle, hukuk dilinde bir dalite meydana gelmitir. Mecelle bu dalitenin bir nmnesidif. Son devir hukukulai'i, medreseden yetime olduu iin bu daliteyi zebilmitir. er' mahkeme kadlar, ayn zamanda yeni kurulan nizam mahkemelerde de vazife yapyordu. nki lkede esasl hukuk donanmna sahip yegne zmre kadlar d. Bunlar, o devirde hukuk literatrne de nemli lde katkda bulunduklar iin, iki anlay arasnda kpr kurmu ve dalitenin getirecei belirsizlii mm kn mertebe ortadan kaldrmaya muvaffak olmulardr. Sosyal bilimlerin her dalnda olduu gibi, hukuk tarihi aratrmalarnda da mutlaka o devrin hukuk ve halk lisann bilme zarureti vardn. Mesel olan ke limesi XVI. asr metinlerinde gnmzden farkl olarak yalnz erkek ocuklar deil, bakire kzlar da ifade etmektedir. Bir baka misal olarak, toprak kads ba zlarnn zannettii gibi arazi ilerine bakan kd deil, kiinin bulunduu mahal lin kads demektir. Nitekim Kur'an- kerm ve hads-i eriflerin anlalmasnda da bu metinlerde geen kelime ve tabirlerin o devirdeki mnsn bilmek ok nemli ve lzumludur. lkemizde laikliin yerlemesiyle, din. nemli bir kitle tarafndan kamu hayatndan mutlaka uzaklatrlmas gereken bir arza olarak grlmtr. Bu da Osmanl tarihi ve hukukunu anlamak iin belki de en mhim vastann gnll olarak devre d braklmas neticesini dourmutur. Buna mukabil din realitesi ne kar ilm mesafesini koruyan ecneb ilim adamlar bu hususta daha ansl ve verimli olabilmilerdir. Osmanlca yaz ve dildeki esasl deiiklik, hatta kendi lerinden ncekilerin konutuu dile kar ideolojik bir antipati duymak da, bu an lama zorluunu arttrmtr. Bir de yeni kurulan rejimlerin, kendinden ncekile re ait her eye kar tabi olarak tatbik ettikleri ideolojik sterilizasyon da Osman l tarih ve messeselerinin mehul kalmasn izah eden baka bir keyfiyettir'^. Osmanl Hukukunun Yaps adl kitabm mellifi Erol zbilgen diyor ki: "Osmanl hukuku imdiye kadar slm hukukunun zel bir uygulamas gibi d nlm, genel bir eletirisi yaplmamtr. Gerekte Osmanl toplumunu belir li zaman kesimleri iinde incelemek veya yaplm aratrmalar yorumlamak, denetlemek iin bilimsel nitelikte aklanmas gerekli iken; karlatrmal hu kuk tarihinin grevi bitmi, ilevden kaldrlm, nemli zellii kalmam konuhu-mdan birisi olarak grlmtr. Bu nedenle bilimsel aratrmalara ilkel de erlerden balama zorunluluu vardr. Osmtmh Hukuku'nun biimsel ve dn sel ynden analitik incelemesi yaplmadan nce, kltr ve medeniyetinin deer6 7 zbilgen. 32-33. Ahmet Turan Aikan: "Herkesin Osmanls Kendine", Cogilo, S. 19, Osmanllar zel Say s, Yaz 1999, YKY. 227.

1er dizini, toplumunun psikolojisi, adalet duygusu ve anlay ile ortak dnce si (imdi kamuoyu dediimiz efkr- umumiyesi) iyice aratrlarak anlalmal dr. Tanzimat Fermam ncesi Osmanl Hukuku'na ait terimler bugn kulland mz Bat Hukuku terminolojisi ile birebir karlatrlacak biimde edeerlie, aynilie sahip deildir. Bu husus dikkate alnmadan yaplacak karlatrmal aratrmalar", bir takm kavram kargaalarn ve yanl yorumlar da beraberinde getirecektir. Bu terimlerin ve kavramlarn devirlerinde beUrttikieri anlam ve an latmlar bilebilmek iin de Osmanl kltr ve medeniyet tarihi belgelerine ihti ya vardr... Hukukun oluumunda toplum kltrnn, kltrn olumasnda da yrrlkte olan hukukun etkileri kmsenemez. Bu nedenle Osmanh hukuku nu da Osmanl kltryle birlikte incelemek gerekecektir"^. Yazarn bu grlerine katlmamak mmkn deildir. Osmanl hukukunun doiTj ve objektif biimde anlalabilmesi iin o devrin halk ve kltr lisanndan baka, Osmanllarn mensubu olduu dinin inan, ibadet ve ahlk esaslarn bil mek zarurdir. Hele slm hukukunun din ile alkas nazara almdmda bunun ehemmiyeti bir kat daha ortaya kar. Sadece bunu bilmek yetmez. Osmanl ce miyetindeki hkim bulunan kltr unsurla-m da bilmek gerekir. Nitekim sosyal bilimlerin birbiriyle mnasebeti kmsenemez boyuttadr. Sosyal bilimlerde aratrma yaparken, komu sahalara girmemek dnlemez. Netice tibariyle hu kuk tarihi, umum tarih, din, sosyoloji, etnografya, iktisat tarihi gibi disiplinler den yai'dm alr. Bu sebeple ehnizdeki kitapta konuyla doruda alkal gibi grn meyen tarih, sosyolojik ve demografik bilgiler vermekten geri durulmamtr. II. HUKUK TARHNN KONUSU OLARAK OSMANLI HUKUKU Osmanl Hukuku, takriben 1299 ile 1922 yllar arasnda tarih salnesine yer alm olan Osmanh Devleti'nin hukukudur. Ksmen sonraki yllarda da var ln devam ettirmise de, byk lde hukuk tarihinin bir konusu hline gel mitir. yleyse nce hukuk tarihi zerinde durmak gerekecektir. Hukuk tarihi, milletlerin hukuk sistemleri ile hukuk kaideleri ve messeselerinin tarih, felse f ve fiki temellerini ele alarak bunlarm tarih tekmln gsteren bir disiplin dir. Hukuk kaidelerinin, messeselerinin ve telkkilerinin, deiik devirlerde, eitli lke ve milletlerde ald biimleri; bunlarm hangi siyas, psikolojik, et nik ve sosyal tesirler altnda ortaya ktm; cemiyetin ihtiyalarna ne nisbette cevap verdiini; birbirlerini nasl etkilediini inceler. Hukuk tarihi tedkikleri, be eriyet tarihinin de renilmesine yardmc olur. Nitekim hukuk, insanlk tarihi kadai" eskidir. nsan, yalnz bana deil, cemiyet hlinde yaamak zere yaratl mtr. Cemiyet hlinde yaamak ise, insanlarn birbirlerine kar baz hak ve mkellefiyetlere sahip olmalar neticesini dourur. Hukuk olmasa idi, kendisini
S zbilgen, 8-9, l .

dnyann merkezi olarak gren insan, bakalarna hayat hakk bile tanmazd. Tarih, bir devrin btn hdiselerini en ince teferruatna kadar ele alarak, insanlarn siyas ve sosyal hayatlanndaki inkiaf, gelimeyi konu edinir. Ancak tarih, bir devrin btn hdiselerini ele alrken; hukuk tarihi btn hdiselerle al kadar olmaz; yalnzca hukukun inkiafna yardmc olan ve hukuk neticeler do uran hdiselerle ilgilenir. Mesel tarih, 1789 Fransz ihtillini hazrlayan se bepleri, ihtill zarfnda vukua gelen hdiseleri inceden inceye tedkik eder. Hu kuk tarihi ise, ihtill neticesinde hukuk hayatta meydana gelen deiikliklerle yeni hukuk messeselerine ve kaidelerine ehemmiyet verir. Hukuk tarihisi, ih tillden sonra kurulan anayasal rejimlerle ve "ihtill ocuu" Napoleon'un ha zrlatt 1804 tarihli mehur Fransz meden kanunu (Code Civile) ile alkadar olur. O halde umum tarih ile hukuk tarihi arasnda bir de metod (usul) fark var dr. Hukuk tarihi, daha husus bir karakter tar. Hukuk tarihi de iki ksma ayrlr: Tarihin balangcndan beri btn insan cemiyetlerinde hkim olan evlilik, boanma, ehhyet, velayet, miras gibi hukuk kaide ve messeselerinin geliimini ele alyorsa umum hukuk tarihinden; eer muayyen bir milletin hukukunun tarihi ile smrl kalyorsa husus (mill) hukuk tarihinden sz edilir. Osmanl Hukuku, Trk Hukuk Tarihi'nin bir alt baldr. A. AVRUPA'DA HUKUK TARH ARATIRMALARI Roma mparatorluu ykldktan sonra bile Avrupa'da hkim hukuk, Ro ma hukuku idi. Hristiyanlk, mstakil bir hukuk sistemi getirmedii iin, kilise hiyerarisi ve salhiyetlerini gsteren kan'onik hukuk yannda, Roma hukuku da hakimiyetini asrlarca srdrd. Hukuk mekteplerinde bu hukuk retilirdi. Bu sebeple Roma hukuku tarihi, hukukular iin vazgeilmez bir inceleme ve al ma sahas idi. XVI. asrda, deien hayat ve yeni ihtiyalarn altnda Roma hukuk mant erevesinde hukuk telkkilerinde bir takm deiiklikler oldu. Hukukun deimez dogmalardan ibaret olmad kanaati yayld. Bu yeni telk kinin esash bir tesir dourmas iin, hukukun nasl doup inkiaf ettiini anla mak, o hukuku douran art ve milleri renmek, o hukukun doduu muhiti tanmak, dolaysyla hukuk tarihini hakkyla bilmek zarureti anlald. Dolay syla hem mevcut hukuk kaidelerinin tarihini, hem de kanunlai'i douran mille rin tarihini bilmek ehemmiyet kazand. Hukuk bilginleri bu sahada almalar n teksif ettiler. Jacques Cujas (1522-1590) ve Jean Bodin (1520-1596) adnda ki Fransz hukuk tarihileri bunda ba ekti. Bu cereyan daha sonra talya ve Al manya'ya da yayld. Avrupa devletleri, kendi mill hukuk tarihleriyle alkadar olmaya ve hukuk mekteplerinde Roma hukukuna paralel olarak mill hukuk ta rihi dersleri okutmaya baladlar. Tabi Hukuk Ekol'nn douu ile hukuk tarihi tedkikleri bir mikdar ra betten dt. nki bu ekol mensuplar hukuk tarihinden ziyade, niversel hukuk

kaidelerini tesbite ehemmiyet verdiler. Maamafih itima mukavele (sosyal kont rat) fik-ine ta-afdai' olduklar iin, cemiyellerdeki hukuk telkkilerini, dolaysy la milletlerin hukuk tarihlerini renmeye mecburdular. Bu bakmdan tabi hukuk ekolnn, hukuk tarihine katks oldu. XVIII. asrda Leibniz (1646-1716) ile Montesquieu (1689-1755), gelecei anlamak iin tarihin bihnmesi gerektiine dikkat ekerek hukuk tarihine hizmet etmi oldular. XVIII. asr sonlarnda Al manya'da Roma husus hukukunun (dolaysyla Fransz meden kanunu Code Ci viie'in) meden kanun olarak kabuln savunan bir cereyan dodu. Tabi hukuk ularn destekledii bu fikre. Alman milliyeti ve mnevverlerinden Friedrich Kari von Savigny (1779-1861) iddetle kar kt. Savigny, hukukun akl veya tabi olmayp, her milletin kendi ruhundan doduunu; bu sebeple baka millet lerin kanunlarnn iktibas edilemeyeceini savundu. Bylece Tarihi Hukuk Eko l meydana km oluyordu. Puchta (1798-1864) da bu ekoln en mhim temsilcilerindendir. Savigny'nin Hukuka Tarih Nazar adn tayan nazariyesi yle dir: "Hukuku douran miller, milletlerin umum temaylleri, detleri, itikadlar ve umum kanaatleridir. Buna cihillf (naturel) hukuk ad verilmitir. Bu devirde hukuk, milletlerin vicdannda yaar. Milletin meden seviyesi ykseldike, hukuk da yksehr. Hukukinaslar ortaya karak bu hukuk kaidelerini tesbit ederler. nc devirde bu kaideler tedvin edilir, kanun hline getirilir. Btn hukuk sis temleri bu safhaladan gemitir. Roma hukukunua Almanya'da kabul sebebiy le Alman hukukunun nkiaf durmu ve tedvin safhasna gelememitir. Bunun iin Alman hukuk tarihinin brakt malzemeyi tesbit etmek gerekir". Bu bakm dan Tarihi Hukuk Ekol, hukuk tarihi aratrmalarma ok ehemmiyet vermitir. B. SLM DNYASINDA HUKUK TARH ARATIRMALARI slm dnyasnda hukuk tarihi aratrmalar, Bat'dakinden ok daha mull ve erken tarihlidir. slm hukuku, bir hukukular hukukudur. Hukuk kaide lerini cemiyet, hkmdai- veya bir meclis deil, ncekle hukukula- tesbit eder. Hukukular bunu yapai'ken, slm hukukunun kayna olan Kur'an- kerm'den ve Hazret-i Peygamber'in snnetinden istifade etmek mecburiyetindedir. Bu se beple Kur'an- kerm yetlerinin ne zaman, kim iin ve hangi hdise dolaysyla indii, aralarndaki mnasebet, kullanlan kelimelerin o zaman iin ne mnya geldii gibi hususlarm tesbiti ve Hazret-i Peygamber'in bu yetleri nasl tefsir et tiinin bilinmesi ok ehemmiyet tau'. Ayrca nsih ve mensubun, yani Kur'an- kerm yetlerinden birbirinin yrrlk zamanmm bittiini haber verenlerin bihn mesi de ayn ekilde mhimdir. Benzer biimde, Hazret-i Peygamber'in snnetindeki bir hkmn ne vesile ile ortaya kt, burada kullanlan kelime ve mef humlarn mns, birbirinin yrrlk zamannn bittiini haber veren snnetin tes biti, Hazret-i Peygamber ve eshb tarafndan snnetin dellet ettii hkmn bil dirilmesi lzumlu olduu gibi; snneti nakledenlerin hayat, doum ve lm ta-

rihleri, yaad yerJer, ilim .silsilesi, ahsiyeti de rivayetine itibar edilebilmek ve ya farkl rivayetler arasnda tercih yapabilmek bakmndan fevkalde deer tar. Hukukularn balcaca kaynaklar sadece bu ikisi deildir. Hukuku, ken disinden nceki hukukularn grlerini bilip nazara almadan hkm veremez. Bunlarn bir hkmdeki ittifaklar (icma') ve ihtilaflarnn bilinmesi de zarurdir. Aksi takdirde icma'a aykr davrand iin hkm geersiz olur. slm hukuku nun rf ve dete verdii ehemmiyet sebebiyle, bir beldede veya zamanda car bulunan rf ve detlerin hukuku tarafndan bilinmesi de ayr bir zarurettir B tn bu sebeplerle slm hukukular, kendilerinden asrlarca nce ortaya konul mu bu malzemeyi aratrp deerlendirerek hkme varmak zorundadr. slm hukukularmm, pozitif er' hukuk hkmlerini bildirmek zere kaleme aldkla r eserler, ayn zamanda ele aldklar messeselerin nceki zamanlardaki hlini ve kendilerinden nceki hukukularn bu mevzudaki grlerini ihtiva eden bi rer hukuk tarihi kitabdr. lk zamanlardan itibaren slm limleri, hads ve fkh sahasnda isim yap m ztlarn hayat hikyeleri ve grlerini anlatan tabaka! kitaplar yazmlar dr. Bunla- slm dnyasnda yaplm en eski hukuk tarihi aratrmalar olarak deerlendirilebilir. bn Sa'd (230/845)'n et-TababkTl~Kiihr ve bn Hillikn (681/121 l)'n Vefeyln l-A'yn (matbu) adl eserleri mehurdur. Ayrca her mezheb (hukuk ekol) erevesinde yetien hukukulai'a dair kaleme alman tabakt kitaplar saylamayacak kadai" oktur. Osmanllarda da tabakt gelenei devam etmi; Osmanl ulemas, eitli er' ilimlerde n yapm mellifleri ve eserleri ni tantan kitaplar kaleme almlardn. 1656'de vefat eden Ktib elebi'nin ki cild Arapa Ke^''z-Znn adl eserinde, elifba srasma gre onbebine yakn ki tap ve onbin kadar mellif ismi vardr. 192rde vefat eden Badadl smail Paa'nn bu kitaba yapt iki cild zeylde de onbine yakn kitap ve mellif ismi var dr. XIV, XV ve XVI. asrlarda Osmanl Devleti'nde yetimi limlerin hl tercemesini bildiren Takprzde Ahmed smeddin Efendi'nn e-akiku'nNu'mniyye adh iki byk cildlik eseri ve bunun zeyli maliiyetindeki Nev'zde At'nin HadikiU-Hakikfi Tekmileti'-akaik, Trkeye de tercme edilip ba slmtr (stanbul 1268). Timur Han'n olu ahruh Mirza'nn, 1419 ylmda, slmiyetten nceki Trk hukukunu aratrmas iin devlet ricalinden iki zt Htay (Dou Trkistan) hkmdarna gnderdii bilinmektedir. di Hoca ve Hoca Nakka adndaki bu iki zt, Heral'tan itibai'en btn eski Trk beldelerini gezerek eitli bilgi ve ve sikalar toplamlar, Ruznme-i Htay adnda mhim bir hukuk tarihi eseri mey dana getirmilerdir. Yavuz Sultan Selim zamannda Eski Trk hukukuna dair bir kanunnme Farsa olarak kaleme alnp tercme edilmise de bugne ulama mtr. Ancak bu metinden baz paralar Hezarfen Hseyn Efendi'nn Tenkth-i Tevrih-i Mlk adl eserinde nakledilmektedir^.

C. OSMANLI DEVLET'NDE HUKUK TARH ARATIRMALARI Osmanl Devleti'nde medreselerde slm Hukuku'nun tai'ihi, eitli disip linler altnda tedris edilmekteydi. Tanzimat'tan sonra kurulan hukuk mekteplerin de tarih-i ilm-i hukuk tedris edilmi; bu devirde Mahmud Esad Bey, Tarih-i lmi Hukuk adl eseri kaleme almtr (stanbul 1331/1915). Cumhuriyetten sonra hukuk fakltelerinde Trk Hukuk Tarihi mecbur ders olarak okutulmutur. Bu gn de, Trk Hukuk Tarihi dersleri, Trkiye'de Osmanh Hukuku'nun ele alnd neredeyse yegne muntazam ilm faaliyet olma hususiyetini srdrmektedir. Hukuk, bir milletin kltrnn en nemh messeselerindendir. Hukuk ta rihini renmek, hukukuya nemli bir hukuk formasyonu kazandrr; hem de umum kltr bakmmdan donanm kazandrr. Kald ki zamanmzda mukaye seli hukuk ilminin gehmesi, hukuk tarihinin bilinmesini zarur klmaktadm G nmzdeki hukuk messese ve telkkilerin, gemitekilerle cidd balants vardr. Maziyi bilmeden bugn anlamak ve deerlendirmek ok zordur. nce ki hukuka ait baz messeseler (imam nikh, mehr gibi), teaml olarak halk ara snda yaamaktadr. simiyetten nceki Trk hukukuna ait kaln, levirat, evld edinme ve miras gelenekleri bilhassa kylk yerlerdeki halk arasnda canlln muhafaza etmektedir. Cumhuriyetin ilnndan sonra yeni bir hukuk sistemine geilmise de, bu tarihten nce cereyan eden hdiseler iin Osmanh hukukunun tatbik edilmesi kanun bir keyfiyettir. Bu da Osmanl hukukunun bilinmesini ge rektirir. Nitekim 1926 tarihli meden kanunla beraber yrrle giren Kanun- medennin suret-i mer'iyyet ve ekl-i tatbikine dair kanun, meden kanunun y rrle girmesinden nceki hdiselerin, hangi kanun yrrlkte iken meydana gelmi ise o kanuna gre zleceini; ayrca "meden kanunun nerinden evvel eski kanuna tevfikan nikhn feshi ve mirasn intikali kabilinden hasl olmu h kmlerin de baki kalacam" syler. Benzer bir durum arazi ve vakflar iin de szkonusudur. Osmanh hukuku, Cumhuriyetin ilnndan sonra da varln sr drm; ok sayda mevzuat yenisi hazrlanana kadar yllarca yrrln de vam ettirmitir. Bu kitabn yazld srada bile (2008) hl yrrlkte olan Os manl kanunu says az deildi. Cumhuriyet devrinde hazrlanan kanunlarda da Osmanl mevzuatnn mhim tesiri grlr. Nitekim Hukuk Usul Muhakeme leri Kanunu'nun mehaz olan svire Neuchatel kanununda bulunmayan tashihi karar (karar dzeltme) messesesi, eski mevzuattan aynen alnarak muhafaza edilmitir. Btn bunlar, hukuk tarihinin, ezcmle Osmanh hukukunu aratrma ve renmenin lzumunu gstermekte kfi birer sebeptir.

Her ikisi de Sleymaniye ktbhnesinde yazma olarak mevcutEur. Halil Cin/Ahmed Akgdz: Trk Hukuk Tarihi, 3.b, st. 1996, 50.

ikinci Ksm OSMANLILARIN ATALARI VE HUKUKLARI

I. SLMYETTEN NCE TRKLER Osmanl hukukunu tedkik etmeye balamadan evvel, Osmanl hnedamnm mensup olduu ve Osmanl Devleti'nin kurucu unsuru olan Trkler hakkn da bilgi vermek yerinde olacaktr. Trk tai'ihi bir btndr. Her hdise ve mes sesenin tarihe uzanan temelleri vardr. Bu temelleri bilmeden, sonraki devirler hakknda bilgi edinmek ve hkm vermek kolay deildir. Trklerin tarihi ve kl tr, Mslmanlktan nceki ve sonraki devre olmak zere iki safhada ele alna bilir. Bilinen Trk tarihinin yaklak yans, Trklerin Mslmanl kabul edi inden sonraya tekabl etmektedir. Trkler, Mslman olmadan nceki devirde de gl devletler kurmu ve esash bir medeniyet tesis etmilerdi. Daha bugki Avrupa kavimlerinin hi birisinin teekkl etmedii bir devirde Trk milleti, dili ve kltr mevcut idi. Ancak elimizde bu devre ait hukuk bilgiler ok azdr. Trkler slmiyeti kabul ettikten sonra bykl kkl devletler kurmu lardr. Bunlarn hepsinde hukuk sistemi esasl benzerlik gsterir. Osmanl Dev leti, bu devletlerden Seluklu Devletinin yerine kim olmu bir devlettir, Osman l hukukundan bah.setmek iin, Seluklu tarihine temas etmek zarurdir. Seluk lu ve Osmanl Devletlerinde hkim olan Trkler, teden beri Anadolu'da yaa m insanlarn torunlar deildir. Bu Trklerin atalar, Orta Asya'dan gelmi Trk kabileleridir. Onlarn hukuku da, byk lde Orta Asya'dan getirilmi huku k telkkilere dayanr. Osmanl ve Seluklu hukukunun kkleri, Orta Asya Trk lerinin hukuku ile irtibatldr. Trkler Mslman olduktan sonra, slm hukuku nu benimsemilerdir. Dolaysyla, gnmz Trkiy es indeki hukuk telkki ve messeselerin meneini aramak iin, hem slmiyet ncesi Trk hukukunu, hem de slm hukukunu bilmek gerekir. Bir baka deyile, Osmanl hukuku, slm hu kukunun bir tezahr olmakla beraber, bir taraftan Orta Asya Trklerinin huku ku ile alkaldr"^. Anadolu'da Trk meneinden gelmeyen insanlar her zaman
K) Sadri Maksudi Arsal: Trk Tarihi ve Hukuk, st. 1947.

olmusa da, bunlar Trk kltr ve hukukunun cidd tesiri altmda yaamlardr. A. TRK SM Osmanl Devleti'nin kurucu unsuru olan Osmanl hanedan ve buna bal topluluklar Trk aslmdandr. Eski in ve Roma kroniklerinde, Trklerden bu isimle bahsedilmektedir. Milddan nce III. asrda yaayan Hun mparatorluu bakiyeleri arasmda, Trk admda bir boy vard. Bu boy, iktidar ele geirip Gk trk devletini kurunca, ayn dih (Trkeyi) konuan btn topluluklara Trk ad verilmi;- Arap, Fars ve Bizanshlarca da byle amlmistn. [Nitekim Mangollar (Mooar) da, kavmi arasnda en gl ve kalabalk bh topluluk iken, iktidar ele geirmesi sebebiyle btn bir rka adn vermirir. Franklar, Alamanlar, Rus lar, talikler, AngUar iin de byle sylenebilir.] Trih ahs, boy ve millet adla rnn teekklne gre, Trk kelimesinin aslmm remek fiilinden geldiini ka bul edenler vai'dr. Bu fiilden, tremi, yaratlm insan (mahlk) yahud sayca ok, soylu mnsna rk ve nihayet hece dmesiyle trk kemesi ortaya k mtr. Nitekim Anadolu'da bir ksm gebeler de yrmek fiilinden yrk ad n almlardr. Muhtemelen Trkler, ayn dili konuup ayn soydan geldiklerini gstermek iin, kendilerinden bahsederken millet karl olarak trk kelime sini kullanm; som'a bu bir kavim ad hline gelmitir. Gktrk, gkten tremi demek olup, burada hanedann mukaddes vasf vurgulanmtr. Gk, eski Trk lerde her zaman din bir sembol olmu; hatta gk/mavi renk de din bir renk hu susiyeti arzetmitir. Gktrk bayra bu renkte idi. Moollar, Gktrk devleti y kldktan sonra anayurtta kalan hanedan ve yakm evresine Turugut demitir. Turugut Trkler demektir. Trk isminin bir milleti ifade etmesi Gktrk Devle ti'nden itibaren resmiyet kazanmtr. Trk kelimesi, Uygurlarda, kuvvetli mnsma gelir. Divnu Lgati'tTrk'de, olgun mnsmda kullanlmtr. Bir rivayette Trk, mifer mnsma gelir. Trk boyunun eteklerinde yaad da mifer ekhnde olduu iin, bu bo ya Trk ismi verilmitir. Bir baka rivayete gre, Araplar, skender-i Zlkarneyn'in Yecc ve Mecc iin yapt eddin nnde kalan millete, beri yanda kalm, terk edilmi (terk) mnsna trk demilerdir. Bir baka Arap rivayetin de de Yafes'in olunun yerletii blge ssz olduu iin terk denmitir. Etrak ekhnde oul yaplr. Farsa, trk kelimesi, beyaz demektir. Buna gre, Fai'slar, Trklerle ilk karlatklarnda, blge halk gibi esmer veya sar olmayan bu hal ka Trk ismi vermilerdir. ran mitolojisine gre ec ile Turec adl iki kardeten ranhlar ve Trkler tremitir. Trklerden ilk Mslman olanlara da "Trk'e benzer" mnsna, Trk-mend (Trkmen) demilerdir. Maamafih bununla alka l baka rivayetler de vardr. Buna gre Trkmen, Trk-i man kelimesinden ge lir ve Mslman Trkleri ifade eder. Nitekim Trkmen, Mslman Ouzlara ve rilen isimdir. Avrupallar, Osmanllara, hatta Mslmanlara Trk demilerdir.

Trkmen kelimesinin Trk ileTrkedeki pekitirme eki olan -men ile birleme sinden meydana geldii (evcimen, kmen, kocaman gibi) de sylenir. slm tarihileri ve bu arada Osmanh kaynaklan, Trklerin, Nuh peygam berin oullarndan Yafes'in Trk (Tevrat'taki sylenie gre Togharma) adl o lunun (Tevrat'a gre torununun) neslinden geldiini syler. Buna gre, Trk'n nesline de Trk denilmitir. Hazret-i Nuh'un olu Yafes mmin idi. Evld o alnca, onlara reis olmutu. Yafes'in baka ocuklar da vardr; beyaz ve sar u-k bunlardan tremitir. Hazret-i Nuh'un oullarndan Sam, Arap ve branlerin; Ham da Hindli ve Zencilerin atasdr. Trklerin, Hazret-i brahim'in Kantura ad l hanmndan olan olu Togarma'nn soyundan geldiine dairTevrat bir rivayet de vardri. Trk kelimesi Hazret-i Peygamber'in birka hadsinde de geer. Fa kat burada Trk'ten kasdn Moollar olduu, hadslerin siyakndan anlalmak tadr. O zamanlar Arap leminde Trk kelimesinin daha ziyade Moollar ve in liler iin kullanld grlmektedir. Muhtemelen Trkler de ayn corafyada ya ad ve ekseriya hkmetler Trklerin elinde olduu iin, bu kavimlere Trk denmitir'^-. Trk kelimesinin bir de sosyolojik mns vardr. Trk kelimesinin bir de sosyolojik mns vardr. Trkler mslman olduktan sonra, bilhassa SmnouUart zamannda, Mslman olmayan rkdalar ile slm kltr zayf gebe ve kyller hakknda Trk tabirini kullanmtr. Anadolu'da Trkmen ve Yrk ler, yerleik hayata gemi; memurluk, ziraat ve esnaflkla uraan, koyun beslemeyip yaylaya gitmeyen rkdalar iin Trk tbirini kullamtrr. Nitekim Anadolu'nun ok yerinde Trk tbiri, tmarl sipahi veya beyler snfna dhil ol mayan su'adan kyl mnsna kullanlmtr. Etrk- b-idrak sz de "anlay sz kyller" demek oluyor. Osmanh kanunnme ve vesikalarnda bile byle gemektedir'3. Bu incelii bilmeyenler, baz yanl deerlendirmelere kaplm1 i Nianczde Mehmed: M i r ' a M Kinat, si. 1987,1/136 vd, 163. 12 Bunlardan bazlar yledir: "Sizi terkettiktei mddete Trkleri terkedin (Hi^neyin). Zira mmetimin mlkn onlarn elinden ilk kapacak olan Beni Kantara'dr", Eb Dvd: Mclhim 8, (4302); el-Cmi's-Sagr, 110 [Tabernl; "Siz Trklerle mukatele etmedike kyamet kopmaz. Onlar ekirge gibi kk gzl, bask burunlu, krmz mein gibi suratl, ayn za manda kee ayakkabldr", Rmz'l-Ehdis. 477. [Buhr ve Mslim'den]: "Trkler dn ya ehlinin hepsine hkim olurlar", Rmz'l-Ehdis, 189. "Ahir zamanda gei^ yzl, kk gzl olan Beni Kaiilra gelip Dicle nehir kenarna inerler. Basra halkndan bir frka bun larla harbeder ve elid olur", Eb Dvud: Melhim 10, (4306), Divanu LgaLi'l-Trk m ellifi Kagarl Mahmud da, "Benim Trk adnda bir ordum vardr. Onunla azgnlara haddi ni bildiririm" hadsini rivayet ediyor. Hadslerde geen Trk tabirinin, gerek rk hususiyetle ri ve gerekse tarih gerekler baktmmdan Moollan tarif ettiine phe yoktur. Nitekim Arap lar, sonradan karlatklar Moollara Tatar demilerdi. Hads limleri bu hadislerde geen Trkleri, Rumlar veya Kffr- in olarak tefsir etmitir. 13 Mesel Fatih kanunnmesinde yle bir hkm vardr: "Eer bireg hamr ise, trk veya e hirli olsa, kd ta'zr ura". Ahmed Akgndz: Osmanl K a n u n n m e l e r i , st. 1990, 1/349.

tr. Yoksa bata Selulclular ve Osmanllar olmak zere, btn Trk devletleri rklktan uzak bir biimde milletleri ile iftihar etmi; hepsi de Trk kltrne unutulmaz hizmetlerde bulunmulardr. B. TRK TOPLULUKLARI Trkler, diller esas almarak yaplan kavimler tasnifine gre Ural-Altay kavimlerindendir. Ural kavimlerinin en bilinenleri, Finler, Estonlar, Macarlardr. Beyaz ten, kumi'al sa, ak gz, orta boy gibi genetik hususiyetler tayan Trk lerle Moollarn rk bir ba olmad, sar rka mensup Moollarla Trklerin yakn bir corafyada oturmaktan baka bir ortak noktalarnn bulunmad da yaygm kanaattir. Buna gre Trkler, Orta Asya'da yerleen eski bir ri topluluk tan tremitir. Yani Arian rklai'indandr. u kadar ki Moollar, kltr olatak Trklerden mhim nisbette etkilenmi; Orta Asya'da kalan Trkler de Moollar la kararak dominant Mongol tipinin karakterlerini (ekik gz, esmer beniz, si yah dz sa, ksa boy, kk elmack kemii) tamaya balamtr. Halbuki bu day ten, kumral sa, ak gz, orta boy Trklerin genetik husu.siy etleridir. Trklerin en byk kitlesi Ouz, Kpak ve Uygurlar olarak ksma ay rlr. Anadolu, Rumeli, Azerbaycan, Ortadou, Trkmenistan'da yaayan Trk ler ekseriyetle Ouz boyundandr. Ural ve Altay dalar arasmda kalan ve Tr kistan denilen blgede yaayan Kazak, Krgz, Tatar, Karakalpak, zbek, Karaay, Balkar gibi halklar, Kpak Trklerini tekil eder. Uygurlar se ekseriyetle bugn in igalinde bulunan Dou Trkistan'da yaarlar. Altayl ve Teletler Sibiya'da yaayan Trk kavimleridir. Yakut ve uvalar da Sibhya'da yaarlar C. TRKYE TABR Coraf ad olarak Turkhia (Trkiye) tbiri, VI. asrdaki Bizans kaynakla rnda Olta Asya iin kullanlmtr. IX ve X. asrda Volga'dan Orta Asya'ya ka dar olan sahaya denilirdi. Bu da. Dou ve Bat Trkiye olmak zere ikiye ayr lyordu. Dou Trkiye Hazarlarn, Bat Trkiye ise Hun ve Macarlarn lkele riydi. Memlklerin resm ad da ed~Devleii't-Trkiyye (Trkiye Devleti) denihyordu. nki Msr Memlklerinin ilk sultanlar Kpak asimdand. Seluklular zamannda, XII. asrdan itibai'en Anadolu'ya Trkiye denilmeye baland. Ana dolu (Anatoha), Yunanca, gnein doduu yer demektir. Trk kelimesini dev letin resm adnda ilk defa kullanan, mild 681 ile 745 yllar arasnda hkm sren Gktrk Devletiydi. Osmanl Devleti'nin resm ad Devlet-l Aliyye idi ki, "En Byk Devlet" demektir'^. Saltanat ykldktan sonra bir ara talyanca Tr4 Hakik mnda devlet olarak ancak kendisini kabul ettii iin, dierlerinden ayrdedici bir isim tannaya gerek grmeyen bu vakad tavu' dikkat ekicidir. Benzeri bir tavra XIX. asr da Byk Britanya mparatoriuu'nda rastlanr.

kiya (Turchia) ismi kullanlmtr. Bugn kullanlan Trkiye ad, Franszca sy lenie gredir. Trke veya Arapa deildir. Arapa olabilmesi iin et-Trkiyye denilmesi gerekir ki, bu da sfat olup tek bana bir mn ifade etmez. Trkistan veya Trkili (Trkeli), hatta Turan denilseydi daha doru olurdu. D. SLMYETTEN NCEK TRK DEVLETLER 1. skit (Saka) mparatorluu Milddan evvel XII. asrdan itibaren, Orta Asya'dan Dou Avrupa'ya ka dar, ran ve Kafkasya dhil olmak zere byk bir imparatorluk kurmulardr. ranllarn Efrasiyab dedikleri Alp Er Tunga skitlerin en anl hkmdai'idr. Firdevs'nin ehnme'si bu hkmdarn ranllarla yapt sava menkbelerini an latr. skitlerin Trk olup olmadklar mnakaa mevzuudur. lim adamlarnn yaygn kanaati, skit imparatorluu ekseriyeti Trk ve Fars olmak zere eitli halklardan meydana gelmi bir federasyon tekil edip, hkim tabakann Trk ol duudur. skit imparatorluu topraklarna, M. E. VI. asrdan itibaren batda ran llar, douda inliler hkim oldular. Son skit hakimiyeti Krm'da M. S. 200 y lnda Gotlar tai'afndan ykld. Bugn Sibirya'da yaayan Yakutlar, bu skitlerin bakiyesidir. Saka kelimesi, y ile s harflerinin deimesi sebebiyle, Yakut halini al mtr. Gney Trkistan'daki Farsa konuan Tacikler, Kafkasya'daki erkezlemi Ubh-Cigitler, Transilvanya'daki Macarlam Sekeller, hatta Buda'nn iin den kt Himalayalardaki akya halk hep bu devletin artklar kabul edilir. 2. Hun mparatorluu Herkes tarafmdan ittifakla kabul ettii, bilinen en eski Trk kavmi, inli lerin Hiong-nu (Avrupallarn Khun) dedikleri M. E. III. asrn bandan itibaren tarih sahnesinde grlen Hunlardr. Bu kavmin anayurdu, Tienan (Tanr) dalarmn kuzey kesimiyle, batdaki Aitay Dalar, Orta Urallar ve Hazar Denizinin kuzey hudutlar iinde kalan vadideydi. Hkmdarlarnn ordugh, yani bae hirleri Orhun Irma kysnda bulunuyordu. Tabi fetler, nfus oalmas ve f tuhat istei gibi sebeplerle yaylmaya baladlar ve in hudutlarna kadar olan blgeyi ele geirdiler. M. E. III. asrn sonlarnda. Sar mnam kvrm yapt sa haya gelerek, in ilerine doru aknlara baladlar. inhier, Hun svarileri kar snda tutunamayp ar malbiyetlere uradlar ve bu aknlara engel tekil et mek zere in eddi'ni yaptrdlar. Hunlar, ayn zamanda Trk idare ve asker tekilatnn da kurucusu kabul edilir. Osmanllar zaman dhil olmak zere, btn tarih boyunca Trk tekilat nn ba kaidesi olan sa ve sol ikili nizm, Hunlai' tarafndan kurulmutur. Hun lar, ekseriyeti gebe halklarn tekil ettii bir konfederasyon hlinde yaarlard. Kee adrlar iinde oturuyor ve besledikleri koyun, at ve deve srlerinden el-

de ettikleriyle geiniyorlard. Hunlarn en mehur ve byk hkmdarlar Motun Yabgudur'-''. Bu h kmdar zamannda yaplan fetihlerle Hun mparatorluunun topraklar Hazar Denizinden Japon Denizine kadar uzamtn. Bu topraklarda eitli Trk kavim lerinin yansra dier Altayl kavimler de yayordu. Motun (Batr, Bahadr) Yabgu (Mete Han) devri, Hun imparatorluunun en parlak devri oldu (M.E. 209174). Trk efsanelerinde geen Ouz Han'n, bu Mete Han ile ayn ahs oldu u anlalmaktadr^^. Hun hkmdarlarna yabgu denilirdi. Ouz Handan sonra gelen yabgular zamannda inhlerle mnasebetler artm; bilhassa evlenme yo luyla Trk ve in hkmdar aileleri arasnda yaknlklar domutur. Hun mparatorluu M.E. I. yzyla kadar stnln devam ettirdi. Bu yzylda ise Trk beyleri arasmda taht kavgalar oald. inliler de bu kavga lardan faydalanarak Hunlar zayflatmaya ahtla-. Neticede Hunlar, Dou ve Bat Hunlar olmak zere ikiye ayrldlar. Bunlara Gney ve Kuzey Hunlar da denir. M. S. III. yzyln balanda baka bir Trk kavmi olan Tabgalar (Siyenpiler), Hunlarla iktidar mcdelesine giritiler. Sonunda Moollarm ve baz Trk boylannm da yardmyla Hunlarn hakimiyetine son verdiler. 3. Avrupa Hun Devleti Tabgalarla yaptklau savalar kaybettikten ve Asya'daki Byk Hun m paratorluu daldktan sonra Hunlarn bir ksm Dinyeper Nehri ile Aral Gl dousu arasmdaki blgeye yerletiler ve IV. yzylm ortalarna kadar orada ya adlar. in'den gelen Hun kitleleriyle oalan ve uzunca bir mddet sakin bir hayat yaamak suretiyle gleri atan bu Hunlar, iklim deiiklii ve geim art larnn bozulmas sebebiyle bu tarihten itibaren batya g etmeye baladlar. O tarihlerde Karadeniz kuzeyindeki dzlkler, bir Germen kavmi olan Gotlarn i gali altndayd. Hunlar, bu kavimleri tazyike balad. Yerlerinden kopan bu ka vimler batya doru hzla akarak Roma mparatorluu topraklarn, Kuzey Kara deniz'den spanya'ya kadar her taraf alt st ettiler. Bylece Avrupa'nn etnik manzarasn deitiren ve tarihte Kavimler G denilen hdise meydana geldi. Hunlar, 378 yl baharmda Tuna'y getiler ve Romallardan mukavemet grmeksizin Trakya'ya kadar ilerlediler. 434'te devletin bana geen Attila zama nnda Hunlann hakimiyeti Volga Nehrinin dousundan bugnk Fransa'ya ka dar uzad. dareleri ahnda eitli Trk boylar da dhil olmak zere krk be ka-

!5 16

Rivayete gre, Molun, yiit mnsna gelen Btr (Farsalam, Bahadr) kelimesinden muharreftir. Mete de denir. Anc^k bu kelime Motun'un yabanc dillerdeki syleniidir. Ouz (ouz), oklar, kavimler demek olduuna gre, Ouz Han denilmesi, Trk oklarnn, ya ni kavimlerinin hepsinin hakan, mparatoru olduu iindir. Arsal, 393. Anadolu'da ouz ke limesi serbest, babo mnsna kullanlmaktadr.

vim yayordu. Bunlarn ou, imdiki Avrupa milletlerinin dedeleridir. Bizans, Hunlara verdii vergiyi katma kard. Attila, 4 5 r d e Hristiyan dnyasnn merkezini zaptetmek zere 100.000 kiilik ordusuyla Roma nlerine geldi. An cak amansz sava Attila'nm nnde diz ken ve Roma'nn kendisine boyun ediini bildiren Papa, ehri kurtard. Attila'nn lmnden sonra Hun birlii paraland. Ayaklanan Germen kavimleriyle yaplan savalar Flunlan yordu. Ne ticede Orta Avrupa'da tutunmann zorluunu gren Hun hakan rnek, Hunlarn byk ksm ile Bizans'tan gei msaadesi alarak Karadeniz'in bat kylarna dnd. Bunlai'in, nce gney Rusya dzlklerinde grlen, sonra Balkanlarda ve Orta Avrupa'da birer devlet kuran Bulgarlarla Macai'larn teekklnde byk rol oynad anlalmaktadr. Geleneklere gre Bulgar Devleti'nin kurucusu Dulo Sllesiyle, Macar kabilelerini Tuna boyuna getirerek orada yerletiren Arpad Hanedan, Attila'nm soyundandr. 4. Akhun Devleti Hunlarn byk ksm Volga'dan batya geerken onlardan bir ksm oldu u ileri srlen Ak Hunlar IV. yzylda Bat Trkistan'a gerek burada Ak Hun Devletini kurmulard. (Ak, burada gney manasndadr.) Ak Hunlar, Semerkand, Buhara ve BeU evresini ele geirerek, ran Sasn Devletiyle komu ol dular ve tam bir asr Trkistan ve Afganistan'n kudredi hkimi olarak hkm srdler. VI. asrn balarnda Ak Hunlar lkelerini Gktrklere brakmak mec buriyetinde kalarak onlarn tbiyeti altna girdiler. Bir ksm ran ve bir ksm da Hindistan'da yerli halkla kartlar. 5. Tabgalar ve Avarlar Bu arada Kuzey in'de kudretli bir hakimiyet kuran Tabgalar, Asya Hunlai'mm yerini alarak Pekin'e kadar uzadlai'. Tabgalar, zamanla in kltr ve in kalabal iinde eriyip gittiler. Yerlerini alan Avarlar (Aparlar), Orta As ya hakimiyetini ele geirdiler. 552 tarihinden itibaren Gktrkler karsnda u radklar baarszlk zerine, batya ekildiler. Kafkasya'y hakimiyetleri altna aldktan sonra, Dalmaya'da ve Balkanlarda geni apl bir ftuhat hareketine girierek Bizans ile snrda oldular. 568'de bugnki Macaristan' tamamen ha kimiyetleri altna aldlai". Bylece Orta Avrupa'da Byk Avar mparatorluu (Juan-Juan Devleti) kuruldu. Devletin snrlar Elbe Vadisi ve Alp Dalarndan Don Nehrine kadar uzanyordu. Avar Hakanlnn 200 yl kadar sren hakimi yeti devrinde en mhim asker teebbsleri, stanbul'u kuatmalardr. Boaz' atlaryla yzerek gemilerdir. Ancak donanmalar olmad iin bu kuatmadan bir netice alamadlar. Bu baarszlk Avar Hakanhmm itibarn sarst; Frank mparatorluunun amansz hcumlar sonunda tamamen ortadan kalkt (805). Paralanan Avar gruplar Dou Macaristan ve Balkanlara dalp ksa zamanda

Hu-istiy anla arak ve dillerini unutarak yerli halk iinde eridi'"'. Avarlarn bir ks m da Dastan'a yerleti. Bunlar dillerini kaybederek Kafkasya'nn mahall dil lerinden Lezgice konumaya balamlar; bilalare de Mslman olmulardr'^.

6. Gktrk Devleti Trk szn ilk defa resm devlet ad olarak kullanan Gktrk Kaanl, Dou Sibirya'daki Yakut Trkleriyle, batdaki Ogur (Bulgar) Trklerinin bir ks m dndaki Trk asU btn kitleleri, kendi idarelerinde birletirdiler. 552'de Avar (Juan-Juan) Devletinin douda kmesi zerine Gktrklerin boy beyi Ulu Yabgu'nun olu Bumin ve stemi Kaanlar tken merkez olmak zere devlet kurdulai". Avar Kaanhm yktlai". Bumin Kaan, devletin dou blgesi ne. stemi Kaan da bat blgesine hkmdar oldu. Dou Gktrkler siys ba kmdan hep in'le ka- karya geldiler. 630 ylnda yaplar savalardan birin de Gktrk hakan esir dt ve Trkler in hakimiyetini tanmak zorunda kal dlar. Bat Gktrk Kaanlnn hakimiyeti de uzun srmedi. lke ehzadeler arasmda taht kavgalarna sahne oldu. Nihayet 630 yh Dou Gktrklerin oldu u gibi Bathlai'in da in hakimiyeti altma girdii bir devir oldu. 630-680 arasndaki 50 yllk zaman Gktrklerin istiklllerini kaybettik leri bir matem devresi oldu. Her ne kadar Orta Asya'da millet olarak Trkler va-lklarn, dil, inan ve geleneklerini muhafaza etmilerse de, mstakil bir devlet ten mahrumiyet, Gktrkler iin haysiyet knc bir stnap kaynayd. Bu arada baz Trk prensleri zaman zaman ihtill teebbslerinde bulundularsa da hepsi kanl bir biimde bastrld. Bu hareketler arasnda en hayret verici olan, 639 y lnda Prens Krad'n ihtill teebbsdr. T'ang imparatorunun saray muhafz kt'as subaylarndan olan Gktrk prensi Krad, Gktrk Devletini ihya etmek iin 39 arkada ile, baz geceler ehirde dolamaya kan imparatoru yakalayp karmak zere gizlice anlat. Fakat plann tatbik edilecei gece anszn patla yan frtna yznden imparator sai'aydan kmad. Kararn geciktirilmesini mah zurlu gren Krad ve arkadalar bu defa doruca sai'aya yrdler. 40 Trk, sa ray ele geirip baehre hkim olmay dnyorlard. Yzlerce muhafz telef edildiyse de, dardan sevk edilen orduyla baa klamad. Bunun zerine sa ray ahularndan seme atlar alarak Vey Irmana doru ekildiler. Ancak frtna ve sel, kprleri de ykp gtrmt. Irmak kenarnda in ordusuyla savaa tu tuan Krad ve arkadalar birer birer ldrld.

17

18

Yakn zamanda Belgrad yaknlarnda binlerce Avar mezan bulundu. Enteresandr ki, 1903'e kadar hkm sren Osmanl yanls Su'bistan kral hanedannn ad Obrenovi idi ki, Avarolu demektir. Slavlarda prens demek olan han tabiri bile. Avar hakan Bayan'dan gelir. Mehur Kafkasyal kahraman eyh mil Avardr.

Prens Krad liderliindeki krk yiit baarsz kaldlarsa da, Trk mille tinin kalbinde snmez bir istikll ateini tututurdular. Birka baarsz ihtilal te ebbsnden sonra, nihayet 682 ylnda Gktrk prensi Kutlu ad, etrafna top lad Trklerle istikllini iln etti. Dalm boylan bir araya toplad. Bu sebep le lteri (lke Toplayan) unvann ald. inli bir prensesle deil, bir Trk kzy la evlendi. Bilge Kaan ve Kltigin adnda iki olu oldu. Bu ikisi birleerek ida reyi ele aldlai'. Bilge Han Kaan, Kltigin ise ordu kumandan oldu. Bylece Trk tarihinde ilk defa iki kai'de devlet idaresinde birlikte hareket etmi ve hi bir kskanlk duymadan birbirlerine yardm etmi oluyorlard. Bilge Kaan ile Kltigin i ve d btn tehlike ve tehditleri ortadan kaldrdlar. Bu devrin en nemli eseri Orhun Abideleri'dir. Gktrk yazs ile yazlan bide 725-735 seneleri arasnda diktirilmitir. Burada, Bilge Kaan ile kardei bakumandan Klligin'in ve Bilge Kaan'n kaynpederi olan Vezir Bilge Tonyukuk'un bir aa in esaretine den Trk Devletini yeniden kalkndrmak iin yaptklar gayret ler anlatlr ve gelecek Trk nesillerinin bu tecrbelerden istifadeleri istenir. Ay rca istikll fikri verilir. Bu kitbelerdeki ifadeler parlak bir millet uurunun gs tergesidir. Hakan, kendisini halktan birisi gibi grp teb'asna hesap vermekte dir. Ayrca teb'asn hatalarndan dolay bir baba gibi ikaz etmektedir.

7. Uygur Devleti 745'te Gktrklerin yklmas zerine, Uygur hanedan Byk Trk Ha kanl tahtna geti. Uygurlar devrinde Trkistan tamamen Trkleti; ranl un surlar dillerini brakarak Trkler arasnda eridi. Bir ksm da batya ekildi. 840'ta kuzeyden gelen Krgzlar, Uygurlar bugnk Moolistan'dan srnce. Dou Trkistan'a yerletiler ve Karahanl hakimiyetine girdiler. Uygurlar dev rinde Trklk yeni br din aray iine girdi. Aralarnda Manikheizm, Budizm, hatt Hristiyanlk yaylmaya balad. Bu devirde Trkler, yerleik medeniyete geerek Dou Trkistan'da pek ok ehir kurdular ve kurulu ehirleri geniletti ler. Uygurlar, Trklerin en meden ve kltrl unsurlar hline geldiler. Uygur al fabesiyle binlerce eser yazld veya tercme edildi. Kt ve matbaa kullandk lar iin, baz yazl eserleri gnmze kadar ulamtr.

8. Hazar mparatorluu 468'den 965'e kadar dier bir Trk kavmi olan Hazarlar, Kuzey Karade niz ve Kafkasya'da kudretli, yksek kltrl bir hakanlk kurdular. Bir ksm Mslman olan Hazarlarn hakanlar ve sai'ay halk Musev dinine girdiler ve bu dine giren yegne Trk kitlesini tekil ettiler. lkede yaayan Mslman ve Hristiyaniara da tam bir muhtariyet tamdlar. Krm evresinde yaayan Karay Trkleri, bu Hazarlarn bakiyesidir.

9. Dier Trk Devletleri Dier taraftan Avaiardan soma X. asrda Peenekler, Balkanlar ve Kara deniz'in kuzeyinde kudretli bir devlet kurdular. Peenekleri takiben, Kpaklar Avrupa'ya yerleerek. Balkanlarda bir mddet hakimiyet srdkten sonra Hris tiyan olup, Slavlaarak Trklklerini kaybettiler. Avarlar Srbistan; Peenekler Bosna; Kumanlar da Romanya'da yerleik halka kana-ak yok oldular. VIII. asrla XIII. asr arasnda yaayan en tanmm Trk kavimleri, Uy gurlar, Krgzlar, Kpaklar, Kailuklar, Peenekler ve Ouzlard. Kpaklar, XI. asrn ikinci yarsnda Sirderya Irmann kuzeyindeki bozkrn nemli ksmna hkim oldular. Mool istils srasnda esir alman gen Kpaklar, slm lkele rine satlmtr. Bunlai'; Badad Abbas halfeleri, Trkiye Seluklular ve Eyyfblerin hassa ordularmda hizmet etmiler ve 1250 ylmda Msr'da a.siarca de vam edecek olan Memlk Devletini kurmulardr. Hkmdarlarmn kle asll olduu benzer bir devlet de Tulukahlar adyla bir asr kadar Hindistan'da h km srmtn Kartuklar, Gktrk imparatorluuna dhil en nemli Trk kavimlerinden birisiydi. Gktrkler zamanmda Balka Glnn dou kylar ile Kara rti Ir ma kylarnda oturuyorlard. IX. asrm ortalarndan XIII. asra kadar Ceyhun vc Tarm Irma ve Balka Gl arasndaki Trk lkelerini idare eden Karahanh Hanedan Kai'luk kavmindendir. Bugn zbekistan ahalisinin ekserisi Karluklarn soyundandu". Ouzlar, Trk camiasnn belkemiini tekil eden mhim ve en byk koldur. Tarihteki en byk ve en muhteem devletleri onlar kurdulav Seluklu lar, Osmanllar, Akkoyunlular, Ouzlarm birer koludur. E. ESK TRKLERN DN 1. Gktanr Dini Eski Trklerin hangi dine mensup olduu, bugn bile tartma konusudur. Bugn elde Eski Trklere ait yazl metinlerin fazla bulumnamas, bu konuda yanl kanaatlere varlmasma sebebiyet vermektedir. Mesel Ouz boylarmda baz kularm ongun/uur olarak kabul edilmesi, baziarm eski Trklerde tote mizmin varl kanaatine srklemitir. Halbuki totemizm, sadece bir hayvan atas olarak tanmaktan, yani ona deer vermekten ibaret deildir. Bir inan sis temi olarak sosyal ve hukuk cepheleri de vardr ki, sistemin yaamas iin bu artlarn tamam olmas gerekir. Bu bakmdan ongunlarn varln, eski Trkler de totemizm inanc ile izah etmek mmkn grnmemektedir''*. Birok tarih kitabnda, eski Trklerin aman dinine mensup olduklar ya19 Arsal, 19.

zar. Trkler, Tunguzca bir kelime olan cman yerine kam kelimesini kullanrlar d. Kam, tabiatst kuvvetlerle temasa geebilen insandn. Bunlar kendilerine gre bir takm usullerle trans hline girer, yani kendilerinden geer ve normal in sanlarn grp iitmedii eylerden haber verirlerdi. slmiyet ncesi Arabis tan'daki khinlere benzeyen bu kiiler, din adam olmaktan ziyade, birer kabile bycs idiler. Gya gelecekten haber verirler, hastala iyiletirirler, ruhlar leminde neler olup bittii hakknda konuurlard. Bu byclere olan inanc din gibi grmek de meseleyi iinden klmaz hle getirmektedir. Aslnda Samanlk mstakil br din olmayp, sonradan dinlere karm tabiatst kuvvetler sistemi ni ifade eder. Bu bakmdan Samanlk, her dinde bulunabilir. Orhun kitabelerin de bir defa olsun kam kehmesi gememektedir. Bugn kesinlik kazanan bilgilere gre Trkler sfatlarma gre alap, Oan, Bayat, lgen gibi isimler verdikleri bir ya-atcya inanmaktaydlar^"^. Tan rnn iradesinin stnlne iman edilir, her ite onun rzas dnlrd. Eski Trkler, kadere inanrlar, Yaratan yle istedii iin bir iin yle olduunu kabul ederlerdi. Bu yaratcya "Gklerin Tanrs" ve "htiaml Tanr" mnsna, GkTanr denildii de olurdu. EskiTrkede gk, ayn zamanda ihtiam ifade eder. Tanr kelimesi, lengri, yani tanyeri kelimesinin muharrefidir. Bu sebeple Trk lerin tanrsnm gkyz olduu sylenmitir. Halbuki Orhun Kitabelerinde; "stte mavi gk, altta yaz yer yarattkta, ikisi arasnda insanolu ya-atlm" denilerek bunlarn mahlk olduklar aka ifade edilmitir. Yine onlarn "Tam yapar, Tanr yaar" inancna gre Tanr mahlk deil, haliktr, yaratandr. Nite kim Orhun kitabelerinde geen fadeler, bunu ok ak ve kat' ekilde gster mektedir. Trkler Mslman olmadan ok nce, Asrler Trkistan'a girerek, s nra yakn blgelerdeki Trkleri, gnee, yldzlai'a tapmmaa altrmt. Tan yeri aarnca, gnee dnerek ibadet ederlerdi. Bu sebepten, gnein ismi, tan yeri, tengri ve nihayet tam eklini ald. Dier taraftan eski Trklerde zina etmek, yalan sylemek, dedikodu yap mak, dmanlar bite olsa baka bir kimseyi aldatmak, zulm etmek, hrszlk yapmak, domuz beslemek ve etini yemek gibi hususlar byk su olarak kabul edilip bunlar yapanlar ok ar cezalara arptrlrlard. Bunlar ise ancak bir di n/ahlk sistemin mahsul olabilir. Eski Trklerin benimsedii temel itikad ve amel esaslar, slmiyettekilerle byk bir benzerlik gstermektedir. Dolaysy la hdiseye, slm referanslar noktasndan bakldnda, Allah'n her kavme ve millete peygamber gnderdii nazara alnarak, Trklere de peygamberler gnde rilmi olmas mmkndr. Bu peygamberler, insanlara inan, amel ve ahlak
20 Bu kelimeler stmiyelteu sonra da Allah iin kul lan im tr. alap, yaratc; ogan, kudretli; bayat, hibir eye muhta olmayan (gan); lgen. ululuk gibi ilah sfatlan karlar. Kutadgu Bilig'de. hatta Anadolu edebiyatnda bu simlere oka rastlanr. Tanr kelimesi ise, ilah mnsma kullanimtr.

esasla-n bildirmi olmaldr. Eski Trklerde, alap (Allah), uma (Cennet), tamu (Cehennem), ykn (secde, namaz), ulu-gn (kyamet), yek (eytan), yazuk (gnah) gibi din stlallar vardr ki, her birinin muadih slm dininde de grlmektedir^i. ada aratrmaclar, eski Trk destanlarnda, mesel Ouz Han destannda grlen baz slm motifleri, orijinal bulmamakta, Trklerin Msl man olmasndan sonra bu destana ilve edildiini dnmektedir Halbuki Ms lman Trk mellifleri, eski Trklerin dinini slmiyetten ayn bir din olarak gr memektedir. Nitekim slm kltrnde, Hazret-i dem'den bu yana gelen btn peygamberlerin, ayn inan esaslarm, dolaysyla ayn dini tehcin ettiine, sade ce amel esaslarnn farkh olabileceine inanlr. Mslman kehmesi sadece Haz ret-i Muhammed'in dininde olan demek deildir. Hazret-i Muhammed'den nce gelmi peygamberlere iman edenlere de Mslman denin Dolaysyla Ouz Han'n mminhi, Ouz Han destannda da Mslmanlk motiflerinin bulunma s bu telkki erevesinde deerlendirilebilir. slmiyetten sonra rivayet olunan ve kaleme alman hemen btn kaynaklarda, Ouz Han Mslman olarak kabul edilir. Bu kaynaklarda, babasyla mcadelesinin ve evlendii hanmlara yakla mamasnn, hep inancndan kaynakland bildirilir. Hatta Mslman mfessir1er arasnda (Vn Mehmed Efendi gibi) Ouz Han' Kur'an- kermde ad geen Zlkarneyn olarak kabul edenler bile vardr.

2. Trkler Arasmda Yaylm Dier Dinler Trklerin dinine, sonradan hkmdarlar veya din adamlar ehyle bir takm deiiklikler ve hurafeler katld anlalmaktadr. Nitekim tarih kaynaklarnda, Asurlulai"m gnee ve yldzlara tapmay, bir ara hakimiyetleri altndaki Trkle re empoze ettikleri sylenmektedir. a. Budizm M. E. VI. asrda Kuzey Hindistan'da yaam olan Buda'nm kurduu bir din/inan sistemidir. Sidhartha Guatama akyamuni Buda (563-483), Hindis tan'n eski dini olan Brahmanizme mensup soylu bir aileden gelmektedir. Buda, dnya hayatnn esasn tekil eden elem ve stnaplardan kurtulmak iin bir ta km yollar tavsiye eder: Doru inan, doru karai", doru sz, doru i, doru ha yat, doru aba, doru fikir, doru dalma. Bu yollan kat' eden ruhlarn gn den kurtulup Nirvana'ya ulan. Kat' edemeyen, tekrar dnya hayatna gelip bu
21 Bu konuda bkz. Hikmet Tanyu: slmlktan nce Eski Trklerde Tek Tanr nanc, Ank. I9S0; brahim Kafesolu: Eski T r k Dini, Ank. 1980; Abdlkadir Donuk: Eski Trk Dini amanizm mi idi?, Trk Dnyas Tarih Dergisi, S. 14, ubat 1988,7-11; Hakk Dursun Yl dz: slmiyet ve Trkler, st. 1976; Sadettin Bulu: aman, slam Ansiklopedisi, XI/310335. Kr. Turgut Akpnar: "Eski Trkierin Dini Tek Tanr nanc myd?", Tarih ve Toplum>S. 27, Mart 1986, 17-21.

yola devam eder. Bu sebeple Budizm'de hem tenash (reenkarnasyon) inanc; hem de dnya hayatnda uzleti tercih etme vardr. Budizm'de esasl bir ulhiyet telkkisi yoktur. Bu sebeple her lkede farkl bir ekle brnmtr. Budist mez heplerinden tek tanr inanc olanlar da vardr. Ahlk prensiplerinin n planda tu tulduu Budizmde rahiplik en yksek fazilettir. Bu sebeple Budizmin yayld lkeler, hayattan kesilmi insanlarn yaad manastrlarla doludur. Gnmzde Tibet, in, Hindicin ve Kuzey Hindistan'da Budizm yaygmdr. Hindistan'da Brahma dini ile bu dinin deforme ekli olan Hinduizm daha yaygndr. Gktrklerin ilk yllarnda Budistler onlarn lkelerinde mabetler kurmaya ve tarafta- toplamaya balamlard. Hatta Taba Kaan (572-581) Budist rahip ve mabetlerine deer vermeye balaynca, Trk beyleri bu ie kar kmt. Bu dizm, X. asrda bir ara Gney Uygurlar arasnda dar bir evrede yayld. Ancak bunlarn da Budizm'e ball sath oldu. Mslmanln yayl ka-smda da Budizm siliniverdi. Bugn Sibirya'da yaayan Trkler'in bir ksm Budisttir. Trk tarihileri, Budizmin, Trkler arasnda yaylmam olmasn, Trk lerin tarihte oynadklar ve oynayacaklar roller bakmndan, ok rasbet kar larlar-. Hayat bir din olmayan Buda dininin, yayld lkeler halk arasnda menfi bir tesir yaptm syleyerek Tibetlileri rnek verirler^-. Nitekim Bilge Kaan, Tao dininin ve Budizmin Trkler arasnda yaylmasna gz yumunca, ve zir Bilge Tonyukuk buna kar gelerek, bu dinlerin Trk milletini uyuturaca n sylemitir. b. Zerdtlik Mazdeizm de denilen bu din, M. E. VII. asr Oltalarnda ran'da Zerdt (Zarathustra) adnda birisi tarafndan ortaya atlmtr. Dist (ikici, senevi) bir dindir. Hrmz adnda bir hayr ilah ile Ehrimen adndaki er ilahnn mcade lesini esas alr. Dnyann sonu geldiinde, Hrmz, Ehrimen'i yenmi olacaktr. Hrmz (Ahuramazda) adndan dolay bu din Mazdeizm olarak da bilinir. Mu kaddes kitab Zend-Avesta'dm Avesla, hem ahlk, hem de hukuk esaslar ihti va eder. Ate, bu dinde mukaddestir. Nevruz (22 Mart) ve Mihrican (22 Austos) adnda ki bayramlar vardr. Zerdt dini, ran'da yaylm; Ssn Devleti'nin resm dni olmutur. i"an'da Mslmanln hakimiyet kurmas zerine tarafdarlarmn ou Hindistan'a gmlerdir. Bugn Pans adyla Bombay ve havlisin de yaarlar. ran'da da Gebir adyla bir grup Zerdt dini sliki vardr. slmi yet'in zuhurundan nce, bu din Bat Trkistan'da, bilhassa Buhr havlisinde bir ara yaylmtr. Mslmanlar Buhr'y zaptettikten sonra Zerdt dininin kibeti de Budizm gibi oldu. Ancak bu dinin Nevruz ve Mihrican gibi iki bayra m, buradaki baz Trk topluluklar arasnda zayf da olsa mevcudiyetini muha faza etti.
22 Arsal, 56.

c. Manikheizm Mani (215-256) admda bir ranl tarafndan kurulmutur. Zerdt ve H ristiyan dininden etkilenmitir. Zerdt dini gibi disttir: Dnyann esas birbi riyle mcadele eden iki kuvvete dayanr: Nur (Tanr) ve zulmet (eytan). nsan da da hayr ve er olmak zere iki kuvvet vardr. Hazret-i s, insandaki nuru in kiaf ettirmek ve insanln kutancs olmak iin gelmitir. Bu sebeple Mahikheizm, eski bir Hristiyanlk mezhebi olarak kabul edilmitir. Ancak Mani'ye g re, Hazret-i Is armha gerilmemitir; ldkten sonra cisman dirilme de yoktur. ok eser kaleme alan Mani, bir de alfabe bulmutun Bu alfabe, Uygurlar tara fndan gelitirilerek kullanlmtr. Bugn Uygur alfabesi olarak bilinen 16 harf lik bu yaz, 38 harfli Gktrk alfabesi kadar gelimi deildir. Mani dini, Irak, Msr, Kuzey Afrika, ran, Dou in ve hatta Roma lke sinde yayld. Hristiyan ilahiyatnn kurucularmdan saylan Saint Augustine (354-430), nceleri bu mezhebin slikiydi. lk defa Uygur Kaan B Kaan (759-779) Tibet Seferi srasnda Mani dinini kabul etmi ve halk bu dine evir meleri iin yannda Mani rahipleri getirmitir. Uygur Devleti bylece resmen Mani dinine girmitir. Ancak slmiyetin zuhuruyla, zaten sath olarak benim senmi olan Mani dini silinmi gitmitir. Trk tarihilere gre, Mani dininin es ki Trkler arasnda yaylmas, Budizmin fazla yaylmasna engel tekil ederek Trkle tarih bir hizmet tekil etmitir^^. d. Konfianizm M. E. 571-478 yllai'i arasmda yaam olan inU filozof, Konfucius'un in'de yaylm ahlak telakkileri ve felsef grleri, Trkler ai'asnda bir din olarak benimsenmi olmamakla beraber, eitli vesilelerle eski Trklerin hayat telkkilerine tesir etmitir. ncelikle, Trk hanedanndan, inh prenseslerle ev lenenler olmutun Konfucius terbiyesiyle bym bu prenseslerin, ouUarma bu kltr alam olmas muhtemeldir. te yandan in imparatorlarndan kaan inli mnevverler, Trklere snm ve hakanlar tarafmdan istihdam edil mitir. Trkler, Cinle yakn diplomatik mnasebetler kurmu, eli heyetleri teati edilmitir. Trk asilzadelerinden ok sayda gen, in'e tahsile gnderilmitir. Hayli ince eser, Trkeye tercme edilmitir. Bu vesilelerle, Konfucius felse fesine hkim olan ahlk esaslarn, Trk st tabakas arasnda nfuz yapm ol mas kuvvetle muhtemeldir. Budizmin, hayattan uzaklatrc telkkilerine kar, Konfucianizm'in Trkl koruduu kanaati vardr^^. e. Musevlik Avupa'ya giden Trklerden Dou Avrupa ve Rusya'da imparatorluk ku23 24 Arsal, 62. Arsal, 66.

ran Hazarlar, Musev dinine girmitir. Ancak bu din, hanedan, saray halk ve devlet ricU dnda fazla yaylma imkn bulamamtr. Bugn Ukrayna bata olmak zere Dou Avrupa'da yaayan yzbin civanndaki Karai mezhebinden Yahudilerin bir ksmn bu Hazar bakiyesi halklar tekil eder. Karailer, mukad des metin olarak sadece Tevrat' esas alu've dier Yahudilerin Hazret- Musa'nn szl beyanlarmn yer aldna inandklar bir nevi Tevrat erhi olan Talmud'u kabul etmezler. Karailerden Trk asll olanlarn hayhsi, Krm, Rus hakimiyeti ne getikten sonra, Osmanl lkesine gm; bir ksm da Mslman ohnutur. f. Hristiyanhk Moolistan'da yaayan Trkler aasmda bir a-a Hristiyanln Nastur mezhebi yaylmaya balamsa da uzun mrl olmamtr^^. Nastorius 428 sene sinde stanbul patrii idi. Hazret-i isa'nn birbiriyle imtiza etmemi, biri insan, dieri ilah iki ahsiyetinin bulunduu ve Hazret-i Meryem'in insan olan isa'nn amesi olduu fikrini mdafaa ederdi. Bu sebeple sene sonra patriklikten aln m ve douya kamtr. Mensuplar Dou Anadolu, ran ve Hindistan'da yaar lar. Avrupa'daki Trk kavimleri (Bulga-, Avai-, Peenek, Kuman ve Hun bakiye leri) yerli kzlarla evlenip Hristiy anlaarak zamanla dillerini ve mill benhklerini kaybettiler. Sadece bugn Moldavya'da yaayan Gagavuzlar, ok ge tarihler de bu dine girdikleri iin dil ve mill uurlarn bir mikdar koruyabilmilerdir26.

IL SLMYETTEN NCEK TRK HUKUKU A. ESK TRKLERN HUKUKUNA DAR KAYNAKLAR 1. Trk Lisan Bir milletin lisannda yaayan kelimeler, o milletin hukuku ve hukuk tari hi hakknda mhim bir fikir verir. Mesel, evlenen kza/kadna gelin adnn ve rilmesi, pederah bir aile sisteminin mevcudiyetini gsterir. nki gelin, gelen mnsna olup evlenen kzn kocasnn evine geldii neticesi knaktadr. Kat maktan gelen katn/kadn kelimesi de byledir. Gvey kelimesi de gvenilen m nsna olup, gelinin kendisine teslim edildii itimada ayan kimse in kullan lr. zdiva iin, evlenen olun darda bir ev kurmas sebebiyle, evlenme keli mesi kullanlr. Bu da evlenen olun darda bir ev kurduunu gsterir^''. te yandan eski Trkede fuhu ve zina ile alkal kelime bulunmamas, bunlarn

25 26

27

Nitekim IVloollann mehur haniarmdan Higu'nun zevcesi, Nastur idi. slanbul'daki me hur Mool kilisesini (Kzl Kilise) yaptrmtr. Gagavuzlar, Mslmanlktan evvel Anadolu'ya gcip Bizans hizmetine girerek Hristiyan oian ve Balkanlara geen, daha sonra Peenek tazyikiyie bugnki yurtlarna (Moldavya) yer leen Ouz Trklerinin soyundandr. Arsal, 26-27.

yaygn olmadn gstermektedir^^, Avrupa dillerinde amca ve day iin ayn kelime kullanlrken; Trkede her ikisi iin de ayr bir kelimenin bulunuu (abaga ve dagay), eski Trklerin maderah (matriai'kal) deil, pederah (patriai'kal) bir aile sistemini benimsemi olduunu gsterir. 2. T r k Edebiyat Kaahanhlai" zamannda Yusuf Has Hacib tarafndan mild 1069-70 yln da Uygurca yazlm ve Karahanh hkmdarna arzedilmi olan Kutadgu Bilig, Trkler slm dinine girdikten sonra yazlm olmakla beraber, eski Trk huku ku, siyaset telkkisi ve rf-detleri hakkmda mhim bir kaynaktr. Kutadgu Bi lig (Kutlu Bilgi), devlet ynetme bilgisi demektir. B h nevi siyasetnme olan Ku tadgu Bilig, devlet adamlai'ina iyi devlet idaresinin srlai'm anlatr. unu da ek lemek yerinde olur ki, yazld asrda, Almanlarm, Franszla-m ve Ruslarm he nz meden bir lisanlar ve yazl edebiyatlar yoktu. Bu da eski Trklerin siya set ve hukuk bakmndan olduu kadar, edebiyatta da stn b n meden seviyede bulunduunu gsterir^o. Kagarl Mahmud'un 1072 ylnda tamamlad Divan Lgati't-Trk adl Trke-Arapa lgat kitab, her ne kadar Trklerin Mslmanla giriinden sonraki asrlarda yazlm olsa da, eski Trk medeniyeti, ezcmle hukuk hayat hakkmda emsalsiz bilgiler ihtiva etmektedir. Eski Trk destanlai'i ve bu arada Ouznme ile Manas da, eski Trk hu kuku hakkmda ipulan tamaktadr. Mesel, Ouznme'de Ouz Han'n birden fazla kadnla evlendii grlr ki, bu da eski Trklerde poligaminin varlna dellet eder. Krgzlai'm Manas destannda da, eski Trklerin harp hukuku ile ev lenme gelenekleri hakknda etrafl rnekler vardr. Rus ve Macar trkologlarnn, bilhassa Radloff'un, Trk halk edebiyatna dair numuneleri derledikleri ki taplar da faydaldr. 3. Hukuk rf ve detler (Yusunlar) Bugn Trk topluluklar arasnda yaayan ve hukuk yn olan rf ve detler, eski Trklerin hukuk tarihi hakkmda mhim bir yol gstericidir. Mesel Kazak ve Krgzlar arasmda, baba akrabasndan yedi gbek geriye kadar evlen meme deti, slmiyet'ten nceki devirlerde de bu topluluklarn ekzogamik ol duklarm, yani kendi obalar iinden evlemnediklerini gsterh. Timur Hann o28 29 Arsal, 334. Mesel pi ve nispi (orospu) kelimeleri farsadan gelmedir. Rusp'nin, Rus bigi (gibi) kelimelerinden geldii de sylenir. Kutadgu Bilig, Reit Rahmeti Arat tarafmdan Trkeye tercme edilmi vc iki ciid hlindfe Trk Tarih Kurumu tarafmdan baslmhr (Ank. 1959). Almancaya da tercme olunmutur.

lu ahruh Mirza da bir heyet vazifelendirerek, 1419 ylnda Herat'tan balaya rak btn Trk illerini gezmelerini ve tesbit ettikleri rf ve detleri yazmalarn emretmitir. Bunlar da senelik bir mesai neticesinde Ruznme adl eseri ha zrlamlardr. Burada bilhassa Hun ve Gktrk hukukundan kalma enteresan hkmler yer alr-"*". 4. Kanunnmeler Eski Trk hkmdaiai'imn zaman zaman hukuk kaideleri koyduu bilin mektedir. Bugn Ouz soyundan halklarn arasmda Ouz Tresi diye yaygn prensiplerin esasnn, Ouz Han zamanmda konulduu sylenen kanunlar oldu u sylenir. Mool hkmdar Cengiz Han'n Byk Yasa adyla Uygurca ola rak yazdrd kanunun baz maddelerini, sonradan muhtelif kaynaklardan (bil hassa Arap ve ran tarihilerinden) renmek mmkn olmaktadr. Cengiz yasa s, bugn bile Cengiz Tresi adyla halk tarafmdan itibar' grmekte ve bilhassa Kazakistan'da ksmen tatbik edilmektedir. nki Cengiz soyundan hanlar, Ms lman olduktan sonra bile, uzun zaman bu corafyada hkm srmlerdir. 1710-1724 yllar arasnda hkm srm Kazak han Tevke Han'm^^kard kanunlar da eski Trklerin hukukunu tanmakta yol gstericidir. Tevke Han Ka nunu, Kazaklarn Mslman olularndan ok sonra vaz' edilmitir. inde, slm hukukuna aykr olmayan baz eski Trk rflerinin de kanunlatrld gprlr-'i. Timur Han'n Tzkl- Timur adl eseri de bu yolda bir rnektir.

5. Kitabeler ve Mezar Talan Bunlarn banda da bugn Moolistan snrlan iinde bulunan Orhun Ki tabeleri gelir. M. S. VI. asrda dikilmi olan bu kitabeler, Gktrk tarihi, kltr ve hukuku hakkmda yol gstericidir. Bilhassa eski Trklerin hukuk telkkisi ve devlette hakann rol zerine mhim bilgiler vardr. Orta Asya'da Yenisey Kita beleri gibi Trklere ait baka kitabeler de vardr. Ancak bunlar Orhun Kitabele ri kadar hukuk kymeti hiz deildir-'^.

6. Hukuk Vesikalar Trkistan ve Turfan havalisinde yaplan arkeolojik kazlarda elde edilen vasiyetname, sat akdi, kiralama, irket, rehn senedleri ile, evld edinme ve esir
30 31 32 Cin/Akgndz. 1/50. Arsal, 6 ! vd. BL kiibclcrin Trkeye tercmesi iin bkz. Necb sim: Orhun bideleri, 1st. 340; Mu harrem Ergin: Orhun bideleri, st. 1970; Hseyin Namk Orkun: Eski Trk Yaztlar. Ank. 1987.

zdlamayla alakal baz vesikalar, bilhassa Uygurlarn hukuku hakknda cidd bilgiler elde edilmesine yai'amtr-^-\ Bunlar fekalde ileri bir hukuk tatbikatnn delilleridir 7. Yabanc Kaynaklar Eski Trklerin tarihi, kltr ve bu arada hukuk sistemleri ile alakal en etrafl bilgiler in kaynaklarmda yer alr. inliler Trklerle komu olduklarmdan baka, yerleik hayat yaamalar itibariyle yazl kltrn hkim olduu bir milletti. in kaynaklarndaki bilgiler sonraki asrlarda baka dillere, bu arada ksmen Trkeye tercme edilmitir. Yalnz in kaynaklarn deerlendirirken nazara alnmas gereken hususlar vardn Bir kere in dilinin hususiyetleri sebe biyle Trke bir takm kelimelerin yanl okunmas tehlikesi mevcuttur, Aynca inliler teden beri dmanca mnasebetler iinde bulunduklar Trklere kar her zaman objektif davranamamaktadr^''. Yunan tarihisi Herodot, eski Trklerden ve baz detlerinden bahseder. Roma ve Bizans tarihileri ve seyyahlar, bilhassa Avrupa Hunlar, Avar, Peenek, Kpak ve Hazarlar hakknda bilgi verir. XIX. Asrdan itibaren yaygnlaan trkoloji ilminin Avrupa'daki temsilcilerinin ahmalar, e.ski Trk hukuku iin mhim kaynak tekil eder. 8. slm Kaynaklan slm dnyasmda kaleme alnm bir takm eserler de mhim bir yer igal eder. slm dnyas tarih, bu arada hukuk tarihi atatrmalarmn youn olduu bir corafyayd. slm tarihilerinin eserlerinde eski Trklere dair hayh bilgi bu lunmaktadr. Belzur'nin Fth'I-Buldn, Taber ve bni Esr'in Tarihleri, Mes'ud'nin Mrc'z-Zeheb adl seyahatnamesi nemli birer misaldir. Farsa eserlerden, Firdevs'nin ehname, Cveyn'nin Tarih-i Cihang; Reidddin'in Cmi't-Tevrih, Nurah'nin Tarih-i Buhr, Nizamlmlk'in Siya setnme adl eserleri faydal birer kaynaktr ve bunlarn benzerleri slm dnya snda pek oktur. Osmanl melhflerinden Hezarfen Hseyn Efendi'nn elyaz mas Tenkh Tevrih'I-Mlk adl eseri istifadelidir. Aslen Bakrdistanl olup, memleketinde devlet bakanlma getirilmi, ancak Bolevik ihtilalinden som'a Trkiye'ye kaarak, hukuk fakltesinde hukuk
33 Bu vesikalar eitli yerlerde nerolunmutur. Bkz. Reit Rahmeti Arat: Eski Trk Hukuk Vesikalar, Trk Kltr Aranmalan, 1964, Yl: 1, Say: 1, s. 5-53; Ahmet Caferolu: Uy gurlarda Hukuk ve Maliye Istlahlar, Trkiyat Mecmuas, 1934, IV/, 43 vd. in kaynaklarmda Trklerle alkal ksmlar Franszca yaynlanm; bu nsha, Hseyin Ca hit Yaln tarafndan Hunlarn, Trklerin ve Moollarn Tarihi adyla Trkeye de terc me edilmitir.

34

tarihi hocal ve nieb'usluk yapm olan Sadri Maksudi Ai'sal'm Trk Tarihi ve Hukuk adl eseri (stanbul 1947), eski Trk hukuku hakknda yaplm en etrafl ve deerli aratu'ma eseridir ve bugn bile benzeri kaleme alnabilmi deildir^^^ B. ESK TRK HUKUKUNUN ESASI: TRE Etraflar dima dmanla evrili bulunan Trklerin rahat ve emin olabil meleri, disiplinli bir ekilde birlik ve beraberlik iinde yaamalaryla mmkn d. Bu itibarla Trk lkelerinde nizam ve adaleti salayan tre her eyden n ce gelirdi. Tre, eski Trklerde halkn riayete kendisini mecbur sayd sosyal ve hukuk kaidelerin tamamdr. Bu bakmdan tre, gnmzdeki hukuk mefhumu nu ifade eder. Trk tresi, Trk hukuku demektir. Bugn tre kelimesi. rf ve detler iin kullanlyor^^, E^ki metinlerde yasc kelimesi de geer. Moolca ol duu sanlan bu kelime de, yasak eklinde bugn kullanlmaktadr-^''. Trk tresi, bugnki gibi yazl kanunlar hlinde olmayp rf ve det ek linde yerlemiti. Trenin bu eidine yusun denirdi. Her mevzuda trenin ne ol duunu kkler byklerden renerek ve yaayarak yetiirlerdi. Gerek haka nn bakanlik ettii yksek mahkemelerde, gerek br hkimlerin (yarguclarm) idare ettii normal mahkemelerde tre hkmleri uygulanrd. Treye hkmdar bile kar gelemezdi. Treye muhalif den hakanlar tahtlarn, hatt hayatlarn kaybederlerdi. Trenin dima doru ve adaletli olan emrettiini herkes batan kabul etmiti. yle ki, Trk tresi milletin yzlerce yllk hayat tecrbesinden szlm kaidelerden ibaretti. Bunlar ncelikle, muhtemelen eski Trkler ara snda teblide bulunan peygamberlerin getirdii hukuk sistemlerinden kalma h kmler ile buna aykr olmamak artyla halk arasnda bir zamandr tatbik edilen ve kuaktan kuaa aktarlan rf ve detlerdi. Tre, bir de hakann emirnameleri ve umum toplantlarda alman kararlar dan teekkl ederdi. Trenin bu ikinci tr, gerektiinde yine hakan emirname leri ve bu umum toplantlarda alman kararlarla deitirilebilirdi. Hakan emirna meleri ve umum toplantlarda alman kararlar, trenin ilk eidine aykr olamaz d. Trk ve Moollardaki hakann emirnmeleryle hukuk koyabilmesi gelenei, slmiyet'ten sonraki Trk devletlerinde de bariz bir ekilde kendini gstermi35 36 Eski Trk lukuku lakknda yazlanlarn hemen hepsi bu kitaptan alnm; elinizdeki eserde de. esas itibariyle bu kitap mehaz tutulmutur. Gnmzde, kan dvalarna ve kz karma durumunda ilenen cinayetlere, tre cinayetleri ad verilmesini anlamak mmkn deildir. Ne Trk tresinde, ne de slm rf ve hukuk sis teminde byle bir eye cevaz verihnitir. Trk tresinde ve slm hukukunda, kan dvas ya sak olduu gibi; cezalar ahsdir; su ile nisbetdir; devlet tarafndan verilir ve infaz edilir. yleyse bu cinayetlerin ne tresi olduu dorusu merak mevzuudur. Tre ve yasa kelimeleri Osmanllarda da bilinmekte: ancak bunlarn yerine daha ziyade rf ve kanun kelimeier kullanHmtr.

37

tir. Nitekim Osmanllarda ve Hindistan'daki Grgniye devletinde hkmdarlar kanunnmeler karai'ak, slm hukukunun brakt boluklar doldurmu; dev let tekilat, mliye, arazi sistemi zerine hkmler getirmi; yeni su ve cezalar ihdas etmilerdir. Osmanllarda bu kanun geleneiyle ortaya kan hukuka, rf hukuk denilmektedir. Buradaki rf kelimesinin, mnhasran rf ve det ile alkah olmad aktr. C. DEVLET VE AMME HUKUKU Trk cemiyetinin temeli aile idi. Aileden sonraki en byk sosyal birlik uruk (slle) idi. Uruk veya soylar topluluuna ise boy denirdi. Boyla-m kendi lerine ait topraklan, balarnda da boy beyleri bulunur; boy beylerini aile ve uruk temsilcileri seerdi. Boylar birleerek siyas bir birlik hline gelirse, buna budun denirdi. Budunun basma geen kimseye han ad verilirdi. Birden fazla budun bir merkezden idare edilirse buna // denilmekteydi ki, bugnk devlet tabirinin karldn-. "l gider, tre kahr" atasz mehurdur. Yani, hkmetler deitike, tre, hukuk ayn kaim Bylece eski Trk devletlerinin konfederal bir yapya sa hip olduu da anlalmaktadr. Trklerin en bariz hususiyetlerinden biri kuvveth bir tekilatlk kabili yetine sahip olmalardr. Yaadklar hayat da onlar hrriyete, istiklle altnd iin, hibir zaman devletsiz olmamlardr. Gerekten Trklerin bilinen 3000 yllk talihlerinde devletsiz kaldklar, yani istiklllerini kaybettikleri bir devre hemen hemen rastlanmaz. Dnyada daima bir veya birka Trk devleti bulun mutur. 1. Hakan Trk devletinin banda bulunan kimselere "tarhu, kaan, hakan, han, yabgu, illeber" gibi eith isimler verilmitir. Hunlar ve Tabgalarn yabgu de dikleri hkmdara, Avarlar kaan demiler, bu isim sonraki Trk devletlerinde de devam etmi ve hakan eklini almtr. [Moolca bir kelime olan kaan, in ce'ye de han olarak ginnitir. Bir yandan da Farsa vastasyla Trkeye gemi tir.] Hakann, asl adndan baka, hakan olduktan sonra ald bir isim daha var dr. Szgelii Gktrk hkmdar Kutluk Kaan'n, tahta ktktan sonra ald isim lteri'dir-'s. Eski Trk Devletlerinde siyas rejim monari idi. Bunlarm hkmdarhk almetleri "taht, ota, tu, davul, sorgu" gibi eylerdi. Hkmdar tuunun tepe38 Osmanllarda Yikhnm, Ftih, Yavuz, Kanun, Adl gibi lakap ve mahlaslar, bu gelenein de vam gibidir. Avrupa krallar ve Papalar da, tahta kuktan sonra umumiyetle baka bir isim al iri ard.

sinde altndan bir bozkurt ba bulunurdu-^^. Halk, hakann, siyas hakimiyetini Allah'tan aldna inanrd. Bir baka deyile, ancak Allah'n irade ettii, setii, yardm etui kimse hkmdar olabilirdi. Allah'tan gelen siyas hakimiyete, kul denir'". Hann, muayyen bir hanedandan inmesi gerekirdi ki bu hanedan AiuaouUan hnedam olarak bilinir. Ouz Han ve Seluklular, Osmanllar bu hane dandan iner. Asrlar boyunca nice ihtilller olmu, ama ihtill yapanlarn aklna, bu hanedan dnda bir kimseyi han yapmak gelmemitir. nki halkta, ancak bu hanedandan gelen hanm meru olduuna dair bir inan vard. Tarihte bu soydan gelen bir hanedana sahip olmayan Trk kavimlerinin mr uzun olamamtn Hakan, beylerin seimiyle veya nceki hakann tayiniyle gelebildii gibi, zor kullanarak da baa geebilirdi. Ancak her halde yeni hakann, hakan slle sinden olmas artt. Eski Trklerde muayyen bir veraset prensibi yoktu. Umu miyetle hakann olu, yoksa veya reid deilse en byk kardei, kardei olu, amcas, amcasiolu vs. hakan olurdu. Ancak hakan hanedanndan herhangi bir igin (prens), tahtta hak iddia edebilirdi. nki hakimiyet, hanedann ortak mal kabul edilirdi (l sistemi). Bu sebeple hayli veraset harbleri cereyan etmitir. Bu harbier neticesinde glib gelen, Allah tarafndan seilerek hkmdar yapl m kabul edilirdi. Hakan tahta getikten sonra, devletin ileri gelenleri kendisi ne ballk bey'atinde bulunurlard. Bu bey'at, ok tantanal bir merasimle olur du. Yeni hakan, bir kee tahta oturtulur; dokuz defa kaldrlp dolatrldktan sonra, krmz elbiseler giydirilip bana kotuz (sorgu) taklrdi'^. Bu merasim ler esnasnda halka ziyafet verilirdi. Hakan, elinde mhim salhiyetler bulunan bir kiiydi. Ordunun kumanda nyd. Kanun koyabilirdi. Bahkim olup dilediinde dava dinleyebilirdi. Btn bunlar yaparken kendisini tahdid eden tre kaideleri ve ir meclisi (kurultay) kararlar vard. Bu bakmdan eski Trk devletlerinde siyas rejimi despotik mo nari olarak tavsif etmek uygun deildir. Merut monari demek yerinde olur.
39 Bozkurl (Aina), pek ok eski Trk efsnesinde yer alan bir unsurdur Ouz Kaan destan na gre, Ouz Han'n adrna giren bir n iinden gk renkli gk yeleli bir bozkurt k m ve seferlerinde ona klavuzluk etmitir. Gktrklerin Bozkurt destanna gre, dmanlar tarafndan ailesi ldrlerek ormana lerkedilen Gktrk prenslerinden birini, dii br kurt em zirerek byiilmlr. Uygurlarn lreyi destannda da. hakann gzel kznn bir bozkuriia evlenmesinden vc Uygurlarn bu birlemeden tredii anlatlr. Bu kurdun ad, Moolca ai na. Trke bozkurttur. (Kurt kllnde, Mool tesiri aikrdr. nki kurt, koyunlarn dma n olmak itibariyle, aslnda Trk kltrnde yeri olmas beklenen bir hayvan deildir.) XX. asr balarnda doan Trklk cereyanyla, bozkurt yeniden bir sembol olarak kullanld. Cumhuriyetin ilk yllarnda para ve pullarda yer ald. Eski Trk amme hukuku hakkmda tal'sila iin bkz. Bahaitin gel: Trklerde Devlet Anla y, Ank. 1982: brahim Kafesolu: Trk Milli Kltr. st. 1984; Bahattin gel: Trk Kltrnn Gelime alar, si. 1988. Krmz, Osmanllarda da hanedann rengi idi. Nitekim krmz bayrak padiah sembolize ederdi. Sorgu da, padiaha mahsus bir aksesuar olarak Osmanllarda kullanlmtr.

40

41

Hakan, dava dinleyip adaled tatbik etmek zere hkimler tayin ederdi. Hakanm vekilleri olan bu hkimler, hukuk bilgisiyle mcehhez kimselerdi. Hkimhk meslei eski Trklerde itibarh bir meslek olup umumiyetle han sllesi nin yan kollarndan gelen soylular tarafndan icra edilen bir vazifeydi. Hkimle rin verdii kararlarn hakana temyiz yoluyla getirildii; ayrca hakann memur larndan ikyeti olanlarm bunu muayyen zamanlarda hakana arzetme hakkn hiz olduu bilini)ektedir*2_ Hkmdarm vazifelerinin banda, halk doyurmak, giydirmek, toplamak, oaltmak ve huzura kavuturmak gelir. Kutadgu Bilig'te, halkn hkmdardan istekleri, iktisad istikrar, dil kanun ve syi olarak sralanr ve "Ey hkmdar, sen halkm bu haklarn de; sonra kendi hakkn iste!" denilir. Hkmdar, yaratamn inayet ve yardmna mazhar olduu srece halkna iyi bakar, onu zenginlik ve adalet iinde yaatrd. Bunu baaramayan hakandan, Yaratan'm, kut'u, yani siyas iktidar geri ald dnlr ve hatta ona kar gehnek meru sayu-d. Trk hkmdarlar, siyas sebeplerle ekseriyetle inli veya dier yabanc prenseslerle evlenirlerdi. Ancak umumiyetle hkmdar olacak prensin armesinin Trk olmas art aranu-d. Hakanlarm oullar devlet ilerine ahmak zere tecrbeh devlet adamlarnn yanlarmda yetiirler; sonra devletin sa veya sol kana dna vh olurlard. Bunlar han, ad, tigin nvanm alrlard''^. Eski Trk devletlerinde merkeziyeti yap gl olmakla beraber, devle tin boy ve budunlardan teekkl etmesi, bu merkeziyeti yapy zayflatmakta ve konfederatif bir hususiyet gze arpmaktadr. Hunlarda memleket oniki ksma ayrlr ve her birinin banda bir bey (vh) bulunurdu. Hakanlar, hem veraset harplerinin nne gemek; hem de lke idaresini kolaylatrmak iin zaman za man memleketi prensler arasnda taksim etmilerdir. Mesel Hun imparatorluu nun kuzeyinde bir han, gneyinde bir han vard. Gktrklerde de douda bir han, batda bir han hkm srerdi. Bu sebeple eski Trk devletlerini ifte monari (krallk) olarak vasflandr anlar olmutur. Nitekim Roma mparatorluu'nda o u zaman iki imparator bulunurdu. Ancak Eski Trklerde, hanlardan birisi b yk han olup, dierlerinin buna tbi bulunduu anlalmaktadr. Nitekim geni topraklar, ancak bu gibi adem-i merkeziyeti tatbikatlarla kolay ynetilmektedir. Bu sebeple, bu hanlar, bir nevi umum vU (kral naibi) gibi anlamak yerinde olur. Ancak bu usul zaman zaman devletin blnp paralanmasna ve gsz derek yklmasna sebebiyet vermitir. Devletin byle iki blgeye (sa-sol) ay rlarak idaresmin, siyas bir gelenekle de alkas olsa gerek. Ayn gelenek eklen Osmanllarda da mevcuttu. Rumeli ve Anadolu ayrm gibi. ki kardein tahtta

42 43

Bu gelenek simiyetten sonraki Trk devletlerinde, ezcmle Osmanllarda da cri olmutur. Seluklu ve Osmanllarda da, ehzadeler, atabey veya lala denilen tecrbeli devlet adamlar tarafndan yetitirilip, sancakbeyi olarak br mntkay idare ederlerdi.

66

Osmanl Hkuku

bulunduu durumla-da, kk karde bakumandanlk yapard. Nitekim Gk trklerde, Bilge Kaan ile kardei Kltigin'in durumu byle idi. Osmanllarm ilk zamanlarnda da, hkmdarn kardeinin vezir, bakumandanlk yapt grlr. Orhan Gazi ile Alaeddin Paa gibi''. 2. ra Meclisleri Eski Trklerde hkmdarlarn danma (ra) meclisleri vard. Kurultay, kenge, toy da denilen bu meclisler, beyler, devlet ricali ve halktan ileri gelenler tarafndan tekil edilirdi. Senede kere toplanan bu meclislerden birincisi ha kann saraynda icra edilirdi. kincisi ilkbaharda yaplrd. Ayn zamanda hakana bey'at tazeleme mnsna gelen ve bir takm yinlerin de icra edildii bu toplan tda, devlet ileri grlr, mhim kai'arlar alnr, kanunlar (tre) hazn^lanrd. Sonbaharda yaplan nc toplantda asker ler grlr ve gerekirse yaz ba iin harp hazrlklar kararlatrlrd. Bu meclislerinde herkes szn aka syler, hkmdar dahi tenkid edebilirdi. nk meclis yeleri, asl kuvvetleri ni temsil ettikleri zmrelerden alrlard. Hkmdarn ve valilerin emirleri altnda eitli grevler yapan devlet me murlar vard. Hakann yardmclar ve hatta vekilleri olai"ak vazife yapan vezir ler vard. Bunlara muhtehf devirlerde buyruk, ayguc, ge gibi eitli isimler ve rildii grlmektedir. Memleketin eitli ksmlarnda hkm sren han slle sinden ad ve yabgular, devlet protokolnde nde gelirlerdi. Bunlar eski Trk lerde soylular snfm tekil eder. Bir de halk iinden hizmetleri sayesinde yk selmi larhaAar vardr ki, Osm ani dardaki sipahiler bu snfn bir nevi devam gibidir, Bu kiiler, umum ra meclislerinden ayr olarak, devaml hakann m racaat edebilecei istiar merciierdi. 3. H a r p H u k u k u ve Ordu Eski Trklerde normal devletleraras mnasebetler, sulh hli zerine ku rulmutur. Elilerin diplomatik dokunulmazl vardr. Devletler, aralarnda mu ahedeler yaparlar. Bu muahedeyi ihll, hap sebebidir. Muahedeler, ok entere san bir merasimle yaplrd. ki tarafn temsilcileri, mukaddes bir tepeye kar lar; kurban kesildikten sonra; bileklerini kanata-ak kanlarn ii st dolu bir a naa aktp birbirine kartrr; klnlarn bu anaa daldrp sonra da bunu ier lerdi. Bylece muahede akdedilmi olurdu. Buna and imek denirdi''-''. And i mek sz, gnmzde yemin etmek mnsma hl kullanlmakta; bu gelenek de, kan kardelii adyla bilhassa genler arasnda yaamaktadu".
44 45 Bkz. A. Aldlfi: Trklerde ift krallk, II. Trk Tarih Kongresi {1937}, st. 1943, 507-59. Arsal, 219-220. slm-Osmanl hukukunda da sulh hli esas olup; harp istisnadir.

Eski Trkler nceleri daim olarak ehirlerde yaamadklar iin, yerleri ve saylan beUi bir ordular yoktu. Esasen Trklerde herkes sava sanatn bil mek mecburiyetinde idi ve gerektiinde hemen kendi beylerinin emrinde ordu ya katlrd. Sonralar Hunlarda, onlu, yzl, binli ve onbinli esas zerine daim svai'i ordusu kurulmutur. Uygur vesikalarndan anlaldna gre, Eski Trk hakanlarnn birisi yaya, dieri ath olmak zere iki ordusu ve birisi umum, di eri i hazne olmak zere iki haznesi vard'^6_ Askerlik hizmetlerinden dolay kimse devletten cret almaz, sava ganmetinden kendi hissesine deni gtrr d. Harb esirleri kle yaplrd. Bir kimsenin, elde ettii esirler zerinde mlki yet kurabilmesi iin, hakanm bunu tanmas icab ederdi'^?. Bir kimse, ldrd dmann maln alndr's.

4. Cezalar Eski Trk devletlerinde cezalandrma salhiyeti devlete ait idi. Bunun ne ticesi olarak halkn kendiliinden hak almas (ihkk- hak) mevzubahis deildir. Kan davalarna da rastlanmaz. Cezalar ahsdir, sulunun yakmlarna tatbik edil mez. Adam ldrme, devlete isyan, harbden kama, evli kadnla zina, bal at almak, ikinci defa hrszlk gibi an sulara idam cezas tatbik edilmektedir. Bunun dmda kalan sulara dayak ve umumiyetle para cezas verilmektedir. Gebelik cemiyetin esasm tekil ettiinden hapis cezasna pek rastlanmaz''^. Cezay yarguc (hkim) verir; yargan denilen memurlar infaz ederdi. dam ceza s umuma ak bir yerde boynun vurulmas suretinde olur, suun delilleri otuz se ne mddetle sakiann, gerekirse sulunun yaknlarna gsterilirdi. Su ve cezalar, nceden umumiyetle hakan emirnmeleriyle iln ediHrdi^o.

D. A L E HUKUKU 1. Evlilik Aile daha ok anne, baba ve ocuklardan meydana geliyordu. Evlenen kz veya erkek, ailesinden kendi hissesine denleri (Ouzlarda derge, Kpaklarda en) ala-ak ayr ev kurard. Bu evler, birbirine yakm surette kurulur ve bu ev lerden kabileler teekkl ederdi. Evin reisi babadr. Bu sebeple eski Trklerde pederah bir aile geleneinden sz edilir. Ama bu gelenek Eski Roma'daki ka46 47 48 49 50 Arsal. 343. Osmanllarda da byle idi: Hazne-i mire ve haznc-i hssa. slm hukukunda ganme! datnnmda da, sultann rol buna benzemektedir. slm hukukunda da byledir. slm-Osmanl hukukunda hapis, asl bir ceza deildin Osmanhiarda da padiahlar, slm hukukunun tanzimini hkmdara brakt ta'zr sahasn da, kanunnmelerie su ve cezalar ihdas edebilmilerdir.

dar sert deildir. Kabileyi tekil eden ailelerden birinin reisi, kabilenin de reisi dir. Bu reislik seimle olabildii gibi, irs de olabilin Ancak evde annenin de ro l az deildir. Kadm, o devrin dier cemiyetlerindekinden ok ileri bir statdedir^. Eski Trk hakanlarnn lmnde, zevceleri ve cariyelerinin de kendileri ni ldrdklerine dair baz rivayetler vardr. Han ve beylerin nezdinde hadmla rn istihdam edildii bihnmektedin Mhim baz vazifeliler bunlarn arasndan seilmekteydi. Bunlarn mirass olmad iin mallar hazneye kalnd^s. Aile, evlilik ile kurulur. Trklerde ok kadnla evlilik gelenei vardr; an cak kadnlardan birisi batr^?. Ouz Han destannda Ouz Han'n kadnla ev lendii geer. Umumiyetle ekzogami (kabile dmdan evlenme) tatbik edilmek tedir. Baz boylarda bir kimse, baba tarafndan yedi gbekten akrabala kadar evlenemez. Ancak daysnn veya teyzesinin kzyla evlenmek caizdir. Cengiz Tresinden kaynakland dnlebilecek bu gelenek, gnmzde bilhassa Ka zak ve Krgzlarda, ayrca Kafkasya halklarnda yaygmdr. Evliliin iki tarafa da ykledii en mhim vazife sadkattin Buna riayet etmeyenlerin lme varan ar cezalarla cezalandrld bilinmektedir^''. a. Kahn Evlenecek erkek, gelinin ailesine bir mal veya para verirdi. Buna kaln de nirdi. Kaln, hem dn masraflarna itirak, hem kadnn velayet hakknn inti kalinin bir karl, hem kzn terbiyesi iin yaplan masraflar karlamak, hem de kz tarafmn mahzunluunu gidermek maksadyla nezketen denen bir meb la idi^s. Eski Trklerde en makbul kaim, koyundan olurdu. Kalnn bir ksm, sz keserken babaya verilirdi (Karamal). Bir ksm niandan sonra erkek tarafndan kza verilen hediye idi (Yel). Kalnn bir ksm ile dn masraflar karlanr d (Tymal). Bir ksm da kzm annesine st hakk olarak verilirdi. Kaim den medike, evlilik gereklemez; kz, erkek evine gtrlemezdi. Yakutlarda, kz, kahnn yars kadar cehiz getirmek mecburiyetinde idi. Erkek, nian bozarsa, kzn ar kusuru yoksa, kaln iade edilmezdi. Ni an kz bozmusa, kaim iade edilirdi. Nianl iken erkek lmse, erkein aa beyi yerine geebilir, bu halde kaln iade edilmezdi. Erkein kardei bunu kabul
5i Gnmzde ble Anadolu'da babann lmnden sonra eve annenin hkim oluu, byk er kek ocuklarm bile aileyle alkal meselelerde annelerinin sznden kmayi yaygm bir ge lenektir. Osmanllarda da saraylarda hadm aalar mhim birer mevki ihraz etmitir. Osmanllarda, padiah hannnlarindan biri, ba-kadnefendi namyla anhrd. Arsa, 337. Kahn hakknda bkz. Hfz Timur: Eski rfi hukukumuzda nianlanma ve kahn messese si, Ebulula Mardin'e Armaan, st. 1943.

52 53 54 55

etmezse, kaim iade edilmez; erkek karde yoksa veya byle bir evlilie kadn ra z olmazsa, kaim iade edilirdi. Kzn nianl iken lmesi durumunda da, kzn kzkardei ablasnn yerine geebilir; bu takdirde kaim iade edilmez; kzkarde iin kalma bir mikdar ilve yaplrd. Kzkarde, bu evlilii istemezse, veya kz karde yoksa kaln iade edilirdi. Trkler Mslmanla girdikten sonra, slm hukukuna aykm olan bu deti yava yava terketmise de, gnmzde Anadolu'da ve Trkistan'da, bil hassa gebelikten yerleik hayata yakn zamanda gemi olan Trklerde balk adyla hl yaamaktadr. slm hukukunda, damaddan, kznn evlenmesini kabul etmek iin bir ey istemek rvettir, caiz deildir. slm hukukunda evlenirken erkek kadna mehr verir. Kalmdan farkl ola-ak: 1- Mehr kadma verilir ve kendi mlk olup bununla eyiz hazrlamak zo runda deildir. 2- Mehr, nikhn art deil, neticesidir. Dolaysyla nikhtan nce mehi" ko nuulmasa, hatta verilmeyecei kararlatu-lsa bile, kadn emsallerinin ald mikdarda mehi'e hak kazanm Halbuki kaln konuulmadka, evlilik gereklemez. 3- Kaim denmedike, evlilik gereklemez ve kadn kocasmm evine gtrlemez. Evhliin gereklemesi ve gelinin kocasmn evine gitmesi iin mehrin denmi olmas gerekmez. 4- Yukarda da getii zere belh durumla-da kaln iade edilir. slm hu kukunda evlihk zifaftan nce bile sona erse mehr iade edilmez. b. Levirat Kocas len kadmn vey olu veya kaynbiraderi ya da kaynbiraderinin olu ile evlenmesi detine levirat denir. Levirat, simiyetten nceki Trkler ara snda hukuk bir vazife olarak grlrd. Bylece kadn, len kocasmm ailesin den biriyle evlenmekle, onun ruhuna hizmet etmeyi srdrrdk^, Levirat, Trk ler Mslman olduktan sonra da yakn zamana kadar yaygn biimde tatbik edi len bir evhlikti. Bilhassa harpler gibi, erkein erken ld durumlarda daha ok rastlanrd. Cemiyet iinde evlenme ans nisbeten daha az olan dul kadnlar le virat sayesinde ortada kalmazd. Kocas ldkten sonra kocasmm evinde oturan kadma kimse talip olamazd. Eer kadn baba evine dnmse, evlenmeye raz olduuna dellet eder ve kendisine talip olunabilirdi. Yenge ile evlenme duru56 Sadri Maksudi Arsal, eski Trklerde vey anne i!e evlenmenin caiz olduuna dair in kay naklarndan gelen bilgilerin pheli olduunu sylyor. Arsal, 337. Nitekim byle bir evlen menin cemiyette ho karlanmad eski vesikalardan anlalmaktadr. Emel Esin: simiyet ten nceki Trk Kltr Tarihi ve slama Giri, st. 1978, 73. slmiyet vey oul ile ev lenmeyi yasaklam; kadna da miras hissesi vermitir.

munda, hem kadm evlenme imkn bulur; erkek de yeni bir dn masrafna gir memi olurdu. Ayrca kadnn alaca miras hissesi de ailenin iinde kalrd. o cuklar, yabanc bir vey babayla karlamam olurdu. c. Sororat Kars len erkek, umumiyetle baldz ile evlenirdi. Bu evlhe sororat de nirdi. Teyzelerinin, ocuklara iyi bir vey anne olmas umulurdu. len kadnn evinin eyasn da bir yabanc deil, kzkardei kullanm olurdu. Bu evlilik t r de, gnmzde Anadolu'da yaygn biimde tatbik edilmekte; hanm len er kek herkesten nce baldzyla evlilii dnmektedir. Amerikan kzlderililerinde de yaygn olarak rastlanan sororat. Eski Trklerde levirat gibi hukuk bir mec buriyetten ziyade, sosyal bir messese olarak kendisini gsterir. nki baldzn eniteyle evlenmesinin mecbur olmad anlalmaktadr. 2. Boanma Eski Trklerde boama salhiyeti, erkein elindedir. Bununla beraber ev lilik ok zor ve masrafl olduu, boanmak tasvib edilmedii ve bir erkek dile dii kadar kadnla evlenebildii iin, eski Trklerde boanmaya fazla rastlan maz. Bu durum, bugn de Anadolu ve Trkistan'daki Trkler arasnda szkonusudun Erkein zinas, ktidarszl ve kadna fena muamelesi, kadn bakmndan boanma sebebi tekil eder. Erkek boad zaman, kadnn ailesine verdii kal n geri alamaz; kadn eyizini de geri gtrrd. Ancak boanmada kadm kusur lu ise, mesel zina etmi ise, erkek verdii kaimi geri alabilirdi^''. 3. Evld Edinme Eski Trklerde evld edinme yaygnd. ocuu olmayan aileler evld edi nebildii gibi; fakirlik sebebiyle ocuun baka bir aileye evldlk verildii de olurdu. Baz aileler, ocuklar yaamad iin, yeni doan ocuklarn, kt ruh larn zararndan korumak maksadyla bir aileye evldlk verirdi. Bylece kt ruhlar yanltlm olurdu. [Bu gelenein tesiriyle, yakn zamana kadai- Anado lu'da, ocuu yaamayan aileler, ocua zarar veren ve alkans diye bilinen k t cinlerin zararndan korunmak maksadyla, buna benzer bir tedbir alrd. Buna gre ocuk sanki bu ailenin ocuu deilmicesine, daha domadan elbiseleri bir baka aileye teslim edilir ve doum bu baka evde gerekletirilirdi. Bylece al kans, o ocuu doduu evin ocuu zamietmekte ve ona zarar vennemektedir. Bir de ocuu olmayan veya yaamayan kimseler, evliya olarak bilinen bir yat ra balanr; ocuun elbisesi daha domadan o yatra getirilip braklr; ocuk dounca da o yatrda yatan evliyann ismi veya Satlm, Sat gibi isimler veri57 Arsal, 337.

lirdi. Bylece o yatrda yatan eviiynm, ocuu alkansmdan koruduuna inan lrd.] Baz eski Tiirk kavimlerinde (mesel Altaylai'da), ocuu ergenlik ama gelmeden lenlerin, ocuk karmas biie meru idi. Bilhassa Uygurlarda, borcu nu deyemeyen kimsenin ocuunun da bir teminat olarak, evldlk alnd g rlmektedir. Bir eit rehin olan bu ocuk, o ailenin dier ocuklarndan daha aa statde, bir eit hizmetkr kabul edihrdi. Umumiyetle erkek ocuklar evld edinilirdi. (Bilhassa Kngizlarda) kz ocuklarnn da evld edinildii vkidir. ocuk, bazen para karh, bazen de parasz olai'ak evld edinilirdi. ocuk, evld edinen ailenin dier ocuklar ile aym statde olup, miras alrd. Evldhk veren kimse, ocuu geri almak isterse, ona yaplan masraflar demek mecburiyetinde idi^s. 4. Sosyal Smflar Eski Trklerde snf fai'khl vurgulanmtr: Asiller, hrler, kleler. An cak bu snflar arasndaki snrlar keskin deildi. Gereken artlar yerine getiren herkes, bir st snfa geebilirdi. nki snf farklln temelinde irsiyet kadar, ahs liyakat yatard. Savalada yararlk gsteren kumandanlar, asilzadeler sn fna girebilirdi. [Gnmzde OuzAurkmenler arasnda hanizi denilen han so yu; Kazak, Krgz, zbek ve Tatarlarn tekil ettii Kpak halklarnda tre de nilen Cengiz Han soyundan han ve beylerin sllesi, ayrca aksyek denilen Pey gamber ve evliya soylar; herkes tiu^afmdan hrmet grr. Azatlanm bile olsa lar, karakii denilen kleler ayr bir snf tekil eder.] st sosyal snftan bir ka dn, aa snftan bir erkekle evlenemedii halde; st snftan bir erkek, aa s nftan bir kadnla evlenebilirdi. Efendinin, cariyesinden olan ocuklar hrd. Kleler, ekseriya savalarda elde edilen esirlerdi. Hakanm, kabile reisinin, aile babasmn, aksakal denilen limlerin, cemiyet zerinde byk nfuz ve sz hak k vard. Bunlara mutlak itaat mecbur idi. taatten ayrlan, cemiyetten de ayrmak zorunda kalrd. Kim olursa olsun, misafire ikram, neredeyse hukuk bir mecburiyet idi.

E. MRAS Eski Trklerde mlkiyet ve miras hakk kabul edilmiti. Ailenin btn mallar, aile babasnn mlknde idi. Baba evinde oturan ocuklarn kazanc ba baya aitti. Kadnn ayr mlkiyet hakk vard. Byk oullar evlenirken hissesi ni alarak evden ayrlr; en kk oul (odoul) anne ve babasyla kalrd. Baba
58 slm hukuku, nesebi belli bir ocuu evJd edinebilme hkmn nesheimitir. Ancak kendi sine nisbet etmeksizin bir ocuu alp beslemek caizdir. Te7en denilen bu usulde, mahke meye gidilip ocua nafaka takdir edilirdi. Kendi ailesi sonradan ocuu geri almak isterse, ona yaplan masraflar, demeden ocuu geriye alamazd.

lnce, btn mallar kk oulun olurdu. Oul yoksa, baba; baba da yoksa er kek kardeler ve sonra onlarn oullan vristir. eyizini alp evlenmi kzlarn miras hissesi yoktu. [Baz Trk halklarmda, sadece toprak mlkiyeti kk o lun olur; koyun, deve gibi menkul mallar, dier oullar arasmda taksim edihrdi.] Mirasn tamamn alan kk oul, anne ve babasna, evlenmemi veya dul ka lp eve dnm kzkardelerine bakmak, evlenmemi kzkardeine eyiz vermek mecburiyetinde idi. Erkek vris yoksa, evlenmi de olsa kzlar vris olurdu. le nin karsnn da bir hissesi vard ve nisbeti (1/4, 1/5, 1/10 gibi) zaman zaman de iirdi. Kadm, evlenirken getirdii eyiz, kalndan fazla idiyse, bu fazlal da alrd. ocuu olmayan kadm, kocas ldkten sonra, baba evinden getirdii e yizini geri alp gtrmek hakkm hizdi. [Bu miras usul, yakn zamana kadar Anadolu'da yaygn tatbik edifirdi. Gnmzde Trkistan ahalisi arasnda aynen cridir. Ancak Trkmenistan'da bu gelenei slm prensiplerle uzlatrmak maksadyla tatbik edilen tereke admda bir usul vardr Buna gre btn miras k k olana kalmakta; dier vrisler toplanp mirastan bir ey isteyip istemedik leri sorulmakta; isteyen olursa ho kar 1 anmamakla beraber hissesi verilmekte dir. Bylece herkesin gnl rzas temin edilmi olmaktadr.] Eski Trklerde va siyet messesesinin varl da malumdur. Uygurlarda vasiyete ttrug; vasiyeti tenfiz memuruna da ketkara denirdi^^. Uygurlardan kalma vesikalardan, devle tin mirastan vergi ald anlalyor

F. BORLAR HUKUKU Eski Trklerde mlkiyet hakk kabul edilmiti. Devlet, kimsenin maln msadere edemez; ancak alk gibi durumlarda, halka ihtiyacmdan fazlasn sat mas emrolunurdu. Eski Trklerde hukuk tazminat mefhumu biliniyordu. Uy gurlarda gelimi bir ticaret hukukunun varl, tanzim ettikleri vesikalardan an lalmaktadr. Buna gre akidler yazlmakta; birimci (borlu) ve almc (alacak l) isimleri, akdin tarihi^ akdin konusu ve varsa vade mutlaka belirtilmekte; iki tarafn mhr baslmaktadr. Satm akdinde mlkiyet akid ile geer. Borlunun lmesi durumunda vrisleri yerine geer. Bakalarnn istihkak iddialarna kar, satcnn tekeffl szkonusudur. Akdin ihlli neticesinde ceza meyyideler tat bik olunabilir Uygurlarda ailelerin ve tacirlerin cri hesap defterleri tuttuu da bilinmektedir

59

Vasiyetle mirasln kabul edilmesini, eski Trklerin yksek bir medeniyet seviyesine eri mi oldukiarnia deiil ittihaz edilmektedir. Nitekim, Yunanllarda vasiyet, Solon'dan sonra zu hur etmiti. Germenlerde ise biinmemekteydi. Arsal, 343.

nc fcsm TRKLER VE SLMYET

I. TRKLERN SLMYETE GR slmiyetm zuhurundan az bir mddet som'a, 641 ylmda Mslmanlar Suriye ve Msr' fethederek Dou Roma mparatorluu'nun kanatlarm krma ya muvaffak oldular. 642'de de Ssn mparatorluunu ykp Ceyhun kenarna ulaarak Trklerle ilk temas kurdular. Ancak bu devrede slm mparatorlu u'nun merkezinde, Hazret-i mer ve yerine geen Hazret-i Osman'n suikast neticesinde ldrlmesi ve sonraki yllarda balayan i mcdeleler, VIII. yz yl balarna kadar Trklerle Mslmanlarn mnasebetlerini bir smr komulu undan ileri gtrmedi. Baz kaynaklarda Halfe Muaviye devrinde UbeyduUah bin Ziyd'm Mslman olan Trkleri Kfe'ye yerletirdii bildirilmektedir. De mek ki daha bu devirde Mslmanlarla yakn mnasebeder, muhtemelen de Trkler arasnda slmiyet yaylmaya balamt. Daha sonra Emevler tarafn dan slm mparatorluunun btn ark mntkalarn iine alan rak umum va liliine Haccac'n getirilmesi ve bunun da Horasan'a o devrin mmtaz kuman danlarndan Kuteybe bin Mslim'i tayin etmesi (705), savalar birdenbire alev lendirdi. Mslmanlai' ksa zamanda Mvernnehr'e hkim olduktan sonra. Ta la rmama kadar aknlarda bulundular. Ancak Trge hakan ulu Han idare sindeki Trkler, 720 ylndan itibaren cephelerdeki hakimiyeti ele alarak Emev ordularn bozguna uratt. Ancak bu mcdeleler Trklerin slmiyeti yakndan tanmalarna ve tedkik etmelerine zemin hazrlad. 751 ylnda Mslmanlarla inhier arasnda yaplan Tala meydan muharebesinde, Trkler Mslmanlarn safnda arpt. Bu trih, Trklerin tarihinde mhim bir dnm noktasdr. Bun dan idbaren, Trkistan'm yeni hkimlerinin dini olan Mslmanlk, ncelikle Mvernnehr blgesinde yaayan Gktrkler arasmda yaylmaya balad. Toharistan hkmdar Nizak Tarhan, zamann Karluk hkmdar Yabgu Bey, Buhr hkmdar Tuad (739), Grcan hkmdar Sul Tekin, Semerkand hkmdar Ihd Grek, srene hkmdar Kvus, Merv hkmdar Bazam ilk Mslman Trk hkmdarlar olarak saylmaktadr. Bunlarn hepsi Gktrk-

lere tbi idi. Nizak Tarhan 704 ylnda kardei ile beraber Mslman oldu ve Ab dullah adn ald. Kuteybe ile seferlere katld. Olu Salih Emevlerin a (Ta kent) valisi idi. Yabgu Beyin soyu Abbasler devrine kadar Toharstanda beylik srd. Tuad bir Gktrk prensi idi. Nesli Buhr'da valilik srdrd. Yine bir Gktrk prensi olan Sul Tekin ziyarete gittii Medine'de Mslman oldu. Sul adn tayan neslinden hkmdar ve airler gelmitin Ihd Grek, Halfe mer bin Abdlaziz'in davet mektubu zerine Mslman oldu. Soyu Semerkand bey liini muhafaza etti. Kvus, 730 senesinde ihtida etti. Soyundan gelenler srene'de Abbslere tbi olarak hkm srdf'O. Trklerin, slmiyeti kabul etmeleri birka ana sebebe dayanmaktadr^'': Birinci sebep dindir. Trklerin inan ve yaaylar, slmiyete ok yakn d. Trklerdeki, tek bir yaratcya, ahirete, ruhun lmezliine iman ve yaratcya kurban sunma gibi temel inanlar slmiyette de vard. Buna ilveten zina, hr szlk, gasp, adam ldrme, yalanclk ve kouculuk gibi kt huylar Trklerde olduu gibi slm dininde de iddetle yasak ediliyordu. Trklerde de ok evlilik vard. Trkler, domuz eti yemez, domuz beslemezlerdi. Nihayet, slmiyetteki cihat emri, Trklerin ftuhat grne uygun dyorduf'^. kinci sebep ekonomiktir. Trkistan'n Mslmanlarca fethi zerine, bu rann yerli halk ile Mslmanlar arasnda kesif ticar mnasebetler kurulmaya balad. Ticar mnasebetler, Mslmanlala Trklerin birbirleriyle sk fk ol masna ve Trklerin yan balai'indaki bu yeni dini tanmalarna sebep oldu. Bylece ilk olarak ehirlerde yaayan ve ticaretle megul olan Trkler arasnda slmiyet yaylmaya balad. Zamanla, kuzeyde ve douda yaayan Trkler, ti car mnasebette bulunduklar ve ayn dih konutuklar rkdalarnn dinini be nimsemeye baladlar nc sebep sosyaldir. O zamanki Mslmanlarn ahlk prensiplerine riayetki, ticar drstlkleri ve adalete verdikleri kymet, ticaret veya komu luk vesilesiyle bir araya gelme imkn bulduklar yerli halka msbet tesir etti. Nitekim sonradan Mslman olan milletlerin ou, mesel Malaya halk da, kendileriyle ticaret yapmaya gelen Mslman tacirlerin gzel ahlkn grerek kitle halinde Mslman olmutun Drdnc sebep siyas ve askerdir. Billassa Abbasler zamannda Trk lere byk bir tevecch sz konusu olmutu. Halfeler, bu yeni komuiarmdan
60 61 Bkz. Zekeiya Kitap: Trkistan'da Mslman Olan lk Trk Hkmdarlar, st. 19S8. Trklerin Mslman oluu ile alkal teferruatl malumat iin u kaynaklara baklabilir: Os man Turan: Seluklular ve slmiyet, st. i 971; Hakk Dursun Yldz; slamiyet ve Trk ler; smail Hmi Danmend: Trkler Niin Mslman Oldular?, Trk Dncesi, C. 9, S. 1, 1959, 1-5. Arsal, 336.

62

Osmanl Hikukuna Giri

75

ordu tekil ettiler; bu ordulai' iin de Samarra gibi ehirler kurdular. Sava kabi liyeti yksek olan Trkler, orduda yksek mevkilere geldiler. Devlet idaresinde de Trklerin vazifelendirildii oldu. Bylece ordu ve devlet hizmetleri mhim lde Trklerin eline geti. Bu da, Trk topluluklarnn slmiyete snmasna sebep oldu. Trklerin Mslmanhmm, kl zoruyla deil, gnl rzas ile olduu ikrdm Kur'an- kerm, insanimi kl zoruyla slmiyete sokmay yasaklar. Nite kim Trk lkesinin Mslmanlar tarafndan fethinin balangc VIII. asr balarmdadr. Trklerin kitle halinde slm dinine girileri ise bundan neredeyse iki asu- sonra, X. asr balarmda olmutur. Bu zaman zarfnda Trkler arasnda Ms lman olanlar vardr, ama ok byk kitleler halinde deildir. Bu da, Trklerin kl zoruyla deil, gnl rzasyla slmiyeti benimsediklerini gsterir''\

II. MSLMAN TRK DEVLETLER A. TULN VE HDLER


Abbas halfesi Mensur (754-775) zamanndan itibaren Trkler, Arap or dularna asker olarak girmeye balad. Me'mun devrinde (813-833) Trklerden husus muhafz bidikleri tekil olunmaya baland. Nihayet halfe Mu'tasm za manmda (833-842), ordunun esasn Trkler meydana gedriyordu. Trk ordusu iin SamaiTa (Surre men rea=Gren mesrur olur) ehrini ina eden halfe, sara yn ve payitahtm da buraya nakletti. Mellifler artk Trklerin, Araplarla ayn millet gibi olduklarn (slm milleti) ve Bizansllar gibi mrikler yannda, gay rimslim Ouzlarla bile harp ettiklerini yazmaktadr. Halfe Mtevekkil zama nnda (847-861) ise Abbas Devletinin en nde gelen ahsiyetleri Trk idi. Trk lerin Badad'da idareyi ele almalar zerine, uzak eyaletlerde bulunan Trk va liler, mstakil birer hkmdar gibi hareket etmeye baladar. lk MslmanTrk devletlerinden bazlar bu suretle kuruldu. Bunlar arasnda Msr'daki Tulunoullar (Tuln) Devleti (868-905), Ahmed bin Tuln isminde bir Trk ku mandan ta-afmdan kurulmutur. bni Tuln, Msr' birok mimar eserle sslemidr. Tuln Devletinin yerine az zaman soma Trk kumandan Tuaolu Mehmed'in kurduu hidler Devleti ortaya kmtr. Ancak bu devletlerde ida reci zmrenin Trk olmasna mukabil; esas kitle, yani halk tabakas daha ziyade Msr yerlilerinden mteekkildi.
63 Emevler zamannda gayrmiislimler arasnda slmiyete girenlerin ok artmas, valileri ciz ye ve hara gelirinin decei endiesine sevketmiti. Zamann Msr valisi, am'daki halfe mer bin Abdlaziz'e mektup yazarak, gayrimslimlerin cizye ve hara vergisinden kamak iin Mslman olduklarn dndn bildinmi; duruma engel olup olmamak hususunu sormutu. Halfe, "Allah, bizi vergi tahsildar olarak gndermedi. Binaenaleyh yapacak bir ^ey yoktur!" eklinde tarih bir cevap vermiti.

B. BULGAR HANLII slmiyetin devlet ve halk dini olarak Trkler arasnda kabul ilk defa til (=Volga) Bulgarlar arasnda gerekleti. Batya giden Tuna Bulgarlar toplu ola rak Hristiyanlarken; til boyu ve Kazan havlisinde kalan asl Byk Bulgar lar, bilhassa Trkistanla olan ticar mnasebetleri sayesinde tanma frsatm bul duklar slmiyeti kabul ettiler. Bulgar Han lteper Alm, 920'de Badad'daki Abbas halfesine mracaat ederek, slmiyetin retilmesi ve kaleler inas iin kendilerine din ve ihtisas adamlar gnderilmesini istedi. Halfe Muktedir Billah tarafndan gnderilen kalabalk bir eli heyeti, 922 Maysnda Hazar glnn kuzeyindeki Bulgar ehrine geldi. Alm Han ve maiyeti, eli heyetine fevkal de bir hrmet ve hsn kabul gsterdiler Bu tarihten itibaren Bulgar memleke ti, eklen de olsa, Abbas halfelerine bal bir Mslman yurdu hline geldi. l kede Abbas halfesi ve Bulgar Ham nmna sikkeler basld; ta camiler, saray lar, kaleler ve dier binalar ina edildi. Bulgarlar Mslmanl kabul ettikten sonra, Trk-slm medeniyetinin kuzeybatsmda en ileri bir ucu olmakla byk bir deer kazandlar. Bulgar lkesine gelen Abbas elilik heyeti ierisinde yer alan bni Fadlan (Fazlan), yazd seyalammesinde bu lke nsanlarnn temiz, doru, alkan ve samim birer Mslman olduklarndan bahsetmekte; yle ki Hazar denizinin kuzeyindeki Bulgar ilinde gecelerin ok ksa olmas dolaysy la Trklerin sabah namazn karmamak iin bir ay boyunca geceleri uyumadk larndan bahsetmektedir^*. til Bulgarlar, Kazan ve Krm Tatarlarmn atalardr. bn Fadlan, bu seferinde hkmdar Musev olan Hazar mparatoriuu'nda otu ran veya seyahat eden Mslmanlarn adl ve hukuk otonomisinin olduunu, Hazar ehirlerindeki Mslmanlarn bamda Hazz adnda bir hkim bulunduu nu. Cuma kldklarn yazar^-^

C. KARAHANLI DEVLET til Bulgarlarndan sonra bilinen ilk Mslman Trk devleti Karahanhlardr. Karahanh hkmdar Satuk Bura Han, 944 senesinde grd bir rya ze rine Mslman oldu. Ailesi, maiyeti ve ardndan da halk, bu yeni- dine girdiler Karahanhlar devrinde 200.000 adr Trk halk slmiyeti kabul etti. Bylece s lmiyet devletin resm dini oldu. Karahanh hkmdai 999 senesinde Abbas ha lfesi tarafndan sultan olarak tannd. Hakanln snrlan Balasagun, zcend ve havalisine, Tarm havzasnn bat ksnma, Balka Glne, Hindiku, Karakurum dalar dolaylarma kadar yayld. lke, sonradan dou ve bat diye ikiye ayrld. Dou Karahanhlar 1090, Bat Karahanhlar ise 1089'da yeni ortaya kan Sel-

64 65

b n Fazlan Seyahatnamesi, Haz. Ramazan een, st. 1975, 5 1 . bn Fazlan Seyahatnamesi, 79.

uklu Devleti'ne balandlar. B devlette yetien Pezdev, Serahs, Debbs gi bi ekserisi Trk asll hukukularm, slm hukukunun inkiafnda ok hizmeti gemitir.

D. MSLMAN MOOL HANLIKLARI Karahanl Devleti ykldktan sonra topraklarma, ayrca in ve Rusya'ya Moollar hkim olmutur. XIII. asrm ilk yarsmda Cengiz ve ardmdan torunu Hlgu kumandasndaki Moollar, Trk lkelerini yakp ycarak ve blge halk n kltan geirerek byk bir medeniyeti kertmilerdir. Burada yaayan Trkler, kitleler hahnde Bat'ya g etmiler; ran, Azerbaycan, Kuzey rak, Su riye ve Anadolu'ya gelip yerlemilerdir. Bu havalinin yeni hkimi Moollar, 1258 ylnda Hlgu, Badad' igal ederek, ehri yakp ykm; halfenin de iinde bulunduu binlerce Mslman ldrmtr. Higu'nun ldrd Mslman says 800.000 civarndadr. Yine de dedesi Cengiz Han'n ldrd insan saysna ulaamamtr. Maamafih Hlgu, slmiyet ve insanlk iin byk tehlike tekil eden Hasan Sabbah devletini ve smaii frkasn da ortadan kaldrmakla slmiyete dolayl da olsa hizmet etmi saylr. Hlgu, Pekin'deki Mool hanmm ran vhsi (ilhan) idi. Soyundan ge lenler ran'da lhanllar Devleti'ni kurdu. Bunlar, zamanla Mslman oldu. y le ki, Higu'nun torunu Gazan Mahmud Han zamannda (1295-1304) devlet vesikalar Hazret-i Muhammed'in ismiyle balar; bastrlan paralar zerine "Allah'm inayeti ile" mnsna gelen Moolca "tengrin kuundur" ibaresi bulunur du. Baehir Tebriz'de yaptrd medrese ok mehurdu. Tarihi Reidddin va stasyla kaleme aldnd Farsa eserler, eski Trk tarihi iin mhim vesikalar dr. Cengiz Han cvidmm batya giderek Bulgar Hanl topraklarmda kurduu Altnordu Devleti de zamanla Mslman olmutur. Bylece tarihin kaydettii en byk zhmlerden Cengiz'in soyundan gelen han ve beyler Mslman olarak ve Tfkleerek slm medeniyetine hizmet etmilerdir. Bu soyun Trklemi bir kolundan gelen Timur Han, Semerkand merkez olmak zere Trkistan'da byk bir Trk-slm imparatorluu kurmu; slmi yete ve hmlere hrmetiyle tanmmtm Byk bilgin Seyyid erif Crcn ve Sdeddin Teftazn'yi yanndan ayumad mehurdur. 1402 ylnda Osmanl hkmdar Sultan I. Bayezid Han ile savat iin baz Osmanl tarihileri Ti mur Han hakknda pek de iyi bir lisan kullanmamakla beraber, kendisinin byk bir hkmdar olduu inkr edilemez. Ankara Savandan sonra zmir'i Hristi yan valyelerden temizlemesi, slmiyeti tehdid eden Hurf frkas mensuplarm cezalandmnas Timur Han'n pek ok msbet icraatmm bamda gelir. Timur Han'm Tzk adyla nerettkdii kanunlar, Trk hukuk tarihi ve bilhassa Trk kanunnme gelenei bakmndan ok nemlidir. u szleri, hukuka ve adalete

verdii ehemmiyeti gstermesi bakmndan dikkat ekicidir: "Tecrbe bana gs terdi ki, hukuka bah olmayan bir devlet, uzun zaman yaayamaz. Byle devlet, rlplak olup, kendisini gren herkese kar gzlerini yere dikmi ve herkesin yannda hrmet ve deerini yitirmi adama benzer. Bu durumda byle devlet, ta vam, kaps, avlu duvarlar olmayan ve her nne gelenin iine dald eve ben zetilebilir. Bunun iindir ki, ben devletimin atsn slmiyet zerine kurdum. Devletimi idare iin kanunlar tanzim ettim. Bu kanunlar tatbik edildii mddet e, onlara aykr hareket etmekten sakmdm''^^

E. G A Z N E L DEVLET 962 senesinde Alp Tekin adl bir Trk kumandan Afganistan'n Gazne ehrini zaptederek Gazneiiler Devletini kurdu. 977'de devletin bana Sebk Te kin geti. Sebk Tekin, iyi bir devlet adam, mahir bir kumandand. Btn Afga nistan ile Horasan ve i'an'm dou ksmlarn idaresi altna ald. Olu ve halefi olan Mahmud, yalnz Gazneli Devletinin deil, Trk tarihinin de en byk sima larndan biridir. Hindistan'a onyedi defa sefer dzenleyerek byk zaferler ka zand. Bu lkede slmiyetin kkl ekilde yerleip gelimesinde nemli rol oy nad. Gazneli Mahmud, ayn zamanda ran'n orta eyaletleriyle Hrezm toprak larn da lkesine katarak zamannn en byk hkmdar oldu. Abbas halfesin den sultan unvann alan ilk hkmdardr. Sultan Mahmud, Takentli afi hu kukusu 'nin tesiriyle bu mezhebi taklid ederdi. Gaznehler, 1040 senesinden sonra Seluklulara tbi oldular. Gazne Dev leti, 1186 senesinde de Gurlular tarafndan tamamen ortadan kaldrld. Maama fih bu tarihten sonra da 1858 ylna kadar Hindistan hep Mslman Trklerin ha kimiyetinde kald. Bunlardan Tulukahlar zamanmda. lim bin Al (768/1384) adndaki hukuku, Firuz ah'n sarayndaki asilzadelerden Emir Tatarhan'n em riyle Zd' l~Msfi\ ya da Fetv-y Tatarhnyye diye tannan eserini kaleme almtr. Bu hukuk kodu, Fetv-y Hindiyye'nin de habercisi gibidir. Devletin, hukukun tedvinine katksn gstermesi bakmndan nemlidir.

F. SELUKLU DEVLET X. asrn ikinci yansnda Seyhun Nehri kys ile bunun kuzeyinde yaayan Ouzlar, Semerkand ve Buhr taraflarna inmeye balamlard. Buhr tarafla rna inen Ouzlarn banda Knk boyundan Seluk Bey'in oullar vai'd. Sel uk Bey'in torunlarndan Mehmed Turul ve Davud ar Beyler, etin artlar altnda Seluklu Devletini kurdular. Turul Bey, 1064 senesinde vefat ettii za man, kurduu devletin snrlan Ceyhun'dan Frat'a kada- uzanyordu. Yerine ge66 Tzkt- Timur, s. 9. Bu eser, bugiinki dille 2003 ylnda stanbul'da baslmir.

en Sultan Mehmed Alparslan, 1071 'de Malazgirt Ovasnda Bizansllar malup ederek Anadolu'yu Trklere at. Sultan Alparslan'n olu Sultan Celleddin Melikah, pek ok hizmetleri yanmda, 485/1092 ylnda slm husus hukuku nun ihtilafl baz hkmlerini Mesil Melikah fi' l-Kavidi'-er' iyye adyla tedvin ettirmesiyle tannmtr. Zamann mehur hukukularn himmetiyle ted vin edilen hukuk hkmler btn Seluklu lkesinde tatbiki emredilmitir. Bu kanunnme gnmze ulamamsa da, birka hkm tarih kitaplarnda zikre dilmektedir'^'^. Seluklu sultanlarndan ilk birka Gaznehlerin tesiriyle f olmakla be raber ou Hanef mezhebinden idi. Memleketteki kadlar da bu mezhebden ta yin edilmitir. lki Badad'da kurulan Nizmiyye Medreseleri, Seluklularn eseridir. Bunlar, Avrupa'daki niversitelerden daha eskidir. Seluklular, ilme, limlere hrmeti; hukuka ve dine ball iar edinmilerdi. Cveyn, Gazali, irz, Mverd gibi afi hmleri, hep Seluklularn himayesinde yetimilerdir. Bu da Seluklularn demokrat tavrnn en gzel timsalidir. Bu devirde bilhassa Trkistan'da Hanef hukukular da hummal bir ilm faaliyette bulunmulardm Malazgirt zaferinden soma Anadolu'nun fethine ayn aileden Kutalm Beyin oullan memur edildiler. Kutalm olu Sleyman ah, byk zaferler kazanai'ak skdar'a kadar geldi ve znik'i hkmet merkezi yaparak Anadolu Seluklu Devletini kurdu. Sleyman ah'tan sonra Sultan I. Kl Arslan, I Mes'ud ve II. Kl Arslan, Trkiye Seluklu Devletinin bana geerek, Trk milletine byk hizmet ettiler. Hallar durdurmakla da slm tarihinde ok m him rol oynadlar. XIII. asrda Mool istils, ran, Horasan ve Mvernnehr ta raflarnda yaayan ekseri Trk asll Mslmanlarm ounun Anadolu'ya gel melerine vesile oldu. Bu istil Byk Seluklu Devleti'nin de ortadan kalkmas na sebebiyet verdi. Fakat ok gemeden yksek yaylalarda yaayan Trkmen beyleri, Anadolu'yu istilclarn elinden kurtarmaya muvaffak oldular. Bu Trk men beylerinden birisi de Kay airetinden Osman Gazi idi. Osmanllar, manev yaps ve tekilat bakmndan Seluklulardan devraldklar birok deerle ciha nn en byk devletlerinden birini kurmaya muvaffak olmulardr.

G. GRGNYE DEVLET Timur Han'm beinci batndan torunu olan ve 1483'te dnyaya gelen Bbr ah, 1494'te babas mer Mirza'nn lm zerine Fprgana hkmdar ol du. Fakat byyen dman kuvvetleri karsnda kendisi iin orada salam bir yer elde etmenin mmkn olamayacam anlayai'ak, 1504'te Kabil'i, daha son67 Fuad Kprl: O r t a z a m a n T r k Hukuk Messeseieri-slm a m m e h u k u k u n d a n ayr bir T r k m m e h u k u k u yok m u d u r ? , kinci Trk Tarih Kongresi (1937), Ank. 1943, 410.

ra Kandehar' alarak orada yerleti. 1508 ylndan itibaren, daha nce Gazneii ler tarafndan fethedilip slmiyetin gtrld, ancak eitli Trk hanedanlar arasnda blnm bulunan Hindistan'a akmlar yapt. 1526'da Hindistan Trk mparatorluu tac Bbr ah'a geti ve Agra'y bakent yapt. Bu devlete Gr gniye Devleti denir^s. Bu tarihten 1858 ylma kadar Hindistan ve Afganistan, Bbr ah ve torunlarnn elinde kald. Bu tarihte lke ngihzler tarafndan igal edilerek mstemleke hline getirildi. Grgniye devleti zenginlik ve kudretiyle asrlai" boyu Mslman Trk medeniyetinin iftihar tablosunu temsil ettii gibi; Trk hukuk tarihi bakmndan da mhim bir hdiseye sahne olmutur. Grgniye Devleti hkmdarlarndan ah Evrengzib lemgir (1658-1706), lkede cri bulunan slm-Hanef hukuku kaynaklarndan istifadenin zorluunu grm; bu kaynaklardaki hkmlerden en muteber olanlarnn herkesin anlayabilecei ekilde tedvini iin bir heyet te kil etmitin eyh Nizam riyasetindeki bu heyet, Fetv-y Hindiyye de denilen alt cildhk Fetv-y Alemgiriyye'yi hazrlamtr. ahm ktphanesinde bulu nan binlerce cild kitap taranarak ve ikiyz bin gm rupye harcanarak hazrla nan bu eser hkmdar iradesiyle iln edilmedii iin kanunlaamamtr ama, asrlarca hem Hindistan'daki hukukularn el kitab olmu; hem de slm dnya smda ok rabet grmtn Bu teebbs, Trk kanunnme gelenei bakmndan da mhimdir ve Osmanl Devleti'ndeki gelimeler ile paralellik gsterir^^.

H. M E M L K DEVLET Byk Seluklu Devleti'nin ykl ile topraklar zerinde vali ve atabey lerin kurduklar devletler boy gsterdi. Bunlardan Kuzey Irak, Suriye ve M sr'da Seluklu kumandanlai'i tarafndan kurulan Zeng ve halefi Eyyb Devle ti ne kt. Nureddin Zeng ve Salhaddin Eyyb gibi tarihe an salm hkm darlar yetiti. Bunlar Hal istillarna kar durup Kuds' geri almaya muvaf fak oldular. O devrin en kuvvetli slm devleti saylan ve Hicaz' da hakimiyeti altmda tutan Eyyblerin yerini Memlkler (Klemenler) ald. Memlk, kle de mektin Msr'daki Mslman devletleri Abbasilerden beri kle asll ordular is tihdam etmilerdir. Eyyb sultanlarnn 35 bin kiilik ordusu da, kle asker ve kumandanlardan teekkl ediyordu. Bunlarm Memik-i Bahriyye denilen bir ksm Kpak; Memlik-i Burciyye denilen ikinci ksm da erke aslndan id. Bahr memlklerinden Aybek, son Eyyb sultannn dul hanm ile evlenerek 1250 ylnda sultan oldu ve Memlk Devletini kurdu. Devletin resm ad ed-Devletli't-Trkiyye idi. Moollar Ayn-Clut'ta yenen Memlk sultan Kutuz, byk
68 69 Timur Han, Cengiz soyunun dmd olduu iin, dmd manasma gelen Grgn (=Kregen) unvanyla tannmr. Bu kitap Trke'ye tercme edilerek baslmtr.

Trk hkmdar Celleddin Harezmah'n yeeni idi. Badad' igal edip Abba s Devletini ykan Moollar, bu sayede Msr'a giremediler. Yerine geen ve bu zaferde nc kuvvet kumandan olarak byk pay bulunan Sultan Baybars, Mo ol katiimmdan kaarak Msr'a gelen Abbas emri Mustansr' 1261 ylnda Khire'de halfe iln etti. Bylece slm tarihinde ikinci defa sultann yannda sembolik bir halfe yer alyordu. Bylece Memlklerin slm alemindeki nfuz ve itibarlar ykseldi. Memlkler, bu havhdeki son Hah kalntlarn temizle di. 1382 senesinde erke asll kumandan Berkuk, sultanln iln etu. Byle ce Memlk sultanl, Bahrlerden Burclere gemi oldu. Ancak bu sultanlar, li san ve kltr bakmndan tamamen Trklemi olduklar iin. Memlk Devleti, Trk karakterini muhafaza etti. Akdeniz ve Ortadou tamamen Memlklerin n fuzuna geti. Osmanllarla dostne mnasebetler kuruldu. stanbul'un fethi ze rine enlikler yapld. Ancak Sultan Kansu Gr'nin, ah smail Safev ile aske r ittifak yapmas zerine bu mnasebetler bozuldu ve Yavuz Sultan Selim Mem lk ordusunu iki defa bozguna uratarak 1517'de Msr' fethetti. Bu fetih, Hicaz'm da Osmanl himayesine girmesini temin etti. Haleb'de, Sultan Selim ad na hutbe okundu. Bylece Khire'deki Abbas halfesi, halifelik unvann Sultan Selim'e devretmi oldu. Memlk Devleti, Moollar ve Hallar bozguna ura tarak slm lemini byk felketlerden kurtarmas bir yana, salam bir idare ve stn bir medeniyet kurmak itibariyle Mslman Trk devletleri arasnda mm taz bir yere sahiptir. Kle asll kimselerin sultanlk mevkiine gelebilmeleri de Mslman Trklerdeki demokrat zihniyeti ve fu-sat eitliini gsteren, tarihte de emsaline az rastlanan bir husustur.

i. OSMANLI DEVLET Seluklu ubeylerinden olup, XIII. asr sonlarnda St merkez olmak zere kurulan Osmanl Beylii, ksa zamanda Bat Anadolu'ya hkim oldu. 1356'da Rumeli'ye ayak bast. Bu gei ok mtevzi balamakla beraber, son radan iddetli Hal mukavemetiyle karlat. Fakat Osmanhlar, Hallar pe pee hezimete urattlar. Bylece bu gazi devlet, Rumeli'de salam bir ekilde yerleti. Bu arada Anadolu'da yaplan ilhaklarla da devletin topraklar geniledi. Trk tarihinde ilk defa olarak, Osmanllarn merkez bir devlet sistemi ile mey dana kmas byk bir siyas yenilik oldu. Gerekte Osmanl hanedan, dier Anadolu beyleri gibi mill rf ve detlerini muhafaza ettii halde, devletin bl nemez olduunu kavram, ehzadelerin ve boy beylerinin siys hakimiyete or tak olmalarna imkn vermemitir. Fatih Sultan Mehmed, Anadolu beylerinin ve kendi iinde gelien hanedanlarn geriye kalararn devled sarsc rol oynamamalar iin Osmanl hizmetine alarak bertaraf etd; bylece merkez otoriteyi da ha da salamlatrd. stanbul'u da fethederek slm leminde byk bir prestij kazand. Yaynlad mehur tekilat kanunnmesiyle, beylii bir imparatorluk

hline getirdi. Torunu Yavuz Suhan Selim, Anadolu'daki i-Safev propagandasm nledi slm birliini salayarak Mslmanlarn halfesi unvann ald. Sul tan I. Sleyman'n uzun sren sahanat, Trk ve Osmanl tarihinin en yksek ve kudretli devrini tekil eder. Zamannda Trk siyas hakimiyeti Viyana'ya kadar ulat. kard kanunlar ve adalete, hukuk devleti prensibine saygs sebebiyle btn dnyada Kanun ve Muhteem nmyla tannd. slm hukukunun baz h kmleri de bu padiah zamannda tedvin edildi. Bu faaliyette eyhlislm Ebussuud Efendi'nn de mhim mesaisi olmutun yle ki, Osmanl Devleti, slm hukukunun tavizsiz bir biimde tatbik edildii bir devlet olarak tarihte ne k maktadr Eski Trk hayatndan gelen kanunnme geleneiyle de hukuk hayat zenginletirilmitir. Adalet, liykat, ahlk, madd/manev disiplin ve alma zerine kurulan Osmanl Devleti, XVII. asrdan itibaren siyas ve asker zaafa dmeye balad. Bu zaaf, ilim ve adalet messeselerine de sirayet etti. Bu arada Anadolu'da kan ve memleketi perian eden ran destekli Cell ayaklanmalarn bastrmak iin uzun yllar byk gayret ve masraf edildi. O srada keiflerle iyice zengin leen Avrupa, ekonomik, a.sker ve siyas bakmdan ilerleme kaydetti. Avrupa yoluyla Osmanl lkesine de bol miktarda giren gm, fiyatlar altst etli. G m Osmanl akesinin deeri dt. Devletin dt zor durumdan kurtarl mas iin zaman zaman hkmdar vc devlet adamlarnn giritilcleri teebbsler, msbet neticeler verdiyse de, bilhassa ecneb destekli ihtilaller, bunlarn baar ya ulamasn engelledi. Bunun neticesi olarak asker, siyas ve adl messese lerde zaaf ba gsterdi. ticai'et ve kk sanayi durma noktasna geldi. Zaman la Fransz inklbnn ortaya att milliyetilik fikirleri, Osmanl lkesinde ya yld. Gayrimslim halklar birbiri ardna ayaklanarak istiklallerini elde ettiler ve gl Avrupa devletlerinin tehdid vesilesi oldular. Bu arada, Sicilya ve End ls'ten asrlarca som'a ilk defa Mslmanlarla meskn topraklar elden kmaya balad. lk nce 1793 ylnda Krm Ruslarn eline geti. Fransz tevikiyle ayaklanan Msr valisinin ordusu Ktahya'ya kadar geldi. Zamanm hkmda-lan, bu felketli devrede, kmek zere olan devleti, bir takm slahat ve tedbirler le bir asr kadar daha yaatmaya muvaffak oldular. Bu devrede, her sahada olduu gibi, hukuk hayatnda da ok mhim de iiklikler cereyan etti. Bu devre, Tanzimat ad verildi. Ancak imparatorluun bu son asr, eitli isyan ve ihtilaller, padiahn tahttan indirilmesi ve mhim asker malubiyetlerle geti. Hindistan, Kafkasya ve Trkistan gibi asrlk slm lkelerini de igal eden emperyalistlerin teknik gc kai'snda zamann yegne slm devleti olan Osmanl mparatorluu mukavemet edemedi. 1877 OsmanlRus harbi neticesinde lkenin mhim paralan elden kt. Rejimini 1876 yln da Avrupa'nn anayasal monarilerine benzeten Osmanl Devleti, 1908 ylndan sonra tam mansyla tal demoki-asiye getiyse de, ksa bir sre sonra tek parti

diktatrlnn penesine dt. Bu devirde, hukuk hayatnda mhim reformla ra teebbs edildiyse de; Birinci Cihan Harbi'nin felketle neticelenmesi, bunla r akamete uratt. Balkanlardaki Osmanl topraklan zerinde yeni mstakil dev letikler kuruldu. Burada yaayan Mslmanlar aznlk durumuna dtler. Ana dolu igal edildi. Ksa bir mddet sonra koca imparatorluk, lkeleri, teb'as ve messeseleriyle tarihe gmld. 19I8'de demokrasiye teki'ar dnldyse de; 1922 ylnda saltanat ve 1924 ylnda da hilfet kaldrlarak cumhuriyet iln edil di. Eski Osmanl imparatorluu topraklarnda irili ufakl pek ok devlet kuruldu. Bu devletler, bilhassa siyaset, idare, brokrasi, hukuk, adliye, arazi, mliye ve maarif sahasnda halef olduklar Osmanh messeselerini devam ettirdiler. IIL TRKLERN SLM HUKUKUNA KATKILARI Trkler, teden beri muhaip bir milletti. Uzun harplere, seferlere, tabi artlara mukavemetleri glyd. Mslmanha girdikten sonra, yeni dinlerinin btn umdelerini gnlden benimseyen, eski detlerinden buna uymayan husus lar tamamen terkeden ve eski gnlerini zlemeyen bir millet olmakla tannm tr. Bu hasletleri, onlara "slmiyetin bayrakdar" sfatn kazandrmtr. slmi yet, Trklerin ehnde geni topraklara yaylm; Avrupa ilerine ve Kafkasya'ya dayanmtr. Buna, "Trk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi" denilmektedir. Trkler den, slmiyet uruna ilk cihada girien Karahanllar olmutur. Mvernnehr'deki eski kltr merkezleri Buhr ve Semerkand'da yaptklar gibi, daha douda, Balasagun ve Kagar'da da slmiyeti yaymak zere messeseler mey dana getirmilerdi. Asya'nn dalk blgelerinden gelen Trklere Mslman olmalar iin hanlk a-zisinde yer verilmiti. Karahanl idarecileri, en ok Uy gurlarn Mslman olmasn hedeflemilerdi. Manikheist ve Budist olan bu Trk topluluunun slmiyete kazandrlmasn istiyorlard. Gazneliler de, Afganllar ve Gurlularla etin muharebelere girierek, onlar slmiyete kazandrmaya ahtlar. Mslmanlk, Hindistan ilerine kadar bu sayede yayld. Anadolu'nun fetliinden sonra slmiyet Trklerin eliyle Roma topraklarmda yayld. Yerli hal kn yan sra, Balkanlarda Pomak, Arnavud, Bonaklar; Kafkasya'da Grc ve erkezler, Osmanh Trkleri vesilesiyle gnl rzasyla Mslman oldular. [Bu saylanlann Hanef mezhebinde olular da, bu sebepledir.] Hal seferlerini de falarca durdurmak, Seluklu ve Osmanh Trklerine nasib oldu. Bu sayede slm dnyas mdhi bir felketten korunmu oldu. 800.000 Mslman ldren ve nnde kimsenin duramad Hlgu ordusunu, yine bir Trk, Msr Memlk sultan Baybars durdurdu. 'l-y kelimetuUah denilen, Allah'n ismini (dinini) her yere duyurmak ve yaymak dncesi, ftuhat Hu'istiyan dnyasma dnk olan Osmanh Devleti'nde en yksek seviyeye ulamtr. Trkler, Hristiyanln merkezi olan Roma'ya Kzl Elma demiler ve ftuhatlarnn niha hedefi olarak burasm tesbit etmilerdi. Bylece slm hukuku tatbikat, ok geni bir sahaya

yaylmtr. Trk sultanlar, ok gl olmalarna ramen, slm birliinin muhafaza s maksadyla, nceleri Badad, sonralar Kahire'deki Abbas halfesini metbu tanmtr. Sembolik de olsa, Hazret-i Muhammed'in vekili mesabesinde grdk leri halfenin iaretiyle memleketlerini idare etmi; halfenin adna hutbe okutup sikke kestirmi; onun emriyle cihada gitmitin Hkmdarl halfe tarafmdan tasdik edilen Gazneli Mahmud, sultan unvann da ilk defa kullanan Mslman hkmdardr. Daha sonra bu unvan btn slm devlet bakanlar tarafndan kul lanlmtr. XVI. asra gelindiinde, yeryzndeki drt mstakil byk slm dev letinden Trk idi: Osmanl, Grgniye ve ran Devletleri. [Drdncs bir ara Osmanhiara bah olarak yaayan Fas Sultanhdr.] Trkler sayesindedir ki Mslmanlar uzun asrlar boyu birlik ve beraberhk iinde yaamtn Trkler, slm leminde asrlar boyu hep hakimiyeti ellerinde tuttuklar iin, mensubu olduklar Hanef mezhebi resm mezheb olarak yaygn tatbik im kn bulmutun Kadlar, mftiler ve mderrisler, hep bu mezhebden tayin edil mitir. Bylece Hanef mezhebi, dier mezheblere nisbetle ok inkiaf etmitir. Dnya Mslmanlar arasnda en yaygn mezheb budun Bugn dnya Msl man nfusunun yandan biraz fazlas Hanefdin Trk sultanlar, lkelerindeki cemaatler arasnda, sosyal, kltrel ve din biikmndan herhangi bir fark kabul etmemiler, herkese eit hak ve adalet tan mlardr. Mslman Trk devletlerinde, eitli rklardan, trl diller konuan ve ayr dinlere mensup insanlara mdahale edilmemitir. Bu prensip, Osmanhlai'da da devam etmitir. Trklerin msamahasn ve gzel ahlkn grerek Mslman olan gayrimslimlerin says hi de az deildir. Trkler, Mslmanln Ehl-i Snnet mezhebine mensup idilen Asrlar boyunca da, ran kavmiyetiliini sembolize eden ia inancyla ok mcdele etmilerdir. Daha ilk ortaya kt andan itibaren siyas bir vasf kazanm olan ia, XI. asrda Msr'daki Ftmler tarafndan resm devlet dini olarak iln edil mi ve slm memleketlerini karkla drmek iin kuvveth bir propaganda .silh olarak kullanlm.t. O srada Badad'daki halfeyi nfuzlar altmda tutan Bveyhler de Ftmlerle sk mnasebet halindeydi. slm dnyas byk bir felketin eiinde iken, Seluklular Badad'a girerek halfeyi Bveyhlerin esa retinden kurtarm; Seluklu atabeylerinin (valilerinin) kumandam olan Sal haddin Eyyb de Ftmeri ortadan kaldrarak slmiyete byk hizmet etmi tir. Seluklular, aynca yine Ftmler tarafndan desteklenen Btnlerle de ura mak zorunda kal m.iardr. Fatih Sultan Mehmed, saraya kadar nfuz eden Btn/Hurfleri tasfiye etmi; torunu Yavuz Sultan Selim de, Anadolu'da youn ajan faaliyetinde bulu nan ran i Safev Devleti'ni bozguna uratarak, gcn minimuma indirmitin

Osmanllar, ayrca, XVIII. asrm sonlarmda Arabistan'da ortaya kan Hric/Mcessim bakiyesinden Vehhbleri de sindirmeye muvaffak olmutun Trk ler zamanmda sadece siyas ve asker olarak deil, bu heretik gruplara (bid'at fnkalarna) kar reddiye mahiyetinde bol mikdarda ilm eserler de kaleme almntm Trkler olmasayd, slmiyetin ilk zamanki saflyla bugne intikal edecei ok pheli idi. Nitekim artk Trklerin siyas hakimiyetinin son bulduu XX. asrdan itibaren, slm dnyas ya emperyalist devletlerce igal edilmi; ya da bu heretik gruplarm veya sosyalist ihtilalcilerin hkmne girmitin Mslman-Trk devletlerinde din ve fen ilimlerinin gelimesi iin ok gayret sarf edilmiti. Karahanhlar zamanmda ok mhim limler yetimi; bun lardan fkh sahasmda otorite olanlar, hem usul-i fkh denilen metodoloji ilminin esasn; hem de hukukun dallarn tedvin etmiler; ilk defa mukayeseli hukuk eserleri vermilerdin Hakm-i ehd, Kerh, Hindvn, Eb'l-Leys Semerkand, Eb Bekr Hrezm, Debbs, Hulvn, Pezdev, Hherzde, Sadr'-ehd, Nesef, Buhr, Serahs, Ksn, Kdhan, Merginn, sren ve ismini sayama yacamz kadar ok sayda hukuku bu corafyada ve Trkler arasndan k mtn Ehl-i snnet inancn tedvin eden iki byk imamdan Eb Mansur Mtrid (333/944) de Semerkandh bir Trk idi. Hanef mezhebinde yetitii iin b tn Trkler bunun izahlarm benimsemilerdir. Gazne, Semerkand, Buhr, Del hi, Kazan, Herat, stanbul kltr evresinde tanmm Trk hmleri yetidi. Os manl hakimiyeti devrinde de byk fkh, hads, kelm, tefsir ve fen limleri kendisini gsterdi. bn Melek, Molla Fenr, bn'l-Hmm, Hzr Bey, Hayal, Molla Hsrev, Sa'd elebi, eyhzde, Haleb, Takprzde, Birgiv, Ebussuud, bn Kemal, Hdim hep Osmanl lkesinde devrinde yetimi Trk aslh hukukulardn. Ayrca Trklerin hkim olduu bu corafyada, Trk aslndan olma yan pek ok lim ve hukukuya da rastlann Trklerin arasmdan tasavvuf saha smda da hatr saylr limler kmtn. Ahmed Yesev, Beheddn Buhr, Sley man Ata, Ubeyduah Alrr, Mevln Celleddin Rm gibi mutasavvflar, hep Trk hakimiyeti devrinde yetimilerde. Bunlar, Anadolu ve Rumeli'nin Mslmanlamasmda; mill birhk ve beraberhin, ayrca cemiyet nizammn muhafa zasnda mhim rol oynamlardn Osmanhlar, slm dnyasmda byk bir prestij kazanm; dier Msl man unsurlar, slmiyete yaptklar hizmetlerden tr Osmanllara minnet his setmilerdin Mesel Msr'da yaam mehur afi hmlerinden mam a'rn (973/1565), Osmanl sultanlarnn dine balln ve adaletlerini verek "Bugn dinin koruyucusu ve slmiyetin yzn ak eden ancak OsmanouUar ve onla rn askerleridir" diyor'^o. am ulemasmdan Abdlgan en-Nabls (1050/1640), "Yeryzn sih k u l l a n m a miras brakrm" mealindeki yet-i kermenin
70 ei-Utd'I-Kbr, Trc. Selahaddin. Alpay, st. 1981, 839.

(Enbiy: 105) Osmanl Sultanlarn vdn bildirmektedir. Bunu Badad'da yaam limlerden Numan el-ls (1317/1899) Gliyyet' l-Meviz adl eseri nin 95. sayfasnda nakleder (Kahire 1301-1329). Mekke-i mkerreme afi mftisi Seyyid Ahmed bin Zeyn ed-Dahln (1304/1886), Osmanllarn slmiyete hizmetlerini anlatmak zere mstakil bir eser kaleme almtr"'!. Osmanllarda halk ve devlet adamlar Trke konumakla beraber, slm dininin ayn zamanda dnya ilerini de tanzim etmesi sebebiyle Mslman Trkler Arapay ilim dili olarak muhafaza ederek saf bir biimde gnmze ka dar indkalinde rol oynadlar. Arapanm gramerine dair eserleri de Trkler yaz mtr ki, Zemaher (538/1143) ve Birgiv (981/1573) bunlardan en mehurlar dr. Trkler arasndan, edebiyat, bilhassa iir sahasnda aheserler veren pek ok sanat yetimitir. Mslmanlktan nce kelime says snrl ve ekserisi gebe bir halkn lisan olan Trke, Trklerin Mslmanla girdikten sonra Arap ve Farslarla olan mnasebetleri nedcesinde zenginleti, pek ok yeni kehme ve mefhum, Trke'ye girdi. Trke zengin bir ilim ve sanat lisan hline geldi''-. Trkenin bugne gelmesinde de, Osmanllarn saray ve ordu lisan olarak, ay rca resm yazmalarda Trkeyi kullanmaktaki hassasiyetleri mhim rol oyna mtr. u kadar ki, eer Osmanllar olmasayd, ne slm dini ve ne de Trke bugne saf bir ekilde ulard. Mslman Trk devletlerinde sadece din ilimlerinde deil; msbet ilimler sahasnda da byk ilerlemeler kaydedildi. Trigonometrinin kurucularndan Brn ile bn't-Trk, matemadk ilminin doudaki balca temsilcileri oldular. eitli ilim dallarnda llO'dan fazla eser yazan Brfm, Gazne saraynda yaam ve Sultan Mahmud'un Hind Seferine katlmt. Matematik, corafya, jeoloji, je odezi, astronomi ve trigonometrik meselelere dair eserler yazan bu byk lim, ilim trihinin dhilerinden kabul edilmektedir. Algoritmann babas saylan Hrezm; astronomide otorite olan lu Bey hep Trk aslldr. Kt, matbaa, ba rut, pusula, orijini in bile olsa, Uygurlar tarafndan gelitirilip dnyaya tantl mtr. Seluklular devrinde eitim ve retim en yksek seviyeye ulam; tp ilmi ok gelimitir. Anadolu'da birok tp fakltesi ve hastahane kurulmutur, Artuklu Devleti'nde yaayan Gezeri dnyada ilk robotu yapt. Pir Reis, eydi Ali Reis, Ktib elebi, dnya apnda corafya limleri olarak kabul grmtr. Yeni ktalarn kefinden hemen nce bu corafyaclarn yapt ve aslna olduk71 72 ed-Devlet'l-Osmniyye mine'l-Fthti'I-slmiyye. Kahire 1304. u kadar ki, ngilizce, Franszca gibi Avrupa diiler IX. asrda teekkl etmitir. Bu tarihte asrlardan beri Trke edebiyat le beraber mevcuttu. Avrupada yazl edebiyatn douu da Trke yazl edebiyat eserlerinden ok sonradr. Fransz, ngiliz milletleri olumadan ok ev vel Trkler dnya siyasetinde roi oynayan bir millet idi. Zaten ngiliz, Fransz, skandinav ve Slav kavimlerinin teekkl de, V. asrdan itibaren kavimler gne sebebiyet veren Hun Trkleri sayesinde olmutur.

a yakn haritalar herkesi hayrete drmektedir. Mslman Trk devletlerinde, ou birinci snf sanat eserleri yaplmtr. Mimar, hat, tezhib, ssleme, minyatr, inicilik, ta iihi, kuyumculuk, kak maclk, bakr iilii, zrh, kemer, kalkan, mineli cam yapm, seramik, doku maclk, halclkla dkm sanatnn en zarif rnekleri verimidr. Semerkand, zamannda, en kaliteli kt imal edilen yer idi. Kt, buradan Badad'a, ora dan da Endls yoluyla Avrupa'ya girmir. Trklerin yaad ehirler, dnya nn en kalabalk ve en mamur ehirleriydi. Asya ilerinden Akdeniz'e, Trkistan bozkrlarndan Hindistan ortalarna ve Msr'a kadar uzanan geni sahada o dev rin Trk devletlerinden kalma saray, cami, mescid, imi'et, han, hamam, drif, medrese, hnekl, trbe, knbed, adrvan, eme, sebil, kale, sur ve mezar sandukas gibi binlerce sanat eseri gnmze kadar gelmidr. Trkler bu ada sanat dnyasma nemli yenilikler getirmiler; kendilerine has bir slup kuUanarak slm medeniyetini daha da inkiaf ettirmilerdir. Trkler, Mslman olmakla slmiyete ve Mslmanlara ok byk fay da saladklar gibi; kendileri de simiyetten ok istifade etmilerdir. Bnyesi ne uyan kuvvetli bir dinin, bir milled ayakta tutup, istikbale tayacak en mhim mil olduu inkr edilemez. Nitekim bu sayededir ki, Musev dini, Yahudi milledni asu'larca ayakta tutmaya, birledrmeye ve hatta devlet kurmaya muvaffak klmtr. XI. asr iinde, Trklerin byk dalga hlinde, isdkamette yayl ma hareketinde bulunduu biHnmektedir: Bunlardan birincisi, Gaznev hkm darlar emrinde, Kala ve dier Trk boylarnm, Hindistan'a olan yaylmalardr. Buraya Mslman olai'ak gitdler ve buralara slm dini ve medeniyetini de g trdler. Bugn Hindistan ve havlisinde 500 milyona yakm Mslman toplulu unun bulunmas, bu isdl hareketinin bir neticesidir. kincisi, Ouz Trklerinin, ran'dan geerek Anadolu'yu istilasdr. Ouzlar da, buraya Mslman olarak gelmilerdi. Bugn, aradan asrlar getii halde, ancak Mslman ola-ak kahlar sayesinde, yine bu topraklarda oturmaktadrlar. nc isdl hareked, Ka radeniz'in kuzeyinden. Balkanlara doru olmutur. lerinde bir ksm Ouzlar da bulunan Peenek, Bulgar, Kuman ve Avar Trkleri, Balkan yarmadasna yerle.. Ancak bunlar slm dinine girmeden buraya gelmilerdi. Etraflarm saran Hristiyan devletlerin tazyiki ile ksa zamanda dinlerini, dillerini ve benliklerini unuttular; geleneklerini kaybetdler. Bu yabanc kavimler arasmda eriyip yok ol dular. Hindistan ve Anadolu'daki soydalar gibi olamadlar. Grlyor ki, sl miyet, Trk devletlerini ve milletlerini, ayakta tutan, yaatan, byk ve balca kuvvet olmutur. Esasen cengver bir millet olan Trkler, slmiyet yardmyla birlik ve be raberliklerini komdular. Bu dinin alevlendirdii cihat ve ftuhat ruhu sayesinde, glenip ilerlediler. Geni topraklara hkmetler. Gerek sava ganmetleri, ge-

rekse sulh ve syi ortamnn gelitirdii ticaret sayesinde dnyann en zengin milleti oldulan lkelerine asrlarca servet akt. Orta Asya'da yaayan ve Msl man olmayan Moollar ise, tam tersine, medeniyet bakmndan geri ve madde ten fakir kaldlar slmiyet, rk, gzellik veya zenginlii deil, ancak takvay s tnlk sebebi olduunu kabul ettii iindir ki, Mslman olan Trkler, dier halklarla evlenmek suretiyle kararak, kltrlerini daha da zenginletirdiler s lm hukukundaki siyas hakimiyetin blnmezUi prensibi, Trklerin salam ve byk devletler kurmasm ve bu devletlerin uzun yllar ayakta kalmasn temin etti. Bunun en gzel rnei, siyas hakimiyetin blnmezlii prensibini, gerekti inde kendi hanedan mensuplarm ortadan kaldrmak pahasna tatbik eden Os manl Devleti'nde verildi.

Drdnc Ksm OSMANLI HUKUKUNUN BLG KAYNAKLARI

I. FIKIH KTAPLARI Osmanl Hukuku'nun byk bir ksmn er' hukukun Hanef versiyonu tekil ettii iin, bu mezhebe gre yazlm fkh kitaplar nemli bir kaynaktn Osmanllarda kadlar Molla Hsrev'in (885/1480) Drer ve sonralar da Haleb'nin (956/1594) Mltek adh eserlerini yar-resm hukuk kodu olarak mahke melerde tatbik ederdi; Mltek, Sultan brahim'in fermanyla Mevkft Meh med Efendi tarafndan Mevkft adyla Osmanl Trkesine de tercme olun du. Bylece deta mahkemelerde resm hukuk kodu hline gelmitir''-'. Arapa ve Osmanlca baslm; aynca Latin harflerine de evrilmitin Mevkft, Osmanl meden kanunu, aile kanunu, miras kanunu, borlar kanunu, vergi kanunu, mu hakeme usul kanunu, ksmen ceza kanunu vs. mesabesindedir Drer'in de Trkesi vardr ve matbudur Osmanl Devleti zamannda kaleme aimm nice fkh kitabmda da, klasik hkmlerin yansra, Osmanl Devleti'nde hukukun tatbUdne ve hkmlerin deien zamana ayak uyduruuna dair ipular vardn. Bunlardan klasik slm hukukularmm son temsilcilerinden saylan ve Osman llar zamannda am'da yaam bn bidn'in (1252/1836) yazd Hanef mez hebinin en faydal fkh kitab saylan Redd'I-Muhtar'da hem er' hkmle rin tarih seyrini, hem de Osmanhlar devrindeki tatbikatn grmek mmkndr Arapa alt byk cild tekil eden bu eser, Trkeye de tercme edilip 17 cild olarak baslmtr Son devir slm hukukuiarmdan, imparatorluk zamannda mderrislik, er' mahkemelerin temyiz merc olan Mecis-i Tedkikt- er'iyye zh ve hey'et-i te'lifiyye ktiblii, cumhuriyet devrinde de Diyanet leri Reislii yapm olan mer Nasuh Bilmen'in (1971) Hukuk- slmiyye ve Istlht- Fkhiyye Kamusu da slm Hukuku ve Osmanl tatbikat bakmndan ok mhim Trke bir eserdir 1949'da stanbul niversitesi tarafmdan alt cild (sonradan sekiz cild) hlinde baslmtr Hanef fkhnm borlar, eya ve usul

73

Cin/Akgndz, 1/104, 149.

90

Osmanl Hkulcu

hukukuna dair hkmleri Osmanh Devleti zamanmda (1969-1876) MecelIe-i Ahkm- Adliyye adyla kanun hline getirilmitin Elinizdeki bu kitapta, slm hukukuna dair fer' hkmler yazlrken, esas itibariyle Mevkft (Derseadet 1318), Redd'l-Muhtar (Kahire 1299), Mecelle (Derseadet 1322) ve Hukuk- s lmiyye Kmsu'ndan (stanbul 1985) istifade edilmitin II. FETVA M E C M U A L A R I Osmanl Devleti'nde, er' hukukun tatbikini yakndan grmek, fetva mecmualarna ve er'iyye sicillerine mracaat ile olur. Fetva mecmualarnm haylisi, er'iyye sicillerinin de bir ksm baslm ve az Latin harflerine evril mitin eyhlislmlara ait fetva mecmualarndan eyhlislm Ebussuud Efendi'ye (982/1574) ait olan mhimdin Bunlardan padiaha arzederek iradesine ik tiran ettirdii ve bylece kanun hline getirdii fetvalar M a ' r z t adl eserinde toplanmtn eyhlislm atalcal Ali Efendi'nn (1103/1692) Fetv-y Al Efendi; Feyzullah Efendi'nn (1115/1703) Fetv-y Feyziyye, Yeniehirli Ab dullah Rm Efendi'nn (1155/1742) BehcetT-Fetv ve Drrzde Mehmed Arif Efendi'nn (1225/1810) Neticet'I-Fetv adh eserleri, Fetvahane tarafn dan en muteber tutulan fetva kitaplar idi. Hepsi matbudun Osmanl Devleti'nin son zamanlarnda eyhlislmlk tarafndan neredilen Ceride-i lmiyye adh eserde de baz fetvalar mevcuttur.

m . MAHKEME SCLLER Kadlar bu geni vazifeleri dolaysyla, kendilerine gelen hkm ve fer manlar ile bunlara verilen cevaplar ve grdkleri eitli davalara dir vermi ol duklar hkmleri, kayt iin sicil defterleri tutarlard. Kd sicilleri it oldukla r yerde gayet titiz bir ekilde muhafaza edilirdi. Kadlarn tuttuu bu siciller, Osmanl tarihine ve sosyal bnyesine ait vesikalardn Bunlardan bir nsha kad da bulunur; bir nshas da merkeze gnderilirdi. Umumiyetle ince uzun ve cbbe cebine rahata girebilecek ebadda olan bu defterler; kadlar tarafndan vazi feleri sona erince, yeni gelen kadlara teslim edilirdi. Bugn sadece Trkiye'de mze ve ktphanelerde bu sicil defterlerinden eitli sebeplerle zayi olan ve ya nanlardan geriye kalp muhafaza olunanlar yzbinleri gemektedir imdi bu si cil defterlerinin tozlu yapraklan arasnda, asrlarn miras koskoca bir adalet ta rihi yatmaktadr stanbul sicilleri stanbul'da mftilik arivinde, bunun dndaki ehirlerin elde bulunan sicilleri Anlcara'da Mill Ktphane'dedir E.ski Osmanl vilyetle rinden bugn istikllini kazanm olanlarn ktphane ve arivlerinde de bu si cillere rastlanr eitli ehirlerin er'iyye sicillerinden mstakil aratrma konu-

su olarak baslanlar vardu-. Sofya kadlnn 313 numaral sicilir^i^ zeti, Galab Galabov tarafndan Almanca yaynlanmtr (Mnih 1960). Haht Ongan, Ankara'nm 1 ve 2 numaral er'iyye sicillinin zetlerini yaynlamtr (Ankara 1958, 1974). aatay Uluay, Manisa er'iyye sicillerinden rnekler yaynlamtr. Bundan som-a da er'iyye sicillerinden transkiipt veya zet hlinde neredilenler olmutur. Bu ai'ada Trk Dnyas Aratrmalar Vakf'nm 1988 ylnda stan bul'da bastrd iki cildlik er'iye Sicilleri adh eser de kayda deerdir. er'iy ye mahkemesi sicillerine bu kadarck da olsa ulalabilmekle beraber, Tanzimat devrinde kurulan nizmiyye mahkemelerinin sicilleri henz tasnif edilmi deil dir. Ancak 1874 tarihinde Cevdet Paa tarafmdan neredilmeye balanan Ceride-i Mehkim'de eidi karar zetleri yer alr. Bu mecmua sonradan Adalet Dergisi adn almtr. Mahkeme hkmlerinden konuya gre tipik misallerin topland sakk (oulu: skk) kitaplar Osmanl Hukuku tatbikatm gsterme si bakmndan faydaldr. Sakk, resm yazma demektir. ek kelimesi de bura dan gelir. Yabanc melhflerin ou, almalarnda sakk kitaplarn esas almak tadr. Bu kitaplarn Osmanhlar zamannda yazlp baslm en mehurlar avuzde Aziz Efendi'nin Drr's-Skk, nizade'nin Envar's-Skk ve Ziyeddin Efendi'nin Sakk- Cedd adl eserleridh. lki 1288, son ikisi de bir arada .1243 tarihinde stanbul'da baslmtr.

IV. KANUN MECMUALARI Osmanl Hukuku'nun yalnzca er' hkmlerden ibaret olmad malum dur. Gerek klasik devirde ve gerekse Tanzimat'tan soma nerolunan kanunnme ler, Osmanl Hukuku'nm mhim bir ksmini meydana gedrir. Bu kanunnmeler den klasik devirde nerolunanlannm haylisi orijinali ve Latin harflerine evril mi hh ile beraber baslmtr. mer Ltfi Bai'kan'n 1943 tarihinde stanbul'da basan XV. ve XVI. Asrlarda Osmanl mparatorluu'nda Zira Ekonomi nin Hukuk ve Ml Esaslar adh eserinde bunlardan bir ou aynen verilmek tedir. Ahmed Akgndz'n 1990'dan imdiye kadar her biri iri boyda 10 byk cild olarak yaynlanan Osmanl Kanunnmeleri adl eseri de tarih srasna g re btn kanurmmeleri ihtiva eden mhim bir kaynaktr. Tanzimat'tan sonra karlan kanuniarm hemen hepsini Dstr, Takvm-i Vekyi', Sicill-i Kavnn, Cerde-i Mehkim ile Serkiz Karako'un KHiyt- Kavnn adl kaynaklarda bulmak mmkndr. Bunlarm hepsi matbudur. Ancak Trk Tarih Kurumu k tphanesinde krk cild hnde muhafaza edilen KUiyt- Kavnn matbu olma yp, tarih fihristi baslmtr.

V. ARV VESKALARI Btn bunlai'in yannda, Osmanh messeselerinin mahiyeti ve hukuk ka-

idelerinin tatbiki bakmmdan ariv vesikalar da k tutucu birer kaynaktn Divan- Hmyun'da tutulan mhimme defterleri, ikyetlerin ilendii ahkm ve ikyet defterleri, arazi kaytlarmm tutulduu tapu tahrir defterleri, eit li fermanlar, resm makamlarnn yazmalar, hukukun devirlere gre tatbikini, eitli zamanlarn,hukuk telkkisini gsteren ihmal edilemez kaynaklardn Bun lardan bazlar aratrmaclar tarafndan Latin harfleri ile yaynlanmn.

VL K R O N K L E R Osmanh hkmdarlar, hdiseleri kaydetmek zere tarihiler vazifelendirmilerdin Divan- Hmyun memuriyetlerinden olan ve vak'anvis (vak'a yazc) denilen bu resm vazifeliler, devlet arivindeki hemen btn vesikalar grme imkn bulduklarndan tarih hdiseleri en ince teferruatna kadar, olabil diince objektif ve yorum katmadan yazmlardn Resm vazifeli olduklar hal de, tarih tenkidlerde de bulunabilmilerdin Kendilerinden nce cereyan etmi hdiseleri ise grg ahitlerinden dinleyerek yazmlardn Bu eserler, Osmanl hukuku zerine de mhim kaytlar ihtiva eden Vak'anvislere XVII. asrdan ev vel ehnameci denilirdi. lk ehnameci Arif elebi'yi Kanun Sultan Sleyman tayin etmiti. Vak'anvis ismini alan ilk tarihi Nim Efendidin Rid, sim, Subh, zz. Vsf, nizde Mehmed, Sahhaflar eyhizde Esad Efendiler ile, Cevdet Paa ve Ltfi Efendi'nn yazd Osmanh tarihleri baslmtn Son vak'anvis Abdurrahman eref Efendi idi. Bilhassa Cevdet Paa ile Ltfi Efen di'nn tarihleri ok faydah ve kymetlidin Bir de vak'anvis olmayan tarihile rin yazd tarihler vardn kpaazde, Ner, dris BidUs, Oru Bey byledin li, Peev, Selnik, Ktib elebi, Hasan Beyzade, ihl-Menrzde, Solakzde, Silhdar Mehmed Aa, Nianczde vak'anvis deildin Vak'anvislerin eserlerinden bazlar mstakil bir zaman aralm anlatn Tcttevrih gibi baz lar ise ilk asrlarda yaam kpaazde, Ner, Oru Bey gibi husus ve baz anonim eserlerden istifade edilerek hazrlanmtn

v n . HATIRATLAR Tevzuyu n planda tutan Trk-slm prensiplerinin tesiriyle, bizde ht rat yazma gelenei fazla teekkl etmemitin Dnya tarihinde mhim rol oyna yan devlet adamlar bile htralarn yazm deildin Ancak Avrupa'nn tesiriyle son zamanlarda htrat yazanlarn says artmtn. Klasik devirde de htrat ya zanlara tek-tk rastlann Gerek devlet ricalinin, gerekse halktan ahslarn kale me ald bu hatratlar sbjektif vasfna ramen, Osmanl kltr, medeniyeti ve hukuk tarihi asndan ok elverili bilgiler tan Mesel son asrda Osmanh hu kuk slahatnn balca mimar Almed Cevdet Paa'nn Tezkir'inin, htralarm anlatt son cildi, Tanzimat devri hukuk hayatn parlak bir slupla anlatan m-

him bir kaynaktr. Vm. SYASETNMELER lim adamlanm, devlet idaresi hakkmda tavsiyelerde bulunduklar siyasemmeler ile, devlet ve cemiyet yapsmdaki deformasyonlara iaret ettikleri ve hkmet adanlarna takdim eyledikleri nasihatnmeier, mevcut devlet tekilat, hukuk hayat ve cemiyet yaps hakknda etrafl bilgiler verir. slm dnyasmda eskiden beri bu gibi eserler yazlmaktayd. eyzer'nin Nehc'l-Meslk, Keykvus'un Kbusnme, Seluklu veziri Nizmimlk'n Syasetnme, mam Gazl'nin Kimy-y Sedet, Shreverd'nin Nehc's-Slk adl eserleri ok mehurdur. Mverd ve Ferr'nn el-Ahkm's-Sultaniyye, bn Haldun'un Mu kaddime ile bn Teymiyye'nin es-Siyaset'-er'iyye adl eserleri siyasetameden ziyade, er' anayasa hukukuna dair husus fkh kitaplar saylmaldr. Frb'nin siyasete dair be eseri daha ziyade ideahst siyaset felsefesine dairdir. (Avrupa'da bunlai'in benzerlerine ancak XV. asr sonlarnda Machiavelli'den iti baren rastlanmaktadr.) Osmanllarda Veziriazam Ltfi Paa'nm (1562) safnme, kd Dede Cngi Efendi'nin (1567) Siyaset-i er'iyye, divan ktiblerinden tarihi Gelibolulu li'nin (1599) Nashat's-Seltn, Koi Bey'in (XVII. asr) Risale, Hezarfen Hseyn Efendi'nin (1676) Telhs'-Beyn, Defterdar Sar Mehmed Paa'nm (1717) Nesyih-i Vzer adh eserleri siyasetnme gelenei ni srdren en mehur rneklerdir'''*. Osmanl Devled'nde ilim adam ve tarihi lerin ekserisinin hukuk tahsilinden geldii dnlrse, vak'anvis tarihleri, htuat ve nasihatnmelerin hukuk tarihi asndan ehemmiyeti daha da artmakta dr. Ayrca hkmet tarafmdan neredilip taralara gnderilen ve adalet hayatn daki bir takm aksaklklara dikkat ekerek ahaliye zulmedilmemesi hususunu vurgulayan adaletnmeler, mevcut hukuk hayatm tasvir etmesi bakmndan de erli birer kaynak tekil eder.

IX. SEYAHATNAMELER - SEFRETNMELER Osmanh lkesini gezen yabanc seyyahlarm seyahatnameleri ile Osmanh lkesindeki ecnebi diplomatlarn sefaretnmeleri ve diplomak raporlar da, Os manl messeseleri zerinde mhim bilgi ve mhadeleri ihtiva eden ihmal edi74 Koi Bey Risalesi, Nesyih'l-Vzer ve Telhs'-Beyn yeni yazyla neredilmitir. Telhs'I-Beyn'm bir ksm kanunnmeleri muhtevidir; br ksm ise siyasetnme tarzmda kale me alnmtr. Nashat's-Seltn'in ngilizce tercmesi orijinal metniyle beraber 19791982'de Viyana'da 2 cild olarak basilmtr. Asl ad Kemaleddin brahim ofan Dede Cngi Efendi'nin Syaset-i er'iyye kitabnn eyhlislm Merebzde Arif Efendi tarafndan yap lan tercmesi ile Ltfi Paa'nm safnme adh eserlerini yeni yazyla Ahmed Akgndz neretmitir. O s m a n h K a n u n n m e l e r i , lV/122 vd.

lemez kaynaklardr. stanbul'da oturan Venedik balyoslar (sefirleri) Osmanh resm ve sosyal hayatna dair ok kymetli raporlar kaleme alp lkelerine gn dermilerdin XVI. asr ortalarmda Avusturya sefiri Ogier Ghiselin de Busbecq'in, XVII. asn sonlarmda ngiltere sefirinin ktibi Paul Ricaut'nun, XVIII. asrda sve sefareti katiplerinden Mouradgea D'Ohsson'un, XIX. asr sonlarn da ngiliz sefiri Henry Ehot'un, XIX. asr ortalarnda Fransz seyyah Jean Hen ri Ubicni'nin, hatta sefai'et memuriai'inn hanmlar ve kzlai'inn, XVII. asrda grnte seyyah, ama muhtemelen istihbarat Paul Tavernier'nin kaleme al dklar kitaplar da kymetlidin ou Trkeye de tercme edilip baslmtn X. BYOGRAFLER eitli biyografi ve tercim kitaplar, Osmanl Hukuku aratrmacsnn elinden dremeyecei eserlerdin Ebull Mardin'in Medeni Hukuk Cephe sinden Ahmed Cevdet Paa adh eseri buna gzel bir rnektir (stanbul 1946). Ama bunlarn says ok deildin Osmanh ulemasna dair biyografi kitaplar da ok faydaldm Mesel Takprzde'nin iki cildlik e-akiku'n-Nu'mniyye ve buna Nev'zde'nin iki cildlik zeyh Hadik'l-Hakik (stanbul 1268) by le bir eserdin Bursal Mehmed Tahir Bey'in Osmanl Mellifleri adl eseri de byledir (stanbul 1333). Bu eserler, Osmanl hukuk hayat zerine deerli bil giler ihtiva eden

XL MONOGRAFLER Daha nce de deinildii zere, mnhasran Osmanh hukuku zerine mstakil almalar fevkalde azdn Fuad Kprl, mer Ltfi Barkan, Halil nalck gibi meslekten hukuku olmayan mellifler, bu sahada nemli kitap ve makaleler kaleme almlardn Ebull Mardin, Ali Himmet Berki gibi eski ve yeni hukuku iyi bilen hukukuhu'm da Osmanl hukukuna dair almalar kay da deerdir. Bilhassa son yllarda Avrupal veya yerli tarihi ve ilim adamlarmm Osmanh tarihi, kltr, medeniyeti ve hukuku zerine kaleme ald eserlerin says az deildin Uriel Heyd, Him Gerben Moshe Maoz, Aaron Layish, Mar tin Shapiro gib Yahd asll melliflen Osmanh hukukunu iyi anlam ve bu hu susta olabildiince objektif mhim eserler te'lif etmitin Ancak oryantalistlere ait eserlerin mhim bir ksm tarafl bak as, kimisi de mbalaa le kaleme alndndan, bunla-daki baz bilgilere ihtiyatla yaklamak gerekin

XIL MRACAAT KTAPLARI Bunlar Osmanh hukukuna dair yazlm kitap ve makaleleri ihtiva eden indeks ve bibliyografyalar ile ansiklopedilerdin J. D. Pearson'un Index Islami-

cus adh eseri (Cambridge 1958) ve bunun zeylleri, 1906 ydmdan itiba^en slm dnyas zerinde yaynlam oian'ilm makale ve eserlerin isimlerini bildirir. Hans Jrgen Kornnmpf un Osmanische Bibliographic mit besonderer Bercksichtigung der Trkei in Europa adl eseri (Leiden/Kln 1973), bu konu da 1945 ylndan idbaren yazlm makalelerin yannda kitaplar da ihtiva eder. Enver Koray'm Trkiye Tarih Yayman Bibliyografyas adl eserinin ilk cildi 1729-1955; ikinci cildi ise 1955-1968 yular arasnda baslm yaynlar gsterir (stanbul 1959, 1971). Yaar Karayalm ve Ahmet Mumcu'nun mtereken ka leme aldkla Trk Hukuk Bibliyografyas 1729-1928 adl eser, Trklere ait matbaann kuruluundan harf inklabma kadar geen mddet zarfnda baslm hukuk kitap ve makalelerini ihtiva eder (Ankai-a 1972). Trkiye Aratrmalar Literatr Dergisi'nin 2005'de yaymlanan III. cild, 5. says, Trk Hukuk Tari hi bibliyografyas iin nemli bavum kaynadr. Osmanl hukuku ile dorudan alkah bir ansiklopedi veya szlk yayn lanm deildir. 1908-1938 yllar arasnda Holanda/Leiden'de mehur oryantalistlerce Almanca, Franszca ve ngilizce olarak yaymlanan 4 cildlik Encyclopedie de l'islam, 1940 ylndan itibaren Maarif Vekleti tarafndan Trkeye ter cme edilmi ve slm Ansiklopedisi adyla 13 cild hlinde yerli melliflerin katk ve ilaveleriyle neredilerek 1988 ylnda tamamlanmtr. Burada gerek s lm hukuku ve gerekse Osmanl hukukuna dair mhim maddeler bulunmaktadr. Maamafih bunlarn ekserisi msteriklerce kaleme alnd iin ihtiva ettikleri bilgiler deerlendirilirken olduka ihtiyad davranmak gerekir. 1962 tarihinde neredilen ve iinde Osmanl hukukuna dair nemli maddeler bulunan Trk Hukuk Ansiklopedisi yalnzca 2 cild yaynlanabilmitir. 1960-1964 yllan ara smda Fransa'da neredilen Larousse ve I768'den itibaren ngitere/Edinburg'da neredilmeye balanan Britannica adl ansiklopediler konuyla ilgi ehemmiyet li ve olabildiince cidd maddeler ihtiva eder. Her ikisi de ilvelerle Trkeye tercme olunmutur. Osmanh hukukuna dair maddeler de bulunan Mehmed Ze ki Pakahn'n Osmanl Tarih Deyimleri ve Terimleri Szl, hacimh cild olarak en son 1983 ylnda stanbul'da nerolunmutur. Trk Diyanet Vakf'nm nerettii henz tamamlanmayan slm Ansiklopedisi de Osmanl hukukuna dair maddeleriyle ehemmiyetli bir mracaat kaynadr.

ikinci Kitap OSMANLI HUKUKUNUN YAPISI

Birinci Ksm OSMANLI HUKUKUNUN UNSURLARI

Osmanl hukuku, daha nce de belirdldii zere Roma hukuku, Anglo sakson hukuku gibi mstakil bir hukuk sistemi olmayp, esas itibariyle slm hu kukuna dayanr. Dolaysyla er' hukukun hkmleri, Osmanh hukukunun da esas prensiplerini tekil eder. Osmanl hukukunun karakteristiini tekil eden r f hukuk vardr ki, er' hukukun boluk brakt sahalarda bu hukuka aykm ol mamak kaydyla hkmdar tarafndan kanunnmelerle meydana getirilen hu kuktur. Osmanllarn, fethettikleri lkelerde cri bulunan baz kanun ve rfleri aynen kabul edip uygulamalar da rf hukukun bh baka boyutunu ifade eder. slm lkesinde yaayan gayrimslimlere, kendi dinlerinin baz hkmlerini uy gulama frsat tanmmtr. Bylece Osmanl lkesindeki gayrimslim cemaatle rin (zimmlerin) ahvl-i ahsiyye denilen ahs, aile ve miras hususunda ruhan mercilerinde ve bazen de Osmanl adl makamlarnda tatbik ettikleri hkmler, Osmanl hukukunun parasm tekil eder. Buna benzer bir muafiyet de Osmanl lkesmdeki ecneblere tannmtr. Ecnebler, kendi aralarmda, mensubu olduk lar lkenin hukukunu tatbik edebilirler. Bylece Osmanl hukuku, zamanm artlarma uygun olai'ak ahs ve blgelere gre deien ok hukuklu yapsyla dik kati eker. urasn vurgulamak gerekir ki, gerek rf hukukun, gerekse cemaat ve ecneblerin kendi hukuklarm tatbiki er' hukukun msaadesine baldr. Bir baka deyile meruluunu er' hukuktan alr. Dolaysyla Osmanl Hukuku, s lm Hukuku'nun husus bh tatbikat olarak karmza kar. Bununla beraber hu susiyetlerini iyice anlayabilmek iin Osmanl hukukunun u be unsurdan teek kl etdini sylemek yanl olmaz: 1-er' hukuk, 2-rf hukuk, 3-Cemaatler hukuku, 4-Ecnebler hukuku, 5-Mahall hukuk^^.

I. SLM HUKUKU (ER' HUKUK) Osmanl hukuku denince akla ilk gelen er' hukuktur. Trkler, Msl75 Bu ayn zamanda Erol zbgen'in de esas ald bir tasniftir.

manla girdiklerinden itibaren, kendilerini slm cemiyetinin iinde buldulai" ve burada yrrlkteki hukuka tab oldulan slm dini, inan ve ibadet esaslar ya nnda, nceki semav dinler gibi, hukuk hkmler de ihtiva ediyordu. Trklerin Mslmanla girdikleri zamanlarda slm hukuku tekemml etmi ve tedvin olunmutu. Bu hukuk, ayn zamanda, Trklerde car olan hukuk geleneklerden daha ileri durumda idi. Mslman Trk devletleri de, Abbas Devleti modelini kabul ederek, burada hkim hukuk, siyas ve idail gelenekleri benimseyip sr drdler slm hukukunun boluk brakt hususlarda, bu hukuka aykr olma yacak ekilde, kendi siyas ve hukuk geleneklerini de tatbik etme imkn buldulan slmiyete uymayan telkki ve geleneklerini de terkettilen Osmanl Devleti de bu yoldan yryerek, dnya zerinde hkm srd alt asr boyunca, slm hukukunu btnyle tatbik etme iddiasmda oldu. Ancak slm hukuku, Osman l lkesinde hkim st hukuk olmakla beraben hukukun yegne kayna deildi. Baz yazarlar ve tarihiler, Osmanh hukuku denildiinde, slm hukuku nun bir versiyonunun anlalmasn yanl bir n kabul olarak deerlendirmiler; Osmanl Devletinde slm hukukunun ancak snrl ve ksm bir yrrlnn olduunu, geni bir sahada rf kurallar ile padiah emirnamelerinin tatbik edil diini; hatta er' hukukun en ok ekl hukuku ifade ettiini, br baka deyile eklen yrrlkte olduunu; Osmanllarn pek ok hususta er' hukuka aykr hkmler kabul etmek zorunda kaldn sylemilerdin Bunun neticesi olarak da Osmanl Devletinin aslnda bir slm devleti olmaktan ok, ksmen de olsa la ik esaslara dayandn iddia etmilerdin Gerekten Osmanl Devleti'nde slm hukukunun hkmdara verdii sa lhiyetler erevesinde doan rf hukuk kaideleri, gayrimslim ve ecnebilerin husus hukuklar, fethedilen topraklarn eski mahall kanunlar da geni bir tat bik sahas bulmutun u kadar ki, bunlarm hepsi, yukaida da getii zere, meruluunu ve tatbik zeminini er' hukuktan almaktadm Bu bakmdan lkede er' hukukun hakimiyetine bir halel getirmez. Bu tibarla Osmanl Hukuku, slm hukukunun, tarihin muayyen bir dev rinde ve muayyen bir blgede tatbik edilen biimidir Osmanl Hukuku deyince, slm Hukuku, Roma Hukuku, Anglo-Sakson Hukuku gibi esaslar ve kurumla r ile kendine has bir hukuk sistemi anlalmamaldr""^. Osmanl hukukularn zamann ihtiyalar erevesinde yaptklar tefsirler de, bizatihi slm hukuku nun kendi snrlar ierisindeki gelimeler olarak mtla edilmelidir Maamafih Osmanl Hukuku, er' hukuku tatbiki, buradaki boluklarn kanunnmelerle doldurulmas, gayrimslimlere tannan hukuk ve adl muafiyetler yannda, bu nun alt yapsn tekil eden Osmanl idar, siyas ve ml yaps ile, kendine has.
76 M. kit Aydn, Osmanl'da Hukuk, Osmanl Devleti ve Medeniyeti Tarihi, Edt. Ekmeleddin hsanoiu, st. 1994, 375.

tipik bir hukuk sistemi manzaras da gstermiyor deildir. Osmanl Hukuku t biri, bir bakma slm hukukunun Osmanhlar devrinde ve zaman iinde ald biimi ifade eder. Roma hukukundan gelen ve son zamanlarda rastlanan amme hukuku~husus hukuk ayrm, konularm Bat norm ve deerlerine gre incelenebilmesi, karlatrdabiimesi maksad ile yapmaktadr. Herhangi iki sistemin, bunlardan bi rinin iinde kalnarak, dieriyle karlatrlmasnm insan yanl neticelere g trecei unutulmamaldr'"'. Osmanh hukukunun kendisinde byle bir ayrm yoktur. Nitekim slm hukukunda da amme hukuku/husus hukuk ayrm yapl mam; her iki sahaya ait hkmler ayn kitaplarda kark olarak dzenlenmi tir. Kald ki, amme hukukunda mtla edilen ou meseleler, slm hukuku mantna gre birer husus hukuk messesesine dayanr. Nitekim devlet bakanh velayet; kadlk ise veklet akdi erevesinde deerlendirilir. ahslara kar ilenen crmler, birer ahs hukuk davas olarak ele alnr, bu bakmdan takibi ikyete baldr ve cezann vasf, madur tarafmdan behrlenir. uras da nazai-a alnmaldr ki, Osmanh hukukunun esasn tekil eden s lm hukuku kanun ve benzeri mevzuattan teekkl eden bir hukuk sistemi deil dir. Hukukularn, Kuran- kerm ve Hazret-i Peygamberin snneti gibi hukuk kaynaklarndan karttklar ve soma kitaplara geirilen hkmlerden teekkl eder. Dolaysyla her hukukunun anlayna gre fai'ki bir slm hukuku versi yonu vardr. Osmanl Devled'nde slm hukukunun Hanef yorumu esas kabul edildii iin, Osmanl Hukuku denince, akla ncelikle Hanef mezhebi gelir. Za man zaman ihtiya olduka dier mezheblerin hkmlerinin de kanunlatmld olmutur. Hanef olmayanlarn yaad mahallerde, baka Snn mezheplerin snrl da olsa tatbikatmdan bahsedilebilir. slm hukukunun mevzuat da mezheblere ait fkh kitaplardr. er' hukuk, hukukulara serbest ictihadda bulun ma hakkn verdii gibi, hkmdara da mahkemelerde bu mezheblerden veya ictihadlardan bir tanesini seip uygulanmasn emi'etme yetkisini vermidr. Buna resm mezheb tatbikat denilmektedir. A. SLM HUKUKUNUN HUSUSYETLER 1. slm Hukuku Din Menelidir Dnyadaki hukuk sistemleri ilal ve beer olmak zere iki orijinden ge lir. slm hukuku, Musev ve sev hukuku gibi ilah menelidir. Hkmleri, Al lah tarafndan peygamberleri vastasyla yeryzne gnderildiine inanlan ilah hukuk sistemlerine eriat denir. slm hukukunun esasn, Mslmanlai'm mu kaddes kitab Kur'an- kerm le Hazret-i Peygamber'in koymu olduu hkm77 zbilgen. 94.

ler (nasslar) tekil eder. Ancak bu, slm hukukunun btnyle deimez kuds hkmlerden iba ret olduu ve kendisinde beer hibir katknn bulunmad mnsma gelmez. Kur'an- kerm ve Hazret-i Peygamber tarafndan esaslar tesbit edilen hususla rn, tafsilatl bir ekilde tefsir ve tanzimi, akl- selim sahibi mctehid hukuku lara tanmm bir salhiyettin Hukukulara gre hkmler farkllat gibi; zaru ret ve rf erevesinde zamana ve mekna gre de hkmlerin deime istidad vardn Ayrca hkmdarlar, slm hukukunun boluk brakt hususlarda, slm hukukuna aykr olmamak zere hukuk kaideler koyabilin Kur'an- kerm, mc tehid hukukulara ve ullemr denilen idarecilere itaati emretmektedin slm hukukunun din meneh olmas, hukuk meyyidelerin hem dnye v, hem de hrev olmas neticesini dourun Mesel, bir akid, hukuken aranan artlarna uygun yaplrsa dnyev netice dourduu gibi, ayn zamanda <ia uhrev mkfata (sevaba) vesile olun Aksi de szkonusudun Bu husus, insanlarn slm hukuku hkmlerine titizlikle ve gnl rzasyla uymalarna kuvvetli bir mil tekil eder^s_ islm hukuku kitaplarnda diyneten-kazen ayrm ska zik redilin Diyneten tabiri uhrev; kazaen tabiri de dnyev meyyideye dellet eden Mesel, bir kimsenin maln telef eden ahsn tazminatla mkellef olduu gibi (dnyev meyyide); gnah iledii ve ahirette (mahkeme-i kbrda) bunun karlm grecei kabul edilir (uhrev meyyide). Bundan kurtulmak iin ayr ca tevbe edip madurla helllemek lzmdn. slm hukuku din meneli olduu iin, Mslman ferdlen bu hukuk sis teminin cri olmad memleketlerde yaasalar bile, slm hukukunun hkmle riyle bahdnlan Binenaleyh, slm hukukunu, hukuk sistemi olarak benimse memi memleketlerde yaayan Mslmanlan kendi aralarnda, evlenme, boan ma, miras gibi ahvl-i ahsiyye (personal status) ile alveri gibi ferd hususlai'da slm hukukunu tatbik ederlen Mnhasran devlet otoritesi ile alkal olan ce za hukuku hkmleri bakmndan ayn ey szkonusu deildin slm hukukunda hkmlerin din mahiyetinin bulunmas, akidlerin din ohnas, bunlarn shhati iin mutlaka din adamlarmm huzurunda yaplaca m nsna gelmemelidin Evet, slm hukukunda nikh tkdi, din bir akiddin Ancak Hristiyanlkta olduu gibi, bunun bir din adam huzurunda yaplmas, shhati iin lzm deildin Buna imam nikh adnn verilmesi daha ziyade Anadolu'ya mah sus fiil bir durumdun Tatbikatta halk, ehemmiyetine binen nikh akdinde, nik hn ahkmn en iyi bildiini dnd imamlarn bulunmasn tercih etmitin Nikllardan haberdar olmay isteyen devlet de, imamlar bu i ile vazifelendir mi ve keyfiyetin kaddan izin alnmak suretiyle resm makamlara bildirilmesi is tenmitin Bu, nikhm art deildin Hkmetin arad bir isbat ve emniyet ar78 Abdlkerim Zeydan: slm Hukukuna Giri, Trc. Ali afak, st. 1985, 82-83.

tidir. Binaenaleyh imam olmayan birisinin kyd nikh sahih olduu gibi, hi kimse kymakszn, taraflarm iki ahit huzurunda birbirine uygun irade beyanlar ile de nikh akdi kurulur. mamlar, devlet memun olmayp; cami vakflarnn mtevellisi tarafndan tayin edilen ve maalarn vakf geHrlerinden alan husus vazifelilerdir. slm hukuku, Hrisdyanlktaki gibi, bir ruhban smf kabul etmi deildir. slm hukuku hkmlerindeki dinlik, tasarruflara balanan hkmler ve bunlarn ahiretle alkas bakmmdandr ki bu da daha ziyade ferd mahiyettedir. 2. slm Hukuku Mstakil Bir Hukuk Sistemidir slm hukuku, Yald hukuku, Roma hukuku, Ssn hukuku, in huku ku, Ango-Sakson hukuku gibi mstakil ve kendine has bir hukuk sistemidir. Ro ma veya Ssn hukukundan ikdbas edildii iddias, ilm evrelerde kabul gr memitir. nlci slm hukukunun kaynaklar ilahdir. Musev hukuku ile ben zerlii de ancak bu sebepledir. slm hukukunda beer iradesi, ancak ilah irade ye bah olarak rol oynar. Maamafih slm hukuku ile dier hukuk sistemleri ara snda benzerlikler, hatta aynhkler yok deildir. Nitekim muasr olan dier hu kuk sistemlerinden etkilenmi; bunlara da tesir icra etmidr. nki slm huku kunda, hukukun umum prensiplerine aykr olmayan rf ve detlere hukuk kay na olarak itibar edilmitir. ri'in, yani kanun koyucunun boluk brakt hu suslarda hukukulara ve hkmdarlara hukuk kaidesi koyabilme salhiyed ta nnmtr. Bunu yaparken, dier hukuk sistemlerinden hkm ikdbas etmek ca iz ve mmkndr. Bu bakmlardan, slm hukukunun Roma, Ssn ve Yahd hukuk sistemlerine benzerlii, hatta baz hkmlerinin ayn oluu tabidir. Bu, slm hukukunun orijinalitesine halel germemektedir. Osmanh hukuku ise mstakil bir hukuk sistemi olmayp, slm hukukunun tatbik bir hli ve onun belli zaman aalmdaki husus bir tezahr, grnmdr. Bu sebepledir ki, umumiyetle "slm Hukukunun Osmanl Tatbikat" tabiri kullanlr.

3. slm Hukuku Cihanmuldur slm hukuku belirh bir zaman veya mekn ile kaytl olmaya-ak btn in sanla hitab eder. Btn zamanlarn hukuku oluu, bir mnda slm hukuku nun devamllk hususiyetinin bir grndr. Bunun yan sra slm hukuku, millet, soy, belde ve din fark aranmakszn btn insanlara tatbik edilebilir. Prensip idbariyle slm hukukunun tatbik mahai, ancak drlislm deni len ve hukuk sistemi olarak slm hukukunun benimsendii beldelerdir. rci tabiatiyle bu hukuku tatbik edebilecek mahkeme, ancak drlislmdaki mahke medir. Drlharbde, yani slm hukukunun hkim olmad yerlerde vukua ge len sular ne drlharbde, ne de drhslmda takibata uramayaca gibi; drl harbde cereyan eden hukuk muameleler hakknda da drhslmda dava ikame

edilemez. er' hkmler, gerek slmiyetin geliinden nce, gerekse bir belde nin Mslmanlarn eline gemesinden nce olup biten hdiselere tatbik edile mez. Yani kanunlar makabline mil deildir (geriye yrmez). Yeni Mslman olmu bir kimse veya slm lkesine yeni gelen bir kimse, bundan nceki fiille rinden mesul tutulamaz. Mslman, slm dini ve hukukunun btn hkmleriyle muhataptn Drlislmda yaayan gayrimslimler ise, slm dininin deil ama, slm hukuku nun baz amme nizam yn ar basan ceza hkmleriyle muhataptn slm mahkemesine mracaat ettiklerinde, kendilerine slm hukuku uygulanr ama, dinleriyle balantl olan evlenme, boanma, arap ticareti gibi hususlarda huku k muafiyetleri szkonusudun Her milletin rf ve detleri de, hukukun tatbikin de nazara alnn 4. slm Hukuku Devamldr Btn hukuk sistemlerinde hukuk hkmleri koyan otorite, bunlar dei tirerek yerlerine yenilerini getirmeye salhiyetlidin Hatta bir yerde hukukun kayna rf ve det bile olsa, bunun deimesi mmkndn Halbuki menei il h olduu iin slm hukukunun hkmleri devamhdm slm hukuku, bir baka otoriteye, bu hkmleri kaldrma ve deitirme salhiyeti tanm deildin Bu nun mns udur; Siyas bir otorite, bir lkede slm hukukunu ksmen veya ta mamen lga edebilir; ancak deitiremez veya kaldramaz. Bu takdirde slm hu kuku, uygulamadan kalkm bir hukuk sistemi olarak varln devam ettirin Bir beldede slm hukukunun yrrlkten kaldrlmas, bir tercih meselesidir ve bu hukukun devamllk hususiyetine halel getirmez. Zira din yn itibariyle, Ms lmanlar her zaman husus hayatlarnda slm hukuku hkmlerine muhataptn Halbuki beer hukuk sistemlerinde, siyas otorite hukuk hkmleri ksmen ve ya tamamen ilga edip, yerine baka hkmler koyabihn Din menei ve devamllk hususiyeti, slm hukuku hkmlerinin asl deimez, donuk, statik kaideler olduunu gstermez. Deimezlik, umum prensiplerdedir Cz' prensipler her zaman deiebilin nki bunla- beer akl nn faaliyeti neticesinde, ictihad yoluyla veya rf, maslahat, zaruret gibi prensip ler nazara alnarak tesbit edilmitin slm hukukunda esneklik szkonusudun Hukukularn farkl ictihadlar, slm hukukunun zamanm ve insanlarn deien artlarna gre farkh bir ekilde tatbikine imkn vermitin 5. slm Hukuku, Bir Hukukular Hukukudur slm hukukunun kaynaklar, Kur'an yetleri ve Peygamberin szleri, esas itibariyle hukukular muhatap almaktadr Bir baka deyile, bu kaynakla r tefsir edip bunlardan hkm karabilme salhiyeti, ancak bu ilm mahi'eti ka-

zanm hukukulara tannmtr. Bylece slm hukuku denildiinde, slm hu kukularnn, slm hukuk kaynaklarm tefsir yoluyla elde ettikleri hkmler an lalr. Bunlarn ictihadlaryla tesbit ve tedvin ettikleri hkmlerin hepsine//^// denir. Fkh, slm Hukuku mefhumundan daha geni olup ibadetleri hatta akide yi de iine alr. slm Hukuku tabiri, muhtemelen Osmanllarm son zamanlarn daki yenileme hareketleri ve Avrupa hukukundan tercmeler yoluyla olmutur. Hukuk, kelime idbariyle haklar demekUr. Osmanl hukuku tabiri de, Osmanh Devleti zamannda bugnki mnsm deil; belki bir lke zerindeki Osmanl haklarn ifade ederdi. Osmanl hukuku yerine "er'-i erf ve kanun- mnif' (eriat ve kanun) tabiri kullanlr ve fkh ile kanunnmelerin hkmlerinden mrekkep teorik bir hukuk sistemi anlalurd. Hazret-i Peygamber zamanndan beri gerektiinde hukukularn yapt ictihadlar, sonraki asrlarda kitaplara geirilmi; izah edilip gehtirilerek nesil den nesile indkal etmitir. Dolaysyla devlet memuru bile olmayan bu hukuku larn verdikleri hkmlerin yer ald kitaplar, slm hukukunun kanun metinle ri saylr. Osmanl hukukulandan Mahmud Es'ad Efendi diyor ki: "te slm dinini kabul eden kavimlerin hepsinde, slm hukukularnn ilm kudretleri ve ahs temyleriyle verdikleri fetvalara ve yazdklar kitaplara istind eden din ve hukuk dsturlar cri ve stehk tarihin hibir devrinde grlmeyen bir itaate mazhar olmutur. nki bunlar, dine pek sk bir surette isdnd ettiklerinden, di nin manev nfuzunu, kendi eserlerine tamamen celb etmilerdi. Hatta bir mctehidin itihad, nass- Kur'an yeU veya hads ile grnte tezad arzetse, mukallid indinde mctehidin fetvas tercih edilir. Bu imtiyaz. Roma hukukularn da mevcut olmayp, onlarn nfuzu ahs idi"''^. slm hukukunun bir hukukular hukuku oluu, alternatifli hkmleri do urmutur. yle ki her bir hukukunun koymu olduu kaideler, birbirinden farkl da olsa, kaynaklar aym olduu iin hepsi slm hukuku saydr. Bunlardan birini tatbik etmekte insanlar iin skmt doai'sa, bir bakas tatbik edilebilir. Bir mctehid, icabnda ictihad yoluyla vermi olduu hkm deidrebilir. Bir ba ka deyile, mesel zamanm ve meknn farkllamasyla, rf ve detin deime siyle, zaruret ve ihtiya sebebiyle eski hkmnden rcu edebihr.

6. slm Hukuku Kazuistik Bir Hukuk Sistemidir slm hukukunun ana kaynaklar, delilleri kitap, snnet, icma ve kyastr. Bu kaynaklardan, mctehid hukukular, us-i fkh (hukuk metodolojisi) denilen ilim yardmyla, hkmler kartm ve bunlar mesele mesele kitaplara geir milerdir. Bylece slm hukuku meseleci, yani kazuisdk bir ekil almtr. Her
79 Mahmud Es'ad, Tarih-i ln-i Hukuk, 223.

hukuk mesele ve messese ayr ayr ele alnarak hkme balanm, biribirine benzeyen hukuk meselelerde ortak esaslarn teshiline gidilmemitin Mesel, sa tm, kira, kefalet gibi akidlerin artlan ve neticeleri birbirinden ayr ayr tanzim olunmutun Bunun bir sebebi de, her mesele iin Kur'an veya snnetten ayn de lillerin bulunmasdn. ou zaman da birbirine benzer messeseler iin mterek esaslar koymak ok zon hatta imknsz olmaktadm Geni ve tekrarlarla dolu ol makla beraber meseleci usul daha ince ve adaletli zm yollar getirmeye elverih grenler vardn Bu bakmdan slm hukuku ile, ngiliz hukuku arasmda bir benzerlik bahis mevzundun slm hukuku meseleci bir hukuk sistemi olmakla beraber; her hukuk m essese iin mterek esaslar belirlemeye elverisiz de deildin Nitekim ekserisi Hanefi mezhebinden olan bir ksm hukukulan hukuk hkmler iin mterek baz hususlar tesbit etmiler ve meseleci metoda mukabil, mcerred veya kar ma metodlara da meyletmilerdin Bu umum prensiplere, kavid-i kiUUyye ad verilmitin Hukuk hayatnn en nemli esaslarn ifade eden bu kaideler, Osman l meden kanunu olan Mecelle'nin ilk yz maddesini tekil eder ve her biri bi rer hukuk darbmeseli olarak bugn bile dilden dile dolamaktadr^c. B. SLM HUKUKUNUN KAYNAKLAR! slm hukukunun kaynaklar (delilleri), ahkm- slmiyyenin (hukuk h kmlerin) karld asan ifade eden Buna masadru'-ena veya ediHe-i er'iyye de denin ngilizcedeki source of law tabirinin karldr slm hukuku nun asl kaynaklarmm bamda kitap, yani Kur'an- kerm gehn Onu Hazret-i Mu hammed'in smieti (snnet-i nebev), icma'- mmet ve kyas- fukah takip eden Bu drt mutlak delil zerinde btn hukukular mttefiktin cma' ve kyas dahi kitap ve snnete tbi olduundan, gerek mnda asl dehller kitap ve snnettir Srmet de balayclk ve meruiyetini Kur'an- kermden aldna gre, slm hukukunun esas Kur'an- kerm demekth. Kaynak (masdar) kelimesinin bir m ns da hukuku kai'an yen yani sri' (kanun koyucu) demek olduu iin, asln da slm hukukunun yegne kayna, yani ri'i Allah'tn. stihsan, maslahat, rf, Medne ameli, sahb ve tbi' fetvas, nceki eriatlen istishab, zaruret, sedd-i zeryi', hle-yi er'iyye gibi baka deliller varsa da, bunlar fer' olup, asl delille re tabidirler Bunlarm delil deeri zerinde de hukukular ittifak hlinde deildir Hazret-i Peygamben esbabndan Muaz bin Cebel'i Yemen'e hkim olarak gnderirken, orada nasl hkmedeceini sordu. Muaz, Allah'n kitab ile hkme80 Misaller; ek ile yakn zail olmaz; Meakkat teysiri celbeder; Zarar izle olunur; de muhakkemdir; Br iten maksat neyse hkm ona gredir; Kelmn i'mli ihmlinden evldr... Bu 100 madde ve izah iin bkz. Ahmet imirgil-Ekrem Bura Ekinci; Ahmed Cevdet Paa ve Mecelle, st. 2008

deceini syledi. Hazret-i Peygamber, "Allah'n kitabnda bulamazsan?" diye sorunca, Muaz, "ResuluUah'n sunned ile" dedi. "Resulullah'n snnetinde de bulamazsan?" sualine kar da "ctihad ederek anladmla hkmederim" ceva bn verdi. Bu sz Hazret-i Peygamber ok beendi ve tasvib et^'. Hazret-i Muhammed'in dier sahabesi de bu istikamette hareket et. Mctehid slm hu kukusu da nne gelen hukuk bir meseleyi zerken, nce Kur 'an- kerme bakacaktn. Burada hkm bulamazsa veya bulduu hkm ak deilse, Hazret-i Peygamber'in snnetine bakacaktr. Burada da hkm yoksa yahud hkm ak veya kat' deilse, kendinden nceki hukukularn icma'larm arayacaktr. Bu hususta bir icma' yoksa, kendisi kyas yapacak ve meseleyi, zlm bir mese lenin hkmne benzeterek halledecektir. Kyas yaparken, rf, zaruret ve masla hat da nazar- itibara alacaktr. slm hukukunun kaynaklarn ve bunlardan hkm karma metodlann bildiren ilme usl-i fkh denilir. Bugnki hukuk metodolojisini karlamaktadr. slm leminde bu konuda Arapa ve Farsa ok sayda kymetli eser kaleme alnmtr. Trke eserler de vardr. 1. Asl Kaynaklar a. Kitap: Kur'an- Kerm slm hukukunun kaynaklarnn banda, Mslmanlarn mukaddes kitab olan Kur'an- kerm geUr. Bir mesele hakkmda slm hukukunun hkmn bul mak isteyen mctehid hukuku ncelikle Kur'an- kerme mracaat etmeye mecburdur. Kur'an, vahy-i ilahdir. Din bilgilerin Cebrail admdaki melek vas tasyla peygambere aktarlmasdr. Kur'an- kermin lafzmm da mnsnn da Allah'tan olduuna inanlr. Kur'an- kermin ilk vahyi, mildn 610. ylnda ol mutur. slm inancma gre, Piazret-i Muhammed'e krk yalarnda iken pey gamber olduu bildirilmitir. Buna hi'set (gnderilme) denir. Kur'an- kerm bir defada gelmemi, lzumuna ve hdiselere gre yet yet, bazen sre sre tedrcen inmitir. Mekke'de nazil olan yetlere Mekk, Medne'de nazil olanlai'a ise Medeni yeder denir ve daha ok birinciler itikada; ikinciler ise ahkma (din ve hukuk hkmlere) dairdir. Hazret-i Peygamber yetler nazil olduka bunlar ez berler ve unutmazd. Ayrca esbabna okur, onlar da ezberlerdi. te yandan em rinde husus vahy ktibleri bulunur; henz kt olmadndan, yetleri derilere, kemik paralarna, hurma kabuklarna, talara yazar ve muhafaza ederlerdi. Haz ret-i Peygamber bu yetlerin hangi sreye dhil olduunu, yani Kur'an- kermin tertibini de esbabna bildirirdi. Ayrca bu yetlerin tefsirini de yapard. Kur'an- kermin vahyi Hazret-i Muhammed'in vefatna kadar yirmi sene srmtr82.
81 82 Tirmiz: Ahkm 3; Eb Dvud: Akdye 11. merNasuhi Bilmen: Byk Tefsir Tarihi, st. 1973,1/21.

Hazrel-i Peygamber'in vefatnda sahbe-i kiramdan ou Kur'an- ker min tamamn ezbere bilmekteydi. Bunlai'm vefatyla Kur'an- kermin unutula candan endielenen Hazret-i men Kur'an- kermin ktap hline getirilmesi iin halfeye mracaat etmitin Bunun zerine halfe Hazret-i Eb Beki-'in em riyle Zeyd bin Sabit bakanlmda ve ilerinde ileri gelen sahbilerin de bulun duu oniki kiilik bir heyet, btn yetleri bir cild hlinde toplad ve mw^/jw/h line getirdi. Bu mushaf, Hazret-i Osman zamannda, indirildii Kurey lehesiy le tekrar yazlp, oaltlarak, eitli slm beldelerine gnderildi. Bugn dnya da bulunan mushaflarn tamam, bu nshalardan oaltld iin aralarnda bir fark yoktun Kur'an- kermde 114 sre ve 6236 yet vardn Baz kaynaklarda yet sa ysnn farkl bildirilmesi bir byk yetin birka kk yet yahud birka kk yetin bir byk yet, veya srelerin bandaki besmelenin br veya ayn ayn yet kabul edilmesinden domaktadm Kur'an- kermde, Allah'n sfatlar, k inatn yaradl; ahiret halleri (ahbr), nceki peygamberlerin ve gemi kavim lerin tarihi (kssalar); slm dininin inan, ibadet ve ahlk esaslai'i (ahkm) anlatlmaktadm slm hukuku Kur'an- kermdeki ahkmdan, yani hkmlerden meydana gelmektedin Ahkm yetleri, ya inan (itikad) bildirin ya amel (ibadet ve muamelat) bildirir veya ahlka dairdin Derin ilim sahibi hukukular Kur'an kermde geen ve tarih hdiseleri konu alan kssalardan bile hukuk hkm karmak maharetini gsterebilmilerdin Hukukular, Kur'an- kermdeki ahkm yetlerinin saysn farkh vermektedin Endlsl bn'l-Arab, Kur'an- kermin hukuk cihetten tefsirini naklettii Ahkmu l-Kur'an (Kur'an'n Hkmleri) ad l eserinde, 864 yet- kerme zerinde durmu ve bunlardan karlan fkl h kmleri anlatmtn. Ahkm yetlerinin te bir kadar ise ibadetlere dairdin Kur'an- kerm prensip itibariyle hukukun umum esaslarn koymutun Adaletle hkmetme, ilerinde istiare etme, su ve ceza dengesi, bakasnn ma lna zarar vermeme, birbirinin maln haksz yollarla yememe, bakasmn suu nun cezasn ekmeme, ahde vef, eyada mbahln asl olmas gibi hkmler byledin Had ve ksas cezalan, zekt, fiz gibi baz hususlarda ise Kur'an- ke rm ksaca hkm vaz' etmitin Baz hususlar ise tafsilatyla dzenlenmitin a hs haklarnn an bast ve insanlarn akUanyla kolayca bulamayaca miras, evlenme mnileri ve talk ile alkal hkmlerde olduu gibi. Bu yetlerin baz s ya Hazret-i Peygamber'e sorulan bir sual veya vukua gelen bir hdise zerine inmi; bazs ise byle bir sebep olmakszn gelmitin Bunun dnda pek ok meselede Kur'an- kerm skt etmitin Bunlar Hazret-i Peygamber'e ve onun vrisleri olan mctehid limlere brakmtn Kur'an- kermin baz yetleri muvakkat (geici) hkmleri bildirin Nesh, bu muvakkat hkmlerin mer'iyyet (yrrlk) zamannn bittiini haber vermek

demektir. Bunlar, modern kanuniarm geici maddeleri gibidir. ri'in, kendi vaz'etmi olduu bir hkm muvakkat olarak vaz' edip; mer'iyyet zaman bitin ce de yenisini getirmesi gayet tabidir. Kur'an- kermde nesh, birka yette ce reyan etmidr. Mesel Bekara sresinin 221. yeti, mmin kadn ve erkeklerin, mmin olmayanlarla evlenmesini yasaklamtm Mide sresinin 5. yeti ile, mmin erkeklerin ehl-i kitab kadmlarla evlenmesine izin verilerek yet-i ker menin bir ksm neshedilmidr. Nesh, Hazret-i Peygamber'in snnetinde de ce reyan edebilir. Mut'a nikhna (muvakkat nikha) nceleri cevaz verilmi. Son radan snnet-i nebev ile yasaklanmtr. Nadiren mtevtir snnet ile yetin hkm neshedilmidr. Anne ve babaya vasiyette bulunulmas emreden yetin (Bekara: 180) hkm, mehur Ved Hacc'nda rd buyurulan "Vrise vasiyet yoktur!" hadsiyle neshedilmidrS3. Kur'an- kermin tefsiri de slm hukuku bakmndan ok mhimdir. Kur'an- kerm, Hazret-i Muhammed'e indirilmitir ve ncelikle de muhatab odur. Tefsir, ilah kelmdan (Kur'an- kermden), ilah iradeyi (Allah'm murad n) anlayabilmek demektir. Kur'an- kermi ncehkle bizzat Kur'an- kermin kendisi tefsir etmitir. Hazret-i Peygamber de Kur'an- kermin tamamn esba bna aklamtr. Eshb- kiram da bu tefsirleri, kendilerinden soma gelenlere bildirerek, bunlarn nesilden nesile indkalini salamtn. Daha sonra gelen mfessiier, yani tefsir limleri bu bilgileri kitaplarna dercetmilerdir. Bylece tef sir denilen ihm domutur. Kur'an- kermin mnsm anlayabilmek iin ok sa yda yardmc ve asl ilmi bilmek gerekir. Bu ilimlere mlik olmayan kimsenin, kendi gryle tefsir yapmasm hads-i erifler men eder^'*. Tefsir ilmi, fkh ve kelm ilimleri iin gerekh malzemeyi hazrlar. Tefsir kitaplarmm iinde yetle rin slm hukuku bakmndan tefsirlerini bildirenlere ahkm tefsirleri denir. Bunlardan Hanef mezhebinden Cessas'm Ahkmii'l-Kur'an ve Mlik mezhe binden Kurtub'nin Cami'u'l-AhkmVl-Kur'an ile bn'l-Arab'nin Ahkm'lKur'an adl tefsirleri ok mehur ve muteberdir. yetleri bir baka dile naklet meye tercme denir. Kur'an- kermi lafz olarak baka bir lisana tercme etmek mmkn deildir. Bunun sebepleri arasnda, Arapanm kelime zenginhi, bir varln ok sayda isminin olmas, kelimelerin eitli hallere gre farkl mn lar almas, cmle dizililerine gre mnnm deimesi, Kur'an- kermde bol mikdarda mecaz ve edeb sanatlara yer verilmi olmas saylabilir.

83

84

Nitekim bn Abbs, "len mal brakmsa ebeveyn ve akrabaiarma vasiyette buiunsun" (Bekara: 180) mealindeki yet-i kerme hakkmda, "Miras yeti neshedinceye kadar vasiyet bu ekilde vcib idi" demitir. Eb Dvud: Vesy 5, (2869). Takprzde Ahmed: Mevzu't'l-Ulm, Dersedet 1313,412-413; Sava Paa: slm Hu kuku Nazariyat Hakkmda Bir Etd, Trc: B. Arkan, Ank. 1955,1/77; Bilmen, Tefsir Tari hi, 1/123-140. Bu hususta etrafl bilgi iin bkz. Suat Yldrm: Peygamberimizin Kur'am Tefsiri, st. 1983.

b. Snnet-i Nebev Snnet, lgatta yol, kanun ve det gibi mnlara gelin Istlah (terminolo ji) olarak Hazret-i Peygamber'in yaplmasm emredip vd, yahud yapt, ve ya yaplrken grp de mni olmad ilere denin Snnet, slm hukukunun Kur'an- kermden sonra ikinci asl kaynadm Hukukular, bir meselede Kur'an- kermde hkm bulamazsa snnete mracaat eden Hazret-i Peygambe rin snneti, hukuk bakmdan balaycln yine Kur'an- kermden aln Nitedm Kur'an- kermin pek ok yerinde Hazret-i Peygamber'e itaat edilmesi ve sn netine uyulmasm emredihnektedin (li mrn: 31-32; Nisa: 59; Ahzb: 21, 36). Hazret-i Peygamber'in Eshb, snnetin tevatr yoluyla bugne kadar intikahni temin etmitin Hazret-i Peygamber'in snnetini nakleden sze hads-i enf denir. Snnet-i nebev, daha Hazret-i Peygamber zamanmda yazlmaya ba lanmt. Emev halfesi mer bin Abdlaziz, halifelii esnasnda belli bal ilim merkezlerine haber gndererek Hazret-i Peygamber'in hadslerinin hepsinin toplanmasn emretmitin Daha sonra gelen hads Umleri de bu faaliyeti srdr m; hads kitaplar yazlmtn Bu devirde dnyann her yerinde szl kltr hkim olup, bilginin nakledilme kayna yakzca szl rivayetler iken; daha ok erken bir zamanda Mslmanlan dinlerinin kaynaklarm yazl hle getirerek, sonraki nesillere salkl bir biimde aktarlmasna ve tahriften muhafazasna muvaffak olmulardn Fkh limleri, bu hadsleri inceleyerek hukuk hkmler karmlardn Snnetin bir sened ve bir de metin ksm vardn. Sened, snneti rivayet edenlerin isimlerini ihtiva eden Asl ksm tekil eden metinde ise Hazret-i Pey gamberin sz veya fiili zikredihn Senedde hicr nc asra kadar olan rvlerin isimleri bulunun Bu talihten sonra hadsler zaten kitaplara geirilmilerdin Senedindeki rvlerin vasflarna gre snnet deiik isimler alr. Sahih hads, dil, ilim sahibi rvilerden kesintisiz olarak nakledilin Bildirenlerden bi rinin hafzas, adaleti gevek olan, veya itikadndan phe edilen hadslere zaf hads denir ve bunlar zerine hkm bina edilemez. Bir hads liminin hadsle rin sahih olmas iin lzum grd artlar tamayan, nitekim herhangi bir ha dsi haber verirken bilerek yalan sylemi olduu bilinen bir kimsenin haber ver dii hadslerin hepsine mevzu hads denin Bir hadsin sahih, zaif veya mevzu ol mas, ictihad bir meseledin Mesel bir limin mevzu dedii bir hadse, baka bir lim mevzu demeyebilin Snnet, seneddeki rvlerin saysna gre mtevtir, mehur ve ahad ola rak taksim olunun Hicretin nc asrna kadar her nesilde yalan zerinde itti fak etmeleri mmkn olmayan pek ok rv tarafndan, yani tevatr yoluyla ri vayet edilen hadslere mtevtir hads denin Hazret-i Peygamber'in Ved Hut besi de byledin lk zamanda bir kii bildirmiken ikinci asrda hret bulan, bir

baka deyile birinci ve ikinci nesilde bir kii tarafndan rivayet olunurken, son radan ok sayda kimsenin rivayet ettii hadslere mehur hads denin Zina eden lere verilecek cezala- gibi. Bu ikisi kesin dehldin Her nesilde bir kii tarafmdan rivayet edilen hadsler ise ahad hadslerdin Bunlar Hanef ve Mliki hukuku lar ancak muayyen artlarla hukuk delii olarak kabul ederlen Senedde kopukluk olup olmamas bakmndan da snnet baz ksmla-a ayrln Rvleri Hazret-i Peygamber'e kadar eksiksiz sylenen hadslere msned-i muttasl, sadece rivayet eden sahbnin ismi bildirilip dier rvlerden biri ya da birka bildirilmeyenlere de msned-i nnkat' hads denin Msried-i mut tasl hadslere merfu' veya mevsul hads de denin Rivayet eden sahbnin ismi bulunmayp tbi'nin ismi bulunan hadslere de mrsel veya maktu' hads denin mam Eb Hanfe ve mam Mlik ile mam Ahmed'in bir grnde mrsel ha ds delildin mam afi bunu ancak baz artlarla kabul eden Snnet, balayclk itibariyle de ksmdr: Hazret-i Peygamber'den gnlk hayatta insanlk icab veya ahs mahareti ve tecrbesi, yahud da devlet reisi, ordu kumandan olmas itibariyle sdr olan snnet {snnet-i zevid) Ms lmanlar iin balayc deildin Hazret-i Peygamberin sadece kendisine mahsus hareketleri vardn ki (hasis-i neb) bunlar yapmak kimseye caiz deildin Drt ten fazla evlenmek, zekt mal almamak, miras brakmamak, tek kiinin ahidliini kabul etmek gibi. Bunun dnda kalan snnet (snnet-i hd) bakalar iin balaycdrS5. Ehl-i snnet ile i ve Haric mezheblerinh hukuk telkkileri arasndaki fark, bilhassa snnet bahsinde kendini gsterin ilen yalnzca, ehl-i beytin ve hilfet meselesinde Hazret-i Ali'nin tarafm tutan sahblerin rivayet ettii hads leri kabul eden Haricler, amel esaslarda, Kur'an- kerm yetlerinin zahir mnsm her eyin nnde tutarak; buna muhalif grdkleri snneti reddeden Bu sebeple, Kur'an'da gemeyip, snnetle sabit olan recm cezasn kabul etmez. Halbuki snnetm Kur'an- kerme aykr olmas dnlemez. u kadar ki Haz ret-i Peygamber mstakil hkm koymaya Kur'an- kermde salhiyetlendirilmitir. Snnet, muhtevas ve Kur'an- kerm ile alkas bakmndan da be ksma ayrlr: 1. Bazen Kur'an hkmlerini teyid ve tekid eden yani kuvvetlendirin Me sel, Bekara Sresinin 188. yetinde "Biribirinizin mallarn btl yollarla ye meyin!" buyurulmutun Snnette de bu husus ''^Rzas olmakszn bir Msl85 Byk Haydar Efendi: Usl-i Fkh Dersieri, Haz: Hac dil, Drulhilfe 1326, 296; Abdivehhab el-Hallf: slm Hukuk Felsefesi, Trc: Hseyin Alay, Ank. 1985, 222-224; Abdlke rim ez-Zeydan,: slm Hukukuna Giri, Trc: Ali afak, st. 1985, 292-293.

mann mal hell olmaz!"

eklinde teyid edilmitir.

2. Snnet, bazen Kur'an- kermin mcmel (yani hakkmda bir aklama yaplmadka kendisiyle ne kastedildii anlalamayan) hkmlerini tefsir veya mkil (yani iki veya daha ok mnya gelen) hkmlerini beyan eder, aklar. Kur'an- kerm sadece zekt verilmesini emretmi, snnet ise bunun mikdarlarn bildirmidr. 3. Bazen de snnet, Kur'an- kermin umum hkmlerini tahsis ve takyid eder, yani onu kaytlar ve isdsnalar gedrir. Kur'an- kermde. len bir kimsenin mirasna ocuklarnn hak kazanacaklarm bildirilmi (Nisa: 11), snnet ise ka rilin mirasln kaldrarak bu hkm tahsis etmitir. 4. Snnet, bazen de Kur'an- kerm hkmlerini nesh eder, yani geici h kmlerin yrrlk zamanlarnm bittiini haber verir. Nitekim Bekara sresinin anne ve babaya vasiyeti emreden 180. yetinin hkm, "Allah herkese hakkm vermitir. Artk vrise vasiyet yoktur" hadsi ile nesh edilmitir. 5. Snnet, bazen Kur'an- kermde bulunmayan yeni bir hkm vaz' eder. Ninenin vris olmas, amca ve day ile evlenme yasa, rehnin cevaz, uf'a hak k, kile sistemi gibi hususlar snnetle sabittir. Grlyor ki, snnet Kur'an- kermin ve dolaysyla slm hukuku h kmlerinin anlalmas ve aklanmasn salamaktadr. nki Kur'an- kerm bir anayasa mahiyetindedir. Buradaki hkmleri aklayan smietdr. Byk s lm hukukusu ve muhaddis mam Evz diyor ki: "Kitap, snnete, snnetin ki taba muhta olduundan daha ok muhtatr" SB. c. cma'-y mmet cma' cem etmek, toplamak, birlemek mnsna gelir. Istlh olarak, bir asu'da bulunan mctehid hukukularn icdhadlarnm birbirine uygun olmas, bir iin hkmnde ittifak etmeleri, birlemeleridir^?. cma'nn Kur'an- kermdeki delili, "Hidyet yolunu rendikten sonra Peygambere uymayp mminle rin yolundan ayrlan, sapt yola srkleriz ve sonu ok fena olan cehen neme sokarz" mealindeki yettir (Nisa: 115). Ayrca "Siz hayrl bir mmet siniz, iyilii emreder, ktlkten sakndrrsnz" (l-i mrn: 110) ve "Sizi mutedil bir mmet kldk ki insanlar zerine ahitlik edeblesiniz" (Bekara:

86

87 88 89

c-Beyhak: es-Snen'I-Kbr, Hayderbad 1352-1354, VI/97: ed-Drekutn es-Snen, Klirc 1386/1966, III/26; Ahmed bin Hanbel: ei-Msned, Kahire 1313, XII/200-, XV/399400; Hafz e-Heysem: Mecma'u'z-Zevid, Beyrut 1967, IV/71. Buhr: Vesy 6; Eb Dvud: Vesy 6; bn Mce; Vesy 6; Zeyla', !V/403-404. Mustafa Sib: slm H u k u k u n d a Snnet, Trc: Edip Gnen, st. 1981, 367 vd; Zeydan, 293-294; Osman Keskiolu: Fkh Tarihi ve slam H u k u k u . Ank. 1984, 27-28. bn Melek: erhu Menr'l-Envr, st. 1965, 254.

143) mealindeki yeder Mslmanlai'm dil, ittifak ettikleri eylerin de doru ol duunu gstermektedir. cma'nn snnetteki delilleri ise u hadslerdir: "mme tim dallet zerinde, yanl yolda birleme f ^o, "Cemaatten ayrlan kimse chiliye lmyle lr" ^' ve "Mminlerin gzel grd ey Allah katnda da gzeldir"'^'^. cma' ilk nesle mensup hukukular aasmda skhkla cereyan et mitir. Ondan sonra gelenler arasmda vuku'u fazla deildir'-'^. slm hukukularmm hepsi bir konuda ittifak ederse sarih (ak) icma'; bir ksm syler veya ya par, dierleri iitince susarlar, reddetmezlerse buna skt (zmn) icma' denir. Skt icma' Hanefi mezhebinde delildir. afi mezhebinde deildir. yetten ve mehur olan hadsten aka anlalan hkmlerdeki icma' te yid edici mahiyettedir. Nitekim usul ile fru'un evlenmelerini yasaklayan mn s ak bir yet bulunmasna ramen, bunun yet ile yasaklandna dair ayrca icma' hasl olmutur. Bir kii bildirdii iin hkme esas alnmayan ahad snnet zerinde icma' hasl olursa; bu hads delil hline gelir. Nitekim yenilebilecek eylerin kabzdan evvel satlamamasma dair ahad haber zerinde icma' teekkl etmi; bylece ahad haber kuvvetlendirilmitir^'^. Ayet ve hadslerden aka an lalmayan hususlarda icma' byk nem tar. Nitekim kellenin (geride anne, baba ve ocuklar kalmayan murisin) malnn taksimini tanzim eden ve birbiriy le uyumaz gibi gzken iki yetin (Nisa: 12 ve 176) hkmnn iyice aniadmas icma' ile olmutur^^, cma'nn mutiaka yet veya hadsten bir dehle dayand rlmas gerekir. Dolaysyla kyas da icma' iin bir sened olabilir. Pirinte de buday gibi faiz cereyan edebilecei ve budaydan yam sa' (1750 gr) ftra ve rilebilecei de kyasa dayal icma'ya rnektir. Satn alman malm, kabzdan evvel satlamamas; Mslman kadnn, Ehli kitaptan bir erkekle evlenemeyecei; nikh esnasnda mehr konuulmasa bile, kadnn mehre hak kazanaca; sarholuk cezasmm seksen denek olduu; kii nin kendi usulyle evlenmesinin yasakl; zevcesini boam bir kimsenin ddet zaman gemedike baldz ile evlenemeyecei; nineye torunun mirasndan alt da bir hisse verilecei; nikhn delilik, iktidarszlk gibi muayyen sebeplerle fes hi; domuz yann haraml; olun bulunmas durumunda olun olunun miras tan mahrum kalaca; Kur'an- kermin bir kitap halinde toplanmas; fethedilen h-ak topraklarnn gazilere datlmayp devlet elinde tutulmas hep icma' yoluy90 91 Tirmiz: Fiten 7; bn Mce, 2/1203; Drim: Mukaddime 8, 35; Ahmed bin Hanbel: V/145. Buhr: Fiten 2, Ahkm 4; MsHm: mre 52, 56, 58; Nes: Tahnm'd-din 6, 28; Eb D vud: Snne 27; Tirmiz: Edeb 88; Drim: Siyer 75; Ahmed bin Hanbel, VI/82, 92, 95, 123, 133, 154. Ahmed bin Hanbel, /379. Mahmud Es'ad: Telhis-i Usl-i Fkh, zmir 1313, 333-334. Abdlkdir Sadreddin: ez-Zeri'a'iI lmi'-eri'a, st. 1311, 68; Sava Paa, 1/188-189. Byk Haydar Efendi, 1/355-356; Bnlen, Hukuk- slmiyye Kamusu, 1/164-165.

92 93 94 95

la varlan hkmlerdin Bunlardan bazlar nassn tefsiri, bazlar kyas, bazlar da ahad snnet zerine vki olmutun Bir asrda bulunan hukukular bir meselede ittifak edince; soua gelenle rin buna aykr bir ictihadda bulunmalar caiz deildin ttifak deil de, ihtilaf et milerse, sonra gelen hukukularn, bu ihtilafl szlerden baka bir sz syleme leri icma'ya ykndm Mesel, dede varken erkek kardee miras hissesi verilip verilmeyecei meselesinde ihtilaf vardn Bir gre gre verilir, bir gre gre verilemez. imdi dedeye verilmeyip erkek kardee verilecei ynnde nc bir gr ortaya atlama^ nki dedenin yle veya byle vris olmas hususun da artk icma' szkonusudun i, Haric ve Mutezile mezhebleri ile Zahirlerin baz grleri, Selef-i slihn denilen ilk devir limlerinin icma'ya varndan sonra ortaya kt iin muteber addedilmemitir^^. d. Kyas- Fukah Kyas, bir eyi bir baka eye benzetmek demektin slm hukukunda, hk m nasslardan anlalamayan bir eyin hkmn, bu eye benzeyen baka eyin hkmnden anlamak demektin "Ey ilim sahipleri, itibar ediniz (bilmedikleri nizi bildiklerinize kyas ediniz)" yeti bunun delilidir^"^. Hazret-i Peygamber kyasta bulunmu; ayrca eshbnm da kyasta bulunmalarma izin vermitin Mu az bin Cebel hadsinde de kyas dehl olarak zikredimektedin Hazret-i mer'in Kfe kads Eb Ms el-E'ar'ye yazd muhakeme usulne dair mehur mektup/talimatta da kyasa mracaat edilmesi tavsiye olunmutun Zhirien ba z i frkalar ve Mtezile'nin Nazzmiyye kolu kyas kabul etmez. Hakknda hkm bulunan mesele ile, hakknda hkm bulunmayan me sele arasndaki mterek hususa illet denin Kyasta illet ok nemlidin llet, ba zen ak olmaz. Mezhebler arasndaki ihtilaflar ekseriya bu illetin tesbitinden kaynaklanmaktadm llet, bazen nass ile aka zikredilin Mesel ev iinde dola p durduu, yani saknmak ok zor olduu iin kedinin elbise zerindeki idrar temiz kabul edilmitin Bunda illet, kedinin evde dolaanlardan olmasdn Bu se beple, fareyi kediye kyas ederek, pisliini elbisede temiz kabul eden hukuku lar vardn llet nasslarda aka zikredimedii zaman, bunu bulmak mctehide den Nitekim mctehidler, budayn budayla misl olarak deitirilmesinin caiz olmamasndaki illeti, ayn cinsten ve kile ile llebihr olmalar eklinde tesbit etmitin lleti bilinemeyen hkmlerde kyas olmaz. Hadd cezalarnn mikdarlaf byledin Nitekim Mecelle'nin 15. maddesinin ifadesiyle "Al hilfilkyas sabit olan ey ire maksnaleyh olmaz". Yani kyasn hilafna kabul edi len eye, baka ey kyas edilemez. Nass varsa kyasa gidilemez. Mecelle'nin

96 97

bn bidn: Redd'l-Muhtr, Kahire 1299,11/112. bn Melek, 261; Byk Haydar Efendi, 364-366; Mahmud Es'ad, Telhis, 261

14. maddesine gre "Mevrid-i nassda itihada mesa yokdur". Katilin, ldrd kimsenin mirasna hak kazanamayaca, Hazret-i Pey gamber'in hadsi ile sabittir^s. Burada illet, katihn bir eye kavumak iin vak tinden evvel davranp acele etmesidin Halbuki "Kim ki bir eyi vaktinden evvel isti'cal eyler ise mahumiyy.etle muateb olur" (Mecelle: m. 99). Yani kim bir e yi vaktinden nce elde etmek isterse, mahrum kaln Acaba msyi, yani vasiyet te bulunan kimseyi ldren mslehin, yani vasiyet lehdarnn vaziyeti ne ola caktr? Burada illet ayndr: Vaktinden nce mirasa/vasiyete kavumak. yleyse mirastan mahrum olma hkm, ikinci mesele iin de cri olacak ve msleh, le hine yaplm vasiyetten mahrum kalacaktm Hazret-i Peygamber, bir demircinin lehine rann ahidliini kabul etmemitin nki demircinin lehine ahithk, ran da lehinedir ve yalan olma ihtimah mevcuttun Eshb- kiram, olun babasmm lehine ahithini de buna kyasen kabul etmemitin Baba lehine ahitlik teki menfaat, olun da menfaatidin Burada illet budur. Bu da demircinin lehine ahitlikteki menfaatin, ram de menfaati olmasyla ayndm llet, hikmetten farkldr. Hikmet (sebep), hkmn konulmasnda sri', ya ni kanun koyucu tarafndan takip edilen maksat ve sike denin Mesel, uf'a hakknn tanmmasmdaki hikmet, komular veya ortaklar arasndaki zarar gider mektin llet bulunmadka hikmet bizatihi hkm tesisine esas olamaz. Mesel, zarar (yani uf'ann kabulndeki hikmet) bulunmasa da komuluk veya ortaklk uf'a hakkmm varl iin kfidin te yandan hkmlerin hikmeti her zaman bi linemeyecei gibi bu hikmetlerin tek bir tane olduu da kesin bir ekilde iddia edilemez. Bunun iin hkme esas olan hikmet deil, illettin Bu illet de slm hu kukunun kaynaklarmda bu husus iin vrid olan deHldir^^. Kur'an-r kermde, ko cas len kadnlarn drt ay on gn ddet bekleyecei bildirilmitin Cariyeler iki ay be gn bekleyecektin Evlilii lm veya boanmayla sona eren kadnlan ge be iseler ddetleri doumla biten Boanm kadm ise hayz mddeti beklen det grmeyen kadm ay beklen Hukukular, ddetin hikmetini, umumiyetle kadmn gebeliinin ortaya kmasna matuf olarak izah ederlen Ancak gebe ka dnlarn ddeti doumla bitse bile, gebe olmayan dul ve boamn kadnlarm farkl ddet bekleyecei Kur'an- kerm hkm ile sabittin Iddetin hikmeti sade ce hamileUin anlalmas olsayd, Kur'an- kerm dul ve boanm kadnlar iin farkh ddet tayin etmezdi. Nitekim ilk detin grlmesi, gebehin bulumnadnn almetidin te bu sebeple akl tek bana er' hkmlerin kayna olamaz.

98 99

Eb Dvud: Diyt 18. Bilmen, Hukuk- slmiyye Kamusu, 1/203 vd; Zekiyyddin a'bn; sim Hukuk lmnin Esaslar, Trc: . Kfi Dnmez, Ank. 1996, 262-263.

2. F e r ' Kaynaklar a. Sahb Kavli (Fetvas) Sahb, Hazret-i Peygamber'! diri ve peygamber iken bir an gren ve bu ekilde vefat eden erkek ve kadn, hr ve kle, byk ve kk Mslmanlara denir. Hazret-i Peygamber'in sohbednde bulunduklar, vahyi ve snneti bizzat mahede ettikleri iin sahabenin hepsi dil ve mctehid kabul edilir. Nitekim Hazret-i Peygamber, "Benden sonra snnetime ve Rid halfelerimin snne tine uyun" '00^ "Eshbm gkteki yldzlar gibidir, hangisine uyarsanz hidye te, doru yola kavuursunuz" ve "En hayrl devir benim asrmdr Sonra beni grenlerin, sonra onlar grenlerin, sonra da onlar grenlerin asrdr" if2 buyurmutur. Sahbe-i kiram, Hazret-i Peygamber'in vefatndan sonra dn yaya dalarak slmiyedn hkmlerini yaymaya ve retmeye almlardr. Gnmze kadar intikal eden bilgiler hep bunlardan gelmektedir. Sahbe-i ki ram, yukarda da gedi zere, sadece hads rivayetiyle kalmam; fkh gr lerini de aklam, yani fetva vermilerdir. Sahabenin rivayet ettii hadslerin ve bunlardan itdfakla rivayet edilen grlerin hukuken balayc olduunda phe yoktur. nki bunlar snnet ve icma' demektir. Sonra gelen mctehid slm hu kukularnn, kitap, snnet ve icma'da bir hkm bulunmad zaman sahblerin fkh grleriyle, yani fetvalaryla bal olup olmadklar ihtilafldr. mam Eb Hanfe, bir meseleye dair kitap, snnet ve icma'da hkm yok sa sahabenin kavillerini aratm, bunlardan nasslara ve kyasa en yakm bulduu herhangi birini seerdi'0-\ Mesel baba gibi, dedenin varlnn da, fer' akraba nn miraslna engel olduuna dair Hazret-i Eb Bekr, mer ve bn Abbas'n fetvasn esas tutmutur. Bu sahbier, Kur'an- kermde, Hazret-i Yusuf'un de deleri Hazret-i brahim ve Hazret-i shak iin, baba tabiri kullanlmasn (Yusuf: 38) delil almtr. Sahabe, Hazret-i Peygamber'e yakmiklar cihedyle her ba kmdan dier insanlardan stn sayldklar gibi, vahyi mahede etmelerinden dolay bunlarn hareketlerinin kitap ve snnete dayanmak itibariyle doru olma ihtimali ok yksektir'o^'. filere ve dier baz hukukulara gre, sahb kavli hccet deildir. nki sahabe masum olmad gibi, bir itihadn dierine stn l de yoktur.
100 Trmiz: lm 16; bn Mce: Mukaddime 6; Eb Dvud: Snne 5; Drim: Mukaddime 16; AImed: IV/126. 127. 101 Gmhnev: R m z ' i Ehdis, st. 1275,1/293,11/450 (Beyhek. Eb Nasr). 102 Buhr: Fez'l-Eshb 1, ahdt 9, Rikak 7, Eymn 27; Mslim: Fedi VSahbc 212; Tirmiz: Fiten 45, ahdt 4; Ebtj Dvud: Snne 10; bn Mce: Ahkm 27; Nes: Eymn 29; Ahmed: 1/378. 103 bn'I-Hmm: et-Talrr fi Usli'l-Fkh, Kiire 1351, 361. 104 bn Melek, 252; Molla Hsrev: Mir'at- Usl erhu Mrkati'-Vsl, Dersedet 1321, 226; Mahmud Es'ad, Telhis, 330.

b. stihsan stihsan, lgatta gzel grme, beenme mnsna gelin Istlahta, kyasn meseleyi zemedii haerde, hukukunun bu kyas (kyas- celiyi) brakarak daha uzak bir kyasa (kyas- hafiye) varmas veyahud rf, zaruret ve maslahat sebebiyle umum hkm terkederek husus ve istisna bir hkm benimsemesi demektin Nitekim zaman zaman nasslarda da istihsann esas tutulduu grln Kur'an- kermde vasiyet kyasa aykm olduu halde kabul edilmitin Halbuki kiinin ldkten sonra mallarnda tasarrufu hukuken muteber deildin nsanla rn lrken dnyadaki hayrl amellerini arttnmalana imkn vermek maksady la vasiyet meru klnmtn stihsanm bhinci ekline misal: Haman yaplan eyleri yetitirmek iin tarla bhinden, iilik dierinden olmak ve mahsul szleilen nisbette payla mak zere iki kii arasnda kurulan mzraa akdi, kira akdine kyas edildiinde, kirada olduu gibi, taraflardan bhinin vefatyla sona ermesi gerekirdi. Halbuki mahsul yetimeden kirac lse, zarar szkonusu olun Bu sebeple mzraa akdi, kira akdine deil; istihsan yoluyla irkete kyas edilmitin stihsann ikinci tr ne misal: Vakflai' mahiyeti gerei mebbed (sresiz) kurulun Binaenaleyh men kullerin vakfedilmesi mmkn deildin Ancak kitap vakf, zaruret olduu iin istihsanen sahih grlmtn Yetim ve vakf mallarnm gasbedilmesi durumun da menfaatlerin tazmini; satlan gayrimenkulun kabzdan nce bakasna satla bilmesi; zenbil gibi daralp genileyen kap ile satn ve knbalarla su almann ce vaz; gelecekteki nafakaya kefaletin kabul hep bu eit istihsana dayanmakta dr. nki bunlarda rf, zaruret veya maslahat vardn stihsan mezhebde de delil olup; afi mezhebinde deildin Maamafih sonra gelen afi hukukular da istihsana mracaat etmek zorunda kalmtn. Hanefler istihsan neredeyse kyastan daha ok kullanmlar ve buna dorudan istihsan adm vermektense, yerine gre, "rf yoluyla istihsan", "zaruret yoluyla istihsan" veya "maslahat yoluyla istihsan" demeyi tercih etmilerdin Bu sebep ledir ki, rf, maslahat, zaruret, sedd-i zeryi', umum belv, hle-i er'iyye gibi dehller, Hanefi mezhebinde mstakil delil olmaktan ziyade, istihsan bal al tnda hkmlere esas tekil eder'o^. c. rf ve Adet f, insanla-m gzel grd, det (teaml) ise insanlarn ba muayyen olmayan bir zamandr yapageldikleri eyler demektin rf, insanlar tarafmdan bi linen ve yaplmasn akl- selmin beendii ey demektir'os. Kocasnn cimrili inden ve nafaka vermediinden ikyet eden bir hanma Hazret-i Peygamber
105 Ha! lf, 264. 106 Eb Bekr el-Cesss: A h k m ' I - K u r ' a n , Drlmushaf Kahire, IV/214; Elmall Hamdi Ya zn H a k Dini K u r ' a n Dili, st. 1992, IV/194.

"Kocann malndan rfe uygun mikdarda alabilirsin" buyurarak rf hakem kmtr'"''. Hukukular, "mmetimin gzel grd ey, Allah katnda da g zeldir" '08 hadsinin, rfn bir delil olarak meruiyetine iaret ettiini syler'^?. Nasslann tatbik ve tefsirinde; ayrca nasslarm hkm koymad sahalarda rf ve detler gz nnde tutulur. Mecelle'nin 36 il 45. maddeleri de rf dzen ler. Hanefler rfe geni yer vermiler, hatta ou zaman kyasn yerine rfe iti bar etmiler; ancak bu durumda dorudan rfe dayandklarm aklamaktansa, buna "rf sebebiyle istihsan" demeyi tercih etmilerdir. Dier mezheblerde de rf geni bir tatbik sahas bulmutur. rfn muteber saylabilmesi iin: 1. Bu rf, muttarid veya glib, yani kesintisiz uzun bir zamandr (bir teviye, bir dziye) veya yaygn ekilde yaplagelmekte olmaldr. (Mecelle m. 41, 42). Mesel tayin edilmeksizin u kadar lira karlnda bir mal satn almmca beldede o srada muttai'iden tedavl eden veya tedavl dierlerine gre glib bulunan lira hangisi ise onu vermek gerekir"". 2. rfn o hkm verilirken veya o i yaplrken mevcut olmas lzmdr. Mesel, bir vakfiye tedkik edilirken bu vakfm yapld zamanki rfler nazara alnmaldr'". 3. rfn tatbik edilmeyecei kararlatrlm olmamaldr. Nitekim bir akid yaplrken eer rfn tatbik edilemeyecei hususunda taraflar anlamsa, bu rf delil olmaz. Mesel, iiye yemek vermek rf olduu halde, bata bunun aksi ka~ raiatnlmsa, sonradan rf olduu gerekesiyle yemek verilmesi istenemez"^. 4. rfn hukuka ve akla uygun (sahih) olmas gerekir. Hukuka ve akla ay kr (fsid) rflere dayanlarak hkm verilemez. arap imek ve satmak, zina, faiz, evld edinme gibi slm hukukunun men ettii eyler, insanlar arasnda ho grlmeye balansa ve rf hlini alsa bile meruluk kazanamaz"^. rf ile nassm (yet ve hadsin) tearuzu, yani atr gibi grnmesi hlin de, rf ve det deil, nass esas alnr. Ancak Hanelilerden mam Eb Yusuf'un,
107 Buhr, Byu' 95, Mezlim 1, Nafakl 5, 9, 14, Eymn 3, Ahkm 14, 180; Mslim, Akdiye 7, (1714); Eb Dvd, Byu" 8!, (3532); Nesa, Kudt 30, (8, 246). 108 Ahmed bin Hanbel. 1/379. 109 Eb Said Muham'med el-Hdim: Menfi'd-Dekik fi erhi VIecmi'l-Hakik, Derse det 1308, 308; bn bidn: NerM-Urf Bini ba'dil-Ahkmi ale'I-Urf. Mecmu'at Resili bni bidn, Dr'l-lhyi Trsi'l-Arab, 2. cz, 113, 110 ibn Nceym: el-Ebah ve'n-Nezr, Kahire 1387/1968, 94-95. 111 Mahmud Es'ad, Telhis, 340. 112 bn'Nceym,99. 113 lb: el-Muvfakat, Trc: M. Erdoan, st. 1990,11/284; bn bidn, Ner'l-Urf. 114; Mah, 'mud Es'ad, Telhis, 340.

"eer nassn kayna da rf ise, sonradan ortaya kan bir f ile hu nassn hk m deiebilir" eklinde bir gr vardr. slm lukuk tarihinde ve Osmanllar da ihtiya olduka bu gr esas alnmtr. Mesel, bey' bi'l-vef, yani geri alm artyla sat caiz deildir. nki satm byle bir arta balanmas rf ve dete aykrdr. Zamanla Buhr taraflarnda byle sat ihtiya ve det hlini ald. Nassn kayna da rf olduu iin, bu yeni rf ile nassn tefsiri deierek, faiz den kanmak ve borcu tevsik maksadyla yaplan byle sata cevaz verildi. Bu, nassa muhalif rfn kabul deil, nassm te'vh (yorumlanmas) eklinde anlal mtn Nitekim Mecelle'nin 39. maddesindeki "Ezmnn tagayyr ile ahlcmm tagayyr inkr olunamaz", yani zamam deimesiyle hkmlerin de deiebi lecei ekhndeki hkm bu esasa dayanmaktadr Yoksa nass ile sabit hkmle rin deimesi mmkn deildir"^. rf ve det, kyas ile tearuz ederse; rf ve det tercih edihn Nitekim mam Eb Hanfe, ipek bceini haerta kyas ederek satna cevaz vermemiti. Son radan ipek bceinin alnp satlmas rf hlme gelince, mam Muhammed bu nu mal kabul ederek satnn cevazna hkmetti. Para vakf da byledin rf ve detin delil olarak kabul edilmesi ve rf ile sabit olan hkmlerin bu rfler de itike deiebilmesi, slm hukukunun dinamizmini salayan en mhim mil olmutur"^. d. Mas!ahat- Mrsele (Istslah-Meslih) Maslahat, bir eyde grlen fayda demektin Bugnki tabirle amme men faati, kamu yarar, umum menfaat meflumunu karlai'. Kitap, snnet, icma' ve kyas ile hakknda hkm konulmam meselelerde, amme menfaati nazara al narak hkm vaz' edilebilin Bu hkmn delili maslahat olun Kur'an- kermin kitap hline getirilmesi; mtereken adam ldrme suunda artlarm hepsi ger eklemise katillerin hepsi iin ksas tatbiki; Halfe Hazret-i mer'in devlet idaresinde divanlar tekil etmesi; hapishanelerin kurularak, sulunun su orta, su aleti gibi bir takm itiraflarda bulunmas, ayrca borlunun da mallarm be yan etmesi ve borcunu demesi maksadyla tazyken hapsi; sanatkrlarn baka larna it mallar helak ettiklerinde tazminle mkellef olmalar; doum, lm ve nikhlarn tesciU; halfenin ihtiya halinde halktan vergi toplamas; ammenin ih tiyac hlinde bir kimsenin mlknn satn alnmas; baz srgnlerin yabanc lkeye kap dinden dndkleri grlnce zina haddinin fer' cezalai'mdan sr gnn tatbik edilmemesi; hkmdarlarn ileride arkalarnda binlerce kiiyle ayaklanarak Mslman kamnn dklmesine ve devletin dirlik ve birliinin bo-

114 bn bidn, lV/259-260; Mahmud Es'ad, Telhis, 340; Ali Haydar Efendi: Drer'i-Hkkm erhu Mecellet'I-Ahkm, st. 1330,1/99-100; Bilmen, Hukuk- slmiyye Kamusu, 1/198-199. 115 rf ve det zerinde etrafl bilgi iin bkz. Ekrem Bura Ekinci: slm H u k u k u n d a Dei menin S n n , st. 2005.

zulmasna sebeb olacak yaknlarn katletmesi gibi hususlar, hep maslahat- mr sele gerei kabul olunmutur'^. Bunlarda umumun menfaati vardr. slm huku kunda umumun menfaati, muayyen aitlarla, ferd menfaatinin nnde gelir. Ni tekim bu husus Mecelle'de de tanzim olunmutur (m. 26, 27, 28, 29, 30). Ancak nass ile sabit br husus, maslahata aykr grlse bile terkedilemez. Mesel Ms lmanlarm arap yapp satmasnn maslahata aykr olduu iddia edilemez. Drt mezheb de maslahata itibar etmi; Hanefler daha ziyade "maslahat yoluyla istihsan" diyerek kullanmlardr. Hukukular, hakknda asl delillerle hkm vaz' edilmemi sahalarda hkm koyarken ve hkmdar idar tasarruflar da bulunurken maslahat prensibini gzetecektir; keyfi hareket edemezler. nki, "Raiyye, yani teb'a zerine tasarruf maslahata menutdur" {Mecelle, m. 58). e. Zaruret Zaruret, insan bir eyi yapmaya zorlayan semav, yani insann elinde ol mayarak meydana gelen sebebe denir. Kanunun emir ve yasaklar; tedavi edile meyen iddetli ar; bir uzvun yahud hayatn kaybedilme tehlikesi; daha kuvvet li baka bir hukuk emrin yaplamamas tehlikesi birer zarurettir. lenmesi ya sak edilmi yle eyler vardr ki, bu gibi zaruretlerin mevcudiyeti hlinde bu ya sak kalkar. Nitekim "Zaruretler memnu' olan eyleri mubah klar" (Mecelle: m. 21). Btn mezhebler zaruret hlini nazara almtr. Zaruretlerin yasaklar kaldrmalar bakmmdan hl vardr: Birinci hl de zaruret yasa kaldmnaz. Nitekim bir bakasn ldrmek veya bir uzvunu kesmek zaruret olsa bile caiz hale gelmez. lmemek iin ldrmek zaruret de ildir. kinci hlde zaruret yasak olan fiilin ilermesine izin verir; ancak bu fl itin ilenmesini mecbur klmaz. Bir tehlikeden kurtulabilmek iin bakasnn maln idf etmek byledir. nc durumdaki zaruret, yasak fiilin ilenmesini mecbur klar. Alk veya susuzluktan lmek zere olan kimsenin le yemesin de, arap imesinde olduu gibi"''. Zaruret hlinde yasak fiillerin ilenmesi ancak zaruret mikdarnca caiz olur, (Mecelle, 22). Dolaysyla alktan lmek zere olan bir kimse bakasnn malm ancak lmeyecek kadar yiyebilir. Zaruret hli ortadan kalknca, yasak ge ri dner ve o fiil caiz olmaktan kar. (Mecelle, 23-24). Mesel, kiralad eyde bir ayp ortaya kan kirac akdi feshedebilir. Ancak kiralayan bu ayb giderirse artk feshedilemez. Zaruret hli, bir bakasnn hakkn ortadan kaldrmaz. (Me celle, 33). Bu sebeple mesel alktan lmek zere olduu iin bakasnn mal n yiyen kimse bunun kymetini der. Bu, hakkaniyetin bir gereidir"^. Zaruret
116 izmirli smail Hakk: Ilm- Hilaf. st. 1330, 97; Hallf, 265-266; Bilmen, Hukuk- slmiyye Kamusu, 1/200-201; Zeydan, 307-308. 117 Aii Haydar Efendi 1/70. 77. 118 Ali Haydar Efendi, 1/89.

derecesinde olmayan, fakat kai-lanmamas insanlara sknt ve meakkat veren ilUyalar da zaruret ile ayn lkmdedir. (Mecelle, m. 32). Selem, isdsna, icre, bey' bi'l-vef gibi akidler hep ihtiya sebebiyle kabul edilmidr"^. f. eryi'-i Slife (eryi' Men Kablen-nceki eriatler) nceki eriatler, Hazret-i Muhammed'den nce gelen peygamberler tara fmdan gerilmi hukuk hkmler demektir. Bu peygamberlerin eriatlerine ait hkmler, eer Kur'an- kerm ve hads-i erflerde bildirilmi, neshedildii de sylenmemi ise, slm Hukuku bakmmdan da delil olur. Ancak bugn Yahd ve Hristiyanlarn ellerinde bulunan mukaddes metinlerdeki hkmler, slm Hukuku bakmmdan delil deildir. nki Kur'an- kerm, Tevrat ve ncil'in za manla tahrif edildiini; bugn eldeki Tevrat ve ncil'in orijinal nshalar olmad n syler (Mide: 13-14-15). Hazret-i Peygamber de, "Kardeim Ms sa ol sayd, bana tbi olmaktan baka birey yapmazd" buyurmutur'^o. Yahdlerde sebt gnnn mukaddes tutulduu Kur'an- kermde haber verilir ama bunun Mslmanlar iin cri olmad bildirilir. Oru ve zektin n ceki mmetlere de farz klnd Kuran- kermde haber verilir. Zna eden evli bir kimsenin cezas Musev hukukunda recm idi. Hazret-i Muhammed bu cezay ka bul ve Mslmanla-a da tatbik etmitir. Hazret-i Salih'in kssasna dair bir yet te (Kamer: 28), Hazret-i Salih'in eriadnde, mterek suyun muhyee, yani hak sahiplerinden bir gn birisi, bir gn dieri tarafndan istifade etmek yoluyla tak simi anlatihr. Bu yetin Mslmanlar iin de balayc olduu Kur'an- kerm de aka sylenmedii halde slm hukukular bu hkm delil almtr'^. g. Hle-yi er'iyye (Mehric-Hukuk areler) Bir takm zaruretler insanlar eit eit tasan-uflarda bulunmaya zorlai'. Bylece ferd, ou zaman hukuk ve din kurallarm ihll etmek, gnah ilemek, hatta bazen inancn kaybetmek tehlikesine mruz kalabilir. Bu durumda, huku kun gsterdii husus bir yoldan giderek meseleyi zmek mmkndr. Buna hle-i er'iyye (hukuk are, mahre, mahls- er') denir. Hle-yi er'iyye usul, byle mkil duruma den ferdi kurtarmak ve hareketlerinin meru dairede kal masna yardmc olan are ve tavsiyeleri ihtiva eder. Bir de hfle-i btla vardr. Hukuk hkmleri kurnazca kullanarak bakasnm hakkn iptal etmek (geersiz klmak); te yandan hukukun emini yapmamak veya yasakladm irtikab etme ye denir, ki bugnki mnda kanuna kar hleye tekabl eder'22. Vazifesini md rik bir avukatn, mvekkilini iinde bulunduu mkilattan kurtannak iin ona
!19 120 121 122 AH Haydar Efendi, I/8S-89. Drim: Multaddime 39. Molla Hsrev, Mir'at, 225. Bkz. E. B. Ekinci; slm H u k u k u ve nceki eriatler, st. 2003. bn Nceym, 405; Hac Zihni Efendi: N'met-i slm, Mnkeht ve Mfrekt, st. 1324, 208; Eb Zehra: Eb Hanfe, Trc: Osman Keskiolu, st. 19S1, 467-468.

gsterecei hukuk are, yani meru hai-eket tarz ne ise; slm hukukunda da esas itibaiyle hle-i er'iyye odur'23. slm hukukular hukukun emrini yapma mak veya bakasmn hakkn iptal etmek iin yaplan hileleri gayr ahlk bul mu ve bunlata kar kmlardn Halka byle hileler reten kimselerin hapsediieceini sylemitir'-'^. Hanef ve filer hle-i er'iyyeye en ok yer veren hukukulardr. Mlik ve Hanbellerde hle-i er'iyyeye cevaz verilmemitin Hle-yi er'iyyenin meruluk temellerinden biri Kur'an- kermde Sd s resinin 44. yetidin Bu yet, bir kabahati sebebiyle hanmna yz sopa vurmak zere yemin ettiinde, bundan kurtulmas iin Hazret-i Eyyb'e gsterilen are yi bildirmektedin Buna gre Hazret-i Eyyb'e, hanmma zerinde yz filiz bu lunan bir dal ile vurmas, bylece yemini yerine getirmi olaca bildirilmitin nki yemin edince yeminini yerine getirmek esastn Bu mmkn olmazsa, keffretini vermek gerekin Burada sznde durmann, aksi takdirde bedeline raz olmann ehemmiyeti vurgulanmaktadm 'Buna "Eyyb ruhsat" denin Bir gn Hazret-i Peygamben kendisine hem adndaki hurmadan bir mikdar getiren Bill-i Habe'ye bunlar nereden aldm sormu, O da elinde bulunan yedi kilo di hurmay verip, bundan buuk kilo aldm syleyince, Hazret-i Peygam ber bunu tasvib etmemi ve "Byle yapma! Satn alacan zaman hurmay pa rayla sat; sonra bu parayla istediin hurmay satn al!" demitir'^s. nki ay n cins mahn birbirine satlmasnda, biri fazla olursa fiz olun Fiz slm hukukunda yasak olduu iin, karz yoluyla faizsiz kredi bula mayanlarn ihtiyalarnn karlanmas iin hukukular lyne veya muamele sat larn meru grmtn Bunlar hle-i er'iyyenin tatbikine tipik misallerdir ve ar bir para darlnn yaand Osmanl Devleti'nde yaygn tatbikat sahas bulmutur'-f'. h. Medne Halknn rf (mel-i Eh!-i Medne) Medne-i mnevvere halknn rf, mam Mlik'e mahsus bir delildin Vahyi mahede eden Medine halk, Hazret-i Peygamber'in tatbikatn nesilden nesile naklettii iin, bunlarm rf ve teamlleri, hukuken esas alnmaya daha l yktr. mam Mlik, sa' ve mdd gibi baz llerin mikdarian; ezan ve ikame tin ekli; namazda besmelenin gizli okunaca; iddihai- edilemeyen (bir sene bekletilemeyen) mahsullerin zektnn verilmeyecei; day, teyze gibi zevlerhamm vris olamayaca gibi ictihadlarm Medine ameline dayandrm; Medi123 Hamide Topuolu: Kanuna Kar Hile, zmit 1950, 284. 124 bn bidn, V/127. 125 Buhr: Buyu' 89, Vekle 3; Ivlsm: Mskt 65; Nes: B u y u ' 4 1 ; Mfdik; Muvatia', Byu' 20*21, bn Nceym, 406. 126 lyne ve muamele satlar iin bkz. Bu kitaptaki "rf Hukuk" ve ayrca ''Karz (dn) Ak di" balkh bahisler. Ayrca bkz. Ekrem Bura Ekinci: Eski Hukukumuzda Hile-i er'iyye ye Dair, A Erzincan Hukuk Fakltesi Dergisi, Y, 2006, C. X, S. 1-2. s. 3-16.

ne amelinde bulunmad iin satta meclis muhayyerliini kabul etmemitir. C. DELLLERN DEERLENDRLMES 1. ctihad Buraya kadar saylan delillerin hepsi, sradan ahslar deil, hukukular iindir. Mctehid hukukular, nlerine gelen meselelerde, btn bu delilleri tef sir eder ve bunlardan hukuk normunu elde eden Hukuku olmayanlar, hukuku larn delillerden kardklar bu hkmlere uyan Hukukularn delilleri deer lendirerek hkm istinbat etmelerine (kartmalanna) ictihad denin Bir mctehidin ictihadlarnm hepsi, o mctehidin mezhebini (hukuk ekoln) tekil eden Mezhel?, tutulan yol demektn. ctihad, slm hukukunun asl kaynaklai'i olan yet ve hadslerden mnlar aka anlalmayanlar, aka bildirilenlere kyas ederek, yani benzeterek yeni hkmler kai-mak demektin Bir hukuk mesele hakkmda, kitap veya snnette hkm bulunsa bile, bunu herkesin anlamas ve mahhas hdiseye tatbik etmesi mmkn deildin Bunu ancak slm hukuku sahasnda yetimi ehil kimseler yapabilir'^?. ctihad yapabilmek iin baz kayt ve arar vardr: ncelikle delleri an layabilmek iin alet bilgileri (ulm-i liye) de denilen oniki arapa ilmini; ayr ca Kur'an- kermin kraat ve tefsirini; Hazret-i Peygamber'in snnetini; kitap ve snnetteki neshleri; zerinde icma' olunmu meseleleri; kendisinden nceki hu kukularn kyas ve ictihadlarm; ayrca ictihad usullerini iyi bilmek gerekir'^s. Byle vasflar tayan kimseye mctehid denin Mctehidin, slm hukukunun kaynaklarmdan anladklarna gre hareket etmesi ve hkm vermesi gerekin Bir hususta ictihad ettikten sonra, prensip itibariyle bir baka mctehidin ayn hu sustaki hkmleriyle amel edemez; kendi itihadna uymas gerekin Mctehid ictihadda bulunduktan soma yeni bir deUle ulasa, bu itihadn deitirebin Bir mctehidin itihadnn, baka bir mctehidin ictihadma stnl yoktun Nitekim "ctihad ile ictihad nakzolunmaz" (Mecelle m. 16). Mctehidler, usul (inan) meselelerinde deil, ancak fru' denilen amel meselelerde ihtilaf etmilerdin Dolaysyla mctehidlerin ve bunlar taklid eden lerin inandklar esaslar birdin nsanlar bhbirinden farkl olduu gibi, zaman ve mekn farkllklar da farkl hkmlerin bulunmasm gerektirin Eer tek bh hu127 Ali Haydar Efendi, 1/66; Hayreddii Karaman: slam Hukukunda ctihad, 3.b, Ank. 1985, 20-22. 128 ctihadm artlar iin bkz. bn Melek, 288-289; Molla Hsrev, Mir'at, 366; Byk Haydar Efendi, 550 vd; Mahmud Es'ad, Telhis, 503 vd; Sadreddin, 114-115; zmirii, 259 vd; Cel leddin es-Syt: Takriru'l-stinad, Trc: . zen, st. 1987, 178 vd; ah Veliyyuilah: Ikd'ICeyyid, Kahire 1327, (el-nsf ile beraber) 30-31; Bilmen, Hukuk- slmiyye Kamusu, 1/242-243; Hallf, 397 vd; Eb Zehra: slmda Fkh Mezhebler Tarihi. Trc: Abdlkadir e ner, Ank. 1968,1/130 vd; Karaman, ctihad, 175 vd.

kuk hkm olsayd, insanlar iin ok zor olurdu. te bu husus slm hukuku nun dinamizm, esneklik ve sosyal ynn gsterir. Hazret-i Peygamber, "m metimin (limlerinin hukuk hkmlerdeki) ayrl rahmettir"^'^'^ buyurmu tur. Kur'an- kermde Hazret-i Davud ile olu Hazret-i Sleyman ayn mesele hakknda ictihadlarda bulunarak farkl hkmler verdii anlatlr ve her ikisinin de yapt vlr (Enbiy: 78-79). Her mctehid, elindeki delile gre ve sahip bulunduu usul kaidelerine gre hkm kartmakla, icdhad etmekle mkelleftir. Mctehdler arasndaki ih tilaflarn sebepleri yle saylabiliri-^": Mctehidler arasnda anlama farklhklar olabilir. Baz mctehidlerin kabul ettii debileri, bir bakas delil olarak grme yebilir. Delillerden bazlarn bir mctehid iittii halde, bir bakas iitmemi olabilir. Bazen de deliller arasnda tearuz (grnte birbirine uymama) meyda na gelmi olabilir. Bu takdirde tercih yapr. Son devir Osmanl hukukularnn ileri gelenlerinden Almed Cevdet Paa diyor ki: Drt mezheb ai'asndaki ihdlaflar una benzer ki: Bir ehir halk. nle rine kan bir meselede kanunda zm bulamazlarsa, o elrin ileri gelenleri top lanp, uyuamadklar zaman bazlar, devledn maksad ta'mir-i hild ve lerfih- ihddiY, yani beldelerin imar ve insanlarn rahaddr diye dnerek, kanunun herhangi bir maddesine benzeterek hallederler. Bunlar Hanef mezhebine benzer'-^. Bazlar da hkmet merkezinden gelen memurlarn hareketlerine baka rak, o ii bunlarn hareketlerine uydurur. Devletin maksad byledir, derler. Bunla- da Mlik mezhebine benzer'-^2_ Bazlar da kanunun ifadesine, yazmm gidii ne bakai'ak o ii zme yolunu tutarlai'. Bunlar da afi mezhebine benzer'^^. Ni hayet bazlar da, kanunun baka maddelerini de toplayp, birbiriyle karlatra rak bu ii doru yapabilmek yolunu ararlar. Bunlar da Hanbel mezhebine benzer'34. te ehrin ileri gelenlerinden her biri, bir yol bulur ve bu yolun doru ve kanuna uygun olduunu syler. Kanunun istedii ise bunlardan biridir, dierleri ise yanltr. Ancak kanundan ayrlmalar, kanuna ve devlete kar gelmeleri mak sadyla deildir. Hepsi kanuna uymak, devletin emrini yerine getirmek iin al t iin, kendilerine birey sylenemez. Hatta bu yaptklar takdir edilir. te drt mezheb arasndaki ihtilaflar da byledir. Bir meselede bunlardan birinin hkm
129 Syt: el-Cni's-Sar, Beyrul 1410/1990, II/2S8; Rmz, 11/450; el-Acln: Kef'l-Haf'. Kahire Dr't-Tiiras, Kef'i-Haf, 1/66. 130 ah Veliyyliah: e!-nsf, Kahire 1327, 6-10; Ikd'l-Ceyyid. 34; Bilmen. Hukuk- Lslmiyye Kamusu, 1/315-317; Eb Zehra, Fkl Mezhepler Tarihi, 1/72-97. 131 HaneTTlerin istihsana ok yer vermeleri im edilmektedir. 132 Mliklerin Medine halknn rfne itban im edilmektedir. 133 mam afi'nin ictihadlarnda Arap dili ve edebiyatnn hususiyetlerine ncelik vermesi im edilmektedir. 134 mam Ahmed bin Hanbe'in hadsleri kabul hususunda esnek davran ve Hanbellerin de k yasa gitmek yerine, ictihadlarnda bu farkl hadslerden istifade etmeleri im olunmaktadr.

Osmanl Hikukunm Yaps

125

doru, dierlerininki ise yanltr. Ancak hepsinin niyeti do^uyu bulmak olduu iin mazurdun Hazret-i Peygamber'in bir hadsinde geen "mmetime, yanld , unuttuu ve zorland iin ceza yoktur"sz bunu bildirmektedir'36. Nitekim hicr ikinci asrda Abbas halfesi Mensur, bn'l-Mukaff adn da ran asll saray nazrnn telkini zerine ve hukukta birlii temin maksady la, mam Mlik'e Muvatta' adl kitabn Kabe'ye asarak herkesin bunu renme sini ve buna gre hareket etmesini teklif ettiinde, mam Mlik: "Byle yapma! nki Hazret-i Peygamber'in eshln, fru'a dair ilerde ilttilaf ettiler. Memle ketlere daddlar. Buralarda her biri hads rivayet ettiler. Demek ki her memle ketin halknda ayr bir ilim vardr. Olur ki bunlar benim iitmediim bir delile gre ictihadda bulunurlar. Mctehidlerin ihtilaf bu mmete rahmet oldu. Her kes doru bulduuna uyar. Hepsi de dorudur ve hepsi de hidyet zeredir" di yerek engel olmutun Daha sonra Halfe Harun er-Red'in de bu yndeki tekli fine ayn ekilde cevap vermitir'-^'^. slm hukukularmm ilm dereceleri birbirmden farkldm Osmanh eyh lislmlarndan Ahmed bn Kemal'in mehur yedili tasnifine gre, ilk snf hu kuku mctehiddin Birincilerin kendilerine mahsus hkm kai"ma usulleri var dn kinciler bu usullere uyarak ictihad eden ncler ise ilk ikisinin ictihad et medii hususlarda ictihad eden Sonra gelenler ise srasyla mctehidlerin ictihadlarndan ksa ve kapah olanlarn aklar; bunlardan nakledilen birka riva yetten birisini delillerin kuvvetine gre tercih eder; tercih edilenleri bulup kitap lara yazar ve insanlarm anlayaca ekilde izah ederler'^.

2. Taklid Mctehid olmayan kimsenin yet ve hadslerden anladna uymas caiz deildin ctihad derecesinde bulunmayan kimselerin, bu dereceye gelmi her hangi bir hme uymas, dehl sormakszn onu taklid etmesi tabidin Nitekim sa habe ve tabin, bir hmden fetva istedikleri zaman delilini sormazd. Amel hu suslarda, bir mctehidi takhd eden kimseye mukallid denin Bylece kitap ve snnete uyulmu olur'^^. Mukallidler iin dehl ve l, kitap, snnet, icma' ve
135 bn Mce: Talk 16. 136 Ahmed Cevdet Paa: Ma'lmat- Nfia, Derseadet 1279, 16-17. 137 bn bidn, 1/48; e-a'rn: eI-Mzn'!-Kbr, Trc: A. Faruk Meyan, st. 1980, /77; ah Veliyyuilah, el-nsf, 8; Sadreddin, 129; Joseph Schacht: An Introduction to Islamic Law, Oxford 1966, 55-56; Subh Mahmasn: el-Evdau't-Teri'iyye, 2.b, Beyrut 1962, 144-146; Muhammed Hamidullah: "Eb Hanfenln slm Hukukunu Tedvin in Tesis Ettii Aka demi", slmm Hukuk lmine Yardmlar, Trc: K. Kuu, st. 1962, 123-124. 138 bn bidn, 1/55; Sadreddin, 131 vd; Sava Paa, 11/29 vd; Bilmen, Hukuk- slmiyye Kamu su, 1/313-315; Eb Zehra, Fkh Mezhepler Tarihi, 1/143 vd. 139 ah Veliyyuilah Dehlev, Ikd'l-Ceyyid, 44, 49.

kyas deil; taklid ettii mctehidin szleridir. Nitekim Kur'an- kermde, "Bil miyorsanz, bilenlerden sorun!" (Nall: 43; Enbiy: 7) ve baka mteaddit yetlerden (Nisa: 58, 82, Mide: 38, sr: 71, En'am: 90, Ankebt: 43, Tevbe: 122, Bekara: 286) ictihad derecesinde bulunmayanlarn, mctehidleri taklid et meleri gerekdi anlalmaktadr. "yilikte nce davranan muhacir ve ensr ile, onlara tbi olanlardan Allah honud olmutur" (Tevbe: 100) mealindeki yet-i kerme, er' hususlarda bakasna tbi olmann cevazna bir baka debi dir. Hazret-i Peygamber'in pek ok hadsi mctehid olmayanlarn, mctehidleri taklid edeceine dellet eder. Mukailid diledii herhangi bir mctehidi taklid edebihr. Bir ihtiya veya meakkat szkonusu olduunda, baka bir mctehidi de takhd edebilir. Ancak bunun artlar vardr: 1. Kendi mezhebine gre balad ii, baka bir mezhebe uyarak tamam layamaz. Mesel, Hanef mezhebine uyarak, komusunun evini satlan mteri den f a hakk ile satn alp, bu evde, afi mezhebine gre muamelede bulun mak caiz olmaz. nki afi mezhebinde komuluk sebebiyle f a hakk domaz'^'o. Buna mukabil, Hanef mezhebine gre, arap yapana zm sattktan son ra; bu zmlerin bedeli olan alacan Mlik mezhebine gre bakasna temlik etmek caizdir. nki artk yapt iin eseri devam etmemektediri-". 2. Taklid ettii mezhebin, o iin sahih olmas iin arad art ve mfsidlere riayet etmek gerekir. Aksi takdirde telfik olur. Hkm-i mleffak, yani telfik edilerek verilen hkm btldr. Nikhta ihtiya sebebiyle afi mezhebini taklid eden Hanef, kzn velsinin bulunmasna, ahitlerin dil olmasna ve akid esna snda nikh, tezvic gibi kelimelerin kuUamlmasma dikkat eder. nki Hanef mezhebinde deilse bile, afi mezhebinde bunlar nikln sdhad iin arttr. 3. Mezheblerin kolaylklarn toplamamaldr. Kaynaklar bunu dini hafife almak olarak grr. Nitekim Osmanl hukukularnn byklerinden Eb Sad Hdim, "Zaruret olan her ite baka mezhebi taklid caizdir. Zaruret yoksa caiz deildir. nki ruhsatlar aramak lehvdir, oyundur" diyor'^2^ Drr'l-Muhtar'da

140 en-Nablus: Hlsat't-Tahkk, st. 1991, 14-15; bn Abidn, 1/53. afi'de lmle f'a hakk vrise intikal edecei gibi; bu hakkn hemen kullanlmas da gerekmez. Komuluk se bebiyle f'a hakkm kullanan bir Hanef, afi'ye uyarak bu grlerden istifade edemez. nki yaplan iin tesiri devam etmektedir. Mesel komusunun evini Hanefye gre f'a ile satn aldktan sonra, bu eve bir istihkak sahibi ksa, bundan kurtulmak maksadyla afi'yi taklid ederek sat bozamaz. 141 Hanef mezhebinde arap yapana zm satmak caiz ise de, Mlik mezhebinde byle bir sa t sahih deildir. Buna mukabil, alacan borludan bakasna temiiki, Hanef mezhebinde caiz deil ise de. Mlik mezhebinde caizdir. 42 el-Hdim: Berka-y Ahmediyye, st. 1325,1/182.

da, "Zaruret zamanmda, baka mezheb taklid edilir" diyor''^^. bn bidn diyor ki: "mam- A'zam mezhebinde bir mesele hakkmda kavil bulunamazsa, Mlik'in mezhebine mracaat edilir. nki onun mezhebi Hanef mezhebine en ya kn olandr. Onun iin baz ulemamz, zaruret hlinde, mam Mlik'in baz kaviherine meyletmilerdir"'''*. Srf kolay olduu iin bir Hanef, Mlik'yi taklid ederek ahitsiz veya bir afi, Hanef'yi takhd ederek velsiz nikh kyarsa, ame li sahih olmakla beraber uygun deildir. . 4. Yaplan i, drt mezhebden hi birine gre sahih deilse, telfik olup ca iz deildir. Nitekim Hanef'ye uyarak velsiz, Hanef ve afi'ye uyarak mehr konumadan, Mlikye gre ahitsiz ve Ahmed bin Hanbel'e gre arta balana rak kyan nikh sahih olmaz. nki Hanefde ahitsiz, Mlikde velsiz ve mehr konuulmayan nikh sahih deildir. 5. Varlan netice kitap ve snnetin ak hkmne aykr olmamaldm Me sel ilcrah (tehdid) zerine zevcesini boayan kimse, krah ile talk kabul eden Hanef mezhebini takhd ederek zevcesinin kzkardei ile evlense, sonra da ikrah ile talk kabul etmeyen afi mezhebini taklid ederek eski zevcesine rcu' etse, bu Kur'an- kermin ak emrine aykr olacandan caiz deildir. nki iki kz karde ile ayn anda evli bulunmak caiz deildir'''^. Bu artlar hakkyla herkes gzetemeyecei iin, slm hukukular bir ih tiya olmadka, mukaUidin baka bir mezhebi taklid etmesine izin vermemi lerdir. Nitekim mukaUidin taklidi, mctehidin itihad gibidh. Nasl ki mctehid bir ihtiya olmakszn bakasnm icdhadna uyamazsa; mukaUid de ancak bir mctehide uyabilir ve ihtiya olmakszm bir baka mezhebe, geemez'''^. Mese l bir erkein, zevcesi ile st kardei olduklar, fakat birinin veya her ikisinin bir kere st emmi olduu somadan ortaya ksa; Hanef mezhebine gre nikhlar bozulaca iin, zorluktan kurtulmak sebebiyle afi mezhebini taklid ederler. nki bu mezhebde bir kere st emmekle st kardelii olmaz. Doya doya be kere st emmek gerekir. Nikhlar afi mezhebinin arad ardara uygunsa, ye niden nikh yapmadan; deilse, bu mezhebe gre yeniden nikh yaparak evlilik lerini srdrrler.
143 bn bidn, 1/268. Hukukularn eitli szlerinden anlalan, bir kimsenin, kendisine emre dilmeyen, zerine farz olmayan bir ii yapmas iin baka-mezhebi taklid edemeyeceidir. Nitekim hukuk arelere (hle-i er'iyyeye) de ancak ihtiya halinde mracaat edilebilir. Me sel mahremi olmayan Hanef kadnlar, afi mezhebini taklid ederek hacca gidemez; nk bunlara hac farz olmamtr.. 144 bn bidn, 11/552. Mefkudun nikhnn feshine hkmedilmesi ve hayz uzayan kadnn ddetinin bir sene olarak tesbiti, Hanef mezhebinde. Mlik kavline gre fetva verilen en mehur meselelerdir. 11/618. 145 bn Hacerel-Mekk:el-Fetv'I-Had!Syye,3.b, Kahire 1390/1970, 113-114; en-Nabls: elHadkat'n-Nediyye, Drlhilfe 1290, 709; Hdim, Berka, 110-111. 146 Ali afak: "slm H u k u k u n d a Kaynaklar-ctihad-Mctehid-Mezheb-Taklid ve Telfik

lim olmayan bir kimsenin, keyf olarak mezhebini bnakp baka bir mezhebe gemesi caiz deildir. nki bir mezhebin hkmlerini belli bir zaman boyunca renmitir. Yenisini renmeye belki mr yetmez. Mezheb deitir mek, ancak bir maslahat sebebiyle caiz olun Nitekim kendi mezhebinin yaygm olmad bir yerde yayor ve bu sebeple mezhebinin hkmlerim renemiyorsa, renmesi kolay olan baka bir mezhebe gemesi caiz ve lzm olun Kd olarak tayin edildii belde halknn mezhebine gemek veya mderris tayin edil dii medresenin vakf artlarna uymak iin mezheb deitirmek caizdin lim sa hibi kimseler iin, hkmlerini daha iyi kavrad ve delillerini daha kuvvetli bulduu bir mezhebe gemek caizdin''''? Nitekim Tahv, afi olduu halde; h kmlerini daha iyi kavrayabildii Hanef mezhebine gemi, bu mezhebde nde gelen bir hukuku olmutu. Abdlaziz bin mran el-Huza', nceleri Mlik iken, Badad'a gelen mam afi'den istifade etmek zere bu mezhebe gemitin Mehur lim ve mutasavvf eyh Abdlkadir Geyln, Hanbel mezhebinin unu tulmaya yz tuttuunu grerek afi mezhebinden Hanbel mezhebine intikal et mitin Osmanllarda Molla Grn, Bursa mderrisliine tayin edilince, padia hn ricas zerine halka daha faydal olmak iin afi mezhebinden Hanef mez hebine gemiti. Bir meselenin birden ziyade taraf varsa, her bir tarafn mezhebi de faikl ise, her biri o i iin kendi mezhebinin arad esaslara uyacaktn Mahkemeye intikal eden ilerde, taraflarn deil, hkimin mezhebi esas alnn Hanef mezhe binin artlarna gre (szgelii velsiz) evlenip, sonradan Mlik veya afi mez hebine gre gaiplik veya nafakaszhktan dolay akdi fesh kabil deildin Ancak bu mezhebden bir kd evlilii feshedebilin nki hkimin hkm, hilaf orta dan kaldrn-i'is. Hkmdan muayyen bir itihadn tatbikini emretmise, hkim kendi mezhebine aykr bile olsa, bu itihada gre hkmeden Nitekim Mecellei Ahkm- Adliyye'nin esbb- mircibe mazbatasnda (gerekesinde) getii ze re, "Mesil-i mctehedn fihda (mctehidler arasnda ihtilafl meselelerde) imm'l-mslimn hazretleri her hangi kaville amel olunmak zere emrederse mcebince amel olunmak vcibdir". Buna hukuk tarihimizde resm mezheb tat bikat ad verilin

3. Fetva Fetva, slm hukukuna dair bir meselenin hkmn bildiren hukuku grdn Bir itihadn, mahhas hdiseye tatbiki demektin Gnmzde malkeMcseleleri zerine Bir Aratrma", A slm limler Fak. Dergisi, 3 (1-2), Ank. 1979, 28. 147 a'rn, Mizan, 1/74-79. 148 Ahmed es-Senhr: Mezheblerin Hkmleri Arasmda TelHk, Trc: Hayreddin Karaman, st. 1971,219-220.

melerde bir mesele sabit olduktan sonra, bunun kanunun hangi maddesine girdi ini aratrp bu istikamette hkm vermeye benzen Fetva verene mfti denir. Mftinin mctehid olmas idealdin Mctehid deilse, kendi mezhebindeki mctehidlerden nakilde bulunun slm hukukunda, her beldede insanlarn mracaat edip fetva sorabilecei bir mftinin bulunmas, Mslmanlar zerine faiz- kifyedin Yani bir kii bu ii zerine alrsa, dier Mslmanlar bu vecibeden kurtu lun Bu sebeple, slm amme hukuku, hkmdara her beldede byle bir mfti (din ve hukuk maviri) bulundurma vazifesini yklemitin Osmanllar zama nnda da hemen her kazada maam devletin karlad bir mfti bulunur; ken disine mracaat edenlerin din ve hukuk suallerini cevaplandnnd. Mfti olma yan yerlerde kadlar kaz vazifesinden ayn olarak mfti gibi fetva verirlerdi. Fetva, iki ksmdan teekkl eden Bata zlmesi istenen hukuk mesele sual biiminde yer aln. Altnda mftinin cevab, yani meselenin haUi, ok ksa olarak {evet veya hayr; ohr veya olmaz eklinde) yer aln Cevabn yanmda da bunun hangi muteber kaynaktan alnd ve sonra da mftinin imza ve mhr bulunun Fetvada mesele dima formle edilin Khe ifadeler ve isimler yer alr. Stilize edilmi fetvada, meseleyle alkal gerek ahslarn yerine, erkekler iin Amn Zeyd, Bekr, Bir; kadmlar iin de Hind, Zeyneb, Hadice gibi isimler kul lanlrd. Gayrimslimler in, Nikola, Yani, Mihal, Marya, Matruka gibi isimler zikredilirdi'"^. Buna benzer biimde ngiliz hukukunda da rnek mahkeme kararlarmda, davann taraflar iin John Doe ve Richard Roe isimleri kullanln a. Fetva ile Kaz Arasndaki Mnasebet Fetvaya paralel bir hukuk messese vardr ki buna kaz denin Kaz, l gatte "bir ii yerine getirmek" demektin Plukuk ihtilaf muhakeme ederek res men zmek mnsma gelin Kaz (yarg) vazifesini yrten kimseye de kd de nin Kadnn da mfti gibi mctehid olmas esas prensiptin Byle deilse, tbi ol duu mezhebe gre hkm verin Fetva ve kaz tefriki, slm hukukunun esas prensiplerindendin Her hukuk hlann, bir din (diyanet), bir de kaz yn var dn Fetva ile kaz messeseleri her ne kadar birbirlerine ok benzemekteyseler de, aralarnda mhim farklar vardn'^o. 1. Fetva bir hukuk hkm ihba-, yani bildirmek olduu iin balayc de ildin Bunu kabul etmek insanm din ynyle alkaidn. Msteft, yani fetva so ran kimse bu fetvaya uymaya icbar edilemez. nki ba.ka bir mftinin fetvas na uyabilin Veya gnah gze alp hibir fetvaya uymayabilin Ancak kaz h kmlere uymak mecburdin Aksi takdirde icra mercileri tarafndan zorla infaz
149 Etrafl biigi iin bkz. Uriel Heyd: "Osmanl'da Fetva Messesesinin Baz Tezahrleri", Trc. F. Gedikli, Hukuk Aratrmalar, Marmara niversitesi Hukuk Fakltesi. C. 9, S. 1-3, 1995,287-317. 150 Bilmen, Hukuk- slmiyye Kamusu, /253-254.

edilirler. 2. Fetva umumdir. Aym vaziyette olan herkes iin muteberdir. Kaz ise, ancak lehine ve aleyhine hkm verilen kimseler iin bir hkm ifade eder. n ki kaz hkmn esasn, taraflarn ileri srd delier ve taraflam halleri te kil eder. 3. Fetva meselenin uhrev hkmn bildirir. Dolaysyla ahsn niyeti mhimdm Kaz ise dnyev olup, burada ahslarn da vuran davranlara baklm Bu bakmdan mesel zevcesini hata ile boayan kimse, bunu mftiye sorduun da, mfti eer hakikaten hata ile boad ise boanmann gereklemedii ynn de fetva verir. mahkemeye intikal ettiinde, zevcin hata edip etmediine bakl maz. Dier artlar tahakkuk etmise boanmaya hkmedilir. nki mahkeme za hire gre hkmeder. Kiinin iinden ne geirdiini bilemez. Yine mesel alacak ls tarafndan onbe yl takip edilmeyen bir alacan devam edip etmedii mf tiye sorulsa, mfd, "Zamann gemesiyle hak dmez" prensibi gerei borcun devam ettii ynnde fetva verir. Kd ise borcun dtne karar verir. nki onbe yl takip edilmeyen borlar mahkemece talep edilemez. Bir kimseden ala ca olduu halde bunu ispatlayamamas durumunda kd davay reddeder. Ama mfdye sorduunda mfd bortan dolay mesuhyetin devam ettii ynnde fet va verir. Bir baka deyile dnyev deil ama, uhrev mesuliyet devam eder. 4. Fetvada mfti sorann anlatt hdiseye gre cevap verir. Bunlarn do ru olup olmadn ai'atrmaz. "Bu anlattnz eer doru ise.." kaziyesine da yanr. Bu bakmdan dier tarafn mftinin huzurunda bulunmas, hdiseyi bir de onun anlatmas gerekmez. Ama kazada tai'aflarn kd huzurunda bir araya gel mesi, meselenin etraflca aratrlmas ve delillerle desteklenmesi gerekir. Kd, yalnzca davac ve davalnn szleri ile bal deildir. Delillere ve kanaatine g re karar verir. 5. Fetva, slm hukukunun btn sahalar iin, dolaysyla ibadetlerde de sz konusudur. Ancak ibadetlerde kazann rol dolayl ve smrldn. Bir kimsenin mahkemeye mracaat edip, tuttuu orucun, kesdi kurbann sahih olup olmad hususunda hkm kartmas olacak i deildir. Ama mesel bir kimse lr ken, salnda yapamad hac farizasn yapmak zere yerine bir bedel gnde rilmesini vasiyet etse, vas de artlara uymayan birisini vekil olarak hacca gn derse veya gnderilen bu vekil hacc yerine gedrmese, sonra da i mahkemeye dse, kd haccn sahih olmayp, tekrar bir bedel gnderilmesine hkmedebilir. 6. Fetva, bu ehliyeti hiz herkes, hatta kadnlar, kleler, ocuklar tarafn dan bile verilebilir. Halbuki kazaya ehil kimse, alitiik yapmaya da ehil ve an cak hkmetin vazifelendirdii kimsedir. hidlie elverili olmayan kadnlar, kleler, ocuklar kaz hkm veremez. Hkmete tayin edilmemi kimsenin kazas da nafiz olmaz.

7. Bir kimsede hem fetva, hem de kaz grevi birleebilir. Nitekim Hulef-y ridn, Emev ve Abbas halfelerinden mctehid olan bazlar, ayrca Abbslerde mam Eb Yusuf, Osmanllarda Molla Fenr, Hzr elebi hem fetva ve hem de kaz mevkiini ihraz etmilerdir. Kadya bir fetva sorulduu zaman, mfti gibi fetvnm hususiyetle erevesinde buna cevap verir. Bu bir kaz hk m deildir. Ama ayn mesele mahkemeye intikal ettiinde, kd sfatyla taraf lar tekil edilmedike, deliller ikame olumnadka hkm veremez. b. Fetvnm Kanun Hline Getirilmesi Bazen mftinin verdii fetvalar, hkmdar tarafmdan kanun hline getiri lebilir. Bu takdirde kaz mercilerinin de bu fetvaya uymalar mecbur olur. Kur'an- kerm ullemre itaati emretmektedir. Hkmdar, kadlara bir fetvaya gre hkm vermelerini emretmise, kadlarn ictihadlar ile verdikleri fetva ba ka bile olsa, hkmdarm emrettii fetvaya uymalar mecburdir. Bunun Abbslerde, Seluklularda ve bilhassa Osmanhiarda rneklerine rastlanr. eyhhslm Ebussuud Efendi, zamanm artlai'im ve insanlarm ihtiyalarm nazara alarak ih tilafl konula-daki baz fetvalar ma'ruz eklinde padiaha arzetmi; padiah da bunlarm kanun gibi tatbik olunmas iin ferman neretmiti. Bu fetvalar Ma'r zt adyla bilinin [lmiye snfnm st makama yazd yazlara ma'ruz denin] Bundan sonra eyhlislmlarm muayyen mevzularda verdikleri baz fet valarn, ihtiya hlinde padiah iradesine iktiran olunarak kanun eklinde iln edilmesi gelenei Osmanl Devletinin sonuna kadar devam etmitir. Bu usulde, eyhhslmlar yahud kazaskerler veya herhangi bir hukuku, bir mevzuda ihti ya veya zamann bozulmas sebebiyle, o zamana kadar tatbik edilegelen hukuk kaidesinin (yani Hanef mezhebinin esah kavlinin) yerine, baka bir hukuk ka idesinin (Hanef mezhebindeki veya baka bir mezhebdeki grn) tatbik olun duu bir fetva arzetmekte; padiah da zerine "mcebince amel oluna" yazarak bu fetvay kanun hline getirmektedh. Bylece fetva irade-i seniyyeye (padiah iradesine) iktiran ettirilmi (balanm) oluyordu. Grlyor ki, burada padiah fermanyla o zamana kadar er' hukukta hi mevcut olmayan bir hkm getiril memekte; mevcut hkmlerden birisi tatbik mevkiine konulmaktadri^. Hukuk meselesi olanlar, bir mftiye mracaat ederek fetva soran Fetva, gnmzdeki hukuk mavirlerinin istir beyanlarna benzen Fetvnm hk mne raz olurlarsa, mesele biten Raz olmazlarsa, mahkemeye gidebiliren Fet vnm durumu lehine gsterdii taraf, bu fetvay mahkemeye ibraz edebilin K d da mftiden fetva isteyebilin Kd, bu fetvalar ile bal olmamakla beraben temyiz mracaat sz konusu olduunda, st mahkeme (Divan- Hmyun) kd-

151 M. kif Aydn: slam Hukuku'nun Osmanh Devleti'nde Kanun Hukukuna Doru Ge irdii Evrim, Trk Hukuk Tarili Aratrmalar, S. I , Y . 2 0 0 6 , s. 15.

132

Osma Hikiku

ya fetvay niin nazara almadn sorabilir. Osmanllarda eyhlislm fetvalar bir araya toplanp, bugnki temyiz mahkemesi tevhid-i ictihad kararlarna (Yar gtay tihad Birletirme Kararlarna) benzer bir mahiyet kazanm; kadlar iin yar-resm mracaat kayna hline getirilmitir. Son devirde eyhlislmlk da temyiz mercii durumunda idi. Bu bakmdan eyhlislm fetvalarna aka ayk r hkm vermek, kadlar iin pek kolay deildi.

4. Resm Mezheb slm hukukunda, her kdnm mahkemede kendi ictihadlarma gre hkm vermesi esastr. Ancak hkmdar, muayyen bir ictihad ile hkmedilmesin! emre derse, onun vekili mesabesinde bulunan kadlarn bununla hkm vermeleri de baka bir prensiptir. Drt halfe ve Emevler devrinde tayin edilen kadlar, kendi ictihadlarma gre hkmederdi. Fikir hrriyeti ve ictihad serbestisi bakmmdan takdire yn oian bu durum, hukuk birlii asndan mahzurlar dourmaktayd. yle ki, birbirine yakn iki ehirdeki mahkemelerden, ayn mesele hakkmda iki ayr hkm kabilirdi. Abbasler zamannda artk mezhebler teekkl etmeye balad. Abbas halfesi Mensur, ardndan da Harun er-Red, mam Mlik'in Muvatta' adl kitabn resm hukuk tedvini olarak iln etmeyi dnd ise de. mam Mlik ilm hniyete ve gelimeye engel olaca endiesiyle buna izin ver medi. mam Eb Hanfe'nin gzide talebesi Eb Yusuf kdylkudt (bakd) olunca, kadlklara umumiyetle tand ve hukuk nosyonunu yakndan bildii Hanef kadlar tayin etmitir. Halefleri de bu yolda hareket edince, Osmanl Dev leti'nin sonuna kadar devam edecek olan resm mezheb tatbikat balamtr. Maamafih Abbasler zamannda am ve Marib'de Mlik, Msr'da afi mezhebinden kadlar tayin edildii de olmutur. Hkmler kadnn mezhebine gre verilmi; kadnn mezhebinden olmayanlarn davasnda, gerekirse bu mez hebden nibler tayin edilerek, davaya bunlar bakmtr. afi olan Eyybler ve Memlkler haricindeki Abbas mirass devletlerde de byle olmutur. Bu dev letlerin ekserisi Trk devletleri olup, Trkler zaten Hanef idi. Seluklular zama nnda fi mezhebinden kadlara rastlamr'52. Ftmler zamanmda smailiye mezhebini resm mezheb olduu; ancak fi kdlarnm da hkmetmesine izin verilen Msr'da, Hanef mezhebi yasaklanmt. Eyybler hakimiyeti ele aln ca, smailiye tatbikatim kaldrarak, fi mezhebini Msr'da resm mezheb yap tlar. Memlk hkmdar Baybars'tan (1223-1277) itibai'en, Msr ve am'da drt mezhebden de kd tayin edilmi; bunlarn ba fi kads olmutur. End ls ve Marib'deki slm devletlerinde de bir ara Zahir, daha ziyade Mlik
152 Aslen Azerbaycan'daki Urmiye ehrinden olup, 682/1283 senesinde Konya'da vefat eden Sircddin el-Urmev fi mezhebinden olup, Seluklularn Konya kads, bilahare kdylku dt tayin edilmitir.

mezhebinin resm mezheb iln edildii bilinmeictedir. Gneydou Asya'daki Malezya, Cava, Sumatra, Moro-FiUpinler, Maldivler gibi Mslman devletleri, fi mezhebini resm mezheb olarak tatbik ederdi. Osmanllarda kdai' umumiyede Hanef mezhebinden tayin olunurdu. Kadlarn da kendi mezheblerine gre hkmetmesi gerektii iin mahkemelerde bu mezheb esas alnrd. hdya olduunda baka mezheblerden nibler yard myla bu mezheb grlerine gre hkm verildii de olmutur. Nitekim nafaka vermeyen veya gib kiilerin nikhlarnn fi veya Mlik mezhebine gre fes hedildiine dair er'iyye sicillerinde misaller vai'dr. Zamanla baka Snn mez heblerden halkn kesif biimde yaad Gneydou Anadolu, Suriye, Ixak, A-abistan. Kuzey Afrika gibi beldeler fethedihnce; buraya Hanef kdsmm riyase tinde, bu mezheblerden de nibler (kd vekilleri) taym edilerek bilhassa ahvli ahsiyye ve hukuk davalarmda bu mezheblerin de tatbikine imkan verilmitir. Bu niblerin verdikleri hkmler, Hanef bakd tarafndan tasdik olunmadka infaz edilemezdi. ahslarn, husus hukuka dair ihtilaflarn kendi mezhebleinden hakeme gtrmeleri, bylece kendi mezhebierini tatbik etmeleri de mmkn ve meru idi. Bununla beraber Arap vilyetler indeki mahkemelerde de Hanef mezhebi yaygn biimde tatbik olunmutur. Romahlardan (Rumlardan) alnd iin Diyr- Rm denilen Anadolu ve Rumeli'de Ebussuud Efendi'nin eyhhslm olduu XVI. asr ortaiarmdan iti baren sadece Hanef mezhebi cri olmu; kadlar yalnzca Hanef mezhebine g re hkmetmekle kaytlandrlm; dier mezheblere gre hkmedihnesi veya bu mezheblerden nib tayini men olunmutur. Kd tayin beratlarnda Hanef mez hebinin esahh- akvUyle (en sahih grleriyle) hkm vermeleri art koul mutur. Bylece lkede Hanef mezhebinin resm mezheb oluu da tescillenmitir. Msr'da, Kavalah Mehmed Ali Paa'nm valiliinden itibaren (1805) Msn'da yalnzca Hanef mezhebinden kadlar tayin edilmidr. Veklet akdinde vekihn zaman, mekn ve baz hususlarla kaytlandrlmas caiz olduundan, padiahm vekili olan kadlarn da, hangi mezhebden olurlarsa olsunlar, Hanef mez hebine gre hkmetmek zere kaytiandnlmaian caizdir. Nitekim hkmdarn, vekili mesbesindeki kadlara, muayyen bir itihada gre bkmedimesini em retmeye salhiyed vardr. Mecelle'nin nsznde "Mesil-i mctehedn fihda (mctehidler arasmda ihtilafl meselelerde) imm'l-mslimn hazretleri her hangi kaville amel olunmak zere emrederse mcebince amel olunmak vcibdir" diye yazar. Mesel kz karrmalarn artmas zerine XVI. asnda nikhta ve lnin rzasn arayan mam Muhammed kavli kanunlatrdmtr. Mecelle'nin neriyle, btn Osmanl lkesindeki mahkemelerde husus hukuk davalarmda Hanef mezhebinin hakimiyed vurgulanmtr. hdya olduk a dier mezheblerin kavilleri, ma'rz yoluyla, yani eyhhslmn padiaha arzedip tasvibini almasyla kanunlatnilmtr. Nitekim XIX. asr sonlar ve XX.

asr balarnda bu gibi kanunlara ska rastlanr. Kocas kayp veya nafaka ver meyen kadnlarn nikh afi veya Mlik mezhebine gre feshettirmelerine im kn veren 1916 taihli kanunlar gbi. 11. Merutiyet'ten sonra mezheb birlii en diesi tamamen braklarak, telfiki (eklektik) esasa dayah, yani ayn meselede farkh mezheblerin hkmlerinin kartrld kanunlar nerolunmutun Osmanh Devleti'nde, drt Sim mezheb dndaki mezhebler resmen ta nnmyordu. i mezhebinin beinci bir mezheb olarak tanmmas hususunda Sul tan I. Mahmud ve Sultan II. Abdlhamid zamanmdaki baz taleplen Osmanl h kmetince kat'iyetle reddedilmiti. Osmanh teb'asmdaki i ve Hariclere, dava larn kendi mezheplerinden hakeme gtrmeyip Osmanl mahkemelerine kar dklar zaman, Hanef fkh tatbik ediliyordu. Osmanh tarihinde ilk defa ttihadc hkmet tarafmdan, 1329/1911 tarihinde, Yeraen'de, i-Zeydler iin kendi mezheblerinden bir kd tayin edilmitin Netice itibariyle Osmanl hukukunun esasn, Hanef mezhebi bata olmak zere drt Snn mezheb tekil etmi; Os manh lkesinde i ve Haric aznlklar bulunmakla beraben Osmanh mahkeme lerine mracaatlarnda kendilerine Snn mezheblerin ahkm tatbik edilmitin

5. Resm Tedvin er' hukuk, bir hukukula- hukuku olduundan, bu hukukun hkmleri, baka hukuk sistemlerinde olduu gibi yetkili makamlarca karlm kanunlaia tesbit edilmi deildir. Ancak hkmdar, er' hukukun hkmlerini ksmen ve ya tamamen kanun hline getirebilin Nitekim hukukular arasnda ihtilafl mese lelerde, hkmdarn tercih ettii grleri kanun hline getirmesi de mmkndn Hukuk tarihinde, buna teebbs eden hkmetler olmutun Mesel, Abbas hal fesi Mu'tezid, 283/896 ylmda, zevlerhm (murise kadm vasnasyla balanan akraba) yahnz kaldmda, mirasa dhil olacama dair Hanef kavline uygun bir emirname neredip, o zamana kadar zevlerhmm vris olamayp, mirasn beytlmle dneceine dair afi kavline uygun tatbikat meriyetten kaldrmtr'53. Horasan valisi Abdullah bin Thir, 224/838 tarihli Fergana zelzelesinden sonra Ferganallarla Horasanllar arasmdaki sulama meselelerini hukuk bir ni zama sokmak maksadyla Horasan ve Irak fakhlerini toplayarak Kihu l-Kidf adl kanunnme mecmuasn hazrlatmt. Seluklu hkmdar Cellddin Melikah, 485/1092 ylnda slm husus hukukunun ihtilafl baz hkmlerini Mesil-i Melikah fi'l-Kavidi'-er'iyye adyla tedvin ettirmesiyle tannmtn Zamann mehur hukukularn himmetiyle tedvin edilen hukuk hkmlerin, b tn Seluklu lkesinde tatbiki emredilmitin Bilhassa muvzaah akidlen gayri menkul ahm satm, kadnlar aleyhinde ahithk, borlunun temerrd gibi mese53 Nianczde, 11/85.

lelerde, hilecilerin zararndan insanla korumak maksadyla hkmler getiren ve Mool istilsna kadar mer'iyette kalan bu kanunnme, gnmze ulamamsa da, birka hkm tarih kitaplarnda zikredilmektediri54^ Seluklulan Abbas devlet modelini devam ettirmilerdi. Her ehirde ah km- er'iyyeye gre hlcmeden kd mahkemeleri vard. Ancak Seluklulan Uygurlardan gelen teamle uygun olarak, slm hukukunun boluk brakp tan zimini hkmdara brakt meselelerde eski Trk rflerini tatbik etmiler; ba zen bu rflerin tatbik edildii ayr mahkemeler kurmulardn Bu da er' huku kun yannda ve ona aykr olmamak zere rf hukuku dourmutun MooUarda da bulunan bu gelenek, Osmanllarda da devam etmitin Osmanllar, rf hu kuku, kanunnmeler hlinde vaz'etmilerdin er' hukukun kanun hline getirilmesinin rneine Osmanllarda daha ok rastlann Osmanllarda XVI. asrdan itibaren kadlarn tayin beratlarnda Ha nef mezhebinin esahh- akvhyle (en sahih kavilleriyle) hkmetmeleri art ko nulmutu. Bylece Hanef mezhebinin lkenin resm mezhebi olduu tescillendii gibi, hukuk birlii de teyid edilmi oluyordu. Bu bir bakma Hanef mezhe bine ait fkh kitaplarnn kanun kodu hline getirilmesi mnsma geHyordu. Fa tih camiinde imam-hatiblik ve Sd elebi drlkurrsmda [hafz yetitiren med resede] mderrislik yapan Haleb brahim Efendi'nn (956/1594) kaleme ald ve Hanef mezhebinin en muteber kavillerinin sistematik olarak bildirildii Mlteka' l-Ebhur adh eser, Sultan brahim zamanmda Mevkft Mehmed Efendi ta rafndan Trkeye tercme edilmi ve deta resm kod olarak mahkemelerde tat bik olunmutur'55. Bylece er' hukukun btn hkmlerini ihtiva eden Mlte k, Osmanh Devleti'nde meden, borlan ticaret, ceza, vergi, muhakeme usul, vatandalk vs. kanunlarnn yerini tutmutun Resm tedvin teebbslerine Hindistan'daki Mslman Trk devletlerin de de rastlanrsa da, bunlar ok da neticeye varm saylamaz. Hindistan'da Trk asll Mslman Tulukahlar zamannda. lim bin Al (768/1384) adndaki hu kuku, Firuz ah'n sarayndaki asilzadelerden EmhTatarhan'm tahmatyla Zd' l-Msfir, ya da Fetv-y Tatarhniyye diye tannan eserini kaleme almtn Bu hukuk kodu, resmen iln edilmedii iin, tam mansyla resm bir tedvin sa ylmazsa da, bir yandan devletin ve devlet ricalinin hukukun tedvinine alkasn ve katklarm, bir yandan da Trk-Mool kanun geleneinin tezahrn gster mesi bakmndan nemhdin Hindistan'daki Grgniye Devleti hkmdaiarmdan ah Evrengzib lemgir (1658-1706), lkede cri bulunan slm-Hanef hu kuku kaynaklarndan istifadenin zorluunu grm; bu kaynaklardaki hkm lerden en muteber olanlai'imn herkesin anlayabilecei ekilde tedvini iin bir he154 Fuad Kprl: "sim Hukuku", slm Medeniyeti Tarihi, Ank. 1963, 306. 155 Cin/Akgndz, 1/104, 149.

yet tekil etmitir. eyh Nizm riyasetindeki bu heyet, Fev-y Hindiyye de de nilen alt cildlik Fev-y lemgiriyye'yi hazrlamtr. ahn ktphanesinde bulunan binlerce cild kitap taranarak ve ikiyz bin gm mpye harcanarak ha zrlanan bu eser hkmdar fermanyla iln edilmedii iin kanunlaamamtr ama, asrlarca hem Hindistan'daki hukukularn el kitab olmu; hem de slm dnyasnda ok rabet grmtr. Trkeye de tercme olunmu ve basdmistm Bu teebbs, Trk kanunnme gelenei bakmndan da mhimdir ve Osmanl Devleti'ndeki gelimeler ile paralellik gsterir.

D. SLM HUKUKUNUN TARH D E V R E L E R X. Birinci Devir: Hazret-i Peygamber Devri slm hukukunun teekkl (teri') tarihinde en nemli devir Asr- Saadet veya Asr- Nebevi de denilen vahy devridir. nki bu devir, slm hukukunun asl kaynaklar olan Kur'an- kermin nazil olduu ve Hazret-i Peygamber'in bir takm emir ve nehyler (yasaklar) getirdii devirdir. slm dininin kurucusu ve s lm hukukunun rii (kanun koyucusu) Hazret-i Muhammed, mildn 571. sene sinde Mekke'de dnyaya gelmi; 40 yanda iken Cebrail ismindeki melek vas tasyla ilk vahy inmi ve kendisine peygamber olduu bildirilerek yakn evre sine bunu tebli etmesi emrolunmutur. O zamanlar Mekke halknn br ksm Hazret-i brahim'in dininden kalma tek tk bir takm hkmlere tbi; ekserisi ise putperest idi. Hazret-i Muhammed, kendisine vahyolunanlar bilalare Mekkelilere tebli etmeye balad zaman ok byk bir reaksiyonla karlamtr. Oniki sene kadar teblide bulunduktan sonra, Mekkelilerin verdii skntlarn tahamml haddini amas zerine, kendisine inananlaia beraber, daha evvel Mslmanl kabul eden Medineliierin davedne icabetle Mekke'den Medi ne'ye hicret ederek Medine site devlednin bana gemitir. On sene gemeden Mekke fethedilmitir. Mildm 632. senesinde Medine'de vefat ettiinde, kendi sine inananlarn says yzbinleri bulmu ve hemen btn Arabistan yarmadas Mslman hakimiyetine girmiti. Hazret-i Peygamber'in vahye muhatap olduu 23 senenin lk 13 senesi Mekke'de gemitir ve bu devrede gelen yetlerin hemen tamam, daha ziyade inan esaslar ile kssa ve haberlere, yani gemite cereyan eden ve gelecekte ce reyan edecek hdiselere dairdir. Bu devrede inen yetlerin pek az ahkm (huku k hkmler) ile alkaldr ve bunlarn da byk ounluu ibadete dair ve bir ksm da umum (kU) hkmlerdi. Mekke devri, Hazret-i Peygamber'in yeni bir dinin esaslarn anlatt ve evresindeki insanlai'm aznn kendisine inanp ounun reddettii, hatta ok iddetle kar kt bir devredir. Hicret vki olduunda Medine'de Arablaia beraber Yahudiler de yaa maktayd. Bunlar, Hazret-i Peygamber'i devlet bakan ola-ak tanmlar ve bir

muahede imzalamlard. Ynetenlerle ynedlenlerin karlkl hak ve vazifele rinin yer ald bu muahedeye Medine Vesikas denir ve tarihte bilinen ilk yazl anayasa hviyeti tar. Bundan sonra Medine, Mslmanlarm giderek oald bir slm site (ehir) devleti olmu; bylece bu yeni Mslman cemiyetinin ve devletinin ihtiya duyduu hukuk hkmler birer birer konmaya balamtr. te bu devirde, bir taraftan ibadeerle ilgili hkmlerin vaz' edilmesi srerken, di er bir taraftan da slm fkhmm sosyal yn ar basan aile, miras, sava, al veri, ceza, muhakeme hukukuna dair hkmler konulmutur. Hazret-i Peygam ber ayn zamanda bir devlet reisi, bahkim ve ordu kumandan olmak itibariy le, devlet idare etmi, savam, eli gndermi, yabanc elileri kabul etmi, sulh anlamas yapm, dava dinlemi ve hkm vermitir. te bu sahalardaki sz ve fiillerinin hepsi, slm esas tekilat, idare, kaz (yarg), harb ve milletle raras hukuk hkmlerine esas tekil etmidr. Bu devirde, bazen bir hdise vuku' bulur, bunun hkm Hazret-i Peygamber'den sorulur; sonra bununla alkal olarak vahy gelirdi. Szgelii Hazret-i Peygamber'den sava ganmetlerinin durumu sorulmu, bunun zerine Enfl s resinin ilk yetleri gelmitir. Vahy gelmezse, Hazret-i Peygamber ictihad ederek veya istiarede bulunduu esbabnn ictihadlai'mdan birini benimseyerek mese leyi zerdi. Bu ictihadda bir yanlma varsa, vahy gelerek dzeldlirdi. nki s lm inancna gre, peygamberler masumdur. Nitekim Hazret-i Peygamber, Bedr hai-binde alman esirlerin fidye karl serbest braklmasn ictihad etmi; esir ler brakldktan sonra "Harbde alnan esirleri mal karl olarak salver mek, hi bir Peygambere yakmaz. Yeryznde onlarn ounu ldrmek, zayflamalarna sebep olur" mealindeki yet-i kerme (Enfl: 67) gelmidr. Bazen de hi bir hdise vuku bulmadan zamam geldike bir meselenin hkm bildirilirdi. Hazret-i Peygamber, Kur'an yetlerinin hangi sebeplerle indiini, geici olanlarm, bunlardan hukuk hkmlerin nasl karlacan, esbabna bildirip aklard. Bunlar Hazret-i Peygamber'den rendiklerini talebelerine rivayet et tiler. Bunlar da kendilerinden sonra gelenlere tam ve tebli ederek kitaplara gemesini saladlai'. Hazret-i Peygamber'in ortaya kan bir hdisede belli bir yolda tatbikatta bulunup, daha sonra aym hdise tekrar ortaya ktnda, bu de fa farkl bir yolda tatbikatta bulunduu ok olmutur. Bu da slm hukukunda hkmlerin alternatifli olmas neticesini dourmutur. Hazret-i Peygamber, ha yati boyunca, fkh ilminin delillerin tekil edecek szler syledii gibi, bizzat tatbikatta bulunmu; evlenmi, al-veri vs. yapmtr. Hsl, eriatin btn h kmlerini ahsmda tatbik ederek fkh kelimesine hayatiyet kazandrmtr. Kur'an- kerm yetleri nazil olduka, bunlar Hazret-i Peygamber'in em riyle vahy ktibleri parmen, kuma, kemik paras gibi ne bulurlarsa yazarlar'-

13 8
di56.

Osmanl Hukuku

Sonradan iittikleri hadsleri de yazmalar iin Eshb- kirama Hazret-i Peygamber tarafmdan izin verildi. Din ve hukuk hkmler ncelikle Medine-i mnevveredeki Mescid-i Nebev'de tebli edihrdi. Buras slm tarihindeki ilk hukuk akademisi saylabilin Sahbe-i kiramdan bekr olup eshb- sujfa denilen yetmi, seksen kadar devaml Mescid-i Nebev'de bulunur; Hazret-i Peygam ber'in yanmdan hi ayrlmazlar; Kur'an- kerm yetlerini ve hads-i erfleri zabtederlerdi. Bu sebeple Hazret-i Peygamber'in talim ettii er' hkmleri renip, orada hazr bulunmayanlara bilahare tebli ederlerdi. Eshb- suffa, Haz ret-i Peygamber'in hadslerinin sonraki nesillere intikahnde ve slmiyetin uzak beldelere yaylmasnda en mhim rol oynamtn Kabilelere gnderilecek Kur'an- kerm ve snnet muallimleri de onlarn arasndan seilirdi. Bunla-, Kur'an yetlerini ezbere bildikleri gibi; Kur'an ilimlerine de vkf idiler'-''"''. 2. kinci Devir: Sahbe-i Kiram Devri Hazret-i Peygamber'in vefatmdan itibai'en takriben bir asr kadai- devam eden Sahbe-i kiram devri, Hulef-y ridn ve Emevler devri olmak zere iki safhaya ayrln Hazret-i Peygamber'in vefatndan sonra yerine halfe olarak Hazret-i Eb Bekr, onun da yerine Hazret-i mer gemi, daha som-a Hazret-i Osman ve Hazret-i Ali halfe olmulardn Bunlara, Hazret-i Peygamber'in teb li, kaz ve irad vazifelerini, halfe sfatyla bir a-ada yrtebildikleri iin Hu lef-y ridn (rid halfeler) denin Bu devirden itibaren slm lkesindeki alkantla- sona ermi ve fetihler yaylarak slm mparatorluu batda Atlas okya nusu ve Pirene dalar; douda in ilerine kadar genilemitin Sahbe-i kirmm ou, slmiyetin hkmlerini yaymak iin yeryzne dalarak, baka memleketlere yerlemi; her biri, gittikleri ehhlerde ders hal kas kurarak talebe yetitirmitin Mesel, Kfe'de Abdullah bin Mes'ud, Medi ne'de Abdullah ibn mer, Mekke'de Abdullah ibn Abbas, Basra'da Eb Ms eE'ar, Msr'da Abduah ibn Amr ibn'l-s, am'da Muaz bin Cebel en me hur ders halkalarmm stadlar idi. Bu sahblen bulunduklar ehirlerdeki byk mescidlerde, Hazret-i Peygamber devrindeki usule uygun olarak ders vermiler; slm dininin esaslarn, Kur'an- kermin yetlerini, Hazret-i Peygamber'in ha dslerini bildirmilerdin Bylece Kfe medresesi, Hicaz medresesi, am medre sesi gibi farkl ilm usullere, eitli anlaylara sahip hukuk ekolleri belirmeye
156 Arap yazs ok eski bir yazdr. slm limleri, Arap alfabesinin meneini Hazret-i dem'in bildii yazlara dek ulatrriar. Arap yazs ile ilk kitap yazann Hazret-i smi! olduu, bir hads-i erfie haber verilmektedir. Bu yaz, Arabistan'n kuzeyinde ve Yemen'de yaam; Kurey'e, Hazret-i Peygamber'in devrine yakn bir zamanda Hreliler (veya Yemenliler) va stasyla gelmiti. Medneller se bu yazy Yahudilerden renmiti. Fenike, Grek ve Latin alfabesi de bu alfabeden domutur. ivi ve hiyeroglif yazs bakadr. 157 Mahmud Es'ad: Tarih-i lm-i Hukuk, st. 1331, 227.

balamtr. Nitekim bunlardan bir ksm re'ye ska mracaat etmekte; dier bir ksm ise ihtiya olmadka re'yden kanmaktadr. Sahabenin ancak bir ksm f khta temayz etmi; bir ksm yalnzca hads-i erf rivayetiyle tannmtr. Bu devrin en mhim hdisesi Kur'an- kermin kitap haline gethilmesidir. Kur'an- kermin kitap hlinde toplanmas, slm hukuk tarihinin ilk tedvin ha reketi saylr. Bu devirde sahabe fetva vermi; bunu yaparken kitap ve snnete bal kalmlar; burada hkm yoksa kyas yapmlard. Drt halfe zamanmda, bilhassa Hazret-i mer devrinde sahabenin ileri gelenleri toplanarak hukuk me selelere zm germi; ok sayda icma'ya varmlard. Devlen hukukun teekklyle yakndan alkadar oluu, devrin hususiyetidir. Bu devirde faraz meseleler zerinde pek durulmam; pratik meselelere zm getirilmeye allmt. Bu sebeple fazla hukuk ihtilaf cereyan etmemi tir. Bu devirde slm imparatorluunun snrlar in'den Atlas okyanusuna kadar uzanm; bu smuiar iindeki beldelerde nice rf ve detlere tesadf olunmaya balanmt. slm hukukunda, rf ve det zten muteber bir kaynak olduu iin, bu yeni rf ve detler, ahkm- slmiyyenin teesssnde mhim rol oynamtr. Sahabenin hepsi mctehid olmakla beraber, ancak bir ksm ictihadda bulunmu; dierleri onlara sorarak verdikleri fetvalara tbi olmay tercih etmitir. Dolay syla ictihad eden her birinin mezhebi vardr. Ancak tedvin edilmediinden son raki ydlara intikal etmemitir. lk zamanlar vilyetlere tayin edilen vler, aym zamanda kd ve mil (vergi tahsildar) idi. Hazret-i mer'in hilfeti srasnda idare ile adtiye birbirmden ayrlmtr. Vilyetlere, siyasetilerden mstakil ve dorudan merkeze bal kadlar tayin edilmeye balanmtr. 3. nc Devir: Tabin Ve Tebe-i Tabin Devri Bu devir Emevlerin son devri ile Abbslerin ilk asrn ihtiva eder. Yuka rda da zikredildii gibi, Sahbe-i kiram, bulunduklar ehirlerde ders halkas ku rup, Kur'an- kerm ve hads-i erf ihmlerin tedris eylediler. Sahbe-i kiram grp kendilerinden ders okuyanlara thitn (veya thi'n); bunlardan ders alan lara da tebe-i tlnn denildi. Tabin, Emevler zamanmdan itibaren slm huku kunun teekklnde sz sahibi olmaya balad. Tabin devri fakhlerinden her bi rinin mstakil mezhebi vard. Ancak bunlar tedvin edilmedii veya tabileri kal mad iin somaki devirlere intikal edememitir. Medine-i mnevvere, slm hukukunun mhim bir merkezi olmakla bera ber, sahbe-i kiram, dier slm beldelerine de dalarak ilim nereneye ve ha ds-i erf rivayet etmeye balamla^d. Bu beldelerin banda da Irak gelmekte dir. Ancak ilk zamanlar Medine-i mnevverede daha ok sahb yaad iin.

burada Iraktakilerden daha ok hads-i erf rivayet edilmiim Medineliler, Ha ric ve i frkalarnn zuhur ettii yer olduu iin, Irak meneli hadslere ihtiyat la yaklamaktaydlar. Nitekim bu frka mensuplar, itikadlarn yaymak iin ha ds uydurmaktan ekinmemitir. Irak ulemas da bu sebeple hads-i eriflerin sh hati hususunda Hicazllardan dala hassas davranmtr. Kald ki, Medine'de, Hazret-i Peygamber devrinden ok farkl sosyal ve ekonomik deiiklikler ya anmad iin, yeni hukuk meselelerle de karlalmamm Ancak Irak'ta ti caret ve ziraatin inkiaf, yeni hukuk problemler dourmu; bunlara daha nce zlm meselelere benzer hal tarzlar getirme mecburiyeti hasl olmu.tun Bu sebeple, sahabenin sadece hads-i erf rivayetiyle iktif etmeyip; gerektiinde re'ye mracaat ederek fetva veren bir ksmnn talebeleri Meslek-i Irak (Rey ekol); dier bir ksm ise, mmkn mertebe re'ye az mracaat eden sahabenin talebeleri de Meslek-i Hicaz (Hads ekol) denilen hukuk ekollerinin kurucula r olmutun Bylece slm hukuk tarihinde balca iki hukuk temayl domu tun Hukukularn bu ekilde iki ekole ayrlmalar, slm hukukunun teekkl devrine ait bir keyfiyettin Her mezhebin hkmleri tedvin edildikten ve hads-i erifler kitaplara yazlp yayldktan sonra, mezheb iindeki hukukular, mezheblerinin grlerini deerlendirmiler; birbirlerinin usul ve fru' hkmlerini iyice renmiler; gerekirse yeni ele geen delillere gre yeni ictihadlarda bu lunmulardr. Bylece mezheblerin tedvininden sonra hads ekol/rey ekol tef rikinin ehemmiyeti kalmamtn Bu devir hukukular, sahabe hocalarndan farkh bir yol takip ederek faraz meseleleri de mzkere etmi ve bunlara hkmler getirmilerdin Bu da s lm hukukunun gehmesinde ve tedvininde mhim bir mil olmutun Emevler devrinde, Sahbe-i kiram ve Tabin, serbeste hads rivayetine ve ders okutmaya devam etmilerdin Drt Halfe devrinden farkl olarak hk metin, hukukularn ilm mesasine mdahalesi grlmez. Hazret-i mer dev rindeki gibi, halfenin hukukular toplayarak, hukuk meseleleri mzkereye amas ve bylece bir karara varlmas da mevzubahis olmamtn Emev halfe lerinden mer bin Abdlaziz, hads-i eriflerin tedvinine teebbs etmitir ki, bu slm hukuk talihinde mhim bir hdisedin Bu devirde yetien mehur tabi hukukulan aasnda, Medine-i mnevvere'de Said bin Mseyyeb (91/709), Eb Bekr bin Abdurrahman (94/713), Urve bin Zbeyr (97/715), UbeyduUah bin Abdullah (99/716), Hrice bin Zeyd (100/718), Ksun bin Muhammed bin Eb Bekr (106/725), Sleyman bin Yesr (107/725) (bunlara fukah-y seb'a, yani Medine'nin yedi fakhi denir), bn ihb ez-Zhr (124/742), Rebi'at'r-Rey (136/753), Nfi' (117/735); Mekke-i mkerremc'de Mchid (103/721), Ikrime (105/723), Tavus bin Keysn (106/724), At' bin Eb Rebh (115/733), bn Eb Mleyke (117/735); Kfe'de Alkame bin Kays en-Neha (62/682), Mesruk bin Ecda' (63/683), Kd reyh

(79/698), Sad bin Cbeyr (95/714), brahim en-Neha (96/715), a'b (105/723), Meymn bin Mihrn (116/734), Hammd bin Sleyman (120/738), Zeyd bin Zeynelbidn (122/739), Eb Hanfe Numan bin Sabit (150/767), bn brime (144/761), bn Ebi Leyl (148/765); Basra'da Cbir bin Zeyd el-Hrk (93/712), Hasan el-Basr (110/728), bn rn (110/728), Katde bin Dime (117/735), yas bin Muaviye (122/740), Yahya bin Ya'mer el-Leys (129/746); a m ' d a Kbisa bin Zeyb, mer bin Abdlaziz (101/720), Rec bin Hayve (112/730), Mekhl (113/731); Khire'de Yezd bin Eb Habb (128/745) saylabilir.

4. Drdnc Devir: Hukukun Tedvini Ve Mezhebler Bu devirde darbe yaparak iktidar ele alan Abbasler, Emevlerden fai'kl bir yol tutarak, dine ve adalete daha mtemayil bir grnt vermek istemiler; bu sebeple hukuka ve hukukulara mdhil olmaya almlardr. Nitekim sa ray nzm ran asll bnT-Mukaff'nn tevikiyle, halfe Mensur, mam M lik'in Muvatta' isimli kitabn resm hukuk kodu olarak iln etmeye teebbs et mise de, mam Mhk slmiyetin icdhad hrriyeti esasna aykm ve hukukun inkiafma da mni olaca gerekesiyle bunu kabul etmemitir. Sonraki halfeler den Harun er-Red zamanmda kdylkudtlk makam kurularak, bu vazifeye mam Eb Hanfe'nin nde gelen talebesi mam Eb Yusuf tayin edilmitir. mam Eb Yusuf'dan itibaren, Abbas kadlar, umumiyetle Hanef mezhebinden tayin edildii iin, bu mezheb, zamanla lkenin resm mezhebi olmutur. Byle ce halfe Mensur ve Hrn er-Red'in arzulan bir bakma tahakkuk etmi; mem lekette hukuk birlii temin olunmutur. Bu devirlerde, mezheb mensuplar arasmda youn ilm mnazaralara rast lanr. Bu da, usl-i fkh ilmini ortaya karmtr. slm hukukula, hocalarmm ictihadlarn tedkik ederek, bunlarn nasslardan hkm karma metodlam tes bit etmi ve kitaplar yazmlardr. Bylece dnyada ilk defa hukuk metodolojisi kaleme dklmtr. Bu sahada ilk eser kaleme alanlarn mam Eb Yusuf ve mam Muhammed olduu bilinmekle beraber, gnmze intikal eden en eski usl-i fkh kitab, mam afi'nin er-Risle adh eseridir. Daha evvel de zikredildii zere, ictihad yolu ikidir: Biri, rak limlerinin yolu olup, buna re'y (kyas) yolu denir. Bir iin nasl yaplaca, Kur'an- kerm de ve hads-i erflerde aka bildirilmemi ise, buna benzeyen baka bir iin nasl yapld ai'anr, bulunur. Bu i de, onun gibi yaplr. Eshb- kiramdan son ra bu yolda olan mctehidlerin reisi, mam Eb Hanfe saylmaktadr. kinci yol, Hicaz hmlerinin yolu olup, buna rivayet yolu denir. Bunlar, Medine'nin o za manki ahahsinin detierini, kyastan stn tutar. Bu yolda olan mctehidlerin by, mam Mlik'tir ki, Medine'de oturuyordu. mam fi, mm Mlik'in yolunu rendikten soma, Badad tarafna gelerek, mam Eb Hanfe'nin tale-

besinden okuyup, bu iki yolu birletirmi; ayn bir ictihad yolu kurmutun Ken disi ayn zamanda gl bir edebiyat olduu iin, yet ve hadslerin ifade tazna bakp, kuvvetli bulduu tarafa gre i grrd. ki tarafta da kuvvet bula mazsa, o zaman kyas yolu ile ictihad ederdi. Ahmed bin Hanbel de, mam Mlik'in yolunu rendikten sonra Badad taraflarma gidip, mam Eb Hanfe'nin talebesinden kyas yolunu alm ise de, pek ok hads-i erf ezberlemi olduun dan, nce, hads-i eriflerin birbirini kuvvetlendirmesine bakarak, ictihad etmi tin Bylece, ahkm- er'iyyenin ounda, dier mezhebden ayrlmtr'^. uras da dikkatten karlmamaldr ki, Hanef hukukularna ehl-i kyas denilmesi, sadece bir stlahtn Yoksa, bu mezhebde, baz meselelerin hkmle rinin sadece ahs re'ye dayandrld iddia edilemez. Hatta bu mezhebde hadsi erifler iin, dierlerine nisbetle daha geni bir tatbik sahas vardr. Bir mellif, mezheblerin hususiyetlerini saydktan sonra yle bir deerlendirme yapmtn: "Drt mezheb mkul ve muteber grlmtn Avrupallar bunlara mutedil mez hebler gzyle bakarlan Hanef mezhebi daha rasyonahsttin afi mezhebi daha didaktik gr sahibidin Mlik mezhebi an'aneci, aristokrattn Hanbel mezhe bi daha muhafazakrdr'''^^. a. mam-! A'zam Eb Hanfe ve Hanef Mezhebi mam Eb Hanfe, 80/699 senesinde Kfe ehrinde dodu. Esas ad Nu'mn bin Sabittin Ecdad Kabil'den gelme Fars asilzadelerinden idi. Dedesi Zta'nm babas Mah (Hrmz), Ssnlerin Badad vhsi (merzban) idi. Haz ret-i mer'in elinde Mslman olmutu. Eb Hanfe'ye bu knyenin verilii, hanfe admda bir kz olduundan deildin Bel kuanda, Irak'ta hanfe denilen bir hokka-kalem takm tad iin veya doru itikad (hanflii) sonraki nesil lere ulatrp bir bakma hanflerin manev babas olduu iin bu knye ile anlmtr"^o. mam- A'zam lakab ise, kendisine sonra gelen hmler tarafndan Ehli snnet itikadn ilk defa tedvin etmesi sebebiyle verilmitir. mam, slm ilim lerde sz sened olan limlere verilen isimdin Fevkalde kabiliyetleri sayesinde kk yatan beri ilimle megul olmu; sahabeden birkana yetierek bunlardan hads rivayet ettii iin tabinden sayl mtn nce kelm ile megul olarak, Hazret-i Peygamber ve eshbmm bildirdi i inan bilgilerini toplad ve talebesine bildirdi. Bu hususta Fkh- Ekher adyla bir kitap yazd. Bu kitap, Mslmanlarm Ehl-i snnet itikadnn esasnn sonraki nesillere naklini temin eden ok mhim bir eserdin Zamanmm heretik (sapkm) cereyanlaryla mcdele etti. Tabin hukukula-mn nde gelenlerinden Hammd
158 Ahmed Cevdet Paa, Ma'lmat- Nfi'a, 15-16. 159 Keskiolu, 87-88. 160 bn Hacer el-Mekk: el-Hayrt'I-Hisn fi Mcnkbi'l-mmi'l-A'zm N u ' m n , Trc. Ahmed Karadul, Ank. 1978. 58.

Eb Hanfeti'n-

bin Sleyman'dan 18 sene ders okudu. Hammd vefat edince. Kfe ulemas ta rafndan onun krssne geirildi ve Kfe'nin mflisi olarak kabul grd. Emevlerin son halfesi Merv an zamannda Irak valisi Yezd bin Amr, ken disine Kfe mahkemesi hkimliini teklif etti ise de, zhd ve takvas da, ilmi ve zeks gibi son derece ok olduundan kabul etmedi. nsanlk hasebiyle kuUarm hakkm gzetmede kusur etmekten korktu. Yezd'in emri ile kendisme ikence yapld ve tekrar tekhfte bulunuldu. "Danaym" deyip izin ald. Mekke'ye gi dip, be-alt sene orada kald. Emevlerin dn mteakip Kfe'ye dnd. 150/767 senesinde, Abbas halfesi Eb Cafer el-Mensur'un emrettii temyiz malrkemesi reisliini kabul etmedii iin zmdana atld. kence ile ldrld. Badad'da defnolundu. Cenazesinde elh bin kii bulundu. Mezar zerine Sel uklular mkemmel bir trbe ve yanma da medrese yaptnm; Osmanl padiah lar da bu trbeyi ok defa tamir ve tezyin etdnnitir. Eb Hanfe, kuma ticaeti ile hayatn kazanrd. Zengin idi. Gzel giyi nir ve iyi yaard. Talebesinin fakir olanlarmn madd ihyalarn da kendisi karlai'd. stn akl, herkesi artan keskin zeks, faziled, anlay, emaneti, hazr cevaph, dindai'l, vakar, doruluu ile tanmd. Zamannda bulunan ve sonra gelen btn mctehidler ve limler, kendismi hep vd. mam fi, "F kh bilgisinde, herkes Eb Hanfe'nin oluk ocuu gibidir (yani onun gedrdii nevaleden geinirler)" derdi. Hanef mezhebindeki hkmler, sahbe-i kiramdan Abdullah bin Mes'ud'dan balayan yol ile meydana karlmtr. Bu mezhebin reisi saylan mam Eb Hanfe, fkh ilmini, Hammd'dan, Hammd da, brahim Neha'den, bu da, Alkame'den, Alkame de, Abdullah bin Mes'ud'dan, bu da Hazret-i Pey gamber'den almtr. mam Eb Hanfe, delillerden hkm karma metodunu sahabe ve tbin'den renmi; bu usullere gre ictihadda bulunmu; talebeleri de bu usulleri tedvin etmidr. Fkh ilmini herkesten evvel tedvin edip bugne ulaan bblar ve fasllar eklindeki sistematie gre tertipleyen mam Eb Hanfe'dir. mam Mlik bile, Muvatta' adh eserini bu tertibe gre yazmtr. mam Eb Hanfe, mezhebmi yle aklamtr: "nce Kur'n- kermde aryorum. Bulamazsam, hads-i erflerde aryorum. Yine bulamazsam, eshb- kiramn icma'larma bakyorum. Burada da bulamazsam, ihtilaf ettiklerinden bi rini tercih ediyorum. Bunu da bulamazsam, kyas yapyorum. Tabinin kavilleri ne tbi olmuyorum. nki onlai' da bizim gibidir"'6i. Eb Hanfe, haber-i vhid denilen ve her nesilde tek kiinin bildirdii hads-i erifleri ancak muayyen atlala delil alr; usulnde rf, zaruret ve maslahat sebebiyle istihsana ok yer ve rir; hle-i er'iyyeyi caiz grrd. Talebesine, "Bir i iin, szme uymayan bir
161 ibn Hacer, Hayrt'l-Hisn, 77-78; a'r, Mzan, I/llO; Eb Zehra, Eb Hanfe, 272-273.

sened elinize geerse, benim szm braknz! O senede uyunuz! Sahih hads mezhebimdir" derdi. Kendisiyle farkh ictihadda bulunan talebesi, "Ona uyma yan szlerimizi de, elbette ondan iittiimiz bir delile, bir senede dayanarak sy ledik" demitiri62. mam Eb Hanfe, bir mesele kendisine arzedildii zaman, bu meselenin vukua gelip gelmediine bakmazd. Ne kadai' zor ve etrefilli olursa olsun, fara zi (takdir) meselelere de zm getirirdi. Halbuki hukukularn ou, byle fa razi meselelerle megul olmaz; "Vukua gelince dnrz" derdi. Bu sebeple Hanef mezhebi, faraz meselelerle megul olmayan dier mezheblere nazaran, ok zengin hkmler ihtiva eder'^^. mam Eb Hanfe, ferdiyeti hukuk anlay ve irade hrriyetine ok deer vermesiyle tanmmtm Bula ermi kadmm velsiz nikhn caiz grmesi; sefihin ve borlunun hacrini kabul etmemesi; vakfm lzm (balayc) bir akid olmad, yani vakf yapanm istedii zaman rcu edebilecei gr; akidlerin arta balanmasn akid serbestine ve irade hrri yetine aykr buluu, bunun tezahrdn mam Eb Hanfe'nin bilhassa devlet ler ve vatandalk hukuku ile ilgili ileri grl ictihadlar, asrlai' sonra gayri mslimlerin hkim bulunduklar memleketlerde yaamak mecburiyetinde kala cak Mslmanla- iin ok byk deer ifade eden mam Eb Hanfe ayn za manda hads limi olup, yz tabinden olmak zere drtbin kiiden hads dinlemitir'f^'i. Nitekim kendisinin rivayet ettii hadsler, som'adan Msned Eb Hanfe adyla bir araya getirilmitin Talebesinden Irak, Horasan, Trkistan, Yemen ve Ai'abistan'dan gelen bin kadar her dersinde bulunurdu. Dersleri, talebesi ile mzkere eklinde olur ve bylece onlar meseleleri incelemeye, zmeye ve hkm vermeye altrrd. Mkil bir meseleye tesadf edildiinde, mam Eb Hanfe zamann ulemasn davet ederek kendileriyle meverette bulunurdu. Maksat ilim toplamak deil, bu ilmi kullanarak meseleleri zmek idi. Bu sebeple dersleri takir deil, mzke re eklinde geer ve bu mzkerelerin neticesinde hkme vai'ilrd. Ortaya fkh bir mesele atln, talebeleri sz alp grlerini syler, debilerini getirirlen itiraz lar yaplr, cevaplar verilir, o mesele hakknda isteyen herkes konuun mesele te kemml eder, sonra mam Eb Hanfe grn syler, onlarla icabnda bir ay mzkere eden nihayet mesele hkme balanrd. Sonra, mam Eb Yusuf'a bu nu fkhm hangi bahsine yazacan syler, o da yazard. Hanef mezhebinde 300 bin kadar mesele zlmtr'65. Bunlardan 83 bini bizzat mam Eb Hanfe'ye aittin Bu saynn 38 bini ibadetlere, geri kalan muamelta dairdin Mzkerele rin ekserisi talebesinden ictihad seviyesindeki knk huzurunda cereyan eder;
162 163 164 165 bn bidn, 1/47-48. Eb Zehra, Eh Hanfe, 264. bn Hacer, Hayrt'l Hisn, 68. a'rn. Mzan, 1/99; bn bidn. 1/47: Eb Zehra. Eb Hanfe, 97-98.

bunlardan on tanesi, tedvinin sistematiini, yani tedvin olunacak faslar tertip ve tanzim ederdi. mam Eb Hanfe, 4000 kadai' talebe yetitirmi.tir. 560' fkh ilminde hret sahibi olmu; 40 tanesi ise mctehidlik derecesine kadai- ykselmitir. Ta lebesinin en mehurlar, vefat tarihlerine gre, yle sralanabihr: Mis'ar bin Kidm (152/769), Zfer bin Huzeyl (158/775), Afiye bin Yezd (160/777), brahim bin Edhem (162/779), Davud et-T (165/781), Nuh bin Meryem (173/789), Eb Muti' (177/793), Mlik bin Enes (179/795), Abdullah ibni Mbarek (181/797), Eb Yusuf (182/798), Yahya bin Zekeriyya (184/799), Fudayi bin lyd (187/802), Hammd bin Eb Hanfe (188/804), Muhammed e-eybn (189/805), Esed bin Amr (190/806), Veki' bin el-Cerrah (197/812), Hafs bin Gyas en-Neha (198/814), Hasen bin Ziyd (204/819). Talebesinden ou sonra dan kdhk ve mftilik yapmtr. Bunlardan mam Eb Yusuf ve mam Muham med eybn, hocalarnn grlerini nakletmekte ve Hanef mezhebinin teek klnde ok ehemmiyetli rol oynamtr. Bu sebeple, Hanef mezhebinin mam Eb Hanfe'den sonra iki rkn kabul edilmilerdin Hanef mezhebi, bu hu kukunun grlerinden oluun Baz meselelerde, mam Eb Hanfe'nin iki di er talebesi mam Zfer ve mam Hasen bin Ziyd'n kaviHerinin de esas aln d vkidin Hanef kitaplarnda ekseri bu drdnn ismi geen mam Eb Yusuf (182/798), (Ya'kub bin brahim el-Ensr), Sa'd bin Buhayr admdaki sahbnin torunudun Ayn zamanda hads hafz idi. mam Eb Hanfe'ye talebe olup uzun yllar ders okumu ve alkanl sayesinde en n de gelen talebesi saylmtr. Yetim ve fakir olduu iin geimini hocas temin ederdi. O da hocas gibi mctehid olup, mstakil bir mezhep kurabilecek iktidar da ise de, hocasna tbi' olmay stn grm; mezhebde mctehid olarak hoca snn usul kaidelerine gre ictihadda bulunmutun Bu ictihadlar bazen hocas nn ictihadlarmdan farkl olmutun nki bizzat hocas, kendisinin iitmedii bir delil bulduklar zaman, bu istikamette yeni bir ictihad etmelerini vasiyet etmi ti. Kadlk yapt iin, buradaki tecrbelerini ictihadlai'ina aksettirmi tin Bun larda zamanm deimesi ile insanlarn ihtiyalarmn zamret hallerini, rf ve det leri en ok nazara almakla tannmtr. Abbas halfesi Hrn er-Red zamann da kurulan kdylkudtlk makamnm ilk temsilcisidin Bu makam bugnn ad liye nazrl, temyiz mahkemesi ve yksek idare mahkemesi reislii mevkiindeydi. slm lkesindeki btn kadlar tayin etme salhiyeti-elindeydi. Bu saye de Hanef mezhebi lkenin neredeyse resm mezhebi olmu ve bu vaziyet asr larca devam etmiti. nki tayin ettii kadlar, yakndan tand, hukuk nosyo nuna vkf olduu kimselerdi. Bunlar da tabiatiyle ekseriya talebesi arasndan kmtn Hocas Eb Hanfe, eserlerini umumiyetle Eb Yusuf'a iml ettirirdi. Emlve Nevdir adl eseri ciidler tutmaktadm Eb Yusuf'un, Halfe Hrn erRed'in arzusu zerine kaleme ald ve halfeye takdim ettii Kitah'l-Harac

adl eseri ok mehur ve kymedidir. Bu kitap, ml hukuk sahasnda dnyada yazlm ve gnmze intikal etmi ilk eserdir. Baka eserleri de vardr. m a m M u h a m m e d bin el-Hasen e-eybn (189/805), mam Eb Ha nfe'nin de ceddi olan Mah'm soyundandr. Halfe Hrn er-Red zamanmda Rakka, bilahare Horasan kadl yapmtr. Hanef mezhebinin kuruluunda ok emei gemitir. Kendisine Hanef mezhebinin nkh (nakledicisi) denir. mam afi'nin de vey babas ve hocasdn. Hanef mezhebinin bilgileri, sonraki lim lere yoldan gelmitir: Bunlardan birincisi Us haberleridir. Bunlar, Hanef mezhebinin kurucusu olan mam Eb Hanfe'den ve talebesinden gelen haberler dir. Bu haberler, mam Muhammed'in alt kitab ile bildirilmidr. Bu alt kitap: el-Mehst (el-AsI), e-Ziypdt, el-Cm"s-Sagr, es-Siyer's-Sagr, ei-Cmi'iilKebr, es-Siyeril-Kebr adh kitaplardr. Bunlar mam Muhammed'den, gveni lir kimseler getirdii iin Zhiru r-Rivye denilmitir. Siyer adl iki eseri, devlet ler umum hukuku ile alkah dnyada yazlm bilinen ilk kitaplardm Sultan II. Mahmud'un arzusu zerine, Trkeye de tercme edilmi ve baslmtr. Fransz ca tercmesi de matbudur. Hanef mezhebinin hkmlerini bildiren ikinci kay nak. Nevadr haberleri olup, yine mezhebin kurucularndan gelen haberlerdir. Fa kat, bu haberler, nce saylan alt kitapta bulunmayp, ya mam Muhammed'in el-Ksniyy, el-Hrniyyt, el-Crcniyyt, er-Rakkyyt adnda, yukardaki alt kitap gibi aka ve salam gelmi olmayan baka kitaplar ile bildirilmidr. Yahud, bakalarnm kitaplar ile bildirilmilerdir. Hanef mezhebinin hkmleri ni bildiren nc kaynak. Vki't haberleridir. Bunlar imamdan bildirilmi olmayp, bunlarn talebelerinin ictihad ettikleri meselelerdir'^f'. Hanef mezhebi, ksa zamanda srasyla, Irak, Suriye, Msr, Yemen, Sicil ya, Anadolu, Mvernnehr', in ve Hindistan'a yayld. Kuzey Afrika'nn do usunda nceleri yaylm iken, drdnc asrda yerini Mlik mezhebi almtr. mam afi'nin Msr'a yerlemesi, Hanef mezhebinin Msu''da inkiafm br mikdar zayflatmt. Msr'da i Ftmler, Hanef mezhebine hayat hakk tan mad. Bununla beraber bugn Msr'da bu mezhebe mensup olanlar az deildir. ou Trk asUdm ran'n tamamnda da ilik yaylmadan evvel (XVI. asra ka dar) Hanef mezhebi tatbik olunuyordu. slm leminde hkmetin Trklerin eli ne gemesiyle Hanef mezhebi daha da yaylmtr. nki Trkler bu mezhebdendi. Trk devletlerinde resm mezheb Hanef mezhebi olmutur. Bu devirde Mslman olanlarda Hanef mezhebine gre amel etmilerdir. Bugn Trkler'in yan sra, in, Hindistan, Trkistan, Afganistan, Tacikistan, Tataristan, Kafkas ya ve Balkan Mslmanlarnn tamam Hanefdir. Msr, Yemen, Suriye ve Hi caz'da Hanefler vardr. Bugn, dnya yznde bulunan Mslmanlam yardan

16 bn bidn, 1/47.

fazlas ve Ehl-i snnetin bete Hanef mezhebindedir. Bu bakmdan mam Eb Hanfe, asrlarca pek ok devlette tatbik edilen ve milyarlarca insanm uydu u bir hukuk klliytnn kurucusu olmakla, dnya hukuk tarihinde baka hi bir hukukuya nasib olmayan bir eref mevkii elde etmitin b. mam Mlik ve Mlik Mezhebi mam Mlik bin Enes el-Esbh 95/713 senesinde Medine-i mnevverede dnyaya geldi. Aslen Yemenli olup Medine'ye yerlemi Esbh ailesinden olup, dedesi Eb mir sahbdin Geni bir ilm evrede yetiti. Tabin ulemasmn b yklerinden ders ald. Abdullah ibni mer'in talebesi ve azadls Nf'den fkh renerek bu yolda devam etmi; bir ara Hicaz'da yaayan mam Eb Hanfe'nin derslerinde bulunmutun mam Mlik, ticaretle hayatm kazanarak siyasetten uzak durmu; hi ayrlmad Medine'de 179/795 senesinde vefat etmitin mam Mlik hads ilminde de mehur idi. Abbas halfe Mensur'un istei zerine 11 ylda yazd el-Muvatta' adl eseri, gnmze intikal eden hads ve fkh kitaplarnn iUd sayhr^^'^. Franszcaya da tercme olunmutun Ktb-i sitte denilen ve en mutemed hadslerin yer ald alt kitaptan birisidin Halfe Men sur, sonra da Hrn er-Red, Muvatta'y resm kanun metni olarak iln ettirip her tarafa yaymay teklif ettiinde, mam Mlik, ilm ihtilaflarn insanlar iin rahmet olduu gerekesiyle kabul etmemiti'^s. Bu bakndan da slm hukuku na mhim bir hizmeti olmutun Aksi takdirde hukukularn ictihadlar tahdid edilmi olacak ve hadslerin tedvini faaliyeti akim kalacakt. mam Mlik, gen yata ders vermee balamtn O da mam Eb Han fe gibi mescidde; sonralar rahatszland iin evinde ders verirdi. mam Mlik'in ders verme usul mam Eb Hanife'den farkl olup takrir eklinde idi. Ya ni dersi talebeye anlatn sualleri varsa cevap verirdi. Talebesi, grlerini yazar d. Yine mam Eb Hanfe'den farkh olarak faraz meselelerle uramaz, yakz ca vuku'a gelmi hdiselere hal tarz bulmaya urard'69. Bu sebeple Mlik mezhebi Hanef mezhebi kadar inkiaf edememitin stelik mam Mlik, cedel ve mnazaradan holanmad iin, bu ilimlerden de uzak durmu; talebesi de bu yolda yrmtn Bu da Mlik mezhebinin inkiaf bakmmdan menfi bir rol oynamtn mam Mlik, bir meseleyi halletmeye alrken, Kur'an- kermden son ra snnet-i nebevye bakard. Hadslerin shhati iin arad artlar, mam Eb Hanfe kadar ar deildi. Snnet-i nebeviden sonra, Medine halknm amelini esas alrd. Medine ameli, Medine halknm, Hazret-i Peygamber'in tatbikatm
167 Muvatta', muvafakat edilmi mnsma gelir. mam Miik. hazrlad bu kitab, stadlarma arzedip, onlarn muvfakatm aldktan sonra bu smi vermiti. 168 Takprzde, 1/675-676. 169 Ebu Zehra: mam Mlik, Trc. Osman Keskiolu, Ank. 1984, 56.

nesilden nesile naklettii hukuk rflerdir. Dolaysyla bunlarn rf ve teamlle ri, hukuken esas alnmaya daha lyk grlmtr. Bu usul, tbin'in Hicaz (ri vayet) mesleine uygun d.er. mam Mhk'in, mam Eb Hanfe'den balca fark da buradadr. mam Mlik, Medine amelini ve sahb kavlini de ahad ha bere (her nesilde bir kiinin rivayet ettii hadse) tercih ederdi. Kitap, snnet, ic ma', Medine ameli ve sahb kavli bulunmad zaman, bunlara kyas yaparak meseleyi zerdi. mam Mlik ok talebe yetitirmitir. mam Muhammed eybn, mam fi, Leys bin Sa'd, kendisinden ders almlardr. Talebesinden bn Vehb (197/812), bn'l-Ksm (191/806), Eheb (204/819), Abdullah bin Abdlhakem (214/829), Esba bin Ferec (226/841), Muhammed bin Abdullah (268/881) ve bn Mevvaz (269/882) Msr'da; Ziyd (183/799), Esed bin Furat (213/828), Yahya bin Yahya el-Leys (234/848) ve Kayruvan kads Sehnn (240/854) Marib ve Endls'te; bn Mcin (212/827) Hicaz'da; Ahmed bin el-Mu'zel elBasr (240/854) de Irak'ta mezhebini rettiler. mam Mlik'ten sonra Irak'a giderek mam Eb Yusuf ve mam Muham med'den de ders alan Esed bin Furat, Esediyye adh eserinde MUk mezhebinin grlerini toplamtr. Sehnn da, Esediyye'yi mam Mlik'in batalebesi bn'l-Ksm'a arzedip onun tashih ve ilve grlerini aldktan sonra, sraland rp ksmlara ayrarak el-Mdevvene adh kitab meydana getirmitir. Mdevvene, Mlik fkhmm esasn tekil eder. Talebeleri vefatndan soma mam M lik'in mezhebi zerinde alm; usuln tesbit etmi; baz meselelerde de fai'k l ictihadda bulunmutur. Bunlar Mdevvene'de mam Mlik'in grleriyle be raber yer almtr. Medine, Hazret-i Peygamber'in ehri olduu iin hac ve dier vesilelerle dnyann her tarafndan talebeler mam Mlik'in ilim halkasnda toplanm ve grlerini yaymlardr. Bilhassa Endls, Marib, Afrikiyye (Tunus) ve Libya Mslmanlar Medine'ye gelmiler; mam Mlik'ten ilim renerek, Mlik mezhebini memlekederine tamlardr. Mlik mezhebinin bugn Hicaz ve Irak'ta fazla bals kalmam olmakla beraber, Fas, Cezayir, Tunus, Libya ve Bat Afrika Mslmanlar bu mezhebe mensuptur. Msr'n gneyindeki Sad beldesi Mslmanlar ile Sudan Mslmanlarnn bir ksm da Mlikidir. Mlik mezhebi, bugn Ehl-i snnet Mslmanlarn sayca mensup olduu nc mezhebdir. e. mam fi ve i Mezhebi mam afi'nin asl ismi Muhammed bin dris'tir. Dedesinin dedesi fi' ve bunun babas Sib KureyIi sahblerdendir. Annesi, Hazret-i Hasen soyun dandr. 150/767 senesinde Gazze'de dnyaya geldi. Bebekken babasn kaybetti. ki yanda ken annesi tarafndan Mekke-i mkerremeye gtrlerek orada k-

k yata Kur'n- kermi hatmetti ve on yanda da mam Mlik'in Muvatta' kitabm ezberledi. ki sene lehelerinin feshadyle mehur Huzeyl kabilesinin ya nnda kalarak Arap dili ve edebiyatn rendi. Onbe yamda iken, Mekke-i m kerreme fukahsmdan Mslim bin Hlid ez-Zenc'nin (179/795) iczet ile fetva vermee balad. Yirmi yanda iken, Medine'ye giderek, mam Mik'den ilim ald. Be sene Yemen ve Necran'da kadlk yapt. Burada mam Evz ve Leys bin Sa'd'n talebelerinden okudu. 185/800 senesinde Badad'a geldi. mam Mu hammed'den ders grd. ki sene sonra, hac iin Mekke'ye geldi. Burada ders vermeye balad. Dokuz yl soma dnd Badad'da Ahmed bin Hanbel ve s hak bin Rhye talebesi oldu. 199/814 senesinde de Msr'a gelip yerleti. 204/820 senesinde burada vefat etd. mam fi ok gzel ve ak konuurdu. zah ve ifade tarz, mnazara kudreti ve hafzas ok glyd. Dersini hem takrr ve hem de mzkere usu lyle verirdi. mam Mlik ve mam Muhammed'in talebesi olduu iin, Hicaz ve Irak hukuk ekollerini iyi renmiti. Bunlar birledrerek ayr bir ictihad yo lu kurmutur. Arap dili ve edebiyatna derin vukufu, fkhtaki grlerine de te sir etmitir. Nitekim yet ve hadslerin ifade tarzna bakp, kuvveth bulduu ta rafa gre hkm verirdi. mam fi de dier Ehi-i snnet ulemas gibi, hukuk meselelerin halhnde nce Kur'an- kerme, som-a da snnete bakard. Hadslerin sened ve metin lerinde Haneflerin arad artlar aramad gibi; Mlikler gibi hadsin Medi ne ameline uygun olmasna da bakmazd. Hanef mezhebinin ancak muayyen aitlarla delil olarak ald ahad haberleri artsz kabul eder; buna mukabil Ha neflerin deliJ ald mrsel (senedinde kopukluk olan) hadsleri dehl almazd. Ayn zamanda dil limi olduu iin, yet ve hadslerin te'vle muhta olanlarm, Arapa kaidelerine gre te'vl eder; dier nasslarda bu mny izah ve takviye eden ifadeler arard. Nasslann zahir mnlarna iubar ederdi. mam fi, snnetten sonra icma'ya bakard. Ancak skt icma'y delil almazd. cma'dan sonra sahabenin kavillerini aratrr; bunlardan nasslaa en yakn veya kyasa en uygun bulduu bir tanesini esas alrrd. Burada da bir hal tarz bulamad zaman kyasa mracaat ederdi. stihsan ve maslahat prensiple rini delil olarak kabul etmez; ama rf ve dete mezhebinde ok mhim bir yer verirdi. Msr'a yerletikten sonra, buradaki f ve detleri nazara alarak ichadlanm deitirmi; deta yeni bir mezheb kurmutur. mam afi'nin Mekke, Irak ve Msr'da olmak zere ders halkas ol mutur. Irak'ta Ahmed bin Hanbel (241/855), shak bin Rhye (238/852), Eb Sevr el-Kelb (240/854), Kerbis (256/869), Za'fern (260/873) kendisinden ders grd. Bunlardan son tanesi nceki mezhebini neretti. lk ikisi som-adan mstakil birer mezheb kurdu. mam afi'nin Msr'daki talebesinin en sekin-

leri Bveyt (231/845), Harmele bin Yahya (243/857), Rebi' bin Sleyman el-Ciz (256/869), Mzem (264/877), Ynus bin Abdla'l (264/877) ve Rebi' bin S leyman el-Murd (270/883) idi. afi mezhebini ncelikle Mzen ile Murd nakletmitin Sonra gelen f limleri bu grlerin hepsini tedkik ederek afi mezhebini mezheb-i cedidine gre tedvin etmiler; ihtiya veya delillerinin kuv veti sebebiyle mezheb-i kadminden de baz grleri almlardri'^o. mam afi, grlerini, el-mm adh eserinde talebesine iml ettirmitin Ancak mam afi'nin hukuk ilmine en byk hizmeti er-Risle fi'l~Usul adl eseridir'^'. Bu kitap dnyada hukuk metodolojisi sahasnda yazlm bilinen ilk kitaptn ngilizce ve Almancaya da tercme olunmutun Baka eserleri de vardn mam afi'nin mezhebi bata Msr olmak zere geni bir sahaya yayl d. Eyyb devleti zamanmda Msr'da resm mezheb oldu. Bugn de Kuzey M sn Somah, Hicaz, Hadramut, Suriye, Filistin, Irak, Kurdistan, Dastan, Dou Afrika, Hindicin, Malezya ve Endonezya Mslmanlarnn hemen tamam bu mezhebdendin Bir ara Mvernnehr'de yaylmsa da, sonra kaybolmutun Dnya Mslmanlarnn Hanef mezhebinden soma en ounun mensup olduu mezheb afi mezhebidin d. mam Ahmed bin Hanbel ve Hanbel Mezhebi mm Ahmed bin Muhammed bin Hanbel e-eybn, 164/780 senesinde Badad'da dodu. ocuk yata kaybettii babasnn dokuma atlyesi vard. Bu nunla geindi. Onalt yanda hads ilmine balad. Sfyan bin Uyeyne mam Eb Yusuf ve mam afi'nin derslerinde bulundu. Hads ve fkh ilimlerinde imam olup, snnetin inceliklerinde ve hakikatinde mahir idi. Bir milyon kadaihads-i erf renmiti. Hads-i erf toplamak iin, Kfe'ye, Basra'ya, Mek ke'ye, Medne-i mnevvere'ye, Yemen'e, am'a ve Elcezre'ye gitti. Abbas ha lfelerinden Mutezile inancna sahip Me'mun, Mu'tasm ve Vsk zamanmda, "Kur'an- kerm mahlktur" demedii iin ikence grd. 241/855 senesinde ve fat etti. Cenazesinde binlerce kii bulundu. mam Ahmed bin Hanbel'in en mhim eseri el-Msned adndaki hads kitabdm Rivayeti yapan sahbye gre tasnif edilmi otuzbine yakn hads-i eri fi ihtiva eden bu kitap matbudun mam Ahmed'in, hads-i erfleri deerlendirir ken nisbeten daha yumuak kstaslar vardn Ahad, mrsel ve hatta zayf hads leri bile kabul eder. Bu sebeple mezhebinin esasm reyden ok hadsler tekil
170 Ebu Zehra: mam afi, Trc. Osman Keskiolu, Ank. 1969, 342. 171 Risale, mektup demektir. Kitaba bu ismin verihnesi, nvesini Tabin limlerinden olup l9S/S13'de Basra'da vefat eden Eb Sad Abdurrahman bin Mchd'nn suallerine cevaben yazjim bir nekiubun tekil eimesidir. mam- afi, Msn"'a yerletikten sonra bunu geni letip bir kitap hline getirmitir. Bugn eldeki, bu nshadr.

eder. Zayf da olsa hadsi, icma'ya, sahb ve tabi kavline ve kyasa tercih et mitir. Hi hads, sahb ve tabi kavli bulunmad zaman kyasa giderdi'"'2. mam Ahmed bin Hanbel'in mezhebi, daha ziyade hocala-mm rivayet et tii hadsler nda talebesinin yapt ictihadlardan teekkl eden mam Ah med'in ok sayda talebesi vardn Bunladan bir ksm yalnzca hads; bir ksm yalnzca fkh, bir ksm da hem hads ve hem de fkh dersi almtn Hepsi ho calarndan, az veya ok rivayette bulunmulardn. Eb Bekr el-Esrem (261/874), Salih bin Ahmed bin Hanbel (266/879), Abdlmehk el-Meymn (274/887), Eb Bekr el-Mervez (275/888), Eb Davud es-Sicistan (275/888), Harb bin smail el-Kirmn (280/893), brahim bin shak el-Harb (285/898), Abdullah bin Ah med bin Hanbel (290/902), Eb Bekr el-Halil (311/923) talebesinin en me.hurlardm mam Ahmed, hadslerini yazduir; fakat fetvlarmm yazlmasm istemez di. te bu fetvalar, sonradan talebesi rivayet etmi; Halll da ok gayret edip se yahatler yaparak, kendi iittikleriyle beraber bunlar yirmi cz Cami' iU-Kehr adh eserinde toplayarak mezhebini somaki nesillere nakletmitin Haneflerde mam Muhammed, Mliklerde Sehnn ve fiierde Murad ne ise, Hanbeller de de Halll odun Yani Hanbel mezhebinin nkili, yani nakledicisidin mam Ahmed'in mezhebi en son teesss eden mezheb olduu iin, bir de hkmlerinin sert ve zor oluu sebebiyle tarafdarlar fazla olmamtn Hatta bir ara unutulmaya yz tutmu; mehur mutasavvf Seyyid Abdlkadir Geyln'nin bu mezhebe gemesiyle glenmi; Kd Eb Ya'l sayesinde de unutulmaktan kurtulmutun nceleri Irak, Suriye, sonra Mvernnehi' ve Msn'da yaylan Hanbel mezhebi, gnmzde Hicaz ve Arabistan ile am civarmda bir ka ky de ksmen tatbik edilmektedin e. Mezhebi Yaamayan Hukukular Tabin ve tebe-i tabin devrindeki yzlerce hukukudan drt tanesinin mezhebi tedvin edildii iin sonraki asrlara intikal edebilmitin Bunlar Hanef, Mlik, f ve Hanbel mezhebleridin Ancak slm hukuku elbette bu drt mezhebden ibaret deildi. Her hukukunun, hatta sahblerin birer mezhebi, ya ni hukuk ekol vard. Ancak bu mezhebler, tedvin edilmedii yahud zamanla ballar da kalmad iin gnmze intikal edememitin Bunlarm talebelerinin ou zaten mutlak mctehid olduu iin, kendi mezheblerin! kurmulardn Bu hukukularn baz hukuk grlerine, sonradan kaleme alnm baka mezheb lere ait baz kitaplarda rastlamak mmkndn Bunlardan en mehurlar unlardr: m a m Evzt (157/774) Beyrut'ta ve fat etti. Mezhebi iki asr kadai" Suriye havlisinde yaam; som-a unutulmutun m a m Sfyan Sevr (161/778), Kfe'de yaamtn m a m Leys bin Sa'd
172 Eb Zehra, Fikh Mezhebler Tarihi, 111/241.

{175/791) Khirelidir. mam fi bunun iin "mam Leys, mam Mlik'ten da ha fakhti. Ne yazk ki, talebeleri hocalarm zayi etdler (yani mezhebini kitapla ra yazmadla-)" demitir. mam Sfyan bin Uyeyne (198/813), K;felidir. Mek ke'de yaamtr. Mezhebinin ballar zamanla azahn ve mezhebi unutulmu tur. Davud el-sbehn, nceleri fi iken, sonradan kyas ve taklidin aleyhin de bir tavr benimseyerek, fkh meselelerin hainde yalnzca kitap ve snnedn zahirini esas alan mezhebini kurdu. Bu sebeple Zhiriyye mezhebi denld. 270/883 senesinde Badad'da vefat etd. Zahir mezhebi bilhassa Endls'te ya ylm ve hicr sekizinci asra kadar devam etmitir. Endls'teki Muvahhid h kmdar Emr Yakub (595/1198), Zahir mezhebini resm mezheb yapm ve hat ta lkenin o zaman kadarki mezhebi olan Mliklii yasaklamt. f. Ehl-i Snnet Dndaki Mezhebler Hazret-i Peygamber'in "Yahudiler ve Hristiyanlar gibi, mmetim de fr kalara ayrlr. Bunlardan kurtulan frka, yalnz benim ve eshbmn yolunda olanlardr" mealindeki hadsinin iaret etdi ekilde, slm tarihinde eith idkad mezhebler zuhur etmidr'''^. Bunlardan Eh~i snnet ve'l-cemaat denilen frka, Hazret-i Peygamber ve onun cemaati, yani eshbmn hepsinin bildirdii inan esaslarna uymutur. Yukarda zikredilen drt mezhebin inan esaslar bir birinin ayn olup, teferruatta, yani amel/fkh hkmlerde ayrmlardr. Dier frkalar ise, mns ak olan nasslar te'vl ederek; mns ak olmayan nasslar ise, snnet ve sahabenin bildirdiine uymayan bir ekilde yanl te'vl ederek icma'dan ayr birer yol tutmulardr. Bunlar, Ehl-i snnetten balca inan esas lar bakmndan ayrlrlar; ancak tekfir edilmezler, yani dinden km saylmaz lar. Fkh grlerine, bilhassa siyaset hakkndaki grlerine bu inan farkllk lar yansmtr. Bu mezhebler, Seief-i slihn denilen ilk devir slm ulemasnn icma' ettii meselelere aykr inan ve amel esaslar ortaya kardklar iin, ehli bid'at olarak da bilinir. Bid'at, Hazret-i Peygamber ve sahabesi zamannda ol mayan ve sonradan ortaya karlan inan ve amellere denir. Nitekim ulema bir hususta icma'a vardktan sonra, o mesele hakknda bu icma'ya uymayan bir g r beyan etmek caiz deildir. Kur'an- kermde, "Hidyet yolunu rendikten sonra, Peygambere uymayp, mminlerin yolundan ayran, sapt yola srkleriz ve sonu ok fena olan cehenneme sokarz" mealindeki yet (Nisa: 115) ve bu mealde baka hads-i erfler bunun delilini tekil eder. Kollaryla be raber 72'yi bulan bu frkalardan Hriclik ve ilik ile, son asrlarda ortaya kan Vehhblik, slm-Osmanl hukuk tarihi bakmndan ehemmiyetlidir. aa. Hriclik slm tarihinde ilk frkalarn zuhuru balca siyas sebeplere dayanr. Haz173 Tirmiz: man 8, (2643); Eb Davud: Snnel I. (4597); ei-Cmi's-Sagr. 707, 3292 [Eb Davud. Tirmiz, bn Vlce. Drim'den].

ret-i Ali ile Muaviye arasndaki Sffn vak'asnda, taraflam meselenin hallini hakeme havale etmeleri zerine, Hazret-i Ali tarafdarlarndan bir grup, bunu, di nin "Hkm AUah'mdr" prensibine aykm bularak ayrlmlard. Bununla kal mayp her iki tai'af da kfir grp savaa kalknlar. Hazret-i Ali ve kar tarafmdakilerden hari kaldkla iin bunlara Haric (oulu, Havric) denilmitir. Haricler, inan esaslarmda ok iddetli olup, bilhassa nasslarm zahirine aykr hareket edenleri tekfir edip ldrmeleriyle tannmtr. Haricler, amel esaslarda, Kur'an- kerm yetlerinin zahir mnsm her eyin nnde tutmular; bunlara muhalif grdkleri snneti kabul etmemilerdin lk zamanlar gerek Hazret-i Ah'nin yanmdakilen gerekse kar taraftakilerin he men hepsi Ehl-i snnet itikadmdayd. Bir baka deyile Ehl-i snnete mensup cumhurun bir ksm Hazret-i Ali, bir ksm da Hazret-i Muaviye tarafnda yer al m; bir ksm her ikisini de hayrla anm, fakat tarafsz kalmt. Ehl-i snnet ten ilk uzaklama, Hazret-i Ali'den ayrlan Hariclerin, "Kur'an- kerme aykr dr" diyerek snnetin mhim bir ksmn reddetmeleriyle balamtr. Hazret-i Ah tarafdarlarndan bazlar da Hazret-i AU'nin halfeliini ve Ehl-i beytin s tnln mdafaa etmek maksadyla, snnetin bir ksmn reddederek Ehl-i snnetten uzaklamm Haricler, eitli frkalara ayrlmlardn Bunlardan Ibdiyye frkas gn mze kadar yaamtn Mensuplar bugn Umman, Zengibar, Madagaskan Cer he adas ve Byk Sahra'nm batsmda yaamakladr. Kayruvan, Libya ve Tu nus'ta b h ara hkmet kurmularsa da, bugne ancak Umman'da kurduklar h kmet gelebilmitir. Suud Arabistan hkmetinin mensup olduu Vehhablikte de Hricliin tesiri grln Osmanllar, lke snrlar iindeki Hariclere Hane f fkhn tatbik etmitin b b . ilik (ia) i, tarafdar demektin Kendilerine bu ismi ilk verenler, Sffn muhaebesinde Hazret-i Ali'nin ordusundaki birliklerin kumandanlar idi. Kfe ehrindekilerin inan ve amelleri, hep bunlara gre idi. Sonra yazlan i kitaplarnda, Hazret-i AU'nin szleri ve hareketleri olarak bildirilen yazlar, hep bunlardan iitilmitin Sonralar Hazret-i Ah tarafdarlarndan, Hazret-i Peygamber'den sonra halfeUin Hazret-i Ali'nin hakk olduu ve bu sebeple dier rid halfelerin-gsp sayldna kil olanlar; hatta bunu kabul etmeyenleri kfir addeden an fr kalar kmtn. Hazret-i Ali'nin peygamberhine, hatta ulhiyetine inanan frka lara Gliyye veya Glt- ia (ia'nn Arlar) denir ve slm dairesi hricinde addolunun Aslen Yemenli bir Yahd olup Hazret-i Ah'de kendisinde ulhiyet (ilahlk) bulunduunu syleyen Abdullah bin Sebe ve adamlarnn kurduu i frkasna, eskiden mensup olduu Yahd dininden kalma dsturlarla, Irak'ta

yerlemi eski ran din (Zerdt) gelenekleri tesir etmitir. Bylece Abdullah bin Sebe, ia'nm am frkalarmm kurucusu kabul edilmidr. ia'nm dier bir b sm frkalar, ezcmle Zeydiyye ve Cferiyye, bunlara nisbetle mutedildir. Siya s tavr, ia'nm inan ve amel esaslarnda Ehl-i snnetten farkl bir yol tutmas n dourmutur. Ehl-i Snnet, Hazret-i Peygamberden som'a drt halfelerin halfelini s rasyla meru kabul eder. Hazret-i Ah ile dier baz sahbier arasndaki mc deleleri ictihad ayrl olarak deerlendirir; bu sebeple hi birisinin kmanamayacan syler. nki Kur'an- kerm ve hads-i erflerden karlan slm inancna gre sahabe dildir; yaptklar iler sebebiyle mafiret olunmutur. Mslmanlarn cumhurunu (ekseriyetini) tekil eden Ehl-i snnet frkas, mute dil hareket ederek, Hazret-i Peygamber'in snneti ve sahbe-i kiramn tatbikat yolundan yrm; Ehl-i beyt-i nebevye (Hazret-i Peygamber'in ailesine) hr met, Ehl-i snnetin umdelerinden saylmtr. Ehl-i snnet, hads-i erifleri, riva yet edenlerin siyas fikirlerine veya mensup olduu sosyal snfa gre deil; ah s vasflarna ve ayrca mednlerine bakarak deerlendirmeyi iar edinmi; saha be ve sonra gelen limlerin icma' ve ictihadlarma tbi olmutur. aaa. Zeydiyye Bu frka, Hazret-i Hseyn'in torunu Zeyd bin Ali'ye mensubiyet iddiasn dadr. Ancak Zeydiyye frkhmm usulleri, mam Zeyd tarafndan deil; som-aki Zeyd mlerince mam Zeyd'e nisbetle ortaya atlmtr. Ehl-i simet, Zeydiyye'nin mam Zeyd'e balanm faraz kabul eder. Bu usul, Hanef mezhebinin usulne olduka yakmdm Hukukun delilleri, kitap, snnet, icma ve akldr (k yas). Zeydiyye, hads rvlerinin Ehl-i beytten olmasn aramaz. Ancak delillerin ihtilafnda, Ehl-i beytin rivayet ettiklerine ncelik tanr. cma', Ehl-i beytin icma'dm Maamafih sahabenin icma' ise btnyle reddedilmemidr. Ehl-i beyt ten olan sahblerin (Hazret-i Ftma, Ali, Hasen ve Hseyn) kavli hccettir. Zey diyye mezhebinin hkmleri Ehl-i snnete, bilhassa Hanefi mezhebine yakmdr. Zeydiyye mezhebi Yemen'in kuzeyinde, yani San'a ve havUsinde yaymtr. Burada Hanefler de az deildir. ttihad ve Terakki Frkas baa gedkten sonra, Osmanh tarihinde bir ilk gereklemi; Yemen'de Hanef kadsnn yan sra bu mezhebden de kd tayin edilmesi kabul olunmutur. bbb. mmiyye Bu fu'ka, Zeydiyye'den farkl olarak, Hazret-i Ali, Hasan ve Hazret-i H seyn ile Hseyn'in soyundan gelen on iki imanm ismen nass ile, yani Allah ve Resul tarafndan halfe tayin edildiine inandklar iin mmiyye diye anlr. Bu frka, Hazret-i Eb Beki' ve mer'i hayrla anan mam Zeyd'den ayrldklar iin Rfd (terkeden); Zeyd yerine, kardei Muhammed el-Bkr' (113/732) ve bu-

nun olu Cafer'in soyundan gelenleri imam olarak tandklar iin de Cfert diye de bilinin mam Cafer es-Sdk (148/765), Ehl-i snnet itikadmda olup, mam Eb Hanfe'nin hocalarndandn. Cferiyye mezhebinin hkmlerini mam Cafer tesbit etmi deildin nki mam Cafer, ne din ve ne de hukuk kitab yazmtn. Bu mezhebi mam Cafer'e nisbet eden, bu mezhebin sonra gelen mensuplardm Yoksa Cferiyye, mam Cafer'in mezhebi deildin Abbas hkmeti, Ehl-i beyt imamlarm srekli mahede altnda tutard. Bu sebeple serbeste ders halkas kuramamlardr. Smrh sayda talebesi de hocalarnm mezhebini tedvin etmi deildin Zaten bu talebelerin, mam Eb Hanfe'nin de ilerinde bulunduu m him bir ksm, mutlak mctehid olup, kendi mezheblerini kurmutun Talebesin den olu mam Ms el-Kzm (183/799), hayatm hapishanede tamamlamtn mmiyye'nin itibar ettii tefsir, hads ve fkh kitaplan i hmlerinden Eb Cafer el-Kumm ve Eb Cafer et-Ts yazmtn Bu mezhebin ana kitaplarmda, mam Cafer'den geldii rivayet edilen baz pheli haberler vardn. mmiyye, rvleri arasnda Ehl-i beytin veya Hazret-i Ali tarafdar sahblerin d mda bir kimsenin bulunduu hadsleri makbul tutmaz. Yalnzca Ehl-i beytin icma'm kabul eden Zeydiyye mezhebi gibi, hakkmda er' hkm bulunmayan hususlai'm hell veya haram olduunun tesbitinde, mctehidin akima rol yklen mitin Buna gre, akln beendii ey hell; beenmedii ey haramdn Zeydiyye'nin hilfna, mmiyye'de taklid edilen mctehidin hayatta olmas attn. Mctehidin sz amaz delildin Bu bakmdan Cfer fkh ile Katolik kanonik hukuku aasnda eklen benzerlik vardn mmiyye mezhebine gre, halifeliin, Hazret-i Ali ve onun neshnden ge len oniki masum imama ait olduu nassla sabittin mmlere, bu sebeple snaeriyye de denin sn aer, Arapa on iki demektin Her imam, sonrakini tayin eden Onikinci imam Muhammed Mehd saklanmtr ve kyamet gn ortaya kacaktn O zamana kadar halfehi, (Papa gibi) mctehidler arasndan seilen masum fakhler (yetuUahlar) yrtn Cfer mctehidleri, fetva verir; yeni me seleler hakkmda akilaryla yeni hkmler koyar; yethnlerin ve vakflarm mal larn idare eder; humustan (haznenin bete birinden) onikinci imamm hissesini alrr; mukaddes gnlerin balangcm tesbit eder; siyas ve itima iler (harb, sul hu, milletleraras muahedeler gibi) bunlarn izniyle yaplr. Cfer fkhnn h kmleri, Hanef mezhebine yakmdu:. Ehl-i snnet hukuk mezhebi erinden en b yk farklar nikh ve miras mevzulannda kendisini gsterin Bugn ran'm resm mezhebi Caferiliktir. Bu mezheb, Azerbaycan, hak, Lbnan ve Trkiye'nin Kars ve dr havlisinde de yaylmtr. Osmanh lke sindeki Cferilere mahkemelerde Hanef fkh tatbik olunmutun ran hkmda r Ndir ah'm Caferilii beinci mezheb olarak kabul etmesi hususunda Osman l padiah Sultan I. Mahmud'a 1742 tarihinde yapt teklif, kabul edilmemiti.

ccc. ismiliyye ia'nn ar frkalar, tarihte bir hayli kendilerinden sz ettirmiler; hatta hkmetier ele geirmilerdi. Irak'ta kurulan smiliyye frkasna, Kur'an- ke rmin zahir mns yanmda, bir de btm mns olduuna inandklar iin veya imanm (zamanm devlet reisinin) birok hallerde btn (gizli) olduuna inandk lar iin Bniyye frkas da denir. Bunlar Kuzey Afrika ve Gney Irak'ta birer devlet kurduysa da, kendilerinden olmayanlarn can ve mallarn mubah gren ve haclai'in yollarn keserek ldrp mallarn alan bu devletler bir mddet son ra ortadan kaldrld. Btiniyyeden Hasan Sabbah'm kurduu frka da ran'n ku zeyinde hkmet icra etmisth. Mensuplarn hahaa altrarak, terr faaliyetle ri yaptrd iin Hahatler ad verilmitir. [Haha, bugn ngilizcede suikasti demek olan assassin kehmesinin orijinidir.] Bunlar, Hah seferlerinde Hal larla anlap istihbarat bakmndan onlara yardmc olmu; Mslmanlarla Mo ollar ai'asmdaki muharebelerde de, Moollar desteklemiler; ancak Moollarn ran valisi Hlgu tarafndan 1256 ylnda ortadan kaldrlmlardr. Bugn smaillerin pek az Orta Afrika'nm dousu ve Suriye'de, ou 1840'da gtkle ri Hindistan'da yaamaktadn. Ruhan liderleri Aa Han diye mehurdur. Btn mezhebi kalntlarndan Fadlullah admdaki bir kimse ran'n Esterbd ehrinde Hurf frkasn kurmutur. Buna gre, Kur'an- kerm harfleri nin her birinin mnlar vardr. slmiyetin hkmleri, bu mnlara gre tesbit edilir, Bu sebeple Huruflik adn almtr. Hurf, harfler demektir. Fadlullah, 1393 senesinde, Timur Han'n olu Mrn ah tarafndan ldrlerek, Hurf frkasnn yaylmas nlenmise de; bunlardan Anadolu ilerine kaanlar da Fahreddin Acem'nin verdii fetva zerine Fatih Sultan Mehmed tarafndan etkisiz klnmtr. Bir asr soma bu frkann kalmtlarndan ah smail, ran'da Safev devletini kurmu ve ilii ran ile Anadolu ilerine kadar yaymtr. ah smail ve haleflerini Osmanl padiahlar durdurmaya muvaffak olmutur. ah smail, Cfer deil, Gult- ia'dandr. Safevlere kadar ran'da Snn akde ve mez hebler hkim idi. ah smail'den sonra ran btnyle teeyy etmeye (ilemeye) balam; ancak zamanla Gult- ia'nn yerine ia'nm Cfer versiyonu hkim olmutur. ah Abbas'm tatbik ettii katlim zerine, ran'da da ve snr kyleri dnda Ehl-i snnet mensubu kalmamtr. Bugn Gult- ia'dan Drzler Lbnan'n uf dalar havlisinde ve Nusayrler de Suriye'nin kuzeybatsmda yaygn olarak yaamaktadr. Trkiye'de de bilhassa da kyleri ve gebelikten yeni kurtulmu topluluklar arasnda Hur f kalntlarna rastlanr. cc. Vehhblik Onsekzinci asr sonlarnda Arabistan'n dousundaki Need havlisinde ortaya kmtr. Kurucusu 1201/1787 ylnda vefat eden Muhammed bin Abdl-

vehhabdr. Esasla XII. asrda yaam ve nceleri Hanbel mezhebine mensup olan bn Teymiyye (728/1328) denilen Harrnh bir hmin fikirlerine dek uzanm bn Teymiyye, Allah'm cisim olduuna inanan Mcessime frkasn andrr g rleri ve sahbe-i kiram hakkndaki menfi szleri sebebiyle am ve Khire'de mahkm olmum. lmi ve dindarlnn okluu ile mehur bu lim, tasavvuf, keramet, efaat, kabir ziyare gibi mefhumlara kar kt gibi; baz hukuk meselelerde de selefin icma'larma uymayan, az (marjinal) grler ileri sr mt. O ve talebeleri daha hayatta iken ok iddetli tenkidlere mruz kalmlar ve bid'at, hatta ilhad ile itham olunmulard. Muhammed bin Abdlvehhab, bn Teymiyye ve talebesinin grlerini iyice incelemi ve bunlara taassupla balan mt. slmiyed, ilk zamanlaiindaki saflma dndrme iddiasyla ortaya atld. Kabir ziyaredni, trbe yaplmasn, mevlid okunmasn, tevessl, tasavvufu, ca milerde minber ve minareyi, namazlardan som'a tebih kullanlmasn caiz gr myordu. Ehl-i snnetin Mtrid ve bilhassa E'ar mezhebini reddederek, ken dilerine selef-i salibini hatu-latacak ekilde, Selefiyye adm vermilerdir. Halbu ki inan ve amelleri selef-i slihne benzememektedir'"/'*. Bugnki Suud Arabistan krallk ailesinin dedesi Der'iyye emri bn'sSuud, Muhammed bin Abdlvehhab'n enitesi idi. Bu sebeple bn Abdlvehhab'n grlerini silh zoruyla yaymaya giriti. Sk sk hac kafilelerini basp, kendi mezheblerinden olmadklar iin kfir saydklar haclar soyuyor ve ld ryorlard. Sultan III. Selim zamannda Medine'ye saldrarak buradaki trbeleri yktlar. Osmanh hkmed, Msr valisi Kavalah Mehmed Ah Paa'ya emir ve rerek bn's-Suud'u tedip etdrdi. Birinci Cihan Harbi'ni mteakip bn's-Suud'un torunlarndan Abdlaziz, ngilizlerle anlaarak Arabistan ve Hicaz' haki miyed altna ald. Burada Suud Arabistan devlerini kurdu. Bugn Vehhblik di ye bilinen Selefiyye mezhebi, devlen resm mezhebidir. Matbuat ve maarif yo luyla yaymaktadr. Rbtat' i-lemi' I-slm adl kurulu, mezhebin miUederaras propaganda merkezidir. Suud Arabistan'da imam ve kadlar, Vehhb mez hebinde olup, kaz, fetva ve maarif messeselerinde bn Teymiyye'nin grle ri esas alnm bn Teymiyye, nceleri Hanbel olduu iin, Suud Arabistan'da Hanbel mezhebinin tatbik edildii zannedilir. Halbuki Ehl-i snnetin drt mez hebi burada resmen tannmamaktadr. 5. Beinci Devir: Taklid Devri Bu devir, Abbas imparatorluunun parlak gnlerinden balayp; Osman l Devleti'nin son zamanlarmda balayan kanunlatnma hareketlerine kadar s ren ok uzun bh zaman periyodunu ifade eder. slm topraklarmm en geni s174 Eb Zehra: slmda Siyas ve tikad Mezhepler Tarihi, Trc. E. R. FlaI-0. Eskiciolu, s. 1970, 281.

nrlara ulat Abbas devri, slm tarihinde devlet ve hukuk messeselerinin de kemale geldii bir devirdin Ancak uzak vilyetlerle irtibat giderek zayflam; buradaki valiler muhtariyetlerini iln ettilen slmiyette halifelik, papalk gibi ruhan bir makam olmad halde, mstakil Mslman devletler, slm tarihin deki gelenee uyarak Badad ve sonra Kahire'deki Abbas halfelerinin manev otoritesini tandlar; hakikatte devlet idaresi grnte halfeye bah hkmdar lar tarafndan icra edildi. Hicr IV. asrda (mild IX) balayan bu devirde, daha nceki devirler gi bi mutlak mctehid yetimemitin Bu devir hukukular, bir mutlak mctehidi taklid ederek eserier vermiler; mezheb bilgilerini tedvin etmilerdin Hukuku olmayanlar da bir mezhebe tbi olmulardn Binaenaleyh bu devre taklid devri denilmitin Halbuki bu devin ncekiler gibi mutlak mctehidlere rastlanmasa bi le slm hukukunun altm a idi. Siyas pek ok problemler yaanmasna ra men, slm hukuku btn unsurlaryla mer'iyette ve adaletin tecelUsine yardm c olmakta idi. Bu devirde mutlak mctehidlere rastlanmay, ictihad kapsnn kapanp kapanmad meselesini dourdu. in esas udur ki, ictihad kaps kapatlm deildin Kapatmaya da kim senin salhiyeti yoktun slm dini, fikir hrriyetine ok ehemmiyet vermi; icti had le ictihad nakzedilmeyecei dsturunu getirerek, ulema ve ilm grlerini himaye etmitin Osmanh ulemasndan, temyiz mahkemesi reisi ve Mecelle sari hi Ali Haydar Efendi (1937), ictihad kapsnn seddedilmediini, bir mctehide lzm olan ilimleri ztnda cem' eden kimse asrlardan beri zuhur etmedii cihet le zarureten insidd ettiini, yani kendiliinden kapandn syler'^^ yeni orta ya kan mahhas hdiselere, ncekilerin verdii hkmleri tatbik edecek; muhtelif fetvalardan zamana, zemine ve msteftnin (fetva sorann) hline en uy gun olan birisiyle meseleyi zecek mezhebde mctehid her zaman bulunabilin Taklid devrinde, mutlak mctehidlere rastlanmamas zerine, mctehid olmayanlarm, hkmleri tedvin edilmi olarak kendi zamanlarna ulaan ve her yere yaylan drt mezhebden (Hanef, Mlik, afi ve Hanbel) birine uymas, bunu taklid etmesi gerektii hususunda icma'ya varlm oldu'"^^. Hicr IV. asr dan sonra mutlak mctehid yetimemesinin sebepleri vardr: 1. Yeni devrin limleri de selefe ballklar ve tevzular sebebiyle, ayn ca insanlarn temayllerini de iyi bildikleri iin mutlak mctehid olarak ortaya kmam, mstakil mezheb kurmaya tevessl etmemiler; bir mezhebin usul ka idelerini benimseyerek, o mezheb iinde ilm faahyette bulunmay uygun gr mlerdin Bunlan selefleri ve hocalar olan hukukulan Hazret-i Peygamber'e
175 Aii Haydar Efendi, IV/671. 176 ah Veliyyuilah, Ikd'l-Ceyyid, 37; Ysuf en-Nebhn: Hccetuilahi ale'l-lemn, st. 1414/1993,11/775-776.

daha yakn erefli bir asra mensup saydklar iin, onlara hrmetlerinden dolay mtevzi davranmay tercih etmilerdir. Nitekim, Hazret-i Peygamber'in " J B H hayrl devir benim yaadm devirdir. Sonra beni grenlerin, sonra beni g renleri grenlerin ve sonra da onlar grenlerin devridir. Bundan sonra yalan ve fesad yaylr" sz mehurdur. 2. ncekiler faraz meselelere bile nceden hkm vaz ettikleri iin, son rakilere yapacak fazla i brakmam; dikkate deer bir emek sarfederek slm hukukunun teekkln tamamlamlard. Zaten sosyal hayatta da fazla bir de iiklik olmamtr. Sonra gelenler, nceki ictadlardan zamana ve zemine en uygununu seip bununla fetva vermiler; yeni ictihadlarda bulunmak yerine, il m mesailerini mevcut hukuk malzemeyi iyi sistemletirmeye ve bunlarn da yand usul kaidelerini ortaya koymaya hasretmilerdii78_ 3. slm hukukulai'i, kt niyetli kimselerin, ictihad iddiasyla ortaya kp insanlar aldatmasndan da endie etmilerdin Mutlak ictihad derecesine ykselmi olsalar bile, ictihad etmeyip, daha nceki mctehidlerin mezheblerine tbi' olmay tercih etmilerdir'"'^. 4. nsanlan artk selef-i slihn denilen ve hads-i erf ile vlm devrin mctehidlerinden baka mctehid kabul edecek durumda deildi. Bir lim, mut lak ictihad iddiasyla ortaya ksa bile, hsn kabul grmesi ihtimah ok dkt. 5. Hkmetler hukuk birhini temin maksadyla kadlar muayyen bir mezhebden tayin etmi; medi"eseler muayyen bir mezhebin tedrisatna mahsus olarak vakfedilmitin Bu da hukukular mstakil bir yol tutmaktansa, muayyen bir mezhebe mntesip olup millete hizmet etmeye sevketmitin 6. slm dnyasnda Bveyhoullar, Ftmler, Kai'mtler gibi i mez hebinden eitli hkimetler hakimiyet kurmu; kendi mezheblerkden olmayan lar tazyik etmeye balamlardn slm limleri, halkm itikadn bunlarn propa ganda ve tazyiklerinden muhafaza etmek endiesiyle mutlak ictihaddan kana rak, Mslmanlara, drt Sm mezhebin snrlar dma kmamay tavsiye ve telkin etmilerdin 7. Mool istillai'i sebebiyle slm kltr merkezleri harab olmu, siyas otorite ortadan kalkmt. nsanlar canlarmn derdine dm, bu sebeple ilm fa aliyetler de yavalamt. Moollarm Badad' igalinde, sekizyz bin Mslman ldrlm; Badad ktphaneleri tahrib edilmi; kitaplarn cildlerinden Mool
177 Buhr: Fezil'l-Eshb 1, ahdt 9, Rikak 7, Eymn 27; Mslim: Fedil's-Sahbe 212; Tinniz: Fiten 4 5 . ahdt 4; Eb Dvud: Snne 10; bn Mce; Ahkm 27; Nes: Eymn 29; Ahmed: 1/378. 178 M. kif Aydn: T r k H u k u k Tarihi, st. 2005, 5.b, 62. 179 Mahmud Es'ad, Tarih- !m-i Hukuk, 233; zmirli, lm-i Hilaf, 276; Sava Paa, I/110-15; Schacht, 70; a'bn, 442; Cin/Akgndz, 1/173.

askerleri ayakkab yapt gibi, kitaplar da Dicle neliine atlm veya yaklmt. Bu devirde muayyen bir mezheb iinde ictihadda bulunan ok sayda mez hebde mctehidler yedmi; bunlar ortaya kan yeni meselelere hkm getir miler; hocalai'i olan mutlak mctehidlerin ictihadlarn tesbit etmiler, bunlarn delillerini aratrarak tahkik etmiler, bu deliller nda mezheb iindeki fakh ictihadlar arasnda tercihler yapmla-, insanlarn hline ve zamanm ihtiyalarna gre fetvalar vermiler, bunlar kitaplara geirmilerdir. Binenaleyh taklid dev rinde de hukuk faaliyetler, nceki devhlerden az olmamtr. slm leminde ok sayda ilim ve kltr merkezi parlamtr. ncelikle fkhn usul tedvin edilmi; mctehidlerin nasslardan hkm karma metodu iyice ortaya konulmutur. Bu metoda bakarak farkl ictihadla-m deerlendirilmesi ve ilerinden tercih yapl mas kolaylamn. Hukuk sahasmda ok mhim eserler kaleme alnm; byle ce slm hukukunun sonraki asrlara doru bir ekilde intikali temin olunmutur. Taklid devri olmakla beraber, bu devirde bir mezheb taassubu yaanmamUr. Herkes karsndakinin fikrine ve inanlarna hrmet gstermitir. Ekse risinin Hanef mezhebinde olduu Seluklu sultanlarnn himayesinde Cveyn, Gazal, irz, Mverd gibi fi mezhebinin ileri gelen limlerinin yedmesi; Osmanhlar zamannda Arap beldelerine dier mezheblerden de nib tayin edil mesi, bu devir Mslmanlarnn insan haklarma ve fikir hrriyetine saygl demoki-at tavrnn en gzel misalidir. i ve Mtezilerin taknca hareketlerini ba hane eden baz modernist yazarlar, mezhebler arasnda mcdele, hatta atma lar olduunu iddia etmilerse de, iin asl byle deildir. Ehl-i snnet mezhebleri aasmda srtme olmamtr. Taklid devrinin vasf gerei, hilfiyat ve cedel ok inkiaf etmidr. Hilaf, mezheb hkmlerinin dayandklar delilleri tesbit etmek; cedel ise bunu ilm tartmalai'da ne srmek demekdr. lm-i hilafa, "Mukayeseli slm Hukuku" ad da verilebilir. Bu ilmin, usl-i fkh denilen metodoloji ilminin inkiafma, er' hkmlerin delillerinin teshiline ve dolaysyla hukukun tekmlne byk hiz meti olmutur. Bu ilmin kurucusu Karahanllar devrinin byk Hanef hukuku su Debbs (430/1039)'dir. Taklid devrinde Mslman hkmetler, zaman zaman er' hukukun baz hkmlerini kanunlatrmaya (resm tedvin) teebbs etmidr. Abbasler zama nndan itibaren kadlklara artk ayn mezhebe mensup hukukular tayin edilmi; bylece lkede hukuk birliini temin yolunda resm mezheb tatbikat balam tr. Marib, Endls ve Msr'da da buna benzer bir tatbikat sz konusu olmu tur. Osmanl Devleti'nde de kadlar Hanef mezhebinden tayin olunmu; dier mezheblerden halkm yaad mahallerde, icabnda bu mezheblerden nibler vazfelendirilmidr. Hicr III. asrdan idbaren niversite seviyesinde tedrisat yapan medreseler

kurulmaya balanmtr. Daha nceki cami' geleneine uygun olarak bunlara da cami' (toplayc) denilen niversiteler, klliyelere ayrlrd. Endls'te Kurtuba, Fas'ta Kureviyyrn, Tunus'ta Zeytne ve Khire'de Ezber niversiteleri ne k t. Camilerden mstakil niversitelerin kuruluu XI. asra rasdai". Seluklu veziri Nizmimlk'n kurulmasna n ayak olduu ve eith ehirlerde kurulan bu tahsil messeselerine Nizmiyye Medreseleri denir. Bu medreseler, btn slm dnyasmda birbirine benzer bir lim prototipi meydana getirdi. lm ehliyeti, medresenin hey'et-i tedrisiyyesi (retim yeleri) tarafmdan icazetname ile tas dik olunmu limler, resm vazifelerde istihdam edildiler. 6. Altnc Devir: Taknin (Kanunlatrma) Devri Bu devir umumiyetle, zamamn en gl slm devleti saylan Osmanl Devleti'nde Tanzimat Fermam'mn iln edildii 1839 ylndan balar; XIX ve XX. asrlar ifade eder. Bu devirde de takhd devrinin hususiyetieri aynen devam etmekle beraber, slm hukukuna dair hkmlerin, eski devirlere nazaran daha yaygn bir biimde kanunlatu-ld grlr. Bir de bu devirde, selefe ball n planda tutan geleneki (muhafazakr) ulemann yanmda, slm ilimler saha snda yeni ve marjinal fikirler ileri srmekle tannan yeniliki (reformist, modenist) melhflerin yaygn olarak ortaya kp ve glendii sylenebilir. XVIII. asu- sonlarmda slm devletleri eski kudret ve hametlerinden ok ey kaybetmilerdi. Amerika'y kefedip buradaki zenginlikleri lkelerine ta yan ve yeni ticaret yollar kefeden Avrupahlar asker, ml ve kltrel bakm dan Mslmanlarn nne getiler. Sanayi inklb ile bu ara iyice ald. Harblerle ve i karkhklai'la uraan Osmanh Devleti, bu ilerlemeleri takip etmeye imkn bulamad. Mslmanlarn yaad lkeler, birer ikier yabanclarm eline dt ve ou smrge hline geldi. Osmanl Devleti'nin tarihe gmlmesiyle Mslmanlarn ve er' hukukun hakimiyeti de resmen sona erdi. kinci Cihan Harbi'ni takiben smrgecilerden istiklallerini elde eden bu lkeler, bu defa dik tatrlerin ve emperyal glerin kon'olnde varlklarn devam ettirdiler. Taknin devrinde, Osmanl lkesindeki ihtiya ve Avrupa devletlerinin de basks sebebiyle kanunlatrma hareketine hz verilmi; bu arada slm Hukuku hkmleri geni bir biimde kanun hline getirilmitir. Bunlar arasnda bir tane si slm hukuku bakmndan ok mhimdir: Mecelle-i Ahkm- Adliyye. 18691875 yllar arasnda hazrlanan ve Osmanl meden kanunu diyebileceimiz bu kanun, lkede Fransz meden kanununu iktibas etmek isteyen bir gruba kar kazanlm zafer; daha da mhimi, slm tarihinde bir iikd. Geri daha nceleri de slm hukukunun baz prensipleri kanunlatrlmt ama bu kadar geni bir sahann kanunlatirmas ilk defa oluyordu. Osmanl Devleti'nde Mecelle'nin yansra ok sayda kanun hazu-land. Bunlardan 1858 tarihli Arazi Kanunnmesi,

162

Osmanl Haloiku

1917 tarihli Hukuk- Aile Kararnamesi, 1917 tarihli UsV-i Muhkeme-i er'iy ye Kararnamesi gibi birka tanesi mnhasn"an er' hukukun sahasna giren h kmleri kanunlatrmi-, Osmanl Devleti'nin yklp cumhuriyet idaresinin ku rulmasndan ksa bir mddet sonra, Avrupa hukuku toptan iktibas edilerek slm hukuku klliyen yrrlkten kaldrld. lkede yepyeni bir hukuk sistemi kurul du. Bylece Anadolu'da slm hukukunun tatbiki tarihe karm oluyordu. Smrgeciler tarafndan igal edilen ve Mslmanlarn yaad lkeler de er' hukukun sivil hayattaki varl srd. Smrge idareleri, bu lkelerde s lm hukuku hkmlerini kanunlatrmay tercih etmitin Bylece mstemleke lerde Anglo-Muhammedan ve Franco-Muhammedan admda iki yeni hukuk sis temi ortaya kmtn u kadar ki bu hukukun mevzuat ekil itibariyle ngiliz veya Fransz; ama esas itibariyle slm Hukukuna dayanmaktadm Osmanl mparatorluu'ndan koparlan lkelerde de Osmanl kanunlar yrrln devam ettirdi. Zamanla stiklllerini kazanan bu devletler bir ksm Avrupa kanunlarna dayanan, bir ksm da slm hukukundan ne'et eden yeni kanunlar hazrladlar Bilhassa Msn, Irak, Suriye, rdn gibi lkelerde ncelikle ahvl-i ahsiyye, va kf ve vasiyet hkmleri slm Hukuku erevesinde tedvin edilmitin Bu lke lerin Msn Suriye, Irak gibi bazsnda Avrupa'dan meden kanunlar iktibas edil mi; rdn gibi bazs da slm hukukuna nisbeten uygun meden kanunlar ha zrlamlardn er' hukuka dayanan kanunlarn hemen hepsinde tek mezhebe bal kalnmam; eitli mezheblerden istifade edilmitin Bunlarn hemen hep sinde de Mecelle ve dier Osmanh mevzuatnn izlerini grmek kabildin Suud Arabistan, Umman, Krfez Emirlikleri, Katan Bahreyn, Somali, Maldivlen Sin gapur, Brunei ve 1979 ihtillinden sonra ran, modern tarzda er' kanunlar ha zrlamak yerine, an'anev yrrlk kaynaklarna (yani kendi mezheplerine ait klasik fkh kitaplana) itibar etmeyi srdrmtn

I. RF HUKUK A. RF HUKUKUN SAHASI Osmanh Hukukunda, padiahm emir ve fermanlarmdan teekkl eden ve umumiyetle kanunnmelerde tedvin edilen hukuka rf hukuk ad verilmitin s lm hukukunda sri', yani kanun koyucu, bir takm sahalarda kasden boluk b rakm; bu sahalarn doldurulmasn hkmdara brakmtn Hkmdan slm hukukuna aykm olmamak artyla, gerekirse rf ve detlerden de istifade ederek bir takm hukuk kaideleri koyabilin Ulema buna delil olarak "Ey iman edenler! Allah'a, Resulne ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin" mealindeki yeti (Nisa: 59) esas almlardn Nitekim "Allah'n, sultan vastasyla insanla r kt fiillerden alkoymas, Kur'an- kerm vastasyla alkoymasndan daha oktur. (Yani sultann yasakladklar, Kur'an- kermin yasakladklarndan

daha oktur.)" hads-i erfi mehurdur'^o slm tarihinde lhanl, Memlk, Akkoyunlu, Dlkadirli ve Grgniye Devletlerinde de bunun misallerine rastlanmaktadr. Mool hkmdar Cengiz Han'n yasas ok mehur idi. Bu kanunnmenin baz hkmleri, Mslman ol duktan sonra da bir mddet Moollar arasnda cri olmutun Tzkt- Timur (Timur Han'n Tzkt), Grgniye hkmda lemgir'in Dstr- Amel {Zavbt- lemgir, Ahkm- lemgir) adl ceza kanunnmesi, Kazak hkmdan Tevke Han'n (1710-1724) kanunnmesi, rf hukuk geleneinin misallerindendin Akkoyunlu hkmdar Uzun Hasan Bey'in kard Hasan Padiah Kanunu ve Dlkadirlilerdeki Alddevle Bey Kanunu da rf hukuk metinleridin Osmanh padiahlannm, zaman zaman sdar ettikleri kanunnmelerin esaslarm kurduu rf hukuk ile, devlet tekilat ve protokol, arazi rejimi, ver gi tahsil usulleri tesbit olunmutun Ayrca er' hukukta olmayan su ve cezalar (ta'zr) ihdas edilmi; unsurlar tam olumayan er' sularda, failin cezasz kal mamas iin ta'zr cezalar ngrlmtn Padiah fermanlar ve kanunnmeler le teekkl eden hukuk hkmlen zamanla bir yekn tutmaya balaynca, ken di iinde bir btn olarak deerlendirilmi ve er' hukuktan ayr bir isimle anl maya balanmtr: rf hukuk'^. Osmanl Hukuku'nun takiiben %20'sini, esas lar kanunnme ve fermanlarla tesbit edilen rf hukuk kaideleri; %80'ini ise er' hukuk prensipleri tekil ederdi. rf hukuk ile rf ve det hukuku ayn ey deildin Evet, rf hukuk vaz edilirken, rf ve det kaidelerinden de istifade edilebilir; rf ve det kaideleri ya zl hle getirilebilin Ancak ikisi ai'asmda bir aynlik mevzubahis deildir. Bu takdirde rf ve det hukuku deil, kanun hukuku szkonusudun er' hukukta rf ve det zaten nazara alnr. rf hukuka bu ismin verilmesinin sebebi, resm otoritenin koymu olduu kaidelerden terekkp etmesidin Nitekim slm devle tinde ahkm- islmiyyenin ortaya konulmasnda vazife yapan ehl-i er' (eriat ehli, kd, mfti ve mderrisler) yanmda, bunlan tatbik ederek icra gcn kul lanan bh otorite daha vardr: ehl-i rf. Bu kelime, Osmanh idare memurlar hak knda kullanln Vezirler, valiler, subalar ve she hep ehl-i rftn rf hukuk, biraz da ehl-i rfn keyf hareketlerini nlemek ve onlarn idar tasarruflarn s nrlamak maksadyla konulmutun Hkmleri teden beri belli bulunan er' hu kukun boluk brakt sahalarda, rf hukukun kaideler koymas, ehl-i rfn ha reket sahasn snrlandrm ve bylece halkn zulme uramasnn nne geil mek istenmitin Nitekim ehl-i er' (yarg) ile ehl-i rf (yrtme) arasnda bu ba kmdan bir ekime teden beri yaanmaktayd. Biraz da rf hukukun yadmyla bu ekimede XV. asrdan itibaren ehl-i er' ar basmaya balam; kd hkISO Ebu'l-Hasen el-Mverd: E d e b ' d - D n y a ve'd-Din, Trc. S. Kip/A. Snmez, st. 1978, 170. 181 Aydm, Osmanlda Hukuk, 376.

m olmakszn kimsenin cezalandrlmamas esas iyice yerlemitir. Ehl-i rf, mesel kazalarda suba, sulular kd nne getirir; muhakeme edilip mahkm olursa, cezasn infaz etmek ehl-i rfe derdi. er' hukukun yanmda rf hukukun douu, bir takm sebeplere balan mtr. Bunlarn banda, Emevlerden itibaren hilfetin saltanata dnmesiyle, amme hukuku, bilhassa anayasa hukuku sahasmda fiil bir durumun ortaya k gelir. Bu fiil durum zerine slm hukukular, fkh mesalerini, anayasa hu kuku dnda, tatbik ans olan baka sahalara yneltmitir. Bu da amme huku kunun fazla inkiaf etmemesi neticesini dourmu; bu boluk idareciler tarafn dan (rf hukuk ile) doldurulmutur. Hatta belki kendilerini siyaset ve idare sa hasnda tecrbeli ve bilgili gren devlet adamlar da, hukukularn kendilerini s nrlayacandan korkmu; bu sebeple amme hukukunda hukukularm deil, biz zat dzenledikleri kaidelerin hkim olmasn istemi olabilir. slm hukukunun boluk brakt sahalarda hkmdara hkm koyma salhiyedni tanmas, rf hukukun doup gelimesi iin msait bir zemin hasl etmitir. Fkh kitaplarnda sayan, ama ceza ngrlmeyen sular iin, hkmdar rf hukuk yoluyla ceza lar koymak lzumunu hissetmitir. stelik Trk-Mool kanun geleneinin tesi ri de bunu kolayiatu-mtr. Hicr IV. asrdan sonra mctehid olarak tannan hu kukularn ortaya kmam olmas da, amme hukukundaki boluklarn idareci ler tarafndan doldurulmak istenmesine sebebiyet vermi olabilir. Ehl-i rf deni len idaecilerin davranlarm hukuk smrna ekmek ve halk bunlarn hukuka aykr davranlarna kar korumak maksad da rf hukuku douran millerden dir. Nihayet Osmanh Devled'nin iinde bulunduu ml, asker ve idar artlai' da, bu artlai'a uygun dzenlemeler yaplmasn gerektirmi; padiah, er' huku kun kendisine tand teri salhiyedni kullanarak bu dzenlemeleri gerekle tirmitir. Mesel Osmanh Devleti'nin gazaya dayanan siyaseti, fazladan finans desteine ihtiya duyduu iin, er' vergiler yannda baka rf vergiler de top lanmtr. Yine mesel donanmann krekiye ihtiya duyduu zamanlarda ka rlan ceza kanunnmelerinde krek cezasna fazlaca atf yaplmtr. u kadar ki, hilfetin saltanata dnmesinden sonra, slm hukukular nn amme hukuku sahasmda mesa ortaya koymadklarn sylemek kolay deil dir. Bu sahada hukuk tarihinin belki de en eski eserleri, bu devirde kaleme aln mtr. el-Ahkm's~Sultaniyye, es-Siyset'-er'iyye gibi mstakillen devlet idai-esine ve hkmdarm salhiyetlerine dair bu eserler, amme hukukunu er' prensiplere gre etrafl bir ekilde dzenlemektedir. Amme hukuku, normal fkh bilgilerinden olduu halde, ilk zamanlarda ortaya kan siyas ihtilaflar inan sa hasn etkiledii ve bunun da esasn halifelik tekil etdi iin, ulema bu mevzu lar fkh kitaplarmda deil, itikad (kelm) ile alkal kitaplarda ele alm; eitli frkalan bu husustaki iddialarma cevap vermilerdir. Hazret-i Peygamber ve rid halfelerinin devlet idaresindeki eitli tatbikat, amme hukukunun kayna

olmutur. u kadar ki, bu tatbikat alternatifli hkmler dourmutur. Bu bakm dan amme hukukunu, siyaset ilminden ayrmak ok zordur. stelik amme huku kunun dorudan alkal olduu cemiyet, zamamn deimesiyle sr'atli biimde deimektedir. Bu sebeple slm hukuku devlet idaresinde deien zaman ve art lara gre hkmdarm dzenleme yapmasm istemitir. Halbuki insan ferd olarak, yaradl itibariyle byle bir deiiklie mruz deildir. Bu sebeple ferdlerle do rudan ilgih bulunan meden hukuk, nasslarda teferruatyla tanzim olunmutur. Hicr IV. asrdan sonra mutlak mctehid olarak ortaya kan hukukuya rastlan mamas, eer amme hukukunun gehmeme gerekelerinden saylrsa, bunun te siri, sadece amme hukuku deil, husus hukuk bakmmdan da szkonusu olmak gerekir. Halbuki husus hukuk iin byle bir iddiada bulunmak mmkn deildir. Osmanl tarihinde rf tabiri bilindii kadaryla ilk olarak Fatih devri ta rihilerinden Tursun Bey kullanmtr. Tursun Bey, er' hukukun yannda, bir de rf hukukun bulunduunu zikretmekte; buna siyaset-i sultn veya yasa- pa diah de denildiini sylemektediris2. Maamafih rf hukukun varh Osman Gazi devrine dek uzanu*. Osman Gazi, Karacahisar' aldktan som-a tre gerei hkmdara denen pazar vergismin (bac, oktruva) devam hakknda kanun vaz etmid. Osmanl tarihinde bilinen en eski rf hukuk tatbikat, dolaysyla ilk r f vergi, budur'^3_ Sonralar sadece ml deil, devlet tekilat, arazi ve ceza hu kuku sahasmda da yaygm bir ekilde rf hukuk kaideleri vaz' edilmitir. slm hukukunda, nassiarla tesbit edilmi oian hadd ve ksas sular dmda, hkm dar yeni ve su ve cezalar ihdas edebilir. Buna ta'zr denir. Bu yolla tesbit edi len su ve cezalara dair hkmler de rf hukukun mulne girer. Yani rf hu kukun varl, slm devlederi iin bir bakma ihtiyatr. Osmanhlarda, amme menfaatinin gerektirdii baz hallerde, er' hukukun teferruatyla tanzim ettii sahalarda da rf hukuk dzenlemelerinin tezahr ettii vkidir. Mesel, er' hukukta nikh, iki ahit dnda hibir ekil artna balanmam iken, Osmanl hkmed, nikhlarm kd izniyle imamlar tarafmdan kylp nfus siciline kay dn kanun hline getirmid. Vakflarla alkah da buna benzer ok sayda dzen leme vardr. Bu da esasen slm hukukuna aykr olmayan bir keyfiyettk.

B. R F H U K U K L E E R ' HUKUK MNASEBET Osmanl tarihinde, ahkm- slmiyye iin er'-i erf veya eriat; rf hu kuk iin de kanun veya nizam tabiri kullanlmtr. Bu husus, baz yazarlar, Os manl sisteminin laik olduunu iddia edecek kadar yanltmtr. Halbuki hkm darn, slm hukukunun verdii salhiyetle, slm hukukuna aykr olmamak zere karm olduu emirname ve kanunlar dahi, slm hukukunun dmda sa182 Tarih-i Ebulfeth, st. 1977, s. 12. 183 Akpaaolu Tarihi, st. 1985,28-29.

ylaraaz. ki bunlai'm meruluk kayna slm hukukudur. Nitekim slm hu kuku, kim olursa olsun idarecilerin (emrin) hukuka uygun emirlerine itaat edil mesi esasn koymutur, Osmanllarda rf hukuk hkmlerinin tedvin edildii ferman ve kanun nmeleri, ilmiye snfndan olup, kendisine mfii-i kanun da denilen nianc adnda yksek rtbeli bir divan mensubu haznlar; er' hukuka uygunluunun tesbiti bakmndan eyhlislmn fetvas da alnrd. Nitekim Osmanl arivlerin de, padiah ve sadnzam tarafmdan eyhlislmlktan istenen ok sayda fetva bulunmaktadm Hukuk meselelerde eyhlislmn fetvasnn alnmasnn mec buri olduunu bildiren fermanlar da vardn Hatta zaman zaman kanunnme me tinlerinde eyhlislmlkta er' hukuk istikametinde tashihler yapld vkidin Kapitlasyonlarda ecnebilerin ahitliklerinin mahkemelerde kabul edilmesine dair hkme eyhlislm Ebussuud Efendi "N-meru olan nesneye emr-i sulta n olmaz!" diyerek kar kmtr'^''. Kanunnmelerde veya tatbikatta er' hu kuka aykrlk szkonusu olsa bile, bu istisna bir durum ifade eden kaideyi boz maz. Osmanl otoritelerinin "Biz gerekirse er' hukuku bertaraf ederek hkm koyarz" eklinde bir iddias olmamtn. Nitekim bu incelii sezen baz Avrupahku-, "Sultan Trklere; Kur'an ile Mltek da suhana hkmeder" demekten ken dilerini alamamlardn Ayrca Osmanllarda rf hukuk diye bilinen ve padiahlai'in kard ka nunnmeler erevesinde meydana gelen hukuk ihtilaflarn, ayn zamanda er' ihtilaflara da bakan kadlar nne karld grln Yani menei din olan h kmlerin de, beer irade olan hkmlerin de tedkik ve hal mercii ayndm Os manh hukuk tarihinde genelhkle er' ve kanun beraber kullanlan bir tbir idi. Hkmlerde geen '\.er'-i erfe ve kum- miinfe mugayir." ifadesinde oldu u gibi. te burada kanun tbiri, rf hukuku ifade ederse de, yanl anlalmala rn nne gemek iin, byle bir kullanmdan bile kanlmtn Nitekim Osman l padiah Sultan II. Mustafa 1107/1696 ylnda kartt bir fermanla, hkm lerde er'-i erfin (eriat) yansra kanun kelimesinin kullanlmasn yasaklam idi'f*''. Bu da kanun ile er' arasnda yrrlk ve balayclk bakmmdan bir fark olmadn gstermektedin Osmanl Devletinde bir takm salhiyetlerin kullanl mas asndan ehl-i er' ile ehl-i rf arasnda yaanan ekime, er' hukuk ile rf hukuk arasmda da ihtilaf olduu mnsna gelmez. Ehl-i er', yukarda da getii gibi ehl-i rfn asayii bozan kimselere ceza vermek hususunda keyf tat bikatta bulunmamas iin hassas davranm, bunda da muvaffak olmutun Alman sosyolog Max Weber'in (1864-1920) bu konuda "kd adaleti" di ye tannm bir tezi vardn Buna gre, "Kadlar, suhann isteklerine gre adalet
184 Erturul Dzda: eyhlisim Ebussuud Efendi Fetvalar, st. 1983, 98. 185 Osman Nuri: Mecelle-i Umr- Belediyye, st. 1337, 1/567.

datan hkimlerdir. Herhangi bir st prensip veya norma dayanmadan, btnlk ten uzak, keyf kararlar verirler. Zaten slm Hukuku da ngiliz hukuku gibi akla dayanmayan, hkimlerin geni takdir hakk bulunduu irrasyonel bir hukuktun arkta kapitalizmin gelimemesi de bu sebepledir". Bu kaziyelerin birbiriyle e likisi bir yana, Osmanl Hukuku'nu tamyan; rf hukukun bunun kk bir ks mm oluturduunu, bunun da er' hukuka aykr olamayacam ve er' huku kun sultanlarm nfuz sahas dnda altn bilen; te yandan er' hukuktaki rasyonellik ve dinamizm hususiyetini farkeden kimse, bunu syleyemez. Nite kim Gerber, Jennings gibi er'iye sicillerini iyi inceleyen arkiyatlai", Weber'in bu tezini sarsmtr. Osmanl Hukuku, Weber'in tasvir ettiinden ok farkldm slm hukuku, gerek usul ve gerekse fru hkmleri bakmndan, kendi yaps iinde orijinal ve mstakil bir hukuk sistemidin Ancak tarih tekml ie risinde mahall baz prensiplerden etkilenmesi, hatta bunlar benimsemesi gayet tabidin Edebiyat tarihisi Fuad Kprl, fkhn orijinal, fakat statik bir sistem olduunu; ancak hukuk kaidelerinin pratikte sadece fkl erevesinde kalmad m; hatta fkhn taih boyu smrh bir tatbik sahasmm olduunu; bunun yanmda byk lde mahall detlere dayanan ve rf hukuk denilen sistemin hayatiyet kazandn; bylece fkhn nfuzunun gayet smrlandrldn sylemektedin ktisat tarihisi mer Ltfi Barkan da der ki: slm hukuku, slm mem leketlerini idare etmesi lzm gelen hukuk, sosyal ve politik her trl nizam ve usulleri btn ayrntlai'iyla ve bir daha deimelerine lzum kalmayacak bir e kilde mkemmel olarak tespit etmi olmak iddiasmdadn Din kaynaktan geldi i ve ilah vahyle ekillendirilmi olduu iin mukaddes ve noksansz farzedilerek ayn tarih ve corafya artlar iinde yaam olan her trl slm memleket lerinde asrlar boyunca hi deimeden ayn tesirlilikle tatbik edilecek ve gkten tamamlanm bir halde indirilmith. Bunun iin dima kendi kendisinin ayn kalacak bir hukuk sistemidin Osmanl Devleti, yetersiz kalan bu hukukun yann da, laik nitelikli rf hukuku alternatif olarak kabul etmek zorunda kalmtr^^^ Bu iddia, slm hukukunda hukukularn beer katksn inki" etmektedin Bar kan, burada byle sylemekle beraber, baka bir yerde de, slm hukukunun mu kaddes bir kitap iinde btn teferruatyla olmu bitmi bir halde ve bir defaya mahsus olmak zere tam olarak verilmi olmad iin, kendisine mahsus bir te ekkl ve inkiaf tarihine mlik bulunduunu itiraf eden Sonra da sultanlarn, devletin hayat menfaatleri sz konusu olduunda, zamann icaplarna uygun ye nilikleri kabul etmek hususunda lkayd kalmayarak, devlet reisi sfatyla kendi lerine terkedilmi takdir hakk erevesinde yeni nizamlar kurduklarn; slm hukukularnn da sultanlar eriatin aksini emretmedii hususlarda amme men-

186 Trkiyede Dn ve Devlet likilerinin Tarihsel Geliimi, Cumhuriyetin 50. Yl Semineri, Ank. 1975,49.

faalini gzeterelc, rf ve detleri de nazara alarak erevesinde yeni bir nizam gediTnek hususunda yetkili saydklarm syler. Ve "Ne var ki, slm hukuku her sahada ayn ilah meneini muhafaza etmekten uzak kaimisin: slm hkmdar lar, bilhassa idar ve ml sahada, dn kurallardan bamsz olarak fethedilen lkelerdeki sistemi aynen benimseyerek yeni bir hukuk sistemi meydana getir miler; hukukular da bu sistemin hkmlerini eski din prensiplere irca ederek slm bir grn vermeye almlardu-" der's?. Grlyor ki, Barkan, rf hukukun slm hukukundan ayr ve onunla tam bir uyum iinde olmas gerekmeyen laik bir hukuk sistemi olduunu dnmek tedir. Halbuki rf hukuk, er' hukuktan ayr ve ona aykr mstakil bir hukuk sistemi olmayp, slm hukukunun hkmdara tand smrl teri (yasama) sa lhiyetinin tezahrnden baka bir ey deildir. Bunu kendisi de aka itiraf et mektedir. Byleyken bu tenakuza nasl dtn anlamak mmkn deildir. s lm hukuku, yalnz vahyden ibaret deildir ki deimez ve mutlak hkmler ih tiva etsin. Balkan, rf hukukun meruluk temelini gzel anlatmakta, her neden se bunun slm hukukunun kifayetsizlii sebebiyle getirilmi zarur bir hukuk sistemi olduu neticesine varmaktadr. Halbuki rf hukuk, slm hukukunun ki fayetsizlii sebebiyle domu olmad gibi, slm hukukunun dnya sahnesin den yava yava ekilmesi de, bu hukuktaki noksanlklardan ziyade, siyas ter cihlerin deimesi sebebiyledir. Aksi takdirde bu hukukun eksiklikleri ikmal edi lerek zamana uydurulmaya teebbs edilmesi beklenirdii^s. Roma hukukusu Vasfi Raid Sevi, slm hukukunun vasflarm ve za mann deien ihtiyalarn karlamak zere gedrdii tedbirleri vgyle zikret tikten sonra, zetle unlar sylemektedir: Osmanllarda fkh, dnya hislerini tatmin edemez olmu; yeni neredilen kanunlar da fkhn sahasn daraltmaya balamt. Bir cemiyetin hukuku, yaayan ve tekmle tbi kanun olmalyd. F kh ise, domu ve bir mudak skn haline gelmi bir hukuktu. Her varl ve her messese gibi zamann mahlku olan slm hukuk sisteminin de zamanla bozu laca tabi idi. Yalnz zamanla bozulmu olan fkh yeniden doabilmek, yeni bir gonca hhnde tekrar alabilmek kudretini kaybeylemisti. Tanzimat, din hukuk tan farkl bir menei olan kanunlar kabul ederek fkh zerine zafer kazanmt Grlyor ki, mellif, slm hukukunu hem ilah meneli kabul etmekte, hem de
187 Osmanl mparatorluunda Zira Ekonominin Hukuk ve Mal Esaslar, st. 1943. X,

x-xn.
188 Nitekim mesela Osmanl ceza Kanunnme-i Hmyunu, Kanunnme-i Ticaret, Usl-i Muhakemt-i cezaiye ve ksmen Usl-i Muhakeme-i Hukukiye kanunlar hep Fransa'dan iktibas edilmiti. Yani er' hukuk ile dorudan irtibatl deildiler. Bunlar da ilga edilip, yerine ba ka lkelerden kanunlar iktibas edilmitir. 189 Vasfi Raid Sevi: Fkh ve Medeni Kanun, A Hukuk Fakltesi Dergisi, Ank. i 951, Y: VI II, S: 3-4, 229-230.

zamanm mahlku olarak grmektedir. Burada bir tenakuz sz konusudur. ste lik Tanzimat devrinde eyhlislmlm tasvibi almarak kabul edilen kanunlarn hibiri er' prensiplere aykr deildir. Kprl ve Barkan'n bu iddialarn, bata HaUl nalck olmak zere son ra gelen baz tarihiler de tekrarlamlardr. Bylece Osmanl hukukunun mahi yeti ve vasf hakknda bir paradigma meydana gelmitin Bu mellifler. ncelik le Osmanllarda o zamana kadar slm devletlerinde pek rastlanmayan bir biim de kanummeler neredihini, Trk-Mool geleneinin tesiriyle er' hukuktan ekl bir ayrl olarak deerlendirmilerdin Ayrca muhteva itibariyle de er' hukuktan ayrla balca u misalleri vermilerdir: 1. slm hukukunda toplanacak vergiler belli iken, Osmanllarda rf ver giler adyla bunlarn dnda vergi toplanmtn 2. Hadd sularnda verilecek ceza belli iken, Osmanllar bu sulara baka cezalar vermitin 3. er' hukukta fiz yasak olmasma ramen, Osmanllar muayyen bir yzdenin altnda faize gz yummulardn. 4. er' hukukta arazi ile alakal hkmler belli iken, Osmanllarda tama men pragniatik maksatlarla farkh bir rejim tatbik edilmitin 5. "Su ilemeden evvel bir kiiye ceza verilememesi er' hukukun icab iken, Osmanl padiahlar eski Trk rfleri istikametinde karde katlini tatbik et mitin 6. Vakf mal mlkiyet gibi dokunulmaz iken, Fatih Sultan Mehmed, va kflara devlet nmma el koymutun Ancak bu meseleler derinhine tahlil edihrse, iin aslnn byle olmad anlalr: 1. Evet, er' hukuk muayyen vergilerin (un cizye, hara, rikz vs.) top lanmasn emretmitir ama, bunun dmda hkmdarn ihtiya duyduu zaman halktan vergi toplamasn da men etmemiti; Nitekim son devir Osmanl hukuk ularmm mehurlarndan bn bidn diyor ki: "Hkmet, millete hizmet iin ya paca btn masraflar, Ijeytlmlden karlar. Beytlmln gelirleri yok ise ve ya az olup, ihtiyac karlayamyor ise, hkmet yapaca hizmetlerin ve lkeyi muhafaza, ordunun tehizi, nehirlerin temizlenmesi, Mslman esirlerin kurta rlmas iin fidye gibi masraflarn karln milletten vergi olarak istemesi ca izdir. Amme menfaati iin hkmdarn verdii emirlere itaat vcibdir" '^o.

190 bn bidn, IV/294.

2. rf hukuk ile, er' hukukta olmayan su ve cezalar (ta'zr) ihdas edil mi; unsurlar tam olumayan er' sularda, failin cezasz kalmamas iin ta'zr cezalan ngrlmtr. Nitekim hadd sular, kanun dehl prensibine bah su lardr. er' hukukun arad muayyen unsurlar gereklemedike, malum ceza verilemez. Mesel znye hadd cezas verebilmek iin, drt dil, hr, Mslman, erkek ahidin fiile "grdm" diye ahidik etmesi; cezann infaznda da hepsinin hazr bulunmas gerekir. Evlilik veya klelik mnasebeti gibi en ufak phe ile ceza der. O zaman su, hadd suu olmaktan kar, baka bir sua dnr. Bu sua kd veya hkmdar uygun grd bir ceza verir. Buna [a'zr denir>'^'. te bu sebeple, Osmanllarn, slm ceza hukukunu uygulamadklar, bir takm hadd sularna, baka cezalar verdikleri kanaati hasl olmutur'^^, Osmanl ka nunnmelerinde, hadd suunun hukuken sabit olmad bu gibi hallerde verile cek hadd cezalarndan daha hafif ta'zr kabilinden cezalar tesbit olunmutur. Bu nun er' hukuka aykr olmad meydandadr. Kanunnmelerde bu husus ak a grlmekte, hadd suu sabit olmad zaman sua verilecek ceza tesbit olun maktadr. Mesel: "Her kim zina eylese, evli ise recm olunmasa, onbe altn al na!"; "Eer bir kimse zina eder grlse, lkin al vechi'-er' recm kmaiu ol masa (seriate gre recmolunamasa), eer bay (zengin) ise bin ake alma!"; "Eer kovan veya koyun urulasa (alsa), serika hesabna (hrszlk nisabna) yetmese, kd ta'z- edib aa (denek) bana bir ake alma; eer serika (hrszlk nisab na) yetise elin keseler, cerme (para cezas) almmaya!"*'^^. Osmanllarda hadd cezalarnn cri olduunu kanunnmeler ve er'iyye sicilleri gsterdii gb; Tmzimat devrinde nerolunan ceza kanunlarnda bile aka hadd cezalarna atf bulunmaktadr. Ancak hukuken sbutu, mahiyetleri gerei fevkalde zor ve ce zay dren haller fazla olduundan bunlarn tatbikine de sk rastlanmaz. 3. Osmanllarda faiz zannedilen fazlalk, hakikatte er'hukukun yasakla d rib deil, para knn yaand ve karz bulunamad zamanlarda m racaat edilen ly/e ve muamele satlannm ribhi, yani fazlaldr. Bu satlar bi rer hukuk are olarak fkh kitaplarnda tavsiye edilmitir. lyne satnda, para ya ihtiyac olan ve karz- hasen de bulamayan bir kimseye bir mal veresiye sat lr; o da bunu bakasna daha ucuza ve pein olarak satard. Bylece stedii bor cu temin eder; ilk satcya da bundan daha yksek bir mikdar borlanm olurdu. Muamele satnda da mesel, on altn bor olarak verip, bir altna da kalem, defter gibi bir ey bor alana satlr; bylece onbir altn borlanlm olurdu. Bi rincisi faizsiz karz akdi, ikincisi ise sahih bir al-veridr. Ancak bu eit sat191 bn bidn, 111/187. 192 Misa!: Cokun ok: Osmanh Kanunnmelerinde slm Ceza Hukukuna Aykr H kmler, AHFD, C. Ill ve IV. 193 Akgndz, Osmanl Kanunnmeleri, 1/109, 112.

larda, lyne veya muamele yoluyla satlacak mahn fiat, bor mikdai'inn devlet tarafndan tesbit edilen yzdesinden fazla olamazd'^^. Bu mikdara Arapa fazlahk mnsma//z denirdi. Snr Kanun Sultan Sleyman zamannda yzde on idi. Bir ara yzde onbee kadar kmtr. Kur'an- kermde yasaklanan rih olup; her rib faizdin ama her fiz rib deildin Osmanllada hem er'an yasak olan rib iin, hem de meru olan eitli kr paylar iin fiz tabiri kullanlm tn Kadlarn, muamele-i er'iyye yaplmakszn talep edilen faize hkm ver medikleri, er'iyye sicillerinden anlalmaktadn. 1304/1887 tarihh Murabaha Nizmnmesi bu snr yzde onikiden yzde dokuza indirmiti. Son zamanlai'da Osmanh bankalar da bu usule gre alrlard. Mesel, banka veznesindeki memur elindeki bir kalemi veya saati ya da bir kitab, yz altn k-edi isteyen kimseye on altma veresiye satan sonra istenilen mikdai'i bor ola-ak verir, by lece mteri bankaya yzon altn borlanm olurdu'95. 4. Fetliedilen topraklarm ganimet statsne konulup bete birinin devlete ve geri kalanmn gazilere datlmas kadar, tamammn devletin mlkiyetinde m r arazi statsne sokulup halka kiraya verilmesi de merudun Hepsi Hazret-i Peygamber ve haleflerinin tatbikatna dayann Bu hususta hkmdara muhayyer lik tannmtn te yandan er' hukuka uygun olmad iin kircmm mr ara ziyi bakasma satmasna msaade edilmemi; bunun yerine mteahhir Mliki ve Hanef hukukularnn fetva verdii huh'ivv (feragat) messesesine dayanlarak gerek m arazide ve gerekse vakf mallai'daki tasaiTuf hakknn bir bakasma devrine (fera) izin verilmitin Fera, hakkm satlmas veya devri deil de, yeni bir kiralama olarak grlmtr'^^. stelik mr arazide mlk saliibi devletin ve kili olan sipahi (sonralar mltezim, muhassl, tapu memuru); vakf mallarda da mtevellinin rzas aranmaktadr ki bu bir nevi icreye veklet sayln Burada mlkiyet sz konusu olmad iin, mr arazi ve vakf mallardaki tasarruf hakk nn er' miras prensiplerine gre intikal etmesi gerekmez. Nitekim buna dair h kmler, hkmet tarafndan muhtelif kanunnmeler nerolunarak tesbit edilmi tin Bu kanunnamelerde tesbit edilen kiilerle yeniden kira akdi yaplm sayln Mzraa denilen arazi kirsmda, kira bedelmin bata mehul olmas mmkndn Mr arazi ve vakf mallarmm uzun mddetle kirlanabilmesi (icre-i tavle) Han bel mezhebine; kircmm lmyle akdin vrislerle devam etmesi afi ve Han bel mezheblerine uygundun Arazi ve vakf hukukunda zaman zaman Hanef mezhebini brakp baka mezheblerin taklidi er' hukuktan ayrlmak sayhr m? 5. Karde katli Osmanl hukuk tarihinin en hazin ve karmak bahsidin Bunda eski Trk rflerinin rol inkr edilemez. Nitekim Sultan Fatih bu tatbika-

194 br bidn, IV/183. 195 Buna dair bir malkeme karar iin bkz. avuzde Aziz: Drr's-Skk, st. 1288,11/65. 196 Hdim, Berka, n/726.

t kanuni atrrken, ulemann bazs kar km; bazs cevaz vermitir. er' hukukta bir itihadn dierine stnl bulunmad ve icdhad ile de icdhad bozulmad iin, bir hukukunun fetvasyla cevaz vermesi, o iin meruluuna kfi sebep tekil eder'^''. 6. Vakf mal mlkiyet gibi dokunulmaz iken, Fadh Sultan Mehmed, vakf lara devlet nmna el koymutur. Fatih'in vakflara el koyduu dorudur; ancak bunlar normal vakf deil idi. Vakf, ahslar tarafmdan ve mlk mallar zerinde kurulur. Vakfn artlarn, kimlerin nasl isdfade edeceini vakfeden belirler. Dev let husus mlkiyete ve vakflara el koyamaz. Hatta vakfm artlarn deidremez. ait- vkf, nass- sri gibidir. Yani vakfedenin koyduu artlar, yet ve ha disler gibi muhkemdir. Padiah bile deitiremez. Baz haerde sultan, devlete ait araziyi, mlkiyeti devlette kalmak ve gelirleri bir hayr cihetine sarfolunmak ze re vakfeder. Devlet, bylece salk, maarif, bayndrlk gibi amme hizmetlerinin yerine getirilmesini kolay 1 atrur. Amme hizmeti grp de hazneden hakkr do anlara gelir temin eder. Hakik mnda bir vakf olmad iin, buna gaynsahih vakf (irsd vakf, tahsis kabilinden vakf) denr. Bu sebeple gaynsahih vakf, l zum grlmesi zerine hkmet tarafndan iptal edilebilir. Bu topraklar tekrar devlete dner. Bu vakflarm artlarn da hkmet gerekirse deitirebilir. 1398 ylnda vefat eden Msr'daki Memlk sultanlarndan Berkuk, bu kabil vakflar dan bazsn iptal edip, devlet haznesine dndrmek istemiti. Bunun iin Blkn, bni Cema ve Bbert gibi zamann mehur limlerinden fetva almt. Fatih Sultan Mehmed zamannda fetihler iin daha ok askere ihtiya duyulunca, baz gaynsahih vakflar hazneye alnp, tmara evrilmiti. Yerine geen Sultan II. Byezid, bunlardan ilmiye snfma maa olarak tahsis edilenleri iade etmiti. in aslndan habersiz olanlar, baz garip tefsirlerde bulunmutu. Hatta bu sebeple ba zlar bunu, Sultan Fatih'in dine kar lakaytlna. Sultan Byezid'in de sofulu una hamletmi; bazlar da Sultan Fatih'in devleti mukaddes grp, gerektiin de vakfla-a bile el koyabilecek cesarette oluuna dikkat ekmitir. Grlyor ki kendi zamanlarnda asl kaynaklara ulaamayan mellifle rin, slm hukukuna hakkyla vkf olmamaktan kaynaklanan bu kanaatlerine i tirak etmek mmkn deildir. slm hukuku, baz sahalai'da boluk brakm ve bu sahalarda teri (hkm koyma) salhiyetini hkmdara vermitir. Hkmdar, slm hukukuna aykr olmamak artyla, gerekirse mahall rf ve detlerden de istifade ederek bir takm hukuk kaideleri koyabilir. slm tarihinde bunun misal lerine ras d anmaktadr. Ancak slm hukuku her zaman Mslman devletlerde asl hukuk sistemi olarak yaygn biimde tatbik edilmitir. Hazret-i Eb Bekr'in
197 Karde katline dair etrafl bilgi anayasa hukuku bahsinde verilecektir. Fazlas iin bkz. Ek rem Bura Ekinci: OsmanU Hukukunda Karde Katli Meselesi, Prof, Dr Fikret Eren'e Ar maan,knk. 2006, s. 1105-1117.

halifeliinden, Osmanl Devleti'nin sonuna kadar, her meselede, slm hukuku referanstan aratrlm ve mesele fetvaya balanmadka icraata geilmemitir. Tatbikattaki sapmalarn, bir baka deyile istisnalarm kaideyi bozmayaca tabi dir. Siyas pragmatizm baka eydir, laiklik baka eydir. Osmanllarn hibir zaman byle bir dnce ve iddialar olmamtur. Kanunnmelere er' prensip lere aykn hususlarn girmesine gz yumulmu olabilir; hatta er' hukuk h kmlerinin tatbikinde ihmal gsterilmi olabilin Ancak slm inancma gre, "Ameller, imandan bir cz deildir". Yani gnah ilemek, insan dinden kar maz. Nitekim son eyhhslmlardan Mustafa Sabri Efendi, Mevkf'l-Akli ve'llmi ye'l-Alem adh eserinde diyor ki: Mslman milletin hkmeti, dinden infishni iln etmeksizin ahkm- slmiyye hricinde hareket ederse, gnahkr bir mslman gibi fsk irtikab etmi saylr ve "Kim Allah'm indirdiiyle hkmet mezse onlar fsklardr" mehndeki yetin (Mide: 47) mulne giren Byle olmayp, dinin emir ve yasaklarna uymanm halka ait bir keyfiyet olduu gerek esiyle ahkm- slmiyyeyi ilgaya kalkrsa bu irtidad saylr ve "Kim Al lah'm indirdiiyle hkmetmezse onlar kfirlerdir" mealindeki yetin (M ide: 44) mulne girer'^s, Yahd aslh Alman msterik Joseph Schacht, devletin fiil tatbikatm er' hukukun hkmlerine uygun tutma gayretinin en dikkate deer ve baarl rneinin Osmanl mparatoriuu'nda ortaya konduunu sylen Osmanllarn adaletin tevziini tamamen seriate dayandrdrdm; hatta sivil idarenin en kk birimini kadnn salhiyeti altndaki kaz olarak kabul edip mahall polis efi olan subay kdmm emrine verdiklerini; eyhlislmm devletin en yksek memuri yetlerinden birisi hline geldiini ve devlet iersinde er' hukuka riayet edilme sini salamak ve kdlarm faahyetlerini kontrol etmekle grevlendirildiini; her nemli vesilede hkmete yaplmas dnlen ilerin eriata uygun olup olma d hususunda kendisine danldm kaydeden Osmanl sultanlarmm er' hu kuka ballklar ile temayz ettiklerini; imparatorluktaki hukuk nizamnn, a da Avrupa'da hkim olan hukuk dzeninden ok stn olduunu bildirir'^?. Kanunnmelerin Trk-Mool geleneinin bir devam olduu dorudun Nitekim bunlara daha ziyade Osmanh ve Grgniye devletlerinde rastlann An cak slm tarihinin son birka asrmda yeryznde kayda deer baka slm dev leti bulunmad iin, kanunnmelere bu ikisinde rastlanmas gayet tabidin Ab bas Devleti'nde de ok az olmakla beraber bunun rnekleri vardn. Seluklular da, Akkoyunlularda, Dlkadirhlerde de rnei az deildin stelik Emev ve Ab bas devirleri, sosyal hayatn ilk zamanlardaki sadeliini henz muhafaza ettii

198 eyhlislm Mustafa Sabri Efendi'nn Msr Ulemsyla lm M n k a a l a r adyla tere. brahim Sabri Efendi, st. 2005, 139. 199 Schacht, 89-92.

devirlerdi. Osmanl ve Grgniye devlederi, rf hukuk yardmyla hem deien zamana ve zemine ayak uydurmaya alm; hem de hukuk hayatn daha mun tazam ve mkemmel ekilde dzenlemilerdir. Bu ekil idbariyle bir yeniliktir. Muhteva itibariyle er' hukuka sdk kalnmtr. rf hukuk kaideleri konulur ken veya fakhler ictihad ederken, mahall rflerden, bu arada mesel Bizans, ran, Yahd hukuk sistemlerinden etkilenmek, hatta er' prensiplere aykm ol mayan hkmleri iktibas etmek, slm hukuku bakmndan merudur, Osmanh larda Batllama devresi olai'ak adlandrlan Tanzimat devrindeki slahat dahi, er' hukuk prensiplerine riayet edilerek yaplmm Bu slahatn banda Ahmed Cevdet Paa gibi er' hukuka vukufu ve muhafazakr tavrlar ile tannm bir simann bulunmas dikkate deerdir. Hatta din hususlardaki lkaytlklar ile ta nnan ttihadciann bile, hkmet icraadarmda er' hukuka uygun davranma en diesi tadklar grlr. Netice idbaiyle Mslman Trk devletlerinde, ezcmle Osmanllarda rastlanan rfl hukuk, politik ve sosyal ihtiyalarn eseridir. er' hukukun mahi yetine uygun olarak Trk-Mool kanunnme geleneinin tesiriyle ortaya k mtr, Meruluunu er' hukuktan alr ve muhtevas er' hukuka aykr ola maz. nsan eseri olmas bakmndan sekler (din d) vasfta grlse bile. rf hukukun varl, bu devietlerdeki sistemin laik olduunu gstermez. m . CEMAATLER HUKUKU Osmanl lkesinde yaayan zimmlerin (gayrimslim vatandalarn) din lerinin gerei olarak gerek kendi cemaat mahkemelerinde, gerek icabnda Os manl mahkemelerinde nazara alman husus durumlar, ayrca gayrimslimlerin ruhanlerine ait disiplin kaideleri, Osmanl hukukunun bir parasn tekil eder. slm lkesinde yaayan gayrimslimler, ahvl-i ahsiyye sahasna giren ve dinleriyle dorudan balantl olan evlenme ve boanma ilerini kendi ruhan mercilerinde icra ettirirlerdi. Bu bir adl otonomi olarak deerlendirilebilir. Bu rada kendi dinlerine ait hkmler tatbik olunurdu. Bu ise bir hukuk otonomidi. Gayrimslim teb'ann ahvl-i ahsiyye davalarna ruhnlerinm bakabilmesi esa s, Osmanl Devleti'nde tayin edilen patrik ve dier ruhanlerin tayin beratlarn da aka yazmaktadr^oo.
200 "...cemaat-! merkumeden biri akd-i nikh ve fesh-i nikh edecek olduklarmda patrik-i mu maileyh veyahud tyin edecei vekilleri marifetiyle icra olunup patrik-i mumaileyhin ve marhasa ve papazlarm ve vekillerinin ve adamlannm er'-i erife mteallik her ne gna d vas zuhur eder ise sitne-i seadetimden gayn yerde istim olunmaya ve Katolik cemaati nin birbirlerine hukuk ve verasete dir mnazaa zuhurunda rz-y tarafeyn ile patrikhaneye mracaat eylediklerinde bervech-i hakkaniyet rye oluna...". "Ermen Katolik patrii ve Kilikya katogikosu Istepan Bedros Azaryan Efendi'nin memuriyetini mutazammm 21 Cemzi-

Osmanl lkesinde yaayan gayrimslim vatandalar, Fatih Sultan Meh med devrinde, sonradan millet sistemi diye anlan bir ekilde tekilatlandrlm t. Her milletin ruhan liderleri, o millet halk zerinde temsil salhiyetleri hiz di. Gayrimslimler, aile hukukuna dair meselelerinin zlmesini kendi ruhan liderlerinin sz sahibi olduu cemaat mahkemelerinden isteyebilirdi. Gayrimslimler, miras taksimi ve baka hukuk meselelerini de hakem s fatyla ruhan mercilerine gtrebilin Burada kendi dinlerinin ahkm tatbik olu nun nki burada ka-kl rza vardn Ancak taraflardan biri, davann er' mahkemede grlmesini isterse veya taraflardan biri Mslman ise, yetkili mer ci slm mahkemesidir ve burada er' hukukun tatbik edileceine phe yoktun Ama burada da gerektiinde taraflatn kendi dinlerinin hkmleri hukuk otono mi erevesinde nazara alnr. Gaynmslimlen davalarm slm mahkemesine de gtrebilin Bu durum da mahkeme, gerektiinde gayrimslimin mensubu olduu hukukun hkmleri ni de nazara almakla mkelleftin Szgelii, arap ien bir gayrimslime, kendi dinleri bunu yasak etmedii in hadd cezas tatbik edilmez. Bunlarn kendi ara larnda domuz ve arap satlar da hukuken muteber sayln. Halbuki bir Msl man iin domuz ve arap mal olmad im, bunlar zerinde mlkiyet kurula maz, almp satlamaz; bir Mslmanm arabm dken kimse de tazmin etmez. Gayrimslimlerin, kendi dinlerine gre evlilik ve boanmalar, slm mahkeme lerinde de hukuken muteberdir. Osmanl Devleti zamanmda, gayrimslim vatandalarm byk ounlu u, evlenme ve boanma dmdaki davalarm, adaletine gvendikleri, masraf daha az ve temyiz kontrolne tbi olan er' mahkemelere gtrmeyi tercih et mekteydi. Hatta bu sebeple gehrleri azald ve prestijleri dt iin, ruhan lerin Osmanh hkmetine ikyette bulunduklai'i olurdu^o'. Zaman zaman hk met, Osmanl mahkemelerini, zimmlerin mnhasnan evlenme ve boanma davalarma bakmaktan men etmitin Nitekim kadlk, veklet akid olduu ve m vekkil vekilini belli artlarla kaytlayabildii iin, hkmdai" da kadlar belh da valara bakmaktan yasaklayabilin Kald ki, slm mahkemesinin, byle bn ya-

lhir 1303 (1886) tariH bera- alan sureti". Dstur: 1/5/446-450. Benzer ifadeler u berat ta da mevcuttur: "Narses Efendi'nn lm zerine yerine patrik seilen Artin Vehabedidyan Efendi'ye verilen 22 evval 302/1885 tarihli Ermen Patriklii berat- lisi". Dstur: (Yeni harflerie) 1/5/306-309. 201 Misal: Kayseri ve mlhakat metropolidi Yanisyos nm rahibin akd ve fesh-i nikh iin iki zimm arasn slah etmesi elindeki berat hkmlerinden olduu halde baz zimm ve mste'menlerin mahkeme ve imamlar vastasyla ilerini grmelerinden dolay Hristiyan kadn ve ocuklarn zarar grd beyanyla kd ve naiplerin bu gibi ilere karmamalar istida sna dir stanbul Rum'Patrii'nin 21 Safer 1248 (1832) tarihli arzhali. BOA (Babakanlk Osmanh Arivi), Cevdet-Adlye no. 5135.

saklama bulunmakszm, zimmlerin davalarm kabul edip etmemekte muhayyer olduuna dair hukukular arasmda grler de vardm Osmanh hkmeti, 1917 ymda Hukuk- Aile Kararnamesi ile zimmle rin adl otonomisini kaldrmaya teebbs etdyse de, 1919 ylmda eski duruma dnld. Gayrimslim vatandalarn adl ve hukuk otonomileri, Osmanl Dev led'nin ykmasndan sonra, Lozan Muahedesi ile de teyid edildi. Bu otonomi ile alkal kaidelerin teshilinde bu cemaat temsilcilerinin sz sahibi olaca, Av rupa'nn istei isdkamednde hukuk reformlar yaplaca, bunu yaparken de be yllk bir mddet iin Avrupal hukukularn yardmlarndan istifade olunaca kabul edilmiti. 1926 ylnda Cumhuriyet hkmeti, Avrupa kanunlarn iktibas edince; gayrimslim vatandalar, biraz da d baskyla, toplu olarak hkmete bir istida vererek bu haklarndan vazgetiklerini aklamtm IV. E C N E B L E R HUKUKU Osmanl lkesine izinle (pasaporda) gelen ecnebler, yani yabanc lke vatandalar (mste'menler), hukuk bakmndan prensip itibariyle zimmlerle ayn statdedir. u kadar ki, kazf dndaki hadd sularndan mesul tutulmazlar. Bunun dnda ecneblerin tbi olduu stat slm Devleti ile bu ecnebinin dev leti arasndaki anlama ile tanzim olunabilir. ncelikle sylenmelidir ki, kapitlasyonlar' Osmanl Devleti'ne has deil dir. talyan ehirleri, bilhassa Cenova 1275'den beri Bizans ile yapt ticar an lamalar gerei bir takm adl ve hukuk mtiyazlar hizdi. Fatih Sultan Meh med, stanbul'u fethedince, devletin menfaatine grd bu imtiyazlar yenile di. Msr'da da Memlkler 1252 senesinde Fransa'ya baz adl ve hukuk imti yazlar tanmt. Yavuz Sultan Selim, Khire'yi fethedince, kendisini karlayan Akdenizli tccarlarn temsilcisi olan Katalan konsolosun arzettii imtiyaz bera tn tasdik etti. Kanun Sultan Sleyman da 1535 senesinde bu imtiyazlar btn Osmanl lkesi bakmndan geniletti. Buna gre Fransa teb'as tccarn Osman l lkesindeki ceza ve hukuk davalai'ma konsolosluklarnn bakmas ve bu dev let hukukunun tatbik edilmesi kabul olunmu; sonra bu imtiyazlar dier devlet lere de temil edilmitir. Ecneb devletler, Osmanl lkesinde temsilcilikler (sefarethane ve konso loshane) kurmular; ecnebler kendi aralarndaki hukuk ihtilaflar bu temsilcilik lerine gtrebilmilerdir. Burada ecnebnin malall kanunlar tatbik olunmutur. steyen ecneb Osmanh mahkemesine bavurabilecei gibi, taraflardan birisi Os manl vatanda ise, bu davaya mudaka Osmanl mahkemeleri bakard. Ancak ec nebnin konsolosluundan bir temsilci tercman sfatyla muhakeme esnasnda hazr bulunurdu. Bir baka deyile, Osmanh mahkemesinin kaz salhiyeti, srf ecnebler bakmndan ihtiyar; tai'aflardan birinin Mslman olduu hususlarda

ise icbr (mecbur) idi. u kadar ki, Osmanl mahkemelerinde ecneblere zimm stats tatbik olunur; dinlerinin gerei olan muafiyetlerden isdfade ederdi. Tek tarafl bu imtiyazlar. Sultan I. Mahmud zamannda 1740 tarihinde iki tarafl muahede hhne gedrilmidr. Bunlara, kapitlasyon, imtiyzt- ecnehiyye veya uhd-i atka denilmitir202. Tanzimat Devrinde bu initiyazlarm tatbik saha s alabildiine genilemi; artk taraflardan birinin Osmanh vatanda olduu ec neb unsurlu dcaret davalarna da, azalarndan bir ksmn ecneb tccarn tekil etdi muhteht (karma) mahkemeler bakmaya balamtr. 1914 tarihinde Birinci Cihan Harbi'nin balamas zerine Osmanl hkmed bu kapitlasyonlar tek ta rafl olarak il etdini aklam; 1923'te Lozan Muahedesi ile de bu ilga dier devletlerce kabul edilmitir; muhtelit ve konsolosluk mahkemeleri tarihe karmtr203.

V. M A H A L L HUKUK Osmanllai', fethettikleri baz beldelerin mahall hukuklarm ve kanunlar n ilga etmeyip, yerinde brakmlardr. Bylece yeni fethedilen mmtkalarm hal k tamamen yabanc olduklar bir hukuk sistemiyle ba baa brakmamlardr. Mevcut hukuk kaideleri ile rf ve det prensiplerini zamanla Osmanl hukukuy la btnletirmeyi hukuk realitesi asmdan daha uygun bulmulardr^o^. Ancak bunlar ok smrl saydadr ve muteberiyeti, er' hukuka, Osmanh hukukunun umum prensiplerine aykr olmamakla kaytldn. Akkoyunlulara ait Kanun- Ha san Padiah, DUcadirolu Alddevle Bey Kanunu ve Memlk sultam Kaytbay Kanunu gibi. Ekserisi mahall arazi ve vergilerle alkal olan bu kanunlar, za manla Osmanh resm makamlar tarafndan gelitirilmi ve deitirilmitir. By lece asl hviyetini kaybederek, Osmanh kanunnmeleri hline dnmlerdir. Osmanh Devleti, Avrupa'da fethettii baz yerlerde de otonom bir idare sistemi kurmu; mahall idarecileri hkmran tayin ederek burada teden beri car olan kanunlarn, fetihten sonra da tatbikine izin vermitir. Buralara Msl man halk iskn ok smu-h sayda olmu; ou ehre kd bile tayin edilmeye rek, yalnzca vergi toplamakla iktifa olunmutur. Bu lkeler, slm amme huku kundaki drssulh tarifine uymaktadr. Dubrovenedik, Eflak, Bodan gibi. Os manl lkesinin bir parasn tekil ettii iin, buralarda geerh mahall kanunlar da, Osmanl hukukunun bir cz' addolunmak icab eder. Mesel Bizans mpa202 Kapitlasyon kelimesi ilk olarak 1275 senesinde Bizans imparatorunun Cenovallara stan bul'da verdii imtiyazlar mnasebetiyle kullanlmtr. Bu imtiyazlara, madde hlinde yazl olduundan kapitlasyon denildi. Kelime latince kapitula, (madde) keUmesinden alnmadr. 203 Bu hususta bkz. Halil Cemleddin/Herand Asador: Ecnibin Memlik- Osmaniyyede H iz Olduklar mtiyzt- Adliyye, st. 1331. 204 mer Ltfi Barkan: "Kanunname", slam Ansiklopedisi, VI/194.

ratoru IIL Leo (717-741) zamanndan kalma A'omo^ Gergikos (zira kanunlar), Osmanl hakimiyetinden sonra da Balkan lkelerinde tatbik olunmutun Nite kim Srbistan (ve Yunanistan) krah Stefan Duan'n Bizans'tan istikllini aldk tan sonra 1349 ylnda hazrlatt Dusanov Zakonik adl kanunun ilk iki bl mn, Syntagma (Ortodoks kilise hukuku) ile Nomos Gergikos tekil eden Bu kanundaki baz ceza hkmler de I. Basilios'un Basilika'smm nsz olan Procheiron'dan alnmtn Procheiron, klavuz demektin Dusanov Zakonik 1459'da kurulan Osmanh hakimiyetinden sonra da Srbistan'daki Srp asll va tandalar iin tatbik olunmutun Osmanl hakimiyetindeki Bodan voyvodas Vasil Lupu'nun haznlad (1646) Carte romnesc de nv atur dela pravilele tmprteti adndaki ceza kanunu. Syntagma ile Nomos gergikos adh metin leri de ihtiva ederdi. Buna paralel olarak, Eflk voyvodas Matej Bazarab'n ha zrlatt Nomocanon (Indreptarea legei, 1652), Bizans hukuku tesirinde ceza, zira ve meden hukuk hkmlerinden mteekkildi. MahaU kanunlarn bazlar da yazl olmayan rf ve det hukuku kaidele rinden mteekkil idi. Nitekim Kanun- Cibl denilen ve umumiyetle Hristiyan Arnavudlai' ai'asmda cri bir takm kaideler bunun misalidir^os. Bunlardan Dukagin Kanunu diye bilinen ve skender Bey tarafman geniletilen Leh Dukagin mehurdun Malisor denilen dah Hristiyan Arnavutlar arasnda tatbik olunurciu206_ Ancak bu kaidelerden kan davas, hrszn ald maln mislini demesi, kz karann ldrlmesi, kz ocuklarna miras verilmemesi gibi bazlar, er' hukuk ile aka tezat arzeden Resm makamlarn nfuzunun zayf olduu baz dalk blgelerde yaayan Arnavudlar, bilhassa ceza ve miras meselelerinde kendi rflerini tatbike devam etmitin Bu, baka dah kavimler iin de mevzu bahistin Ancak bu tatbikat, istisna saylmak gerekin Zaten bu gibi hususlarda tatbik mercii, Osmanl mahkemeleri deil, o kavimlerin hakem heyetleri olmu tun Osmanl hkmeti, Mslman olmayanlar kendi hukuklar ile babaa b rakma prensibini kabul ettii iin, amme nizamn alkadar etmeyen hususlarda, bu kavimlerin kendi hakemleri huzurunda kendi teamllerini tatbik etmelerine gz yummutun Arnavudlardan baka, Trkmenlen Kafkasyallar, Krdlen Dr ziler ve Bedevi Araplar arasmda da teden beri teaml prensipleri cri idi. slm hukuku, er' prensiplere aykr olmamak kaydyla, mahall rf ve det kaidele rinin tatbikine zaten izin vermitin Hatta kd ve mftilere, meseleleri zerken, bu kaideleri nazara alma mkeefiyeti yklenmitin Bu bakmdan er' hukuka aykr olmayan umum veya mahall rf ve det (teaml) kaideleri, Osmanl Hu kuku'nun bir cz' sayln

205 zbilgen, 4 1 . 206 Bu kanunun Trke metni 1314/1898 Kosova Vilyeti Salnmesi'nde mevcuttur.

ikinci Ksm OSMANLI HUKUKU MEVZUATI

Osmanl kadlar veya mfdieri, nlerine gelen hukuk meselenin hallin de, Hanef mezhebinin en muteber fkh kitaplarna bakmakla mkellef idiler. Burada bir zm bulamazlarsa, fetva kitaplarna bakar; daha sonra da mezheblerindeki zayf kavillere mracaat ederlerdi. En nihayet, ihdya varsa, baka bir mezhebin taklidi mevzubahis olabilirdi. Demek oluyor ki, hukukularn hkm kaynaklarnn bamda fkh kitaplar ve fetva mecmualar gelhr. Fkh kitaplar, Osmanl Devled'nde asl mevzuat tekil ederdi. Bunlara ilveten kadlar, h kmdar tarafmdan nerolunmu kanunnmeleri de tatbik ederlerdi. Kdia-, da ha nce verilmi olan mahkeme hkmlerini ve bunlarn kay bulunduu er'iyye sicillerini birer isbat vastas olarak nazara alr; davann taraflar zimm veya ecneb ise, bunlara mahsus hukuk prensipleri de gz nnde tutard. Kad larn, ayrca mahall rf ve det kaidelerine de itibar etmeleri er' hukukun icap larndan idi. I. FIKIH KTAPLARI Burada fkh kitaplar dcnmce fm'- fikh denilen ve slm hukukunun kaynaklarmdan mctehidlerce karlan hkmlerin tamam anlalmaldr. s lm hukukularnm kaleme ald metin kitaplan, mezhebin en sahih hukuk h kmlerini zetler. Bugnki kanun mednlerinin yerini tutan bu kitaplarn her bir cmlesi numaralandnlrsa, neredeyse gnmzdeki kanunlara benzer. te bu sebepledir ki slm devletlerinde, modern mnda kanun metinlerine ihtiya du yulmamtr. XIX. asra ait Osmanh meden kanunu mesbesindeki Mecelle h kmleri de fkh kitapiarmdaki hkmlerle byle bir paralellik gsterir. Hanef mezhebinin en kuvveth ve sahih hkmlerini bildiren Mavsl'nin (683/1284) elhtiyar, bn's-Sa'at'nin (694/1295) Mecma'l-Bahreyn, Nesef'nin (710/1310) Kenz'd-Dekik ve Tceria'nn (673/1274) el-Vikyet'r-Rivye adl metn eserleri hukukular tarafmdan ok itibar grmtr. Bunlara mtn-i mu'tebere-i erbaa denir ki, "dt muteber metn" demektir. Hepsinin erh ve h-

iyeleri vardr. Osmanhlar zamannda eyhhslm Molla Hsrev'in eseri olan Drer'I-Hkkm; ardndan Fatih camii imam ve mderris brahim el-Haleb'nin (956/1594) te'lif ettii Mlteka'I-Ebhur, mtn-i mutebere-i erbaa esas alnarak hazrlanmtn Mltek, Osmanl medreselerinde okutulduu gibi, mah kemelerde deta resm hukuk kodu olarak tatbik edilmitin Matbudun Sultan b rahim zamannda Mevkft Mehmed Efendi tarafndan Kitab- Mevkft adyla Trkeye tercme edilip baslmtn Latin harfleriyle de baslmn. Os manllar zamanmda Fransz diplomat d'Ohsson tarafndan "Osmanl Kanunu" sfatyla Franszcaya da tercme edilmitin Hanef mezhebinde baka ok say da fkh kitab vardn Bunlardan am ulemasndan bn bidn'in (1252/1836) Redd'l-Muhtr adh mehur eseri, tarih itibariyle en son yazld iin fayda ldr ve ok tutulmutun Mlik Mezhebinde eyh Halil'in (767/1365) Muhta sar adh eseri ve erhleri; afi Mezhebinde mam Nevev'nin (676/1277) elMinhc adl eseri ve buna bilhassa bn Hacer-i Mekk'nin (974/1566) TuhfetT-Muhtc adl erhi; Hanbel mezhebinde de Hrak'nin (334/945) Muhtasar adl eseri ve buna bn Kudme'nin (620/1223) el-Mun adl erhi ok mehur ve matbudun IL FETVA KTAPLARI Fetva kitaplar, fkhn ksmlarna gre sual-cevap eklinde kaleme aln m; hkmlerin mehazlar ekseriya fetvalarn altnda verilmitin Hukukun tat bikatn gstermesi ve ok rastlanan meseleleri ihtiva etmesi bakmndan mfti ve kadlar iin ok faydah ve kullanl eserlerdin Osmanh eyhlislmlarmn fetva mecmualarn da bu erevede zikretmek yerinde olun Bunlardan atalca l Ali Efendi'nn (1103/1692) Fetv-y Al Efendi; Feyzullah Efendi'nn (1115/1703) Fetv-y Feyziyye, Yeniehirli Abdullah Rm Efendi'nn (1156/1743) Behcet'i-Fetv ve Drrzde Mehmed Arif Efendi'nn (1225/1810) NeticetT-Fetv adh eserleri, Fetvahane tarafndan en muteber tutulan drt fetva kitab idi. Hele eyhlislmlk zamanla mahkeme hkmleri iin bir temyiz mercii durumuna gelince, bunlarca verilen fetvalar kadlar bak mndan daha bir ehemmiyet kazanmtn

III. KANUNNMELER Kanunnmeler, Osmanl padiahnn, er' hukukun kendisine verdii sa lhiyete dayanarak emir ve fermanlarla ortaya koymu olduu hukuk kaideleri ni ihtiva eden Osmanl kanunnmeleri, padiahn arzusu veya hkmetin talebi zerine Divan- Hmyun azalarndan nianc (turake, tevki) adndaki yksek memur tarafndan hazrlann. Nianc, medrese mezunu, ilmiye smfma mensup bir zttn Kendisinin husus sekreteryas bulunun Kanunnmelerin eklen usul-

ne uygun hazrlanmasna nezret ettii gibi; muhteva olarak da pozitif (er') hu kuka aykr olmamasm temin eder. Ayrca eyhlislmla da sorularak kanunun meruluu fetvaya balanr. Divan'da grlp kabul edildikten sonra padia ha arzolunur. Padiah da uygun bulursa, stne tura ekilip irade-i seniyyeye (padiah iradesine) iktiran ettirilerek (balanarak), yani padiahm emir ve fer man olarak iln edilir. Kanunnmelerden birer nsha her kadla gnderildii gibi; isteyen creti mukabilinde birer nsha temin edebilir. Kanunnmeler, umum ve husus kanummeler ile muayyen hususta h km getiren kanunnmeler olmak zere ksmda mtalaa edilebilir. Umum kanummeler, Osmanl lkesinin btnnde ve teb'ann hepsi iin cri olan r f hukuk kaidelerinin toplanp bir araya getirildii kanunnmelerdir. Daha ziya de cezalar, arazi ve vergi rejimi ile asker ve idar tekilata dair hkmleri ihtiva eder. Fatih Sultan Mehmed'in Kanun- Osman, Sultan II. Byezid'in Kavnn-i rfiyye-i Osman, Yavuz Sultan Sehm'in Kanunnme- Sultan Selim Han, Kanun Sultan Sleyman'n yin-i Kavid-i Cihanbn ve Kavnn-i rfiyye-i Osman, Sultan . Ahmed'in Kanunnme- Osman ve Sultan IV. Murad'n Kanunnme-i Sultan adl kanunnmeleri buna misaldir. Bu kanun nmeler aa yukar ayn esaslar tanzim eder ve hepsi Fatih'in kanunnmesine dayanr. Kanun Sultan Sleyman'n kanunnmesinin, birinci ksmda ta'zr ce zalar, ikinci ksmda toprak hukuku ile alkal hkmler, nc ksmnda ise asker mevzulara dair hkmler bulunur. Tekilat kanurmmeleri de umum ksmdandm Fadh'in Tekilat Kanunnmesi, admdan da anlalaca gibi, sade ce devlet idaresi Ve protokol ile alkal hkmleri muhtevdir. Mr arazi rejimi ve bunun intikaline dair kanunnmeler de bu gruptan addedilebilir. Hkmleri, Kanun Sultan Sleyman devrinde vaz' edilen ve sonraki asrlarda da gehtirilen Kanun- Cedid ve Sultan III. Ahmed'e ait arazi kanurmmesi ile Ayn Ali Efen di Risalesi, Ah avu Kanunnmesi, Cellzde Kanunu, Okuzde Kanunu, Hamza Paa Kanunu gibi toplayclarnm adyla bilinen tmar kanunlar da buna misal tekil eder. Husus kanummeler, lkenin muayyen bir parasnda cridir. Bunlar umumiyetle mahall arazi ve vergi rejimine ait rf kaidelerin bir araya getirildi i ve saylar beyz bulan sancak kanunnmeleridir. Girit Kanunnmesi, Hdvendigr Kanummesi gibi. Bunlar defter eminleri ve vilyet ktibleri tarafm dan hazrlanp, nianc tarafndan tasdik edildikten sonra mer'iyete girer ve bu gnn tapu-kadastro umum mdrlne tekabl eden defterhnede muhafaza edilirdi. Hepsi bir araya getirilerek husus tedvinlere konu olmutur. Osmanl teb'asnn muayyen bir ksm iin muteber kanunlar da bu gruptandr. Kanun- Yenieriyn, hdsab Kanunnmeleri, ortak kullara dair Haslar Kanunnmesi, lmiye Kanunnmeleri gibi.

Kanunnmelerin nc tr, muayyen bir hususta hkm ihtiva ederdi. Ferman, nian, menn yasanme, berat, hkm-i erf, biti, tevki' eklinde s dr olan bu kanunlar umumiyetle, maden ve tuzla iletmeleri, pa-a ve tedavl, gmrk ileri, hazne varidatnn toplanmas gibi hususlara dairdin Alkadarlara ve kadlara gnderilen bu tip kanunnmeler, resm veya gayrresm ola-ak topla np tedvin edilerek kanun mecmualar hline getirilmitin Fermanlar bazen tan zimi deil de, ahslar alkadar eden vazife tevcihi gibi idar bir tasarrufa dair din Bunlar kanunnme saylmaz. Hkmdar bazen ihtiya hlinde er' hukuka dair hususlarda, muayyen bir itihadn tatbikini de emredebihrdi. 951/1544 tarihinde, evliliklerde kz vel sinin iznini arayan mam Muhammed ictihadnm kanunlatrlmasnda olduu gibi. Tanzimat devrinde karlan Mecelle-i Ahkm- Adliyye de muhtevas er' hukuk olmakla beraben eklen bir kanunnmedir. Tanzimat devrinde karlan kanunlan ite bu kanunnme geleneinin bir devamdm u kadar ki, bunlar artk modem kanun tekniiyle ve Avrupa bir tarzda karlm; te yandan klasik de virde kanunnme ile tanzimine gerek grlmeyen er' hkmler bile, hukuk be lirlilii daha iyi temin etmek maksadyla yeni devirde kanun hline getirilmitin Osmanl Kanunnmeleri, bazen resm makamlarm emriyle toplanp tedvin edilmi; bazen de husus tedvinlere konu olmutun 1087/1676 senesinde Sadn zam Mustafa Paa'nn emriyle Tevki Abdurralman Paa tarafmdan kaleme al nan ve Tevki Abdurrahman Paa Kanunnmesi olarak bilinen kanunnme, Osmanh tekilat ve protokol ile alkah btn hukuk hkmleri tedvin etme siyle tanmm Bu, resm bir tedvindir. Bazen de byle bir resm talep olmakszn hukukular veya devlet adamlar kendi ihtiyarlaryla Osmanh kanunlarm topla yp tedvin etmitin Bunlara da husus tedvinler denin Nail Abdullah Paa'nn Defter-i Terifat', Eyyb Efendi Kanunnmesi, Nimet Efendi Kanunn mesi ve Es'ad Efendi'nn Terifat- Kadme'si Osmanh tekilatma dairdin Ay n Ah Efendi'nn mliye ve tmar sistemine dair Kavnn-i I-i Osman der Hlsa-i Mezmn-i Defter-i Divan adh eseri ve Hezarfen Hseyn Efendi'nn dev let idaresine dair ok saydaki kanunnmeyi zetledii Telhs'l-Beyn f Kavnn-i Al-i Osman adl eseri husus tedvine misaldin 1839 tarihli Tanzimat Fermanm takiben Osmanl Devleti'nde hummal bir kanunlatmna faaliyeti yaanmtn Esasen tanzimat da kanunlatrma de mektin Bu devirde karlan mevzuata daha ok nizmnme denilmise de, bun lar modern nizmnmelerden farkh olarak tam mansyla bir kanun hviyetindedin Kanunnme veya talimatname adyla da kanunlar kanimtn. Bu devir de kanunlar hazrlama vazifesi, 1838 tarihinde kurulan ve tecrbeli devlet rica linin tekil ettii Meclis-i Vl-y Ahkm- Adliyye'ye verildi. lerinde mte hasss yedi zdan mteekkil Kavnin ve Nizmt Diresi kanun projelerini ha-

zuiard. Bunlar arasnda ilmiye smfnm sadr (kazasker) rtbesini tayan men suplar arasmdan en kdemlisinden seilen Meclis-i Vl Mfdsi vard ki Meclis-i Vl nne gelen bir kanun teklifinin er' prensiplere uygun olup olmad hususunda kendisinden gr istenirdi. Mehur hukuku Ahmed Cevdet Paa da burada zhk yaparak ok sayda mhim kanunun hazrlanmasnda birinci derecede rol oynamtr. Kanun ve nizmnme metinleri burada hazrlandktan sonra hkmete takdim ve sonra padiaha arzolunarak irade-i seniyye alndktan soma iln olunurdu. Yani kanun ve nizamlarm iln niha olarak padiahn irade sine balyd ki bu eski kanunnme geleneinin devamndan baka bir ey deil dir. Kanun projeleri Mechs-i Vl'ya hkmet ve bazen saray canibinden geldi i gibi; Meclis-i Vl, kendihinden de byle bir medn haznlayabilirdi. lkede kuvveer aynhmm salanmas yolundaki teebbslerden biri ola-ak 1854 ylnda MecIis-i Vl'nn kaz dmda kalan yetkileri yeni kurulan Meclis-i li-yi Tanzimat'a verildi. Artk kanun metinleri burada haznlanmaya baland. 1868'de r-y Devlet kurularak kanuniarm hazrlanmas ii buraya tevdi edildi. 1876 Merutiyeti ile kanun teklif etme hakk heyet-i vkel ile mechse ait klmd. Kanun teklifleri, sadrzamlk tarafmdan padiahm tasvibi aln dktan sonra, kanun lyihasn haznlamak zere r-y Devlet'e havale edilir; som-a mechse gelirdi. Meb'uslann kabul ettii bir kanun, yn tarafndan da be nimsenirse padiahm tasdikiyle yrrle girerdi. Mechsin ak olmad za manlarda devletin veya halkm emniyetini tehlikeye drecek haller ortaya karsa ve bu mevzuda gerekli kanunun grlmesi iin meclisin toplanmasna vakit msait deilse, Kanun- Esas hkmlerine ayku- olmamak ve sonra mec lise arzolunmak artyla Heyet~i Vkel padiahm tasdikiyle kanun- muvakkat karabilirdi. Kanun- muvakkat oklarnn zannettii gibi geici kanun demek oirnayp, modem hukuktaki kanun hkmnde karammelere benzer. Kanun- Esas'nin 1909 tdili ile meclis zlarma da kanun teklif edebilme imkn tann mtr. Tanzimat'tan soma karlan kanunlarn hemen hepsi 1247/1831 ylnda kurulan Takvm-i Vekyi' admdaki resm gazetede nerolunurdu. Daha sonra b tn Osmanl mevzuatr ayrca 1279/1862 ve 1282/1865 yllarndan itiba-en basdmaya balanan, fakat daha eski tarihli baz kanunlar da ihtiva eden Dstr adn daki kanun mecellelerinde toplanmtr.

IV. ER'YYE SCLLER slm hukukunun neredeyse ilk devirlerinden beri mahkeme kararlarnn yazya geirildii grlmektedir. Halfe Hazret-i Ali ve Basra kads Eb Ms el-E'ar'nin baz dava hkmlerini tescil ettii bilinmektedir. Hicretin 40. yln da Halfe Muaviye tarafmdan Msr'a kd tayin edilen Sleym bin tr, hkme

balad bir miras davasnn sonradan taraflai'ca inkr edilmesi zerine, davala r yeniden ikme balayp sonradan isbatm kolaylatrmak zere sicile kaydet mi ve iki de ahit tutmutu. bn brime de Kfe'de kadlk yapt hicr 120 ylnda, halk arasmdaki davalarn arttn grm ve hkmleri tescil e t m e y e balamtn. Daha sonra bu husus btn slm lkelerinde yaygnlamt. Bu sa hada fkh ilminin bir alt disiplini olarak ilm-i sakk veya ilm-i mahdr ve sicillr denilen bir metod da d o m u , m a h k e m e kararlar ktiblerce k a y d a geirilegelmitir207. Mahkeme ktiblerine yardmc olmak zere bu klie ifadelerin bu lunduu siikk kitaplar yaynlanmtr^os, Osmanllarda da kadlar grev yaptklan mahkemelerde birer sicil defteri tutarlar; grdkleri btn davalara dair hkmleri en az iki ahit tutarak buraya tescil ederlerdi. Buraya ayrca merkezden gnderilen ferman, h k m ve kanun nmeleri de kaydederlerdi. Mecelle'nin 1814. maddesi bunu teyid eden Mahkemenin nizl kaz neticesinde verdii h k m e i'lm; nizsz kaz neticesinde verdii h k m l e r e de (vekletname gibi) hccet denirdi. nki eski den kdlan ayn z a m a n d a ktih-i adi (noter) vazifesi d e yaparlard. Mahkeme ktiblerinin k a l e m e ald e r ' hkmlerde hdise k h e ifadelerle zetlenir; ve rilen h k m bildirilir; altma tarih v e ahitlerin ad yazlr; ahitler v e kd bu ve sikay mhrlerdi. Mahkemeler, verdikleri hkmlerin birer suretini, talep eder lerse belli bir cret karlnda taraflara verirlerdi. Bu sebeple e r ' i y y e sicilleri, Osmanl h u k u k u n u n tatbikatn gsteren en m h i m kaynaklar olduktan baka; kaziyye-i m u h k e m e tekil etmi (vaktiyle grlp h k m e balanm) bir dava nn tekrar grlmesini engelleyen ve verilmi hkmlerin, mesel bir evliliin veya vekletin kolayca isbatm temin eden vesikalar olarak e h e m m i y e t tamaktadm cabmda m a h k e m e d e n bir davaya dair h k m kartm olan bir k i m s e , ay n davann bir daha grlmesini nlemek iin elindeki bu eski h k m d e ibraz edebilirdi209. Osmanl hukuku ile hkimlerin nceki m a h k e m e ictihadlarma g re karar vermekle mkellef olduu Anglo-Sakson hukuku arasmda bu bakmdan da bir benzerlik vardn sim h u k u k u n d a , istisnalar bir yana, yazl deliller k a t ' delil olarak kabul edilmez. nk "Yaz, yazya benzer!". Ancak bunun istisnas vardr: Mecei207 Ali Himmet Berki: slmda Kaz. Ank. 1962, 59-60; Fahreddin Atar: islm Adliye Teki lt, 3. b.Ank. 1991, 142-143. 208 Bu skk kilaplarnn Osmanhlar zamanuda yazlp bash en mehurlar avuzde Aziz Efendi'nn Drr's-Skk'u ile nizde'nin Envr's-Skk ve Ziyeddin Efendi'nn Sakk1 Cedid'idir. lki 1288, son ikisi de bir arada 1243 tarihinde stanbul'da baslmtr. 209 bn bidn. IV/321 vd; Ali Haydar Efendi, V/717-718; Uzunarl, smail Hakk: Osmanl Devletinde lmiye Tekilt, 3.b, Ank. 1988, 116; Bayndr, Abdlaziz: slm M u h a k e m e Hukuku-Osman! Devri Uygulamas, s. 1986, 1-2; Ahmet Akgndz: er'iye Sicilleri, st. 1988, 1/17.

le'nin tabiriyle "Yalnz hat ve hatem ile amel olunmaz. Fakat phe-i tezv- ve tasni'den salim ise, me'mln bih yani medr- hkm olur. Baka vech ile sbta hacet kalmaz." (m. 1736). Yani yalnz yaz ve mh- ile amel olunamaz; ancak gvenilir yazd evraka itibar olunur. Bunlar da iki tanedir: 1. Bert- sultan [pa diah beratlar] ve kuyd-i defter-i hakn [tapu tahrr defterlerindeki kaytlar] (m. 1737). 2. Hle ve fesaddan salim olacak surette tutulan sicillt~ mehkim [er'iyye sicilleri] (m. 1738)2io. Bu konuda 15 Zilhicce 1290/1874 tarihinde Sicil- er'iyye ve Zabt- Devi Cerideleri Hakkmda Ta'Umt yaynlanmtu:^". 4 Cemzilevvel 1296/1879 tarihinde de Bil Beyyine Mazmmuyla Amel ve Hkm Caiz Olabilecek Surette Senedt- er'iyye'nin Tanzimine Dair Talimat neredilerek er'iyye mahkemelerinin, i'lm ve hccetleri, mahkemelerde kesin delil olabilecek ekilde nasd dzenleyecei hkme balanmrtr^'s.

V. CEMAATLERN DN M E T N L E R Ruhan meclisler, kendilerine tbi cemaadn doum, lm ve evlilik kayt larn tutar; vasiyetname ve vakfnamelerini tanzim ederdi. Ruhan mahkemeler de tatbik edilen hukuk, o cemaatin din metinlerinden elde edilmi kanunlard. Ne yazk ki bunlar fkh kitaplar kadar kesin, ak ve etrafl bir hususiyet ta mamaktadr. lkedeki Yahdler iin bu hukuk, Tevrat ve bunun erhi saylabi lecek Talmud ile buna gre hazrlanm responzalardan (bir nevi fetva) teekkl ederdi. Osmanllar zamannda Selanik ve stanbullu hahamlar tarafndan eith responzalar hazrlanmtr. Ortodokslarn ruhan mahkemelerinde, kilise konsilleri, kilise byklerinin kararlan ile imparator emirnamelerinden teekkl eden ve VI. asrdan itibaren kodifiye edilmi Nomokanon; ayrca ferd ihdlaflarda, Bizans'n son zamanlarndan kalma imparator ve kilise emirnamelerinden m teekkil Hexabiblos (Eksavivlos) denilen bir kitapk tatbik olunurdu. Her iki sinde de lustinianus'un Roma hukuku kUiyatndan hkmler yer alrd. Erme ni kilise hukuku, ekmenik ve mahall (Ermen) konsil kararlar ile kilise baba larnn hkmlerinin Gregoryen mezhebine uygun tefsirlerinden teekkl eder ve menei V. asra kadar uzanr. XIII. asurda Kuzey Ermenistan'da Mkhitar Gosh tarafndan hazrlanan Ermen Hukuk Kodu mehurdur. Katohkler ise, Vadkan tarafndan hazrlanan kanonik hukuku uygulard. Kanonik hukuk, eski kmenik konsiUerin canon denilen kurallar ile, som'a da papalarn emirnmeleriyle

210 El yazs ve mhri ikrar ve bor senedleri hukuken muteber olup, borlu, senedin kendisi ne ait olmadn iddia ederse, yazs ve mhr tannm ise szne itibar olunmaz. Yazs ve mlr tanmm deilse, isdktb olunarak (el yazs yazdrlarak) k ehlihibreye gsterilip bunlarn beyanna gre amel olunur. (Mecelle, 1610). 211 Dstur: 1/4/85-87. 212 Dstur: 1/4/79-84.

ihdas edilmitir. XI. asrda Gratianus adl Bolognal bir keiin hazrlad Decretum Gratiani, papalk emirnameleri eklenerek 15O0'de Corpus lurs Canonic adyla yaymland.

VI. MLLETLERARASI ANLAMALAR Hkmetin ecneb devletlere ve teb'asma (mste'menlere) tand tek ta rafl statler veya ecneb devletlerle imza ettii muahedeler, i hukukta da hk me medar olacak kaynaklai'dandr. Bir baka deyile bunlar Osmanh mevzuat nn bir parasn tekil eder; Osmanl lkesinde faaliyet gsteren yerli ve ecneb mahkemelerde nazar- itibara alnrd. Tanzimat Devrinde bu imtiyazlarn tatbik sahas alabildiine genilemi; artk taraflardan birinin Osmanl vatanda oldu u ecneb unsurlu ticai'et davalar da azalarndan bir ksmm ecneb tccarn te kil ettii muhteht (karma) mahkemeler bakmaya balamtn Osmanh hkimle ri, ecneb unsurlu davalarda, milletleraras muahedelerin hkmlerini ve birer ti car rf mesbesindeki ecneb ticaret ve ceza kanunlar bilmek ve tatbik etmek durumunda kalmtn.

nc Kitap OSMANLI AMME HUKUKU

Birinci Ksm
A N A Y A S A ve D A R E HUKUKU

I . S L A M H U K U K U N D A D E V L E T ve A. S L M H U K U K U N D A D E V L E T

HKMET

slm hukuku nasslarnda, aile, akidler, miras gibi ferd yn an basan hususlar tafsilatl bir ekilde tanzim edildii halde; amme hukuku sahasnda da ha ziyade umum prensiplerle yetinilmitin Bunun sebebi, amme hukukunun za mana, zemine ve insanlarm ihtiyalarna gre deimeye ok elverili olmasdn lk slm devleti, Hazret-i Peygamber'in Medine'ye hicretlerinden sonra bu ehirde kurulmutun Bu site devletinin banda Hazret-i Peygamber vard ve bir devlet reisinde bulunmas gereken fonksiyonlarn tamamn yerine getirmek teydi. Hazret-i Peygamber'in vefatndan sonra baa geen halfeler de ayn yn de hareket ettiler. Bu bakmdan Hazret-i Peygamber ve drt halfelerin tatbikat, slm devlet hukuku iin nemh birer kaynak ve esas tekil etmitin "Benden sonra snnetime ve rid halfelerimin snnetine sarlnz!" mealindeki hadsi erf bunu gsterirdik, Mverd (450/1058) ve Ferr'nn (458/1066) el-Ahkm's-SuHaniye adm tayan kitapla, bu sahada mehur ve kymeth birer eserdin Bunun yansra umum fkh kitaplarnm eitli bahislerinde, slm amme hukukuna ve hkmet nizamna dair hkmler yer alr. Siyaset-i er'iyye adndaki kitaplai' da hkme tin fonksiyonlar ve salhiyetleri konusunda mhim kaynaklardn. deal hkmdarhn esaslarm bildiren ve devlet adamlarna nasihatleri ihtiva eden siyaset nme adl eserlerin en eski rneklerine de yine slm dnyasnda rastlann Bu gn ihm camias, devlet ile hkmet arasnda bir aymm yapmak aikanlmdadm slm amme hukukunda ise, hkmet, devletin tezahrdn Bir baka deyi le hkmet, devletin tecessm etmi hhdin Hkm ahsiyet mefhumuna ekin gen bakld iin, devlet ve hkmet arasnda kolayca bir tefrike gidilemez.
213 Timiz: lm 16; bn Mce: Mukaddime 6; Eb Dvud: Snne 5; Drim: Mukaddime 16; Ah med bin Hanbel, IV/126, 127.

er' hukuk, devletin mevcudiyetine byk bir ehemmiyet vermekle beraber; bunu dinin korunmas ve ferdlerin saadeti iin bir vasta olarak grr ve devlete kudsiyet atfetmez. Burada devletin ekli mhim deil, ancak hkmetin meru luu esastr.

1. slm H u k u k u n d a Anayasa Mefhumu Modern anayasalarda, devledn ekli ve idai'e usulleri ile temel hak ve hr riyetler vazgeilmez unsurlar olarak yer alr. Bu mnda bir anayasa, slm tari hinde bahis mevzuu deildir. nki slm hukuku, devletin eklini ve idare usul lerinin dzenlenmesini zaman ve zeminin ihdyalarma havale etmitir. Temel hak ve hrriyetler de bizzat nasslarda teminat altna almntr. Bunlar, Allah ta rafndan insanlai"a verildii kabul edilmi ve hibir makam veya kii bunlar bah etmeye salahiyetli grlmemitir. Bu telkkiye gre, temel hak ve hrriyetler, eer beer dzenlemelere konu olsayd, istenildiinde de kstianmas, hatta kal drlmas mmkn olurdu. nki bir hakk tanyan, o hakk geri almaya da ehil dir. Bu sebeple slm hukuku bunlar beer tasarruflara brakmam; bizzat d zenlemitir. Bunun dnda slm hukukunun btn hkmleri haddiztinda bi rer anayasa esas olarak grlmtr. Ynetenler, bu esaslara aykr hareket ede mezler. Hazret-i Peygamber'in Medine'ye hicretinden sonra buradaki gayrims lim Araplarla ve Yahdlerle yapm olduu 47 maddelik anlama, Medine Vesi kas diye anlr ve bir anayasa metni olarak kabul edilir. Tarih ve siyas artlarn ok abuk deimesi ve Yahdlerin anlamay bozmas sebebiyle, ksa bir md det yrrlkte kalmakla beraber; dnya anayasa hukuku tarihinde Magna Cartha Libertatum'dan alt yzyl nce kaleme alnm bilinen ilk yazh anayasa ol mak itibariyle mstesna bir yer tutar^i'S. Bununla beraber slm hukuku, yazl anayasa esasn benimsememi ve devlet idaresinde yaygn geleneklere deer at fetmi olmak bakmndan Anglo-Sakson hukukuyla benzerk gsterir. Modern tarzda yazl anayasala- slm dnyasna, daha dorusu zamann en gl slm devleti olan Osmanl Devleti'ne, anayasaclk cereyanmn tesiriyle XIX. asrm ikinci yarsmda girmitir. Bu tarihten evvel bata Fatih'in mehur tekilat kanun nmesi olmak zere padiahlarca karlan kanunnmelerde, devledn yaps ve messeseleriyle alkal anayasa mahiyetinde dzenlemeler yaplmt. Netice iti bariyle hkmet etmenin yollar ile insanlarm hak ve hrriyetleri er' hukuk ta rafndan bizzat konulmu ve deitirilemez esaslar olduundan, slm dnyasn da yazl anayasaya ihtiya duyulmam; devletin ileyii ile ilgili dzenlemeler

214 Vesikacn Arapa ve Trke metni iin bkz. Salih Tu: slm lkelerinde Anayasa Hare ketleri, st. 1969. 31-40.

birer tekilat kanunu olmaktan te gememitin Kii haklarm korumak zere, anayasa tarihinin beii saylan ngiltere'de XVI. asr ortalarmda, Fransa ve Amerika'da ise XVIII. asr sonlarnda neredilen insan haklarna dair beyannmelen slm hukuku tarafndan zaten dzenlenmi esaslar ihtiva eden

2. Devletin Unsurlar Devletin unsurlar lke, halk ve hakimiyettin slm hukukuna gre dnya ikiye ayrlmaktadr: Halfenin hakimiyetinin cri olduu ve slm hukukunun tatbik edildii dr'l-islm denilen ksmda Mslmanlarla slm hukukunun hakimiyetini kabul etmi gayrimslimler (zimmler) yaar. Dv'l-harh denilen ikinci ksm ise. Halfenin hakimiyetinin ve dolaysyla slm hukukunun cri ol mad, prensip itiba-iyle Mslmanlarm da yaamad yerdirmi. Esasen slm hukuku, hakimiyeti sadece devlet bakmndan ele almaz. Bu sebeple farkh h kmetlerin idare ettii slm lkelerinin hepsi drlislm saydr ve vatandalar da tek bir devletin vatandalar gibi muamele grn Drlha-bde Mslman olan bir kimsenin, drhslma hicret edip vatandala girebilme hakk/vazifesi var dn Drlharb denilen yerler de isterse farkl devletlerin hakimiyetinde olsun farketmez, hepsine tek bir devlet ve teb'asma da tek bir millet muamelesi yapln slm devletinin teb'asma raiyye veya rey denin Bu da mehur r (oban) ha dsine dayanmaktadr^'. Teb'a ya Mslmandr, yahud da zimmdin Drlharb teb'asma harb denin Drlhab teb'asmdan olup eman (izin, pasaport) ile dr hslma giren harblere mste'men denihr ve drlislmda bulunduu srece ge nellikle zimm statsnde kabul edilirlen

3. slm Hukukunda Devlet ve Hkmet ekli slm devletinin idaresinde tek kii kayd- hayat artyla sz sahibidin Bu bakmdan mutlakiyete benzen Bu tek kii, iradesi dmda konulmu hukuk esas larla baldm Bu bakmdan da mertiyete benzen Ancak hkmdarm uymas ge reken prensipleri koyanlar halk veya a-istokratlar deildin ra prensibine veri len ehemmiyet bakmmdan da cumluriyet idaresine benzen Ancak halkm tama mnn istiareye, hele icraya katlmas mevzubahis deildin Hazret-i Peygamber ve halfeleri icraatlarmda, hi deilse itihada dayanan tasarruflarnda halkm tamammm reylerini alm ve ounluun fikrine gre de hareket etmi deildi. s215 Bkz. Ahmet zel: islm Hukukunda lke Kavram, st. 1982 216 "Hepiniz obansnz ve hepiniz srnzden mes'ulsnz. mam obandr ve srsnden mes'uldr. Erkete ailesinin obandr ve srsnden mes'uldr. Kadn, kocasnn evinde obandr, o da srsnden mes'uldr. Hizmeti, efendisinin malndan ve srsnden mes'uldr". Buhr: Ahkm 1. Cum'a 11, stikraz 20, Itk 17, 19, Vesya 9, Nikh 81, 90; Mslim: maret 20, (1829); Tirmiz: Cihd 27,1705; Eb Dvud; maret 1, (2928).

lm hukukunda ekseriyedn deil, sz sahibi kimselerin (hukuku limlerin) d ncesi mhimdir. eidi Kur'an yetlerinde ekseriyetin mnhasran bir kymet ifade etmedii vurgulanr. Bununla beraber Osmanl Devleti, demoki'asi cereyanna bigne kalma m; ada Avrupa devletlerinden ileri bir demokrasi tecrbesi yaamtr. y le ki 1840 ylndan itibaren kurulan ve nemli fonksiyonlar bulunan tara mec lisleri, resm memurlar yanmda, halkn sedi temsilcilerden mteekkil idi. Os manl Devleti, Avrupa lkelerinin oundan nce, 1876 ylnda merut monar iye ged ve demokradk seimlerle toplanan bir parlamentoya kavutu. Bu yeni rejimin 93 Harbi yznden urad kesinti bir yana, 1908 ylndan idbaren dev letin sonuna kadar demokrasi gelenei yerled. slm hukukundaki devlet ve hkmet sistemi, Avrupa siyaset dncesi nin mahsul olan sistemlerden hibirisine dhil edilemeyen nev'i ahsna mnhasn bir sistemdir. slm hukuku, devleti, hukukun tatbiki ve adaletin tecelhsi iin bir vasta olai'ak grd iin, esas tekilata dair tafsilatl hkmler koyma ya gerek duymamtr. slm hukukunda, bata kimin olduu ve devledn nasl idare edildii deil; hukuk hkmlerin icra edilip edilmemesi mhimdir. Aksi takdirde hkmdar meruluunu kaybeder ve halkn kendisine itaat borcu kal kar. slm devletinin monari veya cumhuriyet olmasnn bir nemi yoktur. rs monari de merudur. Neticede slm devlet sisteminin, merut monariyi and rd sylenebilir. slm hukukunun ngrd devlet sistemini laik olarak vasflandrmak elbette mmkn deildir. Laiklik, devletin kanunlarnn din prensiplerden kay naklanmad, dolaysyla devletin btn dinlere eit uzaklkta durarak kimsenin dinine karmad bir siyas sistemdir. Halbuki slm devletinde hkmetler ve hukuk sistemi, meruluunu din esaslardan alr. nki slm dini, insanlarn inan ve ibadetlerinden baka, evlenme, boanma, miras, ehliyet, mlkiyet, al veri gibi dnyev hayatlarn da dzenlemek iddiasndadr. Bunlara imkn tan mamak, din vecibelerin ifasma engel tekil eder. Bu bakmdan slm devlet te lkkisi ile laiklik badamaz. Maamafih laiklik, demokrasi ile din ve vicdan hrriyetinin n art deil dir. Nitekim gnmzde laik olmad halde demokradk ve insan haklarna say gl devletler bulunduu gibi, laik, ama otoriter ve insan haklarnn askya aln d devletler de oktur. er' hukuk, Mslmanl stn tutan din karakterine ramen, Mslman olmayanlarn din ve vicdan hrriyetlerini tam olarak teminat altna alm; hatta onlara ksm bir hukuk ve adl muhtariyet tanmtr. Bununla beraber slm devletini, teokradk devlet olarak vasflandrmak da doru deildir. nki slm devletinin bandaki kimse, her ne kadar ruhan ve dnyev ikddar uhdesinde birletirmi bir pozisyonda ise de; Papa gibi ma-

sum olmad gibi, insanlar dine alma veya dinden karma, gnahlar afvetme, din emirler koyma, mevcut din hkmleri deitirme ve kaldrma salhiyetine de sahip deildir. Avrupa'daki ruhban smf mefhumu, slmiyete yabancdn Di n yinlerin mutlaka hkmdar veya muayyen bir kimse tarafmdan idare edilme si gibi bir art yoktur^^''. Teokratik devlet mefhumu Avrupa'da domu ve geli mitin Bu sebeple slm hukuk ve siyaset messeselerini, Avrupa hukuk ve siya set tarihi literatrne gre deerlendirip isimlendirmek imkansizdn^is. Teokratik devlete, Papahk'tan baka, baz Alman piskoposluk ehirlerini, Tibet, Karada ve ran' rnek vermek mmkndn slm amme hukukunda devletin din ve sekler olmak zere iki yn var dn Sekler (dind) yn, devleti ynetenlerin din adam olmasnm gerekmedi ini ve icraatlarnn elbette beer vasfta olaca mnsna gehn Din vasf, kanunlarm ve ynetenlerin icraatlarmm slm hukukuna aykr olmamasn ifade eden Bir baka deyile devlet din esaslara dayanmakla beraber, hkmdar ve ve killerinin icraatlar seklerdin Bu da devletin er' karakterine halel getirmemektedin Bir baka deyi.le ne Osmanh devleti ve ne de Osmanh hukuku btn iti bariyle laiktir; ancak bu hukukun bir ksm (rf hukuk) sekler karakterdedir.

4. Siyas Hakimiyet Kime Ait? slm amme hukukuna gre, "Hakimiyet AUahmdu" ama, bu hakimiyeti kullanacak olan da insandn Allah'a ait kabul edilen siyas hakimiyeti, Allah ad na kullanacak olan, insanlardn Nitekim Hazret-i Peygamber, daha sonra da halfelen bu hakimiyeti kullanmlardr. Dolaysyla ilah hkmlere riayet eden hkmete itaat, AUaha itaat demektin aksi davranan hkmetler de gayrmeru duruma den Nitekim "Mlk Allah'ndr" sz, Allah'm yaratt mahluklar zerinde diledii gibi tasarruf edeceini gsterir; husus mlkiyete ters dmez. slm hukuku tarihindeki "el-Hkm hllah=Hakimiyet AUahndr" telkkisi, h kmetleri hukuka uyma hususunda hassasiyete tevik eden bir prensiptin Aksi takdirde hkmet gayrmeru duruma den Bunun iin Osmanl padiahlar, ekl bir mkellefiyet olmad halde, halk nezdinde meruluk endiesi tadk lar iin mftiden fetva almakszn hareket etmemeye itin gstermilerdin Bu telkki, ayn zamanda da halk meru hkmete itaate tevik eden Aksi takdirde halk, Allah'm takdirine kar gelmi olacaktn slm inancna gre, nasl AUah, kyamet gn kurulacak mahkeme-i kb-

217 Cuma namazm hkmdarm veya niblerinin kldrmas, tamamen issna bir mahiyet arzeder ve o lkede slm hkimiyetinin bir sembol saylr. Nitekim hkmdar veya vekillerinin bulunmad zaman da Cuma namaz klmak caizdir. 218 Niyazi Berkes: Trkiye'de adalama, st. 1978, 22 vd.

rda (byk malkemede) hakl ile haksz ayracak, gnahki'lan cezalandrp, gnahszlar mkfatlandracak ise, hkmdar da yeryznde adale tecei et tirmeye almakla mkelleftir. Nitekim Hazret-i Muhammed buyurmutur ki, "Sultan, yeryznde Allahn glgesidir. Mazlumlar onun glgesine snr"^^'>. Halfenin meruluu, gerek baa geliinin, gerekse sonraki hareketlerinin huku ka uygunluunun yansra, halka kendisini kabul ettirebilecek ve tasarruflarn yrtebilecek g ve otoriteyi de tamasna baldr. nki otoritesi bulunma yan kimseye, her art hiz olsa da kimse itaat etmez. Osmanh padiahlarnm un vanlarndan birisi de "ZuIahi fiT-ard" (Yeryznde AIahn glgesi) idi. te bu sebepledir ki, Hazret-i Peygamber vefat ettiinde, Sahbe-i kiram daha cena zeyi defnetmeden, hemen oturup ai"alarndan bir halfe (devlet reisi) semitir, slm amme hukuku, mutlaka bir devletin vaim aramaktadr. nki insanla rn ilerinin yrtlmesi, amme nizamnn tesisi, ancak bir hkmetin varl ile olur. Hazret-i Peygamber, iki kii seyaliate ksa, aralarndan birisinin emi' ol masn tavsiye ederdi. slm hukukundaki hakimiyetin Allal'a ait olmas prensibi, sadece amme hukuku sahasnda szkonusu deildi. slmiyet, ferdin gnlk yaayn en in ce teferruatna kadar tanzim etmek iddiasnda olduu iin; hayatnn her safha snda insan, Allah'm hakimiyet snrlar iinde kalmak veya dna kmak terci hiyle kar karya idi. Dolaysyla Allah'm hakimiyeti, ok geni bir meflium olarak ele ahnmtir. Hem kadere boyun emeyi, hem de ferd davranlarnn hu kuka uygunluunu ifade eder. Avrupa'da, bilhassa monarklann ok glendii alarda, hukukun stnl ve insan haklarm teminat altma alabilmek iin, ta biatta bir takm hukuk prensiplerinin ezelden beri mevcut olduu; bunlar mte kmil insan aklmm bulabilecei ortaya atlmt. Buna tabi hukuk ad verilmi tir. Avrupa'da da bu devirde siyas hakimiyetin ilah olduu gr criydi. An cak Hristiyanlk bir hukuk klliyatmdan mahrum olduu iin, siyasetin Allah'a ait olmas prensibi, Avrupa'da yalnzca ynetilenlerin ynetenlere itaat etmesi neticesini dourmu; monarklan keyf icraat, Allah'n iradesi olarak yorum lanmtr. Bu da tabi hukuk prensiplerinin ortaya atlmasnda mhim bir mil tekil etmitir. Tabi hukuk ekol, zamanla ilah iradenin yerine beer iradenin ikame edilmesi mnsna gelen laisizmi ortaya karm ve gelitirmitir.

n. T E M E L H A K VE HRRYETLER Modern anayasa hukukunda temel hak ve hrriyetler, ahs hiTyetler, k tisad ve sosyal hak ve hrriyetler, siyas hak ve hrriyetler olmak zere ana balkta ele aimmaktadr. Bunlarn mulne giren hak ve hrriyetler umumiyet219 el-Cmi's-Sagr, 1/857; Rmuz, /63,1/213 (Beyhek, Taber, Deylem, Hkim, Eb eyh)

le er' hukukta da aynen veya benzer ekilde benimsenmitir^^o. Ferdler, temel hak ve hrriyetleri hem devlete kar ileri srebilir, hem de ferdlerin taarruzlar na kar devletten koruma isteyebilir.

A. ETLK- HAK- HRRYET M E F H U M L A R I Eitlik: slm hukuku kanun ve mahkeme karsnda herkesin eitlii prensibini getirmitin Eitlik, kanun nnde eitlik, amme hizmetlerine girmede eitlik, fnsat eithi, mkellefiyetlerde eitlik gibi hususlarda tezahr eden 1876 tarihli Kanun- Esas'nin 17. maddesi, btn Osmanh vatandalarmm kanun hu zurunda ve dinlerine ait husus durumlar mstesna tutulmak zere, hak ve vazi felerde eit olduunu bildirin Tabiatta insanlar arasnda fizik, ruh, madd pek ok eitsizlikler mevcut olduu gibi, hukuk eitlik prensibi de mutlak deildin er' hukuk, eitlie deil; adalete, yani herkesin hakknn verilmesine itibaeden er' hukukun cri olduu devirlerdeki btn devletlerde kabul edilmi k lelik messesesi, sava hukukunun getirdii bir zaruret ola-ak tamamen istisna mahiyet tan. Klelerin mkellefiyetleri yannda, sosyal durumlar gerei bir ta km hukuk muafiyetleri de szkonusudun Ayn ey gayrimslimler iin de sz konusudun Hak: Hak, yaratc ve insan iin bakasma kar sabit olan hukuk bir sta ty ifade eden riin (yaratcnm) ferdler zerinde haklar olduu gibi; cemiyet hlinde yaayan insanlarm da birbiri zerinde haklan vardn Hatta hayvan hak lan bile dzenlenmitin Devletin ferdlere, ferdlerin devlete, ferdlerin birbirleri ne ka- haklar vardr. Bu haklar, karhmda baz mkellefiyetleri gerektirin Modern anayasa hukukunda insan haklan denince, ferdlerin devlet karsnda sahip olduklar hak ve hrriyetler anlalmaktadn. Hrriyet: Kur'an- kerm, insanlarm yaratcya ibadet (kulluk) etmeleri iin yaratldn sylen Bu da, insan hrriyetmin, ilah prensiplerle daha bata tahdit edilmi olduunu gsterin nsanlar, bu smra dikkat etmek kaydyla btn fikir ve hareketlerinde hrdn slm devleti, din kaideleri zerine bina edildii iin kiilerin bu kaidelere uyup uymadm kontrol eden Kanun- Esas'nin 9. maddesi, btn Osmanl vatandalarmm bakasnn hrriyet haklarna tecavz etmemek artyla ahs hrriyete mlik olduunu sylen

220 Bu konuda bkz. Servet Armaan: slm Hukukunda Temel Hak ve Hrriyetler, Ank. 1992; Hasan Tahsin Fendolu: Hukuk Tarihimizde Temel Haklar, Konya 1994; Etem Le vent: nsan Haklar, st. 2002.

B. AHS HAK VE HRRYETLER ahs hak ve hrriyetler, ahs masuniyeti (dokunulmazh), angarya ya sa, husus hayatn gizlilii, mesken masuniyeti, din ve vicdan hrriyed, fik'r aklama hrriyeti, ilim ve sanat hrriyed, toplant hrriyed, hak arama hrriye ti, seyahat, yerleme ve haberleme hrriyeti gibi unsurlar ihtiva eder. Bunlar dan bir ksm, manev hrriyetler bal altnda da tedkik edilebilir. Bunlarda Mslman-gayrmshm, erkek-kadn, hr-kle ayrm szkonusu deildir. 1. ahs Masuniyeti (Dokunulmazl) slm hukukunda hangi din, rk, nesep, cins ve ekonomik snftan olursa olsun, herkesin can, mal ve rz emniyed esastn. Meru bir sebep ve mahkeme ka rar olmakszn, kimsenin canma ve malna dokunulamaz. nsanlar, suu huku ken sabit olana kadar masumdur. Cezalar ahsdir. ahs masuniyeti, insann fi zik ve manev varlna mildir. Hkmet, ferdlerin canlarn, mallarn ve rz larm korumakla, ieride asayii temin etmek ve dmanlara kar vatan mda faasyla mkelleftir. Kanun- Esas'nin 10. maddesi, kanunun tayin ettii bir se bep ve suret dnda kimsenin tevkif edilemeyip cezalandrlamayacan syler; 26. maddesi de ikence ve her eit eziyeti kesin ekilde yasaklar. 2. Angarya Yasa slm hukukunda, bir bakasm istemedii bir eyi yapmaya zorlamaya ikral denir. ki-ah ile yapan hukuk muameleler geersiz saylr. Angarya su ol duu gibi, ikrah altnda bakasna hizmet eden, yani angarya altmda zorla altran kimse de ecr-i misle hak kazanr. Kadnlar, kkler ve sakatlar alp ka zanmak zorunda deildir. Bunlar, akrabasndan, yoksa devletten nafaka alma hakkn hizdir. Kanun- Esas'nin 24. maddesi, angarya, msadere ve cermeyi yasaklar" ancak sava esnasnda usulne uygun olarak tayin edilecek mkellefi yetleri mstesna tutar. 3. Husus Hayatn Gizlilii Kur'an- kerm ve Hazret-i Peygamber, bakalarnn hayatn aratirmay (tecesss); bakalarnn nnde gizli konumay, insanlarn gizli yazlarn, mek tuplarn okumay yasaklar. Haberleme hrriyeti ancak amme maslahat sebe biyle tahdit edilebilir. Hazret-i Peygamber, harbde dman tarafna bilgi ihtiva eden mektubun gnderilmesini engellemiti. 4. Mesken Masuniyeti Kur'an- kerm, bakasnn evine onun izni olmakszn girmeyi yasaklar.

Hazret-i Peygamber, buna ilveten bir bakasmm evini dardan gzetlemeyi men etmidr. mdat isteyeni kurtarmak maksadyla bir eve izinsiz girilebilecei gibi, yangn, sel gibi felkederle hrszlk durumunda mdahale etmek; bir su luyu yakalamak iin bir eve girmek caizdir. Kanun- Esas'nin 22. maddesi mes ken masuniyetini (dokunulmazln) dzenlemitir. 5. Din ve Vicdan Hrriyeti Kimse dinini ve inancm deitirmeye zorlanamaz. Kur'an- kerm, dinde zorlama olmadn vurgular. Bu, kimsenin Mslman olmaya zorlanamayacan ifade eder. Ancak bir defa Mslman olann, bu dinin gereklerini aka ih ll edip etmedii de hukuken kontrol edilebihr. Bu kontrol ahs hayatma nfuz edemez. Szgehi bir vatanda Ramazan aymda aka oru yerse, alenen nakz siyam suu ilemi olur ki bu, amme dzenini ihll eden bir fiildir. Ama husu s hayatmda bir kimsenin oru tutup tutmad, gnah ileyip ilemedii mura kabe edilemez. Gayrimslimlerin, kendi dinlerinin izin verdii hususlarda muafiyederi vardr^^. Osmanhlar zamannda bir Mslmanm kimsenin grmedii bir yerde, mesel evinde arap iip imemesi kendi bilecei bir i olduu halde, alen olarak imesi hukuken mmkn deil idi. Din ve vicdan hrriyed, dinmi renmek ve ocuklarna da retebilmeye mildir222. slmiyet dndaki dinlerin propagandas, Mslmanlarn arasn da olmamak kaydyla serbestdr. Kimse man ve ibadetlerinden dolay knana maz, cezalandrriamaz. Her din mensubu kendi mabedini ina edebilir. Din yinler tatil edilemez, yasaklanamaz. u kadar ki bu yinler amme nizmn bo zamaz; Mslmanlarn ibadetlerine zarar veremez; slmiyed tahkire varamaz. Bu sebeple Osmanl Devled'nde gayrimslimlerin ezan okunurken an almala rna izin verilmezdi. Din ve vicdan hrriyed, Kanun- Esas'nin 11. maddesinde tanzim olunarak, devletin dininin slm dini olduu; bununla beraber halkn asa yiini ve umum dab ihll etmemek artyla, Osmanh lkesinde bilinen btn dinlerin serbeste icra edilebilecei ve muhtelif cemaatlere verilmi olan imti-

221 Bu sebeple arap alp satmalar, imeleri, domuz beslemeleri, alp satmalar ve yemeleri ale n olsa bile men edilmez. Osmanl devleti'nde gayrimslimlere ait meyhaneler vard. Buraya Mslmanlarn girip arap imesi yasakt. Bu bakmdan zaman zaman kontroller sklatrlr; amme nizm endiesiyle gayrimslimlerin ancak muayyen yerlerde meyhane aabilecek leri esas getirilirdi. Kanun Sultan Sleyman zamannda Mslmanlarn ekseriyetle bulun duklar mahallelerde meyhane almas yasaklanm; Sultan II. Selim zamanmda buna tekrar izin verilmiti. in aslndan habersiz baz mellifler, bunu padiahlardan lkinin dindadna, dierinin de araba dknlne balamlardr. 222 Gayrimslim ocuklarnn anne-babas hangi dinde ise, ocuk da bu dinde saylr. Anne-babadan birisi Ehl-i kitap (Yahd veya Hristiyan), dieri mesel Mecs se, ocuk Ehl-i ki tap; anne-babadan birisi Yahd dieri Hristiyan ise ocuk Yahd saylr.

yazlarn eskiden olduu gibi devletin himayesi altnda devam edecei hkme balanmt.

6. Fikir Aklama Hrriyeti er' hukuk insanlarn fikirlerini serbeste aklamalarna izin vermitin Bu fikirler, dedikodu, iftira, kouculuk gibi gayrmeru yollara varmamahdm n sanlan siyas otoritenin icraatlar hakkndaki fikirlerini de aklamak serbesttin Hazret-i Peygamben zlim idarecilere kar dndklerini doruca sylemeyi cihadn en faziletlisi olarak vmtn Kur'an- kerm, insanlara her ilerinde bakalaryla meveret etmeyi emretmitin Btn insanlara, ktlk yapanlar eliyle engellemek, buna muktedir olmazsa diliyle ikaz etmek, buna da kadir ol mazsa kalben o ii beenmemek mkellefiyeti yklenmitin El ile engellemek hkmet adamlarnn, dil ile ikaz etmek de ulemann ii olarak grlmtn Ule ma, siyasete karmamay iar edinmiler; ancak idarecileri hukuka aykr dav randklar zaman ikaz etmekten de geri durmamla-dn. Hazret-i Ali'ye, idaresi ni tenkid edenler bildirildii zaman, fiile gemedike bir ey denemeyeceini bildirmiti. Bir kimse. Halfe Muaviye'nin huzuruna gelerek ar tenkidlerde bu lunduunda, bir ey sylememi; "Buna msamaha m gstereceksin? diyenle re, "Saltanatmza s aldrmayanlarn szne ilimeyiz" demiti. Osmanllar za mannda ulema, gerek dorudan idarecilere kar, gerekse umum yerlerde vaaz yoluyla siyas icraatlar tenkid edebilmi; bundan dolay bir takibata uramamlard-23. Yavuz Suhan Selim gibi celalli padiahlara bile eyhlislmlarm ser beste fikir beyan ettikleri, padiahn buna kar kmak yle dursun, hsn ka bul gsterdii mehurdun Hele meddahlarn, ortaoyuncularn, hayallerin (Kara gzclerin) mizah bir dille hkmet icraatlarn tenkid ettikleri; devlet adamla rmm bunlar tolerans ile kai-ladklar ok bilinen bir keyfiyettin slm dininin kaideleri, nasslardan (kitap ve snnetten) ictihad yoluyla karln Bu salhiyet ulemaya verilmitin Ulema, kendi anlaylanna gre nasslar tefsir ederek mezheblerini teekkl ettirmilerdin Bu ictihadlar birbirinden farkl olabilin Ama hi biri yekdierini hataya nisbet edemez. nki Hazret-i Peygamber "mmetimin (limlerinin hukuk hiikmlerdeki) ayrl rahmet tir" buyurmakta; her limin, itihadnda isabet etmemi olsa bile iyi niyetinden dolay sevap kazanacan bildirmektedin Nitekim ictihad ile baka bir ictihadm bozulmayaca, hads-i erfie sabit umum bir prensiptin Halfe Hrn er-Red,
223 Kanun Sultan Sleyman zamannda, bir vaiz, Cuma vaaznda. Malta valyelerinin haclar tayan gemileri laciz ettiklerinden bahisle, korsanlar takipte ihmal gsterildii gerekesiyle padiah ve hkmetini tenkid etmiti. Buna benzer misaller oktur. Bkz. smail Hami Dan mend: "Bat Kaynaklarna Gre Eski Trk Demokrasisi", Tarih Hakikatler, st. 1979, 11/583 vd.

Muvatta isimli eserini Kbe-i m u a z z a m a y a asp, herkesin bununla amel etmesi ni emredeceini syledii zaman, m a m Mlik bunu fikir hrriyetine aykr bu larak reddetmitin slm halfeleri, ulemann ilm faaliyetlerine m d a h a l e etme mi; lkenin her k e s i n d e farkh ictihadlar d o u p gehmiti. 1876 tarihh Kanun~ Esas'nin 12. m a d d e s i , matbuatn k a n u n dairesinde serbest olduunu bild i n n e k t e d i n 1909 tarihinde bu m a d d e d e yaplan bir tadilatla, baslmadan evvel tefti ve m u a y e n e edilemeyecei hususu eklenmiti. Daha nceleri bilhassa din mevzulardaki kitaplar, z a m a n m mehur bilginlerinin katld maarif e n c m e nince tedkik olunur; ilm esaslara aykr dmeyenlerin b a s l m a s m a ruhsat veri lirdi. 1909'dan sonra bu usul lavedilmitin

7. iim ve Sanat renme Hrriyeti nsanlarm ilim ve sanat renmeleri bir haktin Nitekim Kur'an- kerm ve Hazret-i Peygamber, ilim ve sanat sahiplerini ven slmiyet, h k m d a r a , her ehirde insanlatm bilemediklerini soracaklar bir hm b u l u n d u r m a vazifesini yklemitin Bu sebeple slm tarihinde, bu atada Osmanllarda da, her ehirde mfti denilen bir lim (mavir), halkm din ve h u k u k suallerine cevap v e r m e k zere vazifelendirilmi; bunun maa hazneden denmitin o c u u terbiye et mek (eitmek), ailesinin h a k k d m Devletin ferdleri terbiye etme (eitme) vazi fesi ve hakk yoktun Bu, ancak totaliter devletlerde szkonusudur224. Bunun iin Osmanl devletinde mekteplerin bal olduu messesenin ad m i l h eitim de il, maarif (retim) nezareti idi. slm devletinde herkes tahsil imkanlarn ken disi hasl etmekte hrdn Devlet, bu hususta yardmc olabilir; ancak ferd teeb bs men e d e m e z . Bu sebeple Osmanllarda klasik devirde devlet e h y l e kurulan maarif m e s s e s e s i n e rastlanmaz. Medreseleri ferdler vakf yoluyla k u r u p iletir di. Binla kendisi yapai", hocalar kendisi bulur, talebeyi kendisi seer ve mf redat kendisi tesbit ederdi. Devlet de b u n l a n desteklerdi. Bugn ngiltere'de de b u n a benzer bir sistem cridin Padiah, hanedan ve devlet ricalinin yaptrd medreseler de amme messesesi deil, vakf idi. Dolaysyla hepsi bugnki hu sus mekteplerin statsne benzer idi. Tanzimat'tan sonra devlet eliyle m e k t e p ler k u r u l m u s a da, bu sistem deiiklii olmayp, devletin m e m u r ihtiyacm kar lamak iindi. Nitekim husus maarif messeseleri varln d e v a m ettirmi; devlet mektepleri de terbiye (eitim) deil, maarif (retim) rol stlenmitin Kanun- Esas'nin 15. maddesi Osmanh vatandalarnn umum ve husus tedri satta serbest olduu; 16. maddesi de mekteplerin devlet nezretinde olduu; an cak bunun eitli milletlerin din retimine halel veremeyecei esasn h k m e balamtn

224 Antik ada sparta, modern ada Nazi Amanyas ve Sovyet Rusya'da olduu gibi.

8. Toplant Hrriyeti nsanlarn nceden izin almakszn eitli maksatlarla toplanmaya haklan vardr. Bu toplantlar dn, ziyafet gibi sosyal maksatl olabildii gibi, ibadet ve ihm renme maksadyla da olabilir. Bu gibi toplantlarm, silhl olmamas, ayrca umumun menfaatini ihll etmemesi de arttr. Aksi takdirde men olunabi lir. Kur'an- kerm, sadaka veya insanlarn arasm slah etme gibi hayrl maksat lar dnda gizli cemiyet tekihni caiz grmez. Hazret-i Ah, siyas muhaliflerinin klca sarlmamak kaydyla grup tekil etmelerine izin vermitir. Osmanl Dev leti'nde 1876 tarihh Kanun- Esas'ye 1909 tdiiiyle eklenen bir madde ile Os manl vatandalarnn hakk- iptimaa mlik olduu belirdimid. 9. Cemiyet Kurma Hrriyeti ahslar eitli maksatlarla bir araya gelip baz hayr messeseleri tekil edebilirler. Seluklu ve Osmanllardaki esnaf teekklleri bunun en tipik numunesidir. Esnaf, yenieriler, haremaalar, hatta mahalle halk tarafndan kurulan ve icabnda mensuplarna madd yardm ngren yardm sandklar vard. Ha yr ilerinin yrtlmesi iin kiilerin vakf kurmas da meru olup, vakfedenin koymu olduu artlan kimse deitiremezdi. slm dnyasndaki tarikatlar da cemiyetlere misal verilebilir. Osmanl lkesinde XIX. asrdan itibaren modern mnda cemiyetler kurulmaya baland. Sultan II. Mahmud devrindeki Beikta Cemiyyet-i lmiyyesi, Sultan Aziz devrinde dp tbirlerinin Trkeletirilmesi maksadyla kurulan Cemiyyet-i Tbbiyye, ehid ocuklarmm tahsili iin Drefaka'y kuran Cemiyyet-i Tedrisiyye-i slmiyye bunlara ilk misallerdir. Ancak cemiyetlerin sayca artmas II. Merudyet'ten sonra olmutur. 1909 ylnda timat- Umumiyye Kanunu, ardndan da Cemiyetler Kanunu karlarak, cemiyet ler maksatlarna gre tasnif edilmitir. Ayrca ayn sene Esnaf Cemiyetleri Hak knda Talimat kanimsa da bu cemiyetler aslnda birer esnaf odasdr. Kald rlan Yenieri Oca le Bekta tekkesi arasndaki irtibattan rkld in, 1252/1836 tarihli fermanla tarikadar nev'i ahsna mnhasr birer cemiyet ola rak tanzim edildi. Tarikat mallan ise vakf sayld iin, husus hukuk salasmda mtla olunmaya devam edildi. 1283/1866 tarihinde Meclis-i Meyih ku rularak tai-ikatlar merkez kontrol altna almd. II. Merudyet'ten soma bu mec lis yeniden yaplandrld ve 1918'de Meclis-i Meyih Nizmnmesi karld.

10. Hak Arama Hrriyeti Temel hak ve hrriyederi devlet veya ahsla- tarafndan ihll edilen kim senin, bizzat hakkn elde etmesi caiz deildir. Bir baka deyile kendiliinden ihkak- hakka izin verilmemitir. Bunu devlet yapar. Devletin varlk sebebi bu dur. Kendiliinden ihkk- hakkn istisnas meru mdafaa gibi hllerdir. Bizzat

veya kadlar maifetiyle ferdlerin davalarna bakp hkm vermek hkmdarm vazifesidir. Kur'an- kerm, devlet reisine bunu yklemi; Hazret-i Peygamber, devlet reisi sfatyla bizzat dava dinleyip hkm vermitir. Kimse, davasm ka nunen tab bulunduu kaz merciinden baka bir yere gtrmeye zorlanamaz. Bir baka deyile tabi hkim prensibi cridir (Kanun- Esas, m. 23). Beraat-i zimmet (masumluk) asl ve beyyine (ispat klfeti) mdder (davac) zerine ol duu iin, kimse dehl ileri srerek kendilerini temize karmaya zorlanamaz. Di leke ve ikyet hakk, Kanun- Esas'de dzenlenmitir. Buna gre Osmanh teb'asndan bir veya birka kii, kanun ve nizamlara aykr bir durumda, ister ahs ister umum olsun, merciine dileke vermeye ve JVleclis-i Umum'ye (par lamentoya) arzihal yazarak memurlardan ikyette bulunmaya hak sahibidir.

11. Seyahat ve Yerleme Hrriyeti Ferdlerin seyahat ve yerleme hrriyetine devlet veya bakalar engel ola maz. Dnyann ler hangi bir yerinden slm lkesine gelip yerlemek isteyen Mslmanlara engel koyamaz. Kur'an-r kerm ve hads-i erfler seyahat hrri yetini teminat altma almtr. Devlet Mslman ve zimmleri, slm lkesinde yaadklar mddete veya izinsiz yurt dma kmadka vatandalktan atamaz. Seyahat ve yerleme hiTyetine, sr hastahklan bulunduu yere girmek ve kmann yasaklanmasmda veya d-lharbe gmenin men edilmesinde olduu gibi maslahat sebebiyle baz istisnalar getirilebilir. Hazret-i mer, gerektiinde istiare edebilmek maksadyla baz hukuku sahabelerin payitaht Medine'yi terketmelerini yasaklamt. Bir ferdin bulunduu yerden baka bir yere srgn edilmesi de maikeme kararyla bir ceza olarak meru grlmtr. Osmanl Devleti'nde mr araziyi kiralayan kimse, kira mddeti bitmeden topran terk edemez; aksi takdirde para cezas demek zorunda kaindi. Ayrca syi ve iae gibi endielerle taradan ehirlere yerlemek hakk snrlandrl mt. Kyden ehi'e g nlemek o zamanlar devlet siyasetinde yer alm bir husustu. nki bunlar memleketlerini terkedince oradaki arazileri ekilip biilemez, bylece sipahilere de bir faydalarr olmaz, dolaysyla mill savunmaya dar be vurur. Geldikleri ehrin halknm rzkn da daraltrlar. Burada alp vergi de vermezler. Taradan stanbul'a gelip yerlemek dier ehirlere yerlemekten daha da zordu. Hac, miras taksimi, cenaze ziya-eti gibi sebeplerle stanbul'a husus izin le gelenler veya geenler, ileri bitince ehri terketmeye mecburdu. Tersane gibi yerlerde iilere ihtiya olduu iin her zaman stanbul'a almak zere geici gelenler vard. Bunlara bekr uaklar denirdi ve hkmet tarafndan tahsis edi len disipliniyle mehur bekr odalarnda kalmak mecburiyetinde idiler. Bekr uaklar stanbul'a bulunduklar ehrin kdsmdan aldklar izinle ve geici ola-

rak gelirdi. Ayrca kendilerine gz kulak olan bir kefillerin bulunmas da artt. 1242/1826 ylmda karlan htisah Aal Nizmnmesi ile elinde mrur tezki resi olmayanlarn ehi'e girememesi hkme baland. Mrur tezkireleri herkesin kendi memleketinden alnacak ve bunlara stanbul'a ne i iin geldikleri yazla cakt. ekli emaili uygun olmayan ve phe uyandranlarn tezkiresine bu hu sus ifreyle ilenir; tahkiki yaplarak gerekirse ehre almmayabilirdi. sim ve e klleri, kefilleri, ileri ve kalacaklar yer husus defterlere kaydolunurdu. 1257/1841 ve 1304/1887 tarihlerinde birer Mrur Nizmnmesi karld. Ancak bu tedbirler lkenin kark durumu ve pepee bozgunlar sebebiy le ehre muhacir akm olduu iin tam manasyla gerekletirilemedi. 1326 (1910) senesi muvzene-i mliye (bte) kanunu ile mrur tezkireleri ilga edil di. 1327/1909 tarihinde Serseri ve mazanne-i su ehas hakknda kanun karla rak almayp tesel (dilencilii) det hline getirenlerle pheli ahslarn mahkeme kararyla bulunduklar yerden srlmesine imkn tannd. Giderek s tanbul muhacirlerle doldu tat. Hkmet bunlar kontrol etmekten ciz kald. ehrin nfusu birdenbire artt; syi ve intizam bozuldu; salgn hastalklar ba lad; fiatlar ykselerek ehirde ktlk ve karaborsa ba gsterdi. Bylece bir dev rin hayali son bularak, stanbul, Osmanl Devleti'nin rya baeh olma hususi yetini kaybediyordu.

C. SOSYAL VE KTSAD HAK VE HRRYETLER 1. iIe Hakk Herkes aile kurmak maksadyla evlenmek ve ocuk sahibi olma hakkun hizdin Hukuk kaidelere riayet etmek kaydyla ferdlerin evlenmeleri ve ocuk sahibi olmalar engellenemez. nsanlarn ksrlatnlmas caiz olmad gibi, ferdler kendileri de bunu yapamazlan nki Kur'an- kerm ve hads-i erifler hilkati tayiri (yaradl deitirmeyi) yasak eden Ferdlerin, evrenin korunma sn isteme hakk da bu prensibe dayann Nitekim Hazret-i Peygamben su, ot ve atete insanlarn ortak olduunu sylen ocuklarm aile iinde yetitirilmek, ai lelerine nesep ba ile balanmak ve miras almak hakk vardn Herkesin, men subu bulunduu kavmin kimliini aklamaya, kltrn yaatmaya, dilini ko numaya hakk vardn Osmanh lkesinde yaayan her dinden halka bu hrriyet tannmt. Bunlarn kendi dillerinde tedrisat ve neriyat yapma; resm mercile re kendi hsannda dileke verme; resm makamlar huzurunda da tercman talep etme hakk vard.

2. Mlkiyet Hakk slm hukukunda ahs mlkiyet komnmutun yle ki slm hukukunda

en nemli haklardan birisi mlkiyet hakkdn. Bu hak, slm hukuku ve ahlknm esasm oluturur. Herkesin mlkn diledii gibi kullanabilecei; fakat bakasnm hakkma dokunursa, bunun smnlanaca umum prensiptir (Mecelle: 1192). Miras hakk da mlkiyet hakknm tabi bir neticesi olarak kabul edilmi tin Mlkiyet hakkm kullanrken, komularna maUai'm kullanmaya engel ola cak derecede zaarda (zarar- fahite) bulunamaz. Mesel komu binann zayf lamasna veya yklmasna sebep olan zaralar fahi zarai'dm Hkmet, ancak amme maslahatnn gerektirdii zaman ve bedelini deyerek ferdlerin mlkne el koyabilin Buna istimlk denin Baz hallerde ferdlen mallarnda tasarrufa mec bur tutulun Bir beldedeki yegne frn, ekmek satmamak hakkm hiz deildir. Amme maslahat sebebiyle hkmet, et, ekmek, un, eker gibi zarur baz mal lara kr haddi (=si'r, narh) koyabilir; karaborsaclk yapanlarn mallarna el ko nularak piyasa fiyatmdan saUlp kendisine denin arap, domuz, le gibi eyler, Mslmanlar iin meru mal saylmadndan bunlar zerinde mlkiyet kurula maz. Ayrca zenginlen muayyen nisabdaki mal varhmdan muayyen nisbette ze kt vermekle, ayrca ftra demekle mkelleftin Aile iinde baz ferdlere dier lerinin nafakasn deme borcu yklenmitin Komuluk hukukundan baka, uf'a ve irtifak haklan vesilesiyle de mlkiyet tahdit edilebihn Kanun- Esa s'nin 21. maddesi mlkiyet hakkn dzenleyerek, umum menfaatler gerektir medike ve bedeh pein denmedike kimsenin malna el srlemeyeceini hkme balamtn.

3, alma Hrriyeti slm ekonomik nizm, sosyal adalet zerine kurulmutun Ferd teebb se, herkesin meru dairede diledii ii yapmasna imkn vermitir; herkesin ahtma erieceini sylemitin Aln teri ile elde edilen bir kazanca kimse m dahale edemez. Tasarruf ve temellk hrriyeti vardn. Kimse kimsenin malna el uzatamaz. slm hukukunun kurduu ekonomik dzenm prensipleri, hr dnya lkelerinde tatbik edilen liberal ekonomi sistemine yakndn Ancak ba bo bir liberalizm de deildin retimde mmkn olduunca zel teebbs; mill geli rin ferdlere taksiminde de sosyal adaleti esas almaktadn. Yaplan i meru oldu u mddete herkesin her trl ii ve ticareti yapmaya hakk vardn Devlet yol larn emniyetini salar; bir soygun vuku bulduunda tccar ve yolcularn malla rn tazmin eden Bunun iin Seluklu ve Osmanhlai'da derbent sistemi kurul mutu. Umum yollar zerindeki kylerin halk, yollarn emniyetiyle vazifelen dirilerek karhmda baz vergilerden muaf tutulurdu. Kanun- Esas'nin 13. maddesi, Osmanh teb'asmn kanun ve nizam dairesinde her eit ticar, sna ve zira irketler kurabileceini bildirmektedir. Liberal bat lkelerinde kapitalizmin mahzurlarm gidermek ve sosyalizm tehlikesini bertaraf etmek maksadyla XIX. asrm sonlarnda birer emniyet sibo-

bu olarak benimsenen sendika ve grev hakk ile kdem ve fesih tazminatlar, er' hukukun hizmet akdi hkmleri ile imtiza etmemektedir22-\ Hizmet akdi karlkl rza ile muayyen mddet iin kurulan bir akiddir ve yine karlkl rza ile bitiriiebihr veya mddet yahud i tamamlannca sona erer. inin szleilen cretten, iverenin de istedii iten baka talebi olamaz. alma saatleri ve i iye verilecek yemek gibi hususlar da rfe gre tayin olunur. Osmanl Devle ti'nde 1871 ylnda fakir iilere yardm maksadyla amele cemiyetleri kurulma ya baland. 1872 ylndan itibaren de grevlere rastlanmaktadr. Ancak bunlar da ha ziyade cretlerin zamannda denmemesi gibi sebeplere dayanan mukavemet hareketleri idi. . Merutiyet'in hemen ai'dndan ii grevleri btn yurda yayl d ve 1325/1909'da Ttil-i Egl Kanunu karlarak iilerin alma saatleri tanzim olundu. 1912'den idbaren cemiyetler kanunu erevesinde sendikalar kurulmaya baland. slm dnyasnda ve ezcmle Osmanh Devled'nde hafta tatili mefhumu bulunmamaktadr. Esasen slm dini insann gc yetdke almasn tavsiye eder. Ancak ilim talebesine husus ilerini yapmalar, koltuk dersleri denilen yar dmc dersleri almalar, kitaplann temin edip ders notlarn istinsah (kopyalama) ve mtla eylemeleri maksadyla haftada bir gn (nceleri Sah, sonralar Sal ve Cuma) tadi verilmid226. Tanzimat'tan evvel pek mazbut olmamakla beraber resm daireler de aramba veya Perembe gn tatil edilirdi. Cuma namazlar her dairede minber konulup mescid itdhaz edilen bir odada veya yakm bir cami de klnp, mesaye devam olunurdu. 1241/1826'dan itibaren Cuma gn me murlar ve medreseler iin hafta tatili yaplm; mektep ve medreselerin ayrca Perembe gnleri de tadi yapmalar hkme balanmt. Ramazan ay medrese lerde, eker ve Kurban bayramlar btn yurtta memurlar ve talebeler iin res m tadi idi. Gayrimslimlerin din gnleri de bu dinden olan memurlar iin tatil gnleri idi. Gayrimslim mektepleri Perembe ve Cuma gnleri tedrisatta bulu nur; Musev veya Hrisdyan olularna gre Cumartesi veya Pazar gn tadi yapad. Dkknlar iin tadi mecburiyeti yoktu. 1924 ylnda Cuma gn btn resm daireler, mektepler ve dkknlar iin resm tal kabul olundu. 1935'de hafta tatili Pazara alnd.

4. Salk Hakk slm dini, tedavi olmay ve devas kat' ilalar kullanmay emreder. Has225 Nitekim Batl bir ok mellif, grevin bir hak deil, sosyal vaka olduu; sosyal ve ekonomik bnyedeki ahribatmm, faydalarndan ok fazla olduu kanaatindedir. Bkz. Muvaffak Akbay: "Grev Bir Hak mdr", A Hukuk Fakltesi Dergisi, C. 7, S. 3-4, Y. 1950, s. 86-104. 226 Rivayete gre buna n ayak oian da stanbul'un mehur limlerinden Merkez Efendi'dir (ve fat: 959/1552.)

ta ve sakatlar tedavi etmek zere her ehirde bir tabib bulunmas Mslmanlar zerine farz- kifyedir. B n ehirde bir tabib bulunmazsa, orada yaayan btn Mslmanlar dinen mesul olurlar. [Dier meslekler iin de ayn ey geerhdn.] Bu sebeple slm devletleri byk ehirlerde cami, medrese, hamam, imaret ile beraber bir de drif (bimarhne, hastane) yaptnm; hatta hastalarm nekahat devrelerini tamamlamalar iin bir de tbhane ina ettirmi; dknler, kimsesiz ler de burada anlanmtn Bu hizmetler vakflar yoluyla yaptrlm; devlet de bunu desteklemitin Driflar ayn zamanda tp fakltelerinin tatbikat hastahneleri idi. 5. Sosyal Gvenlik Hakk slm devletinde alamayacak durumda olanlarn geimini, sosyal sigortalai' deil, yardm sandklar karlar. Vakflar ve beytlml gibi kurumlar vas tasyla muhta Mslman veya gayrimslim vatandalarm hayatlarn idme et tirmelerine yardmc olmak da devletin vazifesidin Haznenin drdnc kale minden bu masraflar karlann slmiyette tekd (emeklihk) mefhumu yoktun Herkes alabildii kadar aln Zenginlen almadklar zaman kendi servet lerini yerler. Fakirler, sosyal gvenlik imknlarmdan istifade ederler. Zaten fa kirlere zekt, ftra, adak, nafaka gibi temliklerde bulunmak zenginlere vecibe olarak yklenmitin slm cemiyetinde herkes birbirinden mesuldn Zenginler de fakirlerden mesuldn Klasik din kaynaklar, bir ehirde alktan birisi lse, bunu bilip de yardm etmeyen zenginleri katil sayan Osmanh Devleti'nde dev let ricali, ulema ve tmarllar bakmmdan tekade (emekliye) sevkedilme ve te kd maa balamak usul idi. htiyarlk, hastalk veya sakatlk nedeniyle ahamaz duruma gelmi olan esnafa (efrad- gayrimile) denir ve kendilerine esnaf loncas tevn (orta) sandndan yardm edilirdi. Tanzimat'tan sonra btn memurlai'a tekd imkm getirilerek, ilmiye, askeriye ve mlkiye mensuplar iin ayr ayr tekd kanunlar karld. Bunlardan ilki 1866 ylmda kurulmu olan Askeri Tekd Sand idi. Bunu sivil memurlar iin 1881 ylmda kurulan Emekli Sand takip etti. Ardmdan muhtelif sanayi kollannda ahan iiler iin ayr tekd sandklar kuruldu. gvenhi ve ii haklar bakmmdan ilk dzenlemeler, 1865 tarihli Dilver Paa Nizmnmesi ve 1285/1869 tarihli Madin Nizmnmesi ile bata madencilik olmak zere gerekletirildi. Bu dzen lemeler zamanla geniletilerek yaygniatnild.

6. evre Hakk nsanlarm salkl bir evrede yaama hakk vardn. slmiyet, ftrata, ya ni yaradla aykr hareketleri men etmi; Hazret-i Peygamber de evrenin ko runmasna ehemmiyet vermitin Savata bile aalarm kesilmemesi, sularm ze-

hirlenmemesi, aa diplerine ve durgun sulara necaset aktln amas hususunda talimadar mehurdur. slm devletlerinde ve Osmanl Devled'nde evrenin ko runmas, ihdsab erevesinde kd ve muhtesiblerin uhdesine tevdi edilmitir. evreyi kirletenler takib edilerek cezalandrlmtr. Sultan II. Byezid zamann da kalan ihtisab nizmnmesi, ayn zamanda tarihin bilinen en eski evre hu kuku dzenlemesi saylmalctadr. D. SYAS H A K VE HRRYETLER L Vatandalk Hakk slm lkesinde yaayan btn Mslman ve gayrimslimler, devledn va tanda saylr. zinsiz lke dna kmadka, devlet vatandalk bam tek ta rafl ola-ak koparamaz; vatandam smr d edemez; izinle km olana da s nrn kapatamaz. Savata yenilen devlet teb'as da isterse slm devled vatanda olabilir. Bunun iin hkmdardan veya herhangi bir slm devleti vatandan dan emn dilemesi kfidir. Bu takdirde can, mal emindir. slm lkesinin va tanda hline gelir. Bunun iin Mslman olmas gerekmez. Mslman olursa kendiliinden vatanda olur. Dnyann neresinde bulunursa bulunsun, Msl manlar slm devletinin vatanda saylr. Zaten bulunduu yerde dinini izhara kadir olamayan her Mslman iin drhslma hicret etmek vecibedir. slm devled bunlara da snrn kapatamaz. Nitekim Ku-m, Kafkasya've Balkanlar gi bi slm beldelerinin dman eline gemesi zerine, burada yaayan Mslman larm mhim bir ksm Osmanl lkesine hicret etmi; Osmanl hkmed bunla ra hsn kabul gstererek vatanda stats ile iskn etmitir. slm lkesine izin le giren ecnebler de, vatandalarla benzer hukuk statdedir. slm lkesindeki ikamed bir seneyi bulan ecnebler, ya smrd edilir veya zimm vatanda stat s kazann. 2. Siyas Parti K u r m a Hakk slm amme hukukunun esas bir kiinin devlet idaresinde sz sahibi ol masdr. Bu kimse halfedir. Devlet idaresinde bu bir kii karar merciidir. Ancak halfe seiminden evvel eidi siyas gruplar teekkl edip, halfehe namzet gsterebilirler. Bu gruplar er' prensiplere aykr hareket edemezler. Mesel iktida-a gelirse birisi ziraate, dieri sanayiye, teki ise dcarete ehemmiyet verece ini syleyebilir; ancak mevcut hukuka aykr esaslar savunamazlar. Btmlardan birisi seildikten sonra, dieri ancak siyas muhalefet smnlar ierisinde hk met icraaarm tenkid edebilir. Siyas partiler, blc ve ykc faaliyette buluna maz; rk ve mezhep ayrmcl yapamaz; haksz menfaat salayamaz; yalan sy leyemez, ifra edemez. slmiyet, Mslmanlarn birlik ve beraberlik iinde ol malarm emreder; inan bakmndan frka ve hiziplere ayrlmalarn yasaklar. s-

lam tarihinde Hazret-i Peygamber'in vefatmdan sonra seilecek halfenin tayi ninde Ensar (Medineliler) ile Kurey (MekkeU muhacirler), ayr namzedleri bu lunan, fakat birbirine hrmetkar ve meden birer siyas parti manzai'as arzetmektedin Hazret-i Ali ile Muaviye arasndaki ihtilafta da Himlerle Emevler by ledin Her iki taraf icabmda muharebe etmi; fakat birbirlerinin fikirlerine hr metkar davranmn. Ancak bundan sonra teekkl eden Haric, Btm gibi siya s fnkalar, milis kuvvetine sahip, fikirlerini sill zoruyla, hatta terr estirerek gerekletirmeye alan gruplar hlmi almtr. Bu sebeple ulema, umum men faati korumak maksadyla, siyas teekkllere scak bakmamtn ktidar payla ma ve ynlendirme abas iindeki siyas kliklerin her zaman bulunduu Osman l Devleti'nde siyas partilen XIX asr ortalarmda Kuleli Vak'as komitesi. Yeni Osmanhlar, ttihad ve Terakki Cemiyeti gibi rejim aleyhdar gizh teekkller olarak balamtn. II. Merutiyet ile frka adyla modern mnda siyas partiler tekil edilmeye balanmtr. Bunlar, ayr bir siyas patiler kanunu olmad iin. Cemiyetler Kanunu'nun siyas cemiyetler tasnifine gre faaliyet gstermitin

3. Seme ve Seilme Hakk Mslmanlardan asgar artlara salip herkes hkmdar olarak seilme hakkn hizdin Halfe olabilmek iin Mslman, erkek ve vcuda salam ol mak kfidin Halfeyi seme hakk ise herkese ait deildin Buna fhlen imkn da yoktun nki halkm kimlerin namzed olduunu bilmesi ve bunlar yakmdan ta nmalar olacak i deildin Bu sebeple bey'at da denilen halfeyi seme iini an cak ehl-i hal ve akd denilen merkezdeki ulema (limler) ve mer (kumandan lar) yapar. Osmanl Devleti'nde padiah muayyen bii" hanedandan gelirdi. Padi ahm kendi kudretiyle baa gelii dnda, ya nceki padiah tarafndan veliahd olarak tayin edihr, yahud da merkezdeki ulema ve mer tarafmdan seilirdi. lk devir padiahlarndan Osman Gazi airet bykleri, dierleri ise ah denilen es naf tarikatlerinin ileri gelenlerince seilmiti. Padiah nceki padiahm vehahdi olarak tahta ksa bile, ulema ve mer kendisme ballk bey'atinde bulunurdu. Tanzimat'tan hemen sonra 1840'da taralarda ml, idar ve adl salhiyet lere sahip memleket meclisleri tekil olunmutu. 1864'den itibaren meclis-i ida re denilen bu meclislerin, vh (mutasarrf, kaymakam), kd, mfti, defterdar (sandk emini, mal mdiri), mektupu (tahrirat ktibi) ve ruhan reisler gibi mansup azalardan (z-y tabiiyye) baka, halkm seimiyle gelen seilmi azalar (z-y mntehibesi) de vard. Umumiyetle drt kii olan bu azalardan yars ma hallin gayrimslim halkmdan seilirdi. Demokrasinin, hele mahall demokrasi nin, pek ok Avrupa lkesinden nce Osmanl lkesinde tatbik olunmas dikkat ekicidin Bu azalar 1876'da toplanan Meclis-i Meb'usan' tekil etmitin 1877 Osmanh-Rus harbi sebebiyle seimler askya aimmtn. 1908'den itibaren Os-

manii rejimi parlamenter monariye dnm; 1913-I9I8 ttihad ve Teraidci diktatrl dnda, parlamento hr ve serbest seimlerle toplanarak, bugn ba z Avrupa lkelerindeki tal demokrasi denilen rejim uygulanmtr.

4. Amme Hizmetlerine Girme Hakk Kur'an- kerm emanetlerin ehline verilmesini em'cder. Dolaysyla her vazife ancak ehil olanlara tevdi edilir. Ehil olan herkes bu vazifeyi deruhde et meye hak sahibidir. Bunu tayin hakk da halfeye aitdr. nki her eit memur lar, halfenin vekih mesabesindedir. Hkmdar ve memurlar arasndaki mnase bet, husus hukukun veklet akdi erevesinde yrr. Amme hizmedne girmek iin rk, nesep, hatta din mhim deildir. u kadar ki, Kur'an- kerm, gayrims limlerin Mslmanlar zerinde velayetinin bulunmadn mir olduundan (Ni sa; 141), gayrimslimler mstakil karar merci olan memuriyetlere (tefviz vezir liine) gedrilemez. Ancak yardmc mahiyetteki vazifeler (tenfiz vezirlii) ala bilir. Osmanhiar-da zimmlerden vezirlik ve baka yksek memuriyetler deruhde edenlerin says oktur. Kadnlar, hkmdar olamaz. Ancak mftilik ve hadd da valar dmda kadlk yapabilir; amme memuriyeerine getirilebilir; vas, vekil, mtevelli olabilirler. Kanun- Esas'nin 18. ve 19. maddesi, Osmanh vatandala rnn ehliyet ve kabiliyetlerine uygun memuriyetlere girebileceini, ancak bunun iin resm lisan olan Trkeyi bilmeleri gerektiini hkme balamaktadr.

5. Mill Mdafaa Hakk/Vecibesi slmiyet, devlete vatan, milleti ve din korumak maksadyla gerektiin de dmanlarla savamak mkellefiyetini yklemitir. Buna cihat denir. Ferdler tek bana cihat yapamaz, dmana saldramaz. Devlet, cihada karar verirse, ferdler zerine bu cihada katlmak farz- kifye olur. Yani Mslmanlarm kfi mikdarda bir ksm buna katdrsa, dierleri zerinden bu mkellefiyet der. Neftr-i nm (umum seferberlik) gibi hallerde devlet herkesi cihada arabilir. Bu takdirde cihada itirak kadm erkek herkese farz olur. Cihat galibiyetle bittikten sonra, dmandan elde edilen ganmeller zerinde mchidlerin hakk vardm Bunlar'm bete drd mchidlere datlr. Osmanl Devleti'nde gnll ve pa ral profesyonel unsurlardan mrekkep bir ordu vard. Harbe (cihada) katlmak Msmanla- iin din bir vecibe (ibadet) olduundan ve gayrimslimler de iba detle mkellef olmadmdan, bunla- cizye deyerek askerlikten muaf olurdu. XIX. asr banda ordu yeniden tanzim olunarak, gnll askerlik yannda mec bur askerlik getirildi. II. Merudyet'ten sonra gayrimslimlere de askerlik mec buriyeti getirildi.

6.Vergi Mkellefiyeti slm hukuku, hkmeti halktan muayyen baz vergileri toplayp beytlmle koymakla mkellef klmm Beytimhn baka gerleri de vardr. Bunla rm sarfedilecei yerler de nceden tesbit edilmidr. Hkmet bu gelirlerini salkh bir ekilde toplar ve meru yerlere sarfederse, halktan ayrca vergi toplama sna veya bor almasma gerek kalmaz. Ancak toplanan gelirler, amme masraflarma yedmezse, halktan ayrca vergi toplamas da caizdir. Bunun dnda her ne isim altnda olursa olsun, halktan para toplamak, mallarna el koymak caiz de ildir. Hkmedn meru olmayan yollardan gasbederek ald mallar beytlmle dhil olmaz; sahiplerine iade edilmeleri gerekir. Byle mallar sahipleri de bizzat bulduu yerde alabilir. slm amme hukuku telkkisinde, ferdler devlet iin deil, ama devlet ferdler iin vardm Bir baka deyile devlet mukaddes de ildir. Kanun- Esas'nin 20. maddesi, vergilerin, btn vatandalar arasnda ka nuna uygun ekilde tarh ve tevzi olunacan; 25. maddesi ise kanunsuz vergi ainamayacam bildirir.

III. SLM HUKUKDNDA DEVLET TEKLTI A. DEVLET BAKANI: HALFE slm hukukunda devledn ba olan kimseye halfe denir. Halfe, bir kim seye halef olmak, onu temsil etmek demektir. Halfeye emr' l-m'minn, veya veliyyu l-emr de denilir. Halfe olan kimse, slm hukukunu tatbik bakmmdan Hazret-i Peygamber'in vekili olduu iin bu isimle anlr. slm hukukularmm byklerinden Hindistan'da yaam ah Veliyyullah Dehlev (1176/1762) diyor ki: Hazret-i Peygamber'in trl vazifesi vard: Birincisi, Kur'an- kerm ah kmn btn insanla-a tebli etmek, bildirmek idi. kincisi, Kur'an- kermin manev ahkmn, yani Allah'n ztna ve sfatlarna ait maifetleri, yalnz m metinin yksek olanlarnn kalblerine yerletirmek idi. Buna irad (ihsan, tasav vuf) denir. ncs, Kur'an- kermin ahkmm, vaaz ve nasihat ile yapmayan Mslmanlara, kuvvet kullanarak, zor ile yaptrmakti. Buna saltanat (kaz) de nir. Hazret-i Peygamber'den soma gelen drt halfeden her biri, bu vazifeyi tam olarak baard. Onun iin bunlarm hilfetine "hifet-i hakikiyye" (gerek halifelik) denir. Bunlardan sonra fimeler oald. slmiyyet ok geni bir saha ya yayld. Sahbe-i kirmm says azald. nsanlar artk batakilere gnlden itaat etmemeye balad. Bylece bu vazifeyi, bir kii yapamaz oldu. Bu va zife, baka baka smfa ayrld. Usul ve fr (inan ve amel) ahkmn tebli vazifesi, din imamlarna, yani mctehidlere verildi. Bu mctehidlerden iman bil gilerini bildirenlere mtekellimn; fkh bilgilerini bildirenlere fukah denildi. kinci vazife, tasavvuf byklerine verdi. nc vazife, meliklere ve sultan lara, yani hkmetlere verildi. Bylelikle hilfet saltanata dnm oldu. Buna

Buna da "hiffet-i sriyye" (grnte hilfet) denildi^^?. 1. Halifeliin Hukuk Hkm Halifelik slm hukukunda ok eski ve nemli bir messesedin nki hu kukun tatbiki ve adaletin tecellisi bu sayede olun Halfe, Hazret-i Peygamber'in vekilidir, onun adna hukuku tatbik eden Peygamberler de Allah'n halfesidin slm hukukular Mslmanlar zerinde bir halfenin varlnm zarur (vcib) olduunda birlemitin Nitekim Hazret-i Peygamber, "Zamann halifesine bey'at etmeden len, chiliye lmii ile lmtr" buyuruyor^^s. Bir baka ha ds-i erfte de "Sultan, yeryznde^Allah'n glgesi ve mzradr. Sizden biri, sultan olmayan bir beldeye vardnda, orada kat'iyyen oturmasn" buyuruluyor229. Bu sebepledir ki Sahbe-i kiram, Hazret-i Peygamber'in vefatm mte akip derhal halfe seilmesi iiyle megul olmulardn Bunu vecibe olarak grmeselerdi, ok mhim olan bir vazifeden nce yapmazlard. Halifelik artlarn tayan bir kimsenin bu makama getirilmesi zor olursa, Mslman halktan bu vecibe den artlan hiz olup zorla baa geen kimsenin halfehi sahih kabul edilin Nitekim dman, bir Mslman lkeyi igal etse, bunlarm tayin ettii Mslman idareciler ahkm- er'iyyeyi, yani hukuk hkmleri yerine getiriyorlarsa mesele yoktun Getirmiyoriarsa veya bunlar da gayrmshm ise, Msl manlar kendi ilerinden bir emr seerlen Bu emn ahkm- er'iyyeyi icra eden Bu da mmkn olmazsa esaret hayat olun Zamann ve beldenin en byk limi, halfe mevkiini ihraz eden yani halfenin yerini tutan nsanlar, emir ve yasaklar da bunun szne itaat ederlen 2. Halfenin Baa Geli Usulleri Halfenin nasl baa gelecei hususunda Kur'an- kerm'de ak bir h km bulunmamaktadm Hazret-i Peygamber'in snnetinde bir takm iaretler vardn Bu sebeple Sahbe-i Kiram, zamamn ve zeminin artlanna gre farkl usullerle halfe tesbit etmiler; bu usullerin meruluu hususunda sarih veya s kuti icma meydana gelmitin Buna gre, slm hukuk tarihinde halfenin seil mesi drt trl cereyan etmitir: a. Seim (Bey'at) Halfenin baa geli usullerinden birincisi bey'at yolu, yani seimdin
227 zlet'l-haf, Karai 1382/1962,11/342. Me!ik-i addun ne demek olduu u kitapta gzel izah edilmir: mer Nasuhi Bilmen: Ashab- Kiram Hakknda Mslmanlarn Nezih tikadlar, st. 1963. (Bu kitabn ok sonralar stanbul'da ofset basks da yaplmir.) 228 Buhr: Ahkm 4; Mslim: maret 53, (848); Nes: Tahrm 28, (7.123); bn Mce: Fiten 7, (3948). 229 el-Cmi's-Sagr, 857; Rmz, 1/63,1/213. [Beyhek, Eb eyh.]

Bey'at (veya bat) bir kimsenin sa elinin zerine bir bakasnn sa elini koya rak bir hususta szlemesidir. Ehil kimseler, bir kimseyi halfe tandklar ve ona itaat edecekleri hususunda sz vermekte, o kimse de bunu kabul ve ahkm- er'iyyeye, yani hukuka uyacama dair sz vermektedir. Bu bey'ata in'ikad (se im) bey'ati denir. Hilfetin kurulmas iin bahis mevzuu olan bey'at budur. Bir de itaat bey'ad vanr ki, burada seime katlmam olan halk, halfeyi tandkla r ve ona itaat edecekleri hususunda bey'at eder, sz verirler. Hazret-i Eb Bekr'in halfehi in'ikad bey'atiyle, yani seimle olmutur. Hazret-i Peygam ber'in aka yerine bir halfe bnakmad, ancak snnette buna iareder bulun duu, nitekim vefatndan evvel onu namazda imamha geirdii ve son haccm emrlii ile grevlendirdii hususu nazara alnarak, bu vazifelerin ehemmiyetine binen Hazret-i Eb Bekr'in halfehe en uygun kii olduu hususunda szbirliine varld. Bey'atte, ehl'l-hal ve'l-akd denilen, hmlerden, hkimlerden, kuman danlardan ve bakaca ileri gelenlerden bir araya toplanmalar kolay olanlarn se imi bahis mevzuudur. lkenin her tarafndakilerin szbirlii gerekmez. Haneflere gre, burada bir say tayin olunmam, merkezdeki ileri gelen kimselerin tayini yeterU grlmtr. Halfeyi seebilecek kimselerin bey'ad ile, dier hal kn zerinden halfe seme vecibesi der. Bu bey'at onlar da balar. nki ehl'l-hall ve'l-akd halkm naibi saylm Bunlarn dil, lim, rey ve tedbir sahibi kimseler olmas lzmdr. Osmanl hkmdarlarnn ilki saydan Osman Gzi'yi de aredn ileri ge lenleri emr (bey) olarak semitir. Yldnm Sultan Byezid'in padiahl da byledir. Memlk sultanlar da byle baa gelirdi. Halifelie lyk olmak bak mndan iki namzet arasmda karar verilemezse, ehl'l-hall ve'l-akd muhayyerdir. stediini seer veya ikisi arasmda kur'a ekilir. Ayn zamanda iki halfe seil mise, ikincisinin halfehi btldr. b . Ahd Halfehe geli yollarnn ikincisi ahd (istihlaf, vasiyet) yoludur. Burada mevcut halfe, hilfet ararm tayan bir kimseyi seerek vasiyet etmektedir. Hazret-i Eb Bekr, vefatmdan nce Hazret-i mer'i veliahd (veliyy'l-ahd) ta yin etmiti. Emev ve Abbas halfeleriyle Sultan kinci Murad ve Osmanl h kmdarlarndan bilhassa Kanun Sultan Sleyman'dan sonrakilerinin ou by le baa gelmitir. Ahd yoluyla halfe olmak iin bey'ate gerek var mdr? Birinci gre g re, halfenin ahd yoluyla yerine bir bakasm vasiyet etmesi yeterlidir, ayrca bey'ate hacet yoktur. kinci gr gre ise ehl'l-hall ve'l-akdin bu istihlf ka bul etmesi ve yeni halfeye bey'at etmi olmas arttr. Halfenin birden fazla ve liahd tayin etmesi de, hukukulam ouna gre sahihtir. Halfehk, tayin srasy-

la intikal eden Nitekim Mte harbinde Hazret-i Peygamber kumandana bir ey olmas hlinde yerine geecek srasyla iki namzed tesbit etmiti. Veliahd, halfenin olu veya babas olabilir mi? Burada da gr var dr: 1. Byle bir istihlf asl muteber deildin 2. Mutlaka muteberdin 3. Halfe, eer ehl'l-hall veT-akde danarak byle bir istihlfta bulunmusa muteberdin Eshb- kiramdan Mugre bin u'be ve bakalar. Halfe Muaviye'ye, halkn se lmeti bakmndan olunu veliahd yapmasm tavsiye etmiti. Halfe, Hicaz'da Sahbe'nin ileri gelenleriyle meveret edip rzalarn aldktan sonra bu tayini yapt. Bu bakmdan, halfelerin yerlerine yetitirdikleri ve nasihat verdikleri ouliarm veya gvendikleri bakalarn halfe yapmalar slm hukukuna ayk r deildin Nitekim Kur'an- kermde, Hazret-i Davud'un yerine olu Hazret-i Sleyman'n hkmdar olduu anlatlmaktadr. c. ra Halfenin tayininde nc yol ra yoludun Burada halfe, halefini bizzat semez. Bunun tesbitini bir heyete havale eden Hey'et, nceki halfenin koydu u artlai"a gre kendi arasndan veya dardan birisini halfe seen Nitekim Haz ret-i mer, Sahbe-i kirmm cennetle mjdelenen en ileri gelenlerinden Medi ne'de bulunan Hazret-i Osman, Ali, Zbeyr, Talha, Abdurrahman bin Avf, Sa'd ibni Eb Vakkas ve Abdullah bin mer'den mteekkil bir heyeti bu ile vazife lendirmi; bunlar da kendi ilerinden Abdurrahman bin Avf'a veklet vermilercli^.H Abdurrahman bin Avf gnlerce Eshb- kiramn dier ileri gelenleri ve halk la grp cemiyetin nabzn tuttuktan sonra Hazret-i Osman' halfe semiti. d. Kahriyye Halifelie gelite drdnc yol ise kahriyye veya istil yoludun Byle ba a gelene halfe-i kahire denilmitin Bu usul, bir kimsenin g kullanarak hil feti zor ile elde etmesidin Bu da iki trl olur: 1. Ortada bir halfe yoktur ve zor la baa gelen kimse hilfet artla-na sahiptin Bunun halfehi sahihtin Mte muharebesinde Hazret-i Peygamber tarafmdan emr tayin edilen Hazret-i Zeyd, Cafer Tayyar ve Abdullah bin Revha'nm pepee ehid olmalar zerine, Hlid bin Velid sanca alarak orduya emr olmu ve bylece zafer kazanlmtn te, Hazret-i Hlid'in bu hareketi, lzum tahakkuk edince, umum menfaat nmma fevkalde hallerde tayinsiz i bana gemenin cevazna delildir^^. Halfe Mu aviye'nin hilfeti de byledin 2. Zorla baa gelen kimse, ortada baka bir halfe varsa veya hilfet artlarm tamyorsa, meru halfe saylmaz. Ancak byle bir
230 Cennetle mjdelenen on kiiden olduu halde bu srada Medine'de bulunmayan Said bin Zeyd heyete dhil edilmemiti. Bu sebeple hkmdar hkmet merkezinde bulunanlarn le ri gelenlerinin semesi kfi grlmtr. 231 Zebd: Sahh-i Buhr Muhtasar Tecrd-i Sarih Tercmesi ve erhi, Trc. ve erh: Kmil Miras,IV/31i.

hkmdarn meru, hukuka uygun emirleri kabul edihr. Bundan vazife almabilir; emri ile cihada gidihr. Emevlerden Abdlmelik'in, Abbas halfelerinin, Osmanllardan Yavuz Sultan Sehm ve Grgnlerden Bbr ah'm hkmdarl kahriyye yolu ile ol mutur. Grlyor ki bey'at, halfeliin meruluu iin ok mhimdir. lk usulde, yani seimde dorudan, ahd ve ra yollarnda da dolaysyla bey'at sz konusudur. nki bunlarda daha nce kendisine bey'at edilmi bir halfenin ta sarrufu vardr. Ayrca bey'at, istil yoluyla halfehe geen kimseyi eer halfe hk vasflarm tayorsa, ulemadan kahriyye yoluyla halfehi meru grmeyen lere gre de, meru hale getirmektedir. e. ilerde aa. mmiyye ilerin mmiye frkasmda olanlar, halfenin ancak tayinle gelebilecei ne inannlar. Bu da nceki halfenin (masum imam) sonrakini tayiniyle olur. Ma sumu ancak bir baka masum tayin edebilir, derler. Buna gre Hazret-i Peygam ber, Hazret-i Ah'yi yerine halfe tayin etmi, Hazret-i Eb Bekr", mer ve Osman bunu gasbetmitir. Hazret-i Ah'den sonra, Hazret-i Hasen, Hazret-i Hseyn ve bundan soma da Hseyn'in soyundan gelen oniki imamn dierleri srasyla bir ncekinin tayiniyle haifelie gelmitir. Son imam (mehd-i muhtazar) kaybol duu iin, kyamet gn tekrar ortaya kana kadar onun yerini bir din adam tu tar. Bu din adam hkmet eder veya (ran'daki gibi), hkmdarlarn icraat, bu din adamnn (yetullah) tasdikiyle icra olunur. Halbuki Hazret-i Peygamber'in yerine Hazret-i Ah'yi braktma dair nass yoktur. iler Hazret-i Peygamber'in Mekke ile Medine arasndaki Gadr-i Hum mevkiinde syledii "Ben kimin mevls isem, Ali de onun mevlsdr" mealindeki szne dayarir232. Halbuki mevl kelimesi Arapada eith mnlara gehr. Bu hadsteki mevl kehmesi, se vilen kimse mnsnda sylenmitir. Bu szn mns, "Beni seven, Ali'yi de sevmelidir" demektir. Nitekim buna benzer pek ok hads Hazret-i Eb Bekr, hatta bakalar iin de vriddir. Kesin olan udur ki Hazret-i Peygamber yerine aka, kimseyi bnakmamtr. Ancak ilk drt halfenin ve Muaviye ile Abbasoullarmn halfeliklerine iaret etmitir. Hazret-i Peygamber, Hazret-i Ali'yi isdhlf etmedii (yerine brakmad) gibi, Sahbe-i kiram da Hazret-i Eb Bekr'e bey'at etmitir. Eer Hazret-i Ali, haifelie Hazret-i Eb Bekr'den daha uygun olsayd. Sahabe muhakkak onu ne geirirdi. bb. Zeydiyye ilerin Zeydiye fukas ise halfenin tayin, vasiyet veya verasetle deil; seim (bey'at) ile baa geleceini, ancak mutiaka Hazret-i Peygamber'in ehl-i
232 Tirmiz: Menkb, (3714).

beytinden olmas gerektiini; nki ehi-i beytin dier insanlardan stn olduu nu; byle bir kimse halifelie namzet olmazsa veya seilmezse, maslahat sebe biyle seilen bakasna da itaat edileceini sylen Zeydlere gre ilk halfe gsp deildin Maslahat (ounluun menfaati) bunlarm halfe olmasm gerek tirmitin 3. Mteaddit Halfeler Bir beldede ayn zamanda birden fazla halfe olamaz. lk bey'at edilenin halifelii muteberdin Hazret-i Peygamben "j^^^" emirden, sonra bey'at edileni ldiirnzP^ buyurmutur^ss. slm tarihinde, Mslman hkmdarlar arasmdaki mcdeleler umumiyetle bu erevede cereyan etmitin Nitekim zamanla snr larn genilemesi ile eith beldelerde emi''l-m'minn veya halfe adyla m teaddit hkmdarla- ortaya kmtr. Bu hdise ilk defa Abbas halfesi Rd za mannda (325/937) vuku'a gelmitir: Badad'da Rd, Bndls'de Abdurrahmm ve Kayruvan'da Mehd emr'l-m'minn olarak tannmlardr^^^. Snnler Ba dad'daki halfeyi; iler ise Ftim hkmdan Mehd ve haleflerini halfe olarak grmlerdin Endls Mslmanlar ise Emev ailesinden Abdurrahman' halfe tammlardn. Bunun zerine ulema, iki halfenin bir arada bulunmas yasann, ayn zamandaki bir hkmete, bir beldeye mahsus olduunu beyan etmi; farkl slm beldelerinde baka hkmdarlarm bulunmas zaruretine fetva vermitin Endls Emev ve Fatm devletleri ykldktan sonra yalnzca Badad'daki ha lfe kalm; btn Mslman hkmetlen slm tai'ihindeki gelenee uyarak, Badad'daki (Mool istilsndan sonra da Msr'daki) Abbas halfesinin mane v otoritesini tammlai'dm Hakikatte devlet idaresi, grnte halfeye bah sul tanlar tarafndan icra edilmitin Bir baka deyile halfe, Avrupa tarihindeki im parator; sultanlar da eklen imparatora bal kral ve prenslerin statsnde idi. Bir kimsenin halfe saylmas iin, hem meru bir yolla baa gelmi olma s; hem de halifelik yapabilecek gce sahip bulumnas gerekin Bata meru bir halfe varsa, bir bakas halifelik iddiasnda bulunamaz. Bu iddiada bulunan ikin cisinin hayat hakk bile yoktun Ancak nceki halfe lr veya tahttan feragat ederse, o takdirde ikincisinin halfehi meru olabilin Gayrmeru bir surette az ledilen hkmdann yerine kan da meru bir hkmdar saylamaz. Nitekim Sul tan Abdlaziz'in ve Sultan II. Abdlhamid'in hal'inde de byle olmutun Yerle rine gelenlen zorla hkmdar olarak meru saylsa bile, icra gcnden mahrum olduklar iin, hakik halfe olarak grlmemitin Tarih boyunca bu gibi durum larda devletin bana gelen byk felketler ve savalarn kaybedilmesi, ulema
233 Mslim: maret 46, (1844), 59, (1852); Eb Dvud: Fiten 1, (4248), Snnel 30, (4762); Ne s, Tahrm 6, (7, 93), Bey'a 25, {7, 153); bn Mce: Fiten 9, (3956). 234 Niancizde, 11/98. lki Abbas, ikincisi Emev vc ncs de Fatm ailesinden idi.

ve halk tarafmdan hkmdarn meruluk problemi tamasna balanmtr. 4. Halifeliin Mahiyeti Hilfet, bir baka deyile imamet, genellikle kabul edildiine gre, halfe ile halkn temsilcisi mevkiindeki ehlT-hall ve'l-akd arasmda hk akiddir. Buna gre halfe, grevlerini slm hukuku prensiplerinin smrlar ierisinde yerine ge tirmek, bey'at edenler de kendisine itaat hususunda sz vermektedir. Burada bir nevi sosyal kontrat vardr. Ancak iki taraf da art koabilme bakmmdan er ' hu kukun smnlar iinde olup, tam serbesti sahibi deildir. Halfeiikte, velyet-i m me messesesi bahis mevzuudur. Velayet, ister raz olsun, ister olmasn, bakas zerine sz geirmek, onun adma yapt tasarruflannm nafiz olmas, yani yeri ne getirilebilmesi demektir. Halfe, mmet zerine kendine has bir ekilde vel yet-i mmeyi hizdir. Bunu kendisine tanyan da hukukun kendisidir. Halfe, Hazret-i Peygamber'in mmet zerindeki velayetini onun vekili sfatyla hizdir.

5. Halfenin Vasflar Halfe olabilmek iin kaynaklarda ok eidi artlar- saylmr. Ama ha lfede bunlarm hepsi de mutlaka bulunmak zorunda deildir. Kur'an- kermde Tlt kssas anlatlrken, hkmdarn mtemayiz vasflar olarak ilim ve cisim (g) bildirilmitir (Bekara: 247). Mslman, erkek ve vcud tamamiyetin ye rinde olmas, g ve ihm mutlak ardardn. Mctehid olma veya cemiyetin en faziledisi bulunma durumlar baz hukukularca art kabul edilmitir. a.sIm Halfe ancak Mslmanla-dan olabihr. Mslman olmayan kimsenin hilfed sahih deildir. Mslmanlarn yaad belde dmanlar tarafmdan igal edilip, baa Mslman olmayanlar geseler, artk slm hukuku bakmmdan meru hkmdar saylmazlar. nki Kur'an- kerm, gayrimslimlerin, Msl manlar zerinde velyed olamayacan emi-eder (Nisa: 141). b.Vcud Selmeti Halfenin grevini yerine getirebilecek lde vcuta salam olmas ge rekmektedir. His uzuvlarmdaki noksanlklar, mesel krlk, sarlk, dilsizlik; ayrca iki ayam veya iki elin bulunmamas gibi kusurlar haifelie engeldir. Bir gzn grmemesi, bumun kesik olmas gibi hususlar byle deildir. c.Ehliyet Akl hastas halfe olamaz. Akl saln kaybeden de halifelikten der. Sultan I. Mustafa ve Sultan V. Murad bu gereke ile hal' edilmilerdi. Halfehk tasanTiflanda bulunulamayan hacr ve esaret halleri de halifelie mnidir. An-

cak halfe sonradan hacr veya es^et altma girmise, bu haller sona erene kadar yerine bir vekil tayin edilin slm hukukular maslahat gerei ocuun hilfetini sahih grmlerdin Bu halde halfe makamndaki ocuk birisini nib (vekil) seen Buluna kadar halfenin fonksiyonlarn bu nib yerine gedrin Osmanllarda Sultan IV. Murad ve IV. Mehmed henz bula ermeden padiah olmular; icra kudretini vekille ri mesbesindeki veziriazamlar yrtmtn ocuun vekil tayini hukuken sahihtir^^s. Nitekim Sultan IV. Mehmed tahta karldnda valide sultan bunun caiz olup olmadn Anadolu kazaskeri Hanef Efendi'ye sormu, o da byle ce vap vermiti. d. Erkek Olma Halfe, erkek olmahdm Kadnlar, her ne kadar baz resm vazifeler alabil seler bile, halfe olamazlan Kur'an- kerm ve hads-i erifler bunu mirdin Ha lfe olmak iin kadlk vasflarm tamak lzmdn Halfenin cihat ve namaz kl drma mkellefiyetlerini kadnlarn beden zellikleri ve baka bir takm zrler sebebiyle ou zaman yerine getiremeyecekleri; halk zerinde otorite kurmala rnn da g olduu gereke gsterilmitin Hazret-i Peygamben vefat eden ran ahnn tahtna kznn geirilmesini tasvip etmemitin e. Kifayet Daha evvel de zikredildii zere halfede kifayet, yani yeterlilik, ehliyet vasfnn bulunmas lzmdn. Bu da teb'a zerinde nfuz ve kudret sahibi olmak demektin Byle olmayan bir kimse dier btn vasflar tasa bile, halifelii muhafaza edemez. Bu sebeple '"Halfenin bir elinde Kur'an- kerm, dier elin de kl bulunun Halfenin meruluu, klcn glgesinde gizhdir!" denilmitin Bu sebeple Msr'daki Abbas halfeleri ile Osmanllarda Suhan V. Murad ve Sultan V. Mehmed Read ile Abdlmecid Efendi'nn halifelikleri grnte idi. f. Adalet Halfe, dil bir kimse olmaldr dil, hasenat (iyihkleri), seyyitma (k tlklerine) gb olan kimse demektin dil olmayan bir kimse halfe olsa veya bata dil olduu halde sonra bu vasfm kaybetse, eer ahkm- er'iyyeyi, yani slm hukuku hkmlerini yerine getiriyorsa, Haneflere gre halifelii muteber olarak devam eden Fsk, yani dil olmayan birisinin halifelie getirilmesi mek ruh ise de sahihtin Nitekim Kur'an- kerm, emanetin ehline verilmesini ve in235 bn bidn Bezzziye'dcn alarak der ki: Sultan lr de, kk yataki oluna bey'at edilirse, bu ocuk sultan saylr. ocuun halifelii dahi zaruretten dolay sahihtir. ocuk halfenin, ilerini kendisine bal bir vezire havale etmesi lzmdr. Vezir, erefinden dolay kendisini sultana tbi sayar. Sultan grnte (resmen) ocuk, hakikatte ise vezirdir. Vezir, sultan n mma icraae bulunur, ocuk ba erince, vekillik de biler. Redd'l-Muhtr, 1/385.

sanlar arasnda adalede hkmedilmesi gerektiini emreder (Nisa: 12). g. lim Halfe, ilim sahibi olmahdr. Ancak lim ve mctehid olmas art deildir. nki halfe limlerle istiare ederek hareket edebilir. Nitekim Hanefler, halfe nin genel hatlaryla er' hkmleri ve halfehk maslahatlarn bilmesini yeterli grmektedir. Osmanl Devleti'nde eyhlislmlm hukuk dayanan bu pren sip tekil etmektedir. h. Kureylik Kaynaklarda halfenin Kurey kabilesinden olma art da zikredilir. Bu, Hazret-i Peygamber'in "mamlar Kureytendir'^ hadsiyle sabittir^^. Ancak mesel Hanelilerden Sadru'-eri'a es-Sn (747/1346), filerden Eb Bekr el-Bakdln (403/1012), Mliklerden bn Haldun (808/1405) gibi slm hukuk ular bunun art olmad grndedirler23'?. Nitekim Hazret-i Peygamber "Banzda Habeli bir kle bile olsa onu dinleyiniz ve itaat ediniz" buyurmutur238. Halfenin Kureyiliini art grmeyenler, bu hadsi Kurey'in asabiyyetiyle izah eder ve o zaman iin Araplar arasmda en erefli kabilenin Kurey ol duunu, halkm bunlardan bakasna itaat etmeyeceini, halka sz geirmeye de ancak Kurey'in muktedir olduunu syler. Bazlar bu prensibi, halifelie lyk kimseler arasnda KureyIi de varsa onun ne ahnmas eklinde anlar. Bazlar ise bu prensibin sadece Hulef-y Ridn iin szkonusu olduunu syler. Bu prensip, XX. asn balarmda, Osmanh hanedannn halfeliinin gayr merulu unu ileri srerek, halfenin dnya Mslmanlar zerindeki nfuzunu yok et mek isteyen emperyalistler tarafndan propaganda maksadyla ska gndeme getirilmitir. Ancak Osmanh hkmeti bunu fazla ciddiye almad gibi; bilhas sa Arap asll ulema, halifelik iin Kureyliin art olmadn; hatta bazlar Os manh hanedannn anne yoluyla Kureyiliini mdafaa etmitir^^?. 6. Halfenin Vazifeleri Hazret-i Peygamber, her i iin memurlar tayin etmitir. Din bilgilerinin retilmesine almtr. Namazlai'da imam olmutur. Baka yerlere de imamlar gndermitir. Zekdan toplam ve bunlar emredilen yerlere datm, bu i iin
236 237 238 239 Buhn: Ahkm 2; MsHm: mre 4; Ahmed bin Hanbel, IV/421, 424. bn Haldun M u k a d d i m e , Trc: Zakir Kadiri Ugan, Ank. 1989,1/494. Buhr: Ahkm 4. Ezan 54, 56. Misaller: eyh brahim bin mir el-Ubeyd e-Mlik: Kitab Kalidi'l-Ikyn n Mefahiri Devleti li O s m a n , Kahire 1317/1899; Seyyid Ahmed bin Zeyn Dahln: ed-Deviet'l-Osmniyye mine'I-Fthti'i-slmiyye, Kahire 1304; Fadi Alev Paa; Fyzt- lhiyye ve Envr- Nebeviye, 1313/1895; Seyyid Habib el-Ubeyd: Habl'l-'tism ve V c b ' i Hilfeti fi Dnl'l-slm; st. 1334/1915.

amiller (tahsildarlar) tayin etmitin Ramazan ay ve bayram hilllerinin gzetlen mesini emretmi, gzetleyenlerin beyanlayla Ramazan ve bayramriln etmi tin Hac vazifelerini yaptrmn. Cihat etmi, bunun iin ordular haznlam ve kumandanlar yetitirmitin Davallar dinlemi, ihtilaflar dzene koymu, her ehirde mahkemeler kurmutun Dolaysyla devlet idaresindeki btn bu tatbika t, sonraki halfelere rnek tekil etmitin slm hukukunda ncelikle halfenin vazifelerinden bahsedilin Her nimet, bir klfet kai-l olduu gibi; her klfet de bir nimetin karldr yleyse halfenin vazifeleri ve bunun karhmda bir ta km haklar vai'dm Bir hads-i erfte, "Drt ey vardr ki dil olsun, zlim olsun sultana (valiye) verilmitir: Cihat, Cuma, fey ve hkm" buyurulmaktadn^^o. slm hukukulai'i, halfenin vazifeleri olarak ok i saymlarsa da, bunlarm hepsi bu drt maddede toplanabilmektedin Bunlarm esas da hkmdarm dini, vatan ve milleti korumasdr. Bu da bir yolla olur: Hukuku tatbik etmek (adalet). a. Cihat Halfenin ilk vazifesi cihattn. slm devletinin menei dine dayand iin, halfenin bata gelen vazifesi bu dinin renilmesini ve tatbikini salamaktn Bunun iin hem lke iinde tedbirler alacak, hem de slm lkesinin dmda ya ayan insanlarn bu dmi iitmelerine veya iiterek Mslman ohnularsa, buna gre yaamalarma inkn hasl edecektin te bunun iin cihat messesesi geti rilmitin Cihat, insanla- slm dinine armak, insanlarm bu ary iitmeleri ne, iitenlerin de iman etmelerhe engel olan zlim idareciler ve ordularyla m cdele etmekth. Byle cihad devlet, hkmet yapai'. Bar zamannda da snr banda beklemek (ribat), sava vastalai'in kullanmasm ve bunun iin gereken fen bilgilerini renmek de cihat sayln Halfe ayn zamanda cihat emridin An cak bunun emriyle silhl cihada gidilin Halfe, ordu kumandandn. Hazret-i Peygamben bizzat ordunun banda sefere gitmi; bazen de birisini kumandan tayin etmitin b. C u m a Halfe, ibadetlerin daha rahat yaplabilmesi iin gereken tedbirleri aln Mabet ve medreseleri himaye eden mam ve muallimler tayin eden Mescid bu lunmayan yerlerde beytlmlden mescid yaptrr. ehirlerde halkm danabilece i bir mfti bulundurun Ramazan ayn ve bayramlar iln eden Haccm, erkn na uyularak yaplabilmesi iin her sene bir hac emri tayin eden Hicaz, Osman llara balandktan sonra padiah am valisine ayn zamanda hac emri vazifesi
240 Zeyla': N a s b u ' r - R y e RTahrci Ehdsi'l-Hidye, 2.b. Meklebe'I-slmiyye 1393/1973, in/326. Bu hads, az-ok farkl ibarelerie bni Eb eybe'nn Musannef -AdXi eserinde geer. Ayrca bkz. Yakub bin Seyyid Aii: Meftih'l-Cinn erhu r'ati'l-slm, 1st. 1288, 492. 521;-bn'l-Hmm: Feth'l-Kadr, Kahire 1390/1970, IV/129; Tarablus: Mun'f-Hkkm, 2,b, Kahire 1393/1973, 11.

vermiti. Cuma namaz, bir beldede Mslmanlarn hakimiyetinin sembol olan bir ibadettir. Nitekim Medine'ye hicret edilip burada bir slm devleti kurulduk tan sonra ilk Cuma namaz kimmtr. Bu ibadetin sahh olmas iin mutlaka h kmdarn bizzat kldrmas; klduamazsa vekil etdi bir kimsenin kldrmas ge rekir. Bu sebeple Osmanhlar zamannda Cuma kmacak camiler tesbit edilip, burada Cuma kldracak hatblere padiah tarafndan berat verilirdi. Berat bu lunmayan kimse Cuma namaz kldramazd. Berad hatibi bulunmayan camide de Cuma namaz kimmazd. c. Fey Halfe, slm hukukunun toplanmasm emrettii veya izin verdii vergile ri (fey) toplar. Bu vergiler Mslmanlardan alnan zekt, gayrimslimlerden al nan hara ve cizye gibi er' vergilerdir. Halfe, maslahatn icabma gre, baz baka vergiler de salabilir. Halfe, devlet vidtm (gelirlerini) toplamak ve bu nu gereken yerlere sarfetmekle vazifelidir. Fey toplamak, halfenin vazifesidir. Bundan imtina edemez; ferdleri bundan afvedemez. d. Hkm Halfenin bir vazifesi de hkm, yani teb'a arasmdaki hukuk ihtilaflar er' prensiplere gre zmektir. Halfeler, btn monaiilerde olduu gibi, ba hkim mevkiindedir. Yarg ve yrtme fonksiyonunu yerine getirmek iin vekil tayin ettii kd, vali, mil gibi memurlar denetlemek de halfenin vazifesidir. Dolaysyla halfe, lkenin en yksek (temyiz) mahkemesinin badr. 7. Halfenin Uymas Gereken Esaslar a. Hukuk ve Maslahat Prensiplerine Riayet Halfe, icraatta bulunurken, slm hukuku prensiplerine uymaya mecbur dur. slm hukukunun hkm vaz' etmedii hususlarda serbesttir. Ancak burada da keyf davranamaz. Maslahat, yar amme menfaatini gzetecekth. nki, "Raiyye, yani teb'a zerine tasarruf maslahata menutdur" (Mecelle, m: 58). slm hu kuku, halfeye eski monarilerin krala tand snursz salhiyetleri tanmad gi bi, bilhassa Avrupa siyaset geleneinde cri olan "Kral kata yapmaz!" prensibini kabul etmemitir. Halfe hata yapabilir ve gerekirse icraatndan mesul olur. Zira halfenin, hukuka uymakta dier ferdlerden fark yoktur. slm Devleti, teokratik devletten bu cihetle ayrlr. Halfe, er' hukukun arad vasflar hiz ise, yani hkmet meru ise devlet de er' bir devlet saylr. u kadar ki, halfe deise bi le, devlet ve asl messeseler baki kain. Bu bakmdan modem devlet anlayma uygunluk szkonusudur. b. stiare (r-Danma) Halfe, vazifelerini yerine getirirken bilenlerle isdre etmelidir. sdre

(ra), Kur'an- kerm ve Hazret-i Peygamber'in snnetiyie emrolunmutun Ha lfe, istiare ettikten sonra, ortaya kan grlere uymaya mecbur deildin Ken disi doru grd bir karar verir ve bunu tatbik eden Hazret-i Peygamber ve rid halfeleri bu istikamette hareket etmilerdin Son devir Osmanh mellifle rinden bazlar, Osmanl Devleti'nde teri meclislerin varlm ra prensibine dayandrmlardn Ancak "Ve virhm fi'l-emr=:lerinde onlara dan!" me alindeki yet-i kermede geen hm (onlar) zamirinin kime rci olduu zerine de hayli mnakaalar yaanmtn Hazret-i Peygamber, eshbyia meveret eder di. Ancak hepsinin de gr aranmad gibi; elbette bu grlerle bah da de ildi. Osmanh teri meclislerinin, slm amme hukukundaki ra prensibiyle dorudan bir alkas yoktun Zira ra, balayc deildin Osmanh teri meclis leri, gerek r-y Devlet ve gerekse Meclis-i Meb'usan, Avrupa'daki mill mec lis rneklerine eklen uygun olarak, hkmdarm teri salhiyetini onun izniyle kullanan; hazrladklar kanunlar ancak hkmdarn imzasyla yrrle girebi len mevzuat komisyonlardm Bir baka adan baklarak, padiahm tasdiki ol madan alamad iin ra prensibinin tecellisi olarak saymak da mmkndn 8. Halfenin H a k l a n a. taat Kendisine bunca vazife yklenmi bulunan halfeye, bunlarn karl olarak bir takm hakiarm tannmas tabidin Bu vazifeler yerine getirilirken o unlukla g kullanlmas gerekmektedin Bunu salamak iin de halfenin ken disine itaat edilmesini beklemek hakkdm Nitekim bu husus, Kur'an- kermde, "Ey iman edenler! Allah'a, Peygambere ve ullemrnize (bamzdaki emir sahiplerine) itaat edin" eklinde hkme balanmtr (Nisa: 59). Halfenin meru her emrine itaat lzmdn Halfe, dinin yaplmasn emretmedii, ama ya saklamad eylerin (mbahlann) yaplmasn veya yaplmamasn ammenin menfaati iin emredebilin Bu emirlere de itaat gerekin Mesel, hayvan neslinin slah veya hastalklarn sirayetine mni olmak iin sr eti yenmesini yasakla yabilin Sultan IV. Murad zamannda stanbul yangnlarnn nne gemek iin ttn iilmesi men olunmutu. Halfenin meru olmayan emirlerine ise itaat edil mez; isyan da edilmez. Hkmdar veya baka zlimler, ikrah ile, zorla, mesel hapis, lm veya ikenceyle korkutup hukuka aykr emir verselen yapmak ca iz, halta lzm olur. b. Halfenin Smrh Teri (Yasama) Salhiyeti Bu da ekilde tezahr edebilir; 1.Halfe, er' hkmleri tedvin ederek kanun hline getirebilir. 2,Halfe, ictihad hkmlerden birini maslahat sebebiy le tercih edebilin 3.Halfe hakkmda hi hukuk hkm bulunmayan sahalarda, slm hukukuna aykr olmamak kaydyla hkm vaz'edebilin

c. Maa Alma Halfe, mesisini devlet ilerine sarfettii ve dolaysyla alamad iin, kendisi ve ailesinin geimi iin hazneden (beytlml) maa alabihr. Nitekim Hazret-i Eb Bekr, haifelie getirildikten sonra eskiden olduu gibi dcarete de vam etmek istemi, ancak sonra bunun uygun dmedii grlerek kendisine ha zneden 2500 ake gm ve yazlk ve klk birer kat elbise olmak zere maa tahsis edilmitir. Dier halfeler de bu yolda gitmilerdir. Halfenin ganimetlerin bete birinden hissesi vardr. d. Vekiller (Nib) Tayin Etme Halfe, vazifelerini bizzat yerine getirebilecei gibi; gerek merkezde ve gerekse tarada vekiller de tayin edebihr. Mesel, vilyetleri idare iin vhler, hukuk ihtilaflar zmek zere kadlar, vergi toplamak iin miller, ibadetlerin rahat yaplabilmesi iin imam ve mftiler tayin edebilir. Merkezde de ilerin iyi yrtlmesi ve kendisine yardmc ohnak zere baz memurlara vazife verebilir. Bu vazifelendirme, slm hukukunun veklet akdi erevesinde cereyan eder. Bunlar halfenin vekili olup, domdan ona kar mesuldr. Halfe, bunlarm yaptklai'm kontrol eder, gerektiinde tek tarafl olarak azledebilir. Halfe, veliahd n, yani kendisinden sonra yerine geecek olan ahs da sahnda tayin etme hakkn hizdir. 9. Halfenin Vazifesinin Sona Ermesi a. Tabi Sebepler ve Feragat slm hukukunda halifelik bir mddete bal deildir. Hayat boyu devam eder. Vefat ile halifelik sona erer. Halfe, bu makamdan feragat da edebilir. Bu takdirde halfenin veliahdi varsa, halifelik ona intikal eder. b. Halfenin Azli ve n'izi aa. Halfede Beden Noksanhklar Bir kimse, halifelik artla-n tad mddete, halfehkten azledilemez. Halfenin azli ve in'izli, (yani vazifeden alnmas yahud alnm saylmas) bir takm sebeplerin varlna baldn. Bunlarm banda halfenin srekti akl has talna tutulmu olmas gelir. Ayrca halfenin vazifesini yapmaya engel olan uzuv kayplan, mesel iki gzn veya iitme hassasn kaybetmesi, kendiliin den azli gerekthir. bb. Halfenin Hacri Halfenin hkmn yrtecek nfuzunu kaybetmesi, slm hukukunu tat bikten ciz kalmas da (hacr) azil sebebidir. Bu halde halfenin yerine devlet adamlarmdan birisi devlet ilerini aksatmadan ve hukuka uygun bir ekilde y-

Ttyorsa halfe azledilmez. cc. Halfenin Esareti (Kuhre) Halfenin dman veya silerin eline esir dmesi ve kurtulma midinin de bulunmamas (kuhre), halifelikten azline sebep tekil eden Kurtulma midi varsa, Mslmanlarn onu kutamak iin gerek sava ve gerekse fidye yoluyla gereken btn yardm yapmas lzmdn dd. Halfenin rtidd Halfenin sim dininden kmas, yani mrted olmas da kendiliinden azil sebebidin KendiUinden azledilmi sayln Nitekim Hazret-i Peygamber, ak bir kfr grlmedike bataki emre itaati emretmitin ee. Halfenin Adaletten Ayrlmas Halfenin adaletten ayrlmas, yani fsk veya zlim olmas durumunda, azlin gerekip gerekmeyecei hususunda ihtilaf vardn Mutezile ile Haricler ve i-Zeydler muhakkak azledileceini ileri srerlen nki bunlara gre, fsk ve ya zlim bir kimse dinden de kmtn Bunlara huru tarafdarlar denin imamler byle bir halfenin asla azlediiemeyeceini, halka sabretmek decei ni sylen nki bu mezhebe gre halfe zaten masumdur veya masumun kont rol aknda icraatta bulunmutun Bunlara sabr tarafdarlar denin Ehl-i snne te gre, fsk ve zhm bir halfe, fiilen mmkn ise ve halfehe getirilecek dil bir kimse de varsa azledilin Buna temekkn tarafdarlar denin Temekkn, tem kinli olmak demektin filere gre byle bir halfe kendiliinden azledilmi sa yln Dier Snn mezheblere gre, fsk ve zhm bir halfe, fitneye yol amayacaksa azledilin Buna hal' denin Aksi takdirde "Ehven-i erreyn ihtiyar olu nur" kaidesince (Mecelle m; 29) buna giriilmez. Nitekim ekseriya, g sahibi bulunduu iin batakinin alt edilmesi fiilen ok zordur ve daha mhim zararla ra sebebiyet verin Bu sebeple realist dnen Ehl-i snnet hukukular genellik le halfenin azline cevaz vermemek temylndedin Ehl-i snnete gre byle bir halfenin hukuka uygun emirleri dinlenir, hu kuka uygun olmayan emirlerine ise itaat edilmez, ancak isyan da edilmez. Hat ta zlim bir hkmdarm evrinden, eziyetinden kurtulmak iin itaat etmek caiz olun nki Bekara sresinin 195. yetiyle, insann kendisini tehlikeye atmas yasaklanmtn Hazret-i Peygamber de, "dil ve zlim her emrin emri altnda cihat ediniz" ve "Bozuk bir ii dzeltemediiniz zaman sabrediniz, Allah onu dzeltir" buyurmutun Kald ki, itaat etmemek bakadn, isyan etmek bakadm Nitekim bir hads-i erfte de "Allah'a isyan hususunda kimseye itaat edilmez" buyurulmutun Halfenin fsk olmas durumunda, limlere den gc yettii kadai- hkmdara ve hkmet memurlarna hakk tavsiye etmek ve nasihatta bu lunmak, halka den ise sabn ve byle bir kimsenin slah yahud da balarmdan gitmesi iin du etmekten ibarettin Nitekim Hazret-i Peygamber emr-i ma'ruf ve

Osmanl Amne Hukuku

223

nehy-i mnkere dair bir hadislerinde "Gnah ileyeni gren eli ile mni olsun. Buna gc yetmeyen dili ile mni olsun. Buna da gc yetmeyen kalbi ile buz etsin!" buyurmutur. Hads limleri bu hadsi erhederken, emr-i ma'ruf ve nehy-i mnkerin nasl yapdacam da aklamlar, el ile mni olmak emrlerin, dil ile mni olmak limlerin, bu yanl hai'eketlere kalb ile nefret ve o kimsenm dzelmesi iin du etmek de halkn vazifesidir, demilerdir.

B. HALFENN YARDIMCILARI Halfe, vazifelerini yerine getirirken bir takm memurlarn yardmmdan faydalanm Halfenin memurlar drt snftr: I.Velyet-i mme sahibi olan, yani hemen hemen btn ilerinde halfenin naibi olan idarecilerdir. Bunlar vezirler dir. 2.HUSUS ilerde, umum, mudak salhiyed bulunan, yani vazife sahas mu ayyen, fakat salhiyetleri geni memurlardr. Bunlar emrler, yani ordu kuman dan ve eyalet vUleridir. 3.Umum ilerde, husus idare salhiyetini tayan memurlardm Bunlar, kdiy'l-kudt, bakumandan, vergi milleridir. 4.Husus i lerde, husus salhiyetleri hiz memurlardu*. Bunlar muayyen bir beldenin hki mi, mih (tahsildar), hudut muhafz ve ordu kumandandr.

1. Vezirlik (Vezret) Vezirlik, Hulef-y ridn devrinden balayarak btn slm devleerinde inkiaf ederek yer almtr. Vezr, halfenin yardmcs olup, sahip bulunduu salhiyet itibariyle ikiye ayrlr: Vezr-i tefviz, halfenin hemen hemen btn sa lhiyetlerini tayan; velyet-i mmeye sahip olarak onun adna devleti idare eden vezirdir. Ancak veliald tayini ile bizzat halfenin tayin ettii memurlar azil salhiyeti yoktur. Osmanhiardaki sadrzam ve bugnki babakann kardr. Vezr-i tenfiz ise, ancak muayyen bir takm salhiyetlerle mcehhez vezirdir. Gnmzdeki bakanlarm statsndedir. Vezr-i tefviz ancak Mslmanlardan ta yin edilirken, vezn-i tenfiz zimmlerden de (gayrunslim) olabilir.

2. Emirlik (Emaret) slm devleti ilk zamanlardan itibaren eitli eyaletlere ayrlm, her biri nin bana em- (vali) denilen idareciler tayin olunmutu. Bunlar bulunduklar yerde halfenin bir benzeri gibi geni salhiyetleri haiz idi. lke topraklar geni ledike baz valiler grnte merkeze bal, asimda mstakil hkm srmeye, lnce de makamlar soyuna intikal etmeye balamt. Halfe bunlardan her ba a geeni zarureten vali tanr oldu. Emir'l-mer denilen bu valiler, Gazneli Mahmud'dan itibaren sultan unvan kullanmaya baladar. Bundan sonra emr'l-merlar, Seluklu, Eyyb, Memlk ve Osmanl hkmdarlar, Kur'an- ke-

rmde de geen bu unvan kuUandlan Halfe de emr'l-merya hil'at (kaftan) gndererek sultan unvann tevcih eder; bu sebeple bir takm merasimler icra olu nurduk^'. Osmanllarda Orhan Gzi'den itibaren kl hakk ile, Yldrm Bayezid'den itibaren de Msr'daki halfenin menuru ile bu unvan kullanlmtn 3. Dier M e m u r l a r Halfenin kalem-i mahsus mdrln yapan hcib, resm yazmalar n yerine getiren ktib, nfus ilerine bakan nakb, vergi ilerini yrten mil, belediye ilerine bakan muhlesib, slm devletindeki mhim memuriyetler idi. Halfenin adl salhiyetini kullanmasnda ya-dmc olan kdiyM-kudt, hem adliye bakan, hem de adl ve idar temyiz mahkemesi bakan statsndeydi. Bu saylanlar daha ok slm hukuk tarihinde rastlanan memurlardn. Bunlarn dn da da zamana ve zemine gre, yani ihtiyalar nisbetinde halfe yeni memuriyet ler ihdas edebilin Bu, ona tannm bir haktin 4. Divanlar Hazret-i mer zamanmda ran'n fethinden sonra buradaki Ssn mes seselerinin slm devlet tekilatna hayli tesiri olmutu. Divan da bunlardan biridin nceleri askerlerin ve hazneden maa alanlarn isimlerinin yazld def tere divan denrd. Sonradan devletin idare tekilatndaki muayyen ofislere de di van denilmitin Emev ve Abbas devrinde, daha sonra da bilhassa Seluklular ve lhanhlai'da divanlar daha da inkiaf etmi; devlet idaresinin hemen her saha smda divanlar tekil olunmutun Bunlarm banda devlerin en yksek icra heye ti mahiyetinde olan divan' l-ad {divan's-saana) gelmektedir. Mensuplarn yksek memurlarn tekil ettii ve ileri ktib'l-adi denilen memurun yrtt , halfenin de mzkerelerine bazen katld bu divan, ordu mensuplarnn maalarnn tesbit ve tahsisi, devlete ait vergilerin tahsili ile hazneye giren ve kan mallarn kontrol, devlet memurlarnn tayin ve azli gibi ileri grn ald kararlar halfenin tasdikiyle yrrle girerdi. Ayrca divan'!-na' adyla devletin resm yazmalarm yrten bir divan daha vard. Bu da, gizli evraka bakan divan's-sr ve genel evraka bakan divan' l-mrsela olarak iki ksmd. Asker ilere bakan divan'l~cey ve posta ilerine bakan divan' l-bcrid de di er divanlard. Bir de gnmzdeki idare mahkemesi ve temyiz mercii grevini yrten divan' l-mezlim vard ki slm hukuku bakmndan ok mhim bir messese din Halkm memurlardan ikyetlerine ve mahkeme kararlarna itirazlara bakar241 ark dnyasnda liykat ve baars grlenlere hil'at giydirmek, Garp dnyasndaki madal ya, nian, plaket ve berat vermenin yern tutard.

d. Divanlai', hemen her slm devletmde, bazen aynen, bazen baka isimlerle aa be yukar yer almistm Seluklularda Divan- Saltanat (Divan- AT) ya nmda, mliye ilerine bakan Divan- Mstevf; resm yazmalara bakan Divan n (Tura Divan); asker ilere bakan Divan- Arz; idar ve ml davalara ba kan Divan- sraf, Abbsierdeki divanlarm muadili idi. Bu divanlar hem devlet ilerinin en iyi bir ekilde yrtlmesinde hem de ra prensibinin uygulanma snda nemh rol oynamtr. IV. OSMANLI HUKUKUNDA DEVLET ve H K M E T A. PADAH Padiah, Osmanl Devleti'nin badr. Hukuken slm amme hukukunda ki halfenin pozisyonundadr. Hahfe iin cri hkmler, padiah iin de cridir. Osmanh Devled 1231 senesinde bir ubeylii olarak kuruldu. 1283 senesinde Abbas halfesi ve Seluklu Sultannm yansra Osman Gazi adma da hutbe okunmu; kd tayin edilmi; sikke kesilmitir. Bunlar amme hukukunda haki miyet almederi olarak kabul edilen hususlardr. 688/1288-1289 senesinde Sel uklu Sultan, o zamana kadar Kastamonu sipehslr (byk ubeyi) obanoullarma bal bulunan Osman Gzi'ye ubeylerinin hakimiyet almetleri olan tu, tabi ve menur (berat) gnderdi. Bylece Osman Gazi, dorudan Konya'daki Seluklu sultanna, dolaysyla Anadolu'yu igal altmda tutan ve Tebriz'de oturan Mool vhsi ilhana ve bu vasta ile de Pekin'deki Mool/in kaanma t bi oluyordu. 4 Cemzill 699 (27 Ocak 1300) tarihinde Seluklu sukan HI. Alaeddin Keykubad'n, Gazan Han tarafndan hapsedilmesi zerine eski Trk geleneine uygun olarak serhad beyleri Osman Gzi'ye bey'at et. Sultan II. Abdlhamid zamanmda Maarif Nezred bu hdiseyi Osmanl Devleti'nin kuru lu tarihi olarak kabul etmir^-ts. Hkmdar adma hutbe okunmas ve sikke kestirilmesi, ayrca tabi (meh ter), sancak, tu, Cuma ve bayram namazlarmm, padiah izniyle muayyen cami lerde klnmas; hutbelerde hatibin, padiahn ismini duayla zikretmesi hkm ranlk almetleri idi. Padiah, Farsa byk ah mnsma getir ki imparator de mektir. Ayrca sultan, hakan, han, hnkr, hdvendigr, ehriyar, emf'l-mminn, halfe gibi unvanlar hep Osmanh hkmdarm ifade eder. Padiaha ait e ya ve messeseler iin kullanlan isimlere hmyun, hakn, ehriyar, hne gi bi sfatlar eklenirdi. Hazne-i hmyun, sened-i hakn, damad- ehriyar, tbbiye-i ahane gibi. Avrupallar padiah iin "Grand Seigneur" (Byk Efendi) ta242 O zamanlar rm ylba mart aynda balad iin, bu tarih 1299 ylna tekabl etmi; yanl olarak bu tarih yaylmtr. u kadar k Osmanl Devleti'nin bu tarihten nce mevcut olmad da sylenemez Ne var ki, Erturul Gzi de tpk olu Osman Gazi gbi Seluklu sultanna tbi b h ubeyi idi. Bu bakmdan ilk mstakil hkmdar olarak Orhan Gzi kabul edilir.

birini kullanrd. Fatih Sultan Mehmed'in stanbul'u fethiyle Dou Roma mpa ratorluk tacn da ele geirdii, bylece padiahn ayn zamanda Dou Roma m paratoru da ok tarihiler tarafmdan dile getirilmitin Maamafih Fatih'ten nce de Yldrm Sultan Byezid, Abbas halfesinden menur alarak Sultan- Ikiim-i Rm unvann kullanmtr ki. Roma lkesi hkmdar demektin Rm, Arapa Romal demektin Anadolu Romallardan alnd iin Diyr- Rm (Roma lke si) olarak bilinin Hatta Sivas, Osmanhlar zamannda Rum eyaletinin merkezi idi. Osmanh Devleti'nin resm ad Devlet-i Aliyye'din Bu terkip, "en byk dev let" mnsma gelin Osmanl lkesine resm kaytlarda Memlik-i Mahrsa ad verilmitir ki, korunmu memleketler demektin Bylece bir bakma Osmanl l kesinin, pek ok lke, k-alhk, beylik, suhanlktan teekkl eden bir impa-atorluk olduu vurgulanm oluyordu.

1. Osmanl Halifelii Halfe unvan, zaman zaman, ama bilhassa XVI. asrdan sonra sultan/pa diah nvanlai'iyla beraber kullanmtr ve padiahn ayn zamanda dnya Ms lmanlarnn halfesi (manev lideri) olduunu ifade etmitin Padiah iin baz resm evraklarda emtr' i-mminn ifadesi de geen Mminlerin emri demek olan bu kelime, slm tarihinde umumiyetle ilk halfeler iin kullanlmt. Her iki unvann da, Osmanl padiallarmdan Suhan I. Murad ve Fatih Suhan Meh med iin kullanld grlr^^s. lk devir padiahlar, Kahire'deki halfeye sem bolik de olsa ta'zim gstermilerdin Yaygm kanaate gre, Yavuz Sultan Selim'in fethinden sonra, Kahire'deki Abbas halfesi stanbul'a getirilerek halifelii pa diaha devretmitin Bylece sultanlk ile halifelik sfat Osmanl padiahnda birlemitin Bylece yaklak be asrdr yalnz ruhan otoriteyi hiz bulunan ha lifelik, tekrar dnyev otoriteye brnmtn 941/1535'de Trkistan'daki ey bn Hanl, 1727 tarihli anlama ile ran, Gucerat Sultanl, Hmyun ah'dan itibaren Hindistan'daki Grgniyye Devleti ve Kagar Hanl, Osmanl pa diahn halfe olarak tandklarn ifade etmitin Osmanl padiahlannm halfe sfatma ayr bir ehemmiyet verileri, soma ki asnlara rastlan nki bunun asl bir sfat olmadm, devlet bakanm ifade ettiini, slm dininde ruhan liderliin szkonusu olmadn biliyorlard. XVI II. asrdan itibaren, Mslmanlarn yaad baz topraklarn gayrimslimlerin eline gemesiyle, Osmanh padiah bu topraklarda yaayan Mslmanlarm din ve dnyev menfaatlerini koruma frsat hasl etmek iin, onlar zerinde halife likten gelen bir manev/ruhn otorite iddiasmda bulundu ve bunu dnya devlet-

243 T. W. Arnold: Halife, slam Ansiklopedisi; Tursun Bey, Tarih-i Ebulfeth, 33-35; Mustafa Ai kan: Osmanllar ve Hilafet, zmir 1997, 78-80.

lerine de kabul etti^di2'f'^. Nitekim som malubiyetle biten ilk Osmanl-Rus Hai'bi'nin ardndan imzalanan 1774 tarihli Kaynarca muahedesi ve onun mtemmi mi saylan Aynalkavak Tenkihnmesi ile bu husus resmiyet kazand. Bylece o zamana kadar ancak kendi topraklarnda yaayan halkn zerinde dnyev otori tesi bulunan padiah, halfe sfatyla, bu topraklar dmdaki Mslmanlar zerin de de, Papa'nn Papalk Devled dmdaki Katolikler zerindeki otoritesire ben zer bir ekilde ruhan bir mevki ikdsap etmi oldu. Osmanl padiahlarnn, ha lfe sfatm bilhassa milletleraras platformda vurgulamalar, daha evvel halfe statsnde saylmadklar veya halfeliin mnhasran ruhan/sembolik bir ma kam olduu mnsna gelmez. Osmanhiarm bu tavniarmm altmda tamamen pradk, pragmatik ve diplomatik mlhazalar yatar. Bilhassa Sultan II. Abdlhamid, slm birlii siyasetine yardmc olarak grd bu sfat daha ok vurgulam n-. Gayrnnshmlerin hakimiyeti altna giren lkelerde, Rusya, Romanya, Bulgaristan, Kbrs, Bosna-Hersek ve Yunanistan'da ekseriya stanbul'dan tayin edilmek suretiyle mfdlik makam ve er' mahkemeler varln devam etdrdi. Mfdler, buradaki Mslmanlar zerinde halfenin naibi sfatyla slm dininin ahkmm tatbik etmeye altlar. Bu gelenek, zayflayarak da olsa gnmze kadar geldi. Bu siyasetin semeresi XX. asr balarnda da grld. Bata Trkis tan ve Hindistan olmak zere, Avrupa mstemlekelerinde yaayan Mslmanlar, Anadolu'nun iga mnasebetiyle akl almaz madd ve manev yardmlarda bu lundular. Dnyann drtte birine hkim bulunan ve ehemmiyetli Mslman nfusa sahip ngiltere, halfenin bu nfuzundan ekinerek, XIX. asrda politikasn halfehin nfuzunun azaltlmas ve kaldrlmas zerine teksif etmi; II. Meruti yet ve ardndan Birinci Cihan Harbi neticesinde de bu emeline nail olmutur. 1909'da halfenin dnyevi gc budand. 1 Terinisani (Kasm) 1922 tarihinde saltanatn ilgsyla saltanat ve hilfet birbirinden ayrlarak icrai bir salhiyeti bu lunmayan tamamen sembolik bir halifelik tesis edildi ve Sultan Vahdeddin'in (1861-1926) yerine^veliahd Abdlmecid Efendi (1868-1944), Ankara'daki mil let meclisi tarafndan bu makama getrildi^'^s. Smrgelerinde milyonlarca Ms244 "Sizden olan ullemre itaat e d i n " mealindeki yet-i kerme ile zamamn halfesine bey'at etmeden lenin chiliye lmyle leceini bildiren ve sultan olmayan beldede oturmay ya saklayan hads-i erfler gerei; halfenin bulunmad yerde limlere ve onlarn szlerine g re hareket eden bir halfeye manev de olsa ballk ngrlmtr. Bu da Osmanl padiah larnn, hkimiyeti dndaki lkelerde yaayan Mslmanlar zerindeki ruhan otoritesine meruluk temeli olarak alnm olabilir. 245 Sultan Vahdeddin bunun zerine lkeden ayrld. San Remo'da nerettii deklarasyon ile anayasa deiiklii saylan bu kanunun padiahn tasdiki olmakszn yrde giremeyece ini, bu sebeple gaynmeru olduunu, stelik saltanat ile hilfen birbirinden ayrlmasnn mmkn olmadm iddia etti.

lman teb'as bulunan ngiltere'nin basksna dayanamayan ve halifeliin artk lzumsuz bir makam olduuna kanaat getiren Ankara hkmeti, 3 Mart 1924 ta rihinde kartt bir kanunla halifelii kaldrd ve Osmanl hanedann snr d etti. slm dnyasnda infialle karlanan bu hdise zerine, Fuad, Msr meliki ve Hseyn, Mekke erifi gibi kimseler halifelii kendi ahslarnda ihya etmek istedilerse de, gerek Mslmanlarn hsn kabul gstermemesi, gerekse ngilte re'nin engellemeleri sebebiyle bir ey elde edemedilen Dnya Mslmanlar ta rafndan birka defa toplanan Hilfet rs'nda da bir nehce kmad. Bylece slm tarihinin bu en eski messesesi tarihe karm oldu. 2. Veraset Usul Padiah olma hakk, OsmanouUar hanedannn erkek mensuplarna ait tin Bu, hakanm ancak Ainaoullar denilen muayyen bir slleden olabilecei eklindeki eski Trk siyas telkkisinden gelen bir anayasa geleneidin Tarihin eitli devirlerinde ihtilllerle padiahlar tahttan indirilmi; ancak yerine baka bir aileden padiah getirmeyi kimse tasavvur bile etmemitir^'i. Zaten Osmanl Devleti'nde emniyet mlahazasyla hanedandan baka asil ailelerin teesssne imkn verilmemitin Sultan II. Murad'a kadar padiahlarn tahta knda, devlette nfuzu olan bey ve ah eyhleri rol oynamtn Bir baka deyile ilk padiahlar ileri gelenle rin seim bey'atyla baa gelmitin Ancak burada namzet hep ayn hanedandan olmutun Osmanl padiahlannm byk ksm, bilhassa XVII. asr balarndan itibaren, veliahd tayini yoluyla baa gemitin Osmanh tarihinde zorla baa ge meye tek tipik misal olarak Yavuz Suhan Selim verilebilin Maamafih burada da babasnn yallk ve hastalk sebebiyle tahttan feragati mevzubahistin Savc Bey'in babas Sultan I. Murad'a, ehzade Bayezid'in de babas Kanun Sultan Sleyman'a kar klar hsranla neticelenmitin XVII. asrdan itibaren padi ahlarn tahttan indirilmesiyle neticelenen ihtilllerle, yeni padiahn hibir dahli olmamtn. Yani bunlar teknik olarak birer zorla baa geme saylamaz. Padiah, tahta knca, ister nceki padiahn tayiniyle, ister seimle, ister zorla baa gesin, ayn gn merkezde bulunan vezir, kumandan ve limler tara fmdan kendisine bey'at edilmitin Bir nevi bahik bey'ati olan ve padiahm saamm plmesi eklinde sembolize edilen bu bey'ate ok ehemmiyet verilmi tin Daha sonra da muayyen bir gnde taklid-i i'ey/(kl kuanma) merasimi ic ra edihrdi. Kl alay da denilen ve Avrupa hkmdarlarmn ta giymelerinin
246 Giray denilen Krm hanlarnn, Osmanl soyu tkendiinde, Osmanl tahtnn namzedi ola rak grldne dar rivayetler vardr. Tarihiler bu iddiay pek ciddiye almazlar. Maamafih Sultan II. Mahmud'a kar ayaklanan yenierilere "Hanedann son zsm katletmek mi ister siniz?" denildiinde, "Giraylar getiririz!" demeleri mehurdur.

muadili olan bu merasim, stanbul'un fethinden sonra Eyyb Sultan trbesinde icra olunurdu. Hazret-i Peygamber'e, Hazret-i mer'e, Osman Gzi'ye veya Ya vuz Sultan Sehm'e ait klmlardan bir veya ikisi, nakbleraf, eyhlislm, hce-i sultan veya Mevln soyundan Konya Mevlevi tekkesi postniini elebi efendi gibi sekin bir hm tarafndan kuathrd. a. Karde Katli Osmanl Devleti'nde padiah, OsmanouUar hnedanmdan bu ie lyk herhangi bir ehzade idi. Bir baka deyile yam padiahlkta ehemmiyeti bulun mamaktayd. elebi Sultan Mehmed, Cem Sultan, Yavuz Sultan Selim babalar nn byk olu olmadklar halde, padiahlk iin mcdele etmilerdi. Bunda, devletin hanedann mterek mal sayld ortaa monari telkkisinin de tesi ri vardr. Eski Trkler buna l derdi. Bu sistemin mahzurlarn bertaraf etmek isteyen ve muhtemelen kendisin den nceki asrlarda yaanan ehzade mcdelelerinden ders alm olan Fadh Sultan Mehmed, tekilat kanunundaki mehur karde kadi maddesini vaz' etmi tir: "Ve her kimesneye evldmdan saltanat myesser ola, karmdalarn nizm- lem in kati itmek mnsibdir Ekser ulema dahi tecviz etmilerdir. Amnla mil olalar." Ulemann b n ksmnn er' ahkma uygun bularak destekledii bu maddeye gre, tahta kmak myesser olan ehzade, nizam- lem iin kardele rini ldrebilecektir. Bylece ehzadeler, arkalarna tarafdar toplayarak birbirle riyle mcdele edemeyecekler; bu sayede devletin dirlii ve milletin birlii ko runmu olacakt. phesiz bu byk bir fedkrlkt. Bu tatbikat, Osmanhiara mahsus deildi. Roma ve Bizans'da, Ssnlerde, Abbslerde, Marib'de, in' de ve Hindistan'da da karde katlinin rneklerine rastlanu:. Avrupa monarilerin de sebepsiz yere katledilen veya sakat braklan hanedan mensuplar ve soylula rn says hi de az deildir. Bundan baka yularca sren veraset harblerinde taht mddeleri yannda, halktan da binlerce kii hayan kaybetmitir. nki Avru pa'da da veraset usul ok erken tarihlerde yerlemi deildir. Karde katlinin Osmanh tarihinde siyas avantaj salad zerinde hemen herkes mttefiktir. nki ilk asnlarda hemen her ehzade kendisini tahta ehil grm ve bunun iin arkasna binlerce tarafdar toplayarak ayaklanm; Anado lu Beylikleri ve hatta Bizans'm desteim alm; malub olanlar bu devleere s narak lke iin bir tehdid hline gelmilerdi. Karde katli (fratricide), bu mah zurlar bertaraf etmid. Ancak henz ayaklanmam bir ehzadenin ileride ayak lanma tehlikesine kar bertaraf edilmesmin, eski Trk geleneklerinin yansd bir rf hukuk hkm olduu ve er' hukuka uygun dmedii kanaatini ta yanlar vardm u kadar ki, rf hukuk, gz gre er' hukuka aykr olamaz. Devrin hukukularmdan bazlar, karde kadini caiz grmtr. Ulema, fesatlarm, fesat karmadklar zaman ldrlmelerine "Geri gnderilseler bile

kendilerine yasak edilen eylere dneceklerdir" mealindeki yet-i kermeyi (En'm: 28) delil alarak cevaz vermitir^'i''. Hazret-i men fitne ve fesada sebe biyet vermesinden endie ettii kimseleri henz su ilemedii halde srgne gndermiti^'is. Kur'an- kermde, Hazret-i Hzr'n, ileride anne ve babasn ifsd edecei iin bir ocuu ldrd anlatln (Kehf: 74, 80-81). Yine Kur'an- kermde, fitnenin lmden daha iddetli olduu mealinde iki yet bulunmakacir249 Hoca Sadeddin Efendi (1599) gibi eyhhsimik yapm bir hukuku ve taihi; ayrca Bosnev Hseyn Efendi (1644) gibi bir tarihi, ehzade idamlarnm bu yetlere istinad ettiini aka biidirmilerdir^so. Kemalpaazde (1534) gibi mftiyy'S'Sekaleyn diye tannan, kazaskerlik ve eyhlislmlk gibi ilmiye snfnn en st makamlarna km byk bir hukuku ve tarihi lim, bu eh zade idamlarn, siyas bakmdan doru olduu kadar, hukuken de meru bulmaktadr23i. Tarih-i 5/mellifi kazasker Bostanzde Yahya Efendi (1639) de Sultan III. Mehmed'in kardelerini nizm- lem iin ldrmesini hukuku bir lim s fatyla tasvib eder252. Osmanl hukuku ve tarihisi Nianczde Mehmed Efendi (1622), ehzade Yakub'un, saltanat vrisleri, halk iin zararl eyler yapabilir ge rekesiyle idam edildiini syler^^^. Hoca Sadeddin Efendi ve tarihi vezir Kara mam Mehmed Paa (1481), karde katlinin er' hukuktaki umum zararn gide rilmesi iin, husus zarar tercih olunaca prensibine dayandn bildirir254. 600 yk Osmanl tarihi boyunca bei XIV., sekizi XV., knkikisi XVI., bei XVII. ve biri de XVIII. asrda olmak zere 61 ehzade katledilmitin Bun lardan 22 tanesi bilfiil isyan ettii in ldrlmtn Dierleri de ekseriya Fa tih Kanunnmesi'ni takib eden 150 yl iinde tatbik edilmitin Kaide katli tat bikat, u neticeleri dourmutur: 1. Avrupa'y asrlarca kasp kavuran veraset harbleri, Osmanl Devleti'nde yaanmamtr. 2. lk devrede taht babadan oula getii ve bylece padiahlarn ortala ma taltta kalma mddetleri daha uzun olduu iin, siyas istikrar bakmndan bir stnlk vard. Sonralar hanedann en yals tahta kt iin, padiallarm sal247 bn bidn. II/86. 248 bn bidn, 111/152. 249 "El-fitnet eedd mine'l-katl" ve "El-fitnet ekber mine'l-kati" (Bekara sresi 191 ve 217. yetler). Yuhanna ncili'nde de, "Kavmin uruna bir adamm lmesi hayrldr" diye geer (XVIII/! 4). 250 Hoca Sadeddin Efendi: Tc't-Tevrih, st. 1279,1/124. 251 Ahmed bn Keml: Tevrih-i l-i Osman, Ank. 1957, VII/9. 252 Bostanzde Yahya Efendi: Trh-i Sf, si. 1287,1/86. 253 N'iancizde, 11/321. 254 Tc't-tevrih. 1/272; Karaman Mehmed Paa: Osmanl Sultanlar Tarihi, st. 1949, 347. Bu prensipler, asrlar sonra hazrlanan Osmanl meden kanunu Mecelle-i Ahkm- Adliy ye'nin Kavid-i Klliyye bal altndaki ilk yz maddesi arasnda yer alr (m. 26-30).

tanat mddetlen de ksa srm; saltanat namzetlerinden beklenen dinamizme de fazla rastlanamaz olmutur. 3. nceleri ehzadeler sancakbeylii yaparak siyas ve idar bakmdan ye timekteydi. Sarayda yaamaya baladktan sonra, kazandklar tecrbe daha s nrl olmutur. 4. Balangta saray dnda yegne alternatif otorite, sancakiardaki eh zadelerdi. Buniai'm aitk sarayda yaamaya balamalar, asker, vezirler, ulema gibi hanedan d glere, yn, esnaf, hatta ayak takm gibi olur olmaz kimse lere otorite kurma ve siyas khk tekil etme imkn salamtr. 5. ehzade katli sebebiyle, Avrupa hnedanlarnm aksine, hanedann yan dallarndan yryen bir aristokrasi teekkl edememitir255. b . Ekberiyet Usul Padiahlar, ilk devirde liykat sistemini bozmamak iin ehzadelerden ve liahd tayin etmeye yanamamlard. Bhbiriyle ayn uzaklktaki sancaklara bey olarak gnderilen ehzadelerden, padiahn vefatndan sonra merkeze ilk yetie ni padiah olurdu. Bunun tabi neticesi olai'ak da kardelerini idam ettirirdi. Sul tan II. Selim'den itibaren sadece en byk ehzade sancaa karlm; dierleri sarayda kalmtr. Ancak iki nesil devam eden bu gelenek, zmnen de olsa vehahd tayini mnsma geliyordu. Sultan III. Mehmed'den sonra (XV. asr sonun dan itibaren) ehzadeler sancaa karlmam; saraydaki imirlik denen daire lerinde oturarak sralarm beklemilerdir^se, artlarm deimesi sebebiyle, saray da bir nevi staj grerek ve kontrol altnda yetimeleri; sancaktan edinecekleri tec rbelere tercih edilmitir. 1603'te tahta kan Sultan I. Ahmed, kardelerini l drmemi, karde katli gelenei bundan sonra giderek tavsamtrr. Kendisinden sonra da tahta olu deil, kardei karlmtr^^?. Halbuki ilk asrlarda tahta hep nceki padiahn olu geerdi. Bu usule primogenitur denilmektedir. Bunun bir anayasa gelenei (kanun- kadm) olarak grld, Sultan II. Osman'm orduya hitaben yazd hatt- hmyunundan anlalmaktadn: Burada yle deniyor: "Babam Sultan Ahmed'in irtihlinden sonra saltanat, kanun- kadme tevfikan

255 A. D. Alderson: Osmanh Hanedannn Yaps, Trc. efaattin Severcan, st. 1998, 59. Kar de katli konusunda tafsilat iin bkz. Abdlkdir zcan: "Ftih'in Tekilat Kanunnmesi ve Nizm- lem in Karde Katli", Edebiyat Fakltesi Tarih Dergisi, S. 33, Mart 1980/8, 7 vd; Mehmet Akman: Osmanh Devletinde Karde Katli, st. 1997; Ekrem Bu ra Ekinci: "Osmanh Hukukunda Karde Katli Meselesi", Prof. Dr. Fikret Eren'e Arma an, Ank. 2006, s. 1105-1117. 256 Hareme bitiik eitli odalar ve oniki daireden mteekkil imiriie bu adm verilmesi, etra fndaki imir aalar sebebiyledir. Kafes de denilen ve kk bir bahesi bulunan imirliin etraf duvarla evrili idi. ehzadeler, aileleri, criye ve aalaryla beraber burada yaar; resm ihtifaller dnda buradan kmaz; fazla kimseyle de grmezdi. 257 smail Hakk Uzunarl: Osmanl Devletinde Merkez ve Bahriye Tekilt, Ank. 1988,47.

hana tevars etmek lzm gelirken, benden birka ya msinn (yal) olmasna mebni Sultan Mustafa tahta karlmtr..". Nitekim er' hukukta da oul var ken amca halef ve vris olamaz. Bu bakmdan tahtn babadan oula gemesi er' hukuka daha uygundun Ancak er' hukukta veraset, hkmdar olmak iin art olmad iin, oul varken kardein tahta kmas, gayrmeru deildin Bu vera set deiiklii, tamamen pratik maksatlarla olmu; bylece karde katlinin bir nebze nne geilmise de, yukarda iai-et edildii zere baka mahzurlar do mutun Sultan I. Ahmed'in yerine Sultan I. Mustafa'nn karlmas istisna bir durum olarak grlmtn 1687 senesinde Sultan IV. Mehmed bir darbe ile taht tan indirilmi; yaa byk oullar bulunmasna ramen kardei ehzade S leyman tahta karlmn. Bylece Osmanl amme hukukunda, hanedann en yalsnn padiah olaca hususunda bir anayasa gelenei resmen yerlemitin Ekberiyyet veya Seniorat denilen bu usul, devletin sonuna kadar devam etmi; Kanun- Esas'de de yazd bh hukuk kaidesi olarak yer almtn Sultan Abdl mecid, Sultan Abdlaziz ve Sultan II. Abdlhamid, Avrupa monari leri ndeki gi bi tahtn hkmdarn oluna gemesini kurumlatrmaya niyetlenmilerse de, her nedense teebbs edememilerdin Padiahlarm clus fermanlarnda zikrolunan ve saltanata bi'l-irs ve'l-istihkak getiklerini bildiren ifadelen bu anayasa geleneini gstermektedin Demek ki veraset tek bana kfi deildir; istihkak (hak kazanm olmak) da arttn. Bu da hem hanedann mensubu, hem g sahi bi olmay ifade eden

3. Padiahn Fonksiyonlar Osmanl padiah, Avrupa'daki emsallerinden, hatta bugnki Amerika bakanlarndan fazla olmayan bir takm salhiyetlere sahipti. Bu bakmdan me rut bir hkmdar tipinin o zaman iin en iyi rneklerinden kabul edilmitin He le Tanzimat'tan sonraki padiahlar gnmz tal demokrasileri ndeki hkm darlardan farkh bir statde deildi. Padiah, klasik monari geleneine uygun ola-ak uhdesinde devletin btn fonksiyonlarn toplamtn Bir baka deyile btn monarilerde olduu gibi, tefrik-i kuvv (kuvvetler ayrl) deil, evhidi kuvv (kuvvetler birlii) prensibi cri idi. Ancak pratikte bunlar birbirinden mstakil otoriteler tarafndan hkmdara vekleten yrtlrd. Padiahlar, her Cuma gn. Cuma namazn klmak zere herhangi bir ca miye gider; buna selmhk alay denirdi. Selmlk alay, bir gelenek olmakla be raber, padiahn meruluunu, vazifesinin banda olduunu, ayrca halfelik s fatn gstermesi bakmndan en mhim bir merasim, bir bakma siyas bir gs teri idi. Ayrca selmlk alay halkm padiah bizzat grd ve her eit talep, ikyet ve itirazlarn yazl olarak bildirebildii bir frsat idi.

a. Teri (Yasama) Fonksiyonu Osmanl Devleti'nde, mutlak kanun koyma salhiyeti hibir makama, bu arada padiaha da tanmm deildin Muak kanun koyucunun, Allah ve Pey gamber olduu kabul edilin Ancak padiahn smnl da olsa bir teri (yasama) salhiyeti vardn. Bu salhiyet ekilde tezahr edebilir: 1. er' hukukun hkmlerini kanun hline getirebilir. Mecelle-i Ahkm1 Adliyye byle bir faaliyetin meidin Nitekim her ksmm bamda padiahm turas ve "mucibince amel oluna" eklindeki hatt- hmyunu bulunmakla, me tin uyulmas mecbur bir metin (kanun) hviyeti arzeden 2. ctihad hkmlerden birini maslahat sebebiyle tercih edebihn Mesel, Osmanl Devleti'nin resm mezhebi Hanef mezhebi idi. Kadlar, hangi mezheb den olursa olsun, hep bu mezhebe gre hkmetmek artyla vazifelendirilmiti. Baz hallerde halfe bu mezhebin de dma klarak baka fkh hkmlerin tat bikini emrederse buna uyulun te bu, halfenin yetkisindedir, nki Mecelle'nin Esbb- Mucibe Mazbatas'nda da getii zere "Mesil-i mctehedn fihda imm'l-mslimn (hkmdar) hazretleri her hangi kaville amel olunmak zere emrederse mcebince amel olunmak vcibdir". (Mctehidler arasmda ihtilafl meselelerde Mslmanlarm reisi herhangi bir kavil ile amel olunmak zere em rederse icap ettirdii ekilde amel olunmak vcibdin) Bunlar umumiyetle eyh lislmlk tai'afmdan hazrlanp padiaha arzedilerek iradesine iktiran ettirilmek suretiyle kanunlatmlrd. 3. er' hukukun hkm vaz etmedii ve hkmdara salhiyet verdii sa halarda hukuk hkm vaz edebilir. Buna rf hukuk denin Yeni su ve cezalar ihdas edebihn Zamann ve zeminin ihtiyalar erevesinde daha ziyade anaya sa, idare, ceza, mliye, arazi hukuku sahalarmda cereyan eden bu salhiyetin kullanlmas er' hukuka aykr ve keyf olamaz. Bunlar Divan- Hmyun ta rafndan hazrlanan ve padiahn iradesi ile iln edilen kanunnmeler suretiyle cereyan ederdi. Kanun haznlama vazifesi Sultan 11. Mahmud zamanmda 1838 ylnda kurulan Mecis-i Vl-y Ahkm- Adliyye'ye verilmi; 1868'de bu mec listen ayrlan r-y Devlet kanunlarn hazrland bir merci olmutun 1876 Kanun- Esas'si, kanun yapma salhiyetini parlamentoya vermitin Ancak hep sinde de kanunlar padiahn tasdiki ile yrrle girmekte; padiahm istemedii metinler kanun vasf kazanamamaktadn. Bu mechsler diledii kanunu yapama maktadr ama, dilemedii kanunu da yapmak zorunda deildin Meclisin feshe dildii 1878-1908 arasnda bugnki kanun hkmnde kararnamelere benzeyen kanun- muvakkatler ile yasama yetkisi kullanlm; 1908'den soma da bunlara sk rastlanmtn b. cra (Yrtme) Fonksiyonu Padiah icramn ba idi. Hukukun tatbiki ve adaletin tecellisi iin lzm

gelen her trl tasarmfu kimsenin tasdikine muhta olmakszm yapabilirdi. Dev letin en yksek istiar mercii olan Divan- Hmyun'a reislik edebilirdi. Padi ah icra salhiyedni, vekilleri vastasyla kullannd. Bu vekillerin en nde gele ni sadrzam idi. Sadrzam padiahn mutlak vekiliydi. Dier btn icra memurlai'K ezcmle kadlar da padiahn vekili durumundayd. Padiah adna onun icra salhiyetlerini kuUanurlar ve padiaha kar mesullerdi. Padiah ile bunlar arasndaki mnasebet, veklet akdi erevesinde cereyan ederdi. Padiah bunla r tayin ederken baz artlar koabilir, talimat verebilir, vazifeden alabilirdi. An cak Osmanh tarihi boyunca, padiahlar tayin ettikleri memurlara mdahalede bulunmaktan kamn, onlara tahmat vermemilerdir. craatm beenmedii memuru vazifeden almay tercih etmitir. Bu hareket serbestisi iinde, padiah lar, lkeyi mkl duruma sokan ve kast veya ihmaliyle zarar veren memurla rn da en ar ekilde cezalandrlmas baklan ellerinde tutmutur. Padiah, icra kararlarn ferman, biti, hbn-i erif, irade-i seniyye gibi isimler tayan resm vesikalar vastasyla sdai' ederdi. Muhtelif dairelerden sadrzamla gelen tezkireleri sadrzam uygun bulursa mtalaasyla beraber padi aha arzederdi. Padiah da bu arzlara ifah ve bazen yazl cevap vererek irade sini belirtirdi. Padiah, ordunun bakumandan idi. Ordunun bamda bizzat sefere git mi; gitmeyip serdar- eki'em adyla bir veziri kumandan tayin ettikleri de olmu tur. 1697 senesinden itibaren padiallar ordunun bamda sefere kmadlar. Bu devir Avrupasnda da artk krallar orduya bizzat kumanda etmiyordu. Asker-hkmdar tipinden, devlet adam ve diplomat-hkmdar dpine doru bir deiik lik meydana gelmid. Artk harblerde teknik ve takdk, ecaat ve kuvvedn nne gemiti. Padiahlar, ordunun banda sefere gitmektense, bu ii ehli bir vezire tevdi edip, merkezde kalarak otoriteyi korumay daha uygun grmtr. c. Kaz (Yarg) Fonksiyonu Klasik devirde, kaz (yarg), icrann bir ubesidir. Padiah, kazann ba olup, monarsilerdeki gelenee uygun olarak bahkim mevkiinde idi. Ancak di er slm devletlerinde de olduu gibi, bu salhiyetini nibler (kadlar) tayin ederek kullanmtr. Kadlar, padiahn vekiU sfatyla dava grr ve hkm ve rirlerdi. Merkezden tayin edilir, kimse kendilerine mdahalede bulunamazd. Kadlarn hukuka aykr karai' vermeleri durumunda, bu kararlai'a kai' merkeze itirazda bulunulabilirdi. Padiah, isterse kendisi de muhakeme yapabilhdi. Devledn birlii ve mil letin dirlii iin zarar sabit olan kimseleri cezalandnabilir, hatta ldrebilirdi. Buna ta'zr hi'l-kati veya siyaseten kati denir. slm hukukunun hkmdara ta nd bir salhiyet olup, Osmanhlarda yalnzca devlet adamlarnn cezalandrl masnda kullanlmdr. Devlet mem.urlarnn ve kadlarn her eit tasarrufuna

itiraz olan en son padiala mracaat edebilirdi. Padiah bir davann taraf se, bu davaya kendisi bakamaz; kd nnde murafaaya kard. Bunun tarihte az da olsa rneme rastlanmaktadm Mesel Sultan V. Mehmed ile skdai'h Meh med Aa arasmda, Salacak'ta vakf mah bir kkn mlkiyeti hususundaki ihti laf sebebiyle alan bir davada, Rumeh kazaskeri atacah Ali Efendi kd sfa tyla murafaa yapm; Mehmed Aa'y hakl, padiah haksz bulmutur^ss, 1876 tarihli Kanun- Esas, padialn salhiyetini ve mesuliyetini hkme balamtn. Buna gre Osmanh saltanat, halfelik payesini hiz olup, Osmanl hanedannn en yal erkek mensubuna aittin Padiah, slm dininin hmisi ve Osmanh halknn hkmdardm Padiahn ahs halfe sfatyla mukaddestir; si yas bakmdan da gayrmesuldn Hanedann ahs ve ml haklar, husus mlk leri ve tahsisat umum teminat altndadm Sadnzam, eyhlislm ve nazrlarn tayini ve azli; devlet memurlarmm tayini, nian ve rtbe verilmesi, hutbelerde nmmm sylenmesi, adma para baslmas, ecneb devletlerle muahede yaplma s, harb ve sulh iln, ordu bakumandanl, kanunlarn tatbiki, devlet daireleri nin almalaryla alkah nizamlarn yaplmas, cezalarn hafifletilmesi veya af f, meclisin toplantya arlmas veya feshi, padiahn salhiyeti erindendi.

4. Padiahn Geliri Padiahm tahtta kald mddete bir takm ml haklar vard. Padiahn Divan- Hmyun kararyla devlet haznesinden ald aylk mebla tahsisat-} senyye denirdi. Hs denilen ai'zi paralarmdan bazlannm varidat, padiaha tahsis edilmiti. Ayrca saray baheleri (has bahe) ve baltahklan ile baz maden lerden gelen gelirler padiaha aitti. Aile ferdlerinden baka, klesi olup da vefat eden devlet adamlarnn mal varlklar, er' vris sfatyla padiaha intikal eder di. Btn bunlar haztne-i hssa denilen padiahm husus haznesini tekil eder di. Ayrca devlet varidatndan teekkl eden bir de hazne-i mire vard. Padia hn bu kadar gehri mukabihnde masraf da oktu. Padiahn ve aile efradnn tah sisat, sarayllarn maalar, saraylarn, bahelerin masraflar ve yaprm oldu u hayr eserlerinin ihtiyalar hep hazne-i hssadan karlanrd. Hazne-i mi re denilen devlet haznesinde ihtiya olduka, hazne-i hssadan veya vakflar haznesinden (devlet vakflannm gelir fazlasmdan) buraya bor verilmi; fakat bu borla- hibir zaman geri dnmemitin Bu devirde yksek devlet memurlar nn da gehr ve masraflar inanlmaz boyutta idi. XVI. asn sonlarmdan itibaren padiahm tahsisat giderek azald. Zamanla yalnzca mliyeden maa alan bir memur vaziyetine geldi. Bylece zaten servet sahibi olmayan hanedan, iyice fa kir dt. Hazne-i hssamn bir ksm da Sultan II. Abdlhamid tahttan indiril258 Topkap Saray Mzesi, Sinanpaa Arivi, No. 104'de kaytl. (. GUoiu, atalcal Ali Efendi, Trk Dnyas Dergisi, Y: 10, S: 40, 1976, s. 33-37; zbilgen, 3.)

dikten sonra devletletirildi. 5. Padiahn Salhiyetinin Snrlar slm amme hukuku erevesinde, teb'anm padiaha itaat etmesi att. Eski Trk siyaset geleneinde de halk hakana itaati bir bor bilir ve kar gelme yi hatrndan bile gehmezdi. Bataki hanedan, salhiyetini Tanr'dan dan ald iin, yani Tam, bu hanedann baa gemesini takdir ettii iin, teb'aya kade re rza dmektedir. ktidarn ilahiinin mns budur. Ancak tahtta kalmasmm meruluu ve halkm da itaatinin devamll, padiahm hukuk prensiplerine uy mas aitma balyd. Osmanh lkesinde er' prensipler, rf ve det kaideleri ve nceki padiahlarn koyduu kanunlar cri idi. Nitekim Fatih'in tekilat kanun nmesinde "Bu kanun, atam dedem kanunudur ve benim dahi karmnumdur. Evld- kirmm neslen ba'de neslin (nesilden nesile) bununla mil olalar!" diye yazldr. Padiah, er' hukuka, rf ve det prensiplerine, ayrca ecdadmn koydu u kanuniaa ve hatta terifat kaidelerine riayetle mkehefti. artlar gerektirirse ve kendisinde de bu gc hissederse, bu kanunlar deitirip yerine kendisi ka nun koyabilirdi. Ama er' esaslar deitiremeyecei gibi, bunlara aykr kanun lar da vaz' edemezdi, rf ve det prensiplerine ok ehemmiyet verildii bir asr da, padiahm bunlar deitirmesi hatta bunlara aykm davranmas bile ok zor du. Hele geleneklere ar hrmetkrlklaryla temayz etmi bulunan Osmanh padiahlar iin bunun meine pek rasdanmaz. Sultan Sleyman'a Kanun un vannn verilme sebebi, yalnzca kanun yapmas deil, kanunlara riayet prensi bini titizlikle tatbik etmesiydi. Bunun misalleri pek oktur. Cerbe harbinde yararlk gsteren Kaptan- Derya Piyle Paa'ya vezirlik rtbesi verilmesi teklifini kanun- kadme muhalif olduu iin reddetmi; ancak paay torunu ile evlendirmek suretiyle taltif etmid. 1522 senesinde Divan'da grlen bir davada ahit icap etmi; sadrzam Makbul brahim Paa ahit olma y teklif etmise de, Rumeli kazaskeri Fenrzde Muhyiddin Efendi, sadrzamm kle olduunu ileri srerek ahithini kabul etmemiti. Bunun zerine paa, bunu ayn zamanda enitesi olan Kanun Sultan Sleyman'a ikyette bulundu. Padiah da kazaskerin muamelesinin hukukun gerei olduunu syleyerek ka zaskere mdahalede bulunmad; ancak enitesini de azadlad. Bu sefer de kazas ker paann mcerred beyann kabul etmeyerek zd kdn (tknme) getir mesini istedi. Paa ertesi gn padiahtan vesika gedrince, ahitlii kabul olundu-59. Sultan III. Mustafa, Mora ihdilinin bastrlmasmda yararhk gsteren m259 R, C. Repp: T h e Mufti of istanbul, London 1986, 269-270. er' hukukta klenin hidlii makbul deildir.

derris Osman Efendi'yi iki rtbe birden ykselterek taltif etmek istediyse de; eyhlislm Mirzazde Sad Efendi bunun kanuna muhalif olduunu syleyerek direndi. Sultan IL Mahmud, bir teravih namazmda kendi yaptu-d Nusretiye Ca miine gitmi; namaz hnkr mezzinin kildnmasim istemiti. Ancak cami ima m, elinde padiahm verdii namaz kldnrma berat olduka, mihrab kimseye ve remeyeceini syleyince padiah raz olmutu. Osmanh Devleti'nde XVII. asrdan itibaren hanedann en yalsnn tahta gemesine dair bir anayasa gelenei teekkl etmiti. Bu gelenek karde kainin nne gemise de, yal padiahlarn tahta kmasna ve saltanat mddetlerinin de ksa srmesine sebep olduu iin mahzurlu grlm ve XIX. asrda Avru pa'daki monarilerde olduu gibi tahta padiahn byk olunun kmas d nlmt. Nitekim Sultan Abdlmecid, Sultan Abdlaziz ve Sultan II. Abdlhamid'in bu usul padiahn olu lehine deitirmek istedii, ama muvaffak ola mad rivayet edilir. Grlyor ki mutlak bir hkmdar olan padiah, bir ana yasal gelenei bile deitirecek gc kendisinde grememitir. slm amme hukukunda hkmdar kayd- hayat artyla baa getiinden irtidad, akl hastah veya vcud tamamiyedni kaybetmesi hricinde tahttan in dirilmesi mmkn deildi. Ancak Osmanh tarihinde eith siyas ve sosyal alkantilar sebebiyle meru sebep olmakszm padiahn tahttan indirildii; hatta katledildii olmutur. Bu darbeler fetvaya balanmakla beraber^ bizzat darbe tanzimcisi ulema tarafmdan verilen bu fetvlarm meruluu ve hukuka uygunlu u dorusu sz gtrr. Osmanh Devleti'nde, bilhassa devlet idaresinin bozul maya balad XVI. asr sonlarndan itibaren, devlet idaresinde sz sahibi olan nfuz grubu vard: Ulemanm tekil ettii ilmiyye, merkez ve taradaki brokratlarm tekil ettii kalemiyye (mlkiyye) ve askerlerin tekil ettii seyfiyye smflar. Sacayam andran bu snf arasndaki ahenk ve dengeyi saray temin et meye alrd. Bu denge, smflardan birisi lehine bozulursa, sacaya saraym zerine devrilirdi. Saray, ehzade katli, criye evhlii ve devirme vezirler istih dam gibi tedbirleriyle, lkede aristokrat smfmn teekklne izin vermemi, bylece yen bir nfuz grubunun meydana gelmesini engellemitir. Sultar IV Murad gibi kuvvetli padiahlar zamanmda otoritenin mnhasran saraya getii vkidir. Ancak ekseriyetle snf da saraym yanmda varlm ve padiah otori tesine kar potansiyel glerini muhafaza etmitir. Sultan II. Mahmud, yenieri ocan kaldrp, ulema ve vzernm salhiyetlerini ksarak merkez otoriteyi glendirmi; bu arada hakimiyet mnhasnan saraya gemitir. Tanzimat Fer man, Sultan Mecid'in genlii ve nazik tabiati sebebiyle brokradarm hakimi yeti tekrar ellerine almalarna vesile olmu; bu otoriteyi kurmak isteyen Suhan Aziz, bir asker-brokrat ittifakyla tahttan indhilerek ecisiz hle getirilmitir. Sultan II. Abdlhamid, tahta ktktan iki sene sonra dedesi gibi otoriteyi saray da toplam; 1908 Merutiyet'inden sonra otorite (1918-1922) yllar aras hari

olmak zere), brokratlarla anlaan askerlere gemitir. 6. Padiahm Mesuliyeti Osmanl hukukunda padiahm mesuliyeti drt ekilde tezahr ederdi: a. Din Mesuliyet Herkes gibi, padiahm da, icraatnda ncelikle Allah'a kar mesul olup; vazifelerini dine ve hukuka uygun yapp yapmadmn hesabm mahkeme-i kb rda vereceine inanlrd. bdet mkellefiyeti bakmmdan, hkmdarm, snadan bir msimandan fark yoktun u kadar ki, slm hmleri, hkmdarn ve onun makamndaki emirlerin, hacca gitmekte ma'zur olduuna fetva vermitir. Nitekim hkmdai-m hacca gitmesi, ok bakmdan amme nizamn bozabilir^fi", Osmanh padiahlar bu sebeple hacca gitmemi; mkellef olanlar bedel gndermitir. b. Ceza Mesuliyet Padiah, hadd suu gibi, hukuk- ammeye dair bir su ilemise, buna ce za verilmez. nki bu sularm cezalarn vermek hkmdarn vazifesidir; kendi kendisine ceza vermesi dnlemezimi. Ta'zr sularndan da ahs haklai"a dair olmayanla- byledin nki bir kimse bir suu ilerken vazgemesi iin ikaz edip, vazgemezse eliyle men etme salhiyeti her Mslmana tannm iken, su ilendikten sonra cezalandrma hakk hkmdar ve niblerine aittin Padiah hu kuk- ahsiyyeyi ihll etmise, mesel ksas ya da hakaret suu ilemise; bu bir ahs dava olduundan, ahs davac (madur veya vrisleri) talepte bulunursa, padiah muhakeme olunup ceza alabilin Buna bakacak mahkeme Divan- Hmyun'dun Padiahn bahkim sfatyla ve ta'zr yoluyla ceza vermesi mm kndn Bundan dolay mesuliyeti bulunmad halde; buna itiraz olan, Divan'a veya bizzat padiaha mracaat ederek, maduriyetinin giderilmesini talep edebi lirdi. Bu, artk bir temyiz talebi sayln. c. Hukuk Mesuliyet ceza dmdaki ahs haklarda da padiahm mesuhyeti szkonusudun Ni tekim padiahtan ml alaca olduunu iddia eden bir kimse, davac sfatyla mahkemeye mracaat edebilir. Bu takdirde mahkeme davaya bakp; gerekirse padiah aleyhine karar verebilin Bunun rneklerine Osmanh tarihinde rastlan maktadm B n vakf davasmda Suhan IV. Mehmed taraf olmu; davay kaybet miti. Padiahtan bu kabil alaca veya hakk olduunu iddia eden kimse, Divan Hmyun'a veya bizzat padiaha mracaat ederek de hakkn isteyebilin

260 bn Abidn, 11/146. 261 bn bidn, 111/163.

d. Siyas Mesuliyet Padiah, btn fonksiyonlarn vekilleri vastasyla kullanr. Osmanh padialn, Divan'a ve sadrzama mdahale etmezdi. Buna salhiyeti vard ama, ok nadir kullanmn. Sadrzamlar, padiahm telkini istikametinde hareket et mek istemedii zaman istifa edebilirdi. Bu takdkde siyas mesuliyeti de zerin den atm olurdu. Nitekim 1586 ylnda veziriazam Mesih Mehmed Paa, reislkttbm deitirilmesi hakkndaki tezkiresini zamamn padiah Sultan III. Murad'm reddetmesi zerine "Kavh nafiz olmayan vezirlerden olmay irtikb ede mem" diyerek istifa etmiti. Sadrzamm icraatm tasvib etmeyen padial; bunu imzalamayabilir; gerekirse sadnzam da azledebilirdi. Padialnn vatana hyanet suunun fih olamaz. nki slm-Osmanl am me hukukunda, vatan padiahm mlk, teb'a da ailesi gibi mtla edilin Vatan elden giderse, padiahlk da biteceinden; bir insann kendi mlkne ve ailesine hyanet edecei hukuken tasavvur olunamaz. Padiahm anayasaya aykm hareket etmesi de mevzubahis olamaz. nki anayasalar ferman (charte) ekhnde padi ah tarafndan tek tarafl olarak bahedilmitin Amme hukukunda kaidedir ki, bir idar tasaiTufta bulunan makam, onu geri almaya da salhiyetlidin Bu sebeple darbe ve ihtilller yoluyla padiahm tahttan indirilmesi hukuken meru ve mm kn deildin Padiah, ancak akl hastal, irtidad (dinden kma) veya vcud se lmetini (mesel iki gzn veya iki ayam) kaybetmesi sebebiyle tahttan indirilebilin Maamafih Osmanl tarihinde 12 padiah tahttan indirilmiti. Hemen hepsi brokratlarla ulemann el altndan destekledii asker darbelerle hal' edil mi; bir-ikisi hari hibhinde hukuk artlar tam olarak tahakkuk etmedii iin hal'ler meruluk kazanamamtn. craatlarm beenmedii gerekesiyle, hi b h makam, hatta halk veya millet mechsi, padiah tahttan indiremez. Padiahn stnde hiyerarik olarak hibir makam yoktun te 1876 Kanun- Esas'sindeki "Zt- akdes-i padiah mukaddes ve gayr mesuldr" ifadesinde geen mesuhyet, siyas bakmdandn Btn monarilerde de byledin Kralm kararlarnda bavekil veya vekillerin im zas bulunun Buna anayasa hukukunda kar imza denin Siyas mesuliyet de im za sahibme aittin Mechs veya halk, gerekirse o bavekih veya vekih drebiIh; ama krah dremez. 1876 tarihli Osmanh Kanun- Esas'sine gre, kanun lar meclis tarafndan haznlamr, padiahn imzasyla yrrle girerdi. Dolay syla kanunlarn ekil ve muhtevasndan mecHs mesuld. cra ise padiahn ta yin ettii sadnzam tarafndan yerine getirilirdi. Padiah, sadrzama bir emir verecek olsa, sadnzam fauna uymak zorunda deildi; istifa edip ekilebihrdi. Kalrsa, yaptndan mesul olaca tabi idi. Her iki halde de sadrzamm padi aha kar siyas mesuliyeti vard. 1909 tdillerinde sadrzamm padiaha deil, Meclis-i Meb'usan'a kar siyas mesuliyeti olduu, mechsin istedii takdirde istizah (gensoru) vererek ve adem-i itimad reyi (gvensizlik oyu) gstererek sad-

rzam drebilecei kabul edilmidr. Bylece 1909'dan sonra sadrzamm si yas mesuliye meclise rci kimmtr. 7. Padiah Saray Padiahlar stanbul'da nceleri bugn yerinde stanbul niversitesi rek trlnn bulunduu Eski Saray'da (Saray- Atik) oturmular; Sultan Fatih devrinden itibaren yaplmaya balanan Topkap Saray'na Kanun devrinde ta mamen tanmlardr. nceki padiahn ailesi Eski Saray'a nakledilirdi. Sultan Abdlmecid Dolmabahe Saray'n yaptrarak, artk oturulmas mimar ve shh bakmdan imknsz hle gelmi bulunan Topkap Saray'n na olarak terketmidr. Bundan sonraki padiahlar uzun mddet Dolmabahe raan ve Yldz Saray'nda oturmulardr. Topkap Saray, hazne dairesinin bulunduu, padiahlarm tahta k ve cenaze merasimlerinin icra edildii sembolik bir saray hline gelmi; endern hizmetkrlar burada oturmaya devam etmitir. Saray, yalnzca padiahm evi deil, devletin idare edildii ve baz devlet dairelerinin sekreteryalarmn bulunduu, bir takm toplant ve merasimlerin icra edildii, ayrca saray akademisinin faaliyet gsterdii geni bir meknd. Osmanl tarihinde saray den dii zaman padiah saray anlalr. ayr ksmdan oluan Topkap Saray'nn halkn da girebildii birinci avlusunda devlet daireleri bulunur; ikinci avlusunda Divan- Hmyun toplanr ve merasimler icra olunurdu. nc avlu da denilen ksm padiahm asl rezidans olup, endern mektebi ile harem-i hmyun bura dayd. Drssaade (saadet evi) de denilen harem, padiahm ailesiyle beraber ya ad yerdi. Padiahm annesi hayatta ise valide sultan unvan ile harem-i hm yunun miri olup, bir nevi firs! lady mevkiindeydi. a. Harem-i Hmyun Padiahlar, Kanun Sultan Sleyman'a kadar umumiyetle Anadolu beyhk hanedanlarndan kz alp vermilerdi. Ayrica Hrisdyan komu devlet prensesleriyle de siyas evlilikler akdetmilerdi. Ancak zamanla Anadolu beylikleri inkirza yz tutmu; ayrca devlet iinde Osmanl hnedanmdan baka bir aristokra sinin teekklne imkn vemek istemeyen padiahlar, kk yata saraya alnp yeddrilen cariyelerle evlenmeyi tercih etmilerdir. Bylece hem saray terbiye siyle ve padiah annesi olmak zere yetitirilen gzel, zeki ve kusursuz kzlarla evlenmi oluyorlar; hem de bazlarnn padiaha hsmlk yoluyla devlet iinde nfuz kazanmalarnm nne geiyorlard. er ' hukukta hr kadnlarla evlenme nin snr drttr. Cariyelerle evlenmede bir snr yoktur. Bu cariyeler padiahn mlk olduu iin, ayrca nikh gerekmez. Criye ocuk dourduu zaman sta ts deiir; efendisi lnce hrriyetini kazanr. ocuk ise hr doar. Padiah hanmlarma Kanun devrinden itibaren bir asr boyunca haseki denilmitir. XVII. asr sonundan itibaren bu hanmlarm ilk drdne padiah ta-

rafndan kadnefendi unvan verilmi; sonraki drdne de ikbal denilmitir. Bun larn dmdaki padiah cariyelerine gzde denhdi. Sarayda baka cariyeler de vard ama, bunlar kiler, mutfak gibi muhtelif dairelerde hizmet ederlerdi. Saray da terbiye edilen bu cariyelerden evlenip kmak isteyenler eyiz verilip mna sip kimselerle evlendirilirdi. Bunlar, sarayla irtibat devam ettirir; halk ile saray arasnda kpr tekil ederlerdi. Saray terbiyesini halk arasnda yaylmas; sara yn da halkn ahvlinden haberdar olmas bu sayede mmkn olabilmitir. Sa rayda kalmay tercih edenler, liykatleriyle ykselip kalfa ve usta olurlard. Ha rem, cariyelerin yetitii bir mektep hviyetinde idi. Haremin disiplini ile haremaalar megul olurdu. Haremaalar, Afrika l zenci kleler olup, hareme bitiik bir dairede yaarlard. Zaman zaman hare me girebilirlerdi. Haremin daryla irtibatn bunlar temin ederdi. Padiah hare me ekilmise, kendisine haber ulatrmak gerektiinde. Harem ile Mbeyn ara smda nbet tutan haremaas vastasyla iletilirdi. Sarayda devaml padiahlarm yanmda bulunup, onlar nkteleri ile elendiren ve basit husus ilerine bakan nedim veya mushibler vard. Son devirlerde mahiyet deitiren mushiblik va zifesi haremaalarna verilmitin Haremaalarma Roma ve Bizans'ta, ran'da, Abbas saraylarmda da rast lanrd. Bunlar doutan hadm veya sonradan burulmu ekserisi Sudan ve Ha beistan aslh zenci klelerdi. Afrikal kabileler malup ettikleri dmanlarm, zafer almeti olmak zere burup, kle olarak satarlard. er' hukuka gre ve Os manl lkesinde, insanlar bir yana, hayvanlar bile burmak ve ksnlatrmak su tun Nitekim insanla hadmlatranlara verilecek cezalan bildiren 1715 tarihli bir fermandan bu aka anlalmaktadn. Haremaalarmm balarnda drssaade aas (kzlaraas) bulunurdu. Drssaade aas 1587 yiimdan itibaren Haremeyn (Mekke, Medine) ile seltin (padiah) vakflannm nzn olup, bu sebeple terifatta sadnzam ve eyhlis lmdan hemen soma gelirdi. Maiyeti vard. Tanzimat'tan sonra vakflarla alka l vazifeleri Evkaf Nezreti'ne verilmi, II. Merutiyet'ten soma da protokolden karlmlarsa da, haremdeki salhiyetleri ve padiah nezdindeki itibarlar dev letin sonuna kadar devam etmitin b. Hanedan Hanedann hukuk stats, asnlar boyu kanunnmeler ve anayasa gele nekleri ile tayin olunmutu. 1920 senesinde karlan "Hnedan- Al-i Osman Umuru Hakknda Kararname" ile bu stat teyid edilmitir22. Padiah oullar na ehzade denirdi. Kkken anneleri ile, bydkleri zaman kendilerine tah sis edilen dairelerinde husus hizmetkarlaryla ve has odadan tayin edilen lalala262 Dstur, 11/12/554.

rn nezretinde yaarlard. 12 yalarma gelince maiyetleri ve anneleri ile Konya, Manisa, Amasya gibi sancaklara sancakbeyi ola-ak gnderilirlerdi. Bu usul XVII. asr balarma kadar srm; bundan soma ehzadeler sancaa karlma yp sarayda imhiik diye bilinen dairelerinde oturmulardr263. ehzadelerin o cuklar da ehzade veya sultan olarak anlrd. ehzadelerin husus taisistlar varsa da, dier devietlerdeki prenslere nazaran ml ve siyas bakmdan ok za yf bir statde tutulmulardr. ehzadeler, son devirde artk saray dmda yaa maya ve eith memuriyetler almaya balamtr. Padiahlarm kzlar sultan un van ile anlrd (Aye Sultan gibi). Padiahlarn siyas maksaarla Anadolu bey liklerinden kz almalarna mukabil, sultanlar da bu beyliklere gelin verilirdi. Za manla devlet richnden ztlarla evlendiril mislerdir. Bylece hem baarl devlet ricali taldf edilmi; hem de bunlar saraya balanarak, kendi aralarnda evlilik yo luyla yakmiklar kurmasnn nne geilmitir. Sultanlar evlendikten sonra kocalarr ve maiyetleriyle ayr bir sarayda otururlard264. c. Endern- Hmyun ve Devirme Usul Endern, Farsa "i" demektir. Saraym i ksmnda yer ald iin bu ad almtr. Nitekim sarayn d birimleri de brn (d) adm tard. Endern, sara yn i tekilatn karlayan bir tabirdir. Padiahn evi olan harem ile d dnya arasnda kald iin mbeyn de denilen Endern- hmyun, hem padiahn hu sus hizmetinin grld idar ofisler; hem de devlet ricalinin yetitii bir sa ray akademisi idi. Endern talebesini, harb esirlerinden devlet hissesine den lerle, Hristiyan halktan devirilen uygun vasfta ocuklar tekil ederdi. Harblerde alnan esirlerden devlet hissesine den bete birine penik de nirdi. Penik, Farsa bete bir demektir. slm hukukuna gre, har'bde esir edilen muharibler ya ldrlr veya fidye karl serbest brakr ya da kle yaplu". Bu nc durumda bete bir devlete ait olur. Bu bete bire dhil ocuklardan gl, zeki ve istidadl olanlar, fizik muayene ve zek testinden geirihp kabir liyetlerine gre, devlet adam veya kapkulu askeri yahud bostanc yetitiren ace mi olanla- ve endern mekteplerine alnr; burada Mslman Trk kltryle yetitirilirdi. Bunlara penik olanlar denirdi. Geri kalanlar da devlete ait top raklarda (haslarda) ve ahrlarda alrlard. Bunlara ortak kullar denirdi.
263 Bu devirde ehzadelerin ocuk yapmasna izin verilmedii yaygn kanaaUir. Cidd Osmanl kaynaklarnda bulunmayan bu iddiay nakzeden misaller vardr. Dorusu, istikbali pek de parlak grmeyen ehzadeler bu hususta kendi rziaryla bir kontrol yapm olabilir. 264 3 Mart 1924 tarih ve 431 sayl kanun mucibince hanedana mensup ehzadeler, sultaniar ve sultan ocuklar ile eleri hayatta bulunan padiah ve ehzade zevceleri ile dmdiar olmak zere 164 kii vatandalktan ihra olunarak smr d edildi. Kanuna dhil olmadklar halde ebeveynleri veya ocuklar ile srgne gitmek zorunda kalanlar ile efendilerini izleyen yz lerce kalfa ve hizmetkr bu saynn dndadr. 1952 ylnda hanedann kadn mensuplarna, 1974 ylmda da tmne lkeye dnme izni verildi.

Sultan 1. Murad zamannda penik kanunu kanimtr. Penik olanlar, Osmanl brokrasinin ve kapkulu ordusunun esasn tekil eden Ankara Harbi'ni mteakip Anadolu ve Rumeli'de fetihler durduu ve kfi mikdarda penik ele gemedii iin Sultan II. Murad zamanmda devirme kanunu karlarak, gayrimslim teb'amn elverili genleri, ebeveyninin de rzasyla, yetitirilmek zere devlet hizmetine aimmtn. Bunlar sekiz il oniki yalarnda, zek, terbi ye ve fizik grn bakmmdan en mkemmel olan ocuklar arasmdan ilm-i k yafet (fizyonomi ilmi) bilen husus memurlarca muhtehf imtihanlardan geirile rek seilirdi. Tamamen devletin ihtiyacndan doan devirme messesesinin hukuka uygun olup olmad hususunda eitli grler serdedilmitir. u kadar ki afi mezhebinde Mslmanln douundan sonra dier semav bir dme girenlen ehl-i zimmet statsnde saylmazlar. Paul Wittek, Osmanhlarm devirme usul n, f mezhebinden istifade yoluyla tatbik ettiklerini sylen Nitekim Osman llarda Srp, Hnvat, Bulgar, Rum, Arnavud, Rus ve Hnistiyan Bonaklar gibi s lmiyetin zuhurundan soma Hristiyan olmu halklarn ocuklar devirme ola rak almn; bunun aksi olduu kat'iyetle beUi bulunan Yahd ve Ermenilerin o cuklar devirilmezdi25. "Gz ak" olup terbiye kabul etmez grld iin ehirli ocuklar devirilmezdi. Devirme nisbeti, bir ehirde knk evden bir ocuk nisbetmde idi. o cuklar devirilenler, eitli vergilerden muaf tutulurdu. Az da olsa ocuklarm vermek istemeyenler kar, bunlar eitli yollarla ikna edilirdi. Devirildikten sonra firar edenlere az da olsa rastlanr. Hkim smf Trk ve Mslman olduu iin, buna dayanarak yerli halk zerinde mtegallibelik yaparlan yahud firar ederler endiesiyle ilk zamanlar Mslman Trklerden devirme almmamtm Devirme sisteminin, gayrnnslimlerin ekseriyette bulunduu vilyetlerin daha itaath olmasma sebebiyet verdii dnlmtn nki buralarda eh silh tutabilecek genler, umumiyetle devlet hizmetinde idi. Nitekim devirme usul kalktktan sonra, bu eyaletler birer ikier istikll mcdelesine girimitin Dev irmelerin aileleriyle irtibata geenleri ok azdr; bunlar da ailesinin Mslman265 Paul Wittek: Devshrme and Shari'a, Bulletin of the School of Oriental and African Studi es, XVn/2, 1955, s: 275-277'den nakleden Ahmet Mumcu: Osmanh Devletinde Siyaseten Kat, Ank. 1963, 60-62. Eldeki bilgiler mda, devirmelerin, penik olanlar gibi kul saylamayacam iddia edenler de vardr. Bkz. Gme Karamuk: Devirmelerin Hukuk Du rumlar zerine, Hacettepe niversitesi Edebiyat Fakltesi Dergisi, Osmanl Devleti'nin Kuruluu'nun 700. Yl zel Says, Ekim 1999, s. 19-32. 266 Hrvat aslh Sokullu Mehmed Paa, daha silahtarlnda Bosna'm Sokol kasabasndaki aile siyle temasa gemi; iki kardei ve amcazadesini stanbul'a getirterek enderna aldrm; bi lahare anne ve babas da gelerek hepsi Mslman olmutu. Sokol'da yalnzca papaz olan bir kardei kalmt.

lamasn salamt^s^^ Devirmelerin iemen iepsi Mslman Trk kimliine uygun yaam; lkeye sadkane hizmetleri ve hayr eserleriyle ne kmlardr. Bu husus, er ' hukuktaki, bir kavmin kleleri ve azadhlarnm da o kavimden sa ylaca prensibine uygundur^^?. Devirilecek ocuklarda aranan vasflar, mezkr kanunda teferruatyla sa ylmtr. Penik veya devirmeler arasmda bu vasflara uymayan ocuklar var sa, tophane veya cebehneye ii olarak verilirdi. Kanundaki vasflar tayanla r, nce Mslman Trk iftilerin yanma verilip Trkeyi ve slmiyetin esas larn renmeleri salanrd. Birka sene sonra burada kalp hizmet ettikten son ra Galata Saray, brahimpaa Saray, skenderelebi Saray, Eski Saray, Edirne Saray'ndaki acem olanlar mektebine alnrd. Acem olan tabiri, Hammer gi bi mehur bir tarihiyi bunlarn menfur hizmette kullanld zehabma drm; hatta zamanm padiah Sultan Aziz ve sadrzam Ali Paa kendisini bu mealde ki yazsmdan dolay kmamlardr. Olan kehmesinde rezil bir mn yoktur ve ya argoda somadan byle bir mn yklenmidr. Olan, henz by bitmemi delikanl demektir. nceleri Trk-slm kltrne yabanc olduklar in acem denilirdi. Acem, bir ie, sanata, meslee yeni balayanlara verilen isimdir. Acem, yabanc mnsna gelir. Eski Trkede acem yerine torlak da kullanlmtr. Acem olanlarndan fiziken gzel olanlar devlet adam olarak yetitiril mek zere saraydaki enderna alnr; gl kuvvetli olanlar da saray baheleri ne, kaykhanelere ve sahil gvenliine nezret etmek zere bostanc ocana ay rlrd. Geri kalanlar kapkulu askeri olarak yetitirilmek zere tahsiline devam ederdi. Acem olanlar mektebinde okuyan talebe, bir yandan tahsil yaparken, bir yandan da eitli hizmetlerde kullanirrd. Saray mutfanm koyunlarna ne zret eder, saray, cami, kla, su yolu inaatnda alr; sara, frn gib hassa ocaklarnda (devlet atlyelerinde) hizmet grrlerdi. Yukarda saylan orta dere celi saray mekteplerinde tahsil ve terbiye grp; burada temayz edenler, Top kap Saray'ndaki endern mektebine (saray akademisine) alnrd. Endern, sa rayn ii mnsna geldiinden, bunlara iolan denirdi. Enderun'daki her bir snftan st snfa kma olduunda, acem olanlar mektebinden kma mdde tini bitiren saraya uygun ocuklar enderna getirilirdi. Acem olanlar mektebin de kalanlar, cidd bir tahsil ve terbiye alarak yetidrilir ve zaman gelince kap kulu ordusuna karlard. Sultan I. Ahmed zamannda acem olan says 9406 idi. 1633 ylndan itibaren devirme usul zaafa urad. XVI. asrdan sonra Ms lman halkn, hatta devlet ricalinin ocuklarmdan da okumaya hevesli olanlar, acem olanlar mektebine ve enderna talebe alnd. Maamafih yenieri oca kaldrlana kadar devirme usul cereyan etmi; Anadolu, Rumeli ve Kafkas267 "Bir kavmin kle ve zdllan da o kavimdendir" hads-i eriftir. Thmiz: Zekt 25, (657); Eb Dvud: Zekt 29, (1650); Nes: Zekt 97, (5,107).

ya'daki Trk, Ermeni ve dier halklarn ocuklarndan da devirme yazlmtn. Sultan II. Murad devrinde tekilatlandrlan, Bursa ve Edirne saraylarmda da yer alan endern mektebi, Topkap Saray'mn nc avlusunda bulunurdu. Buradaki genler bir yandan devlet hizmeti ve muayyen sanatlar iin saray ter biyesi ile yetitirihr; bir yandan da saray ve padiahm hizmetlerini yaparak ayn zamanda staj grrlerdi. olanlar denilen bu talebenin her trl masraf sara ya aitti. Kendilerine aynca gndelik verilirdi. Burada oda adyla alt smf vard: 1 .Byk Oda ve Kk Oda, 2.Doanc Kouu, 3 .Seferli Odas, 4.Kiler Odas, 5.Hazne Odas ve .Has Oda. Talebeler bu sraya gre odalarm hepsinde tahsil ve terbiye grrd. Kiler odasndan itibaren endern mensuplarma aa denirdi. Her smfn bamda byk zabitler (subaylar) vard. Byk ve kk odalarda XVI. asnda 160 talebe vard, sonra bu say art m, 400'e kadar ykselmiti. Burada din, fenn ve edeb ilimler, slm ve Os manh tarihi retilir; at binme, ok atma gibi sportif talimler yaplnd. Bu oday geemeyenlen sipahi zabiti olarak orduya katlrd. Byk ve kk odalardan son ra doanc, sonra da seferli kouuna geilhdi. Seferli odas olanlar, dersten ar ta kalan zamanlarda padiahm amanlarnm ykanp tlenmesi iiyle de megul olurdu. Seferli odasmdan sonra kiler odas gelirdi. Talebeleri artk zahit (subay) saylan bu oda, padiahm yemekleriyle alkah her trl iin tanzimiyle megul olurdu. nceleri mevcudu 30 kii iken, sonra 150 kiiyi bulmutn. Hazne odasnm vazifesi i hazneyi muhafaza etmekti. Mevcudu nceleri 3 kii iken, XVI. asr sonunda 60'a, XVIII. asnda da 150'ye ykselmitir. Kumandan haznedarha (serhzin-i endern) olup, ayn zamanda saray atlyelerinden de mesul idi. Has Oda, endernun en yksek rtbeli kademesi idi. Burasn Sultan Fa tih ihdas etmiti. Mevcudu 40' pek gemezdi. Banda hasodaha bulunurdu. Srasyla silhdar, uhadar, rikbdr, tlbend aas ve miftah aas gelirdi. Bun lardan ilk drd arz aas olup, kimseye sormadan istedikleri zaman padiahn huzuruna kabilirlerdi. Sadrzamm, hatta ehzadelerin bile byle salhiyeti yoktu. Padiahm yanndan hi ayrlmaz; dar ktmda da refakat ederlerdi. Hasodaba, enderndan kmca hemen vezir rtbesi alnd. Avrupa'daki muadih saray mareali idi. Has Oda bir nevi padiahm husus kalem mdrl ve hizmet birimi idi. Mukaddes emanetlerin muhafazas da bunlara aitti. Enderun'da Fatih zamanndan beri bir de dilsizler (bzebn) ve cceler bulunurdu. Zeki kimseler olan dilsizler, bilhassa padiahn sadnzam ve vezir lerle grmelerinde mahremiyetinin muhafazas iin istihdam olunurdu. Sonra bu usul Bbh'ye de intikal etmi ve gnmze kadar devam etmitin Cceler ise, daha ziyade beden mkemmeliyet gerektirmeyen ilere bakan mesel En derun'da hfzlktblk (ktphane memurluu) yaparlard. Kabiliyeth olanla r lkedeki hastahnelerin rad ve masraflarna bakard.

Endern mektebinde disiplin ok sk idi. -drt aceminin bir lalas olur du. Lala, aceminin bilmedii eyi redr ve acemide grd kusuru ikaz eder di. Mektep disiplinini, haremdeki drssaade aasma (kzlaraasma) paralel ola rak, akaalar da denilen beyaz hadmaalar temin ederdi. Endern mektebinde tahsil mdde takriben 14 sene idi. Talebe, gne domadan evvel kalkar; endern hamammda ykanu" sabah namazn aalar mescidinde padiahla beraber kldktan sonra kahvalt edip derse balard. Bu derslerin hocalar saray mensuplarndan olduu gibi, dardan da mehur lim ler hoca olarak getirtihrdi. Bidayette Kur'an- kerm, kraat, tecvid, ilmihl der si verilirdi. Soma tefsir, hads, kelm, fkh, iir ve ina, musiki, hey'et (astrono mi), hendese (geometri), corafya, tarih, mantk, belagat (edeb sanatlar) ve hik met (felsefe) okutulurdu. leden soma, yksek zbider tarafmdan spor ve ta lim dersleri verilirdi. Talebe, gerektiinde uhdelerine tevdi olunmu saray vazi felerini yerine gedrirdi. Bundan soma serbest saatler vard. Endernda, spor m sabakalar yaplrd. Aalar a-asmda bir hobisi olmayan, bir sanat ile urama yan yok gibiydi. Endern aalan ve iolanlar bekrd. Zaman gelen endern aalan, sancakbeyilik gibi muhtehf vazife ve rtbelerle enderndan nak edilirdi. Gere kirse rak edilecek cariyelerden biriyle de evlendirilirdi. Endernda otuz yan dan byk kimse pek kalmazd. Bu aalar, hem stn meziyetleri sebebiyle gn derildikleri vazifeleri bihakkn yerine getirirler; hem de haremden evlendikleri cariye hanmlanyla beraber sarayda aldklar terbiyeyi halka aksettirirlerdi. Ne zket ve terbiyenin, saraydan stanbul'a, oradan da btn Osmanh lkesine ya yld sylenir; "Sarayda terbiye olmayan, hibir yerde olamaz!" denirdi. Ende rndan ilerinde Davud Paa, Hersekzade Ahmed Paa, Gedik Ahmed Paa, Da mat brahim Paa, Sinan Paa, Sokullu Mehmed Paa, Kprl Mehmed Paa, orlulu Ali Paa, ehid Ali Paa gibi mehur zdarn da bulunduu 64 sadrzam yetimitir. [Osmanl devlet richnin hepsi enderndan yetime deildi. Ordu dan, birn halkndan, akaalardan, ktiblerden medreseden yetien, hatta halk tan bu makama getirilen vezirler olmutur.] Padiahlarn Topkap Saray'n terketmeleri zerine Endern- hmyun ehemmiyetini kaybetti. Bu parlak mektebe artk talebe aimmaz oldu. Endern mektebinin fonksiyonunu yerine getirmek zere Mekteb-i Mlkiye kuruldu. Ga latasaray acem olanlar mektebi de sonradan sultanye (liseye) dntrld. Sultan II. Mahmud 1833'de btn endern tekilatn lavederek yeni bir Ende rn- hmyun tekil etti. Son devirde endern erkn, sadece Topkap Sara y'nn hizmetini grp hazne ve mukaddes emanetlerin muhafzlar ile merasim hademesi durumuna geldi. Cumhuriyetten sonra Topkap Saray mzeye dn trlerek endern erkn bir mddet mze memuru olarak faaliyet icra ettiler.

d. Mbeyn-i Hmyn Eskiden her evde kadnlam yaad ve yabanc erkeklerin giremedii ha rem dairesinin yanmda, erkek misafirlerin kabul edildii ve evin kadnlarmm girmedii selmlk dairesi bulunurdu. Padiah saraymm selmhk dairesine Tan zimat'tan itibaren Mbeyn denilmitir. slm devletlerinde hkmdar ile hricin mnasebetini hcih denen mbeynciler yapard. Hicbet denilen bu vazife st seviyede bir memuriyet olup, hcibler gerektii zaman hkmdarm yanma arz iin msaadesiz girme salhiyetini hiz idi. Hkmdar ile grecek olan davet lileri bunlar karlayp ieri alrd. Bunlarn vazifesini, klasik devir Osmanl sa raynda Has Oda aalar (hasodaba, silhtar, uhadar, rikbdar), haznedarba ve kapcba alm; hatta Has Oda'ya mbeyn dairesi denilmitin Topkap Saray'ndan ayrldktan sonra yerleilen saraylarda Enderijn- Hmyun'un yerini bir bakma Mbeyn-i Hmyun almtn. Mbeyncilerin ii, mabeyne gelen devlet ricalinin mnazatm padiaha ai'z ve padiahtan aldkla iradeleri gereken yerlere tebh idi. Mbeyn, ayn zamanda saraym yazmalarnm yapld ve hkmetle saray arasndaki muhaberenin temin edildii bir ofis idi. Banda klasik devirdeki sr ktibinin yerine ihdas olunan mbeyn baktibi bulunurdu. Ktib ve mbeyncilerden baka, drssaade aas (mushib), hnkr imam, hazne-i hassa nzm, stabl- mire (saray ahnlar) mdiri gibi vazifeh1er de mbeyn erknndan saylnd. lkenm saraydan idare edildii Sultan Hamid zamannda mbeyn-i hmyunun faaliyeti fevkalde youn idi. 1908 ink lbndan sonra mbeyncilerin rol azald. e. Brn Halk Sarayda vazifeli olup da burada yatp kalkma mecburiyeti olmayanlar da vard. Bunlardan ilm snfa mensup olanlarm bamda hce-i sultan denilen pa diah hocalar gehrdi. Dierleri hekimba, cerrah, kehhl, mneccim ve hnkr imam idi. Kehhl gz hekimi idi. Mneccim, vakitleri hesab eder, takvimleri ha zrlard. Hekimba, saray hekimlermin ba olduu gibi, lkede hekimbamn izni olmakszn kimse tabiblik icra edemezdi. Bu bakmdan hekimba salk ba kan pozisyonunda saylabilin Ayrca emin adyla drt yksek memur vard ki, bunlar ehremini, matbah emini, darphane emini ve arpa emini idi. ehremini, saray ve hklrmet binalarnn ina ve tamh masraflarm kontrol ederdi. Matbah emini saray mutfandan, darphane emini para matbaasndan, arpa emini de sa ray ahrlarmm arpa ihtiyacndan mesul idi. Resm (mr) binalarn ina ve tami ri, suyolu, kpr yapm, stanbul'daki resm ve sivil binalarn inaat teknii ve estetik bakmmdan kontrol ile vazifeli hassa mimarlarmm bamda mimarba bulunurdu. ehremini yaplan ina ve tamirlerin masraf hesabma, mimaiba ise bizzat ina ve tamirlerin teknik tarafna bakard. Mimarba, ehremini, suyolcu (su' yolu nzn), ambar emini, ambar ktibi, tamirat emini birhkte hareket eder di. Emir-i lem (mirlem), saray sancaklar ve mehterlerinden; eniir-i hur (im-

rahor), saray ahiamdan mesul di. [Tanzimat'tan sonra stanbul belediye reisi olarak vazife gren ehremini bakadr.] Saray hizmeti gren endern aalarndan baka aalar da vard. Endern mektebinden gemeyen ve padiahla da bu bakma bir irdbaar olmayan bu va zifelilere saray aalar denirdi. Harem muhafz baltaclar, bostanlara bakp sa hil gvenliini salayan bostanclar, kaplara bakan ve reisleri saray nazu ve pa diah yaveri mesbesindeki kapclar, saraydan kan emirleri infaza memur a vular bunlarm nde gelenleri idi. Saray aalarndan da sadrazamla kadar yk selenler olmutur.

B. D V A N I HMYUN Eski Trk ve slm devletlerindeki gelenee uygun olarak kurulmu padi ah divan idi. Abbslerde, vazifeleri ayr hususlara inhisai' eden muhtelif divan lar, soma gelen Mslman Trk devletlerinde de taklid edilmiti.

1. Vazifeleri nceki slm devletlerindeki Divan- Saltanat'm yerini Osmanllarda Dvan- Hmyun almtr. Divan- Hmyun'un alma ekli, azalar ve salhi yetleri Fatih Sultan Mehmed'in tekilat kanunnmesinde etraflca anlatlmtr. Divan- Hmyun, sarayda padiahn veya sadrzamm bakanlnda ileri gelen devlet adamlarnn toplants idi. Burada her eit siyas, idar, ml, asker, adl memleket meseleleri grlr; harb ve sulh ilnma, eli gnderilmesine, vergi konulmasma, kanunlar yaplmasma karar verilirdi. Eli kabul ve yenierilere ulufe (maa) datlmas da Divan huzurunda olurdu. Divan- Hmyun ayn za manda lkenin en yksek mahkemesi idi. Devlet memurlarmm icraatlarna ve kadlarn verdii hkmlere itiraz olanlar buraya mracaat edebilirdi. Kadlarn verdii hkmler bozulursa, yeniden muhakeme de burada yaplabilirdi. Baz haerde, kadlar bakmaktan ekindikleri mhim davalar, ilk tahkikatn yaparak Divan'a gnderir; murafaas burada icra olunurdu. Yksek dereceli memurlarn muhakemesi de Divan- Hmyun'da yaplrd. Fonksiyon itibariyle gnmzdeki bakanlar kuruluna (kabineye) benze yen Divan- Hmyun, aslnda bir meveret meclisidir. Ald kararlar ancak pa diahn tasdiki ile yrrle girebilirdi. Pratikte padiah, divanda alman karalara umumiyetle kar kmaz; muhalefeti varsa bunu bata bildirmeyi tercih eder di. Nitekim Sultan I. Selim zamanmda Divan- Hmyun Kbrs'n fethini m zkere etmi ve sefere klmamas hususunda kai'ar almt. Padiah sefer husu sunda srar ederek divann kararn kabule yanamamt. Kanun Sultan Sley man, Hazret-i Peygamber'e hakaret ettii iin Divan'da muhakeme olunan ve

delil kifayetsizliinden dolay serbest braklan ranl Kbz'n yeniden muhake mesini emretmiti. 2. Divan zlan Fatih Sultan Mehmed devrinden idbaren padiah divan toplantlarna ka tlmamaya balamtn^s. Padiah, dilerse toplantar Kubbealt'na alan kafes li pencerenin arkasndan takip edebilir; gerekirse kafese vurmak suretiyle mda hale edip, divan mensuplarn arza arabilirdi. Bu sebeple divan mzkereleri ok cidd cereyan ederdi. Sultan IL Ahmed gibi, padiahlardan zaman zaman di van toplantlarna katdanlar olmutur. Padiah ile divan ve sadrzam arasmdaki irtibat bayaver mesbesindeki kapclar kethdas temin ederdi. Padiahm katdmad devirlerde Divan- Hmyun'a sadrzam riyaset ederdi. Kazaskerler, defterdarlar, nianc, kubbealt vezirleri divanm daim aza lar idi. Vezir rtbesinde iseler yenieri aas ve kaptan- derya ile, stanbul'da ise Rumeh beylerbeyi de Divan toplantlarnda hazr bulunurlard. Bylece di van umumiyetle 12 kii ile toplanm olurdu. (Bu say kat' deildi.) Bunun d ndaki devlet ricali, ancak kendi sahalarna giren bir i mzkere edilirken, g rlerine mracaat edilmek zere Divan'a davet edilirlerdi.

3. Reislkttb (Reis Efendi) Divan toplantlarma katldklan halde divan zas olmayanlar da vardr. Toplantlarda ayakta duran bu memurlardan reislkttb, divanm baktibi mev kiinde idi. Ktiblerm reisi demek olan reislkttb, niancmn emrinde olup, eli altmda sekreteryas bulunurdu. Bunlara Divan- Hmyun kalemleri denirdi. Di van kalemlerine medrese mezunlar almp ktib olarak yetitirilirdi. Dardan khd (rak) olarak girip alayl olarak yetierek ktib olanlar da vard. XVII. asn melliflerinden mehur bibliyograf Ktib elebi, admdan da anlalaca zere divan kalemlerinden yetimiti. Osmanl brokratlarmn yetitii ok st seviye de bir messese olan divan kalemleri, Divan- Hmyun fonksiyonlar zayfladk a daha ehemmiyetli hle gelerek devletin diplomatik yazmalarm yrtm; Divan- Hmyun ortadan kalktktan sonra bile, Bbh sekreteryas olarak dev letin sonuna kadar bu isimle varlm srdrmtr. nceleri Mslmanlarm, XVIIL asnrda da Fener Rumlarm vazife yapt tercme odasma, Yunan isyan n mteakip kendilerine gsterilen itimad kaybeden Rumlarm yerine yeniden Trkler aimmaya balam; son asr Osmanh brokratlarmm en nde gelenleri buradan yetimitir. Reislkttb da 1835 senesinde hriciye nzm adm ahntr.
268 Ayn ada spanya kral meclisi ve Rusya'da hoyarskoye dama denilen boyarlar (soylular) meclisinde de hkmdar toplantlara katlmazd.

4. avuba avuba da Divan zas olmayp, Divan toplantlarnn bir nevi terifat miri idi. Emrinde avular bulunurdu. Bunlarn, Divan toplantlarma katlacak olanlarn ieri alnmas; ikyetilerin istidalarnn kabul ve snaya sokulmas; Divan'da alman kararlarn infaz; yazlan emirlerin uzak yerlere teblii; ecneb elilerin karanmas ve Divan'a kadar refakati; stanbul'a hriten gelecek kimselerin hviyetlerinin tahkiki ve gerekirse yerlerine iadesi gibi vazifeleri var d. avubalk ok itibarl bir memuriyet idi. Merasimlerde padiah alaymn nnde yrrler; gerektiinde alk ve duay da avular verndi^^. avular, pa diahla sefere de giderlerdi. cabmda ecneb devletlere eli olarak gnderilirler di. Balangta 200 olan saylar, bir ara 800'e kadar kmtn. Divan toplantla r azahnca, avular, Saray ve Babli'de istihdam olunmaya baland; Saraydakilere gedikli, Bblidekilere divan avulan denildi. Gedikli avular, bir fer man, bazen bir vH veya nfuzlu bir kimsenin idam fermanm gtrmekle vazi felendir! diklerinde, dikkat ekmemek iin tebdil-i kyafetle yolculuk yapar ve vardklan yerdeki yenieri serdarn haberdar ederek tertibat aldrrd. Aksi tak dirde kazaya urar veya bir isyana sebebiyet verebiUrdi. avubalk, 1836'da Devi Nezreti'ne dnt. 1870'de Adliye Nezreti ile adUye icra dairelerinin kurulmasyla tarihe kart.

5. Divan timalar (Toplantlar) Divan- Hmyun, Topkap Saray'nm ikinci avlusundaki Kubbealt'nda toplanrd. nceleri haftann her gn sabah namazndan sonra toplanan Divan1 Hmyun, Fatih Sultan Mehmed devrinden itibaren haftann muayyen gnleri toplanmaya balamtn XVI. asndan itibai'en Cumartesi, Pazar, Pazartesi ve Sa l olmak zere haftanm drt gn sabah namazndan soma toplanr; toplant lene kadar devam eder; yemekten sonra divan zlan kendi konaklarna dnerek orada kendi sahalarna giren ilerle megul olurlard. Divanda grlecek iler ruznme denilen gndeme kaydedilmi olurdu. Divan toplants bittikten sonra, hazne ve tapu tahrir defterlerinin bulunduu defterhane mhrlenip kapatlrd. Bundan sonra Divan azalar srayla padiahn huzuruna kard. Buna arza k mak denirdi. Padiahn huzuruna sadnzam bile diledii zaman kamazd. Arza nce yenieri aas kar; yenieri oca hakkmda padiaha bilgi verirdi. Sonra kazaskerler arza karak kendileriyle alkal ileri ve varsa kd tayinlerini arzederlerdi. Her tayin arznn ai'dmdan kazasker ksa bir mddet bekler, padiahn sktu tasvib mnsna gelirdi. En son sadnzam ile beraber kubbe vezirleri ve
269 Aik, merasimlerde muayyen vazifelilerin, "Padiahnn ok yaa!" veya "Marur oima padi ahm, senden byk Allah var!" eklinde barmalardr. Bu, nceki Trk devletlerinden gel me bir det d. Padiaha divan avular; sadrzamlara da alay avular alk verirdi,

defterdar arza kard. Arzdan sonra sadrzam, defterdar, vezirler ve nianc ye mek yeyip dalrd. Divan'da alman kararlar konusuna gre mhimme, ahkm, tahvil, rus gibi defterlere kaydedilirdi. Divan- Hmyun'un fevkalde toplantlar da olurdu. Bunlara padiah d nda herkes ayakta durduu im ayak divan denirdi. Mhim bir durum, yolsuz luk phesi, asker ayaklanmas veya halkm ikyetleri zerine toplanrd. Taht, Bbssaade nne konur; padiah gerekirse vastasz olarak teb'a ile grrd. Sadrzamm bakanlk yapt ayak divanlar daha ziyade sava meydanmda toplanu-d. Son ayak divan Sultan IV. Mehmed zamannda Abaza Hasan Paa is yan mnasebetiyle toplanmtr. 6. Divann nkraz (k) Bilahare toplant gnleri ikiye inmi; XVn. asrdan idbaren gayr munta zam toplanmaya balamtr. Giderek sadrzamm konandaki khdi Divan'nm ehemmiyet kazanmas zerine, Divan- Hmyun toplantlar askerlerin ulu fe datm ve eli kabul gbi istisna hallere inhisar etmeye balanutm Artk devletin g ve ihtiamn gstermekten te fonksiyonu bulunmayan bu toplan tlara ulufe divan veya galebe divan ad verilmeye balanmm Zamanla Di van kalemleri ile reislkttb ve avuba gibi memuriyetler de, Bb- Asfi de nilen sadrzamla nakledilmitir. Sultan II. Mahmud, Divan- Hmyun'u la vetmi; ancak sekreteryas, Divan- Hmyun ismiyle varlm srdrmtr. Divan ktiblerinin yetimesi iin de Mekteb-i Maarif-i Adliyye kurulmutur.

C. MERKEZDEK YKSEK MEMURLAR l.Vezirizam (Sadrzam) slm tarihindeki tefviz vezirinin karl olarak, Osmanl Devleti'nde padiahn mutiak vekili ve icranm ikinci derecede ba idi. lk Osmanl v,eziri Orhan Gzi'nin kardei Alaeddin Paa'dm Vezirlere paa denilmesi deti de bu radan gelir. Somadan dier vezirlere stnln tebarz etthmek maksadyla vezirievvel veya veziriazam denilmi; XVL asndan soma sadrzam tabiri kulla nlmtr. Sadnzamlar umumiyede enderndan yetien, muayyen rtbeleri ap devlet hizmetinde liykat ve sadkati ile temayz eden vezirlerden tayin olunur du. Nitekim Osmanhlarda brokraside ykselenler ya mekteplidir veya dandandm Mekteptiler de ya medreseden veya enderndan yetimedir. Dardan ykselenler ya brokrasi kalemlerine ktib ra olarak girip liyakatiyle ykse lenlerdir veya bunun dmda kalan devlet memurlarmdan, mesel saray aalarmdan sivrilenlerdir. nceleri vezirle,r umumiyetle Anadolu Trklerinden idi. Fatih devrinden

itibaren penik veya devirme orijinli olup endern- hmyunda yetimi paa lar vezirlik makamlarna getirilmitin Padiah, hanedann yannda, baka gl ailelerin ve bir aristokrasi snfnn domasm istememitin Hatta bu vezirler sa raya damat yaplarak, aralarnda akrabalk kurmak suretiyle bir g oda olma larnn nne geilmeye allmtn. Balkan asilzadelerinden de ihtida ederek Osmanl hizmetine geen ok sayda devlet adam vardn Bunlarn ouna Ana dolu'da sancakbeylii verilmi; ilerinden Mahmud Paa, Hersekzde Ahmed Paa, Dukakinzde Ahmed Paa gibi sadrzamha getirilenler rkmtn. (Bun lardan birincisi Bizans-Paleologos, ikincisi Hersek, ncs Arnavud kral aile sinden birer prens idi.) Osmanh devlet ricalinin nceleri kle ve sonralar da devirme asimdan yetitirilmesine kul sistemi ad verilir. Bylece padiahn kulu saylan devlet adamlarmm statlerini dorudan padiaha borlu olduu; bunun mukabilinde padiah karsnda can ve mal emniyetinin bulunmad ileri srln Gerekten, padiah, kasden olsun, ihmalen olsun icraatlar devlet ve millet menfaatini halel dar eden devlet ricalini azil, srgn, hatta siyaseten kati ile cezalandrmak sal hiyetini hizdi. Asker snfn br kanadm tekil eden ulema ve hatta rey (halk), bu devlet adamlarma gre daha emniyetli bir statde idi. Maamafih kul sistemi olarak adlandrlan bu usul, tpk millet sistemi gibi fazla abartlmn. Kle ve devirme aslndan gelen, ancak stn meziyetleri ve biraz da talihi sa yesinde parlayan devlet ricaline tanman mstesna stat nazara alnrsa, "Nimet, klfet karldr!" denmekten teye geilemez. Veziriazam, padiahtan sonra devletin b h numaral ahsiyetidin Bir sz veya ii mhim bir icraat saylmak ta; te yandan en ufak bir hatas, devlet ve millet bakmmdan ok ar neticeler dourmaktadn. Sadnzam, padiahm mhrn tevdi etmesiyle tayin edilmi olurdu. Pa diaha ait btn salhiyetleri kullanabilirdi. Ancak mhim meseleleri ve tayinle ri telhis (st yaz) eklinde padiaha arzedip tasvibini alnd. Padiahn dorudan tayin ettii kimseleri de aziedemezdi. Akeli ilerde defterdara danmas mec bur idi. Seferde salhiyetleri daha geniti. Sadrzamm icraatlar, padial fer man ve mhryle iln olunurdu. Mhr-i hmyunun geri istenmesi, azil mn sna gelirdi^. Padiah, icraatlarmda sadrzama umumiyetle mdahale etmez, kar kmazd. craatlarn tasvip etmiyorsa, kendisini azledip yerine bakasn getirebilirdi.
270 Mhr-i hmyun, fermanlarn bana ekilen ve idarenin Casarruflarnn yrrle giriini ifa de eden turadan farkh olarak drt tane idi. Biri padiahta durur; hazneden ald tahsisat vc benzeri eyleri tesellmne dair makbuzu bununla mhrlerdi. Dier mhrn bri sadrzamda durur; sadnzam bununla padiaha arzeti telhisleri mhrierdi. Hazne ve defter hane de bu mhrie mhrlenirdi. Dier iki mhrden biri hasodadaki kymetli ve mbarek eyann mhrlenmesi iin hasodabanda; dieri de harem-i hmyunda hnkr dairesinde-

Kanun Sultan Sleyman, ava gittii Kthane'de eski bir su yoluna rast lam; bunun tamir edihp ehre su getirilmesi iin Nikola adnda bir Rum mimar ile anlap kendisiyle birka defa grmt. Bunu iiten Sadrzam Rstem Paa mimar hapsetd. Padiah bunun sebebini sadrzama sorduunda, kendisi nin haberi olmadan padiahla grerek devlet haznesine nceden planlanma m bir masraf at iin hapsedildiini syledi. Bir baka deyile kendi iine mdahale etmesinden dolay padiaha serzenite bulundu^^. Ayn padiah, Trablusgarb ftihi Turgut Reis'e kaptan- deryalk ve cezayir beylerbeyihi verilme sini istedii halde, rtbesinin bu terfiye msait olmad gerekesiyle sadrzam Rstem Paa tayini gerekletirmemi; Turgut Reis yllar sonra Trablusgarb bey lerbeyi olmu, ama kaptan- derya olmaya mr yetmemid. Bu da Kanun gibi muktedir padiahlarm bile sadrzamm salhiyetlerine mdahale etmediini gsterir. Nitekim Koi Bey, sadrzamm ilerinde mstakil olmas gerektiini syler272. Her trl tevcht, yani vezirler de dhil btn devlet memurlarmm tayi ni, sadrrzamn arz ve buyrultusu ile olurdu. Yahuzca ilmiyye smfmm tevchtn eyhlislm arzeder, sadrzam bu arz zerine "mcebince tevcih olunmak buyuruldu" yazp tevcihe muvafakatini bildirirdi. Soma bu tevcht padiaha arzedilir; padiah da muvafakat ederse muteberiyet kazanrd. lkedeki btn me murlar bir yllna tayin olunur; bir sene iinde azh gerektiren bir sebeple azlolunmayan memurlar; bir sene sonunda yerlerinde ibk edilir veya azlolunurdu. 1838'den sonra da memurlarm bir sebep bulunmadka azlolunmamas esas ka bul edilmitir. 1908'den sonra da byk memurlarm tayininin Meclis-i Vkel (kabine) tarafmdan yaplp iln edilmesi esas getirildi. Sadrrzam, Divan- Hmyun toplantilarna riyaset ederdi. Sah ve Per embe gnleri dmda her gn leden sonralar kendi konanda divan kurard. Buna kindi Divan denirdi. Bu divanda, kendi vazife sahasna giren ileri mz kere ederdi. Cuma gnleri kazaskerlerle ve aramba gnleri de stanbul (Surii, Galata, skdar ve Eyb) kadlar ile toplant yapard. Sadrzamm huzurunki muhtelif eyann mhdenmesi iin hazinedar ustada (khya kadnda) bulunurdu. Mhr olmadka sadrzam tayini mmkn deildi. Mhr-i hmyundan ayrlmak, sadrzamhktan da ayrlmak mnsma geldiinden, sadnzamlar bunu yanlarndan ayrmazlard. Halta, Sul tan Aziz devri sadrzam lan ndan Ali Paa'nm hamama bile mhr-i hmyunla girdii me hurdur. 1861 senesinde sadrzam Keecizde Fuad Paa kendi adna mhr kaztm ve padi aha arzettii telhislerde mhr-i hmyun yerine bunu kullanmaya balamur. Bunun zeri ne mhr-i hmyun, yalnzca padiaha ecneb hkmdarlara yazlan mektuplar mhrle mekte kullanlmtr. Pakalm, Mhr-i H m y u n , Osmanl Tarih Deyimleri ve Terimleri Sz l, 11/606. 271 Selnik Mustafa Efendi: Tarih-i Selnik, st. 1281, 5-6. 272 Koi Bey Risalesi, Haz. Zuhuri Danman, Ank. 1985, 34. Byle mstakil bavekillere ngil tere'de bile ancak XVIII. asr balarnda rastlanu-.

da yapld iin bunlara Huzur Murafaalar denirdi. Cuma divannda, kadlarn verdii kararlar denetlenirdi. Buras bir nevi temyiz mahkemesi idi. aramba divannda ise stanbul meseleleri mzkere edihr; toplantdan sonra kol gezile rek arlar tefti olunurdu. Kendine has bir idare tarz olan stanbul'un vhsi yoktu. stanbul kads (stanbul Efendisi) ayn zamanda ehrin belediye reisi idi. Harb esnasnda sadrzamlarn salhiyetleri ok geniler, padiah gibi fer manlar neredebilirdi. Sulh zamanndaki smnlamalar kalkard. Bundan baka umum isyanlar zamannda, Kuyucu Murad Paa gibi, fevkalde salahiyetli vh ve serdarlar vazifelendindii olmutun Bu zamanlarda birer rfi idareden (sk ynetim) bahsetmek mmkndn Sadrzama mertebesiyle mtensip bir gelir tahsis edilmiti. Bu gelir bir takm hslardan temin olunurdu. Ayrca yksek makamlara tayin edilenler de ca ize (veya pike) adyla sadrzama rutin ve yar-resm hediye verirdi^?^. Sadr zamlar, Vezirkaps, Paakaps, Bb- sf ve nihayet Suhan II. Malmud za manmda Bbh denilen konaklarnda oturmu ve almtn "Yce Kap" m nsna gelen bu ismi Avrupallar "Suphme Porte" eklinde evirmiler, bununla Osmanl hkmetini kasdetmilerdin 1656 ylmda Sadnzam Dervi Paa'ya, yerinde bugn stanbul Vlilii'nin bulunduu konak, alt kat ofis ve st kat mesken olarak tahsis edilmiti. Artk buras sadnzamlm resm merkezi oldu. Sadrzamm kap halknn, yani maiyetinin bamda sadrli kethdas (khya bey) bulunurdu. Paa Kapsmdaki resm muameleleri yrtrd. nceleri ende rndan veya mteferrikala- arasndan; sonralar kalem ktiblerinden tayin edilir di. Kethdann pozisyonu giderek glenmi ve 1835 ylmda Mlkiye/Dhihye Nzr'na dnmtn Sadnzam sefere ktmda yerine veklet eden memu ra da sadrli kim-i makam veya sadret kaymakam denirdi. Sadrzamm her salhiyetini kullanabilir; sadece ecnebilere ahidnme ve berat veremezdi. Sadn zam sefere gittiinde, mhimme defterlerini yannda gtrd iin, sadret kaymakam icraatn rikb defterleri denilen defterlere kaydettirir, bylece bu ic raatlarn neler olduu somadan tesbit ve tedkik edilebilirdi. [Bugnki babakan273 Resm makamlarm, bu ie ehil olanlardan para deyene verilmesi deti eski Roma'da bulun duu gibi, Fransa, Venedik, ngiltere gibi Osmanl Devleti'nin ada olan Avrupa devletle rinde de vard. Btn memuriyetlere, hkimliklere, hatta ruhan mevkilere getirilenler, hk mete para demek durumundayd. ou kimse bunu rvet olarak deeriendirmek yanll na dmtr. Maamafih Hristiyanln ilk devirierinde havrerin makamn satn almak s teyen Simon Magus adl ahsa izafeten simonie denilen bu det, zamanla deforme olmu ve rvete dnmtr. Osmanllarda da hemen btn memuriyederde makul bir mikdar cize/pike vermek det. Hazine dara dtke, bu pikelere bel balanm; memuriar da dedikleri pikei halktan karmak stemitir. Bu da rvet ve zulme yol aarak Osmanllar da siyas ve sosyal mekanizmay esasl biimde bozmutur. Maamafih tayinlerde caize aln mayan durumlar Osmanl tarihinde oktur. Dolaysyla cize/pike detini genellemek do ru olmaz.

lk mstearnm mevkiinde idi.] XVII. asndan idbaren Divan- Hmyun sekre teryas, dolaysyla reislkttb ve avuba da burada ahrd. Babli'de say s 300' akm memur isdhdam olunurdu. Ayrca bir o kadar da sadrzamm ka p halk verdi. Sultan 11 Mahmud zamamnda bir ara ve I. Merutiyet devrinde k sa bir zaman sadrzama bavekil denilmise de, sonra eski hle dnlmtr. 2. Kubbealt Vezirleri slm tarihindeki tenfiz vezirlerinin ve bugnki devlet bakanlarmm muadih olan kubbealt vezirleri Divan toplantlarmda hazr bulunurlard. Saydar umumiyetle idi; artp eksildii de olmutur. Umumiyede devlet ilerinde tec rbe kazanm; mhim eyalet valiliklerinde bulunmu kimseler bu rtbeye terfi olunurdu. Makbul brahim Paa zamanmda bugnki Kubbealt yaptrlnca bu vezirlere kubbealt veziri denilmitir. Bu vezirler sadrzamm maviri idiler. Divan'dan sefer karar ktmda, bunlardan birisine serdarhk vazifesi verilebi lirdi. Bylece ordunun banda sefere giderdi. XVIII. asrdan itibaren kubbealt veziri olarak kimse tayin edilmemitir. lk zamanlar vezirlik bunlara mahsus idi. Kanun Sultan Sleyman devrinden idbaren Msr, Yemen, Budin gibi byk eyaletlerin valiliklerine vezirler tayin edilmi; nianc, defterdar, yenieri aas ve kaptan- deryaya vezirlik rtbesi verilmitir. Bylece vezirlik bir makamdan ziyade, ayn zamanda bir rtbe hline gelmitir. XIX. asr sonlarmda stan bul'daki vezir rtbehlerin says 100 civarnda idi; ama itibarlar kubbealt vezirleriyle mukayese edilemezdi. Tanzimat'tan sonra kabinedeki meclis-i aliyyeye memur vkel (bugnki devlet bakanlan), kubbealt vezirlerinin pozisyonunu alm gibidir.

3. Kazasker Abbsierdeki kdy'l-kudt ve Endls'deki kdy'l-cemann karddn. Asl kdiasker iken, kazaskere dnmtr. Kazaskeri, yahzca ordu kads (Abbsierdeki kdy'1-cnd) sanmak hataldr. Asker kelimesi Osmanhlarda beratla tayin olunan ve devlet haznesinden maa (tahsisat) alan btn memurla r ifade eder. Bu bakmdan kd ve mftiler, vezir ve valiler, ktib ve defterdar lar da asker ahslardr. Kazasker, gnmzdeki adalet bakan, dantay, yargtay ve asker yksek idare malkemesi bakanma muadil bir makam idi. Orhan Gzi zamanmda kurulmu ve Bursa kads andarl Kara Hah Efendi ilk kazas ker tayin edilmidr. Grlen lzum zerine Fatih zamanmda saylar ikiye ka rlm; birine Rumeli, dierine Anadolu kazaskeri denilmitir. Rumeli kazaskeri rtbe ve fonksiyon olarak dierinin nnde gelirdi. Yavuz Sultan Selim zama nnda bir a-a Arab ve Acem kazaskerlii ihdas edilmise de sonradan kaldrl mtr. Bu padiah, fetva ile kazay, yani eyhlislmlk ile kazaskerlii birletir-

mek istemi, ama eyhlislm Zenbilh Ali Efendi kabul etmemiti. Divan- Hmyun zlarmdan olan kazasker, protokol olarak vezirlerin hemen ardnda, defterdarn ise nnde gelirdi. Kazaskerlie, mevleviyet denilen st rtbeli kadlardan tayin olunurdu. stanbul kads, Anadolu kazaskeri ve en son Rumeli kazaskeri olunurdu. nceleri kayd- hayat artyla tayin olunurlar ken; srada bekleyen st dereceli kdlai'm artmas zerine iki, sonra da bir yll na tayin olunmaya balamlardn Kazasker azledilse bile, sadr denilen ve ve zire muadil olan rtbesini muhafaza ederdi. eyhlislmlar umumiyetle kazas kerlerden tayin edilirdi. Kazaskerlerin ou, ilmiye snfnn ekserisinde olduu gibi mehur ilmiye ailelerinden gelmektedin Kazasker, Divan- Hmyun'da grlen adl iler hakknda gr bildi rir; temyiz taleplerini dmlerdi. Davalar Rumeli kazaskeri dinler; iler oksa Ana dolu kazaskerini de vazifelendirebihrdi. Yenieri aasmdan soma kazaskerler pa diaha arza kard. Rumeh kazaskeri, Anadolu kazaskeri yanmda olmak zere veziriazam riyasetindeki kindi ve Cuma divanlarna da katln; ayrca kendi konamda divan toplayarak (kazasker divan) kendi vazife sahasna gren veya ken dilerine havale olunan ilerle megul olurdu. Rumeh kazaskeri, bakmas gereken davalardan mhim olanlarma bizzat bakar; ikinci derecede ehemmiyetli olanlan ise er'iyyat denilen niblerine havale ederdi. Rumeli kazaskerinin naibi maka mndaki er'iyyatmm bakt mahfil-i er'iyya mahkemesi Fatih zamannda ku rulmutu. Kazaskerler, yksek rtbeli asker ahslarn miraslarm taksim eder; bundan resm-i ksmet adyla binde onbe ake har keserlerdi. Kendi sekreterya s ve eitli yardmclar vard. Maiyetlerinde aynca dava taraflarm divana geti ren muhzrlar bulunurdu. Defterdar divannda da gerektiinde babkikulu ile beraber dava dinlemek zere mr ktibi admda bir vekili vard. stanbul ve Ga lata bedesteninde miras taksimine dair nizlara bakmak zere kassam admda ve killeri hazr bulunurdu. Padiah sefere giderse, kazaskerler de yannda gider; pa diahn gitmedii sefere ayrca ordu kads tayin olunurdu. Kd olmak isteyen ler, kazaskere mracaat ederek ruzname defterine adm kaydeder; kazasker konama devam ederek bir nevi stajdan sonra mnhal bir kazaya tayin edilirdi. Rumeli kazaskeri Rumeli'deki; Anadolu kazaskeri de bunun hricinde ka lan kadlarn ve mderrislerin tayinini sadrzama arzederdi. XVI. asndan itiba ren Ebussuud Efendi'nn kuvvetli ahsiyeti sebebiyle eyhlislmlar giderek ka zaskerin nne gemi; mevleviyetlere eyhlislmlar tayin yapmaya balam tn Kazaskerleri sadrzamlarn arz zerine padiah tayin ederken, XVII. asr dan itibaren bu arz sadrzamm muvafakatiyle eyhlislmlar yapmaya bala mtn Giderek kazaskerlik makam g kaybetmi; eyhlislmlk ilmiye snf nn ba hline gelerek kabineye dhil edilmitin Tanzimat'tan sonra kazaskerler eyhlislmla bah snadan memurlar hline getirilmitin 1913 tarihinde ka zaskerlik kaldrlarak merkezdeki mahkemelerin verdii hkmlere temyizen

Osmanl Amme Hukuku bakmak zere Mehat'e bal kazaskerlik mahkemeleri kurulmutur. 4. Defterdar

257-

slm tarihindeki mstevfinin; gnmzde ise mliye bakamnm pozisyo nundaki defterdar, devletin kuruluundan beri mevcut olup, Divan- Hmyun azalarndan idi. Fatih zamamnda Rumeli ve Anadolu defterdar olmak zere iki taneydi. Rumeli defterdarma badefterdar, dierine kk- sni defterdar denir di. lerinin artmas zerine. Sultan 11. Bayezid zamannda kk- slis defterdar l ihdas edildi. Defterdar, devletin btesini hazrlar; varidat toplar; masrafla r kontrol eder; ml hususlardaki ikyederle alkadar olur; gerekirse tahsildar ve mltezimlere ceza verirdi. Msn'n fethinden sonra AraZ? ve Acem defterdar l ihdas olundu. Haleb, am, Trablusam Erzurum, Sivas, Karaman ve Anado lu eyaletlerinde de defterdarlklar kurularak bunlara kenar defterdarl, merkezdekilere kap defterdarl denildi. Defter eminine bah tmar defterdarlarndan ayrmak iin bunlara hazne veya mal defterdarlar da denirdi. Defterdai'ha, defter eminleri, ehreminleri, 300 ake vazifeli kadlar ve reislkttblardan tayin yaplu-d. Defterdar, Bbdefter denilen konanda da ayrca bir divan kurarak mh ilere ve bilhassa mh davalara bakard. Defterda rn maiyeti ve gl bir sekreteryas vard. Bugnki mliye mfetdlerinin ismi gren bkikullar vard. Mliye mahkemesindeki davalara umumiyetle kazas kerlikten gnderilen mir ktibi bakar, babkikulu daval sfatyla hazr bulu nurdu. Bunlar umumiyetle len muktaa ve iltizam sahiplerinin para ileriyle alkah bulunanlarla, msadere sebebiyle maUarmdan mahrum kalanlarm itiraz larndan doan hdiselerdi. nceleri yoklama ktibi. Sultan II. Mahmud'dan id baren curnal ktibi denilen ve fermanla tayin edilen b h memur, vergilerin dil ne ve yolunda tevzi edilip edilmediini kontrol ederek vaziyeti raporla padiaha bildirirdi. 1838 senesinde Mliye Nezreti kurularak badefterdar, mhye nzu- adm almtr. Sancak ve kazalarda defterdar makamnda sandk emini ve mal mdiri vazife yapmaya balamtr. 5. Nianc slm tarihindeki divan- ina vazifesini deruhte eden nianc (tevki, muvakki', turake), Divan- Hmyun zlarmdand. Seluklulardan indkal etmi tir. Divan kararlarmm yazlmasnda, fermanlara padiahn imzas mahiyetindeki turasnn ekilmesinde, kanunnmelerin hazrlanp divana arzmda, tapu tahrir ilerinin ifsmda, tmar kaytlarmm tutulmasnda, ecneb devletlerle mnasebet ve muhaberenin temininde ok mhim bir rol vard. Bu makama, ilmiye sn fndan, defterdarlardan veya reislkttblardan tayin yapdnd. Kanunnmelerle yakndan alkal olmalar itibariyle er' ve rf hukuku iyi bilmeleri icab eder-

di. Niancara, mfti-i kanun (kanun ntiftisi) denilmesi biraz da bundandn Ve zir rtbesinde iseler padiaia arza kabilirlerdi. Rtbesi defterdardan sonra, .eiremini ve reislkttbdan nce gelirdi. Rtbe olaak deil ama, yapt iin ehemmiyeti bakmndan birinci snf memur idilen Divan ktibleri de buna ba lyd. Niancnn enni altndaki defter emini, btn arazi kaytlarn tutard. XVI. asndan itibaren padiah mektuplarnn yazlmas reislkttb efendiye verilince, niancya sadece tura ekme ii kald. XVII. asrdan itibaren berat, ahidnme yazma ii divan kalemine brakld. Nianclk makam XVIII. asrdan itibai'en ehemmiyetini kaybetti; 1836'da lavedilerek ileri defter eminine devfolundu. Bilalare Defterhne-i Hknt Nezreti kurulmutur ki bugnki tapu kadastro umum mdrlne muadildin Defter eminine defter-i hkn nzn, sonra da defter-i hkn emini denildi.

6. Rumeli Beylerbeyi Osmanl lkesi eyaletlere taksim olunmutu. Her eyaletin banda beyler beyi adyla bir vh bulunurdu. Beylerbeyi ayn zamanda da bulunduu eyaletin en byk asker miriydi. Osmanl devletinin yz Bat'ya dnk ve ftuhatn merkezi de Rumeh olduu iin Rumeli eyaleti protokol bakmndan en nde ge lirdi. Eyalet merkezi Edirne ve bazen Sofya idi. Rumeli beylerbeyi Divan- H myun'un daim zasndan olup, stanbul'da bulunduu zamanlai' toplantlara i tirak ederdi. Tanzimat'tan sonra Rumeli beylerbeyi Edirne (veya Sofya) vilye tinin valisi olarak snadan bir vali hline gelmitin

7. Yenieri Aas Kapkulu askerlerinin kumandan yenieri aas idi. Yenieri aas nce leri ocak iinden seilirdi. Sonralar itimada yn saray aalarndan tayin edil meye balanmtn. Vezir rtbesinde iseler Divan- Hmyun zas saylnlard. Toplantlardan som-a da padiaha arza kabilirdi. Vezir rtbesinde deil ise, ica bnda grlerine mracaat etmek zere Divan'a arlabilirdi. Ocak ile alkal meseleleri aramba divannda sadrzama arzederdi. Ayrca bamda bulunduu Aa Divan'nda yenierilerin davalarm dinleyip disiplin cezalai'i verebilirdi. Yenieri aal, 1826'da Yenieri Oca'nm lavyla tarihe karmtn.

8. Kaptan-! Derya Donanmann kumandan olan kaptan- derya da eer vezir rtbesinde ise Divan- Hmyun zas saylrd. Ayrca tersanede donanma ile alkal davalar dinleyip; donanma askerlerine disiplin cezas verebilirdi. Gelibolu sanca nce leri kaptan- derya tarafmdan idare olunurdu. 1533'te bu sancaa Paaeh, Sla,

Biga, Eriboz, nebalt, Mizistre, Karhe ve Midilli de balanai-ak Kaptan Pa a Eyaleti meydana getirildi. XVII. asrda Kbrs ve cezair-i Balr-i Sefid deni len Akdeniz adalar da buraya baland. Bu adalarn deniz seferlerinde baz hiz met ve mkellefiyetleri vard. Kaptan- derya, 1283/1867 tarihinde bahriye n zn adn almtr. 9. eyhlislm slm amme hukukunda, halfeye, her ehirde insanlarn mracaat edip di n ve hukuk meselelerini sorabilecei bir mavh bulundurma vazifesi yklen midr. slm tarihi boyunca hkmdarlar, ehirlere mfd adnda bir memur ta yin etmilerdir. Mfdler, umumiyetle o beldede ilim ve ahsiyed ile herkesin sayd zdardan biriydi. Osmanllai'da makarr- saltanat (taht) mfdsine miiftiyy'l-enm veya eyhlislm (ehislm); taralardaki mfdlere de kenar mftile ri denihnir. Bu mftiler, eyhlislmn arz ve veziriazamn telhsi (st yazs) le padiah tarafndan tayin olunurdu. Mfd bulunmayan kazalarda bunun vazi fesini kd yapard"*. Tarte eyhhslm adyla anlan ve din imlere derin vukufuyla tannan hmler vardr. Ama Osmanhlarda eyhhslm, fetva makamnda bulunan en yksek rtbeli limin addr. eyhlislmla Meihat denirdi. Osmanl Devle d'nde ilk eyhlislm Molla Fenr kabul edilir. Sultan II. Murad zamamnda Bursa kads ve mderris idi. Ayrca 1424 ylmda mfd olarak da tayin olunmu; bu vazifeyi bir arada yrtmtr. Maamafih bundan evvel de mfd adyla va zifeliler tayin edildii, hatta Elvan Fakih'in Rumeli mfdsi tayin edildii bilini yorsa da, eyhlislm (bamfti) nvanmn ilk defa Molla Fenr iin kullanld anlalmaktadm Osmanhlarda, Molla Fenr'den, son eyhlislm Mehmed Nuri Efendi'ye kadar 129 eyhhslm gelip gemitir. eyhhslm, kazasker rtbeli hmler arasmdan sadrzamm arz zerine padiah ta-afmdan kayd- ha yat artyla tayin olunurdu. Padiahn kendisi de, vezirizmm dahli olmakszn eyhlislm tayin edebilirdi. Vazifesi tamamlanmadan azledilen, -az da olsa- su u grlp srgne gnderilen, hatta idam edilen eyhlislmlar da vardr. Osmanl Devleti'nde nceleri ilmiye smfnm ba kazaskerlerdi. Kd ve mderrisler, kazaskerlerin arz ve veziriazamn telhisi zerine padiaha tayin edilirdi. eyhhslmlk yalnzca isdre makam olup icra salhiyed yoktu. Di van- Hmyun zas da olmayp, gerektiinde Divan'a arlarak fikrine m racaat edihrdi. eyhhslmlar, ayn zamanda hkmetin fetva sorduu bir mer274 11. Merutyet'ten sonra kenar mftileri, bu makama getirmeye layk kimseler arasndan ma hall ulem ile tara meclis-i idaresi tarafndan seilip, Meihat tarafndan tayin olunmaya baland. Cumhuriyet'ten sonra 1966 ylna kadar mftileri mflik evresindeki imam, m ezzin, msevvid gibi hademe-i hayrat seerdi.

ci idi. Her zaman, bir iin dinen ve hulcuken meru olup olmad hususunda ey hlislma danlp, fetva alnd iin, buras pratikle ehemmiyetli bir makam d. Padiah ve devlet ricali, kendi bulunduklar beldenin mflisi olmak hasebiy le, icraatlarmm din ve hukuk hkmn, eyhhslma sorarak renirlerdi. Fatih Sultan Mehmed zamanmda, padiahm hocas olan Molla Grn'nin geliiyle eyhlislmln ehemmiyeti ve maa artt. Kanun Sultan Sleyman zamannda srasyla Zenbilh Ah Efendi, Kemalpaazde Ahmed (bn Kemal) Efendi ve Ebussuud Efendi gibi kuvvetli ahsiyetlerin bu makama getirilmesiy le eyhlislmln prestiji daha da ykseldi. nceleri kazaskerlerin bete biri olan eyhlislm maa giderek artt. Ebussuud Efendi'nn yazd ve padiaha arzettii tefsirin ok beenilmesi zerine, padiah eyhlislmn maana zam yapt; bylece eyhlislm maa bakmndan kazaskerin nne geti. Osmanl larda protokol ile maa arasnda yakm bir mnasebet vard. zdemirolu Osman Paa'nm sadreti srasnda (1584-1585) eyhlislm artk hce-i sultan (hnkr hocas) ve kazaskerlerin nnde gehyordu. Bu arada mevleviyet denilen yksek rtbeli kadlarn ve mdenislerin tayini, kazaskerlerden alnarak, veziriazamn tasvibi aranmak artyla eyhlislma verildi. Devlet ilerinde ve kanunlarm hazrlanmasmda eyhlislmm nfuzu iyice artt. Rtbe itibariyle veziriazamdan yukar olmamakla beraber, prestij itibariyle ondan stte tutuldu. Daha sonra b tn kd ve mderrislerin tayini, mstakil bir makam olan eyhlislma verildi, Bylece veziriazam ile kazaskerlerin yarg ilerinde hakszlk ve suiistimalde bulunmalarmn nne geilmek istendi. Bir bakma yarg, hkmetten syrlp mstakil bir makama verilerek yarg bamszl perinlenmi oluyordu. Gide rek eyhhslmm veziriazam ile mnasebetleri sklat. eyhhslm, tayin etti i kd ve mdenislerin listesini veziriazama takdim eder; veziriazam da bunu bir telhisle padiaha arzederek tasvibini alrd. Veziriazamn eyhlislmm inha sn reddettiine tarihte bir defa Yemii Hasan Paa'nn sadretinde (16011603) rastlann Bylece padiahm cismn vekili olan vezirizmm yannda, eyhlislm da ayn zamanda halfe olmas itibariyle padiahm ruhan vekili sa ylmtn Nihayet kazaskerler de eyhlislma balanarak eyhlislmlk btn ilmiye snfmm ba hline gelmitin Hkmetlerin her nevi icraatmda eyhlis lmn gr ve fetvas aimm; Kemalpaazde, Ebussuud Efendi gibi kuvvet li eyhlislmlar icabnda hkmeti ynlendirebilmilerdin Ne yazk ki, bu n fuzunu suiistimal ederek siyasete karan; hatta ihtillcilerle birlik olup darbeler de mhim rol oynayan eyhlislmlar da kmtn Kadlar gibi, eyhhslmlarm da nceleri resm bir makam yoktu. Ko naklarnn selmlk dairesinde vazifelerini yerine getirirlerdi. Kap halknm ma an da kendileri verirlerdi. 1242/1826 senesinde Yenieri Aas'mn Sleymaniye camii arkasndaki makam (Aa Kaps) eyhlislma ve 1253/1837 ylm da da stanbul kadsna resm makam olarak verildi ve Bb- Fetva diye anlma-

ya baland. eyhlislmlarm, telhisi, mektupu, ders vekili, kethda gibi ma iyetinden baka, fetva emini adnda ve fkhta derinlemi mhim bir yardmclan vard. Telhisi, eyhlislmm hkmet nezdindeki temsilcisi gibiydi. Mek tupu, Mehat'ten sdr olan yazmalar yrtrd. Sultan 11. Bayezid, Bayezid camii yanndaki medresesini yaptrd zaman, vakfiyesinde, zamann eyhlislmmn burada ders vermesini art komu; bu sebeple eyhlislmlara bir de cret tahsis etmid. eyhhslmlar, zamanla ilerinin okluu sebebiyle bu i iin devrin limlerinden birisini vekil etmi; buna ders vekili denilmitir. Son de vir limlerinden mehur Zhid el-Kevser, Mustafa Sabri Efendi'nin ders vekili idi. Fetva emini, fetva kaleminin bamda olup, emrinde msevvid, mheyyiz, mukabeleci, ktib, mhrdar ve mvezziler bulunurdu. Fetva emini, Kanun Sultan Sleyman devrmde ihdas edilm. Daha evvel payitaht kads bu ii ya pard. Resm veya sivil ahslar eyhhslmha fetva sorarlar; msevvid bu suali yazar ve stilize eder; fetva eminme arzeder; fetva emini grdkten sonra mhey yiz beyaza eker; sonra fetva emini o sualin cevabm muteber kitaplardan bulup eyhhslma arzeder; eyhlislm sualin cevabm "Olur" veya "Olmaz" yahud da "Evet" veya "Hayr" ekhnde altna yazar ve imzalard. Bylece/e^' meyda na gelirdi. Yedi ake kardmda msteftiye, yani fetva soran kiiye bir nsha ve rilirdi. Bu creder, fetva kalemi arasmda taksim olunurdu. Btn bu fetvalar, son radan toplanp mecmua hline gedrihrdi. eyhlislmlar, XVI. asrdan idbaren idar ileri artt iin, fetva ilerini tamamen fetva eminlerine braktlar. Sadece ahslar deil; hkmet de icraadarmm meruluu bakmmdan eyhhslma fet va sorard. Bu fetvalar umumiyetle, kanummeler, harb iln, sulh akdi, isyan tedbirleri, vergi tarh, sulu grlen vezirlerin idam gibi hususlarda olurdu. XIX. asr balarna kadar sadrzamm huzurunda yaplan Huzur Murafa alar (Cuma ve aramba divanlar), 1254/1838 tarihinden idbaren eyhlisl mn huzurunda yaplmaya baland. Bylece eyhlislm, kd mahkemelerinin kararlar iin mracaat edilebilen temyiz mahkemesi reisi oldu. Bu divanlardaki mutad zevattan baka, fetva emini, msevvid ve evkaf mfettii de hazr bulun maya balad. Sultan II. Mahmud zamanmda eyhlislm kabineye dhil edildi. Bunu Osmanl Devleti'nde teokrasiye doru bir gidi olarak deerlendirmek ha taldr. Devletin din vasfnda bir deiiklik olmamtn. Sultan II. Mahmud, mer kez idareyi kuvvetlendirmek maksadyla, kadlarda yalnzca kaz salhiyetini brakm; eyhhslm da tayin ve azlini dorudan padiahn elinde olmak kay dyla kabineye alarak merkez idareye angaje etmekle ksm muhtariyetine son vermitir. eyhhslmlk, fetva vazifesinin yansra, yeni devirde ilmiye smf nm en yksek mercii sfatyla, btn kd, mderris ve mftilerin tayin edildii, kd kararlarmm temyizen incelendii bir makam olarak yeni br hviyet kazan mtr. II. Merutiyet'te, nzu-larm seimi sadrzama verilmiken, serasker ile

eyhlislmm tayini padiahm elinde bnaklmtr. ttihad ve Terakki hkmeti, bir ara eyhlislm kabineden kararak devlet mekanizmasndaki ehemmiyeti ni azaltmak istemise de, ttihadclardan sonra yine eski duruma dnlmtr^^s. Mehat'te fetva emini riyasetinde Fetvhne-i l vard. eyhlislma sorulan er' meselelerin fetvalar burada hazrlanarak cevab verilmek zere eyhlislma arzolunurdu. Fetva emini maiyetinde ilmiye snfndan eitli me murlar bulunmaktayd. 1278/1861 tarihinde Mehat nezdinde Meclis-i TedkktI er'iyye kurularak temyiz mahkemesi olarak Huzur Murafaalarnn yerini ald. 1290/1873 tarihinde Meclis-i Tedkikat-i er'iyye'nin Vezifirii Hvi Talimat neredilmitir2''6. Meclise Rumeli Kazaskeri riyaset ediyon sudrdan (eski kazas kerlerden) iki kii, Emvl-i Eytm Mdr, Kassam- Asker ile Sadreyn Ma viri de azalarn tekil ediyordu. Meclis-i Tedkikat- er'iyye'nin kurulmasyla Fetvbne'ye de bir takm adl vazifeler verildi. Bylece Fetvahane Fetva Oda s ve 'lmt Odas olmak zere iki ksma ayrld. Fetva Odas eskiden olduu gibi fetvalar hazrlyor; 'lmt Odas ise er' mahkeme hkmlerinin temyiziyle megul oluyordu. Temyizi istenen ilm, nce Fetvahane'deki 'lmt Odas'na gelir, burada gereken tedkikat yapln, sonra gerekiyorsa i'lm Meciis-i Tedkikat- er'iyye'ye havale olunurdu. 1292/1875 tarihinde Fetvahane Nizm nmesi neredilmitir^'". Her ikisi de fetva eminine balyd. Son yllarnda Me-hat'te Fetvahane ve Meclis-i Tedkikat- er'iyye'den baka daireler de vard. Bunlarm banda medreselerdeki tedrisat ilerini yrten ders vekillii, mushaf ve din eserleri tedkikle vazifeh tedkik-i meshifve melleft- er'iyye dairesi; tekkelerin ilerine bakan meclis-i meyih le yetimlerin mallar ve sahipsiz terikelerle alkadai' olan emvl-i eytm ve beytlml mdiriyyeti saylabilin Tanzi mat'tan sonra kazaskerler ve stanbul kads da buraya balanm; son yllarda eyhhslm mstearl ve baka yardnnc memuriyetler ihdas edilmitin Netice itibariyle, nceleri tamamen istir bir makam olan eyhlislm lk. Kanun devrinden itibaren giderek ehemmiyet kazanm; ilmiye snfmm ba olai"ak her eit din ve hukuk adam tayinini yaptktan baka, hem hkmetle rin icraatnm meruluunun tesbiti bakmndan anayasa mahkemesi fonksiyonu yapm; hem de zamanm ihtiyalar sebebiyle bir takm er' prensiplerin padi al tarafmdan kanun olarak ilnnda mhim rol oynamlardn Bilhassa Ebussu ud Efendi zamannda verilen bir takun fetvalar, irade-i seniyyeye iktiran ettirilip
275 Ankara Hkmeti zamannda eyhlislmiin ilerini er'iyye vc Evkaf Vekleti yrtm; Cumhuriyetin lan ile eyhlislamlk kaldrlmt. 1924 ylnda halifeliin kaldrlarak er'iyye mahkemelerinin lav, medreselerin de Maarif Vekleti'ne devri ile er'iyye ve Ev kaf Vekleti de lavedilip, yerine Mslman vatandalarm din ilerinin devlet kontrolnde yrtlmesi iin Baveklete bal Diyanet leri Reislii kurulmutur. 276 Dstur: 1/4/75-77. 277 Dstur: 1/4/77-79.

(balaup) kanun hline getirilerek Ma'rzt adyla iln edilmitir. Tanzimat devrinde de modern devlet daireleri eklinde yaplandmlp, her trl er' ile megul bir daire olarak kabinede yer almistm D, TANZMAT'TAN SONRA M E R K E Z T E K L T I XVIII. asrdan itibaren Divan- Hmyun fonksiyonunu tamamen kaybet miti. Sadrzam, faaliyet sahas belirsiz genilikte olduu iin giderek glen mitir. Merkeziyeti idareyi tekrar tesis etme endiesini tayan Sultan 11. Mah mud, kabine usuln getirmitir. Sadrzam artk Avrupa'daki babakanlar gibi alacakt. Eski yksek rtbeli memurluklar sadi'izama bah birer nazrla d ntrld. Sadet kethdas dlnliye, reislkttb hriciye, defterdar mtiye, avuba devi nzn oldu. Ayrca ticaret, evkaf (vakflar), maarif, nfia, defteri hakn (tapu) nezretleri kuruldu. Heyet- vkelda meclis-i liye memur nazr sfatyla sandalyesiz nzrlai' (devlet bakan) da vard. Memurlarn zat durumlar yeni batan dzenlenerek bir sebep bulunma dka azlolunmamas esas kabul edildi. Maa usul getirildi. Resm gazete sta tsnde Takvim-i Vekyi' kurularak yeni karlan kanunlar ve yksek meclisle rin kararlar iln edilmeye baland. Yalnzca asker ve vergi esasna dayanmak szn umum nfus saymlan yapld. Modem ordu ve maarif messeseleri kurul maya baland. Sultan II. Mahmud zamanmda 1838 tarihinde bir meveret meclisi mahi yetinde MecUs'i Vl-y Ahkm- Adliyye kurulmu; buraya ileri gelen devlet adamlarndan azalar tayin edilmiti. Meclis-i Vl, Tanzimat Ferman'nm ilnn dan sonra aktif vazife alm; yeni kanunlarn hazrianmasmda; devlet ilerinin mzkeresinde, kanuna muhalif hareket eden devlet adamlannm muhakemesin de ve taralardaki nizam mahkemelerin verdii hkmlerin temyizinde mhim bir rol stlenmitir. ngiltere'dekine benzer ekilde padiahn her sene bir nutuk ile Meclis-i Vl'y amas, bunun bir nevi parlamento olarak grldn gs terir. Bu arada asker ve idar ileri mzkere etmek zere Dr- r-y Asker ve Dr- r-y Babli kurulmutur. Meclis-i Vl'nn kaz dndaki vazife leri, 1854 senesinde yeni kumlan MecIis-i li-i Tanzimafa verilmi; ama ISl'de buras lavedilmitir. Meclis-i Vl, kanunlar hazrlayan Kavnn ve Nizmt, idar ve ml ilere bakan Umur- dare-i Mlkiye ve kaz ilerine ba kan Muhakemat olmak zere daireye ayrlyordu. Meclis-i Vl, 1868 yln da r-y Devlet ve Divan- Ahkm- Adliye adnda iki meclise ayrlm; birin cisi kanunlar hazrlamak ve idari yargyla uramakla vazifelendirilmi; ikinci si de temyiz mahkemesi fonksiyonu yapmtr. Cumhuriyetten sonra r-y Devlet Dantay'a; Divan- Ahkm- Adhye de Yargtay'a dntrlmtr. Anayasa hukukular, 1808 tarihh Sened-i ttifak, 1839 tarihli Glhne

Hatt- Hmyunu, 1856 tarihli Ferman- Islahat ve 1875 tarihli Ferman- Adalet'i birer anayasa metni olarak kabul etmek temylndedin Sened-i ttifak, ayanlarla g birlii yapabilmek iin hkmete bunlarn siyas nfuzunun ta~ nmd birvesikadm Uzun mrl olmamtn 1839 tarihli Tanzimat Ferman, slhat devrinin resmen iln edildii; Osmanh mevzuatnda ve anayasa gelene inde mevcut bulunan hak ve hrriyetlerin teyid olunduu bir fermandn Klasik devirde neredilen adaletnmelerden pek fark olmayan bu fermann asl hususi yeti, padiahm siyaseten kati salhiyetinden feragat etmesidir ki, bu Osmanl Devleti'nde brokratlarn hkim olduu yeni bir devir amtn Bu bakmdan bir anayasa mei saylmas dorudun Ferman- Islhat ve Ferman- Adalet de, kla sik devirdeki adaletnmelere benzen 1876 tarihinde Kanun- Esas iln edilerek Osmanl Devleti anayasal bir monari hlini almtn Burada devlet organlar nn fonksiyonlar, temel hak ve hrriyetler tafsilatyla saylmtn Kanun- Esas, hakimiyetin Osmanl hnedanma ait olduunu ve devletin resm dininin slmiyet olduunu teyid eden Buna gre padiah icrann badn. Heyet-i Vkel denilen kabinenin tayin ve azli mnhasran padiaha aittin Rt be ve nian verilmesi; para baslmas; hutbelerde nmnn zikri; milletleraras anlamalar akdetme; harb ve sulh ilm; ordu bakumandanl; er' ve kanun hkmlerin icras; nizmnmelerin tanzimi; cezalai^n hafifletilmesi veya afv padiahn hak ve vazifeleri cmlesindendin Kabine, meclise deil, padiaha kar mesuldn Sadnzam bakanlmda toplanan kabine, devletin btn mhim meselelerinde umum salhiyeti hizdin Ald karaian padiahn tasdikiyle y rrlk kazann Her bir nazr, kendi sahalarna giren ilerden salhiyeti iindeki leri bizzat yapar; dmda kalanlar sadrzama arzeden Sadnzam, bunlardan ka binede mzkeresi gerekmeyenleri bizzat yahud padiahn grn alarak ye rine getirir; mzkeresi gerekenleri kabinede grp padiahn tasdikiyle icra eden Gerektiinde rl idare iln etmek; umum asayii ihll ettikleri zabta tah kikatyla sabit olanlan lke dma gndermek salhiyeti de hkmettedin Heyeti Meb'usan, zlannm te ikisinin reyi ile bir nzn su tekil eden craatlarn dan dolay Divan- li'ye gnderebilirdi. Divan- li, onu Heyet-i yn, onu r-y Devlet, onu da Mahkeme-i Temyiz azalarndan olmak zere padiaha tayin olunan otuz zdan mteekkildi. 1294/1877 tarihinde karlan bir kararname ile idare-i rfiye dzenlen mitin Buna gre bir beldede idare-i rfiyenin ilanyla burada Kanun- Esas ve ya her hangi bir kanunun, bu kararname hkmlerine muhahf hkm geici ola rak tatil olunur; asayii korumak adma mlk idarenin hiz bulunduu salhiyet ler asker idareye geerdi. Kanun- Esas ile teri (yasama) salhiyeti, Meclis-i Umum'ye verilmith. Mechs-i Umum veya popler ismiyle Meclis-i Meb'usan, Heyet-i Meb'usan ve Heyet-i yn'dan mrekkepti. Says Heyet-i Meb'usan'm te birini gee-

meyen Heyet-i yn azalar padiah tarafmdan kayd- hayat artyla; dierininkiler halk tarafmdan seimle drt sene iin tesbit olunur. Padiaha sadkat yemi ni ederek vazifeye balayan mechs zlan hyanet, Kanun- Esas'yi tayire yel tenme veya irtikb sular sebebiyle mensubu olduklar heyetin ounluu tara fmdan zlktan drlebilir. Mechsin alma takvimini belirlemek, toplantya anmak, tatile sokmak, vaktinden nce amak, toplant mddetini uzatmak ve ksaltmak; yeniden seim yaplmak zere gerekh grd (mesel kabine ile meclis ihdlafa dt) zaman mechsi feshedebilmek padiahn elindedir. Padi ah mechsten gemeyen bir kanun ihdas etme hakkna sahip deildir. Kanun tek lif etme hakk, heyet-i vkel ile mechse aittir. Meclis zlan, ancak kendi vazifeleriyle alkal kanun teklif edebilir. Kanun teklifleri, sadrzamlk tarafndan padiahn tasvibi alndktan sonra, kanun lyihasm hazrlamak zere r-y Devlet'e havale edilir; soma mechse gelir. Meb'uslann kabul ettii bir kanun, yn tarafmdan da benimsenirse padiahn tasdikiyle yrrle girer. Heyet-i Ayan, Heyet- Meb'usan'm kabul etdi kanun ve bte lyihalarn, din hkm lere, hukuk- hkmrnye (padiahm haklarma), hrriyete, Kanun- Esas h kmlerine, devletin btnlne ve lkenin emniyetine, umum ahlka aykm olup olmad ynnde inceler. Mechs-i Umum'nin ak olmad zamanlarda devledn veya halkm gvenliini tehlikeye drecek durumlar ortaya karsa ve bu konuda gerekti kanunun grlmesi iin mechsin toplanmasna vakit msa it deilse, Kanun- Esas hkmlerine aykr olmamak ve soma mechse arzolun mak artyla Heyet-i Vkel padiahm tasdikiyle kanun- muvakkat karabilir. Rm takvimle 1293 senesine tekabl ettii iin 93 harbi de denilen 187778 Osmanl-Rus harbi malbiyetinin ardmdan 1878 senesinde zamann padia h, hai'bden mesul grd mechsi feshederek seimleri askya alm; devleti otuz sene kadar fiilen saraydan idare etmidr. Bu zaman zarfnda Kanun- Esas mer'iyetten kaldmlmam; mechs haricindeki devlet messeseleri, Kanun- Esa s ahkmna gre almtr. Rumeli'deki kk rtbeli zabitlerin isyan zerine 1908 senesinde seimler yaplarak yeni bir meclis tekil edilmi; ertesi sene Ka nun- Esas'de mhim deiiklikler yaplarak padiahn salhiyetleri olduka tahdid edilmitir. Buna gre, padiah yalnzca sadrzam ve eyhlislm tayin ediyor; nazrlar artk sadrzam seiyor; padiahn, sadrzam ve alkal vekil yahud heyet-i vkelnm kar imzas olmadan icraat yapma imkan kaldmiiyor; kabinenin tasdike gerek grd hususlar padiahn tasdikiyle yrrle giriyor; padiaha kanun teklif edebilme salhiyeti tannyor; mechs azalarna kimseden izin almadan serbeste diledii kanun teklifinde bulunabilme hakk veriliyor; ka nun tekhflerinin lyiha hline getirilmek zere r-y Devlet'e gnderilmesi usul kaldnhyor; meclisi toplantya arma salhiyeti padiahtan alnyor; pa diahm fesh hakk da neredeyse imknsz kdnyor; hkmet veya herhangi bir vekil mecliste adem-i itimad (gvensiztik) reyi ile drlebihyordu. Padiaha,

meclis tarafmdan grlerek kabul edilen kanun lyihalarm iki ay iinde ya tasdik etmek, yahud tekrar grlmek zere bir kereye mahsus olarak iade et me imkn tannyordu. ade edilen kanunlarn teki-ar grlmesinde te iki ekseriyet aranyordu. Bylece, padiahm mutlak veto hakk, geciktirici vetoya dntrlm oluyordu. Padiah, grecei lzum zerine re'sen veya meb'uslann yarsndan bir fazlasnn yazh talebi zerine Meclis-i Umum'yi vaktinden nce aabiliyor veya alma mddetini uzatabiliyordu. Padiahm akdettii mil letleraras muahedeler eer sulha, ticarete, toprak terki veya ilhakna, Osmanl vatandalarnn asl ve ahs haklarna dair ise veya devlet tarafndan masraf ya plmasn gerektiriyorsa Meclis-i Umum'nin tasdiki aranmtn Bunun dnda padiahn 1876 metnindeki hak ve vazifeleri muhafaza edilmitin Hkmet ve vekiller eskiden olduu gibi alyor; u kadar ki vekillerin sadrzama arzetti i ilerde padiaha sorulmas mecburiyeti kaldrlyor; heyet-i vkel kararlar nn da tasdike muhta olanlar padiaha arzoiunuyordu. eyhhslmm, kabine de mzkeresi gerekmeyen ileri domdan doruya arzetme halck vard. Hk mete, asayii ihll ettikleri zabta tahkikaUyla sabit olanlar lke dma gnder mek salhiyeti veren mehur 113. madde kaldrlyordu. Bylece Osmanh Devleti'nde padiahn mevkii, neredeyse gnmzdeki Avrupa monarilerindeki gibi sembolik hle getirilmitin 1909 tarihli Kanun- Esas tdili, aslnda yeni bir anayasa mahiyetindedin nki siyas rejimi tam ma nsyla parlamenter demoki-asiye dntrmtn Serbest milletvekili seimle rine, farkh siyas partiler girebiimektedin Ancak II. Merutiyet denilen bu tal demokrasi devri, ksa bir mddet sonra (1913) ttihad ve Terakki Frkas'mn dik tatrl ile neticelenmitin 1918'de parlamenter demokrasi ihya edilmise de 1922'de Osmanl Devleti yklm ve 1924 cumhuriyet anayasas ile Kanun- Esas btnyle mer'iyetten kalkmtr.

E. OSMANLI ORDUSU ve ASKER T E K L T Osmanl kara ordusu kapkulu askerleri ve eyalet askerleri olmak zere iki snf idi. Kapkulu askerleri ar piyade, ar svari, topu, istihkm ve levazm snflarndan oluan profesyonel bir ordu olup; eyalet askerleri hafif svari ve pi yadelerden teekkl ederdi. Osmanh Devleti bylece orduyu hkmet iinde bir nfuz gc tekil etmesini istememi; te yandan orduya alnmann retimi sek teye uratmamasn arzulamtm Maamafih hkmetin zayf zamanlarnda bil hassa kapkulu askerleri mhim bir nfuz ve tehdid oluturmu; darbelere kar maktan geri durmamtn Devletin varlk sebebi ve tahrik edici gc gaz ruhu olduu iin, ordu Osmanl tarihinde ok mhim bir rol oynamtn Ancak jeopo litik durumu sebebiyle savalarn hi eksik olmamas, Osmanh mliyesini ok ar ekilde zaafa uratm; hele biraz da bu sebeple Avrupa'daki teknik ilerle-

melerin takip edilememesi, ordunun vumcu gcn zayflatarak onu polidze et midr. Osmanl tarihinde nadir grlen sulh devreleri, asker ihtilallerle son bul mutur. Bu bakmdan tarihteki slahat hareketlerinin ncelik merkezini ordu te kil etmidr.

1, Kapkulu Askerleri Kapkulu askerleri, padiahm hassa ordusunu tekil ederdi. Orta Asya Trk devletlerinde ve Memlk Devletinde de mevcut olan bu tekilat, Osmanl lara Seluklulardan gemitir. Orhan Gzi, yaya ve msellem adyla piyade ve svi snflarn tekil etd. Yayalar, credi olarak sefere gider; sulh zamamnda (hazerde) husus ilerle (mesel ziraatle) megul olurdu. Osmanl Devled'nin fthtmn genilemeye balad Sultan I. Murad zamamnda daim ve maal bir orduya ihtiya duyuldu ve Osmanl ordusu yeni batan tanzim olundu. Bunun iin harbde esir edilip devletin hissesine den ocuklardan (penik olanlar) asker yetitirilmeye baland. Penik olanlarnn yetmedii Fetret Devri'nden itibaren, Balkan halklarndan ayn vasfta ocuklau devirilmi; buna devirme usul denmidr. nce Mslman Trk ifti ailelerinin yanna verilerek Trke yi ve slm dininin esaslarm renmesi salanr; birka sene sonra acem olan lar mektebinde usul redlirdi. Bunlar da ihdyaca gre kapkulu ve bostanc ocaklarna yahud donanmaya verilir; fizik ve zeksyla ne kanlar da sarayda ki endern mektebine giderdi. Acem olanlar mektebine alnmaya yeterli grl meyenler tophane veya cebehneye gnderilirdi. Devletin ba olan padiahn kulu mesabesinde grld iin bunlara kapkulu denilmidr. Yaya ve msel lemler de nce geri hizmederde muhafaza edilmise de; XVI. asr sonlarmda lavolunup, ifdikleri tmara balanmtr. Kapkulu askerlerinin mene ve fonk siyon idbariyle benzerlerine, peditatus (piyade) ve equitatus (svari) adyla Romahlarda; leibgardist (muhafz) adyla Avusturya'da ve streltsiy (tfeki) adyla Rusya'da da rastlanmaktadr. Harb esirlerinden gazilere denlerden, tmarl si pahiler tarafndan cebel olarak isdhdam edilenleri de vardn. Kapkulu askerlerine her ayda bir merasimle ulufe adyla maa verilir; ayrca her padiah tahtta ktnda clus bahii alrlard. Subay olmadan evlen meleri hkmdarm iznine tbi idi. Bu takdirde evlerinde yaarlard. [Bunlara maalar kifayet etmedii iin, sulh zamanlarnda dcaret ve esnaflkla uram lar; bu da ocan bozulmasmda mil olmutur.] Kapkulu askerleri, ihtiyarladk lar zaman oturak adyla bir tekd maa alrlar; ldkleri zaman vrisleri yok sa mallar ocan orta sandma kalrd. Bu sandk, askerlerin idaar ile kurul mu yardm sand idi. Kapkulu askerinin ocuklarma da kulolu denir ve ic bnda acemi ocana alnrd. Kapkulu askerlerinin mevcudu giderek artm; Sultan Ftih'in ilk zamanlarnda says bin ve Kanun Sultan Sleyman'm ve-

fatnda yarsna yakn yenieri olmak zere 20 bin iken, Sultan IV. Murad dev rinde de 100 bine ykseldii grlmtn Bu padiah, mezkr sayy yarya in dirmeye muvaffak olmusa da soma yine artmtn Bu da hkmetin ocak ze rindeki hakimiyetini iyice zayflatmtr. Vak'a-y Hayriyye zamannda (1826) kat zerinde 100 bini bulmutu. Son zamanlarda ocak nizam zaafa uradktan sonra, aalar, devirme prensiplerine aldrmadan, ocaa rastgele ocuk kaydet meye balamlard. Kapkulu askerleri, acem, yenieri, cebeci, topu, top arabac ve sipahi ocaklarndan teekkl ederdi. Acem ocamda, dier ocaklara asker yetitirilir di. Yenierilen ar piyade snf idi. Donanmada bunun karl deniz piyadesi olarak azehler vard. Deniz azeblerinden baka yaya ve kale azebleri vard. Bun lar muharebelerde ok ve tfenk atarak dman karlamakla vazifeli idilen Ce beci oca, harp silh ve levzmatm temin edip muhafaza eder; cepheye tar d. Topu oca, top dkmek ve muharebede kullanmak zere faaliyet gsterir di. Byk toplar seferlerde tamalar iin top arabaclar oca da kurulmu tun Cebeci ocann iki ksmndan biri olan kumbarac oca, humbara denilen ateli silh iml eder ve muharebelerde kullannd. Cebeci ocann ikinci ksm olan lamclar da, muharebe zamannda kuatlan kaleleri ykmak iin lam yapard. An svi'i snfn tekil eden kapkulu svarileri de, iyi at biner; usta k l kuliann ve ok atarlard. Hizmetleri dolaysyla XVII. yzylm ortasna kadar hayh itibarl olan svari blkleri. Sultan IV. Murad ve Veziriazam Kprl Mehmed Paa devrinde kan sipahi isyanlar sebebiyle eski itibarlarn kaybettilen Kanun devrinde yedibin kii iken, XVI. asn sonunda saylar yirmibini buldu. Kapkulu svarileri, Sultan II. Mahmud tarafndan lavedilmitir Kapkulu ocaklarmm bamda yenieri aas bulunurdu. Yenieri aas n celeri ocak iinden seilirdi. Sonralar saray aalarndan tayin edilmeye balan mtn Sonra eitli zabitler gelirdi. Kapkulu piyadelerinden bir kol, sulh zama nmda, ehrin inzibatndan mesul idi. stanbul'da kan yangmlar sndrmek de yenierilerin vazifesi idi. sefarethaneleri korurlar; Divan- Hmyun muhafzl yaparlard. Yenierilen nbetlee olarak, taralarda kale muhafzl yaparlar d. Seferde ise ota etrafndan ayrlmayarak padiah korur; muharebenin id detlendii zamanlarda harbe itirak ederlerdi. Halktan genler de yenieri oca na maasz gnll yazlabilirdi. Bunlar da ocan serke hareketlerde bulunarak bozulmasmm sebeplerinden birini tekil etmitin Rivayete gre, kuruluunda Hac Bekta Vel (veya ona mensup bir vel) bu orduya dua ederek yenieri adm vermitin eri, asker demektin Bu hdise, yenieri ocanda Bekta kltrnn hakimiyetini tevlid etmi; ancak zamanla Bekta tarikatinin an ajanlarnm faaliyeti neticesinde tefessh de ayn ekil-

de yenieri ocana aksederek devledn yklmda mhim bir mil' olmutur. Ba zen brokratlar ve bazen de ilmiye snfn yanlarna almak suretiyle hkmet darbeleri yapm; padiahlarm tahttan indirilmesinde; hatta katledilmesinde m him bir rol oynamtr. Devledn dirliini ve milletin birhini bozmak isteyen n fuz gruplar tarafmdan kullamlan yenieri oca, devlet iinde devlet hne gel mi; padiah ve hkmetler buna sz geiremez olmutur. Yenieriler esnaflkla megul olmaya balam; kanunlar hie sayarak askerken evlenip oluk ocua karmtr. Askerlikle alkas olmayanlar, hatta sulular ocaa almarak saylan baedilemeyecek kadar artmtr. Sefere gitmemi; yahud gittii seferden de fi rar etmilerdir. lm yenieriler bile sicilde hayatta gsterilip maalar tahsil olunmutur. Bulunduklar ehirlerde asayii kknden bozmu; esnaf haraca kesmi; insanlar sokaa kamaz hle gelmitir. Sultan II. Osman'dan itibaren bu durumu gren padiahlar yenieri ocan slah etmek, bu kabil olmazsa kkn den kaldrmaya teebbs etmilerse de, her seferinde ocak isyan edip bu teeb bsleri akim brakmtr. Sultan II. Mahmud, 1826 senesinde, halkm bzar oldu u bu zorbalar gruhunu ortadan kaldrp tarihe gmmeye muktedir olmu; halk da kendisine yardm etmitir. Bu hdiseye tarihte Vak'a-y Hayriyye denir. Bu hdisenin benzerine Rusya'da rasdanr. ar Byk Piyotr, Yenieri Oca'na ok.benzeyen ve streltsiy denilen asker smf ortadan kaldrmt.

2. Donanma-y Hmyun Osmanllar, ilk zamanlardan itibaren donanma kurmular; Marmara sahil lerinde tersaneler meydana getirmilerdi. XVI. asnda donanmanm ehemmiyeti katbekat artm; Osmanh fetih ve zaferlerinde donanma ok esasl bir rol oynamr. Osmanl kara ordusundan bilhassa topu subaylar Hindistan, Fas ve Kagar'a mavir olarak gnderildii gibi; Osmanl harb gemileri de bilhassa Hind okyanusu ve Endonezya adalarma kadar uzanmtr. Kara ordusundaki akmclarm karl olarak donanmada da korsanlar vard. Bunlar, zlanda, hatta Atlas okyanusunu ap Amerika sahillerine kadar akmlar tertiplemilerdi. Donanma nm kumandan kaptan- derya idi. Kaptan- derya ayn zamanda Kaptanpaa Eyaleti denilen Ege adalarmm vhsi idi. Tersane ricali denilen gl bir maiye ti ve sekreteryas vard. Rtbe itibariyle kendisinden sonra kapudne, patrona ve riyale gelir; dier gemi kumandanlarma kaptan veya reis denirdi. Kaptan- Der ya, 1867 senesinde Bahriye Nzn adn almtr.

3. Eyalet Askerleri Eyalet askerleri, dirlik sahiplerinin tmar karl besledikleri askerler olup, ordunun esasm tekil ederdi. Osmanh lkesinin byk ekseriyeti harbler de elde edilmi ve devletin mal iln edilen arazilerden mteekkildi. Bu arazi-

ler nceki Mslman Trk devletlerinde olduu gibi muayyen paralara ayrlr; her bir para harblerde yararlk gsteren askerlere veya hazneden hakk olan kimselere kt (dirlik) olai'ak verilirdi. Dirlikler, getirdikleri gelirlere gre tmar, zeamet ve hs olarak e ayrlrd. Dirlik sahibi sipahi, araziyi uygun grd iftilere kiralar; ancak bunlardan toplad kiray merkeze gndermez; uhdesin deki dirliin mikdanna gre tmarlarda her bin, zeamet ve hslarda her be.bin ake iin bir tane olmak zere zrh, silh ve atyla mcehhez cehel (veya nker) denilen askerler beslerdi. Rumeli ve Anadolu halkndan veya sipahinin ai lesinden yahud klelerinden seilen cebellen hazerde (sulh zamanlarnda) mutad ileriyle megul olurdu. Seferde (harb zamanmda) kylerdeki tmarl sipahilen maiyetlerindeki askerlerle beraber orduya iltihak ederlerdi. Tmarl sipahien her sancakta blklere ayrlmt. Bir sefer olduunda btn tmarl sipahiler deil; nceden yaplan plana gre bunlardan sefer mahal line yakn olanlar sefere eserdi. Eksik cebel getiren, at veya silhlar elveri siz olan sipahinin dirlii kesilir; gerekirse ayrca cezalandrlrd. Anadolu ve Rumeli haricindeki eyaletlerde dirlik sistemi tatbik olunmad iin, harb esna snda Msn Eflk, Bodan, Krm gibi eyaletler husus birlikler gndererek or duya iltihk ederdi. Bunlardan baka nc kuvvetleri vasfnda asker snflar da vard. Hafif svari olarak grlebilecek aknc oca harblerde byk yararlk gsterirdi. Cell isyanlar, lke topraklarmm kaybedilmesi ve ml skmtlar sebe biyle tmar sisteminin giderek bozulmas, eyalet askerlerinin ehemmiyetini azaltmtn Vhlen kaplarnda cretli askerler beslemeye balamtn. Osmanh ordusunun yzde seksenini tekil eden ve Kanun devrinde 170 bini bulan tmar l sipahi askerlerinin yeknu XVIII. asrda yirmibine dmt. Sultan I. Abdl hamid devrinden itibaren (1790) yeni tmar tevcih edilmedi. Tmarl sipahiler geri hizmetlerde kuanld. Sultan II. Mahmud, yenieri ocan kaldrdktan sonra mevcut sipahileri talim grmek zere merkeze ard. Ancak bebin kii kabildi. Padiah bunlar yeni kurulan Askir-i Mansre adl ordunun svarile ri yapt. Suhan Abdlmecid zamanmda (1847), tmar kaldrlarak, mevcut tmar l sipahiler yarm tmarla tekade sevkedildi; bunlardan bir ksm da ath jandar ma yapld. Hkmet, XVI. asr sonlarndan itibaren Anadolu ve Rumeli'deki gebe yrkler arasndan silhl asker yazmt. Bu tekilatm Rumeli'deki te zahrne Evld- Fatihan denirdi. Bunlar da. Yenieri Oca lavedildikten son ra kurulan Askir-i Mansure'ye dhil edildiler

4. Tanzimat Devrinde Osmanl Ordusu Vak'a-y Hayriyye'den sonra gnll ve mecbur askerlik getirilerek As kir-i Mansre-i Muhammediyye diye bilinen merkez ve muntazam bir ordu ku-

rulmutur. 1826'dan itibaren ordu kumandanna serasker denildi. 1908'de ^eraskerlik lavedilerek, asker ilerle Harbiye Nezreti megul olmaya balad. 1837'de asker ilerle uramak zere Serasker'e bal Dr- r- Asker ku ruldu. Yeni asker rtbeler hdas olundu. 1834'den itibaren Harbiye ve Asker Tbbiye Mektebleri, asker rdiye (ortaokul) ve idadler (liseler) kuruldu. 1849'dan idbaren erkn- harb (kurmay) subaylar yeddrilmeye baland. 1773 *de MUhendishne-i Bahr-i Hmyun, 1795'te de Mhendishne-i Berr-i Hmyun kurularak deniz ve topu zbideri buradan yetitirilmeye balanmt. Mektepli zabitlerin yansra, askere alnan istidadl genlerin tezkere brakai'ak subay olarak paala kadar ykselmeleri mmknd. Bunlara alayl zabit denir di. Ordu ve donanmada teden beri din hizmet gren mfd, imam, mezzin, va iz gibi subaylar varln devam ettirdi. htiya saysna gre kura ile alman nizam askerler drt yl sonra terhis edilip ihtiyata alnr; iki sene sonra gerektiinde askere arlmak zere redif, al t sene sonra da mustahfz saylrd. Nakd ve ahs bedel gsterip askere gitme mek mmknd. Gayrimslimler mutlaka bedel derdi. Bu devirde karlan mevzuat ile askerlik mddeti, safhalar, geici ve daim muafiyetler, ordu teki lat ve says hep deiiklikler gstermitir. 11. Merutiyet'ten sonra rediftik kal drlm; Mslman-gayrmshm herkes iin mecbur askerlik getirilmitir. 1911'de hava kuvvetleri kurulmutur. Sultan II. Abdlhamid zamannda saray ve padiahm muhafazas, impara torluk geleneine uygun olarak, Trk, Arab, erke, Arnavud ve Bonaklardan seilmi tabur ve tfenkilere tevdi edilmi idi. Ayrca 1891 ylmda ark ve Arap vilyetlerine asayii temin ve alaliyi merkeze daha sk balarla balamak iin Kurd ve Arap airetlerinden Hamidiyye Hafif Svari Alaylar kurulmutu. Ben zeri alaylar Trablusgarb'da da tekil edilmiti. Sultan Hamid, 1880 ylmda Yldz stihbarat Dairesi'ni kurarak ilk defa modern mnda istihbarat ve espiyonaj fa aliyetini balatan hkmdardr. Halk arasmda hafiyelik olarak vasflandrlan bu tekilat II. Merutiyetten sonra lavedilerek yerine hkmete bah Tekilat- Mahsusa kurulmutur ki, bugnki Mill stihbarat Tekilati'nm esasm tekil eder. F. TARA DARES 1.Osmanh lkesi Osmanl Devleti'nde lkenin temelini, Anadolu Seluklu Suhan'nn Er turul Gzi'ye verdii St ve Doman'i iine alan kk bir mikdar u bey lik topra paras tekil eder. Zamanla Rumeli ve Anadolu'da yeni yerler fetheditip lke snrlar genilemi; XVI. asrn sonunda en geni smrlara ulalmm Ayn zamanda devletin en gl olduu bu devirde, lke smrlai'i batda Viyana banliyleri ile Atlas Okyanusuna; kuzeyde Baltk Denizi ile Moskova varolai'i-

na; douda Hazar denizine ve gneyde de Afrika ortalar ile Hind okyanusuna dek uzanyordu. Osmanl Devleti'nin esaslarndan birisini de gaz ruhu tekil ederdi ki, slm dininin dnyann en cra kesinde iitilmesini temin etmekten ibarettir. Fetihler, yeni yerleri zaptetmek, ahalisini esir ve mallarn da ganimet edinmek maksadyla yaplm deildin Osmanl Devleti iin smrgecilik me hul bir mefhum olduundan, fethedilen lkelerin bir ksm vatan edinilip vilyet hline getirilmi; bir ksmma hkmeti banda braklarak tbi devlet stats ta nnmtn Bazlannm tad kanaatin aksine, lke topraklar padiahn mlk deildir. Eski metinlerde geen mlk sz, mamelek (mal varl, pati'imoine) deil, memleket (meliklik, hakimiyet) mnsna gelin Osmanl hukukunda ah s mlkiyet en geni biimiyle kabul edilmitin Padiahm kendine ait mlk el bette vard. lkenin bir ksm ahslarn mlk olup; bir ksm da devlete aitti. Bu ksma mr toprak denirdi. Devlete ait toprak zerinde padiah maslahata g re tasaiTuf ederdi. Bu, onun mlk olduu mnsma gelmedii gibi; ahs mlk zerinde tasarruf hakk ise sadece mlikine aitt. Osmanl lkesi eyaletlere; eyaletler sancaklara, sancaklar da kazalara ay rlyordu. Kazalar da mlk bir stats bulunmayan kylerden teekkl ediyordu. Eyaletlerin banda vali olarak beylerbeyi, sancaklarm banda sancakbeyi, kazann banda da kadlar bulunurdu. Beylerbeyi ve sancakbeyleri, bulunduklar yerin hem mlk, hem de asker miri iken, kadlar da kazalarda hem kaz, hem mlk, hem de asker sfat hiz birer mir idi. Eyalet ve sancaklarda ayrca vil yet ve sancak idaresinden bamsz birer kd bulunurdu. Bu nev'i ahsna mnhasn sistemin temelinde, Osmanh mlk, ml ve asker unsurlarn birbiriyle s k irtibat yatmaktadr. Nitekim arazi gehrleri, tmarh sipahi tarafmdan toplanp, karlnda asker beslenmektedin Sipahiler sancakbeyi ve beylerbeyine baldm Gnmzde eyalet sistemi ad verilen bu sistem, tamanren Osmanl lke sinin kendine has durumundan kaynaklanmakta idi. Merkeziyetihin sk skya tatbik olunmad Osmanl Devleti'nde muayyen lde bir desantralizasyon (adem-i merkeziyetihk) gze apar. O devirdeki btn imparatorluklarda da durum byle idi. Bu devletler, tamaclkta ve haberlemede insan ve hayvan g cnn kullanld bir devirde, ml bakmdan muhtar, brokrasinin dar kadrolar dan olutuu ve ihtisaslamann pek aranmad birimlerden teekkl ederdi. Bunlarda cidd bir merkez idarenin kurulamayaca aikrdn Yine de Osmanl Devleti'nde merkez idare olabilecei en st seviyede tutulmaya allmtr. Normal eyaletlerde valiler merkezden tayin edilin gerektiinde azlolunurdu. Halkm bu seimde rol yoktu. Vhnin maiyetini de, kd mstesna, maala rn kendisinin verdii ve kendisine kar mesul bulunan kap halk tekil ederdi. Her eyaletin varidat ncelikle kendisine harcanp, artan merkeze gnderilirdi. Artmazsa bununla iktif edilerek merkezden takviye szkonusu olmazd. Eyalet teki tmarlarn ounu vali tevcih ederdi. Budin valisi gibi baz valiler, ecneb

devlet hkmdarlarna muhatap olup, onlarla dorudan muhaberede bulunabilir; Van vhsi gibi vhler baz hudut ihtilaflarn merkeze danmakszn kar tarafm murahhaslar ile oturup zebilirdi. Vezir (paa) rtbesindeki vali, ayn za manda eyaletin asker miri idi. Her eyaletin hususiyetine gre ayr arazi, vergi ve ceza kanunlar tatbik olunabilirdi. er' hukuk btn eyaletlerde cri olmak la beraber, bazlarnda resm Hanef mezhebi dndaki Snn mezhebler de tat bik olunurdu. Btn bunlar krtasiyeciliin nemh lde nne geerdi. Bir de idaresi tamamen kendine has imtiyazl eyaletler vard. Bunlarm her biri birbirin den farkl esaslara gre idare olunurdu. Bazsnn merkezle balar fevkalde za yf olup sadece vergi vermeye mnlasr idi. Bazlar vergiden baka gerektiin de asker de verirdi. Hemen hepsinde merkezden gelen emirler ve sulh anlama snn hkmleri yanmda kendi mahall kanunlar tatbik olunur; idarecileri ma hall hanedanlardan halk veya ileri gelenler tarafmdan seihr; stanbul umumi yetle bunu tasdik ederdi. a. Eyaletler nceki slm devletlerinde eyaletlere (vilyetlere) mlk, kaz ve ml salhiyetlerle mcehhez valiler gnderilmi; soma ayrca kd ve mil (tahsil dar) tayin edilerek vhlerde sadece mlk salhiyetler braklmtr. slm impa ratorluunun ok geni topraklara sahip olmas ve baka bir takm hdiseler se bebiyle, uzaktaki vilyetlerin vhleri yar mstakil bir duruma gelmi; zamanla tam mstakil olmu; merkez idare de bunu tanmak mecburiyetinde kalmti. Bu valilikler, somadan ayr birer devlet hlini almtm Osmanllar, bu duruma dmemek iin olabildiince merkeziyeti politika takip etmiler; vilyetierde gl vh hnedanlarmn ortaya kmasn engellemeye ahmtr. Bu politika XVIII. asrdan itibaren zaafa urad iin baz vilyetlerin merkezle balar gevemi, Msr, Trablusgap, cezayir gibi yeni imtiyazh vilyetler domutur. Ancak yukarda da sylendii zere bu merkeziyetilik mutlak olmayp, eyalet idaresinde zaruret olduu iin veya fayda grldnden dolay kat merkeziyet i davranlmam; ynetimi kolaylaran bir takm usuller kabul olunmutur. Osmanllardaki beylerbeyi, slm devletlerindeki emirlmer (mrimrn) karrhidr. Tahminen 1591'den itibaren beylerbeyilik yerine, daha ziyade eyalet tabiri kullanlmaya balanmtr. Eyalet, vilyet ile ayn olup, valinin ida resindeki toprak paras mnsma gelir. Osmanllarn 354'de Gelibolu'ya gei i zerine merkezi Edhne olan Rumeli Beylerbeyihi tekil edilmitir. Osmanl Devleti'nin ilk eyaleti budur. Yddnm Sultan Bayezid zamannda Anadolu'da geni topraklarn fethiyle merkezi Ktahya (sonra Ankara) olan Anadolu eyaleti kuruldu. Zamanla eyalet says artarak, XVI. asr ortalarna ,34' bulmutur. Klasik devirdeki eyaletlerin bazlarmda Umar usul tatbik olunurdu. M sr, Badad, Habe, Basra, Yemen, Lahsa, Tunus, Trablusgarb, cezarigarfa ise

salyneli idi. Bunlara mstesna eyaletler denirdi. Buralar slm hakimiyetine getikten sonra arazisi mr statye sokulmam; mlk ola-ak datlmt. Bu se beple burada sonradan dirlik sistemi kurmaya imkn yoktu. Bu yar-otonom eya letlerde vali, mahall beylerin zerinde Avrupa'daki kral naibi (vice roi) stat snde idi. Bunlarda ayrca kd, defterdar ve yenieri garnizonu da bulunurdu. Vlilen toplanan vergilerden mahall harcamalar yapar; kalanm (slyne) mer keze gnderirdi. Tunus gibi bazlarnda gelirler giderleri ancak karladndan, merkeze pek deme yaplmamtn Bir de serbest eyaletler vard ki bunlar yurtluk, yurtluk-ocaklk ve hk met olarak idare edilen Dou Anadolu'daki baz mahall beyliklerden mteek kildi. Tmar ve zeametler, yurtlukta beye kayd- hayat artyla verilir; yurtlukocakhklarda ise bey ve ailesine mr boyu ve irs olarak verilirdi. Sancak mn hal olunca (boalmca) bakasna verilmez; beyin oullar, kardeleri ve yakn akrabasna verilirdi. Bey araziyi satamaz, balayamaz, vakfedemezdi. O yerin rf vergileri kendisine ait olurdu. Mstakil beylerden zabtedilen yerlerde sad katleri grlen bey hnedanlanna verilen yurtluk-ocakhn tmardan fark, mut laka bir hizmet karl olmamas, tevcihin geri almamamas, sahibinin idar ve baz artlarla bir dereceye kadar kaz haklar hiz bulunmas idi. Saman, Kulp, Itak, Tercil, Mihrani, Pertek, apakur, ermik beyhkleri gibi. Hkmetlerde ise tmar ve zeamet yoktu. Bunlar bey ve ailesinin mlk gibi idi. Merkeze mu ayyen vergi der ve asker verirdi. Harb esnasmda hangi eyalette bulunuyorlarsa o eyaletin beylerbeyisi ile harbe giderlerdi. Cizre, Gen, Bidlis, mdiye, Mah mudiye, Hakkri, Eil, Palu beylikleri ile ldr eyaletindeki drt sancak gibi. Van, Diyrbekr ve ehrizor'da da drtyz kadar airet reisi vard ki, derece iti bariyle sancakbeyi ile zeamet sahipleri ai'asmda kabul edilir; sancakbeyi ile har be gider; vefatlarnda dirhkieri oullarna, yoksa en yaknlarna verilirdi. Beylerbeyi, bulunduklar eyalette merkez idareyi temsil eder; emniyeti salar; kendi salhiyeti iindeki tmarlar datn ve bunlar murakabe eder; tmar ihtilaflarn zerdi. Harb ktnda, merkezden gelen emir istikametinde, eya letindeki tmarl askerleri toplayarak sefere eserdi. Sefere giderken yerine mtessellim adnda bir vekil brakrd. Eyalet merkezindeki konamda, merkezdeki Divan- Hmyun'un kk bir rnei olan ve eyalet meselelerinin grld Paa Divan adnda bir divan toplard. Burada asayile alkah meseleler gr lr ve bir takm sularn muhakemesi yaplrd. Eyalet ve sancaklarda, kaddan baka, asayiten mesul suba, kenar defterdar, kenar mftisi, paa tezkirecisi (ktibi) ve halk ile idai'e ai'asndaki irtibat temin eden ehir kethdas bulunur du. Lisan bilmeyen halka tercmanlk yapmak zere mutemed bir ahs divanda yer alnd. Beylerbeyinin maiyetine kap halk denir; bunlar kendisi seer ve ma alarn da kendisi verirdi. Bunlar beylerbeyi ile gelir ve onunla giderdi. Halk

arasnda beylerbeyi ve vezirlerin maiyyendeki zobu ve kap aalarna Osmanl tbir olunurdu . Kd lnce, yenisi gelene kadar beylerbeyi yerine bir vekil (mevl) tayin ederdi. Beylerbeyine maa olarak muayyen bir hs geliri tahsis edi hrdi. Beylerbeyi, bugnki valilerden ok geni salhiyetlere sahipti. Eyalet gelir lerinin bir ksm, merkeze gnderiimeyerek mahall masraflara tahsis olunurdu. Bu sebeple geliri yksek eyaletler daha mamur idi. Eyaletlerin bazlarmda tmar, mliye, hatta ceza hkmlerini hvi ayr kanunnmeler tatbik olunurdu. Osmanh Devled'nde sancaklar ayn kalmakla beraber, eyaletlerin says, yeri ve merkezi zamann getirdii zaruretler sebebiyle hi ayn kalmamUr. Ba z limanlarn gelimesi, yol gzerghlarmm deimesi, emniyet mlhazalar ile eyalet organizasyonu da deimitir. Mesel XIX. asrda Selanik ve Tuna vil yetleri yeniden yaplandrlm; Aydm vilyetinin merkezi zmir'e kaydrlmtr. b. Sancaklar Birka kaznm bir araya gelmesiyle sancaklar teekkl ederdi. Bunlara li va da denirdi. Sancak merkezi olan kazada sancakbeyi bulunurdu. Devledn ilk zamanlarnda sancakla- hanedan mensuplar ile airet beylerinin idaresine veril dii iin, bunlar da sancak (liva) sahibi olduu iin bu mlk birimlere sancak denilmitir. Sancakbeyi, beylerbeyinin sancaktaki muadili olup; sancan mlk miri ve tmah sipahilerin kumandan idi. Sancakbeyi konamda divan topla np, sancam ileri mzkere olunurdu. Sancaktaki her eit davalara kd ba kard. Birka sancak bir araya gelerek eyale tekil ederdi. c. Kazalar Kazalarn banda mlk mir olarak kd bulunurdu. Kd aym zamanda da kazadaki mahkemenin reisi idi. Ayrca sefer hlinde kazadan geecek ordu nun iaesinin temini ile mkellef ve kaznm belediye ileriyle megul olup; mer kezden gelen emirlerin muhatab idi. Kdar, sancakbeyi ve beylerbeyinin maiyednde olmayp, dorudan merkezden tayk edilir ve merkeze kar mesul idi. Dorudan merkezle yazma yapard. Kazalarda, bugnki pohs ve zabta mdr lerinin muadih olarak, suba bulunur; kazann emniyetini temin eder, sulular takip edip yakalar, mahkemeye teslim eder, kdmn verdii hkmleri infaz ederdi. Kazalarda, kaz snrlar iindeki tmarl sipahilerin kumandan olarak alayheyi bulunurdu.

278 Baz halk edebiyat rneklerinde geen Osmanl ile alkah menfi ifadelerin; Anadolu halk nn Osmanl darecilerini benimsemediklerine dellet ettii gr yanltr. Bu menfi Os manl imaj, vezir ve beylerbeyinin maiyetindeki Osmanl ad verilen memuriara aitli. Nite kim yksek mevki sahiplerinin yakm evre ve maiyetlerinin, bu yaknlklarn istismar ede, rek, et-afa han davrandklar her zaman grlmtr.

d. mtiyazl Eyaletler (Eylt- Mmtze) Osmanl Devleti'nde mlk hiyerariden ayr olarak kendilerine mahsus ekilde idare olunan ve bazsnn idarecisi dorudan merkez tarafndan tayin edi len eyaletler vard. Bir bakma i ilerinde serbest (otonom) olup, Osmanl hima yesini tanm bu eyaletler, merkeze muayyen bir senelik vergi verir; aynca se fer esnasnda orduya asker birlikler gnderirdi. Bunlara mmtaz (imtiyazl) eyaletler denirdi. Mmtaz eyaletlen slm hukukunda drssulh denilen lkele rin statsne benzemektedin Hazret-i Peygamben Msr ile Hicaz arasndaki Ey le lkesini idar istiklli hiz mntkalara ayrm ve hepsini Eyle melikinin ha kimiyetine vermiti^''^. Umman fethedildii zaman da idaresini teden beri bura da hkmran olan iki kardee tevdi etmiti. Hazret-i Peygamber zamanmda Necran, Hazret-i mer zamanmda Talib, Hazret-i Osman zamanmda Nubya ve Hazret-i Muaviye zamanmda da Ermeniye gibi kendileriyle sulh yaplm, vergi yermeyi kabul edip slm dininin tebliine izin veren tbi devletler de vard. Bunlar imtiyazl vilyet ve tbi devlet statsnn meruluuna dellet eden Os manl Devleti'nde klasik devirde Hicaz eriflii, Eflak-Bodan voyvodal, Erdel prenslii, Krm hanl, Dubrovenedik (Ragusa) dukal. Kaptan Paa Eya leti, Naka (Naksos) Dukal, Arap eyhlikleri, Dou Anadolu Beylikleri mm taz eyaletlerdi. Kafkasya ve Grcistan'daki prenslikler, Osmanl hakimiyetini ta nm; bazen mmtaz bir eyalet, bazen de tbi bir prenslik olmutun.stanbul da kendine mahsus bir idareye sahipti. eitli devirlerde sadece vergi deyerek veya baka bir ekilde Osmanl metbuluunu tamyan Bohemya ve Lehistan (Polonya) Krall, Umman, Ae, Kagan Fas ve Bomu Sultanl gibi devletlen imtiyazl eyaletlerden saylmaz. Osmanllarn ilk devirlerinde bir ara Bizans mparatorluu, Rumeli fetihleri sra snda da Srbistan jupanh (prenslii), Bosna hanl (prenslii). Hersek knezlii (dukal), Karada knezlii, Bulgar arl Osmanh Devleti'ne tbi olarak vergi ve asker vermi; ksa bir zaman soma hepsi snadan birer vilyet olarak Os manh lkesine ilhak edilmitin Mmtaz vilyetlerin idar hususiyetleri, tarih ve siyas sebeplerle birbirinin ayn deildi. Memleketeyn (Eflk-Bodan) gibi idare cileri bile stanbul'dan tayin edilen ve deta snadan vilyet gibi ynetilenleri ol duu gibi, Dubrovenedik gibi merkeze gevek balarla bal olanlar da vard. Son asnlarda siyas ve asker zaaf sebebiyle mmtaz eyaletlerin says artmtn XVIII. asr sonundan itibaren srasyla Garp Ocaklar, Yunan Adalar, Msr Eya leti, Sisam Emareti, Lbnan Sanca, Girit Vilyeti, Srbistan Emareti, Yunanis tan Emareti, Bulgaristan Emareti, Kbrs Sanca, Yemen Vilyeti imtiyazl hle gelmitin

279 Zebd/Kmil Miras, V/2S6.

2. ynhk yn, kehme itibariyle halkm ileri gelenlerine verilen isimdir. Osmanh Devled'nde tarada her ehir ve kasabada ahah tarafndan seilen ayanlar bulu nurdu. Bunlara ehir kethdas da denirdi. Kanun Sultan Sleyman devrinden idbaren, halkn itimad ettii, servet ve kudret sahibi ayanlar, vergilerin tahsilin de ve memleket masraflarnn tevziinde vali ve kadlarla halk arasmda irtibat te min ederdi. Bylece ehl-i rf denilen hkmet memurlarna kar, halkn koru yucusu mevkiinde idiler. Devlet mekanizmasmn bozulduu devirlerde, XVIII. asnda, ayanlar valilerden mtesellimhk ve voyvodalk elde etdler. [Mteselhm beylerbeyinin; voyvoda ise hanedan ve sadrzamm hslarn vekleten idare eden kimsedir.] Boalan ve yeniden verilmeyen tmarlar ildzam yoluyla elde ederek glerine g kattlar.. Ayanlarn vefatmdan sonra da, hanedanndan ve ya mensuplarndan birisi yerine geerdi. Zamanla da bulunduklai'i yerde msta kil hareket etmeye; hkmedn nfuzunu hie saymaya baladlar. Bylece ayan lar mtegallibeye dnt. Sultan II. Mahmud tahta kar kmaz, yn ile bir sulh yapmaya mecbur kald. Sened-i tdfak ad verilen bu muslahadan ksa bir mddet sonra, padiah ayanlarn nfuzunu krmaya ve merkez idareyi teki-ar te sise muvaffak olmutur. len ayanlarn yerine vrisinin gemesine engel olarak, merkezden adam tayin etmi; baz ayanlarn zerine ordu gnderip ele geirilen leri srgne yollam; gl ayanlar da biribirine drerek safd etmitir. ynhk yerine de 1833'den itibaren ky ve mahallelerde muhtarlklar tekil edilmidr. Maamafih ayanlarn ou, muhtaridc, kaymakamlk, mutasamflk ve vhlik gibi memuriyetleri elde ederek veya mltezimlik yaparak sosyal ve eko nomik nfuzlarn ksmen korumaya muvaffak olmutur.

3. Tanzimat Devrinde Tara daresi 1839 tarihli Glhne Hatt- Hmyunu'ndan sonra tara idaresinde m him deiiklikler olmutur. Tmar usul lavedilerek tara varidatm toplamak zere 1840 tarihinde eyaletlere merkeze bah muhassllar gnderilmitir. By lece vali ve sancakbeyinin salhiyetleri daraltlmtr. Muhassllar, taralardaki meclislerin de reisi idi. Ancak iki sene soma muhassllklar kaldrld. Tara va ridatm toplama ii ildzama verildi. Vh ve sancakbeylerine eski salhiyetleri ta nnd. Vh veya sancakbeyi riyasetindeki paa divanlar, memleket meclislerine dnt. Defterdar, mektupu, mfd, gayrimslim ruhanleri ile ve halkn sed i yars gayrimslim drt kiiden teekkl eden bu mechslerde, vilyet ve san cam her trl ileri mzkere edilecekd. Ayrca yeni karlan ceza kanunlar erevesinde beldedeki sular takip edip ceza vermeye de salahiyetli klmd. Kazalarda, kadlarn mlk, beled ve asker salhiyetleri kaldrlarak bun larda sadece adl iler brakld ve Mehat'e baland. Tanzimat'tan sonra her

kazaya nce kaz mdtri (mdr), 1858'den itibaren kaymakam adyla bir ml k mir tayin edilerek, kadlarda sadece kaz salhiyetler braklmtn Kazalar daki byk kyler nahiye olarak kabul edilmi ve bazlarnda kd nihleri va zife yapmlardn Mslman ky ve mahallelerinde padiah beratyla tayin edi len imamlar, gayrimslim ky ve mahallelerinde de papaz ve kocaljaar tem silci kabul edilmitin Sultan 11. Mahmud zamanmda kylerde muhtarlk kurul mutun Bilhassa Sultan Aziz zamanndan itibaren muayyen yol gzerghlarnda emniyetin temini maksadyla kylere birer gnlk mesafede yeni kazalar tekil edilmitin Cumhuriyetten sonra banda kaymakamn bulunduu kaz tekilat muhafaza edilmitin Osmanl geleneinde yeniliklerin hep byk bir temkinle pilot blgelerde uygulanmas esas olduundan, bu reformun da ncelikle ksa sre nce bir isya na sahne olan Ni, Vidin ve Silistre vilyetleri birletirilerek. Tuna Vilyeti ady la yeni tekil edilen bir Rumeli vilyetinde uygulanmas kararlatmimtr. Bu nun iin 1281/1864 tarihinde Tuna Vilyeti Nizmnmesi kanlmtn^so. Bura daki hkmler pe pee Tuna, Erzurum, Edirne ve Trablusgarb vilyetlerinde uygulanai'ak msbet neticeler verdi. Ertesi sene, bu dzenlemelerin paralelinde ve esasen bundan ok byk farkll bulunmayan, ad geen vilyetlerde tatbik edilmek zere, 1281/1865 tarihli Bosna Vilyeti Nizamnmesi^^^ ve 1282/1865 tarihli Halel? Vilyeti Nizamnmesi^^^ karlmtn Bunun zerine sz konusu nizamnamenin ad Tekilat- Vilyt Nizmnmesi'ne evrilerek 1284/1867'de, Hicaz, Yemen, Msr, Girit gibi mmtaz vilyetler ile Sisam emareti, Cebel-i Lbnan sanca ve stanbul dma hemen btn lkede tatbike baland-83. Bu dzenlemelere gre eyaletlere vilyet ve beylerbeyine vali; sancakla ra liva ve sancakbeyine de mH?(75/T(/"denilmi; maamafih sancak ismi de korun mutun Eyalet tabiri imtiyazl eyaletler ve ecneb memleketler in kullamlmtn. Yurtluk, yurtluk-ocaklk ve hkmetler de lavolunarak sradan sancaklara dntrlm; bamdakilere de tekd maa balanmtn Vilyetler sancakla ra, sancaklar kazalara, kazalar da karyelere taksim olunuyordu. Zamanla hibir eyalete bal olmayp, dorudan merkeze bah bulunan elviye-i mstakille (mstakil sancaklar) teekkl etmitin Livalarda merkez kontrol nisbeten zayf olduu iin, pozisyonu hassas livalarda memurlarn halkla ili-dh olmalar gi bi mahzurlar bertaraf etmek istenmitin Vilyetlere bal sancaklara da elviye-i mlhaka (bah sancaklar) denilmitin 1908'den sonra mstakil livalarn says
280 Dsmr- alk: (1282), s: 517 vd; Takvim-i Vckayi', no: 773, t: 7 Cemzilhir 1281; Klliyt1 Kavnn, 2174. 281 Takvim-i Vekayi': 7 Muharrem 1282 (1865), No: 802; 6 Safer 1282 (1865), No: 806; Klli yt-! Kavnn, 2191. 282 Kliiyt- Kavnn, 2192. 283 Dstur: I/i/608-624; Klliyt- Kavnn, 5087.

artmtu". Bunun altnda ttihad ve Terakki hkmednin merkeziyetilii arttrma ve klasik vilyet dzenini deitirerek pard vastasyla kontrol aittrmak arzu su yatmaktayd. 1877'de Cebei-i Lbnan, Beyrut, Kuds-i erif ve Canik (Sam sun) mstakil sancak (liva) iken; 1918'de bunlardan baka ehrizor, Asr, Medi ne, Urfa, zmit, il, Eskiehir, Bolu, Teke (Antalya), atalca, Karesi (Balkesir), Kaleisultaniye (anakkale), Kayseri, Karahisarshib (Afyon), Ktahya, Men tee (Mula), Mara ve Nide de mstakil hv hline gelmiti. Cumhuriyetten sonra sancaklara vilyet ve mutasarrfa da vali ad verilmitir. Tanzimat'tan sonra gerek merkezde, gerekse taradaki memurlarn says hzla artt. Memurlara maa verilmeye baland; tekd olma imkn tanmd. Memuriyetten alnmalar muayyen artlara baland. Sicil mecburiyeti gedrildi. Memuriyete girmek iin bata Mekteb-i Mlkiye olmak zere devledn bu i iin at eitli mekteplerden mezun olma art aranmaya balad. Bu mekteplerden mezun olmayp da devlet hizmedne girmek isteyenlerin meslein en alt kademe sinde vazifeye balamalar esas konuldu. En az iki sene hizmetten sonra terfi imkn getirildi. Valinin maiyyed dorudan merkez tarafmdan tayin edilen memurlardan olumaya balad. Merkezdeki kabinenin kk bir rneini tekil eden bu me murlar, vh muavinleri, defterdar, yaz ilerine bakan mektupu, umr- ecnehiy ye mdr, ziraat ve ticaret mdr, orman mdr, shhiye mdr, maarif mdr, tark (yol) emini, defter-i hkn (tapu) mdr, nfus mdr, evkaf mdr ve alaybeyi (zabtiye miri) di. Eski vilyet mechsleri de vilyet mechsi idaresi ile nizmiyye mahkemesi olmak zere ikiye ayrld. Livalarda da mutasamfm maiyetinde muhasebeci, tahrirat mdr, defter-i hkn memuru ve zabtiye miri bulunurdu. Sancak mechsleri de liva meclis-i idaresi hline getiril di. Vilyet Nizmnmesi ile, idare ve kaz kesin hatlarla birbirinden ayrld; va li ve mutasarrflarla idare meclislerinin kaz salhiyed, nizmiyye mahkemele rine verildi. Cumhuriyetten soma vilyeer kaldrlarak, sancaklara vilyet ve mutasarrfa da vali ad verilmi; bamda kaymakamm bulunduu kaz tekilat muhafaza edilmidr.

4. Belediye (htisab) slm tarihinde Hazret-i Peygamber devrinden beri, ihdsab (hisbe) tekilat lar, bugnki belediyelerin fonksiyonunu grrd. Bu ii yapan vazifeliye mH/^esib denirdi. u kadar ki muhtesibin salhiyetleri, belediye reisinden daha geniti. Muhtesib, hem adl ve hem de idar salhiyetleri hiz olarak, kanunlar icra eder, buna aykr hareket edenlere engel olurdu. Umum ahlk ve d a b a aykr davranlmadm, umum yollar, halk salna riayet edildiini; evre temizliini; bi nalarn nizma uygun olduunu; kle ve hayvan haklarma riayet edildiini; esnaf

ve tccarn l ve tartda dil davrandn; karaborsa yaplmadn; narha uyulduunu kontrol eder; gerekirse sorumlu ve sululara ceza verirdi. htisab m essesesi Seluklularda da vard. Osmanllarda kadlar, Avrupa ehirlerinde oldu u gibi, kaz vazifesinin yannda baka vazifelerle de mkellef tutulmutu. Bu ci hetle kd, ayn zamanda bulunduklar ehrin belediye reisi idi. Devlet, belediye hizmetlerinin zaten ok inkiaf etmedii bir zamanda, bu ii ulemadan birisine vererek ehirlerdeki muhtemel ekimelerin nne gemek istemiti. Kd, bu vazifesini byk ehirlerde muhtesib (ihtisab aas) vastasyla yerine getirirdi. Muhtesib, kadnn yardmclanndand. htisab, baz devlet me muriyetlerinde ve amme hizmetlerinin grlmesinde det olduu zere, her se ne iltizam usulyle, br mebl karlnda gvenilir birisine ihale olunurdu. h tisab aas, iyeri ama ruhsat verin esnaf tefti eder, ihtisabiye rsumu deni len vergileri toplar, ibadetlerin icrasn kontrol eder, ihracat yasa olan mallarn satna ve kk ocuklarn altrlmasna engel olun para rayicine dikkat eden posta ilerine ve amme sahnm muhafazasna nezret ederdi. Kk e hirlerde ve kazalarda suba, polis ve zabta ileri yannda, ihtisab aasnn vazi fesini de yerine getirirdi. htisab aal, XVI. asrdan sonra iltizamla (ihaleyle) kapkuharndan birine verilirdi. Buna ihtisab muktaas denirdi. Muhtesib bu i iin dedii paray, ihtisab rsumu denilen ve esnaftan alnan bac ve cerimeler le karlard. 1826 senesinde htisah Aal Nizmnmesi ile htisah Nezreti kurula rak ihtisab aas sadrzama baland. 1846'da Zabtiye Miriyeti kurulup, ihti sab aal buraya baland. 1854'de htisab Nezreti ilga olundu ve Avrupa'da ki belediye tekilatnn benzeri olarak stanbul ehremaneti kuruldu. Belediye tekilat, taraya da temil edildi.. ehreminini hkmet tayin ediyordu. Beledi ye, toplad vergileri mhyeye dyor; kendisine mliyeden tahsisat veriliyor du. ehremininin vazifeleri, ihtisab aasmmkinden farkh deildi. ehi'emnetinin meclisi; ayrca maiyetinde mhendis ve kavaslar bulunurdu. 1857'de ehremnetine bina ve kadastro ilerinde yardmc olmak zere Beyolu'nda Paris modeli Altnc Daire-i Belediyye kuruldu. Sonra 1868'de bu daire rnek almarak stanbul 14 belediye dairesine ayrld. 1877'de Vilyt belediyye kanunu karl d. Buna gre belediye reisini, zlan halk tarafndan tayin olunan belediye mec lisi seiyordu. Kanun, belediyelere, imar ilerini tanzim ve kontrol, nfia (bayn drlk), tenvirat (aydnlatma), tanzifat (temizlik), belediye mallarmn idaresi, em lk tah'iri (yazm), nfus saym, pazar ve esnaf kontrol, hfzsshha tedbirleri alma, mezbaha kurma, mektep ama, yangn sndrme, belediye varidatn tah sil etme vazifelerini yklyordu. Belediye tekilat, cumhuriyet sonrasnda da bu haliyle faahyetine devam etmitin

5. Esnaf Tekilat Roma ve Bizans'daki gibi kontroll ekonominin hkim olduu Osmanh Devled'nde isteyen esnaf, istedii zaman ve yerde dkkn ap sanadni icra ede mezdi. nki kontroll ekonomide, istihsal (retim), isizlik, pahallk ve kda engel olarak sosyal dengeyi temin endiesiyle, gerek mal eiti ve gerekse mal mikdar bakmmdan tahdid edilmitir. retilen malm kalitesi ve rekabet de kontrol altndadm Bu kontrolleri temin iin de esnaf sk b h ekilde tekilatlan mtr. Bylece arzu edilen kontrol esnaf kendisi temin eder; devlet de bunu deneder. ehirlerde dkkn yahud imalthane says dondurulmutu. Mesel stan bul'da, 200 terlikinin bulunduu XVII. asr ortalarmda ne yeni bir terliki dk kn alabilir; ne de dkknlardan biri kapanabilirdi. Hatta dkknlar hviyet deitiremez; mesel emberlita'taki bir terliki dkkn, arkap'ya nakledilemezdi. Bunun iin devledn izni aranrd. Bu smrlandrmaya ustalk veya XVIII. asr bandan itibaren gedik usul denilmektedir. Gedik, dcaret ve sanatkrlara devlete tanmm bir imdyaz idi. Esnaftan biri sanatm terketdinde, kendismin mlik olduu ustalk hakkn, esnaf iinden yedmi bir kalfaya cretle devredebilirdi. Ayn zamanda alet ve edevtm da satm olurdu. Bylece ustalk hakkyla beraber almp satdan veya devir-teslim edilen alet ve edevata da gedik denilmitir. Zamanla alet ve edevat olmasa bile, ustalk hakk devredildii zaman yeni usta gedik sahibi sayilmistm Gedik sahi bi lnce, dkkn banda bulunup almak artyla evldna kalrd. Evld yoksa veya ocuk baba mesleini terketmi ise, o gedik boalm saylr; o ii yapmaya lyk bir kalfaya devrolunurdu. Dkkn devralan kalfa artk usta say lr ve eski gediklinin vrislerine petemallik denilen bir bedel derdi. Bu mu ameleler esnaf defterine kaydolunurdu. Zamanla enfiye, ttn, kuru kahve, al koll iki sat, sarraflk, tabiblik, eczcdk, imkelik (gm ilemecihi) gi bi stratejik grlen mesleklerde devir teslim ileri hkmetin nezretinde yapl maya balanm ve bugnki ruhsatnameler gibi resm senedlere balanmtr. Esnaf olabilmek iin ilkmektebi bitirdikten sonra bir ustanm yanna nak girilirdi. Usta, sene kadar o sanatn inceliklerini raa retirdi. Usta, o ii rendiine kanaat getirirse, esnaf kdemlileri huzurunda imdhan olunurdu. Di n ve esnaf ahlkn alkadar eden sualler sorulur; sanatna dair bir eser yapma s istenirdi. mtihan geerse, ran beline bir merasimle petemal (nlk) kuandrrd. rrak, ayn dkknda kalfa olarak almaya devam ederdi. Boalm bir dkkn bulursa, devraln ve usta olarak kendi iini bu dkknda icra ederdi. Bunun iin de esnaf loncasmda rak karma ad verilen b h merasim yaplrd. Her esnaf zmresinin gedik sahibi ustalarmn kurduu, tark-iftvvet de nilen; sonradan da esnaf loncas adn alan bir tekilat vard. Gerektii kadar ka labalk olmayan bir esnaf zmresi lonca kuramaz; benzeri ii yapan bir loncaya

yamak olurdu. Mesel, izmeciler, mestiler, terlikiler ve eskiciler, pabuu es nafnn; tellklar, hamamc esnafnm yama idi. Osmanlla- bu esnaf tekilatn Seluklulardan devralmtn Bunlan ayn zamanda tasavvuf birer messese idi. Esnaf, tekke ve mescidlerde toplanrd. O zamanlar esnaf, birbirine ahi diye hitab ederdi ki, Arapa "kardeim" demektin Ahi eyhleri, Seluklu devletinin knden sonra Ankara ve havahsinde bir hkmet bile kurmulard. Osman Gzi'nin kaynpederi eyh Edebh de bir ahi eyhi idi. Gayrimslimlerin de es naf arasmda oalmas ve tekilat kurmak istemeleri zerine XVII. asrn ortala rmda tark-i ftvvetler, esnaf loncalanna dntrld. Loncalar, her esnaf zmresinin toplu olarak bulunduu ve ayn zenaati ileyenlerin alt bir ar boyunda, bir han iinde ald. Bana da kethda ile yiitba geirildi. Bir mddet sonra ayn kethdann riyaseti ahnda Mslman ve gayrimslim lonca lar olarak ikiye ayrld. Esnaf tekilatmm banda, esnafm hayat boyu setii eyh bulunurdu. Sonradan buna lonca ustas dendi. Evliya elebi, stanbul'da 105 esnaf eyhi ol duunu sylen Lonca ile hkmet arasmda irtibat kethda (khya) temin eder di. Esnaf, kendi arasndan kethday seer; kadya bildirir; kd tahkikat yapp uygun grrse hkmete tayini yaplrd. Hkmete esnafa yaplacak tenbihlen esnaftan istenecek yardmlan narhlan esnafa kethdalar tarafmdan bildirilir di. Kethda, aynca esnafn kanun ve nizamlara, narha riayet edip etmediini de kontrol ederdi. Esnafn istek ve ikyetlerini hkmete bildirirdi. Bu sebeple kethdann hem esnaf, hem de hkmet nezdinde itibarl bir kimse olmas lzm d. Yoksa mesel esnaf yolsuzluklanna gz yumarak menfaat temin etmesi iten bile deildi. Esnaf, yolsuzluunu grd kethday kadya ikyet ederek vazi feden alnmasn isteyebilecei gibi; hkmet de yolsuzluunu grd keth day azledebilirdi. Esnaf teekkllerinin birer yardm sand vard. Kethdann nezareti al tnda idi. Mesel dkkn yanan, hastalanan ve alamayacak durumda olan es nafa buradan para verilirdi. Sandn gelirleri unlard: nam kalfala, kalfa nn da ustala ykseltildii petemal kuanma merasiminde ustalarn verdii paralai"; rak, kalfa ve ustalarn, keselerinin gcne gre, haftalk veya aylk aidatlan; sandkta biriken parann murabaha yolu ile getirdii gelir; zengin esna fn, sanda yapt vasiyetler; sandk demirbalarnn (mesel bakr kap kaak takmlarnn) kiraya verilmesi suretinde gelen gelin Her eit esnafn uymas gereken din ve allk prensipler, ftvvetnme adndaki kitaplarda yazl idi. Esnaf, ustalk ainken, bunlardan imtihan olunur du. Esnaf ahlkna uymayan veya standart harici mal imal eden esnaf, kendi eyh ve ihtiyarlarndan mrekkep mecliste muhakeme olunup cezalandrlrd. Esnaf, aynca kd ve ihtisap aas tarafndan da tefti edilir; mahkemelik bir i varsa, icabna baklrd. Kethda bey, gerekli grdnde esnaftan birini bir

Osmanl Aname Hukuku

283

mddet iin faaliyetten men edebilirdi. Standarda uygun olmad iin, yapt pabular ceza olarak dkknmm damna atlan pabuu, pabucu dama atmak tabirinin de domasma sebebiyet vermitir. Bir de ordu esnaf vard. Bunlar sefer mddetince ordunun ihtiyalarn te min ile mkellef idi. Ordu sefere kmadan, her esnaf zmresinden talipler, ket hdalarna mracaat eder; kendi loncas seferli denilen ordu esnafn tesbit eder di. Ordu esnafma, kd huzurunda, sefere zorla gtrlmediine ve seferde l zm gelen hizmed taahhd etdini gsteren bir vesika imzalatlrd. Seferh esnaf, sefer esnasnda ordu mensubu sfatyla faaliyetini icra ederdi. Hizmeeri kar lnda askerden cret alr; harb ganimetlerinden de istifade ederdi. Halktan ze ki ve kabiliyeth ocuklarn askere aimmasma yarayan Devirme Kanunu kalk tktan sonra, yenieri oca esnaf ile dolmutur. Tanzimat'tan soma hberal ekonomiye geildi. Loncalk usul hafifledi. 1909 tarihinde esnaf loncalar kaldrld. Cumhuriyetten som-a yerlerini esnaf ce miyetleri ve dcaret odalar ald.

6. Derbend Tekilat Anayollar zerindeki derbend denilen tehlikeli geitler, ekya ve soygun cularn faaliyeti iin elverili meknlar olduu iin, Seluklular zamanmda bu ralarda yol emniyetini temin maksadyla kk karakollar eklinde derbend te kilat kurulmutu. Etrafnda kk mescid, dkknlar ve han ile kk b n kasa ba hviyetinde idi. Sultan 11. Murad devrmden itibaren Osmanhlarda da bu te kilata rastlann. Derbend, tmar arazisi veya sahipsiz topraklar- zerinde ise, ora ya yakn bir ky halkndan bazs veya hepsi, derbendi muhafazaya memur edi lir; karlnda bir takm vergilerden muaf olurdu. Eer burada bir ekyalk h disesi vuku bulur ve bir yolcunun mah ahnrsa, derbendiler tazmin ederdi. Bu, bir nevi ticaret sigortas idi. Derbendiler, kalelerde nbetlee beklerler; mstah kem mevkiye sahip olmad iin kale bulunmayan yerlerde bunlar' iin bekleme kulbeleri ina olunurdu. Derbeniler sadece kendi derbendleri ile alkadar olur lar; bulunduklar yeri terkedemez; gerekirse yolculara klavuz hizmeti de verir lerdi. Mstahkem mevkilerdeki derbendiler, asker tarzda tekilatlanmt. As ker tekilatn bulunmad derbendlerde bata derbendiba (derbend aas, han aas, serdar) bulunurdu. Eyaletlerde, derbendilerin hepsinin banda der bend nzn bulunur ve sene boyu derbendleri tefd ederdi. Zamanla derbend te kilat yetersiz kald iin kaldrlm; yol emniyetini ve asayii temin maksady la bilhassa anayollarn birletii yerlerde kasabalar tekil edilmitir. Derbendi lerin yerini zabtiyeler almtr.

7. Haberleme ve Menzil Tekilat Osmanl Devleti zamannda, anayollar zerine, derbend kalelerine benzer tarzda menziller yaplmt. Bunlar atl veya yaya bir gnlk yolun (takiiben 35 km) sonunda kurulmutun Menzillerde vakf hanlar bulunur; yolcular gece bu rada kain; atlan yemlenir; ertesi gn yollarna devam ederlerdi. Menzilde valaf han yoksa, sivil ahslar yaptrdklar ve ilettikleri menzil karlnda vergiden muaf tutulurlar; gerekirse tahsisat da alrlard. Zamanla bu menzierde ordunun sefere karken ihtiya duyduu emtia da muhafaza olunmaya balanmtn Gi derek menziller evre halkm mallarn ve mahsullerini getirip satt birer pazar yerine kavumu; sonra da bu menzillerde ky ve kasabalar teekkl etmitin Ordu sefere ktnda, gerekirse bu menzillerde konaklard. Bir yerden bir yere haber ve mektup gtren ulaklar ve posta tatarlar, atlarn bu menzier de bekleyen mr atlai'la deitirip, sratle yollarma devam ederlerdi. Bylece imparatorluun en uzak mesafelerine ksa bir mddet zarfnda haber gndermek mmkn olurdu. Kanun Sultan Sleyman zamanmda Ulak Yasaknmesi karl mtn Posta tatar denilen ulaklar, namuslu, gvenilin mukavemetli, zayf ve evik kimselerden tayin olunurdu. (lk zamanlar Tatar aslllardan seildii iin bu ad ald sylenin) stanbul'da 300 ve her valinin maiyetinde 50 tatar bulu nurdu. Sultan I. Abdlhamid zamanmda tatrn oca kuruldu. Tatarlarn, stan bul'dan Edirne'ye iki gnde, am'a oniki gnde, Badad'a ondrt gnde ula tklar vki idi. Tatarlara iyi maa verilir; ayrca tadklar husus mektup ve po lielerden de yzde alrlard. Tadklar zayi olsa, ocak sand tarafmdan taz min olunurdu. Menzillerde devletin tayin ettii ve vergi muafiyeti karlnda alan menzil emini (menzilci), menzil kethdas, ahr kethdas, seyis, odac, src, a gibi hizmetliler ile evre halkndan creti mukabilinde alan kimseler bu lunurdu. Menzil emini, gerek ordunun, gerekse resm ulaklarn getii zamanlar da bunlara kolaylk gstermekle mkellef idilen Ulaklar, aldklar beygir ve ia elerinin bedelini demek mecburiyetinde idi. Ulaklarn her menzilde yaptklar masraf kaydedihr ve devlet tarafndan denirdi. 1829'da menziller ilga olunup; haberleme ileri yeni kurulan Posta daresi'ne tevdi edildi. Menzilhneler, postahaneye dntrld. Tatar aalar postac olarak resm kadroya alnd. lke de posta ileri husus olduu iin, ecnebilerle ait postahaneler de vard. Bunlar la rekabet, resm posta tekilatmm gelimesini salad. Ancak resm postahanelerin says mahdut olduundan, ou yerde posta tama iini gayrresm posta haneler ve tatar aalar srdrd. Bunlar tadklar yk, ve mektuplar iin ahcdan cret alnd. Tatar tekilat 1918 ylnda kaldnld. Posta, yine tren, gemi ve arabalarla tannd. Ancak istasyonlara gelen postay uzak belde ve kylere sivil postaclar gtrrd. En ok fiyat krana bu i ihale edilirdi. Bu usul, cumhuri-

yetten sonra da epeyi devam etd.

8. Emniyet Tekilat Osmanl Devletinin kuruluunda her ehir ve kasabada birer kd ve suba bulunurdu. Kasabann asayiini, kdmn verdii hkmlerin yerine gedrilmesini, aym zamanda bir asker mir olan suba salard. Suba, nceki Trk dev letlerinde de bulunan bir memuriyetim Kddara bah olup, muhtesib ile beraber kol gezer; ar ve pazar tefd eder; yollar tamir etdrir; sulular ve kanuna ay k m davrananlar tutup kadya gtrrd. Sancaklarm bandaki sancakbeyleri ile eyaletlerdeki beylerbeyleri, emirleri altndaki askerlerle blgelerinin asayii ni temin ederdi. stanbul'un emniyet ileri kapkulu askerlerine; Kasmpaa ile Galata'da kaptan paaya, sahillerde ise bostanc ocana tevdi edilmid. ehrin en byk emniyet miri sadrzam idi. Soma gelen yenieri aas, yannda acem olanlarmdan yardmclar olduu halde devriye gezerdi. Semtlerde karakoUukuarn vazife yapt karakollar vard. Yenieri oca zabitlerinden asesba pohs m dr mevkiinde idi. Fih mehul vak'alarm sulularn takip ve yakalama ileri ne bcekba bakard. Zamanmzn sivil zabta ve istihbarat iini grrlerdi. Emirlerinde kadn memurlar da bulunurdu. Maiyetindeki uhadarlar istihbarat iine bakard. Mahalle bekisi mevkiindeki asesler de emniyet ilerine yardmc olurdu. Kadlar, kaz mahallerindeki mlk, adl ve beled iler yannda emniyet ilerine de nezret ederdi. Yenieri Oca'nn 1826 trihinde ortadan kaldrlmasndan sonra, bunun yerine kurulan ordu, stanbul'da syi ve zabta hizmetlerini yrtt. Bu ordu dan, belediye hizmederi grmek zere kurulan htisab Nezreti'nin emrine de zabit ve neferler verildi. Tarada eski tmarl sipahilerden inzibat birlikleri kurul du. Soma ordunun redif (ihtiyat) birliklerine bu vazife verildi. 1845'de stan bul'da pohs tekilat; 1846 tarihinde de Zabtiye Miriyeti kuruldu ve btn em niyet gleri tek a altnda topland. 1879'da pohs hizmetlerini yrtmek ze re Zabtiye Nezreti tekil edildi. Vazife ve salhiyetleri de muhtehf nizmnme lerle tesbit olundu. Taralardaki zabtiye askerleri de seraskerlie bah olarak jandarma usulne gre tekiladand. Baz vilyetlerde de polis tekilat kuruldu. 1909 senesinde Zaptiye Nezreti kaidmlarak, onun yerine Emniyet-i Ummiye Mdriyeti; ayrca bir de Umum Jandarma Kumandanl ihdas edildi. 1913 ta rihli nizmnme ile pohs tekilati tanzim olundu. Cumhuriyet idaresi, bu siste mi aynen devralmtr.

ikinci Ksm ML HUKUK

Ml hukuka dah bilgiler klasik kaynaklarn zekt ve siyer bahislerinde yer almaktadn. Ayrca slm tarihinde mnhasnan ml hukuka dair kitaplar da yazlmtr. Bunlar bu salada yazlm tahte bihnen en eski eserlerdin Eb Ubeyd'in Kith'-Emvl ve Eb Yusuf'un Kith'l-Harac adh eserleri bunun en mehur rnekleridin Ayrca el-Ahkm's-Sltaniyye tarzmdaki eserlerde de ml hukuka dair hkmlerden bahsedilh. X. D E V L E T HAZNES: BEYTLML Beytlml, tam adyla beyt'l-mli'l-mslimn devlet haznesi demektin Hazret-i Peygamber zamanndan beri vard. Beytlmlde mil, ir, cb veya tahsildar denilen memurlarca toplanan drt kalem mal bulunun Bunlar icab eden yerlere sarfetmek hkmetin vazifesidin Beytlmlin bu drt ksm ve bun larn gehrleri yledir: 1. Hayvan, toprak mahslleri ve ticaret mal zekt. Bunla' Kur'an- ke rmde saylan sekiz smf insana verhn Bunlar, fakirlen miskinler, yolda kalm lar, miller (zekt tahsildarlar), borlular, mkteb kleler, Allah yolundakiler ve mellefe-i kulb denilen yeni Mslman olup kalbi slmiyete sndrlacak kimselerdin 2. Ganmetm ve madenlerle defnelerin (rikz) bete biri olup, bunla' ye timlere, miskinlere, parasz yolculara verilin Ganimet, harp yoluyla dmandan ele geirilen menkul ve gayrimenkul mal demektin Haip bittikten sonra gayri mslimlerden alman vergilere (hara ve cizye) de/ey' denin 3. Hara ve cizye ile gayrimslim tccardan irin (vergi tahsildarnn) al d vergi. Bunlar da yol, kpr, han, medrese, mahkeme gibi mme ihtiyalar na ve mill mdafaaya sarfedihn Smu'Iar ve lke iindeki yollai'i bekleyen Ms lmanlara, kpr, mescid, havuz, kanal yapmaya ve tamirlerine, ayrca zengin olsalar bile imam, mezzin, hademe-i hayrat gibi memurlara, kd, mfti ve v-

izlere verilir. Baka devletlerle yaplan sulh karlnda alman para da hara sa ylr ve haznenin bu kalemine konur. 4. Sahipsiz terikeler ile lukatalar. Bunlar da hastahnelere, alamayacak durumda olan kimsesiz fakirlere ve fakirlerin cenazelerini kaldrmaya sarfedilir. Sahipsiz terike (tereke), vrisi olmayan lnn geride brakt mal varhdn. Lukata, yolda bulunup sahibi bilinmeyen mal demektir. Bulan, bulduunu iki a hit tutarak usulne uygun iln eder, sahibi kmazsa beytlmle verir. A. OSMANLI ML DZEN slm hukukuna gre devlet iktisad hayata karmaz, ticret ve sanayi ile uramaz. Bu bakmdan slm hukukunda komnizmin yeri yoktur. slm huku kunda devletin yegne fonksiyonu ite ve dta emniyeti salamaktr. Ticret ve sanayi ile fertler urar. Devlet fonksiyonlarm yerine getirmek iin beytim hn gelirlerini kullanr. Eitim ve salk hizmederini umumiyede vakflar yapar. Nfa, yani bayndrlk hizmetlerine ise o hizmetlerden faydalananlar bedenen veya malen itirak eder. Devlet, mahkemelerin masraflarm bile buraya mraca at edenlerden karlar. Geriye asker masraflar kalr. Osmanl tatbikatnda, dev let, arazilerini halka kiraya vererek, buradan alnacak cret karlnda sipahi denilen vazifelilere asker besletmitir. slm hukukunda devlet, cemiyette dze nin salanmas ve srmesi iin gereken tedbirleri alr. Bunun iin elverili art lar hazrlar ve ferdler arasnda bir eit koordmasyon vazifesi yapar. slm hukukunda vergilerin toplanmas hkmdarn vazifelerinden biridir. slm hukukunda iki eit vergi vardr. Bunlardan ilki, ekUf-i er'iyye de deni len er' vergilerdir. Bunlar her devirde ve her yerde toplanmas icab eden, tak simat da er' hkmlere gre yaplan vergilerdir. Buna zekt ile hara ve cizye girer. Bir de tekif-i urfyye (rf vergiler) vardr. Btenin normal gelirleri am me masraflarn karlamad zaman, hkmet halktan ayrca vergi toplayabilir. Bunlar hkmdar maslahata gre kanunnme ve fermanlarla tesbit ve tahsil eder. Ancak iini bilen hkmetler, halkn kendisinden honud olmasn ve daha gnlden itaat etmesini salamak iin, er' vergilerle iktifa ederek, masraflar bunlardan ve beytlmlin dier gelirlerinden karlamlardr. Hkmet, beytlml gelirlerini salkh bir ekilde toplar ve meru yerle re sarfederse, halktan ayrca vergi toplamasna veya bor almasna gerek kal maz. Devlet, halkn maln msadere edemez (elkoyamaz), ancak mesel yol ina' gibi zarur haerde, bedelini vererek alabilir. Devlet memurlarmm haksz olarak zimmetlerine geirdikleri beytlmle ait mallar msadere ederek ellerin den almak ve tekrar beytlmle koymak caizdir. Hkmetin meru olmayan yol lardan gasbederek ald mallar beytlmle dhil olmaz; sahiplerine iade edilme leri gerekir. Byle mallar sahipleri de bizzat bulduu yerde alabilir.

slm ekonomik nizm, sosyal adalet zerine kurulmutur. zel teebb se, herkesin meru dairede diledii ii yapmasna imkn vermitir. Aln teri ile elde edilen bir kazanca kimse mdahale edemez. Tasarruf ve temellk hrriyeti vardn. Kimse kimsenin malna el uzatamaz. slm hukukunun kurduu iktisad nizmn hkmleri, hr dnya lkelerinde tatbik edilen liberal iktisat sistemine yakndr. Ancak zekt, hara, cizye, narh koymak, beytlmlin dier gelirlerini toplamak ve sarf etmek devletin elinde olduu iin ba bo bir hberahzm de de ildin retimde mmkn olduunca zel teebbs; mill gelirin ferdlere taksi minde de sosyal adaleti esas almaktadn. bu erevede Osmanl ml dzeninin esaslar basite yle snalanabilir: 1- Osmanl Devleti, husus mlkiyeti masun (dokunulmaz) kabul etmi; umumun menfaati icab ettirdii zaman, ahslara ait menkul ve gayrimenkul mallar hkmete satm aimmtn. 2- Ticarete serbesti tannm; ancak gerektiinde ekmek, et gibi bir takm ihtiya mallarna narh (kr haddi) konulmutun 3- Esnaflk, gedik usulne balanm; kalite ve arz-talep dengesini muha faza endiesiyle, her beldede muayyen sayda esnaf tutularak, ustalk seviyesine gelmeden ve bir dkkn boalmadan yeni dkkn almasna izin verilmemitin 4- Hkmet, ktla yol amamak maksadyla hububat bata olmak zere baz mhim maddelerin kazalarn dna karlmasn yasaklad gibi; pamuk, sahtiyan, tiftik gibi baz stratejik maddelerin de yurt dma ihracn zaman zaman men etmitin 5- Yed-i vhid (tekel) usul kabul edilmitin Yani baz mallarn ahm ve satm bizzat devlet ehyle yrtlmtn Bunlarn bamda halkn en temel ihti yalarndan olan tuz gelin Devlet, maliyet farklarmdan dolay tuzlalarm rekabe tine mni olmak maksadyla, tuz alm ve satmm bizzat yrtmtn Afyon, pa lamut, ipek, zeytinya, pamuk, tiftik, yapa da zaman zaman yed-i vahide ba lanmt. Yed-i vhid usul Tanzimat'tan sonra kaldmlmtn. 6- Amme hizmetleri vakflar yoluyla yerine getirilmi; devlet, mabet, has tane, kpr, yol, imaret, mektep gibi hizmetlerin yaplmasm ahslara brakm n. Bunlarn yaptrd vakflar da arazi ve gehr tahsis ederek desteklemitin 7- Eyaletlerin kendi harcamalarm kendi gelirlerinden karlamalar; arta n merkeze gndermeleri esas kabul edilmitin 8- Ecneb tccarm faaliyetlerine msaade olunmu; zamanla Mslman tccarlarm da sahneye kmas zerine, bunlara baz imtiyazlar tannarak Hay riyye Tccar adyla anlmlardn.

B. OSMANLI HAZNES Osmanh mhyesi, er'hukukun esaslar iinde, zamann ihdyalarma g re deidriimi ve gelidrilmidr. Osmanllar hazne tabirini tercih etmi; er' mednlerde geen beytlml tabiri, sadece vris brakmadan lenlerin terikelerinin yazlmas, bunlarm devlet haznesi nmna zabtedilmesi ile megul olan mer kezdeki Beytlml Mdrl'nde yaamtr. Osmanl Devleti'nde brn hazne si (d hazne) ve endern haznesi (i hazne) olmak zere iki eit hazne vard.

1. Hazne-i Amire (Brn Haznesi) Hazne-i mire, er' hukuktaki beytlmlin tam karldr. Bu ismi Sul tan II. Mahmud zamannda ald. Yeri, Topkap Saray'nda idi. Banda defterdar vard. Hazneye girecek mebllar, bir heyet huzurunda makbuz karl teslim alnrd. Akam zeri gnlk muhasebe yaplp; cri harcamalar iin birka kese tutulup, geri kalan mebl hazneye konup mhrlenirdi. Hazneden deme ya plabilmesi iin mutlaka sadrzamm yazl emri ile defterdarn imzas lzmd.

2. Hazne-i Hssa Padiahn husus haznesi idi. Bu ad Sultan II. Mahmud zamannda ald. nceleri Ceyb-i Hmyun Haznesi (Harem-i Hmyun Haznesi) de denirdi. Hazne kubi tarafndan idare olunan bu haznenin varidat; her ay Divan- Hmyun'dan verilen 50 bin ake; padiah hs ve maliknelerinin kira geliri; Ha remeyn evkafnn gelir fazlas; stanbul ve Edirne bostancbalarmn hasbahe1er mahsultmm satndan toplad hslat; darphane faizi (para basma karl alnan krlar); ganmederin er'an padiaha ait olan humusu humsu (bete bi rinin bete biri); baz madenlerin hslat; muhaeft (padiahn klesi statsn deki devlet adamlarnn vefatlarmda vris sfatyla padiaha brakt terikeler); Msr irsaliyesi (Msr'm senelik gelirinden artan miktar); Memleketeyn (EflkBodan), Erdel ve Dubrovenedik'ten alnan beylik tevcihi vergisi; vezir ve ileri gelen memurlarn mansb ve rtbe verilmesi sebebiyle padiaha takdim ettii tu caizesi ve devlet richnin muayyen zamanlarda padiaha arzettikleri hediyeler idi. Bu vesileyle padiahlar mhim mikdarda servet sahibi olmularsa da, yaptr dklar hayr eserleri ve sefer gibi fevkalde hallerde devlet haznesine aktarl mas sebebiyle bu servet ou zaman erimitir. Osmanl padiahlarnm Hi caz'daki mbarek yerler iin gnderdikleri hediyeler ve bunlar gtren surre alaynn masraflar; liykat ve baar gsterenlere eitli vesilelerle verilen atyye, ihsan ve sadakalar; yabanc hkmdarlara gnderilen hediyeler; harem hal knn maalar hazne-i hassadan karlanrd.

3. E n d e r n Haznesi ( Hazne) nceleri hazne-i mire ve hazne-i hssa vard. Sonralar fevkalde hai'b masraflarn karlamak zere varidat havass-j hmyun hslat (padiah hslarmn geliri), ganimetten humus (bete bir) devlet hissesi, ecneb hkmdarlardan gelen hediyeler vs. olmak zere endern aalarndan haznedai"bamm mesuliye ti altnda bir ihtiyat haznesi dala kuruldu. Buna enderim haznesi (i hazne) de nildi. Bu hazneye, manev deeri olan baz eya ile muharebelerde ele geen ba z kymetli eyalar ve vefat eden padiahm muhaUefat (geride brakt mallar) da konuldu. Bylece endern haznesine bah alt hazneler teekkl etti. Bunlar da Topkap Saray'nda idi. Bu haznedeki eyann muhafazas iin Yavuz Sultan Selim zamannda ilk tekilat yapld. Cumhuriyetin ilnndan sonra Topkap Sa ray Mdrl'ne dntrld. C. OSMANLI BTES Osmanl devletinde, dier devletlerde de olduu gibi, modem tarzda bir bte XIX. asrda yaplmtn Ancak Osmanhiarda teden beri klasik mnda da olsa bte hazrlanrd. Nitekim Sultan Fatih'in Kanunnmesinde, "Ylda bir kerre rikb- hmyunuma defterdarlarm ird ve masrafm okuyalar" denile rek, defterdalarm senede bir kere geen devletin gelir ve giderlerini padiaha bildirmeleri hkm getirilmiin. Osmanh bteleri (muvzene defterleri), geen senenin gelir ve giderleri esas alnarak hazrlanan bir muhasebe bilanosu hkmndedh. Btelerde gelir ve giderler ayr ayr fasllar hlinde gsterilmitin nceki senesinin btesi, bir rehber vazifesi grrd. Bu btenin, sadece merkez hkmete ait gelir ve giderleri gsterdii unutulmamahdm nki taralardaki gelir ve giderler, eyaletlere ait ayr bteler de gsterilirdi. Arazinin ou devlete ait olup, dirlik suretiyle iletilmekte, geli ri dorudan hazineye girmemektedin Hemen btn memurtann maalar ve as ker harcamalarm bir ksm byle karlanrd. Bu gelirler takriben, Rumeli'de % 50; Anadolu'da % 70; Suriye'de % 12 idi. Msr, Badad, Habe, Basra, Yemen, Lahsa, Tunus, Trablusgarb, cezayir gibi salyneli vilayetlerde, toplanan gelir bata mahall memurlarn maalar olmak zere ncelikle vilyetin masraflarna harcann; kalan ksm merkeze gnderilirdi. rsd vakflarm gehrleri de byle idi. Kamu hizmetlerinin karlanmas iin ahslarn yapt vakflara gelir getirmek zere, devlet, arazi tahsis ederdi. Bu irsd vakflarm gelirleri, ncelikle tahsis olunduu hizmete harcann; kalan merkeze verilirdi. Devlet arazisinin takriben % 12'si byle idi. Bu sebeple kla sik btelerde, Osmanl Devletinin btn gelir ve giderlerini grmek kolay de ildin Btede yer alan, bunun ancak yaklak yzde elhlik bir ksmdr. Bugn Birleik Amerika'da da byledin

Devletin en geni smn'lara (20 milyon kilometre kare) ulat ve en geni nfusa (tahminen 100 milyon) sahip olduu 1592 ylnda, zaaf almetleri de ba; gstermiti. 970/1562 senesinden itibaren devlet gelirleri azalmaya ve bte ak vermeye balam; bu ak giderek bymt. Uzun sren ve bazs malbiyede biten harbler; ganimet gehrlerinin azalmas; tbi devletlerden gelen vergi nin dmesi; devlet tekilatnn gelimesi sebebiyle memur says ve maalarnn artmas; geni topraklara hkmetmek iin gereken masraflarm alabildiine o almas; para darl gibi sebepler bunda mil olmutu.

1. Bte Gelirleri Klasik devir Osmanl btelerde gelir ve giderler ayr kalemler hlinde yer alrd. Bata havass- hmyunun (padiah haslarnn), devlete ait maden ve tuzlalarn, gmrklerin, darphnelerin iletilmesinden gelen muktaa gelirleri gelirdi. Sonra cizye hslat gelhdi. Bte iinde % 25 ile 50 arasmda bir yekn tutan cizye gelirleri; XVII. asr sonlarmda bir ara muktaa gelirlerini gemitir. Sonra akeh- mteferrika adyla dier gelirler gsterilirdi. Bunlar da avarz vergileri; ganimetlerden alnan humus (bete bir) devlet hissesi ve esirlerden al nan penik resmi; Venedik, Avusturya gibi ecneb devlederin dedii vergiler; muhaeft (sahipsiz terikelerle msadere edilen mallarn) geliri; mi' hayvanlar la, saraydaki artk kuma ve krklerin satmdan elde edilen gelirler; berat, fer man, ahkm, ikyet ve tezkire haria-; ihdsab (belediye) rsumu gibi gelir ka lemleridir. Reayann dedii vergiler, tmar, zeamet ve hs suretiyle vezir, bey lerbeyi, sancakbeyi ve sipahilere maa olarak tahsis edildiinden devlet hazne sine girmezdi. a. er' Gelirler aa. Zekt Zekt, her Mslmana, tam mlk olan nisap mikdarmdaki zekta tbi maln, iktisabnn zerinden bir sene gedkten sonra, belli zamanda, belli mikdarn zekt niyetiyle ayrp, emredilen yerlere vermesi hususunda yklenmi bir vecbedir. Zekt mkellefinin tam ehliyetli, Mslman ve hr olmas gerekir. Zekt, Kur'an- kermin ifadesine gre (Tevbe: 60) u sekiz smf kimseye veri lir: Fakirlere, mil (zekt tahsildar), mellefetT-kulb (kalbleri Mslmanha sndrlacak kimseler), efendisiyie anlama yapp, bedehni deyerek hrriyetini kazanacak mkteb kleler, borlular, ilim, cihat ve hac yolunda olanlar, yur dundan uzak dm muhta kimseler. Zekt, gayrimslime; usul, fru' ve ee verilmez. Zekt u eitlere ayrlr: aaa. Sime (Hayvan) Zekt Senenin ekseri zamannda, yani yardan fazlasnda ayrda parasz otlayan

deve, sr, koyun ve kei gibi drt ayakl hayvanlar, retmek ve stnden isti fade etmek iin olursa buna sime (otlayan) denin Belh sayy bulduktan bir yl soma zekt verilin Bunlardan her birmin ayr ayr nisab vardn. Osmanhiarda mr arazide otlayan koyun ve keiden alnan vergiye det-i anam veya anam resmi denirdi. bbb. Altn, Gm ve Para Zekt Bir kimsenin ihtiya eyas ve borlar dmda yirmi miskal (96 gr) altm veya ikiyz dirhem (672 gr) gm yahud da bu kadar paras bulunsa, bunlarn eline geiinden itibaren bir sene getikten sonra (haveln- havi) knkta birini zekt olarak ayrp bizzat kendilerinden vermesi lzmdn Hkmetin bu zekt toplamas ihtiyardin ccc. Ticret Mallan Zekt Her eit ticret malmm ticret niyetiyle almp satlmasnda da zekt var dn Bu da altm ve gm ile ayn nisaba gre, ayn yerlere ve krkta bir olarak verilir; ancak burada haveln- havi aranmaz. Zekt, ya ticret mallarnm kendi sinden veya bunun ah fiatma gre kymeti kadar altm veya gm olarak veri lin Ecneb tccardan mtekabiliyet esasna gre ticaret mah vergisi alnn. ddd. Ur (r, Ziraat Mahsul Zekt) Mlk, vakf veya metruk araziden elde edilen mahsuln, yamur ile sulanmsa onda biri, dolap, motor vs. ile sulanrmsa yirmide biri, mahsl alndk tan hemen sonra, masraflar dlmeden verilir. Ur ile Osmanhiarda hara ara zisinden alman aarn hi alkas yoktur. Aar bir kira; ur ise zekttn Un Os manhiarda, resm-i bae, resm-i bostan, resm-i ba vs. gibi deiik isimler al tmda toplanmn. bb. Hara Mslmanlar tarafmdan fethedilip de, gayrimslimler m elinde bnaklan topraklardan hara almr. Hara ya muvazzafadr, ya da muksemedin Birincide her sene dnm bana maktu' bir mikdar vardn. kincisinde mahslden her se ne muayyen bir yzde tahsil edilin Osmanhiarda ur gibi, hara da eitli isim ler altmda toplanmaktayd. Mr arazinin kira gelirine de halk arasnda ur denil mise de, aslnda hara statsndedin cc. Cizye Buna havac- re's, yani ba vergisi de denilmitin Bu takdirde topraktan alnan haraca, harac- arz denirdi. Cizye, gayrimslimlerin slm lkesinde em niyet iinde yaamalar ve askerlik yapmamalarmm karl olarak ahnnd. Es ki ran, Yunan ve Roma'da da tahsil olunurdu. u kadar ki, bunun mikdar, s lm devletlerindeki emsalinin mikdarmdan yedi kat fazla idi.

Cizye bazen bir kavmin tamamndan maktu' olarak alnrd. Nitekim Os manllar Memleketeyn (Eflak ve Bodan), Erdel, Dubrovenedik gibi eyaletler den byle cizye alrd. Bu cizyenin mikdar sulh anlamas ile tesbit olunurdu. Harb yoluyla fethedilen lkelerin cizyesi ise ahslarn servetine gre farkl mik darda olurdu. Kadn, kk, mzmin felli, ok ihtiyar kimse ve din adam gibi harbe katlamayacak olanlardan cizye alnmazd. Cizye toptan alnmaz, aylk taksidler hhnde toplanabilirdi. Osmanllarda hara ve cizye, umumiyetle cbt veya cizyedar denen me murlar tarafndan yzde karl toplanrd. Tanzimat devrinde cizye, cemaat nmna tarhedilip patrikhnelerce toplanmaya baland. Avrupa devletlerinin cizyeyi kaldrmas iin yapt basklara Babli gs gerdi. 1272/1855 sene sinde cizye, bedel-i nakd-i asker an ald. 1325/1909 senesinde gayrimslim lere askerlik mkellefiyeti getirilerek cizye kaldrld. dd. Define Vergisi (Rikz) Define (kenz) topraa gmlm altn, gm, para, kymedi talar, silh lar, kumalar, aletler, ev eyasna mildir. slm hakimiyeti ncesine ait iaret ler tayan defineler, ganimet hkmndedir. Bete biri devlete verildikten sonra, arazinin ilk sahibine veya vrislerine, yoksa beytlmle aittir. Sahipsiz arazide ise, bete biri devlete verildikten sonra kalan, slm devletinin vatanda olmak kaydyla bulana aittir. Define, o belde, Mslmanlarn eline getikten sonraki devreye it ise, lukata hkmndedir. Sahibi kmazsa beytlmle verilir. Define nin milliyed tayin ediiemiyorsa bu da lukata hkmndedir. Rikz, ister arazi sa hibine, isterse bulana it olsun, her durumda bete bir nisbetinde vergilendirilir. Rikzm bete biri haznenin ganimet, dieri ise lukata kaleminde mtla edilir. ee. Maden Vergisi Ur ve haraca tbi topraklarla vakf topraklarda bulunan altn, gm, ba kr, demir gibi atete eriyen ve ekillenen madenlerden beytlmle bete bir ver gi denir. Madenlerden alnan bete bir, ganimet statsnde olup, buna gre sar fedilir. Petrol, zift ile ekilmeyi ve dvlmeyi kabul etmeyen elmas, kire, tuz gibi madenlerden devlet isterse vergi alabilir. Mr topraklarda bulunan maden lerin tamam devletindir. Osmanllarda bu madenler iltizma verilir veya emanet usulyle iledlir; umumiyede bete bir vergi alnrd. Madenler sahibine fevkalde bir g salamaya msait olduundan, bu da devletin dirlii ve milletin birliini tehdit edebileceinden, Mlik hukukular, hkmdara maslahata gre maden vergisinin nisbedni arttrmak, hatta tamam na el koymak ve uygun grd ekilde harcamak hususunda geni salhiyet ta nmtr. Osmanllarda 1322/1906 Madin Nizamnmesi'nden sonra, bir ok hu susta Mlik kavlinin esas alnd grlr. Nitekim Osmanllarda maden ve memleha (tuzla) gelirleri, devlet haznesinin mhim bir kaynan tekil ederdi.

tt". Lukata Lukata, yerde bulunup sahibi belli olmayan maldn Sahibi kmazsa, beytlmla teslim edilin Bu mahn masraflar beytlmlden karlanr ve sahibinden almn Buna kagun veya yave resmi denirdi. Sahibi kmazsa satlr ve hazne ye gehr kaydolunurdu. gg. Sahipsiz terikeler Vrisi olmayanlarn geride brakt mallar devlet haznesinin drdnc kalemine aittin Vrisi bilinmeyen lmlerin brakt mallar beytlml sand nda be sene tutulduktan sonra vrisi kmazsa hazneye irad kaydedilirdi. V risi karsa, mallarn tesliminde krkta bir nisbetinde resm-i eminiyye almrd. hh. Ganimetler Harbde dmandan elde edilen menkul ve gayrimenkul mallar ile esirler ganimet sayln Bunlai' hakknda yaplacak muamele Kur'an- kermde tesbit olunmutun Ganmetlerin bete drd harbe itirak edenlere taksim edilin Gainmet gayr menkullerinde ise hkmdarn obsiyon hakk vardr: Bunlarn bete drd gazilere mlk ola-ak datlabilecei gibi; hkmdar bunlam tamamnn rakabesini (plak mlkiyetini) beytlmlde tutup, halka kiraya verebihr veya amme hizmetlerinin yerine getirilmesi iin irsd vakflar kurabilin Ganimetin devlet haznesine alnan bete biri, yetimlere, fakirlere ve parasz yolculara har cann O.smanllarda fl kavli tatbik olunarak padiaha ganimetin bete birinin bete birinden hisse verilirdi. b. rfi Vergiler (Teklif-i Urfiyye) rf vergilen er' vergilerden baka, maslahata gre hkmetin toplad vergilerdin Muntazaman alnan ve rsm-i urfiyye denilen vergilerin bir ksm harac- muvazzafa denilen arazi kirasna dhil edilebildiinden, er' vergiler arasnda mtla edilmesi daha dorudun Ancak bunlarn resm-i arus, resm-i crm, resm-i tapu gibi bazlarm rf vergi olarak grenler de olmutun Raiyyet rsumu denilen ve reayadan alman vergilerle, fevkalde hallerde bir defaya mahsus olarak alman avnz- divniyye rf vergilerin en mhim kalemleri idi: Bunlarn meruluk temeli Hazret-i Peygamber zamanndaki tatbikata dayann aa. Avarz Vergileri Avarz vergileri (avrz- divniyye), divan karan ve padiahn emriyle toplanrd. Balangta harb zamanlarndaki masraflar karlamak zere topla nrken, sonralar ulufe datm gibi fevkalde hallerde haznenin skntsn gi dermek maksadyla mracaat edilir olmutun Beldeye topluca konup, hane ba na tarh olunur; taksitle denirdi. Derbendi, tuzcu, menzilci, kprc, eltiki gibi alnslar muaf tutulurdu. nceleri ayn iken, 1718'den itibaren nakd olarak topland.

bb. Raiyyet Rsumu Osmanhlarda raiyyet rsumu ad almda iftinin sipahiye dedii baz vergiler vardr ki, bunlarn da bir ksm, ad baka olsa bile, harac- muvazzaf olarak kabul edilmidr. Bylece er' vergiler arasnda mtalaa edilir. ift, mceiTed, bennk, ispen, iftbozan, deirmen, anam, duhan resmleri byledir. Raiyyet rsumunun bir ksm da hci- hev adyla rf vergilere girer. Dnm, crm, ai'us, bve resmleri de byledir. [Raiyyet, rey iin kullanlan bir tbirdir.] cc. Dier rf Vergiler ehir ve kasabalarda kesilen hayvanlardan alman kasabhne, kellehne, parahne, kelle, ayak, cier paras gibi vergiler; mera, yaylak ve klaklarda ot layan hayvanlardan alnan al, it, otlak, yaylak ve klak resmleri; muhtesible rin toplad ihtisab (belediye) resmleri, kadlarn terike taksimi (resm-i ksmet), evlendirme (resm-i nikh), hccet verme (resm-i hccet) mukabilinde aldklar cretler ve muhakeme karlnda aldklar harlar; memurlarn tayininde veri len beratlardan alman harlar; memurlarn tayin olunduklar yere geldiklerinde halktan toplanan kudmiyye vergisi hep rsm- rfiyye kabilindendir. 2. Bte Giderleri a. Mevcibat Bu, kapkulu askerleri ile saray halk ve dier memurlara yaplan deme ler kalemidir. Mevcib, maa demekdr. Mevcibat, bte giderlerinin yans ile % 70'i arasmda deiirdi. b. Teslimat Silh yapm, top dkm, gemi ina gibi ordu ihtiyalar, matbah- mi re ve has ahur gibi saray masraflar; elilere yaplan masraflar- vs. teslimat kale mini tekil ederdi. Bunlar, bte masraflarmm % 20'si ile 30'u arasnda idi. c. hract Hazneden yaplan kk cri harcamalara ihracat denildi. Bte masraf larnn % 5'i ile 15'i arasmda deiirdi, Her sene hac mevsiminde mukaddes top raklara gnderilen Srre Alay iin yaplan masraflar; askerlere, ecneb hkm darlara, elilere, cemiyet iinde ileri gelenlere verilen resm ihsan ve hediyeler bunun misalleridir. d. Hs ve Salyne Masraflar Vezir, beylerbeyi, valide sultan gibi ileri gelenlere maa olarak tahsis edi len haslarn masraflar ile salyneli eyalederin masraflar da bte giderlerindendir. Bu kalem, XVII. asu-dan sonra ortaya kmtr. Bunun btedeki hissesi % 5 ile 15 arasnda idi.

3. Bte Kaynaklarnn Tahsil Usulleri a. Tmar usul Osmanl lkesinin byk bir ksm getirdii gelirlere gre tmar, zeamet ve hs adyla paralara ayrlm; bunlar hizmet karl ahslara tahsis edilmi tir. Kendilerine tmar ve zeamet tahsis edilenlere sipahi denirdi. Bunlar, mutasar rf bulunduklar Umar veya zeamet snnlar iindeki vergileri ve arazi kirlarm toplar; bunlar merkeze gndermeyip karlmda asker beslerdi. Hs, daha zi yade padiah, hanedan mensuplar, vezir, vali gibi yksek rtbeli memurlara ma a olarak tahsis edihrdi. Bunlar hslarma gidip oturamayacaklarr iin, bunu ket hda, voyvoda, mtesellim, muhass gibi vekiller vastasyla idare eder ve asker beslemekle mkellef de tutulmazlard. Grlyor ki devlet arazisinin bir ksm asker harcamalara tahsis ediliyor; geri kalan ksmmdan da yksek memurlarn maa karanyordu. Tmar gelirleri toprak mahsullerine gre tesbit olunduun dan, kyl o sene ne kadar gelir elde etmise, memurlar da o nisbette gelire sa hip oluyorlard. O sene mahsul dk ise, memurlarm geliri de dk seviyede kahyordu ki bunun sosyal adalet bakmmdan elverili bir usul olduu aikrdr. di tmarlarda sipahi yalnzca hara ve zekt gibi er' vergileri toplard. rf vergileri toplama salliiyeti tahsildarlarda idi. Serbest tmarlarda ise sipahi btn vergileri toplayabilirdi. Tanzimat'tan soma tmar yoluyla varidat toplama usul kaldrld. b. Muktaa (ltizam) Usul Senelik olarak muayyen nakd gelir getiren yerlere muktaa denirdi, Ma den ocaklar, tuzlalar (memlehalar), gmrkler, dalyanlar, darphneler gibi. T mar usulyle hemen hemen ayndr. u kadar ki, tmar kayd- hayat artyla ve rilirdi. Muktaa, umumiyetle mezat yoluyla ildzma verilir, yani taliplerinden en yksek mebl deyene ihale olunurdu. haleyi alanlar (mltezim) devlete bir mikdar pein (muaccele) verir; kalan ksmm (meccele) kefil gstererek taksit le tediye ederdi. Muktaann getirdii gelir ile, yatrd bedel arasmdaki mikdar, mltezimin kr idi. Mltezimlerden zamanla hkmet iinde hkmet hline gelerek, suiistimale mracaat edip dedikleri bedeli fazlasyla karmak iin hal ka gadredenler kmtr. Bu sebeple Tanzimat'tan sonra kaidmlarak, ehh ve ka zalara tahsildarlar gnderildi ise de iki sene sonra tekrar ildzam usulne dnl d. Tmar kaldrldktan sonra, mr arazi kiralar da byle toplanmaya baland. c. Emanet Usul Mezata karlan muktaa iltizamn alacak kimsenin kmamas hlinde veya ildzama verilmeden nce ildzamm varidatn tesbit etmek zere emanet usulne mracaat olunurdu. Emanet usulnde, muktaa devlet tarafndan vazife lendirilen emin adndaki maal bir vazifeh tarafndan idare olunurdu. Emanede idare olunan muktaaiar, emin tarafmdan ildzama alnabilirdi. Buna emanet Ijer-

vechi iltizam denirdi. Bu takdii'de emin, mltezim olur ve ald creti iltizam bedeline mahsub ederdi. Padial hslar da emanet usulyle idare olunurdu. Devlet, emanet usuln her zaman iltizama tercih etmitin d. Malikne Usul XVII. asrdan itibaren malbiyetle biten harbier sebebiyle masraflar artmca, baz muktaalar kayd- hayat artyla iltizama verilmeye baland. nce Dou Anadolu ile Suriye'de tatbik edildi. Karlofa Mu ailede sinden sonra lke ye tamim edildi (genelletirildi). Muktaa, kayd- hayat iu-tyla en yksek meb l verene satln; mltezim pein (muaccele) tediyeden baka, dcllliyye, cehe l hedeliyyesi ve ayrca her sene meccele adyla bir mebl derdi. Sahibi len malikneler mahll olur (boalr) ve yeniden iltizama karlr; mltezimin olu, en yksek bedeli verirse tercih olunurdu. Maamafih tatbikatta malikneler mah ll olarak devlete dnmemi; mltezimin salnda el deitirmitin 4. ve D stikrazlar (Borlanmalar) XVIII. asn sonlarndan itibaren ml vaziyetin iyice bozulmas zerine i borlanmaya gidilmitin Muktaalarm mr boyu satlmas yerine, faizlerinin (yani krlarnn) esham (sehmler=hisse senedi) karlarak satlmas yoluna gi dildi. Sultan II. Mahmud zamanmdaki siyas hdiseler ve harbier sebebiyle dev let iyice ml skntya dt. Halefi Sultan Abdlmecid zamannda 1839'da bir dahil istiki'az (i borlanma) olarak ilk defa kt para (kime-i mutebere-i nakdiyye) karld. Bu, hakik mnda kt pai'a deil; yllk % 8 kryla bir nevi hazne tahvili idi. Krm harbinin mliyeye getirdii yk sebebiyle Reid Paa'nm sadnzaml srasnda ilk defa bir haric istikraz (d borlanma) yaplarak devletin baz gelirleri karlk gsterilmek suretiyle ngiltere'den bor alnd. Bu para masraflara yetmediinden yeni borlanmalar birbirini takip etti. 1876 senesinde hkmet d borlar deyemeyecei mnsna gelen bir moratoryum neretti. Sultan II. Abdlhamid tahta ktktan sonra, 1881 senesinde, d borlarn faiz lerinin kaldrlmas ve anaparann da te bire tenzil olunmas artyla bu bor lara teminat gstermeyi kabul eden bir kararname neretti. Buna gre hkmet, rsm- sitte denen tuz, ttn, ispirto, pul, ipek ve balk resmlerinin idaresi ile i ve d borlarn tesviyesini Dyn- Umumiyye Mdrl'ne. brakt. 1908 Merutiyet'inden sonra d borlarn mikda teki'a- artt. Osmanh hkmetleri nin yapt i ve d borlanmalan harbier ve baka sebeplerle, msbet netice do urmaktan uzak kald. 5. P a r a slm devletlerinin ou, kendi zamanlarnda eitli paralar bastrdlan

Para basturmak, hutbe okutmak gibi devlet hakimiyetinin almetlerindendin Os manhlai'da, Osman Gazi tarafmdan ilk gm para {ake) bastmid. lk altm pa ra da Sultan Fatih tarafndan kestirildi. Kk eyleri satn almak iin Sultan I. Murad devrinden itibaren mangr veya fls denilen bakn paralar baslm; bu nun basma mhyeti ile zerinde yazl bedel arasndaki fark hazneye irad kaydolunmutun Osmanllarda Osmanl paralar yanmda, ecneb devletlere ait para lar da tedavl etmitin Ake, 1687 ylna kadar Osmanl Devleti'nin resm para birimi (vhid-i kyassi) olmu; Osmanl altm byk; mangr da kk para mu amelesi grmtn Bu tarihten som-a para birimi olarak kuru kabul edilmi.tin 3 fls (mangr) 1 ake; 3 ake 1 para; 40 para 1 gm kuru; 100 kuru da bir Osmanh altn idi. Tahta kan her padiah eski sikkelerin tedavln men ederek yeni para basnrr; bu sebeple halk eski sikkeleri darphneye gtrr; burada eritilerek ye ni paraya dntrlrd. Buna sikke tecdidi denirdi. Bundan cz' bir de cret ahnnd. Harbier sebebiyle hazne zaafa dt zaman akedeki gm mikda r azaltlarak gelir elde edihrse de {sikke tashihi), tabiatiyle bu, halkta memnuni yetsizlik doururdu. Osmanllarda mhim ehirlerde daphneler vard. Paray sadece devlet bastrmaz; isteyen elindeki altn ve gm darphneye gtrerek anl mikdarmca ve creti mukabihnde para bastrabilirdi. Darphneler umu miyetle seneliine iltizama verilerek iletilirdi. Osmanl Devleti'nde ilk kt para, yz kuruluk bir altm karl olarak kime adyla Tanzimat'tan sonra 1850 ylnda basld ise de, halk rabet etmedi i ve bu sebeple altm karsnda hzla deer kaybettii iin ksa bir zaman son ra 1862'de piyasadan ekildi. 1915'de kt para (evrak- nakdiyye) basld ve tedavl devam etti. slm devletleri, maden para kullanmay tercih etmilerdin Bunun bir sebebi de tasan'uf idi. er' hukukta altm ve gm esas para olarak kabul edilin Bunun hricinde baslan bakn, nikel mangrlar ile kt paralar kul lanmak me.ru ise de, akid bedelleri altn ve gme gre tesbit olunurdu.

6. Tanzimat Devrinde Osmanh Mliyesi Avrupa'da sanayi inklbmn neticesi olarak daha fazla hammaddeye ihti ya duyulmaya balanmca, Osmanl hkmeti de 1826'dan itibaren, hammadde lerin darya karlarak esnafm isiz kalmasn nlemek; yeni kurulan orduya kaynak bulmak ve reticinin mahsln ucuza satarak aldanmasmm nne ge mek gibi maksatlarla bir nevi himaye sistemi olan yed-i vhid (tekel) usuln tatbike koymutu. ngilizler, Osmanl lkesindeki ticaretlerine ters den bu usu ln kaldrlmas iin Babli'ye bask yaptla; Nihayet Msr syanmda yardm etmek vaadiyle 1838 yUmda Osmanh hkmetini anlamaya raz ettilen ngilte re'ye yaknl ile tannan Hriciye Nzn Reid Paa tarafmdan Baltalimam'nda

Osmanl-ngiliz Ticaret Anlamas imzaland. Bununla zira mahsullerle sair e ya zerine konan yed-i vhid usul tamamen kaldrlyor; o zamana dek Osman l vatandalarma mnhasr i dcaret hakk ngiliz tccarlarna da veriliyordu. n giliz gemileriyle gelen ngiliz emtias iin bir defa gmrk dendikten som-a, it halat veya alc tarafndan nereye gtrlrse gtrlsn, bir daha gmrk denmeyecekti. Bylece Osmanl haznesi mhim bir gelirinden mahrum kal yordu. nceden yabanc bir emtia, bir eyaletten dier bir eyalete geerken, il ve gmrk dendiinden, fiyat artarak rekabet gcn kaybederdi. Artk Os manl tccai'i, bir mal bir yerden bir yere gtrrken % 12; ngiliz tccar ise % 5 gmrk deyecekti. Bylece ngihz tccar, Osmanh tccarna nazaran dala avantajl bir pozisyona geldi. Ayn anlama, birka sene iinde dier baz Avru pa lkeleriyle de imzaland. Baltaliman Ticaret Anlamas, Osmanl tarihinde bir dnm noktas tekil eder. Zaten sanayi inklbm gerekletiremeyen Os manh Devleti'nde kk sanayi km; i ve d ticaret tamamen ecneblerin eline geerek da bamlk devri balamtr. Baka adan baklacak olursa, kendisine yeten, yed-i vhidci (tekelci) ve tedariki Osmanh ekonomisi mahall bir pazar olmaktan karak dnya ekonomisiyle btnleme yolunda nemli bir adm atlm; Osmanl imlat sektr de yeni artlara intibak etmeye muvaffak olabilmi dr. 1839 tarihli Tanzimat Fermam'ndan soma, Osmanl mliyesinde esasl deiiklikler yapd. Tek hazneli sisteme geilerek her eit amme varidat do rudan bu haznede toplanmaya balad. Her eit araziden alman vergiler, aar adyla birletirilerek tek kalemde topland. rf vergiler; tmar ve msadere usu l kaldrld. Memurlara maa usul gedrildi. 1838 ylmda merkezdeki defter darlk Mliye Nezred'ne, badefterdar da Mliye Nzn'na dntrld. Mo dern telkiklere uygun bte sistemine geildi. Bu devirde temett (gelir), karan tina, patent vergisi gibi baz yeni vergiler konuldu. Bte varidatn toplamak zere 1840 senesinde ehir ve kasabalara muhassllar gnderildi. ki sene sonra muhasslk kaidmlarak bunlarn vazifeleri defterdar ve mal mdrlerine verildi. Devletin sonuna kadai' hemen btn bte varidat iltizam usulyle ahslara iha le edilerek topland. Bir takm amme hizmetleri de (tramvay, demiryolu, ehir suyu, havagaz, elektrik gibi) imliyaz usul ile, hkmete en yksek bedeli de yen husus irketlere ihale olunarak yerine getirilmeye baland. irketler bu hiz metler iin ahyapy kurar ve cret tahsil ederdi. Bu hizmetler, devlete vergilen dirilir; devlet irketleri kontrol eder, mukaveleye aykm davranan irketin imdyaz fesholunurdu. Osmanl Devleti, Tanzimat'tan sonra, kontroll liberal eko nomiden liberal ekonomiye olabildiince yaklat. 1908 Merutiyeti'nden soma kontroll ekonomiden mhim lde vazgeildi.

nc Ksm DEVLETLER HUKUKU

slm hukukunda lke, harb, mietleraras mnasebetler ve vatandalkla ilgili hkmler, siyer bahsini tekil eden Dnyada devletler hukuku sahasmda bilinen ilk eser Mslmanla' tarafmdan VIIL asnda yazlmtn. mam Muham med eybn'ye ait es-Siyer' l-Kebr adh bu esen Suhan II. Mahmud zamanm da, yeni kurulan ordu mensuplarmm okumas iin Trkeye de tercme olunup bastrlmt. L SLM HUKUKUNDA LKE: DRLHARB-DRLSLM slm hukukuna gre, yeryz drlislm ve drlharb olmak zere iki ksma ayrlnd. Drlislm, Mslmanlarm hkim olduu ve slm hukukuna gre idare olunan lkeye denirdi. Velev ki Mslmanlar ekseriyette olmasm. Bu rada Mslmanlar ve cizye vermei kabul eden gayrmshm zimmler emniyet iinde yaard. Baka baka hkmetler tarafmdan idare olunsa da btn slm memleketleri drlislm olarak tek bir vatan saylrd. Mesel Osmanl Devleti ile Msn'daki Memlk ve Hmdistan'daki Grgniyye devletleri hep drhslm idi. Hepsinin vatandalar, drhslm vatanda saylrd. Bir Mslman, her hangi bir slm lkesine geldiinde, smndan ieri aimmamas mmkn deildi. Drlislm olan bir lkenin hava sahas ve karasular da drlislm saylrd. Drlharb, bunun zdd olup, gayrimslimlerin hkim olduu ve slm hu kukuna gre idare edilmeyen lkelere denirdi. Velev ki Mslmanlar ekseriyet te olsun. Drlharb vatandalarna harb ad verilirdi. ki slm lkesinin arasn da olmayan ak denizler ve ller de drlharb saylnd. Baz melhflen drl harb ismine bakarak, dnyada Mslmanlarla gayrimslimler arasmda daim harb hlinin cereyan ettiini sylemilerdin Halbuki slm hukukuna gre, yer yznde asl olan harb deil, sulh hhdin Drlharb, arada anlama olmad iin her zaman harb edilebilmesi mmkn olan lkeleri ifade ederdi. Arada an lama olan lkelere drssulh denirdi. Mesel Osmanl Devleti'nin ykselme devrinde Fransa ve vergi veren Grcistan gibi lkeler drssulh idi. Bunlar da

hukuken drlharbie ayn statdedir. Fakat arada harb hhnin bulunmad ikrdn. Drssulh ile savaabilmek iin aradaki sulh anlamasnn hkmsz kal mas gerekirdi. A. DRLHARBN DRLSLMA DNMES Drlharb olan yerler, ekilde drhslma dnr: 1-slm ordusu tarafndan fethedilip, orada slm hkmlerin icra edil meye balanmasyla drlislm olur. 2-Drlharbde yaayan gayrimslimler Mslman olunca, beldeleri dr lislm olur. 3-Drlharb ahahsi cizye vererek Mslmanlarn hakimiyeUni kabul edince de lkeleri drhslma dnr. B. DRLSLMIN DRLHARBE DNMES Drlislmm drlharbe dnmesi tek bir ekilde cereyan eder: Drlis lm oian bir yerde, somadan gayrimslimlerin hkim olup slmiyetin hkmle rinin kalkmasyla, oras drlharbe dnr. Bir slm lkesi gaynmshmler ta rafmdan igal ve fethedilip, orada ahkm- slmiyeye dokunulmam ise, oras drlislm ola-ak kalmaya devam eder. Tarihte Endls, Hindistan gibi lkeler de bunun misallerini grmek mmkndr. Buna mukabil Mool stilsna ura yan slm beldeleri drlharbe dnmt. Mslmanlarm idarecileri, grnte istilclara tbi olmakla beraber, Mslmanlar arasmda hukuku tatbike kadir iseler, oras drlislm olmaya de vam eder. stilclarn Mslmanlar zerine tayin ettikleri vali ve kadlar, adale te uygun davranyorlarsa bunlarm icraatlar meru olur. Aksi takdirde Msl manlar kendi aralarmda bir mft, kd veya emir seerler. Bu mfti onlara Cu ma namaz kldrr ve aralarmda olabildiince er' hukuku tatbik eder. Bu da mmkn olmazsa esaret hayat szkonusu olur. Mslmanlar, beldelerinin en byk limine tbi olurlar. Ancak aralarnda er' ceza hkmleri cereyan etmez; er' borlar hukuku hkmlerine uymalai'i da ihtiyar hle gehr. Drlislm, drlharbe dnrse, buradaki Mslmanlarn can, mal ve dinlerine iliiliyorsa, drhslma; bu mmkn olmazsa, kolay yaayabilecekleri baka bir gayrmshm lkeye hicret etmeleri gerekir. Byle bir lke, yeniden Mslmanlarn eline geerse, teki'ar drhslma dnr. Burada yaayan Ms lmanlar ve mallar ganmet saylmaz.

C. LKE AYRILIININ HUKUK NETCELER Harbler, Mslmanlarm mallarn istil ederlerse, yani zorla ele geirir lerse, onlara mlik olurlar. Mslmanlar bunlar tekrar ele getiinde, ganmet saylr. Ancak bu gaynmenkullerin sahibi olan Mslmanlar, ganmet taksimin den evvel gelip mallarn alabilhlen Drlharbde Mslman ohnayan kar ve kocadan birisi Mslman olup, d-lislma hicret ederse aralarndaki nikh ba kendiliinden bozulun Ama ikisi birden Mslman olup drhslma gelirlerse, kendi dinlerine gre sahih olan nikh ba devam eden D-lharbde yaayan bir kimse, Mslman veya zimm olarak mallar ve klesiyle beraber drhslma hicret etse, yanmdaki maUar ve klesi kendi ml k kabul edilin Drlharbde Mslman olup henz drhslma hicret etmemi bir kimse nin o lkede kalan gayrimenkul mallar, o lke bilahare Mslmanlarn eline getiinde ganmet olur; menkuUeri kendisine ait sayln mam Eb Yusuf'a g re hepsi sahibinin mlk sayln. Drlhai'bde Mslman olup da drhslma hicret eden kimsenin drlharbdeki btn mallar oras Mslmanlar tarafmdan fethedilince ganmet olun Ancak d-lharbde kalm zevceleri ve kk ocuklar esir edilemez. Mslmanlar, drlharbe akm yapp, harblerin mallarm alarak, drhs lma getirseler, bunlar ganmet sayln. Hnszhk veya gasp ile alp drhslma geti-milerse kendi mlkleri olun Ancak bu ikinci durumda, eer arada sulh an lamas varsa, bunun ahkmna gre hareket edilh ve kendilerine ta'zr cezas verilebilin Drlislm vatanda bir Mslman, drlharbe gidip orada mal veya k le satm alsa bunlara mlik olur; drhslma geldiinde elinden aimamaz. Drlharbde yaayan bir Mslmanm maln Mslmanm haksz yere al mas veya telef etmesi caiz olmamakla beraber; bu mal hukuken korunmad iin, yapan haksz fiihn hulaik bir meyyidesi yoktun Drlharbde Mslman olan bir kle drhslma kasa, hrriyetini ka zanm olun Drlharbe kaan Mslman veya zimm kle, sahibinin mlk ol maktan kan Sahibi drlharbe gidip bunu ele geirse tekar mliki olun Drlharbde ilenen sulara, fih drhslma geldii zaman bile ceza ve rilmez. nki slm hukuku hkmleri ancak slm lkesinde cridir. Nitekim drlharbde Mslman olan kimsenin, din ve hukuk hkmleri bilmemesi de zr kabul edilir. Drlharbe giden veya orada yaayan bir Mslmanm, harbden fiz al-

mas ve fsid muamelede bulunmas caizdir. Drlislm vatandalar ile drlharb vatandalar arasnda mhas cereyan etmez. Mslmanlara kar dmann harb kuvvetini arttu:acak silh, demir, gay rimslim kle, yk hayvan gibi eyleri, drlharbe gtrmek, satmak caiz de ildir. Drlharb olup muhtehf hkmetler tarafndan idare olunan devletlerin hepsi bir lke ve ahalisi de ayn lkenin teb'as saylr. Drlharbde kalan mr arazi (devlet arazisi) de mlk hline dnr. Eer Mslmanlarm elinde ise ur verilmesi icab eder. Drlharbde kalan Mslman vakflar da mmkn mertebe devam eder.

II. HARB HUKUKU er' hukukta harb ancak dman tecavzlerini def etmek iin yapm Top rak kazanmak, ganmet elde etmek veya gayrimslimleri Mslman yapmak iin harb yaplmaz. slm amme hukukunda, meru harbe, cihat veya gaz ad veril mitir. Cihat, lugatta cehd ile almak mnsma gelir. Istlahta, insanlar slm dnine armak, kabul etmeyip, insanlarn bu ary iitmelerine, iitenlerin imn etmelerine engel olan diktatrlerin ordular ile ktal, yani harb etmektir. Do laysyla harbin sebebi, Mslman olmayanlarn dmanldr. Cihat, sulhu te min etmek iin yaplr. Nitekim Kur'an- kerm ve hads-i erfler, cihadn sebe bini i'l-y kelmetullah, yani Allah'm admm yceldimesi olarak bildirir. Demek ki cihat ancak ekilde meru oluyor: 1-Mdafaa; Ferdlerin ken dilerine kar yaplan tecavzleri bizzat durdurma (meru mdafaa) haklar oldu u gibi, slm devleti de, baka bir devlet tarafndan slm lkesine veya Ms lmanlara vki tecavzleri def etmek iin cihat yapar. 2-Zulm durdurmak: s lm hukukunda zulmetmek yasak olduu gibi, zulme mni olmak da vazifedir. Bu bakmdan slm devleti, insanlara zulmeden bir baka devletin bu muamele sini durdurmak iin cihada kabilir. 3-slm dininin iitilmesine, renilmesine ve tatbikine engel olan hkmetlere kar cihat yaplr.

A. HARB EMRNN GEL slm hukukunda, harb ile alkah hkmler tedricen vaz' edilmitir. Haz ret-i Muhammed, Mekke'de yeni dini tebli ederken, ok eziyet ve skmt ek mi; ama bunlara mukabelede bulunmamt. nki slmiyetin ilk zamanlarm da Mslmanlarn says azd. Bu sebeple nceleri slmiyete dman olan m riklerle savamak yle dursun, onlarla karamamak, onlardan uzak kalmak.

onlai"a yumuak davranmak emrolunmutu (En'm: 106). Sonra ikinci bir emir le, mriklere yumuak, gzel szlerle karlk verilmesi bildirildi (Nahi: 125). nc emir ile de ilerinden ktlk yapanlar bir yana Ehl-i kitab ile en gzel yollardan mcdele edilmesi bildirilerek zmnen savaa msade olundu (Ankebt: 46). Drdnc olarak, Mslmanlar oalnca mriklerin eziyet etmesi du rumunda mdafaa hai'bine izin verilmi (Hacc: 39); daha sonra da (beinci ola rak) drt aydan baka zamanlarda harbetmek emrolunmutur (Tevbe: 5). Altnc olarak devletin, din sebebiyle bask ortadan kalkncaya kadar mriklerle sava mas (cihat) emredilmitir (Bekara: 244). Grlyor ki slm hukukunda cihat, vatann mdafaas gibi kanlmaz durumlarda mracaat edilecek bir yoldun Kur'an- kermde "Sulh hayrhdr" (Nisa: 128) ve "Kendinizi elinizle tehlike ye atmaym!" (Bekara: 195) buyumlmakta; te yandan Mslmanlarn kendile rinden gl dmanlarla sulh yapmalai'mn caiz olduu bildirilmektedir: "D manlar sulha meylederse, sen de meyi et!" (Enfl: 91). Bir baka yet de "Eer dmanlarmz sizden uzak durmaz, suih teklif etmez ve ellerini ek mezlerse onlar yakalaym; rastladmz yerde ldrn. te onlar zerinde size ak bir hak verdik" (Nisa: 91) mehndeki yet de harbe istekli olmamak gerektiini; i harbe doru gidiyorsa sulh yoharim aramay; bu da mmkn ol mazsa harbin kanlmaz olacam gstermektedin

B. HARBN ARTLARI 1- Harbe hkmet karar verh. Harbi de devletin ordusu yapar. Ferdlerin, hkmetin emri olmakszm, tek bana dmana saldnmasna cihat denmez. H kmdarn karar veya izin vermedii mcdele meru deildir. Bunu yapanlar, kendilerine ne isim verirse versinlen faaliyetleri hukuken meru deildin ahs lar, ancak artlarna uymak kaydyla emr-i ma'ruf ve nehy-i mnker yapabihr ki, dini yaymaktn Nitekim Hazret-i Peygamben drlharb olan Mekke'de kendisi ne ve Mslmanlara dmanlk eden mriklere mukabele etmemi; ancak d rhslm olan Medine'ye hicretten sonra harbe taraf- ilahden izin verilmiti. 2- Harb, ya meru mdafaa, yahud da dmanlarm elinde eziyet gren Mslmanlarn yardm ars veya dmann sulh anlamas bozmas gibi me ru bir sebeple yapln Bir gayrmshm hkmet, lkesinde slmiyetin iitilme sine mni oluyor veya lkesinde yaayan Mslmanlara bask yapyorsa, bu tak dirde bununla harb etmek merudun Kur'an- kerm bu esaslar vaz etmitir (Hacc: 39-40; Bekara: 190; ra: 41-42; Enfl: 72; Nisa: 75; Tevbe: 4-5,12-13). 3- Harb almadan nce mutlaka kar taafa Mslman veya zimm ol mas hususunda davet yaplmas; dmanm da bunu kabul etmemi olmas art tn. Nitekim siyer kitaplarnda "Byle yaplmaldr ki, dman, Mslmanlarm siyas hakimiyet ve mal kazanmak arzusuyla savamadklarn grsn!" diye ya-

zar. Dman taarruzu sz konusu ise buna gerek yoktur. 4- Arada sulh ve emn anlamas olan devletlerle harb yaplmaz. Eer maslahat gerektiriyorsa, sulh anlamasmn bozulduu nceden bildirilmehdir. 5- Harbe kalkmak iin, dmanla ba edebilecek kuvvette olmak gere kir. Eer dmann gc, Mslmanlarn gcnden bir mislinden daha fazla ise, saldrmak caiz olmaz. Sulh yaplr. nki yet-i kermede "Kendinizi elinizle tehlikeye atmayn!" buyurulmaktadr (Bekara; 195). Malup olacan anlayan kimsenin geri ekilmesi caiz olduu gibi; saldrrsa yzde yz ldrleceini bi len kimsenin saldrmamas da caizdir. C. HARB K M YAPAR? Harb (cihat), slm dininin Mslmania-a ykledii bir mkellefiyettir. Ancak ferdlerin, hkmetin emri olmakszm, tek basma dmana saldrmasna cihat denmez. Harb eden hkmete, orduya mal ile, sz ve yaz ile, saylarm art trmak ile, tedvleri ile ve dua ederek yardm etmek de cihattir. Hazret-i Pey gamber, "Dmanlara kar malnzla, cannzla ve dilinizle cihat ediniz!" bu yurmutur. Sulh zamannda hudud banda beklemek, harb vastalarm kullan masn ve bunun iin lzm olan fen bilgilerini renmek de cihattr. Hudud ba nda (ribatlarda) oturmak ok sevab olup, serhad ehirleri halkna tarihte baz muafiyet ve imtiyazlar tanmmtr. Mslmanlarm herhangi bir ekilde cihat et meleri farz- kifyedir. Yani bir grup Mslman byle cihat ettii zaman, dier lerinden bu mkellefiyet der. Kadnlarn, ocuklarn, klelerin, yallarn, sa katlarn ve hastalarn cihat mkellefiyeti yoktur. limle megul olanlarn da har be gitme mkellefiyeti yoktur (Tevbe: 122). Ancak dman, slm topraklarna hcum ettiinde, bunlara kar, yaknda olan kadm, erkek, btn Mslmanla rm, ordunun emrinde harb etmeleri farz- ayn olur. Eer yaknda olanlarn da g c yetimezse, uzakta olanlara da farz- ayn olur. Buna nejfr-i mm (umum se ferberlik) denir. Cihat, din bir mkellefiyet olduu iin, ferdlerin cihada katilma kardmda hazneden cret almalar caiz deildir. Ancak ordunun ihtiyac varsa, cretle asker kiralamak caizdir. Gayrimslimlerin cihada katlmak gibi bir mkellefiyetleri yoktur. nki cihat ibadettir. Bunun kardmda eti silh tutan lar hkmete cizye der. Bu cizye, mill mdafaada kullanlr. Hkmdar veya kumandan uygun grrse gayrmstimlerden yardm almak, hatta onlarla mtte fik olmaz cizdh. Hazret-i Peygamber, Hayber ve Huneyn gazasnda gayrims limlerden yardm istemiti.

D. HARBN CEREYANI Harbi, hkmdar veya onun salhiyetlendirecei bir kumandan idare eder. Harbde, kumandann meru emirlerine kaytsz atsz uymak mecburdir. slm

ordusunun kumandan, dman ehrini muhasara edince, kuatnca, nce onlar slmiyete davet eder. Kabul ederlerse, Mslmanlarla ayn statde olurlar. Ka bul etmezlerse, cizye denilen vergiyi verip zimm ohnalan istenir. Bunu kabul ederlerse slm devletinin vatanda olarak yaarlar. Dman ordusunun kuman dan veya hkmetleri, bunu da kabul etmezse, harb kanlmaz olur. Sulh hlin de veya dman ile arada anlama varsa, anszm saldrlmaz. nce, anlamanm bozulduu haber verilir. Dman ordusu kuvvetli ise, gerekirse mal vererek, sulh yapmak caiz olur. Harb esnasnda, muharib olmayanlar ldrlmez, ancak har be itirak ediyorlarsa, o zaman ldrlmeleri caiz olur. Harb neticesinde Msl manlara ganmet olmas umulduu iin, aalar kesilmez; ekinler heder edilmez; sular zehirlenmez. Ancak kumandann lzumlu grmesi hlinde dmanlar za afa uratmak maksadyla bunlar da caiz hle gelebilir. Harb esnasnda dman mallarmn yamasna izin verilebilir. Dmana kar her trl silhla kar koy mak caiz ve lzumludur.

E. HARBN DER ETLER 1. Mrtedlerle Harb Cihat yalnzca gayrimslim dman devletlerle yaplmaz. slm devled vatanda iken, mrted olup, yani slm dinini terkedip slm hkmetine kar dmanca tavr alanlarla da yaplr. Bunlara nce bir nasihat heyeti gnderilip pheleri izle edilerek tekrar slmiyete dnmeleri temin edilir. Bu olmazsa sa valr. Bunlai'in hkim olduu beldelere drrridde denir ve drlhab ile ayn statdedir. 2. Zimmet Anlamasn Bozanlarla Harb Zimmler, yani gayrmshm vatandalar, slm hkmetiyle yapm ol duklar zimmet anlamasn bozarlarsa, harb statsne girerler ve bunlarla sava lr. Burada hai'b hukuku hkmleri cereyan eder. Esir edildiklerinde ldrlebilir veya kle yaplabilirler. Mallar da ganmet olur. Kendileriyle yeniden zim met anlamas yaplabilh. 3. Bglerle Harb slm devleti vatanda olup, kendilerince hakl bir sebebe istinaden me ru hkmete ayaklanan bgler de nce itaate davet edilir. Kendilerini isyana sevkeden sebepler aratrlarak gerekirse slah edihr. Bu mmkn olmazsa bun larla da lmne savalr. Ancak bu harbin hukuk hkm ve neceleri, d manlarla yaplan habden fai'khdr. Malplar, isyan suunun cezas olai'ak ldrlebilir; ancak kendileri ve aileleri esir edilemez; mallar da ganmet olmaz. B-

glerin hkim olduu topraklara crlhay denir ve di'lharb saylmaz. 4. Yol Kesicilerle H a r b Yol kesicilik yaparak amme nizmm bozanlarla hkmet harb eden Bun lar da mal almadan ve adam ldrmeden teslim olurlarsa cezadan kurtulun Ak si takdirde kendileriyle ldresiye savaln Ele getikten sonra kendilerine hrbe suundan dolay hadd cezas verilir.

5. Mslman Devletlerle Harb Mslman bir devletin, baka bir Mslman devlet ile savamas cihat de ildin Ancak bir tecavz szkonusu olduunda, kendisini ve maharn mdafaa etmek iin savamak caiz olun nki slm hukukunda zulm yasaklanm; ferd lerin, can ve mallarna tecavzleri fiilen def etmelerine hukuken izin verilmitir. Hatta bu yolda lenlerin ehid olacama dair hadsler vardn. Din ve siyas zaruretlen Mslman bir devletle savamay gerektiriyorsa, bu da cihat olun F, G A N M E T L E R Harb Mslmanlarn lehine bitince, dmanlara ait menkul ve gayrimen kul mallar ile ldrlmeyen veya mbadele edilmeyen esirler ganmet sayln Bunlar hakkmda yaplacak muamele Kur'an- kermde zikredilmitin Gannet arasndaki menkuUer ve esirler slm lkesine nakledilin Ganimetin bete biri Kur'an- kerme gre Allah'a, Hazret-i Peygamber'e, peygamberin akrabalarna, fakirlere, yetimlere ve parasz yolculara aittin Hazret-i Peygamber'in vefatndan soma, Hazreti Peygamber ve akrabalarnm hissesi hakknda sahbe-i kiram ara snda ihtilaf olunmutun Hazret-i Peygamber'in hissesi hayatyla kimdir; veya zamanm hkmdarna verilir diyenler de olmutun Bu grlerden birincisini Hanefler, ikincisini filer benimsemitin Osmanllarda afi kavli tatbik olu narak padiaha ganimetin bu bete birinden hisse verilirdi. Hazret-i Peygam ber'in akabasmm hissesi, Hanef mezhebinde yalnzca bunlardan fakir olanlara verilmeye devam eden Ganimetin geri kalan bete drd ise harbe fiilen veya casusluk gibi yol larla katlan mclidlere datln Ath askerlere, atn kendisi getirdii iin, iki hisse verilin Aynca her asken ldrd dman askerinin zerindeki silh ve dier eyasnn (seleb) mliki olun Harb esnasnda, askeri tevik etmek iin ku mandan tenfil yapabihn Yani yama izni verebilin Ganmet taksim edilirken, e hidin hissesi miraslarma teslim edilin Muharebede yardmc olan, mesel hastabakchk yapan kle, kadm ve ocuklar ile yol gsteren zimmlere, taksim edil meden nce ganimetten bir mikdar mal verilin

Hanefi mezhebine gre gaynmenkuller zerinde hkmdarm seme hak k mevcuttur. Bunlarm bete biri devlet hissesi olarak ayrldktan sonra bete drd gazilere datlabilecei gibi; hkmdar gayrmenkullerin tamammn mikiyedni (rakabesini) devletin elinde tutulup, halka kiraya da verilebilir. Her ikisi de Hazret-i Peygamber ve halfelerinin tatbikatna dayanm G. ESR VE REHNELER Dmandan alnan esirler zerinde yaplacak muameleye dair hkmdar maslahata gre muhayyerdir. sterse eli silh tutan erkekleri ldrebilir. sterse Mslman esirlerle miifdt (dei-toku) yapabilir ve mam Muhammed'e g re, ihtiya varsa fidye karl serbest brakabilir. sterse kle yapp ganimetle re dhil edebilir. Bylece esirlerin bete biri devlete, bete drd de gazilere ait olur. slm tarihinde ekseriyetle bu nc usul tercih edilmitir. Muharibler, eer esir alnmadan evvel teslim olmularsa, bu muameleden ayr tutulur ve zimm olabihrler. Muharibler, esir aimmadan evvel teslim olup Mslmanla girmi olsalar, klelikten de kurtulurlar. Ama esir almdktan sonra Mslman olurlarsa, ldrlmekten veya fidye karl iade edilmekten kurtulurlar; ama kle yaplmaktan kurtulamazlar. Esirler, haklarnda tatbik edilecek usul beUi oluncaya kadar, insan mu amele grme hakkna sahiptir. Eziyet ve ikence yasaktr. Hazret-i Peygamber, bir muharebede esirlerin gne altnda bekledldiini grnce bunu iddetle men ederek hepsinin glgeye aimmasm emir buyurmutu. Esirler arasmda mesel arme ile ocuu birbirinden ayrmak caiz deildir. Malb lkenin muharib olmayan halk ya lkeyi teikederler; yahud emn isteyip zimm (slm devlednin vatanda) olarak yaamay kabul ederler. Bu takdirde kendilerine emn verilerek zimmet anlamas yaplr. Zimmet anla mas, gay rms hinlerin cam, mal, rz ve sair hak ve hniy etler inin Mslman larn zimmetinde bir vecibe olduunu ifade eder. Kadn veya erkek bir tek Ms lmanm, hatta Mslman bir klenin vermi olduu emn btn Mslmanlar asmdan muteber ve balaycdr. Bu emnn verildii kimse, hukuken artk va tanda olmak itibariyle Mslmanlarla ayn statdedir. Emn anlamasna ayk r hareket edilmedike, bu emn tek tarafl olarak geri alnamaz. Emn, drl harbde yaayan gayrmshmlere verilmise, bu bir sulh anlamas demektir.

IIL DPLOMAS A. MUAHEDELER (ANLAMALAR) Hkmdar veya kumandan, menfaadi grrse dman devletleriyle veya ordularyla sulh yapabilu". Bu takdirde sulh anlamasnn hkmlerine gre ha-

reket edilir. Arada sulh bulunan devlet veya orduya, gerekmedike ve sulh anla masnn bozulduu bildirilmedike saldrlmaz. Arada sulh anlamas bulunan lke drssulh adm aln Muahedelen muvakkat yaplmsa, mddetin bitimin de yenilenmemesiyle; daim yaplmsa, taraflardan birinin feshi ile infisah eden yani bozulmu olun Mslmanlarn bu muahedeyi bozmalar iin muteber bir sebebin bulunmas ve sulhun bozulduunun kar tai"afa mutlaka bildirilmesi ge rekin Eer sulh muayyen bir bedel karlnda muvakkaten yaplmsa, bu md detin bitiminden evvel muahedenin bozulmas, bu bedelden geri kalan mikdarm da kar ai'afa denmesini gerektirir Ahde vef prensibi, Kur'a- kerm tarafm dan uyulmas emrolunan bir mkellefiyettin Drlislmdan drssulha, drssulhdan da drhslma gelenlen sulh anlamasnn maddelerine uymak mecburiyetindedin slm tarihinde dmim bir devletle ilk mhim muahede Hazret-i Muhammed tarafndan akdedilmitin Mekke site devleti ile Medine site devleti arasmda akdedilen ve Hudeybiye Muslahas ad verilen on yk bu muahede hkmlerine Medineliler riayet ettii halde, kar taraf (Mekkeliler) taahhdlerine uymad iin grlen lzum zerine daha mddet bitmeden feshedilmi ve bu husus kar tarafa bildirilmiti, Osmanl Devleti, tarihteki ismiyle Devlet-i Aliyye, zamannda devlet-i muazzama (byk devlet) olarak dnya diplomasisine anin koymutu. Bu durum, Fatih zamannda stanbul'u fethedilip, padiahn ayn zamanda Dou Roma mparatoru unvann almasyla pekimiti. O sralar dnyada kayda deer bir imparator daha vard ki. Bat Roma mparatorluu tacm tayan Avusturya mparatoru idi. Maamafih Avusturya imparatoru Babli tarafmdan hibir zaman padiah ile ayn statde grlmemi; veziriazam tarafndan muhatap aimmtn. Dier hkmdarlar da bulunduklar lkenin kral sfatyla muamele grrd. Pa diah bu hkmdarlardan bazlarnn elilerini kabul eder; ancak diplomatik mu ameleler tamamen veziriazam tarafmdan yrtlrd. Milletleraras anlamalar bile mtekabiliyete dayanmaz; ecneb hkmet kendisine dayatlan hususlara yazl olarak kefil olur; cevaben Osmanl padiah da kendisine bir ahidnme ile emn verirdi. Dnya diplomasisinde Osmanl hakimiyeti 1606 Zsitvatorok Anlamas'na kadar devam etti. O zamana kadar Be (Viyana) Kral olarak anlan Avusturya imparatoru, bu tarihte Roma esar (imparatoru) unvanyla ilk defa Osmanh padiahmm dengi sayld. Bunu zaman iinde teki hkmdarlar da ta kip etti. 1774 Kk Kaynarca Anlamas ile Osmanl hkmeti, artk Avrupa hkmdarlarna padiahla ayn rtbeyi tamd ve onlarn temsilcileriyle yazl bir metin zerine ilk defa uzlamaya mecbur kald.

B. SEFARETLER (ELLKLER) Yabanc devletlerle diplomatik mnasebetler hususunda her trl icraatta

bulunma salhiyeti hkmdara tannmtr. Hazret-i Muhammed, gerek slmi yete davet ve gerekse baka maslahatlar iin ecnebi devletlere eli gndermi; onlardan gelen elileri de hsnkabul ile karlamtr. Ecneb bir memlekette daim eli bulundurmak arada bir sulh anlamasmm varlna dellet eder ki, er' hukuka uygundur. Yabanc devletlerin slm topraklarna ghen elileri, kendilerine emn verildii iin emindir. Canlar, mallar ve maiyetindekilere do kunulamaz. slm devletleri ecneb lkelerde daim eli bulundurmay tercih etmemidr. Zaten daim eli teatisi daha ziyade XVIII. asrdan itibaen yaygmlamtr. Klasik devirde, bata Venedik olmak zere Avrupa devlederinden bazla rnn stanbul'da daim elileri vard. Fakat Osmanl Devled, ecneb devletlere daim deil, muvakkat eliler gnderirdi. XVIII. asr sonlarndan itibaren Os manh Devleti de ecneb payitahtlarnda daim eliler bulundurmaya ve sefaret haneler kurmaya balamtr^^*, 1792'de Londra, ardmdan Viyana ve Paris'te sefareder ald. Osmanh Devled, Rusya'nm zaferiyle biten bir savam ardndan imzalanan 1774 tarihli Kaynarca Muahedesi ile dnyanm yegne sper gc ol mak pozisyonunu kaybettiyse de, 1856 ylnda, ngiltere, Fransa gibi zamanm byk Avrupa devletleri tarafndan, dnya politikasnda sz sahibi olan dvel-i muazzama (byk devleder) arasmda olarak kabul edildi. Bu devirde zaten b ykelilik kurulacak byk devlet says ok azd. Buna mukabil Osmanl hk meti dnya apnda bir konsolosluk a kurmu; bu a bilhassa Sultan IL Abdlhamid'in hilfet nfuzunu yayan faaliyetieri erevesinde kullanlmtr.

284 Bu konuda bkz. Hner Tuncer: Eski ve Yeni Diplomasi, Ank. 1995.

Drdnc Ksm OSMANLI HALKI

Devletin lke ve hakimiyetten baka nc unsuru da haiktn. Osmanl Devleti'nde halk, dil, din, nk, hayat tarz gibi eitli bakmlardan tasnife tbi tutulabilin Gnmzde Osmanl Devleti'nde halkm teb'a olduu; teb'a ile modern vatandalk arasnda mhim farkllklar bulunduu ve cumhuriyetten sonra teb'alktan vatandala geildiini sylemek revatadn. Halbuki Osmanl Dev leti'ndeki tbiyet ile gnmzdeki vatandalk arasnda hi fark yoktun Zaten teb'a ile vatanda ayn mnya gelin Vatandatan kast, seme, seilme ve hk meti kontrol gibi hak ve faaliyetler ise, bu zaten son zamanlarda Bat Avrupa'da ortaya kan demokratik bir messeselemeyi ifade eden u kadar ki, gnmz de ulus-devlet modeli hkimdin Osmanl Devleti'nde, der imparatorluk mo narilerinde olduu gibi, tbiyet kriterleri ulus-devletinkinden deiik olabilin Osmanl Devleti'ndeki teb'a ve tbiyet telkkisi, ada olan monarilerdeki teb'a telakkisiyle paralel, hatta azmlk haklar bakmndan ileri sayln. Msl man veya gayrimslim, Osmanl Devleti'nin hakimiyetini kabul eden herkes va tanda statsndedin Devletten din, vatan ve milleti koruma vazifesini beklen Modern telkkiye uygun olarak devlet ile teb'a arasmda hukuk mnasebet sz konusudun Baka lkelerde yaayan Mslmanlar da Osmanl lkesine hicret etmek istedikleri zaman, drlislm olmak hasebiyle, devlet, kendisini, smniarm amak ve gelenlere vatandalk vermek mecburiyetinde hissetmitin Hatta baka lkelerden Osmanl lkesine snan gayrimslim mltecilere de hi bir karlk beklemeden teb'a stats tamnmtn^s^. Hicret etmedikleri zaman bile, dnya Mslmanlarna Osmanl vatanda muamelesi yaplmtn
285 XVIII. asrda Rus ar Piyotr'un sakal yasana kar ktklar in Osmanl lkesine sn mak zorunda kalarak Manyas'a yerleen Kazaklardan ve deiik Ortodoks inanlar sebebiy le Kars'a yerleen M ol ok ani ardan baka; 1848 ihtillinden sonra giritikleri istikll mcde lesinden malup kan Macar ve Leh vatanseverleri, Avusturya ve Rusya otoritelerinden ka p Osmanl lkesine snm; Osmanl hkmeti kendisini ok kritik siyas vaziyete d len bu mltecileri her ne pahasna olursa olsun iadeye yanamamt. Bu hdise, giiiere vc Fransa gibi hrriyete dkn lkelerde msbet tezahratla karlanm; hatta Londra'da gen-

Osmarl Amne Hukuku

313

Tanzimat devrinde, ecneb sefarethane ve konsolosluklar, mill menfaatle ri istikametinde, gayrmshm Osmanh vatandalan zerinde himaye kurmaya altdar. Bu cihetle sefarethane veya konsoloslukta ahmad halde, baz zimmlere pasaport verdiler. Bylece zimmler, ecneb statsne gkip, bu devlete ta nmm olan imtiyazlardan faydalanmak iddiasnda bulunmaya baladlar. Bu du ruma kar. Sultan III. Selim devrinden itibaren buna kar tedbirler alndysa da, muvaffak olunamad. Buna mahm meselesi denir. Mahm, himaye olunan de mektir. 1841 tarihinde ecneb tbiyetine girenlerin, ay iinde Osmanl tbiyedni kaybedecei ve lke topraklarn terketmesi gerektii bildirildi. 1283/1867 tarihinde Pasaport Odas Nizmnmesi ve 1285/1869 tarihinde de Thiiyyet-i Osmaniyye Kanunnmesi kard^s^. Artk rey, zimm, mstemen, harb gibi tabirler yerine, daha ziyade teb'a-y devlet-i aliyye (Osmanl vatanda) ve ecne b tabhleri kullamimaya baland. Tbiyet kanununa gre arme ve babas yahud yalnzca babas Osmanl teb'as iken dnyaya gelen ocuklar, Osmanh teb'asmdan saylmtr. Anne ve babas ecneb olduu halde, Osmanl lkesinde doan ocuklarm, reid olduktan sonra sene iinde Osmanl tbiyetini talep edebile cekleri; reid olduktan sonra fasdasz be sene Osmanl lkesinde oturan ecne blerin de Hriciye Nezretine verecei bir istida ile Osmanl tbiyetini talep edebilecei hkme balanmm Osmanh teb'as iken, izinle ecneb tbiyete ge enlerin, bu tarihten itibaren ecneb saylmas; izinsiz terkedenlerin de yeni tbiyetinin hkmsz addolunmas esas getilmitir. Bu kanuna gre Osmanl l kesinde ikamet edenler, aksini isbat etmedike Osmanh vatanda saylmaktadr. Szkonusu kanunla beraber ecnebler iin pasaport ve mrur tezkiresi nizmn mesi karld. Osmanl lkesine girecek ecnebler iin Avrupa ehirlerindeki Os manl konsolosluklarmdan vize aimmas mecburiyeti getirildi. lke iinde seya hat edecek olanlar, ayrca mahall otoritelerden mrur tezkiresi alacaklard. 1838 tarihinde yurtdna kacak oian Osmanl vatandalarna Hriciye Nezreti tara fndan pasaport verilmesi usul getirildi. 1301/1883 ve 1312/1894 tarihlerinde pepee iki pasaport nizamnamesi karld.

I. A S K E R

SINIF-REY

Osmanl halk, yneten ve ynetilen olmak bakmmdan asker ve rey diye ikiye ayrlr. Asker smf, zannedildiinin aksine, sadece ordu mensuplarm
ler Osmanl sefirinin arabasnn atlarn zp kendileri ekerek bu memnuniyeti gstermi lerdi. Mslman olarak Osmanl hizmetine giren bu mlteciler, modernleme hareketlerinde ok mhim br rol oynamtr. Rusya, XIX. asrda Anadolu'dan gen her Hristiyana para ve toprak verdii halde. Rusya'ya genler, Rusya'dan Anadolu'ya gidenlerin yannda ok ehemmiyetsiz sayda kalmtr. Baka Endls olmak zere Avrupa'dan kap Osmanl lke sine snan yzbinlerce Yahudi de hatrlanmaldr. 286 Takvim-i Vekyi, 1044; Dstur: 1/1/16.

314

Osmanl Hkuku

ihtiva etmez. Asker tabiri, Osmanh Devleti'nde kendisine padiah berat veril mek suretiyle amme vazifesi yapan ve devlet hazinesinden gehri olan btn me murlardn Bu snfn farkh bir hukuk stats, bir takm imtiyazlan vard. Reaya nn demekle mkellef olduktan bir takm vergileri demezdi. Bu sebeple Os manl hkmeti, asker ahslarn tesbitine ok ehemmiyet verirdi. Bir defa as ker smfa girmi olanlar, sonradan bir vazife yahud berat almasalar bile, bu s nftan km saylmazlard. Asker ahslarn ocuklar ve reayadan birisiyle ev lenmemi dul zevcesi de asker snfa dhil idi. Ancak askerler, bir i veya tica retle megul olmaya balarlarsa, asker snftan kai' ve rey olurlard. Padiah ve hanedan bu smflandrmaya dhil deildi. nki monarilerde hanedan met bu, halk ise tbi sayln Bu sebeple hanedan vatanda statsnde deildin Nfus sicilline deil, saraydaki hanedan sicilline kaydedilin Asker snf da ulema ve mer olmak zere ikiye ayrhrd. eyhhslm, kazaskerlen kadlar, bunlarn yardmclar, mderrisler, mftiler ve beratl imam-halibler ulema snfn tekil ederdi. mer (ehl-i rf) ise, ulemann dn da kalan mlkiye, ordu ve brokrasi mensuplarn ifade ederdi. Bylece merkez deki divan zlan, vezirlen beylerbeyi, sancakbeyi ve tmarllan bunlarn yaridmclar, kapculu askerleri hep asker (mer, ehl-i rf) saydrd. Rey, me hur r (oban) hadsine dayanan bir amme hukuku tbiridir287. Asker snfn d nda kalan halk ifade eden Gerek Mslman olsun ve gerekse olmasn. Ancak Osmanl Devleti'nde zaman zaman sadece gayrimslimler iin bu tbirin kulla nld da grln Ehl-i rf, siyaseten kati cezasnn en ok tatbik olunduu s nftn Ulema ve reayann siyaseten kati cezasna urad nadirdin

n. E H R L L E R - K Y L L E R - G E B E L E R Osmanh halknn bir ksm ehirlerde; ou ise kylerde yaar; bir ksm ise konar-ger bir hayat srdrrd. Bunlarn her birinin hukuk stats ayr idi. ehirliler umumiyetle asker snftan yahud esnaf idi. ehir, kendine has kaide lerle idare olunan iskn merkezleridin Mlk miri, byklne gre beylerbe yi, sancakbeyi veyahud kd idi. Aynca bunlarn yardmcs mesabesinde beledi ye ve inzibat ileriyle uraan vazifeliler de vard. Emniyet ve iaenin istikrarl biimde temini iin, ehirlerin nfusu sabit tutulurdu. Her isteyenin elini kolunu sallayarak ehre gelip yerlemesi mmkn deildi. Kyller, ekip bimeyi taah287 Hads-i erf metni melen yledir: "Hepiniz obansnz ve hepiniz siiriiniizden mes'uls nz. mam obandr ve srsnden mes'uldr. Erkek ailesinin obandr ve srsnden mes'uldr. Kadn, kocasnn evinde obandr, o da srsnden mes'uldr. Hizmeti, efen disinin malndan ve srsnden mes'uldr". Buhr: Ahkm 1, Cum'a 11, stikraz 20, Itk 17,19, Vesya 9, Nikh 81.90; Mslim: maret 20, (1829); Tirmiz: Cihd 27,1705; Eb D vud; maret 1, (2928).

hd ettikleri topra terkedemezdi. XVI. asr sonlarndan itibaren, Celli isyan lar ve ran harbleri sebebiyle kyller yakm ehirlere yerlemi; bylece isiz, fakir ve mitsiz bir kidenin teekkl ettii ehirlerin emniyet ve iae dzeni bo zulmutu. Kylerdeki halk, ziraae megul idi. Bunlann byk ekseriyeti tmarh si pahilerden mr arazi kiralayarak iftilik yapar; raiyyet rsumu derdi. Merkez den Cuma kldnmak zere beratla imam-hadb tayin edilmi kylerde hkmet temsilcisi bu imam-hadb idi. Mahallelerde de byle idi. Resm emirler halka teb li olunmak zere ky imamlarna gehr; mahkemelerde ahitlerin tezkiyesi de imamlardan yaplnd. Sultan II. Mahmud devrinde, ky ve mahallelerde muhta-lk tekilat kurulmu; imamlar ihdyar heyetinin iinde yer almtr. Osmanl halknm bir ksm teden beri gebe bir hayat yaamaktayd. Bunlar kn scak yerlerde yaar; kn ise serin ve otu bol beldelere gerlerdi. Muayyen kyleri ve evleri bulunmaz; adu"larda yaarlard. Umumiyetle koyun besler; deve ve adarla konup gerdi. Osmanh Devled, Rumeli'de fethedilen topraklara Anadolu'daki gebe Trkmenleri yerletirirdi. Gebeler, XV. asr dan itibaren eitli hslara veya vakflara balanarak; kendilerine vergi ve mkeUefiyet kondu. Hkmet, gebelerden okur-yazar birisini kethda (kahya) olarak tayin eder; resm ilerde bunu muhatap alrd. XVI. asr sonlarndan itiba ren muntazam asker ve vergi alabilmek; ziraad gehtirmek; boalan kyleri en lendirmek; g yollar zerinde verdikleri zararm nne geebilmek maksady la hkmet gebeleri Anadolu'da bo kylere yerletirmeye teebbs etti. n celeri alageldikleri hayattan vazgemek istemeyen gebelerin sert mukave metiyle kardanan bu teebbs, XVIII. asn sonlarndan itibaren byk lde muvaffakiyetie neticelenmitir. m. MSLMANLAR-ZMMLER-MSTE'MENLER

A. OSMANLI DEVLET'NN NFUS YAPISI VE MSLMANLAR Osmanh Devleti'nde hkim smf Mslmanlardr. Saylar baz devirler de gayrimslimlerden fazla deildi. Yavuz Sultan Selim'in fetihlerinden sonra, Mslman nfus, gayrimslim nfusu biraz gemiti. Son asrlarda Avrupa'da ki topraklarn kaybyla Mslman nfusun umum nfusa nisbeti giderek artmtn. Nitekim son asrda Osmanl nfusunun ortalama % 75 kadar Mslman idi. Mslmanlar iinde Trkler, sayca fazla olduklar gibi, hanedan, ulema ve eya let askerleri vesilesiyle de hkim grubu tekil ederdi. Osmanl Devleti'nde Trk e resm lisan olarak kabul grm; bylece varlm gnmze kadar muhafa za edebilmitir. Askerlerden baka imtiyazh gruplar da vard. Mslmanlar arasmda Haz ret-i Peygamber soyundan gelen ve slle-i thire denilen erif ve seyyidlerin de

bir takm imtiyazlar bulunuyordu. Bunlar baz vergilerden muaf tutulur; muhtalarma maa balann; muhakemeleri de kendi aralarndan seilen ve nakh/e^//denilen ulemadan bir zt tarafndan icra olunurdu. Her ehir ve kasabada nakblerf kaymakamlar bulunurdu. Bunlar bulunduklar yerde nakblerfn vekih olarak vazife yapar; halkm emr de dedii seyyid ve eriflerin kaydn tutup gerektiinde tahkikat yaparak bu husustaki sahte iddialara mni olur; bun lar hakkndaki cezalan infaz ederlerdi. Rumeli'de oturan Rumeli fatihlerinin torunlar ile fetihler geniledike buraya Anadolu'dan getirilip yerletirilen baz gebe Trkmenlere evld- fati han denirdi. Bunlardan bir asker tekilat kurulmutu. Bu hizmet karlnda avarz, nzul ve geit bac denilen rf vergilerden muaf tutulmulardn Tanzi mat'tan sonra 1261/1845 senesinde btn imtiyazlar kaldrlarak kendilerine as kerlik mkellefiyeti getirildi. Bylece evld- fatihan messesesi tarihe kart. B. Z M M L E R slm devleti, bir memleketi fethedince, bu memleket halk ya oray terkeder; yahud bu yeni devletin vatanda olurdu. Bunun iin kendilerine emn ve rilerek zimmet anlamas yaplr; slm devletinin hakimiyetini tandna ve hu kukuna riayet edeceine dair sz vererek nceki hayatn devam ettirirdi. slm devleti de, zinm denilen bu gayrimslim vatandalarn can ve mal emniyeti ile din hrriyetini teminat altma alrd. Kanun nnde Mslman vatanda ile gay rimslim vatanda arasnda bir fark yoktu. Bu husus, devletin veya hkmdarn gayrimslim teb'aya bir ihsan vasfmda olmad gibi; milletleraras bir anla mann gerei de deildi. er' hukuka dayanan bir i hukuk dzenlemesi idi. Bu bakmdan hibir hkmet, bunu smrlandramaz veya kaldramaz; gayrimslim ler de bu haklarmdan vazgeemezdi. u kadar ki, zimmlerin bu haklarn koru makta sim hkmetlerinin, bilhassa Osmanh hkmdarlarmm hassasiyetleri tarihe gemitir^s8_ Aznlk (ekalliyet) mefhumunun bize girii XX. asrdadm slm lkesin deki gayrimslimler aznlk deil, vatandatn. nki modern azmhk ounluk la atn Halbuki Osmanllarda her millet kendi kompartmannda yaar; ah288 Sultan Abdlmecid, Mekteb-i Tbbiye-i hne'de okuyan Yahd ocuklar iin Musev di ninin kocr kaidelerine gre yemek piiren bir mutfak kuruhnasn ve Musevilerin mukaddes gn olan abal'm (Sebt=Cumarlesi) lail olmasn emreimiti. Philip Mansel: Konstantinopolis: Dnyann Arzulad ehir, Trc. erif Erol, st. 1996, 245. [Koer, Musevlie gre yenilmesi caiz olan el, st, peynir gibi hayvan mahsullerinin, ayrca dine uygun ekilde ha ham kontrolnde kesildiini, saldm veya mayalandn ifade eder. Byle olmayan yiye ceklerin yenilmesi gnah saylr,] Osmanl donanmas, noel, paskalya gibi gnlerde gayri mslim zbii ve eder evlerine gidebilsin diye demir atard. lber Ortayl: Osmanl Bar, s. 2003, 47.

ma, ykselme faaliyetleri ve sosyal mobiiite kendi kompartmannda yrr. Me sel Ermeni bir gencin ideali, kendi milleti iindeki ynetici snfa girmektir. Kompartmanlai' arasnda gei ancak o dine giri ile olur. Farkl millet mensup larnn, birbiriyle evlenmesi dnlemez; ayn mahallede yaamas nadirdir; dostluk mnasebetleri snrldr. Dolaysyla aralarnda atma, didime, kimlik isbat, asimilasyon gibi problemler domaz. Doarsa, hkmet bunu nler. "Os manh Bar" byle salanmtr^s^. Zimmlerle mste'men denilen ecneblerin hukuk stats, mstakil siyer kitaplarndan baka, fkh kitaplarnda ayr birer bahis altnda dzenlenmitir. Ayrca slm tarihi boyunca zimmlere verilen imtiyazlara dair resm vesikalar gnmze kadar intikal etmitir. Hazret-i Peygamber zamannda Necran Hristiyanlarna ve Hazret-i mer tarafndan lya (Kuds) ahalisine verilen emnnmeler ok mehurdur. Bunlar ayn zamanda birer zimmet anlamas olup, Fatih Sul tan Mehmed tarafndan da benzerleri sdar olunmutur. Gayrimslim, hangi din den olursa olsun, hatta dehr (ateist) bile olsa, zimm stats kazanabilir ve s lm lkesinde kendi nancna gre yaayabilir. 1. Can ve Mal Hrriyeti Bir zimmyi kasden ldren Mslman ksas edilir. Bunun haricindeki l drmelerde diyet denir. Zimmlerin mallarna yapan tecavzler de, aynen Mslmanlara yapdm gibi muamele grr; tazminat ve gerekirse cezaya mev zu olur. Hatta Mslmanlar bakmmdan meru ve mtekavvim olmayan arap ve domuz gibi mallar da tazmin edir. Halbuki Mslmana ait arabn dklmesi hlinde tazmin mkellefiyeti yoktur. Gayrimslimler de iledikleri suiadan, ayn Mslmanlar gibi mesuldr. Dinlerinde izin verildii iin arap ime suu hari, iledikleri had ve ksas sularmdan mesuldr. Ancak muhsan saylmadklai'i iin zina suundan dolay kendilerine recm cezas verilmez. Kendi dinlerine uygun evlilikleri, slm hukuku bakmmdan caiz olmasa bile, kendilerine zina cezas tatbik olunmaz. 2. Din ve Vicdan Hrriyeti Kur'an- kermdeki "Dinde zorlama yoktur" yed (Bekara: 256) gere ince, gayrimslimler, kendi inanlarndan dolay asl taciz edilemez. Dinlerini renmek, yaamak ve ocuklarna da retmek hakkna sahiptir. lke, eer sulh
289 Ortayl, Osmanl Bar, 21, 29. Ortayl, Osmanh Devleti'nde gayrimslimlere gsterilen bu toleransn karlm, hogr deil, tesmih olarak verir. Hogrde tahamml etmek m ns olduundan bir hafiflik vardr. Tesmuh (msamaha) ise, toleranstaki iyi niyetli bir sab r ifade etmeye daha elverilidir. Ortayh, "Osmanlda Tolerans vc T e s m u h " , Osmanl Ba r, 48 vd.

ile fetholunmusa, buradaki mabetler sulh anlamasnn hkmlerine tbi olur. Tarihte bu gibi sulh anlamalarnda, umumiyetle mevcut mabetlere dokunulma yaca, yeni mabet yaplmasna da kar klmayaca aklanmtr. Eer lke harb ile (anveten) fetholunmusa, mevcut mabetlerin akbeti hkmdar tarafn dan tesbit olunur; yeni mabet inama da izin verip vermemek hkmdara ait bir salhiyettin Ancak tatbikatta harb ile fethedilen lkelerde, ehrin en byk ma bedi (kihsesi) camiye dntrlm; dierlerine dokunulmad gibi, yeni ma bet yaplmasna da izin verilmitin Mslmanlarn kurduu Kfe, Badad, Ka hire gibi ehirlerde, gayrimslimlerin mabet ina hukukular tarafndan cz grlmemise de, baz hukukula-a gre hkmdarn iznine tbi klnmtn. Zim mler, diledikleri rtbede din adam yetitirebilirler; din mektepler aabilirler; din ym ve toplant yapabihrier; mabetlerinde rahata ibadet edebilirler; an a labilirler; ha gezdirebilirler; yortu ve bayramlarm kutlayabilirlen Btn bunlar yaplrken, Mslmanlarn taciz ve slmiyetin tahkir edilmemesi ai'ttr. 3. Hukuk ve Adl Statleri slm hukuku, slm lkesinin her yerinde tatbik olunun Ancak zimmler, kendi aralandaki davalar, er' mahkemelere gtrebilecekleri gibi; kendi ru han reislerine veya kendi dinlerinden hkimlere de arzedebilin Nitekim er' hukuk, davalarn anlalarak hakeme gtrlmesine izin verdii gibi; zimmlerin zerine kendi dinlerinden hkim tayini de Hazret-i Peygamber'den itibaren b tn slm devletlerinde tatbik olunmutun slm hukukular, u umum prensi bi vaz etmitir: "Gayrimslimleri kendi nanlaryla babaa brakmakla ermolunduk". Gayrimslimlerin bu statsn, adl ve hukuk otonomiden ziyade, er' hukuktaki din msamahann bir neticesi olarak grmek daha dorudun nki szkonusu muafiyetler, kendi inanlar erevesinde deerlendirilmitin yle ki evlenme, boanma, nesep, velayet, vesayet, vasiyet, miras gibi mesele ler iin Osmanl vesikalarnda "zimmlerin umr- mezhebiyyelerine (din ileri ne) ait hususlar" fadesi oka geen Osmanllarda, zimmlerin davalarnda ruhan mercilerin ihtiyar salhiyet leri vard. Zimmler kendi aralarndaki davalar buraya gtrebilirlerdi. Osman l makamlar buna karmaz, hatta infazda yardmc olurdu. Bu gibi cezalandr malarda usulszlk vai'sa, halk Osmanh makamlana ikyette bulunabilirdi. Ancak meseleyi ruhan merciye veya kendilerinden bir hakeme gtrmekte an laamazlarsa, zm merc mutlaka Osmanl mahkemesi idi. Nitekim patrik beratlarmda "rza- tarafeyn ile slah edeler" denilmektedin Taraflardan birinin Mslman olduu davalar muhakkak Osmanh mahkemelerinde grlrd. u kadar ki Osmanh mahkemelerinde de zimmlerin dinlerinin gerei olan hususlar nazara almrd. Mesel Mslmanlar iin mtekavvim olmayan ve bu sebeple alnp satlamayan, haksz fiil tazminatna da mevzu tekil etmeyen arap ve do-

muz, zimmler bakmndan mal kabul edilirdi. Zimmler arap idkleri iin cezalandrlmazd. Zimmlerin, er' hukuka uymayan (mesel ahitsiz, ddet bek lemeksizin yaptklar) evlilikleri, kendi dinlerinin hkmlerine gre sahih ise, er' hukuk bakmndan da sahih kabul edilirdi. Pradkte zimmler, daha ucuz, dil ve kanun yolu murakabesine tbi bulunan Osmanl mahkemelerini, kendi ruhan mahkemelerine tercih etmiler; bu husus zaman zaman ruhanlerin Os manl hkmetine ikyette bulunmalarna sebep olmutur^^o. Patrik ve ruhanlerin muhakemesi Divan- Hmyun'da yaplr; kendileri ne cezalarn infaz hususunda da baz imtiyazlar tanmrd. Bundan baka ruhan reisler, dinlerin gerei olan aforoz, tel'n (lanetleme, anatemaze) gibi te'dib cezalar gerek ruhban snf, gerekse halk (laikler) iin tatbik edebilirdi. Berat larda "yinleri zere te'dib edeler" sz bunu gstermektedir. Osmanh hkmed, bu cezalarn tatbiki ve hukuka uygunluu ile yakndan alkadar olmutur^^. Zimmlerin st dereceli din adamiarmn dnyev sulardan yarglanmas ise Di van- Hmyun'da olurdu^^s. Hristiyan din adamlanm vefatmda, kihse vergi lerinin tekil ettii mal varl kihseye kalrd. Suhan IV. Mehmed zamannda 5000 akeden yukarsnn hazneye intikal edecei hkme balanmt. Zimmlerin kendi aralarndaki baz davalar ruhan mercilerine gtrebil mesi; bundan baka ruhan reislerin, dinlerinin gerei olan baz te'dib cezalar tatbik edebilmesi, zimmlerin adl muafiyed (veya imtiyaz) olarak deerlendiri lebilir. Bu mercilerde zimmlere kendi dinlerine ait hkmlerin tatbiki; gerekse er' mahkemelere geldiklerinde bu hkmlerin nazara alnmas da zimmlerin hukuk muafiyeti (veya imtiyaz) olarak deerlendirilebilir. 1336/1917 senesinde karlan Hukuk- Aile Kararnamesi ^93 HQ cemaat
290 Kayseri ve mlhakat! metropolidi Yanisyos nm rahibin akd ve fesh-i nikh iin iki zimm arasn slh etmesi elindeki berat hkmlerinden olduu halde baz zimm ve msle'menlern mahkeme ve mamlar vastasyla lerini grmelerinden dolay Hristiyan kadn ve ocuk larn zarar grd beyanyla kd ve naiplerin bu gibi ilere karmamalar istidasna dir s tanbul Rum Palri'nin 21 Safer 1248 (1832) tarihli arzhli. BOA Cevdet-Adhye no, 5135. Bunun zerine Osmanl kadlar, zimmlerin talep etmedike nikhlarna ve vrisler arasnda gib veya yetim ocuk bulunmadka miras taksimlerine karmamakla emrolunmutu. Mi sal olarak bkz. Akgndz, O s m a n h Kanunnmeleri, V/514, 541, 561 (Bayburd, Erzurum, Kemah kanunnmeleri) 291 Kuds'de David'e uygunsuz hareketinden dolay hahambann elli denek vurmas urut ve nizmata mugayir olduundan bahisle istizn- muameleye dir vesika iin bkz. BOA Cevdel-Adiiye, no: 2363, t: 2 Z (Zilhicce) 1267 (851). Kayseriyye metropolidi Teofilos nm ra hibin mugyir-i kanun- kadm kendilerini tecrm etmekde olduundan ikyetle fazla ald paralarn eshbma iadesi hakknda emir sdarna dir Kayseriyye reayas tarafndan arzhl. BOA Cevdet-Adliye, no: 74, t: 1134. (1721-2) 292 rn. Br metropolidin dvasnn burada grleceini bildiren vesika: BOA, Cevdet-Adliye, no: 1137, t: 27 S (Safer) 1211/1796. 293 Dstur: II/9/762-781.

mahkemeleri (bylece zimmlerin adl muafiyeti) kaldrlarak vazifeleri er'iyye mahkemelerine verilmitir. Eskiden olduu gibi bu milletlerin mensup olduklar dinin kaideleri, muhakeme esnasnda tatbik olunacakt. Hatta bu kaideler ruhan reislerden sorularak bizzat kararnamede dercolunmutu. Bylece zimmlerin hu kuk muafiyeti korunmutu. Ancak gerek Mslman ve gerekse gayrimslim halkn reaksiyonuna sebep olan karai'nmenin mr iki sene bile srmemi; 1337/1919 ylnda ilga olunarak eski hle dnlmtr294, Lozan Muahedesiyle cemaat mahkemeleri kaldrlmakla beraben gayrimslimlerin hukuk imtiyazlarmm devam edecei, bunlarla alkal kaidelerin tesbitinde bu cemaat temsilcile rinin sz sahibi olaca, Avrupa'nn istei istikametinde hukuk reformlar yap laca, bunu yaparken de be yllk bir mddet iin Avrupal hukukularn yardmlarmdan istifade olunaca kabul edilmiti. Daha sonra cumhuriyet hkme ti kendisinden beklenenden de ileri geerek Bat hukukunun toptan resepsiyonu yoluna gidince, gayrmshm cemaat temsilcileri, biraz da Avrupa'nn basks ile, teden beri mevcut olan ve Lozan Antlamasyla da teyid edilen hukuk imtiyaz larndan, artk ihtiya kalmad gerekesiyle vazgetiklerini bildirmilerdir^^^

4. Zimmlerin Mkellefiyetleri Gaynmslimlen dinlerinden gelen bir takm snrlandrmaya tbidin Kur'an- kerm, gayrimslimlerin Mslmanlar zerine velayeti hiz olamaya cam bildirdii iin, zimmler icra makamlara getirilemez. Yine bu sebeple, Mslman kle sahibi olamazlar; byle kleleri varsa, satmalar emrolunurdu. Mekke ve Medine'de yeieemezlen slm devletinde, her din mensubunun ken di dnyasmda yaayp birbirine karmamas esas olduu iin, gayrimslimler, Mslmanlara benzemeyecek ekilde giyiniien Mslmanlarn da gayrims limlere benzer ekilde giyinmeleri, yaamalar ve ibadet etmeleri yasaklanm tn Yani benzeri snrlama ve yasaklar, Mslmanlar iin de fazlasyla szkonu su idi. Gaynmslimlen Mslmanlarla alveri yapabilir; Mslman mabetleri ne girebilhlerdi. Zimmlerden zekt tahsil olunmazd. Ancak Mslmanlara pa ralel ekilde arazi ve gmrk vergisi verdikleri gibi; askerlik yapmamalarmm karh olarak da servetlerine gre cizye denilen bir ba vergisi derlerdi. Ciz ye, kadnlardan, ocuklardan, ihtiyarlardan, sakatlardan ve ruhban snfndan alnmazd. nceleri cizye husus tahsildai'lar tarafndan toplanrken; Tanzi mat'tan sonra bir ara ruhan reislen cizyeyi toplayp hazneye teslim etmekle mkellef klnmlardn. Paris Konferans'ndan sonra cizye, bedel-i nakd-i aske294 Dstur: 11/11/299; M. kif Aydn: slm-Osmani Aile Hukuku, st. 1985, 210-211, 221223; Ginihal Bozkurt: Gayrimslim Osmanl Vatandalarmm Hukuki Durumu, Ank. 1989, 209-211. 295 Aydm, Trk Hukuk Tarihi, 165.

r adm alm; l. Merutiyet'ten sonra da btn Osmanh vatandalarma askerlik mecburiyeti getirilerek kaldmlmtn. u hallerde zimmlerin zimmet ahdini bozmu olduklar kabul edilir: 1Hkmete sava ap bir beldeyi ele geirmeleri; 2-slm lkesini terkedip d rlharbe hicret etmeleri; 3-Cizye konulurken bunu kabulden kanmalar; 4-Dmana casusluk yapmalar. Bu drt ekilde zimm tekrar zimmeti kabul etmesi iin sorlanmaz, kle yapln. "Ben zimmeti bozdum" demesiyle, bir mslman veya zimmye zarar vermesiyle, su ilemesiyle, cizyeyi kabulettikten sonra demekten kanmas; slm dinini ve Hazret-i Peygamberi yalanlamas gibi hallerde ahdini bozmu saylmaz; kendisine normal ceza verilin 5. Millet Sistemi a. Klasik Devirde slm kltrnde, ayn din veya mezhebin mensuplarna millet demek det olmutun slm miHeti, Nasr (Hristiyan) milleti, Yahd milleti, Mecs milleti gibi. Bu, aslnda Hazret-i Peygamber zamanmdan beri btn slm dev letlerinde tatbik olunagelen bir sistemdin Osmanl Devleti'nde de gayrimslim vatandalarn mensubu olduklar din ve mezheblere millet denilmitin Her mil let, kendi ruhan reislerinin hakimiyeti altnda tekilatlandrlmt. Klasik devir de millet ne kmaktadn: Rum, Ermen ve Yahd miUeti. Rum milleti, Yunanllan Bulgarlar, Srplar, Romenler, Ukranlar, Ruslar da dhil olmak zere b tn Ortodokslar ifade etmekteydi. Ortodoks Arap ve Arnavudlar da buna dhil di. lkede Katolikler ve Protestanlar ile, Melk, Marun, Sryn, Nestr, Kbt gibi kadim ark kiliselerine mensup Hristiyan cemaatleri de vard. Fakat saylarmm azlmdan olsa gerek, millet eklinde tekilatlandnlm deildi. te Osmanl lkesindeki gayrimslimlerin kendi aralarnda tekilatlan malar; bunlara tannm grnen bir takm imtiyaz ve muafiyetlere millet siste mi ad verilmektedin MiUet ismi, Osmanh Devleti'nde gayrmshmlerin muhta riyeti ve "devlet iinde devlet" olduklar kanaatini uyandrmtn. Bu kanaate sevkeden de, Fatih zamanmdan itibaren patriklere bir takm cismn salhiyetler tannm olmasdr. Halbuki Osmanh Devleti'ndeki gayrimslimlerin, devlet kontrolnden uzak bir yaplanmasndan sz etmek mmkn deildin Gayrmshm mihetlerden her birinin din-ruhn reisleri, devlet ile bu millet arasmdaki resm birer temsilcidin Bu ruhan reisler nezdinde toplanan meclisler de, zimmlere mahsus mahkemelerdin Ruhan reislen gayrimslim azmlk cemaatlerinin nikh, vaftiz, cenaze gibi din ilerinin tedvirinde devlete kar birinci derecede mesul idi. Hkmet, kendileri vastasyla aznlklar tek el den kontrol altma almay hedefledii ruhan reisleri muhatap alr; yazmalar bunlarla yapar; eith hususlarn halka tebliini bunlar vesilesiyle yerine getirir-

di. Zimm cemaatlerin kaydan da ruhan reislerince tutulurdu. Ruhan reisler, ki' getirici ilerle uramadklar iin vergiden muaf olup; halktan kilise ve hav ra vergilerini toplai" yaptklar nikh, vaftiz gibi iler karlnda da pa-a alrlar d. Bunlai'in ou da mr rsum ve pike olarak devlet haznesine giderdi. Ay rca kilise ve manastrlara ait bin, arazi gibi gayrmenkuHerden eith yollarla elde edilen gelirler de vergilendirilirdi. Bylece hkmet, kilise ve havralarn zenginleerek bir g hline gelmesine de engel olmak istemitir. Hatta ou za man fakir den kilise ve havralara hazneden yardm yaplmas gerekmitir. Demek oluyor ki millet sistemi, lke iindeki bir muhtariyetten (otonomi den) ziyade, vatandalar zerinde kontrol ve vergilerin tek elden toplanmasn temin etmek maksadyla, ayrca gayrimslim teb'anm din ihtiyalarnn kar lanmas hususundaki amme hizmedni yerine gedrmek gibi pratik mlhazalarla devletin kurduu kendine has bir sistem idi. Ruhanlerin kendi aralarnda seti i isimler, berat ile tayin olunur; tayin olunurken de devlet haznesine pike de nilen bir mebl yatrnd. Bunun mukabilinde kendi milleUerinin ilerinden har tahsil ederlerdi. Bylece patriklik, zimmlerin din ihdyalarnn karlanmas ve bunlardan alnan vergilerin toplanmas iin verilen bir nevi iltizam; patrik de mltezim (tahsildar) saylmtr. Nitekim resm vesikalarda "patriin iltizamnda olan.." ve benzeri ifadeler oka geer. Devledn patriklere ve hahambalara ba k as budur. Buna ruhan iltizam denilmitir. Devlet de bu vazifeleri yapar ken ruhanlere yardmc olurdu. aa. Rum Patriklii stanbul, Hristiyanln ilk zamanlarnda Antakya Patriklii'nin Heraclia (Ereli) metropolidliine bal bir episkoposluk idi. stanbul Rum Ortodoks Pat riklii, Roma mparatoru I. Constantinus tarafndan kurulmutur. Ancak Roma, skenderiye, Antakya, Kuds ve Trsin gibi havari kilisesi olmayp, idar bir makam idi. "Tek kilise, tek devlet" prensibine uygun olarak zamanm impa-atoru 381 tarihli stanbul konsihnde stanbul Patrklii'nin dier be patriklik ile eit statde olduunu; hatta eider arasnda birinci olduunu ruhanlere zorla ka bul ettirdi. Ortodoksluun douu ile Roma ve stanbul kiliselerinin ayrlmas zerine, Bizans snrlar iindeki Antakya, Kuds, skenderiye ve Trisin pat riklikleri idar adan stanbul'a bah kabul edilmiti^^. Ortaada bu be pat riklik din hususlarda sz sahibi idi. XIII. asrdan itibaren Oirri, pek ve Trnova'daki Snp ve Bulgar patrikleri ile Moskova patrii stanbul'dan ayrlarak ms takil olmu; Kbrs piskoposu da otonomi kazanmtr. Patrik, Sinod adndaki yksek ruhan meclis tarafmdan seilen isim
296 Fener Patrikhnes'nin ekiimenikk, yani dnya Ortodokslar zerindeki en yksek ruhan merci oima keyfiyeti bu hdiseye dayanr. Osmanl hkmeti de kendi menfaati asndan faydal grerek bunu kabul etmitir.

arasndan imparator tarafmdan seilirdi297. Trkler stanbul'u fethettiklerinde, patrikhk makam botu. Fatih Sultan Mehmed, Rumlarm setii Genadios adn da mnzevi bir papaz kayd- hayat artyla Ekmenik Patrik (btn Ortodoks larn patriklii) tayin etmi ve kendisine vezir rtbesini vermitin Bu vazife tev dii esnasmda, Roma mparatorlarnn tatbik ettii an'anev merasimler tatbik olunmu; bu sebeple Fatih, ekseri tarihilerce Dou Roma mpai'atoru olarak g rlmtn Halbuki bu anlama, er' hukuk erevesinde cereyan eden sradan bir zimmet anlamasdn. Genadios ile de Ortodoks cemaati adma zimmet anla mas yaplmtn Yunan, Srp, Arnavud, Romen, Ukran, Rus vs. olu'ina bakl makszn Osmanl lkesindeki btn Ortodokslar, ayrca Iskenderiyt, Kuds, Antakya, pek ve Ohi patrikleri de, idar bakmdan milletba denilen Rum pat riine balanmtn Bu devirde Metropolit Kanwviamesi karlmn. nceleri Draman semtinde oturan patrik, 1587'de Fener'e tamd. O zamandan itibaren de makam Fene- Patrikhnesi diye anld. bb. Galata Zimmleri stanbul'un fethini mteakip Rumlarnkine benzer bir anlama Galata'da yaayan ekserisi Latin (Venedik, Cenova vs.) aslh gayrimslimler ile de yaplmtn. Buna benzer bir ahidnme de Bosnal Katolik rhiblerle yaplmtn Os manl lkesinde Galata zimmlerinden baka Latin Katolikler de vard. Osmanl lkesindeki Latin Katoliklere millet stats tanmmam; bunlara bir milletba ta yin edilmemitin nki Katolik olmalan itibariyle ruhban snf Roma tarafndan tayin olunuyordu. Saylar da o zaman iin bk millet tekil edemeyecek kadar az d. Sultan Fatih, Katohklere kar Ortodokslar himaye etmeyi tercih eylemitin cc. Ermen Patriklii stanbul'un fethinden sonra Fatih, Bizans tarafndan stanbul'a gelmeleri yasaklanm olan Ermenilerden esnaf ve sanatkr takmm burada iskn etti; 1 4 6 r d e Bursa piskoposu Yovakim'i de stanbul'a getirerek Ermen Patrikhane sini kurdu. stanbul, Ermenilerin ruhan merkez snalamasnda bulunmad hal de; mezhebin ba patrii (katolikosu) Emiyazin'de olup, buras da Osmanl s nrlar dmda bulunduu iin, stanbul Patrikhnesi Ermeniler iin bir nevi ida r merkez saylmtr. Ermenlen Katolik ve Ortodokslardan farkh olarak, Sry n, Kbt, Marunler gibi Monofiziyye (Ykub) inancma sahip kadim (eski) ark kihselerindendin dd. Yahud Hahambaih Yahudilikte -uhban snf bulunmad iin, Osmanl lkesindeki Yahudi leri, bulunduklar ehirlerde hkmete hahamba olarak salhiy etlendirilen ha hamlar temsil etmitir. Dolaysyla lkede tek bir hahamba bulunmazd. Irk,
297 Ermen ve Msevierde ruhan reislerin de seimi bundan farkszdr.

eyalet, hatta ehir kkenlerine gre ayrlm her cemaat (kehiUah), kendi setii ve merkezden berat verilen hahambasna tbi idi. Daha Sultan I. Murad z'amanmda, Edirne hahambasna salhiyet verildii grlr. Fatih devrinde Moe Kapsali, stanbul ve tevbii (bal blgeler) hahambas tayin olunmutur. b. Tanzimat Devrinde slm hukukunun kabul ettii ve Osmanl hkmeti tarafmdan eskiden be ri gayrmshmlere tannm btn hak ve hrriyederle beraber adl muafiyetler de Tanzimat'a kadar byle devam etti. Osmanl Devleti'nin asker, siyas ve m l bakmdan zaafa dt XIX. asrda Avrupa'nn gl devlederi, gayrimslim teb'ay himaye bahanesiyle Osmanl hkmetine bask yapmaya baladlar. Tan zimat reformlarnda, bu basknn nemli bir rol vardr. Avrupa devletleri, bir ta km fk hkmler ihtiva eden Tanzimat Ferman ile tatmin olmadklar iin 1856 ylnda Islhat FeiTnan'mn ilnn salamlardr. Bu ferman ile, millet sis teminin yeniden dzenlenerek gayrimslimlere geni imtiyazlar verilmesi hkme balanyordu. Bunun iin her milletten kurulacak bir komisyon bu konuyla ilgili metinleri haznlayacakt. Ecneb devletler, bu defa fermann hkmlerini uygula may savsaklayan Osmanh hkmetine bask yapmaya baladar ve ok geme den miUet sistemiyle ilgili yeni dzenlemeler gedrilmesine muvaffak oldular. Her milletten kurulan b h komisyon konuyla ilgili birer nizmnme haznlad. Bunlar Babli'ye sunulup tasdik edildikten sonra yaymlanarak yrrle girdi^^s. Bu devirde, zimmlere klasik devirden te bir imtiyaz tannmamakla be raber, mevcut stat sistematik bir ekilde teyid ediliyor; hkmet ile ruhan reis ler arasndaki mnasebetler vzha kavuturuluyor; ruhan reislerin salhiyetle ri krplarak her millet iinde kurulan bir takm ruhan ve cismn meclislere ve riliyordu. te tarihilerin millet sistemi dedikleri bu usul, daha ziyade Tanzimat sonras iin szkonusu gibidir. Bu da aslnda, klasik devirdeki durumun, esasl biimde sistematize edilmesinden te bir mn tamaz. Tek fark, dnyev mer cilerin, ruhan reislerin aleyhine otoritelerini arttrmalarndadm aa. R u m Cemaati Rum Patrikhi, Tanzimat ve Islhat fermanlaryla getirilmesi ngrlen imtiyazlara kar kti. nki o zamana kadar Rumlar, yani Ortodokslar en imti yazh aznlk durumundayd. imdi dier aznlklarla, zelhkle aa grdkleri Yahudilerle ayn seviyede tutulmak onlara ok an gelmiti. stelik o zamana kadar halklarndan ar vergiler toplayan Rum ruhan liderleri ile mahall temsil cileri, artk bu imknlarn kaybedip, ou yetkilerhin bir halk meclisine intika-

298 Rderic H. Davison: Reform in the Ottoman Empire 1856-1876, Princeton 1963,1/137 vd; liber Ortayl: m p a r a t o r l u u n En Uzun Yzyl, 3.b, st. 1995, 102-105; Bozkurt, Gayri mslim Osmanl Vatandalar, 170.

linden memnun kalmad. 1277/1861 tarihinde Rum Patriklii Nizamnmesi^^^ karld. Patrik ve cemaatin din ilerine bakan ruhan meclis yannda, mektep ler, ktphaneler, hastahneler gibi din d ilerle uramak zere ou halktan seilmi kiilerin tekil etdi bir cisman meclis kuruldu. kisi bir araya gelerek Patrikhne'ye bal manastnlarn gehrlerine dair vasiyetname ve vakfiyelerle, drahoma akesi ve cihaza mteallik ihtilaflar inceleyip zerdi. Btn ruhan reislikler nceleri Hriciye Nezreti'ne bal iken, Cevdet Paa'nm himmetiyle 1296/1879 ylnda Adliye Nezreti'ne baland. Bundan byle piskoposlarm ge rektiinde kendi cemaat mahkemelerinde deil, er'iyye mahkemelerinde muha keme olunup Osmanl memurlarnca tevkif edilebilecekleri akiand^oo. Bu devirde Yunan, Bulgar, Srp ve Romen kiliseleri Fener Patrikhnesi'nden ayrld. Lozan Anlamas ile Anadolu'daki Rumlarla (Ortodokslarla), Yunanistan'daki Mslmanlar mbadele olundu. Rum Ortodoks cemaati, stan bul ve adalarda birka bin Rum'a mhisar eden Bugn Fener Patrikhnesi'nin ru han nfuzu Trkiye Ortodokslarndan baka, yalnzca Finlandiya ve Kuzey Amerika Ortodokslarna mildin bb. Ermen Cemaati Ermeniler, Tanzimat devrinde siyas itibar bakmndan Rumlarn nne gemitin 1279/1863 tarihinde Ermen Patriklii Nizmt yaynland-^o_ Buna gre Ramlarda olduu gibi Ermen Patrikhanesinde de patrik ve mecIis-i ruhan yan sra mechs-i cismn kuruldu. ttihad ve Terakki Hkmeti'nin 1915 ilkba harnda kartt Tehcir Kanunu erevesinde sava iin tehlikeli grldkleri gerekesiyle Anadolu'daki Ermenilerin byk ekseriyeti Suriye'ye grld. stanbul patriklii, Trkiye'deki Ermenilerin din ileriyle ilgilenmek zere var ln devam ettirdi. cc. Musev Cemaati Musevilerin Tanzimat devrinde itiban ykselmi; devlet dairelerinde va zife almaya balamlardn. 1281/1865 tarihinde Hahamhane Nizmnmesi yaymland302. Hahamhanede de bir cismn meclis kuruldu. stanbul'daki haham ba, ilk defa olarak lkedeki btn Musevilerin (Kai-ailer hai) ruhan reisi ola rak tanmd. dd. Latin Cemaati Latin Katoliklerin cismn ilerini ruhan reislerden ayn olarak Rum pat rii statsnde bir vekil yrtrd. Bu vekilin salhiyet sahas Suriye ve Balkan
299 300 301 302 Dstur: 1/2/902-961. Bozkurt, Gayrimslim Osmanl Vatandalar, 172. Dstur: 1/2/938-961. Dstur: 1/4/962-975.

Katoliklerine de mildi. teden beri Katolikleri himaye iddiasndaki Fransa, ileri yularda laiklii benimsedii halde yine Katolikleri bir bask vastas olarak kullanmtr. Tanzimat'tan sonra Sryn-Katolik, Nastur-Katolik ve MelkitKatolik kihseleri de bu Katolik patrikliine balanmtr. ee. Katolik Ermen Cemaati Katolik misyonerlerin Osmanh lkesinde gizliden gizliye srdrdkleri propaganda faaliyetleri ve biraz da madd sebeplerle, XVIII. asrdan itibaren bir mikdar Ermen'nin, eskiden beri mensup olduklar Gregoryen mezhebini braka rak Katolik olduu ve Papa'nm otoritesini tand grlmektedir. 1740 senesin de, Ermen Katolik Kilisesi kurulmutur. Ermen pa-iklii, iddetle kar kt bu hdiseyi nlemesini hkmetten istemitir. Osmanl hkmed ilk nceleri gayrimslimler arasnda da mezhep deitirmenin yasak olduunu bildirmi^o?; ancak sonradan Katolik yabanc devletlerin, bilhassa Fransa'nm basksyla bun dan vazgemi; 1831 ylnda stanbul'da kurulan Katolik Ermen Patriklii'ni ta nmtr. Zamanla Melk, Sryan ve Kiptiler arasnda Katohk kiliseleri kurul mutur. ff. Protestan Cemaati Osmanl topraklarnda nceleri Protestan mezhebinden kimse bulunmu yordu. Ancak Fransa'nn Katohkiere ve Rusya'nn da Ortodokslara hmilik ba hanesiyle Osmanl hkmedne bask yapma imkn bulduunu gren ve o zama na kadar Vehhabler, Drzler gibi heretik gruplar bask vastas olarak kullan may tercih eden ngiltere bu defa kendisinin de mezhebi bulunan Protestanha mensup bir cemaat meydana getirmek istemitir. Bu maksatla XIX. asrda Os manl topraklarma misyonerhk faaliyed balatm; Almanya ve Amerika da bu nu desteklemitir. nceleri mezhep deithme yasa sebebiyle Osmanl lke sinde Protestan olarak yalnzca ecnebler vard. Osmanh hkmed bunlarn ile ri iin aralarmda bir umum vekil semeleri imknn tammt^o^. Tanzimat'tan sonra Hristiyanlar arasmda mezhep deitirme yasa kaldrlnca, 1845 ylnda Kuds'te bir Protestan kihsesi ald. 1295/1878 tarihinde karlan nizmn meyle Protestanlar arUk bir miUet olarak kabul edilmeye balandpos. Bilhassa Ermeniler arasmda ekonomik sebeplerle az sayda Protestanla geenler oldu.

303 Bilal Erylmaz: Osmanl Devletinde Gayrimslim T e b ' a n m Ynetimi, st. 1990, 60-61. Arivlerde bununla alkal pek ok yazma ve vesika bulunmaktadr. Aynca: Ermenlerin Katolik ve Latin olmak iin mracaatlarnn kabul edilmesine dir stanbul Ermen Patriklii'nden taknr. BOA Cevdet-Adliye, no: 5393, t: 23 Ca (Cemzilevvel) 1257/1841. 304 Protestanlarn da ileri iin patrik gibi br umum vekil semelerine dir vesika BOA CevdetAdliye no: 1108, t: Za (Zilka'de) 1231/1816. 305 Dstur: 1/4/652-654.

Osmanl Amme Hikulcu C. M S T E ' M E N L E R

327

Ecneb devlet teb'asmdan olup, ticaret, ziyaret veya ibadet maksadyla kendilerine emn verilerek (izinle, pasaportla) Osmanl lkesine giren gayrims limlere mste'men denirdi. Osmanllarda ecneb tabiri de kullanlmtn Mste'menler, hukuken, din ve vicdan hrriyeti, can ve mal emniyeti bakmmdan zimmlerle eit statdedir. mam Eb Hanfe ve mam Muhammed'e gre kazf ve ksas haricindeki sularndan mesul tutulmaz; mam Eb Yusuf ve dier mezhebe gre btn sulardan zimmler gibi mesul tutulurdu. Osmanllarda mam Eb Yusuf'un kavlinin esas alnd grlmektedin Bir Mslman veya bir zimmyi kasden ldren mste'mene ksas cezas tatbik olunur; mste'menin, bir Mslman veya zimm tarafmdan kasden ldrlmesi durumunda, diyet ve ta'zi' cezas szkonusu olurdu. Hukuk davalarnda, zimmler gibi muafiyet leri bahis konusu olabilirdi. Mste'menier, slm lkesinde en ok bir sene ka labilir; bu mddet sonunda kendilerine izin verilirse zinnn statsne geerdi. Kanun Sultan Sleyman devrinde 1535 senesinde Fransa'ya verilen ka pitlasyonlarda Fransz teb'as mste'menlere bir takm adl ve hukuk imtiyaz lar tannmtn Osmanh lkesinde bulunan Fransz teb'as, kendi aralarndaki hukuk ve ceza davalarn, kendi konsolosluk veya sefarethanelerine gtrebilir lerdi. Burada Fransz hukuku tatbik olunurdu. Taraflardan biri Osmanl ise Os manl mahkemeleri salahiyetli idi. Mahkemede tercman bulunurdu. u kadar ki, mste'menlere ait konusu 4000 akeden fazla hukuk davalar Divan- Hm yun'da (Arz Odas'nda) sefaretten bir temsilcinin de bulunmasyla grlrd. Bu imtiyazlar, bilahare btn Avrupa devletlerinin teb'asma da tanmd. XIX asr banda, mste'men tccar ile Osmanh vatandalar arasnda ortaya kan hukuk ve ceza davalarna bakmak zere muhtelit (karma) mahkemeler kuruldu. Ban da kdlarm bulunduu bu mahkemelen yerli ve ecneb tccardan seilmi aza lardan teekkl ederdi. Ecneb zlan, dava taraf olan ecnebinin sefaret veya konsolosluu seerdi. 1330/1912 tarihli bir kanun- muvakkat ile, ecnebilere ait olup, evlenme, boanma, nesep, rd, hacr, vesayet, miras, menkul vasiyeti ve terike davalarna Osmanh mahkemelerinde baklaca ve amme nizmma ayk r olmamak kaydyla ta-aflann mill kanunlarma itibar edilecei esas getirildi^o. 1284/1867 tarihinde ecnebilere Osmanl lkesinde gayrimenkul mlkiyet ve ta sarruf hakk tannd. 1914 tarihinde Birinci Cihan Harbi'nin balamas zerine Osmanl hkmeti kapitlasyonlar tek tarafl olarak ilga ettiini aklam; bu husus 1923 Lozan Muahedesi ile dier devletlerce de kabul edilmitin Bylece mste'menlerin hukuk ve adl muhtariyetleri ortadan kalkmtr.

306 Dstur: II/7/458.

328 D. MSLMAN M S T E ' M E N L E R

Osraa Hikulcu

Mste'men tbiri daha ziyade emnla (pasaporda, izinle) slm lkesine gelen ecnebler iin kullandr. Osmanl teb'asndan olup, emnla drlharbe gi denler de mste'men gibi olup, mtekabihyet esasnda olduu gibi, bulunduu lkenin kanunlarma uymas gerekir. Ancak drlharb teb'as ile er' hukukta ca iz olmayan baz akid ve tasarruflar, karlkl rza ile sahih kabul edilir. Msl manm drlharbde iledii sutan dolay drhslmda ceza verilmez. Mslman mste'men, kendisine emn hricinde muamele yaplr, mesel mallarna el ko nur, hapse atlr ise, emn bozulur, mste'menlik stats kalkar; esir durumuna der. Bu takdirde gerekirse o lkedekilere saldnmas, mallarn almas caiz olur. Klasik devirde drlharb vatandalar dcaret, elilik, ziyaret ve hac gibi maksatlarla mste'men olai'ak slm lkesine gelir, hatta bir mddet kalarak zimm statsne de geebilirlerdi. Ancak Mslmann drlharbe hicreti caiz grlmemitir. Bu devirde elilik gibi isdsna haller dnda Mslmanlarn d rlharbe mste'men olarak gitmeleri pek rastlanu- bir keyfiyet deildi. Ancak Avrupa ile ticar ve diplomak mnasebetlerin gelimesi ile, XVIII. asu- sonla rndan dbaren Mslmanlardan da slm lkesi snrlar dna kanlarm says artmtr.

Beinci Ksm CEZA HUKUKU

Devletin lakimiyet unsurunun en mhim tezahrlerinden biri de cezalan drma salhiyetidir. te ve dta emniyeti salamak devletin birinci mkellefiye olduu iin, ferdleri ilemi olduu sular cezalanduma vazife ve salhiyeti de devlete aittir. er' hukukta kendiliinden ihkk- hakka izin verilmemitir. Hukukun su sayd fiilleri ileyenlere, sabit olduu takdirde ceza verme sal hiyed mnhasnan devlete aittir. ahs haklardan saylan kasden adam ldrme suunun cezas ksasta bile, mahkeme hkm olmakszn madurun veya ma durun velsinin faile ceza vermesi mmkn deildir. Kendiliinden ihkk- hak kn isdsnas meru mdafaa hheridir. slm ceza hukukuna ukbt ad verilir. Ukbt, takib edenler, arkadan ge lenler demektir. Su iledikten sonra yapldklar iin, bu isim verilmitir. Uk bt hkmleri, klasik fkh kitaplarnn mstakil bahislerinde, hadd, cinayet (k sas) ve ta'zr olarak bahis altmda tedkik olunmutur. slm ceza hukukunda sular ve cezalar ayr nasslarda tanzim olunduu iin, kazuisdk (meseleci) b h metodla ortaya konulmutur. Aralarnda mterek hususlarn teshin hayli zordur. Bu sebeple her su ve ceza tr iin ayr hkm ler getirilmitir. Maamafih modern hukukulardan slm ceza hukukunun bt n iin mterek hkmleri bir araya getirmeye alanlar olmusa da, bu teeb bs yeni bir takm anlama zorluklarn da beraberinde getirmitir. I. CEZA HUKUKUNUN UMUM HKMLER A. SU slm dininin beenmedii ve dnyev meyyideye balanmasn emretti i fiillerdir. Crm, kabahat, cnha gibi isimler de verilmektedir. Bir fnhn su sa ylmas iin mutlaka mahhas bir meyyideye balanmas gerekmez. Nitekim ta'zr bahsinde grlecei zere yaplmas yasaklanan baz fiiller vardr ki, bun lara meyyide balanmam; bu meyyidenin hkim tarafndan belirlenmesi is-

tenmitir. slm ceza hukukunda sular hukukulah (AUah ve cemiyet haklarm) ve hukukuhbd (ahs haklarn) ihll eden sular olarak iki grupta deerlendirildi i gibi; hadd, cinayet ve ta'zr olmak zere grupta da ele alnmtn 1. Suun eitleri a. Hakkullah-Hakkuhbd Hukuk, hakkn ouludun HukukuUah ve hukukuhbd olmak zere iki ksmdn. Hukukullah, Allah'n haklar demek olup, aslnda cemiyetin hakkm ifa de eden Hukukuhbd ise, kul haklar demek olup, ahs haklar gsterin Bir su ya hukukulah, ya hukukuhbd, yahud da her ikisini ihll eden Hukukuhbd szkonusu olan sularda, dava hakk ahslara aittin ahsn hakk yerine getiril medike, mesuliyetten kurtulunamaz. Zina, yol kesme, hrszlk gib sular, hakkullah ihll eden sulardn Bunlai'da ahslarn talep etmesi art olmayp, re'sen takip edilin Hrszlk, yol kesme gibi sularda hakkulbd varsa da, hakkullah ar basan Adam ldrme, messir fiil, kazf gibi sula-, hakkuhbd ihll eden sulardn Hakkulbd olan her suta, aslnda bir de hakkullah vardn. Bunun m ns, ahslarn talebi olmasa da hkmet bunlara ceza verebilin ahs haklarm ihll eden fiillerde, hakk haleldar olan kimse raz edilmedike (hellleilmedike) fiihn hukuka aykrh ortadan kalkmaz, failin tvbesi (pimanl, nedame ti) kabul olunmaz. HakkuUahta, hkmet ceza vermese bile failin nedameti (tv besi) ile fiil su olmaktan kar. Hkmet, suu cezalandrmak yolunu semise, ceza ekilmedike, nedamet (tvbe) kabul olmaz. b. Hadd-Cinyet ve Ta'zr Sulan Nasslarda, yani Kur'an- kerm ve snnet-i nebevide su olduu bildirilen ve cezas da kat' olarak tayin edilen fiillere hadd sular (veya cezalar) denin Hadd, lgatta, men' (engelleme) demektin Be su iin hadd cezas vardr: Zina, arap imek, kazf, sirkat ve yol kesicilik. Baz hukukular, siyer bahsi iinde ele alnmas det olan bay (devlete isyan) ve irtidad (dinden kma) sularn da hadd sularna dhil ederlen Cinayetler ise ncelikle hukukuhbd (ahs hakla rn) ihll eden adam ldrme ve messir fiil sularn ihtiva eden Bunlar hri cinde kalan ve tanzimi hkmdara tanmm hakaret, kalpazanlk, rvet, ihtikr gibi ok sayda su da ta'zr sularm tekil eden Ta'zr sulan, amme veya a hs haklarn yahud her ikisini ihll ediyor olabilin Haddlerin sabit olmamas ve ya cinayetlerde af gibi durumlarda da hkmdar suluya ta'zr cezas verebilin 2. Suun Unsurlar Suun hukuken tekemml edebilmesi, yani hukuka aykm bir fiilden dola-

y faile ceza verilebilmesi iin bir takm unsurlarm gereklemesi gerekir. Aksi takdirde sutan sz edilemez. a. Kanun Unsur Bir fiilin su saylmas iin kanunda yazl olmas gerekir. Hadd ve cina yet (ksas) sulan ve cezalar, slm hukukunun kaynaklan olan kitap ve snnet te aka bildirilmidr. Bu sula ileyenler cezalandrlr. Ta'zr sulan fkh ki taplarnda aka yazhdr. Ayrca Osmanl padiahlar taafndan karlan ka nunnmelerde ta'zr sulan ve bunlara verilecek cezalar aka yazlp umuma iln edildii iin kanunilik prensibi tam mansyla gereklemitir. Ta'zr ceza larnda hkimin takdir hakk vardr. Bu da cezalarn alrshi prensibiyle yakmdan alkahdr. Cezalarn nleyici ve detici vasf, kiiden kiiye deiir. Bu ba kmdan ayn suu ileyen farkl kiilere farkl cezalarn verilmesi, adaletin tecel hsi bakmndan daha elverili grlmtr. Bir fiilin su olduu bellidir-, ancak cezas kiiden kiiye deimektedir. Bu bakmdan kanunilik prensibine aykr lktan sz edilmez. aa. ahs bakmndan tatbikat aaa. Hkmdar Hkmdar-, amme haklarm haleldar eden hadd gibi bir su iledii zaman cezalandmlmaz. nki, bu sularda hkm ve infaz mercii hkmdar olup, bir kimsenin kendi kendisine ceza vermesi dnlemez. Ta'zr sularnda da by ledir. Hkmdar karar ve infaz makam olduu ve onun zerinde de otorite bu lunmad iin, kendisine ta'zr cezas verilmez. Ancak hukukular kendisini ikaz ederler. nki ta'zr sularm el ile engellemek (hisbet) hkmet adamlar nn, dil ile engellemek (nasihat) din ve hukuk bilginlerinin vazifesidir. Ancak a hs haklarm ihll eden kati gibi bir suu ilemesi hlinde, hkmdarm masniyed (dokunulmazl) yoktur. bbb. Zimmler Zimmler, ceza hukukunun btn hkmleriyle muhataptr. Ancak kendi dinlerinin izin verdii arap ime fiilinden dolay kendilerine hadd cezas veril mez. mam Eb Yusuf ve dier mezhebe gre, zimmler btn hadd sularn dan mesuldr. Cinayetler ve ta'zr sular bakmndan zimmler, Mslmanlar dan farkl deildir. ccc. Mste'menler Mste'menler, hadd sularndan yahzca kazf suunu ilemeleri hlinde cezalandrlr. Mste'menin kainde de ksas deil, diyet cezas verihr. Bir Ms lman veya zimmyi kasden ldren mste'men ksas edilh. mam Eb Yusuf ve dier mezhebde mste'men, zimm gibi btn hadd sularmdan mesuldr.

ddd. Kleler Mslman kleler, ceza hukuku hkmlerine muhataptr. Ancak hadd cezalarmdan blnebihr olanlarm yars verilir. Nitekim kazf ve arap ime suun da kendilerine 40 celde vurulur. Zina suu ilemeleri hhnde muhsan sayama dklar iin recmolunmaz, 50 celde vumiur. Hrszlk ve yol kesme suunda ceza blnemedii iin aynen tatbik olunun Birini mden (taammden) kati dnda ldrmeleri hlinde de ancak kymetleri kadar diyetle mkellef olurlar. Zanimm ahs ve itima vaziyeti nazara alnarak ceza verilen ta'zr sularnda klenin h line gre ceza verilin Bir klenin mden ldrlmesi durumunda katil ksas edi lir; mden kati dnda ldrlmesi hhnde efendisine kymeti kadar diyet de nir ve bu diyet hr insann diyetini geemez. Yaralamalarda da byledin Hanef mezhebi dmdaki mezhebler, hr bir kimsenin bir kleyi, bir erkein bir kadn, bir Mslmanm bir zimmyi kasden ldrmesi durumunda, mmselet (denklik) bulunmad gerekesiyle ksas yerine diyet cezas verileceine kaildin bb. Yer bakmndan tatbikat Prensip itibariyle slm hukuku ancak drlislm denilen ve hukuk siste mi olai'ak slm hukukunun kabul edildii beldelerde uygulanabilin nki bu hukuku tatbik edebilecek mahkeme, ancak drlislmdaki mahkemedin Drl harbde, yani slm hukukunun hkim olmad yerlerde vukua gelen sular, ne drlharbde, ne de drlislmda takibata uramayaca gibi; bunlarla alkah olarak dlislmda dava ikame edilemez, Ancak drlislm vatanda bir Ms lman veya zimmyi drlharbde her ne ekilde olursa olsun ldrmse, dr lislmda dava ikame olunduu zaman diyet ve keff-et verin Drlharbde Ms lman olup da drhslma yeni hicret etmi olan kimse de su olduunu bilme den iledii fiilden dolay mesul tutulmaz. Bu bakmdan kanunu bilmemek ma zeret sayiabihn Ancak Hanef mezhebi dmdaki mezheblen slm hukukunun drlharbde de uygulanabileceini kabul ederlen Yani fail veya taraflar dlslma geldikleri zaman, buradaki mahkeme, fiilin drlharbde cereyan ettii ge rekesiyle davay reddetmeyip grecek ve slm hukukunu tatbik ederek neticelendirecektin Bir baka deyile Hanef mezhebi mlkhk, dier mezheb ah slik prensibini kabul etmitin cc. Zaman bakmndan tatbikat er' hkmlen gerek bu hkmn vaz edili zamanndan, gerekse bir bel denin Mslmanlarm eline gemesinden nce olup biten hdiselere tatbik edile mez. nki kanunlar, m-kabline mil olmaz (geriye yrmez). Yeni Mslman olmu bir kimse veya slm lkesine yeni gelen bir kimse, bundan nceki fiille rinden mesul tutulamaz. Nitekim bu, "slm, Mslman olmadan nce ilenen gnahlar siler" hads-i erifi ile sabittir^o''. Mslman olmadan veya slm l307 el-Cami's-Sagr, 1657 (bn S'ad).

kesine gelmeden nce iledii bir sutan dolay bir kimseye ceza verilemez. Ken dilerine slmiyetin tebligat ulamam insanlar (hik'l-cebel), gayrimslim lerin kk yataki ocuklar gibi, din ve hukuk hkmlere muhatap bulunma dklar iin, ceza fiillerinden de dnyev ve uhrev olarak mesul tutulamaz. b. Madd unsur Sutan bahsedebilmek iin, ortada hukuka aykm bir fiil olmaldr. Bir kimsenin, hukuka aykr fiili ilemeyi dnp kafasmda tasarlamas hlinde, tatbike gemedike sutan bahsolunamaz. aa. Teebbs Su tamamlanmam s a, buna crme ru' (teebbs) denir. Hadd ve k sasta teebbs cezalandmlmaz. Failin, ilemeye balad sutan vazgemesi, kendi arzusuyla deil ise, mesel hnszhk yapmak zere iken beki ddn iitip de kamsa, bu takdirde ilemek istedii sutan ceza verilmez, ama ta'zr olunur. mden kati iin kurun atp da, bu kurun sekerek baka yerini yaralasa, suun vasf deiir, diyet der. Ta'zr cezala^mda teebbsn cezalandrlp ce zalandrlmamas kanun koyucuya kalmtr. 1256/1851 ve 1274/1858 tarihli ce za kanunlarnda sua teebbs cezalandmlmaktadur. Sua hazrlk fiilleri, bizdhi su tekil ediyorsa, vazgeme hlinde sadece bunlardan dolay ceza verilir. Suu ilemeye baladktan sonra, kendi arzusuyla vazgemesi durumun da, o zamana kadar yaptklar mstakil bir su tekil etmiyorsa, fail cezadan kur tulur. Ancak o zamana kadar yapt fuller mstakil bir su ise, bunlardan ceza alr. Mesel, hrszlk yapmak zere merdiven gaspeden bir kimse, merdiveni hrszlk yapaca eve dayadktan sorura ieri girmekten vazgese, sadece merdi ven gaspetdi iin cezalandrlr. bb. tirak ve Sua Sebebiyet Su tekil eden fiil, mbereten (dorudan) ilenebilecei gibi, esebbben (sebebiyet vermekle) de ilenebilir. Suu dorudan ileyene mbair denir. Su tekil eden fiilin icrasma itirak eden kimseye de mtesebbib denir. Hadd ve ksas sularmda mbair (asl fail), suu tek basma ilemi gibi cezalandmlr. Mtesebbibe (fer' fail) ta'zr cezas verilir. Osmanl hukukunda, XVII. asrn sonlarndan idbaren ksasta mtesebbibi mbair gibi cezalandran Mhk mez hebinin kavli tatbik olunmutur. Bir suu beraber ileyenlerin her birisinin fiili tek bana suu ilemeye kfi ise, her birine ayr ayr ceza verilir. Mesel kii bir adam baklamlar ve adam lmse, de ksas edilir. Ama ikisi adamn ellerini tutup, dieri baklamsa, baklayan ksas edilir, dierlerine ta'zr cezas verilir. Hrsza mer diven bulan, gzclk eden, ilingirlik yapan ta'zr cezas alr. Hrsza yol gs teren, katile maktuln yerini gsteren, kastl ise ta'zr olunur.

Su, msbet bir fiilde bulunma eklinde ilenebilecei gibi; menfi (bulun mas gereken bir fiilde bulunmama, ihmal) eklinde de ilenebilin Suun pasif bir ekilde ilenmesi durumunda hadd sularna ceza verilmez. Hanef mezhebi dndaki mezheblerde, bir kimseyi ldrme kasdyla lde susuz bnakan veya ocuunu emzirmeyerek lmne sebep olan kimseler cezalandrln Suun menfi fiille ilenemeyeceine kil olan mam Eb Hanfe'ye gre, byle bir du rumda faile ksas ve diyet deil, ta'zr cezas verilin c. H u k u k a Aykrlk Bir sutan dolay faile ceza verilmesi iin sadece o fiilin su olmas kfi deildin Failin bu fiilinin de hukuka ayknhk tamas gerekin Dolaysyla me ru mdafaa, hakkn ifas, vazifenin icras, zaruret hli gibi durumlarda faile ce za verilemez. aa. Meru Mdafaa Meru mdafaa (def'-i sail), failin hukuka aykr fiili, kendisini korumak iin ilemi olmasn ifade eden Bir kimse, kendisine saldnan def edebilmek iin messir fiil ilese, kendisini ldrmek zere silha davranan ldrse, meru mdfadan sz edilin Meru mdafaa hlinde ilenen su, hukuka aykr olmaktan kar, mem bir fiile dnn Bunun iin u artlar arann: 1.Tecavz haksz ol mal; 2.Tecavz baka trl (mesel bakasmdan yardm isteyerek) def etme imkn bulunmamal; 3.Tecavz hlen mevcut olmal; 4.lenen fiil ile ihll edi len menfaat arasmda nisbet bulunmaldn. Dolaysyla, meru mdafaa hlinde i lenen fiilin, tecavzden daha ar olmamas gerekin Daha nce vki bir tecavz den dolay hkmete mracaat etmek yerine, mukabelede bulunmak, meru m dafaa deil; kendiliinden ihkk- hak tekil eder, ki bu da ayr bir sutun bb. H a k k m fs Anne-baba ocuu, efendi kleyi terbiye ederken, ilemi olduklar fiiller den dolay mesul deildin Ancak bu, tedip ve terbiye snnmda kalm olmahdm Ayrca tabibin, hastann veya yakmlarnm rzas ile ve tbb kaidelere uymak su retiyle tatbik ettii tedavi ve ameliyattan; spor msabakalarmda da, oyun kaide leri erevesindeki fiillerden doan zararlar, su tekil etmez. cc. Vazifenin cras cezalarn infaz srasmda meydana gelen zarar su tekil etmez. Nitekim muhtesibin, infaz memurunun, celladn, vazifesini icra ederken, verdii zarar, cezann infaz cmlesinden olduu iin, su olmad gibi, bundan dolay mah km lse bile, su tekil etmez. Ancak verilen zaran tayin edilen cezann smrlarmdan yukarda ise, mesel mahkma bir celde fazla vurulsa, elbette su te kil eder ve fail mesuldn Kan heder olan, yani idamna hkm verilmi olan kimsenin ldrlmesi de su tekil etmez, ancak fail bu ie memur olmayan kim-

se ise, ta'zr cezas verilir, dd. Zaruret Hli Su tekil eden fiilin ilenmemesi durumunda, kiiye beden, ruh ve mad d bir zarar gelecekse, su ortadan kalkar. Nitekim susuzluktan lmek zere olan kimsenin arap imesi; alktan lecek durumda olanm bakasmm malm alp yemesi su deildir. Ancak zai'uret hli, tazmini ortadan kaldrmaz. lenin fiil, zaruret hl ile snrl kalmal, bakasnm zarurete dmesine sebep olmamaldr. ee. Madurun Rzas Madurun rzas bazen suu ortadan kaldrr. Nitekim hrszlk suunda byledir. Cinayet sularnda ise, su btnyle ortadan kalkmaz, adam ldrme suunda diyet gerekir; uzuv kesme suunda ise hibir ey gerekmez ise de, bu gibi fullerden dolay din mesuliyet devam eder. Gerekirse fail ta'zr edihr. d. Manev Unsur Failin iledii sutan dolay cezalandrlabilmesi iin hem su ehliyetinin bulunmas, hem de kusurlu olmas icab eder. aa. Ehliyet aaa. ocukluk ceza ehliyeti ile meden ehhyet arasmda bir fark yoktur. Henz bula er memi olan ocuklar, iledikleri sulardan mesul deillerdir. Bulun alt smn kzlarda 9, erkeklerde 12; st smr ise her ikisinde 15 yatr. Bul, bu iki snrm iinde herhangi b h yata ortaya kabilir. 15 yana geldii halde bula ermemise, bh kabul edilh. Bula ermeyen ocuun iledii cinyederden do lay kendi malmdan diyet verilir. Ta'zr sularnda ise ocuk olmak, cezalandr maya mni deildir. bbb. Akl hastal kil ve bali olmayan kimseler iledikleri sulardan dolay mesul tutula mazlar. Akl hastalar (mecnun), ancak cnn- mutbk denilen daim ak hasta l durumunda fiillerinden mesul deillerdir. Cnn- gaynmutbk denilen sara gibi akl hastalklarnda, hastalk bulunmad zamanlarda iledikleri fiillerden mesuldrler. u kadar ki, daim akl hastalarnm iledikleri cinayet sularnda, kk ocuklarda olduu gibi, kendi malmdan diyet denir. Ma'tuhlar (bunak), ak hastas hkmndedir. Uyurgezerler (ir fil-menm), bu esnada iledikleri sulardan mesul deildir. ccc. Sarholuk Sarholuk, ceza ehliyed ortadan kaldrmaz. Ancak, hastal sebebiyle ila alan veya bakalan tarafmdan zorla veya gizhce sarho edilen, bylece bil-

meden ve istemeden sarho olan kimse, iledii sulardan mesul deildin Han bel mezhebinde, sarholuk ne ekilde olursa olsun, cezay drn ddd.krah Bakas tarafmdan ikrah edilen, sua zorlanan kimsenin ceza ehliyeti tam deildir. kah, bir insan, istemedii bir eyi yapmas iin, haksz olarak zorla mak demektin Birini zorlamanm ikrah saylmas iin drt art lzmdr: 1-Mkrihin (zorlayanm), korkuttuu eyi yapabilecek kuvvette olmas; 2-Mkrehin (zorlanann) korkutulan eyin muhakkak yaplacam bilmesi; 3-Korkutuian e yin, lm veya bir uzvun kesilmesi veya zc bir ey olmas; 4-Zoianan eyin, yaplmamas gereken bir ey olmas lzmdn krah, ya mlc ya da gaynmlcdin Mlc (tam, ar) ikrah, insanm rza sn ve ihtiyarn yok eden Zorlanan eyin yaplmas zarur olun lm, bir uzvun telef olmas veya bu ikisine sebep olacak hapis ve dayak ile btn maln telef edilmesi mlc ikrahtn. Gaynmlc (hafif) ikrah, yahnz rzay yok eder ki, bir gnden ziyade hapis veya iddetli dayak ile korkutulmaktn. hm ve eref sahip lerini tekdir etmek, sert sylemek, bunlar iin ikrah olun Mahrem akrabann hap sedilmesi de ikrah olun Hkmetin emirleri de ikrah demektin Mlc ikrah ile ilenen irtidad, bakasnm maln telef, hakai'et, iftira, kadm iin zina ve livta, arap ime gibi sulardan dolay faile ceza verilmez; uhrev mesuliyetten de szedilmez. Madd zararlar mkrih (zorlayan) den Mlc olma yan ikrah ile bakasnn mal telef edilince, telef eden den Mlc ikrah ile, biri sini ldrmek, uzvunu kesmek, bunlara sebep olacak kadar hapsetmek ve dmek, erkek iin zina etmekten dolay mkrehe ceza verilmez ise de, uhrev me suliyet szkonusudun Bu gibi hallerde mkrih ksas veya diyet ile cezalandrln bb. Kusur ledii fiilden dolay fiIe ceza verilebilmesi iin, kusurunun bulunmas arttn Kusur ya kast, ihmal veya hata ile szkonusu olun Hadd sularnda fa ilin mesul olabilmesi iin mutlaka kast ile hareket etmi olmas arttn. Kast, i ledii fiilin su olduunu bilerek ve neticesini isteyerek ilemesi demektin er bet zannedip arap imise, karanlkta ei zannedip yabanc ile beraber olmusa, kendi mal zannedip bakasmn maln almsa faile ceza verilmez. ahs haklarmda, kasdm yannda ihmal ve hata da cezaya sebeptin Bir kimseyi hataen ld ren veya yaralayan kimse, diyet ve keffret verir, maktuln mirasmdan mahrum olun Tesebbben ldrmede de katil diyet den Kendi mlknde kpeinin bir bakasna saldrdm grp de mni olmayan kimse; bakmyla mkellef oldu u ocuu bir odada yalnz brakp lmne sebebiyet veren kimse; bakasnm ocuunu velsinden izinsiz alp, suya dmek, kpek paralamak gibi lmne sebep olan kimse, ihmallerinden dolay cezalandrln Ta'zr sularnda, kusurun varl ve derecesi ok daha geni smnlar iinde hkim tarafndan takdir edilin

B. CEZ 1. Cezalandrmada Hkim Prensipler ceza, hukukun su sayd fiillere terettp eden meyyidelerdir. Ceza, Arapa karlk demektir. er' hukukta cezalandrmaya hkim olan prensipler unlardr: 1- ceza, suu nleyici mahiyette olmahdr. Ar sular iin hafif cezalarn verilmesi, bu maksad bertaraf eder. Bu sebeple slm hukukunda, bilhassa baz mhim sular iin ok ar cezalar ngrlmtr. Vaka bu cezalarn tatbiki son derece zor artlara balanmdr ve slm tarihinde de nadir infaz olunmutur. Ancak cezalarm bu arh, szkonusu sularn ilenmemesi hususunda insanla r caydrmak iindir. Bylece sadece sulu cezalandrlmakla kalmayp; hem onu su ilemekten alkoymak, hem de cemiyeti onun ktlklerinden koruyup sularm yaylmasma engel olmak maksad gdlmtr. 2- ceza, verilen zarar telfi edici olmaldr. Nitekim ahs haklarn halel dar eden kad suunda kad fiIe idam cezasnm verilmesi; kastsz kati suun da ise diyet adyla tazminat denmesi, maktuln himayesinden mahrum kalan yakmlarmm indkam hislerini giderme; keder ve zararlarn bir nebze de olsa ber taraf etme maksadna matuftur. 3- ceza, suluyu slah edici olmahdr. ledii suun cezasn ektikten sonra, bir daha ceza almamak iin sutan uzak durmasn temin etmelidir. dam cezalarmda belki bu maksadn tahakkuku zordur, nki sulu ortadan kaldmlmaktadr. Ancak bir bakasnn hayatna haksz yere son verme fiihnin telfisi, sulunun slah maksadndan daha mhim grlm ve tercih edilmidr. Masum bir insan kasden ve taammden ldren kimse, slah edilmez kabul olunmutur. 4- Verilen ceza, ilenen su ile dengeli olmaldn. Bu sebeple er' hukuk ta ok ehemmiyedi grlen bir takm sulara ceza ngrlm; bunun dnda kalan fullerin su saylmas ve bunlara ceza tatbiki, zaman ve zeminin ardarna gre hkmdara ve hkimlere braklmtr. Hkmdar ve hkim, bulunduk lar yer ve zamandaki adalet telkkilerini nazara alarak, bu sulara en uygun ce zalar tayin edecek; bylece su ile ceza arasndaki denge kurulmu olacaktr. 5- cezann infazmdan maksat, sulunun helaki deildir. Bu sebeple, ceza ya takat getiremeyecek kimselere baz toleranslar tanrur. Nitekim Hazret-i Pey gamber, zina suuyla nne getirilen bir ihtiyarm, ayakta zor durduunu grn ce, zerinde yz filizi bulunan bir dal ile bir kere vurularak cezalandrlmasna hkmetmiti. Ayrca ceza, bir ikence deildir. Hukukun ngrd mikdardan fazlas tatbik olunamaz. dam cezas, en seri ldren silh ile infaz olunur. Cel de cezasnda, sulunun yzne ve edep yerlerine, ayrca devaml ayn yerine vu rulmaz.

6- ceza, ayn suu ileyen herkes iin ayn olmaldr. Buna cezalarn umu mlii prensibi deniyor. Nitekim Mslman olsun, zimm olsun; hr olsun, kle olsun; erkek olsun, kadn olsun, ehirh olsun, kyl olsun, herkes ayn suu i ledii zaman ayn cezay aln. Zimmlere dinlerinin icab olan baz muafiyetlerin tannmas; klelerin ve kadnlarn sosyal durumlar ve beden hususiyetleri sebe biyle baz farkh tatbikatn icras da tabi grlmtn Nitekim klelere, hr in sanlara verilen cezann yars verilin rtidad eden kadm ldrlmez. Ta'zr ceza larnda, sulunun durumuna gre, farkh cezalarn verilmesi, cezalarn umumli i prensibine aykm grlmemitin nki cezadan maksat, sulunun yapt fiil den dolay elem ekmesidin Farkl cezalarla ayn elemin ekilmesi hlinde, maksat hasl olmu demektir. 7- cezann, keyf deil, hukukun kaynaklarmda tesbit edildii haliyle ve rilmesi gerekin Bu sebeple hadd ve cinayet sularnda, cezalar kl krk yararcasna tesbit edilmitin artlarm biri bile tahakkuk etmedike, szkonusu ceza ve rilemez. Ancak ta'zr sular, sulunun ahsyla yakndan alkal olduu iin, farkl cezalar verilmeye msaittin Burada fiilin su olduu bellidin Ancak ceza zamana, zemine ve ahsa gre tayin olunmaktadn. Nitekim ayn su, cemiyeti farkl zamanlarda farkl ekilde rencide edebilin Harb, ktlk, salgn hastalk, ka rklk zamanlarnda sular daha ar zararlara sebebiyet verebilmektedin 8- ceza, insan haysiyetine uygun olarak infaz olunun Bu sebeple er' hu kukta asarak idam, yol kesme suunun bir tr dnda tecviz edilmemitin Haz ret-i Peygamben cezalarn infaz esnasmda suluya hakaret edenleri men etmi; sulunun ceza infazyla arndm sylemitin Kadnn cezalandmlmas duru munda, elbisesi soyulmaz ve yere oturtularak infaz yapln.

2. Ceza eitleri a. Beden cezalar Osmanl hukukunda asl ceza, beden cezadm nki beden ceza, rk, cin siyeti, ml vaziyeti, itima pozisyonu ne olursa olsun, herkeste ayn elemi ha sl ettiinden, adaletin tecellisine daha elverih grlmtn aa. d a m dam, ademe gnderme, yok etme mnsna gelin Hukuk ilminde, sulu nun mahkeme kararyla ldrlmesini ifade eden er' hukukta idam cezas esas itibariyle taammden adam ldrme, ekyalk (yol kesme), evlinin zinas ve ir tidad suunun cezasdm Bunlarda idam cezasnn tatbik edilmeme ihtimalleri de fazladm Maktuln veisinm afv veya diyete raz olmas; ekyalk ve irtidadda pimanlk (tvbe) idam cezas verilmesini engellen Evlinin zinasnda da suun sabit olmas zaten ok zordun Bunlarn hricinde idam cezasnm tatbiki nadirdir.

Ta'zr olarak da idam cezas verilebilir. Buna ta'zr bi'-kati veya siyaseten kat! denir. er' hukuk, mesel, hrszlk, gasp ve adam ldrmeyi det haline geti renler, halktan kanunsuz vergi ve hara toplayanlar, livta yapanlar, bycler, sapkm grlerin propagandasm yapanlar ve hkmete kar ayaklananlarn ta'zren ldrlebileceini syler^os. dam cezas, ldrmesi en sr'adi olan sh (kd, kurun vs.) ile yaplr. aiben (asarak) idam, irkin ve insanlk haysiyetiyle badamad iin caiz grlmemidr. er' hukukta yalnzca yol kesme suunun cezas, mal almp ve adam ldrlmse, ibret ve tehir iin aiben (asarak) idamdur. bb. Kat- uzv Taammden birisini yaralayan veya uzvunu kesen kimsenin, madurun talebi hlinde, ayn yeri ksas olarak kesihr. Hrszlk (sirkat) suunun sabit ol mas hlinde, hrszn sol eh; ekyalk (hrbe, yol kesme) suunun mal almp da adam ldrlmedii eklinde akinin bir el veya aya aprazlama kesilir. K sas olarak uzuv kesmede, madurun afv veya diyete raz olmas cezay dr d gibi; shkatte mahkemeye dmeden alman mal iade ve yol kesme suun da yakalanmadan teslim olmak, uzuv kesme cezasn skat eder. Bunun hricin de kat- uzv cezas tatbik olunamaz, ikence saylr. Harbde bile, dmann uz vunu kesmek, yzne msle (iz) yapmak caiz deildir. cc. Celde er' hukukta pek ok sua celde (dayak) cezas verilir. Bekrlarn zina snda, kazf ve arap ime sularmda dayak cezas tatbik olunduu gibi; ta'zr sularnn da ounda celde cezas veriln. Dayak, ekseriyetle umum bir yerde, bir metre uzunluunda sere parmak kalnlnda budaksz bir aa ubuk ile ic ra olunur; ubuk ancak omuza kadar kaldmlabilir; sulunun yz ve edep yerle rine ve vcudun hep ayn yerlerine vurulamaz. Cezadan maksaf, sulunun hela ki olmad iin, celdeye dayanamayacak olanlarm cezas tehir edihr; yine tatbik olunamazsa, kaldrlr. b. Ml cezalar Baz sularda suludan veya kilesinden (baba tarafmdaki erkek akraba sndan) para cezas tahsil olunurdu. Taammd haricindeki cinayetlerde, messir fiil ve yaralamada, ocuk drtmede sulunun kilesi, maktuln vrislerine ve308 Akgndz, Osmanl Kanunnameleri, 1/102-103. slm hukuk tarihinde, siyaseten kati hak knda eitli monografiler yazlmtr. En mehurlarndan birisi 1566'da vefat etmi Osman l hukukusu Dede Cng Efendi'nin Rislet'n-Nasha f's-Siyset'-er'iyyeti ve'i-Urfiyye (Siyasetnme) adl eseridir. bn Teymiyye'nin (d. 1328) es-Syset'-er'iyye adl eseri de mehurdur. Bu konuda Latin harfleriyle Trke u kitaba da baklabilir. Ahmet Mum cu: Osmanh Devletinde Siyaseten Kati, Ank. 1963.

ya mecruhun (yarahnn) kendisine diyet demekle mkellef idi. Bu cezanm tah siline sulu da itirak ederdi. kilesi olmayan sulunun diyetini beytlml, bey tlml de yoksa kendisi derdi. Kalpazanlk, ihtikr (karaborsaclk) gibi sular da, sulunun mal varl veya muayyen bir ksm msadere edilirdi. Ta'zr ceza s olarak mal/para almann (ta'zr bi'l-mlin) mam Eb Yusuf'a gre caizdin Buna uyarak, Osmanllarda ta'zr sularnn ounda, sulunun hline ve suun vasfna gre para cezas verilirdi. inde gayrmeru ilerin yapld ev ve ben zeri binalarn yklmas da (hedm-i beyt) bir ceza sayhn Memurlarn veya vakf mtevellisi, vas gibi velayet sahiplerinin suiistimal ve irtikablan sebebiyle az lolunmalar bir ceza tekil eder-*"^. c. Hrriyeti Balayc cezalar aa. Hapis Hapis, bir kimseyi tevkif etmek, durdurmak, insanlarla ihtilaftan ve istifa deden men etmek demektir. er' hukukta hapis, asl bir ceza deildh. Suluyu bir ii yapmaya, bir mah teslime, borcunu demeye, su ortan sylemeye, su aletini gstermeye sevketmek iin tatbik olunan geici bir cezadn. Halkn aras na karmas mahzurlu olan kimselen byc, sahte tabib, halka btl hileler reten mfti-i mcin de hapsedilirdi. Hazret-i Peygamber zamannda hapishane olmamakla beraber, baz sulularm, ayrca mal olup da borcunu demeyenlerin mescid veya bir odada ceza veya tedbir olarak hapsedildii bihnmektedin Kur'an- kermde, fuhu yapan kadnlarn evlerinde hapsedilmeleri emrolunmu (Nisa: 15); Hazret-i Peygamber de muhsan olmayanlarn zinasmda yz celde ve srgn tatbik edileceini buyurmutur-'lo. Hazret-i Eb Bekr zamanndan itiba ren muayyen hapishaneler (mahbes) ittihaz olunmutun Hapis, sulunun tazyiki ne elverili bir meknda olun Mahpusa, yatmas iin basit bir yayg; lmeyecek kadar da su ve katk verilin Bu ve snma gibi masraflarn kendisi karlan Gn lk ibadetlerini yapmasna yardmc olunun Mahpus, kimseyle grtrlmez; ancak hanmmn muayyen mddet zarfnda kocasnn yannda kalmas caizdin rci hapis, kadmm evlilikten doan hakkm drmez. slm tarihinde, uzun mddetli hapis cezalan yerine, beden cezalar tercih edilmitin nki hapis, su ve cezann ahslii prensibine aykm grlm; in309 Fiikihlcr, devlet memurlarnn servetlerinde gereinden bariz bir fazlalk bulunduu zaman, bunun msaderesini caiz grmtr. Bunu da Hazret-i mer'in baz valilerin mallarnn bir ksmn msadere etmesine dayandrmlardr. Nitekim memurlara vazifeleri sebebiyle veri len hediyeler, bunlarn mlk olmaz. Sadece tahsildarlar deil, btn devlet memuriar, hat ta vakf nazrlar da buna ilhak olunmutur. Bu serveti edinmeleri, gayrmeru yollara teves sl ettiklerinin bir iaretidir. Hakikatin byle olmad, tahkikat neticesinde ortaya karsa, mallar iade edilir. bn bidn, IV/297. 310 Buhr: Tefsir. Nisa 4; Mslm: Hudd, 12; Eb Dvud: Hudd, 23; Tirmiz; Hudd, 8; bn Mce: Hudd, 7: Drim: Hudd, 19.

sanm ibadetlerini ve himayesi altndakilere kar mkellefiyetlerini yerine geti rebilmek iin serbest olmas gerektii dnlmtr. Nitekim sulunun hapsi, daha ziyade sulunun masum yakmlarm zarara uratmakta; sulu, mahbeste, ruh sahn kaybederek yeni bir takm sulara elverili hle gelmektedir. Bu se beple er' hukukta hapis, bir cezadan ok, sulunun slah iin veya bir tedbir olarak meru klnmtn. Nitekim yol kesip, mal ve cana dokunmam olanlarm; irtidad edenlerin; bir takm ahs mkellefiyetlerini yerine getinneyenlerin tv be edinceye kadar hapsolunmalar emrolunmutur. Hapsin, dier cezalarla bir arada tatbik olunabilmesi de, mstakil bir ceza olmayp, tedbir mahiyetinde g rldn gstermektedir. bb. Srgn Srgn (nefy ve tarib), bir sulunun, muayyen bir mddet bulunduu e hirden baka bir ehre'uzaklatu-lmas demektir. Srgn, bekrlarn zinasmda tamamlayc ceza olduu gibi, ta'zr sularnda da tatbik olunur. Srgn mdde tini hkim tayin eder. Drlharbe srgn caiz deildir. Srgn cezas Hazret-i Peygamber ve halfeleri tarafmdan da tatbik olunmutur. Osmanhlai'da srgn, bir kuleye kapatmak (kulebendlik) veya bir kalede ikamete tbi tutmak (kalebendlik) eklinde tatbik olunur. Kalebend olan ahs, gn iinde serbeste gezip dolar; bir ile megul olabilir; kale dna kamaz; gnn banda ve sonunda kale kumandanlna gidip isbat- vcud ederek kendini gsterirdi. cc. Prangabend (zincire vurma) Bu ceza, ar sularda veya ar sulara ilve olarak tatbik olunurdu. Umu miyetle gn gemezdi. Hazret-i Peygamber, Eb N'b adh birisini iple ba latarak bu cezay tatbik etmitir. dd. Krek Donanmanm kreki ihtiyacm karlamak zere, baz sululara muayyen bir mddet kree konma cezas verihrdi. Osmanhiada krek cezas sk tatbik olunur; bilhassa son devirlerde krek mahkmlai'i tersanede altrlrd. Tersa ne hapishanesine banyo/ denirdi^n. Buraya hem harblerde esir alnanlardan dev let hesabna ayrlanlar'; hem de kan dkme, yol kesme, ev basma, kalpazanlk, hrszlk gibi ar su iledii iin mahkm olanlar getirilirdi. Bunlar donanma seferde iken krek eker; sefer dnda da tersanede alrd. [Donanma seferde iken emniyet mlahazasyla krekilerin ancak yars krek mahkmu veya for sa olur; geri kalan credi Mslman krekilerden seilirdi.] Tersane zindanla r Avrupa'da da vard ve bunlarm ardar Istanbul'dakinden fevkalde ard. s tanbul banyoluna 1785'den sonra harb esiri gelmez oldu. Banyol, Avrupa'daki3 1 Avrupallar, Marib'deki (Kuzey Afnka) zindanlara talyan argosunda hamam mn.sna ge len banyo derdi.

lerle ayn zamanlai'da, 1280/1863 ylnda kapatlarak, Sultanahmed'de bir devlet hapishanesi tesis edildi. ee. Mnasebetleri kesme Hkim, baz hallerde sulu ile irtibatm kesilmesine hkmedebilin Hazreti Peygamber, Tebk Gazsma zrsz olarak katlmayan K ' b bin Mlik, Mrre bin Reb'a ve Hill bin meyye ile mnasebetlerin kesilmesini emretmi; el li gn mddetle Sahbe-i kiramdan kimse bunlarla grp konumamt. Son ra tvbe edip pimanlk izhar ettikleri iin Kur'an- kerm yetiyle (Tevbe: 118) affolunduklar bildirilmitin d. Bedel cezalar Taammden adam ldrme ve yaralama sularmda, maktuln vrisleri ve ya mecruh (yaral) kabul ederse, sulu ile muayyen bir para veya mal zerinde sulh olabilrlen Buna diyet denir ve sulunun kendisi den Diyet, ksasn yerine geen bedel bir cezadn. Taammden olmayan adam ldrme ve yaralama sularndaki diyet bedel deil, asl cezadm e. Mtemmim (Tamamlayc) cezalar aa. Keffret Taammd ve tesebbb hricinde kalan ibh-i mden, hataen ve hata mec rasna ci kati (adam ldrme) sularnda, failin diyetten baka keffret de ver mesi gerekin Keffret, mmin bir klenin azat edilmesi; bu mmkn olmazsa altm gn oru tutulmasdn. bb. Mirastan mahrumiyet Tesebbben kati hri, btn kati sularnda, katil, maktuln mirasndan mahrum olun afi mezhebinde tesebbben kati de mirasa mnidin Mlik mez hebinde sadece mden kati mhasa mnidin Nitekim Hazret-i Peygamben katilin ldrd kimsenin mirasma hak kazanamayacan bildirmitir. Buna kyasen mssini (vasiyet edeni) ldren musleh (vasiyet lehdar) de vasiyetten mahrum kaln cc. hidliin kabul edilmemesi Kazf suundan ceza alanlarn ahitlii, tvbe etseler bile, lnceye kadar kabul olunmaz. afi mezhebinde, tvbe ederlerse, kabul olunun Yk kzartc su ileyenler de adalet vasfn kaybeder ve her hangi bir durumda ahitliklerine itiraz olunabihn f. Manev cezalar aa. Tevbih Baz sularda, sulunun mahkemeye arlmas, hkim tarafmdan "Sen

byle bir su ilemisin!" gibi szlerle tevbih ve tekdir edilmesi, hatta azarlan mas; hkimin suluya nasihatte bulunmas ceza yerine geer. Bunlar umumiyet le baz hafif ta'zr sularmda szkonusu olur. bb. Tehir Yalanc ahit, doiandmc, kumarbaz gibi ahslarm, ibret maksadyla te hir edilmesi de cezadr. Tehir; yzne kara almak, bir merkebe ters bindirip e hirde dolatrmak, delll vastasyla suunu iln etdrmek, meydanda tomna balamak ekhnde olabihr. Osmanidarda, yz kzartc su ileyenler, umum meydanlarda ibret iin tomrua balanarak tehir edilirdi. Yol kesme suundan dolay idama mahkm olanlam cezas alen infaz olunur ve gn kadar tehir edilirdi. Osmanhlarda, Tanzimat devrine kadar, idam edilen sulula-dan bazla rnn bamn, bir mddet ( gn kadar) Topkap Saray nndeki seng-i ibrette (ibret tamda) tehir edildii rivayet olunur.

3. Cezalarn Arl Grlyor ki slm hukukunda baz cezalar au'dr. Ancak nasl ki bazen kangren olan uzvun kesilmesi gerekiyorsa, sri de muayyen baz sular cemiyet iin bir hastalk kabul etmi; bu hastalklarn ilacm byle takdir etmitir. slm hukuku nasslarnda, dokuz tane su ve ceza tayin edilmitir: Zina, zina iftiras, hrszlk, arap ime, yol kesme, irddad, devlete isyan, adam ldrme ve mes sir fiil. Bu cezalarn tatbiki de ok sk ardara balanmtr. Bu artlar oluma dka, bu cezalarm infaz mmkn deildir. Nitekim szgelii zina cezasmn tat biki son derece zordur. Huszlk suunda cezanm tatbiki de, suluya tannan ba z haklardan tr olduka smrldrr. te yandan haddler denilen ve cezas nass iarla tayin edilen sular, ilenmemesi iin gereken ictimm tedbhler alnd iin ve btn unsurlaryla tahakkukunun da zor olmas sebebiyle marjinal su ve ce zalar olarak kalmtr. Nitekim evlilerin zinasnda recm cezas, Osmanl Devle d'nde bilindii kadaryla yalnzca bir defa XVII. asrda tatbik edilebilmidr. (Bunun da unsurlarmn tam mansyla teekkl edip etmedii, zamann ulemas arasnda ihtilaf mevzuu olmutur.) Nasslann tayin ettii bu cezalai' tatbik edilemeyince, szkonusu sular baka birer sua dnr.'slm hukuku, bunlarm d nda bir takm sular tesbit etmise de bunlarn cezalarn zamann ve zeminin ardarm nazara alarak hkmetin tayin etmesini istemitir. Hkmdar, bu art lan ve cemiyetin de menfaatini gznnde bulundurarak, slm kaynaklarnda bulunmayan su ve cezalar ihdas edebilir. Osmanl padiahlar, kanunnmeler adyla sdar ettikleri hukuk metinlerinde, slm hukukunun kendilerine verdii salhiyet erevesinde, su ve cezalar koymulardr. rf hukuk metni olan bu kanunnmeler, ayn zamanda bher ceza kanunudur. Osmanl Devleti'nin sonuna kadar bu usul devam etmitir. Dolaysyla slm ceza hukuku, zarmedilenin hil-

fna, neredeyse tamamen beer kaynakldr

4. Cezalarm nfaz Hangi ceza tr olursa olsun, bunu yerine getirmek, ayn zamanda dava y dinleyip hkm vermi olan mahkemeye aittin Yani ferdler, ahs haklai'i ih ll edilen sularda bile ceza veremezlen Bu vazife ve salhiyet mnhasran h kmetindin Hatta mesel, babasn ldren ve suu sabit olarak ksas cezasna arptrlan katili ldren oul, ta'zr cezasna arptniln Ancak ta'zr sulannda, suun ilendiini gren her Mslman, ikaz ettii halde suu ilemeye devam eden kimseyi eliyle men edebihr-'"^. Ta'zr cezalarnn infazm da mahkeme ya par veya yaptrn Osmanllarda, hapis, srgn ve siyaset (ta'zren kati) gibi ce zalar sadnzamlk tarafndan infaz olunur; para cezas gibi nisbeten kk bir ta km ta'zr cezalarm da dier ehl-i rf infaz ederdi-''^. Sulunun hasta ve zayf olmasmda iyileinceye kadar infaz tehir olunun Mahkm eer kadn ve hamile ise, ocuunu dourup stten kestikten sonra ce za yerine getirilin Suun tekerrr (avd) durumunda, ayn ceza verilmekle beraben hnszhk, gasp ve adam ldrmeyi det haline getirenler siyaseten katledileblin

5. Cezalarn timai Bir kimsenin hukuken sabit olmu her suu iin ayr ayr cezalar infaz olu nun Mesel kazf ile arap ime suu ileyen kimseye ayr ayr seksen celde vu rulun Ancak bir cezann infaz, dier cezanm infazm imknsz klyorsa, nce bu ceza infaz olunun dieri den Mesel hrszlk haddi ile ksas bir araya geldii zaman ksas tatbik olunun hrszlk haddi cezas den Kazf haddi ile cezas idam olan ekyahk bir araya geldii zaman da idam tatbik olunun kazf cezas den

6. Cezay Dren Sebepler a. lm Sulunun lm, beden ve ahs cezalan drn mam Eb Hanfe'ye gre ml cezalar da den Ksas edilecek uzvun yokluu da cezay dren bir sebeptin
312 Buhr: Melhim 17, (4340): Mslim: man 78 (49), 80, (50); Eb Dvud: Sallu'l-ydeyn 248 (1140); Tirmiz: Filen 11 (2173); Nes: 17 (8, 111): bn Mce: Fiten 20. (4013). 313 Osmanl hukukunda cezalarm infaz iin bkz. Mustafa Avc: O s m a n h nfaz H u k u k u n d a k i Gelimelere Genel Bir Bak, SHFD, C. !2, S. 1-2, Y 2004, 87-159.

b. Faal Nedamet Suu ileyip bitirdikten sonra nedamet (pimanlk) bildirip tvbe etmesi cezay diirmez. Ancak hrbe (yol kesme) ve bay suunda yakalanmadan n ce gelip teslim olsa ve huszhk suunda dava mahkemeye intikal etmeden ald mal sahibine iade etse hadd cezasndan kurtulur. rddad suunda nedamet (tvbe) her halde cezay drr. c. Af ahs haklarm ihll eden kati, yaralama, hakaret gibi sularda, madurun veya velsinin afvetmesiyle ceza der. Bu kabil sularda hkmedn af salhiye ti yoktur. Ancak suluya ta'zr cezas verilebihr. Amme haklarn ihll eden su lar, hadd suu ise hkmet bile afvedemez. Ancak ta'zr suu ise hkmetin va ziyete gre af salhiyeti vardr. d. Sulh Ksas ve diyet cezalarnda, sulu ile madurun anlaarak sulh olmas, bu cezalar drr. Hadd ve ta'zrde sulh cri deildir. e. Ksasa Tevars Kadi, ksas hakk sahibine vris olsa, ksas hakkna da vris olaca iin, ksas der. Maktuln vrisi olan baba-bir kardei vefat edip, bunun anne-bir kardei olan katilden ksas istenemez. nki ksas hakk kadle intikal eder. K sas bir kimsenin hem lehinde, hem aleyhmde hkm douramaz. Vel ksastan nce lp, katilin fruu kendisine vris olsa ksas istenemez. Bir kimse olunun kaympederini ldrse, maktuln yegne vrisi olan gelin de lp geride vris olarak kocasm brakrsa, ksas hakk katilin oluna indkal ede ceinden tatbik edilemez. f. M r u r z a m a n (Zamanam) Hadd sularmda bir ay gemeden, arap ime suunda azdaki arap ko kusu gemeden dava almas arttr. Su, failin ikrar ile sabit olmusa, mmnzaman nazara alnmaz. ahs hakkn ihll eden kazf suunda mrurzaman hi cri deildir. ahs haklarna dair olan cinayet (ksas) sularnda mrurzaman szkonusu olmaz. Ta'zr sularnda, hkmet bh mrurzaman mddeti tayin edebilir. Nitekim Osmanllarda, bir ta'zr suu iin 15 sene iinde dava almamsa, bir daha alamayaca esas kabul olunmutu^'"^.

314 Bkz. Ahmet Akgndz: slm ve Osmanl H u k u k u n d a M r u r z a m a n Messesesi, SHFD, C. 1,S. 1,Y. 1988,43-90.

II. CEZA HUKUKUNUN HUSUS HKMLER A. HADD, KISAS VE TA'ZR SULARI ARASINDAK FARKLAR 1- Hadd, mikdar, hukuken kesin olarak bildirilmi olan cezadn. Burada hkimin takdir hakk bahis mevzuu deildir. Hadd suu, kesin olarak sabit olun ca, muayyen cezann verilmesi gerekir; sabit olmazsa, artk hadd suundan sz edilemez. Ta'zr suunda ceza eitli olup, hkimin uygun bulduu mikdarda ve rilebilin Ksas sularmda, duruma gre madurun veya velsinin cezay seme hakk mevcuttun Nitekim kasden adam ldnne ve yaralamada, maktuln vris leri veya yaralnn kendisi, failin bir mal veya para (diyet) demesiyle sulh ola bilrlen Bu takdirde cezanm mahiyeti deiin 2- Hadd, en ufak bir phe ile den Szgehi zina suunda, taraftarn vaktiyle evh olmalar, bir phedin Evliliin devam ediyor olmas phesi var dn Hrszlk suunda failin vaktiyle o mahn mliki olmas phedin Dolaysy la pheden zanl istifade eden Ta'zr ise, bilakis phe ile lzm olun 3- ocua hadd cezas verilmez; ama ta'zr cezas verilebilin Cinayetler de ise ocuk ml tazminat (diyet) den 4- Hadd cezasn yalnz hkim verin Hadd cezalar, su ilenince deil; hkim karar verince tatbik olunun Cinayet sularnda da byledin Ta'zr cezas n, bu suun ilendiini gren ve szle men edemeyen her Mslman yapabilin 5- Hadd sulanda mutlaka erkek ahit istenin Ksas ve ta'zrde byle de ildin 6- Hadd ve ksas zanls (hkm verilene kadar) hapsoiunun Ta'zr zanl s hapsolunmaz. 7- Hadd cezas mahkemeye dtkten sonra afvolunamaz. Ksas ve ta'zr sulan affolunabilin 8- Mahkemeye intikal eden hadd cezas tvbe (pin;ahhk) ile dmez. H kimin duymad suun hadd cezas tvbe ile sakt olun Ksas suunda tvbe ce zay drmez. Ta'zrde, malkeme failin tvbesini nazara alabilin 9- Hadd sularnda cezalandrmak hususunda mrunzaman (zamanam) muteberdin Vaktinde haber vermesi mmkn olan, bir aydan daha eski bir suun ihbar kabul olunmaz. Yalnz kazf haddi mstesnadm Sulunun ikrar her zaman kabul edilin arap ime suunda mrunzaman ise azdan arap kokusu geene kadardn ahs hakla-m ihll eden cinayet (ksas) sularnda mrunzaman yok tun Ta'zr sularnda hkmdar veya hkimin takdirine gre mrunzaman tatbik olunun 10- Hadd sularnda ahitlik yapmamak; bildiini saklamak efdaldin n ki Hazret-i Peygamber, "Kim din kardeinin gnahn rterse, Allah da onun

gnahn rter" buyurmutur. Ksas ile hakaret gibi kul hakk bulunan ta'zr sular byle deildir. Bunlarda ahitlik yapmak ve bildiini saklamamak din ve hukuk bir vecibedir. 11- Hadd sularmda kanun delil usul benimsenmitir. Binenaleyh mn hasran hkimin bilgisi ile hkm verilemez. Ksas ve ta'zr sularmda vicdan delil usul cridir ve hkimin bilgisi dehl olabilir. 12- Hadd sular, kazf ve hnszlk hari olmak zere, takibi ikyete bah deildir. Ksas sularmn takibi ise ikyete baldr. Ta'zr sularmdan kul hakkma dair olanlar da byledir. 13- Kazf ve hrszlktan baka hadd sularnda, ahitler dava almadan da dinlenilebilhr. Ksas iin dava amak lzmdr. Ta'zrde dava amak lzm deil dir; hkim, muhtesib gibi devlet memurlar, ayrca suun ilendiini, grp de szle men edemeyen her Mslman ta'zr cezasm icra edebilir. 14- Hadd cezas infaz edilirken hkimin hazr bulumnas lzmdr. Ksas ta ve ta'zi'de lzm deildir. 15- Hadd sularmda ikyet hakk vrislere intikal etmez. Ancak ksas yapma hakk vrislere geer. 16- Hadd sularnda, dilsizin ahitlii veya yazs makbul deildir. Ksas ve ta'zr sularmda kabul olunur. 17- Hadd sularnda ahidikten veya iki'ardan vazgemek muteberdir. K sasta ikrardan dnmek muteber deildh. 18- Hadd cezasmn infaz, failin uhrev mesuhyetini ortadan kaldrmaz; ayrca tvbe etmesi de gerekir. Ta'zr suunun uhrev mesuliyeti, ceza grsn grmesin, her zaman tvbe ile sakt olur. Cinayet sularnda, ceza yerine getiri lip, duruma gre madur veya madunn vrisleri raz edilmedike, tvbe mak bul olmaz; ancak maktuln hakk baki kalr. B. C E M Y E T ALEYHNE LENEN SULAR: HADD SULARI 1. Zina Haddi Hadd suu olan zina, birbirleriyle evlilik ve mlkiyet gibi bir ba bulun mayan iki tam ehliyetli, grebilen ve konuabilen Mslman veya zimmnin, is teyerek sarho olsa bile, kendi rzala ile cins temasta bulunmasna ve bunu ya parken drt erkek, hr, dil Mslman tarafmdan yakalanmas demekdr. Dola ysyla tabi olmayan cins mnasebetler (livta, sodomi, nekrofili) hadd suu tekil etmezse de, fail ar ta'zr olunur; bunlar det eden ta'zren ldrlr. Zi na suu, drt erkek, hr, dil, Mslman ahidin beraberce ve hkimin huzurun da "bu ikisini zina hlinde grdk" demeleri ile veya faillerin hkim huzurunda

ayr ayr drt kere ikrar etmesiyle sabit olur. ki'arda ikisinden biri inkr ederse veya ikrai'dan soma vazgeerlerse, hadd sakt olur. Evh olmayan bir kadnn ge be kalmas durumunda da kadna hadd tatbik edilin Zina haddi sabit olduu zaman, slm memleketinde tatbik edilecek ceza mahhas vak'aya gre deiir: Muhsan olan, yani evli veya bandan zifafla ne ticelenmi bir evlilik geen Mslman erkek ve kadnn cezas bir meydanda lnceye kadar recmolunmak, yani talanmaktn Cezaya nce hkim ve ahitle rin balamas lzmdn hidlerden birisi lerek, gib olarak veya hazr olup da, herhangi bir sebeple cezaya katlmazsa, hadd sakt olun nfazdan evvel, hkm veren hkimin lm veya azli haddi drr; yeniden muhakeme yaplp delil lerin deerlendirilmesi lzmdn Sululan lnce ykanr, kefenlenir ve cenaze namazlar klmm Recm, Tevrat'ta lm cezasmm infaz ekli ve zina suunun ye gne cezas olarak ngrlmt. slm hukukunda, bandan, nikh gememi kimsenin zinas durumunda, bu ceza hafifletilmi; recm ise, nikh messesesi nin kudsiyet ve ciddiyetini, bu arada dier ein hakkm muhafaza maksadna m,tuf olarak kabul edilmitin Muhsan olmayan kimsenin hadd cezas, yz sopa (celde) vurmaktn Sopa, kk parmak kalmlnda ve budaksz aatan olun Dayaktan soma, hkim di lerse, suluyu bir sene ehirden karn. Kleye zina haddi cezasnn yars (elli celde) verilin mam Eb Hanfe, cret karl zina yapanlar (fahieleri), cemi yet dzenini dierleri gibi rencide etmedii gerekesiyle hadd .cezasna mstehak grmez; fakat ikisinin de iddetli ta'zr ve piman olana kadar hapsedileceini sylen mameyne gre ikisine de hadd cezas yapln Zina haddinin tatbik edilebilmesi iin gereken artlar tahakkuk etmedii zaman ceza verilemez. Mesel drt yerine ahidin grmesi ile zina haddi olumaz. Bu durumda baka bir su teekkl eder ve faile ta'zr cezas verilin Osmanl kanunnmelerinde, zina iin verilmesi ngrlen dayak ve para cezala r, hadd cezas verilemeyen zina sularnda, suun cezasz kalmamas iin geti rilmi tedbirlerdin Zina haddi, Kur'an- kerm ve snnet-i nebev ile sabittin Nitekim Hazreti Peygamber zamanmda bu ceza birka defa tatbik olunmutu. Zinann cezalan drlmas, insann yaratlndan bu yana hemen her cemiyette rastlanan bir tat bikattn Bunun sebebi de, cemiyette fuhun yaylmasna mni olmak ve dinin gayelerinden biri olan neshn muhafazas maksadna matuftun Nitekim slm ce miyetinde, zinaya giden yollar kapatlm; buna ramen szkonusu fiih ileyen lere ar ceza getirilmitin Hadd cezalarnn konulu gayesi, ncelikle cemiyet nizmn muhafazadm Zina haddi de, fuha engel olmak iin getirilmitin slm cemiyetinde evlilik kolaylatrlm, buna kudreti olamayanlarm evlendirilmesi tevik edilmitin Evlilik mesuliyetlerini yerine getiremeyip, beraberliini yr-

temeyenlerin kolayca ayrlmas da meru grlmtr. Gnlk hayatta yabanc kadnlarla erkeklerin birbirinden ayr bir hayat srdrmeleri esas gerilmitir. Kur'an- kermde zinaya yaklarimamas gerekdi, bunun kt bir yol olduu ifade edilmitir. Zinanm, aileler arasmda ktlk ve geimsizhin domasna, soylarn karmasma, cemiyete dman, talihine kskn ocuklarn oalmas na, cemiyet hayatmda namus ve iffedn kaybolmasna, dmanlklarn yaylma sna sebebiyet verdii nazara alnmtr. Bu ok ar neticelerin yanmda, verilen cezalam arlnm ikinci planda geldii dnlmtr. Nitekim ceza, ncelik le suu nlemeye mteveccihtir. Zina yapanlar, o esnada drt erkek, hr, dil Mslman ahidin birlikte grmeleri, olacak ey deildir. Ancak, umum yerler de aka yaplnca grebilirler. Buradan anlalyor ki, bu ar ceza, zina yapl d iin deil, bu irkin iin yaylmas sebebiyledir. Bu cezanm tatbiki iin ara nan ardar gayet agndn. Ayrca ceza, en ufak bir phe ile dmektedir. Bu se beple slm tarihi boyunca tatbiki son derece nadir olmu; Osmanl Devled'nde de recm cezas, bir defa, XVII. asrda infaz ediknitir. Bunu tarihi Nim Efen di bildirmektedir. Hdise o kadar allmadk gelmitir ki, padiah Sultan V. Mehmed ble infaz seyretmek zere meydanda hazr bulunmutur.

2. arap me ve Sarholuk Haddi Bir damla da olsa arap (hamr) ien Mslmana hadd cezas yaplmas l zm olur. Yai'idan fazla su katlm olan ien; zm ve hurma arabmdan baka alkoll ikileri ien, ancak sarho olursa hadd lzm olur. Uyuturucu kullanana, sarho olsa bile hadd vurulmaz. Sarho olarak grlen veya az arap kokan bir kimsenin iki idi, iki ahidin haber vermesi ile veya kendinin ayk iken bir ke re ikrar ile anlalrsa, buna, ayldktan sonra hadd vurulur. ki haddi, seksen sopadr. Ceza infaz edildikten sonra su tekerrr ederse, ceza da teki'arlanr. a rap iene hadd vurulmas snnet ile sabittir ve Hazret-i Muhammed zamannda tatbik edilmidr. Celde adedi de icma' ile sabittir.

3. Kazf Haddi Kazf, frlatmak, atmak demektir. Hukukta, muhsan olan erkek veya kad na zina iftirasmda bulunmak olup, kazf edilen kimsenin talebi ile, kazf edene hadd vurulur. lye kazf edene, babasnn veya ocuunun talebi ile hadd vuru lur. sbah ve mikdar, iki haddi gibidir. Birisi, bir bakasna mesel "Ey zn!" dese veya Trkesini sylese, o da, "Sensin!" dese, ikisine de hadd vurulur. Na muslu erkek veya kadnlara zina iftirasnda bulunanlar, eer hukuken muteber drt ahit gsteremezlerse, kendilerine seksen denek hadd vurulaca Kur'an- kerm yetiyle sabittir (Nur: 4) ve Hazret-i Peygamber zamanmda da tatbik edil midr. Kazf cezas grenin ahithi de bir daha hi kabul edilmez. Bu da aym

yetin devamnda getirilmi bir ilve cezadn. afi mezhebinde tvbe ederse a hitlii kabul edihn

4. Sirkat (Hrszhk) Haddi Sirkat, d-hslmda Mslman veya zimm, hr veya kle, byk veya ocuk, bh bakasmm maln haksz yere mlk edinmek maksadyla gizlice al mak demektin Sirkat suunun hukuken teekkl etmesi iin u artlar arann: 1- alnan ey, bir bakasnn mal omahdn. alan, orta olduu bir ma l alarsa; yahud mr mah (devlet maln) yahud vakf mahn ya da ganmet maIm almsa, bunlarda kendisinin de hissesi bulunduu iin sirkat suu olumaz. Ta'zr cezas verilin Alacakhsndan alacan veya benzerini almakla hadd l zm gelmez. Maln, Hanef'de su anmda, afi'de hkm annda, Mlik'de in faz amnda kimin mlkiyetinde bulunduu mhimdin Mal sahibi maln afi'ye gre hkmden, Mlik'ye gre infazdan evvel suluya hediye etse, ceza den 2- alman ey mal olmahdm Hukuken mal olmayan bir eyi, mesel o cuk, insan karmakla sirkat olumaz. Ta'zr cezas verilebilin 3- alnan eyin gizlice alnm olmas gerekin Alenen almnsa buna gasp denir, mal sahibi malm koruma imknn hiz olduu iin cezas bakadn. Yankesicihk, hadd suu tekil eden 4- alnan maln hrz (koruma) altmda olmas; izinsiz almas; girilmesi yasak olan yerden alnmas gerekin Para kasada, mcevherat sandkta, araba ki litli deilse, bunlarn alnmas sirkat suunu tekil etmez. Kapdan ve camiden ayakkab almak; nebbalk (mezar soymak); sahrada sakl mah karmak; m teriye ak olan hamamlardan ve dkknlardan almak; misafir ev sahibinden almak; sirkat suu deildin 5- alman maln kymetinin muayyen bir nisab mikdarmm zerinde ol mas gerekir ki, bu mikdar on dirhem (33,6 gr) hhs gmtr ki 4,8 gr altna te kabl eden Bir kii, bir ka kimseden, bir defada nisab mikdar alarsa hadd su u olun ki kii, bir kimseden nisap mikdar alsa hadd suu olmaz. nki, bir hrszn hissesine nisabdan az dmektedin 6- alnan mahn durmakla bozulmayan veya knlmayan bir mal olmas lzmdn Yiyecek veya anak mlek, cam gibi krdacak ey almakla sirkat su u teekkl etmez. 7- alnan maln meru bir mal olmas gerekin Dolaysyla bir Mslman veya zimm, bir Mslmana ait arab alarsa hadd suu teekkl etmez. 8- alman malm kymetli olmas gerekn. Bir bakasndan, kymetsiz olan, parasz ele geebilen, odun, ot, balk, ku, av hayvan, kire, komn tuz almak-

Osmarl Amme Hukuku

351

la hadd suu olumaz. Mushaf ve her eit kitap almak da sirkat suunu dour maz. 9- alman maln, einin yahud kendisinin ya da einin evlenmesi caiz ol mayan z-rahmi mahrem akrabasmm (st akrabas hri) evinden almmas hadd suunu tekil etmez. 10- Sirkat suunun sabit olmas iin madurun dava am olmas arttn. Sirkat haddi, takibi ikyete bah bir sutur. Mal sahibinin talebi bulunmadka, hkim re'sen takip etse bile hadd suu olarak ceza veremez. 11- Dava, mahkemeye intikal etmeden sulu mal sahibine iade ederse, sirkat suu der. afi'de hkm verilmeden, Malik'de infaz edilmeden mah sahibine iade ederse, sirkat suu der. 12- Hanef mezhebinde, madurun, i mahkemeye intikal ettikten som-a suluyu affetmesi nedceyi deitirmez. nki sirkat bir hadd suudur ve amme davasdr. Ancak hkm verildikten sonra bile, mal sahibi, "bu kimse benim ma lm almad" veya "ona hediye etmitim" yahud "emanet vermitim" ya da "a hitler yalan sylyor" dese, ceza infaz edilmez. Hkim, byle sylemesi iin mal saliibine teklifte bulunur. Sirkat suunun cezas olarak, sulunun sa eli, bilek mafsalndan kesilir. ok scak ve ok souk havalarda ve ar hasta olunca tehir edihr. nfaz ahitle rin huzurunda yaplr. kinci defa alann sol aya da oynak yerinden kesilir. ncsnde bir yeri kesilmeyip, tvbe edinceye kadar hapsolunur. Sirkati det hline getiren, ta'zren ldrlebilir. Sirkat haddi, Kur'an- kerm yetiyle (M ide: 38) sabittir ve Hazret-i Peygamber zamanmda da tatbik edilmidr. ceza infaz edildikten sonra, hnsz, ald bu maln bedelini demekle hu kuken mkellef deildir. Mal mevcut ise sahibine iade edilir. Mal satm ve tes lim etmemi ise, yine sahibine geri verilir, saliibi parasm mteriye der. M teri kullanm ise sahibi mteriden kymetini ister. Mteri de, hrszdan fiyat n geri ister. Sirkat haddinin infaz, hrszn uhrev mesuhyetini kaldrmaz. Bu nun iin malm kendisini veya mislini yahud kymetini sahibine teshm edip ayr ca tvbe etmesi gerekir. Grlyor ki, zina haddi gibi sirkat haddinin de sabit olmas ok ar art lara baldr. Bu artlardan biri bile teekkl etmezse, sirkat suu teekkl etmez. Baka bir su olabilir. Mlkiyet hakk, slm ahlknn esasm tekil etmekte olup, er' hukukun en ehemmiyet verdii haklardandr. Nitekim slm dininin kaynaklarmda, als hakkm ihlli szkonusu olan gnahlarda, hak sahibi ile helalleilmedike, Allah'm bu gnah affetmeyecei bildirilmektedir. Halk arasmda kullanlan kul hakk tabiri, mlkiyet hakkndan daha geni olup, her trl ahs hak ve hrriyeti ifade etmektedir. slm hukuku. ncelikle hrszla giden yolla-

r kapatmay hedeflemi; zenginlere zekt mkellefiyeti ykleyerek servetlerinin muayyen bir ksmm fakirlere temlik etmesini ennetmitin Ayrca geim sknt s eken birisi olduunda, devlet hazinesi bu kimsenin geimini temin etmek zorundadm Bu da mmkn deilse, tesele (dilenmeye) izin verilmi ve gnlk na fakas bulunmayan kimseye sadaka vermek emrolunmutun Btn bunlara ra men hrszlk yapmak, cemiyeti esasl biimde rencide eden tehhkeli bir durum olarak grlm ve ar cezalandmlmtn Hnszhn bu kadar ar bir cezaya balanmas, daha ziyade insanlarm gzn korkutarak hnszl nlemek maksa dna matuftun Osmanl mahkeme sicillerinde az da olsa sirkat hkmne rastlann

5. Hrbe (Yol kesme, Kat- tarik) Haddi Bir kimsenin, drlislmda silh kuvveti ile ehirler aras yollarda (dier mezhebde ehir iinde de) yol kesip Mslman veya zimmlere saldrmas, mal almas veya adam ldrmesi hrbe suudun Bu suu ileyenlere kt- ta rik, ak veya yol kesici denin Bu suun cezas eitli ihtimallere gre deiir: 1- Mal soymadan ve can kayb yapmadan ele geirilirler, dvlr ve pi manlk (tvbe) hli grlnceye veya lnceye kadar hapsolunurlan 2- Eer mal soymu ve her birine, sirkat (hrszlk) nisab kadar dm ise, hadd cezas olarak sa eli ile sol aya veya tersi kesilin 3- Eer mal almayp, insan ldrdler ise, hadd cezas olarak ldrlrlen Ksas deil de hadd suu olduu iin maktuln velsi katili afvedemez. 4- Eer nisap mikdar mal alm ve yaralam iseler, yalnz el ve ayak ke silin Yaralama cezasz kahn nki kesmek ile tazmin birlikte tatbik edilemez. 5- Eer nisap mikdar mal almam ve ldrmemiler, yalnz yaralamlar ise, hi hadd yaplmaz. Ksas yapln 6- Nisabdan az mal alp veya hi mal almayp ldrrlerse, hadd yapl maz. Su ksas suuna dnn Aldklar mallar da tazmn etmeleri lzm gelin 7- Yol kesiciler, eer mal alm ve ldrmlen fakat yakalanmadan nce tvbe edip teslim olmular ise; yahud kil ve bali deiller ise; ya da yolcular dan birinin z-rahm-i mahrem (nikh dmeyen) akrabas ise; veya yolcular bir birlerini soyarsa; yalud yol kesme ehir iinde olursa (gasp) kendilerine hrbe haddi yaplmaz. Ta'zr cezas verilebilin 8- Hem nisap mikdar mal alm, hem de adam ldrm iselen yakalan dklar zaman aiben (aslarak) idam edilir ve gn de tehir olunurlan Kadm yol kesici, aslmakszn ldrln slm hukukunda aiben (aslarak) idam yal nz yol kesicilere tatbik olunun Bunun dmda idam cezasn asarak tatbik etmek caiz deildir, nki sulunun da insanlk haysiyetini korumak gerekin

Yol kesenler, drken ldrlrse, ykanmaz ve cenaze namazlar k lnmaz. Sonradan hadd ve ksas cezasyla ldrlnce, ykanr ve namazlar k lnr. Yol kesicilere hadd tatbik edildiinde, aldklar mahar ele geerse, sahip lerine geri verilir. Hadd cezas tatbik edilmedii zaman, ksas veya diyet cezas verilse bile, maln aynm veya zayi olmu ise kymetini demekle mkelleftirler. Hnbenin byle ar bir ekilde cezalandmlmas, ehirleraras yollarda seyahat ve ticaret emniyetinin teminine matuftun Yok kesme suunun cezas, Kur'an- kerm ile sabittir (Mide: 33-34) ve Hazret-i Peygamber zamannda tat bik olunmutun

C. DEVLET ALEYHNE LENEN SULAR Bay ve irtidad adnda iki su vardr ki, baz hukukular bunlar da hadd sularna dhil ederlen Nitekim dier hadd sular gibi, bunlarn da cezalar nasslarla sabittin Ancak artlar bakmndan hadd sularyla ayn deildin nce likle devlet aleyhine ilenen sular kategorisine giren bu iki su, klasik kaynak larda cihat bahsinde ele alnmtn Nitekim cihat snf insanla yaplmaktadr: Birincisi, dmanla yaplandn Modern mnda harb budun kincisi Mslman iken, dinini terkeden kimse (mrted) ile yaplandn ncs de Mslman ol duu halde meru hkmete ayaklananlar (bgler) ile yaplandn. Bu son iki e it harb, modern telkkilere gre ceza hukukunun konusuna girmektedin

1. Bay (isyan) Suu Silhl bir gce sahip olup, kendilerince hakl bir sebebe dayanarak, me ru hkmete kar ayaklanmak bay suunu tekil eden Bu suu ileyenlere bg denin Bay suuna, isyan veya huru ale's-sultan da denin Hucurt sresi, 9. yetinde melen, "isyan edenler ile harb edip, bunlar itaate getirin!" buyurulmaktadn. Bay ahkm, esas itibariyle Hazret-i Ali devrindeki hdiseler vesi lesiyle tedvin edilmith. Mslmanlarm, bir memlekette emin, rahat ve huzur iinde yaamalar durumunda, hkmete kar isyan etmelerinin caiz olmad er' hukukun asl kaynaklarmda yazldm Hkmet halka zulmde bulunuyorsa, halkn zulme kar gelmesi baka zararlara sebebiyet verirse, kar gelmek caiz olmaz. Byle h kmete yardm etmek, zulme yardm etmek olduu gibi; kar gelenlere de yar dm edilmez. Hkmet zulm yapmyor ise, kendilerince hakl bir sebebe daya narak iktidar ele geirmek iin isyan edenler bg hkmndedin Bu durumda halkn isyanclara deil, hkmete yardm etmeleri gerekin Hkmete isyan edenlerin kendilerince hakl bir sebebi olmayp, dnyev bir menfaat iin ayaklanmlarsa, bunlara bg denilmez; ak (ekya) stats tatbik olunur ve kendi-

lerine hrbe cezas verilir. Hkmet, nce bglere bir nasihat heyeti gndererek taleplerini dinler. Bunlarm halU mmkn ise, halleder. Gerekirse sulh yapar. Sulh mmkn olmaz sa, silh brakp teslim olmalar ihtar edilir. Silh bnakp teslim olurlarsa, hakla rnda bir muamele yaplmaz. Silh brakmazlarsa, kendileriyle savalmas art olur. Bu harbde, bgler ldrlrse, kimse bundan dolay mesul tutulmaz. Tes lim olurlarsa, kendilerine uygun bir ceza verihr. Gerekirse ksas veya diyete malkm edilebilir. Mallar ganmet olmad gibi, kendileri ve oluk ocuklar da kle yaplmaz. Bgler, drken ldrlnce, ykanmaz, cenaze namazla r klnmaz. Bgler, kaarak sonradan ceza olarak ldrlrlerse, ykanr ve ce naze namazlar klnr. Bgler, hkim olduklar beldelerdeki Mslmanlarn zektn toplam ise, sonradan meru hkmet bu zekt tekrai' tahsil etmez. Bglerin tayin ettik leri kdarn verdii hkmler, hukuka uygun ise, bozulmaz.

2. rtidad Suu slm dinine mensup olduu halde, ikrah veya hata szkonusu olmakszn, dinini terketmeye veya slm dininin prensiplerinden birini inkr, tahkir (aa lama) veya istihza (alay) etmeye irtidad, bunu yapana da mrted denir. rtidad, geri dnmek mnsna gelir. rddad suu, aka slm dininden ktn veya bir baka dine girdiini szyle veya fiiliyle bildirmekle ilenir. slm dininin as l ve kat' hkmlerinden birini inkr veya tahkir etmek yahud alaya almak da irtidada sebep olur. Hazret-i Peygamber'i smek; Allah, melekler, kitaplar, pey gamberler, ahiret gn, yeniden dirilmek, kader, btn bunlarn hususiyetleri, gayb ancak Allah'n bilmesi, Allah'n sfatlar, ibadetler gibi din unsurlarn in kr veya tahkiri yahud alaya alnmas; din hkmlerin insanlara elverih oldu una inanmayp; zamann deimesiyle kUiyen deieceine inanmak da by ledir. Bunla- Kur'an- kermin eith yetleriyle sabit olmutur. Mrted olana nce din limleri tarafndan nasihat verilip phesi gideril meye allr. Mhlet isterse, gn mhlet verihr. Bu zaman zarfmda piman lk (tvbe) bildirirse veya suunu inkr ederse kabul edilir. rddaddan tvbe et mek iin yalnz kelime-i ehdet sylemek kf deildir; irddada sebep olan ey den de tvbe etmesi gerekir. Pimanlk bildirmezse, mahkeme katline karar ve rir. Drlharbe kap, soma esir alnrsa, nceki ceza infaz olunur. Mrted olan kadn ldrlmez, tvbe edinceye kadar hapsolunur. eitli Kur'an yetlerinde, irtidad byk sulardan olarak vasflandrl m; irddad edenlerin dnyadaki amellerinin boa gidecei, ahirette de ebed azap grecekleri bildirilmi; ancak mahhas ceza snnetle sabittir. Hazret-i

Muhammed, "Dinini deitirenin boynunu vurun!" buyurmutur3'5. Bu hads teki din deitirmekten maksadm, slm dinini deitirmek olduunu hukuku lar bildirmektedir. Dolaysyla slmiyetten baka bir dine mensup olan bir kim senin, mesel bir Yahudi'nin dinini terkedip, Hnistiyan dinine girmesi irtidad deildir. Hazret-i Muhammed, irtidad eden Abdullah bin Sa'd bin Ebi's-Serh'in ldrlmesini emretmi; ama bilahare tvbe edince kurtulmutur^'^. Hazret-i Muhammed, Ukl ve Ureyne kabilelerinden bir grubu, irtidad ettikleri iin lm le cezalandnmtr^i^. i'tidad edenin ldrlmesinin fikir ve vicdan hrriyeti ile alkas yoktun nki irtidad, dine dayah bir dzende, devlete ve cemiyete kar ilenen sular dan saylmtn Mrted, vazgetii dinin esaslar zerine bina edilmi olan dev lete sava am kabul edilir. Nitekim kadn, muharib saylmad iin, irtidad et tii zaman ldrlmemektedin slm dirnden kmak isteyen kimse, ya slm lkesini terkedecek; yahud da bu kanaatini izhar etmeyecektin rtidad suunun cezas, bunu izhar edene, aklayana verihn Bir Mslman ocuu, kk iken anasnn babasnm dinine tbi olarak Mslmandn slmiyeti bilmeyerek bali olunca, mrted sayln; ancak nceki halde ebeveynine tbi olarak Mslman sayld iin bali olduktan som-a ceza landrlmaz. Erkek ve kadndan biri mrted olunca, nikhlar feshoun Tvbe ederlerse, yeniden nikh yapmalar lzm olun Mrtedin btn mallar mlkiye tinden ka-. Tvbe etmeden lrse vrislerine verilh. Vrisi yoksa, beytlmldan hakk olanlara aitn Mrtedin akidleri askdadn. Kestii, avlad yenilmez. hidlii kabul olunmaz. Kimseye vris olamaz. Mrtedi ldren kimseye ksas ve diyet cezas verilmez; ta'zr olunabilin Osmanl Devleti zamannda ferd irtidad hareketine fazla rastlanlmaz. nki irtidad ettiini aklayan, ldrleceini bilin Bu sebeple ya irtidadn if a etmez; yahud ldrleceini anlaymca nedamet getirip tvbesini bildirip kur tulmay tercih eden Bu sebeple, az sayda da olsa irtidad edenler, umumiyetle d rlharbe intikah tercih etmilerdin ran ah smail'in propagandalar ile Anado lu'nun baz yerlerinde kitle hlinde bir takm irtidad hareketleri olmutun Bun lar devlet tarafmdan bastrlm; pimanlk bildnmeyenler idam edilerek ceza landrlmtn Mahiyeti bugn hl bir sis perdesiyle rtl olmakla beraber, O lan eyh, smail Muk gibi baz tarikatlarn ve Bedreddin Semavnev gibi il miye mensuplarmm idamlarmn esasmda da irtidad suunun yatt anlalmak315 Muvatta: Akdiye 15, (2, 736). 316 Eb Dvud: Hudd 1, (4358); Nes: Tahrm'd-Dem 15, (7,10?). 317 Buhr: Muhrbn 16,17,18, Diyt 22, Vudu' 66, Zekt 68, Cihd 152, Megz 36, Tefsir, Mide 5, Tbb 5, 6, 29; Mslim: Kasme 9, (1671); Tirmiz: Taharet 55, (72), Et'tme 38. (1846); Eb Dvud: Hudd 3, (4364-4371); Nes: Tahrmu'd-Dem 7, (7, 93-98); bn Mce: Hudd 20, (2578).

tadr. er'iyye sicillerinde irtidada dair az da olsa rasdanan hkmlerde, ekseri ya faillerin nceden zimm iken slm dinine girip, sonra tekrar eski dinine d nenlerden ibaret olduu grlr. 1843 ylnda bir Trk kzyla evlenmek n Mslman olan ve sonra eski dinine dnen Serkiz Papazolu adndaki bir Ermen'nin ve 1844 ylmda Bile cik'te slmiyeti kabul ettikten sonra mrted olan bir Rum'un cezalandrlmas zerine, stanbul'daki ngiliz elisi Lord Canning, Osmanl Devled'nin Avru pa'da kalmak stiyorsa rtidat edenlerin ldrlmesini ngren er' prensibin kaldrlmas gerektiini sylemid. Hriciye Nzn Sadk Rifat Paa da bu tek life, "Siyaset sahasnda Avrupa' nin nasihatlarm daima saygyla karlayacaz, fakat din konusunda serbestimizi muhafazaya kararlyz. Din, kanunlarmzn te meli, hkmetimizin dsturudur. Deil biz, padiah bile bu sahada en ufak dei iklik yapamaz. Vicdanmz szlatan tasarruflar engelleyeceimize dair size zel olarak sz vermek isteriz ve veririz; fakat hukukumuzun aksiyonlarndan bi rini laveden bir emirname isterseniz, iktidarmz kknden baltalam olursu nuz; halkmzdaki itaat hissini yok edersiniz; huzurunuzu istiyoruz derken mpa ratorlukta ayaklanmalarn kmasna yol aarsnz." mealinde cevap vermid. 1854 senesinde ngiltere bu yolda bir ferman karlmas iin hkmete baskla rn arttu-d. Zamann sadnzam li Paa, "Padiah, byle bir teklife boyun ee cek olursa, milletin ruhan lideri olmaktan ka?; hkmdarl da uzun srmez. Bundan sonra mrtedin cezalandrlmamas hususunda size diplomatik yolla vaadde bulunabiliriz; ama bunu yazl hukuk kaidesi hline getiremeyiz" demiti-^'s_ Bununla beraber bu tarihten soma da mrted olanlarm er' esaslara gre cezalandrld nadir vak'alara rastlanr.

D. AHISLAR ALEYHNE LENEN SULAR: CNAYETLER Cinayetler, cinyt fi' n-nefs (kati, ldrmek) veya cinyt fi' l-etraf (messir fiil, dvmek, yai'alamak) olmak zere iki sutan teekkl eder. Adam ldr me ve messir fiil sularnda faili cezalandnmak, devlet hakimiyetinin en m him tezahrdr ve Mslmanlarla gayrimslimlerin can emniyetinin korunma s bakmndan, o beldenin drlislm oluunun en esasl gstergesidir. 1. Adam ldrme (kat!) suu ldrene katil, lene maktul denir. Be trl kati suu vardr a. mden (taammden) kati (ldreceini) bilerek ve isteyerek (tehdid edilmeksizin) ldrmektir.
318 Edouard Engelhardt: Tanzimat, Trc. Ayda Dz, st. 1976, 88.

mden katlin ls, katilin maktul, bak, tabanca gibi ldrc bir eyle vurmasdm Atete, frnda, kaynar suda ldrmek mden kati olduu gibi; ensesine, kalbine ine sokup ldrmek, ar eyle derek ldrmek, iple ve boazm s karak bomak, topraa gmmek, yksek bir yerden aa atarak ldrmek, zor la zehir iirmek, dp lnceye kadar hapsetmek, ocuu gnee, soua bnakarak ldrmek de mameyn'e gre mden katidir; mam Eb Hanfe'ye gre ibh-i md (kast benzeri) kati sayln. Birisine zehir verse ve o da bilmeyerek iip lse, bir odada hapsedip alktan veya susuzluktan lse, suya atarak veya korkutarak lse, yntc veya zehirli hayvanlarm nne atarak lse, katile an ta'zr cezas verilin ibh-i md yoluyla, mesel boarak insan ldrmeyi det eden kimse kati edilir. mam Eb Hanfe taammdn tayininde ldrc alet ile ldrc darbeyi esas almakta; mameyn ise ldrme kastn kfi grmektedin Bir insan haksz olarak, mden ldren kimseye kaved lzm olun Kaved, faili ksas olarak ldrmek demektin Maktul veya maktuln vellerinden biri katih afvederse veya vel ile katil, muayyen bir mal veya para (diyet) ile uyuur larsa, kaved yapdmaz. Maktuln hi velsi olmayp dava almazsa, devlet mak tuln velsi yerine geen Maktuln kannn yerde kalmamas iin katil muhake me olunur ve gerekirse cezalandm. Devlet, katil ile diyet mukabilinde sulh ola bilir; fakat katili afvedemez. Ksas hakk, vrise intikal eden Ksasn ahs bir hak oluu, mden katide dava ama salhiyetinin, ayrca katil ile diyet kai-l uzlama veya katili affetme hakkmn ncehkle maktuln vrislerine ait oluu; kati suunda mrurzamanm ilememesi, hem ahs intikam duygularm yattrarak kan davalarnm nne gemekte; bylece sosyal barn teminini yardmc olmakta elverili bir usul gibi grlmektedin b. ibh-i md ile kati (Kast benzeri kati) Buna kasden ldrmee benzeyen kati de denin Bu, kati aletleri ile olma yan ldrmektin Kk ta, kk sopa ile dverek veya kuyuya, dadan, dam dan aa atarak lrmek byledin ibh-i md ile katide kaved lzm gelmez. Katile keffret yapmas ve kilesinin an diyet demesi lzm olun Ar diyet, yz deve (veya bin dinar altm) demektin kile, katilin baba, oul, erkek karde, erkek kardein olu, amca gibi asabe (kan) yoluyla yaknlardm kile, bu diye ti senede den ibh-i md ile ldrmek tekerrr ederse, katil ldrln c-Hataen kati Bu da iki trldr: aa) Katilin yanlmasdr: Bir adam, av veya dman sanarak, atp vur maktn bb) Merminin yanlmasdr: Bir hedefe, bir ava atlan merminin bir adama gitmesi veya hedeften adama sramas ile katidin Hataen katide, katihn kilesi-

nin diyet vermesi ve kadlin keffret yapmas lzm olur. d. Hata mecrasna cr kat! (Hata benzeri kati) Adam ldrmenin bu tr, hataya sebep olan ey ile vuku bulur. Yksek ten stne derek veya uyuyan kimsenin yuvarlanarak bir kimseyi ldrmesi gibi. Bunun cezas da keffret ve diyettir. Bindii atn insan ineyerek ldr mesi, motorlu vastalarn inemesi, elinden den odunun, srtndan dklen ykn bir adam ldrmesi de byledir. e. Tesebbben kati Baka niyede yaplan iin, lme sebep olmasdn. Mlk olmayan yere kazd kuyunun veya koyduu tan lme sebep olmas byledir. Burada klesinin diyet vermesi lzm olur; keffret lzm olmaz. lme sebep olan ii, me sel kuyuyu hkmedn izni ile veya kendi mlknde kazd ise veya maktul ku yu kazldn iittikten sonra dt ise, bir ey lzm gelmez. Zdd mbereten (dorudan) kati olup, kathn ilk drt eiti byledir. lk drt eit katide, katil, ldrd kimsenin mirasndan ve buna kyasen lehine yapt vasiyetten mahrum olur. Tesebbben katide, mirastan mahru miyet sz konusu deildir. Bu, Hanef mezhebinde byledir. mam Mlik'e g re yalnz taammden katil; afi'ye gre hepsi mirastan mahrumdur. 2. Messir fiil (Cerh ve kat'- uzv) suu Bir kimseyi dverek yaralamak veya bir uzvunu kesmek yahud almaz hle getirmek sutur. Burada ibh-i md yoktur; lmle neticelenmeyen yarala malar, hangi aletle yaplrsa yaplsm, mden saylr. Karl yaplabilen her cerhde (yaralamada) ksas lzm olur. El, ayak, burun, kulak, gz, di ve ba yaralar iin ksas yapr. Baka uzuvlarda ksas ya plmaz. Diyet denir. Yaralamalardaki diyete er; bunun dndaki messir fiille rin diyetine hkmet-i adi denir. Ksas gereken yaralamalarda, yaral, ksastan vazgeip, yaralayandan er isteyebilir. Ava att kurunun bir kimseyi yaralamasnda olduu gibi hataen cerh; hammaln srtndaki ykn derek birisini yaralamasnda olduu gibi hata hk mnde cerh ve umum yol zerinde kazd kuyuya den bir kimsenin yaralan masnda olduu gibi tesebbben cerh gibi mden olmayan yaralamalarda duru ma gre er veya hkmet-i adi denir. 3. Kaved Kaved, mden adam ldren fihn ksas olarak ldrlmesi veya birinin uzvunu mden kesenin ayn uzvunun kesilmesi demektir. Kaved, ldrmesi en

seri olan bir silh ile, mesel kl veya kurun ile yaplr. Ksasn meruluu Kur'an- kerm ve snnet-i nebev ile sabittir. Mahkeme ksasa karar verdikten sonra, katili, maktuln vehsi veya vekil ettii birisi ldrn Vellerin hepsi hazr olmadka, karil ldrlemez. Bylece vellerden birinin kalben rikkate gelip, katili afvedebilecei umulmutun Kati suu ile, maktuln, vrislerinin, cemiyetin ve AUah'n hakk olmak zere drt hak haieldai' edilmitin Kaved ve diyet, vrisin (velnin) hakkdn. Ve l afvedince, katil kavedden ve diyetten kurtulun Yaralmm (maktuln) afv da byledir. Kavede raz olmadka, katilin tvbesi kabul olmaz. Ksas yaplmakla, vellerin ve cemiyetin hakkmdan kurtulur. Maktuln hakk baki kain. Veller af vederse veya diyete raz olursa, hkmet katile ta'zr cezas verebilin nki katide cemiyetin de hakk ihll edilmitin Tvbe etmekle veya mden kati dmdakilerde keffret yapmakla da Allah'm hakk yerine getirilmi olun a. Ksas icras iin gereken artlar aa. Katile it artlar Katil, kil, bali, mteammid (kastl) ve muhtar (tehdid edilmemi) olmaldm ocuk ve delinin mden ldrmesi, hataen ldrme kabul edilin kile si veya kendisi diyet verin krah durumunda, mkrihe (zorlayana) ksas tatbik olunun Meru mdafaa hlinde, yani bir kimse kendisini ldrmek zere teeb bs eden kimseyi ne ekilde olursa olsun ldrrse ksas ve diyet gerekmez. bb. Maktule ait artlar Maktul, katilin ocuu veya torunu olmamaldm ocuunu veya torunu nu ldrene kaved lzm olmaz; katilin malmdan diyet verilin Maktuln vrisleri arasmda, katilin ocuu veya torunu bulunmamaldn. nki bu takdirde katil, maktuln ksas hakkna sahip sayln. Maktul, katilin klesi olmamaldm nki klenin velsi efendidin Bir kimsenin kendisi aleyhine ksas ve diyet talebinde bulunmas mmkn deildh:. Maktul, msum'd-dem (can hukuken korunmu) olmaldn. Kan haram olmayan kimseyi, mesel babasn mden ldren kimseyi mahkeme karan ol makszn ldren kimse bunu isbat ederse ksastan kurtulun Maamafih bu ayn bir sutur ve ta'zr cezas verilin cc. Kat fiiline ait artlar Kati, mbereten (dorudan) yaplm olmahdm Bir kimsenin aleyhinde ahitlik edip de ksasen ldrlmesine sebebiyet verenler, ancak diyet deren ldrlrken maktuln elini ayam tutanlara veya katile maktuln yerini gs terenlere ksas gerekmez; ta'zr olunurlar. Maktuln velsinin (vrisinin) malum olmas ve mahkemeden ksas talep

etmesi lzmdr. Maktuln velsi yoksa, hkmdar vel saylr. Mahkeme ksasa karar vermeden ksas infaz edilemez. Ksas hkmn veren hkim, cezay da in faz edecekdr. Eer hkim infazdan evvel lr veya azlolunursa, ksas der. Ye ni hkimin tekrai' ksas karar vermesi gerekir. b. Ksas dren haller 1- Katilin lmesi, delirmesi, kesilecek uzvunun semav (kiinin elinde ol mayan) bir sebeple helak olmas durumunda ksas der. Cinnet, bir de, kesilecek uzvun hrszlk gibi semav olmayan sebeple kesilmesi durumunda diyet denir. 2- Katilin maktuln ksas hakkma tevars etmesi de ksas skat eder. Me sel babasnn amcasn ldrmken, babasnn lmyle maktuln ksas hak kn tevars etmi olur. 3- Maktuln, yaralnn veya vellerden birinin kadli afvetmesi veya mal (diyet) vermekte anlamas ile de ksas sakt olur. 4- Vellerden birinin sulh veya afvetmesi durumunda, ksas der. Dier vrisler, diyetten hisselerine deni, seneye kadar, kadiden alrlar. 4. Ksas gerekmeyip, diyet verilen haller a. Madurun rzas Bir kimseye, "beni ldr!" dese, o da metal aletlerle ldrse, diyet deme si lzm olur. Bu ayr bir ta'zr suudur. b. Vazifenin ifs Hkimin karar ile bir uzvu ksas edilen kimse, bu yaradan lrse, bir ey lzm gelmez. Hkmetin emriyle idam cezasn infaz eden cellada da bir ey l zm gelmez. Hacamat, snnet, kan almak, ine yapmak ehliyed olanlarn, tabi bin ve baytarn ldrmesi ile de bir ey lzm olmaz. Tabib, hassas ameliyatlar, izin ile ve fenne uygun olarak yapm ise, hastann lmesi hlinde bir ey lzm gelmez. zinsiz veya yanh yapm ise ksas lzm olur. Osmanl er'iyye sicil lerinde hastalarn kendi rzasyla amehyat olduu ve bu ameliyat neticesinde lrse doktordan bir ey talep edilmemesi hususunda beyann hvi hccetlere rastlanr. c. Hakkn icras Annenin, babann, vasnin ve bunlarn izni ile hocanm, ocuu, terbiye ve retmek iin hafife dmesi caizdir. Bundan dolay bir ey lzm gelmez. An cak dmenin mikdar, iddeti ve yeri, det hricinde olup ocuk zarar grrse, diyet lzm gelir. Bakmakla mkellef olduu kk ocuu, mesel bir odada yalnz brakp, ocuk bir sebeple lse, diyet gerekir.

d. Spor msabakalar Spor msabakalarnda, mesel grete, rakibini yaralamakszm dvmekle veya vurmakla ldren kimse diyet der. e. Duvar altnda kalma Esasl yaplm bir duvarn ykarak lme sebebiyet vermesi {cinyet' lhi) hlinde, duvar sahibine bir ey lzm gelmez. Ancak duvar mil-i inhidam (yklmaya yz tutmu) halde yaplm ise veya sonradan bu hle geldiini du var sahibi bihyor veya tekaddm olunmu (kendisine ikazda bulunulmu) ise, di yet demesi gerekir. Tad yk veya zerindeki eya bir bakasnn zerine derek lme sebebiyet verse, diyet lzm gelir. f. Hayvanlarn cinayetleri Hayvanlarn sebebiyet verdii lm hdiselerine cinyet' l-behim denir. Sahibinin kast veya ihmali ohnadka, bir ey gerekmez. Bir hayvan zerinde binicisi olduu halde birismi n ayayla teperek veya arparak ldrrse, bini cisine diyet lzm gelir. Bir hayvan rkterek birisinin lmne sebep olan kim se diyet der. Bir kimse umum yerlerde babo braklmas det olmayan k pek gibi bir hayvan babo bnakp o da bir kiiyi ldrrse, veya hayvan bir kimsenin zerine sevkeder de o kii lrse, hayvan sahibine diyet lzm gelir. Mer'ada veya sahibinin mlknde otlayan bir hayvann arparak veya baka bir ekilde ldrd kimse iin bh ey lzm gelmez. pinden boanarak birisini telef eden hayvan iin de diyet gerekmez. g. inin cinayeti Bir kimsenin ahtrd ii, i yaparken iverenin kabahati olmakszn lse, ksas ve diyet gerekmez. Mesel at tamir eden dlger atdan dp lse i salibi, bir yere haberci gnderdii hizmetkr ekya tarafndan ldrlse efen di mesul tutulamaz. 5, Cinayetlerde Tedahl Bir ahsm k ettii ayr ayr cinayetlere cinyet-i mnferide denir ve sabit olduu zaman her birisi iin ayr ceza verilir. Mesel ayr ayn iki kiiyi hataen l drse ayr ayr diyet verir. Bir fiil ile iki kati ilemi olsa, mesel birisine mden att kurun, soma da bir bakasna isabet etse, cinyet-i mctemia denir ve bi rinci sutan ksas olunur; kincisi iin diyet denir. ki veya daha fazla kii birisi ni beraberce mden kati etseler, buna cinyet-i mtereke denir ve her ikis de k sas olunur. Bir ahs veya baka baka ahslarn bir kii zerinde icra ettikleri ay r cinayetlere cinyet-i mteaddide denir. Bunlarn her birisi ayr cezalandrlr.

6. Diyet Diyet, duruma gre katilin veya kilesinin maktuln vrislerine verecei para cezasdm Er ve hkmet-i adi ise, lmden baka cinayetlerin para ceza sdm mden (taammden) katide, maktuln velleri ksas istemeyip, herhangi meblda bir mal veya para zerinde sulh olup, uyuabilin Bu diyeti katil, pein veya anlamalarma gre veresiye olarak den Maktuln vrisleri arasmda kk ocuk veya deli varsa, vassi, tam diyetten noksanma sulh olamaz. ibh-i md ile (kast benzeri) ldrmenin cezas ar diyet olup, yz devedin Hataen kati ve dierlerinde diyet, yine yz deve olup, bunlarm vasf kast benzeri cinyettekinden daha hafiftin Bin dinar altn veya onbin dirhem gm verilebilir diyen limler vardn Bir dinan bir miskal (4,8 gr) baslm altm idi. Din ayrl, akl hastal, ocukluk, diyette fark dourmaz. Hayat bakmndan erkek ile kadm arasnda bir fark gzetilmedii iin her ikisinin mden katlinde ksas icab etmekle beraber; ml zararlar bakmmdan ikisi ai"asnda fark gzetilmiti. slm cemiyetinde erkekler vatan mdafaas ve aile efradndan kadnlarn maietini karlamak ile mkellef klnd iin, erkein diyeti, kadmm diyetinin iki misli idi. Osmanl Devleti'nde diyet, gm para ile denmekte olup, bir tam diyet, 1166 1/3 mecidiyye (23336 kuru, 12 para, 1 pul) idi ki beheri 7.2 gr olan 233 2/3 Osmanh altn ederdi. Klelerin diyeti, kymetleri kadar olup, her halde hrlerden fazla olamazd. Bunlarda erkek klenin diyeti, cariyenin diyetinin iki mish idi. 7. Keffret ibh-i md, hataen ve hata mecrsmda kati sulan ilendii zaman, diyet ten baka, kadlin keffret de vermesi gerekn-, Keffret, m'min bir kle azat et mektin Bunu yapamayan, oru keffretinde olduu gibi, iki ay aalksz oru tutar. 8. Er nsann bir uzvunu veya gzelhini gideren cinayetlerin diyetleri de yuka rdaki kati diyetleridin Baz uzuvlarm tam, bazlarnn yarm, bazlannm deiik mikdarda diyetleri vardr ve bunlar fkh kitaplannda saylmtn 9. Hkmet-i adi Her uzvun er mikdar fkh kitaplannda tefen-uatl tesbit olunmutun Bu na er-i mukadder denin Er olaak tayin olunamayan zararlarda, mesel yarala madan dolay bir rz ve ayp kalmsa, ehl-i vukufa (bihrkiiye) mracaat olu nun Mesel yaralanan kimse kle farzedihr; salkl haliyle mevcut hli arasn-

daki kymet kayb, aynca iyileinceye kadarki nafaka ve tedavi masraflar ile elemden dolay urad manev zararlar kendisine diyet olarak denin Buna er-i gayrmukadcler veya hkmet-i adi denin Yaradan bir eser kalmamsa, bu takdirde de yaralnn ektii aclarn karl olarak hkmet-i elem adyla bir manev tazminat denin Bu mam Eb Yusuf'a gredin mam Muhammed'e g re bu durumda yalmzca tedavi masraf denin 10, G u r r e Hamile kadma vurarak veya ila ile ocuunu drenin kilesi veya ki lesi yoksa kendisi tam diyetin yirmide birini bir sene iinde verir. ocuk diri d p sonra lrse, tam diyet verir. Buna gure denin Gurre beyz dirhem gm tn Drlen ocuun zlan henz beUi deilse, gurre gerekmezse de, fail ta'zr olunun Kocasndan izinsiz olarak ocuunu dren veya aldran kadnn kilesi veya kilesi yoksa kendisi ocuun velsine (mesel babaya) gurre der. ocuk doduktan sonra lrse tam diyet denin 11. kile kile, aralarmda yardmlama ve dayanma bulunan, birbirlerinin hare ketlerini murakabe etmesi ve yekdieriyle alkadar olmas gereken insanlar topluluudun Bu mkellefiyet sebebiyle, birbirlerinin mden kati dnda iledikle ri cinayetlerin diyetini derlen Bu, Hazret-i Peygamber ve rid halfeleri tara fmdan tatbik olunmu bir usuldn kile, ncelikle katilin ayn divan defterinde kayd bulunup maa ald cihat arkadalar, yardmclar demektin Byle yardmcdar olmayan katihn kilesi, yardmcs olan kabilesi ve sonra asabe (kan yoluyla) akrabasdn. Kylleri, ehirlileri, kabilesi demektin Katilin diyeti bu yardmclara taksim edilir ve senede almn. senede, bir kimseden, dt dhhem gmten fazla aimamaz. Kadn, ocuk ve deh, kleye katlmaz. Katilin kendisi, demede kleye dhildin Mslman ile gayrimslim, birbirine kile ol maz. Mslman bir katihn kilesi yoksa, diyetini, azadh kle veya muvlt ak di yapm birisi ise mevls verin Mevls da yok ise, lakt veya drlharbde Mslman olup drlislm hicret etmi kii gibi kilesi yoksa, diyetini beytl ml verin Beytlml da yoksa, kendisi senede den klenin en az mikdar yediyz kiidin Bundan az ise, sonraki kde grubu da iin iine giren Drlharbde, drlislm vatanda bir Mslman ldren Mslman, di yetini senede kendi malndan den nki drlharbde kile olmaz. Acemin, yani Arap olmayanlann kilesi olmaz. Nitekim sonraki slm hukukular, artk divanlarm bozulup ve airetlerin daldm, muntazam beytlmlin ortadan kalktm nazaa alarak, diyetin bizzat cani tarafndan denmesi lzumuna kil olmu; Osmanhlai'da da bu usul cereyan etmitin

12. Kasme Kasme, bir yerde faili mechu bir cesed bulunmusa, velsinin dava ap talep etmesi zerine, oradan ses iitilecek kadar uzaktaki belde sakinlerinden maktuln velsinin setii elli kiinin, bu kimseyi ldrmedikleri ve ldreni de bilmedikleri hususunda yemin etmeleri ve ayrca bu ehir halknn mkellef er keklerinin diyet demeleridir. Sakinler elli kiiden az ise, say elliye tamamlann caya kadar tekrar yemin ettirilir. Yeminden kanan, yemin veya ikrai' edene ka dar hapsedilir. Byle iki belde varsa, ikisine de kasme tatbik olunur. Maktulde ldrlme emaresi yoksa, kendi kendine lm saylr ve kasme gerekmez-*'^. er' hukuk, gerek kasme ve gerekse kile usul ile, su ilenmesini n lemek iin kolektif mesuliyet esasn gedrmitir. ehr halknn kasme ve diyet le mkellef tutulmasnn sebebi, maktuln bulunduu yerde, ldrlmezden n ce, hayatn korumadaki eksiklikleri ve caninin saldusna kar ona yadm ve himayede bulunmamalardm Nitekim, hataen ldrmede klenin diyetle y kml tutulmasmm sebebi de budur. Eer l, ehir veya kyden ses iitilmeye cek kadar uzakta veya hapishane, byk mescid gibi yerlerde bulunmusa ve ka tili de belli olmazsa, diyedni beytlml verir. Kasme, Tevrat'ta gedi gibi (Tesniye 21/1-9), Chihye devrinde Ara bistan'da da tatbik olunurdu. Hazret-i Peygamber'in snneti ile de sabittir. Baz slm hukukular kasmenin meruluunu sriloullar arasnda geen mehur bakara (inek) hikyesinin anlatld Kur'an yetine (Bekara: 67-73) dayandrr-^20.

13. Kat suuna ta'zr cezas mden cinayetlerde maktul veya velsi tarafndan afvedilen; yahud her eit kadde diyet deyen kadle, hkmet ta'zr cezas verebilir. Bu ceza kati bi le olabilir. Osmanllarda, mden kati suu ileyen bir kimse hakknda maktuln yaknlarmn mahkemede dava amas gerekirdi. Eer bunlar ikyeti olup dava amazsa, bu takdirde mahkeme kendiliinden katili muhakeme edip cezaland rabilir ve gerekli grrse idam edebilirdi. Tanzimat'tan sonra kd mahkemeleri yannda nizmiyye mahkemeleri kurulmutu. Kati sularmda, maktuln velsi nin bulumnamas veya velnin er'iyye mahkemesinde dava amamas hhnde, davaya nizmiyye mahkemesi bakar ve gerekli grrse idam cezas verebilirdi. Nitekim velsi olmayanm velsi hkmdardm Maktuln velleri, er'iyye mah319 1293/1876 tarihli "Karili malum olmayan mahalle ahlisine tarh edilecek kasme ve diye! hakknda irade- seniyye ile mivesi'ah Mecelle Cemiyeti'nin mzekkeresi". Dstr, I/4/3S3, tab'- evvel; 1/4/363, tab'-! sn. 320 Eb Bekr bn'l-Arab: A h k m ' l - K u r ' a n , Tahkik: Ali Muhammed el-Becv, Kahire 1376/1957.1/24.

kemesinde alisi lak davas amsa, nizmiyye malkemesi davay burada h km verilene kadar bekletir; zanl er'iyye mahkemesinde beraat etmise veya maktuln velsi tarafndan katil affedilmi veya diyetle sulh olunmusa, niz miyye mahkemesi davay bir de kendisi bakp gerekirse (ta'zren) idam cezas bile verebilirdi. Buna nizmen veya kanunen idam; er'iyye mahkemesi karary la idama ise er'an veya kssen idam denirdi. Nizmen verilen cezalar, ayn su a verilen er' cezalan ortadan kaldnmazd. Mesel er'iyye mahkemesi hata en katide diyet cezas vermise, nizmiyye mahkemesi krek, srgn, hapis ve ya baka bir ceza verebilir; her iki ceza da ayn ayr infaz olunurdu. 1293/1876 tarihinde er'an diyetle mahkm olup da kanunen idam olunan katilin mahkm olduu diyetin terikesinden istifas hakkmda irade- seniyye nerolunarak, kas den adam ldrp de ksas ounmayarak diyete mahkm olan katilin, ceza kanu nu mucibince idam edilmesi durumunda, szkonusu diyetin terikesinden den mesi; terikesi kfi gelmedii takdirde kalan ksmm dmesi hususu eyhhslmIktan sorularak hkme balanmtaki.

E. TA'ZR SULARI Ta'zn azarlamak, edeblendirmek demektin Ta'zr su ve cezalan ksmdn. 1- slm hukuku nasslarmda (Kur'an ve smette) bir ksm sula- sayl m ve cezala- da bildirilmitin Bunlar hadd sular ve cinayetlerdin Kalpazan lk, rvet, hakaret, ihtik- (karaborsaclk) gibi baz sular sadece saylm, an cak bunlara ceza tayin edilmemitin Hkmdara ve naibi olan kadya, bu sular iin mnasip bir ceza tayin etme salhiyeti tannmtn Buna ta'zr denin Fkh kitaplarnda ta'zre konu olan baz sular saylmtr: mesel hr insanlar esir diye satmak; hakaret ve smek; ddeti bitmeden evlenmek; kar cinsin khnda gezmek; sihir yapmak; iki satmak ve almak; Ramazan aynda alenen nakz- siyam etmek (oru yemek) byledin ' 2- Kaynaklarda hi bahsedilmemi olsa dahi, hkmdar, zamamn ihtiya larm nazara alarak ve umumun menfaatini gzeterek, yeni su ve cezalar ihdas edebilin Bunu yaparken er' hukukun prensiplerini ihll etmemek ve maslahat prensibini gzetmek arttn. Halka iln edilen bu sular da ta'zr su ve cezalardn. 3- Bir de hadd ve cinayet sularmda ceza verilebilmesi iin gereken un surlar gereklemeyip hadd ve cinayet suu teekkl etmedii zaman, mevcut fi ilin cezasz kalmamas iin, umumiyetle normal cezanm altmda bir ceza veril mesi mmkndn Bu da ta'zr cezasdm Mesel hrsz, girdii evden mah top321 Dstr: 1/4/392, lab'- sn, s. 372.

iayp, dai'iya karmadan yakalandnda, hadd suu olan sirkat teekkl etme mitir. Burada hrsza ta'zr cezas verilir. Bylece slm ceza hukukunda ok geni bir sahanm tanzimi, hkmdara ve vekili olan kadlara braklmtr. Dolaysyla bu saha beer karakterlidir. Os manh kanunnmeleri ile gethilen ceza hkmleri ta'zr su ve cezalardr. Bu se beple Osmanl ceza hukukunun ok geni bir ksm, er' deil, beer orijinlidir. Ta'zr cezalar eididir. Tenbih, ta; tekdir (azarlama), tehir, darp (dmek), hapis, nefy (srgn) ve ldrmee kadar gider. Sua ve ahsa uygun olan ceza verdir. limlere, yksek memurlara ihtar etmek yetih. Bazlarna, mahke meye arp tekdir etmek yetiir. Kaba kimseler dayak ve hapis ile ta'zi' olunur. Sahte doktorlar hapsedilir. Ta'zr, memleketten nefy ederek, srerek ve evini y karak da olur. Halka eziyet edenler, zinay det eden bekrlar nefyolunur, sr lr. Ta'zr, kati etmekle de olur. Mesel bycler, hrszh, kast benzeri adam ldrmeyi, adam karmay det hline getirenler ldrlebilir. Buna ta'zr bi'Ikatl veya siyaseten kati de denir. er' hukuk, mesel, hrszlk, gasp ve adam l drmeyi det haline gedrenler, halktan kanunsuz vergi ve hara toplayanlar, li vta yapanlar, sapkn grleri propaganda edenler ve hkmete kar ayakla nanlarn ldrlebileceini syler. Mal ve para cezas ile ta'zr olur diyen hukuk ular vardm Ta'zrin cinsini ve cezasmm mikdarn hkim takdir eder. Her Mslman, su ve gnh ilemekte olan kimseye ikaz ettii halde fiihnden vazgemezse, artlarna uyarak ve fitne karmadan, ta'zr yapabihr. Bu na emr-i bi' l-ma'rufve nehy-i ani' l-mnker denir. Suu ve gnh iledikten son ra ise, ancak hkim ta'zr yapabilir. nki Hazret-i Peygamber, "Sizden biriniz ktii bir ey grdnde eli ile, buna gc yetmezse dili ile nlesin. Bu da mmkn olmazsa kalbiyle buzetsin!" hadsiyle Mslmanlara emr-i ma'ruf ve nehy-i mnker (iyilikleri emretmek, ktlklerden sakmdrmak) vazifesi yklemidr-''22. Su ilendikten sonra ancak hkmet adamlar ceza verebilir. slm hu kukular, bu vazifeyi el ile yapmamn, hkmet adamlarna, dil ile yapmann, din adamlarna, kalb ile yapmanm da her Mslmana farz olduunu syler. El ile yapmaya ihtisab (hisbet); dil ile yapmaa va'z (nasihat) denir. Din adamlar ve halkm artlarma uyarak hisbet yapmas vazife deildir, caizdir. Ta'zrin ounda, hukukullah (amme hakk) ve kul (ahs) hakk beraber bulunur. ahs hakk bulunan ta'zr suunu, hkim afvedemez; ancak madur afvedebilir. Byle sularda mrurzaman da ilemedii gibi, mcerred (yalnz) tvbe ile de sakt olmaz. ahs hakkn ihll eden birden ok ta'zr suu, hadd sular gibi tedahl etmez; itima olunur; yani her birisi iin ayr ceza verihr.

322 Buhr: Melhim 17, (4340); Mslim: man 78 (49); Eb Dvud: Saltu'l-Iydeyn 248 (140); Tirmiz: Fiten 11 (2173); Nes: 17 (8, 111); bn Mce: Fiten 20, (4013)

Altnc Ksm ADLYE ve M U H A K E M E USULLER

I. ADLYE TEKLATI Osmanl Devleti'nde, asker, idar ve sivil her trl dvalara, devletin en yksek dereceh hkimleri olan kazaskerler ile onlarm altnda alan kadlar s lm hukukuna gre bakard. Bu bakmdan Osmanl adliyesi, slm adhye teki latnn b n numunesi idi. slm adliye te.kilatmn temelleri, Hazret-i Peygamber zamanmda atmtn. slmiyetin geliiyle, ferd ve kabilelerin ihkk- hak, yani haklarn ken dilerinin korumalar usul kaldrlp, bu salhiyet, merkez bir otoriteye, yani devlet reisine verildi. lk zamanlar davas olan, devlet reisi sfatyla Hazret-i Peygamber'e mracaat ederdi. Ancak Hazret-i Peygamber'in, davalara bakmak zere eshbmdan kadlar tayin edip, temyiz fonksiyonunu elinde tuttuu da ol mutun Hazret-i Peygamber'den sonra Hulef-i ridn de bu yolda hareket etmi tin Hazret-i mer zamanmda, vilyetlere validen baka ve dorudan merkeze bal kadlar tayin edilerek idare ve adliye birbirinden ayrlmtn Hazret-i mer'in Basra kads Eb Musa el-E'ar'ye gnderdii tahmatnme slm usul hukukunun esaslarm ihtiva eden ok mhim ve tarih bir vesikadn. slm hk metleri, kadlara mdahalede bulunmamay iar edinmitir. sl^m lkesinin b ymesi zerine, Abbas halfesi Harun er-Red zamanmda, adliye ile megul ol mak zere kdylkudtlk makam kurulmu; basma da mam Eb Hanfe'nin gzde talebesi mam Eb Yusuf getirilmitir. Gnmzdeki adalet bakanl ile temyiz mahkemesi ve yksek idare mahkemesi bakanlklar gibi grevlere kar lk gelen bu makam kadlar tayin ve kontrol etmeye; bylece halfenin yarg yetkisini onun adma kullanmaya balad. Bu usul, Abbasilerden sonraki btn slm devletlerinde de devam etti. slm devletlerinde kdmm idare ettii mahkemelerden baka, dorudan veya ksmen adaleti temin ile vazifeli tekilatlar da vard: 1- Mezlim mahkeme-

leri: Mevki ve nfuz sahibi kimselerin, hukuka aykr hareketlerine mni olmak maksadyla kurulmutu. Banda halfe, vezir, emr veya valiler bulunur. Ancak pratikte davalara kadlar bakard. Bugnki idare ve bir bakma ceza mahkemele rinin muadilidir. Daha serbest bir usule tbidir. 2-KdyT-cnd (Ordu kads): Seferde ve hazerde, ordu mensuplarnn davalarna bakard. Bugnki asker mahkemelerin yerini tutmaktadr. 3- urta (Polis): Bulunduklar yerde asayiin temininden baka; sulularn mahkeme huzuruna getirilmeleri; verilen kararlarn da icra ve nfaz edilmesi ile mkellef idi. 4-Muhtesib: Din ve hukuk vazifele rin yerine getirilmesini temin etmek; ar ve pazarn teftii gibi belediye hiz metleri ile megul olurdu. Byk Seluklu ve Anadolu Seluklu devletleri ile lhanllarda, Eyyblerde, Memlklerde hep Abbas adliyesi model alnmtr. Hulef-i ridn dev rinden sonra slm devletleri arasnda mstesna bir yeri olan Osmanl Devleti de, Selukluhudan devrald Abbas adliye modelini inkiaf etdrerek srdrmtr. Osmanh Devleti, adhye tekilatnn salam temellere oturmasn ve adaletin tat bikine azam ehemmiyet vermilerdir. Bylece adalet, Osmanl Devleti'nin asr larca ayakta tutan mhim bir esas olarak grlmtr. Adalet hissinin zayflama s da, devledn knn hem sebebi ve hem de neticesi olmutur. Padiahlar bi le, hukukun nnde boyun emilerdir. Nitekim seferden dnerken, askerinin, ekinlerini inediklerinden yakman kylye, Kanun Sultan Sleyman; "Peki bi zi kime ikyet edersin?" diye latife edince, kyl; "Seni kanuna ikyet ederiz, kanuna!" demi; padiah da bu cevaptan ok memnun olmutu. Nitekim bu pa diaha Kanun unvan da kanun yapclndan deil, kanunlara Utizlikle riaye tinden dolay taklmt. Yoksa kanun yapan tek padiah kendisi deildi. Osman llarda adalete verilen bu ehemmiyet, yakn lkelerdeki halk arasnda kendileri ne byk bir idba- kazandrm, hatta Hrisdyan Balkan halklar, kendilerine hsn kabul gstermitir.

A. KDI MAHKEMELER ( H K M ER') Monai'ilerin hepsinde olduu gibi, slm hukukunda kiiler arasndaki hukuk ihtilaflar halletme salhiyeti hkmdara verilmitir. Hkmdar bu sal hiyetini hkimler tayin ederek kullanr. Bunlara kd denir. Kadlar, hkmdarn vekili, naibidir. Tatbikatta hkmdar kdy'l-kudt ismiyle bir bakd nasbeder; bu da dier kadlar tayin ederdi. Abbsierdeki kdy'l-kudtm yerini En dls Emevlerinde kdyu l-cema'a, Seluklularda kdi-!eker, Osmanllarda kd-asker (kazasker) almtr. Padiah Divan mesbesindeki Divan- Hmyun mensubu olan kazasker, ilk devirlerde btn ilmiye snfnn ba idi. Zamanla bu mevkiini eyhlislm lehine olarak kaybetmitir.

1. Kadlarn Tayini Hkim tayin etmek, devlet otoritesinin varlmm asl sembol olduu iin, Osmanl Devleti'nin, Osman Gzi'nin, zamamn mehur hmlerinden Dur sun Fakih'i Karacahisai''a kd tayin etmesiyle kurulduu kabul edilir. lk za manlarda en byk kdhk znik ve sonra Bursa kadl olup, fethedilen yerler de de ikinci ve nc derecelerde kadlklar ihdas olunmutu. Kadlarla idare edilen mahallere slm tarihindeki gelenee uyularak kaz denilmi ve bu isim gnmze kadar gelmitin Kd, idar ve hukuk btn hkmlerin yrtcs demek olup, ayn zamanda hkmetin emirlerini de yerine getiren bir makamd. Kadlara hkimii'-er' ve daha sonra ksaca hkim de denilmitin Kdmn h km verdii yere meclis-i er' (eriat meclisi) denirdi. Mahkeme kelimesi, Arap a hkm verilen yer mnsna geliyorsa da, yaygm kullanl daha ziyade Os manllarn son zamanlarna tesadf eden Kadlarn btn vazifeleri mnhasnan muhakeme olmadndan, muhakeme iin mrfaa- er' tbiri kullanlnd. Kd olabilmek iin ncelikle yksek din ilimler ile devrin modern fen bilgilerinin okutulduu medreselerin yksek ksmndan mezun olmak art var d. Bunun yanmda, asgar olarak ahitlik yapabilecek vasflar tamas gerekin Nitekim Mecelle'de "Hkimin evsf beynmdadr" bal altnda, "Hkim, ba km (hikmet sahibi), fehm (anlayl), mtekim (doru yolda), emn, mekn (oturakl), metn (salam); mesil-i fkhiyyeye ve usul-i muhakemeye vkf (hu kuk ve usul kaidelerini bilen) ve devi-yi vakay onlara tatbikan fasi ve hasma (davay bunlara gre zebilecek); ayrca temyiz-i tmme muktedir (tam ehliyet li) olmaldr" diyor (m. 1792-1794). 1- Kd, kil, bali ve hr olmaldr. ocuun, delinin ve klenin kadl muteber deildin 2- Kd, ancak Mslmanlardan olabilin Gayrimslimler, Mslmanlar zerine kd olamaz. Ancak Hanef mezhebinde gayrimslimlerin (zimm) ken dilerine hkim olarak tayin edilmeleri mmkndn Nitekim Osmanh Devle ti'nde Tanzimat'tan soma nizmiyye mahkemelerinde gayrimslimler z olarak bulunmaktayd. 3- Kd, erkek olmaldn. Kadnlar, Hanef mezhebine gre ancak hadd ve ksas trnden ceza davalar dnda ml haklara dair hususlarda hkimlik yapabilirlen 4- Kd, dil olmaldn. dil, hasenat (iyilikleri) seyyitma (ktlkleri ne) galip kimse demektin Zdd fsktn Ancak Hanef mezhebine gre fsm hkim olarak tayini muteberdin nki kendisi fsk da olsa, hukuka uygun hk metmek mecburiyetindedir. Aksi takdirde hkm bozulup, kendi de azlolunurdu.

5- Kd'nn gz, kulak gibi his uzuvlarnn salam ohnas lzmdr. Kad nn hkmettii kimselerin konutuu lisan bilmesi elbette aranan bir keyfiyetr, ancak art deildir. Tercman vastasyla taraflar ve ahitleri dinlemek mm kndr. Kadnn mahall rfleri nazara almas mecburiyed, beraberinde mahall hsanlar da bilmeyi gerekdrir. Osmanl kadlar ncelikle Trke ve Arapadan baka, ou zaman vazife yaptklar mahallin lisann da bilirdi. 6- Kdnm, ilim sahibi olmas aranr. Kadlar, medrese tahsili grp icazet (diploma) alarak kazasker konan da mlzemet (staj) defterine ismini kaydettirenlerden (staj grenlerden) tayin edilirlerdi. Medreseden kp kazasker divanna mlzemet edenler, mderris ol mak istemeyip kddk etmek isterlerse, dorudan doruya kaz kdklarna ta yin edildikleri gibi; bir mddet mderrislik edip soma kd olmak isteyenler de mderrisliklerinin derecesine gre kaz, sancak ve eyalederden birinin kads olurlard. Rumeli ve Anadolu kazaskerleri balangtan 150 akelik kadlklara ka dar olan terfileri, bizzat; bundan yukarsm ise sadrzam vastasyla padiaha arzederlerdi. XVI. asrdan sonra eyhlislmlk, bir takm st rtbeli kadlar tayin etme salliyetini kazanm; XVII. asrdan sonra ise kazaskerlerin tayininde de rol oynamaya balamtr. Bir yere tayin edilen kadya hukuk kararlar icraya (uygulamaya) mezun olduuna dair padiahm turasn tayan bir berat verilir ve ayn zamanda ba l olduu kazaskerden de mhrl bir mektup alarak vazifesine giderdi. Kad dan, berat harc olarak da bir mikdai- vergi hazne ve kazasker nmna tahsil olu nurdu. Bazen bu mikdar kdmn ilk aylma kadar kmakta ve baz melhflerde kadlklarn satld zannm uyandrmtr. O zamanlar Avrupa'da hkimlik ve yksek rtbeli memuriyetler, en yksek paray verene ihale edilirdi. 2. Kadlarn Salhiyet Sahas Osmanh lkesi kaz adm tayan yarg evrelerine taksim edilmid. Bu kaz mahalleri, muhtemel maikeme harc hsdatma gre derecelendirilmiti. Kaz, sancak ve eyalet (vilyet) olmak zere her idar merkezde kd bulunur du. Kdarm rtbe derecelendirilmesi de aa yukar vazife yaptklar yerin ehemmiyetine gre olurdu. Bunlarn her birine medreselerin yksek smflarndan mezun olmu stn ahlk ve ilm ehhyet sahibi kimselerden iki seneliine (sonralar 20 aylma) kdar tayin edilirdi. Mevleviyet denilen st rtbedekilerde bu mddet bir sene idi. (Gnmzde noterlikte olduu gibi) srada bekle yen herkesin vazifeye tayin edilebilmesi ve kadlarn gittikleri yerlerde halkla iti-dl olmalarna yol amamak gibi maksatlarla tesbit edilen bu bir veya iki yl lk mddet sonunda kadlar merkeze dnerek, kazasker konana devam eder ve

yeni bir vazifeye tayin olunmalarm beklerdi. Bu bekleme mddetinde de med reselerde mderrislik yaparak nazai' bilgilerini gelitirebilirlerdi. Osmanl kadlar, dier ilmiye mensuplarmda olduu gibi Mslman halktan, ekseriya Trk meneli idi. ou ilmiye ailelerinden geliyordu. Fatih ka nunnmesinde, eyhhslm ve kazasker ocuklarna doumlanndan itibaren ulufe verilerek babalarnn yolunda yrmeye tevik edilmesi ngrlmt. Ni tekim aml hukuku bn bidn, ulemann "imamlk, mezzinlik, hatiblik ve mderrislik gibi vazifede bulunan bir hm ldnde, ocuklar kk olsa bi le, babalarnn vazifesinin ocuklarna hki kmmas Hicaz, Msr ve Anado lu'da, gzel bir dettin Bunda hmlerin haleflerini, geride braktklar ocuklar n ilimle megul olmaya tevik vardr" szlerini naklediyor ve eer bu ocukla rn bu ie ehil olmadklar anlalrsa bu vazifeden azledilmeleri gerektiini sylyon Osmanllarda beik ulemal denilen ve talebe bursu mahiyetindeki bu husus, rf ve det gerei benimsenmitir^ss. Kadlar, tayin edildikleri kaz evresinde ikamet edenlerin davalarma ba kabilir; bunun haricindeki yerlerde hkmedemezlerdi. Davac ve daval ayr yer lerde oturuyorsa, davalmn oturduu kaz mahkemesinde dava alabilirdi. Ba ka bir kaz evresinde bulunan akar (gayrimenkul) davalarnda, davalnn otur duu yer kads salhiyeth idi. Ceza davalarmda umumiyetle suun ilendii yer kads salhiyeth olmakla beraber, padiah bu davaya baka bir mahkemede baklmasm da emredebihrdi. Bir kd, muayyen bir beldede hkmetmek zere va zifelendirildikten soma; baka bir beldede hkmedemez. Ancak hkmdar baz hallerde husus olarak kady baka bir beldede de hkmetmekle vazifelendirebihn Osmanllarda buna mvell denirdi, davaya bakmakla asl vazifeli mahall kadya, toprak kads denir. Taraflar hangi dinden olursa olsun, prensip itibariyle kadlar vazifelidin Ancak zimmler, ahvl-i ahsiyye denilen ahs, aile ve miras hukukuna dir da valar, kendi ruhan mahkemelerine gtrebilirlerdi. Bu durumda ruhan reisler hkim statsnde vazife yapm olurlard. er' hukukta, zimmlerin zerine muayyen hususlarda kendi a-alarndan hkim tayini caizdin Ancak taraflardan birisi ruhan mechse gitmeye yanamazsa, o takdirde salliiyeth mutlaka kd .mahkemesi idi. Ruhan liderler, milletlerinin aile hukukuna dair davalarma ka dlarn bakmamas hususunda Osmanl hkmetine zaman zaman ikyette bu lunmulardn. 3. Kdlarm stiklli Hkmdar kadlar tayin etmeye salhiyetdar olmakla beraber, onlarm i323 bn bidn, III/289. ngiltere, Almanya ve spanya gibi Avrupa devleUerinde, Birinci Cihan Harbi'ne kadar asker mekteplere ancak asilzadeler ile kuak subay ocuklar alnrd.

lerine mdalralede bulunamaz; onlara emir veremezdi. Bu bakmdan slm hu kukunda tam mansyla hkim isdklli prensibi cri idi. Bununla beraber kad lar, muayyen bir zaman iin veya muayyen bir beldede hkmetmek zere tayin edilebilecei gibi; muayyen davalara bakmak veya bakmamak zere; ayrca mu ayyen bir mezheb veya ictihadla hkmetmekle de kaytlanabilirler. nki vekledn zaman, mekn ve muayyen hususlarla smrlandrdmas merudur. Padiah, kadlarn muayyen davalar dinlememeleri hususunda kaytlayabilirdi. Mesel Fatih devrinden itibaren, mirass bulunmayan ve hazneye intikal etmesi gere ken terikeler hakknda 3000 ile 10 bin kuru arasndaki iddialan kazaskerlik mahkemesinde; 10 bin kuruu geen idrazlarm da Divan- Hmyun'da (veya Cuma Divam'nda) grlmesi emrolunmutu. Mste'menler arasnda 4000 ake yi geen ihdlaflar da Divan'da grlrd. Osmanl kadlar, onbe yl takip edil meyen davalar dinlememekle, zimmlerin evlenme ve boanma davalarna da bakmamakla kaytlandnimt. Kd, muayyen bir mezheb veya ictihad ile hkmetmek zere kaydanmsa, baka bir mezheb veya icdhada gre hkm veremezdi. Nitekim mvek kil, vekilini baz artlarla kaytlayabilir. ayet kd, muayyen bir mezheble kaydanmamsa; taraflarn mezhebine gre deil; kendi mezhebine veya itihad na gre hkmederdi. Osmanl kadlar Trklerin mensup olduu Hanef mezhe binden tayin olunur ve bu mezhebe gre hkm verirlerdi. XVI. asrn ikinci ya rsndan itibaren kd beratlarnda kadlarn Hanef mezhebinin esahh- akvli (en sahih grleri) ile hkm verecei esas aka yazlmaya balanmn; Diyr- Rum'da (Anadolu ve Rumeli'de) dier mezheblerin kaviUeriyle hkm ve rilmesi yasaklanmn. Bu tatbikat, memlekette hukuk birliinin temini maksa dna matuf idi. Ancak afi, Mlik ve Hanbel mezheblerinden halkn ekseriyet te olduu Suriye, Irak, Arabistan, Kuzey Afrika gibi beldelerde, Hanef bakdsnn yannda, bu mezheblerden de nibler bulunurdu. Bunlar alvl-i ahsiyye ve hukuk davalarna bakard. Byle nib bulunmayan yerlerde, taraflar davala rm kendi mezhebinden bir hakeme zdrp, Hanef kadsna tasdik ile infaz et tirebilirdi. Amme nizamndan olduu iin, ceza davalarmda mnhasran Hanef kads salahiyetli idi. Kd, eer adalete aykr hareket etmi; thmet altnda davranm; kanun ve nizamlara uymam; salhiyeti haricindeki davalara bakmsa, padiah tara fndan azlolunabilirdi. Nitekim kady tayin eden makam, her istedii zaman az le de salahiyetlidir. slm hukukunda kdar hep eit statde idi. Bir baka deyile aralarnda adl hiyerari bulunmamaktayd. Bugnki mnda istinafa slm muhakeme usu lnde rastlanmamasnn bir sebebi de budur. Kadlar arasmdaki farkllklar, k dem, rtbe ve maa bakmndand. Mlk mirlerin de kadlar zerinde kontrol salhiyed yoktu. Kdar, merkezden gnderihr, dorudan burayla yazabilirdi.

Osmanl Devleti'nde derece itibariyle en mhim kdlclara mevleviyet kadlklar denirdi. Byk ehirlerde bulunan makama, uzun sren kadlk veya byk medreselerden birinde uzun bi mderrislik (profesrlk) devresinden sonra eriebihrlerdi. Mevleviyet kadlklarnn en yksei olan stanbul kads, protokolde, defterdarlarm stnde otururdu ve derecesi beylerbeyine (tmgene rale) eit idi. stanbul, Surii, Eyb, skdar ve Galata olmak zere drt kadlk blgesine ayrmtn

4. Kadlarn Vazifeleri slm hukukunda, mahkemenin reisi kddm Prensip itibariyle tek hkimh sistem kabul edilmitin Ancak mahkemede birden ziyade kd (hkim) da va zifelendin lebilirdi. Nitekim Tanzimat'tan soma kurulan nizmiyye mahkemele ri hepsi hkim statsnde bir reis ve iki zdan mteekkil idi. Kdlarm esas vazifeleri adliyeye dair olup, bunlarn banda, kiiler ara smdaki hukuk ihdlaflar halletmek gehrdi. Yetimlerin, vakflarn ve ifls eden lerin mallarna, vasiyet, vesayet ve velayet ilerine, ar-pazarda narhlara ve fiatlara nezret etmek, kimsesiz (velsi olmayan) kk kzlan evlendirmek, eh rin temizliini kontrol etmek, camilere imam ve hatib tayin etmek gibi iler de kdmm vazifelerindendi. Kadlar, velyet-i mmeyi [beldesinde en st idareci s fatn] hiz olduklar iin, bu meyanda vas, kayym, mtevehi tayin edebilirdi. Hibe, bey', kefalet, veklet, nikh gibi akidleri tescil eder, yani ktib-i adi (no ter) vazifesi grrd. Osmanl Devleti'nde kadlar, bulunduklar kazann hkimi ve mlk mi ri (kaymakam) olduu gibi; belediye reisi idilen Sancak ve vilyetteki kdlan burann mlk miri olmamakla beraben ayrca belediye lerine de bakarlard, Osmanl kdlarnm, hukuk vazifelerinden baka, idar cihetten pek m him vazifeleri de vard. Bu meyanda merkezden kendilerne hkm ve ferman gnderilir; onlar da gereken cevab dorudan hkmete a-zederlerdi. ehir ve kasabalarn nzibat ii, asker snftan suba ve benzeri zabitlere bnaklmt. Ordunun geecei yerdeki menzillerle alkal emirler, asker toplanmas, hayvan evki, zahire ve amele tedariki, iktisad iler, narh konmas, belediye ileri; ksa cas asker inzibattan baka kazalardaki btn devlet ilerinin icras kadlara ait ti. Bundan dolay kdlan salhiyet bakmmdan dorudan devlet merkezine ba l idilen Nitekim kalpazanlarn kontrolleri, paranm ajm gcnn korunmas, su i leri, hammallarn nizm, fuhu, iki ve kumar yasaklarnn kontrol, yangnlar iin tedbir aimmas, kaldnmlarn tamiri, vastalarn kontrol, ehi'in salk ile ri, eczac, doktor ve cerrahlarm teftii, amele cretlerinin kontrol, narhn kont-

rol, narhtan fazlaya satlan eya ile alkah ikyetlerin tedkiki, stanbul'a yiye cek, iecek ve giyeceklerin ne suretle datlaca, esnafn kontrol, dilenciliin men'i, hrszlara kar tedbir alnmas, mahaUelerde kefilsiz hi kimsenin oturmamas324, ev inasnda dikkat edilecek eyler, mr (devlet) imalathreden ba ka yerde silh yaplmamas, stanbul tarafna gelen gemi ve kayklarn muayyen limanlardan baka yerlere yanatrlmamas, bir muharebe esnasnda kapkulu ocaklaryla birlikte sefere gidecek ordu esnafnn tesbiti ve zaman gelince evk leri, ihrac yasak eyann memleket dma karlmasnn engellenmesi, memle ket menfaatlerine zarar vermeyecek eynm ihracna izin verilmesi, halkn skm t ekmemesi iin baz gda maddelerinin depolanmas, stanbul kadsnn en mhim vazifesi idi. Kd, bunlarn bir ksmn dorudan doruya kendisi grr; yahud da niblerine (yardmclarna) grdrrd. Mesel ar-pazar teftii ve narh ilerine seyyar ayak naibi bakard. ehre gelen iaenin indirildii iskelelerdeki kapan nibleri de stanbul kdsnm yardmcsyd. Kadlar, ayn zamanda gerekirse medreselerde mderrislik de yapabilir lerdi. Bu, teori ile pratii bir arada yrtme imkn vermesi bakmndan gzel bir usuldr. Kadlar bu geni vazifeleri dolaysyla, kendilerine gelen hkm ve fer manlar ile bunlara verilen cevaplar ve grdkleri eith davalara dair vermi ol duklar hkmleri, kayt iin sicil defterleri tutarlard. Kd deidke, bu sicil defterini yer gelen kadya devrederdi. Kadlk, slmiyette farz- kifye hkmnde din bir vecibe olaak grl d iin, kadlar eer zengin iseler, fahr olai'ak alr ve maa almazd. Osmanhlai'da da Yldmm Bayezid zamanna kadar kdlarm muayyen maalar yoktu. Bu devirden soma, mahkemeye mracaat edenlerin har demeleri; kd ve yardmclarnn da bunlardan teekkl eden mahkeme hslat yahud da vakf gelirleri ile geinmeleri esas getirildi. Kap halkmn, yani yanlarndaki nib, k tib, muhzr ve mbairlerin maalarn da kadlar kardard. Sonralar ma'zul, yani vazife mddeti biten ve yeni bir vazifeye tayinini bekleyen yksek rtbeli kadlara arpalk nmyla gelirinden istifade edilmek zere arazi tahsis edildii de olmutur. Mahkemenin bir niz nedcesinde vergi hkmn yazl olduu vesikalai'a i'lm; noter sfatyla talep edenlere tanzim ettikleri vakfiyye, vekletname, izin324 sEanbul'un nfusu sabit tutulmu; dardan gelip yerlemek ok sk kaytlara tbi klmm. Mahallelerde oturanlar birbirine kefil yaplmt. Bylece hkmet, ehir halkn yakndan kontrol ederek asayiin teminini kolaylatrmak istemi. Bkz. Ekrem Bura Ekinci: stan b u l ' a Vize m?, Tarih ve Medeniyet, S: 54, Eyll 1998, s: 28-32. Ayn usl kylerde de cri idi. Ky ve kasaba halk da birbinne kefil yaplrd. Burada kefalet bir nevi nezret (kontrol) vazifesini ifade ederdi.

nme gibi vesikalara da hccet denirdi. Bunlarn karlmda da i'lm ve hccet resmi alnrd. Bunlarn tarifesi, kanunnmelerde tesbit olunmutun Adliyenin zelletirilmesi mnsna gelen bu usul, sonralar dava saysnn azh ve baka sebeplerle kadlarn madd skmtya dmelerine; rvet ve iltimasa yol amt. Bu sebeple Tanzimat'tan sonra kadlarn ekserisine maa balanmtn^ss. slm tarihinde, davalara baklmas iin muayyen bir mahkeme binsnm vail art deildi. Davalara, icap eden ve kolay olan her yerde, mesel evde, camide, hatta arda bile baklabilirdi. Nitekim ilk zamanlar kadlar, mescidler de muhakeme yapar ve hkm verirdi. Davalara evlerinde bakan kadlar da var d. Nitekim Osmanl Devled'nde umumiyetle byleydi. Mesel stanbul kads, Edirnekap'da oturuyorsa, stanbul mahkemesi buras demekti. Ertesi sene kd Ayasofya'ya tansa veya yeni bir kd tayin edilse ve evi de Ayasofya'da olsa, stanbul mahkemesi attk buras olurdu. Az da olsa bizatihi mahkeme olarak tah sis edilen binalar vard. Kdlarm grd davalar, ksa zamanda hkme balanr ve bu hkm hemen icra ve infaz olunurdu. Birden fazla celseye kalan dava nadirdi. Vatanda, zaten ok mhim davalar iin kadya gider; ufak tefek anlamazhkla, byk otoriteleri olan aile bykleri, esnaf reisleri ve tekke eyhleri hakem sfatyla zerdi. Taraflan mahkemeye gitmeden evvel mf ile istiare edip, mftinin ve recei fetvaya gre hareket ettiinden, mahkemeye intikal eden dava says az olurdu. Kadlar, takatleri nisbetinde davalara bakar; umumiyetle iki bayramlar da, Ramazan aymda veya hac mevsiminde adl tatil bahis mevzuu olurdu. Mahkemelerde slm hukuku ve buna uygun olarak hazrlanan kanunn meler tatbik olunurdu. Osmanh kadlar, nceleri Molla Hsrev'in Drer adh eserine gre; sonralar ise Haleb'nin Mltek adl eserini mahkemede esas al mlardn Hanefi mezhebinin sahih grlerine gre yazdm olan Mltek, Sul tan brahim zamanmda Mevkft adyla Trkeye de tercme olunmu; ardmdan padiah ferman ile mahkemelerde resm kod (kanun) olarak iln edilmiti. 5. Kadlarn Mahkeme dab Kadlarn riayet etmesi gereken ahlk prensipler de vardn. Mecelle, "H kimin dab beynmdadn" bal altnda bunlar saymtn (m. 1795-1799). Bu prensiplere riayet etmemeleri hlinde ikyet vuku' bulduunda verdii hkm bozulur; kendisi de azlolunabilin Kd, mahkemede tarafla-a eit muamele ile sz haklarn muhafaza ve is325 1328/1910 tarihli bir evmir defterine gre bu tarihte skdar kads 35, maviri 15, bak tibi !0, ktibler 8, 6, 4, muhzr 4 ve hademe 2 altm maa alyordu. Bayndr, 86-87. u kadar ki, 7,2 gramlk Osmanl altnnn ahm gc bugnkinden ok fazla idi.

pat klfetinin taraflardan hangisine dtn tayin etmekle mkelleftin Anla y kudretini azaltan korku, hiddet, alk ve susuzluk hallerinde, hataya dme mek iin, hkm vermekten saknmas arttn Kaba, sinirli, inat ve kibirli dav ranamaz. Hazmeden maa alyorsa, ticaret yapamaz. Mahkemede kimseyle akaiaamaz. Dava bitmeden taraflardan biriyle yalnz kalamaz; konuamaz; iaretleemez. Kd mahkemede kendi bilgisiyle hkmedemez. Gerekirse o davada kad lktan ekilip, baka bir kd huzurunda bu husus iin ahit olarak dinlenebilin Ancak ikrar ve ahitlerin tezkiyesinde, kdmm kendi bilgisiyle hareket etmesi mmkndn Kd kendi davasma da bakamaz. Kadlar, thmete sebebiyet vermemek iin, davaya taraf olanlardan (dava c ve davaldan) hediye kabul edemez; bunlarn verdii ziyafetlere gidemez; mu rafaa esnasnda bakalarnn anlamad dillerde konuamaz ve ka-gz areti yapamaz; yaknlarnn lehine, hasmlarnn aleyhine hkm veremezdi. Dava mahkemedeki kd siciline ilenir; hkmn altna davay takip eden ahitlerin isimleri ve imzalar (mhrleri) de ilve edilirdi. Kd meseleyi tedkik ettikten sonra, bir vesika (i'lm) tanzim ettirir, mhrleyip, dava sahiplerine ve rirdi. Verilen hkmler derhal kolluk grevlileri (merkezde avuba, tarada suba vs.) tarafndan icra ve infaz olunurdu (yerine getirilirdi). Hkme itiraz olanlan bunu stanbul'daki Divan- Hmyun'a arzedebilirdi.

6. Kadlarn Yardmclar a. Mfti Mfti, bir hukuk mesele hakknda vrid olan suale slm hukuku kaide leri erevesinde cevap veren kimsedir Bunlar kadlara bal olmamakla bera ben kadlarn maviri durumundadn. Mftiler, eyhlislmn arz ve veziriaza mn telhisi (st yazs) ile padiah tarafmdan tayin olunurdu. Baz yerlerde kad lk, mftilik veya .denislik tek ahsta birleebilirdi. Mfti bulunmayan kaza larda bunun vazifesini kd yapard. Taraflar mahkemeye gitmeden mftiye mracaatla ihtilaflarn kolay ve ucuz yoldan halledebilecekleri gibi; mahkemeye gittikten sonra da mftiden fet va alp mahkemeye ibraz edebiliien te yandan kd da bir hukuk ihtilafn zmnde tereddde derse, mftiden fetva sorabilir; ald cevaba gre hai'eket eden Ancak buna mecbur deildin Ancak eyhlislmlktan ahnan fetva kady fiilen balai". Nitekim malkeme hkmne kar Divan- Hmyun'da bir tiraz vki olursa, kadya fetvaya niin uymad sorulmakta; kd mkl durumda kalabi mektedin

b. Nib Kd, eer kendisine bu salliiyet verilmise, kendi yerine veya kaz ma hallinin muhtelif kelerine nib adyla bir vekil vazifelendirebilir. Osmanl Devleti'nde baz uzak kazalara tayin olunan kadlar, buraya gitmeyerek yerleri ne nib gnderirlerdi. Buna arpalk naibi denirdi. stanbul, am, Badad gibi byk merkezlerde, kdlai' ilerinin okluuna mebni, vekleten t derecede ehemmiyetli davalar dinlemek zere nib vazifelendirirdi. Buna bb (kap) na ibi denirdi. Bunlarm maalarn kd verdii gibi; hkmlerinden de kd mesul d. Nibler, kadnn bulunmad zamanlarda yerine bakabildikleri gibi; keif gi bi bir ii yrtmek zere muvakkaten tayin olunabilirlerdi. Kd, adl vazifesi nin dndaki ilerini yrtmek zere de nib tayin edebihrdi. Nitekim gece na ibi, geceleyin vukua gelen adl ilerin ilk soruturmalarn yapar; seyyar ayak na ibi de kdmm ar-pazarla alkal ilerini yrtrd. Osmanhlarda, hep Hanef kadlar tayin edildii halde; dier Snn mezheblerden halkm ekseriyette olduu yerlerde bu mezheblerden nibler Hanef kadsna bal olarak vazife yapard. Hanef kads, taraflar baka mezhebdeki baz davalar (aile hukuku gibi), talep hlinde, davalnm mezhebinden niblere havale ederdi. Demek ki nibler, bazen kdnm yerine geer; bazen de ilerin okluu veya kaz mahallinin genihi se bebiyle kadlara yardmc olurdu.

c. hd'1-hl
Mahkemelerde, dil karar verildiini ve aleniyeti tesbit maksadyla, en az iki kii hazr bulunurdu. Bunlara hd'l-hl (hl ahitleri) denirdi. Davay din ler; gerektiinde kd tarafmdan kendileriyle istiarede bulunulabilir; fakat kara ra asla katmayarak, davann cereyan ile verilen hkmn birbirine mutabk ol duuna dair hazrlanan i'lm imzalard. Bunlarm hazr bulunmad veya hk m imzalamad dava muteber saylmazd. hd'l-hl, beldenin ileri gelen lerinden veya davann alkadarlarndan olabilirdi. Mahkemeye mdahale ve rey verme gibi haklar olmamakla beraber, kadnn dil karar vermesinde olduka te sirleri vard. Bir baka deyile kd, bunlarm huzurunda ve gz gre gre adale te aykr bir hkm veremezdi. Bunlar, Avrupa ve bilhassa Anglo-Sakson hukuk sistemindeki jrilere benzetilirse de, statlerinin farkl olduu ikrdur. hd, jriden farkl olarak hdiseyi tesbit edemez; karara katlamaz. d. Kassam Vefat edenlerin terikelerini (geride braktklar mal vaikla-n) vrisler kendi aralarnda karlkl rza ile istedikleri gibi taksim edebilirler. Vrisler anlaamazsa veya aralarnda yetim veya gib varsa, yahud muris asker bir ahs (devlet memuru) ise, bu takdirde taksim mahkemece er' miras hukukuna gre yaplrd. te baz mahkemelerde, kadya bah olarak bu taksimi yapan kassamlai" vard. Kassam bulunmayan yerlerde bu ii bizzat kd yapard.

e. Ktib Mahlcemede kaddan sonra en mhim vazifeli idi. Hccet ve i'lmlann yazlmas, dava safahatnm mahkeme sicillerine kaydedilmesi de ktiblerin va zifesi idi. Ktibler gzel yaz yazmalar ve resm sakk (yazma) usullerine v kf bulunmak yannda, umumiyetle medrese kl olular ve mahkemelerdeki tecrbeleri hasebiyle hukukinas kimseler idi. Bu sebeple kd nbleri umumi yetle mahkeme ktiblerinden tayin olunurdu. stanbul mahl" em el erinde ktibe vekyi ktibi denirdi. f. Muhzr (uhadar) Taraflarn mahkemede hazn bulunmalarm temin eder; mahkemenin asa yiine ve getir-gtr ilerine bakarlard. Bunlar bazen mahkeme ktiblii vazife si de yaparlard. Tanzimat'tan sonra nizmiyye mahkemelerinde muhznlarm ye rini mbairler almtn Bunlar, mahkemenin idare ve inzibat ile tebli ve celb ilerine bakard. Ayrca mahkemede taraflardan birinin lisan bilmemesi durumunda iki ter cman; ahitlerin ahitlie elverih olup olmadklarn tesbit iin de iki mzekk vazifelendirilirdi. Tercman ve mzekkde, ahitlerde bulunmas gereken va sflar aranrd. Mahkemelerde mdde-i umumlik (savclk) messesesi yoktu. nki amme davas alma halleri snrl idi. Muhtesib denilen belediye memur lar, suba gibi inzibatla vazifeli ehl-i f ve esasen herkes amme davas ama hakkm hizdi. 1879'dan sonra nizam mahkemeler iin mdde-i umumlik (savclk) kuruldu. g. Vekil ahslar davalarn bizzat takip edebilecekleri gibi, vekil marifetiyle de grdrebi liri erdi. Tanzimat'tan sonra nizmiyye mahkemelerinde dava takip et mek zere dava vekih ve muhmi adyla profesyonel avukatlar vazife yapmaya balad. Dava vekilleri, fkhn husmete veklet hkmlerine gre faaliyet gs terirdi. Tekil-i tarafeyn edilmedike, yani taraflar mahkeme huzurunda hazn bu lunmadka dava grlemezdi. Gib olup, mahkemede hazr bulunamayan kim senin yerine, kd bir vekil-i musahhar tayin eden davaya bylece baklrd. h. Suba Mahkeme kararlarnm yerine getirilmesi de kdmm vazifesi idi. Osmanl Devleti'nde bu ii merkezde avular, tarada ise merkezden tayin olunan suba lar yapard. Kk beled kabahatler hricinde, mahkeme karar olmakszn subamm ceza vermeye salhiyeti yoktu. Suba, ehir ve kazalarn zabta ve po lis mdr idi. Kol gezerek sulular takip eder ve malkemeye karr; pazar ve malallelerin asayiini temin ve temizliini tefti eder; kaldrmlar tamir ettirir; yklmaya yz tutmu evlerin yktrlmas iin mimarbana haber verirdi. Ayn-

ca bir takm rfi vergileri toplard. B. DER MAHKEMELER 1. Divn- Hmyun Osmanl Devled'nde her kaz evresinde bulunan ve kdlarm riyaset et tii mahkemeler mutad (normal) mahkemeler idi. Divan- Hmyun, devlet i lerinin grld bir meclis olduu kadar; devletin en yksek mahkemesi sta tsnde idi. Burada kdlarm verdii kararlar temyiz olunur; hkm hukuka ay kr bulunursa bozulur; yeniden grlmek zere ayn veya eit seviyede bir ba ka mahkemeye havale edilir; yahud ehemmiyedne gre davaya bizzat baklrd. Kadlar, ksas ve uzuv kesme cezas gerektiren ok ehemmiyetli davalar ile ehli rf veya mahall mtegallibenin nfuzlarmdan ekindikleri davalara bakmayp, bunlar hazrlk tahkikatm yaptktan, hatta suun sabit olduunu bildirdikten soma Divan- Hmyun'a havale eder; hkm burada tedkik ve infaz olunurdu. Kd, mderris, imam ve hatib gibi ilmiye snf mensuplarnm muhakemesi de mahall mahkemelerde deU, ancak Divan- Hmyun'da yaplu-d. Zimmlerin st seviyedeki ruhanlerinin davalarma da burada baklrd. Osmanl hkmeti nin imtiyaz verdii ve izinle Osmanl lkesinde bulunan ecneb devlet teb'asmn 4000 ake ve zerindeki davalar da Divan- Hmyun'da grlrd. Davalar, Rumeli kazaskeri tarafndan grlr; ilerin okluu sebebiyle Anadolu kazas keri de yardmc olarak vazifelendhilebilirdi.

2. Cuma Divan Divan- Hmyun nceleri her gn topiannd. Zamanla toplantlar haftanm muayyen gnlerine inhisar edince, davalara umumiyetle, sadrzamm huzu runda yapan Huzur Murafaalar'nda kazaskerler tarafmdan baklmaya baland. Bunlara Huzur- sf, Huzr- l, Arzodas Murafaalar veya Cuma Divan da denirdi Divan- Hmyun'da i younluu sebebiyle ok ehemmiyetli davalara baklr; ikinci derecede grlen davalara Cuma Divam'nda baklurd. Pradkte Di van- Hmyun'un kaz fonksiyonu Cuma Divam'nda yerine gedrilmi; giderek de bu husustaki arh artarak Osmanl yksek mahkemesi hlini almtr.

3. Kazasker Mahkemesi Kazaskerler, Sah ve aramba gnleri hri, dier gnler konaklarnda di van kurarak, kendilerini alkadar eden meselelere bakarlard. Bunla- Divan- Hmyun'dan havale olunan davaladan baka; asker ahslarn miras taksimle ri ile bir takm idar davalar idi. Vrissiz vefat edenlerin hazneye inkali gere ken terikeleri zerindeki 3000 akeyi aan talepler burada grlrd. Asker a-

hslann ceza ve hukuk davalarna da istedikleri takdirde burada baklrd. stan bul'daki zimmlerin bir takm davalarma burada bakld gibi; davalnn stan bul'da bulunduu akar (gayrimenkul) davalar da burada grlrd. Anadolu ka zaskeri de ileri iin divan kurar; ama dava dinleyemezdi. 4. Husus Mahkemeler Esnaf zerinde lonca nechsleri ile muhtesiblerin; ml konularda defter darlarn; kapkulu askerleri zerinde Yenieri Aasnn; donanma ve tersane mensuplar zerinde Kaptan- Derya'nn; Hazret-i Muhammed soyundan gelen ler (seyyid ve erifler) zerinde nakbleraflarn; taralarda tmar davalarnda beylerbeyi ve sancakbeyi (paa) divanlarnn da kaz salhiyetleri vard. Gayri mslim teb'a (zimmler), kendi aralarmdaki ahvl-i ahsiyye denilen ahs, aile ve miras hukukuyla ilgili davalarm, isterlerse kendi ruhan meclislerine gtre bilirlerdi. Osmanl lkesindeki ecnebiler (mste'menier) de kendi aralarndaki ihtilaflar konsolosluklarnda zdrebilirlerdi. Tanzimat'tan som'a nakblerf m, lonca meclislerinin, muhtesibin kaz salhiyetleri kaldrld. Yenieri aas ile kaptan- derynm adl salhiyetleri as ker mahkemelere; defterdar ve paa divanlarnm adh salhiyetleri de merkez ve taradaki mecIis-i idai'elerle nizam mahkemelere verildi. Zimm ve ecnebilere ait muafiyetler bir mddet daha aynen devam etti. 1330/1912 tarihli bir kanun ile, ecnebilere ait olup, evlenme, boanma, nesep, rd, hacn vesayet, miras, menkul vasiyeti ve terike davalarna Osmanl mahkemelerinde baklaca ve amme niz mna aykr olmamak kaydyla taraflarn mill kanunlarna itibar edilecei esas kabul edildi^"6. 1914 talihinde Birinci Cihan Harbi'nin balamas zerine Osman l hkmeti kapitlasyonlai'i tek tarafl olarak ilga ettiini aklam; 1923'te Lo zan Muahedesi ile de bu ilga dier devletlerce kabul edilmitin Bylece ms te'menlerin hukuk ve adl muhtariyetleri ortadan kalkmtn. Zimmlere at adl muafiyetler de 1917 ylnda Hukuk- Aile Karai'nmesi ile kaldrlarak, bunlarn ahvl- ahsiyye davalarna, er'iyye mahkemelerinde taraflarn kendi dinlerine gre baklmas esas getirilmise de, 1919 tarihinde bu kararname lavedilerek tekrar eski duruma dnlmtn 1926'da meden kanunun kabulyle bu muafi yet sona ermitin C. OSMANLI M E D R E S E L E R VE HUKUK TAHSL slm tai'ihinin ilk devirlerinde tedrisat, umumiyetle cami ve mescidlerde bir limin halka- tedrisinde ders grmek suretiyle umumiyetle mescidlerde ya plr; talebe hocasndan icazet (izin) aldktan sonra fetva verebilirdi. Hicr III.
326 Dstur: 11/7/458.

Osmarl Amme Hukuku

381

asrdan idbaren niversite eklinde tedrisat yapan medreseler kurulmaya balan mtr. Gelenee uygun olarak cami' (toplayc) denilen niversiteler, klliyele re ayrlnd. Bunlarm her birinde farkh bir ilim retilirdi. Medreselerde, eyvan denilen anfi veya konferans salonu ve dershaneler, mderrislerin odalar ve loj manlar, ibadet iin mescid, ktphane, ifhne, talebenin kalmas iin odalar, hamam ve yemekhane bulunurdu. [College kelimesi, klliyeden alnmadr.] Medreseler vakf olup, mtevelli tarafndan idare edilirdi-''^^. Endls'de 786 y lndan itibaren faaliyete geen ve Fransz aslh Papa II. Silvester'in (999-1003) de mezun olduu Kurtuba niversitesi de (Cmi'l-Kutuba), Avrupa'nn ilk niversitesi idi^^s, 359 ydnda kurulan Fas'daki Fes ehrindeki Kureviyyrn ni versitesi (Cami'l-Kureviyyn) bugn de faaliyette olan dnyanm en eski niversitesidh. 726'da Afrikiyye'de (Tunus) kurulan Kayruvan ve 732'de Tunus'ta kurulan Zeytne niversiteleri az zaman sonra hukuk tedrisatma balam; bun lar 972'de kurulan Khire'deki el-Ezher niversiteleri takip etmitir. Btn bunlar slmiyedn ilk zamanlai'indaki gelenee uygun olarak mescid/cmilere bitiik faaliyet gsterirdi. Camilerden mstakil niversitelerin kumlusu XI. asra rastlar. Seluklu veziri Nizmimlk'n kurulmasna n ayak olduu bu tahsil messeselerine Nizmiyye medreseleri denir. lki Badad'da 459/1067 senesinde kurulmu; baka ehirlerde de ubeleri almtr. Nizmiyye medreselerini, am'da Sel uklularn atabeyi olan Nreddn Zeng'nin kurduu Nriyye medreseleri takip etd. lki 563/1168 tarihinde alan bu medreseler, zamanla am ve Msr'a ya yld. Bunlarm tedrisat prosedrleri birbiriyle ayn idi. Srasyla ilk, orta,.lise ve niversite seviyesinde tedrisat yaplyordu. Bundan sonra kurulan medreselerde bu model takip edilmitir. Osmanl lar da bu rnee gre medreseler tekil etdler. lk Osmanh medresesinin znik'in fethini mteakip burada 1330 senesinde Orhan Gzi'nin vakf olai'ak kurulduu kabul edilir. Sonra fethedilen her ehirde benzeri vakf medreseler ald. Bunlar ai'asmda Bursa ve Edirne medreseleri kendini gsterdi. stanbul'un fethinden
327 Bu hususEa bkz. Ahmed elebi: slmda Eitim retim Tarihi, Trc. Ali Yardm, st. 1983; George Makdisi: Ortaa'da Yksek retim, Trc. Ali Hakan avuolu/Hasan Tuncay Baolu, st. 2004. 328 Avrupa'nm en eski niversitesi 1088'de kurulan Bologna niversitesidir. XH. asr ortalarn da kurulan Paris niversitesi, ilk zamanlar ok iptida artlarda, ak meydanlarda, mevsim ksa yere serili samanlarn zerinde renim verirdi ve ilk binasna 1215 ylnda kavumu tur. Buradan kovulan ngiliz talebelerin ngiltere'de kurduu Oxford (1167) ve Cambridge (1318) ile, talya'nn Pavia (1361) ve Almanya'nn Heidelberg (1386) niversiteleri, Hristi yan Avrupa'nn ilk yksek retim kurumlardr ve kurulular slam dnyasndaki emsalle rinden hayli sonradr. slm dnyasndaki niversite ve klliyelerin Avrupa niversitelerine etkisi, bugn bilhassa bu niversitelerdeki akademik derecelendirmede, kyafetlerde, isimler de ve binalarn mimarsinde hl yaamaktadr.

sonra Sultan Fatih burada kendi adn tayan medresesini yaptrd. Bununla Os manl medreseleri kemlini buldu. Sonraki padiahlar tarafmdan yaptrlan med reselerde hep Fatih medresesi rnek ve esas ahnd. Sultan II. Bayezid ve Kanu n Sultan Sleyman'n kendi adlarn tayan medreseleri ile de, tedrisat sistemi en son eklini kazand. Seluklular devrindeki Nizmiyye ve Nriyye medreseleri ile bunlarm som'aki asrlardaki takipileri, slm dnyasnn her yannda birbirine benzer hu susiyette bir lim prototipi meydana getirdi. Bu medreselerde okumu ve ilm ehliyetleri medresenin hey'et-i tedrisiyesi (retim yeleri) tarafmdan icazetna me (diploma) ile tasdik olunmu limlen kdhk, mftilik, nakblik, vezirlik, ktiblik, hnelik gibi resm vazifelerde ncelikle istihdam edildilen Osmanllardaki ilmiye snfm tekil eden ve devletten yahud vakftan maa aldklar iin ulema-y rsum denilen eyhlislm, kazasken kd, mfti, mderris gibi vazifeli ler de byle idi. Fatih medreseleri yaplnca, lkedeki medreselen mderrislerin yevmiye sine gre yirmili (Hiye-i Tecrid), otuzlu (Mifth), krkl (Telvlr), eUiIi (hic ve dhil) olmak zere tasnife tbi tutuldu. stanbul medreselerinde tedrisat u saflalarda grlrd: Sbyan mektebinden sonra yirmili, otuzlu ve krkl medre selerde veya husus hocalarda muhtasart denilen balang derslerini gren ta lebe hri medreselerine gehrdi. btid- Hri ve Hareket-i Hri olmak zere iki ksma ayrlan bu medreseler taralarda da vard. Soma dhil medreseleri ge lirdi. Bunlar da btid- Dhil ve Hareket-i Dhil olmak zere iki ksmd. stan bul'da ve taralarda bulunurdu. Dhili bitiren talebe, isterse imamlk veya ilkmektep muallimlii yapabilir; yahud da> adliyeye intisab edip staj ve imtihandan sonra kd naibi olabilirdi. Eer tahsiline devam etmek istiyorsa, Fatih klliyesindeki Msila- Sahn (Tetimme) medresesine devam ederdi. Bunlar yksek tah sile talebe hazrlayan hazrlk mektepleri idi. Sonra yine Fatih klliye sindeki Saln- Semn (Medris-i Semniyye) gelirdi. O a dnyasndaki umum anla y ve teamle uygun olarak hukuk, hikmet edebiyat ve ilahiyat fakltesi olarak faaliyet gsteren bu medreseyi bitirip icazet alanlar, mlzm (stajyer) olarak yevmiyeyle adliyeye ntisab edebilir ve yedi sene sonra rusa nail olarak ibtid1 hri payesi alnlard. Mlzmla-dan rus alamayanlar veya isteyenler kaz ka dlna kayrlrlard. Tahsiline devam etmek ve yksek mevkilere gelmek iste yen talebe. Sultan II. Bayezid'in yaptrd Altml Medresesine; buray da bi tirdikten sonra Kanun Sultan Sleyman'n kurduu ve Sleymaniye Medresele rine devam edilebihrdi329. Sleymaniye medreselerinin en st basamamda D-

329 XV ve XV. asdarda Osmanl lkesinde yirmili medreselerden 32, otuzlulardan 22, krkllar dan 29, ellilerden 147, altmllardan 18, bunun dmdakilerden 72 tane, ayrca 20 drlhads, 15 drlkurr ve 7 drif vard. Bkz. Cahid Baltac: Osmanl Medreseleri, st. 1976.

rlhads bulunurdu. Buras, lisans st eitim veren bir messese idi. Sleyma niye medreseleri ayn zamanda ordunun tabib, cerrah, mhendis ihdyacm kar lamak: iin kurulmu yksek fen faklteleri idi. Dhili bitiren talebe isterse Sahn- Semn'a, isterse Sahn- Sleymaniye'ye giderdi. Medreseler, klliye eklinde, hamam, drif, imaret, cami ve medrese bir arada yaptmlrd. Talebeler klliyedeki hcrelerde yatp kalkar; imaretten ye mek yer; ayrca medrese vakfndan yevmiye burs alrd. Talebelere medresenin seviyesine gre shte (softa) veya dnimend, hocalarna srasyla mdeiTs, muaUim ve mud denirdi. Hocalar, vakfiye ararna gre tayin edilir, maa alr ve ders okuturdu. Umumiyetle her medresenin en az bir mderrisi vard. Mderrisi tayin, terfi ve aitlar varsa azil salhiyeti vakf mtevellisine aitd. Fatih medreselerindeki mderrisleri kazaskerler tayin ederdi. Sleymaniye medreselerinde mderrislik yapma hakkn kazananlar, kaz tekilatmdaki mevleviyet rtbesini de ihraz edebilirlerdi. Bu bakmdan yksek kadlklar iin hukuk profesrl yapm olmak artt. Medreselerde gnde drt-be ders okunur; her halkaya taki'iben 20 talebe itirak ederdi. Umumiyetle her ders iin ayr mderris ders okuturdu. Baz med reselerde drt mezhebin ayr eyvan (anfisi, blm) ve mderrisi vard. Talebe ler bu eyvanlarda ayr ayr ders grrlerdi. Mderris, dersi umumiyetle kendi ha zrlad veya mehur bir metne dayanarak anlatu-, talebe de metoi yazard (im l ederdi). Mderris sonra metni izal eder, talebenin suallerine cevap verirdi. Ta lebe bunlar da metnin kenarna kaydederdi. Talebe gerekirse metni ezberler, sonra smfta tekrar ederdi. Mdenis, bazen memi bir talebeye okutur, kendisi cmle cmle izah ederdi. Mderrislerin mud admda yardmclar vard (doent ve asistanla). Bunlar talebeyi derse hazrlar; takrirlerini dinler; gerekirse hoca nn verdii dersi tekrar ederdi. Talebe ncelikle alet ihmleri denilen dil, gramer, edebiyat ve mantk ders leri okur; sonra tefsr, hads, kelm ve fkh ilimlerine dair usul ve fru metinle ri okumaya geerlerdi. Altmh'dan idbaren koltuk (yardmc) dersleri veya cz'iyyat da denilen tarih, corafya, hendese (geometri), hesab (aritmetik), heyet (astronomi), tb, hikmet-i tabiiyye (fizik) gibi dersler de okutulurdu. Bu medre selerin her birinde tahsil mddeti eitli devirlere gre aydan iki yla kadar s rerdi. Bylece alkan bir talebe yirmiliden sene zarfnda Sahn- Semna ge lebilirdi. Kanun devrinde bu mddet bee karld. Sahn- semnda ve Altm lda birer sene okunurdu. Medreselerde dersler talebenin koltuk dersleri almas, kitap (ders notu) istinsah (kopya) etmesi ve husus hizmetini grmesi iin hafta da iki gn (umumiyetle Sal ve Cuma), aynca Ramazan aymda ve bayramlarda tatil edilirdi. Birebir tedrisat da ok rastlanan bir usuld. Burada bir talebe bir mder-

risin yanndan hi aynimakszn baz metinler okur, sualler sorar, mdenisin ca mi vaaziarm dinlen hocasna dersi takrir eden bylece yeni derse geilir, gerek li kitaplarn okunmas bittikten sonra mderris bu talebeyi imtihan eder veya bir mderrisler heyeti tarafmdan imtihan yapldktan sonra talebe muvaffak olursa icazet alrd. cazet, hocasmdan grd ekilde talebe okutabilme ve kitap ya zabilme izni demekti. Tanzimat'tan sonra medreseler bu haliyle devam etmekle beraber, yeni mektepler tesis edildi. Sbyan veya ibtid mektebi mteakip, orta mektep sevi yesinde rdiye, lise seviyesinde de idad ve sultan tahsili gelirdi. Bugnki yk sek okullarn muadih olan Mekteb-i Hukuk, Mekteb-i Tbbiye, Mekteb-i Mlki ye gibi mekteplere, idad ve sultan, bazen rdiye mezunlar alnrd. 1270/1854 Mehat'e bah olarak stanbul'da Muallimhne-i Nvvb kurulmu, bu okul sonradan (1302/1885) Mekteb-i Nvvb, daha sonra da (1326/1909) Medreset'l-Kudt adm almtn. er' mahkeme hkimleri, buradan mezun olanlardan tayin edilmeye balamtn Buras, te birini modern hukukun tekil ettii mf redat ile Mekteb-i Hukuk'tan daha ileri ve baarl grlmtr-'^o. Gayrims limlerin bu okula devam etmeleri mmkn olmad iin, nizmiyye mahkeme lerine hkim yetitirmek zere ve kd yetitiren medreselere paralel biimde 1868 ylnda alan Galatasaray Sultnsi'nde hemen ertesi yl bir hukuk ubesi kuruldu. Bu .ube 1874 ylnda hse seviyesine getirildiy.se de 1878 ylnda tatil edildi. Cevdet Paa'nn gayretleriyle 1880 ylnda tekrar ald, 1900 ylnda da faklte olarak Drlfnn'a (stanbul niversitesi'ne) baland. stanbul'daki hukuk mektebinin artan taleplere cevap verememesi zerine, 1907 tarihinde Se lanik, Konya ve Badad'da birer hukuk mektebi almas kararlatrlm, ertesi yl bu karar tatbik olunmutun Selnik'in igali zerine buradaki hukuk mekte bi 1913 yhnda Beyrut'a naklolunmu; Birinci Dnya Harbi .sebebiyle Konya, Badad ve Beyrut hukuk mektepleri tatil edilmitir-^^. H. DVA A. DVANIN ARTLARI Hukuk ihtilaflarn izlesi iin mahkemeye mracaat edilerek dava al mas arttn. Dava, bir kimsenin baka bir kimseden hakkm hkim huzurunda ta330 Ortayl. Osmanl Bar, 170. 331 Ebull Mardin: Medeni Hukuk Cephesinden Ahmed Cevdet Paa, st. 1946, 238-239; Er gin, Trk Maarif Tarihi, 111/1085-11 !6; Ginihal Bozkurt: "Trkiye'de Hukuk Eitiminin Tarihesi", Hukuk retimi Sempozyumu, 13-14 Mays 1993, AHK Edt: Adnan Griz, Ank. 1993, 55-60; Ekrem Bura Ekinci; "Konya Hukuk Mektebi ve Osmanllar'da Hu kuk renimi". Tarih ve Medeniye!. S; 58, Ocak 1999, s: 50-52. Mekleb-i hukuk'un hukuk fakltesine dnme serveni iin bkz. M. Tevfik zcan: "stanbul niversitesi Hukuk Fakltesi'nin Kurumlamasmm Tarihesi", HFM, C. LXI, S: 1-2, 2003, s. 85-174.

lep etmesi demektir. stisna hallerde, bizzat ihkk- hakka cevaz verilmitir. Me sel, kira mddeti bittikten sonra, kircmm kiralad evi teslim etmeden kaybol mas hlinde, ev sahibi herhangi bir anahtarla evi ap ieri girebihr; ieride e ya varsa bunlar bir yere koyarak evi teslim alr. Davanm unsurlar, mdde (davac), mddea aleyh (daval) ve mddeabih (dava konusu) olarak saylabilir. Mmeyyiz ocuk davaya ehildir. Kk ocuk, akl hastas ve mahcur kimselerin vel ve vasileri, ayrca vakfn mtevellisi taraf olabilir. Mddeabih (dava konusu) malum, meru ve mal vasfnda olmahdr. Da vada bir menfaatin bulunmas da arttr. Davalmm mahkemede hazr bulunmamas hlinde, kendisine vekil-i musahhar adyla bir vekil tayin edilerek dava bunun huzurunda devam eder. er' hukukta prensip itibariyle gyapta muhakeme yoktur. Kendisi gib olup, mahke mede vekili de hazr bulunmayan kimse aleyhine, bir kimse tarafndan bir belde mahkemesinde alan davay bir belde kads dinleyip ve ikame edilen beyyineyi de tezkiye ettikten soma, gaibin bulunduu belde kdsma bu hususta hkmet mesi isteiyle beraber bir mektup gnderir. Bugnki istinabeye benzeyen bu usul, slm muhakeme hukukuna dair kaynaklarda kd ile'l-kd bal altmda anlatdr.

B. D E L L L E R (BEYYNELER) slm hukukunda beyyine mddeye, yemin mnkire itdr. Yani dava aan taraf, iddiasn uygun deliller vastasyla isbat etmekle mkeUeftir. Yoksa "felanca bana u kadar borludur, olmadn isbat etsin!" denilemez. Davac iddias n isbat edemezse; inkr eden kar tarafa yemin etmesini teklif edebilir. Buna is tihlaf denir. Kar taraf da, davacnn iddiasnn doru olmadma dair yemin ederse, dava der. Bu dstur, Kur'an- kerm ve snnet-i nebev ile sabittir. L hidlik slm hukukunda en mhim dehlerden biridir. hidlik, birinin bakasn da hakk bulunduunu bildirmek iin, hkim karsnda ve iki hasmm yanmda, "hidlik ederim" diye haber vermektir. Husus haklara dair davalarda, davac istedii zaman ahitlik yapmann din ve hukuk bir mkellefiyet olduu hads-i erf ile sabittir. Ancak amme haklarna dair olan davalarda, mesel hadd sula ryla alkah davalarda, ahithk yapmamann caiz, hatta daha iyi olduu, yine ha ds-i erf ile bildirilmitir. Nitekim baz eylerin "yu'u (yaylmas), vukuun dan beterdir". hidliin muteber olmas iin de bir takm atlar vardm ahidin, aha det etdi hdisenin vuku'unda aklh ve gz grr olmas; ahidik yapt esna-

da ise bali ve hr olmas; kr, dilsiz, ayrca kazf suundan ceza grm olma mas arttn. Mslman olmayanlan Mslmanlar aleyhine ahitlik yapamazla-. hidlik mahkeme huzurunda yapn. Byle olmayan ahitlik muteber deildin hidliin lafz ile yaplmas da gerekin ahidin yemm etmesi art deildin hidierin beyanlar birbirine uymazsa; ahitlikleri makbul olmaz. lidler dil ol maldn. Daval, ahitlerin yalan sylediini iddia ederse, bu defa hkim ahitle rin dil olup olmadklarn alenen (ak) veya snren (gizh) tezkiye eden Osman llarda tezkiye kd tarafndan husus surette yaplr; ekseriya kiinin bulunduu ky veya mahallenin imamna veya itimad edilen iki kiiye nce mhrl mek tupla, sonra huzurunda szl olarak ahitlerin hli sorulurdu. Sorulan kimselere mzekk denirdi. Mzekldlerden biri ahitlerin dil oldumu, dieri olmadm sylese, olmadn syleyenin beyan kabul edilir ve ahitlii dinlenmez. Tez kiye alt ay mddetle geerliliini muhafaza eden hidlerin dil olmadklai'i an lalrsa, davacdan yeniden alit istenin Kimin, kd olai'ak hkm veremeyecei kimseler hakknda ahitlik yap mas da caiz deildin Nitekim sd-filn ve zevc-zevce gibi aralarmda akrabalk bulunan kimseler, bh'birleri lehine; husumet bulunanlar da birbirleri aleyhine a hitlik yapamaz. iterek yaplan ahitlik ancak muayyen hallerde bu caizdin Me sel "felan yerin vakf olduunu itimada yn kimselerden iittim" diye ahit lik etse kabul edilin hidlik nisab, eitli ihtimallere gre bizzat Kur'an- kermde tanzim olunmutun Zina haddinde drt, dier haddler ve ksas iin iki erkek ahh gere kin Ml haklarla nikhta iki erkek veya bir erkek ile iki kadm arann Taraflar dan birisi zimm ise, ahitler de zimm olabihn Bu nisabn aranmas, erkekle ka dn arasnda eitsizlik olduu iin deildir. Nitekim kadmlar arasnda ilenen ci nayetlerde; doumun zaman ve bekretle alkal sadece kadnlarm bilebilecei hususlarda; ayrca ahitlerin tezkiyesinde, sularm temizlii, kblenin istikameti, kesilmi hayvann le olup olmad gibi (nasslarn ok daha nem atfettii) di n mevzularda tek kadmm bile ahitlii kabul edilmektedin nsanlarn birbirine stnlnn ancak takva, ilim ve cihat ile olduunu Kur'an- kerm bildirmek tedin Bir kadnn ahitlii, ancak kendisini teyid eden bir baka kadnn beyany la uyumas hlinde makbul olun demektin Bylece kadmlar, klfedi bir i olan ahitlikten korunmutun Bunun bir sebebini de o zamanlar slm cemiyetinde kadmlatla erkeklerin birbirinden ayr meknlarda yaamakta oluunda aramaldn. Bir kadmm, erkekler arasmda cereyan eden hukuk muamelelere ve hdise lere ttla' beklenmezdi. hidler hkm verilmeden evvel ahitliklerinden rcu' edebihn Ancak hkm verildikten sonra kd huzurunda ahitliklerinden' dnseler; hkm bo zulmaz. Ancak bu ceza bir hkmse, yerine getirilmez; yerine getirilmise a-

hitler gerekirse diyet derler. Ml hkmlerde ise ahitler tazminle mkellef olurlar. Yalanc ahithi sutur. 2. Tevatr Asimda bu da ahitiie dhildir. Tevatr, yalan zerinde itdfak etmeleri aklen mmkn olmayan bir cemaatin verdii haberdir. Mesel, bir kimsenin flan gn ve feian saatte filan beldede mukm bulunduu tevtren sabit olabilir. hidlikle bu tevatr bozulamaz. Tevatrde adalet aranmaz. 3. Yemin (Tahlif) Yemin (kasem, half), bir kimsenin bir hakkm varhm veya yokluunu hkim huzurunda Allah' ahit tutarak haber vermek demektir. Davac iddiasm beyyine ile isbat edemeyince, davalya davacmm iddiasnn vrid olmad hu susunda yemin tekhf edebilur. Daval yemin ederse, bu, lehine delil tekil eder. Baz davalarda, kd re'sen yemin verdirebilir, Davah yeminden kanursa buna nkul denir. Bu sefer davacnn iddiasm ikrar etmi sayldndan Hanef mez hebine gre aleyhine dehl olur. Hkim veya naibinin huzurunda edilmemi ye min muteber deildir. Dsizin iai-et-i ma'hudesi (bilinen iared) ile ettii yemin muteberdir. Zimmler de kendi dinlerine gre yemin ederler. er' hukukta yemin, ncelikle Allah'm isimleri sylenerek olur. Vallahi, billahi, tallahi, Aah iin yemin ediyorum, Allah'a ahd ediyorum, Allah'a misak ediyorum, Allah'a and iiyorum, Allah hakk iin (bihakkUah), Allah'n kudre ti iin, Allah'm azameti iin, Allah'n rahmeti iin, kasem ediyorum, half ediyo rum, yemin ediyorum, yemin (kasem, half) ederim, ahdim olsun, nezrim olsun, yeminim olsun demek yemin olur. Kur'an- kerm iin. Peygamber iin, Kabe iin, namusum zerine sz veriyorum, erefim zerine doru sylyorum, canm iin, ban iin, babam hakk iin, olumun ba iin gibi szlerin yemin olma yaca Hazret-i Peygamber tarafmdan bildirilmitir332. Mushafa el basarak ye min etmek det olduundan muteber grlmtr.

4. Karine Karine, bir eyin vcuduna, varlma dellet eden emare, nianedir. Kari ne ayet kat'ye yakm bir ekilde maksad gsteriyorsa, buna karne-i ktta (ke sin karine) denir. Mecelle, "Karne-i ktia, hadd~i yakne bh olan emaredir" diyor (m. 1741). Nitekim elinde kanl bir bak olduu halde tella bir evden 332 Buhr: Eymn 4; MsUm: Eymn 1, (1646); Ebu Dvud: Eymn 5, (3250), 6, (3253); Tir miz: Eymn 8, (1534); Nes: Eyman 5, (7, 4, 5); Rmz, 11/366, 419 (Hkim'den).

kan kimsenin, o evde lienz baklanm bir cesed bulunmas hlinde katil oldu una karine yoluyla hkmedilir. Maamafih kat' olmasa da karneler,.zann- g lib (ok zan) hasl edebilirler. Yeminden kanmak, haksz olduuna karnedir. Mal elinde tutmak, mlkiyete karnedir. 5, k r a r krar, bir kimsenin kendisinde bir hakk olduunu haber vermektir. k-arn muteber tutulmas iin, iki'arda bulunann ehliyedi, ikrarn hkim nnde ar ta balanmadan yaplm olmas, ayrca mevcut hli yalanlamamas aranr. krar, szl de, yazl da olabilir. Yazl ikrarn mutlaka mahkeme huzurunda yaplma s art deildir. 6. Yazh Deliller Sadece yaz ve mhrle amel olunamaz. nki yaz yazya benzer. Hem de yazda hle ve sahtekrlk ihdmali fazladr. Ancak sultan beraar, kuyd- defter-i hkn denilen tapu kaydar ve mahkeme sicilleri deldir. Buna dair Os manl Devleti'nde 1290/1874 tai'ihinde Sicillt- er'iyye ve Zaljt- Devi Ceri deleri Hakknda Ta'ltmt kanlmtr333. Ayrca 1296/1879 tarihinde de Bilbeyyine Mazmmyla Amel ve Hkm Caiz Olabilecek Surette Senedt- er'iy ye'nin Tanzimine Dair Ta'Itmt ntediltrek, er'iyye mahkemelerinin i'lm ve hccetlerini, mahkemelerde kat' delil olabilecek ekilde nasl dzenleyecei hkme balanmtr^^"*. Mecelle, el yazs veya mhrl-imzl senedlerin; ayr ca tccarn kendi defterlerindeki beyanlarm yazl ikrar saylacan hkme ba lamaktadr (1606-1612). El yazs veya mhr ve imzh vasiyetnameler de hu kuken muteberdir.

7. Dier Deliller er' hukuka gre, keif ve ehlihibre (bilirkii, ehlivukuf, kif) beyan da delildir. Ancak ilm-i kd da denilen, kdmm bir davadaki kendi bilgisi, delil olarak kabul edilmemitir. Kdnm davadan ekilerek, baka bir kd huzurunda ahit olarak dinlenilmesi mmkndr. Ancak ikrar ve ahitlerin tezkiyesinde, k dmn kendi bilgisiyle hkm vermesi caizdir.

333 Dstur: 1/4/85-87. 334 Dstur: 1/4/79-84.

C. DVANIN CEREYANI Tekil-i tarafeyn olunmadan, yani taraflar hkim huzurunda hazn edilme den davaya giriilemez. nce dava aana ikyeti, sonra da davalya buna vere cei cevap sorulun Daval iddiay ikrar ederse, hkim davacya hak verin Dava l iddiay inkr ederse; hkim davacdan ahit isten Davac iddiasn ahitlerle is bat ederse, hkim davalya, ahitler iin bir diyecei olup ohnadm soran Davah kabul ederse, davacmm hakl olduuna karar verihn Daval, ahitlerin yalan sylediini iddia ederse, bu defa hkim idmad ettii iki kiiden, nce mektupla, sonra mahkemede szl olarak ahitlerin durumunu soran hidlie elverih ol duklar anlalmazsa, davacdan yeniden ahit istenin Davac ahit bulamazsa, kendisine davaldan yemin isteyip istemedii sorulun sterse, hkim davalya ye min ettirin Yemin istemezse veya daval yemin ederse, hkim davay reddeden Yemin etmezse, davac mahkemeyi kazann. Hkim, nce taraflar sulhe davet eden Hkimin nceden hkmn taraflara ihsas ettirmesi caiz deildin er' hu kukta, ceza davalar da, hukuk davalar da, ticaret davalar da, idare davalar da kaideten hep ayn usule tbi'din Ancak mezlim mahkemelerinde baz istisna tatbikat szkonusu olabilh. Davacmm hakl kmas zerine hkimin verdii karar artk nih hkm hlini aln; bir daha ayn iddia ve debilerle iki taraf da dava aamaz. Mahkeme de grlen bir davann hkm, nizy zm ve itiraz, istinaf, temyiz iin m racaat edecek baka bir st adl merci de yoksa, bu hkm bir kaziyye- muhkemedin Davacmm davasm isbat edememesi hlinde, davac, somadan yeni delil lerde ayn iddiay mahkeme nne gtrebilin Mahkeme karar tescil edilir; bir vesikaya yazlp kd tarafmdan mhr lendikten sonra creti mukabilinde isterlerse taraflara veriln. Kd, hkmn icra ve infazyla bizzat megul olun Hkme itiraz infaz durdurmaz. Hkm bozulur sa, meden hkmlerde icra edilmi olsa bile eski hle dnlebilin Ceza hkm lerde ise telfisi zor meseleler doaca iin, hkm padiah tarafmdan tasdik edilmedike infaza giriilemez. nfaz edilse bile, bu hkme etkili olan kd veya ahit gibi kimseler cezalandrlr ve tazminle mkellef olun Hatta vaziyete gre kadnn azli bile szkonusu olabilin

D. T A H K M ki kimsenin, aralarmda uyuamadkiar ml haklar iin, bir veya birka Mslman hkm tayn etmelerine tahkim, bunlara da hakem denir. Hakemin dil ve hukukinas (hukuku bilen) bir kimse olmas lzmdn Bir baka deyile ahithk ve kdhk yapabilecek vasflar hiz olan bir kimse, hakem de olabilin

Ksas ve haddlerde talikim caiz deildir. Hkm verilmeden evvel iki tai-af da hakemi azledebilir; hkm verildikten sonra hakem azledilemez. Hakemlerin meru' hkmleri reddedilemez. Taraflar, hakemin verdii hkme itaat etmeye mecburdur. E. KANUN Y O L L A R I (TEMYZ) 1. Klasik devirde kanun yollan er' hukukta mahkemeler prensip itibariyle tek derecelidir. Hkm veril dikten sonra baz hata veya yeni deliller ortaya carsa, yahud gyabnda hkm verilen taraf sonradan gelir ve def'-i davada bulunursa muhakeme tekrar edile bihr. Usulne ve hukuka uygun olarak verilmi bir hkm, baka bir hkim ve ya merci bozamaz. Bir kadnn usulne uygun olarak verdii hkm, bir baka kadya gtrlemedii gibi; hukuka aykr olmadka st merciye de gtrlemezdi. nki kadlar arasmda hiyerari yoktu. Mahkemelerde hd'l-hlin varl ve fetva messesesi, isdnafa ihdyac azaltrd. stelik hukuka aykr ola rak verilmi kararlar, iptali istenmi olmasa da keenlemyekn, yani hukuken yok hkmnde saylrd. Bir mahkeme hkmnn hukuka aykr olduunu dnen taraflar, bunun aleyhine bir baka yarg merciinde veya bir st mahkemede itirazda bulunabilir. er' hukukta bir dava, ancak hkmdarn emriyle veya izniyle baka bir hkim tarafndan yeniden grlebilir. nki btn hkimler, hkmdarn vekilleridir. Bir mahkeme hkm, hukuka aykr verilmi ise bu hkm, hkm veren hkim tarafmdan bozulabilecei gibi; bir baka hkim ve her halde hkmdar tarafn dan bozulur. Hkm bozulduktan sonra, hkmn dzeldimesi veya gerekirse ye niden muhakeme yaplmas iin ya hkm veren veya bir baka mahkeme vazi felendirilir. slm tarihinde, ferdler, hukuka aykr verildii kanaadnde olduklar h kmleri, merkezdeki divan- mezlimlerde, Osmanhlarda da bunun muadili oian Divan- Hmyun'da temyiz edebilirdi. Divan- Hmyn en yksek devlet mahkemesi idi. avular, itiraz istidlarm toplar; tasnif eder; gerekirse taraflara gn verir ve murafaaya alrd. Divan- Hmyun, hkm inceler; hukuka aykm bulursa bozar; davay tekrar grlmek zere ya hkm veren veya baka bir mahkemeye gnderir; yahud da ehemmiyetine binen davaya bizzat kendisi ba karak neticelendirirdi. Divan- Hmyun, lkenin en yksek mercii olduu; toplantlar da mu ayyen gnlere ve ar bir protokole tbi bulunduu iin; XVI. asrn sonlarndan idbaren, Divan'da ok ehemmiyetli davalara baklm; bunun dmdaki dava ve itirazlar, sadrzam riyasetinde toplanan kazaskerler tarafmdan ele almp netice-

lendirilmeye balanmtr. Cuma gnleri yaplan bu toplantlara Huzur Murafa alar veya Cuma Divan denilmitin Cuma Divanlar, giderek Osmanl temyiz mahkemesi hlini alm; Sultan 11. Mahmud zamanmda eyhlislmm huzurun da yaplmaya balanmtn. Tanzimat'tan sonra da er' mahkemelerin temyiz ye ri Mehat'teki Fetvahane ve Mechs-i Tedkikat- er'iyye olmutun Divan kararlar avular tarafmdan hemen infaz edilirdi. Verdii hkm, Divan- Hmyun veya kazasker tarafndan bozulan kadlar, duruma gre ya va zifeden almp cezaiandmlr, yahud da ikaz edihrdi. Verilen karardan madd za rara uranlmsa, taraflara hazneden deme yapln; kabahatine gre kadya r cu edilirdi. En nihayet hkmdara mracaat edip istida verme imkn vard. stidalar umumiyetle Cuma selml srasnda padiaha arzolunurdu. Padiah, kendisine arzolunan istidalar toplattnp saraya dndnde bizzat inceleyerek karar vere bilecei gibi, umumiyetle veziriazama gnderip ardm takip ederdi. Bylece mahkeme kararlarna ve idarenin her eit tasarrufuna kar en son mracaat edi lecek merci padiaht. Halk burasn, her mkln zlecei, adaletin tecelli edecei ve herkesin memnun ayrlaca nih makam olarak grmtn

2. Tanzimattan sonra kanun yollan 1840 tarihinden itibaren kurulmaya balanan nizmiyye mahkemelerinde er'iyye mahkemelerinden farkl bir yaplanma ve muhakeme usul szkonusu olmutun Bu mahkemelerin vazife sahas da er'iyye mahkemelerinden ayr idi. Nizmiyye mahkemeleri, nahiye, kaz, sancak ve vilyet meclisleri olmak ze re drt dereceh idi. Bu mahkemeler hem sahalarna giren davalarda bidayet, hem de madun (alt) mahkemelerin istinaf mercii olarak tesbit edilmi; merkezdeki Meclis-i V da bu mahkemelerin temyiz mercii olmutu. 1838'de kurulan Meclis-i Vl, 1868'de Divan- Ahkm- Adliyye; 1879'da da Mahkeme-i Tem yiz hline dnt. 1864'den itibaren tara mahkemeleri de, kaz hidyet, san cak hidyet ve vilyet istinaf mahkemesi adn almt. Bu mahkemelerde Me celle'nin yannda ayr usul kanunlar uygulanmtn. Bunla- o zamana kadar Os manl hukukunda rastlanmayan, fakat bu hukukun mantna ok da aykm d meyen kanun yolar getirmin a. tiraz ceza usulnde iki eit itiraz kabul edilmitin Bunlardan biri, mstantk (sorgu hkimi) kararnamelerine kar taraflarca heyet-i ithmiyelere yaplan itirazdn ki, aslnda bir eit istinaf davasdn. tirazm ikinci eiti ise gyab hkm lere kar yaplan itirazdn Hukuk usulnde de itiraz iki eittin Birincisi, gyab hkmlere yaplan itirazdn (itiraz ale'l-hkm). kincisi ise bir davanm taraflarm-

dan olmayan, gerek asaleten ve gerekse vekleten mahkemeye celp ve ihzar olunmam, kendisi de davaya katlma talebinde bulunmam bir nc ahsn, gybmda hukukuna dokunun bir hkme itirazda bulunmasdr (itiraz'l-gayr). b. stinaf Baklp neticelendirilmi bir davann bir sebep gstermeksizin baka bir mahkemede yeniden grlmesine istinaf denir. "ctihad ile ictihad nakzolunamaz" prensibinden dolay er' hukuka yabanc istinaf messesesi; davalarda hu kuka aykrlk iddiasnn salhiyedi merci tarafndan kabul hhnde mracaat edilen bir yol idi. Bu takdirde muhakeme yeniden yaplr ve yeni bir hkm ve rilirdi. Avrupa'da istinaf, feodal beylerin yarg salhiyetini ortadan kaldrp ken di elinde toplamak isteyen krallarn gayretiyle ortaya kmt. Avrupa'daki r neklerine uygun olarak istinafn Osmanl hukukuna girii, ancak Tanzimat son rasna rastlar. Drt dereceden her biri bir ncekinin istinaf merciidir. Her mah kemenin ancak kanunda saylm kararlan isdnafa tbidir. c. Temyiz Mahkeme karai'mm, hukuk norma uygun verilip verilmedii hususunda ki incelemeye temyiz ad verilir. Kanunen temyizi kabil kararlar, isdnaftan son ra, mahkeme-i temyize gtrlebilir. Temyiz sebeplerinin gsterilmesi gerekir. Ancak mahkeme bunlarla bal deildir. Temyiz mahkemesi, ilk mahkemenin yapt adl muamelelerle baldn. Haksz yere temyize mracaat olunup, tem yiz mahkemesinin sebepsiz yere megul edilmemesi iin, temyize mracaat edenlerin ceza-y nakd demesi usul getirilmidr. Prensip itibariyle temyiz ic ra ve infaz durdurmaz. Taraflar, savc ve hkmden etkilenen herkes talepte bulunabilir. Cinaye te dair mahkmiyet kararlarnda mahkm temyize gitmese bile, savc tarafmdan re'sen ve resmen temyiz szkonusu olur. Hukuk usulnde de, ancak davanm ta raflar nih kararlar temyize gtrebilir. Zanhnn beraat etdi hallerde, hkmn temyizen bozulmas ancak "kanunun hasen tatbikini temin maksadyla" ve mdde-i umum (savc) tarafmdan istenebihr; fakat bu halde beraat kararna bir ha lel gelmez. Adliye nzn, bir hkmn veya tahkikat muamelelerinin kanuna ay kr olduu kanaatine varusa, bunlarm temyizen bozulmas iin mahkeme-i tem yiz bamdde-i umumliine yazl emir verebilir. Buna nef'an li'l-kamm nakz (fevkalde temyiz) denir. Burada da nedce taraflara tesir etmez. Mahkeme-i Temyiz, talebi reddedip hkm tasdik edebihr. Bylece h km kesinlesin Temyiz talebini hakl bulursa, hkm nakzedip (bozup) davay hkm veren mahkemeye gnderir. Bu mahkeme nakz kararma uyar veya ken di hkmnde srar eder. Bozmaya uymusa, esastan bozmada yeniden muhake-

me yapar; bu hkm de temyiz edilebilir. Israr etmise, bu defa dava Mahkemei Temyiz Heyet-i Umumiyyesinde grlr. Verilen karara ilk mahkeme uymak mecburiyetindir. d. ade-i muhakeme (Muhakemenin adesi) ade-i muhakeme, ld iddia edilen kimsenin hayatta olduunun sonra dan ortaya kmas veya yeni bir delihn ortaya kmas gibi kanunda saym hallerde gidilebilecek fevkalde bir kanun yoludun e. Tashih-i Karar (Karar dzeltme) Tashih-i karar, hukuk davalarnda verilen temyiz mahkemesi kararlarnm bir takm sebeplerin varl hhnde, ayn yerde tekrar incelenmesini salayan bir kanun yoludun Tashih-i karan hukukumuza ilk defa 1296/1879 tarihh UsI-i Muhakeme-i Hukukiyye Kanunu ile girmi; cumhuriyetten sonra da aynen be nimsenmitin Dier hukuk sistemlerinde rasdanmayan bu yol, tamamen Trk hukukuna hastn f. ikyet ani*I-Hkkm (Hkimden ikyet) Hkimlerden biri veya bhkann muhakemeye hle ve fesat kartnmalar; rvet almas; haksz yere davaya bakmaktan kanmas (ihkk- hakdan im tina); fazla hai- ahnmas gibi sebeplerle kasden bir kimseye zarar vermeleri h linde, ikyet ani'l-hkkm (hkimden ikyet) davas alabilin Hkimden i kyet, bir st mahkemeye yapln. g. Redd-i Hkim (Hkimin Reddi) Hkimin davada dorudan veya dolayl olarak ml menfaati bulunmas; taraflardan birinin akrabas veya hasm olmas; taraflardan biriyle halen grl mekte olan bir davas olmas ve grn, verecei hkmden nce ifa etmesi (if-y rey] hkimin reddi iin sebep tekil eden Bu durumda hkim kendiliin den veya taraflardan birinin talebi zerine davaya bakmaktan ekilin

Drdnc Kitap OSMANLI HUSUS HUKUKU

Birinci Ksm AHISLAR HUKUKU

Hukuk normlarm muhatab insandr. Hukuk ile insan arasmdaki balan t, ahsiyetin (ahs varlnn) balangc ile kurulur; ahsiyetin sona ermesi ile nihayet bulun ahsiyet, doumla balar; lm ile sona eren Kii bakmmdan hu kuk haklar ve mkellefiyetler, bu iki zaman aras iin sz konusu olun alisiyet ve ehliyet ile alkal hkmler, hukuka giri bahislerinden sayld iin, umu miyetle usl-i fkh (metodoloji) kitaplarmda ele alnmtn I. AHSYET A. HAKK AHSYET 1. ahsiyetin balangc: Doum (Veldet) Doum, hakikaten veya hkmen (takdiren) olun Hakikaten doum, sa olarak dnyaya gelmek demektin Hkmen doum ise, ana rahmindeki ocuun d mdahale ile l olarak dnyaya gelmesini ifade eden Normal artlarda ce ninin l olarak dnyaya gelmesi ile ahsiyet balamaz. Ancak kadnn karnna darbe vurmak, ktaj yaptnmak gibi d mdahale ile drlen ocuk da sa olarak dnyaya gelip lm kabul edilin Sa olarak dnyaya gelmek artyla, ana rahmindeki cenin bakmndan bir takm haklar doar: Nesebi sabit olun mi ras, vasiyet ve vakf lehdar olabilin Aynca uzuvlar teekkl etmi ceninin d rlmesinde gurre denilen diyet denin

2. ahsiyetin sonu: lm (Mevt) lm de doum gibi hakikaten veya hkmen (takdiren) lm olmak ze re ikiye ayrln a. Hakikaten lm Sa bir insann, kalb atlar ve nefes almasnn durmasyla lm tahak kuk eden nsan, kendi vcudu hakknda da tam tasarruf hakkm hiz deildin

Hayatn, uzuvlarn ve shhatini korumakla mkelleftir. ntihar etmek su oldu u gibi; bakasma kendisini ldrmek zere emir vermek de caiz deildir. l dkten sonra da, otopsi, organ nakli gibi bir zaruret olmadan beden ve ruh ah siyetinin rencide edilmesi caiz deildir. Her Mslmann, intihar ederek lm olsa bile, dine uygun ekilde yka np kefenlenip Mslman mezarhma defnedilme hakk vardr. Cenaze masraf lar lnn terikesinden; yoksa beytlmlden, bu da yoksa dier Msmanlatarafndan karlanr. lm ile yerine gedrilmemi ibadetler dt gibi; yapl mas vasiyet edilmemi hac, zekt gibi ml ibadetlerin de yerine getirilmesi ge rekmez. Meyyidn (lnn) zerinde bulunan ahs haklar, borlar, vasiyet et memi olsa bile terikesinden denir. Terike kfi gelmezse, bor der; vrislerin den veya beytlmlden alnmaz. Bu mam Eb Hanfe'nin kavhdir. mam Eb Yusuf ile mam Muhammed'e gre bor dmez. ki gr arasndaki fark, u bakmdan ehemmiyet a-zeder: Bu borca kefil olunmusa, lm ile bor dme yecei iin, alacakl alacan kefilden isteyebilir. Mecelle'de de bu gr esas alnmt. Meyyitin uhdesinde bulunan emanet, rehin, gasbedilmi malla- aynen iade edilir; lmle bu iade borcu hi dmez. lnn borla- dendikten sonra kalan terikesinin te biri, varsa vasiyetlerine ha-cann; vasyeerden artan ksm da vrislerine taksim edilir. lm, gerektii zaman, iki ahidin beyanyla veya tevatr yoluyla sabit olur. Osmanllarda 1298/1881 tarihh Sicill-i Nfus Nizamnmesi'nden itibaren doum, evlenme ve lmler muntazaman kaydedilmeye balanmtr. Zaten s lm devletlerinde, Hazret-i Peygamber zamanmdan beri belh aralklarla nfus saymlar yaplmakta; doum ve lmler kaydedilmekte idi. Ancak somaki yl larda savalar, toprak kayplar, yer deithmeler gibi sebeplerle bu kaytlar muntazam tutulamam; tutulanlar da kaybolmutur-'^^. b. Hkmen lm Hkmen (takdiren) lm, baz hallerde, bir takm sebepler