You are on page 1of 112

fil

TEK YAYINEV

teki FELSEFE Yapm TEK AJANS Kapak Tasarm KORAY ARIKAN Redaktr SEVAL BOZKURT Bask ve Cilt TEK MATBAASI Birinci Basm EYLL 2000

YNETM YER Ata-2 Sokak No: 65/1 06420 Kzlay/ANKARA Tel: 312 435 38 33 Fax: 312 433 96 09

ISBN

975-584-169-5

Gilles Deleuze

KANT ZERNE DRT DERS

Trkesi ulus_baker@krotonomedya

NDEKLER

NSZ

KANT ZERNE BRNC DERS SENTEZ ve ZAMAN 11

KANT ZERNE KNC DERS

39

KANT ZERNE NC DERS

64

KANT ZERNE DRDNC DERS

94

NSZ

Fransz filozof Gilles Deleuze'n Felsefe Dersleri dizisinin ikinci kitabn Kant stne Drt Ders oluturuyor. Immanuel Kant, Spinoza, Nietzsche ve Bergson'un aksine Deleuze'n fel sefi mayasnda dorudan etkili olmayan, pek ok vesileyle "sev mediini" belirttii bir filozof. Buna ramen, Deleuze'n felse fenin "kavramlar imalat", belki de zanaatl olduu dorultusundaki dncesi, tarihin en nemli dnrlerinden biri olan Kant', ileride ayn dizi erevesinde yine Deleuze'n dersler dizisini yaynlayacamz Leibniz gibi gndeme almas na sebep olmu. Felsefesinin yneliminin "Platonculuu tersine evirmek" olduunu defalarca vurgulayan Deleuze, Kant'n fel sefi mimarisinde en azndan birka kavramsal izgi boyunca sz konusu ynelime rastlam grnyor. Derslerde en etkileyici olan taraf, tpk Spinoza konusunda olduu gibi, bir filozofun "havasnn" ve kavramlarnn "huyu nun" ok belirgin bir ekilde devreye sokulmas. Hissedebiliyo7

GILLES DELEUZE

ruz ki, Kant felsefesi, "her tarafa mahkemeler dikerek" ilerle mektedir ta ki yalk eseri Yarg Gcnn Eletirisi W^ yolunu yitirene dek. Ama bu yolunu yitiri yarglama yetisin de "a priori" ilkelerin ve kategorilerin salam temellerini kay betmesi Kant felsefesinin en gl yan olarak sunuluyor. Dikkate deer ikinci nokta, Deleuze'n Kant'n "kategoriler" retisine getirdii yorumun zgnl. Buna gre kategoriler "zorunlu ve evrensel" olan, dolaysyla her eye atfedilebilir yklemler: rastlant, zorunluluk, birlik, okluk, vesaire. Katego rilerin byle bir tanm Aristo'da da vard oysa. Kant'n Deleu ze'n ok iyi yakalad zgnl, Aristo'da kategorilere dahil olan "zaman" ile "mekn" kategorilerin dnda brakm ol masndan kaynaklanyor. Niin? nk zaman ile mekn artk znelliin kurulu imkn olarak deerlendirilmelidir. Bunlar bir nermeler mantnn, ya da cebirinin paras olmaktan karlmal, Kant'n "Benim Koperniki Devrimim" adn verdii dorultuda dnyann almnn koullar haline getirilmelidir ler. Zaman ile meknn birer kategori olmaktan karlp varo lu koullar haline getirilmesi modern felsefenin ve fenomenolojinin balamasna tekabl ediyor. Yaantnn, deneyimin ko ullar nelerdir trnden bir sorudur bu. Ve ilk kez Kant tarafndan sorulmutur. Kant stne Drt Ders, sylediimiz gibi krotonomedya ile teki Yaynlar'nn ibirliiyle hazrladmz 12 kitaplk Deleuze, Felsefe Dersleri dizisinin ikinci kitab. Bu kitab s rayla Leibniz stne Dersler (iki kitap), Bergson ve Sinema, Kapitalizm ve izofreni (7 kitap) takip edecek. Deleuze'n Vincennes'deki derslerinin kapsamnda yer alan bir dersler di zisini de katmak istiyoruz -Jean-Franois Lyotard'n Nietzsche stne Alt Ders 'i... 8

KANT ZERNE DRT DERS

Elinizdeki kitabn bir blm krotonomedya web sayfasn da bulunuyor (http://korotonomedya.gisam.metu.edu.tr). Orijinali ise Richard Pinhas tarafndan hazrlanan DeleuzeWeb sitesinde bulunabilir (http://www.imaginet.fr/deleuze) ulus_baker@korotonomedya

KANT ZERNE BRNC DERS SENTEZ ve ZAMAN 14 Mart 1978 Kant'a bir dn yapyoruz. Bu, Saf Akln Eletirisi'ni ka rtrmann, okumann ve yeniden okumann bir vesilesi olsun. Bu eletiri fikriyle felsefede vuku bulann olaanst bir olay olduuna hi kuku yok. Oraya yeniden dnyoruz -syleyeyim ki, ok uzun bir zaman nce okumutum, sonra braktm oku may ve sizin iin yeniden okudum: Bu, ne olursa olsun, tam anlamyla boucu bir felsefe. Ar youn bir atmosfer, ama iyi dayanrsanz -ve her eyden nce nemli olan anlamak deildir .zaten, nemli olan bu adamn, bu filozofun, bu yazarn ritmini yakalamaktr. Eer salam durursanz, zerimize ken btn bu kuzey sisi dalr ve altndan aknlk verici bir mimari kar. Size byk bir filozofun, sonuta kavramlar icat eden biri ol duunu sylemitim; Kant vak'asnda, bu sisin altnda bir tr 11

GILLES DELEUZE

dnce makinesi, bal bana dehetli bir kavramlar yaratm iliyor. unu sylemeyi deneyebiliriz: Kantln felsefeye ge tirecei yarat ve yeniliklerin toplam, belli bir zaman proble minin ve tmyle yeni bir zaman kavraynn etrafnda dner -yle bir kavray ki, Kant onu ilemeye baladnda, byle bir kavray bundan byle btn olup bitecekler iin kesin belirle yici olacak: Yani zamana ilikin klasik ya da antik bilince kart olarak, zamana dair modern bilincin bir trn orada belirlemeye alabiliriz. Bu yeni zaman bilincinin felsefi kavramlarn yaratarak ona felsefi ifade olanan salayann neden Kant olduu bizi ilgi lendirmiyor -ya da en azndan beni ilgilendirmiyor. Ama syle mek istediim, bu zaman bilinci trnn tam da Kant'la yepyeni bir felsefi konum edindiidir. Numaralayarak gideceim, nk her numaraya belli bir kavram tipinin tekabl ettiini hep d nmmdr; ve bir kez daha, derslerin sonunda benim gibi, bir filozofun tam da yle biri olduunu siz de kabul edersiniz: Bir filozofun bir ressamdan ya da mzisyenden daha az yaratc olmadn, yalnzca kavramlar yaratm diyeceim belirlenebi lir bir alanda yaratmakta olduunu... Birincisi, Kant aposteriori denen eyin kart olarak u apriori'den ne anlyor? Bunlar ok yaygn olarak kullanlan keli meler. Baz durumlarda yeni kelimeler icat etmek gerekir ve ok tuhaf bir mefhum olan transandantal zne mefhumunu yaratt nda Kant'ta da durum budur... Kukusuz bu szcn daha nce de mevcut olduu sylenecektir. Ama ok ender olarak kullanlmaktadr ve u sradan akn szcnden hibir fark yoktur. Oysaki Kant ona ok zel bir anlam verir: Transandantal zne -neredeyse yepyeni bir szck yaratmtr... Apriori ve aposteriori'deyse szckleri dn almakta, ama anlamlarn tmyle yenilemektedir. 12

KANT ZERNE DRT DERS

lk belirleniminde apriori, deneyimden bamsz, deneye da yanmayan demektir; deneyimde verilmi veya verilebilir anla mna gelen aposteriori'nm kartdr. Nedir apriori olan? Dikkat ederseniz, apriori bir ey var mdr, baka bir deyile, dene yimden bamsz eyler var mdr, diye sormuyorum. Varolu sorusu sonradan gelir; varolu sorusunu -bu var mdr, yok mu dur, sorusunu- telaffuz edebilmek ya da cevaplandrabilmek iin, nce bir eyin ne olduunu bilmek gerekir. Diyorum ki, eer byle bir ey varsa, deneyimden bamsz olacak bu ey nedir? imdiye kadar hibir ey kark deil; Kant btn bunlar ok sratli gemektedir: Bu anlamda apriori evrensel ve zorunlu olandr. Evrensel ve zorunlu olan her eye apriori denir. Neden? Bu, apriori'nin ilk kouluna cevap veriyor: Deneyimde veril memi -nk deneyim, tanm icab, bana zel ve tesadfi ola nn dnda hibir ey vermez. Evrensel ve zorunlunun ifadeleri her zaman zorunludurlar, ya da baz gelecek zaman kullanmla rnda belirirler -ya da, yine, 'her defasnda' tipinden ifadelerle verilirler: Suyu 100 dereceye kadar sttm her defasnda, kaynayacaktr. Filozoflar bunu oktandr sylyorlard: Orada, ieride bir ey var ve bu ey deneyim tarafndan verilmi deil. Peki bu nedir? Bunlar, 'her zaman', 'zorunlu olarak' gibi ifadeler, hatta bu gelecek zaman kullanmdr. Deneyimin kesin olarak bana verdii, suyu 100 dereceye kadar sttm her defasnda gerekten kaynaddr; ama "su 100 derecede zorunlu olarak kaynar", formlndeki 'zorunlu olarak', deneyim nesnesi deil dir. Ayn ekilde, eer "btn deneyim nesneleri" dersem, byle bir ey demeye acaba hakkm var mdr? Hatta, "btn deneyim nesneleri" teriminin toptan anlamsz olup olmadn bile bilmi yoruz. Varsayalm ki, bu bir anlamszlk deildir ve "btn de neyim nesneleri" bir deneyim iinde verilmi deildirler. Bunun basit nedeni, deneyimin olmasdr. Demek ki, deneyledii miz nesnelerin bir toplamn her zaman yapabilirsiniz, ama bu toplam hep belirsiz olacaktr. 13

GILLES DELEUZE

yleyse, evrensel ve zorunlu olan, tanm icab, bir deneyimde verilebilir deildirler. nk bir deneyim her zaman zel ve te sadfidir. Demek ki, elimizde apriori'nin ikinci bir belirlenimi var. Apriori ncelikle deneyden bamsz oland; ikincisi, ev rensel ve zorunlu olandr. nc nokta: Bu evrenseli, bu zorunluyu nasl tanmlayabi liriz? in iinde daha imdiden ok ok ince bir pf noktas var: Herhangi bir eyin deneyimden bamsz olduunu sylersiniz, ama belki de bu durum o eyin deneyime uygulanmasn ve de neyimden baka hibir eye uygulanamamasn engellemez. Uygulama meselesi tmyle baka bir eydir. "Su her zaman 100 derecede kaynayacak", dediimde, bu 'her zamann' bana nereden geldiini bilmiyorum, nk onu bana veren deneyim deil; ama bu durum, 'her zamann' suya, 100 dereceye, kayna maya, deneyimin verdii btn bu eylere uygulanmasn en gellemiyor. yleyse, apriori'nin kendisinin deneyimden bam sz olduunu, ama deneyim nesnelerine uygulandn varsaya lm. Baka terimlerle sylersek, evrensel ile zorunlu, deneyim nesnelerine ilikin olarak sylenilirler -belki baka eylere dair de; fakat deneyim nesnelerine dair her durumda sylenilirler. Evrensel ve zorunlu olan nedir? Deneyim nesnelerine dair sy lenebilir olan bu evrenseller, bu zorunlular nelerdir? Burada, felsefede nl olan bir mefhum devreye giriyor: Kategori mef humu -baz nde gelen filozoflar kategoriler tablosu denen ey lerden bile hazrladlar ya da nerdiler. Aristo'nun nl bir kate goriler tablosu vardr. Kant'n da, Aristo'nun gl etkisi altnda olmakszn deil, baka bir kategoriler tablosu olacaktr. Peki nedir bir kategori? Bir kategori felsefede yle herhangi bir ey deildir; baka bir alanda en az bilimsel bir mefhum ka dar kesinlik tayan bir eydir. Bir kategori evrensel bir yk lemdir -bir sfat da diyebilirsiniz. Yani her nesneye atfedilen, yklenen, her nesneye dair sylenen bir yklemdir. Bu 'her nes14

KANT ZERNE DRT DERS

ne' mefhumu tuhaftr. "Gl krmzdr", diyorum. Nedir bu? Hi kark deil, "gl krmzdr" iki kavram arasndaki bir iliki dir; 'gl' ve 'krmz' kavramlar arasnda -ve eer burada evren sel veya zorunlu olan nedir, diye sorarsam, 'hi' cevabn veririm. Btn nesneler gl deildirler, her gl krmz deildir, btn krmzlar da gln rengi deildirler. Bir krmz gl deneyimi olduunu ve bu deneyimin, btn deneyimler gibi zel, tesadfi, aposteriori olduunu syleriz. "Bu gl krmzdr" yargsn, "nesnenin bir nedeni vardr", hatta "gln bir nedeni vardr" yarglaryla bir karlatrn. Hemen bir fark tespit edebiliyorum: Bu da, burada gl kav ramnn aposteriori kavram olarak, bir snf diyebileceimiz bir eyi tanmlyor olduudur; gl kavram bir snf ya da bir kme tanmlar. Bu kmenin bir alt-kmesinin bir zelliidir: Krmz gllerin oluturduu alt-kmedir. Bir kmeyi, dlad eyin ilevi olarak ve dlad eyle ilikisi iinde tanmlayabilirim -gl olmayan her ey. Gllerin kmesi ieklerin oluturduu daha geni bir kmeden kesilip alnmtr ve gllerin kmesi geriye kalanlardan, yani gl olmayan btn ieklerden ayrt edilecektir. "Her nesnenin bir nedeni vardr" dediimde tmden farkl bir alanda deil miyim? Elbette evet, tmyle farkl bir alandaym, nk bir nedeni olmak mmkn btn deneyim nesnelerine uygulanan evrensel bir yklemdir -o kadar ki, byle bir eye ihtiya bile duymam; ya da inanrm, ama bu hibir eyi deitirmez, nk o zaman bu "inanyorum" da incelenmesi gerekecek bir edim olacaktr: nanyorum ki, eer bilinmedik bir nesne deneyimde gzlerimin nnde belirirse, bu nesne, eer bir nedeni olmasayd bir nesne olmayacakt. Bir nedeni olmak ya da bir nedenden domak, 'krmz' ykleminden tmyle bambaka tipte bir yklemdir. Neden? nk, "bir nedeni olmak" yklemi, dnldnde gerekten bir yklem midir, yoksa baka bir ey midir, diye sorulabilir. "Bir nedeni olmak" yklemi mmkn 15

GILLES DELEUZE

btn deneyim nesnelerinin yklemidir; yle ki deneyimin ba rnda bir kme veya alt-kme tanmlayamayacaktr -nk mmkn deneyin btnne yaygnlamtr. Dahas, tartmann ynn ters evirmek de gerekir. Mm kn deneyin btnnn belki de hibir anlam olmayacan sylediimi hatrlarsnz -ite imdi artk bir cevabmz var: Mmkn deneyimlerin btnnn kendi bana hibir anlam yoktur. Ama bu, tam da mmkn btn nesnelere atfedilen yk lemler bulunmas lsndedir. yleyse bunlar artk yklem deildirler ve Kant'n koullar adn verecei ey de budur. Bunlar, mmkn btn deneyimlerin koullardrlar. Demek ki, bir mmkn btn deneyimler fikrinin bir anlama kavumas, deneyimin koulu mefhumu araclyla olacaktr. Mmkn deneyimlerin bir btn vardr, nk mmkn btn nesnelere atfedilen yklemler veya szde-yklemler vardr. te bu yk lemler kategori denen eylerdir. Knt'a gre baz kategori r nekleri sayaym: Birlik, okluk, Btnlk -Kant'ta er er giderler-Gereklik, Yadsma, Snrlama; Tz, Neden, Karlkl lk. Burada biraz duruyorum. Bunlar neden krmz, yeil tipin den yklemler deil de kategorilerdir? Bunlar kategoriler -ya da mmkn btn deneyimlerin koullardrlar; nk, eer her nesne 'bir' nesne, ama ayn zamanda 'ok' diye kavrand lde nesne oluyorsa, yani bir oulluun birlii ise ve bununla bir btnlk oluturmaktaysa, her nesne ne olursa olsun bir gerek lie sahip demektir. te yandan, olmayanlar da dlamaktadr -yadsma... Yalnzca bununla bile, yleyse snrlar da var de mektir -snrlandrma. Ne olursa olsun, o bir tzdr. Ne olursa olsun her nesnenin bir nedeni vardr ve kendisi de baka eylerin nedenidir. Bu, bendeki nesne mefhumunun da u ekilde yaplm ol duunu gstermeye yeter: Bize, kendilerine kategoriler atfetme izni vermeyen herhangi bir eyle karlarsam, o zaman onun 16

KANT ZERNE DRT DERS

bir nesne olmadn sylerim. yleyse, ite apriori'nin son be lirlenimi: Bunlar mmkn deneyimin koullardrlar, yani am pirik yklemlere veya aposteriori yklemlere kart olarak, ev rensel yklemlerdir. Kategorileri ok daha basit bir yoldan da tanmlayabilirdim: Herhangi bir nesnenin yklemleri olarak... Demek ki, siz de kendi keyfnize ve karakterinize uygun kategoriler listenizi ya pabilirdiniz -zellikle herkes ayn kategoriler listesini yaparsa, bunu grmek gerekten iyi olurdu. Yine de, kategoriler szc yle kt yapma hakknz yok. Kendi kategoriler listemizi yapmamz, kendimize u soruyu sormamzdr: Benim iin her hangi bir nesnenin yklemi nedir? imdiye kadar bir liste ver mitim -dokuz kategorilik. Aslnda Kant'a gre 12 kategori var dr, ama n tartmay sonraya brakacam. Gryorsunuz: Birlik, okluk, Btnlk; Onaylama, Yadsma, Snrlandrma; Tz, Neden, Karlkllk ya da Cemaat. Bu ilk tartmay bitirmek iin, kategorilerin herhangi bir nesnenin yklemleri olarak apriori olduklarn -ve mmkn de neyimin koullar olduklarn sylyorum. Anlayn ki, mmkn deneyim mefhumu bununla bir anlam kazanyor. u da sorulabilir: Mmkn deneyimin btn herhangi bir anlama sahip midir? Aposteriori alanda dolamakla kalrsak bunun hibir anlam yoktur. nk, aposteriori bir alanda hep bir toplama yapmaktaym -gller, gl olmayan dier iekler, iek olmayan bitkiler, hayvanlar, vesaire, vesaire. Bylece sonsuza kadar gidebilirim ve kimse bana mmkn deneyimin tmyle kar karya olduumu syleyemez. Aksine, deneyim temelinde para para, blk prk bir eydir ve her trl b tnletirme giriimine direnir. Eer Kant bu ok ok yeni mef humu, mmkn deneyin btn mefhumunu ortaya atyorsa, bunun nedeni unu tanmlayabilmesi, diyebilmesidir: Evet, mmkn deneyimin btnnn bir anlam kazand bir dzey
17

GILLES DELEUZE

vardr, nk, her eye, yani herhangi bir eye atfedilen evrensel yklemler vardr. Demek ki, mmkn deneyimin btn mef humu apriori temellenir. Kategorilerden baka apriori olan, yani evrensel ve zorunlu eyler var mdr? Cevap evettir. Bu baka eyler zaman ve mekndr. Gerekten de, her ey meknda ve zamandadr, hi deilse zamandadr. Ama hemen bana unu diyeceksiniz: Ta mam, ok gzel, ama neden onlar da birer kategori yapmyor sunuz? Neden mekn ve zaman kategoriler arasna eklemiyor sunuz? Aslnda zaman ve mekn da, yle grnyor ki, yk lemdirler. Elbette Kant'n kategorileri bir tarafa, mekn ile za man te tarafa ayrmay istememek iin ok gl nedenleri vard -ve bu nedenleri savunmay epeyce srdrd. Demek ki, iki apriori unsur tr olacaktr: Kategoriler ve zaman ile mekn. Neden Kant mekn ile zamann kategoriler arasna katlmasn artk istememektedir? leride aklk kazanacak bir nedeni he men syleyeyim: Kategoriler mmkn deneyimin yklemleri olarak kavramlardr. Oysa ki Kant temelinden bunlarn apriori tasarmlar olduklarn, apriori temsil ve kavramlar olduklarn, mekn ile zamann ise sunulular olduunu savunur. Burada felsefede yine yepyeni bir ey vardr -bu, Kant'n sunulu ile temsili birbirinden ayrt etmek iin gsterdii abadr. Demek ki apriorMe iki tr unsur bulunuyor. Ele alacam ikinci nokta, Kant'n baka bir dzeydeki ne mi, fenomen mefhumunu tartmasndan gelen nemidir. Bura da da Kant o ana dek felsefenin yaygn olarak kulland bir ke limeyi esasl bir tr deiime uratr. O ana dek filozoflar hep fenomenden bahsedip durdular ^neyi ayrt etmek iin? ok ka baca sylersek, fenomenin onlar iin grn gibi bir ey anla mna geldii sylenebilir. Bir grn. O. zamanlar, duyulur eyin, aposteriori'nin deneyiminde verilmi olann fenomen ya da grn denebilecek bir konumu bulunuyordu ve duyulur 18

KANT ZERNE DRT DERS

grn dnlebilir z ile kartt. Dnlebilir z, tam da kendi olduu kadaryla eydi, kendinde eydi, ya da baka bir deyile, dnce olarak eydi. Dnce olarak ey, tpk feno men gibi, kesin olarak grn belirleyen Yunanca bir baka kelimeydi. Dnce olarak ey Yunancada noumenon adn alyordu ve "dnlm" anlamna geliyordu. Bylece Eflatun'dan balayarak btn klasik felsefenin grnd kadaryla duyulur grnler ve dnlebilir zler arasndaki bir ikililik erevesinde gelitiini syleyebilirim. Bunun daha imdiden znenin belli bir durumunu iaretledi ini grebiliyoruz. Eer kabaca duyulur ve dnlebilir olarak birbirinden ayrlan grnlerin ve zlerin bulunduunu syler sem, bu znenin -bilen znenin- belli bir konumlanmasn ierir. Sylemek gerekirse grn mefhumu bile tek bana znedeki temel bir sakatla vardryor. Temel bir sakatlk yani: Grn sonuta znel kurulu biimini bozduu kadaryla bana beliren eyden bakas deildir. te grnn nl rnei: Sopa bana suda krlm gibi grnyor. Bu duyu yanlsamalar denen o zengin alandr. Kendinde eye eriebilmek iin bu yzden z nenin bu tr bir kurulu sakatln ap ykselmesi gerekir. nce hep grnler arasnda yaarken, Eflatun'un temasnda olduu gibi grnlerden kp zlerin yanna gider. Kant'la birlikte her ey tam bir gk grlts ile patlak ver mitir -sonradan yaptyla kavgaya elbette giriilebilir, hatta bizim de girimemiz gerekecektir- evet Kant'la birlikte fenomen mefhumunun toptan yepyeni bir kavran ortaya kar. Artk fenomen grn olmay brakacaktr. Fark ok temeldir, felse fenin yeni bir unsura kavumas iin bu fikrin devreye girmesi yeterli olmutur, eer fenomenolojinin bir kurucusu varsa onun Kant olduuna inanyorum. Fenomenin artk grn olarak deil beliri olarak tanmland(n) o (a)ndan itibaren Fenomenoloji sz konusudur. Aradaki fark muazzamdr, nk beli19

GILLES DELEUZE

ri szcn sylediimde artk hi de grnten bahsetmi yorum. Bir grn artk bir zle karlatrmay brakyo rum. Beliri nasl beliriyorsa yle belirendir ite. O kadar. Ar kada baka bir ey olup olmadn sormuyorum. Yanl m doru mu olduunu sormuyorum. Beliri asla kartlk iftleri iinde grnn zden farkl olduu kadaryla ayrt edildii ikilik erevesinde ele alnmyor. Fenomenoloji belirilerin -neyse o olarak- ayrntl bilimi olmak ister. Bylece u soru karmza kar: Nedir bu belirme durumu? Bir grnler disiplini olmaktan uzaktr. Beliri neye gnderir? Grn bir ayrmlama ilikisi iinde ze gnderen bir eydir demek ki bir ey ya grntr ya da zdr. Beliri ise ok farkldr, belirenin koullarna gnderen bir eydir. Kavramsal manzara tam anlamyla deiiklie uramtr, problem asla eskisi gibi deildir, her ey fenomenolojik bir hal almtr. Ayrtrc grn z iftinin yerine Kant birletirici beliren-beliri koullar iftini koyacaktr, burada her ey yep yenidir. Meseleyi biraz daha modern klmak iin unu syleyeceim: Ayrtrc grn -z iftinin yerine ilk defa Kant birletirici beliri- anlam iftini koymutur. Beliriin anlam, beliriin ne anlama geldii. Artk grnn altnda z yoktur, belirenin anlam ya da anlamszl vardr. Sylediklerim ok lafta kalyor gibi olsa da kabul edin ki bu kkten yeni bir dnce atmosferi dir; o kadar ki bu bakmdan hepimizin Kant olduumuzu sy leyebilirim. Aktr ki dnce o ada unsurlarn deitiriyordu. Uzun sre Hristiyanlktan gelmeyen ama Hristiyanlkla pek de gzel uzlaan terimlerle dnlmt -mesela grn z ayrm. Ve 18. yzyl sonlarna doru tabii ki her trl hareket tarafndan hazrlanm olarak radikal bir deiim gerekleir: Bir bakma duyulur dnyay ksmen deersizletiren her trl grn-z
20

KANT ZERNE DRT DERS

ikilii -icap ettiinde ilk gnah da tanmlayabiliyordu- ikilii yerine tanmyla yeni bir dnce tipi yerleir: Bir ey belirmi, bana onun anlamnn ne olduunu syleyin veya -ayn anlama gelmek zere- koulunun ne olduunu bana syleyin. Freud kp da bilin alannda baz fenomenlerin belirdiini sylediinde Freud Kantdr. Hangi anlamda? Hem ok genel hem de ok belirgin olan bir anlamda. Yani ann tm insanlar gibi ve Kant'tan beridir dnld gibi, sanki\dorudan do ruya beliri/beliri koullan ilikisi erevesinde ya da belire nin belirii/anlam dzleminde dnmektedir, grn/z te rimleriyle deil. Eer bu altst oluun ne kadar muazzam olduunu gremi yorsanz, bu ikinci kavram iftinde znenin hi de ayn konumda olmadn takdir edin. Ayrc grn/z iftinde zne tzn de bulunan yle bir krlganlkla grnleri dolayszca yakala maya mahkm edilmitir ki, grnlerden karak ze erimek iin ona btn bir yntem, bir sr aba gerekmektedir. zne ikinci durumda ne bakmdan tmyle bambaka bir deer ka zanmaktadr? Her beliriin, belirmesinin beliri koullarna gnderdiini sylediimde ayn zamanda bu koullann kendisi ne beliriin belirdii varla ait olduunu sylemi de oluyorum. Baka bir deyile, zne kurucudur -ve bunu iyi anlayn, yoksa aksi tmden sama olurdu--, zne beliriin deil, belirenin deil, belirenin ona belirdii koullann kurucusudur. Demek istediim, eski z-grn ayrmsal iftinin yerini birletirici fenomenler-koullar veya beliriler-koullar iftinin almas, zneyi grnn snrladklarn ya da yanlsamalarn kurmak yerine beliriin koullarn kurduu lde terfi ettirir. Kant diyecektir ki, elbette grnlere boyun een, ve duyu ya nlglarna dp duran bir zne vardr: Ona ampirik zne di yeceiz; ama baka bir zne de var ki, o ne benim, ne sizsiniz, zellikle ne de ampirik zneye indirgenebilen bir znedir -ona 21

GILLES DELEUZE

bundan byle transandantal zne diyeceiz, nk o herhangi bir eyin belirdii koullarn hepsinin birliidir; peki kime beliriyorlar? Ampirik znelerin her birine beliriyorlar. Mefhumlar sistemi olarak ok gzel bir ey bu daha imdiden. Umarm iin nerelere kadar ykselmi olduunu seziyorsunuz: Bu harikulade bir makinedir. Bu ikinci noktay tamamlamak iin iki dzeltme yapyorum: Kant bir eylerin kalkann henz delmi bir halde dir, demek ki aslnda her ey size sylediimden daha kark, nk o eski grn-z farkndan yine de bir eyi korumakta dr; ve her zaman unu demektedir: Fenomeni kendinde ey ile kartrmayn; kendinde ey saf noumenon'dur, yani dnlen ey olmaktan baka bir ey olmayan ey... Oysa fenomen du yulur deneyimin verdiidir. Demek ki Kant ayrc fenomen/ kendinde ey (noumenon) ikiliini korumaktadr. Ama bunun dna kar ve ok basit bir nedenden dolay daha imdiden baka bir dncededir, nk kendinde eyin doas itibariyle (ya da nomen, kendinde ey dnlen eydir, yleyse nomenondur) ama o bilinemez. yleyse eer belirlenebilirse, bu bil gini nkinden tmyle baka bir bak as olmaldr; demek ki onunla bilgi asndan uramyoruz,' ya da ok zel koullar altnda uraacaz. Bilginin bak asndan ve mmkn btn bilgilerin asn dan nemli olan teki ifttir; beliri-belirmenin koullar, belir me olgusunun koullar. Bu altst oluu bir kez daha zetlersem, bu grn-z ifti nin yerine beliri-koullar ya da beliri-beliriin anlam iftle rinin getirilmesidir. imdi bana bu beliri koullarnn ne olduunu soracaksnz. Neyse ki epeyce ilerlemi bulunuyoruz, nk tarttmz ilk nokta buna zaten cevap vermi bulunuyor -beliri koullar, yani fenomen olarak fenomenin koullan belirenin ta kendisidir. Fenomenin ardnda bir z aramayacaz, beliriinin artn ara22

KANT ZERNE DRT DERS

yacaz; ve beliriinin koullar bir tarafta kategorilerden dier tarafta mekn ve zamandan baka bir ey deildir. Beliren her ey zaman ve meknn koullar altnda ve kate gorilerin koullar altnda belirir. Sadece bununla bile bir tarafta mekn ile zaman, te taraftan kategoriler mmkn btn dene yimin biimidirler ve kendilerinde eylere ait deildirler ama hem fenomenin biimleri olarak, hem beliriin biimleri olarak bir taraftan mekn ile zaman te taraftan kategoriler transandan tal znenin boyutlardrlar. Zaman daha imdiden tmyle oradadr. Sorusu olan var m? Richard Pinhas: Transandantal zne ile ampirik zne ara sndaki fark nasl dalmtr? Hangi bakmdan varlk alanndakinden bu kadar farkldr? Gilles Deleuze: nk zorunlu olarak baka bir mefhuma ihtiyac var. u fikirden yeniden hareket ediliyor: Fenomen eittir beliri. Fenomen ardnda bir zn bulunaca bir grn deildir. Belirdii kadaryla belirendir. Bunii onun birine grn dn ekliyorum her deneyim birisinin deneyimidir. Her de neyim bir zneye balanr ve bu zne meknda ve zamanda be lirlenebilir. Kk tenceremi ocaa oturtmam ve altn yakmam burada - imdidir. Diyeceim ki her beliri ampirik bir zneye veya ampirik bir BEN'e belirir. Ama her beliri ardndaki bir ze deil, kendi beliriini koullandran koullara gnderir. Beliri in koullan -bunlar yleyse biimlerdir nk beliriler bu bi imler altnda belirmektedirler- beliriin koullar ise mekn ile zaman ve kategorilerdir. Yani, mekn ile zaman ve kategoriler belirenin temsil edildikleri biimlerdir. Bundan dolay, eer beliri ardndaki nesnel zler gibi ol mayan koullar varsayyorsa, eer bunlar onun herhangi bir ampirik BEN'e beliriinin koullar gibiyseler, nmzde baka bir seenek kalmyor: Her trl beliriin biimsel koullar be23

GILLES DELEUZE

lirisin ampirik bir BEN'e belirmesini koullandran bir znenin boyutlar olarak belirlenmelidir - bu zne ampirik bir ben ola maz, evrensel ve zorunlu bir zne olacaktr, Kant'n o ana dek ok kstl bir -Tanr- bilimsel kullanm olan bir kelimeyi kul lanmasn ve bytmesini cezbeden ite bu znedir - transan dantal, transandantal zne mefhumunu icat etme ihtiyacn hissetmitir; bu, beliriin kendisinin ampirik znelere belir mesine karn her beliriin koullarnn baland dzeydir. Bu size henz transandantal znenin ne olduunu pek anlatmyordur -biraz sabretmeniz gerekir, nk her ey zaman sorunu etrafnda ele alnacak. ok ufak bir noktann birdenbire somut hale gelmesi gereki yor - srekli bir somutluk beklememek lazm. Bir tarafta somut var ve somutun kart da var, somutun gerek kart soyut de ildir, belirsizdir. Belirsizlik dnme andr. Amacm zamann masal gibi bir kavranna varmaktr. Comptesse: (Syledikleri iitilemiyor.) Gilles Deleuze: Apriori sentez, ele alacam nc noktay d. in bir ucundan balamak gerekir. Eer bununla balasaydm, her eyi farkl biimde dzenlemem gerekirdi. Yalnz bana yle geliyor ki sylediim btn bu eylerde sentetik yarglara bavurma ihtiyac duymadm. nc nokta: Kant'a gre bir sentez nedir? ki yarg tipini ayrt etmek ok yaygn bir eydir - analitik denen yarglar ve sentetik denilen yarglar. Tanm icab analitik yarg znede zaten ierilmi bulunan bir yklemi ilan eden bir yargdr - yani kavramlardan biri tekini de ierdii zaman bu iki kavram arasnda analitik bir iliki olacaktr. Analitik yargya bir rnek: A, A'dr - yani zdelik ilkesi. "A, A'dr" dediimde, A kavramnn dna kmam. A'y kendisine yklerim, A'y ken dine atfederim. Yanlma riskim yoktur. "Mavi mavidir." - ok da ilerlemediimizi syleyeceksiniz bana, greceiz... nk
24

KANT ZERNE DRT DERS

"cisimler uzayda yer tutarlar" dediimde o zaman durum nedir? Bunun analitik bir yarg olduu cevab verilmek istenebilir. Ni in? nk "cisim" - ey deil cisim kavramn iine uzam kavramn koymakszn dnmeye girierrtem; demek ki "ci simler uzayda yer tutarlar" dediimde analitik bir yarg formle ediyorum. Sanrm Kant burada ok kurnazca bir ey syleme nin eiindedir: tamam, btn cisimler uzayda yer tutarlar, bu analitik bir yargdr; buna karn "btn fenomenler meknda veya uzayda belirirler" sentetik bir yargdr, nk "uzamda yer tutma" kavram cisim kavramnn iinde olsa da, uzamda yer tutma kavram, "fenomen" kavramnn iinde deildir, ne de ci sim kavram fenomen kavramnda ierilmitir. te: Varsayalm ki "btn cisimler uzamda yer tutarlar" analitik bir yarg olsun. Hi deilse bir eyden eminiz, bu anali tik bir yargdan baka bir ey deildir, hibir ie yaramaz belki ama hi deilse dorudur. "A, A'dr" dorudur. Kimse imdiye dek "A, A'dr" reddetmi deildir. Hegel tarz diyalektik eli kide "A, A deildir" denmez, "A, A olmayan deildir" denir; Yani basite ey kendi varl iinde kendi olmadnn bu var olmayn iermektedir. Demek ki "A, A olmayan deildir," formln ciddiye alarak eyin varlnn yadsnmann yadsn masndan (ne o, ne o... gibi) ayrt edilemeyeceini syler; ama zdelik ilkesini asla reddetmez. Deneyimde sentetik yarglar vardr. eyleri bilmek de zaten byle bir eydir. "Ah, bak ite, gl krmzym" dediimde bu bir karlamadr. lk bakta "krmz" gl kavramnda ierilmi deildir. Bunun kant hi de krmz olmayan gllerin bu lunduudur. Bana diyeceksiniz ki bu budalaca bir ey nk "krmz" urada, nmzdeki gln kavram ierisinde ierilmi deil mi? ler burada biraz karyor. urada, nmdeki gln bir kavram var m? Tekil bir eyin kavram var m? Bunu bir kenara brakyoruz. Kabaca grnd kadaryla "gl kr mzdr" yargsnn sentetik bir yarg olduunu syleyeceiz. 25

GILLES DELEUZE

lerin nasl dzenlendiini gryoruz. Btn analitik yarg lar apriori'dirler. Bir eyin neyse o olduunu syleyebilmem deneyimden bamszdr. "A, A'dr" apriori bir yargdr. Hep ilk bakta sentetik yarg doas itibariyle ayn trden olmayan iki kavram arasndaki bir birletirmedir - gl ve krmz; ayn tr den olmayan iki kavram arasnda bir ba veya bir sentez kurar. Bundan dolay aposteriori''dir. Bu yargnn biimi, "A, B'dir" gibidir. Belli bir tarzda -bunu ok ksa geiyorum- Kant'tan n ceki klasik felsefe, biraz nce sylediim gibi, ayrmlayc z/ grn ikiliine kaplm haldedir; klasik felsefe en azndan grnte bir ikiliin iindedir: Bir yargya apriori'dr, dolay syla analitiktir, ya da sentetiktir, dolaysyla ampirik veya aposteriori''dir. Ampirik bir yargnn, hangi artlarda doru olabileceini bilmek byle bir sistem altnda gittike karmaklamaktayd. nl ve dhice bir deneme yaplmtr - Kant'tan nce Leibniz tarafndan. Doruluk mefhumunu temellendirmek iin aslnda btn yarglarn analitik olduklarn gstermeye alyordu; yalnzca biz bunu bilmiyorduk; sentetik yarglarn var olduuna inanyorduk nk zmlemeyi sonuna kadar, yani sonsuza dek yrtmyorduk. Bylece sentetik yarglarn bulunduuna inan yorduk. Ama eer analizi yeterince uzaa gtrseydik, bir kav ram onayladmzda, onaylanan kavram her zaman bu onayn, onaylanan eyin iinde bulunacaktr; yle ki Leibniz'in nl tezlerinde olduu gibi - "Sezar, Rubicon Irman geti"; bu nerme dorudan doruya sentetik bir nermeye benziyor, iki tasanm arasnda bir ba kuruyor: Sezar, Rubicon'u u tarihte, meknn u noktasnda, burada-imdi geti - bu tam da aposte riori sentezin imzasn tayor gibidir. Leibniz der ki, eer Sezar kavramnn iinde "Rubicon'u gemek" kavram bulunuyorsa... bunlar dnenin diferansiyel hesab, yani sonsuz analizin ma tematiksel biiminin yaratclarndan biri olmas tesadf gibi mi
26

KANT ZERNE DRT DERS

geliyor size? Kukusuz hayr, hi de tesadfi deil. Tpk "uzamda yer tutma" nasl cisim kavramnda ieriliyorsa, "Rubicon'u geme"nin de Sezar kavramnda nasl ierilmi olduunu tartmaya giritiinde Leibniz ne demek istemektedir? Elbette onun da ok aknlvk verici bir kavramlar yaratma jimnastiine girimesi gerekecekti. nk sonradan zgrl kurtarmas gerekecekti - bunun iin kendine ait nedenleri vard. O zaman "burada-imdi Rubicon'u at" kavram, kendi kavramnda hep ierilmi ise, Sezar nasl zgr olabilir? Ve Leibniz'in u ner mesi, yani analitik yarglardan baka yarglar yoktur fikri neyi ierir? Zorunlu olarak mekn ile zamann, burada-imdinin kavramlarn dzenine indirgenebilir olmasn ierir. Bylece meknsal-zamansal konum bir yklemmi gibi, yani atfedilebilir bir kavramm gibi ele alnacaktr. Kant neden bir taraftan mekn ile zamann, te taraftan kate gorilerin yani apriori kavramlarn ayn trden olmadklar fik rinde bu kadar byk bir srar gsteriyor? nk tam da kav ramlarn dzeyine indirgenemez bir eyi ayakta tutmaya ihtiya duymaktadr. Klasik felsefe aposteriori sentetik yarglarla apriori analitik yarglar arasnda bir oran belirleme ynnde uzun bir tartma dr. Bunlarn birbirlerine indirgenmesinin mmkn olup olma dn tartr durur. Richard Pinhas: "A, A'dr" rneinde deneyimin zdelii ilkesini nasl olup da karsyamyoruz? Gilles Deleuze: nk bu saf bo biimdir. A A'dr. A hi de bir genellik olarak sunulmu deildir, saf dncedir. D nlm herhangi bir eydir. Dahas deneyimde herhangi bir z delik var olduu andan itibaren alaca biim "A A'dr" biimi deildir; deneyimde herhangi bir zdelik belirdii anda bu zamansal bir zdeliktir. Yani zorunlu bir zdelik deildir. De mek ki "A A'dr"a apriori denmesinin nedeni kesin olarak hibir
27

GILLES DELEUZE

ierie sahip olmamas mmkn btn ieriklere bir kural getir mesidir. te Kant gelir ve her ey... sanki yeni bir yarg tipi, nc bir yarg tipi icat etmi gibidir -bu yeni yarg tipini adlandrmak iin yeni bir kavram icat etmesi de gerekecektir: Sentetik apriori yarg kavram. Burada felsefede olaanst bir darbe indirmek tedir. Klasik bir filozof iin yine ok kabaca sylersek apriori analitik yarg bir anlama geliyordu, aposteriori sentetik yarg yine bir anlama geliyordu. Ama apriori sentetik yarg tam anla myla bir garabetti. Demek ki yeni bir kavram yarattnda bir filozof garabetler yaratmadan edemez. Ama bu dhice bir gara bettir. Ne demek istiyor olabilirdi? Burada Kant'ta bile bulun mayan rnekler vereceim - ona daha sadk kalmak iin ondan daha ak olmaya almak iin nk onun yapacak baka ii var. gen beyazdr; eer glerek size bunun ne olduunu sorar sam aposteriori sentetik bir yarg olduu cevabn verirsiniz. Size cevap veririm, tamam ok gzel, sertifikanz aldnz. Ama eer "bir uzam kapatan dorudan oluan ekle gen denir" dersem bu nedir? Bunun analitik bir yarg olduunu syleyebili rim. Neden? nk "A A'dr"dan baka bir ey sylemi dei lim. gen kavram tam da bir uzam kapatan dorudur. Bu kabaca klasik felsefenin dnyasndaki dzen, klasik felsefenin terminolojisinin koordinatlar. Kant gelir ve yle der: Eer genin as iki doruya eittir -temel geometrik nerme- der sem bu nedir? Apriori analitik bir yarg mdr yoksa aposteriori sentetik bir yarg mdr? Mthi bir aknlk andr bu! Yine de bunu herkes epeydir biliyordu. Ama kimse baz felsefi kate gorilerin yetersizliini datmak iin byle bir vakadan fayda lanmaya kalkmamtr - apriori analitik yarg ve aposteriori sentetik yarg meselesini.
28

KANT ZERtNE DRT DERS

Burada Kant salt felsefi zevki tam anlamyla tatmin eden ince bir nokta bulmaya doru gitmektedir - kavramsal bir ereveyi darmadan edecek ok basit bir pf noktasn. Gerekten bu hikye ok merak uyandncdr: genin as iki doruya eittir. Bu geometrik zorunluluk denen eyin tam da rneidir. Evrenseldir ve zorunludur ama yine de acaba analitik midir? Leibniz'e gelirsek Kant'n usa vurmas onu gldrrd - felsefe nin o kadar iyi bir ey olmas da bundandr zaten. Leibniz'in hemen yaptraca cevap u olurdu: Elbette evet, gen kav ramn zmlemeyi yeterince ileriye gtrrseniz alarnn iki doruya eit olmas besbellidir, kavramnda ierilmiti zaten. Ama yine Leibniz acaba hangi koullarda bunu syleyebilmek tedir? nk o da topoloji ad verilen bir matematik disiplini icat etmi ve onun sayesinde meknsal belirlenimleri kavramsal be lirlenimlere bir tr indirgemeye girimiti. Ama hangi artlar da? Kant kendine gre meknsal-zamansal belirlenimlerin kav ramsal belirlenimlere indirgenmesinin imknszln gz nne alarak balad. Baka bir deyile kavramn dzenine indirgenemeyecek bir mekn ve zaman dzeni vardr. Bylece Kant yle der: genin as dediimde bu gen kavramnda o kadar az ierilmitir ki tanmlamak iin genin bir kesini uzatmak kar keye bir paralel izmek filan gerekir... Leibniz daha imdiden ayn fikirde olmadn ve hakl olduunu syleye cektir - nk burada bir eyi kabul ederse felsefesi artk suya derdi. Ama biz Kant'n bu abasnn peinde komaya devam edeceiz. te kavrammz - bir uzam kapatan doru: ann iki doruya eitliini gstermek iin mesela genin ta bann alrm ve uzatrm; C noktasnda A B'ye bir paralel ize rim ve genin asnn iki doruya eit olduunu gsteririm. Kant bize abartmamz gerektiini syler, kendi bana byyen bir ke yoktur, gen bir iek deildir, kendi bana kenarla29

GILLES DELEUZE

rndan birine paralel izmez, genin bir kenarna paralel gen kavramnn bir paras deildir, demek ki bu sentetik bir yarg dr. Ama ok tuhaf tipten bir sentetik yargdr, hi de "gl kr mzdr" tipinde bir yargya benzemez nk evrensel ve zorunlu bir sentetik yargdr. Byle bir yargy nasl aklayacaksnz? Baka bir rnek alyorum. "Doru izgi siyahtr". Herkes anlar, burada bir sorun yoktur - aposteriori sentetik yarg; dene yimde karlarm onunla. Siyah boyayla izilmi bir doru izgi. imdi klid'in tanmn alyorum: "Doru izgi btn noktalarnda eit (ex aequo) bir izgidir- baka bir tanm da kullanabilirsiniz, fark etmez. Her durumda bunun analitik bir yarg olduunu sylerdim. Doru izginin kavramnda zaten ierilmitir. Hatta bu doru izgi kavramnn dile getirilmesin den baka bir ey deildir. Ve ite imdi garabet: Diyorum ki "doru izgi bir noktadan dierine en ksa yoldur". Bu analitik midir? En ksa yol kavramnn "doru izgi" kavramnda ierilmi olduunu syleyebilir miyim? Bir kez daha Leibniz "evet" diyecektir. Kant "hayr" diyor. Neden? Bir sr nedeni var. Bir sradan neden bir de bilgince neden vereceim. nce sradan bir neden - "en ksa"ya ok ya kndan baklrsa bu bir yklem ya da sfat mdr? Bir tehis meselesi. Peki baka bir ey midir? "Doru izgi en ksa yoldur" dediinde bu tuhaftr, "en ksa" bir sfat mdr? Onun bir sfat olduunu gstereceksek bu son derece karmak bir yntemle olacaktr. Bu bir sfat deildir nk "en ksa"... Tamam yolumu deitirmeye alyorum: Eer doru izgiyi bulmak isterseniz o zaman en ksay aln, peki bu ne demektir? En ksa bir ykleme benziyor ama bir yklem deil. Aslnda bu bir ina kural. Bu deneyimde bir izgiyi doru bir izgi olarak retmemin kural. Bana diyeceksiniz ki hl en ksann ne olduunu bilmiyoruz... En ksa, doru izgiye atfettiim bir yklem deil. Bir izgiyi doru olarak belirlemek iin deneyimde doru izgiler olutur30

KANT ZERNE DRT DERS

mak amacna ynelik bir inaat kural. Kant'n takipilerinin bi risinde, ok ok byk bir filozof olan Solomon Maimon'da bu rnei buluyoruz. Demek ki en ksa izginin doru olarak ku rulmasnn kuraldr, bir izginin deneyimde doru izgi olarak retmesinin yoludur. Bu ne anlama gelir? Bir kavramn kendi nesnesinin inasnn kuraln vermeye cei aktr. Baka terimlerle sylersek ina kural kavramn dndadr. Leibniz bir kez daha kp "asla yle deil" diye cektir. Bunu kabul etseydi btn sistemi suya derdi. lk ba kta ina kurallar kavramlardan ok daha farkl eylerdir nk ina kural deneyimde kavrama uygun bir nesnenin re tilmesine yarayan kuraldr. yleyse tanm icab kavramda ierilmi olmamas zorunludur. Mesela: "Daire merkez ad verilen bir noktadan eit uzaklkta olan noktalarn yeridir" derseniz bu daire kavramdr. Size bir daire retmenin hibir yolunu gster mez. Daha imdiden zaman sorununun kalbindeyiz. Doru bir izginin btn noktalarnda eit bir izgi olduunu syledii nizde deneyimde doru bir izgi retmek iin elinizde henz hibir yol yoktur; Btn noktalarnda eit bir izgiyi retmek, merkez ad verilen ortak bir noktaya eit uzaklkta noktalar olan bir ekil retmek iin daha fazla bir eye, bir ina kuralna ihti yacmz vardr. Ve gen bir uzam kapatan dorudur dedi imizde deneyimde bir gen retmek iin elinizde hibir yol yoktur. Bir genin ina kural tmden bambaka bir ey ola caktr - zaten byle bir ey daire ile yaplacaktr. Bir geni retmek iin bir daire izmek gerekecektir. Bu gariptir. Bunun sentetik bir yarg olduunu sylerken Kant ne demek istemektedir? Aslnda, genin ina kuraln yle tanmlars nz: Bana bir doru paras verin -bu grld gibi doruyu da, doru izgiyi retmenin yolunu da varsayyor--; evet bana bir doru paras verirseniz ve eer doru parasnn iki ucu bir da irenin merkezi olarak alnrsa; ister eit yarapl, ister farkl... 31

GILLES DELEUZE

eer iki daire birbirini keserse, eer dairelerin yaraplar eitse, o gene ekenar (dzeltiyorum: eer yarap daireye eitse), o zaman ekenar gen diyeceim. te burada elimde bir ina kural var. Apriori sentetik yargda harikulade bir taraf bulunduunu takdir edin -ayn trden olmayan iki kavram arasnda bir sentez kurmak yerine, kavram ile, kavramsal bir belirlenim ile -mesela gen ve daire-bir meknsal-zamansal belirlenimler toplam arasnda bir sentez kuruyor. Aslnda bir ina kural meknsalzamansal bir belirlenimdir. Peki neden sentezdir? Grdk ki, te mel olarak bir ina kural ayn trden olmayan kavramlar ili kiye sokar. Ayn trden olmayan kavramlar, stelik de zorunlu olarak ilikiye sokabilme gc nereden geliyor? nk, ayn trden olmayan kavramlarn ilikiye girebilecekleri tek yolun deneyimin tesadf olabileceini sylemitik -ah, bu gl krmzym... Ama doru izginin en ksa yol olduunu sylediim de, zorunlu bir eyden bahsettiimi iddia ediyorumdur -bu a dan apriori olan, geometrik bir zorunlulua sahip bir ey. Bu ise deneyime bal olmayacaktr. Bunlar deneyime dair sylenebi lirler elbette -btn doru izgiler zerinde gerekten en ksa yol olduklarn dorulayabilirim, ama buna ihtiya duymam. Her eyi daha ilk rnekte biliyorumdur -yargy anladm andan itibaren her eyi biliyorum. Bunun btn doru izgiler iin ev rensel ve zorunlu olarak geerli olduunu biliyorum ... sylen mesi gereken, kavramlar arasndaki zorunlu ilikiyi ayakta tuta nn kavramlardan birini tekiyle zorunlu bir ilikiye sokan bir meknsal-zamansal belirlenimler toplam olduudur. Bu noktada bilgince nedenim de devreye giriyor: "Doru izgi bir noktadan tekine en ksa yoldur" dediimde, bunun bana nasl doru bir izgi izmenin yordamn verdiini ilk ba kta gremiyorum -ama aslnda, geen yllarda bu seminerlere devam etmi olanlar, geometride apak olan bir eyi gster32

KANT ZERNE DRT DERS

meye alm olduumu hatrlarlar. Sylemek gerekirse, "doru izgi bir noktadan tekine en ksa yoldur", klid slu bunda bir nerme deildir -Arimed slubunda bir nermedir, nk ayn trde olmayan iki kavram arasnda yaplan temel bir karlatrmay ierir -doru kavramyla eri kavram arasn da. Aslnda, "doru izgi bir noktadan tekine en ksa yoldur", daire paras ve kiri sz konusu olmadan herhangi bir anlama sahip deildir. Baka terimlerle sylersek, bu bir metodu arr -"doru izgi bir noktadan tekine en ksa yoldur" diferansiyel ncesi bir nermeye gnderir; Arimed'in nl hesab, diferan siyel hesaba... Bu krk bir izginin sonsuzca bir eriye yaklatrlmasyla gerekletirilen tketmeler hesabdr - snra geii ierir. te bu yzden doru izgi bir noktadan en tekine en ksa yoldur ak olarak eri iin sylenmez, eri kavram burada ad landrlm deildir. Bu yarg eer burada iki kavram arasnda, doru ve eri kavramlar arasnda bir sentezin sz konusu olduu grlmezse tmyle anlamsz olurdu. Bunun yalnzca bu yarg nn ok kesin Arimed'ci byk erevede ifade edildii bir karlatrmadan yalnzca doru ile erinin karlatrlmasn dan, snra gei ve tketme hesab yoluyla gerekletirildiini bilmek gerekir. Ve Kant'm bu dzeydeki cevab udur: Pekl gryorsunuz ki bu analitik bir yarg deildir nk ayn trden olmayan iki kavram... gen rneinde olduu gibi nasl a nn iki doruya eit olduunu gstermek iin paralel kavram genin dndaki bir kavram olduu halde paralel ekmek ge rekiyorsa ayn ekilde... Apriori sentetik yargda bu ayn trden olmayan kavramlar birbirlerine diken nedir? Yalnzca ve yal nzca yle bir ilem - meknn ve zamann bir belirgeni ol mak. Birbirlerinde ierilmeyen kavramlar arasndaki zorunlu ba mmkn klacak olan mekn ile zamann belirlenimi szgelimi daire paras ve kiri ekillerinde, genin bir kenarna yksel33

GILLES DELEUZE

tilen paralelde beliren ite bu meknsal-zamansal belirlenimdir - ite bu noktada apriori sentetik yargy elde ediyoruz. Kant'm mekn ile zamann kategorilere indirgenemeyeceklerini sylemesinin nedenleri nedir? Sylemek gerekir ki apriorinin iki tr vardr: Bir taraftan mekn ile zaman, te taraftan kategoriler - ya da isterseniz mekn ile zaman kavramlarn d zenine indirgenemezler. Bunun iin bir sr neden sayar ama imdi size verdiim en basit rnekle dncemizi denememiz bizim iin yeterlidir. Der ki bakn ite, iki el, bunlar st ste ko nulamaz simetrik nesneler paradoksudur. ki el gryorsunuz ama yalnzca iki el grmekle kalmyorsunuz, iki eli dnebili yorsunuz da. Varsayalm ki gerekte hibir zaman iki el yoktur, her zaman ok kk farklar vardr, lekeler ve izler vardr ve dncenin bak asndan hibir ilgin taraf yoktur. Her za man denilebilir ki birbirine benzer iki ey yoktur. Ama her za man mutlak olarak zde iki eli dnebilirsiniz, tasarlayabilir siniz. Dikkat edin, eer Leibniz'i d ses olarak yine konutursaydm yle diyecekti: Hi de deil, dndnz sanyor sunuz ama dnemezsiniz, bu kavram susturduunuz anlam na gelir. Ama Kant'n bahsini kabul ediyoruz. Demek ki kavramda tam anlamyla zde iki eli dnebili yorsunuz. Kavramda, kavramn karakterlerinde ne kadar ilerler seniz ilerleyin, u izginin tekinde olduunu yine de dne bilirsiniz. Ama eer... Leibniz diyecektir ki belki bu tamam, ama byle bir ey yaparsanz birden baka bir ey olmadn fark edersiniz. Kant burada indirgenemez bir ey olduunu syle mektedir. Kant mutlak olarak zde iki eli dnebildiini ama yine de bunlarn iki olarak kaldklarn sylemektedir. Kavram lar bakmndan tam tamna zdetirler; birinin her karakterinin te tarafta bir zdei vardr. Ama yine de iki tanedirler ve neden iki tanedirler? Biri sa eldir, teki de sol. Ya da biri nce gel mektedir, teki de sonra ya da arkadan gelmektedir. Tam anla34

KANT ZERNE DRT DERS

myla zde olan iki elde birinin sa tekinin de sol olduunu dndrten nedir? Tadklar karakterlerin her birinde zde diye dnlebilir olsalar bile st ste konamazlar. En ince de taylarnda mutlak olarak simetriktirler ama st ste konamazlar. Kant diyecektir ki ite sorumluluk budur. Zaman ile meknn indirgenemezlii ite budur. Sa, sol. Burada-imdi. nce, sonra. Kavram kesin olarak ayn olan iki nesne kavrayabilirsiniz, nesneler yine iki olarak kalrlar nk biri buradadr, teki orada. Biri sadadr, teki soldadr. Biri ndedir, teki sonradr. Kavramsal dzene indirgenemeyecek meknsal-zamansal bir dzen vardr. Ama Kant'm verdii neden bu deildir. Ayn zamanda u nl rnei de verir. Tepe noktalarnda kar karya getirilmi iki benzer prizma aln, bunlar aktramazsmz. Neden aktramazsnz? nk iki ekli aktrmak ya da st ste getir mek bir evirme hareketi gerektirir. eklin boyutlarnn saysna eklenen bir boyutta rotasyonunu gerektirir. Tepe noktalarnda kart olarak konulmu iki genimiz olduunda onlar ancak nc boyutta gerekletirilebilecek bir rotasyon hareketiyle birini tekinin stne aktrabilirsiniz. O zaman da eklin bo yutlarna ek bir boyutumuz olur. Hacimlere geldiinizde, yani boyutlu ekillere geldiinizde mesela, iki el veya tepe noktala rnda kartlam gen prizmalar durumunda olduu gibi a ktrmay ok kolay yapabilirsiniz, eer elinizde meknn dr dnc bir boyutu olsayd. Rotasyonu drdnc boyutta gerek letirirsiniz. Sonluluk tam da u anlama gelir: Meknn indir genemez bir ekilde boyutu vardr, N boyutu yoktur ve zaman da yalnzca bir boyuttur. Her zaman N boyutlu mekanlann veya zamann bir sr boyutu olduu teorilerin var olduu sylenebi lir. Bunun ok nemli olmadna inanyorum nk N boyutlu mekn fikrinin Kant'n kavramlar ve sorunlar sistemiyle hibir ilikisi olmayan baka bir sorunlar ve kavramlar sistemini ilgi lendirdiini dnyorum. 35

GILLES DELEUZE

Neden mekn ile zaman kavramn dzenine indirgenemezler? nk iki kavramn zdeliini mmkn olduu kadar ileri g trdnz halde meknsal-zamansal belirlenimler kavramsal belirlenimlere indirgenemeyeceklerdir - tekabl eden ey ya da eyler yalnzca aposteriori tesadfi karakterleri bakmndan de il, mekn ve zamandaki konumlar itibariyle ayrt edilebilir halde olacaklardr. Meknsal-zamansal konum kavramn bir zellii deildir. Bylece aadaki ilke bakmndan dorulan m oluyoruz. Apriori sentez iki kavram arasnda yaplmaz nk nce bir taraftan genel olarak kavram te taraftan meknsal-zamansal belirlenim arasnda yaplr. Hakiki bir apri ori sentez ampirik sentezde olduu gibi kavramlar arasnda de ildir, kavram ile meknsal-zamansal belirlenim arasnda yaplr ya da tersi. te bu yzden bir kavram ile bir baka kavram ara snda apriori sentezler mmkn hale gelirler - nk mekn ile zaman yle bir ilikiler ebekesi rmlerdir ki .bir kavram ile bir baka kavram istedikleri kadar farkl olsunlar birbirleriyle zorunlu ilikilere girebilirler; yeter ki retim kurallar var olsun. Demek ki mekn ile zaman kurucu bir gce erieceklerdir. Bu da btn mmkn deneyimlerin kurucu gc olacaktr. Kavramn dzeniyle meknsal-zamansal dzen arasndaki fark daha iyi belirlemek iin biraz nce sarf ettiim szckleri yine ele alyorum. Mekn ile zaman beliriin biimleridirler veya belirenin kendini sunduu biimdirler. Aslnda bu kolay anlalabilir nk mekn ile zaman kukusuz bir beliri bii midirler ama bu belirite zgl bir birlik sz konusu deildir. Belirenler hep eit eit eylerdir; beliri her zaman bir eit liliin beliriidir: Krmz gl, bir koku, bir renk vesaire. y leyse beliren doas itibariyle eitlidir. Mekn ile zaman alg biimleridirler - ama fark edeceksiniz ki mekn ile zamann kendileri de bir eitlilie sahiptirler: Meknda "buradalann" eitlilii, meknn her noktasnn mmkn bir "burada" oluu 36

KANT ZERNE DRT DERS

ve zamanda onlarn eitlilii, zamann her noktasnn mmkn bir an oluu. yleyse zamanda ve meknda belirenin eitlilii ile zaman ile meknn kendi eitliliklerini birbirinden ayrt etmek gerekir. lk eitlilik, meknda ve zamanda beliren eitlilii ampirik eitlilik adn alacaktr; ikinci eitlilik meknn kendisinin veya zamann kendisinin eitlilii apriori eitlilik olacaktr. Meknn eitlilii. Zamann eitlilii. Zaman ile meknn apriori eitlilii sunulu biimlerini olutururlar. Ampirik e itlilik ise belirene aittir. Mekn-zaman belirleniminden farkl bir dzene ait oldukla rn grdmz kategoriler ve kavramlar bir birlie sahiptirler; bunun kavramn ilevi olduu bile sylenebilir - bir eitlilii birletirmek. yle ki belli bir tarzda kavramn mekna ve za mana ynelmesi gerekeceini fark edebilirsiniz. Belirenin beliri biimleri olarak mekn ile zaman Kant'm "sezginin biimleri" adn verdii eydirler. Sezgi tam da sunulutur. Sezgi dolaysz olandr. Fenomenler dolayszca meknda ve zamandadrlar. Ya ni meknda ve zamanda dolayszca belirirler /Mekn ile zaman dolayszln biimleridirler. Kavram ise her zaman dolaym denilen eylerdendir. Kavram baka bir kavrama gnderir ve bir birlik oluturur. te bu anlamda sz konusu olan belirenin bir sunulu biimi olmad, belirenin bir tasarm biimi olduudur. Temsil szc burada verili olan veya verili olann biimi olan mekn ile zamann dolaysz karakterine veya pasifliine kart olarak kavramn aktifliini dile getirir. Kant der ki, mekn ile zaman alc olma halimizin biimidirler. Oysaki kavram bizim dolayszlmzn, bizim kendiliindenliimizin veya faalliimizin biimidir. Zamann tarihine Kant'm bu kadar dhice ge tirdii yenilik nedir? Mekn ile zamann belirlenimlerinin kav ramsal belirlenimlere indirgenemeyecekleri bir kez kabul edildi inde meknsal-zamansal belirlenimlerle kavramsal belirlenim37

GILLES DELEUZE

leri yine de ve her eye ramen birbirlerine tekabl ettirmek ba arlamazsa bilgi hibir zaman mmkn olmayacaktr - ite bu bilginin bir tr mucizesidir. Ve Kant ite buna erimek amacyla sistemini yepyeni kavramlarla ina etmeye girimektedir. ok kat, ok sert bir filozoftur o; bir sr karmakark kelime kul lanr durur ama bunlar hibir zaman etkilemek iin kullanlan kelimeler deildirler. Kant lirik deildir. Hayat stne bir eyler yazm olan sekreterlerini gidip okuyun: ok sakin, ok derli toplu bir hayat vard... Thomas de Quincey, Kant'n sektreterlerinin ilettiklerini tercme etti, biraz da dzenledi, gzelletirdi - bu Immanuel Kant'n Son Gnleri metnidir. Harikulade bir metindir.

38

KANT ZERNE KNC DERS 21 Mart 1978 Neden felsefe iin bir sensetizr ya da bilgisayar kullanm olmasn? Son tartmamzda ok belirgin baz Kant mefhumlar tes pit etmeye almtm: apriori, sentez, vesaire. Ama bu esas nemli ey olarak grnen bir ereveyabal olarakt - felse feyle ilikili olarak zaman sorununu konumundaki o kkten al tst olu ile ilgiliydi. Kritik bir altst olutu bu, tpk kritik bir nokta gibi. Son defasnda keyfi olarak seilmi forml ele almak is tediimi sylemitim - ama bu ok tehlikeli, yine de ne olursa olsun Kant'a ait olmayan fakat altlarnda Kant'n zaman veya zamansallk mefhumlar zerinde gerekletirdii byk ye nilii ya da byk altst oluu gruplandrdklarn dnd m anahtar forml vardr. imdi eer kavramsal bir felsefi inceleme erevesinde edebi formllere bavurmaktaki kolaycl gidermeyi baarabilirsek 39

GILLES DELEUZE

Kant'n gl bir ierik kazandraca birinci forml Hamlet'inkidir. Zamann ivisi kt, tkinci forml anonimdir ve u nun gibi bir eydir: imdiye dek mekn tasarlamak grevini srdryorduk, artk zaman dnmenin vakti geldi. Kant'la hibir alakas olmayan bir yazardan gelen nc nl forml: "Ben bakasdr". Bu formlleri balamlarndan karrsanz, onlar soyut szler olarak alrsanz Kant'a tam tamna uyacak larn sanyorum. Belki bu bana "ben bakasdr" formln, "zamann ivisi kt" formln kendi ilerinde anlama frsatn verecektir. Gilles Chatelet'ten bu birinci formln yorumuna bir katk getirmesini istedim. Bylece bu birinci forml, "zamann ivisi kt" formlnn dzleminde nerede olduumuzu ele alalm. Kant'n felsefesi nasl ivilerinden sklmekte olan bir zaman nmze koymaktadr. iviler zamann etrafnda dnmekte ol duu menteelerdir. Baka bir deyile belli bir antik gelenekte zaman temel olarak kendinde olan bir eye boyun emektedir. Ve bu ey deime zamann deimeye boyun eii olarak be lirlenebilir. O halde zaman deienin deimesini lecektir veya baka bir dzeyde ayn anlama gelmek zere zaman hare kete boyun eecektir - zamann harekete boyun eii, baka bir dzlemde ayn anlama gelir diyorum nk yerel hareket olarak hareket deimenin en saf, en yetkin biimidir; bu Aristo'nun felsefesini ve Antik Yunan felsefesini tmyle kaplayan u eylerdendir. Ya da yine bir baka dzeyde ayn anlama gelmek zere zamann dnyann gidiatna boyun emesi ve ite bu anlamda Antik Yunanllarn klasik tanm belirir: Zaman hare ketin saysdr. Bu neyi getiriyor? Her eyden nce zamann deimeye, harekete, dnyann gidiatna boyun eiini getiriyor. Zamann, yakalanm, tuza a drlm, halkalanm bir halini getiriyor. Bu yle bir zaman ki tmyle farkl bir tarzda ortaya konan ebedi dn
40

KANT ZERNE DRT DERS

sorularndan bamsz ya da deil, evrimsel bir zamandr. Ve aslnda zaman hareketin says olduu lde gezegenlerin ha reketini lecektir - sekiz gezegenin sekiz hareketi zerine Platon'un btn o sylediklerine bakn; ve sekiz gezegenin de bir birlerine gre ayn konuma gelmeleri iin gereken zaman le cek olan byk halka, dnyann sekiz emberi - demek ki hal kalarn byk bir halkas olacaktr ve onun bulunduu nokta gezegenlerin birbirlerine gre ayn konuma gelecekleri nokta olacaktr. O zaman dnyann bir yl tamamlanm olacaktr. Ama bu dnp duran zaman deimeye, harekete ve dnyann gidiatna boyun een zamandan bakas deildir - ve bu btn antik felsefeyi kateden o byk fikirdir: Ebediyetin imgesi olarak zaman. Zamann izdii ember gezegenlerin hareketini lt lde ve ayn eyin dn tam da bu dnp duran zamandr. Timaeos Diyalogunda halkalandran bir faaliyeti gerekletiren Demiurgos'un yay zerine ok gzel sayfalar vardr. Oysa ebediyetin imgesi olarak bu zaman - harekete boyun een ve srr gezegenlerin birbirlerine gre ayn pozisyonu gel dikleri periyodik dnleri olan bu zamann evrimsel ekli gerekten ebediyetin imgesi olan bir zamandr. Antikan za mannn modal bir karaktere sahip olduunu ve bu szcn zaten srekli olarak belirdiini syleyeceim: Zaman bir tarzdr, bir varlk deildir. Nasl bir say da varlk deilse, nasl sayd eyin bir tarzysa ayn ekilde zaman da lt eyin bir tar zdr. Kukusuz her eyi Kant'a byle yklemiyoruz - iler yal nzca onun kafasnda olup bitmiyor; orada felsefi ifadesine ka vuacak ok uzun bir bilimsel evrim vardr; ve kukusuz New ton da nceden bilimsel ifadesine kavumu bulunmaktadr. Her ey sanki zaman zlp alyormu gibi olup bitmektedir. Ama zlp almay dorudan anlamyla almak gerekir - za man zlmekte, evrimsel biimini kaybetmektedir. Zamann
41

GILLES DELEUZE

saf doru izgi haline gelmesi ne demektir? Bu tam da sanki halkal bir zemberei tutmusunuz ve brakmsnz gibidir. Zaman saf doru izgi haline gelir. Burada Borges'i hatrl yorum, hakiki labirent doru izgidir. Zaman dz izgi haline geldiinde bu ne anlama gelir? Ve bir deiim olarak ne geti rir? Mzikten bir rnek getirerek Kant ile birlikte zamann modal olmay brakarak tonal bir karakter kazanmaya baladn sy lerdim. Dncede byle bir ilemin iddetini gz nne getir mek iin gerekten paralanm bir halkann boalan bir zem berein, saf doru izgi halinde alan bir zemberein imgesin den daha gl bir imge gerekten bulunamaz. evrimsel izgiyi gryorsunuz, zaman evrimsel iken dnyay snrlandran bir izgidir ve zaman doru bir izgi haline geldii anda diyeceiz ki dnyay artk snrlandrmamaktadr, o andan itibaren onu katetmeye giriecektir. Birinci durumda evrimsel zaman snr landran ve snrlar koyan bir zamandr - Yunanllar iin bu hep en stn faaliyet olmutur. Zaman doru izgi haline geldiinde artk dnyay snrlandrmaz, onu kateder. Snrlandrma anla mnda bir snr deildir artk, u anlamda bir snrdr: O utadr. Uta olmay hi brakmaz - bu snra gei anlamndadr. Ayn "snr" szc anlamn tmden deitirmitir - herhangi bir eyi snrlandran bir ilem olmay brakmtr, aksine, bir e yin ynlendii eydir - hem eilim olarak hem de kendisine doru einilen ey olarak; zaman budur ite. Bunu nasl akla mal? Burada sz konusu olan doru izgi haline gelmi bu zama nn nemini tespit etmektir. Bu bir basitletirme deildir. Za mann atmosferinde ve ileyiinde her eyi temelinden dei tirmektedir. En basit yol kendini Kant addeden bir aire bavurmaktr. Bu Hlderlin'dir. imdilik sorunumuz yalnzca zamann ev42

KANT ZERNE DRT DERS

rimsel olmay brakarak, bir halka olmay brakarak doru izgi haline gelmesindeki bu deiimin neminin ne olduunu bul maktr. Hlderlin'in hem Kant'a yanam olduunu hem de za man doru izgi haline gelince ne olup bittii konusunda syle yecei ok ey olduunu aklmzda tutmamz gerekiyor. Hlderlin sorunu Yunan tragedyas dzeyinde ortaya atmak tadr; ve tam olarak Aiskilos'da grld haliyle Yunan tragedyasyla Sophocles'de ve her eyden nce Oedipus ve Antigone'de belirdii haliyle Yunan tragedyasn karlatrmakta dr. Hlderlin'in gelitirdii, ardndan da Sophocles yorumcula rnn yeniden ele aldklar emann tarttmz sorunun kal binde bulunduunu hemen grebileceksiniz. Bu belli bir Yunan trajiinin evrimsel zaman tragedyas olduu anlamna geliyor. Bunu Aiskilos'ta ok rahat bulabiliyorsunuz. Zaman evrimi ne dir? Trajik zaman evirimi kabaca eit deerli olmayan em ber yay gibidir; snrlandrma an vardr; snrlandrma adalet ten baka bir ey deildir, herkese verilmi olan paydr. Ve sonra snrn inenmesi gelir, ineyen eylem gelir. Snr an Byk Agamemnon'dur. Kraliyet snrlandrmas nn gzelliidir. Ardndan snrn inenmesi gelir, yani l szln eylemi: Agamemnon'u katleden Klitemnestra'dr. Ar dndan byk bir tamirat sreci balar ve trajik zamann emberi burada snrlandrmann, inemenin ve tamiratn emberleridir. Tamirat Agamemnon'un cn alan Orestes'dir. Belli bir an i nenmi olan snrn yeniden dengeye getirilmesi sz konusudur. Bu trajik zamann astronomik zamandan kopyalanm olduuna dikkat edin nk astronomik zamanda, gzel snrlandrmann emberi olan sabit emberler vardr, belli bir noktada snrlar paralayan gezegenlerin hareketi vardr, en sonunda da balan gtaki durumun tamiri vardr - yani adaletin yerine getirilmesi, nk gezegenler yine ayn konumda bulunacaklardr.
43

GILLES DELEUZE

Ve bu nl trajik kaderin byle bir formlnde sylenildii gibi her ey ta batan olup bitmitir - ve tragedya balad anda her ey zaten tamamlanmtr: bizzat Aeskilos'un metninin syledii gibi Agamemnon sarayna dndnde ve Klitemnestra tarafndan katledileceinde her ey zaten olup bitmitir. Ama Klitemnestra onu ldrd anda -lszlk ve adalet sizlik snrn inenmesi eylemi- tamirat daha imdiden orada dr. Bu ite byle bir evrimsel kader trdr. Zaman kvrktr. Olaanst gzel sayfalarda Hlderlin ise yle demektedir: Sophocles'in yenilii nedir? Sophocles hangi bakmdan modern tragedyann sonuta temelini atmtr? Zamann kvrmn ilk olarak aan odur. Bu Oedipus'un zamandr. Hlderlin der ki Sophocles'den nce Yunan tragedyasnda snrla karlaan in sandr. Gryorsunuz, snrda - snrlandrmada, insan snr iner ama yine de tam bununla hizaya yeniden getirilir; ama Oedipus'da iin snn ineyen, snrda hizaya getirilen birinin havasyla kar karya olduumuz artk sylenemez. Oedi pus'un durumunda dalan ey snrn kendisidir. Nerededir? Bu, snra gei haline gelen bir snrdr. Hlderlin'in hayranlk verici forml. Oedipus'da balang ve son kafiyeli deildirler artk. Ve kafiye kesin olarak zamann kvrlmasdr. yle ki ba ile son birbirleriyle kafiyelensinler. Orada henz adaletsizliin tamiri vardr. Oedipus'da ise zaman dz izgi haline gelmitir ve bu izgi zerinde Oedipus'un serseri hayat balayacaktr. Oe dipus'un uzun seyahati. Artk tamirat sz konusu deildir - zalim bir lm biimi altnda bile olsa. Oedipus srekli bir ka iin dedir - kendisine ait zamann dz izgisini katedecektir. Baka bir deyile onu alp gtren bir doru izgi tarafndan katedilmektedir. Nereye doru? Hibir yere. Daha sonra Heidegger lme doru diyebilecektir. Zamann dz izgisinden Heidegger kendi hesabna yine Kant olan bir fikri, lme - yazgl - varlk fikrini ekip alacaktr.
44

KANT ZERNE DRT DERS

Gerekten Oedipus vakasnda yani Sophocles'in trajedisinde ba ile sonun kafiyeli olmadklar iyi grlyor - dahas bir sfr an var. Hlderlin unu da ekliyor: Bu zlp alm zaman, ba ile sonun artk kafiyeli olmad zaman bir kesiklikle ia retlenmitir - ve tam da bu zamanda bir kesinti noktas bulun duu iin tam da saf bir imdi bulunduu iin - ve datm bu kesiklik tarafndan gerekletirilen - bir nce ve sonra olacaktr; ve ite kafiyeli olmayan bu nce ve sonra tam da budur. evrimsel zaman emasnn yerine doru izgi olarak, bir kesintiyle iaretlenmi simetrik olmayan bir nce ve sonra ayrt eden bir kesikle damgalanm bir zaman gelir. Bu bizim iin ok nemli nk doru izgi olarak zaman iinde simetrik olmayan bir nce ile sonrann dalmn oluturmak bir kesintiden yola karak simetrik olmayan bir nce ve sonra retme olasl vardr. Bu kesiklie saf imdi adn verebiliriz. Oysa Hlderlin'in zmlemesi hayranlk vericidir nk zamann bu bii minin bir nce ile bir sonray ayrt eden kesikliiyle saf bir imdi ile zamanda bir gemi ve bir gelecek reten zaman biiminin antik zaman bilincine kart olarak modern zaman bilincine ait olduunu gstermeye abalar. Forml Hamlet'ten dn aldm iin tarihlerden bamsz olarak Oedipus'taki yenilik diye ele ald eyi bize anlatmak iin Hlderlin'in kurduu btn bu emann hangi noktaya dek Hamlet'e uygulanabilecei bana arpc geliyor. Hamlet'i hatr layanlarnz iin, bunun iinde bir eyin srekli olarak kap durduu, ama bunun snr aan Hamlet olmayp artk Hamlet'i ap geen bir snrn hareketi olduunu grmek ok ilgintir - sanki doru bir izgiyi rp durmaktadr ve bir kesiklik vardr. Oedipus iin Hlderlin kesiklik ann uraya yerletirir - Tiresias'n mdahalesi, khinin mdahalesi. Bu saf an olacaktr, doru izgi zerinde bir gemi ve bir gelecein, yani artk kafiyeli olmayan bir nce ile sonrann yryecei saf imdiyi olutura45

GILLES DELEUZE

aktr. Ve Hamlet'te de bana olaanst gelen bir an var: Hamlet babasnn cn alma vazifesinde ok tereddt etmektedir; tam anlamyla snr ban alp gitmektedir. Babasnn cn almak iin ok tereddt ettii zaman ite bu Oedipus'unkiyle ayn hikyedir. Uzun bir sre boyunca zaman hep ncenin zaman olarak gider, fakat artk "nceden" diyemeyeceimiz bir andayz, nk nce ve sonra yalnzca kesiklik tarafndan, yani, saf im dinin an tarafndan dzenlenebilirler; ve sonra kendisini yok etmek isteyen vey babas onu bir deniz yolculuuna gnderir. Bu deniz yolculuu o kadar temelden nemlidir ki, Hamlet yol culuktan unlar syleyerek dnecektir: "Bende tehlikeli bir eyler var"; bunu daha nceden hi diyemezdi; sanki bu deniz yolculuu onu daha nceden yapamayaca bir eyi yapabilecek hale getirmiti. Deniz yolculuu bir kesiklik ilevi yklenmi ve zamann dz izgisi stnde birbirine tekabl etmeyen, si metrik olmayan bir nce ile sonray oluturmutur. Btn bunlar Hlderlin'in o kadar gzel, karanlk ama gzel metninde grebilirsiniz: "Yrtlmann en u noktasnda aslnda zamann ya da meknn artlarndan baka hibir ey kalmaz geriye (burada Hlderlin Kant gibi konumaktadr). Bu snrda insan kendini unutur nk btnyle ann iindedir. Tanr unutur, nk o zamandan bakas deildir. Ve birbirleri kar snda artk imanszdrlar, vesaire..." Bu mutlak afallama hali nedir? Zaman evrimsel olduu srece Yunan tragedyasnda bir kaderin, yani belli bir Tann-insan ilikisinin korunduu syle nebilir. Ama zaman dz izgi halinde aldnda bu ayn za manda ayrlan bir ey olduu anlamna da gelir. Hlderlin'in bu ok gzel yorumunda insan ile Tanry ayracak olan izgisel zamann ayn izinde gerekleen bu ikili yz evirmedir - Tanr, kendisine srtn dnen insana srtn dnmektedir. Bu yzden Sophocles Oedipus'a "Atheos" der - bu Tanr tanmaz anlamn da deil, Tanr'dan ayrlm kii anlamndadr. Ayn ekilde 46

KANT ZERNE DRT DERS

Tann artk zamann hakimi, efendisi, zaman bken varlk de ildir - ve insan da artk kendisi emberi takip etmeyi brak maktadr ???? Tannyla bir tr uyum iinde dnp durmamakta dr artk -Tanryla bu tr bir iliki iinde insan artk nce ile sonrann kafiyelenmesini engelleyen, kafiyelenmeyen bir nce ile sonray oluturan kesiklik anndan bakas deildir. Doru bir izgi haline gelen bu zamann nemine dair bir hissiyatn uyanmasn istiyorum yalnzca. Bu asla zamann eklinin basitletii anlamna gelmiyor, aksine zamann ekli nin yein bir karmaklamasn hissedebilmenizi isterdim. Za man artk iinde olup biten bir eye boyun ememektedir, aksine dndaki her ey zamana boyun emitir. Tanrnn kendisi bile artk bo bir zamandan baka bir ey deildir. nsan da zaman daki bir kesiklikten baka bir ey deildir artk. "5a/ Akln Eletirisinde ok nl ve ayn lde, ok ok gzel bir blm vardr -"algnn beklentileri" balkl. Tam da baka bir dzeyde Kant'n, sonradan Hlderlin'in anlatacann ayns bir hikyeyi bize anlattn gstermek isterdim. Ama bu Yunan tragedyas konusunda deil. Tuhaf gelebilir ama bilimsel fizik hakknda. "Algnn beklentileri" bal altnda olaanst on iki sayfa var. Kant orada bize mekn ile zamann genileyebilir byk lklerden olduklarn sylyor. Genileyebilir byklk ne de mektir peki? Bu o kadar kark deil, Genileyebilir byklk, Latincede "partes extra partes", paralan art arda elde edilebilen byklk demektir -yle ki, her nicelik ayn zamanda hem birlik hem de okluk olduundan -mesela u yirmi metre uzunluun dadr dediinizde, bu bir oulluun birliidir-genileyebilir ya da yaygn bykl yle tanmlamalsnz: oulluk para larn bir btn halinde toplanmalarna gnderir. Yaygn byk lk ite byle bir eydir. Ama ite zaman da tam byle bir ey dir: Bir dakika, bir dakika daha, sonra yine bir dakika daha, ve sonuta dersiniz ki, hah tamam, ite bir saat geti. Paralarn
47

GILLES DELEUZE

birbirlerini takip ediini bir btn halindeki toplamda gryor sunuz: Bir saat. Mekn ile zaman genileyebilir niceliklerdir, burada hibir zorluk yok. Ama Kant ekliyor: Ama ite bakn, meknda ve za manda bulunan gerek -mekndaki ve zamandaki gerei hatr lyorsunuz tabii-gerek meknda ve zamanda beliren eydir, fe nomendir, nk Kant'ta fenomen artk bir grn deil, belir me olgusudur - meknda ve zamanda belirdii lde gerein kukusuz genileyebilir bir nicelii vardr, mesela masa uzayda bir yer tutar, genileyebilir bir nicelii vardr, masann bir mekn vardr. Bu noktaya tekrar geri dnmemize gerek yok; bu Kant'n sentez dedii eyden baka bir ey deildir. Ama meknda ve zamandaki gerein yalnzca genileyebilir bir ni celii yoktur, yeinliine bir nicelii de vardr. Yeinliine bir nicelik nedir? Mekn ve zaman u ya da bu derecede doldu randr. Genileyebilir nicelikle yeinliine nicelik arasndaki fark hemen grlebiliyor nk ayn geniliine mekn farkl dere celerde doldurulabilir. Mesela: Ayn mekn az ya da ok youn bir krmzyla doldurulabilir, ayn oda az ya da ok youn bir syla doldurulabilir, ayn hacim az ya da ok youn bir mad deyle doldurulabilir. Sorun meknda ve zamanda boluk olup olmad sorusu deildir. Bizzat Kant iki soruyu temelinden ayrr: Meknda ve zamanda boluk kavranabilir mi? Ve ikinci bir soru, kendilerinde bir boluk bulunmakszn mekn ile za man farkl derecelerde doldurulabilir mi? Peki, mekn ve zaman doldurduu lde gerein yeinli ine nicelii ne anlama geliyor? Dahas, yalnzca mekn ve za man dolduran bir gerek yoktur, mekn ile zamann bir gerei vardr, bu da yeinliine niceliktir. Genileyebilir nicelik konu sunda sylediimize kart olarak, Kant'a gre yeinliine nice liin iki temel karakteri unlardr - ve bundan byle ortaya 48

KANT ZERNE DRT DERS

kaak btn yeinlik kuramlarnda byk bir nem kazanacaktr: Birinci karakter - yeinliine bir niceliin kavranmas bir anda gerekleir, anlktr. Yani birlii art arda paralarn toplanma syla olumaz, herhangi bir yeinliine niceliin birlii tek bir anda kavranr. Bu, "scaklk otuz derece" dediim zaman 30 de recelik scakln defa on derecenin toplam olmad anla mna gelir. Otuzun 10 + 10 + 10 olmas genileyebilir nicelikler dzeyindedir, ama 30 derece 3 defa 10 derece deildir, 30 dere celik bir scaklk 10 derecelik 3 s deildir. Baka terimlerle sylersek toplama ve karma kurallar yeinliine nicelikler alannda geerli deildirler. Yeinliine herhangi bir niceliin birliinin kavranmas bir anda olur. kinci karakter: Yeinliine bir oullukta ierilmi bulunan oulluk artk her biri tekinin dnda bulunan art arda gelie gndermez, sfr derecesine de iken bir yaklamaya gnderir. Diyebilirim ki mekn ve za man dolduran herhangi bir ey olduu her defasnda, diyebilirim ki veya daha dorusu Kant diyebilir ki, ampirik bir sezgiyle kar karyaym. Hatrlyorsunuz ki sezgi verilmi olan alabilme yetiidir ama verili olan meknda ve zamanda verilmitir, y leyse sezgi hi de byl bir yeti deildir, bir eyi alabilme yeti idir. Verilmi olan bir eyi alyorum ve bu bakmdan ampirik bir sezgim olduunu sylyorum. Ama verilmi olan yeinliine bir nicelie sahipse, yani bir derecesi varsa, onu sfrdan bala yan retimi asndan ya da sfra doru yok oluu asndan kavrarm... Ya da yeinliine nicelii asndan mekn ve za man dolduran gereklik, sfr dereceden balayp reyen veya sfr dereceye doru snmekte olan bir rn olarak kavranr. u anda sorunumuz bo mekn ya da zaman var mdr me selesi deil, her durumda mekna ve zamana dair bo bir bilincin bulunup bulunmad sorunudur. Ve mekn ile zamann bo bir bilinci vardr - meknda ve zamanda her tr gerekliin retil mesinin ilkesi olarak sfr dereceden yola karak belirlenmi bir 49

GILLES DELEUZE

bilintir; sfr dereceden balayarak reyen ya da sfr dereceye doru snen. ok zorlama yaklatrmalar yapmak istemezdim ama Kant'ta yeinliin fiziki dzeyinden Hlderlin'in ??????????? yapabilir siniz - yani bir kesiklikle damgalanan zaman doru izgisinde bu kesiklik noktas sezginin = 0 derecesidir; Kant'n mekn ve zaman dolduran gerein retildii bu biimsel bo sezgi, ve bu sezgi = 0 derecesi kesiklik noktasn yaratan bo sezgiden ba kas deildir. Her tr yeinliine niceliin gerektirdii 0 derecesi ite bu kesinlik an sayesinde bo bir biim, saf bir izgi olarak zaman ile doal bir tekabl ilikisi iindedir. Demek ki saf izgi olarak zamann zerinde nce ile sonrann artk birlikte kafiyelenmedikleri bir 0 derecesi kesiklik olarak iaretlenir. Bir kez daha tekrarlyorum, sorun u deildir: Bo zaman veya mekn var mdr sorusu deildir; soru bizzat zamann doas yznden, bizzat zamann doasna bal olarak zamana dair bo bir bilin cin olup olmaddr. Baka terimlerle sylendiinde insan ke siklik olurken Tanr da zaman haline gelir. Bu ok zor, hibir ey anlalmyor, ama gzel. te menteelerinden sklm za mana dair sylemek istediim her ey bu. Yeinliine nicelik kendisinden retildii ama kendisinin gerektirdii 0 derecesiyle saf izgi ya da bo biim olarak zaman arasnda bir sentez oluturmaktadr. Mekn ve zaman dolduran gerein derecesi olarak yeinliine nicelik bu gerein retil dii, ya da snp gittii bir 0 derecesi ile bo biim ya da saf izgi olarak zaman arasnda bir sentez oluturur. yle ki yein liine bilincin zamanda oynad kesiklik ileviyle zamana al d bo izgisel biim arasnda bir tamamlayclk olacaktr. Bylece Hlderlin unu diyebiliyor: nsan (yani zaman bilinci) artk bir kesiklikten baka bir ey deil, Tanr artk bo bir za mandan baka bir ey deil. Bu ikili bir yz evirmedir. Kant bu noktaya kadar varmamt - hemen belirteceim ok basit bir nedenle: Aslnda Kant Tanry ve ruhu bilinten tretiyordu. 50

KANT ZERNE DRT DERS

Onlara bilginin alannda bir ilev veriyordu, ama Tanr ve ruh kendi ilerinde bilinen eyler deildiler nk biz fenomenler den baka bir ey bilmiyorduk, bize grnen eylerden baka ey bilmiyorduk. Ama ne Tanry, ne de ruhu silmiyordu nk onlara bambaka bir ilev verecekti, pratik ahlaki bir ilev. Ama bilgi asndan ruh nasl kesiklikten geiyorsa, Tanr da bo za mandan geecekti. Bu daha m iyiydi? Yaanm, gerekten yaanm olan ey mutlak olarak soyuttu. Soyut olan ey yaanm olan eydi. Neredeyse, yaanm bir eye eritiiniz anda soyutluun en canl tarafna eritiinizi sylerdi. Baka terimlerle sylersek yaant hibir eyi temsil etmemektedir ve soyutluk dnda hibir ey yaayamazsnz, kimse soyutluk dnda herhangi bir ey yaam deildir. Bahsettiim ey kalbimi temsil eden bir ey deil, tmyle soyut bir zaman izgisi. Bir ritimden daha soyut ne vardr? Stoaclar konusunda, bunlar antika iin hem ok yenidirler hem de onunla hibir ilikileri yoktur; "snr" kelimesini bam baka bir anlamda kullanrlar. Onlarda snr Platon tipinde filo zoflarn snr deildir, baka trden filozoflarn da snr de ildir... Kant'ta alglamann beklentileri dendiinde ok basit bir eyden bahsediliyor; apriori olarak alg zerine hibir ey sy leyemezsiniz - eer krmz denen bir renk ve yeil denen bir baka renk varsa bunlar verilmitirler; bunu deneyimden ba msz olarak syleyemezsiniz nk deneyimde verilmilerdir. Apriori olarak syleyebileceiniz iki ey vardr: Meknda ve zamanda ne verilmi olursa olsun, meknda ve zamanda veril mi olan yaylabilir bir niceliktir, ama bunun bir derecesi de vardr, yani yeinliine bir nicelii de vardr. te bu apriori bir yargdr. Yani mekn ve zaman ne zaman yaylabilir nicelikler olarak bir eyler doldurursa bu dolduran eylerin bir derecesi de 51

GILLES DELEUZE

olmaldr. yleyse algm bir ey beklemektedir nk orada elimde bir belirlenme vardr, ite bu apriori olarak syleyebile ceim tek eydir. Demek ki bir beklenti sz konusudur. Epikros'ta bu asla ayn anlamda deildir. Epikros'un zamannn tan m Stoac zamann bir biiminin yenilenmesi bile deildir, tipik olarak modal zamandr. Bu noktada Gilles Chatelet'in mdahale edip kendi matematiki bak asyla doru izgi olarak zaman kavrayn neden ok temel bir farkllk olduunu sylemesini isterdim. Gilles Chatelet: (zetlendi nk bant iitilmiyordu) : Platon'da yaratlm bir zaman vardr, yani bir yerlerde za mann stnde olan bir aknlk vardr ve bu zamanla akmas iin de bir st boyuttadr. Platon'un zaman periyotlar, safhalar lmektedir, yani bir periyotlar toplamdr ve yldzlardaki z deliklerin tekrarlanmasn, yani takvimi salar. Temel olarak zamann bir say olduunu kabul etmek gerekir. Bu zaman arada dzeni de lmektedir. Platon'da zaman dzeni tanmlar, tasvir eder; szgelimi kaosun zaman yoktur. Zaman dnyann dze nini ifade eden bir tr takvimdir: Dzenin tutamaklannn bir sistemidir. Zaman dnyadadr, dnyevi bir varlktr. Aristo'da her ey hareket asndan kurulmutur ve zaman harekettedir, ktlenin iindedir. Zaman cisimlere balanmtr. Zaman bylece saf astrolojik bir nitelik kazanr ama ebedi, son suz ve tek biimli zaman mefhumunu Aristo'ya borluyuz. Ama hem Platon'da hem Aristo'da evrimsel bir zaman temsili var dr. Plotinus'da "bir" adn verdii soyut bir ilemci vardr - hibir nitelie sahip deildir ama bu "bir"in dna kld anda bir eyler bozulmaya uramaktadr. Zaman kesinlikle ebediyet kar sndaki bu bozukluk derecesini lmektedir, zaman bir bozul ma srecini lmektedir. Plotinus zamann varln kendine ta mir edilmez bir eklenii olduunu syler. Zaman bir dtr, 52

KANT ZERNE DRT DERS

yani bir derece kaybdr ve Plotinus Tanrya bir zenmeden bahseder. Plotinus'un bu sylediiyle uyum iinde olacak bir matematiksel ekil, yanstmal bir doru olurdu, zaman bir do rudur, ama kvrlan bir dorudur. Bir daire de deildir. Bir dai reden bir noktann karlmasdr (Bir). Plotinus'da zaman bir tr yanstmal zamandr, daha imdiden bir ters evrilemezlik fikri vardr. Plotinus'da zaman birden akp gelir ve Bir zaman kar snda akndr. Zaman tam olarak kozmik bir varlk deildir, zaman yle deerlendiren ruhtur... Zaman daha imdiden ebe diyetle etir, ne ba ne sonu vardr ve emberin dndaki nokta zamann iinde deildir, bir yukardadr, hibir zaman balan maz. Bu ok paradoksal bir ey. Kant'ta zaman fenomenlerin bir imkn, koulu haline gelir. Fenomenlerin birbiri ardna gelii zaman gerektirir, yleyse akn olan ey zamandr. Zaman ouldur, bu ak sylenir, ve tek boyutludur zellikle de dzenlenmitir. Sonuta Kant zama nn bir doruya yaklatn syler. Ama nedir bir doru... Bir parametre olarak zaman gzergh verir... Gerek doru bir i levdir, zaman da bir ilevin koulu haline gelir; bu bir temsilin ya da tasarmn imaj deildir, ilevin ta kendisidir. Burada za mann bir ilevinin bulunabilmesi kukuludur. Tam hangi ba kmdan tmyle modern olur? nk ona gre zamansallk to polojiyi tanmlamaktr... Bir doru... Ama Kant'n esasl fikri oradaki soyut meknn saf bir parametre oluudur. Kant'ta iki ey var. nce zamann gerek bir doru olduu nun ak seik sylendii anlamda teknolojik bir devrim vardr, ama ayn zamanda bir ilev mefhumu da sz konusudur. Gilles Deleuze: ok nemli bir ey syledin. Kant'la birlikte zamann bir say ya da l olmay brakarak parametre haline geldiini. Bir say ya da lyle bir parametre arasndaki fark aklaman isterdim. 53

GILLES DELEUZE

Gilles Chatelet: Parametre bir sonu deildir. Yunanllar iin bir say basite bir l anlamna gelirdi, burada zamann ll mesi mmknd... Matematikte parametrenin bir tanm yoktur, bu yalnzca bir mefhumdur. Parametre olarak zaman hesaplana cak bir sonu deildir, balangtaki veri haline gelir. Bir para metre verilmi olandr, kendi kendine deiip durandr. Gilles Deleuze: Bunun tam da ayn anlama geldiini sanyo rum: Zamann bir say olmay brakp veya bir eyi lmeyi b rakp lt eye boyun emeyi brakp, ~ sonra bir parametre haline geldiinde zamann bir oluum, bir kurgu meselesine ak tarldn dnyorum. Zamann kvrmn atn, doru izgi haline geldiini sylediimde... Zamann bu modern kavrannda buna edeer bir ey var - burada ayn zamanda parametrik bir zamann bo biimi belirirken tragedyada bir ilem veya bir kesiklik getiren bir eylerle tamamlaycl vardr - ya da ayn ekilde matematik sistemde bir kesiklik de vardr. Bence Chatelet'in Plotinus'a verdii bu anahtar rol tarznda gerekten biraz afalladm. Antikada her ey imdiye kadar sylemi olduumuzdan ok daha karmaktr, aslnda iki yn vardr ve bu iki ynn en azndan ortak noktalar vardr. Her iki ynde de zamann yalnzca modal bir karakteri vardr... Oysa bu iki yn hareketin says olarak, dolaysyla fiziksel kozmosa, phusis'e boyun een zamandr - ve Plotinus gelir onlardan kopar - ama kopan ilk kii o deildir, ve o da phusis'e deilse bile ruha boyun een bir zaman kavray oluturur. Bu daln, Plotinus'un nemi konusunda Gilles Chatelet'le tmyle ayn fikirde deilim - ve bir taraftan iki aba sz konusuydu: Ruha boyun een zaman, phusis'e boyun een zaman; bunlann her ikisi de ortak olarak zamann saf ve biricik bir modal karakterini onaylarlar; bu ebe diyetin imaj olarak zamandr, bu zamann ikincil ve tremi bir karakteridir, ve her ikisinin de antik dnyann ruhu teorisinde birletikleri bir nokta vardr. Plotinus'dan... Comptesse: (iitilmiyor). 54

KANT ZERNE DRT DERS

Gilles Deleuze: Kant'a gre akn. Bir kez daha elimizde iki mefhum var. Kant mefhum akmhktr, zaman akndr, ama Kant'n btn aknlk mefhumlar klasik aknlk mefhumunu reddetmek iin imal edilmitir. Kant'taki akn, eskilerin akn deildir. Hzla ikinci noktaya gemek istiyorum. ok hzl ilerleyece im. Kant'a uygulamak istediim ikinci formln... Ama zaman dnmek gerekten en zor itir - bu eletirel felsefe olarak fel sefedeki bir dnemdir, Kant tarafndan eletiri felsefesi biimin de tanmlanm modern felsefedir. Klasik felsefede dncenin dndaki teki nedir? Dncenin dndaki teki her eyden nce mekndr. Mekn. Mekn bir snrlama olarak kavranmtr. Engel veya diren olarak, ayn zamanda snrlandrma olarak kavranyor. Neden? nk dncem bizzat kendisi meknsal olmayan, uzayda yer tutmayan dnen bir tze balanyordur, dnce kendisi uzamda yer tutmayan bir dnen tzn sfat dr, ama bu dnen tz bedende sonludur. Bedende sonlu: Bu klasik felsefeyi zehirleyen nl problemdir - yani dnen tz olarak ruhla ve meknda yer tutan tz olarak bedenin birlii ve ruhun bedende sonlu oluu, ruhun kendisi meknda yer tutmasa da (bunun alamaz bir problem olduunu gryorsunuz) nasl olur da meknda yer tutmayan bir ey mekndaki bir eyde sona erebilir, bu bir sr paradoksa yol aar. Bu dncenin temel bir snrlanmasn getirir nk yal nzca dncenin nne engeller karmakla kalmyor, dn ceyi snrlandran btn hatalar, btn yanlsamalarn kayna nda yer alr. nc karakter: Eer mekn dncenin tekisiyse, mekn dnceden bakaysa, o zaman diyeceim ki keli mesi kelimesine bu bakaln tekisidir. Meknda bulunan tz dnen tzden bakadr - tek bir tz olarak varsaylm olsa da; Descartes'n tz bulunduuna dayanan tannm retisi buradan gelir: Dnen tz, mekndaki tz ve dnen tz ile 55

GILLES DELEUZE

mekndaki tzn birlemesi. Kant'm getirdii dnmle her eyin grnm deiir. Neden? Doru izgi haline gelen za man hatrlyorsunuzdur, ve artk bu noktada nemli olann d nce karsnda bir engel veya diren olarak ya da dnceye getirilen bir snrlandrma olarak nemli olduunu artk syle yemem. Burada artk zaman mekna boyun emeyi brakr, grdmz bu biime kavutuunda, bu saf biime kavutu unda ayn zamanda bir bamszlk da kazanr - ve meknn yerini alan o deildir, dnceye bir engel deildir. Dnceyi ieriden ileyen snrdr. D snrlandrma mefhumunun yerini i snr mefhumu alr. Zaman dnceyi ileyen snrdr, d nceyi tmyle kateder, hep ierideki bir snrdr, dncenin iinde yer alan bir snrdr, oysaki klasik felsefede dnceye d bir snrlandrma oluturan meknn varl sz konusudur. Demek ki her ey dnce sanki kendi iinde "dmann" tayormu gibi olup bitmektedir. Dman darda deildir. Burada bir tr temelli deiim sz konusu. Zaman dnmek, dncenin meknla dardan snrlandrmasna dayanan kla sik emann yerine, dnceyi ieriden ileyip duran bir i snr gibi ok ok tuhaf bir fikri koymak anlamna gelir bu dtan gelen bir engel deildir, bir tzn kapallndan, geirgen ol mayndan kaynaklanmaz. Sanki dncede dnlmesi imknsz bir eyler varm gibidir. O andan itibaren Kant'taki sorun ruhla bedenin birlii deildir. Yani biri mekn teki mekn d olan iki tzn birlii problemi deildir. Sorun artk birbi rinden ayr iki tzn birlii olmayacaktr, tek ve ayn znenin iki biiminin (iki biim ile iki tz birbirlerinden ok farkldrlar) bir arada bulunuu ve sentezi olacaktr. ki tzn birliinin yerine, ayn znenin iki biiminin sentezi - bu znenin tz olmadn ima eder. Birlemeleri gereken bu iki biim nedir - artk ayn znede bile diyemem nk tz znenin iinde olmayacaktr , bunlar 56

KANT ZERNE DRT DERS

ayn zne iin iki biimdirler. Bylece ite bu zne zamann bu izgisi tarafndan katedilecektir; sanki zne iki biim tarafndan katedilmektedir ve kendisi de bu iki biimin sentezinden baka bir ey deildir - ite bu en esrarengiz noktadr. Bu iki biim nedir? Bir taraftan dncenin biimidir, te taraftan ise dn cenin i snrnn biimidir. Somut olarak bu ne anlama geliyor? Dncenin biimi ilk olarak "dnyorum"un eylemidir, ey lem veya belirlenim olarak "dnyorum"dur. "Dnyorum" demek bir eyi belirlemek demektir. Neyi? Bunu sonra grece iz. En geni ve en evrensel anlamnda dnmenin biimi, "dnyorum"a eittir - yani bu bir zneye baland srece d ncedir; ama bunun bir tz olduunu sylemeye hakkm yok tur. Dncenin biiminin ikinci belirlenimi: Bu, Kant'n dedii gibi, "dnyorum"un en yoksul tasarm olduudur, bu btn dncelere elik eden en zayf, en yoksul dncedir. Ben = ben, bu "dnyorum"daki "ben"dir. "Dnyorum belirleni min evrensel biimidir ama bir bakma hibir ey belirliyor de ildir ve "dnyorum"da belirlenim botur. Dncenin eylemleri somut olarak kavramlardr. Dnce nin apriori eylemlerinin kategori ad verilen zel trden kav ramlar olduunu grmtk. yleyse dncenin biimi "d nyorum" ile kategorilerin toplamdr - "dnyorum" ile "dndm" eylerin yani kategorilerin veya herhangi bir nesnenin yklemlerinin toplamdr. Dncenin biimleri ite bunlardr. Kant bunlara kendiliinden biimleri adn da verir, dnyorum dediim zaman bu bir belirleme eylemidir ve d ncenin eylemi olan bir faaliyeti ima eder. Kant bu iki durumda dncenin biimini karakterize etmek iin kendiliindenlik szcn kullanmaktadr. Peki ama bu iki dnce biiminden baka ne vardr? Al biimini ya da sezgi biimini grmtk. Sezginin biimi iki ey 57

GILLES DELEUZE

ierir, tpk biraz nce dncenin biiminin ben, "dnyorum"un "ben"i ve dncenin edimi olarak kavram, apriori kavramlar yani kategoriler, mekn ve zamanda almlama biim leri olduunu grdmz gibi. Bu iki biim iki kez tekrarlanr. Son defa meknn dsallm biimi, zamann ise iselliin biimi olduunu sylyordum, bu sz konusu iki biimin algnn iki biimi ya da almlamamn iki biimi olarak ortak olmalarn engellemez. Almlamamn biimi ikilidir: Dsallm biimi = mekn, iselliin biimi = zaman, ama bu ikisi almlamamn biimidirler. te yandan "dnyo rum" ve kategoriler olan kendiliindenlik biimi vardr. Gr yorsunuz bu ok nemli, her ey ikilemektedir: nce byk bir ikilik vardr: Sezgi biimi ve kendiliindenlik biimi, almlama biimi ve kendiliindenlik biimi, ve bu iki byk biimin her birinin iki yn vardr. Almlama biiminin iki grnm vardr: dsallk-mekn, isellik-zaman... ve kendiliindenliin de iki grnm var: "Dnyorum"un ben'i, ben=ben, ve dnd m kavramlar, apriori kavramlar. Kant'n problemi tek ve ayn znenin, ben'in birbirine in dirgenemez iki biime sahip olabildiidir (bir taraftan meknn ve zamann indirgenemezlii, te taraftan da kavramn indirgenemezlii); tek ve ayn znenin iki biime sahip olabildiidir temel olarak zaman biimine ve dnce biimine ve stelik, zaman biimine bal olarak o alcdr, kabul edilir ve dnce biimi altndaysa kendiliindendir, belirleyicidir, belirlemeleri iler. Artk sz konusu olan ruhun, zihnin bedene nasl balan dn bilmek deildir, cevap bylece gzden geirilmi olan problemden akp gelecektir kukusuz yani ayn znenin (ya da tek ve ayn zne iin) birbirine indirgenemez iki biimin sente zinden. Bu ise tek ve ayn zne iin dnmenin kendiliinden lik biimiyle zamann almlayclk biimidir. 58

KANT ZERNE DRT DERS

Zamann dncenin kurucusu, yazar olmas bundandr. Ve Kant sentez apaktr: Sentez ayran ya da yrtan bir eydir ve bu Kant ben tr kendisini kateden ve birbirlerinie asla indirgenemeyen bu iki biim tarafndan ikiye yrtlmtr. yleyse uyum nereden geliyor; aksayan, topallayan ama dnd e yin meknda ve zamanda karl bulunmadka dnemeyen, dncesine tekabl etmeyen hibir eyi meknda ve za manda bulamayan ama yine de mekn ile zamann mutlak ola rak ayr trden eyler olarak kaldklar byle bir zne nasl iliyor? Bu tam anlamyla yarlm bir znedir tam tamna zamann izgisi olan bir izgi tarafndan blnm bir znedir. yle ki, nc bir nokta olarak unu derdim: Klasik felsefede dncenin tekisi bakaln tekisiyken, Kant ile mutlak ola rak yepyeni bir ey ortaya kyor: Dncenin iindeki teki. Bu yabanclamann tekisidir. Elbette Kant bu kelimeyi kul lanmyor, ama takipileri en yetkin biimiyle Hegel'de ortaya kan temel bir yabanclama kuramn devreye sokmakta ge cikmeyeceklerdir. Bakaln tekisinin fark dnce iin engel tekil eden d bir tekidir bu ite bylece bir i snr olan yabancla mann tekisidir. Peki, nedir bu yabanclama? Kant'ta znenin yabancla mas, kesin olarak, her ikisi de kendine ait olan bu iki biimin ikicilii tarafndan ikiye yrtlm olmasdr: Almlayclk biimi ile kendiliindenlik biimi arasnda. Birdenbire, "ben bakasdr" ifadesinin ne anlama gelebileceini anlar gibi olu yoruz. "Ben bakasdr" ncelikle Rimbaud'nun bir ifadesidir edebiyattadr. Balam alabildiine klasiktir, saf Aristocudur, nk "ben bakasdr" formln aklamaya giritii her iki defada da Rimbaud, bu forml son derece klasik bir felsefenin felsefi dayana olarak ortaya atar. Rimbaud'nun Aristo stne ders veren bir hocas olduu aikrdr. te Pleiade'da (1971) 59

GILLES DELEUZE

yaynlanan II numaral mektup: "Ben bakasdr. Kendini ke man olarak bulan oduna ne yazk". Ve Paul Dominique'e yazd mektup: "nk ben bakasdr. Kaplan uyanrsa... dncemin tomurcuklanp an seyrediyorum, bakyorum ona, inceliyo rum onu." Aristo bize diyor ki, madde var, sonra da onu iten biimlen diren biim var, form var. Madde, diyelim ki bakr; borazan ise bu biim altnda dklm olan bakrdr. Bundan daha klasik bir ey olamaz ve Rimbaud kendini bir maddeye benzetip yle di yor: Dnce biimlendiriyor beni. teki rnekteyse odun ke man oluyor, ona birileri keman biimi veriyor ve yeni kapasiteler kazanyor. Rimbaud buradan balam hi kukusuz mahveden, parala yan "ben bakasdr" formln tretiyor. Derdi iiri bulmak, buna uygun den iir eylemini yapmakt. "Ben bakasdr" formlne uyan felsefi emei yapacak olan ise Kant'tr. Ne pahasna olursa olsun yola koyulmak gerekir, nk Kant, sylemeye kalkmadan da olsa, buna deiniyor Descartes'daki Cogito'dan yola kp devam etmek gerek. Elbette sizi Descartes stne bir dersten esirgemek isterdim, ama her ey u formlden douyor: "Dnyorum, yleyse varm, ben dnen bir e yim." Descartes'n dnce izgisi ite tam da budur: Ama onu "dnyorum, o halde varm" diye zetliyorlar. Ama formln tamamnda, "dnyorum, o halde varm" farz edilmektedir nk dnmek iin olmak gerekir peki neyim ben? Ben d nen bir eyim. lerlemeyi grebiliyorsunuz: Dnyorum, varm, ben dnen bir eyim. Dnyorum = belirlenim. Varm, belirlenmemi bir eyin konumu; Ben dnen bir e yim, belirlenmi olduu haliyle ey. Beni takip edebiliyorsanz burada terim var: Bir belirleme dnyorum; belirlenecek bir ey, yani bir varolu ya da varlk; nc olarak ise belirle nen, belirlenmi olan diyelim ki dnlebilen ey... 60

KANT ZERNE DRT DERS

Belirleme belirlenecek bir eyi belirler. Bana diyeceksiniz ki hepsi buysa pek de ilerlemi saylmayz. Demek ki elimde ey var: Dnyorum, varm, ben dnen bir eyim. "D nyorum" "varm" dnen bir ey olarak belirliyor. lk ba kta btn bunlar masum geliyor. Ama ite bakn Kant geliyor ve diyor ki: Hi de yle deil, bir terimi unutmu, bu yeterince karmak deil. Ve Kant onu dzeltecek. Diyor ki: Tamam d nyorum = belirleme ve bu noktada tam anlamyla Alman felsefesinin geleceinin iindeyiz, dnmek iin olmak, va rolmak gerekir, bu tamam; demek ki belirleme, belirleme tara fndan belirlenecek olan belirlenmemi bir eyi ima ediyor. Bu karmak formle ok basit bir nedenden dolay ihtiya duy dum: Gryorsunuz, dnyorum, o halde varm, bu ok basit dnyorum bir belirlemedir; belirleme ise tam anlamyla belirleme tarafndan belirlenecek belirlenmemi bir eyin varl n gerektirir. Demek ki, dnyorum, varm, bu tamam, y ryor. Ama bunun zerinde bir kesim yapyor, bir kesiklik ya pyor: Diyor ki dnyorum, demek ki varm, bu ok gzel; ama bundan "ben dnen bir eyim"i tretemezsiniz. Kant, Descartes'm kendisinden esirgenemeyecek bir tr sreklilik grdn sand yerde bir yark grmtr. "Dnyorum"dan "varm"a gemek neden iliyor? Bir kez daha, tamam, belirleme, belirleme tarafndan belirlenecek olan bir belirlenmemii ima ediyor. Ama, diyor Kant, bu bize henz biimi sylemiyor belirlenmemiin (yani varmn) belirleme tarafndan belirlenecei biimi anlatmyor. ... Belirleme, belirlenmemi varolu, belirleme tarafndan belirlenen varolu ve Descartes burada dnmenin srekli olduunu farz ediyordu. Belirleme "dnyorum"du, belirlen memi varolu "vanm"d, belirleme belirlenmemii belirliyordu: Ben dnen bir eyim. Kant ise diyor ki: Dnyorum = belirleme, varm = dncenin ima ettii belirlenmemi varo61

GILLES DELEUZE

lu; belirlemenin olabilmesi iin kukusuz belirlenecek bir e yin bulunmas gerekir. Ama ite, yine de hangi biim altnda olacann bize sylenmesi gerekiyor -belirlenmemi, belirle necek olan, belirlenmesi gereken; yine de belirlenmemi varo luun belirleme tarafndan belirlenebilir olmasnn hangi biim altnda olacann bize sylenmesi gerekiyor. Descartes tek bir eyi unutmutu: Belirlenebilirin biimini tanmlamay. yleyse ortada terim yoktu -belirleme, belirlenmemi ve belirlenmi; drt terim vard: Belirleme, belirlenmemi, belirlenebilir biim ve belirlenmi... Eer bunu anladysanz her eyi anlamsnz demektir, nk elinizde Kant'm cevab var. Dnyorumun ima ettii belirlenmemi varolu hangi biim altnda belirlenmitir? "Dnyorum" bir belirlemedir, yani bir kendiliindenlik edimidir. Bir "varm" gerektirir, ima eder -ancak bu tmyle belirlenmemi bir "varm"dr. Ama nedir bu? nk "dn yorum" belirlemesi belirlenmiini belirlemeye yetiyor -"ben dnen bir eyim"... Unuttuu, "dnyorum"un belirlenme mi bir eyi ima eden bir belirleme olduudur ama ayn za manda bu "varm"n hangi biim altnda "dnyorum" tara fndan belirlenebilir olduunu bize sylememektedir. te Kant'n cevab: "VarnV'n belirlenebilir olduu biim besbelli ki zaman biimidir. Zaman biimidir ve bylece Kant'n bizzat hayranlk verici bir formlle tanmlayaca u paradoksun iine dersiniz: sel, en samimi anlamn, seziin paradoksu bu yani aktif "dnyorum" belirlemesi varoluumu belirliyor; aktif "dnyorum" belirlemesi varoluumu aktif bir ekilde, belirliyor -ama varoluumu ancak belirlenebilir olann, yani meknda ve zamanda pasif olan bir varln biimi altnda belir leyebiliyor. yleyse, "ben" gerekten bir edimdir, ama ancak pasif bir varlk olduum lde tasavvur edebildiim bir edim. Ben bakasdr. yleyse "ben" aknsaldr (transandantal). 62

KANT ZERNE DRT DERS

Baka terimlerle sylersek, "dnyorum"un aktif belirle mesi varoluumu ancak meknda ve zamanda pasif bir varln varoluunun biimi altnda belirleyebiliyor. Bu ise, iki biim, zaman biimi ve dnce biimi alm tek ve ayn zne olduu anlamna geliyor ve dnme biimi znenin varoluunu an cak pasif bir varln varoluu olarak belirleyebiliyor.

63

KANT STNE NC DERS 28 Mart 1978 Kant, Swedenborg diye acayip bir yazara byk bir ilgi du yuyordu ve bu Swedenborg'un yalnzca ispritizma anlamnda ruhlara dair belli bir kavray yoktu, ayn zamanda ispritizma bakmndan belli bir mekn ve zaman anlay da vard. Soru nuza cevap vermek iin bana yle geliyor ki sorunu Kant te rimlerle ortaya koymuyorsunuz. Mesela, yle dediinizde -ite bakn, mesela biri odaya giriyor, o zaman son derece genel bir anlamda sylyorsunuz bunu -yani dnen bir zneye, d nme tarz ne olursa olsun balayabileceiniz herhangi bir ye tinin faaliyeti olarak. Birini dnyorum dediinizde bu birini hayal ediyorum anlamna gelir ya da birini hatrlyorum anla mna; ve ite tesadf, salt tesadfen o kii odaya giriveriyor. Belirsiz ve genel terimler pekl kullanlabilir. zmleme mizin u annda, Kant ok kstl anlamda kullanyor kelime leri -orada dnmek hayal etmek veya hatrlamak, hatta kav ramak anlamnda deil; orada dnmek sadece kavramlar 64

KANT ZERNE DRT DERS

retmek anlamna geliyor. Hissetmek orada yalnzca duyulabilir bir eitlilii almlamak, duyulur bir eitlilii kavramak anla mna geliyor. Hayal etmek, imgelemek ise ya imajlar retmek, ya da kavramlara tekabl eden meknsal-zamansal belirlemeler retmek anlamna geliyor. Bu yzden bana izin verin, bulundu umuz seviyede, bu kstlayc tanmlar ve deerleri ne olursa olsun dnmek, hayal etmek, hissetmek Kant tarafndan ayn dnce tipinin birbirinin yerine konabilir tarzlar olarak deer lendirilmiyorlar kendilerine zg yetiler bunlar. yle ki, bah settiiniz kii odaya giriveriyor, burada dncenin hibir faa liyeti sz konusu deil bu bir hayal etme edimi, bir anda bu kiiyi bana veren bir duyulur eitlilik var. Bu Kant'n syleye cei ey Kant Saf Akln Eletirisi'rm bir sayfasnda yle ya zyor: Eer kehribar kh krmz kh siyah, kh ar kh hafif olsayd, olgun kehribarla krmz rengi asla badatrmak frsa tn bulamazdm yani hayal gcm bunlar badatrma vesi lesini asla bulamazd. Eer doa somut kurallara boyun emeseydi, fikirler arasnda asla balant kurulamazd. Baka bir e kilde sylersek, eer bende bir fikirler arm, fikirler ara snda balantlar varsa bu eylerin fikirlerin deil eylerin bizzat bize balanan kurallar gibi olan benzeri ilkelere bayun ediklerini ima eder. Yani, Pierre Vincennes'e gelmeseydi, ya da Vincennes'e gelmemi olsayd, Vincennes fikriyle Pierre fikrini badatrma frsatn asla bulamazdm. imdi bu yetiler meselesini kesinletirmek istiyorum ama dnce-hayal gc ilikisi problemini dntrmek zere ver diiniz rnei neden veremeyeceinizi gryorsunuz, nk as lnda dnce tarzlarnn yalnzca biri sz konusu burada. Onu dndmde Pierre oraya gelirse, aslnda hibir ey dn m deilim, nk hibir kavram oluturmu deilim. Hayal etmiim ya da hatrlamm onu. Kant'ta son derecede dikkate deer, ok ilgin bir ey var. Kant byk eletirisini yazd 65

GILLES DELEUZE

zaman Saf Akln Eletirisi 1781'de... yani Kant 57 yandayd; Pratik Akln Eletirisi ise 1788'de; ve son olarak Kant'n son byk eseri, Yarg Gcnn Eletirisi 1799'da, 76 yanda Kant... ok erken yata parlayan filozof bulunmadn d nyorum. Eer Kant 50 yanda lseydi, bu bir tr ikinci derece felsefe olurdu --Leibniz'in iyi bir rencisi, herhangi bir iyi filo zof olurdu. Yalnz tek bir nemli vaka var, olaanst Hume vakas. Onun btn sistemi, btn kavramlar, 22-25 yalarnda hazrdlar bile onlar tekrarlamaktan, iyiletirmekten baka bir ey yapmayacaktr artk. Bugn Yarg Gcnn Eletirisi adl olaanst kitaptan bahsetmek istiyordum; olaanst bir kitap diyorum nk bu kitap yeni bir disiplinin temelini at mtr terim daha nce kullanlyor olsa da... Yarg Gcnn Eletirisi'yle kurulan, temelleri atlan bir disiplin var yani mmkn btn estetiin temellendirilii. Bylece estetik Yarg Gcnn Eletirisi'yle sanat tarihinden farkl bir ey olarak va rolmaya balyor. Bu tam anlamyla son derecede zor bir kitap, her satrn anlamay beklemeyin bile, ama ritmini takip edin. Descartes'da belirdii ve Kant'ta belirdii halleriyle Kartezyenlik iindeki farkll biraz daha ilerletmek istiyorum. Daha Descartes'la birlikte, derler ki, felsefenin evriminde son derecede byk bir nemi olan bir ey beliriyor: Tz orada baz tzler zne olarak belirleniyorlar. ok ematik olarak bu formllerin bize yardm eden formller olduu sylenebilir. Btn tzler deil, yalnzca dnen tz denen bir tz tipi. Dnen tz zne olarak belirleniyor. Modern denen felsefenin btnn damga layacak olan keiftir bu bu XVII. yzyldan itibaren znelliin kefedilmesidir. Neden znelliin kefi, neden znellik kefe dilsin ki? Bu ampirik ben, yani sizin ve benim ben'imiz olmayan bir znelliin kefiydi. Kavramn allmas asndan, mesela yle dersem: Kartezyen Cogito tzn zne olarak atanmasyd Kant olan ise ok farkldr. Her ey, bir adm daha atlm 66

KANT ZERtNE DRT DERS

gibidir yani znellik biimi tzllkten, tzsellikten kopar. Fi lozoflar birbirleriyle elikiye dmezler; tpk bilim adamlar gibi, tam manasyla kavramlarla gerekletirilen bir emek var dr. ok somut bir ey sylyorum Descartes hakknda. Descartes kuku denen nl bir ilemden yola kyor. ok gzel metinlerle diyor ki ve herkes biliyor ki bu bir konuma tar z... slup ile ierik arasnda bir kayma olmas gerekten ge rekiyor. Sz konusu olan masann olmadn sylemek de ildir. Descartes'n problemi bambaka bir eydi; kesinliin temeliydi yani her trl mmkn kukunun elinden syrlabi lecek bir kesinlikti. Eer unu dersem olsun ya da olmasn be nim iin fark etmez... kendime bunun kendi temelini kapsayan bir kesinlik olup olmadn sorarm. Hayr. Masann varoldu undan eminim, bu biliniyor zaten, ama bu kesinlik kendi teme lini iinde tamyor. Peki acaba kendi temellerini ilerinde ta yan kesinlikler de var m? Burada bir derece daha ykseliyorum demektir: Deniyor ki iki kere iki drt; bu kesin. Dostoyevski'nin kahramanlar derler ki: ki kere ikinin drt etmemesi iste nemez mi peki? Ve iki kere ikinin drt ettiinden eminim dedi inde, acaba burada da kendi temelini iinde tayan bir kesinlik mi var? Neden iki kere iki drt etsin ki? te o zaman iki kere ikinin drt ettiini kantlamaya giriilebilir bu kark bir i. Buna karn Descartes kendi temelini iinde tayan bir kesinlii bize kuku duyma ileminin vereceini dnyordu. Yani kuku duyamayacam tek bir ey vard, masann varlndan kuku duyabilirdim, bir nermenin doruluundan kuku duya bilirdim, ama tek bir eyden kuku duyamam, o da kuku duy duum lde dndmd. Baka terimlerle sylersek, kuku duyma ilemi, kuku duymak dnmek demek olduu lde, bana kendi temelini iinde tayan bir kesinlik salaya caktr: Dnyorum! Bu ok tuhaf, elenceli bir forml. Baz metinlerinde Descartes bunun yeni bir tanmlama tarz olduunu 67

GILLES DELEUZE

syleyecek kadar ileriye vardrr ii. Bu insann tanmdr. Ne den bu insann tanmdr? Descartes'tan nce tanmlarla ilerlenrdi skolastikiler her eyden nce cinsler ve zgl farklar verilirdi. nsan akl sahibi hayvandr. Hayvan burada cinstir; akl sahibi olmak ise zgl farktr. Descartes der ki bu tipte bir tanm verildiinde bu bizi hep bildiimizi varsaydmz eyden baka bir eye gnderir. Akl sahibi bir hayvan olan insan anlamak iin, nce hayvann ne olduunu bildiimizi, akl sahibinin ne olduunu bildiimizi varsaymamz gerekir. O ise tmyle farkl biimde bir tanm getirecektir: Dnyorum. Bu son derece il gintir, nk artk dnmenin ne olduunu bilmek gerekmi yor. Bu dnme ediminde verili zaten. Burada bir ima, bir ge rektirme tr var; bu asla kavramlar arasnda ak bir iliki deil; dnme edimiyle ayn olan bir eylem. Kuku ise... Kuku duyduum zaman, kuku duyamayaca m bir ey var bunda o da kuku duyan benim dndm. Bu Ben nedir ki bu Ben? Bedenim mi, yoksa o deil mi? Bunu bilmem nk bedenimin varlndan kuku duyabilirim. Ku ku duyamayacam tek ey, kuku duyduum iin dnyor olduumdur. Burada kukunun (bant iitilemiyor) ... stndeki bir ilemi deil sz konusu olan... temelini kesinlik olarak iinde tayan bir kesinlii elde etmek sz konusu... Dnyorum, yleyse bu, araclyla kesinliimi belirlediim bir edim. Bu bir belirlemedir. Aktif bir belirlemedir. Yalnzca dncemden kuku duyamamakla kalmam, onsuz dnemem bile yani, kuku duymaktan dnmeye tek bir rtk ba dnmekten de varla doru gider. Nasl kuku duymak dnmekse, dn mek iin de olmak, varolmak gerekir. Kartezyen formllerin na sl gittiklerini gryorsunuz: Kuku duyuyorum, dnyorum, varm. Dnyorum belirlemedir; varm belirlenmemi varo lutur varm ama neyim peki? Ah ite, belirleme belirlenme mi varoluu belirleyecektir. Belirleme belirlenmemii belirler 68

KANT ZERNE DRT DERS

bu benim dnen bir ey olduum anlamna gelir. Ben d nen bir eyim. te byle ben belirleme tarafndan belirlen mi olarak, dnen bir tzn varoluu olarak belirlenmi halde varm. Descartes'a diyorlar ki, btn bunlar pek gzel, ama bizde dnenin beden olmadn ne kantlayacak bize? Bunu ona soran an materyalistlerinden biri... Ve Descartes cevap verir herhangi bir kar k yneltindiinde ona, hep kstahlard ok kstah ve kabayd der ki: Hibir ey anlamamsnz, bizde dnenin beden olmadn asla iddia etmedim; tam ola rak unu syler Descartes: ddia ettiim, dnceme dair bil diklerim henz bilinmeyen eylere bal olamazlar. Baka bir ekilde sylersek, sz konusu olan bizde dnenin beden olup olmadn bilmek deil, Kartezyen dnmenin perspektifinde, dnceme dair bildiimin henz bilinmeyen eylere bal ola mayacadr sz konusu olan yani bedene nk kuku be denden de olabilir. yleyse, mantn bak asndan ama yepyeni bir mantktr bu, nk cinsler ve farklarla ilemez, bir gerektirmeler, imalar mantdr nk Descartes, kavramlar arasndaki ak ilikilere dayanan bir mantk olan klasik manta kart olarak ... Yeni bir mantk tipi ortaya atyor -bir gizli, imal ilikiler mant, bir imalar mant... O zaman, bir belir leme tarafndan belirliyor -dnenin varoluunu belirliyor ve dnenin varoluu dnen eyin varoluu olarak belirleni yordu. Demek ki Descartes belirlemeden belirlenmemie ve be lirlenmie doru gidiyordu: Ben dnen bir eyim. Mantnda hep imalar ekliyordu art arda: Kuku duyuyorum, dnyo rum, varm, ben dnen bir eyim.yleyse tzn zne olduu araziyi kefetmiti. Ve sonra Kant ortaya kt. Descartes'n onaylad ey, ruh ile bedenin gerek anlamda apayr olduklaryd. Bu ontolojik (varlkbilimsel) bir ayrmdan daha fazlasdr. Yalnz.. Peki gelenee uygun olarak gerek bir 69

GILLES DELEUZE

ayrm dedii ey neydi? Burada da kelimeler bilimde olduu kadar kesin tanmlanmlardr. Gerek ayrm iki ey arasndaki ayrm deildir iki ey arasndaki ayrma, ayrmlama tarzdr; yani iki fikir ve tasavvur arasndaki ayrmdr: ki eye gerekten ayr dediimizde bundan birine dair bir fikri ya da bir eye dair bir tasavvuru, tekine hi bavurmadan formle edebildiimi anlamak gerekir. yleyse, gerek ayrmn lt tasavvurlar, temsillerdir. Tmyle apayr olan iki ey dendiinde bu, sonuta hibir anlam olmayan bir nermedir. Bylece tz dzeyine va racaz... (Comptesse, sen ki Descartes' benim kadar iyi bilirsin, be inci Meditasyondaki gibi) kinci Meditasyonda bende dne nin beden olup olmad hibir ekilde anlalamyor. Descartes bunu biimsel olarak sylyor. Ruh ile beden, dnce ile uzam gerek anlamda ayrlyorlar birbirlerinden ontolojik olarak ayr ayr, ya da ayrlabilir tzlermi gibi. Bunu ancak Meditasyonlafnn sonuna doru syleyebilecektir. kinci Meditasyonda ... eyi kefettiinde... eyi... eyi... kesinlikle syleyemez bunu, ve ite bu yzden Descartes'n metninin getirdii yenilikler ara snda, zerinde ok srar ettii bir ey var bu da ite Meditasyonlann hakiki yeniliidir Descartes' ister beenin ister be enmeyin... Bu felsefi syleme zaman sokan ilk kitaptr. Burada harika, olaanst bir ey olup biter. kinci Meditasyonda sy ledii sonra da Beinci Meditasyonda syledii... arasnda akp giden bir zaman, bir zamansallk var, yle ki Beincide syleyeceini kincide syleyemiyor. Bu btn filozoflarda byle deil. Aristo'yu ya da Platon'u ele alrsam, okumada bir takibat, bir silsile var, ama bu silsile kronolojik bir dzene teka bl eder, hepsi budur. Descartes'da ise yle bir zamansal dzen ayaa kalkar ki, metafizik boyutun kendisini oluturur. Kabaca sylersek, ortaada ayrm biimlerine dair bir kuram vard her yazar kendi ayrmlama biimlerini yaratrd ama zetle,
70

KANT ZERNE DRT DERS

byk ayrm tipi vard: Gerek ayrm, modal ayrm (tarz bak mndan ayrm) ve akli ayrm. Ve eer bu ayrm tipini eylerin kendisine yklerseniz bir samala derdiniz eer onlara ontolojik bir menzil verirseniz, henz ontolojik bir menzilleri olmadndan... yalnzca temsili, tasavvura dayal bir menzilleri olduundan... yani yle: Eer A'y B'yi dnmeden, B'yi de A'y dnmeden dnebiliyorsam o zaman A ile B arasnda gerek bir ayrm var demektir. Gryorsunuz, burada bir d nce lt, bir tasavvur veya temsil lt sz konusu. te rnek: ki ey gerek anlamda ayrlar, ama hakikatte birbirle rinden ayrlm deiller iki ey birinin tasavvurunu brne bavurmadan, ve tersi... oluturabiliyorsanz gerek anlamda birbirlerinden ayrdrlar. u akmak bu kitabn zerinde duru yor, gerek anlamda ayr mdrlar peki? Evet, kitab tasavvur etmeksizin akman bir tasavvurunu kurabilirim. Hakikatte de birbirlerinden ayrlabilirler bunlar, bunun iin akma alp ce bime atmam yeter. Bir kdn nyle arkas arasnda gerek bir ayrm var, nk bir tarafn hi tasavvur etmeden teki tarafn tasavvurunu oluturabiliyorum. eylerde n ile arka taraf bir birlerinden ayrlmazlar ama tasavvurumda n ile arka iki ayr tasavvura tekabl ederler. O zaman derim ki, kdn nyle ar kas arasnda gerek bir ayrm var. Demek ki, hakikatte birbir lerinden ayrlmam eyler arasnda gerek bir ayrm olabili yor. kinci ayrm tipi: Modal, tarz ayrm. A'y B'yi tasavvur et meden tasavvur edebildiimde, ama B'yi tek bana tasavvur edemediimde ortada modal bir ayrm var demektir. rnek: Uzam ve ekil. Kabaca varsayalm ki iinde bir ekil bulunma yan bir uzam tasavvur edebiliyorum ama uzamsz bir ekli tasavvur edemiyorum. O zaman diyeceim ki, uzam ile ekil arasnda modal bir ayrm var. Bu ontolojik olarak sonu karmakta acele etmemek lazm asla eylerde ekilsiz bir uzam 71

GILLES DELEUZE

olduu anlamna gelmez belki de hi yoktur yle ey. Gr yorsunuz ki bu da ayn ey: Hepsi tasavvur ltlerine bal. nc ayrm: Akli ayrm, akl bakmndan ayrm. Bir ta savvurda tek ve bir olan iki eyi iki diye tasavvur ediyorum. Baka bir deyile, akli ayrm soyutlamadr. Kdn nyle ar kasn ayrt ettiimde yaptm bir soyutlama deildir, nk bunlar tasavvuruma iki ayr ey olarak verilmiler; gel gelelim ensiz bir boydan, genilii olmayan bir uzunluktan bahsettiiniz zaman, bu uzunluk ne kadar ufak olursa olsun, bir soyutlama yapyorsunuz demektir --ne kadar ufak olursa olsun, genilii olmayan bir uzunlua dair mmkn hibir tasavvurunuz olma dnda... yleyse diyeceiz ki uzunluk ile genilik arasnda akli bir ayrm vardr. nsanlarn soyutlamadan bahsedi tarzlar hep artcdr. Ne olduuna dair mutlak olarak hibir bilgileri yoktur. Soyut kelimesi hibir soyutlama tamayan eyler iin kullanlyor genellikle. Soyutlama problemi, tasavvurumumda tek ve ayn olan nasl iki klabileceimdir. ki tasavvuruna sahip olduum bir eyi iki klmak zor deildir, ama kdn arkas dediimde hibir soyutlama yapm olmuyorum, nk arka taraf bana bir tasavvur halinde, varolan bir eyin tasavvuru olarak zaten veril mi bulunuyor. Kalnl olmayan bir uzunluk dediimdeyse, o zaman bir soyutlama yapyorum, nk tasavvurumda zorunlu olarak birlikte, i ie verilmi iki eyi ayryorum. Ayrmlar kuramn balatan bir filozof var. Ve sonra... Orta an Tannbilimcileri... bunlar Tanryla uraan tipler deildi ler; tpk Rnesans ressamlarnn Tanry dnen tipler olduk larn sylemeye benzer bu... hayr, onlar renkleri dnyor lard, izgileri dnyorlard ve sa'nn vcudundan ekip al dklar eyler en acayip eylerdi. Tanrbilimci denen tipler ise, bir mantk, bir fizik, bir dinamik icat etmekle uraan insanlar72

KANT ZERNE DRT DERS

dlar ve ortaan en byk dertlerinden biri ite bu ayrmlar kuramyd... Gzel... imdiye kadar, her ey eylerin hakikaten ayrlm olup olmadklarn ya da kendilerinde kark olup olmadk larn bilme sorusundan tmyle bamsz; yle ki, btn bu Cogito hikyesinde, kukulanyorum, dnyorum, varm, ben dnen bir eyim meselesinde, Descartes yalnzca u sonucu karabiliyordu: Dnceme dair olan tasavvurum ve uzamda yer tutan bir bedenim olduuna dair tasavvurum... bunlar yle ki, dnceme dair hibir tasavvurum yokken de dncemi tasav vur edebilirim. Descartes iin dnceyle uzamn gerek an lamda ayr olmalar iin bu yeterliydi. Bende dnenin beden olmadn ekleyemiyordu buna... (bant deitirildi) O zaman, tasavvur ile tz arasndaki gerek ayrmdan yola karak bir sonuca, tzler arasndaki ontolojik ayrma varabil mek iin, Descartes'a Tanr kavramna ilikin koskoca bir zmleme gerekecekti. Orada unu diyordu: Tzn tasavvurlar arasndaki gerek ayrm eylerin dnyasndaki bir ontolojik ay rma, hakiki bir ayrma tekabl etmiyor olsayd, o zaman Tanr bizi kandrm, aldatm olacakt; Tann bize yalan sylyor olacakt nk dnya ikili, ifte olurdu o zaman; Tanr ifte-dilli olurdu o halde, ifte olurdu nk birbirine uymayan iki ayr dnya yaratm olurdu: Tasavvurlarn dnyasyla eylerin dn yas... Felsefi olarak bunun, Tanrnn aldatc olduunun ne an lama geleceini grebiliyor musunuz? Bu ktlk probleminin yepyeni bir konumuna yol aar. eyler arasnda gerek ayrlma lar yokken tasavvurlar arasnda gerek ayrmlar yapacak gcm olsayd, o zaman dnya ifte olurdu: Bir tarafta tasavvurlarmn dnyas, te taraftaysa eylerin dnyas bulunurdu; o zaman bu Tanrnn beni srekli olarak aldatmay srdrd anlamna gelirdi, nk bana gerek, doru fikirler ilham etmi olmasna ramen, bu fikirlere eylerin dnyasnda hibir ey karlk gelmemi olurdu.
73

GILLES DELEUZE

Comptesse'in sorusunu cevaplandrmak iin, bunun ontolojik bir mesele olduunun doru olduunu ben de onaylyorum; ama o kadar hzl deil... bu yle bir ontolojik ayrm haline gelir ki Descartes buradan u sonuca varabilir: Dnen tz uzaml tzden gerek anlamda ayn olarak tasavvur edebiliyorsam o zaman bende dnen ey beden deildir. Ama Beinci Meditasyondan gemeden nce bunu hibir ekilde syleyemiyor yalnzca unu syleyebiliyor: Dnen tz uzaml tzden gerek anlamda ayn olarak kavryorum, bunlar gerek anlamda ayrlar, nk, bir defa daha, gerek anlamda ayn olmak gerek anlamda ayr diye kavranmakla ayn ey; tasavvurlan birbirle rini gerektirmeden nedenlerini bulabilen iki ey gerekten ayr drlar. O zaman unu diyebilir: Dnen tz ve uzaml tz gerekten ayr gibi kavranyorlar, ama henz bende dnenin uzam olmadn, bende dnenin beden olmadn syle yemez. Burada bana ilgin gelen tek ey bu rtk ilikiler fikri ama Descartes buna byle demiyor ve o andan itibaren felsefi edebiyatta zaman dzeninin bylece devreye sokulmas gerek leiyor... (bant iitilemiyor) Bana her eyi anladnz syle yin. Kant'n burada ne ii var? Kant daha da ileriye gidecektir. Bu zorunluydu, nk kendinden nceki bir filozofa gre, daha uzaa gitmek istiyordu yalnz, bu daha uzak nceden var deildir, onu ina etmesi gerekiyordu yleyse. Kant'n en gzel metinlerinden birisi budur: Dncede ynelmek ne demektir? Bu ok gzel metinde, dncenin tmyle corafi bir kavranm gelitirir yeni bir ynelimi bile vardr: Daha uzaa gitmek gerekir; Descartes yeterince uzaa gitmemitir: Baz tzleri zne olarak tayin ettiinde, daha uzaa gitmek ve zneyle tz arasn daki ba koparmak gerekirdi. zne tz deildir. Gzel. Bu ne anlama gelir? Her eyi yeniden ele almaya giriir ve ben de bir ka noktay ele alyorum diyor ki: Tamam; yani bu aktif bir
74

KANT ZERNE DRT DERS

belirlemedir ve zaten Kant ona bu ad verecektir. Bu biraz tuhaf geliyor bize bunun kendiliindenliin biimi olduunu sy lediinde... ama terminolojiyi biraz daraltrsanz her ey anla lacaktr. Bu kesin olarak u anlama gelir: Bu bir belirlemedir bunu Descartes'dan dorudan almtr ve kavramlarn retil dii her defasnda ibandadr. Onu dahil etmeden bir kavram dnemem. Baka bir deyile, o btn kavramlarn znesidir veya, Kant'n deyiiyle, sentezin birlii, birimidir. Demek ki b noktada sz daarcn deitirmektedir Kant ama Descartes'la tmyle hemfikir olarak. Bunun nedeni, ayn fikirde ol mayaca anda byle bir sz daarcna ihtiya duymasdr. Bu ilk noktayd. kinci nokta: Dnmek iin olmak gerekir; baka bir de yile, belirlenmemi bir varoluun belirlenmesiyle konulmas arasnda bir ima, bir gerektirme ilikisi vardr. Demek ki, aktif belirleme ile belirlenmemi bir varoluun konumu arasnda bir ima ilikisi var. Kant bunu hep sylerdi: Bu bir varolu hissi ima eder (szckler deiebiliyor burada). Burada treme apak Descartes ile Kant arasnda Rousseau vard. Bazen der ki, belirlenmemi bir varoluun bilinci; bu belirlenmemi bir varoluun saf bir bilincini ima ediyor. Buraya kadar Descartes ile hemfikirdir Kant. Descartes iin artk bir problem kalmamt; ve bir filozofun artk problemi kalmad andan itibaren yeni bir filozof yetiir hep. Descartes iin artk bir problem kalmamt, nk elinde bir belirleme vard ve belirlenmemi bir varoluun konumunu elinde tutuyordu yani belirlenecek bir eyi; ve unu diyecekti: Belirleme belirlenmemii belirler. Belirleme: Dnyorum; belirlenmemi: Varm; belirleme belirlenmemii belirtiyor: Ben dnen bir eyim. Bu noktada Kant hayr diyor; Alman felse fesinin douudur bu Leibniz var aklmda. Saldr mahiyetinde kar klar olur. Kar klarn altnda her zaman kuramsal 75

GILLES DELEUZE

saldrlar bulunur. Leibniz zaten daha nceden sylyordu: Descartes ok hzl gidiyor, ok aceleci. Bu bir deer yargs. Kant bundan bir eyler alr ok hzl, ok aceleci davranyor Descartes. Kant diyor ki: Tamam, bu bir belirleme; buras ta mam, belirleme belirlenmemi bir varoluun konmasn ima ediyor, ama bu bana bu belirlenmemi varoluun hangi biim altnda belirlenebilir olduunu sylemiyor Descartes bununla alay ederdi nk ona gre burada hibir problem grnm yordu. Dnyorum, varm, buras tamam. Ama neyim ben; ne olarak varm? Descartes cevap veriyordu: Belirlemeyi belirlen memie Uygulad iin... hah ite bakn sylediklerim ok ak hale geliyor... Descartes belirlemeyi belirlenmemi varolu a dorudan uygulad bir ilem yapyordu. abuk kurtulmak iin belirlemeyi dorudan uyguluyordu. Kant ise diyor ki: Ta mam, dnyorum, varm. Ama neyim ben, ne olarak varm? Dnen bir ey mi? Ama bunu hangi hakla sylyor? Descartes duysa ok fkelenirdi... Kant ona diyor ki: Ama skp kaldnz, elinizde belirlenmemi bir varoluun konmas var ve onu belir lemeyle belirleyeceinizi iddia ediyorsunuz. Bunu yapmaya hi hakknz yok. Elinizde bir belirleme var, elinizde belirlenmemi varoluun bir konumu var hep dnp durursunuz, ama tek bir adm ilerleyemezsiniz byle. Burada tkanp kaldnz. Niin? nk buradan bir sonuca varmak iin belirlenmemi varoluun bir tz gibi, bir ey gibi belirlenebilir olduunu varsaymanz la zm ve ite bu varsayma hakknz yok. Latincede dnen ey (resfcogitans)... Kant diyor ki: Daha nceki her eye bal olarak, (tpk daha nce sylediim gibi, fenomen mefhumunda yapt olaanst deiiklik' gibi hani fenomen artk grn deil belirii iaretliyordu) ayn ekilde Kant imdi unu diyebiliyor: Bilgimizin koullar iinde bir varoluun belirlen dii biim (bu isterse meleklerin dnyasnda gereklesin, ora76

KANT ZERtNE DRT DERS

sn bilmem) evet, bilgimizin koullar altnda bir varoluun belirlendii biim, zamann biimidir. Yani bu bir kendiliindenlik biimi veya en evrensel, en genel belirleme biimidir. Ama belirlenebilir olann en evrensel biimi de zamandr. Descartes'n vard sonu bir felaketti, nk belirlenmemi ile belirlenebilir olan birbirine kartryordu oysa belirleme be lirlenmemie ancak belirlenebilirin biiminden dolaarak yak laabilir. Baka bir deyile, dnyorum, varm, belirleme belirlenmemii belirlemeli; ama belirlenmemi varolu ancak zaman biimi altnda belirlenebilir ancak. Dncenin biiminin belirlenmemi varoluu belirlemesi yalnzca belirlenebilirin bi imi olarak zaman biiminde olabilir. te, bylece varoluum ancak zaman olarak belirlenebilir. Oysa, eer zaman belirlenebilir olann biimiyse ki orada be lirlenmemi varoluum belirlenecektir o zaman belirlenebilir olandan aldm biim nedir? Belirlenebilir olandan aldm bi im zamandaki bir fenomeninkidir, nk zaman fenomenlerin beliri biimidir. Beliriyorum ve zamanda kendime beliriyorum. Ama belirmek ve kendine belirmek, zamanda belirmek nedir btn bunlar? Bunlar alc, yani pasif bir varln koordinatlar drlar. Yani bir nedeni olan, baz etkilere maruz kalmadan eyleyemeyen bir varln. Gzel, sonuna kadar varabildik Kant i duyunun, samimi duyunun paradoksunu tam da bu noktada ad landracak: Bu aktif bir belirlemedir, aktif belirlemenin biimidir bu, ama ima ettii varolu, yani aktif belirlemenin ima ettii belirlenmemi varolu ancak zamanda belirlenebilir yani za mann dzeni ve ak iinde btn deiimlere maruz kalan pasif bir znenin varoluu olarak. Baka bir ^deyile, yapa mam... muhteem bir cmle var; Kant'n geen defa syledi im versiyonunda... te bakn Kant Saf Akim Eletirisi'nde ne ler diyor: Tam olarak... varoluumu bir BEN'inki olarak belirleyemem, ancak BEN'i tasavvur edebilirim kendim iin yani d77

GILLES DELEUZE

nme faaliyetimin kendiliindenliini... Dnme edimimin kendiliindenliini tasavvur ediyorsam bu u anlama gelir aktif belirlemeyi varoluumu belirleyen bir belirleme olarak ta savvur ediyorum ama aktif belirleme onu aktif bir varln va roluu olarak deil, zamandaki bir varln varoluu olarak be lirleyebiliyor. te bu zamann ayran izgisidir. Ben'deki bu yar kateden, izen belirleme olarak ben ile zamanda belirle nebilir olarak beni birbirinden ayran zamann saf ve bombo izgisidir. Zaman dncenin saf snr haline gelmitir ve d nce bu kendi z snnyla uramay bir an olsun brakmaz. Dnmenin snrll ieridendir yleyse. Dnen tz d ardan snrlandran ve dnen tze direnen bir uzamsal tz yoktur artk. Ama bununla dncenin biimi btnyle yarlr, katedilir krk bir tabak gibi zamann izgisiyle yarlmtr. Zaman bizzat dncenin i snr klar yani dncenin d nlemezi yapar onu. Kant'tan itibaren, felsefe, dnlemez olan dnmek g revini stlenecektir dncenin dnda olan dnme iini bir kenara brakacaktr. Gerek snr dnceyi ieriden kateder ve iler. Burada geen defa sylemeye altm eyle yine karlayoruz: Burada iki biim arasnda bir tr gerilim var. Kendiliindenliin aktif biimi, ya da isterseniz aktif belirleme nin biimi, veya kavramn biimi nk bu btn kavramlarn biimsel birlii, birimidir... yleyse, bir tarafta belirlemenin aktif biimi, te taraftaysa belirlenebilir olann sezgisel veya alc bi imi -yani zaman. Bu ikisi birbirlerinden mutlak olarak baka trdendirler ama yine de aralarnda temel bir tekabl ilikisi vardr: Biri tekinin iinde iler. Dnceye direnen eyi d nce bizzat iinde barndrmaktadr. Dnn, Heidegger hangi bakmdan Kantdr? Baz nl cmleler var: Henz d nmyoruz. Heidegger dnceyle ilikili olarak zamandan bahsettiinde Kant oluyor. Kant'tan Heidegger'e giden doru78

KANT ZERNE DRT DERS

dan izgi tam anlamyla zaman ve zamann dnceyle ilikisi problemidir. Kant'n kefettii byk problem, belirleme bii miyle, veya aktiflik ya da kendiliindenlik biimiyle alclk, pasiflik biimi, veya belirlenebilir olann, zamann biimi ara sndaki ilikidir. Eer biraz kaydrrsam, artk belirlemenin bi imi ve belirlenebilirin biimi demezdim; ayn trden olmayan iki belirleme biimi derdim. Bana bu kaydrmay hangi hakla yaptm sorabilirsiniz hangi hakla belirleme biiminden vaz geiyorum: Dnyorum, belirlenebilir olann biimi, oradan zamana geiyorum iki belirleme tipi bulunduu fikri ise daha sonra grlecek. Ama meseleleri ancak birka kaydrmayla zebileceimizi hissedin. Yani bu defa bu iki belirleme tipi artk kavramsal belirlemelerdir nk btn kavramlar buraya bala nrlar, buraya gnderirler kavramlar onun edimleridirler; de mek ki, bir tarafta kavramsal belirleme var, te taraftaysa meknsal-zamansal belirleme. Bu ikisi mutlak olarak farkl tr dendirler ve birbirlerine indirgenemezler; indirgenemezler ama yine de birbirlerine tekabl etmeyi asla brakmazlar yle ki, her kavrama ona tekabl eden meknsal-zamansal belirlemeleri at fedebilirim; ayn ekilde, meknsal-zamansal belirlemeler ve rildiinde, onlara bir kavram tekabl ettirebilirim. Bir ekilde, geriye grmemiz gereken birka nokta daha ka lyor. Birazdan tanmlayacamz bu kaydrmalar yapma hak kn bana verirseniz, bu unu demeye varr: Kant belirleme bi imiyle belirlenebilirin biimi arasndaki iliki problemini orta ya atyor yani zaman problemi. Ve bununla felsefenin temel lerini altst ediyor ya da, daha belirli bir dzeyde, kavramlar; nk artk zaman da deil, mekn ile zamann belirlenimlerini ele almaktadr. Bu defa sz konusu olan ey kavramsal belirle meyle meknsal-zamansal belirleme arasndaki ihkidir. (Teneffs... teneffsn sonu) uradan yola kyoruz: Ayn doada olmadklar halde kavramsal belirlemelerle meknsal-zamansal belirlemelerin 79

GILLES DELEUZE

birbirlerine tekabl ettiklerini nasl aklamal? Meknsal-zamansal bir belirleme nedir peki? Greceiz ki galiba bir sr tipi var bunlarn. Kant, iki belirleme tipi arasndaki iliki so rusunu ok farkl iki dzlemde sormaktayd. Bu dzeylerden birincisine sentez dzeyi diyeceiz; ikincisine ise ema dzeyi diyeceiz ve bir Kant okuru iin sentez ile emay birbirine kartrmak tam bir felaket olurdu. Diyeceiz ki ema, sentez, bunlar u ya da bu tarzda kavramsal belirlemeyle meknsalzamansal'belhiemeyi ilikiye sokan ilemdirler. Ve ite bakn, sentez aknlk verici bir macerayla paralanacak, delinecek ve alacaktr bu yce yaantsdr, deneyimidir. Yce ya ants btn sentezleri tartacak, ar basacaktr. Ama yalnz bunlarla yayor deil miyiz? Biz hep sentezlerle yaarz ve gelin grn ki yce yaants, mesela yldzl kubbenin son suzluu, veya kudurgan deniz... tekisi ise, ema bu teki vakadr ve orada meknsalzamansal belirlemelerle kavramsal belirlemeler birbirlerine te kabl ettirilirler; ve orada da emalarmzn paraland baz koullar, haller vardr ve sembol, sembolizm yaantlar orada artacaklardr bizi. Oysa btn yce incelemeleri ve btn sembol, sembolizm incelemeleri ngilizler sembolizmi ondan nce incelemilerdi; ama Kant'n zmlemesinin ne kadar yeni olduu apaktr... Bu yarg gcnn eletirisidir son kitabn da... sanki yalandka Kant felaket, hatta kyamet karsnda daha duyarl olur. ifte bir felaket: Ycenin ezicilii yce ezi yor beni; ve semboln belirii ite o zaman btn dnyamz, bilgimizin topra, sentez ve emalarmzla kurduumuz btn toprak titremeye, sarslmaya balar. Sentez nedir? Bu alg sentezidir, algnn sentezi. Ama bunun kendi bana olup bittiini sanmayn. Diyorum ki, Kant alg sentezinin zmlenmesine ynelik dzeyden itibaren fenomenolojinin kurucusu olarak ele alnabilir. Yani, grnlerin deil 80

KANT ZERNE DRT DERS

belirilerin, belirme olaylarnn incelemesi olarak kendini or taya koyan bu felsefe disiplini. Algnn sentezi nedir peki? B tn fenomenler meknda ve zamandadrlar. Bir eitlilik vardr kelimesi kelimesine meknda ve zamanda tanmlanmam olarak kalan bir eitlilik vardr. Dahas, mekn ile zaman bizzat eitlidirler: Bunlar yalnzca eitliliin verildii biimler ol makla kalmazlar; bize bir de tam anlamyla meknsal ve zamansal bir eitlilik de sunarlar "burada"lann eitliliiyle "imdi"lerin eitlilii. Zamann her an mmkn bir imdidir, meknn her noktas mmkn bir burasdr. Demek ki, yalnzca meknda ve zamanda belirlenmemi bir eitlilik yoktur, bizzat mekn ile zamann tanmlanmam bir eitlilikleri de vardr. Demek ki, algnn olmas iin bir eitliliin mutlaka bana ve rilmi olmas lazm ama yalnz bu eitlilik verisi, eitliliin bu alcl olsayd bu hibir ekilde kendi bana bir alg oluturmazd. Mesela ey dediimde... mesela bir apkay al gladmda, bir kitab algladmda bu meknda ve zamanda belli bir mekn ve belli bir zaman oluturduum, kurduum an lamna gelir. Mekn ile zaman belirsizce, tanmlanmam bir ekilde blnebilirler: Meknn her paras bir mekndr, za mann her paras bir zamandr. yleyse belli bir mekn ile za man belirlediim ilemden sorumlu olanlar mekn ile zamann kendileri deildir. Bir kesme eker paras alglyorum: Bir mekn ve zaman karman alglamm. Bana diyeceksiniz ki mekn... bu tamam, bunu anladm, nk gryoruz, ekerin biimi var, tanecikleri var ama niye zaman? nk, ekerin erimesini beklemek algmn bir parasdr da ondan. Bir eyi algladmda o eyin belli bir zamansalln, zamanlln ve ayn zamanda bir meknsalln, meknlln da alglarm. te bakn, Kant'a gre tmyle mantki bir dzen bu kronolojik deil mantki: Bunlardan birinden yola kn, bunlar dan biriyle balayn demiyor. 81

GILLES DELEUZE

Sentezi oluturan ilem vardr sentez ayn anda hem mekndaki eitlilikle, hem de zamandaki eitlilikle ilerken, ayn zamanda meknn ve zamann eitlilii zerinde de iler. Sentez zamanda ve mekndaki bir eitlilii ve bizzat meknn ve zamann eitliliini snrlandrmaktr. unu der: Balad, bitti... balyor, bitiyor... vesaire... Sentezin ilk yn Kant'n paralarn kavranmasnn ardk sentezi adn verdii eydir yani: Her ey bir oulluktur ve bir paralar oulluunu ierir, kapsar. Paralan alglyorum, gzlerim eyi katediyorlar. Diye ceksiniz ki, bir defada alglamayacam ok kk eyler de yok mu? Evet ve hayr. Belki de yok, bu olabilir... Dahas, bir ey ne kadar kk olursa olsun, algmda sadan da balayabilirim, soldan da, yukardan da balayabilirim aadan da bu ok uzun bir zaman srmez bu ok ksalm, skm bir zamansallktr. Paralarn ardk bir kavrann gerekletiririm. Ama daha imdiden, birdenbire iler karmaklayor: ki du rum arasnda ayrm yapmak gerekir henz iimiz bitmedi. Her durumda paralarn kavranmas, almlanmas ardktr. Ama ardkln nesnel olduu durumlar vardr iler karyor o zaman. Mesela bir evi alglyorum: Biimi, arka plan, perspek tifi biim fon haline geliyor vesaire... Burada bir tr znel almlama, kavray vardr. Ama ister sadan balayaym, ister soldan balayaym, ve devam edeyim... Her iki halde de almlamam ardktr, ama ardkln yalnzca znel bir deeri var dr. Yukardan balayabilirim, aadan balayabilirim, sadan balayabilirim, soldan balayabilirim bu tersine evrilebilir ya da geri gtrlebilir -soldan saa olsun, sadan sola olsun, kar mda olann bir duvar olduunu, hi fark etmez, her zaman syleyebilirim. Ardklk benim almlamamdadr, eyin ken disinde deildir, fenomende deildir. Aksine, diyelim ki (bant zlemiyor) ...da oturmusunuz. Burada da paralarn ardk bir almlanmas sz konusu ama ardklklar bu kez nesnel82

KANT ZERNE DRT DERS

dir. O zaman dersiniz ki: Bir olay alglyorum. Ardklk biri cik bir yoldan kavrandnda bir ey alglyorsunuz demektir. O zaman diyeceiz ki bir olay, paralarnn ardk almlanmas nesnel ise olaydr. znel ise olay deil, bir eydir deriz. yleyse, meknn ve zamann paralarn belirleyen sentezin birinci g rnm almlamamn sentezidir. Bu sayede bir meknn para larn almlarm, kavrarm. Peki, varsayalm ki, paralan ardk olarak almlam bu lunuyorsunuz varsayalm ki o zaman ilgin bir durumun iine dtnz: Varsayn ki sonraki paraya geldiinizde nceki par ay unutuyorsunuz, alglayamazdnz o zaman. Bir nevi sk trma, kasma ileminin yrrlkte olmas gerekir; yle ki son raki paraya getiinizde nceki para korunsun, unutulmasn yoksa bir tarafta kazandnz te tarafta kaybedersiniz ve bir mekn ve zaman asla belirleyemezsiniz. Sentezin bu ikinci yn, yeniden-retim sentezidir. Sonraki paraya getiinizde nceki paray yeniden-retmeniz gerekir demek ki ardk paralan retmekle kalmayacaksnz, ncekileri sonrakilerden yola ka rak yeniden retmek zorundasnz. Sentezin bu iki yan senteze bir edim rol verir neyin edimi? Ne alcln, almlayclm edimidir bu nk alclk sadece mekn ile zamanndr; za manda ve meknda beliren ise sezgidir. Kavram ise bambaka bir eydir. Sentez hayal gcne gnderir; o hayal gcnn bir edimidir. Hayal gcnn bu edimi, bir acayiptir. Ne demek iste diine bakn: Bir mekn ve bir zaman gerekte iki grn myle belirlerim paralann almlanmas ve paralatn yeniden retilmesiyle. Oysa Kant'a gre hayal etmek (imgelemek) imaj lar imal etmek deildir, orada bulunmayan Pierre'i dnmek deildir. Hayal etmek mekn ile zamann iinde bir mekn ile bir zaman belirlemek demektir. Gerekten ampirik bir hayal gc de vardr. Ampirik hayal etme, Pierre orada deilken onu dnmemdir, ya da Pierre'i hayal ederim, yani rya grrm. Ama 83

GILLES DELEUZE

Kant'n akmsal (transandantal) adn verdii hayal gc, hayal etme iinin bir mekn ve bir zaman belirledii eylemdir ya da almlamann senteziyle ve yeniden-retim senteziyle bir mekn ve zaman belirlemektir. Ama yine de bir ey daha gerekir: Artk meknda ve zamanda bir eitliliin, veya mekn ile zamann eitliliklerinin kar snda deilim hayal gcnn sentezi tarafndan belirlenen bir mekn ve zamanla kar karyaym. Ama henz alglyorum diyemem. Alglamak iin, sentezin belirledii bu mekn ile za mann ya da ayn anlama gelmek zere bu mekn ile zaman ieren mekn ile zamann bir biimle balantlandrlmas gere kir neyin biimine? Kukusuz, bir mekn ve zaman biimi de il, nk bu biim zaten var. Hangi biim o zaman? Nasl ilerlendiini gryorsunuz. Genel olarak meknn ve zamann biimleriyle balamtk --bu sezginin biimiydi, sezgi biimiydi. Sonra hayal etme edimi bir mekn belirliyor sentezin gr nmlerine gre, u mekn ve u zaman. Bu defa, karmzda bir biim var. Mekn ile zamann biimi deil, meknsal-zamansal bir biim mesela, bir evin ya da bir aslann biimi; ama alg nn olabilmesi iin bir baka biimin daha olmas gerekir. Bu mekn ile zamann ya da bu belirlenmi zaman ile meknn bir nesne biimiyle ilikilendirilmesi gerekir. te o anda, anlamak ok zor hale geliyor artk. Ne demektir bu bir nesne biimine gtrmek? inde eitliliin, duyulur verilerin sunulduu belli bir duyumlar says hayal edilebilir -ama bununla eitlilik, duyulur eitlilik bir nesne biimine tanm olmaz. Duyulur eitlilii bir nesne biimine tayabilmem iin gerektii gibi dzenlenmi olan eydir algm. Baka terimlerle sylersek, bir nesneyi alglyor deilim, koullarndan biri olarak nesne bii mini varsayan ey algmn ta kendisi; bu bir ey deildir, bo bir biimdir, bir formdur bu. Nesne biimi tam anlamyla duyulur, hissedilir niteliklerin onlar nasl deneyliyorsam, yayorsam
84

KANT ZERNE DRT DERS

o halde bir eye tanmalarn, gndermelerini salayan ia rettir. Bir eye, ama neye? Tam tamna, bir herhangi ey, her hangi bir ey = hi... Kant muhteem bir forml bulacaktr buna: Herhangi bir ey = x. Bana bunun herhangi bir ey olmadn syleyeceksiniz herhangi bir ey = x; bu eyin bir masa veya bir aslan olduunu sylediimde bu bir hi deildir herhangi nesnedir; nesne = x, ama o, ancak ona tadm eitlilik yo luyla aslan olma, masa olma belirlemelerine sahip olacaktr. Mesela nesne = x'e unlardan yaplm bir eitlilik atfettiim de: Uzun yeleler rzgrda uuan, havada bir kkreme, arbal bir kou, bir antilopun ka tamam derim, ite bir aslan. Sonra derim ki: Bakn bakn, ite bir fare! Anlamanz istediim ey, her zaman ve her durumda bir herhangi nesnenin bulunduu nesne = x, ki bu da saf bir alg biimidir. Nesneleri alglyor deilim ve nesne biimini varsayan ey algmn kendisidir. O zaman nesneyi u ya da bu eitlilikle, onu tadm u ya da bu meknla, u ya da bu meknla nesneyi belirlerim, nitelendi ririm. u ya da bu meknsalzamansal eitlilii, u ya da bu meknsal-zamansal biimi nesne = x'e tadm zaman, nesne = x artk x olmay brakr; ite o zaman bu bir aslandr, ya da bir evdir diyebilirim. Ama tersi de doru elimde nesne = x'in, her hangi nesnenin bo bir biimi yoksa o zaman onun bir aslan veya ev olduunu syleyemem, nk duyulur, hissedilir eitliliin nesne adn verdiim bir eye doru gemek zere kendini a t ilemi aklayan ey ne duyulur eitliliin kendisi, ne de ondaki bir eydir. Demek ki, mekn ile zamann biiminin (sezgi biiminin) tesinde, belirlenmi meknsal-zamansal biimin (hayal gcnn sentezi) tesinde nc bir biimin daha elimde bulunmas gerekiyor: Bu biime tadm, meknsal-zamansal biime tadm herhangi bir nesnenin biimidir bu bunu "bu budur" diyerek yaparm. yle ki, sentezin almlama ile yeniden-retmeden sonra gelen nc ynne Kant "tanma" demektedir. unu dediimde bir
85

GILLES DELEUZE

tanmay gerekletiririm: ... fakat bu, bana verilmi olan at m bir ilemdir; meknn ve zamann biimlerini geride bra krm, meknsal-zamansal biimin u ya da bu nesne diye belir leyecei herhangi bir nesnenin biimine varmak iin saf meknsal-zamansal biimleri aarm... Oysa, sentezin ilk iki edimi, almlama ve yeniden-retme ha yal gcne baldrlar, ona gnderirler, nk sz konusu olan ey bir mekn ile bir zaman belirlemektir tanma ise kavray gcnn, anln bir edimidir. Niin? Kavray gcnn tasav vurlar olan kavramlar hatrlyorsunuz bunlar herhangi nes nenin, nesne = x'in yklemleridirler. Her nesne aslan deildir, her nesne krmz deildir, ama her nesnenin bir nedeni vardr, her nesne bir tanedir, her nesne bir paralar oulluudur, vesaire... Herhangi nesneye atfedebileceiniz yklemler, kavray gc nn, anlama yetisinin kategorileridirler --anlamann kavramlar drlar. Demek ki tanmak, tanma biimi, herhangi nesnenin bi imi artk hayal gcnn sentezi deildir (bant zlemedi) ...'in sentezinin birimidir. Koullar altnda (algdan baka bir eyin mi koullan altn da?) algy kuran eyler ite bu yndr -almlama, yenidenretme, tanma... Burada kk bir parantez ayorum. Kant sz daarcnda, nesne = x ile kendinde eyi asla birbiriyle ka rtrmayn. Kendinde ey fenomene karttr nk fenomen belirdii haliyle eydir; oysaki nesne = x asla fenomene kart deildir -btn fenomenlerin nesne biimine tanmas, akta rlmasdr. Kendinde ey mmkn bilgimizin tmyle dnda yer alr, nk biz yalnzca belirenleri biliriz; herhangi nesnenin biimiyse aksine bir kouldur: Nesne = x'in biimi bilgimizin koullarndan biridir. Sfrdan yeniden balyoruz. Elimde sentezin toplam var: Paralarn ardk almlanmas, nceki paralarn sonrakilerde 86

KANT ZERNE DRT DERS

yeniden-retilmesi bunlar herhangi bir nesnenin biimine gndermek, tamak... Demek ki, meknsal-zamansal bir biimi kavramsal bir biime tayorum: Nesne biimine... O zaman Kant der ki... en bandan balayalm. Topraktan ykselmi bir binay incelemeye, zmlemeye altk; topraktan kan bu bina, sentez dediimiz eydir. Ne vardr zerinde? Sylemitim: Bir nesneyi alglamak iin paralarn ardk olarak almlarm -peki ama bu paralar nasl semiim acaba? Bu ok ho bir ey nk her ey bir nesneden tekine son derece farkl olabilir. Ardk paralar, ksmlar almlamak, kavramak, alg dze yinde bile, daha imdiden bir l biriminin yaanm bir tr deerlendirmesini ima etmektedir. Ancak eylerin doasna gre deimez bir l birimi yoktur. Usavurmada evet, anlay, kavray gcnn bak asndan evet, burada deimez bir l birimi vardr elimde. Bir l belirleyebilirim ama bunun bile pek doru olmad grlecek ama yine de bir l tayin edilebilir: Mesela metre, ve denir ki, u kadar metre... Ama hi kukusuz Kant'n paralarn ardk almlanmas derken kas tettii asla bu deildir. Bu daha ok nesneye uygun gelen nite liksel bir l trdr. Bu da ne demek oluyor? Bir aa grdmde ... bakyorum... paralarnn ardk almlamasn yapyorum yukardan balyorum, sonra aa ya doru gidiyorum; ya da tersini yapyorum ve diyorum ki bu aa on adam boyunda. Paralan kavramak, almlamak iin du yulur, hissedilir bir tr birim semiim. Sonra... aacn gerisin de, bir da var... diyorum ki ne kadar byk bir da... en az yirmi aa boyunda. Sonra gnee bakyorum ve ka da ettiini soruyorum kendi kendime alglara bal olarak l birimini srekli olarak deitiriyorum. Burada, l birimimin llecek ey ile uyum iinde olmas gerekiyor; ok artc varyasyon lar var burada. Yarg Gcnn Eletirisi'nde Kant bize diyor ki daha nce saknyordu bunu demekten evet, bize diyor ki, 87

GILLES DELEUZE

algnn sentezinin en temel edimi mantki bir edimi varsayar. Algnn bu sentezi ne olursa olsun mantki bir sentezdir. Her eye ramen diyorum, nk Kant buna yepyeni bir anlam ver mekten de geri kalmyor. Demek ki, bir l birimi daha semem gerekiyor ve bu l biriminin alglanacak eye bal olarak her defasnda deiken olmas da gerekli tpk alglanacak eyin de seilmi bulunan birime bal olmas gibi. Hayal g cne bal olsa da mantki bir sentez olan bu ilem, yani par alarn ardk yakalanmasnn altnda estetik bir kavray yatar bunun artk lyle, lmeyle bir ilikisi yok... bir l biriminin estetik kavran, anlalmas -yle ki bizzat l onu varsaymaktadr... Kant almlamann sentezinde bir altyap tr kefetmektedir: l biriminin estetik kavran nasl olu yor nk algda hayal gcnn sentezi, mesela bir ritmin de erlendirilmesi, kavranmas l biriminin estetik kavrann nceden varsaymaktadr. Bir ritmin deerlendirilmesi unu de dirtir: Evet bunu u ya da bu durumda bir l birimi olarak al yorum; ve ritimler hep farkl farkl trden olacaklardr bylece bir tr keif srecine dalarz. llerin ve birimlerinin altnda bana her defasnda l biriminin estetik bir kavrann veren ritimler bulunur. lnn altnda ritim vardr. Oysa kyamet tam da orada kopuyor. Yine duramyoruz. Elimizde sentez vard ayamz topraa basyordu ve sentezin temeli toprak tayd; biraz kazmak istedik ve estetik kavray fenomeniyle karlaverdik ve artk duramayz. Ritim kaostan kan bir eydir ve ritim belki de kaosa geri dnebilecek bir eydir de... Ne olup bitebilir burada? Bunu bir hikye gibi aln: Bir eye bakyorum ve bam dnyor diyorum ya da hayal gcm sarsntya uruyor. Ne olup bitmektedir? Balangta herhangi bir l birimi seemiyorum. Bir l birimim yok, bu ey mmkn btn l birimlerimin elinden kurtuluyor, hepsini ayor... Uygun bir l birimi aryorum ama bulamyorum bir 88

KANT ZERNE DRT DERS

trl. Bulduum her defasnda, yklyor. Srtm rperten bir rzgra kaplm gibi gitgide daha byk l birimleri semeye itiliyorum ama hibiri uymuyor. Birdenbire, ahmlama sentezi mi yapamaz hale dyorum. Grdm ey hibir l biri miyle llemez. Bu da ikinci felaket: Bu lgn haldeyken, paralarn belirgin bir ekilde ayrt edebiliyorum bu eyin tmyle farkl farkl trden paralar bunlar ama, bir sonraki paraya getiimde her ey yine bende bir ba dnmesi yapmaya balyor ncekini unutuveriyorum; gitgide daha uzaa gitmeye ve ayn anda gitgi de daha fazlasn kaybetmeye itilip duruyorum. Artk ne ahmla ma sentezimi ne de yeniden-retim sentezimi yapabilir haldeyim. Neden? nk yakaladm ey, duyularma arpan ey, her trl estetik kavray olanan aan bir eydir. Estetik kavrayn Kant bunu sylemiyor ama dnd tam da budur lnn ve l biriminin altyaps olarak bir ritmin yakalan olduunu grmtk. Gryorsunuz, alg sentezinin toplam artk ardk paralan almlayamyorum; artk bir sonrakine getike nceki paralar yenidenretemiyorum ve sonuta bunun ne olduunu syleyemez hale geliyorum: Artk herhangi nesneyi nitelendiremiyorum. Algmn btn yaps paralanmakta. Neden? Algmn btn yaps par alanyor, nk onun temelinde temelden ok temellendirilme anlamnda grmtk ki, btn bu alg sentezi temelini estetik kavrayta, yani bir ritmin deerlendirilmesinde, kavranmasnda buluyordu. Bu noktada, lye, dolaysyla algnn sentezine te mel salayacak olan bir ritim deerlendirmesi olarak bu estetik kavray sanki bir meydan okumayla kar karya, sanki kaosta boulmakta. Bu Kant'n "yce" dedii eydir. Yce iki eye denir. te Kant'n cevab: ki ey hakknda ycedir denir matematik yce (byle denir nk yaylmsaldr) ve dinamik yce (bu ise yeinliine bir ycedir). te r89

GILLES DELEUZE

nekler: Sakin denizin sonsuz grnts, gsterisi bu matematik ycedir; hava ak, yldzl gk kubbesi bu da matematik y cedir. Bana sayg, huu benzeri bir his verir -ve bu da dinamik yce: Bu kez, yaylmann sonsuzluu yerini maddenin kudretle rinin sonsuzluuna brakyor. Bu kudretler mekn ve zaman dolduruyorlar dinamik yce kudurmu denizin fkesidir, bir kasrgadr. Bu defa, dehettir... Kant'n ne lde Alman Ro mantizmine dair bir kavrayn eiinde olduunu bir dnn. Dinamik ycenin matematik yceden daha derin olmasnn nedenleri zerinde durmuyorum. Ama yce stne soracam ikinci bir sorum var: Benim zerimdeki etkisinin ne olduu. Bi raz ilerleyebiliriz. Artk paralar almlayamyorum, artk par alar yeniden-retemiyorum, artk bir eyi tanyamyorum ve gerekte yce, Kant'n dedii gibi, ekle smayan ya da ekilsiz olandr. Ya btn mekndan taan sonsuzdur, ya da btn mekn altst eden sonsuzdur. Eer alg sentezimin hepsi yitip gidiyorsa bunun nedeni estetik kavrayma meydan okunmasdr yani: Bir ritim bulmaya alrken kendimi kaosta buluyo rum. Her ey sanki hayal gc (bu algnn sentezidir) kendi s nrlarna varncaya dek itilmi gibi olup biter. Bu hayranlk ve rici bir ey: Hayal gcnn dzeyinde dnme yetisi dzeyinde bulduumuz bir eyi buluyor gibiyiz. Bir i snrla tam bir iliki, e-tzl bir iliki iinde olan yalnzca dnce deildir; hayal gc de kendine zg bir snr tarafndan katedilmektedir ve yce hayal gcn kendi snryla yzletirir. Kant'a gre gzel hi de byle bir ey deildir; gzel, nesnenin biiminin hayal gcnde yansmasdr. Yce ise, hayal gcnn kendi snryla kar karya gelii, dehete dmesidir. Ritimle kaos arasndaki belirsizlik muazzamd. Paul Klee'nin ok nl bir metnine bakn ritim kaostan nasl kyor; gri nokta kendi zerinden nasl sryor ve kaosun iinde bir ritmi dzenliyor. levi hem kaos hem de bir ritmin varolma zaman 90

KANT ZERNE DRT DERS

olan gri noktann, dinamik olarak kendi zerinden nasl srad na, kaosu nasl dzenlediine ve ritme olanak saladna ba kn. Cezanne bir manzaraya asla baklamayacan anlatyordu. Bir eye bakyor o bir mutlak kaos. Cezanne diyor ki bu yer yznn kaynamas, sarslp yklmas gibi. O anda artk tab loyla ayn eyimdir ben bunu syleyen Cezanne artk biz de yanardner kaosun bir parasyzdr ... jeolojik dayanaklar... fa lan... Kant terimlere tercme edildiinde, bu tam anlamyla alg nn sentezinden kavraya, anlamaya geiimdir... Neyse ki y ce bizi her zaman sarmaz, yoksa her ey korkun olurdu; ne mutlu ki algmz ayakta tutabiliyoruz genellikle. Kant ycede hayal gcnn kendi snrlarna tandn sylediinde bir anda hayal gc ldrr, ldrm bir pusula gibi... hayal edile meyeni hayal etmeye giriir. Hah ite, byle anlarda der Kant, matematik ycedeki sayg ve huuda, veya dinamik ycenin dehetinde... bamza gelen... Hayal gcmn kendi snrlar tarafndan ezildii bu anda bu onun kurucu ekirdei gibi olan bir snrdr, dipsiz bir uurumdur. Hayal gcnn dipsiz uuru mu nedir? Bu, kendimde hayal gcnden daha kuvvetli bir yeti nin varln kefetmem gibidir. Ve bu da fikirler (ideler) yeti idir. Soru: Mziin ycenin sanat olduu sylenebilir mi? Gilles Deleuze: Bu o kadar zor olmazd. Eer size uygun gelecek bir ekilde felsefe tarihi bakmndan dnseydim, g zelin sanatlaryla ycenin sanatlar arasnda bir ayrm yaplr. Ama gzelin sanatlaryla ycenin sanatlar bu konuda Scho penhauer ve Nietzsche ile devam eden uzun bir tarih bulursu nuz ... peki bunlar ayrt eden nedir? sterseniz, kabaca syler sek, her sanat bir de'nin, bir fikrin zerinde kurulmutur; gze lin sanatlarnda de dolaymlanm gibidir yani temsil edil mitir. Orada fikrin, de'nin bir temsili vardr. Ycede ise, irade 91

GILLES DELEUZE

kendi bana, kendi adna ortaya kar. Trajedinin kaynayla ilgilenirken Nietzsche mziin btn sanatlara gre ncelii fikrini hep ayakta tutacaktr nk mzik tde'yi olduu gibi ortaya karandr; oysa teki sanatlar temsile mahkmdurlar. Hissetmi olmalsnz... bir de hayal gcne ait deildir ama anlamann, kavray gcnn bir kavram da deildir; baka bir eydir. Bu yzden, de iin ok zel bir stat tayin etmek der bize nk ycenin oynad btn oyun udur: Hayal gc kendi snrlar tarafndan malup edilmi ve yzgeri etmitir ama bu srada hissettiimiz nee ve sevin eliinde bizde s tn bir yetinin varlna dair bir bilin ykselir; bu Kant'n duyulur-st yeti, yani deler yetisi adn verdii eydir. Kant'la birlikte ktlk problemini dsallk terimleriyle dnmek b raklr. ok kabaca sylersek, klasik gelenekte daha ok yle bir eilim vard: Ktlk tarzdr, tavrdr; ktlk bedendir; karda duran, direnendir. te Kant ile birlikte kukusuz Pro testanlktan, Reform'dan gelen bu ok tuhaf ve ilgin fikir ortaya kmaktadr bu ktln, ktnn ruha ait olduu, ruhun bir eyi olduu fikridir. Ktlk ruhun iindedir, dtaki madde fi lan deil. Kant'taki snr mefhumundan bahsederken anlatmak istediim ite tam da buydu: Snr darda bir ey deildir, ierde ileyen bir eydir. Orada ktlk dorudan doruya ruh sal hayata, tinsellie baldr. Bu asla Platon'daki gibi bir durum deil onda, eer ktlk varsa bunun nedeni ruhlarn dmesi, dknlemesidir. Ve kukusuz bu ruhlar bir bedende cisimleirler. Reform'la birlikte eytan da ciddiye alnmaya balaya caktr; yalnz... eytan' ciddiye almak tam anlamyla felsefi bir ilem de olabilecektir. Ktlk bedende falan deildir, ktlk dncededir, dorudan doruya dncede... Soru: Kant'ta nedensellie dair tanmlar verebilir misin? Gilles Deleuze: ok sayda tanm var. Nedenselliin birinci tanm u: Nedensellik fenomenlerin dzeninde bir eyi balat92

KANT ZERNE DRT DERS

ma yetiidir. Bu basit bir tanm ve iki nedensellik kavrayn ima eder: Yani fenomenler birbirlerine balanr, zincirlenirler ve fenomenlerden biri "etkisi" ya da "sonucu" dediimiz bir eyi balatr ve ikinci nedensellik: Buna zgr nedensellik deniyor, bu da kendi bana konmam bir eyden yola karak feno menler dzeninde bir eyleri balatma yetisi. Nedenselliin ikinci tanm: nce genel, nominal bir tanm verilmiti evet ikinci tanm: Bu da, almlanmalan nesnel bir kurala boyun eerken fenomenler arasndaki bir iliki... te bir rnek: Bir nehirde aaya doru ilerleyen bir gemi. Burada, ar dklk iinde nedensellik bulunmayan akln algsndaki ard kla kart olarak nesnel bir kurala boyun emektedir. Mesela sa tarafn sol taraf belirlediini syleyemem, ama gemiyi al glarken nceki halin sonraki hali belirlediini syleyebilirim.

93

KANT ZERNE DRDNC DERS 4 Nisan 1978 Bugn ne olursa olsun olduka karmak bir sorun zerinde olabildiince ak olmaya alacam. Bugn gelitirmek iste diim tek bir fikir var bu fikir yalnzca aranzda bazlarna Kant'tan bahsederken kolaylk salamak iin deil, Kant felse fesi boyunca gelien aknlk verici bir sorunu gstermeye a lmak iin. Bugn sylemek istediim eylerin z tam tamna u: Eer Kant'n u nl kitabn, Saf Akln Eletirisi'm zamana dair olarak ilgilendiimiz temalar bakmndan ele alrsak ok iyi grlr ki, orada gerekletirilen iki byk ilem var. Bilginin -nk saf akl bilgiyle urar bu iki byk ilemi arasnda ortak olan ey, her iki durumda da ne kadar farkl trden olsalar bile, ne kadar doalar bakmndan ayr olsalar bile, kavramsal belirlenimlerle meknsal-zamansal belirlenimleri aktrmann sz konusu olmasdr. Meknsal-zamansal belirlenimlerle kavramsal belirlenimleri aktran bu iki byk ilem bu aktrma, bunlarn farkl 94

KANT ZERNE DRT DERS

trden olduklar, bakahkian bir defa sylendiinde ne kadar zor olursa olsun bunlarn her ikisi de sentez ilemleridirler. ok basit nedenlerden dolay sentetiktirler, nk, grdmz gibi, bir taraftan meknsal-zamansal belirlenimler, te taraftan kavramsal belirlenimler yani mekn-zaman ile kavram ayr trdendirler; bu yzden de onlar aktrma ii farkl trden eyler arasndaki bir sentezden, bir birletirmeden baka bir ey olamazd. Bu iki sentetik ilemin bir ad da var. Bu ilemlerin her ikisi arasnda ortak olan bir ey de var: Bu iki ilem hayal gcnn eylemleridirler. Elbette hayal gc demek, hayal etmek demek bu noktadan itibaren artk kendine fikirler edinme ya da herhangi bir eyi hayal etmek deildir, nk Kant hayal etme eylemine temelli bambaka bir anlam kazandryor buna gre bu meknsal-zamansal belirlenimleri kavramsal belirlenimlerle aktrma eylemidir. Bana buna neden "hayal gc", hayal etme dediini soracaksnz. Anlamalsnz ki, Kant daha imdiden hayal gcn kendinden nceki felsefelere gre ok daha derin bir seviyede yakalam bulunuyor: Hayal gc altk imajlar reten bir yeti deildir, bir kavrama uygun bir mekn ve bir za man belirleyen bir yetidirama bu kavramdan tremez nk o mekn ile zamann belirlenmesinden farkl bir doadadr. Bu gerekten de yeniden-reten hayal gcne kart olarak retken, yaratc hayal gcdr. Dostum Pierre'i hayal ediyorum dediimde bu yeniden-reten bir hayal gcdr; onu hayal etmekten baka bir ey de pekl yapabilirdim ona gnaydn diyebilirdim, evine ziyarete gide bilirdim, onu hatrlayabilirdim -bunlar onu hayal etmekle ayn ey deil. Dostum Pierre'i hayal etmem yeniden-reten bir hayal gcdr. Buna karn, bir kavrama uygun bir ekilde bir mekn ile zaman belirlemek ama yle bir ekilde ki bu belirleme kavramn kendisinden tretilebiliyor olmasn-, yani bir kav ramla bir mekn ve zaman aktrmak ... ite bu retici, ret95

GILLES DELEUZE

ken hayal gcnn iidir. Dnn, bir matematiki ya da geometrici ne yapar? Ya da baka bir yoldan, bir sanat ne yapar? Onlar mekn-zaman retirler. te mekn-zamam kavramlarla aktran iki sentetik ilem: Kant'n onlara ok kesin adlar verdiini sylemitim --ve bu iki ilemi birbirleriyle kartrmak korkun bir hata olurdu... Birine dorudan doruya sentez demektedir Kant yani retici hayal gc eylemi, faaliyeti olarak sentez. tekisi ise daha az sentetik deildir baka bir adla anlr ema, bir ema... Bu da retici, retken bir hayal etme ilemidir. Demek ki sorunlarmzdan biri, dorudan anlamyla bir sentez ile bir ema arasnda ne fark ol duudur. Aralarndaki ortak noktay grmtk: Her iki durum da da sz konusu olan bir kavramla akma halindeki bir mekn ile zaman belirlemekti. Ama ele alacamz ikinci sorun Saf Akln Eletirisi'yle yetinmeyip aratrmamz Kant'n en son eserlerinden birine doru ilerlettiimizde beliriyor -burada Kant gitgide derinletirerek nihai yzlemesini yapyordu: Yarg Gcnn Eletirisi'nde... Ve bu eserin, Yarg Gcnn Eletirisi'nin Saf Akln Eletirisi'yle girdii tepkimeyi grrseniz... farkedeceksiniz ki Yarg Gcnn Eletirisi'nde Kant bizi akn lk verici bir ifte maceraya atacaktr: Hayal etme faaliyeti olarak sentezin temel bir deneyim, yaant tarafndan nasl alabildii, krlp paralanabildiidir bu... ite bu ycenin yaanmasdr; yleyse sentezde son derecede krlgan bir ilem vardr: Dipler den gelen bir ey bu ilemi her an parampara etmeye, bo maya meyletmektedir. Basit bir yok etme midir bu boma? Kukusuz hayr... Her ey baka seviyede oluan bir eylerin karmadr bu yce denen eydir ve burada hayal gcnn sen tezi tehlikeye girer baka bir eylem, ya da daha dorusu baka bir tutku hayal gcnn baka trden bir tutkusu, cokusu; bu ise ycenin seyri ve yaanmasdr orada hayal gc ta temel lerinden, ta dibinden sarslr. 96

KANT ZERNE DRT DERS

te taraftan bu hem ok ilgin hem de son derece dhice bir eydir her eyin nasl simetrik yrdne bakn; bu gerek ten klasik-romantik meselenin eti kemiidir. Yarg Gcnn Eletirisi gerekten de btn romantiklerin yapaca byk kitaptr. Hepsi onu okumulard ve bu btn Alman Romantizmi iin son derece belirleyiciydi. Ama te tarafta benzeri bir macera daha yaanmaktadr ama baka bir biimde... Hayal gcnn teki faaliyeti olan ema, sentez dipten gelen dalgayla sarslmaya, boulmaya ayn ekilde meylettiinde yani ycenin yaanmasyla evet, ema yani bilginin bak asndan hayal gcnn teki eylemi yle tuhaf ve bambaka bir ey tarafndan almakta, sarslmaktadr ki!.. Ve Kant, benim bildiim kadaryla bunu inceleyen ilk kii ol mutur... Buna sembolizm diyebiliriz... Nasl yce karsnda hayal gcnn sentez faaliyeti her an tehlikeye dyorsa, sembolizmin ve sembolletirmenin faali yeti karsnda da hayal gcnn bu teki eylemi, yani ema da her an tehlikeye dmektedir. Sembolizmle yce arasnda her trden yansma kukusuz olup bitmektedir; bunlar sanki birlikte bilgiye, tanmaya indirgenemeyecek bir nevi dip, fon olutur maktadrlar ve bu durum bizde basite bilme yetisinden baka bir eyin de bulunduunun delilidir. Btn bunlarn ne kadar gzel olduunu hissedin... yleyse daha akla uygun grnen, dzlkte ilerleyen bu bi rinci yolu takip etmek gerekir: ema ile Sentez arasndaki fark nedir? Geen defa sentezin ne olduunu gstermeye alm tm. Bir hayal gc faaliyeti, eylemi olarak sentez tam tamna udur: ama her eyin ok somut olmasn istiyorum; durumu muz fena deil, nk hl dnyada bir yerlerdeyiz ve dnyada epeyce Kant olgu bulunuyor... eer dnyada tipik olarak Kant bir sorun karsa karnza o zaman ok gzel... o za man Kant gibi konumak gerekir; bunlar ancak Kant gz97

GILLES DELEUZE

lklerle grlebilecek sorunlardr, yoksa onlara bo vermek zo rundasnz. Sentez de ema da, bunlarn her ikisi de... bir taraftan kavramsal belirlenimlerin, te taraftan meknsal-zamansal be lirlenimlerin st ste aktrldklan ilemlerdir. Peki sentezde emadan farkl olarak ne vardr? Sentez burada ve imdi ileyen bir hayal gc faaliyetidir; burada ve imdi yaptnz bir hayal gc faaliyetiniz yoksa ortada sentez falan yoktur. Mesela bura da ve imdi, birtakm eitli eyler gryorsunuz; ya da burada ve imdi meknn ve zamann bir dzenleniiyle kar karyasnz. Hatrlayn ki bu mekn ve bu zaman henz belirlenmi deildirler: Meknn ve zamann iinde bir ey vardr. Daha bir de size belli bir mekn ile belli bir zaman verecek bir sentez i letmeniz gerekecektir yle ki bir yaltm, bir evreleme yapabilesiniz: "Bu, ite bir masa" dediinizde bir kavrama uygun bir tarzda bir mekn ve zaman sentezi gerekletirmi olursunuz. in iinde bir "masa" kavram vardr ve dahas, sentez yap msnzdr herhangi bir eitliliin sentezini yapmsnzdr. yleyse sentezin ilkesi tanmadr --bu budur demektir... Sentezin kural tanma srecidir. O halde sentezin burada ve imdi iliyor olmas kanlmazdr: Bakn ite, bu bir ev... Sentez neye daya nr? Geen defa grmtk: Paralarn, ksmlarn ardk ya kalanmas, kavranmas yakalamann sentezi, nceki ksmla rn, nceki paralarn sonraki ksmlarda yeniden retilmeleri... demek ki sentezin iki grnm var yakalama, kavrama ile yeniden-retme ite bunlarla sonlu bir mekn ile sonlu bir za man belirlerim. te kavram, sentezini yaptm eitliliin ierildii biim den baka bir ey deildir: Bu bir masa, bu bir ev, bu minik bir kpek... yleyse sentezde gerekten de meknn ve zamann bir be lirlenmesiyle kavramsal bir belirlenimi aktrmm demektir bu bu yakalamann ve yeniden-retmenin sentezi tarafndan 98

KANT ZERNE DRT DERS

gerekletirilmitir ve kavramsal belirlenim de herhangi bir nesnenin biimine gndermektedir yeter ki bu nesne biimi zerinde sentezin iletildii eitlilik tarafndan belirlenecek olsun. Neredeyse unu demi oluyorum: Sentezde meknsalzamansal belirlemeden kavramsal belirlemeye varyorum ve k noktam burada ve imdi... Balangta elimde herhangi bir nesne kavramndan baka bir ey olmadn gryorsunuz; elimde herhangi bir nesnenin biiminden baka bir ey yok ve bu da ite kavramn bo biiminden, kalbndan, formasndan baka bir ey deil... nesne = x... Peki bu neden bir kavramdr? Ona kavram demeliyiz, nk duyulabilir eitliliin iinde asla ierilmi deil. Demek ki saf kavram biimi olarak elimde her hangi bir nesnenin biiminden, kalbndan baka bir ey yok... ite hayal gcnn yapaca sentez herhangi bir nesneye meknsal-zamansal bir belirlemeyi aktracak, tekabl ettire cektir yle ki bu herhangi nesne u ya da bu nesne olarak be lirtilecektir: Bu bir masadr, bu bir evdir... Kant'ta btn bunlar son derecede ilgintir. ler yrmedi inde varolmayan bir ey icat ediverir hemen ama bu nemli deil... imdi emaya gelelim. Kendinizi tam tersi bir konuma koyun. Elinizde kavram var, kavramdan yola kn... O zaman emann yolu artk burada-imdi olmayacaktr retken hayal gcnzn burada ve imdi yapt ey, yani mekn ile zaman belirlemek olmayacaktr; aksine ema tm zamanlarda yap tnz zaman yapmakta olduunuz, tm zamanlarda geerli olan bir ilem olacaktr. "Bu bir evdir"... ama bu tm zamanlarda geerli deildir ki... Sentezin kuraln hatrlayn -bu bir tanma kuralyd. emada ise, elinizde bir kavram var ve sorununuz bu kavrama tekabl eden meknsal-zamansal ilikiyi belirlemek... Sentez bunun tam tersiydi: Meknsal-zamansal bir ilem yap yorsunuz ve kavram bu belirlemeden yola karak belirtiyorsu nuz. yleyse sentezin burada ve imdi geerli olan ilemine 99

GILLES DELEUZE

teki ynde ileyen bir belirleme, emann tm zamanlarda geerli belirlemesi tekabl etmektedir. Bu ne anlama geliyor? Bir doru izgi tm noktalarnda ex aequo, eittir dediimde klid'in tanm elimde kavram olarak doru izgi var. Diye ceksiniz ki evet, ama bu daha imdiden bir mekn deil mi? Evet, bu bir mekn, ama mekn... ama kendime bir mekn kav ram imal edebilirim... Btn noktalarnda ex aequo diye tanm lanan doru izgi bana henz hibir belirleme vermemektedir. Oysaki sentez mekn-zaman sezgisinden kp kavrama var yordu ve bir tanma kuralna gre ilemekteydi ema, aksine bir retim kuralna gre ileyecektir. Elimde bir kavram var, onu sezgimde nasl retirim? Yani meknda ve zamanda, bu kavrama uyan bir nesneyi nasl reteceim? Meknda ve zamanda ret mek ite emann ilemi budur. Baka terimlerle sylersek ema bir tanma kuralna gndermez, bir retim kuralna gn derir. "Ev" sentezi, sayesinde "bu bir evdir" dediim tanma ilkesi dir. Birbirinden ok farkl nesneler karsnda "bu bir evdir" diyebiliyorsunuz. Verili olann bir sentezini, hakknda "bu bir ev dir" dediiniz herhangi bir nesneyle ilikilendirdiiniz bir sentez yapyorsunuz. Evin emas ise bundan ok farkldr herhangi bir eitlilik iinde ileyen bir tanma kural deildir. Evin e mas bir retim kuraldr yani onunla kendinize bir ev kavram imal edebilirsiniz. rnek olarak ilevsel bir tanm ele alacam: Ev = insanlar barndrmak iin yaplm bir ey... Bu bize he nz retim ilkesini vermez. Evin emas, bize deneyimde, ya amda, meknda ve zamanda bir eyi, kavrama uyan nesneleri retme olana salayan eydir. Ama bu kavramdan tretilemez ki... Kavram, ev kavramn istediiniz kadar evirip evirin insanlar barndrmak iin yaplan... filan... buradan evin retilmesinin, ina edilmesinin kurallarn karamazsnz. Eer retim kuralnz varsa, o zaman elinizde bir ema var demektir. 100

KANT ZERNE DRT DERS

Yargnn incelenmesi bakmndan bu son derecede ilgintir. Aadaki iki yargy ele aln: Doru izgi btn noktalarnda ex aequo izgidir; burada mantksal veya kavramsal bir tanm nz var elinizde doru kavram var. Eer "doru izgi siyahtr" derseniz bu yaamda, deneyde bir karlama demektir btn doru izgiler siyah deildirler... Doru bir izgi bir noktadan tekine en ksa yoldur -ite bu Kant'a gre tam anlamyla ola anst bir yarg tipidir niin? nk bu, grdmz ular dan hibirine indirgenemez. En ksa yol da ne demektir? Kant bize der ki, en ksa yol bir izginin bir doru olarak retilmesinin kuraldr. Eer bir doru elde etmek isterseniz en ksa yolu takip etmelisiniz. Bu asla bir yklem deildir. Doru izgi en ksa yoldur dediinizde sanki en ksa yolu bir sfat ya da yklem gibi ele alyorsunuz gibidir ama aslnda bu asla bir yklem deildir, bir retim kuraldr, talimatdr. En ksa yol bir izginin meknda ve zamanda doru olarak retilmesinin kuraldr. Meknda tamam ama, acaba neden zamanda da? imdi hemen... neden zamanda da olduunu anlamalsnz hem de meknda olduundan ok daha derin bir anlamda... En ksa... en ksay zamandan bamsz olarak tanmlayamazsnz. Bu hangi ba kmdan bir retim kuraldr? Eer biri size, "bir doru izmek mi istiyorsunuz... pek gzel... en ksasn sein!" dediinde... yarg artk anlalamaz haldedir; bilmeden o kadar ok ey sylenir ki! Bir kez daha... "doru izgi bir noktadan tekine en ksa yoldur" yargsnn tarihsel olarak ok ama ok belirgin ge ometrik imalar olduu dorudur dorunun klidci veya kav ramsal tanmnda doru gerekten de btn noktalarnda ex ae quo olan izgidir; bir noktadan tekine en ksa yol olarak doru ise Arimedci bir mefhumdur ve Arimed geometrisi klid ge ometrisinden bambaka ilkelere gre iler. "Doru izgi en ksa yoldur" mefhumunu eer trde olmayan, ayn trden olmayan eylerin bir karlatrmas olarak ileyen bir hesaptan ayrr101

GILLES DELEUZE

sanz bu tamamyla anlamsz olurdu. Burada sentez temasyla yeniden karlayorsunuz. Trde olmayanlar, ayr trden olanlar farkl trden izgiler, dorular ya da doru olmayanlar deildirler; sz konusu olan eri ile dorunun karlatrlmasdr. Bu minimum a, teet ile eri tarafndan oluturulan en kk a denen Arimedci temadr. En ksa yol antkada "tketmeler hesab" denen bir hesaplamadan ayrlamaz bir mef humdur burada doru ile eri sentetik bir ekilde kar karya getirilirler. Bylece bir eriye teet izmek tam anlamyla bir retim kural olacaktr. Demek ki, grnd gibi deil... doru izgi en ksa yoldur diyebiliyorsam... iyi grmek gerekir ki en ksa yol burada izginin bir sfat, zellii, yklemi deildir ve bu hi de artc gelmemeli, nk "en ksa" bir ilikidir. Bir iliki ise bir sfat ya da yklem deildir. Pierre Paul'dan daha kk dediimde "daha kk" Pierre'in bir yklemi, bir sfat deildir. Platon bile daha o zamanlardan eer Pierre Paul'dan kkse, Jean'dan daha byktr demiti. Bir iliki bir yklem deildir. "En ksa" meknda ve zamanda bir izgiyi doru izgi olarak izmemi salayacak kuraldr. Baka terimlerle sylersek, burada kavramsal bir belirlenime yani btn noktalarnda ex aequo izgi olarak tanmlanan doru izgiye meknsal-zamansal bir belirlenimi tekabl ettiriyorum, aktryorum bylece dene yimimde istediim kadar doru retebilirim. Kant'n uzak bir takipisi olan Husserl'de beni ok ilgilendi ren bunun gibi bir olay var; ama Husserl, sanyorum ki bir eyi elinden karyor. Husserl diyordu ki: Zincirin iki ucunu aln, ite elinizde saf zler var demektir. Mesela bir ember saf ge ometrik bir z. Ve sonra teki u... deneyiminizde, yaantnzda embere tekabl eden eyler var. Bunun ak bir listesini vere bilirim: Bir tabak, bir araba tekerlei, gne. Teknik terimlerle konuarak, yaamdaki her eyi, deneydeki her eyi, tekerlei, 102

KANT ZERNE DRT DERS

gnei, bir taba ember kavram altnda topladm, zetle diimi sylerdim. Kant'tan balayarak gnmze kadar ok b yk nem tayacak bu iki u arasnda bir dizi ara etap olduunu, ara halka bulunduunu grmyor musunuz? Ama mefhumlar... onlar yaamak gerek... soyut, yaanm bir eydir. Her eyin ok ama ok soyut bir hal ald anda dersiniz ki hah ite bu yaanm bir eyle ilgili. Daha imdiden bu "ikisi arasnda"mn bir karm olmad, Kant tarafndan kefedilecek bir arazi ol duu biliniyor. Bir kelime aln: Yuvarlak... Her zaman diyebili rim ki ember yuvarlaktr. emberin kavramsal belirlenimi u dur: Merkez ad verilen ortak bir noktadan eit uzaklkta ko numlanm noktalarn bulunduu yer. te kavramsal belirle nim; emberin ampirik belirlenimi ya da belirlenimleri ise ta baktr, tekerlektir ve gnetir. "Ey gzel yuvarlak!" dediimde biraz nce demitim ki iki u kavramsal olarak btn noktala rnda ex aequo diye tanmlanan doru izgidir; ve sonra "doru izgi siyahtr", bu da yaamda bir karlamayd, bir doru izgi vakasyd. Ama ikisi arasnda tamamyla kendine zg bir blge de var doru izgi en ksa yoldur var... Peki imdi... ember ile yaamda emberin illstrasyonlar arasnda diyeceim ki, neredeyse emberin imajlar var: Tabak bir ember imajdr, tekerlek emberin bir imajdr... Ama ok tuhaf bir ey daha var bir yuvarlak! Bir yuvarlan mantki in celemesini yapmak ok ilgin olurdu. Yine benzer bir ey sy leyeceim: Yuvarlan incelemesini yeteri kadar ilerletirsek g receiz ki o da bir retim kuraldr; bir yuvarlak bir turdur ya da hayr, evreyi dolamaya olanak salayandr. Tur baz maddeleri yuvarlamaya, yuvarlak yapmaya olanak salayan eydir. Yuvarlak denen eyi kukusuz dinamik bir ekilde yaamak gerekir dinamik bir sre olarak; nasl doru izgi en ksa yoldur, bir erinin uzunluunun bir dorunun uzunluuyla karlatrld bir ilemi ieriyorsa yani erinin 103

GILLES DELEUZE

dorultulmas yuvarlak da yaamdaki, deneydeki herhangi bir eyin yuvarland, yuvarlak yapld bir ilemi ima etmekte dir. Yaamda, deneyimde ember kavramna tekabl eden ey leri retmeyi salayacak olan ey, tur gibi bir retim srecidir. Husserl burada kukusuz yanlyordu; yuvarlan bu kresini kefettiinde yuvarlan nasl en ksa ile ayn alanda olduu nu, ayn varlk alanna ait olduunu gsterdik- ... Husserl yan lyordu nk bunlardan belirsiz, kesinlikten yoksun zler retip durdu baml zler gibi... Kant'n ilerledii yn bana ok daha gl geliyor bunlar tam anlamyla retici, retken hayal gc eylemleri, faaliyetleri haline getirmek... Burada neden retici hayal gcnn yeniden-reten hayal gcnden daha derin oldu unu gryorsunuz. Yeniden-retici hayal gc emberler, so mut emberler hayal ettiinizdedir; tahtaya krmz tebeirle i zilmi bir emberi hayal edebilirsiniz; bir taba hayal edebilir siniz... btn bunlar yeniden-reten hayal gcdr. Ama size yuvarlaklar retme olana salayan tur, dolama hareketi yani yaamda ember kavramna tekabl eden bir ey retmeniz; ite bu ember kavramna bal deildir; ember kavramndan tremez bu bir emadr, yani retken bir hayal gc faaliyeti. Kant'n neden basit ampirik veya yeniden-retici hayal g cnden farkl olarak retken bir hayal gc alan kefetme ihti yacn hissettiini gryorsunuz. Bir emayla sentez arasndaki fark gryorsunuz... Ama grmek iin ortaya attm ilk nok tayla iimi bitirdiimi anlam olmanz gerekir: Bilginin ere vesinde iki temel faaliyet arasndaki fark neydi? ematizm ve sentez arasnda?... ematizm dnerek verilen bir yarg deildir belirleyen yargnn bir boyutudur. stek zerine dnen yargnn hikyesini de yaparm. Aposteriori meknda ve zamanda olandr. Tabaktr, teker lektir, gnetir. Bir retim kuralysa yalnzca ve yalnzca kav104

KANT ZERNE DRT DERS

rama uygun bir mekn ve zaman belirlemektir. Baka bir duru mu ele aln. Bir aslan kavram oluturdunuz; onu tr, cins ve farkla tanmlayabilirsiniz. Aslan yle tanmlayabilirsiniz: ri bir hayvan, memeli, yelesi var, kkrer. Bu bir kavram yaptnz demektir. Aslan imajlar da yapabilirsiniz: Kk bir aslan, koca bir aslan, bir kum aslan, bir da aslan; aslan imajlarnz var. Peki acaba bir aslan emas ne olurdu? Bu durumda derdim ki, ama her durumda deil kavram trn belirlenmesidir ya da cinslerle ve zgl farklarla, ayrmlarla belirlemedir. Yaantda ki, deneyimdeki imaj ise bu trn btn bireyleridir. Aslan e mas ise, asla aslan rnekleri, bireyleri deildir... (bandn sonu) ... meknsal-zamansal ritimler vardr, meknsal-zamansal jestler, tavrlar vardr. Hem bir hayvann arazisinden, blgesin den bahsedebilirsiniz, hem de evinden, ininden takip ettii yollarla, gzerghlarla, alannda brakt izlerle, u ya da bu yola sapt dzenli saatlerle btn bunlar meknsal-zamansal bir dinamizmdir ki bunu kavramdan asla tretemezdiniz. Aslan kavramndan mekn ve zamanda nasl yaadn karmaya kalkamam. Bir diten yola karak yaam tarzna dair bir ey karabilirsiniz: te bu etobur bir hayvan... Ama gerekten, bir hayvann meknsal-zamansal dinamizmi... ite bu... retim ku raln syleyemesem de-- retken bir eydir; hayvann yaant da kendi z kavramna uygun den meknsal-zamansal bir alan, arazi retmesidir. Aslan Kantdr, tm hayvanlar Rant drlar. rmcein emas nedir? rmcein emas adr ve a mekn ile zaman igal etme tarzdr onun. spat: rmcek kavram, nasl olacak bilmem ama, bir rmcek kavram olu turulabilir; rmcek kavram rmcein btn anatomik ksm larn, hatta fizyolojik ilevlerini ierecektir. O zaman rmce in an yapt o tuhaf organla da karlalacaktr. Peki ama bundan imdi rmcein meknsal-zamansal varl diyebile ceimiz eyi ve an rmcek kavramyla yani rmcein or105

GILLES DELEUZE

ganizmasyla akt, ona tekabl ettii eyi tretebilir mi yiz? Durum ok ilgin, nk her ey rmcek trlerine gre deiecektir. ok olaanst rmcek trleri var ve bunlarn a yapmnda kullanmadklar bir bacaklarn kopardnzda ken di trlerine aykr tuhaf alar rmeye balarlar patolojik, hasta alar... Ne olmutur peki? Sanki meknda ve zamandaki bir bo zulma bacan kopmasna tekabl etmektedir. Demem u ki, bir hayvann emas onun meknsal-zamansal dinamizmidir. Kant'n en belirleyici olduu nokta zerinde, Husserl'i takip edenler bir sr deney yaptlar ve belli bir sre baarl olmu tuhaf bir ekoln varln hatrlyorum imdi... Bunlar Wutzbur Okulu psikologlaryd Kant'tan treyen bir izgiye ok baly dlar. Psikolojik deneyler yaparlard. tr ey olduunu sy lerlerdi: Birincisi, kavramlarla ileyen dnce vard; sonra eyleri yakalayan alg vard ve son olarak da, eyleri yenidenreten hayal gc... Ama ok ilgin bir ad verdikleri bir baka boyutun daha varolduunu sylyorlard. Bilincin ynelmesin den, ynnden, ya da dahas bilincin niyetinden hatta bo ni yetten bahsediyorlard. Nedir bo bir niyet? Bir aslan d nrm ve bana aslann bir imaj gelir; bir gergedan dnrm ve zihnime gelen imajda gergedan ok iyi grrm ite bu bir niyettir. Bir bilin niyetim vardr ve bir imaj onu doldurmaya gelir gergedann imaj. Onlar da ite bunun zerine deneyler yapp dururlard --bu tam bir laboratuvar psikolojisiydi. Oyunun kuraln veriyorlard bu ok elenceli olacak: Bir imaj kurma nz engellemek iin size bir kelime verilir, siz de btn imajlar darda brakan bu hedefe odaklanrsnz ama bu hedef hibir zaman saf kavramsal deildir ~o kelime... Ne oluyordu o zaman? Bilincin ynelmeleri yani meknsal-zamansal ynler... Bunu mmkn bilinli tavr olduunu bize ispatlamak iin yap yorlard: Dnen soyut bilin mesela proletarya; burada pro letarya iin almak gerekiyor... lk tepki uydu: Proletarya = 106

KANT ZERtNE DRT DERS

u ya da bu ekilde tanmlanan bir snf... vesaire... Bunun pro letaryann kavramsal tanm olduunu sylerdim; bu bilincin bir kelime karsnda taknd tutumdur: Kelimeyi katederek kav ram hedeflerim. Bilincin ikinci tavr: Proletarya kelimesini ka tederek bir proleteri kadn, erkek, ocuk arrm, hedeflerim: "Hah ite birini grdm"... Bu tam tamna ampirik tavrdr bir imaj. Sartre L'imaginaire (Hayali) adl kitabnda nc tavr sergiler Wutzbur'daki tiplerin deneylerindekini... ve insanlarn verdii tepkileri tasvir eder; ilerlemekte olan kara bir kalabalk gryorum; Sartre bir tr ritim tanmlyordu bylece. Bilincin bir tavrn yakalayabilmek... mekn ile zaman igal etmenin, orada yer tutmann belli bir tarz... Proletarya mekn ve zaman burjuvaziyle ayn tarzda igal etmez, tte bu noktada bir ema var elinizde. Baka bir yntem de uydu: Bo bir kelime, yani anlamn bilmediiniz bir kelime aln: Gzel bir iirden mesela ve bilincinizi yneltin: Unutmayn, yapacanz ey bir ar m kurmak deil belli belirsiz bir bilin ynelimidir, mekna ve zamana saf olarak yaanacak bir tr almdr. Bir bilin, an lalm bir kelimenin salt sesiyle nasl ynelebiliyor? Burada emalarla belli alardan benzerlii olan meknsal-zamansal di namizmlerin tm bir boyutu var karnzda. emalarn da alt dallar vardr, blnrler; ama kavramlar cins ve trlere blnrken emalarn farkl bir blnme tarzlar vardr. Aslnda emberin gerek emasnn tur, evresini do lanma olduunu sylediimde aslnda bu bir alt-emadr n k turlama daha imdiden baz tarzlar ihtiva eder; turlama de neyim iinde bir eyler retmek iin bir retim kuraldr ama malzemenin baz zelliklerinin koullarna da baldr bu. Ba ka durumlarda baka eyler gerekecektir. Bisiklet tekerlekleri nin nasl retildiini bilmiyorum... Fenomenoloji, sonra Hei degger ve her trden psikiyatr meknda ve zamanda varolmann tarzlarn tanmlamaya altklarnda mekn-zaman komp107

GILLES DELEUZE

leksleri ya da bloklar; ritmik bloklar... Size sylyorum, btn bunlar Kant'tan geliyorlar. Bir antropolog tarzlar ve tavrlar betimlediinde kukusuz insan emalar kurmaktadr: Bir uy garlk baka eylerin yannda bir mekn-zaman blokuyla da, insan kavramn eitlendiren baz meknsal-zamansal ritimler le de tanmlanr. Bir Afrikalnn, bir Amerikalnn ya da bir Hintlinin mekn ile zamanda oturma tarzlarnn, tavrlarnn ay n olmad besbellidir. lgin olan ey udur: Snrl bir meknda farkl mekn-zaman aidiyetlerinin bir arada bulunduk lar, yaadklar durumlar grlr. Ama ayn yoldan bir sanat nn da mekn-zaman bloklanyla altn syleyebilirdim. Bir sanat her eyden nce bir ritimcidir. Nedir ritim? Bir mekn-zaman blokudur, meknsal-zamansal bir blok. Oysa eli nizde bir kavramn bulunduu her defasnda ona ait olan eyle rin ritmi henz elinizde yoktur. En u durumda bir kavram size ly ya da kadans verebilecektir. Bu ise homojen, trde bir l olacaktr; ama ritimlilik ho mojen bir lden bambaka bir eydir, bir kadanstan ok farkl bir eydir. kinci noktaya geiyorum: Sentez konusuyla ilikili olarak u yce macerasn grmtk, hatrlyorsunuz. Kant fark etmiti ki, bilgiye mdahale ettiinde hayal gc sentezi tmyle farkl bir arazidedir baka bir deyile, btn grnmleri altnda hayal gc sentezi bir estetik kavray, hem llecek eyin, hem de l biriminin estetik bir kavrann varsaymaktadr. Bu estetik kavrayn sentezin bir paras olmadn iyi anlayn o sentezin zerinde duraca topraktr, zemindir. Sentezin kayna deil, temelidir. Bu zemini kefederken, Kant bu top raktaki olaanst bir gvenilirliini de kefetmiti. Bu topra kefederken, bu topran (banttan iitilmiyor)'n da grmekten geri kalmad. Neden? nk sentezin zerinde durduu ey esas olarak son derecede krlgandr; etkili her tr lnn farz ettii 108

KANT ZERNE DRT DERS

l biriminin estetik kavran her an paralanabilir, alabilir --yani sentezin zemini srekli olarak yeraltndan gelen bir ba snla her an dklp salmak, fkrmak riski karsndadr; ve bu yeralt sentezi krp paralayacaktr. nk sentez l biriminin estetik kavranmas zerinde durmaktadr ve bu este tik kavray bilginin ilemlerine indirgenemiyordur. Neden her ey bu kadar krlgan? nk her an, l biriminin estetik kavrann altst etme riski tayan mekn ve zaman olaylar vuku bulmaktadr. Ve ite yce, yce hayal gcnn kendi snnyla karlat yerdedir. Kendi snryla kar karya kal mtr ve artk kavray gcnn kavramlarnn hizmetine ko amayacaktr. Kavray gcnn kavramlarnn hizmetine komak demek onun kavramlarna uygun mekn ve zaman be lirlemek demektir; ve ite bunu baaramamaktadr: Hayal gc kendi snrnda tkanp kalmtr muazzam okyanus, sonsuz gkler, btn bunlar onu altst eder; kendi kudretsizliini ke feder, kekelemeye balar. Ve sentezin, yani estetik kavrayn yeralt, yani zemini paralayan yce de zaten o anda kefedil mitir Ama merak etmeyin, bir teselli de yok deildir; hayal g c kendini kudretsiz hissettii anda artk kavray gcnn hiz metine koamayacaktr, ama belki ok daha gzel bir yetimizin olduunu hissettirecektir bize bir tr sonsuzluk yetisi gibi... yle ki, hayal gcmz hastalanmken biz de onunla birlikte ac duymaktayz, nk gcn kaybetmitir tam o anda ii mizde yeni bir yeti uyanr duyularst yetisi. Frtna dindiinde, sona erdiinde sentezlerime yeniden kavuurum ama bir an iin bilgi dtan gelen bir ey tarafndan katedilmitir; bu bilginin nesnesi olmayan ycenin patlamas dr. Kendimizi Kant'n yerine koymaya alalm; varsayalm ki btn bunlar kefetmiti. Kendi kendine emaya tekabl eden, ona benzeyen bir ey daha olmas gerektiini sylemektedir. 109

GILLES DELEUZE

ema da bilginin bir ilemidir ve onun sentezle balantsn grmtk; ama emann bizzat kendi snrn tasvir etmesi ge rekmektedir ama bu ondan hep kap duran bir eydir. Baka bir maceraya atlmak pahasna da olsa, farkl bir ey daha lazmdr. Felsefeyi sanattan, ya da bilimden farkl ele almann bir nedeni yoktur. Aralarnda farklar vardr ama sanldklar dzeyde de ildirler. te size emann emas: Yukarya byk bir beyaz yuvarlak iziyorum ve yanna A yazyorum. Aklayaym: A dediimiz bu byk beyaz yuvarlak "a"nn kavramdr, "a" kavram... Dikey olarak noktal bir izgi iziyorum; zellikle noktal ve ucunda bir ok var ve okun ucuna, aaya "a" yazyorum. Anlataym ama emann tamamn isteyenler iin: Okun sonundaki "a"dan bu kez dz bir izgi ekiyorum bu defa ve kk okuklar iziyorum ve bu kk okuklann her birinin altna "a"', "a"", "a"'" yazyorum. imdi... Byk A V'nn kav ramdr. Noktal okun ucunda "a" var. Bu da A'nn semasdr ~ yani meknsal-zamansal belirlenim. Bir rnek vereyim: A, yani ember kavram, "a", emberin yuvarla veya se masdr baka bir deyile retim kuraldr. Sonra... a', a", a'" emaya uygun olan, emann kavrama tad ampirik eyler dir. Yani a' = tabak, a" = tekerlek, a'" = gne... nceki meimizdeki gibi. Neden kavramdan emaya giden ok noktalyd? Kesinlikle, Yarg Gcnn Eletirisi'nde emadan aka ayrt ettii, hatta onunla karlatrd sembol kurnazca belirle mek, iaretlemek iin. Ve bunlar Kant'm en hayranlk verici sayfalardr. te imdi i biraz karmaklaacak ite iki e ma... A = kavram, a = kavramn emas, yani meknsal-zamansal belirlenimler. B, noktal ok ve b. Bir emay oluturmak iin bunlara ihtiyacmz var. rnek vereyim. lk rnek: A = gne, a = domak (meknsal-zamansal belirlenim). Diyelim bu kav110

KANT ZERNE DRT DERS

ramn z-emas olsun. B, kavramn erdemi, b : ema ya da sezgi = x ? kinci rnek: A = gne, a = batmak. Gryorsunuz ki bu iki alt-ema, domak ve batmak tek bir emada birletirilebilirler di: B = lm. b = x (lm sezgisi). nc rnek: A = deirmen, a = belli bir mekn-zaman ima eden bir deirmen tipi, yani deirmenin genel emas deil, bir deirmenler kategorisine tekabl eden belli bir ema = el deir meni. B = despotik devlet yasas, b = sezgisi =? = (neyin?) = x. Bu rnekleri anlyorsanz iki noktaya daha dikkat ekeceim. a emasn ya da sezgisini kullandnzda ite sembolletirme vardr ona tekabl eden A kavramyla ilikili olarak deil, elinizde henz emasnn sezgisi bulunmayan tmyle farkl B kavramyla ilikili olarak. O andan itibaren ema kendi kavra myla ilikili bir retim kural olmay brakacaktr ve teki kavramla ilikili bir yanstma kuralna dnecektir. te bu Kant'n her eyi nasl zincirlediini gsteriyor: Sentez bir tanma kuralna gnderir, ema retim kurallarna gnderir, sembol yansma kurallarna gnderir. Neden kavrama tekabl eden bir sezgim yok? Olas iki durum var: Ya onu imal edememiim, nk elimde gerekli bilgiler yok ama bunlara sahip olabilirim, B kavramnn bir emasn kur mama engel deil bu. Basite baka bir yolum da yok zaten. Ya da bu kavramn kendine zg doas sayesinde...

111