P. 1
HAYATIMIZDA KİMYA

HAYATIMIZDA KİMYA

4.85

|Views: 78,019|Likes:
Yayınlayan: Kimya Bilimi
2008-2009 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞ OLAN ÖĞRETİM PROGRAMINA GÖRE (ESKİ MÜFREDAT PROGRAMI) HAZIRLANMIŞTIR.

2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDAN İTİBAREN YENİ PROGRAM YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR.

1. TEMİZLİK MADDELERİ

ÇAMAŞIR SUYU

TUZ RUHU ÜRETİMİ

ÇAMAŞIR SUYU VE TUZ RUHU BİRLEŞİNCE AÇIĞA ÇIKAN KLOR GAZI ÖLDÜRÜR

ŞEHİR SULARININ TEMİZLENMESİ

KLOR YERİNE ÇAM ÇIRASI KULLANILABİLİR Mİ?

AMONYAK ÜRETİMİ

SODA (ÇAMAŞIR SODASI)

2. YAYGIN MALZEMELER

HAYATIMIZDAKİ BAZI ELEMENTLERİN ELEMENTEL HÂLDE İKEN ÖNEMLİ KULLANIM ALANLARI

B (BOR)

BOR CEVHERLERİ

BOR NİÇİN ÖZELLEŞTİRİLMEDİ? (BOR POLİTİKAMIZ)

YAPAY BOR BİLEŞİĞİ

TOPRAKTAKİ ALTINI SİYANÜR YÖNTEMİYLE ÇIKARTMAK ZARARLI MIDIR?

SİYANÜR YÖNTEMİYLE ALTIN ELDE EDİLMESİNE AİT KİMYASAL REAKSİYON DENKLEMLERİ

ALTIN REZERVLERİMİZ

ALTININ AYARININ BELİRLENMESİ (ALTIN SAHTECİLİĞİNİN ÖNLENMESİ)

HAYATIMIZDAKİ BAZI BİLEŞİKLER

POLİSLİKLE İLGİLİ BAZI KİMYA BİLGİLERİ

POLİSLİKLE İLGİLİ BİLEŞİKLER

AFYONUN EN ÇOK BULUNDUĞU ÜLKELER

AFGANİSTAN VE SOMALİ

SPEKTRAL ANALİZ (ALEV RENGİNDEN MADDE TAYİNİ)

HAVAİ FİŞEKLERE HANGİ ELEMENTLER IŞIĞINI VERİR?

KÜTLE SPEKTROMETRESİ ALETİ

İZOTOP

SENTETİK İZOTOPLARI KULLANMA
(Sentetik izotoplar, radyoaktiftir.)

EN ÖNEMLİ KAYNAKLARIMIZ

• TORYUM (TOR)
• BOR
• TİTANYUM
• URANYUM
• ALTIN
• HİDROJEN
• ALÜMİNYUM
• BAKIR
• PERLİT
• TUZ
• SODA (TRONA)
• PETROL
• DOĞAL GAZ

DOĞAL KAYNAKLARIMIZDAN BAZILARININ BULUNDUĞU YERLER

HANGİ ÖNEMLİ CEVHER REZERVİNDE DÜNYADA BİRİNCİYİZ?

ÇEŞİTLİ KAYNAKLARDA ÜLKELERİN MADEN YÜZDELERİ NİÇİN FARKLIDIR?

PERLİT

HİDROJEN KAYNAKLARIMIZ

EVRENİN %90’ı ELEMENTEL HİDROJEN

HİDROJEN ENERJİSİ (SU İLE ÇALIŞAN ARAÇLAR)

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE HİDROJEN ENERJİSİYLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR

HİDROJEN ENERJİSİ VE TÜRKİYE

DEĞİŞKEN DEĞERLİKLİ CEVHERLERİN TEKNİKTE ÖZEL İSİMLERİ

ASİTLERİN ELDE EDİLMESİNE AİT REAKSİYON DENKLEMLERİ

METALLERİN ELDE EDİLMESİNE AİT REAKSİYON DENKLEMLERİ

MEYVE SULARINDA ALKOL YOKTUR

ŞARAP ELDE EDİLMESİ (FERMENTASYON)

DİSAKKARİTLERDEN KEFİR VE KIMIZ İMALİ

DİSAKKARİTLERDEN MUTLAK ETİL ALKOL ELDE EDİLMESİNE AİT REAKSİYON DENKLEMLERİ

ÜZÜMDEN ETİL ALKOL ELDE EDİLMESİNE AİT REAKSİYON DENKLEMİ

POLİSAKKARİTLERDEN MUTLAK ETİL ALKOL ELDE EDİLMESİNE AİT REAKSİYON DENKLEMLERİ

ARPADAN BİRA ELDE EDİLMESİNE AİT REAKSİYON DENKLEMLERİ

YAŞAMIMIZDAKİ YAPAY KARBOKSİLLİ ASİTLER

HAYATIMIZDAKİ DOĞAL İNORGANİK ASİTLER

HAYATIMIZDAKİ YAPAY İNORGANİK ASİTLER

HAYATIMIZDAKİ BAZLAR

İÇKİLERDEKİ ETANOL YÜZDELERİ

ETANOL YÜZDESİ YÜKSEK OLAN İÇECEKLER

3. BİYOLOJİK SİSTEMLERDE KİMYA

BİYOLOJİK SİSTEMLER İLE HAYAT, CANLILIK, KİMYASAL MADDE İLİŞKİSİ

İNSAN VÜCUDUNDAKİ ATOMLARIN ÖMRÜ

ATOMLAR CANLI MIDIR?

BİLİNEN TEK CANLI MOLEKÜL: FULVİC ASİT (FULVİK ASİT)

ATOMLARIN HAREKETİ

SOLUNUM

FOTOSENTEZ

ŞEKER PANCARINDA SAKKAROZUN OLUŞUMUNA AİT REAKSİYON DENKLEMİ

DİSAKKARİTLERİN SİNDİRİMİNİN REAKSİYON DENKLEMLERİ

POLİSAKKARİTLERİN (NİŞASTA, SELÜLOZ VE GLİKOJEN) OLUŞUMUNA AİT REAKSİYON DENKLEMİ

MİDE EKŞİMESİNDE KULLANILAN PASTİLLERİN GÖREVİNİN REAKSİYON DENKLEMİYLE GÖSTERİLMESİ

MİDE EKŞİMESİNDE KULLANILAN KARBONATIN GÖREVİNİN REAKSİYON DENKLEMİYLE GÖSTERİLMESİ

MİDE EKŞİMESİNDE İÇİLEN MADEN SODASININ GÖREVİNİN REAKSİYON DENKLEMİYLE GÖSTERİLMESİ

YAŞAMIMIZDAKİ DOĞAL KARBOKSİLİK ASİTLER

4. ÇEVRE KİMYASI

ASİT YAĞMURU

SULARIN ACILAŞMAMASI

KÜRESEL ISINMAYA BAĞLI KURAKLIKTAN SÖZ ETMEK, BUNA DAİR SOMUT VERİ BULMAYA ÇALIŞMAK BİLİMSEL SKANDALDIR

SİYANÜR YÖNTEMİYLE ALTIN ÇIKARTMAK

NÜKLEER SANTRAL ATIKLARI

NÜKLEER SANTRALİN ZARARI YOK

SAĞLIĞIMIZA ZARARLI BAZI MADDELER

SİYAH ZEYTİNLERİN ÇOĞUNDA ZEYTİN BOYASI VARDIR

NARENİYE ETİLEN GAZI ODALARINDA BEKLETİLİR

YEŞİL ZEYTİNLERİN HEPSİ KOSTİKLİDİR

ELMAYI SOY DA YE..!

SOSYAL ALANDA KULLANILAN KİMYA KELİME VE DEYİMLERİ
2008-2009 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞ OLAN ÖĞRETİM PROGRAMINA GÖRE (ESKİ MÜFREDAT PROGRAMI) HAZIRLANMIŞTIR.

2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDAN İTİBAREN YENİ PROGRAM YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR.

1. TEMİZLİK MADDELERİ

ÇAMAŞIR SUYU

TUZ RUHU ÜRETİMİ

ÇAMAŞIR SUYU VE TUZ RUHU BİRLEŞİNCE AÇIĞA ÇIKAN KLOR GAZI ÖLDÜRÜR

ŞEHİR SULARININ TEMİZLENMESİ

KLOR YERİNE ÇAM ÇIRASI KULLANILABİLİR Mİ?

AMONYAK ÜRETİMİ

SODA (ÇAMAŞIR SODASI)

2. YAYGIN MALZEMELER

HAYATIMIZDAKİ BAZI ELEMENTLERİN ELEMENTEL HÂLDE İKEN ÖNEMLİ KULLANIM ALANLARI

B (BOR)

BOR CEVHERLERİ

BOR NİÇİN ÖZELLEŞTİRİLMEDİ? (BOR POLİTİKAMIZ)

YAPAY BOR BİLEŞİĞİ

TOPRAKTAKİ ALTINI SİYANÜR YÖNTEMİYLE ÇIKARTMAK ZARARLI MIDIR?

SİYANÜR YÖNTEMİYLE ALTIN ELDE EDİLMESİNE AİT KİMYASAL REAKSİYON DENKLEMLERİ

ALTIN REZERVLERİMİZ

ALTININ AYARININ BELİRLENMESİ (ALTIN SAHTECİLİĞİNİN ÖNLENMESİ)

HAYATIMIZDAKİ BAZI BİLEŞİKLER

POLİSLİKLE İLGİLİ BAZI KİMYA BİLGİLERİ

POLİSLİKLE İLGİLİ BİLEŞİKLER

AFYONUN EN ÇOK BULUNDUĞU ÜLKELER

AFGANİSTAN VE SOMALİ

SPEKTRAL ANALİZ (ALEV RENGİNDEN MADDE TAYİNİ)

HAVAİ FİŞEKLERE HANGİ ELEMENTLER IŞIĞINI VERİR?

KÜTLE SPEKTROMETRESİ ALETİ

İZOTOP

SENTETİK İZOTOPLARI KULLANMA
(Sentetik izotoplar, radyoaktiftir.)

EN ÖNEMLİ KAYNAKLARIMIZ

• TORYUM (TOR)
• BOR
• TİTANYUM
• URANYUM
• ALTIN
• HİDROJEN
• ALÜMİNYUM
• BAKIR
• PERLİT
• TUZ
• SODA (TRONA)
• PETROL
• DOĞAL GAZ

DOĞAL KAYNAKLARIMIZDAN BAZILARININ BULUNDUĞU YERLER

HANGİ ÖNEMLİ CEVHER REZERVİNDE DÜNYADA BİRİNCİYİZ?

ÇEŞİTLİ KAYNAKLARDA ÜLKELERİN MADEN YÜZDELERİ NİÇİN FARKLIDIR?

PERLİT

HİDROJEN KAYNAKLARIMIZ

EVRENİN %90’ı ELEMENTEL HİDROJEN

HİDROJEN ENERJİSİ (SU İLE ÇALIŞAN ARAÇLAR)

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE HİDROJEN ENERJİSİYLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR

HİDROJEN ENERJİSİ VE TÜRKİYE

DEĞİŞKEN DEĞERLİKLİ CEVHERLERİN TEKNİKTE ÖZEL İSİMLERİ

ASİTLERİN ELDE EDİLMESİNE AİT REAKSİYON DENKLEMLERİ

METALLERİN ELDE EDİLMESİNE AİT REAKSİYON DENKLEMLERİ

MEYVE SULARINDA ALKOL YOKTUR

ŞARAP ELDE EDİLMESİ (FERMENTASYON)

DİSAKKARİTLERDEN KEFİR VE KIMIZ İMALİ

DİSAKKARİTLERDEN MUTLAK ETİL ALKOL ELDE EDİLMESİNE AİT REAKSİYON DENKLEMLERİ

ÜZÜMDEN ETİL ALKOL ELDE EDİLMESİNE AİT REAKSİYON DENKLEMİ

POLİSAKKARİTLERDEN MUTLAK ETİL ALKOL ELDE EDİLMESİNE AİT REAKSİYON DENKLEMLERİ

ARPADAN BİRA ELDE EDİLMESİNE AİT REAKSİYON DENKLEMLERİ

YAŞAMIMIZDAKİ YAPAY KARBOKSİLLİ ASİTLER

HAYATIMIZDAKİ DOĞAL İNORGANİK ASİTLER

HAYATIMIZDAKİ YAPAY İNORGANİK ASİTLER

HAYATIMIZDAKİ BAZLAR

İÇKİLERDEKİ ETANOL YÜZDELERİ

ETANOL YÜZDESİ YÜKSEK OLAN İÇECEKLER

3. BİYOLOJİK SİSTEMLERDE KİMYA

BİYOLOJİK SİSTEMLER İLE HAYAT, CANLILIK, KİMYASAL MADDE İLİŞKİSİ

İNSAN VÜCUDUNDAKİ ATOMLARIN ÖMRÜ

ATOMLAR CANLI MIDIR?

BİLİNEN TEK CANLI MOLEKÜL: FULVİC ASİT (FULVİK ASİT)

ATOMLARIN HAREKETİ

SOLUNUM

FOTOSENTEZ

ŞEKER PANCARINDA SAKKAROZUN OLUŞUMUNA AİT REAKSİYON DENKLEMİ

DİSAKKARİTLERİN SİNDİRİMİNİN REAKSİYON DENKLEMLERİ

POLİSAKKARİTLERİN (NİŞASTA, SELÜLOZ VE GLİKOJEN) OLUŞUMUNA AİT REAKSİYON DENKLEMİ

MİDE EKŞİMESİNDE KULLANILAN PASTİLLERİN GÖREVİNİN REAKSİYON DENKLEMİYLE GÖSTERİLMESİ

MİDE EKŞİMESİNDE KULLANILAN KARBONATIN GÖREVİNİN REAKSİYON DENKLEMİYLE GÖSTERİLMESİ

MİDE EKŞİMESİNDE İÇİLEN MADEN SODASININ GÖREVİNİN REAKSİYON DENKLEMİYLE GÖSTERİLMESİ

YAŞAMIMIZDAKİ DOĞAL KARBOKSİLİK ASİTLER

4. ÇEVRE KİMYASI

ASİT YAĞMURU

SULARIN ACILAŞMAMASI

KÜRESEL ISINMAYA BAĞLI KURAKLIKTAN SÖZ ETMEK, BUNA DAİR SOMUT VERİ BULMAYA ÇALIŞMAK BİLİMSEL SKANDALDIR

SİYANÜR YÖNTEMİYLE ALTIN ÇIKARTMAK

NÜKLEER SANTRAL ATIKLARI

NÜKLEER SANTRALİN ZARARI YOK

SAĞLIĞIMIZA ZARARLI BAZI MADDELER

SİYAH ZEYTİNLERİN ÇOĞUNDA ZEYTİN BOYASI VARDIR

NARENİYE ETİLEN GAZI ODALARINDA BEKLETİLİR

YEŞİL ZEYTİNLERİN HEPSİ KOSTİKLİDİR

ELMAYI SOY DA YE..!

SOSYAL ALANDA KULLANILAN KİMYA KELİME VE DEYİMLERİ

More info:

Categories:Types, School Work
Published by: Kimya Bilimi on Jan 11, 2009
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOCX, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/03/2014

pdf

text

original

1

HAYATIMIZDA
KĠMYA
ÜNĠTENĠN BÖLÜM BAġLIKLARI

• 1. TEMĠZLĠK MADDELERĠ
• 2. YAYGIN MALZEMELER
• 3. BĠYOLOJĠK SĠSTEMLERDE KĠMYA
• 4. ÇEVRE KĠMYASI


1. TEMĠZLĠK MADDELERĠ
ÇAMAġIR SUYU

• ÇamaĢır, bulaĢık, fayans, ıslak zemin, tuvalet, banyo
temizliğinde kullanılır.
• ÇamaĢır ve bulaĢıkta; 2 litre suya 1 yemek kaĢığı çamaĢır suyu
katılır.
• Diğer temizliklerde; saf olarak kullanılabilir.
• ÇamaĢır suyunun formülü NaClO‟dir. Sodyum hipoklorür veya
sodyum hipoklorit diye okunur.
• Saf (% 100‟lük) sıvıdır; çözelti değildir.

TUZ RUHU ÜRETĠMĠ

H
2(g)
+ Cl
2(g)
→ 2HCl
(g)

HCl
(g)
+ su → HCl
(suda)

2

Temizlikte doğrudan kullanılan % 36‟lık deriĢik HCl (hidroklorik
asit), tuz ruhudur; sıvıdır.

Fayans, taĢ vb. ıslak zeminde, ağır
kirleri temizlemek için kullanılır. Tuvaletlerde de kullanılmaktadır;
fakat sağlığa zararlıdır.

ÇAMAġIR SUYU VE TUZ RUHU BĠRLEġĠNCE
AÇIĞA ÇIKAN KLOR GAZI ÖLDÜRÜR

NaClO

+ 2HCl → NaCl

+ H
2
O + Cl
2

Tuvalet temizliğinde aynı anda hem çamaĢır suyu hem de tuz
ruhu kullanılmamalıdır. Açığa çıkan Cl
2
öldürücü dozdadır.

ġEHĠR SULARININ TEMĠZLENMESĠ

• Büyük belediyelerde Cl
2
(klor) gazı katılarak Ģehir suyu
temizlenir.
• Küçük belediyelerde NaClO (sodyum hipoklorit) sıvısı katılarak
Ģehir suyu temizlenir.
• Eczanelerde musluk suyunun dezenfekte edilmesi için satılan
bileĢik ise kireç kaymağı diye bilinen Ca(ClO)
2
(kalsiyum
hipoklorit) tabletleridir.
• En zararlısı Cl
2
gazıyla yapılan klorlamadır.
• Cl
2
gazı yeĢil renklidir.
• NaClO (sodyum hipoklorit), renksiz ve saydam sıvıdır.
• Ca(ClO)
2
(kalsiyum hipoklorit) ise beyaz tozdur.

KLOR YERĠNE ÇAM ÇIRASI KULLANILABĠLĠR
MĠ?

• Çam çırasının sudaki dezenfektan etkisi, ispatlanmıĢtır.
• Dezenfektan etki; mikrop üremesini engelleyen ve mikrobu
öldüren etkidir.
3

• Eskiden su depolarına çam çırası konurdu.
• Çam ağacından imal edilmiĢ su testileri, geçmiĢte çok yaygındı.

AMONYAK ÜRETĠMĠ

N
2
+ 3H
2
+ yüksek sıcaklık ve basınç ⇌ 2NH
3
+ 22 kcal
Amonyak, çoğu temizlik malzemesinin bileĢimine girer. % 25‟lik
olan deriĢik amonyak 5–10 misli seyreltildikten sonra doğrudan
temizlik maddesi olarak koltuk, döĢeme, halı temizliğinde ve
kumaĢ lekelerinin çıkarılmasında kullanılır. GümüĢ eĢyalar da
amonyakla temizlenir.

SODA (ÇAMAġIR SODASI)

• Van gölü suyu, çamaĢır sodası çözeltisidir. Ancak, içinde her
çeĢit deterjan da vardır.
• Soda saf hâlde Beypazarı‟nda bulunur.
• Doğada beyazımsı renksiz, Ģeffaf ve taĢ Ģeklindedir.
• Piyasadaki sodalar, sodanın toz edilmiĢidir.
• ÇamaĢır sodasına, trona da denir.
• Van gölündeki çamaĢır sodası, dünyanın ihtiyacını karĢılayacak
kadar çokluktadır.
• Formülü Na
2
CO
3
‟tür.
• Ġleride sabun ve deterjanın yerini alacak kıymette bir
kaynağımızdır.
• Soda denildiğinde çamaĢır sodası anlaĢılır, yemek sodası
anlaĢılmaz.

2. YAYGIN MALZEMELER
HAYATIMIZDAKĠ BAZI ELEMENTLERĠN
ELEMENTEL HÂLDE ĠKEN ÖNEMLĠ
4

KULLANIM ALANLARI

• H
2
(HĠDROJEN): Sıvı hidrojen roket yakıtıdır. H
2
gazı; margarin
elde edilirken sıvı yağların doyurulması iĢleminde, uçan
balonlarda, NH
3
(amonyak), HCl (hidroklorik asit) ve CH
3
OH
(metil alkol) bileĢiklerinin sentezinde kullanılır. Havanın hacimce
% 0,00005‟i hidrojendir.

• Pb (KURġUN): Matbaacılıkta, çatıların kaplanmasında, boru,
halat, akü ve boya yapımında kullanılır. Lehim; kurĢun ve kalay
karıĢımıdır. Saçma; kurĢun ve arsenik karıĢımıdır. Matbaa harfi;
kurĢun, kalay ve antimon karıĢımıdır.

• Zn (ÇĠNKO): Pirinç alaĢımında çinko ve bakır vardır. Çatı
kaplamalarında, otomobil endüstrisinde, kaplamacılıkta ve boyar
madde üretiminde kullanılır.

• Ti (TĠTANYUM): Ġlk olarak titan uydusunda keĢfedildiğinden bu
isim verilmiĢtir. Tıpta beyin tümörlerinin tedavisinde, güdümlü
mermi ve uçak gövdesi imalinde, uydu alıcılarını saptırmada ve
aĢınmayan balata üretiminde kullanılır. Titanyum ile krom
karıĢımından oluĢan alaĢımdan, elektrik israfının olmadığı
elektrik kablosu yapımında faydalanılır.

• W (VOLFRAM VEYA TUNGSTEN): Ampullerin içindeki teller
volframdır.

• I
2
(ĠYOT): Tentürdiyot; I
2
(iyot) ve KI (potasyum iyodür)‟ün
C
2
H
5
OH (etil alkol)‟deki çözeltisidir. Radyoaktif izotopu,
hipertiroidizimde kullanılır.

• P (FOSFOR): Kırmızı fosfor, kibrit üretiminde kullanılır.

• Ne (NEON) VE Ar (ARGON): Flüoresanlı lambalarda tüplerin
içine bu gazlar doldurulur. Havanın hacimce % 0,0012‟si neon,
% 0,94‟ü ise argondur.
5


• Bi (BĠZMUT), Po (POLONYUM), At (ASTATĠN), Rn (RADON),
Fr (FRANSĠYUM), Ra (RADYUM), Ac (AKTĠNYUM), Th
(TORYUM), Pa (PROTAKTĠNYUM), U (URANYUM): Radyoaktif
elementlerdir. Enerji üretimi ve ıĢın elde edilmesinde kullanılır.

• Sn (KALAY): Teneke, kalaylanmıĢ sacdır. Sac, ince demir–çelik
ürünüdür. Bronz (tunç) alaĢımı; kalay ve bakırın karıĢımıdır.
Lehim; kurĢun ve kalay karıĢımıdır. Matbaa harfi; kurĢun, kalay
ve antimon karıĢımıdır.

• Mn (MANGAN): Sert çelik imalinde kullanılır. Panzer paletleri,
manganlı çeliktir. Madeni para alaĢımında da, mangan metali de
vardır.

• Pt (PLATĠN): Platin tel ve platin elektrot gibi laboratuvar
araçlarında, takı yapımında, sanayide sıvı yağlardan
hidrojenlendirmeyle margarin elde edilmesinde katalizör olarak,
cerrahide ve diĢ protezlerinde kullanılır.

• Cu (BAKIR): Elektrik kablosu, mutfak aracı, elektrot ve süs
eĢyası yapımında kullanılır. Bronz (tunç) alaĢımı; kalay ve
bakırın karıĢımıdır. Pirinç; bakırın çinkoyla olan alaĢımıdır.
Bakırın erime noktası düĢüktür. Bakır, yeryüzünde elementel
hâlde bulunan beĢ metalden birisidir. Bakır, korozyona karĢı
dayanıklı bir metaldir. Bu sayılan özelliklerinden dolayı; eskiden
beri, hatta günümüzde de bakırdan faydalanılmıĢtır.
Ġnsanoğlunun geçmiĢten günümüze; medeniyette ilerlemesi ve
maddi güç yönüyle önemli bir kalkınma elde etmesi; bakırın
eritilmesi iledir.

• Si (SĠLĠSYUM): Kuvars, akik taĢı ve çakmak taĢı silisyum
kristalidir. Kuvars kristali, enerji verir ve tansiyonu düzenler.
Bütün akik taĢları stres ve gama iyi gelir. Kırmızı akik taĢı meni
6

noksaniyetini tamamlar, kan dolaĢımını düzenler. Mavi akik taĢı,
düĢünce yeteneğini geliĢtirir ve güzel konuĢmayı sağlar. Pembe
akik taĢı, kötü duygulara fırsat vermez ve sempati kazandırır.
Mor akik taĢı, ametist olarak bilinir.

• Cr (KROM): Çelik üretiminde ve kaplamacılıkta kullanılır.

• Hg (CIVA): Termometre yapımında, bileĢik elde edilmesinde,
barometre üretiminde, cıva buharlı lamba imalinde kullanılır.
Amalgam alaĢımı, diĢ hekimliğindeki diĢ dolgu maddesidir; cıva
ve gümüĢten oluĢur.

• Ni (NĠKEL): Paslanmaz çelik üretiminde, madeni para
yapımında kullanılır. Magma; erimiĢ demir ve erimiĢ nikeldir.

• S (KÜKÜRT): Tarımsal mücadelede ve akülerin sıvısı olan
sülfürik asit üretiminde kullanılır.

• O
2
(OKSĠJEN): Havanın hacimce % 21‟i azottur; azot solunum
maddesidir. Kaynakçılıkta ve çelik endüstrisinde kullanılır.
Oksijenin allotropu O
3
(ozon); havanın hacimce % 0,00006‟sıdır.
Ozon tabakası, güneĢ ıĢınlarının zararını filtre eder.

• Al (ALÜMĠNYUM): Otomobil, gemi, vagon ve uçak yapımında;
elektrik ve kimya endüstrisinde; mutfak araç–gereçlerinin ve
elektrikli ev aletlerinin imalinde kullanılır. Vagonlar, alüminyum
metalinden olmalıdır; çünkü alüminyum metali hafiftir. Vagonlara
demir taĢıtmamalıdır. Manavgat suyu adı altında Toros
dağlarında Al araĢtırıyoruz.

• Fe (DEMĠR): Ġnsanlık, sosyal yaĢamında demire çok muhtaçtır.
ĠnĢaat sektöründe, harp sanayisinde, otomotiv ve ulaĢım
alanında demir–çelik endüstrisinin önemi çok büyüktür.
Mekanik, elektronik vb. her dalda kullanılan, her çeĢit alet
demirden yapılır. Demiri hamur gibi yumuĢatmak, tel gibi
7

inceltmek ve Ģekil vermek, endüstriyel kalkınmanın aslı, anası,
esası ve kaynağıdır. Bu sebeple demirin önemine vurgu için;
“Demir yerden çıkmıyor, gökten iniyor.” denmiĢtir. Yerkürenin
merkezi; erimiĢ demir ve erimiĢ nikel karıĢımıdır. Semadan
düĢen taĢlara, gök taĢı denir. DüĢen gök taĢlarının tetkik edilen
parçalarında; demir, çelik ve baĢka maddeler karıĢık olarak
bulunmaktadır.

• Os (OSMĠYUM): Kaliteli tükenmez kalemlerin ucu osmiyumdur.

• N
2
(AZOT): Havanın hacimce % 78‟i azottur. Azot; amonyak ve
nitrik asit üretiminde kullanılır.

• Th (TORYUM): Önümüzdeki yıllarda nükleer reaktörlerin yakıtı
toryumdur.

• Mg (MAGNEZYUM): AlaĢımları uçak, füze ve ev eĢyası
yapımında, ayrıca fotoğrafçılıkta flaĢ olarak kullanılır.

• Kr (KRĠPTON) VE Xe (KSENON): Fotoğrafçılıkta, çok hızlı
hareket eden cisimlerin görüntülenmesinde kullanılır. Havanın
hacimce % 0,0001‟i kripton ve % 0,94‟ü ise ksenondur.

• He (HELYUM): Uçan balonların ĢiĢirilmesinde kullanılır. Havanın
hacimce % 0,000009‟u helyumdur.

• Rn (RADON): Kanser tedavisinde alfa ıĢını kaynağı olarak
kullanılır.

• C (KARBON): Kömür, elmas ve grafit olmak üzere üç allotropu
vardır. Kömür yakacak, elmas ziynet eĢyası, grafit ise elektrot ve
kurĢun kalem ucu olarak kullanılır.

• U (URANYUM): Nükleer reaktörlerde hâlen kullanılan yakıttır.
Ağrı dağında, Soma‟da ve Van gölünde uranyum yatakları
8

vardır.

• As (Arsenik): Ağır metaldir. Ağır metallerin hepsi, hem kendileri
hem de bileĢikleri zehirdir. Kaynak sularında bulunmazlar. Yer
altından gelen ağır metal içeren sular Burdur gölü, Acı göl gibi
göllerde, ağır olduklarından toplanırlar; yeryüzüne çıkamazlar.
Diğer sularla bulunan arsenik, çevre kirlenmesi sebebiyledir.
Halk arasında zırnık adıyla bilinen madde arseniktir.

ARSENĠK ĠLE ZEHĠRLEME

• Arseniğin zehir olarak kullanılması çok eskidir. Roma tarihinde
Hıristiyanlara karĢı kullanmıĢlardır, eskilere dayanmaktadır.
Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim baĢta olmak üzere
çok sayıda Osmanlı padiĢahının, günümüzde de Turgut
Özal‟ın, Bülent Ecevit‟in zehirlendiği söylenmektedir.
Zehirlenenler genelde iyi insandır, vücutları çürümeden
duruyordur.

TARĠHÎ ġAHSĠYETLERĠN MEZARLARI
AÇILARAK ZEHĠRLENDĠKLERĠ AÇIĞA
ÇIKARILMALI MI?

• Böyle tarihî Ģahsiyetler için bu yapılmalıdır. Mezarları açılmalı
ve adli tıpa gönderilmelidir, bunun hiçbir mahzuru yoktur, en
azından mesele kestirilip atılarak konu kapatılmıĢ olur.

B (BOR)

• Dünya bor rezervinin % 76‟sı Türkiye‟dedir. Bor madeninin
üretiminde ve ihracatında Türkiye dünyada birinci sıradadır.
9

• Ülkemizde en çok bor Kütahya–Emet‟te bulunmaktadır. Bolu
tüneli havalisinde de bor bulunmuĢtur. Bolu tüneli yapımı 15
sene sürmüĢtür.
• Ülkemizdeki bor üretim merkezleri; Balıkesir–Bandırma,
Balıkesir–Bigadiç, EskiĢehir–Kırka, Bursa–Kestelek‟tedir.
• Bor bileĢikleri, hidrojen kaynağıdır. Bordan elde edilen hidrojen,
yakıt olarak kullanılır. Bor bileĢiğinin içerdiği hidrojen yakıtıyla
çalıĢan arabalar vardır. Bunlara bor arabaları denir. Yine bor
cevherindeki hidrojenin, hava oksijeniyle yanması suretiyle
çalıĢan bor pili ve bor reaktörü de vardır. Borun yakıt olarak
kullanılması, en önemli kullanım alanıdır. Bu alanda, gelecekte
çok ileri geliĢmelerin olacağı tahmin edilmektedir.
• Önemli bir diğer kullanım alanı da bor alaĢımlarıdır. Borun
çelikle olan alaĢımı elastikiyet kazanır. Bu özelliğinden dolayı
150 katlı binalarda kullanılır.
• Uzay mekiği yapımında da bor kullanılmaktadır.
• LCD televizyon ekranı yapımında da bor kullanılmaktadır.
• Bor madeni 400 farklı alanda katkı maddesi olarak
kullanılmaktadır.
• Bor; deterjan, seramik, ısı izolasyonu, ilaç, elektronik, tarım,
sağlık, tekstil, cam vb. pek çok sektörde yaygın olarak kullanılır.
• Hızlı tren raylarında kullanımının ayrı bir önemi vardır.
• Borun dünya fiyatını Türkiye belirlemektedir. Bor madeni Türkiye
için stratejik öneme sahiptir, ülkemizi ilerilere götürecek bir
kaynaktır.
• Günümüzde bor, en çok borik asit olarak ihraç edilmektedir.
Borik asit, yapay bir bileĢiktir.
• Bor, doğada genelde cevherleri hâlinde bulunur.
• Nadiren elementel hâlde de bulunur.
• Elementel hâldeki kullanım alanları ve yakıt olarak kullanımı
aslında çok daha önemlidir.
• ÇeĢitli yöntemlerle, doğal bor bileĢiğinden bor elementi elde
edilir. Türkiye‟de bu üretime henüz baĢlanmamıĢtır.

10

BOR CEVHERLERĠ

• Na
2
B
4
O
7
x 10H
2
O (SODYUM TETRABORAT DEKAHĠDRAT):
Tabiattaki boraks bileĢiğidir. Cam yapımında ve suların
sertliğinin giderilmesinde kullanılır.

• NaBO
2
H
2
O
2
x 3H
2
O (KATI PETROL): Doğadaki bor filizinin en
önemlisidir. Bu bileĢikten elde edilen H
2
ile havadaki O
2

yakılarak enerji elde edilir.

• NaBO
3
X 4H
2
O (SODYUM PERBORAT TETRAHĠDRAT):
Otomobil camı imalinde yaygın olarak kullanılır.

• KALSĠNE TĠNKAL: % 33 B
2
O
3
bileĢiği içeren bor cevheridir.
BileĢim; CaO de ihtiva eder.

• KOLEMANĠT: % 45 B
2
O
3
bileĢiği içeren bor cevheridir. BileĢim;
SiO
2
ve CaO de ihtiva eder.

KATI PETROL ADIYLA BĠLĠNEN BOR
CEVHERĠNDEN (NaBO
2
H
2
O
2
x 3H
2
O)
HĠDROJEN ELDE EDĠLMESĠ

• Katı petrol de denilen NaBO
2
H
2
O
2
x 3H
2
O bileĢiğinden bir dizi
reaksiyon sonucu önce NaBH
4
(sodyum borohidrür) elde edilir.
• NaBH
4
bileĢiğinin H
2
O ile tepkimesinden NaBO
2
(sodyum meta
borat) bileĢiği oluĢur.
NaBH
4
+ 2H
2
O → 4H
2
+ NaBO
2

• Son olarak da oluĢan H
2
(hidrojen) gazı havadaki O
2
(oksijen) ile
yanarak enerji verir.
2H
2
+ O
2
→ 2H
2
O + enerji

BOR NĠÇĠN ÖZELLEġTĠRĠLMEDĠ? (BOR
11

POLĠTĠKAMIZ)

• Yakın bir geçmiĢte Türkiye‟deki bor rezervlerini uluslararası
tröstler ele geçirmeye çalıĢtılar.
• ÖzelleĢtirme günlerinde bora talipmiĢ gibi gözüken yerli firmalar,
yabancıların taĢeronuydu.
• Bu ayak oyunlarından dolayı bor, özelleĢtirme kapsamından
çıkarıldı.
• Bor, Eti Maden ĠĢletmeleri tarafından çıkarılmaktadır ve
iĢlenmektedir. Eti Maden ĠĢletmeleri, bir devlet kuruluĢudur.
• Bor madeni Türkiye için stratejik öneme sahiptir, ülkemizi
ilerilere götürecek bir kaynaktır.
• Kütahya Emet‟te borik asit fabrikasında; yine Emet‟te çıkarılan
bor cevherinden, borik asit elde edilmektedir.

YAPAY BOR BĠLEġĠĞĠ

• H
3
BO
3
(BORĠK ASĠT): Alerjik göz kaĢıntılarında borik asit
çözeltisi kullanılır. Yapay olduğundan ve toksik etkisinden dolayı
hassas kiĢilerde yan etki olarak gözde ağrı, yanma ve kızarıklık
görülür. Ayrıca baĢ ağrısı ve görmede geçici bozukluk da yapar.
Borik asit, beyaz toz hâlinde katı yapay bir bileĢiktir. Kütahya
Emet‟te, Eti Maden ĠĢletmeleri Genel Müdürlüğüne ait devletin
borik asit fabrikası vardır. Borik asitten, ayrıca pek çok sektörde
yaygın olarak faydalanılır.

Au (ALTIN)

• Altın, kadınlarda yüksek ahlakın temini içindir.
• Altın, hem erkekte hem de kadında kadınlık hormonunu arttırır.
• Erkek ile kadın arasındaki muhabbeti altın, Ģayet kadın takarsa
arttırır.
• Altının bakır ve gümüĢ alaĢımları, altının yumuĢaklığını
gidermek için üretilir.
12


ALTIN REZERVLERĠMĠZ NEREDEDĠR?

• Altın yatakları ülkemizde Hatay ve Konya‟da bulunmaktadır.
• Bakır madeninin bulunduğu her yerde altın da çıkarılır. Bakır ile
altın, beraber bulunur.
• Fırat nehri Murgul‟dan geçmektedir. Murgul‟da bakır madeni
vardır. Henüz bulunmasa da Murgul‟da altın rezervi
araĢtırmaları sürdürülmektedir.

ALTIN REZERVĠNDE DÜNYA
DOKUZUNCUSUYUZ, KAYNAKLARIMIZI
ĠSPAT ETTĠĞĠMĠZDE DÜNYA ĠKĠNCĠSĠ
OLACAĞIZ

• Dünyada takı olarak kullanılan 650 000 ton altının 65 000 tonu
Türkiye‟dedir.
• Fırat‟ın suyu çekilince altından altın çıkacağı söylenmektedir.

“FIRAT‟IN SUYU ÇEKĠLĠR VE ALTIN
MADENĠNDEN BĠR DAĞ ZUHUR EDER.”
SÖZÜNDE HANGĠ OLAYLARA ĠġARETLER
VARDIR?

• Fırat suyunun altın değerinde olabileceği bir döneme mecaz
olarak iĢaret olabildiği gibi yapılacak barajlardan elde edilecek
gelirlere de altın sözüyle iĢaret olabilir.
• Fırat‟ın suyu tamamen çekilerek, altında çok büyük altın ve
petrol yataklarının çıkacağı da bildirilmiĢ olabilir. Ayrıca, toprak
çökmeleri neticesinde altın madeninin de bulunması olasıdır.
• Sözün devamındaki “Kim orada bulunursa bir Ģey almasın.”
13

sözünden de o bölgenin, bünyemizde, bir dinamit gibi,
potansiyel bir tehlike olduğunun anlatılmasında Ģüphe yoktur.

GÜMÜġ VE ALTIN CĠNSĠNDEN OLMAYAN
HAZĠNELER

• Peygamber Efendimiz buruk bir tebessümle “Müjde Tâlekan‟a!
Orada Allah'ın gümüĢ ve altın cinsinden olmayan hazineleri var.”
demiĢtir.
• Tâlekan, petrol yatakları bol olan bir mıntıkanın adıdır. Tâlekan
bölgesinde bulunan Kazvin Ģehrinde petrol çıkmaktadır. Kazvin,
günümüzde Ġran sınırları içerisindedir.
• Ġleride o bölgede uranyum, elmas vb. baĢka değerli madenler de
bulunabilir.
• Raif Karadağ “Petrol Fırtınası” adında bir kitap yazmıĢ, otel
odasında öldürülmüĢtür.

TOPRAKTAKĠ ALTINI SĠYANÜR YÖNTEMĠYLE
ÇIKARTMAK ZARARLI MIDIR?

• Bergama‟da altının çıkartılmaması için, uzun zaman yürüyüĢ
yapıldı. Necip Hablemitoğlu ölümünden az önce siyanür
yürüyüĢünün bahane olduğunu açıklamıĢtı.
• Bergama‟da altın çıkarılmaya baĢlandı. Senede 100 ton siyanür
kullanılıyor, tamamı yok ediliyor. Bu sebeple çevreye zararı
olmuyor.
• Ülkemizde çevreye baĢka sebeplerle atılan zaten 265 000 ton
siyanür vardır.

SĠYANÜR YÖNTEMĠYLE ALTIN ELDE
EDĠLMESĠNE AĠT KĠMYASAL REAKSĠYON
DENKLEMLERĠ
14


• 4Au + 8NaCN +2H
2
O + O
2

4NaAu(CN)
2
+ 4NaOH

• 2Na + 2Au(CN)
2
+ Zn →
2Au + Na
2
Zn(CN)
4

ALTININ AYARININ BELĠRLENMESĠ (ALTIN
SAHTECĠLĠĞĠNĠN ÖNLENMESĠ)

• Cabir bin Hayyan; HCl formülüyle gösterilen hidroklorik asidi (tuz
ruhu), HNO
3
formülüyle gösterilen nitrik asidi (kezzap) elde
etmiĢtir.
• Cabir bin Hayyan bu iki buluĢundan baĢka bir de; 3 hacim
deriĢik HCl ile 1 hacim deriĢik HNO
3
karıĢımından oluĢan,
günümüzde de bütün dünyada kullanılan kral suyunu
keĢfetmiĢtir.
• Altın, yalnız kral suyuyla kimyasal reaksiyona girer. Kral suyu,
baĢka hiçbir elementle kimyasal reaksiyona girmez.
• Bu özellikten, hem altının saf olup olmadığının anlaĢılmasında
hem de altın alaĢımlarındaki altının yüzde bileĢim miktarının
bulunmasında (altının ayarının tayini) yararlanılır.
• Altının saflığının belirlenmesi ve özellikle sahteciliğin
önlenmesinde günümüzde de kullanılan dört iĢlem basamağı
olan en yaygın ve önemli bir yöntemdir.
• Birinci basamakta; altın yüzdesi tayin edilmek istenen metal
karıĢımından oluĢan bileĢimden (ayarından veya sahteliğinden
Ģüphe edilen altın) hassas tartım alınır.
• Ġkinci basamakta; üzerine kral suyu ilave edilir. Kral suyuyla,
yalnız altın kimyasal reaksiyona girdiğinden yalnız altının
bileĢikleri oluĢur; gümüĢ, bakır, nikel, çinko gibi altınla beraber
bulunması muhtemel olan metallerin bileĢikleri oluĢmaz. Altın
yükseltgenmiĢ; diğer metaller ise kimyasal reaksiyona girmemiĢ
olur.
15

• Üçüncü basamakta ise; ikinci basamakta oluĢan altın
bileĢiğindeki altın katyonu, tekrar sıfır değerlikli altına indirgenir.
Bu iĢlem Ģöyle yapılır: Altın bileĢiğindeki altın katyonu, Fe
+2
çözeltisi ile reaksiyona sokulur; böylece altın katyonu tekrar
elementel altına indirgenir, Fe
+2
ise Fe
+3
‟e yükseltgenir.
• Dördüncü (son) basamakta ise; ele geçen saf altın tartılır;
baĢtaki tartımla oranlanarak altının yüzde safiyeti bulunmuĢ olur.

ALTIN ALAġIMLARI

Renk Ayar AlıĢımdaki Elementlerin
Yüzdeleri
Sarı 22 Altın 91,67%
GümüĢ 5%
Bakır 2%
Çinko 1,33%
Kırmızı 18 Altın 75%
Bakır 25%
Gül 18 Altın 75%
Bakır 22,25%
GümüĢ 2,75%

Renk Ayar AlıĢımdaki Elementlerin Yüzdeleri
Pembe 18 Altın 75%
Bakır 20%
GümüĢ 5%
Beyaz 18 Altın 75%
Palladyum veya Platin 25%
Beyaz 18 Altın 75%
Palladyum 10%
Nikel 10%
16

Çinko 5%
Gri–Beyaz 18 Altın 75%
Demir 17%
Bakır 8%
YeĢil 18 Altın 75%
GümüĢ 25%

Renk Ayar AlıĢımdaki Elementlerin Yüzdeleri
Açık YeĢil 18 Altın 75%
Bakır 23%
Kadmiyum 2%
YeĢil 18 Altın 75%
GümüĢ 20%
Bakır 5%
Koyu
YeĢil
18 Altın 75%
GümüĢ 15%
Bakır 6%
Kadmiyum 4%
Beyaz–
Mavi
veya Mavi
18 Altın 75%
Demir 25%
Mor – Altın 80%
Alüminyum 20%

Renk Ayar AlıĢımdaki Elementlerin Yüzdeleri
Sarı 22 Altın 91,6%
GümüĢ 5,5%
Bakır 2,9%
17

Sarı 18 Altın 75%
GümüĢ 16%
Bakır 9%
Yoğun
Sarı
22 Altın 91,6%
GümüĢ 3,2%
Bakır 5,1%
Sarı 14 Altın 58,5%
GümüĢ 30%
Bakır 11,5%
Koyu
Sarı
9 Altın 37,5%
GümüĢ 31,25%
Bakır 31,25%

ÇELĠĞĠN PASLANMAMASI

• Çelik, demire göre daha kararlı olduğundan kimyasal
tepkimelere karĢı ilgisiz hâle gelir.


ALTIN ALAġIMI FOTOĞRAFLARI

18



BAġLICA ALAġIMLAR

ALAġIMIN ADI BĠLEġĠMĠ
PĠRĠNÇ % 63 Cu
% 37 Zn
BRONZ (TUNÇ) % 70–95 Cu
% 5–30 Sn
LEHĠM % 60 Sn
% 40 Pb
SAÇMA % 99,5 Pb
% 0,5 As
MATBAA HARFĠ % 73 Pb
% 15 Sb
% 12 Sn
AMALGAM DĠġ
DOLGUSU
% 40–55 Hg
% 45–60 Ag
Mor
Mavi – YeĢil –
Pembe
Gül
Beyaz
Sarı (24 Ayar)
Sarı (22 Ayar)
19

22 AYAR ALTIN % 91,7 Au
% 5 Ag
% 2 Cu
% 1,3 Zn

HAYATIMIZDAKĠ BAZI BĠLEġĠKLER

• HCl (HĠDROKLORĠK ASĠT): Tuz ruhu adıyla bilinir, kütlece %
36‟lık deriĢik HCl (hidroklorik asit) çözeltisidir. Mide asidi de
HCl‟dir.

• NH
3
(AMONYAK): Temizlik malzemesidir. Arı sokmasında
kullanılır. Yapay gübre sentezinde temel maddedir. Kimya
laboratuvarının temel çözeltisidir.

• NaClO (SODYUM HĠPOKLORÜR): ÇamaĢır suyu adıyla
bildiğimiz renksiz ve saydam saf sıvıdır.

• Ca(OH)
2
(KALSĠYUM HĠDROKSĠT): SönmüĢ kireç ismiyle
satılan, suda çözünmeyen beyaz tozdur. Kireç denince, sönmüĢ
kireç anlaĢılır. Badana yapımında kireç süspansiyonu kullanılır.
Kireç suyu; doymuĢ veya doymamıĢ Ca(OH)
2
çözeltisidir. Harç;
Ca(OH)
2
‟in kum, çimento ve suyla olan karıĢımıdır.

• CaSO
4
x 2H
2
O (KALSĠYUM SÜLFAT DĠHĠDRAT): Cevher adı
jipstir. Doğal bileĢiktir. Piyasada alçı olarak satılır.

• CaCl
2
(KALSĠYUM KLORÜR): Nem çekicidir. GeliĢmiĢ
ülkelerde, toz kalkmasını önlemek amacıyla yollara serpilir.
Laboratuvardaki hassas elektronik cihazları nemden korumak
için kullanılır. Örneğin; üstü camekânla kapalı hassas elektronik
terazilerde, camekânın içinde, naylona sarılı CaCl
2
bulunur.

• H
2
O
2
(HĠDROJEN PEROKSĠT): DeriĢik H
2
O
2
% 30‟luktur,
20

perhidrol adıyla bilinir. Eczanelerde oksijenli su diye satılan
çözelti, % 3‟lük H
2
O
2
çözeltisidir; tıpta yaraları temizlemek için
yararlanılır. Saçları hafif sarartmak için de oksijenli su kullanılır.
Boyamadan önce saçın doğal rengini gidermek için de 3–4 kez
seyreltilmiĢ perhidrol kullanılır. Perhidrol açık renk saçlarda 3
kez sulandırılır, koyu renk saçlarda ise 4 kez sulandırılır. Saçı
boyamadan önce, rengini açmak için kullanılan yaklaĢık %
10‟luk H
2
O
2
ciddi bir ilaçtır. Bu nedenle sanatkâr, iĢinin ehli
kiĢilere saç boyatılmalıdır; insan, saçını kendisi boyamamalıdır.
Dikkatli olmalıdır. Saçın derisine H
2
O
2
değdirilmemelidir; çünkü
sıcaklık, 50 °C– 60 °C‟a çıkar. Temas durumunda kafada
ĢiĢmeler, yaralar, alerjik reaksiyonlar olur.
Ayrıca H
2
O
2
pamuklu kumaĢ endüstrisinde renk ağartıcı olarak
kullanılır.

• NH
4
Cl (AMONYUM KLORÜR): NiĢadır olarak bilinir. Pil
yapımında ve kalay kaplamacılığında kullanılır.

• KOH (POTASYUM HĠDROKSĠT): Teknikteki adı potas kostiktir.
Yapay gübre ve arap sabunu sentezinde kullanılır. Doğada
bulunmaz, yapay elde edilir.

• NaNO
3
(SODYUM NĠTRAT): Yapay gübre üretiminde kullanılır.
ġili güherçilesi de denir. Doğada bulunmaz, yapay elde edilir.

• Ba(OH)
2
(BARYUM HĠDROKSĠT): Diğer adı barittir. Barit suyu,
doymuĢ veya doymamıĢ Ba(OH)
2
çözeltisidir.

• Ca(ClO)
2
(KALSĠYUM HĠPOKLORÜR): Kireç kaymağıdır.

• BaSO
4
(BARYUM SÜLFAT): Ameliyat esnasında kullanılan
sargı bezi, pamuk, makas vb. steril ameliyat malzemeleri
baryum sülfat çözeltisine batırılmıĢtır. Ameliyat esnasında
vücudun içinde unutulan ameliyat malzemelerini, röntgen
çekiminde BaSO
4
gösterir. Ayrıca BaSO
4
ve hint yağı karıĢımı;
21

XM solüsyonu adındaki ilaçtır. Röntgen filmi çekiminden az önce
hastaya içirilir. Ġçirilen sıvının mideden bağırsağa kaç dakikada
geçtiği BaSO
4
ile anlaĢılır; geçiĢ süresine göre hastalığa teĢhis
konur.

• KMnO
4
(POTASYUM PERMANGANAT): Antibiyotik,
antibakteriyel ve antifungal (mantar hastalığına karĢı) etkilidir.
Toz hâlinde veya tablet Ģeklinde satılır. Hamamlara ve yüzme
havuzlarına girerken; önce ayağımızı KMnO
4
çözeltisinin içine
daldırıp sonra gireriz. Mantar pomatları kullanılmadan, sürülecek
yer önce bu çözeltiyle yıkanır. Kimyada manganometrik
titrasyonlarda da kullanılmaktadır. Doğada bulunmaz, kimyasal
yolla elde edilir.

• CaC
2
(KALSĠYUM ASETĠLENÜR): Karpit adıyla tanıdığımız kirli
beyaz görünümlü taĢtır. OlgunlaĢmamıĢ muzlar, olgun
gösterilmek için karpitlenir; sağlık açısından dalında
olgunlaĢmıĢı tercih edilmelidir. Ayrıca karpit üzerine basit bir
düzenekle su dökülür, asetilen gazı açığa çıkar; açığa çıkan
asetilen gazı ile de kaporta kaynağı yapılır.

• H
2
CO
3
(KARBONĠK ASĠT): Kola ve gazoz gibi içeceklerdeki
gazın esas maddesidir. H
2
CO
3
, CO
2
(karbon dioksit) çözeltisidir.

• Al
2
O
3
(ALÜMĠNYUM OKSĠT): Boksit cevheridir. Alüminyum oksit
bileĢiğinin elektroliziyle SeydiĢehir alüminyum tesislerinde
alüminyum metali elde edilir. Ġlkel bir metot olsa da, SeydiĢehir
alüminyum tesislerinde alüminyum metali, hâlâ bu yöntemle
elde edilmektedir. Alüminyum kaplar, mutfakta
kullanılmamalıdır; Ģayet kullanılırsa, alüminyum korozyonu
sonucu kronik zehirlenme tehlikesi vardır.

• PbS: KurĢun(II)sülfür galen filizidir.

22

• CaCO
3
(KALSĠYUM KARBONAT): Kalsiyum karbonatın piyasa
adı, kireç taĢıdır. Mermer taĢı, % 98 ile % 100‟lük; kalker taĢı ise
% 90 ile % 98‟lik kalsiyum karbonat bileĢiğidir. CaCO
3
‟tan;
çimento, tuğla, fayans ve harç gibi çeĢitli maddeler üretilir.
Çimento; CaCO
3
‟ın piĢirme, soğutma ve öğütme iĢlemlerinden
geçirilmesiyle elde edilir.

• CaO (KALSĠYUM OKSĠT): SönmemiĢ kireçtir.

• CH
3
COOH (ASETĠK ASĠT): Sirke asidi de denir. Yapay sirke
kütlece % 5‟lik CH
3
COOH‟tir. Sirke ruhu ise % 100‟lük
CH
3
COOH‟tir. Sirke ruhunun kimyasal adı, anhidr asetik asit
veya susuz asetik asittir. Doğal sirke de % 5‟lik CH
3
COOH‟tir;
ayrıca içinde yüzlerce az veya eser miktarda çeĢitli maddeler
vardır. Bu maddelerin baĢlıcaları; mineral maddeler, vitaminler
ve faydalı mikroorganizmalardır.

• Fe
3
O
4
(FeO + Fe
2
O
3
): Manyetit filizidir.

• SiO
2
(SĠLĠSYUM DĠOKSĠT): Kumun asıl maddesidir.

• (NH
4
)
2
SO
4
(AMONYUM SÜLFAT): Fenni sülfat gübresidir.
Yapay maddedir.

• (NH
4
)
3
PO
4
(AMONYUM FOSFAT): Fenni fosfat gübresidir.
Yapay bir maddedir.

• NH
4
NO
3
(AMONYUM NĠTRAT): Fenni nitrat gübresidir. Yapay
bir maddedir.

• H
2
SO
4
(SÜLFĠRĠK ASĠT): Akülerdeki asittir. Yapay bir maddedir.

• Mg(OH)
2
(MAGNEZYUM HĠDROKSĠT) ve Al(OH)
3

(ALÜMĠNYUMYUM HĠDROKSĠT): Talcid, Mucain vb. antiasit
mide ilaçlarıdır. Yapay olduklarından kabızlık yaparlar ve uzun
23

süreli kullanımlarda fosfat yetersizliği görülür.

• NaHCO
3
(SODYUM BĠKARBONAT): Yemek sodası ve
kabartma tozu olarak satılan maddedir.

• FeO: Demir(II)oksit siyah zeytinleri çabuk olgunlaĢtırmak için
hile amacıyla kullanılır. Zeytin boyası olarak bilinir.

• Sb
2
S
3
(ANTĠMON SÜLFÜR): Kibrit çöplerinin baĢ kısmındaki
madde karıĢımının bileĢimine girer.


C
6
H
12
O
6
(GLĠKOZ): Kan Ģekeridir. En çok üzüm ve balda
bulunur. Serum dekstroz, % 5‟lik glikoz çözeltisidir.


• NaCl (SODYUM KLORÜR): Yemek tuzudur. Serum fizyolojik, %
0,9‟luk NaCl çözeltisidir.

• Na
2
CO
3
(SODYUM KARBONAT): Soda, çamaĢır sodası, trona
diğer isimleridir. Doğal bileĢiktir.

• C
12
H
22
O
11
(SAKKAROZ): Çay Ģekeridir.

• ZENCEFRE: HgS

formülüyle gösterilen

cıva(II)sülfür filizinin özel
adıdır.

• NaOH (SODYUM HĠDROKSĠT): Teknikteki adı kostiktir. Beyaz
sabun imalinde kullanılır. Ayrıca piyasada bulunan yeĢil
zeytinlerin tamamı kostiklidir; kostiksiz zeytin bulmak zordur;
bununla beraber mevsimi geldiğinde (ekim, kasım aylarında)
ağaçtan toplanmıĢ zeytini pazardan alarak ev ortamında her
çeĢit zeytini kurmak hiç de zor değildir. Kostik; zeytini, normal
süresinden çok daha kısa sürede, yaklaĢık 5–6 günde sarartır;
bu nedenle “Daha fazla kâr veya hile amacı ile kullanılır.” bile
diyebiliriz. Kostikli zeytinlerin farklı, hoĢ olmayan bir kokusu
vardır; maalesef insanların çoğunluğu bu kokuya alıĢtıklarından
dolayı, kokunun hoĢ olmadığının farkına bile varamazlar. Kostik
24

ayrıca kimya laboratuvarlarındaki nitel ve nicel analizlerde çok
kullanılır. Yapay bir maddedir.

• KAl(SO
4
)
2
(POTASYUM ALÜMĠNYUM SÜLFAT): ġap adıyla
bilinir.

• HNO
3
(NĠTRĠK ASĠT): Yapay gübre üretiminde ve patlayıcı
madde yapımında kullanılır. Kezzap; deriĢik nitrik asittir. Yapay
maddedir.

• CH
4
(METAN): Doğal gaz adıyla bilinir.

• C
2
H
2
(ASETĠLEN): Kaporta kaynakçılığında kullanılan gazdır.

• C
3
H
8
(PROPAN) VE C
4
H
10
(BÜTAN) GAZLARI KARIġIMI: LPG
gazıdır.

• C
8
H
18
(OKTAN): Benzinin bileĢiminde en fazla bulunan bileĢiktir.

• C
2
H
5
OH (ETĠL ALKOL): Etanol diğer adıdır. Yüzlerce alkol
vardır. Alkol denince de, etil alkol anlaĢılır. Ġçkilerdeki alkol, etil
alkoldür. Kolonya, hacimce % 80‟lik etil alkol çözeltisidir.

• KROMĠT FĠLĠZĠ: Cr
2
O
3
formülüyle gösterilen (krom oksit) ve FeO
formülüyle gösterilen demir(II)oksit karıĢımından ibaret
cevherdir.

• CaF
2
(KALSĠYUM FLORÜR): Florit filizidir.

• C
2
H
4
(ETĠLEN): Erken toplanan turunçgillerin kabuğu yeĢildir.
Kabuğun doğal rengini alması için, hile amacıyla, C
2
H
4
(etilen)
gazı odalarında; turunçgiller bekletilir. Bu suretle; portakal,
mandalina ve limonun erken toplandığı ve ekĢi tatta olduğu
saklanır. Sağlık açısından dalında olgunlaĢmıĢ portakal,
mandalina ve limon tercih edilmelidir. Ayrıca kuru temizlemede
etilenin türevi olan bir bileĢik kullanılır.
25


• CuSO
4
x 5H
2
O (BAKIR SÜLFAT PENTAHĠDRAT): Çiftçilerin göz
taĢı veya gök taĢı dedikleri bileĢiktir. Mavi kristallerden oluĢan,
suda çok çözünen bir maddedir. Elmanın kabuğu, çok faydalı
olmasına rağmen yenmemelidir. Elma, kabuğu soyularak
yenmelidir; çünkü elma ağaçları CuSO
4
çözeltisiyle ilaçlanır. Bol
suyla yıkansa bile kabukta Cu
+2
kalır. Cu
+2
sapta en çoktur. Cu
+2
düzeyinin kanda yükselmesi ile Wilson adı verilen ölümcül
karaciğer hastalığı baĢ gösterebilir. Yapay bir maddedir.

• PbO
2
: KurĢun(IV)oksit göze çekilen sürmedir. Erkekler gece,
kadınlar her zaman kullanırlar. Gözü radyoaktiviteden korur.

• AlPO
4
x nH
2
O (HĠDRATLI ALÜMĠNYUM FOSFAT): Kıymetli
taĢlardan turkuazdır. Firuze taĢı da denir. Yeteneği arttırır.
Tansiyonu ayarlar. Kalp ve damar hastalıklarına karĢı iyi gelir.
Küpe ve yüzük taĢı olarak kullanılır. YeĢilimsi mavi renktedir.
Saydam değildir.

• Al
2
(SiO)
3
(ALÜMĠNYUM SĠLĠKAT) VE BeSiO
3
(BERĠLYUM
SĠLĠKAT) : Cam parlaklığında, yeĢil renkte, saydam ve zümrüt
adıyla bilinen süs taĢıdır.

• ZEBERCET: FeSiO
3
ve MgSiO
3
formülüyle gösterilen
demir(II)silikat ve magnezyum silikat taĢıdır. Sarı renkte ve cam
parlaklığındadır. Kalp çarpıntısı ve korkuya iyi gelir. Krizalit
adıyla da bilinir.

• TiO
2
(TĠTANYUM DĠOKSĠT): Pomza veya diğer adıyla ponza
taĢıdır.

• STRONSĠYUM BĠLEġĠKLERĠ: Strese karĢı iyi gelir. Suda
çözünmeyen herhangi bir stronsiyum bileĢiği, içme suyunun
içine konur veya odanın bir köĢesinde bulundurulur.
26


• % 99 Al
2
O
3
(ALÜMĠNYUM OKSĠT) VE % 1 Cr
2
O
3
(KROM
OKSĠT): Yakut taĢıdır. Koyu kırmızı, kırmızı–turuncu ve hafif
morumsu renklerdedir. Yakutun pembe olanı safir adını alır.

• MALAHĠT: CuCO
3
ve Cu(OH)
2
formülüyle gösterilen
bakır(II)karbonat ve bakır(II)hidroksit filizi veya değerli taĢıdır.
Sol elde bulundurulursa, vücuttaki elektriğin fazlasını alır.

• FeS
2
(FeS + S): Demir(II)sülfür ve S (kükürt) elementini beraber
bulunduran pirit cevheri veya taĢıdır. Altın sarısı renktedir. Ġrade
gücünü arttırır.

• HEMATĠT: Fe
2
O
3
formülüyle gösterilen demir(III)oksit filizi veya
değerli taĢıdır. Diğer adı kırmızı demir taĢıdır. Kan dolaĢımını
düzenler. Mafsal romatizmasına iyi gelir. Dalağın sıhhatli
çalıĢmasını sağlar. Fe
2
O
3
‟ün C (kömür) ile ısıtılmasından Fe
(demir), elde edilir.

• FELDSPAT: Kil endüstrisinin ana ham maddesidir. Volkanik
kayaların yapısında üç tip feldspat bulunur.
• Potas feldspat: K
2
O
.
Al
2
O
3
. 6SiO
2
(potasyum oksit) (alüminyum
oksit) (silisyum dioksit)
• Soda feldspat: Na
2
O
.
Al
2
O
3
. 6SiO
2
(sodyum oksit) (alüminyum
oksit) (silisyum dioksit)
• Kireç feldspat: CaO
.
Al
2
O
3
. 6SiO
2
(kalsiyum oksit) (alüminyum
oksit) (silisyum dioksit)

• KĠL: Hidratlı alüminyum silikattır. Kil adıyla bilinen birçok mineral
vardır. Bunlardan en saf olanı Al
2
O
3
. 2SiO
2
. 2H
2
O formülüyle
gösterilen kaolindir. Kaolin; feldspatın, su ve karbon dioksit ile
ayrıĢması sonucu oluĢur.
K
2
O
.
Al
2
O
3
. 6SiO
2
+

CO
2
+

2H
2
O →
K
2
CO
3
+

Al
2
O
3
. 2SiO
2
. 2H
2
O +

4SiO
2
27

Yapısında demir oksitleri içeren kaolin, adi kil adı ile bilinir.
Seramik, fayans, porselen, emaye ve tuğla yapımında kil
kullanılır.


• OPAL: Silisyumlu bileĢiklerin tamamını içeren, çok kıymetli bir
taĢtır. Opalde, bütün değerli taĢların hasiyeti vardır. Özellikle
eklem iltihabına iyi gelir.

• KEHRĠBAR, MERCAN, ĠNCĠ, SEDEF: Organik kaynaklıdırlar ve
formülleri komplekstir.

• KEHRĠBAR: FosilleĢmiĢ reçinedir. Guatr, astım, bronĢit ve
alerjiye iyi gelir. Açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde olan,
yarı saydam, kolay kırılan, süs eĢyası yapımında kullanılan bir
taĢtır.

• SEDEF: Midye vb. deniz hayvanlarının kabuklarının iç kısmını
astarlamıĢ olarak bulunur. Kalker taĢı (% 90 ile % 98‟lik
kalsiyum karbonat bileĢiği) ile organik madde karıĢımından
ibarettir. Gök kuĢağı gibi görünen, parlak yüzeyli olan bir taĢtır.

• MERCAN: Mercan iskeletinden elde edilir. Solunum açıcıdır.
Kırmızı renkli bir taĢtır. Süs eĢyası yapımında kullanılır.

• ĠNCĠ: Ġstiridye vb. deniz hayvanlarının içinde oluĢan sedef
renginde süs tanesidir.

• FULVĠK ASĠT: Bütün elementleri içeren organik maddedir.

• HUMĠK ASĠT: Fulvik asit zamanla humik aside dönüĢür.

• SÜLFATO: Sülfonamit grubundan, fulvik asit türevi olan bir
maddedir. Gelecekte birçok ilacın yerine geçeceği tahmin
edilmektedir.

28

TAġLAR

TAġLARIN GÖREVLERĠ

• TaĢların değeri, en az kıymetli taĢlar kadardır.
• TaĢların çoğunluğu toprağın altındadır.
• Yerkürenin temel taĢı, taĢ tabakasıdır.
• TaĢ tabakasının üç önemli görevi vardır:
• Birinci görevi; toprağın, bitkilere analık edip yetiĢtirdiği gibi, taĢ
da toprağa dayelik edip yetiĢtiriyor.
• Ġkinci görevi; yeryüzü bedeninde kan damarları hükmünde olan
suların düzenli olarak dolanmalarına hizmetidir.
• Üçüncü görevi; ırmakların, nehirlerin, çayların muntazam bir
ölçü ile çıkmalarına ve devamlarına kaynaklık etmektir.
• TaĢların aslı suydu. Suyun katılaĢması sonucu taĢ oluĢmuĢtur.
• Dağlar, yekpare taĢtır.
• GeçmiĢte dağların bir kısmı ufalanıp toprağa dönüĢmüĢ,
bitkilerin oluĢumuna vesile olmuĢtur. Diğer bir kısmı taĢ kalarak,
yuvarlanıp derelere, ovalara dağılıp zemin yüzündekilere
hizmetkârlık etmiĢlerdir.

TAġLARIN KĠMYASI

• TaĢların bileĢiminde 2000–3000 kadar bileĢik belirlenmiĢtir.
• Tek bir taĢ cinsinde bile onlarca bileĢik vardır.
• TaĢların bileĢiminde bazı elementler de bulunur.

TAġLARIN BĠLEġĠMĠNDEKĠ ELEMENTLER

• Au
• Ag
• Pt
• Hg
• Sn
• S
• C
29


TAġLARDAKĠ BĠLEġĠKLER

• TaĢların bileĢimindeki bileĢikler; hidroksit, karbonat, oksit, silikat,
sülfat, klorür, sülfür bileĢikleridir.

TAġLARDAKĠ HĠDROKSĠT BĠLEġĠKLERĠ

• Ca(OH)
2
(KALSĠYUM HĠDROKSĠT)
• Mg(OH)
2
(MAGNEZYUM HĠDROKSĠT)
• Al(OH)
3
(ALÜMĠNYUMYUM HĠDROKSĠT)

TAġLARDAKĠ KARBONAT BĠLEġĠĞĠ

• CaCO
3
(KALSĠYUM KARBONAT)

TAġLARDAKĠ OKSĠT BĠLEġĠKLERĠ

• K
2
O (POTASYUM OKSĠT)
• Al
2
O
3
(ALÜMĠNYUM OKSĠT)
• MgO (MAGNEZYUM OKSĠT)
• TiO
2
(TĠTANYUM DĠOKSĠT)
• SiO
2
(SĠLĠSYUM DĠOKSĠT)
• SnO
2
(KALAY DĠOKSĠT)
• MnO
2
(MANGAN DĠOKSĠT)
• Na
2
O (SODYUM OKSĠT)
• Fe
3
O
4
(FeO + Fe
2
O
3
) (DEMĠR OKSĠTLER)

TAġLARDAKĠ SĠLĠKAT BĠLEġĠKLERĠ

• Al
2
(SiO)
3
(ALÜMĠNYUM SĠLĠKAT)
• MnSiO
3
(MANGAN SĠLĠKAT)
• MgSiO
4


TAġLARDAKĠ SÜLFAT BĠLEġĠKLERĠ

• CaSO
4
(KALSĠYUM SÜLFAT)
30

• BaSO
4
(BARYUM SÜLFAT)

TAġLARDAKĠ FLORÜR BĠLEġĠĞĠ

• CaF
2
(KALSĠYUM FLORÜR)

TAġLARDAKĠ KLORÜR BĠLEġĠKLERĠ

• NaCl (SODYUM KLORÜR)
• KCl (POTASYUM KLORÜR)

TAġLARDAKĠ SÜLFÜR BĠLEġĠKLERĠ

• HgS

CIVA(II)SÜLFÜR
• PbS

KURġUN(II)SÜLFÜR
• ZnS

ÇĠNKO SÜLFÜR
• FeS
2
(FeS + S) DEMĠR(II)SÜLFÜR ve S (KÜKÜRT) ELEMENTĠ
KARIġIMI


POLĠSLĠKLE ĠLGĠLĠ BAZI KĠMYA BĠLGĠLERĠ

POLĠSLĠKLE ĠLGĠLĠ BĠLEġĠKLER

• BĠBER GAZI: Toplantıyı belli etmeden dağıtır. Toplantıya
katılacaklarda aksırık ve öksürük baĢlar. 1997 yılından beri ABD
ve Brezilya‟dan ithal edilen biber gazı, 2010 yılından itibaren
MKE‟de üretilmeye baĢlanmıĢtır.

• AMYANT: Bugün insanoğlu amyant maddesini keĢfederek,
ateĢte yanmamanın bir kısmını gerçekleĢtirmiĢ sayılır.

• SĠHĠT OTU VE TATULA BĠTKĠSĠ: Her iki bitki de mazi ile irtibatı
keser.

• VX GAZI: Odaya sıkılır veya uçakla belli bir bölgeye havadan
31

verilir. Mankafa yapar. Buna karĢı ardıç yağı veya titanyum
kullanmalıdır.

• SĠNĠR GAZI

• HARDAL GAZI

• SĠYANÜR

• ARSENĠK (ZIRNIK)

AFYONUN EN ÇOK BULUNDUĞU ÜLKELER

• TÜRKĠYE
• AFGANĠSTAN
• ĠRAN

AFGANĠSTAN VE SOMALĠ

• Ruslar, geçmiĢte Afganistan dağlarındaki madenleri boĢalttılar.
• ABD de Somali dağlarındaki madenleri boĢalttı.

SPEKTRAL ANALĠZ (ALEV RENGĠNDEN
MADDE TAYĠNĠ)

• Her bir maddenin alevdeki rengi farklıdır. Bu esasa dayanarak
yapılan analize spektral analiz denir. Spektral analiz;
spektroskopi veya kolorimetri cihazlarıyla nicel olarak yapılır.
Platin tel vasıtasıyla da nitel olarak yapılır.
• Tayini istenen maddenin hazırlanan çözeltisine, temiz platin tel
önce daldırılır; daha sonra aleve tutulur. Alev rengine göre
maddenin cinsine karar verilir.
• Stronsiyum bileĢikleri, alevin rengini koyu kırmızıya değiĢtirir.
• Bakır bileĢikleri, alevin rengini yeĢile değiĢtirir.
• Sodyum bileĢikleri, alevin rengini sarıya değiĢtirir.
32

• Baryum bileĢikleri, alevin rengini parlak yeĢile değiĢtirir.
• Lityum bileĢikleri, alevin rengini kırmızıya değiĢtirir.
• Potasyum bileĢikleri, alevin rengini soluk viyola rengine
değiĢtirir.
• Kalsiyum bileĢikleri, alevin rengini tuğla kırmızısına değiĢtirir.

HAVAĠ FĠġEKLERE HANGĠ ELEMENTLER
IġIĞINI VERĠR?

• Havai fiĢekleri yerden kendine has sesiyle çizgi hâlinde yükselir.
• Belirli bir yükseklikte patlar.
• Patlama ile gökyüzünde, elementlerin farklı alev renkleri ortaya
çıkar.
• Stronsiyum koyu kırmızı, bakır yeĢil, sodyum sarı, baryum
parlak yeĢil, lityum kırmızı, potasyum soluk viyola, kalsiyum
tuğla kırmızısı, magnezyum ise parlak beyaz ıĢık vererek yanar.

KÜTLE SPEKTROMETRESĠ ALETĠ

• Elementlerin izotoplarının tabiattaki bulunma yüzdeleri ve
dolayısıyla da küsurlu ve net olarak atom kütleleri, kütle
spektrometresi aleti ile belirlenir.

ĠZOTOP

• Belirlenen ve tayin edilen yüzdede her elementin doğal izotopu
vardır. Örneğin;
12
C,
13
C karbonun doğal izotoplarıdır.
• Ġzotopu olmayan element yoktur.
• Sentetik izotoplar da vardır.
• Yan etkisi olanlar, sentetik izotoplardır.

SENTETĠK ĠZOTOPLARI KULLANMA
33

(Sentetik izotoplar, radyoaktiftir.)


Belirli bir dozajı geçerse, kansere sebep olur.


60
Co sentetik izotopu, ambalajlı gıdaların ıĢınlanmasında
kullanılır. IĢınlamadaki radyoaktif madde belirli bir limiti geçerse,
alet otomatik olarak durur. Bu amaçla eskiden
60
Cs de
kullanılırdı, kanser riski fazla olduğundan artık
kullanılmamaktadır.

14
C sentetik izotopu eskiden, ağaçların ve fosillerin yaĢının
tayininde kullanılırdı. Bulunan sonuçların yanlıĢ olduğu
belirlendiğinden günümüzde terk edilmiĢtir. Güvenilir bir metot
olmadığı açığa çıkmıĢtır.

99
Tc,
201
Tl,
67
Ga,
111
In,
123
I sentetik izotopları, sintigrafi
çekimlerinde kullanılır.

131
I ve
60
Co sentetik izotopu, kanser tedavisinde kullanılır.
• “Sentetik izotoplar bilimde hiçbir Ģekilde ve hiçbir alanda
kullanılmamalıdır.” diyen ilim adamları çoktur.
• “Kanserden öldü.” denilen hastaların çoğu kanserden değil,
kanser ilaçlarının yan etkisinden ölmektedir.
• Sentetik izotop vb. ilaçlarla son derece riskli olan kanser tedavi
yolları denenmektedir. Gelecekte bir kısım antikorların
üretilmesiyle kanser tedavisinde daha baĢarılı olunacaktır.
• Radyoaktif sentetik izotopların ve radyoaktif ıĢınların kansere
karĢı kullanımı önümüzdeki günlerde terk edilecektir. Böylece
hastalar günümüzün kanser ilaçlarının ölümcül bile olabilen yan
etkisinden kurtulacak ve zarar görmeyeceklerdir. Kanser
hastalığı, insanlığın korkulu rüyası olmaktan çıkacaktır.

EN ÖNEMLĠ KAYNAKLARIMIZ (YER ALTI
ZENGĠNLĠKLERĠMĠZ)

Madenlerimizi, değerli taĢlarımızı ve cevherlerimizi bulmak,
zamanı gelince çıkarmak ve iĢlemek; endüstriyel kalkınmamızın
34

aslı, esası ve kaynağıdır. Yerin derinliklerinde çok zenginlikler
vardır. Enerjinin hem kolay ele geçmesi hem de pahalı
olmaması tercih nedenidir.

• TORYUM (TOR)
• BOR
• TĠTANYUM
• URANYUM
• ALTIN
• GÜMÜġ
• HĠDROJEN
• ALÜMĠNYUM CEVHERĠ
• BAKIR
• PERLĠT
• TUZ
• SODA (TRONA)
• PETROL
• DOĞAL GAZ
• SU
• FOSFAT CEVHERLERĠ

DOĞAL KAYNAKLARIMIZDAN BAZILARININ
BULUNDUĞU YERLER

• Petrol, ġırnak‟ta bulunur.
• Alüminyum, Hakkâri‟de, SeydiĢehir‟de ve Toros dağlarında
bulunur.
• Titanyum Isparta‟da bulunur.
• Ülkemizdeki toryum madeni kaynakları EskiĢehir–Sivrihisar–
Beylikahır–Kızılcaören köyünde ve Malatya‟da Hekimhan–
Kulancak‟tadır.
• Tuz, KırĢehir‟de bulunur.
• Altın, Hatay ve Konya‟da bulunur.
• Bakır, Ergani ve Murgul‟da bulunur.
• Bor; Kütahya–Emet, Balıkesir–Bandırma, Balıkesir–Bigadiç,
35

EskiĢehir–Kırka ve Bursa–Kestelek‟te bulunmaktadır.
• Uranyum; Ağrı dağında, Soma‟da ve Van gölünde vardır.

HANGĠ ÖNEMLĠ CEVHER REZERVĠNDE
DÜNYADA BĠRĠNCĠYĠZ?

• Dünyadaki bor cevherinin % 76‟sı Türkiye‟dedir.
• Dünyadaki toryum cevherinin % 80‟i Türkiye‟dedir.
• Dünyadaki titanyum cevherinin % 100‟ü Türkiye‟dedir.

ÇEġĠTLĠ KAYNAKLARDA ÜLKELERĠN MADEN
YÜZDELERĠ NĠÇĠN FARKLIDIR?

• Bir element, farklı cevherlerden elde edilebilir. ġayet herhangi
bir elementin; cevherdeki yüzde içeriği azsa ve günümüz
tekniğine göre henüz o cevherden elde edilmesi ucuz yolla
gerçekleĢtirilemediyse, o kaynak yok sayılıyor.
• Ülkemizde çok bulunan titanyumun bir görevi de, uydu
haritalarında maden kaynaklarımızı tam göstermemektir.
• Hazinelerin üstünü örtme konusu, kaynaklarımızın üstüne
üĢüĢülmesini önlemesi açısından günümüzde önem
taĢımaktadır. Biz, hazinenin üstünü örtüyor veya örttürüyor
olabiliriz.
• KapatılmıĢ araziler bor dıĢında olabilir. Bor madeni
devletleĢtirilmiĢtir. KapatılmıĢ araziler, devlet dıĢında cereyan
eder. Devlet kendi, arazi kapamaz. Kapasa da, “kapadım”
demez. Derse Abdülhamit siyaseti olmaz.
• Cevher olmasına rağmen, bizi uyutmak için yabancı güçler “yok”
diyebilirler. Gerçekten, özellikle de eski yıllarda, aldanmıĢ
olabiliriz veya salağa yatıyoruzdur.
• Yer altı zenginliklerinde değiĢim de vardır. Örneğin; günümüze
gelene kadar kaç defa denizler dağ, dağlar da deniz olmuĢtur.
• Henüz muttali olmadığımız baĢka zenginliklerimiz de vardır.
Zenginliklerimizi araĢtırma aĢkı, sonsuza dek ilim insanlarınca
36

sürdürülmelidir. Maddeten terakkimiz buna da bağlıdır.

KENDĠ DERĠNLĠKLERĠMĠZDEN GAFĠL
YAġAMAMALIYIZ

• Kendi derinliklerimizden gafil yaĢamamalıyız. Diğer derinlikler
gibi, yerin derinlikleri de insanı mest eder. Bor, toryum ve altın
bizi mest etmeye yetecek en önemli yer altı zenginliklerimizdir.
• Yaratıcı kendine “Gizli Hazine” demiĢtir. Bunun anlamı, yer altı
hazinelerinin keĢfi oranında, insanın Yaratıcı‟ya da
yanaĢmasıdır.
• Yaratıcı, arz ve semaya sığmamıĢ, mümin kulunun kalbine
sığmıĢtır.
• Ġnsanlar, madene benzetilebilir. Her bir insan, farklı bir maden
gibidir. Altın, en kıymetli madendir. Altın, Türkiye‟de azdır.
Yeryüzünde de altın rezervi azdır. Bununla beraber ekstradan
altın yaratılabilir; buna inancımız tamdır.

PERLĠT

• Cam gibidir. Ġnci taĢı da denir. Doğaldır.
• Volkanik kayadır. Feldspat cinsindendir.
• Pudra hâline getirilerek yem maddelerinin preslenmesinde
kullanılır.
• BileĢiminde aĢağıdaki bileĢikler vardır:
Na
2
O
K
2
O
CaO
Al
2
O
3
SiO
2


EVRENĠN %90‟ı ELEMENTEL HĠDROJEN

• Yıldızlarda ve gezegenlerin birçoğunda elementel hidrojen
37

bulunur. Evrenin %90‟ı elementel hidrojendir. Elementel
hidrojen, sıfır değerliklidir. Elementel hidrojene serbest hidrojen
de denir.
• Dünyada elementel hidrojen çok azdır. Dünyamızdaki hidrojen
kaynağımız sudaki hidrojendir. Sudaki hidrojen +1 değerliklidir.

HĠDROJEN ENERJĠSĠ (SU ĠLE ÇALIġAN
ARAÇLAR)

• Bir yönüyle “Aracın benzin deposuna su koyacağız, araç
gidecek.” diyebiliriz.
• Sudaki hidrojen elektrolizle elementel hidrojene ayrıĢtırılır.
• AyrıĢtırma iĢlemi için uygun olanı güneĢ enerjisidir.
• Elde edilen elementel hidrojen, havadaki oksijenle birleĢerek
enerji verir. Su veya su buharı da açığa çıkar.
• Açığa çıkan su veya su buharından tekrar hidrojen üretilir.
• Bu Ģekilde çalıĢan sisteme hidrojen pili denir.

GELĠġMĠġ ÜLKELERDE HĠDROJEN
ENERJĠSĠYLE ĠLGĠLĠ ÇALIġMALAR

• ÇalıĢmalar henüz deneme amaçlıdır; çünkü güneĢ enerjisini
belirli bir noktada odaklayarak elektrolizin gerçekleĢtirilmesi zor
bir iĢlemdir. Yaygın olarak yapılamamaktadır.
• Buna rağmen geliĢmiĢ ülkelerde hidrojenle çalıĢan piller ticari
olmuĢtur.
• Hidrojenle çalıĢan otomobil, otobüs ve uçak yapılmıĢtır.
• Ġnsanların merak konusu olduğundan dolayı geliĢmiĢ ülkelerde
su ile çalıĢan araç kiralamak mümkündür.

HĠDROJEN ENERJĠSĠ VE TÜRKĠYE

• “Uluslararası Hidrojen Enerjisi Birliği” baĢkanı Nejat
38

Veziroğlu‟dur.
• Nejat Veziroğlu, Miami Üniversitesi profesörlerindendir. Bu
üniversitenin Temiz Enerji AraĢtırma Enstitüsü‟nde görev
yapmaktadır.
• Nejat Veziroğlu, 2000 yılında Nobel‟e aday gösterilmiĢtir.
• Nejat Veziroğlu, aynı zamanda Ġstanbul‟daki UNIDO–ICHET
müdürlüğünü de yürütmektedir.
• UNIDO (United Nations Industrial Development Organization),
“BirleĢmiĢ Milletler Endüstriyel GeliĢim Organizasyonu”dur.
• UNIDO‟nun alt kuruluĢu olan ICHET (International Centre for
Hydrogen Energy Techologies) ise “Uluslararası Hidrojen
Enerjisi Teknolojileri Merkezi”dir.
• Karadeniz bölgesinde, özellikle Samsun‟da mavi akım projesi
adı altında hidrojen araĢtırması yapıyoruz.

DEĞĠġKEN DEĞERLĠKLĠ CEVHERLERĠN
TEKNĠKTE ÖZEL ĠSĠMLERĠ

• Hg (I) bileĢikleri: Merküro
• Hg (II) bileĢikleri: Merküri
• Cu (I) bileĢikleri: Kupro
• Cu (II) bileĢikleri: Kupri
• Fe (II) bileĢikleri: Ferro
• Fe (III) bileĢikleri: Ferri adıyla bilinir.

ASĠTLERĠN ELDE EDĠLMESĠNE AĠT
REAKSĠYON DENKLEMLERĠ

• SO
3
+ H
2
O ⇌ H
2
SO
4
• P
2
O
5
+ 3H
2
O ⇌ 2H
3
PO
4
• N
2
O
5
+ H
2
O ⇌ 2HNO
3

H
2
+ Cl
2
⇌ 2HCl

39

ALTIN, GÜMÜġ, PLATĠN BAKIR, AZOT VE
OKSĠJEN ELEMENTLERĠNĠN ELDE EDĠLMESĠ

• Altın, gümüĢ, platin gibi soy metaller doğadan doğrudan alınır.
• Bakır gibi yarı soy metaller de doğadan doğrudan alınır.
• Azot ve oksijen havadan fiziksel yöntemle elde edilir.

HAYATIMIZDAKĠ BAġLICA METALLERĠN
ELDE EDĠLME REAKSĠYONLARI

ELEKTROLĠZLE ALÜMĠNYUM ELDE
EDĠLMESĠ

2Al
2
O
3
→ 4Al + 3O
2

CIVA ELDE EDĠLMESĠ

HgS + O
2
+ yüksek sıcaklık → Hg + SO
2


NĠKEL ELDE EDĠLMESĠ

NiO + H
2
+ yüksek sıcaklık → Ni + H
2
O

DEMĠR ELDE EDĠLMESĠ

Fe
2
O
3
+ 3C + yüksek sıcaklık → 2Fe + 3CO

KURġUN ELDE EDĠLMESĠ

PbO

+ C + yüksek sıcaklık → Pb + CO

40

ÇĠNKO ELDE EDĠLMESĠ

ZnO

+ C + yüksek sıcaklık → Zn + CO

ANTĠMON ELDE EDĠLMESĠ

Sb
2
O
3
+ 3C + yüksek sıcaklık → 2Sb + 3CO

KROM ELDE EDĠLMESĠ

Cr
2
O
3
+ 2Al + yüksek sıcaklık → 2Cr + Al
2
O
3

MEYVE SULARINDA ETĠL ALKOL YOKTUR

• % 100 doğal meyve sularında etil alkol yoktur. Meyve suyu
nadiren de olsa bozunabilir. Meyve suyu bozununca; önce
maltozun (meyve Ģekeri veya malt Ģekeri) hidrolizi, sonra da
oluĢan galaktozun fermantasyonuyla etil alkol meydana gelir ve
C02 gazı açığa çıkar.

C
12
H
22
O
11
+ H
2
O → C
6
H
12
O
6
+ C
6
H
12
O
6
Meyve Ģekeri Galaktoz Galaktoz
(Malt Ģekeri)

C
6
H
12
O
6
→ 2C
2
H
5
OH

+ 2CO
2
Galaktoz

• Bozunan kâğıt ambalajlı meyve sularında açığa çıkan CO2
gazından dolayı kâğıt ambalajın ĢiĢmesi, etil alkolün
oluĢtuğunun göstergesidir.
• Doğala özdeĢ meyve aroması içeren meyve sularında etil alkol
vardır. Bu etil alkol çözücü amaçlı ilave edilen etil alkoldür. Bu
tür meyve sularının tadı ve kokusu doğal değildir. HoĢ olmayan
41

kokusu vardır. Boğazı yakar, genizde gıcık yapar.

MEġRUBATLAR–ĠÇECEKLER VE ETĠL ALKOL

• MeĢrubatlardaki alkol; doğala özdeĢ meyve aromasından
kaynaklanmaktadır.
• Gazozlarda tat ve koku verici esanslar kullanılmaktadır. Bu
esanslar suda çözünmez, etil alkolde çözünür.
• Etil alkolden baĢka çözücüler de kullanılabilir, ancak maliyet
artar.
• MeĢrubatlarda genelde bu nedenle alkol vardır.
• Gazozlardaki alkol oranı % 0,05 ile % 0,15 arasındadır. Sarı
içeceklerde ve kolalarda ise en fazla % 0,01 alkol vardır.
• Boza, kefir, kımız gibi içeceklerdeki etil alkol ise fermantasyon
sonucu ortamda oluĢan etil alkoldür.
• Zamanı geçmiĢ koruk ekĢisinde de fermantasyon ile ortamda etil
alkol oluĢur.
• Sonuç olarak; gazoz, kola, sarı içecek gibi meĢrubatlardaki etil
alkol, ortama dıĢarıdan ilave edilmiĢtir. Kefir, kımız, boza, koruk
ekĢisi ve bozulmuĢ meyve sularındaki etil alkol ise ortamda
tahammür sonucu oluĢmuĢtur.
• Ġlave edilmiĢ etil alkol içeren gazoz, sarı içecek ve kola gibi
meĢrubatlar ne kadar içilirse içilsin zaten sarhoĢluk vermez.
• OluĢmuĢ etil alkol içeren boza, kefir, kımız ve koruk gibi
içecekler ise belli bir dereceye kadar içilirse yine sarhoĢluk
vermez.
• Bundan dolayı gazoz, sarı içecek ve kola gibi meĢrubat veya
boza, kefir, kımız ve koruk gibi içecek içmek içkiden ayrı
tutulmuĢtur.
• ġarap hangi maddeden yapılıyorsa, o maddeden elde edilen
içkiye içki denilmiĢtir.
• Diğer maddelerden yapılan içecekler (boza, kefir, kımız veya
koruk) ise sarhoĢluk verdiği zaman ve sarhoĢluk verecek kadarı
sakıncalı sayılmıĢtır. Dolayısıyla kimilerine göre o türlü
içeceklerin birkaç bardağı mahzurlu olmayabilir; bunun belli bir
42

dayanağının olduğu da söylenilebilir.
• Eğer Osmanlı‟da bazıları, denildiği gibi bu iĢi yapmıĢlarsa ihtimal
böyle bir içecek (boza, kefir, kımız veya koruk) içmeleri söz
konusudur.
• II.Selim, Sarı Selim, Kanuni‟nin Oğlu, Hürrem‟in Oğlu, Yıldırım
için de bu böyledir.
• Bir menkıbede Ģöyle anlatılır: Yıldırım Han Bursa‟daki camiyi
yaptırırken Emir Sultan Hazretleri diyor ki: “Caminin bir eksiyi
var. 4 köĢesinde 4 tane de meyhane lazımdı.”
• Yıldırım Han‟ın bu cümleyi garipsemesi üzerine, ondan sonra da
Emir Sultan Hazretleri “Senin yaptığın binanın dört köĢesinde
dört meyhane olmuĢ ne mahzuru var ki; sen asıl Beytullah olan
kendi mahiyetini, kendi kalbini kirletiyorsun.” demiĢtir.
• Yıldırım Han ile Emir Sultan arasında olan bu muhaverenin bir
benzeri de farklı zamanlarda yaĢamıĢ olsalar da Ġbni Sina ile
Ġmam Gazali arasında nakledilir.
• Ġmam Gazali, Ġbni Sina‟ya “Fazlası zararlı olanın azı da
mahzurludur. Alkolü tedavide kullanma iĢini nereden çıkardın.”
der.

BAZI MEYVELERDE ETĠL ALKOL VAR MIDIR?

• Yediğimiz doğal hiçbir besin maddesinde etil alkol yoktur. Bu
konu; halk arasında yanlıĢ bilinen bir mevzudur.
• Alkoller, bir konu baĢlığıdır. BaĢka bir ifadeyle, alkol denince
yüzlerce alkol anlaĢılır.
• Ġçkilerde bulunan alkol, etil alkol (etanol) adıyla bilinen alkoldür.
• Etil alkol ise yüzlerce alkolden sadece birisidir.
• Ġnsanları ĢaĢırtan husus; meyvelerde etil alkolden baĢka bazı
faydalı alkollerin bulunmasıdır.
• Örneğin; karbonhidratlar, polihidroksi alkoldür.
• Bazı alkoller de faydalı olmamalarının yanı sıra çok zararlıdırlar.
Örneğin; metil alkol, sarhoĢluk vermez ama gözleri kör eder,
insanı öldürür.
43


ġARAP ELDE EDĠLMESĠ (FERMANTASYON)

Üzümün posası ayrıldıktan sonra kalan suyuna Ģıra denir. ġıra
fıçılara aktarılır. Fıçının tıpası O
2
gazının girmemesi
gerektiğinden kapalı olmalıdır. O
2
gazı girerse sirke olur.
Bununla beraber tıpa, karbon dioksit gazının da çıkması için sıkı
kapatılmamalıdır. 3–5 ay sonra Ģarap elde edilir.

C
6
H
12
O
6
→ 2C
2
H
5
OH

+ 2CO
2

FERMANTASYONLA Eġ ANLAMA GELEN
DĠĞER KELĠMELER

• Mayalanma, ekĢime, tahammür etme fermantasyonla aynı
manaya gelir. Fermantasyonun anlamı; glikozdan etil alkolün
oluĢması iĢlemidir. Etil alkol, sarhoĢluk veren alkoldür.

HANGĠ ÜLKEDE HANGĠ ĠÇKĠ EN ZARARLI
OLMUġTUR?

• Votka Rusya‟da
• Bira Almanya‟da
• ġarap Ġngiltere‟de
• Rakı Türkiye‟de en zararlı olmuĢtur.

SAHTE ĠÇKĠ

• Ġçkilerde yalnız etil alkol vardır.
• Metil alkol etil alkolden daha ucuzdur. Metil alkollü içkiler sahte
içkidir.
• Metil alkol gözü kör eder, insanı öldürür.
• 2004 yılının YeĢilay haftasında sahte içki imal ederek piyasaya
süren içkili restoran sahibi iki kiĢi sahte içkiden ölmüĢtür.
44

• 2005 yılının YeĢilay haftasında ülke genelinde 5 milyon rakı
toplanmıĢtır (YeĢilay haftası 1–7 Mart tarihleri arasındadır).

EKMEKTE ETĠL ALKOL YOKTUR

• Hazır mayalarda % 1,5 etil alkol vardır.
• Ekmek piĢerken etil alkol uçar.
• EkĢi mayalarda etil alkol yoktur.
• EkĢi mayayla yapılan ekmekler daha lezzetlidir. Hazır mayayla
yapılan ekmeğin tadı yarı yarıya azalır.
• 1 gün beklemiĢ hamur ekĢi mayadır ve doğaldır.
• Hazır maya yaĢ ve kuru olmak üzere ikiye ayrılır. Kuru maya
bira mayasıdır, yaĢ maya ise pak maya adıyla yaygın olan
mayadır.
• Hazır mayayla yapılan ekmekte etil alkol yoktur. Etil alkol,
ekmek piĢerken buharlaĢır. Etil alkolün kaynama noktası 76
°C‟tır; bu nedenle 76 °C‟tan sonraki sıcaklıklarda, etil alkolün
zerresi kalmaz.

FERMANTASYONA UĞRAMAYAN TEK
ġEKER: LAKTOZ

• Sütün fermente olması için kefir bitkisi gereklidir. Süt Ģekeri
(laktoz) özel Ģartlarda ve çok zor fermente olur. Bu bize sütün
önemini gösterir.
• Örneğin; sütten yapılan ve etil alkol içeren kefirin yapımı ile ilgili
Ģu bilgiler bize bu zorluğu gösterir.

KEFĠR

• Kefir kuru iken kirli beyaz renkli, kıkırdak görünüĢündedir. Taze
hâldeyken ise parlak beyaz renkli, nohut büyüklüğünde küremsi
45

tanelerdir.
• Kefir yumrusu içinde birçok mikroorganizma bulunur.
• Sütün fermente olması için kefir yumrusuna ihtiyaç vardır.
Laktoz dıĢındaki fermente olan Ģekerlerde hiçbir dıĢ etkene
gerek olmaksızın doğal olarak maya oluĢur.

DĠSAKKARĠTLERDEN KEFĠR VE KIMIZ ĠMALĠ

Kefir ve kımız imalinde; sütte bulunan süt Ģekeri adı verilen
laktoz fermente olarak etil alkole dönüĢür.

C
12
H
22
O
11
+ H
2
O → C
6
H
12
O
6
+

C
6
H
12
O
6
Laktoz Glikoz Galaktoz
(Süt Ģekeri)

C
6
H
12
O
6
→ 2C
2
H
5
OH

+ 2CO
2


DĠSAKKARĠTLERDEN MUTLAK ETĠL ALKOL
ELDE EDĠLMESĠNE AĠT REAKSĠYON
DENKLEMLERĠ

ġeker pancarından mutlak etanol elde edilir.

C
12
H
22
O
11
+ H
2
O → C
6
H
12
O
6
+ C
6
H
12
O
6

Sukroz Glikoz Fruktoz
(Çay Ģekeri)

C
6
H
12
O
6
→ 2C
2
H
5
OH

+ 2CO
2

ÜZÜMDEN ETĠL ALKOL ELDE EDĠLMESĠNE
AĠT REAKSĠYON DENKLEMĠ

46

C
6
H
12
O
6
→ 2C
2
H
5
OH

+ 2CO
2
Glikoz

POLĠSAKKARĠTLERDEN MUTLAK ETĠL
ALKOL ELDE EDĠLMESĠNE AĠT REAKSĠYON
DENKLEMLERĠ

(C
6
H
10
O
5
)
n
+ nH
2
O → nC
6
H
12
O
6
NiĢasta Glikoz

C
6
H
12
O
6
→ 2C
2
H
5
OH

+ 2CO
2

ARPADAN BĠRA ELDE EDĠLMESĠNE AĠT
REAKSĠYON DENKLEMLERĠ

(C
6
H
10
O
5
)
n
+ nH
2
O → nC
6
H
12
O
6
Arpa niĢastası Glikoz

C
6
H
12
O
6
→ 2C
2
H
5
OH

+ 2CO
2

DÜNYA SAĞLIK TEġKĠLATININ
ARAġTIRMASI

• Cinayetlerin % 85‟inin
• ġiddet olaylarının % 50‟sinin
• Trafik kazalarının % 60‟ının
• EĢlerin maruz kaldığı Ģiddetin % 70‟inin
• Akıl hastalıklarının % 40‟ının sebebinin etil alkol olduğu bu
araĢtırma ile gösterilmiĢtir.

ETĠL ALKOLÜN TEDAVĠDE KULLANILMASI
47


• Dezenfekte edici olarak kullanılır.
• Ġlaçlardaki etken maddeyi çözmek için kullanılır.
• Yüzlerce ilaçta yardımcı madde olarak bulunur.
• Ġlaçlarda adı; etanol, ethanol, etil alkol veya alkol olarak geçer.
Sadece “alkol” denildiğinde etil alkol kastedilmiĢtir.
• Ġlaçlarda bulunan izopropil alkol, dikloro benzil alkol, setil alkol
gibi çözücüler sarhoĢluk veren alkol değildir. Etil alkol dıĢındaki
alkoller için yalnızca “alkol” ismi kullanılmaz.
• Alkol en çok; Ģurup, ağız gargarası, sprey, buğu, enjektabl
preparat, losyon ve damlalarda bulunur.

ETĠL ALKOL KOMASINDAN ÖLÜM

• Alkol koması, alkol yüzdesi % 40 – % 50 olan içkileri bir kerede
fazla miktarda içenlerde görülür.
• Etil alkol doğal olarak en fazla % 16‟lık olur. Bundan fazla
yüzdelerde maya bile ölür, fermantasyon sona erer.
• % 16‟dan daha fazla etil alkol içeren içkiler, dıĢtan doğal veya
sentetik etil alkol ilave edilerek üretilmiĢlerdir. Etil alkol oranı %
16‟dan fazla olan içkileri içenler alkolik olmasalar dahi, alkol
koması sonucu ani ölüm riski ile karĢı karĢıyadırlar.

MUTLAK ETĠL ALKOL

• Etil alkol su çekicidir. Bu sebeple % 100‟lük elde edilemez.
Ancak % 95,5 saflıkta olabilir. Buna mutlak etil alkol denir.
• Etil alkolde, havadan nem kaparak kendini seyreltme eğilimi
vardır.
• Mutlak etil alkol, doğal yolla elde edileni ve yapay yolla elde
edileni olmak üzere iki çeĢittir.

DOĞAL MUTLAK ETĠL ALKOL ELDE
48

EDĠLMESĠ

• Doğal mutlak etil alkol elde edilmesinde; etil alkol % 16‟lık
olunca maya öldüğünden dolayı bu yüzdeye gelmeden önce etil
alkol ortamdan destilasyonla çekilir. Kalan kısımda
fermantasyon devam eder. Bu iĢlem sürekli tekrar edilir. Böylece
% 95,5 etil alkol içeren mutlak etil alkol elde edilmiĢ olur.
• Doğal mutlak etil alkol Ģeker pancarı, üzüm ve polisakkaritlerden
elde edilir.

ETĠL ALKOL ORANI YÜKSEK ĠÇKĠLERDEKĠ
DOĞAL ETĠL ALKOL NASIL ELDE EDĠLĠR?
(SUMA FABRĠKASI)

• Etil alkol oranı % 16‟nın üzerinde olan içkiler rakı, votka, viski,
cin, kanyak ve likördür.
• Bu içkilerde bulunan belirli yüzdelerdeki doğal etil alkol,
sumadır.
• Rakı imalatında genelde doğal etil alkol kullanılır. Etil alkol oranı
yüksek diğer içkilerde sentetik etil alkol olabilir. Bu nedenle
suma kelimesi rakıyla özdeĢleĢmiĢtir.
• Rakı üretiminde içine henüz anason konulmamıĢ ve damıtılarak
elde edilen % 40 ila % 50‟lik etil alkole suma adı verilir.
• Suma da mutlak etil alkolün elde edilmesinde olduğu gibi
damıtmayla elde edilir. Suma, ilk damıtılandır ve etil alkol
yüzdesi daha düĢüktür.
• Suma kelimesi Osmanlıca lügatte “gizli riyakârlık” anlamını da
taĢır. Bu belki de, düĢünülmesi gereken bir denk geliĢtir.
• Ġçkilerdeki etil alkol genelde üzümden elde edilir. Bildiğimiz etil
alkol, bu fabrikalarda, fermantasyon ve damıtma yoluyla
üretildiği hâlde adına, etil alkol fabrikası denilmemiĢtir. Özellikle
Anadolu‟da suma fabrikası denilmiĢtir!..
• Suma fabrikası, rakının esas maddesini elde etmek için açılır.
• Tıpta kullanılan doğal etil alkolün elde edildiği fabrikaya mutlak
49

etil alkol fabrikası denir, suma fabrikası denilmez.
• Zaten 2005 Baskı TDK Türkçe Sözlük‟te, suma kelimesinin
karĢılığında “Ġlk damıtılan ve içinde anason bulunmayan rakı.”
denilmektedir. Dolayısıyla “Rakı fabrikası açıyoruz.” demelidir.
Halk iĢin doğrusunu bilmektedir.

YAġAMIMIZDAKĠ YAPAY KARBOKSĠLLĠ
ASĠTLER

• Asetik asit, yapay sirkede bulunur.
• Salisilik asit, nasır ilaçlarında bulunur.
• Askorbik asit, C vitaminidir.
• Asetil salisilik asit, aspirindir.
• Sitrik asit (limon tuzu), koruyucu katkı maddesidir.


HAYATIMIZDAKĠ DOĞAL ĠNORGANĠK
ASĠTLER

• HCl: Hidroklorik asit – Mide asidi
• H
2
CO
3
: Karbonik asit – Maden sodası

HAYATIMIZDAKĠ YAPAY ĠNORGANĠK
ASĠTLER

• HCl: Hidroklorik asit – Tuz ruhu adıyla bilinen maddedir.
• H
2
CO
3
: Karbonik asit – MeĢrubatlarda kullanılır.
• H
2
PO
4
: Fosforik asit – Kolalarda kullanılır.
• H
2
SO
4
: Sülfürik asit – Aküde kullanılan sıvıdır.
• HNO
3
: Nitrik asit – Kezzap – Gübre ve patlayıcı elde
edilmesinde kullanılır.
• HBO
3
: Borik asit: Çözeltisi alerjik göz kaĢıntılarında kullanılır.

50

HAYATIMIZDAKĠ BAZLAR

Ca(OH)
2(süspansiyon)
: Badana yapımında kullanılan kireçtir.
Ca(OH)
2(k)
: SönmüĢ kireç veya kireç adıyla bilinen maddedir.
Ca(OH)
2(suda)
: Kireç suyu olarak bilinen CO
2
‟nin ayıracı olan
çözeltidir.
KOH (Potas kostik): Gübre ve arap sabunu yapımında kullanılır.
Mg(OH)
2
: Antiasit mide pastilleridir.

Al(OH)
3
:

Antiasit mide pastilleridir.

NaOH: Kostik adıyla bilinir. Sabun imalinde ve yeĢil zeytinleri 5–6
günde sarartıp piyasaya sürmek için katkı maddesi olarak
kullanılır.

NH
3
: Gübre yapımında, Ag eĢyaların temizlenmesinde, kumaĢ
lekelerinin çıkartılmasında kullanılır.

ĠÇKĠLERDEKĠ ETANOL YÜZDELERĠ

Birada % 6 etil alkol vardır.
ġarapta % 16 etil alkol vardır.
Rakıda % 40 – % 50 etil alkol vardır.
Votkada % 65 – % 70 etil alkol vardır.
Viskide % 65 – % 70 etil alkol vardır.

ETANOL YÜZDESĠ YÜKSEK OLAN
ĠÇECEKLER

Kımız: DiĢi at (Kısrak) sütünün fermantasyonu ile elde edilir. %
2 etil alkol vardır.
Boza: Mısırın (Darının) fermantasyonu ile elde edilir. % 0,3
(Mevzuat limiti en fazla % 2‟dir.) etil alkol vardır.
Kefir: Ġnek, koyun veya keçi sütünün fermantasyonu ile elde
edilir. % 0,5 etil alkol vardır.

51

3. BĠYOLOJĠK
SĠSTEMLERDE KĠMYA
BĠYOLOJĠK SĠSTEMLER ĠLE HAYAT,
CANLILIK, KĠMYASAL MADDE ĠLĠġKĠSĠ

• Biyolojik sistemlerdeki bütün atom, iyon ve moleküller
kendilerine düĢen görevi hiç aksatmadan yerine
getirmektedirler. Bu görev, biyolojik sistemin yapısına, genel
düzenine uygun bir uyum ve mükemmellik içinde
sürdürülmektedir. Bu uyum ve mükemmellik, milyonlarca
seneden beri müthiĢ bir yardımlaĢma zinciri içerisinde devam
etmektedir.
• Biyoloji, ”hayat bilimi” manasına gelir. Biyolojik sistem, hayatlı
sistemlerdir.
• Ġlköğretim, ortaöğretim, üniversite ve lisansüstü seviyesinde
biyoloji kitapları incelendiğinde, hayatı açıklamadığı görülecektir.
• Kısacası biyoloji, canlılık ve ruhun devreye girdiği hayatı
açıklamakta aciz kalır.
• Günümüzde “Canlılık ve hayat nedir?” sorusuna verilen
cevapların, canlılık ve hayatı açıklamaktan daha çok canlılık ve
hayata görünüĢte sebep olan perdeleri tarif etmeye yönelik
olduğu görülür.
• Havayı teneffüs etmemiz, su içmemiz veyahut beslenmemiz
aldığımız gıdalardaki atom, molekül ve iyonların sebep
olmasıyla cereyan eder. Böyle olması, canlılığın ve ruhla irtibatlı
biyolojik hayatın, perdelere bağlı olarak devam etmesi içindir.
• Sözgelimi, bir bakteri veya virüsün maddi yapısını oluĢturan yapı
taĢları en ileri laboratuvarda bir araya getirilse bile, bu bir araya
getirilen maddelerin canlı ve hayat sahibi olabilmesi; sebeplerin,
hatta en büyük sebep olan insanın baĢarabileceği bir husus
değildir. Bu durumda ölü bakteri veya ölü virüs elde etmiĢ
52

olacağız.
• Koparılan bir çiçeğin, koparmakla hiçbir maddesi eksilmediği
hâlde, çiçek ölmüĢ, canlılık ve hayatı kalmamıĢtır.
• Canlılık ve hayatta, maddi hiçbir sebep yoktur.
• Aslında canlılık ve hayatta var gibi görünen sebepler, perde
olması için zahirde sebeptir. Biraz düĢünülse bunların sebep
olmadığı anlaĢılacaktır.
• Hayat denilen sırlı durum, bir anda belirtileriyle ortaya
çıkmaktadır. Bu hâl, hayatın hakikatinin açıklamasını, fenlerin ve
felsefenin dıĢında aramağa, bizi mecbur bırakmaktadır.
• Evrenin en yüksek hakikati hayattır.
• Kâinatın ruhu, mayası, esası, neticesi, özü hayattır.

ĠNSAN VÜCUDUNDAKĠ ATOMLARIN ÖMRÜ

• Bazı atomların birkaç saniyelik ömürleri vardır.
• Her senede iki defa, derece derece ve yavaĢ yavaĢ; insan
vücudunun atomları tazelenmektedir.
• Her bir ruh kaç yıl yaĢamıĢ ise; o kadar sene, insan bedenindeki
atomlar komple yenilenmektedir.
• 5–6 senede insanın bütün atomları değiĢmektedir.

ATOMLAR CANLI MIDIR?

• Bitki, hayvan ve insan olmak üzere üç grup canlı varlık vardır.
• Canlılıkla, atomun canlılığı arasında doğrudan bir iliĢki yoktur.
• Dünyadaki canlıların bünyesindeki atomlar canlı değildir.
Canlılardaki atomlar cansızdır.
• Her bir cansız atom; canlı olan insan, hayvan, hatta bitki cismine
girince, orada adeta canlılık kazanır. Bu canlı bünyeler, cansız
atomlar için bir nevi misafirhane, kıĢla ve okul gibidir. Burada bir
talim ve terbiye yarıĢındadırlar. Bu yarıĢ; bütün atomların hayat
sahibi olduğu bir yerde bulunabilmek içindir.

53

BĠLĠNEN SANKĠ CANLI GĠBĠ BĠR ORGANĠK
MOLEKÜL: FULVĠC ASĠT (FULVĠK ASĠT)

• Fulvik asit; bütün elementleri ihtiva eden ve molekül kütlesi 500
ile 2000 arasında olan bir organik moleküldür.
• Fulvik asit; bilinen sanki canlı gibi organik bir molekül olarak
literatüre geçen tek organik maddedir.
• Fulvik asit; Türkiye‟de Isparta‟nın kazası Keçiborlu‟da, dünyada
ise Himalaya dağlarında ve ABD‟nin Utah (Yuta) eyaletinde vb.
bazı yerlerde yer altından çıkar.
• Fulvik asit; magma tabakasından gelerek yeryüzüne ulaĢan
suların içinde bulunan kompleks bir bileĢiktir.
• Fulvik asidi 2005 yılı kasım ayında U.S. FDA [United States
Food & Drug Administration] (Yunaytıd Steyts Fuud end Drog
EdministreyĢın) (ABD Gıda & Ġlaç ĠĢletimi) ilaç olarak kabul
etmiĢtir.
• Fulvik asit organizmaya girdiğinde, acilen vücutta ihtiyaç olan
maddeler sentezlenir.
• Fulvik asit; lağım suyu, ağır metal iyonu, kimyasal kalıntı,
kimyasal atık madde, kimyasal artık madde ve çeĢitli zehirlerin
karıĢtığı kirlenmiĢ suları 2 ay içerisinde berrak hâle getirir.
• Fulvik asit zamanla humik aside dönüĢür. Humik asit, siyah
renktedir ve molekül kütlesi 1 000 000‟dur.
• Sülfato adıyla bilinen sülfonamitler, fulvik asit türevidir.
Gelecekte birçok ilacın yerine geçeceği tahmin edilmektedir.
• Fulvik asit, genetik bozukluğu birinci jenerasyonda kalıcı olarak
düzeltir.
• Fulvik asit, ölümcül olan en ağır gıda zehirlenmelerini, birkaç
dakikada ortadan kaldırabilir.
• Fulvik asidin bulunduğu sıvıda 5 grup faydalı mikroorganizmanın
tamamı bulunur.
• 5 grup faydalı mikroorganizma; fotosentez bakterileri, laktik asit
bakterileri, mayalar, küf mantarları ve aktinomiset adıyla bilinen
toprak mikroorganizmalarıdır.
54

• Bu faydalı mikroorganizmalar, yeryüzüne çıktığında ısı, ıĢık ve
oksijenle aktif hâle gelerek eĢeysiz ve eĢeyli üreme ile
probiyotikleri üretirler.
• Probiyotikler; doğal amino asit, vitamin, nükleeik asit, enzim,
hormon, esansiyel yağ asidi, antioksidan, antibiyotik, antifungal,
nano gıda zerresi, keton, sterol, tanen, flavon, flavonoit vb.
biyoaktif maddelerdir.
• Fulvik asidin bulunduğu sıvıda bu bileĢiklerin tamamı doğaldır.

ATOMLARIN HAREKETĠ

• Cesedimiz, atomlardan oluĢur.
• Cesedimiz, ruhumuzun evidir; elbisesi değildir.
• Ġnsan vücudundaki atomların belli bir ömrü vardır.
• Organizmadaki atomlar, sürekli değiĢmektedir.
• Vücudun değiĢtirilmesi ve devamı için; yıkılan, atılan atomların
yerini dolduracak, onlar gibi çalıĢacak yeni atomlar lazımdır.
• Yeni atomların insan vücuduna gelmesi için çeĢitli bileĢiklere
ihtiyaç vardır. Bu bileĢikler, alınan gıdalarla sağlanır.
• Gıdalarla alınan bileĢiklerdeki atomlar, giden atomların yerine
dağıtılır.
• Örneğin; kalsiyum kemiklere, demir kana, flor diĢe, kükürt saça,
fosfor beyne gider.
• Beyinde ölen bir fosfor atomunun yerine gelen fosfor atomu;
topraktan bitkiye, bitkiden hayvana, hayvandan insana, yenilen
gıdalar ile geçmiĢ ve sonunda da beyne sevk olunmuĢtur.
• Fosfor atomu bu yolculuğunda hangi Ģeye girmiĢ ise;
görüyormuĢçasına, duyuyormuĢçasına, biliyormuĢçasına
muntazam hareket edip ve sonuçta gerekli olduğu yerine ve
hedefine giderek, örneğin; beyne girmiĢ, oturmuĢ ve
çalıĢmasına baĢlamıĢtır.
• Bu bize, baĢlangıçta, o fosfor elementinin; hangi kiĢinin beyni
içinse, o kiĢi için planlı olduğunu gösterir. “Her adamın alnında
rızkı yazılıdır.” bilimsel bir gerçektir.
55

• Atomların hareketi boĢu boĢuna değildir. Kendilerine uygun bir
yükselme içindedirler: Elementteki atomlar maden derecesine,
madendeki atomlar bitki hayat tabakasına, bitkideki atomlar
hayvanın otlanması sonucu hayvan mertebesine, hayvandaki
atomlar insanın beslenmesiyle insan hayatı makamına, insanın
vücudundaki atomlar da süzüle süzüle saflaĢarak beynin ve
kalbin en ince ve kritik yerine çıkarlar.
• Canlıların çekirdek ve tohumlarındaki atomlar, ağaca bir ruh
hükmüne geçer. Ağacın bütün atomları içinde bir kısım
atomların bu düzeye çıkmaları, o ağacın hayata sahip olması ve
hayata hizmet etmesi gibi önemli görevleri yerine getirmesiyle
anlaĢılır.
• Evrendeki atomların her birisi, her tür özelliğinde, her Ģey
olabilme ihtimalinde iken, o atom sonsuz yollar içinde yalnız tek
bir yola yönlenir, sınırsız durumlara girebilme alternatifinde
sıyrılarak bir vaziyete girer, sayısız sıfatlardan bir sıfatla
sıfatlanır. Doğru bir kanun üzerine programdaki hedefe doğru
harekete baĢlar ve görev aldığı herhangi bir gerekliliği derhâl
yerine getirir. O faydalı hâllerin ortaya çıkması ancak o atomun
o çeĢit hareketiyle olabilir.

SOLUNUM

C + O
2


CO
2
+ 94 kcal

FOTOSENTEZ

6CO
2
+ 6H
2
O + güneĢ enerjisi + klorofil → C
6
H
12
O
6
+ 6O
2


ġEKER PANCARINDA SAKKAROZUN
OLUġUMUNA AĠT REAKSĠYON DENKLEMĠ

6CO
2
+ 6H
2
O + güneĢ enerjisi + klorofil → C
6
H
12
O
6
+ 6O
2
56


C
6
H
12
O
6
+

C
6
H
12
O
6


C
12
H
22
O
11
+ H
2
O
Glikoz Fruktoz Sakkaroz

DĠSAKKARĠTLERĠN SĠNDĠRĠMĠNĠN
REAKSĠYON DENKLEMLERĠ

C
12
H
22
O
11
+ H
2
O + Sakkaraz → C
6
H
12
O
6
+ C
6
H
12
O
6
Sakkaroz Glikoz Fruktoz

C
12
H
22
O
11
+ H
2
O + Maltaz → C
6
H
12
O
6
+ C
6
H
12
O
6
Maltoz Glikoz Glikoz

C
12
H
22
O
11
+ H
2
O + Laktaz → C
6
H
12
O
6
+ C
6
H
12
O
6
Laktoz Glikoz Galaktoz

POLĠSAKKARĠTLERĠN (NĠġASTA, SELÜLOZ
VE GLĠKOJEN) OLUġUMUNA AĠT
REAKSĠYON DENKLEMĠ

6CO
2
+ 6H
2
O + güneĢ enerjisi + klorofil → C
6
H
12
O
6
+ 6O
2

nC
6
H
12
O
6


(C
6
H
10
O
5
)
n
H
2
O + (n–1)H
2
O
Polisakkarit

MĠDE EKġĠMESĠNDE KULLANILAN MĠDE
PASTĠLLERĠNĠN GÖREVĠNĠN REAKSĠYON
DENKLEMĠYLE GÖSTERĠLMESĠ

Mg(OH)
2
+ 2HCl → MgCl
2
+ 2H
2
O

Al(OH)
3
+ 3HCl → AlCl
3
+ 3H
2
O
57


MĠDE EKġĠMESĠNDE KULLANILAN
KARBONATIN GÖREVĠNĠN REAKSĠYON
DENKLEMĠYLE GÖSTERĠLMESĠ

NaHCO
3
+ HCl → NaCl

+ H
2
O + CO
2



MĠDE EKġĠMESĠNDE ĠÇĠLEN MADEN
SODASININ GÖREVĠNĠN REAKSĠYON
DENKLEMĠYLE GÖSTERĠLMESĠ

(HCO
3
)


+ H
+
→ H
2
O + CO
2


YAġAMIMIZDAKĠ DOĞAL KARBOKSĠLĠK
ASĠTLER

• Bütirik asit (Tereyağı asidi): Tereyağında bulunur.
• Katı yağ asitleri (Palmitik asit, stearik asit): Katı yağlarda
bulunur.
• Sıvı yağ asitleri (Oleik asit, linoleik asit, linolenik asit): Sıvı
yağlarda bulunur.
• Sitrik asit (Limon asidi): Limonda bulunur.
• Malik asit (Elma asidi): Elmada bulunur.
• Asetik asit (Sirke asidi): Sirkede bulunur.
• Okzalik asit: Kuzukulağı bitkisinde bulunur.
• Laktik asit (Süt asidi): Yoğurtta, ekĢimiĢ sütte ve yorulunca
kaslarda bulunur.
• Formik asit (Karınca asidi): Karınca salgısında ve ısırgan otunda
bulunur.
• Askorbik asit (C vitamini): KuĢburnu, limon, portakal vb.
58

meyvelerde bulunur.
• 22 amino asit: Proteinlerin yapı taĢıdır.

4. ÇEVRE KĠMYASI

ASĠT YAĞMURU

SO
2
+ ½O
2
→ SO
3


SO
3
+ H
2
O ⇌ H
2
SO
4

Filtresi olmayan fabrika bacalarından çıkan SO
2
gazı; havadaki
O
2
ile birleĢir, SO
3
gazı oluĢur SO
3
gazı; yağmur yağdığında H
2
O
ile birleĢir. Asit yağmuru adıyla bilinen H
2
SO
4
meydana gelir.


SULARIN ACILAġMAMASI

N
2
+ 3H
2
⇌ 2NH
3
+ 22 kcal

NH
3
+ H
2
O ⇌ NH
4
OH

Havada N
2
ve H
2
bulunduğu ve tepkime ekzotermik olduğu
hâlde NH
3
oluĢmaz. OluĢsaydı sular acılaĢacaktı. NH
3
, suları
acılaĢtıran bir maddedir.

KÜRESEL ISINMAYA BAĞLI KURAKLIKTAN
SÖZ ETMEK, BUNA DAĠR SOMUT VERĠ
BULMAYA ÇALIġMAK BĠLĠMSEL
SKANDALDIR

59

• Türkiye son senelerde kuraklık yaĢıyor.
• Dünyada yağıĢlar azalmadı.
• YağıĢlar yer değiĢtirdi.
• Dünyanın bazı bölgeleri çok yağıĢ alırken bazı bölgelerinin daha
az yağıĢ aldığını görüyoruz.
• Örneğin; Türkiye‟de yağıĢlar azaldı, Amerika‟da yağıĢlar arttı.
• Sorun da buradan çıkıyor.

SĠYANÜR YÖNTEMĠYLE ALTIN ÇIKARTMAK

• Bergama‟da altının çıkartılmaması için, uzun zaman yürüyüĢ
yapıldı. Necip Hablemitoğlu ölümünden az önce siyanür
yürüyüĢünün bahane olduğunu açıklamıĢtı.
• Bergama‟da altın çıkarılmaya baĢlandı. Senede 100 ton siyanür
kullanılıyor, tamamı yok ediliyor. Bu sebeple çevreye zararı
olmuyor.
• Ülkemizde çevreye atılan 265 000 ton siyanür vardır.

NÜKLEER SANTRAL ATIKLARI

• YanmıĢ yakıt, 10 sene yüksek sıcaklık ve basınca dayanıklı
havuzda muhafaza edilir. Bu suretle radyoaktivitenin % 99‟u
ölmüĢ olur.
• Kalan % 1‟i plütonyumdur. Plütonyumun yarı ömrü 24 000 yıldır.
Yenilse bile zararı olmaz. Plütonyum çeĢitli Ģekillerde
değerlendirilebilir veya depolanabilir.
• Plütonyum atığı, tekrar yakıt olarak kullanılabiliyor; yapay
elementtir.

NÜKLEER SANTRALĠN ZARARI YOKTUR

• Evde veya iĢ yerinde otururken bile bir nükleer santralin çevreye
yaydığı radyasyondan 460–470 misli daha fazla radyasyona
60

maruz kalınır. Reaktörün yanı baĢına oturulsa dahi bu kadar
radyasyon olmaz.
• Dünyanın her tarafında uranyum vardır.
• Uranyum zamanla bozunup radona dönüĢür veya baĢka bir
element uranyuma dönüĢür. Radon gazı her yerden geçer.
Sürekli etki hâlindeyiz. Bunlar doğal ve faydalı olaylardır.
• Ayrıca doğal kozmik ıĢınlarla gelen radyasyon bile, bir nükleer
reaktörden gelen radyasyondan 120 kat daha fazladır.
• Nükleer santraller, kaza durumunda ısınınca kendi kendini
kapatıp zincirleme reaksiyonu kapatacak Ģekilde tasarlanmıĢtır.
• Nükleer kaza riski ve çevreye zarar konusu ve iddiaları, kasıtlı
ve cahilliğe bağlı abartılardır.
• Soğutma suyu nedeniyle kaybolan enerji ihmal edilebilir
boyuttadır.

SAĞLIĞIMIZA ZARARLI BAZI
MADDELER

SĠYAH ZEYTĠNLERĠN ÇOĞUNDA ZEYTĠN
BOYASI VARDIR

• Siyah zeytinleri çabuk olgunlaĢtırmak için hile amacıyla FeO
formülü ile yazılan demir(II)oksit kullanılır. Zeytin boyası olarak
bilinir.

NARENĠYE ETĠLEN GAZI ODALARINDA
BEKLETĠLĠR

• Erken toplanan turunçgillerin kabuğu yeĢildir. Kabuğun doğal
rengini alması için hile amacıyla turunçgiller, C
2
H
4
(etilen) gazı
odalarında bekletilir. Bu suretle; portakal, mandalina ve limonun
61

erken toplandığı ve ekĢi tatta olduğu anlaĢılmamıĢ olur.

PĠYASADA SATILAN YEġĠL ZEYTĠNLERĠN
HEPSĠ KOSTĠKLĠDĠR

• NaOH (sodyum hidroksit)‟in teknikteki adı kostiktir. Piyasada
satılan yeĢil zeytinlerin tamamı kostiklidir. Kostik; yeĢil zeytini,
normal süresinden çok daha kısa sürede, yaklaĢık 5–6 günde
sarartır; bu nedenle kısa sürede daha çok kazanç temin edilmiĢ
olur. Kostikli zeytinlerin farklı istenmeyen bir kokusu olur. Kostik,
siyah zeytinin rengini koyulaĢtırmak için de kullanılır.

ELMAYI SOY DA YE!

• Elmanın kabuğu, çok faydalı olmasına rağmen yenmemelidir.
Elma, kabuğu soyularak yenmelidir; çünkü elma ağaçları, göz
taĢı veya gök taĢı denilen CuSO
4
çözeltisiyle ilaçlanır. Bol suyla
yıkansa bile, kabukta Cu
+2
kalır. Zehirli Cu
+2
kalıntısı, en çok
elma sapında bulunur. Karaciğer, Cu
+2
‟nin yıkılması ve

kanda
yükselmemesi için çok çalıĢır, sonunda iflas eder. Cu
+2
düzeyinin kanda yükselmesi neticesinde Wilson adı verilen
ölümcül karaciğer hastalığı baĢ gösterebilir.

KLORSUZ DOĞAL KAYNAK SUYUNUN
ÖNEMĠ

Dr. Masaru Emoto, Japon bilim adamıdır. 1943 yılında Japonya‟da
doğmuĢtur. Alternatif tıp doktorudur. Yaptığı deneylerden elde
ettiği su kristalleri fotoğraflarını „‟Suyun Verdiği Mesajlar‟‟ isimli
kitabında yayınlamıĢtır.

62

Dr. Masaru Emoto “Su cansız bir madde değildir. Canlı ve
duyguları algılayan kristallerden oluĢmaktadır. Çevresinden pozitif
ve negatif bilgileri alır ve ona göre tepki verir.” demektedir.

Suyun Verdiği Mesajlar adlı kitabında suyu çeĢitli yönlerden ele
alan Dr. Masaru Emoto, çalıĢmalarının bilimsel temelini
oluĢtururken din gerçeğini de göz ardı etmemiĢtir. Dr. Masaru
Emoto Ģöyle demektedir: "21. asırda en önemli olayın ilimle dinin
yeniden buluĢması olacağını düĢünüyorum. Eğer din olmasaydı
insan aptallaĢacak, modern ilim de hiçbir zaman ortaya
çıkmayacaktı."

Dr. Masaru Emoto yaptığı deneylerde; temiz kaynaklardan alınan
su örneklerinin ve kendilerine sevgi dolu sözcükler söylenen su
örneklerinin aynen kar tanesi kristallerine benzeyen çok parlak,
yoğun motifli, simetrik, estetik, çok ince dizayn edilmiĢ, çok renkli
ve altıgen kristallerden oluĢtuklarını göstermiĢtir.

Kar tanelerinden hiçbirisinin birbirine benzemediği bilinmektedir.
Bunun gibi su kristalleri de birbirinden farklıdır. Zaten karın sudan
meydana geldiği de malumdur.

Dr. Masaru Emoto klorlu çeĢme sularıyla, çevre kirliliğinin çok
olduğu bölgelerden aldığı su örnekleriyle ve negatif düĢüncelere
maruz bırakılan su örnekleriyle yaptığı deney sonucunda ise
kristal yapının bozulduğunu gözlemlemiĢtir. Küfür sözlerinin
aksettiği suyun kristal yapısı tamamen parçalanıp dağılmıĢtır.

Demek ki kötü söz de iyi söz de su üzerinde tesirli oluyor.
Dr. Masaru Emoto, bu çalıĢmalarıyla görünmeyen bir ruh âleminin
varlığına da iĢaret etmektedir.

Dr. Masaru Emoto, dünyanın her tarafına konferanslar vermek
üzere davet edilmektedir. Japonya, Avrupa ve Amerika‟da yaptığı
63

canlı deneylerle düĢünce, davranıĢ ve duygularımızın çevre
üzerinde ne derece derin etkileri olduğunu göstermiĢtir.

Bu konu ile ilgili olarak Amerikan Holistik Tıp Derneği (American
Holistic Medical Association) BaĢkanı Dr. Norman Shealy Ģu
yorumu yapmıĢtır: „‟Dünyanın yarısı sularla kaplıdır ve bizim
vücudumuzun dörtte üçü de sudur. Su, bizim içinde yaĢadığımız
dördüncü boyutla ruhumuzun beĢinci boyutu arasındaki
bağlantıyı temsil eder. Suyun infrared (kızıl ötesi) IR ıĢınlarını
emmesi gibi su ile ilgili pek çok çalıĢma, suyun gözle görünmeyen
etkilerini meydana çıkartmıĢtır. Ancak, bu çalıĢmaların hiçbirisi Dr.
Masaru Emoto‟nun zarif çalıĢması ile boy ölçüĢemez. DüĢünce ve
güzelliğin etkisi bundan evvel bu kadar iyi bir Ģeklide bilim
adamlarınca hiç anlatılmamıĢtı.‟‟
Holistik düĢünde; hayatın fiziksel, mental ve ruhsal yönlerine
bağlantılı, bütüncül ve dengeli bakıĢtır. BaĢka bir ifadeyle bilim ve
ruhun birleĢmesiyle dünyayı algılamaktır.
Naturally Well mecmuasının editörü olan Dr. Marcus Laux ise
Ģöyle bir yorum yapmıĢtır: „‟Galileo, Newton, Einstein gibi Dr.
Masaru Emoto‟nun net vizyonu da bize hem kendimizi hem de
evreni farklı bir Ģekilde algılamayı göstermiĢtir. Burada bilim ve
ruh birleĢerek bizim dünyayı algılayıĢımızla ilgili inkâr
edilemeyecek bir kuantum sıçraması yapmıĢ, sağlığımızı
kazanarak nasıl huzur duyabileceğimizi göstermiĢtir.‟‟

SOSYAL ALANDA KULLANILAN KĠMYA
KELĠME VE DEYĠMLERĠ

• Kaynağa cıva akıtmak: Kaynağı kurutmak demektir.
• Zırnık: Arsenik.
• Zırnık bile koklatmamak: En ufak bir Ģey bile vermemek
demektir.
Sarı
(24
Ayar)
Beyaz Gül Mavi –
YeĢil –
Pemb
e
Mor

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->