P. 1
KİMYASAL TEPKİMELERDE DENGE

KİMYASAL TEPKİMELERDE DENGE

2.5

|Views: 5,911|Likes:
Yayınlayan: Kimya Bilimi
KİMYASAL DENGE

KİMYASAL DENGE SABİTİ

KİMYASAL DENGEDE DENGE BAĞINTISININ ÇIKARILIŞI

NİÇİN DENGE?

1. MİNİMUM ENERJİYE EĞİLİM

2. MAKSİMUM DÜZENSİZLİĞE EĞİLİM

KISMİ BASINÇLAR CİNSİNDEN DENGE SABİTİ (Kp)

DENGE KESRİ (YALANCI DENGE SABİTİ)

Le Chatelier (Lö Şatölye) Prensibi

LE CHATELİER PRENSİBİ İLE AÇIKLANABİLEN BAZI KONULAR

Sıcak su içmenin bedenin doğal serinletme sistemini çalıştırması
Kemik erimesi ilaçlarının kemik erimesi hastalığı yapması
Sentetik erkeklik hormonlarının erkekliği azaltması
Şeker düşürücü ilaçların şeker hastalığı yapması
Kan vermenin kanı arttırması
Kan yapıcı ilaçların kansızlık yapması
Antiasit ilaçların mide asidini arttırması
Astım ilaçlarının astımı kronikleştirmesi
Tansiyon ilaçlarının tansiyonu kronikleştirmesi
Ağrı kesicilerin ağrıyı müzminleştirmesi
Depresyon ilaçlarının depresyonu arttırması

BEDENİMİZDEKİ DOĞAL SERİNLETME SİSTEMİNİN LA CHATELİER PRENSİBİNE GÖRE YORUMLANMASI

KEMİK ERİMESİ İLAÇLARININ KEMİK ERİMESİ HASTALIĞI YAPMASININ LA CHATELİER PRENSİBİNE GÖRE YORUMLANMASI
U.S. FDA [United States Food & Drug Administration] (Yunaytıd Steyts Fuud end Drog Edministreyşın) (ABD Gıda & İlaç İşletimi) 2005 yılında Fosamax ilacına kemik erimesi yaptığına dair etiket koydurtmuştur.

ERKEKLİĞİ ARTTIRMAK AMACIYLA KULLANILAN İLAÇLAR ERKEKLİĞİ AZALTIYOR

ŞEKER DÜŞÜRÜCÜ İLAÇLAR ŞEKER HASTASI YAPAR

KAN VERMEK KANI ARTTIRIR

KAN YAPICI İLAÇLAR KANSIZLIK YAPAR

ANTİASİT İLAÇLAR MİDE ASİDİNİ ARTTIRIR

AĞRI KESİCİLER HAFTADA İKİ KEZDEN FAZLA KULLANILMAMALIDIR

ASTIM İLAÇLARI, TANSİYON İLAÇLARI VE DEPRESYON İLAÇLARI HASTALIĞI KRONİKLEŞTİRİR

KİMYASAL DENGEYE ETKİ EDEN FAKTÖRLER
1- KONSANTRASYON (DERİŞİM) ETKİSİ
2. BASINÇ - HACİM ETKİSİ
3. SICAKLIK ETKİSİ

KATALİZÖRÜN DENGEYE ETKİSİ YOKTUR

REAKSİYONA GİRMEYEN HERHANGİ BİR MADDENİN EKLENMESİNİN DENGEYE ETKİSİ YOKTUR

DENGE SABİTİNE ETKİ EDEN FAKTÖRLER
1. Sıcaklık
2. Kat sayıların değişimi

DENGE SABİTİNE SICAKLIK DEĞİŞİMİNİN ETKİSİ

DENGE SABİTİNE KAT SAYI DEĞİŞİMİNİN ETKİSİ (DENGE REAKSİYONLARINA HESS PRENSİPLERİNİN UYGULANMASI)

DOĞAL FİZİKSEL DENGE REAKSİYONLARI

YERYÜZÜNDEKİ FİZİKSEL DENGE

KÜRESEL ISINMAYA BAĞLI KURAKLIKTAN SÖZ ETMEK HATTA BUNA DAİR SOMUT VERİ BULMAYA ÇALIŞMAK BİLİMSEL SKANDALDIR

BEDENİMİZDEKİ DOĞAL SERİNLETME SİSTEMİ

SUYUN İYONLAŞMA DENKLEMİ VE ON MİLYONDA BİR ORANINDA İYONLAŞMASININ FAYDALARI

DOĞAL KİMYASAL DENGE REAKSİYONLARI

ŞİMŞEK ÇAKTIĞINDA NADİREN OLUŞAN NİTRİK ASİT
İHMAL EDİLEBİLİRDİR

EKZOTERMİK OLDUĞU HÂLDE GERÇEKLEŞMEYEN REAKSİYON (SULARIN ACILAŞMAMASI)

YAPAY KİMYASAL DENGE REAKSİYONLARI

SANAYİDE YAPAY KİMYASAL DENGE REAKSİYONLARI

TUZ RUHU ELDE EDİLMESİ

KEZZAP ELDE EDİLMESİ

DERİŞİK AMONYAK ELDE EDİLMESİ

DERİŞİK SÜLFÜRİK ASİT ELDE EDİLMESİ
KİMYASAL DENGE

KİMYASAL DENGE SABİTİ

KİMYASAL DENGEDE DENGE BAĞINTISININ ÇIKARILIŞI

NİÇİN DENGE?

1. MİNİMUM ENERJİYE EĞİLİM

2. MAKSİMUM DÜZENSİZLİĞE EĞİLİM

KISMİ BASINÇLAR CİNSİNDEN DENGE SABİTİ (Kp)

DENGE KESRİ (YALANCI DENGE SABİTİ)

Le Chatelier (Lö Şatölye) Prensibi

LE CHATELİER PRENSİBİ İLE AÇIKLANABİLEN BAZI KONULAR

Sıcak su içmenin bedenin doğal serinletme sistemini çalıştırması
Kemik erimesi ilaçlarının kemik erimesi hastalığı yapması
Sentetik erkeklik hormonlarının erkekliği azaltması
Şeker düşürücü ilaçların şeker hastalığı yapması
Kan vermenin kanı arttırması
Kan yapıcı ilaçların kansızlık yapması
Antiasit ilaçların mide asidini arttırması
Astım ilaçlarının astımı kronikleştirmesi
Tansiyon ilaçlarının tansiyonu kronikleştirmesi
Ağrı kesicilerin ağrıyı müzminleştirmesi
Depresyon ilaçlarının depresyonu arttırması

BEDENİMİZDEKİ DOĞAL SERİNLETME SİSTEMİNİN LA CHATELİER PRENSİBİNE GÖRE YORUMLANMASI

KEMİK ERİMESİ İLAÇLARININ KEMİK ERİMESİ HASTALIĞI YAPMASININ LA CHATELİER PRENSİBİNE GÖRE YORUMLANMASI
U.S. FDA [United States Food & Drug Administration] (Yunaytıd Steyts Fuud end Drog Edministreyşın) (ABD Gıda & İlaç İşletimi) 2005 yılında Fosamax ilacına kemik erimesi yaptığına dair etiket koydurtmuştur.

ERKEKLİĞİ ARTTIRMAK AMACIYLA KULLANILAN İLAÇLAR ERKEKLİĞİ AZALTIYOR

ŞEKER DÜŞÜRÜCÜ İLAÇLAR ŞEKER HASTASI YAPAR

KAN VERMEK KANI ARTTIRIR

KAN YAPICI İLAÇLAR KANSIZLIK YAPAR

ANTİASİT İLAÇLAR MİDE ASİDİNİ ARTTIRIR

AĞRI KESİCİLER HAFTADA İKİ KEZDEN FAZLA KULLANILMAMALIDIR

ASTIM İLAÇLARI, TANSİYON İLAÇLARI VE DEPRESYON İLAÇLARI HASTALIĞI KRONİKLEŞTİRİR

KİMYASAL DENGEYE ETKİ EDEN FAKTÖRLER
1- KONSANTRASYON (DERİŞİM) ETKİSİ
2. BASINÇ - HACİM ETKİSİ
3. SICAKLIK ETKİSİ

KATALİZÖRÜN DENGEYE ETKİSİ YOKTUR

REAKSİYONA GİRMEYEN HERHANGİ BİR MADDENİN EKLENMESİNİN DENGEYE ETKİSİ YOKTUR

DENGE SABİTİNE ETKİ EDEN FAKTÖRLER
1. Sıcaklık
2. Kat sayıların değişimi

DENGE SABİTİNE SICAKLIK DEĞİŞİMİNİN ETKİSİ

DENGE SABİTİNE KAT SAYI DEĞİŞİMİNİN ETKİSİ (DENGE REAKSİYONLARINA HESS PRENSİPLERİNİN UYGULANMASI)

DOĞAL FİZİKSEL DENGE REAKSİYONLARI

YERYÜZÜNDEKİ FİZİKSEL DENGE

KÜRESEL ISINMAYA BAĞLI KURAKLIKTAN SÖZ ETMEK HATTA BUNA DAİR SOMUT VERİ BULMAYA ÇALIŞMAK BİLİMSEL SKANDALDIR

BEDENİMİZDEKİ DOĞAL SERİNLETME SİSTEMİ

SUYUN İYONLAŞMA DENKLEMİ VE ON MİLYONDA BİR ORANINDA İYONLAŞMASININ FAYDALARI

DOĞAL KİMYASAL DENGE REAKSİYONLARI

ŞİMŞEK ÇAKTIĞINDA NADİREN OLUŞAN NİTRİK ASİT
İHMAL EDİLEBİLİRDİR

EKZOTERMİK OLDUĞU HÂLDE GERÇEKLEŞMEYEN REAKSİYON (SULARIN ACILAŞMAMASI)

YAPAY KİMYASAL DENGE REAKSİYONLARI

SANAYİDE YAPAY KİMYASAL DENGE REAKSİYONLARI

TUZ RUHU ELDE EDİLMESİ

KEZZAP ELDE EDİLMESİ

DERİŞİK AMONYAK ELDE EDİLMESİ

DERİŞİK SÜLFÜRİK ASİT ELDE EDİLMESİ

More info:

Categories:Types, Research, Science
Published by: Kimya Bilimi on Jan 11, 2009
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOCX, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/03/2014

pdf

text

original

1

KĠMYASAL
TEPKĠMELERDE
DENGE


KĠMYASAL DENGE

• Ürün ve reaktiflerin deriĢim oranlarının sabit kalmasıdır.
• Sabit sıcaklıkta kapalı kapta; A+B ⇌ C+D tepkimesini
inceleyelim: Kaba önce bir miktar A ve B koyalım. Zamanla A ve
B’nin reaksiyona girmesinden dolayı miktarı azalacak, C ve
D’nin miktarı artacaktır. OluĢan C ve D reaksiyona girip tekrar A
ve B oluĢacaktır.
• Bir müddet sonra A ve B’den C ve D oluĢma hızı ile C ve D’den
A ve B oluĢma hızı eĢit olur. Bu duruma denge durumu denir.
• Denge anında maddelerin konsantrasyonu değiĢmemekle
birlikte her iki yönde reaksiyon eĢit hızda sürmektedir (Dinamik
denge). Denge tepkimelerinin çift okla gösterilmesinin sebebi
budur.
• Kimyasal denge iki yönlü tepkimelerde söz konusudur.
• Ġki yönlü tepkimelere tersinir tepkime, reversibl tepkime, çift
yönlü tepkime de denir.
• Tek yönlü tepkimeler ise geriye dönmeyen tepkime, tersinmez
tepkime, irreversibl tepkime adlarıyla da biliniyordu.

KĠMYASAL DENGE SABĠTĠ (K)

• Sabit sıcaklıkta denge durumunda; ileri yöndeki reaksiyonun hız
2

sabitinin geri yöndeki reaksiyonun hız sabitine oranı sabittir. K
ile belirtilir.
• Molar deriĢimler cinsinden denge sabiti ve kısmi basınç
cinsinden denge sabiti olmak üzere iki çeĢit K vardır.

DERĠġĠM CĠNSĠNDEN
KĠMYASAL DENGE SABĠTĠ (K
c
)

• Molar deriĢimler cinsinden denge sabiti K
c
ile gösterilir.
• K denildiğinde de K
c
anlaĢılmalıdır.

KISMĠ BASINÇ CĠNSĠNDEN
KĠMYASAL DENGE SABĠTĠ (K
P
)

• Kısmi basınç cinsinden denge sabiti ise K
P
ile gösterilir.

KĠMYASAL DENGEDE DENGE BAĞINTISININ
MOLAR DERĠġĠMLER KULLANILARAK YAZILIġI

• 2A(g) + B(g) ⇌ C(g) + 2D(g) reaksiyonu için molar deriĢim
cinsinden denge ifadesi; [D]
2
[C]’nin, [A]
2
[B]’ye bölümünün K
c
’ye
eĢitlenmesiyle elde edilir.
• Bir kimyasal reaksiyon sonucu oluĢan gaz ve sulu çözeltilerin
molar konsantrasyonları çarpımının (kat sayıların molar deriĢime
üs olarak yazılması kaydıyla), reaksiyona giren gaz ve sulu
çözeltilerin molar konsantrasyonları çarpımına (kat sayıların
molar deriĢime üs olarak yazılması kaydıyla) bölünmesiyle çıkan
sayısal değer, denge sabitine (K
c
) eĢittir.
• Denge sabiti hız sabitlerinden yola çıkılarak bulunduğundan katı
ve sıvı fazdaki maddeler denge bağıntısında yer almaz, gaz
fazındaki ve suda çözünmüĢ durumdaki maddeler yazılır.

3

KĠMYASAL DENGEDE DENGE BAĞINTISININ
KISMĠ BASINÇLAR KULLANILARAK YAZILIġI

• 2A(g) + B(g) ⇌ C(g) + 2D(g) reaksiyonu için kısmi basınç
cinsinden denge ifadesi; P
D
2
P
C
’nin, P
A
2
P
B
’ye bölümünün K
P
’ye
eĢitlenmesiyle elde edilir.
• Bir kimyasal reaksiyon sonucu oluĢan gazların kısmi basınçları
çarpımının (kat sayıların kısmi basınca üs olarak yazılması
kaydıyla), reaksiyona giren gazların kısmi basınçları çarpımına
(kat sayıların kısmi basınca üs olarak yazılması kaydıyla)
bölümü, K
P
denge sabitine eĢittir.

KISMĠ BASINÇLAR CĠNSĠNDEN DENGE SABĠTĠ
(K
P
) ĠLE DERĠġĠM CĠNSĠNDEN
DENGE SABĠTĠ (K
c
) ĠLĠġKĠSĠ

• Gaz fazında gerçekleĢen kimyasal reaksiyonlarda kısmi
basınçlar cinsinden denge sabiti ile deriĢim cinsinden denge
sabiti iliĢkisini belirten bağıntı Ģu Ģekildedir: K
P
= K
c
(RT)
Δn

• Bağıntı Ģöyle de yazılır: K
c
= K
P
/ (RT)
Δn

• T = Mutlak sıcaklık (K)
• R = Ġdeal gaz sabiti
• Δn = Gaz fazındaki ve çözelti hâlindeki ürünlerin kat sayıları
toplamı – Gaz fazındaki ve çözelti hâlindeki girenlerin kat
sayıları toplamı

GAZLARIN KISMĠ BASINÇLAR CĠNSĠNDEN
DENGE SABĠTĠ (K
P
) DEĞERLERĠ TABLOLARI

• Gazların kısmi basınçlar cinsinden denge sabiti (K
P
) değerlerinin
yazıldığı tablolar atm’ye göre ayarlanmıĢtır.
• Farklı birimlere göre de K
P
değerleri olabilir.


4

NĠÇĠN DENGE?

• Maddelerin tümünün yapısında minimum enerjiye yönelme
eğilimi ve maksimum düzensizlik eğilimi mevcuttur.

MĠNĠMUM ENERJĠYE EĞĠLĠM

• Bütün maddeler düĢük potansiyel enerjili olmak isterler.
• Kimyasal reaksiyonlarda minimum enerjiye eğilim ısının olduğu
tarafadır.
• Örneğin; A + B ⇌ C + ısı reaksiyonunda minimum enerjiye
eğilim ürünler yönünedir.

MAKSĠMUM DÜZENSĠZLĠĞE EĞĠLĠM

• Minimum enerjiye eğilim yönü ile maksimum düzensizlik yönü
birbirine zıttır.

MĠNĠMUM ENERJĠ VE MAKSĠMUM DÜZENSĠZ
EĞĠLĠMĠ HANGĠ YÖNDEDĠR?

• Maddenin katıdan gaza doğru düzensizliği artmaktadır.
H
2
O
(k)
+ ısı → H
2
O
(s)

H
2
O
(s)
+ ısı → H
2
O
(g)

Yukarıdaki reaksiyonlarda maksimum düzensizliğe eğilim sağa
doğrudur, baĢka bir ifadeyle ürünler lehinedir.
• Gaz reaksiyonlarında mol sayısının çok olduğu yöne doğru
düzensizlik artmaktadır.
COCl
2(g)
⇌ CO
(g)
+ Cl
2(g)
Yukarıdaki reaksiyonda maksimum düzensizliğe eğilim sağa
doğrudur, baĢka bir ifadeyle ürünler lehinedir.
• Tuzların suda çözünmesi sırasında iyonlaĢma yönünde
düzensizlik artar.
NaCI
(k)
+ ısı + su → Na
+
(suda)
+ Cl

(suda)

5

Yukarıdaki reaksiyonda maksimum düzensizliğe eğilim sağa
doğrudur, çözünme yönünedir, baĢka bir ifadeyle ürünler
lehinedir.
• Suda çözünen madde katı bir tuz olduğu gibi sıvı bir madde de
olabilir. Alkol-su karıĢımında istisna olarak hem maksimum
düzensizlik faktörü hem de minimum enerjiye meyil aynı yönde
olup ürünler lehinedir; bu tür sıvılar, birbiriyle her oranda
karıĢabilen sıvılardır. Alkol, suda çözünmek suretiyle alkol
oranını azaltmak eğilimindedir.
C
2
H
5
OH
(s)
→ C
2
H
5
OH
(suda)

• Gazların suda çözünmesi olayında düzensizlik azalır.
O
2(g)
+ su ⇌ O
2(suda)
+ ısı

CO
2(g)
+ H
2
O
(s)
⇌ 2H
+
(suda)
+ CO
3
–2
(suda)
+ ısı
Yukarıdaki reaksiyonlarda maksimum düzensizliğe eğilim sola
doğrudur.
• Suyun iyonlaĢma denkleminde maksimum düzensizliğe eğilim,
iyonların olduğu yöne yani sağa doğrudur, baĢka bir ifadeyle
ürünler lehinedir.
H
2
O
(s)
⇌ H
+1
(suda)
+ OH
–1
(suda)

• Bağ oluĢumu ekzotermik reaksiyondur.
H + H→ H
2
+ enerji
Yukarıdaki reaksiyonda maksimum düzensizliğe eğilim sola
doğrudur.

• Bir tepkimede minimum enerjiye eğilim ilkesi denklemin bir
tarafına doğru, maksimum düzensizliğe eğilim ilkesi denklemin
diğer tarafına doğru ise olay denge reaksiyonudur (çift
yönlüdür), her iki eğilim de aynı yönü destekliyorsa olay tek
yönlüdür.
• Tek yönlü tepkimelerde her iki eğilimin de aynı yönü
desteklemesi; maksimum düzensizlik eğiliminin baskı altına
alınması anlamına gelmektedir.

DENGE KESRĠ (YALANCI DENGE SABĠTĠ)

6

• Herhangi bir andaki denge bağıntısına Q dersek, sistemin
dengede olup olmadığı K ile Q’nun karĢılaĢtırılması ile bulunur.
• K = Q ise sistem dengededir.
• K < Q ise sistem dengeye ulaĢmak için girenler lehinde yürür.
• K > Q ise sistem dengeye ulaĢmak için ürünler lehinde yürür.

Le Chatelier (Lö ġatölye) Prensibi

• Bir sisteme dıĢarıdan bir etki yapıldığında sistem bu etkiyi
azaltacak Ģekilde tepki gösterir.
• Le Chatelier prensibi, evrendeki kanunlardan biridir.
Hayatımızda bu prensiple iç içeyiz. Bazı konuları Le Chatelier
prensibi ile açıklayabiliriz.

LE CHATELĠER PRENSĠBĠ ĠLE AÇIKLANABĠLEN
BAZI KONULAR

• Sıcak su içmenin bedenin doğal serinletme sistemini
çalıĢtırması
• Kemik erimesi ilaçlarının kemik erimesi hastalığı yapması
• Sentetik erkeklik hormonlarının erkekliği azaltması
• ġeker düĢürücü ilaçların Ģeker hastalığı yapması
• Kan vermenin kanı arttırması
• Kan yapıcı ilaçların kansızlık yapması
• Antiasit ilaçların mide asidini arttırması
• Astım ilaçlarının astımı kronikleĢtirmesi
• Tansiyon ilaçlarının tansiyonu kronikleĢtirmesi
• Ağrı kesicilerin ağrıyı müzminleĢtirmesi
• Depresyon ilaçlarının depresyonu arttırması
• Mutlu olmak niyetiyle alınan ecstasy (ekstazi) hapının insanı
mutsuz etmesi

BEDENĠMĠZDEKĠ DOĞAL SERĠNLETME
7

SĠSTEMĠNĠN LE CHATELĠER PRENSĠBĠNE GÖRE
YORUMLANMASI

• Sıcak su içmek, bedenin doğal serinletme sistemini çalıĢtırır.
Böylece baĢta kan dolaĢımının hızlanması olmak üzere birçok
fayda ortaya çıkar.
• Hamam ve saunadan sonra sıcak içecekler tercih edilir.
• Yapılan etki sıcaklığı arttırmak olduğu hâlde, Le Chatelier
prensibine göre zıddı olur ve vücudun sıcaklığı azalır. Böylece
insan serinlemiĢ olur.

KEMĠK ERĠMESĠ ĠLAÇLARININ KEMĠK ERĠMESĠ
HASTALIĞI YAPMASININ LE CHATELĠER
PRENSĠBĠNE GÖRE YORUMLANMASI

• Örneğin; Fosamax ilacı, kemik erimesine karĢı kullanılmaktadır.
BaĢta çene kemiğinde erime olmak üzere vücutta kalsiyum
azalması sonucu kemik erimesi yapmaktadır.
• U.S. FDA [United States Food & Drug Administration] (Yunaytıd
Steyts Fuud end Drag EdministreyĢın) (ABD Gıda & Ġlaç ĠĢletimi)
2005 yılında Fosamax ilacına kemik erimesi yaptığına dair etiket
koydurtmuĢtur. Ġlaçtan zarar görenler, ilacın piyasadan
kaldırılmasını istemektedirler. Bu nedenle üretici firmayı dava
etmiĢlerdir. Bu konuda mahkemeler devam etmektedir.
• Yapılan etki kemik erimesini durdurmak olduğu hâlde, Le
Chatelier prensibine göre zıddı olmuĢ ve vücutta kemik erimesi
artmıĢtır.

ERKEKLĠĞĠ ARTTIRMAK AMACIYLA KULLANILAN
ĠLAÇLAR ERKEKLĠĞĠ AZALTIYOR

• DıĢarıdan alınan sentetik erkeklik hormonlarına örnek olarak
testosterondan üretilmiĢ steroitleri verebiliriz. Bu hormon
8

alındığında; LH (lüteinleĢtirici hormon) ve FSH (folikül stümüle
hormon) hormonlarının vücuttaki üretimi azalır. Bu azalma ilacı
bıraktıktan sonra bile 12 hafta süreyle devam eder.
• LH ve FSH erkeklikle ilgili hormonlardır. FSH, erkeklerde
spermin yapımında etkilidir. LH ise erkeklerde testosteron
hormonunun salgılanmasını sağlar.
• Steroitler genelde vücut geliĢtirme amaçlı olarak sporcular
tarafından alınır.
• Alınan steroitler aynı zamanda erkeklerde östrojen hormonunun
artmasına neden olur.
• Östrojen hormonunun artması, ömür boyu sürecek kalıcı zarar
doğurur.
• Östrojen hormonunun erkeklerde artması sonucu göğüsler
kadınlardaki gibi büyür, kıllar dökülür.
• “ĠĢleyen demir ıĢıldar.” atasözü konumuzla ilgilidir. ĠĢletilmezse,
örneğin; hormon dıĢarıdan verilirse, hormon yapan bez
durgunluğa düĢer.
• Erkeklik hormonu, erkekliği arttırmak için verildiğinde silah geri
tepmiĢtir. Le Chatelier prensibine göre zıddı olmuĢ ve erkeklik
azalmıĢtır.

ġEKER DÜġÜRÜCÜ ĠLAÇLAR ġEKER HASTASI
YAPAR

• Tip–2 Ģeker hastalığında kullanılan Ģeker düĢürücü ilaçlar,
tedaviye yönelik değildir. Hastalığı ortadan kaldırmaz.
• ġeker düĢürücü hap kullanan Ģeker hastaları 5 yıl içerisinde
ensülin almak zorunda kalabilirler. Tip–1 Ģeker hastalığı ortaya
çıkmıĢ olur.
• Pankreasın Ģeker düĢürme görevi vardır.
• Pankreasın Ģeker düĢürme görevi; mecbur olunmadığı hâlde,
dıĢarıdan verilen bazı ilaçlarla yapılmaya kalkılınca pankreas
atalete düĢmektedir. En iyisi pankreası tembelliğe atmamaktır.
• Yapılan etki Ģekeri düĢürmek olduğu hâlde, Le Chatelier
9

prensibine göre zıddı olmuĢ ve vücutta Ģeker artmıĢtır.

KAN VERMEK KANI ARTTIRIR

• Kan veren kiĢinin vücudunda kan oluĢumu hızlanır. Yapılan etki
kanı azaltmak olduğu hâlde, Le Chatelier prensibine göre zıddı
olmuĢ ve vücutta kan artmıĢtır.
• Aynı Ģekilde kansızlık hastalığına, hiç kan vermeyen kiĢilerde
daha çok rastlanır.
• Kan alan kiĢilerde ise kanın oluĢumu baskılanır.

KAN YAPICI ĠLAÇLAR KANSIZLIK YAPAR

• Kan, kemik iliğinde yapılır.
• Kansızlık hastalığında kullanılan kan yapıcı ilaçlar, kemik
iliğinde zafiyete neden olur. Bunun sonucunda da kansızlık
ilerler.
• Yapılan etki kanı arttırmak amaçlı olduğu hâlde, Le Chatelier
prensibine göre zıddı olmuĢ ve vücutta kan azalmıĢtır.

ANTĠASĠT ĠLAÇLAR MĠDE ASĠDĠNĠ ARTTIRIR

• Mide ekĢimelerinde kullanılan antiasitler, o anda iyi gelir. Ertesi
gün daha fazla mide ekĢimesi olur. Bundan dolayı da antiasit
kullanımının arttırılması zorunluluğu ortaya çıkar.
• Belli bir süre sonra hiçbir antiasit etki etmez. Bu nedenle de
mide kanamalarında kullanılan ilaçlar antiasit amaçlı iki günde
bir kullanılır. Böylece ancak mide ekĢimesi geçer.
• Yapılan etki mide ekĢimesini gidermek olduğu hâlde, Le
Chatelier prensibine göre zıddı olmuĢ ve mide ekĢimesi
arttırılmıĢtır.

AĞRI KESĠCĠLER HAFTADA ĠKĠ KEZDEN FAZLA
10

KULLANILMAMALIDIR

• Ağrı kesiciler haftada iki kereden fazla kullanılmamalıdır.
Kullanılırsa ağrı müzminleĢir.
• Her bir insanın kendine özel bir ağrı eĢiği vardır. ġayet insan, o
ağrı eĢiğine kadar sabır gösterip ağrıya dayanabilirse vücutta
doğal ağrı kesici salgılanır.
• Vücudumuzdaki doğal ağrı kesicinin adı endorfin maddesidir.
• DıĢarıdan alınan ağrı kesici ilaçlar insanın ağrı eĢiğini düĢürür.
Her bir alınan ağrı kesici ile insan ağrıya karĢı daha
tahammülsüz hâle gelir.
• Ağrının kaynağını bulmak ve ağrıya neden olan sebebi ortadan
kaldırmak gerekir.
• Yapılan etki ağrıyı gidermek olduğu hâlde, Le Chatelier
prensibine göre zıddı olmuĢ ve ağrı arttırılmıĢtır.

ASTIM ĠLAÇLARI, TANSĠYON ĠLAÇLARI VE
DEPRESYON ĠLAÇLARI HASTALIĞI
KRONĠKLEġTĠRĠR

• Astım ilaçları astımı kronikleĢtirir.
• Tansiyon ilaçları da tansiyonu kronikleĢtirir.
• Depresyon ilaçları depresyonu arttırır.
• Bu hastalıklarda da Le Chatelier prensibine göre istenenin zıddı
bir durum ortaya çıkmıĢtır.
• Astım ilaçları, tansiyon ilaçları ve depresyon ilaçları hastalığı
ortadan kaldırmaya yönelik değildir. Tedavi edici özellikleri
yoktur. Hastayı o anda rahatlatmak içindir.

MUTLU OLMAK NĠYETĠYLE ALINAN ECSTASY
(EKSTAZĠ) HAPI ĠNSANI MUTSUZ EDER

• Ecstasy (ekstazi), yasa dıĢı sentetik bir maddedir.
• Ecstasy (ekstazi), vücutta serotonin maddesinin salgılanmasını
11

sağlar. Serotonin, mutluluk meydana getiren bir maddedir.
Serotonin, mutluluk anında beynin arka kısmında bulunan beyin
sapındaki sinir uçlarından salgılanır.
• Ecstasy (ekstazi) hapının yutulması suretiyle salgılanan
serotonin sahte bir neĢe sağlar. Hapı yutan kiĢi saatler boyunca
hiper aktif ve uyanık olur. Hap, dikkati olağanüstü derece arttırır.
Ġnsan kendisini güçlü ve enerjik hisseder. Bütün bu etkiler
ecstasy (ekstazi) hapının, serotonin maddesinin bütün
depolarını boĢaltması suretiyle olmuĢtur. Vücudun dengesiyle
oynanmıĢtır. Vücut, oyuncak değildir.
• Ertesi gün bir adet daha ecstasy (ekstazi) hapı almadan, kiĢi
kafasını kaldırılamaz. Hapın etkisi geçtikten sonra ise aĢırı
yorgunluk ve tahmin edilemeyecek derecede bitkinlik görülür.
• Hap almadığı anda kiĢi aĢırı karamsar olur (ruhsal etki). Bu
nedenle kendisini hap almaya mecbur hisseder.
• KiĢi hap aldığı zamandaki gibi hep enerjik kalmak için hapı
tekrar tekrar istemeye baĢlar (fiziksel etki).
• Zanneder ki hapı alınca mutlu olacağım. Ne yazık ki vücutta
serotonin kalmamıĢtır. Organizmanın dengesi bozulmuĢtur.
Hapı almasına rağmen mutlu olamaz. Yapılacak bir Ģey
kalmamıĢtır. KiĢi kendisine, geriye dönüĢü olmayan büyük bir
zarar vermiĢtir.
• Ecstasy hapı, kısa sürede ciddi bağımlılık yapar.
• Uzun süre kullanan bağımlı kiĢilerde zaman içinde ölümler
görülür. Bazı kiĢilerde ilk kullanımda ani ölüm riski dahi söz
konusudur.
• ġayet kullanan kiĢide intikam ve nefret hissi varsa bu his açığa
çıkar. Ecstasy (ekstazi) hapı, aĢırı güven ve kontrolsüz cesaret
de oluĢturur. KiĢi ölümü göze alarak gösterilen hedefe
yönlendirilebilir. Ecstasy (ekstazi) hapının bu etkisini bilen çete,
mafya, örgüt gibi menfaat Ģebekeleri ve Ģer odakları bu etkiyi
terör maksadıyla kullanırlar. Kullandıkları adamı 8–10 saat
sürecek bir eyleme ve bir takım kötü amaçlara yönlendirirler.
Hatta onları intihar komandosu bile yapabilirler.
• Mutluluk hapı, mutluluğu bitirmiĢtir. Ġstenilenin zıddı bir durum Le
12

Chatelier prensibi gereğince ortaya çıkmıĢtır.
• Ecstasy (ekstazi) hapının toleransı yok denilebilecek kadar
azdır. Tolerans; hoĢgörü, müsamaha demektir. Ecstasy
(ekstazi) hapının toleransının zayıf olması, kullanmaya
baĢlayanların geriye dönüĢü çok zor olan bir yola girdikleri
anlamını taĢır.

KĠMYASAL DENGEYE ETKĠ EDEN FAKTÖRLER

• Dengeye etki eden faktörler Le Chatelier prensibine göre
yorumlanır.
• Kimyasal Dengeye Etki Eden Faktörlerin Le Chatelier
Prensibine Göre Yorumlanması: Denge hâlindeki bir sisteme
dıĢarıdan bir etki yapıldığında sistem bu etkiyi azaltıp yeniden
dengeye gelecek Ģekilde tepki gösterir.

1. KONSANTRASYON (DERĠġĠM) ETKĠSĠ
• Bir denge reaksiyonunda denge bağıntısında olan maddelerden
birinin deriĢimi arttırılırsa denge, deriĢimi arttırılan maddeyi
azaltacak yönde; denge bağıntısında olan maddelerden birinin
deriĢimi azaltılırsa denge deriĢimi azaltılan maddeyi arttıracak
yönde tepki gösterir.
• Katı ve sıvı maddelerin deriĢimlerinin arttırılmasının veya
azaltılmasının kimyasal dengeye etkisi yoktur; çünkü bu
maddeler denge bağıntısında yer almazlar.

2. BASINÇ – HACĠM ETKĠSĠ
Sabit sıcaklıkta bir miktar gazın hacmi azaltılırsa basıncı artar,
hacmi arttırılırsa basıncı azalır.
• Dengedeki bir sistemin hacmi azaltılırsa basıncı artacağından
denge, sistemin basıncını azaltacak yöne (gazların mol
sayısının az olduğu yöne) kayar.
• Dengedeki bir sistemin hacmi arttırılırsa basınç azalacağından
denge, sistemin basıncını arttıracak yöne (gazların mol
13

sayısının çok olduğu yöne) kayar.
• Denge denkleminde tepkimeye girenlerin ve ürünlerin gaz olarak
mol sayısı birbirine eĢit ise hacim ve basınç değiĢimi bu tür
tepkimelere etki etmez.
• Hacim etkisini deriĢime paralel olarak da düĢünebiliriz. Hacim
artarsa deriĢim azalır, hacim azalırsa deriĢim artar. Denge de
deriĢime göre tepki gösterir.

3. SICAKLIK ETKĠSĠ
Isı artıĢı dengeyi ısıyı harcayacak yöne, ısı azalması ise ısı
üretecek yöne kaydırır.
• Ekzotermik tepkimelerde sıcaklığın arttırılmasıyla denge,
sıcaklığın azalacağı yön olan girenler lehine kayar.
• Ekzotermik tepkimelerde sıcaklığın azaltılmasıyla denge,
sıcaklığın artacağı yön olan ürünler lehine kayar.
• Endotermik tepkimelerde sıcaklığın arttırılmasıyla denge,
sıcaklığın azalacağı yön olan ürünler lehine kayar.
• Endotermik tepkimelerde sıcaklığın azaltılmasıyla denge,
sıcaklığın artacağı yön olan girenler lehine kayar.

KATALĠZÖR DENGEYE ETKĠ ETMEZ
• Katalizörler, dengede olan bir sisteme etki etmez, ancak
dengede olmayan sistemin (ileri ve geri yöndeki hızını
arttırabileceğinden) daha kısa sürede dengeye ulaĢmasını
sağlar.

TEPKĠMEYE GĠRMEYEN HERHANGĠ BĠR MADDENĠN
EKLENMESĠNĠN DENGEYE ETKĠSĠ BAZEN YOKTUR, BAZEN
VARDIR
• Dengedeki bir sisteme hacim ve sıcaklık değiştirilmeden
reaksiyona girmeyen herhangi bir maddenin eklenmesi denge
durumunu değiĢtirmez.
• İdeal sürtünmesiz bir kapta cereyan eden herhangi bir denge
reaksiyonunda; dengedeki bir sisteme, reaksiyona girmeyen
14

herhangi bir maddenin eklenmesi denge durumunu değiĢtirir;
çünkü kap sürtünmesiz olduğundan, hacim geniĢler, gazların
molaritesi ve kısmi basıncı azalır. Eklenen tepkimeye girmeyen
helyum vb. gazın etkisi, molarite veya basınç azalmasının
kimyasal dengeye etkisi olarak düĢünülür.

DENGE SABĠTĠNE ETKĠ EDEN FAKTÖRLER

1. Sıcaklık
2. Kat sayıların değiĢimi

• K denge sabitinin sayısal değerini dıĢ etkilerden yalnız sıcaklık
değiĢtirir.
• K denge sabitinin sayısal değerine deriĢim, hacim, basınç ve
katalizörün etkisi yoktur.

DENGE SABĠTĠNE SICAKLIK DEĞĠġĠMĠNĠN ETKĠSĠ

• Ekzotermik tepkimelerde sıcaklığın arttırılmasıyla denge,
girenler lehine kayar. Bağıntıda girenlerin molar deriĢimi
paydaya yazıldığından K denge sabitinin sayısal değeri küçülür.
Ekzotermik tepkimelerde sıcaklığın azaltılmasıyla denge, ürünler
lehine kayar. Bağıntıda ürünlerin molar deriĢimi paya
yazıldığından K denge sabitinin sayısal değeri büyür.
• Endotermik tepkimelerde sıcaklığın arttırılmasıyla denge,
ürünler lehine kayar. Bağıntıda ürünlerin molar deriĢimi paya
yazıldığından K denge sabitinin sayısal değeri büyür.
Endotermik tepkimelerde sıcaklığın azaltılmasıyla denge,
girenler lehine kayar. Bağıntıda girenlerin molar deriĢimi
paydaya yazıldığından K denge sabitinin sayısal değeri küçülür.

FARKLI ĠKĠ SICAKLIKTAKĠ K
1
VE K
2

DEĞERLERĠNDEN ΔH HESAPLANMASI

15

• log K
2
/K
1
= ΔH/2,303R.(T
2
–T
1
)/(T
2
.T
1
)
• R=8,314 J/mol. K

K
1
VE ΔH DEĞERLERĠ BĠLĠNĠYORSA K
2

HESAPLANABĠLĠR

• log K
2
/K
1
= ΔH/2,303R.(T
2
–T
1
)/(T
2
.T
1
)
• R=8,314 J/mol. K

DENGE SABĠTĠNE KAT SAYI DEĞĠġĠMĠNĠN ETKĠSĠ
(DENGE TEPKĠMELERĠNE HESS
PRENSĠPLERĠNĠN UYGULANMASI)

• Sabit sıcaklıkta bir kimyasal reaksiyonun denge sabiti K ise;
denklem ters çevrilirse denge sabiti 1/K olur.
• Denge denkleminin kat sayıları bir sayı ile çarpılırsa aynı sayı
denge sabitine üs olarak alınır.
• Denge denkleminin kat sayıları 2’ye bölünürse, denge sabitinin
karekökü alınır.
• Denge reaksiyon denklemi birden fazla reaksiyon denkleminin
toplamından elde ediliyorsa bu denge denkleminin denge sabiti,
toplanan reaksiyon denklemlerinin denge sabitlerinin çarpımına
eĢittir.

DOĞAL FĠZĠKSEL DENGE TEPKĠMELERĠ


YERYÜZÜNDEKĠ FĠZĠKSEL DENGE

• Yeryüzünde ne kadar H
2
O
(s)
(su) varsa atmosferde de o kadar
H
2
O
(g)
(su buharı) vardır.
• Yeryüzüne inen yağmur, her sene aynı miktardadır.
• Yeryüzünden her sene ne kadar su buharlaĢırsa; yine o ağırlıkta
16

su yağmur, kar ve dolu olarak dünyaya yağar.

• SORU: H
2
O
(s)
→ H
2
O
(g)

Dünyamızdaki suyun buharlaĢması tepkimesi yukarıda verildiği
gibi tek yönlü olsaydı ne olurdu?
CEVAP: Dünyada su kalmazdı.

• SORU: H
2
O
(g)
→ H
2
O
(s)

Yukarıdaki tepkimede görülen dünyamızdaki değiĢim; tek yönlü
olsaydı ne olurdu?
CEVAP: Yeryüzünü su kaplardı.

• SORU: Bu olayın ölçülü, dengeli ve dinamik olması ne anlama
gelir?
• CEVAP: Ölçülü, yeryüzünde bulunan su kadar atmosferde su
buharı bulunduğu anlamına gelir. Dengeli, tepkimenin denge
tepkimesi (çift yönlü tepkime) olduğu anlamına gelir. Dinamik
ise, bu olayın her an, yer–gök arasında devam ettiği anlamına
gelir.

• Dünyada suyun varlığı; güneĢle aramızdaki uzaklığın hassaslığı
ile de alakalıdır.
• Dünya ile güneĢ arasındaki uzaklık Ģimdikinden farklı olsaydı su,
ya buharlaĢacaktı ya da donacaktı.

YAĞMURUN YAĞMASI VE ATMOSFERDE
FĠZĠKSEL DENGENĠN KORUNMASI

• Sıcaklık, suyu buharlaĢtırmakla suyun bünyesini tahrip ettiği
zaman, o tahrip sonucu oluĢan su buharı yok olmaz. Belirli bir
yere sevk edilir ve belli bir düzeye çıkar; icap ettiğinde yağmak
için orada durur.
• Atmosferdeki su buharı molekülleri, atmosferdeki hava
moleküllerinin onda birini teĢkil edince su buharı yoğunlaĢır.
17

• Atmosferde bulunan belli bir düzeydeki su buharının
yoğunlaĢması suretiyle yağmur yağar.
• Atmosferde fiziksel dengenin korunması için, yağan katrelerden
boĢ kalan yerler, denizlerden ve yerlerden kalkan buharlarla
doldurulur.
• Yağmur yağması hakkında en kısa yol Ģöyle tarif edilir: Su
buharı molekülleri, emir aldıkları zaman, o moleküller her
taraftan toplanmaya baĢlarlar ve bulut Ģeklini alıp, hazır
vaziyette dururlar. Yine ikinci bir emirden sonra bir kısım
moleküller yoğunlaĢarak, katrelere dönüĢürler. Sonra kanunların
temsilcileri vasıtasıyla, çarpıĢmadan kolayca yere düĢerler.
• Atmosfer, denizin rengini andırır. Havada, denizlerdeki sudan
daha fazla su vardır. Bu nedenle, “atmosferde denizin
bulunduğu teĢbihi” mecaz olarak akıldan uzak değildir. Sanki Ģu
atmosfer boĢluğu yağmur ile dolu bir havuzdur.
• Bulutların bir kısmı negatif elektriği üzerlerinde taĢımaktadır, bir
kısmı da pozitif elektriği üzerlerinde taĢımaktadır. Bu kısımlar
birbirlerine yaklaĢıp aralarında çarpıĢma olduğunda, ĢimĢek
çakar.
• Bulutların bir kısmının hücum ettiği, bir kısmının ise kaçtığı
zaman aralarında havasız kalan yerleri doldurmak için atmosfer
tabakası hareket ve heyecana geldiğinde gök gürlemesi (gök
gürültüsü) meydana gelir.

Bu hâllerin olması bir nizam ve kanun altında
olur ki, o nizam ve o kanunu temsil eden gök
gürlemesi ve ĢimĢek aracılarıdır.

KÜRESEL ISINMAYA BAĞLI KURAKLIKTAN SÖZ
ETMEK HATTA BUNA DAĠR SOMUT VERĠ
BULMAYA ÇALIġMAK BĠLĠMSEL SKANDALDIR

18

• Türkiye son senelerde kuraklık yaĢıyor.
• Kuraklık; dünyada yağıĢlar azaldığından değildir; çünkü
yeryüzüne inen yağıĢ, her sene aynı miktardadır. YağıĢlar yer
değiĢtirmiĢtir.
• Dünyanın bazı bölgelerinin çok yağıĢ aldığını duyarken, bazı
bölgelerinin daha az yağıĢ aldığını görüyoruz. Örneğin; özellikle
Türkiye’de yağıĢlar azaldı, Amerika’da ise arttı.
• Sorun da buradan çıkıyor. Bu sorunu doğuran, insandır. Ġnsanın
canlı–cansız ekosisteme karĢı olumsuz müdahalesi, yağıĢ
dağılımını bozmaktadır.
• Kuraklığın insafımıza ve insanlığımıza olan uyarıcı görevini bir
an önce anlayıp, gerekli çalıĢmaları yaparak bu problemin
üstesinden gelmeliyiz.

SUYUN ĠYONLAġMA DENKLEMĠ VE ON
MĠLYONDA BĠR ORANINDA ĠYONLAġMASININ
FAYDALARI

H
2
O
(s)
⇌ H
+1
(suda)
+ OH
–1
(suda)

• 10 000 000 H
2
O molekülünden 1 tanesi iyonlarına ayrıĢır.
• Hiç ayrıĢmasaydı veya daha fazla oranda ayrıĢsaydı ne olurdu?
• Saf su, çok hassas aletlerle anlaĢılabilecek derecede iletkendir.
• Elektrik kaçağının olduğu, içi su ile dolu bir çamaĢır
makinesinde elimizi suyun içine sokarsak, bize zarar vermez,
ancak elektrik kaçağını anlayabiliriz. H
2
O molekülü iyonlarına hiç
ayrıĢmasaydı, elektrik kaçağını hissedemediğimizden tedbir
alamayacaktık; su, sigorta görevini yapamadığından bir anda
daha büyük zararlar, derecesine göre ortaya çıkacaktı, yaĢam
son bulacaktı.
• Elektrikli aletin içine su kaçarsa kontak yapar. Bu bir sigortadır
ve uyarıdır; tedbirli olmamız, elektrikli aletin tamirini yapmamız
için bir ikazdır; çünkü tedbirsiz ve ihtiyatsız olarak aletin tamiriyle
uğraĢılırsa, elektrik çarparak öldürür. H
2
O molekülü iyonlarına
19

hiç ayrıĢmasaydı, tedbirli olmamız için ikaz meselesi ortadan
kalkacaktı.
• H
2
O molekülü iyonlarına daha fazla ayrıĢsaydı, sayılamayacak
kadar çok arıza ortaya çıkardı. Örneğin; su nötr olmayacaktı,
hem asidik hem de bazik özellikte olduğundan dolayı hayatın
canlılar için devamı mümkün olmayacaktı. Yine elektrikli aletin
içine su kaçtığında, alet kendi kendini durduramayacak, kontak
yapamadan, bir anda büyük ve ölümcül patlamalar, yangınlar
meydana gelecekti.

DOĞAL KĠMYASAL DENGE TEPKĠMELERĠ

ġĠMġEK ÇAKTIĞINDA NADĠREN OLUġAN HNO
3

ĠHMAL EDĠLEBĠLĠRDĠR

• ġimĢek çaktığında nadiren gerekli olan yüksek aktivasyon
enerjisi sağlandığında bile tepkimenin sağa doğru cereyan
yüzdesi çok düĢük olduğundan az miktarda azot oksitleri oluĢur
ve toprağa geçer.
N
2
+ 2,5O
2
+ yüksek sıcaklık ⇌ N
2
O
5
• Azot oksitlerin suyla birleĢmesine ait tepkime da çift yönlü olup
ileri tepkimenin hızı çok yavaĢtır.
N
2
O
5
+ H
2
O ⇌ 2HNO
3

Her ĢimĢek çakıĢında HNO
3
(kezzap) oluĢması için Ģartlar hazır
olduğu hâlde hayat devam etmektedir.
• Bütün yanma tepkimeleri ekzotermik olduğu hâlde azotun
yanması endotermiktir.

EKZOTERMĠK OLDUĞU HÂLDE
GERÇEKLEġMEYEN TEPKĠME (SULARIN
ACILAġMAMASI)

• Havada N
2
ve H
2
bulunduğu ve tepkime ekzotermik olduğu
20

hâlde NH
3
oluĢmaz.
• OluĢsaydı sular acılaĢacaktı; çünkü NH
3
, suları acılaĢtıran bir
maddedir.
N
2
+ 3H
2
⇌ 2NH
3
+ 22 kcal
NH
3
+ H
2
O

⇌ NH
4
OH

OKSĠJENĠN OZONA DÖNÜġMESĠ KĠMYASAL
DENGE TEPKĠMESĠDĠR

• Oksijenin ozona dönüĢmesi (3O
2
⇌ 2O
3
) kimyasal denge
tepkimesidir.
• Ozon tabakası, stratosfer tabakasındadır.
• Yüksek enerjili, zararlı ve tehlikeli ıĢınların aĢağı geçerek
yeryüzüne inmesine stratosfer tabakasındaki ozon vesilesi ile
izin verilmez.
• Ozon, üç atomlu bir oksijen molekülüdür. Bu moleküller güneĢ
ıĢınlarının zararlarını filtre eder.
• Zararlı ultraviyole ıĢınları, oksijenin ozona dönüĢtürülmesinde
kullanılır.
• GüneĢten gelen zararlı ıĢınlar ozon tabakasında yakalanır.
• Böylece gökyüzü, korunmuĢ bir tavan kılınmıĢtır.
• Kimyasal denge tepkimesindeki sağa doğru cereyan yüzdesi
belirlenmiĢtir.
• Yine dengenin sola doğru kayması sonucunda, ozon molekülleri
azalmıĢ olsaydı; ultraviyole ıĢınları rahatça yere inecekti. Bu ise
kanserlilerin sayısında anormal derecede artıĢın olmasını netice
verecekti; çünkü ultraviyole ıĢınları, kısa dalga boylu ve enerjisi
çok yüksek ıĢınlar olduğundan dolayı, canlı bünyesindeki DNA
moleküllerindeki bağları koparıp bozar ve kansere yol açar.
Kimyasal denge insan eli karıĢmadıkça bozulmaz.
• Dengenin sola doğru kayması sonucunda, ozon molekülleri
azalmıĢ olsaydı; ozon tabakası ile filtre edilen bu zararlı ıĢınlar,
filtre edilmeyecekti; yere inseydi yeryüzü daha fazla ısınacaktı.
Yüzyıllardır değiĢmeyen ortalama sıcaklık değerinde de
21

bozulma görülecekti. Ortalama sıcaklığın 10 °C artması bile
insanların ve hayvanların kanını, bitkilerin öz suyunu
kaynatmaya yeterli olacaktı.

YAPAY KĠMYASAL DENGE TEPKĠMELERĠ

SANAYĠDE YAPAY KĠMYASAL DENGE
TEPKĠMELERĠ

• TUZ RUHU ELDE EDĠLMESĠ
H
2(g)
+ Cl
2(g)
⇌ 2HCl
(g)


2HCl
(suda)

• KEZZAP ELDE EDĠLMESĠ: Yüksek sıcaklık ve yüksek basınçta
elde edilir.
N
2(g)
+ 2,5O
2(g)
+ yüksek sıcaklık ⇌ N
2
O
5(g)


N
2
O
5(g)
+ H
2
O
(s)
⇌ 2HNO
3(suda)

• DERĠġĠK AMONYAK ELDE EDĠLMESĠ: Yüksek sıcaklık ve
yüksek basınçta elde edilir.
N
2(g)
+ 3H
2 (g)
⇌ 2NH
3(g)
+ 22 kcal
NH
3(g)
+ H
2
O
(s)
⇌ NH
4
OH
(suda)

• DERĠġĠK SÜLFÜRĠK ASĠT ELDE EDĠLMESĠ: Yüksek sıcaklık ve
yüksek basınçta katalizör kullanarak elde edilir.
2SO
2(g)
+ O
2(g)
⇌ 2SO
3(g)
+ ısı
SO
3(g)
+ H
2
O
(s)
⇌ H
2
SO
4(suda)

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->