P. 1
KİMYASAL BAĞLAR

KİMYASAL BAĞLAR

5.0

|Views: 3,739|Likes:
Yayınlayan: Kimya Bilimi
KİMYASAL BAĞLAR

1- MOLEKÜL İÇİ BAĞLAR
2- MOLEKÜLLER ARASI BAĞLAR

1- MOLEKÜL İÇİ KİMYASAL BAĞLAR

A- İYONİK BAĞ

İYONİK BİLEŞİKLERİN ÖZELLİKLERİ

B- KOVALENT BAĞ

APOLAR KOVALENT BAĞ

POLAR KOVALENT BAĞ

PERYODİK CETVELDEKİ II. PERİYOT ELEMENTLERİNİN HİDROJENLE YAPTIĞI BAĞLAR VE MOLEKÜL ŞEKİLLERİ

1A grubu
2A grubu
3A grubu
4A grubu
5A grubu
6A grubu
7A grubu
8A grubu

KARBONUN BAĞ YAPILARI

CH4 MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI

C2H4 MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI

C2H2 MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI

2- MOLEKÜLLER ARASI BAĞLAR

A) AĞ ÖRGÜSÜ

B) İYONİK KATILARDA BAĞLAR

C) METAL BAĞI

D) DİPOL - DİPOL BAĞI

E) HİDROJEN BAĞI

F) VAN DER WAALS ÇEKİMLERİ

Kimyasal bağların tamamı, zıt değerlerin birbirini çekmesidir. Her zıt değerin birbirini çekmesi, kimyasal bağ adını almaz.

NE KADAR ŞEY VARSA HEPSİ DE ÇİFT OLARAK (ZIT KUTUPLU, BAŞKA BİR İFADEYLE POZİTİF VE NEGATİF) VAR EDİLMİŞTİR. FARKLI YÜKLER BİRBİRİNİ ÇEKER. BU ÇEKİMİN BİR KISMI KİMYASAL BAĞDIR.

MİKRO ALEMDEKİ TANECİKLER

Kimyanın çoğu olayı maddenin tanecikli yapısıyla açıklanır.

Atom
Molekül
İyon
Formül-birim
Proton
Nötron
Elektron
Atom-altı diğer tanecikler

POLARLIK

MADDENİN TANECİKLİ YAPISI VE KİMYASAL BAĞLAR

POLAR MOLEKÜLLERİN HEPSİNDE BULUNAN MOLEKÜLLER ARASI KİMYASAL BAĞ: DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

YAĞMUR TANECİKLERİNDE DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

METAL KRİSTALLERİ

METAL BAĞI KUSURU

METAL BAĞI KUSURUNUN NE GİBİ FAYDALARI VARDIR?

METALİN ATOMLARI KUSURSUZ DİZİLSEYDİ NE OLURDU?

İYİ NİYET, OLUMLU DÜŞÜNCE VE GÜZEL GÖRÜŞ ÖYLE BİR KİMYADIR Kİ; KÖMÜRÜ ELMAS, TOPRAĞI ALTIN YAPAR

TANECİKLER ARASI BAĞ, MADDENİN HÂL DEĞİŞTİRMESİNDE VEYA ALLOTROPTA ETKİLİ OLDUĞU HÂLDE NİÇİN FİZİKSEL BAĞ DEĞİL DE KİMYASAL BAĞ DENMİŞTİR?

BUZDA H20(k) MOLEKÜLLERİ ARASINDA KOVALENT KRİSTAL ÖRGÜ BAĞI

SU, BUZ HÂLİNDEYKEN H2O(k) MOLEKÜLLERİ NEREDEYSE HAREKETSİZDİR VE SU MOLEKÜLLERİNE KIYASLA BUZ MOLEKÜLÜNDE, MOLEKÜLLER ARASI MESAFE FAZLADIR

TANECİKLER ARASI KİMYASAL BAĞLA İLGİLİ SORULAR

KİMYASAL BAĞLARIN BAĞIL NİCEL KUVVETLİLİK DERECESİ

HEM TANECİK İÇİ HEM DE TANECİKLER ARASI AYNI CİNS KİMYASAL BAĞ İÇEREN FARKLI MADDELERDE KİMYASAL BAĞIN KUVVETLİLİK DERECESİ FARKLI FARKLIDIR

20 KİLOGRAMI KALDIRAN 2 KİLOGRAMI VE 0,1 KİLOGRAMI DA KALDIRIR

KİMYASAL BAĞDAN YARARLANARAK BİLEŞİKLERİN KAYNAMA NOKTASININ SIRALANIŞI

YALNIZ LONDON KUVVETLERİ İÇEREN MOLEKÜLLERİN KAYNAMA NOKTALARININ KENDİ ARALARINDA SIRALANIŞI

HÂL DEĞİŞTİRME ANINDA KIRILAN KİMYASAL BAĞIN CİNSİ, İYONİK BİLEŞİKLERDE VE KOVALENT BİLEŞİKLERDE FARKLIDIR

MİKRO ALEMDE KİMYASAL BAĞ DIŞINDAKİ ÇEKİMLER

NORMO ALEM VE MAKRO ALEMDE GÖRÜLEN ÇEKİMLER

EVRENİN SİNESİNDEKİ CİDDİ VE HAKİKİ AŞKIN BİR ÇEŞİDİ KİMYASAL BAĞLAR (KİMYASAL BAĞLARIN FARKLI BAKIŞ AÇISIYLA OKUNMASI)

CANLILARDAKİ MUHABBET TANECİKLER ARASINDAKİ KİMYASAL BAĞDIR

ZITLIK VEYA ZAYIFLARIN BİRLEŞMESİNDEKİ KUVVET

KRİSTAL ÇEŞİTLERİ

İYONİK KRİSTALLER

METAL KRİSTALLERİ

YARI METAL KRİSTALLERİ

AMETAL KRİSTALLERİ

MOLEKÜL KRİSTALLER

ALLOTROPUN GÖRÜLDÜĞÜ ELEMENTLER VE ÖNEMİ

ELEMENTEL KIYMETLİ TAŞLAR C (KARBON) VE Si (SİLİSYUM) OLMAK ÜZERE İKİ ÇEŞİTTİR

İYONİK BİLEŞİKLERDEKİ KRİSTAL SUYU NASIL OLUYOR DA TOZ HÂLDEKİ MADDEYİ ODA SICAKLIĞINDA ISLATMIYOR VE KRİSTAL YAPI BOZULMUYOR?

H2O’DA ÖZEL OLARAK BULUNAN KİMYASAL BAĞ: HİDROJEN BAĞI

HİDROJENİN VI A GRUBU ELEMENTLERİ İLE YAPTIĞI BİLEŞİKLERİN FORMÜLÜ, KAYNAMA NOKTASI VE MOLEKÜL KÜTLESİ
POLARLIK

POLAR MOLEKÜLLERİN HEPSİNDE BULUNAN MOLEKÜLLER ARASI KİMYASAL BAĞ: DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

YAĞMUR TANECİKLERİNDE DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

MİKRO ALEMDE KİMYASAL BAĞ DIŞINDAKİ ÇEKİMLER

NORMO ALEM VE MAKRO ALEMDE GÖRÜLEN ÇEKİMLER

EVRENİN SİNESİNDEKİ CİDDİ VE HAKİKİ AŞKIN BİR ÇEŞİDİ: KİMYASAL BAĞLAR
KİMYASAL BAĞLAR

1- MOLEKÜL İÇİ BAĞLAR
2- MOLEKÜLLER ARASI BAĞLAR

1- MOLEKÜL İÇİ KİMYASAL BAĞLAR

A- İYONİK BAĞ

İYONİK BİLEŞİKLERİN ÖZELLİKLERİ

B- KOVALENT BAĞ

APOLAR KOVALENT BAĞ

POLAR KOVALENT BAĞ

PERYODİK CETVELDEKİ II. PERİYOT ELEMENTLERİNİN HİDROJENLE YAPTIĞI BAĞLAR VE MOLEKÜL ŞEKİLLERİ

1A grubu
2A grubu
3A grubu
4A grubu
5A grubu
6A grubu
7A grubu
8A grubu

KARBONUN BAĞ YAPILARI

CH4 MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI

C2H4 MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI

C2H2 MOLEKÜLÜNÜN BAĞ YAPISI

2- MOLEKÜLLER ARASI BAĞLAR

A) AĞ ÖRGÜSÜ

B) İYONİK KATILARDA BAĞLAR

C) METAL BAĞI

D) DİPOL - DİPOL BAĞI

E) HİDROJEN BAĞI

F) VAN DER WAALS ÇEKİMLERİ

Kimyasal bağların tamamı, zıt değerlerin birbirini çekmesidir. Her zıt değerin birbirini çekmesi, kimyasal bağ adını almaz.

NE KADAR ŞEY VARSA HEPSİ DE ÇİFT OLARAK (ZIT KUTUPLU, BAŞKA BİR İFADEYLE POZİTİF VE NEGATİF) VAR EDİLMİŞTİR. FARKLI YÜKLER BİRBİRİNİ ÇEKER. BU ÇEKİMİN BİR KISMI KİMYASAL BAĞDIR.

MİKRO ALEMDEKİ TANECİKLER

Kimyanın çoğu olayı maddenin tanecikli yapısıyla açıklanır.

Atom
Molekül
İyon
Formül-birim
Proton
Nötron
Elektron
Atom-altı diğer tanecikler

POLARLIK

MADDENİN TANECİKLİ YAPISI VE KİMYASAL BAĞLAR

POLAR MOLEKÜLLERİN HEPSİNDE BULUNAN MOLEKÜLLER ARASI KİMYASAL BAĞ: DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

YAĞMUR TANECİKLERİNDE DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

METAL KRİSTALLERİ

METAL BAĞI KUSURU

METAL BAĞI KUSURUNUN NE GİBİ FAYDALARI VARDIR?

METALİN ATOMLARI KUSURSUZ DİZİLSEYDİ NE OLURDU?

İYİ NİYET, OLUMLU DÜŞÜNCE VE GÜZEL GÖRÜŞ ÖYLE BİR KİMYADIR Kİ; KÖMÜRÜ ELMAS, TOPRAĞI ALTIN YAPAR

TANECİKLER ARASI BAĞ, MADDENİN HÂL DEĞİŞTİRMESİNDE VEYA ALLOTROPTA ETKİLİ OLDUĞU HÂLDE NİÇİN FİZİKSEL BAĞ DEĞİL DE KİMYASAL BAĞ DENMİŞTİR?

BUZDA H20(k) MOLEKÜLLERİ ARASINDA KOVALENT KRİSTAL ÖRGÜ BAĞI

SU, BUZ HÂLİNDEYKEN H2O(k) MOLEKÜLLERİ NEREDEYSE HAREKETSİZDİR VE SU MOLEKÜLLERİNE KIYASLA BUZ MOLEKÜLÜNDE, MOLEKÜLLER ARASI MESAFE FAZLADIR

TANECİKLER ARASI KİMYASAL BAĞLA İLGİLİ SORULAR

KİMYASAL BAĞLARIN BAĞIL NİCEL KUVVETLİLİK DERECESİ

HEM TANECİK İÇİ HEM DE TANECİKLER ARASI AYNI CİNS KİMYASAL BAĞ İÇEREN FARKLI MADDELERDE KİMYASAL BAĞIN KUVVETLİLİK DERECESİ FARKLI FARKLIDIR

20 KİLOGRAMI KALDIRAN 2 KİLOGRAMI VE 0,1 KİLOGRAMI DA KALDIRIR

KİMYASAL BAĞDAN YARARLANARAK BİLEŞİKLERİN KAYNAMA NOKTASININ SIRALANIŞI

YALNIZ LONDON KUVVETLERİ İÇEREN MOLEKÜLLERİN KAYNAMA NOKTALARININ KENDİ ARALARINDA SIRALANIŞI

HÂL DEĞİŞTİRME ANINDA KIRILAN KİMYASAL BAĞIN CİNSİ, İYONİK BİLEŞİKLERDE VE KOVALENT BİLEŞİKLERDE FARKLIDIR

MİKRO ALEMDE KİMYASAL BAĞ DIŞINDAKİ ÇEKİMLER

NORMO ALEM VE MAKRO ALEMDE GÖRÜLEN ÇEKİMLER

EVRENİN SİNESİNDEKİ CİDDİ VE HAKİKİ AŞKIN BİR ÇEŞİDİ KİMYASAL BAĞLAR (KİMYASAL BAĞLARIN FARKLI BAKIŞ AÇISIYLA OKUNMASI)

CANLILARDAKİ MUHABBET TANECİKLER ARASINDAKİ KİMYASAL BAĞDIR

ZITLIK VEYA ZAYIFLARIN BİRLEŞMESİNDEKİ KUVVET

KRİSTAL ÇEŞİTLERİ

İYONİK KRİSTALLER

METAL KRİSTALLERİ

YARI METAL KRİSTALLERİ

AMETAL KRİSTALLERİ

MOLEKÜL KRİSTALLER

ALLOTROPUN GÖRÜLDÜĞÜ ELEMENTLER VE ÖNEMİ

ELEMENTEL KIYMETLİ TAŞLAR C (KARBON) VE Si (SİLİSYUM) OLMAK ÜZERE İKİ ÇEŞİTTİR

İYONİK BİLEŞİKLERDEKİ KRİSTAL SUYU NASIL OLUYOR DA TOZ HÂLDEKİ MADDEYİ ODA SICAKLIĞINDA ISLATMIYOR VE KRİSTAL YAPI BOZULMUYOR?

H2O’DA ÖZEL OLARAK BULUNAN KİMYASAL BAĞ: HİDROJEN BAĞI

HİDROJENİN VI A GRUBU ELEMENTLERİ İLE YAPTIĞI BİLEŞİKLERİN FORMÜLÜ, KAYNAMA NOKTASI VE MOLEKÜL KÜTLESİ
POLARLIK

POLAR MOLEKÜLLERİN HEPSİNDE BULUNAN MOLEKÜLLER ARASI KİMYASAL BAĞ: DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

YAĞMUR TANECİKLERİNDE DİPOL-DİPOL KUVVETLERİ

MİKRO ALEMDE KİMYASAL BAĞ DIŞINDAKİ ÇEKİMLER

NORMO ALEM VE MAKRO ALEMDE GÖRÜLEN ÇEKİMLER

EVRENİN SİNESİNDEKİ CİDDİ VE HAKİKİ AŞKIN BİR ÇEŞİDİ: KİMYASAL BAĞLAR

More info:

Categories:Types, Research, Science
Published by: Kimya Bilimi on Jan 11, 2009
Telif Hakkı:Attribution

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOCX, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/03/2014

pdf

text

original

1

KĠMYASAL BAĞLAR
• Ġki ya da daha fazla atom arasında elektron alıĢ veriĢi veya
elektronların ortak kullanılmasıyla oluĢan bağlar, kimyasal
bağlardır.
• Bir kimyasal bağ oluĢurken ısı açığa çıkar.
• OluĢan bu kimyasal bağın kırılması için de aynı miktar enerji
gerekir.
• Bu enerjiye kimyasal bağ enerjisi denir.
• Bir moleküldeki kimyasal bağ enerjisinin toplamı ne kadar
büyükse molekül o kadar kararlıdır.

• Kimyasal bağlar iki gruba iki farklı Ģekilde ayrılarak incelenebilir:
• BĠRĠNCĠ SINIFLENDIRMA
TANECĠK ĠÇĠ KĠMYASAL BAĞLAR
TANECĠK ARASI KĠMYASAL BAĞLAR
• ĠKĠNCĠ SINIFLANDIRMA
Güçlü EtkileĢimler
Zayıf EtkileĢimler

TANECĠK ĠÇĠ KĠMYASAL BAĞLAR

• ĠYONĠK BAĞ: Ġyonik bağ anyonlarla katyonlar arasında
meydana gelir. Genelde metal atomu son yörünge elektronlarını
vererek katyon, bunu alan ametal atomu da anyon oluĢturur. Bu
iyonlar bir kristal yapı oluĢturmak üzere elektriksel çekim kuvveti
ile birbirlerini çekerler. Bu etkileĢimden iyonik bağ oluĢur.

ĠYONĠK BĠLEġĠKLERĠN ÖZELLĠKLERĠ

• Ġyonik bileĢikler kristal yapıda bulunurlar.
• Ġyonik bileĢikler katı hâlde elektrik akımını iletmezler. Sulu
çözeltileri ve sıvı hâlleri, elektrik akımını iletir.
2

• Kristalleri saydamdır.
• En kararlı iyonik bileĢikler iyonlaĢma enerjisi düĢük element ile
elektron ilgisi yüksek elementler arasında oluĢur.
• Aktif bir metal ile aktif bir ametal arasında oluĢan bileĢik kuvvetli
iyonik karakter gösterir.

KOORDĠNASAYON SAYISI

• En yakın komĢu iyon sayısıdır.
• ġöyle yazılır:
• NaCl: (6 : 6)
• Birinci rakam katyon için, ikinci rakam ise anyon içindir.
• NaCl’nin koordinasyon sayısı 6’dır.

BĠRĠM HÜCRE (TEKRARLANAN BĠRĠM)

• NaCl’de birim hücrede 4Na
+
ve 4Cl

görülür.

• KOVALENT BAĞ: Kovalent bağ, elektron çiftinin atomlar
arasında ortaklaĢa kullanılmasıyla oluĢur. Burada ortaklaĢa
kullanılan elektronlarla, pozitif atom çekirdekleri arasındaki
çekme kuvveti etkisiyle kimyasal bağ oluĢur. Ametal atomunun
son yörüngesinde kaç tane yarı dolu orbital varsa o kadar
kovalent bağ oluĢturur. Bazen de atomun son yörüngesinde
ortaklanmamıĢ olan elektronlar uyarılarak yarı dolu orbitaller
oluĢturulur ve atom daha fazla kimyasal bağ yapabilecek hâle
gelir.

APOLAR KOVALENT BAĞ

• Aynı cins ametal atomları arasında olan kovalent bağlardır. Bu
kimyasal bağlarda yük dağılımı simetrik olduğu için kutupsuzdur.
3

• Örnek olarak iki hidrojen atomu arasında oluĢan kimyasal bağı
inceleyelim: Her bir hidrojen atomu 1s orbitalinde 1 elektrona
sahiptir. Bu birer elektronun ortaklaĢa kullanılmasıyla hidrojen
atomları arasında bir kimyasal bağ meydana gelir. OluĢan
molekül H
2
molekülüdür.
• Hidrojen molekülü; H..H veya H–H Ģeklinde gösterilir. Birincisi
elektron nokta yapısı (Lewis yapısı), ikincisi ise açık formüldür.
• Molekül Ģekli doğrusaldır. Moleküldeki H atomlarının elektronları
çekme yetenekleri aynı olduğundan molekül apolar olur.
• O
2
, F
2
, Cl
2
, Br
2
, I
2
ve N
2
moleküllerinde de apolar kovalent bağ
vardır.

POLAR KOVALENT BAĞ

• Farklı cinste ametal atomları arasında oluĢan kovalent bağlardır.
• Bu tür kimyasal bağlarda elektron yük yoğunluğu elektron
severliği fazla olan atoma daha yakın olduğundan kimyasal
bağda kutuplaĢma meydana gelir.
• Ġki ametal atomu arasında kovalent bağ varsa, bu iki atomun
elektron çekme yetenekleri arasındaki fark ne kadar büyükse,
kimyasal bağ da o kadar polar olur.
• HF, HCI, CO, NO molekülleri arasındaki kovalent bağlar
polardır.
• Örnek olarak HF molekülündeki kimyasal bağı inceleyelim:
Florun 2 p’deki yarı dolu orbitali ile hidrojenin 1 s’deki yarı dolu
orbitali arasında bir kovalent bağ oluĢur. Florun elektron
severliği hidrojenden fazla olduğundan ortaklaĢa kullanılan
elektronları kendisine daha fazla çekeceğinden kısmi negatif
yükle, hidrojen de kısmi pozitif yükle yüklenir.
• Kimyasal bağda kutuplanma meydana gelir.
• OluĢan HF bileĢiğidir.
• Açık formül H–F Ģeklinde gösterilir.
• Molekül doğrusaldır.

4

PERYODĠK CETVELDEKĠ II. PERĠYOT
ELEMENTLERĠNĠN HĠDROJENLE YAPTIĞI
KĠMYASAL BAĞLAR VE MOLEKÜL
ġEKĠLLERĠ

• Periyodik cetveldeki II. periyottaki elementler Li, Be, B, C, N, O,
F ve Ne’dur. Bunların hidrojenle oluĢturdukları molekülün Ģeklini,
kimyasal bağın polarlığını ve molekülün polarlığını inceleyelim:
• Hidrojenin; 1 elektronu ve 1 yarı dolu orbitali vardır ve 1 tane
kimyasal bağ yapabilir.

1A grubu

• Lityumun elektronlarının diziliĢi
3
Li:1s
2
2s
1
Ģeklinde olup 1 tane
yarı dolu orbitali vardır. 1 tane kimyasal bağ yapar. LiH bileĢiği
oluĢur.
• Molekülün elektron nokta yapısı Li..H Ģeklindedir. Li—H Ģeklinde
de gösterilir.
• Molekülün geometrisi doğrusaldır.
• Hidrojenin elektron severliği Li’dan fazla olmasından dolayı
molekül polardır.

2A grubu

• Berilyumun elektronlarının diziliĢi
4
Be: 1s
2
2s
2
Ģeklindedir.
Berilyumun 2s orbitali enerji düzeyi ile 2p orbitali enerji
düzeyinin birbirine çok yakın olmasından dolayı 2s orbitalindeki
elektronlardan biri 2p
x
orbitali enerji düzeyine uyarılır. Böylece 2
tane yarı dolu orbital oluĢur.
• Yani
4
Be: 1s
2
2s
1
2p
x
1
2p
y
1
2p
z
0
Ģeklinde olmak üzere s ve p
orbitallerinden farklı iki tane sp orbitali meydana gelir.
• Bunlara hibrit orbitalleri, olaya da hibritleĢme (melezleĢme)
denir.
5

• Be. + 2H. → H..Be..H elektron nokta yapısının oluĢumudur.
• H — Be — H açık formüldür.
• BeH
2
molekül formülüdür.
• Berilyumun 2 tane sp orbitali ile iki tane hidrojenin s orbitallerinin
giriĢiminden sigma bağları oluĢur. OluĢan kimyasal bağlar
polardır.
• BeH
2
molekülü doğrusaldır. BeH
2
molekülündeki sp hibrit
orbitallerinin özdeĢ olmasından ve bir doğru boyunca
berilyumun iki tarafında aynı elektron severliğe sahip iki tane
hidrojen atomunun bulunmasından molekül apolar özellik
gösterir.

3A grubu

• Borun elektron diziliĢi
5
B: 1s
2
2s
2
2p
1
Ģeklindedir. 2s orbitalindeki
1 elektron, 2p orbitaline uyarılır. UyarılmıĢ hâlin elektron diziliĢi
5
B: 1s
2
2s
1
2p
x
1
2p
y
1
2p
z
0
Ģeklindedir.
• Böylece 3 tane sp
2
hibrit orbitalleri oluĢur. Bu 3 tane sp
2
hibrit
orbitalleri ile 3 tane hidrojenin s orbitallerinin giriĢiminden 3 tane
sigma bağı oluĢur.
• BH
3
molekülünün Ģekli düzlem üçgendir.
• Kimyasal bağ açısı 120°’dir.
• Kimyasal bağlar polardır.
• BH
3
molekülü apolardır.

4A grubu

• Karbonun elektron diziliĢi
6
C: 1s
2
2s
2
2p
2
Ģeklindedir.
6
C: 1s
2
2s
2
2p
x
1
2p
y
1
2p
z
0
Ģeklinde de gösterilebilir.
• 2s’deki 1elektron 2p
z
orbitaline uyarılır.
• Böylece
6
C: 1s
2
2s
1
2p
x
1
2p
y
1
2p
z
1
olur.
• Bu orbitaller kendi aralarında melezleĢir (hibritleĢir). Böylece 4
tane sp
3
hibrit orbitali oluĢur. 4 tane hidrojenin s orbitali ile 4
tane sp
3
orbitalinin giriĢiminden 4 tane sigma bağı oluĢur.
• CH
4
molekülü meydana gelmiĢtir.
6

• Molekül Ģekli düzgün dörtyüzlüdür.
• Hidrojen atomları düzgün dörtyüzlünün köĢelerine yerleĢmiĢtir.
• H—C—H açısı 109,5 derecedir.
• Molekül apolardır.

5A grubu

• Azotun elektron diziliĢi
7
N: 1s
2
2s
2
2p
3
Ģeklindedir.
• 3 tane p orbitallerindeki birer elektron hidrojenin s orbitalindeki
elektronlarla 3 tane sigma bağı oluĢturur.
• Azotun 2s orbitalindeki elektron çifti bağ yapımına katılmaz.
• NH
3
molekülü oluĢur.
• Molekül üçgen piramit Ģeklindedir.
• N—H kimyasal bağları polardır.
• Azotun elektron severliği hidrojenden büyük olduğundan azot
kısmen negatif, hidrojenler kısmen pozitif yüklüdür.
• Molekül polardır.

6A grubu

• Oksijenin elektron diziliĢi
8
O: 1s
2
2s
2
2p
4
Ģeklindedir.
• 2p orbitallerinde 2 tane yarı dolu orbital bulunduğundan 2 tane
kimyasal bağ yapar.
• Oksijenin p orbitalleri ile 2 tane hidrojenin s orbitalleri arasında 2
tane sigma bağı oluĢur.
• Oksijenin kimyasal bağ yapmamıĢ elektronlarından dolayı
molekül kırık doğrudur.
• Kimyasal bağ açısı 104,5 derecedir.
• Molekül polardır.

7A grubu

• Florun elektron diziliĢi
9
F: 1s
2
2s
2
2p
5
Ģeklindedir.
• 1 tane yarı dolu orbitali vardır.
• 1 tane kimyasal bağ yapar.
7

• Hidrojenle HF molekülünü oluĢturur.
• H..F veya H—F Ģeklinde gösterilir.
• Molekül doğrusaldır.
• Moleküldeki vektörel kuvvetlerin farklı olmasından dolayı
molekül polardır.

8A grubu

• Neonun elektron diziliĢi
10
Ne: 1s
2
2s
2
2p
6
Ģeklindedir.
• Bütün değerlik orbitalleri doludur.
• Yarı dolu orbitali bulunmadığından Ne bileĢik oluĢturamaz.

KARBONUN KĠMYASAL BAĞ YAPILARI

CH
4
MOLEKÜLÜNÜN KĠMYASAL BAĞ YAPISI

• Karbonun elektron diziliĢi
6
C: 1s
2
2s
2
2p
2
Ģeklindedir.
6
C: 1s
2
2s
2
2p
x
1
2p
y
1
2p
z
0
Ģeklinde de gösterilebilir.
• 2s’deki 1elektron 2p
z
orbitaline uyarılır.
• Böylece
6
C: 1s
2
2s
1
2p
x
1
2p
y
1
2p
z
1
olur.
• Bu orbitallerden s ve p’nin enerjileri birbirinden farklıdır.
Dolayısıyla bu orbitallerin oluĢturacağı kimyasal bağların
enerjileri de farklı olmalıdır.
• Ancak yapılan deneylerde CH
4
molekülündeki tüm kimyasal
bağların enerjilerinin eĢit olduğu bulunmuĢtur. Ayrıca bu
kimyasal bağların enerjileri hem s orbitali ile yapılan hem de p
orbitali ile yapılan kimyasal bağlarınkinden farklıdır. Her ikisinin
arasında bir değerdir. Bu durumda s orbitalinin enerjisinin
arttırılıp, p orbitallerinin enerjilerinin azaltılıp ortak bir enerjide bu
4 orbitalin melezleĢtiği kabul edilir. Bu olaya melezleĢme
(hibritleĢme) adı verilir.
• Böylece 4 tane sp
3
(1 tane s 3 tane p orbitalinin hibritleĢtirildiğini
anlatır.) hibrit orbitali oluĢur. Hidrojenin 4 tane s orbitali ile
karbonun 4 tane sp
3
orbitalinin giriĢiminden 4 tane sigma bağı
oluĢur.
8

• Böylece CH
4
molekülü meydana gelir.
• Molekül Ģekli düzgün dörtyüzlüdür.
• Molekül simetrik (vektörel kuvvetler birbirini sıfırlar) olduğundan
apolardır.
• Hidrojen atomları düzgün dörtyüzlünün köĢelerine yerleĢmiĢtir.
H—C—H açısı 109,5 derecedir.

C
2
H
4
MOLEKÜLÜNÜN KĠMYASAL BAĞ YAPISI

• Karbonun 2s orbitali ile 2 tane p orbitali hibritleĢerek üç tane
özdeĢ sp
2
orbitali oluĢturur. Bu sp
2
orbitalleri aynı düzlemde
bulunup aradaki açı 120 derecedir. HibritleĢmeye katılmamıĢ
diğer p orbitali sp
2
hibrit orbitallerinden farklıdır. Bu orbital pi
bağlarının oluĢumunda kullanılır.

C
2
H
2
MOLEKÜLÜNÜN KĠMYASAL BAĞ YAPISI

• Karbon atomunda 1 tane 2s orbitali ile 1 tane 2p orbitali
hibritleĢerek iki tane sp orbitalini meydana getirir. Diğer iki tane
p orbitali hibritleĢmeye katılmaz. HibritleĢmeye katılmayan bu p
orbitalleri iki tane pi bağını oluĢturur. Asetilenin molekülü
doğrusal olup apolardır.
• C’lar arasındaki 3 kimyasal bağın 1 tanesi sigma diğer 2’si pi
bağıdır. C – H bağları sigma bağıdır.

TANECĠKLER ARASI KĠMYASAL BAĞLAR

• Tanecikler arası kimyasal bağ; hem moleküller arasında hem de
atomlar arasında olabilir.
• Maddeler gaz hâlinde iken moleküller hemen hemen birbirinden
bağımsız hareket ederler ve moleküller arasındaki itme ve
çekme kuvveti yok denecek kadar azdır.
• Maddeler sıvı hâle getirildiklerinde ya da katı hâlde
bulunduklarında moleküller birbirlerine yaklaĢacağından
moleküller arasında bir itme ve çekme kuvveti oluĢacaktır.
9

• Bu etkileĢmeye moleküller arası kimyasal bağ denir.
• Maddelerin erime ve kaynama noktalarının yüksek ya da düĢük
olması molekül arasında oluĢan kimyasal bağların kuvvetiyle
iliĢkilidir.

A) AĞ ÖRGÜSÜ BAĞI

• Ağ örgülü kovalent katılar genellikle karbon elementinin
allotroplarında görülen kimyasal bağ türüdür. Karbonun grafit ve
elmas yapısı buna örnektir. Elmas, karbon atomunun sp
3
hibrit
orbitali yapmasıyla oluĢturduğu durumdur. Bir zincir oluĢturacak
Ģekilde ağ örgüsüne sahiptir. C atomları arasında sigma bağları
mevcuttur.
• Elmas elektrik akımını iletmez. Karbonun sp
2
hibrit obitali ile
oluĢturduğu allotropik yapısı ise grafittir. Az da olsa elektrik
akımını iletir. Ağ örgüsü içeren maddelerin erime ve kaynama
noktaları genellikle çok yüksektir.

B) ĠYONĠK KATILARDA KĠMYASAL
BAĞLAR

• Ġyonik bağlı bileĢikler oda koĢullarında katı hâlde bulunurlar.
Ġyonik bağlı bileĢiklerde (+) ve (–) yüklü iyonlar birbirlerine çok
yakın bir Ģekilde bulunurlar. Ġyonların hareket kabiliyeti
olmadığından katı hâlde elektriği iletmezler, iyonik katı sıvı hâle
getirilirse ya da suda çözülürse iyonlar hareket edebilir hâle gelir
ki elektriği iletirler. Bu katılar kırılgan yapıdadır ve kristal yapıları
vardır.

C) METAL BAĞI (METALĠK BAĞ)

• Metallerin az sayıdaki değerlik elektronları boĢ değerlik
10

orbitallerinde devamlı olarak her yönde hareket ederler.
• Bu özelliği ile elektron bir atoma değil metalin bütününe ait olur.
• Böylece pozitif ile negatif çekiminden oluĢan kararlı bir yapı
meydana gelir.
• Birden fazla çekirdek etrafında hareket eden bu değerlik
elektronlarının oluĢturdukları bu kimyasal bağa metalik bağ
denir.
• Bu tür kimyasal bağ bulunduran katılar da metalik katılardır.
• Kovalent bağda her bir atom belirli sayıda kimyasal bağ yapmak
zorundadır. Metalik bağda ise değerlik elektronları kristal
içerisinde hareketinden dolayı atoma değil, kristalin bütününe ait
olur. Bu durum metalik bağın kovalent bağdan farklı olmasına
yol açar. Metaller, değerlik elektronlarının oynaklığından dolayı
ısı ve elektrik akımı iletkenliği, Ģekil verilebilme gibi özelliklere
sahip olurlar.

D) DĠPOL – DĠPOL BAĞI

• Polar moleküller arasında oluĢan kimyasal bağlardır.
• Bir molekülün (–) kutbu diğer molekülün (+) kutbuna doğru
yönelir. Böylece moleküller arasında bir çekim meydana gelir.
• Bu Ģekilde oluĢan kimyasal bağlar dipol–dipol bağlarıdır.
• Örneğin; HCl, NH
3
, H
2
O, CO, NO vb. polar moleküllerde bu
kimyasal bağ vardır.

E) HĠDROJEN BAĞI

• HF, NH
3
, H
2
O gibi hidrojenin en aktif üç ametal (F, O, N) ile
oluĢturduğu bileĢiklerin molekülleri arasında görülen bir
kimyasal bağ türüdür.
• Kuvvetli dipol dipol bağları olarak da düĢünülebilir. Bir molekülün
negatif ucu (elektron çifti) ile diğer bir molekülün hidrojeninin
etkileĢiminden hidrojen bağı oluĢur.
11

• Hidrojen bağının varlığı; bileĢiğin erime noktası, kaynama
noktası, yoğunluk ve viskozitesinin artmasına sebep olur.


F) VAN DER WAALS ÇEKĠMLERĠ

• Soy gaz (He, Ne, Ar, Kr, Xe, Rn) atomları arasında ve apolar
yapılı kovalent bağlı moleküller (H
2
, N
2
, O
2
, Cl
2
, P
4
, CH
4
, CO
2
)
arasında bulunan tanecikler arası çekim Van der Waals
çekimidir.
• Van der Waals çekimi molekülün Ģekline ve büyüklüğüne
bağlıdır.
• Molekülün büyüklüğü ve elektron sayısının artmasıyla Van der
Waals çekimleri de artar. Bunun sonucu olarak molekülün erime
noktası ve kaynama noktası artar.
• Halojenlerde F
2
, Cl
2
, Br
2
, I
2
sırasında Van der Waals çekimleri
artarken erime ve kaynama noktası da artar.
• Soy gazlarda He, Ne, Ar, Kr, Xe, Rn sırasında erime ve
kaynama noktası artar.

ZAYIF ETKĠLEġĠMDE ĠKĠ FARKLI
SINIFLANDIRMA

• YABANCI KAYNAKLARDAKĠ SINIFLANDIRMA: Zayıf
etkileĢimlerin tamamına Van der Waals bağı adı verilir. Van der
Waals bağını; hidrojen bağı, dipol–dipol etkileĢimi ve London
kuvvetleri olmak üzere üçe ayırır.
• YERLĠ KAYNAKLARDAKĠ SINIFLANDIRMA: Van der waals
bağı ile London kuvvetlerini aynı kimyasal bağ olarak kabul
eder.

Kimyasal bağların tamamı, zıt değerlerin birbirini
çekmesidir. Her zıt değerin birbirini çekmesi,
kimyasal bağ adını almaz.
12


NE KADAR ġEY VARSA HEPSĠ DE ÇĠFT OLARAK
(ZIT KUTUPLU, BAġKA BĠR ĠFADEYLE POZĠTĠF VE
NEGATĠF) VAR EDĠLMĠġTĠR.

FARKLI YÜKLER BĠRBĠRĠNĠ ÇEKER.
BU ÇEKĠMĠN BĠR KISMI KĠMYASAL BAĞDIR.

HER BĠR TANECĠĞĠN YA POZĠTĠF (+) YA DA
NEGATĠF (–) OLMASI

• SORU: Her bir taneciğin + veya – olmasına ―Küçük Ģeylerle
uğraĢıyor.‖ diyebilir misiniz?

• CEVAP: UğraĢmasaydı eksiklik olurdu. Kıyamet kopardı. Bir tek
zerre bile; güneĢin ısı, ıĢık ve yedi renginden ayrı kalırsa güneĢe
noksanlık olurdu.

MĠKRO ÂLEMDEKĠ TANECĠKLER

Kimyanın çoğu olayı maddenin tanecikli yapısıyla açıklanır.

• Atom
• Molekül
• Ġyon
• Formül–birim
• Proton
• Nötron
• Elektron
• Atom–altı diğer tanecikler

13

POLARLIK

• Polar madde, kutuplu madde demektir.
• Kutuplu madde, hem pozitif hem de negatif yük içerir.
• Kimyasal bağın polarlığı baĢkadır, bileĢiğin polarlığı baĢkadır.
• Kimyasal bağın polarlığı: Polar kovalent bağın diğer adı polar
bağ, apolar kovalent bağın diğer adı ise apolar bağdır.
• BileĢiğin polarlığı: Ġyonik bileĢiklerin tamamı polardır. Apolar
kovalent bağlı bileĢikler, apolardır (polar değildir). Polar kovalent
bağlı bileĢiklerin bir kısmı polardır, diğer bir kısmı ise apolardır.
• Polar kovalent bağlı bileĢikler, farklı ametal atomlarından
oluĢmuĢtur. Yapılarında pozitif ve negatif zıt iki kutup vardır. Bu
durum molekülün polar olabilmesi için yeterli değildir.
• Polar kovalent bağlı bileĢiklerin, polar olup olmaması molekülün
geometrisine bağlıdır.
• Ġyonik bileĢiklerde geometri söz konusu değildir.
• Geometrinin belirlenmesinde periyodik tablodan faydalanılır.
Örneğin; hidrojen atomu ile VI A grubu elementleri arasında
oluĢan moleküllerin tamamında geometri kırık doğrudur, baĢka
bir deyimle açısaldır. H
2
O molekülünde açı 104,5
o
’dir.
• Hidrojen atomu ile VI A grubu elementleri arasında oluĢan diğer
moleküllerin tamamında açı farklı farklıdır, ancak kırık doğru
olma mecburiyetinden dolayı hepsinde de açı 180
o
’den daha
küçüktür.
• Molekülün geometrisindeki atomlar arasındaki kimyasal bağlar
vektörmüĢ gibi varsayılır. ġayet vektörel toplam, baĢka bir
söylemle dipol moment; sıfırdan büyükse molekül polardır,
sıfırsa polar değildir.

MADDENĠN TANECĠKLĠ YAPISI VE KĠMYASAL
BAĞLAR

• Kimyasal bağın daha iyi anlaĢılması için; maddenin tanecikli
yapısını kavramak ve polar madde, polar olmayan madde,
14

kimyasal bağın polarlığı, molekülün polarlığı, elektron–nokta
yapısı, açık formül gibi konuları önceden bilmek gerekir.
• Evreni mikro âlem, normo âlem ve makro âlem olarak üçe
ayırabiliriz. Her üç âlemde de farklı isimlerle çekim bulunur.
• Kimyasal bağı tanecik içi kimyasal bağ ve tanecikler arası
kimyasal bağ olmak üzere ikiye ayırabiliriz.
• Tanecik içi kimyasal bağ iki grupta incelenir.
• Tanecik içi kimyasal bağın birincisi elektron alıĢ veriĢi sonucu
oluĢan iyon yapılı bileĢiklerde görülür. Ġyonik bağ adını alır.
Anyon (–) ile katyonun (+) birbirini çekimi olarak ortaya çıkar.
• En kuvvetli kimyasal bağdır.
• Tanecik içi kimyasal bağın ikincisi; elektronlarını ortak
kullanarak soy gaza benzeyen kovalent yapılı bileĢiklerdeki
kovalent bağ adını alan çekimdir. Bunlardaki çekim Ģöyle
oluĢur: Kimyasal bağ elektronları, elektron severliği fazla olan
atoma daha yakındır. Kimyasal bağ elektronlarının yakın olduğu
atom kısmi negatif, uzak olduğu atom kısmi pozitif olur. Böylece
kovalent bağlı bileĢiği oluĢturan atomlar arasındaki kısmi pozitif
ve kısmi negatiflikten dolayı çekim ortaya çıkar.
• Her bir kovalent bağın enerjisi farklıdır.
• Kovalent bağlar üçe ayrılır: Apolar kovalent bağ, polar kovalent
bağ ve koordine kovalent bağ.
• Apolar kovalent bağ; aynı cins ametal atomları arasındaki
kimyasal bağdır.
• Polar kovalent bağ; farklı cins ametal atomları arasındaki
kimyasal bağdır.
• Koordine kovalent bağ; kimyasal bağ elektronlarının ikisinin de
aynı atoma ait olduğu kimyasal bağdır. Bu kimyasal bağ, diğer
iki kovalent bağdan bu yönüyle ayrılır.
• ġimdi tanecikler arası kimyasal bağı görelim: Mikro âlemdeki
taneciklerden bazılarının (atom, molekül ve iyon) arasındaki
çekim kuvveti de kimyasal bağdır. BaĢka baĢka Ģekillerde ortaya
çıkarak görülür ve değiĢik adlarla anılır.
• Bilindiği gibi elementler; metal, ametal ve soy gaz olmak üzere
üç çeĢittir.
15

• Atom da, molekül de nötr taneciklerdir.
• Atom erkek ve diĢi olarak iki cinstir. Atom nötr hâldeyken de;
atomlardan birisi pozitif, diğeri negatif gibi olur.
• Aynı Ģeyi molekül için de söyleyebiliriz.
• ġimdi üç grup elementte zıt kutupların nasıl oluĢtuğunu görelim:
• Yan yana olan iki metal atomunun birinde elektron verme isteği
öne çıkar, diğerinde ise boĢ değerlik orbitalinin bulunması etkili
olur. Böylece metal atomlarının biri pozitif, diğeri negatif gibi
davranarak birbirini çekerler. Aslında nötrdürler. Yük oluĢumu,
düzenliliğin gereği olan çekim içindir. Bu çekim, metal bağı
olarak tanımlanır.
• Örneğin; 1A grubunu ele alalım. 1A grubunda en üstteki metal
lityumun metal bağı, en kuvvetlidir; çünkü 1A grubunda çapı en
küçük olan metal, lityumdur. Bundan dolayı da lityum atomları
arasındaki mesafe, gruptaki diğer metal atomları arasındaki
mesafeye göre daha fazladır. Bu nedenle elektronun gideceği
yol, gruptaki diğer elektronların gideceği yola göre daha
uzundur.
• Bir diğer konu da lityum atomunun çapı küçük olduğundan, aksi
yönde çekim güçlü olmasına rağmen elektronun dıĢa doğru
hareket etmesidir.
• Aksi yönde çekim güçlü ve gideceği mesafe fazla olmasına
rağmen lityum atomunun elektronunun hareket etmesi,
lityumdaki metal bağını kuvvetli kılmıĢtır.
• Kendine rağmen ve mesafelere rağmen ziyarete götüren
sevgidir.
• Metal bağının bir görevi de metal kristalinin oluĢumudur. Metal
kristali, metal atomlarının düzenli diziliĢiyle ortaya çıkar.
• Ametaller, yapı taĢı molekül olan elementlerdir. Ametal
molekülünün birinde elektronun dıĢarıya doğru, diğerinde içeriye
doğru hafif kayması sonucu simetri bozulması dediğimiz bir
düzenlilik ortaya çıkar. DıĢarıya doğru kayan elektronun
bulunduğu ametal molekülü pozitif, içeriye doğru kayan
elektronun bulunduğu ametal molekülü negatif olur. Görüldüğü
gibi ametallerde de iki zıt değer– molekül nötr kaldığı hâlde–
16

birbirini çekmektedir. Bu kimyasal bağa Van der Waals (Van
der Valz) bağı veya London (Landın) kuvvetleri denir.
• Soy gaz atomları arasındaki çekim de ametal molekülleri
arasındaki çekim gibi açıklanır. Soy gaz atomunun birinde
elektronun dıĢa doğru, diğerinde ise içe doğru hafif kayması
sonucu simetri bozulması dediğimiz bir düzenlilik ortaya çıkar.
DıĢarıya doğru kayan elektronun bulunduğu soy gaz atomu
pozitif, içeriye doğru kayan elektronun bulunduğu soy gaz atomu
negatif olur. Görüldüğü gibi soy gazlarda da de zıt kutuplar
birbirini çeker, kimyasal bağ yine Van der Waals bağı (London
kuvvetleri) adını alır.
• Polar moleküllerin hepsinde moleküller arası kimyasal bağ
olarak dipol–dipol bağı vardır.
• Polar moleküllerin bir kısmında tanecikler arası kimyasal bağın
en kuvvetlisi olan hidrojen bağı vardır. Bu kimyasal bağ; karbon
atomuna bağlı olmayan bir hidrojen atomu içeren polar
moleküllerde bu molekülün hidrojeni ile diğer bir molekülün flüor,
oksijen veya azot atomu arasındaki kimyasal bağdır.
• Allotropu olan metallerde atomlar arasında kovalent kristal
oluşturan kovalent bağ vardır. Bu kovalent bağ, molekül içi
kovalent bağdan farklıdır.
• Bunlara kovalent kristaller veya ağ örgülü katılar denir. Kristal
yapıları farklı farklıdır. Bu farklılık atomların diziliĢinden
kaynaklanır.
• IV A grubu elementlerinden C (karbon), Si (silisyum), Ge
(germanyum) ve Sn (kalay) elementlerinde bu tür kimyasal bağ
vardır.
• SiC (silisyum karbür) ve SiO
2
(silisyum dioksit) gibi bileĢikler de
ağ örgülü katıdır.
• Allotrop konusunu daha iyi anlamak için karbonun allotroplarını
inceleyelim.
• Üç çeĢit C vardır: Kömür, elmas ve grafit.
• Kömür amorf yapıdadır. Amorf yapı; opak (saydamın zıddı),
Ģekilsiz ve düzensizdir.
• Elmas ve grafit ise kristal yapıdadır.
17

• Elmasta her C atomu, düzgün dört yüzlünün köĢelerinde ve
ağırlık merkezinde yer alır. C atomları arasındaki her kimyasal
bağ sp
3
hibrit orbitalleri ile oluĢur. Her bir C atomu 4 tane sigma
bağı yaparak, diğer 4 C atomuna bağlanmıĢtır.
• C elementinin kristal Ģekillerinden biri de grafittir. Grafitte C
atomları sp
2
hibrit orbitalleri ile 3 tane sigma bağı yaparak, diğer
3 C atomuna bağlanmıĢtır. HibritleĢmeye katılmayan p
orbitalleri, pi bağlarını yapar. C atomları böylece altıgen
oluĢturur; altıgende C atomları arasında sırasıyla bir tek bağ, bir
çift bağ vardır. Grafitteki C atomları, bu nedenle polardır. Grafitin
elektriği iletmesi bundan dolayıdır. Kimyasal bağların 120
0
’lik
açı yapacak Ģekilde yönlenmiĢ olması ağ örgüsünün bir
düzlemde kalmasını sağlar.
• Apolar moleküller ve nötr atomlarda da (metal, ametal, yarı
metal ve soy gaz atomları) zıt iki kutup varsa, demek ki kimyasal
bağsız madde yoktur.

POLAR MOLEKÜLLERĠN HEPSĠNDE
BULUNAN MOLEKÜLLER ARASI KĠMYASAL
BAĞ: DĠPOL–DĠPOL KUVVETLERĠ

• Bir molekülün pozitif kısmı ile diğer bir molekülün negatif kısmı
etkileĢir. Di, iki; pol, kutup demektir. Dipol, iki kutuplu
anlamındadır. Dipol–dipol etkileĢmesi ise iki kutuplu bir
molekülün, hem baĢka iki kutuplu bir molekülü çekmesi hem de
o molekül tarafından çekilmesidir; iki kutuplu iki molekülün
etkileĢmesidir.

YAĞMUR TANECĠKLERĠNDE DĠPOL–DĠPOL
KUVVETLERĠ

• Su, polar bir moleküldür.
• Polar moleküllerde moleküller arası kimyasal bağ, dipol–dipol
18

bağıdır.
• Bu kimyasal bağı daha iyi anlamak için yağan yağmurdaki her
bir su taneciğinin dipol–dipol özelliğini açıklayalım:
• Yan yana olan yağmur damlacıkları, farklı kutuptur. Kütleleri
eĢittir.
• Her bir yağmur taneciği birbirini eĢit derecede çeker ve baĢka bir
tanecik tarafından da çekilir. Böylece tanecikler arası mesafe
korunarak, bütün taneciklerin birbirlerine eĢit uzaklıkta olması
sağlanır. Âdeta balıkçı ağı gibi bir görünüm meydana gelir.
• Yağmur taneciklerinin birleĢerek zararlı cisimler olarak düĢmesi
problemi ortadan kalkar. ġiddetli rüzgâr ve fırtınaya rağmen
yağmur damlaları tane tane düĢer.

METAL KRĠSTALLERĠ

• OluĢan metal bağı, metal atomları arasındadır. Metal atomları
belirli geometrik Ģekilleri oluĢturacak Ģekilde dizilirler.
• Metallerde üç tip kristal yapı görülür.
• Hacim merkezli kübik yapıda; atomlar, küpün köĢelerine ve
merkezine yerleĢir. Demir (Fe), Cr (krom), Mn (manganez), W
(volfram), Ta (tantalyum), Ti (titanyum), Na (sodyum), K
(potasyum) metal kristalleri bu kristal çeĢidine örnek verilebilir.
• Yüzey merkezli kübik yapıda; atomlar, küpün köĢelerinde ve
yüzlerinde yerleĢir. Al (alüminyum), Cu (bakır), Ni (nikel), Au
(altın), Ag (gümüĢ), Pt (platin), Pb (kurĢun), Ca (kalsiyum)
kristalleri buna örnektir.
• Hegzagonal sistemde ise atomlar, altıgen prizmanın köĢelerinde
ve birer adet de düzlemlerin ortasında yerleĢir. Be (berilyum),
Cd (kadmiyum), Mg (magnezyum), Zn (çinko), Zr (zirkonyum)
metallerinin kristalleri de bu tür kristale örnektir.

METAL BAĞI KUSURU

• Metal atomlarının diziliĢi bazen tam olmamaktadır. Ġdeal gibi
19

görünen bu diziliĢi bozan bu duruma kimyada metal bağı kusuru
denir.
• Metal bağı kusuru Ģu Ģekillerde ortaya çıkar: Geometrik
Ģekillerin köĢelerindeki bazı atom yerleri boĢ kalmakta, bir atom
fazladan araya sıkıĢmakta, bazı yabancı atomlar ara yerlere
girmekte veya atomların diziliĢi belirli bir yerde kesilmektedir.

METAL BAĞI KUSURUNUN NE GĠBĠ
FAYDALARI VARDIR?

• Hata ve kusur kelimeleri bir eksikliği akla getirse de metal bağı
hatası diye bilinen bu konu, bir eksiklik değil; mükemmelliktir.
• Bir metalin kırılmadan Ģekil değiĢtirebilmesi, atomlarının kusur
dediğimiz mükemmel yerleĢmesiyle olmaktadır. Metal içindeki
bu kusurlu yapılaĢma olmasaydı, o metali; eğerek, bükerek,
döverek Ģekillendirme mümkün olmayacaktı. Mesela; bir inĢaat
demirini kıvıramayacaktık.

METALĠN ATOMLARI KUSURSUZ DĠZĠLSEYDĠ
NE OLURDU?

• Metalin 1 mm
2
’si, 37 kg kuvvet taĢıyabilecekti. 3,5 tonluk bir
ağırlık, yaklaĢık 1 mm çapında bir tel ile kaldırılabilecekti. Bu,
çok iyi bir özellik olarak görünebilir. Fakat bu kadar mukavemetli
bir metalin kullanılabilmesi, baĢka bir ifadeyle tel ve levha hâline
getirilebilmesi mümkün olmayacaktı. Böyle bir metal de
faydasız, iĢe yaramaz bir madde olacağından; esas kusur,
kusursuz atom diziliĢine sahip olmakta olacaktı.

ĠYĠ NĠYET, OLUMLU DÜġÜNCE VE GÜZEL
GÖRÜġ ÖYLE BĠR KĠMYADIR KĠ; KÖMÜRÜ
ELMAS, TOPRAĞI ALTIN YAPAR
20


• Elmas ile kömürün formülü aynıdır. Her ikisi de C ile gösterilir.
Fark, karbon atomlarının diziliĢindedir.
• Altın, topraktan fiziksel yolla elde edilir. Altın, en kıymetli
metaldir. Ġleride toprağın altına dönüĢtürülmesi de
gerçekleĢebilir.

TANECĠKLER ARASI BAĞ, MADDENĠN HÂL
DEĞĠġTĠRMESĠNDE VEYA ALLOTROPTA
ETKĠLĠ OLDUĞU HÂLDE NĠÇĠN FĠZĠKSEL BAĞ
DEĞĠL DE KĠMYASAL BAĞ DENĠLMĠġTĠR?

• Katı hâlde tanecikler birbirine yakın, gaz hâlde uzaktır. Hâl
değiĢikliğinde madde hâl değiĢtirmez, madde aynı olarak kalır,
yalnız tanecikler arası mesafe değiĢir.
• Maddenin hâllerinde formül aynı kalmakla beraber isimler ve
görünüĢler farklı oluyor. Su, su buharı, buz üçünün de formülü
H
2
O’dur.
• Tanecikler arası kimyasal bağ çeĢitleri anlatılırken, iç yapının az
da olsa değiĢtiğini, bu suretle kutupların oluĢtuğunu görmüĢtük.
• Kömürün elmas olması da kimyanın konusuna girer. Ġç yapıda
değiĢiklik nasıl oluyor? Elmas ile kömürün formülü aynıdır. Her
ikisi de C ile gösterilir. Her iki allotropta da C atomlarının
diziliĢleri farklıdır.
• Ayrıca ―iyi niyet öyle bir kimyadır ki‖ denilmiĢtir, ―fiziktir ki‖
denilmemiĢtir; kömürün elmas olması, az bir ölçüde de olsa
kimyadır.
• ―Ġyi niyet öyle bir kimyadır ki; kömürü elmas yapar.‖ cümlesinde;
allotropların diziliĢlerinin farklı olmasının, ancak iç yapıdaki
değiĢiklikle mümkün olabileceğine vurgu vardır.
• Bu değiĢimler, fiziksel değiĢimdir. Ancak fiziksel değiĢime, iç
yapıdaki değiĢiklik sebep olur.

21

HÜSNÜNĠYET ÖYLE BĠR KĠMYADIR KĠ;
KÖMÜRÜ ELMAS YAPAR

FARKLI BĠR GÖRÜġ: Kömür ile elmas allotroptur. Aralarındaki
fark kitaptaki bilgilere göre fizikseldir. Ancak iç yapıda kovalent
kristal örgü bağından dolayı değiĢiklik olmaktadır. Bu nedenle
olaya kimyasal olarak da bakabiliriz.

KÖMÜR ĠLE ELMAS

• Madenlerin en düĢüğü kömürdür; en kıymetlisi ise elmastır.
• Kömür ile elmas arasında tek basamaklı çok basit bir fark
vardır.
• Bu konuya dikkat etmek lazımdır.

BUZDA H
2
O
(k)
MOLEKÜLLERĠ ARASINDA
KOVALENT KRĠSTAL ÖRGÜ BAĞI

• SORU: Moleküller arası kimyasal bağ olduğu hâlde niçin
kovalent bağ denmiĢtir?
• CEVAP: Çok kuvvetli bir kimyasal bağ olduğundan ve kristal
yapı oluĢtuğundan denmiĢtir.
• SORU: Buz molekülleri arasındaki kimyasal bağın kuvvetli
olması nereden anlaĢılır?
• CEVAP: Su donunca içinde bulunduğu ağzı kapalı demir kabı
parçalamasından anlaĢılır.
• SORU: Buzdaki kimyasal bağ çok kuvvetli diye niçin yanlıĢ
olarak kovalent bağ denmiĢtir?
• CEVAP: Tanecik içi kimyasal bağ, tanecikler arası kimyasal
bağdan daha kuvvetlidir. Kovalent bağ tabiri, tanecik içi kimyasal
bağı anımsatmaktadır. Kuvvetli olduğunu ifade için denmiĢtir.

22

SU, BUZ HÂLĠNDEYKEN H
2
O
(k)

MOLEKÜLLERĠ NEREDEYSE
HAREKETSĠZDĠR VE SU MOLEKÜLLERĠNE
KIYASLA BUZ MOLEKÜLÜNDE,
MOLEKÜLLER ARASI MESAFE FAZLADIR

• Buz molekülü; birisi düzgün dört yüzlünün ağırlık merkezinde,
diğer dördü de dört köĢesinde olmak üzere beĢerli
moleküllerden oluĢur.
• Buzun kristal örgüsü, düzgün dört yüzlüdür. Bu kristal örgünün
bozulmaması için moleküller hareketsizdir. Bu Ģekliyle kararlıdır.
• Buz molekülleri arasındaki uzaklık, su molekülleri arasındaki
uzaklığa göre % 11 oranında daha fazladır. BaĢka bir ifadeyle
su donunca % 11 hacim büyümesi gerçekleĢir.
• Normalinde maddenin katı hâlinde, moleküller birbirine sıvı
hâline göre daha yakındır; sıvı donunca hacim büyümesi değil,
hacim küçülmesi olur.
• Yalnız suya has olan bu durum, suyun donunca diğer sıvılara zıt
olarak genleĢmesinden ileri gelir.
• Suyun bu istisnai özelliğinin hayat için çok faydaları vardır.
• Su donma noktasına gelince, H
2
O
(k)
molekülleri arasında
kovalent kristal örgü bağı ortaya çıkar.
• Kovalent kristal örgü bağı, en kuvvetli kimyasal bağlardandır. Bu
nedenle su donduğunda, içinde bulunduğu ağzı kapalı demir
kabı bile parçalar.
• Buz erirken kristal yapı bozulur. Moleküller birbirine yaklaĢır.
• +4 °C’a kadar hacim küçülmesi devam eder. +4 °C’a kadar az
da olsa kristaller bulunur; bunlar H
2
O
(s)
kristalleridir.
• Kristal yapı +4 °C’ta tamamen bozulur. +4 °C’ta yoğunluk en
büyüktür. +4 °C’tan sonra su ısıtıldıkça hacim geniĢler, yoğunluk
azalır.

23

TANECĠKLER ARASI KĠMYASAL BAĞLA
ĠLGĠLĠ SORULAR

• SORU: Hangi bileĢiğin molekülleri arasında kovalent bağ vardır?
• CEVAP: SiC (silisyum karbür), SiO
2
(silisyum dioksit), BN (bor
nitrür) ve H
2
O
(k)
.
• SORU: Elementler, elementel hâlde iken atomları arasında
hangi kimyasal bağ vardır?
• CEVAP: Metal atomları arasında metal bağı, soy gaz atomları
arasında Van der Waals bağı, karbon atomları arasında
kovalent bağı vardır.
• SORU: Moleküller arası kimyasal bağın kaç çeĢit olduğunu ve
nerelerde bulunduğunu birkaç cümleyle özetleyiniz.
• CEVAP: Yapı taĢı element olan elementlerde element
molekülleri arasında ve farklı ametal atomlarından oluĢan apolar
moleküller arasında Van der Waals bağı vardır.
Polar moleküllerin hepsinde dipol–dipol bağı vardır.
Polar moleküllerin bir kısmında ise hidrojen bağı vardır.

KĠMYASAL BAĞLARIN BAĞIL NĠCEL
KUVVETLĠLĠK DERECESĠ*

* AĢağıdaki tablodaki gruba kovalent bağı dâhil etmek için
asimetrik yapıda olanlarının olması lazımdır; o zaman 2. sıraya
gelirdi; çünkü tanecik içi kimyasal bağ, moleküller arası kimyasal
bağdan daha kuvvetlidir. Apolar kovalent bağlı maddelerin ve
polar kovalent bağlı olup da apolar olan maddelerin kuvvetliliğini
2. sıraya yazmamak gerekir. Diğer bir husus; kimyasal bağların
kuvvetlilik derecesi fikir vermek içindir. Kıyaslama aynı türden
olanlar arasında olursa tablo geçerlidir; farklı türden maddeler
arasında yapılan kıyaslamada istisnalar çoktur.



24

KĠMYASAL
BAĞIN ADI
BAĞIL NĠCEL
KUVVETLĠLĠK
DERECESĠ
Ġyonik bağ (Ġyon–
iyon bağı)
250
Hidrojen bağı 20
Dipol–dipol bağı 2
Van der Waals
bağı (London
kuvvetleri)
0,1



HEM TANECĠK ĠÇĠ HEM DE TANECĠKLER
ARASI AYNI CĠNS KĠMYASAL BAĞ ĠÇEREN
FARKLI MADDELERDE KĠMYASAL BAĞIN
KUVVETLĠLĠK DERECESĠ FARKLI FARKLIDIR

• Nasıl ki her bir maddenin öz kütlesi, atom kütlesi, molekül kütlesi
vb. özellikleri farklıdır. Örneğin; aynı Van der Waals bağı
olmakla beraber, kimyasal bağın kuvvetlilik derecesi o madde
için ayırt edici bir özelliktir.

20 KĠLOGRAMI KALDIRAN 0,1 KĠLOGRAMI VE
2 KĠLOGRAMI DA KALDIRIR

• Bu mantık iyonik bileĢikler için geçerli değildir. Ġyonik bileĢikler,
25

yalnız iyonik bağ içerirler.
• Hidrojen bağı içeren bileĢikler, hem dipol–dipol bağı hem de
London kuvvetlerini içerirler.
• Dipol–dipol bağı içeren bileĢikler, mutlaka London kuvvetlerini
de içerirler.
• Yalnız London kuvvetleri içerenler, baĢka kimyasal bağ
içermezler.

KĠMYASAL BAĞDAN YARARLANARAK
BĠLEġĠKLERĠN KAYNAMA NOKTASININ
SIRALANIġI

BileĢiklerin kaynama noktası yüksekten düĢüğe doğru aĢağıda
sıralanmıĢtır:
• Ġyonik bileĢikler
• Hidrojen bağlı polar moleküller
• Dipol–dipol bağlı polar moleküller
• Yalnız London kuvvetleri içeren moleküller (Apolar moleküller)

YALNIZ LONDON KUVVETLERĠ ĠÇEREN
MOLEKÜLLERĠN KAYNAMA NOKTALARININ
KENDĠ ARALARINDA SIRALANIġI

• Molekül ağırlığı yüksek olanın kaynama noktası yüksektir.
• Molekül ağırlıkları aynıysa temas yüzeyi yüksek olanın kaynama
noktası yüksektir.

HÂL DEĞĠġTĠRMEDE KIRILAN KĠMYASAL
BAĞIN CĠNSĠ, ĠYONĠK VE KOVALENT
BĠLEġĠKLERDE FARKLI FARKLIDIR
26


• Hâl değiĢikliğinde tanecikler arası mesafenin değiĢmesi,
kovalent bileĢikler için geçerlidir; burada kırılan tanecikler arası
kimyasal bağdır.
• Kovalent bileĢiklerin hâl değiĢtirmesinde tanecik içi kimyasal bağ
aynen kalır.
• Ġyon yapılı bileĢikler hâl değiĢtirirken ise tanecik içi kimyasal bağ
olan iyonik bağ kırılır.

MĠKRO ÂLEMDE KĠMYASAL BAĞ DIġINDAKĠ
ÇEKĠMLER

• Atom içinde, her Ģey zıddıyla dengelenmiĢtir:
a) Protonların birbirini itmesi nükleer kuvvetle (bağlanma
enerjisi) dengelenmiĢtir.
b) Elektronların birbirini itmesi zıt spinli dönüĢle dengelenmiĢtir.
c) Protonla elektronun birbirini çekmesi merkezkaç kuvvetiyle
dengelenmiĢtir.
• Atomun yapısında eĢit sayıda proton (+) ve elektron (–)
olmasıyla denge sağlanmıĢtır.
• Proton ile elektron birbirini çeker. Elektrondaki merkezkaç
kuvveti bu çekimi zıt yönde dengeler.
• Elektronlar, atom çekirdeği etrafında ikiĢerli dolanırlar. Biri saat
yönünde, diğeri ise saat yönünün tersi yönde döner. Böylece
elektronlar da, kendi aralarında eĢlenmiĢtir.
• Kâinatın herhangi bir noktasında bir partikül yaratılınca onunla
birlikte zıt ikizi de meydana gelir. Elektronun zıt ikizi pozitron,
protonun zıt ikizi anti proton, nötronun zıt ikizi anti nötron,
nötrinonun zıt ikizi anti nötrinodur.
• Proton ve nötronun meydana geldiği kuark adı verilen partiküller
de çiftler hâlindedir: Yukarı kuark–aĢağı kuark, üst kuark–alt
kuark, tuhaf kuark–tılsım kuark.
• Bildiğimiz atoma karĢılık olarak; çekirdeği negatif, elektronu
pozitif olan atomlar da vardır. Bu atomlardan oluĢan madde;
27

maddenin zıt eĢi veya anti madde olarak adlandırılır. Anti madde
bazı yıldız sistemlerinde bulunmaktadır.
• Elektriğin de pozitif ve negatif olmak üzere iki cinsi vardır.

NORMO ÂLEM VE MAKRO ÂLEMDE
GÖRÜLEN ÇEKĠMLER

• Vücut sıvılarında pozitif iyon kadar da negatif iyon vardır.
• Ġnsanlar ve hayvanlar, erkek ve diĢi olarak çift var edilmiĢlerdir.
• Bitkilerde çoğalma tozlaĢmayla sağlanmaktadır.
• Yağmur damlaları pozitif ve negatif tanecikler olarak inmektedir.
• Bulutların pozitif ve negatif olanı vardır.
• Mıknatısın da iki ucunda güney kutup ve kuzey kutup olmak
üzere birbirine zıt iki kutbu vardır. Bir mıknatıs ne kadar küçük
parçalara ayrılırsa ayrılsın her seferinde iki ayrı kutup meydana
gelir.
• Dünyamız da dev bir mıknatıs gibidir. Kuzey kutup ve güney
kutup olmak üzere iki zıt kutba sahiptir.
• Gezegenler arasında da kütleyle doğru orantılı, aradaki
uzaklığın karesiyle ters orantılı olan Newton kanunu olarak
adlandırılan çekim vardır.

EVRENĠN SĠNESĠNDEKĠ CĠDDĠ VE HAKĠKĠ
AġKIN BĠR ÇEġĠDĠ: KĠMYASAL BAĞLAR
(KĠMYASAL BAĞLARIN FARKLI BAKIġ
AÇISIYLA OKUNMASI)

CANLILARDAKĠ MUHABBET TANECĠKLER
ARASINDAKĠ KĠMYASAL BAĞDIR

• Ağacın mahiyetinde olmayan bir Ģey, esaslı bir surette
28

meyvesinde bulunmaz. Evren (kâinat) ağaca benzetilirse
meyvesi insan olur. Ġnsan meyvesindeki ciddi aĢk gösterir ki;
evren ağacında –fakat baĢka baĢka Ģekillerde– hakiki aĢk ve
muhabbet bulunuyor.
• Evrenin sinesindeki Ģu hakiki muhabbet ve aĢk, çekim kuvveti
adıyla karĢımıza çıkıyor.
• Evren ağacı mikro, normo ve makro âlemden oluĢur.
• Mikro âlemdeki çekim kuvvetinin bir kısmına kimyasal bağ adını
veriyoruz. Mikro âlemde bir de proton ile nötron arasındaki
çekim vardır.
• Mikro âlemdeki varlıklarda çok suretlerde tezahür eden kimyasal
bağ adını verdiğimiz çekimler ile normo ve makro âlemdeki diğer
incizaplar, cezbeler, cazibeler; uyanık olan akıl ve kalplere
insaniyete layık bir surette yükselmeyi, hakiki insan olmayı
gösterir!..
• Gezegenler arasında da kütleyle doğru orantılı, aradaki
uzaklığın karesiyle ters orantılı olan Newton kanunu olarak
adlandırılan çekim vardır.
• Daha bunlar gibi çift olan bilmediğimiz nice Ģeyler vardır.
• Kimyasal bağ, insanı gerçek aĢkın derinliklerine çeker; çünkü
kendi kalbinde olduğu gibi sonsuz evrende de her Ģeyin aĢk
etrafında cereyan ettiğini bilimsel olarak öğrenmiĢ olur.

ATOM BAġIBOġ DEĞĠLDĠR

• ―Bir tek atom bile baĢıboĢ değildir.‖ sözünde atomlar arasındaki
sımsıkı iliĢki ve çekimden, mükemmel ahenkten, belli gayelere
yönelik, çok sayıda hikmet ve maslahatı içeren davranıĢ ve
hareketten söz edilmektedir ki bütün bu faaliyetlerde kimyasal
bağ görev yapmaktadır.
• Molekül ve molekülü teĢkil eden atomlardaki bu faaliyetin
gösterdiği iĢaret vardır.
• Her bir insan da atom gibi olmalıdır. Zaten insanlığı tam
yaĢayan gerçek insanlar, atom parçası gibidir; baĢıboĢ
29

değildirler.
• Aile, bütün fertleriyle bir moleküldür. Akrabalık, milliyet vb.
irtibatlar vardır.
• Medeniyet, insan sevgisi doğurur. Rus ve Ermeni ile olan
hürriyet tanıma bağımız bile hakiki dünya birliği Ģuurunun
temelini oluĢturmaktadır.

ZITLIK VEYA ZAYIFLARIN BĠRLEġMESĠNDEKĠ
KUVVET

• Kovalent bağlar; tekli bağ, ikili bağ ve üçlü bağ olmak üzere üçe
ayrılır. Dörtlü bağ yoktur.
• N
2
molekülünde N atomları arasında üçlü bağ vardır. Üçlü bağ,
en zayıf kimyasal bağdır. Üçlü bağ içeren bileĢikler, kolayca
kimyasal reaksiyona girer. N
2
gazı ise üçlü bağ içerdiği hâlde;
tepkimeye girmez. N
2
gazı, inert gazdır. Ġnert gaz, reaksiyonlara
karĢı ilgisiz gaz demektir.
• Bütün kimyasal reaksiyonlarda olduğu gibi, N
2
molekülünün
kimyasal reaksiyonlarında da, önce N
2
molekülünün atomlarına
ayrıĢması gerekir. N
2
molekülüne mahsus özel bir durum vardır.
Yüksek enerji verilse bile N
2
molekülü atomlarına ayrıĢtırılamaz.
• Zayıf olan üçlü bağın, her bir tanesi de çok zayıftır.
• Ancak üçünün birleĢmesinden kuvvet doğuyor ve ayrılmayan bir
birlik oluĢuyor.
• Zayıfların bir araya gelmesi, kuvveti doğuruyor.
• Kadınlar zayıf, yumuĢak huylu, nazik, halim, selim olduklarından
birleĢerek etkili, kuvvetli cemiyet kurarlar. Kadın hakları, kadın
hukuku, kadın hürriyeti gibi kadınlıkla ilgili güçlü dernekler
çoktur.
• Ermeniler az ve zayıftır. BirleĢerek büyük kuvvet kazanırlar.
Seslerini dünyaya duyururlar (Ermeni soykırımı konusu).
• Kadınlar, erkek artikel alır; çünkü kadın cemiyetleri serttir ve
Ģiddetlidir; bu nedenle bir nevi erkeklik kazanır.
• Erkekler, diĢi artikel alır; çünkü kendilerine güvenirler. Her bir
30

fert kendi gücüne güvendiğinden, cemiyetleri zayıf olur. Özellikle
kendine güvenen Arap milletinde buna çokça rastlanır.
• Bütün yanma reaksiyonları ekzotermik olduğu hâlde azotun
yanması endotermiktir. Endotermik reaksiyonlar, kendiliğinden
gerçekleĢmez.
• Havadaki N
2
ile O
2
arasında kimyasal reaksiyon olmamasının en
baĢta gelen sebebi; N
2
molekülünün atomlarına ayrılmamasıdır.
N
2
+ 2,5O
2
+ yüksek sıcaklık ⇌ N
2
O
5
• Reaksiyonun olmamasında baĢka Ģu sebepler de vardır:
• ġimĢek çaktığında bile genelde gerekli olan yüksek aktivasyon
enerjisi sağlanamaz.
• Nadiren sağlandığında da ileri reaksiyonun cereyan yüzdesi çok
düĢük olduğundan, ĢimĢek çaktığında bile nadiren yükseklerde
az miktarda azot oksitleri oluĢur.
• Azot oksitlerin suyla birleĢmesine ait reaksiyon da çift yönlü olup
ileri reaksiyonun hızı çok yavaĢtır.
N
2
O
5
+ H
2
O ⇌ 2HNO
3

• Bu nedenle oluĢan HNO
3
çok az olur. Yağmurlu ortamda çok
seyreltiktir. Yağmurla toprağa düĢer.
• Azot döngüsünde, toprak için gerekli olan azot ihtiyacı baĢka
Ģekillerde karĢılanır.
• Yukarıdaki gibi karĢılanan azot çok azdır.
• Her ĢimĢek çakıĢında HNO
3
(kezzap) oluĢması için Ģartlar hazır
olduğu hâlde; kezzap oluĢmamakta, hayat devam etmektedir.

KRĠSTAL ÇEġĠTLERĠ

• ĠYONĠK KRĠSTALLER: Metal– ametal bileĢiklerinin bir kısmı
kristal suyu içerdiğinde kristal yapıdadır (CuSO
4
x 5H
2
O); bir
kısmı kristal suyu içermediği hâlde kristal yapıdadır (NaCl). Az
bir kısmı ise kristal yapıda değildir (NaOH).

• METAL KRĠSTALLERĠ: Metal atomları birbirleriyle metal bağı ile
bağlıdırlar ve belli geometrik Ģekiller meydana getirirler. Buna
metal kristalleri denir.
31


• YARI METAL KRĠSTALLERĠ: Karbon allotroplarından olan
elmas ve grafitte; silisyum allotroplarından akik taĢı, kuvars ve
çakmak taĢında görülen kristallerdir (elementel kıymetli taĢlar).

• AMETAL KRĠSTALLERĠ: Fosforun ve kükürdün allotroplarında
görülen kristallerdir (Rombik kükürt, monoklin kükürt, beyaz
fosfor, kırmızı fosfor).

• MOLEKÜL KRĠSTALLER: SiC (silisyum karbür), SiO
2
(silisyum
dioksit), BN (bor nitrür), H
2
O
(k)
gibi ağ örgülü katılarda görülen
kristaldir.

ALLOTROPUN GÖRÜLDÜĞÜ
ELEMENTLER VE ÖNEMĠ

• Allotrop C, Si, P, S ve O’de görülür.
• C canlıların, Si toprağın, P beynin, O havanın esas maddesidir.
S’ün proteinlerde önemli bir yeri vardır.
• CO
3
–2
(karbonat), SiO
3
–2
(silikat), PO
4
–3
(fosfat) ve SO
4
–2
(sülfat)
doğadaki en önemli anyonlardır.
• Doğadaki önemli maddeler hem çok bulunur hem de allotrop vb.
farklı farklı Ģekillerde karĢımıza çıkar.

ELEMENTEL KIYMETLĠ TAġLAR C (KARBON)
VE Si (SĠLĠSYUM) OLMAK ÜZERE ĠKĠ
ÇEġĠTTĠR

• Süs taĢlarının önemi çok büyüktür.
• Elementel kıymetli taĢlardan olan elmas, C (karbon)’dur; kuvars
ise Si (silisyum)’dur.
• C, canlıların; Si, toprağın esas maddesidir.
32

• Ġnsanın ilk oluĢumuna sebep; Si ve H
2
O’nun Ģekillenmesidir.
• C (karbon) ve Si (silisyum); periyodik tabloda aynı gruptadır.

ĠYONĠK BĠLEġĠKLERDEKĠ KRĠSTAL SUYU
NASIL OLUYOR DA TOZ HÂLDEKĠ MADDEYĠ
ODA SICAKLIĞINDA ISLATMIYOR VE
KRĠSTAL YAPI BOZULMUYOR?

• Kristal suyu içeren iyonik bileĢik güneĢte az bir zaman kalsa
veya kısa bir süre ısıtılsa kristal yapı bozulur, bileĢik bulamaç
hâline gelir.
• Bu konunun +4 °C’a kadar suda bulunan H
2
O
(s)
kristalleri ile ilgisi
var mıdır?
• Bazı iyonik katıların kristal olabilmesi için H
2
O
(s)
içermesi gerekir.
Buna kristal suyu denir. AĢağıdaki örnekler verilebilir:
• Göz taĢı (CuSO
4
x 5H
2
O)
• Alçı taĢı (CaSO
4
x 2H
2
O)
• Boksit (Al
2
O
3
x H
2
O)
• Bu bileĢiklerde H
2
O katı hâlde değil, sıvı hâldedir. Buna rağmen
0 °C’ın üstündeki sıcaklıklarda niçin çözünme olmaz?

H
2
O’DA ÖZEL OLARAK BULUNAN KĠMYASAL
BAĞ: HĠDROJEN AĞI

• VI A grubu elementleri, hidrojenle birleĢerek sırasıyla H
2
O, H
2
S,
H
2
Se, H
2
Te bileĢikleri oluĢur.
• Bu bileĢiklerin hepsinde moleküller arasında dipol–dipol
etkileĢimi ve Van der Waals bağı vardır. Molekül kütlesi arttıkça,
bu kimyasal bağların kuvvetliliği de artar.
• H
2
O’nun molekül kütlesi en düĢük olduğundan kaynama
noktasının da an düĢük olması beklenirdi. Ancak öyle
olmamıĢtır.
33


HĠDROJENĠN VI A GRUBU ELEMENTLERĠ ĠLE
YAPTIĞI BĠLEġĠKLERĠN FORMÜLÜ,
KAYNAMA NOKTASI VE MOLEKÜL KÜTLESĠ

• H
2
Te’ün molekül kütlesi en büyük olduğundan, kaynama noktası
da en yüksektir. Molekül kütlesi azaldıkça, moleküller arası
kimyasal bağ zayıfladığından, kaynama noktası da azalır. Suyun
kaynama noktasının –80 °C olması beklenirken, +100 °C
olmuĢtur.
• Suyun benzeri olan moleküllerde hidrojen bağından hiç söz
edilmezken, suda ayrıca bir de hidrojen bağı vardır. Bu sebeple
kaynama noktasının +100 °C olması sağlanmıĢtır.
• Bu istisnai sebep, diğer bir deyimle suya has bu özel ayrıcalık;
suya hangi ayırt edici farklı özelliğini kazandırmakla görevlidir?
• Hidrojen bağı, su molekülleri arasına konulmasaydı; su –80
°C’ta kaynayacaktı. Bu kaynama noktasından ötürü de
yeryüzündeki suların tamamı su buharı olacaktı. Bu durumda
içeceğimiz, kullanacağımız suyu nasıl bulacaktık? Canlılar
hayatlarını nasıl devam ettireceklerdi?

KALICI DĠPOLLER

• Kalıcı dipol karakter dipol–dipol bağında ve hidrojen bağında
görülür. Polar moleküllerin arasındaki çekimdir.
• Örneğin; HF, HCl, H
2
O vb. moleküllerde görülür.

ĠNDÜKLENMĠġ DĠPOLLER

• ĠndüklenmiĢ dipollere örnek yalnız London kuvvetleridir. Apolar
moleküllerin tanecikleri arasındaki çekimdir.
• Örneğin; sıvı He atomları veya sıvı N
2
molekülleri arasında
görülür.
34


ĠYON–KALICI DĠPOL ETKĠLEġĠMĠ

• NaCl çözünürken Na
+
ve Cl

ile H
2
O arasındaki çekimdir.

ĠYONĠK BĠLEġĠKLERĠN SUDA ÇÖZÜNMELERĠ
(BĠRLĠKTEN KUVVET DOĞUYOR, ÇÖZÜNME
OLAYI GERÇEKLEġĠYOR)

• Zayıfların bir araya gelmesi, kuvveti doğurur. Bu konuya sosyal
yaĢamdan aĢağıdaki örnekleri verebiliriz:
• Kadınlar zayıf, yumuĢak huylu, nazik, halim, selim olduklarından
birleĢerek etkili, kuvvetli cemiyet kurarlar.
• Kadın hakları, kadın hukuku ve kadın hürriyeti gibi kadınlıkla
ilgili güçlü dernekler çoktur. Kadınlar, erkek artikel alır; çünkü
kadın cemiyetleri serttir ve Ģiddetlidir; bu nedenle bir nevi
erkeklik kazanırlar. Erkekler ise, diĢi artikel alır; çünkü
kendilerine güvenirler. Her bir fert kendi gücüne güvendiğinden,
cemiyetleri zayıf olur. Özellikle kendine güvenen Arap milletinde
buna çokça rastlanmaktadır.
• Ġkinci örnek; Ermeniler ile ilgilidir. Ermeniler dünyada azdırlar ve
zayıftırlar. Ancak birleĢerek büyük bir kuvvet kazanıp seslerini
tüm dünyaya duyurabildikleri bilinen bir husustur (Ermeni
soykırımı konusu).
• Diğer bir örnek; KurtuluĢ savaĢında güçsüz olan Kuvayı
Milliyenin, güçlü olan Ġngilizleri yenmesidir.
• Yemek tuzu ve su; her ikisi de polardır. Suyun polarlığı, yemek
tuzunun polarlığına göre çok azdır.
• Na
+
Cl

(k)
örgü yapısındaki iyonlar arasındaki çekim, en güçlü
çekimdir.
• H
2
O molekülleri arasında dipol–dipol etkileĢimi vardır. Ġyonik
bağın kuvveti 250 birim, dipol–dipol bağının kuvveti ise 2
birimdir.
35

• Yemek tuzunun suda çözünmesi, reaksiyon denklemiyle Ģöyle
gösterilir:
• Na
+
Cl

(k)
+ su



Na
+
(suda)
+

Cl

(suda)

• H
2
O’nun polarlığı 2 birim derecesinde olduğu hâlde, nasıl oluyor
da polarlığı 250 birim derecesinde olan Na
+
Cl

(k)
’nin örgü
yapısındaki iyonlarını birbirinden ayırıp yapısını bozarak suda
çözünmesini sağlıyor?
• H
2
O molekülü dipol yapıdadır.
• Bundan dolayı H
2
O’nun pozitif ve negatif ucu vardır.
• H
2
O’nun pozitif ucu Cl

ile negatif ucu ise Na
+
ile etkileĢir.
• Böylece Na
+
Cl

’de iyonlar arasındaki iyonik çekim ortadan
kalkar.
• Burada düĢünülmesi gereken; tuza kıyasla zayıf polarlığa sahip
suyun, bunu nasıl baĢarabildiğidir.
• Birlikten kuvvet doğuyor, çözünme olayı gerçekleĢiyor.
• 1 tane Na
+
iyonu, en az 125 tane H
2
O molekülünün negatif ucu
ile 1 tane Cl

iyonu da, çok sayıda (en az 125 tane) H
2
O
molekülünün pozitif ucu ile sarılır. Böylece çözünme olayı
gerçekleĢir.
• Zayıflar; birliğe / birleĢmeye mecburdur.
• Koyun ve keçiler sürü hâlinde yaĢayarak kurtlardan korunurlar.
• ―Kurdun olduğu yerde koyun olunmaz.‖ denir. Ġttifak olursa kurt
zarar veremez.

ĠYON–ĠNDÜKLENMĠġ DĠPOL ETKĠLEġĠMĠ

• Ġyonik bir maddenin polar olmayan bir çözücüde çözünmesi
iyon–indüklenmiĢ dipol etkileĢimidir. CCl
4
gibi apolar olan
maddelerde yalnızca indüklenmiĢ dipoller oluĢabileceğinden ve
iyon–indüklenmiĢ dipol etkileĢimleri oldukça zayıf olduğundan
bu sıvılarda polar moleküllerin çözünürlüğü yok denecek kadar
azdır.
• Apolar maddeler apolar çözücülerde çözünür.

36

AYNI KĠMYASAL BAĞ HEM ĠYONĠK HEM DE
KOVALENT KARAKTERDE OLUR

• Kimyasal bağların iyonik ve kovalent karakteri birbirini %100’e
tamamlar.
• Her bir bileĢiğin iyonik ve kovalent karakteri birbirinden farklıdır.
• NH
4
Cl vb. bileĢiklerde zaten hem iyonik bağ hem de kovalent
bağ zaten vardır; bu, farklı bir meseledir.

DEĞERLĠK BAĞI TEORĠSĠ

• Heitler ve Lewis’in birlikte, 1927 yılında, değerlik bağı teorisi
(Heitler–London teorisi) adıyla ortaya koydukları bir teoridir.
• Bazı moleküllerin bağlarını, yalnız değerlik orbitaliyle açıklamak
mümkün değildir.

HĠBRĠT ORBĠTALĠ

• PCl
5
molekülünde sp
3
d hibritleĢmesi vardır.
• SF
6
molekülünde sp
3
d
2
hibritleĢmesi vardır.
• Bazı kitaplarda geçen NH
3
molekülünde ve H
2
O molekülünde
sp
3
hibritleĢmesi olduğuna dair bilgi yanlıĢ bilgidir.
• BeH
2
molekülünde sp orbitali, bağla aynı yöndedir.

SĠGMA BAĞI HANGĠ ORBĠTALLER ARASINDA
OLUR?

• 1. s–s orbitalleri arasında olana H–H örnek verilebilir.
• 2. s–p
z
orbitalleri arasında olana H–Cl örnek verilebilir.
• 3. p
z
–p
z
orbitalleri arasında olana Cl–Cl örnek verilebilir.

PĠ BAĞI HANGĠ ORBĠTALLER ARASINDADIR?
37


• 1. p
x
–p
x
orbitalleri arasında olur.
• 2. p
y
–p
y
orbitalleri arasında olur.

METAL ATOMLARI ARASINDA OLUġAN
KOVALENT BAĞ

• Ġki metal atomu arasında olur; metal bağı değildir.
• GeçiĢ elementleri arasında, örneğin; Co’ta görülür. Kobalt
atomları arasında moleküler bir yapı oluĢur. OluĢan kimyasal
bağ kovalent bağdır.

DELTA BAĞI HANGĠ ORBĠTALLER ARASINDA
OLUġAN KĠMYASAL BAĞDIR

• dx
z
–dx
z
orbitalleri arasında olur.

MOLEKÜLER ORBĠTAL TEORĠSĠ (MO
TEORĠSĠ)

• Moleküler orbital teorisi (MO teorisi) hem iyonik hem kovalent
etkileĢimi dikkate alır.
• LCAO (Atom Orbitalleri Doğrusal BirleĢimi)
• L: Lineer
• C: Kombinasyon
• A: Atom
• O: Orbital
• Farklı geometrik yapıdaki moleküllerin merkez atom orbitallerinin
enerjilerini ve simetrilerini açıklar.
• Önce verilen molekülün MO’su çizilir; bağ yapan orbitaldeki
elektron sayısı ile bağa karĢı olan orbitaldeki elektron sayısı
belirlenir.
38

• Bağ sayısı
MO teorisi
= ½ (Bağ yapan orbitaldeki elektron sayısı –
Bağa karĢı olan orbitaldeki elektron sayısı)

MOLEKÜLER ORBĠTAL TEORĠSĠ (MO
TEORĠSĠ) ÖRNEKLERĠ

• ÖRNEK: Hidrojenin bağ sayısını MO teorisi formülünü
kullanarak bulunuz.
• ÇÖZÜM: Önce hidrojen molekülünün MO’su çizilir. Bağa karĢı
olan sigma daha yüksek enerjidedir.
H
2
’nin bağ sayısı
MO teorisi
= ½ (2 – 0) = 1 bağ

• ÖRNEK: Helyum atomunun niçin kimyasal bağ yapmadığını MO
teorisi formülünü kullanarak bulunuz.
• ÇÖZÜM: Önce helyum molekülünün (He
2
) MO’su çizilir.
He
2
’nin bağ sayısı
MO teorisi
= ½ (2 – 2) = 0
Helyum atomu kimyasal bağ yapmaz.

• ÖRNEK: B
2
’nin mümkün olup olmadığını MO teorisi formülünü
kullanarak bulunuz.
• ÇÖZÜM: B
2
molekülü için 6 elektron yerleĢtirmemiz gerekir.
Önce B
2
molekülünün MO’su çizilir.
B
2
’nin bağ sayısı
MO teorisi
= ½ (6 – 4) = 1 bağ

• ÖRNEK: He
2
, He
2
+1
ve He
2
+2
’nin bağ derecelerini MO teorisi
formülünü kullanarak bulunuz.
• ÇÖZÜM
He
2
’nin bağ derecesi
MO teorisi
= ½ (2 – 2) = 0 bağ bulunmuĢtu.
He
2
+1
’in bağ derecesi
MO teorisi
= ½ (2 – 1 ) = 0,5 bağ
He
2
+2
’nin bağ derecesi
MO teorisi
= ½ (2 – 0 ) = 1 bağ

MOLEKÜLER ORBĠTAL TEORĠSĠ (MO
39

TEORĠSĠ) FORMÜLÜ UYGULAMALARINDA
BAĞ SAYISI KÜSURLU ÇIKABĠLĠR

• Örnekte görüldüğü gibi He
2
+1
’in bağ sayısı, 0,5 bulundu.
• Bağ uzunlukları konusu ise farklı bir meseledir.

MOLEKÜLÜN MO’SUNUN ÇĠZĠMĠ

• LUMO: Bağa karĢı olan orbitaldir, bağa karĢı olan orbitalde
elektron yoktur, çizimde boĢ bırakılır. En düĢük enerjili boĢ
MO’dur.
• HOMO: Bağ yapan orbitaldir, çizimde dolu olacaktır. En yüksek
enerjili dolu MO’dur.

MO TEORĠSĠ ĠLE HF BAĞ DERECESĠNĠN
BELĠRLENMESĠ

• Bağ derecesi
HF
= ½ (Bağ yapan orbitaldeki elektron sayısı –
Bağa karĢı olan orbitaldeki elektron sayısı)
• Bağ derecesi
HF
= ½ (2 – 0) = 1

MO TEORĠSĠ ĠLE CO BAĞ DERECESĠNĠN
BELĠRLENMESĠ

• Bağ derecesi
HF
= ½ (Bağ yapan orbitaldeki elektron sayısı –
Bağa karĢı olan orbitaldeki elektron sayısı)
• Bağ derecesi
CO
= ½ (6 – 0) = 3

CO MOLEKÜLÜNÜN LEWĠS (ELEKTRON–
NOKTA) YAPISI
40


• C ve O atomları arasında üçlü kimyasal bağ vardır.
• C atomunun etrafında iki elektron vardır.
• O atomunun etrafında da iki elektron vardır.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->