PATOLOJĐK PSĐKOLOJĐ Doç. Dr.

Emine Gül Kapçı

Dersin Tanımı Patolojik psikoloji ya da normal dışı davranışlar psikolojisi alanının temel konularını, kavramlarını ve kuramlarını içermektedir.

Dersin Amacı Patolojik psikolojinin tarihsel gelişimi, normal-dışı davranışların temel özellikleri, normal dışı davranışlarda tanı ve sınıflandırma, psikolojik değerlendirme yöntemleri, araştırma yöntemleri, biyo-medikal, sosyal öğrenme, bilişsel ve insancıl kuramlar tanıtılması ve araştırma bulguların ışığında tartışılması amaçlanmıştır.

Dersin Đçeriği Psikopatolojiye giriş Psikopotalojinin tarihçesi Ruh sağlığı, psikolojik iyi-oluş ve normallik Temel kavramlar Tanı ve sınıflandırma Psikolojik değerlendirme yöntemleri Araştırma yöntemleri Biyolojik kuramlar Psikodinamik kuramlar ve Freud Davranışçılık ve sosyal öğrenme kuramları Bilişsel kuramlar Đnsancıl kuramlar

Psikopatolojiye Giriş Ruh Sağlığı Nedir? 1

Dünya Ruh Sağlığı Derneği: Kişinin kendisinden ve diğerlerinden hoşnut olması ve yaşamın getirdiği sorumlulukları karşılaması Dünya Sağlık Örgütü: Bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan tam iyilik hali Amerika Psikoloji Derneği: Davranışsal, bilişsel, duygusal ya da fiziksel belirtilerin bir örüntü oluşturması ruhsal bozukluğun varlığına işaret eder S. Freud: Çalışmak ve sevmek

Psikopotalojinin tarihçesi Normal-normal-dışı ölçütleri Đstatistiksel normal ve normal-dışı: Seyrek görülen davranışlar; normal-dağılım eğrisi; kişilik özellikleri, davranış biçimleri. Zeka < 70 normal-altı, sadece halüsünasyon, ağır depresyon gibi belli alanlarda yardımcı Dezavantaj:Spor, sanat yeteneği gibi alanlarda sorun. Seyrek görülen davranışların hepsi anormal değil ancak anormal davranışların hepsi seyrek Kişisel stres: Kişinin davranışları kişiye acı, yorgunluk, keder, stres veriyorsa. Moral bozukluğu varsa (çaresizlik, umutsuzluk, beklentileri karşılayamama). Jerome Frank’a göre moralin düzelmesi psikoterapide de çok önemli. Dezavantaj: Sosyopatlar acı-suçluluk gibi duyguları yaşamıyor; öznel-kişiye göre –çekilen çile- değişebilir Sosyal normlardan sapma: Antisosyallar, manik ya da şizofrenilerdeki kimi davranışları, alkolizm, cinsel taciz, kapsıyor Dezavantaj: a) Suçlular ya da fahişeleri kapsamıyor. b) Normal-dışı kapsamında yer alan aşırı kaygılı bir birey de farkedilmeyebilir (hem geniş-hem de dar bir ölçüt) c) kültürel görecelilik: bir toplumda normal olan başka birinde olmayabilir

Psikososyal normal-dışı: Uyum sağlamayan davranış normal-dışıdır, yani çevrenin taleplerine etkin yanıt verememe ve istendik hedeflere ulaşamama. Dezavantaj: Kişi yaşamının belli alanlarında uyumsuz davranış sergilese de diğer alanlarında çok başarılı olabilir. Örn: Abraham Lincoln, Prenses Diana Zeka-sosyal etkilik ilişkisi: Zeka yüksek, sosyal etkilik düşük ise, ya da şu anda ölçülen zeka düşük ama kişinin geçmişte yaptığı işler yüksek olması gerektiği sonucunu doğuruyorsa duygusal-davranışsal problemlerin varlığına işaret edebilir.

Gerçeklikle temas: a) Halüsünasyonlar: Normal-dışı algılar (belli bir dış uyaranın yokluğunda) 2

b) Delüzyon (Varsanı): Tersi kanıtların varlığına rağmen yanlış/gerçek dışı inançlar. Büyüklük: kişinin gücünü, önemini abartması; Kontrol: düşünce, davranışalarının dış güçler tarafından kontrol edilmesi, Referans: Diğerlerinin davranışları kendisine yönelik; Paranoid: Diğerlerinin davranışlarından süphelenme bu duruma genellikle yakalanma ya da zarar görme delüzyonu eşlik eder c) Yönelim: Zaman, kişi ya da yer olarak gerçeği değerlendirememe d) Uygunsuz fiziksel etkinlik: Euphoria’den şiddete ya da hiç bir davranışta bulunmamadan aşırı hareketliliğe kadar değişebilir

Tanı ve Sınıflandırma Tanı: Bir bozukluğu diğerlerinden ayırtetme ve bozukluğun doğasını belirleme sanatı ve bilimidir Tanının Amaçları: a) Bozukluğun etiyolojisini (nedenlerini) açıklamaya yardımcı olacak bilgilerin elde edilmesi b) Bozukluğun gidişatı (prognoz) hakkında tahminde bulunma c) Bozukluğu ortadan kaldırmaya yönelik yöntem ve planlamanın yapılması (tedavi)

Tanının Dezavantajları Kişinin varolan zenginliğini ya da biricikliğini yansıtmaz Đnsanı anlamaya yönelik insani çabaları engelleyebilir “Kendini doğrulayan kehanet” Tanı konduktan sonra silinmesi güç.. Tanıya katkıda bulunan sosyal etmenlere değil, tanıyaetikete yoğunlaşır… Tanı konan kişi ile diğerleri arasında (terapist de dahil) bir engel/duvar oluşturur ve kişinin davranışları bu duvarın ardından yorumlanır. Kişi, depresif, şizofren v.b. Olarak görülür… Sosyal dışlama Tanı tedaviye yardım etmez (Aynı tanı, farklı neden, farklı tedavi Sınıflandırma Sınıflandırmanın Tarihçesi Hipokrat: Rönesans: 19. ve 20. yy: Sınıflandırmanın Avantajları Uzmanlar-arası iletişim Dezavantajlarından kaçınmak mümkün 3

Yasal olanaklar: Sigorta, izin gibi Semptom (Belirti): Danışanın / hastanın şikayetleri ve genel görünümünden elde edilen bilgiler (çökkün, enerjik gibi) Sendrom: Belirti örüntüsü Nozoloji: Normal-dışı davranış ve deneyimleri sınıflandırma bilimi Epidemioloji Koruyucu Faktörler---Direnç/Yılmazlık Yatkınlık Faktörleri---Risk Eşson Çoklu-son Ektanı/Eştanı

Klinik Psikolojide Tanı ve Değerlendirme DSM-IV-TR BTA= Başka Türlü Adlandırılamayan bozukluklar. Tanı ölçütleri o sırada karşılanıyorsa, belirtiler Hafif, Orta derecede ve Ağır Tanı ölçütleri artık karşılanmıyarsa, aşagıdaki belirleyicilerden biri kullanılabilir. Kısmi Remisyonda Tam Remisyonda Geçmiş Öykü

DSM-IV-TR MENTAL RETARDASYON (Not: Bunlar Eksen II'de kodlanır) Hafif Mental Retardasyon Orta Derecede Mental Retardasyon Ağır Mental Retardasyon Ileri Derecede Ağır Mental Retardasyon Mental Retardasyon, Şiddeti Belirlenmemiş ÖĞRENME BOZUKLUKLARI Okuma Bozukluğu Matematik Bozukluğu 4

Yazılı Anlatım Bozukluğu BTA Öğrenme Bozukluğu DEVĐNSEL (MOTOR) BECERILER BOZUKLUĞU Gelişimsel Eşgüdüm (Koordinasyon) Bozukluğu ILETIŞIM BOZUKLUKLARI Sözel Anlatım Bozukluğu Karışık. Dili Algılama-Sözel Anlatım Bozukluğu Fonolojik Bozukluk Kekeleme BTA Iletişim Bozukluğu YAYGIN GELĐŞĐMSEL BOZUKLUKLAR Otistik Bozukluk Rett Bozukluğu Çocukluğun Tümleşik Olmayan (Dezintegratif) Asperger Bozukluğu BTA Yaygın Gelişimsel Bozukluk DIKKAT EKSĐKLĐĞĐ VE YIKICI DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu Bileşik Tip Dikkatsizliğin Önde Geldiği Tip Hiperaktivite-impulsivitenin Önde Geldiği Tip BTA Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu Davranım Bozukluğu Çocuklukta Başlayan Tip Ergenlikte Başlayan Tip Başlangıcı Belirsiz Karşıt Olma-Karşı Gelme Bozukluğu BTA Yıkıcı Davranış Bozukluğu BEBEK YA DA KÜÇÜK ÇOCUKLARIN BESLENME VE YEME BOZUKLUKLARI Pika Geviş Getirme (Ruminasyon) Bozukluğu Bebeklerde ya da Küçük Çocuklarda Beslenme Bozukluğu TĐK BOZUKLUKLARI Tourette Bozuklu~u 5 BozukluĞu .

Tipini belirtiniz: Sadece Noktürna / Sadece Dillmal/Noktürnal ve Dillmal BEBEKLĐK. Çocukluk ya da Ergenlik Bozukluğu DELĐRĐUM DEMANS AMNESTIK BOZUKLUKlAR DIĞER KOGNITIF BOZUKLUKlAR ALKOLLE ĐLĐŞKĐLĐ BOZUKLUKLAR Alkol Kullanım Bozuklukları Alkol Bagımlılığı Alkol Kötüye kuIlanıml Alkolün Yol Açtığı Bozukluklar Alkol Entoksikasyonu Alkol Yoksunlugu Varsa belirtiniz: AIgı BozukIukIanyla Giden Alkol Entoksikasyonu De!iriumu Alkol YoksunIuğu Deliriumu Alkolün Yol Açtığı Kalıcı Demans 6 .Kronik Devinsel ya da Sesle ılgili Tik Bozukluğu Gelip Geçici Tik Bozukluğu BTA Tik Bozukluğu DIŞA ATIM BOZUKLUKLARI Enkoprezis Konstipasyon ve Taşma tnkontinansı ile Giden Konstipasyon ve Taşma tnkontinansı ile Gitmeyen Enürezis (Genel Tıbbi Bir Duruma Bağlı Olmayan). ÇOCUKLUK YA DA ERGENLĐĞĐN DĐĞER BOZUKLUKLARI Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu Seçici Konuşmamazlık Bebeklik ya da Küçük Çocukluk Döneminin Tepkisel Bağlanma Bozukluğu Basmakalıp Davranış Bozukluğu BTA Bebeklik.

Alkolün Yol Açtığı Kalıcı Amnestik Bozukluk Alkolün Yol Açtığı Psikotik Bozukluk Hezeyanlarla Giden HaIlüsinasyonlarla Giden Alkolün Yol Açtığı Duygudurum Bozukluğu Alkolün Yol Açtıgı Anksiyete Bozuklugu Alkolün Yol Açtıgı Cinsel Işlev Bozuklugu Alkolün Yol Açtıgı Uyku Bozuklugu BTA AlkoIle Ilişkili Bozukluk AMFETAMIN (YA DA AMFETAMIN BENZERĐ MADDELERLE) ILişKILI BOZUKLUKLAR KAFEiNLE ILIşKILI BOZUKLUKlAR KANNABISLE ILişKILi BOZUKLUKlAR KoKAiNLE iLişKiLĐ BOZUKLUKlAR HALLÜSiNOJENLE iLiŞKĐLĐ BOZUKLUKLAR INHALAMA ILIşKILI BOZUKLUKlAR NIKOTĐNLE ILIŞKILI BOZUKLUKlAR OPĐYATLA ILIşKILI BOZUKLUKlAR Opiyatın Yol Açtığı Bozukluklar FENSIKLIDIN (YA DA FENSIKLlDIN BENZERi MADDELERLE) ILIşKILI BOZUKLUKlAR SEDATĐF. HĐPNOTĐK YA DA ANKSĐYOLĐTĐKLERLE ĐLĐşKĐLĐ BOZUKLUKlAR ÇOĞUL MADDE KULlANIMI ĐLE iLIşKiLi BOZUKLUK ŞĐZOFRENĐ VE DĐĞER PSĐKOTĐK BOZUKLUKLAR Şizofreni – Paranoid Tip Darmadağın (Dezorganize) Tip Kasılakalmış (Katatonik) Tip Ayrım Göstermeyen (Farklılaşmamış) Tip Ardakalan (Rezidüel) Tip Şizofreniform bozukluk – Şizoaffektif Bozukluk Tipini belirtiniz: Bipolar TipIDepresif Tip 7 .

Klinik Görüşme: Diğer araştırma görüşmelerinden ya da sohbetlerden farklıdır. Danışanların önemli bir bölümü de (%70) gerçek sorunlarını görüşmeye getirmiyorlar. danışman olası sorun alanları konusunda önerilerde bulunabilir. Örneğin. bazen kendilerini rahatsız eden şeyi bilemeyebilirler.ortaya çıkmayacak bilgiler 8 . soruların soruluş biçimi ve sırası bellidir. Danışman.Hezeyanlı Bozukluk Erotomanik Tip/Grandiöz TipIKıskançlık Tipi/Persekütuar/Somatik TipIMikst tipIBelirlenmemiş Tip Kısa Psikotik Bozukluk Varsa belirtiniz: Belirgin Stres EtkenOer)i OlanlBelirgin Stres EtkenOer)i Olmayan Paylaşılmış Psikotik Bozukluk Genel Tıbbi Durumu 'e Bağlı Psikotik Bozukluk Hezeyanlarla Giden Hallüsinasyonlarla Giden DEPRESIF BOZUKLUKlAR Majör Depresif Bozukluk. Danışmanın izlediği akım soruları belirler. davranışçı güncel yaşam değişikliklerine odaklanır. Danışanlar. Avantajları: Daha objektif bilgi. gözlemciler-arası güvenirlik yüksek b) Yarı-yapılandırılmış: kurallar yerine öneriler. danışanın nasıl yanıtladığına ya da neden yanıtlamadığına odaklanır. Klinik Görüşme a) Yapılandırılmış: sıkı ve belli kuralları vardır. kaygılı bir bireyde psikoanalist çocukluğa odaklanırken. Avantajları: Yapılandırılmış görüşmelerde –genellikle. önceden belirlenmiş sorular sorulur. genellikle iki farklı danışman aynı sonuca ulaşır. Tek Epizod Rekürran Distimik Bozukluk BiPOLAR BOZUKLUKLAR Klinik Değerlendirme Yöntemleri 1. ne sorulacağına danışman karar verir. Danışman-danışan arasındaki güven önemlidir.

Bilgisayar Görüşmesi: Oldukça yapılandırılmış. madde kötüye kullanımı gibi alanlarda özellikle uzman yardımı alamayacak danışanlara bilgi verici/eğitici olabiliyor Klinik Psikolojide Kullanılan Testler Zeka Testleri-Kullanım Amaçları /Alanları 9 . ne zaman bir başka tanı için başka bir soruya geçilmesi gerektiği bilgisini verir. obsesyonlarla ilgili diğer sorular sorulur ve bu değerlendirme sonucunda tanı konur. OKB gibi. depresyon. ebeveyni hakkında da bilgi edinir. fobiler. Obsesif-Kompulsif Bozukluk Ölçütü Diğer Örnekler Şimdiki Durum Değerlendirmesi (1974): 145 belirti var ya da yok olarak işaretlenir. SCID’in gözlemciler-arası güvenirliği artırdığı görülmüştür. Görüşmeciye ne zaman hangi soruda ayrıntıya geçilmesini gerektiği. (OKB) eğer yanıt 1 olarak derecelendi ise kompulsiyonlarla ilgili sorulara geçilir. Belirtiler derecelendirilerek tanı konur. SCID-Spitzer ve Williams): DSM tanısının uygunluğunu değerlendirmek üzere kullanılmaktadır. Ülkemizde kullanılmaktadır. Birinci örnekte. Yarı-yapılandırılmış bir görüşme yöntemidir.DSM (The Structured Clinical Interview for DSM-IV. Türkiye’de de uygulanmaktadır. Görüşmeci yalnızca çocuk değil.Genellikle görüşmenin başlangıcında yapılandırılmış. Belirtiler sendroma dönüştürülelerek değerlendirme yapılabilir. belli sorular. Kişilerin özelliklerine göre değiştirilemiyor. Sendromları. daha sonra yarı-yapılandırılmış biçimde görüşme sürdürülür. Ancak. “Uluslararası Hastalık Sınıflandırma Sistemi”ne (International Classification of Diseases –ICD) uygun olarak değerlendirmek mümkündür (yetişkinler) The Kiddies-SADS: Çocuklar ve ergenler için geliştirilmiştir. Ayrılık kaygısı. OKB. Belirtinin derecesi de işaretlenir. Eğer yanıt 3 ise. Yapılandırılmış ya da Yarı-Yapılandırılmış Görüşme Örnekleri Yapılandırılmış Klinik Görüşme . Yine 1 olarak derecelndirildiğinde yaygın kaygı bozukluğu ile ilgili sorulara geçilir. intihar riski.

Duyusal uyaranların ayırdedilmesi ve bunların hızının değerlendirilmesine bağlı bir laboratuvar testidir. sözel alt testlerde normal ranjlardaki puanlar kaygıya işaret edebilir Çeşitli. bilişsel becerilerdeki yetersizliklerin erken yaşlardan itibaren görülmesi gerekir. düşünme ya da davranış biçimlerindeki uyumsuzluğa işaret eden bilgiler sağlar.Zekanın değerlendirilmesi özellikle zihinsel engel tanısının konmasında oldukça önemlidir. örn: beyin hasarı gibi Örneğin. Kişinin test performansı ile eğitim. Bu testin çevirisi aynı yıllarda ülkemizde de yapılmış ve kullanılmıştır (1915). alanalardaki problem çözme becerisi hakkında bilgi verir Kişinin bir probleme nasıl yaklaştığı konusunda bilgi verir Zeka Testleri Đlk zeka testi 19. önceki başarılar arasındaki uçurum duygusal problemlerin varlığına işaret eder. (1904) bu testlerin korelasyon gösterdiğini ve çocukların okul başarılarını öngördüğünü ve kendisinin önerdiği genel g faktörü ile tutarlı olduğunu belirtmiştir Pratik ilk zeka testi Alfred Binet ve Theophile Simon (1905) tarafından geliştirilmiştir. Standart görüşmelerle bireysel olarak uygulanır. iş. eğer kişinin kronolojik yaşı ile zeka yaşı aynı ise. yy’da Galton (1883) ve Cattell (1890)tarafından geliştirilmiştir. zeka bölümü kavramını getirmiştir. Zeka Bölümü (IQ)= 100 x ZY / Kronolojik Yaş Deneme: 10 yaşında ZY’ı 16 ve 16 yaşında ZY’ı 16 çıkan bir gencin IQ puanı ne olur? Klinik Psikolojide Kullanılan Testler Kişilik Testleri 10 . zeka bölümü 100’dür (ortalama zeka). Stern-Terman. psikozda olduğu gibi kişinin belli alanlarda mı. 1916’da testi revize etmiş ve Stanford-Binet olarak o dönemden itibaren çeşitli versiyonları kullanılmaya başlamıştır. Amerikalı Lewis Terman. Eğitim programlarının hazırlanmasında yararlanılır Alt-test puanları arasındaki farklılıklar. Spearman. Zihinsel engel tanısının konması için. yoksa zekanın tüm alanlarında mı düşüş olduğu saptanabilir Problem çözme alt testlerinde düşük. Bu kişilerin yola çıkış amaçları zihinsel engelli çocukları normal gelişim gösteren çocuklardan ayırt etmek ve onlara özel eğitim olanağı sağlamaktadır.

Kimi KT kaygı gibi tek boyutu. Danışanın MMPI maddelerine verdiği yanıtlar.MMPI (Minnesota Multiphasic Personality Inventory Hathaway ve Mckinley tarafından 1943’te özgün form geliştirilmiş ve daha sonra gözden geçirilmiş formları geliştirilmiştir.Kişiyi diğerlerinden ayıran ve göreceli olarak kalıcı özelliklere “kişilik özellikleri” denir. örgütsel ya da endüstride karşılaşılan problemler gibi KT’lerinde güvenirlik sorun olmazken. Geçmişteki cinsel yaşamında problemleri olabilir. Diğerlerine karşı düşmanca olma eğiliminde ve çabuk küsebilmektedir. Problemleri için başkalarını suçlamakta ve problemlerini çözme sorumluluğunu almamaktadır. 11 . bağımlı ve diğerlerinin ilgisini talep etmektedir. Öfkesini göstermekte güçlük yaşamakta ve öfkesini pasif-agrasif biçimde göstermektedir. Bir dizi psikiyatrik problemi saptamada yararlanılmaktadır Minnesota Çok-Boyutlu Kişilik EnvanteriMMPI (Minnesota Multiphasic Personality Inventory Minnesota Çok-Boyutlu Kişilik Envanteri-Örnek Profil Cinsiyet: Kadın Yaş: 40 Profil Geçerliği: Geçerli bir MMPI profilidir. Örn: eğitsel rehberlik ve danışma. kimileri ise birden fazla boyutu değerlendirir. Güven gibi oldukça geniş. işbirliği yaptığına işaret etmektedir Belirti Örüntüsü: Bu profilde olan kişiler uyumsuzdur. Klinik Psikolojide Kullanılan Testler Minnesota Çok-Boyutlu Kişilik Envanteri. uygun-uygun değil gibi ikili ya da kesinlikle katılmıyorum-kesinlikle katılıyoruma değişen çoklu değerlendirmeler yapması beklenir. “bilinçdışı çatışmaları” değerlendirme gibi alanlar geçerlik açısından hala tartışmalıdır. ya da günlük alışkanlıklar gibi çok dar özellikleri kapsar (Guilford) Ruh sağlığı alanında çalışanlar çok çeşitli kişilik testleri (KT) /envanterlerinden yararlanırlar Kişisel bildirimlere dayanan KT’leri kişiden davranış ya da duygularını değerlendiren ifadelere evet-hayır. kimileri ise göreceli olarak normal ortamları ve davranışları değerlendirir. Narsistik. Kimileri normal-dışı davranışları.

Buradaki bilgiler diğer kaynakarla da desteklenmelidir. Başkalarının kendisini anlamadığını ve kontrol etmeye çalıştığını düşünmektedir. Bu nedenle. problemlerini ve kişiliklerinin diğer yönlerini objektif olarak değerlendirebildikleri bilgisine dayanır. Kişinin öfkesi. Soğuk. Pasif-agresif. Projektif Testler Kişisel bildirime dayalı testler (ölçekler. verici olmayan. uzun süreli kişisel ilişki güçlükleri yaşamasına neden olabilir.Diğerlerinin yanında kendini kötü hissetmekte ve bunun için diğerlerini suçlamaktadır. tartışır. başkalarını gözardı ederek kendini ön-planda tutmaktadır. Bu rapordaki bilgiler gizlidir. Objektif puanlardan elde edilen profile dayanarak yorumlar yapılmıştır. Paranoid bozukluk olasılığı da dikkate alınmalıdır. Başkalarına güvenmemesi. Bu nedenle bir grup psikolog kişisel bildirime dayalı olmayan testlere gereksinim olduğunu belirtmişlerdir. Kişilerarası Đlişkiler: Sosyal yaşamında önemli güçlükler yaşamaktadır. psikoterapiye sıcak bakmayabilirler. kişilik özelliklerini ve bunlarla ilgili psikolojik problemleri dolaylı olarak ölçen testlerin geliştirilmesine kaynaklık etmişlerdir. Fantazi dünyasına gömülmüş görünmektedir. Ancak insanların çoğu kendilerini çok iyi tanımayabilirler ya da çeşitli nedenlerden ötürü kendileri hakkında bilgi vermek istemeyebilirler. Bu nedenle bir projektif teste pek çok yanıt gelebilir. Dünyayı tehditkar bir yer olarak görmekte. uzun zamandır devam eden uyumsuzluk yansıtılmaktadır. haketmediği davranışlara maruz kaldığını düşünmektedir. ve ödün vermeyen bir davranış sergilemekte. Buradaki bilgiler eğitimli-sertifikalı test uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. projektif testlerin muğlak bir yapısı vardır. Not: Bu MMPI yorumu hasta hakkında yararlı hipotezler kurulmasına yardımcı olabilecek bir kaynaktır. Tedavi Hakkında: Bu profildeki kişiler. Tanı Hakkında: Böyle bir profildeki kişiler genllikle kişilik bozukluğu içierisinde değerlendirilirler. düşüncelerini . Örn: Danışanlardan. psikoloji tedaviye kendi istekleri ile gelmezler. 12 . Düşünme biçiminde de karışıklıklar ve tuhaflıklar görülmektedir. Ölçeklerden farklı olarak. Davranışsal Kararlılık: Bu profilde. envanterler) kişilerin duygularını. hakettiklerini alamadığını. paranoid kişilik bozukluğu gibi. rasyonalize eder ve kendi problemleri için başkalarını suçlama eğilimi gösterirler. Psikolojik yorumlara direnç gösterir. Psikoterapiyi erkendönmde bırakırlar. sıcak ve yakın ilişkiler kurmasını engelliyor olabilir. başkalarının kendisini anlamadığını ve iyi davranmadığını düşünmektedir. bir mürekkep lekesinde ne gördükleri ya da sosyal bir durumu gösteren bir resim hakkında hikaye anlatmaları istenir.

Bu dezavantajı gidermek için. Holtzman (1961) 45 karttan oluşan başka bir mürekkep lekeleri testi geliştirmiştir. Murray. Bu teknik Đsviçreli psikiyatrist Hermann Rorschach tarafından (1921) geliştirilmiştir. kişiler muğlak bir uyarana tepki verirken bilincinde/farkında olmadıkları kişilik karakteristiklerini bu uyarana yansıtarak ortaya dökerler. kişilklerinin çeşitli boyutlarını yansıttıklarını görmüştür. form ve içerik açısından değerlendirilir. Ancak. Kişinin çevresini ne kadar gerçekçi biçimde değerlendirdiğine bakılır. 1940) 13 . Rorscach Testine benzer mürekkep testi örnekleri Rorschach Testi Test 4 renkli. Form: Biçim ve renk açıklamaları değerlendirilir. Projektif Testler Rorschach Mürekkep lekeleri testi Mürekkep lekeleri kişiliği değerlendiren ilk projektif testlerdendir. Rorschach’ı geliştirmeye yönelik çalışmalar yapılmıştır. bedenin bölümleri. çocuklarıyla dolaşırken bulutlarda ne gördüklerini sorduğunda. Mürekkep lekeleri Rorschach’ın en önemli dezavantajı puanlama ve yorumlamanın zorluğu ve uygulamacılararası güvenirliğin düşük olmasıdır. somut düşünmeyi ifade ettiği düşünülmektedir. Đkinci aşamasında. Đçerik: insan figürleri. başetme biçimleri ve kişilik yapısının kararlığı gibi konularda bilgi vermektedir. Kişilere bir dizi mürekkep lekesi gösterilir ve herbirinde ne gördüğü sorulur. güdülenmesi. Verilen yanıtlar bölge. Bunların. Tematik Algı Testi (Thematic Apperception Test. hayvan ya da nesneler puanlanır. 6 siyah-beyaz karttan oluşmuştur. Kişinin yaşamı. normal-dışı davranışların tanılanmasında çok yararlı olmadığı görülmüştür. Örn: Psikotik düşünme. Söylentiye göre. neden böyle bir benzetme yaptığı sorulur. Testin ilk aşamasında lekelerin neye benzediği sorulur. organize etme ve kavramları ilişkilendirme. Son yıllarda. sonuçta daha derinde bulunan kişilik örüntülerinin ortaya çıktığı savunulmaktadır. Bölge: Kişinin lekenin bütününü mü ya da hangi bölgesini tanımladığına bakılır. Sıradan yanıtlar çevreyi yaratıcı biçimde algılamadığını.Projektif testlerin altında yatan varsayım. meşguliyeti (preoccupations). sıra dışı yanıtlar gerçeklerle bağlantısızlık olarak yorumlanabilir.

Hikayenin sonunda bu duruma neyin neden olduğu ve nasıl sonlanacağı da sorulur. ikiliya da grupla çeşitli ortamlarda olabilir. Rorschach ve WAIS gibi. kimileri kadınlar kimileri de her iki cinsiyete de gösterilir. ancak kimi klinisyenler. Beyin hasarının belirlenmesinde %70-%90 isabetlidir. Danışana resimdeki kişilerin düşünceleri ve duyguları da sorulur. ortası ve sonu olan ve bu duruma bir hikaye anlatması istenir. projektif testlerin kişisel bildirim testleri gibi değerlendirilemeyeceğini ve kişinin öznel dünyası hakkında önemli bilgiler verdiğini savunmaktadırlar. Resimler muğlaktır ve her çeşit hikaye anlatılabilecek niteliktedir. Kimi resimler erkekler. Genellikle aşağıdaki sorulara yanıt aranır: Hikalerde ortaya çıkan kişiler-arası ilişkilerin doğası. Çocuklar. Kiminle özdeşim kurduğu. beyin hasarı olan ve olmayan kişilerin kopyaları ile karşılaştırılır. Resimlerdeki kişiler. yalnız. Bender-Geştalt Testi: Olası bir beyin hasarını değerlendiren testlerden biridir. Bu test aynı zamanda çocuklarda algı-hareket gelişimini değerlendirmede kullanılır. Kimi testler merkezi sinir sistemindeki patolojiyi gösterebilmektedir. Kopyalar. Üzerinde geometrik şekiller olan kartları kişiden kopyalaması istenir. Nöropsikolojik Testler Ruhsal bozuklukların değerlendirilmesinde karşılaşılan güçlüklerden biri beyin hasarı ve bununla ilgili bozuklara tanı konmasıdır.TAT TAT’ndeki resimler gösterilerek kişiden her resim için başı. Halstead-Reitan Bataryası Beyin hasarı ve ilgili nöropsikolojik bozuklukları değerlendirmek amacıyla geliştirilmiştir. yaşlılar ve farklı ırktan kişiler için geliştirilen formlar da vardır. Beynin hangi bölgesinin etkilendiğini belirleyebilmektedir 14 . Ancak nöropsikolojik problemler çoğunlukla bu amaçla geliştirilen testlerle değerlendirilmektedir. Bir oturumda en fazla 20 resim sunulur. Karakterlerin niyeti ve Yaşama genel olarak bakışı nasıldır? Değerlendirme Güvenirlik ve geçerlikleri düşük.

kişinin tanımadığı nesnelere ilişkin hareket hızı ve dokunsal ve kinestetik ipuçlarını kullanarak öğrenme yeterliğini değerlendirmektir. okuma. alıcı dil. yazma. parmakla izlemenin beynin ön lobutarafından kontrol edildiği. Halstead-Reitan bataryası gibi bir dizi işlevi değerlendirmektedir Bunlar: temel ve üst düzey hareket becerileri. okuma-yazma ve aritmetik. 15 . Hedef. dil ve konuşma bozukluklarının ise sol loblorla bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Kişiden daha sonra bu nesneleri bir kağıda resmetmesi istenir. Đzleme Testi: Parmak Salınımı (Titreşimi) Testi: Kişiden işaret parmağı ile olabildiğince hızla bir tuşa basması istenir Sınıflandırma Testi: Bir ekranda imge görünür ve kişiden 1-4 arasında bir rakama benzetmesi ve o tuşa basması istenir. Hangi işlevlerin kaybedildiğini ya da zarar gördüğünü bildirir. harf ve rakamları tanıması. Yanlış yanıtta zzzzzzz sesi gelir. beyin hasarının nedenini belirleyememesi ve genel hafıza işlevlerini değerlendirememesi Halstead-Reitan Bataryası Alt-Testler Dokunsal performans testi: Kişi gözleri kapalı iken çeşitli küpleri bir tahtaya hem sağ hem de sol eli yerleştirir. Kişiden doğru yanıta götüren kuralı zihninde tutup ona göre yanıt vermesi beklenir. beynin belli bölümleri ile davranış arasındaki ilişki biçiminde yorumlanır. Örn: Parmak salınımı testinde. dokunsal. hafıza ve problem çözme. ritmik. Beyin hasarının büyüklüğü ve yeri hakkında bilgi vermektedir. akustik. ifade etme. Çocuklara ve yetişkinlere uygulanmaktadır. aritmetik. Kişiden nesnelerin adını söylemesi. görsel. Afazi (konuşma yetisinin yitimi) Testi: Dil ve konuşma ilgili yeterliklerin sınandığı bir testtir.Dezavantajı: Oldukça uzun (6-8 saat). Luria-Nebraska Bataryası Rus nöropsikolog Alexander Luria (1902-1977) tarafından geliştirlmiştir. bedenin bölümlerini tanıması. basit pandomimleri tekrarlaması gibi Testte gösterilen performans. Beyin hasarı olan ve olmayan kişileri ayırtedebilmektedir.

“aklımızdan geçen düşünceler” gibi içsel süreçlerin de önemli olduğu bilinmektedir. Bilişsel Değerlendirme: Ölçeklerle ya da görüşmelerde sorulan sorularla ilgili bilgiler elde edilir. Fizyolojik Ölçümler: Davranışın fiziksel boyutlarıyla ilgili olarak da ölçümler yapılmaktadır. Bu testin güvenirliği ve geçerliği konusundaki bilgiler artmaktadır 269 madde ve 11 alt-testten oluşan test yaklaşık 2-2. kas gerginliği. hangi beceriler yeniden kazanılabilir ya da diğerleriyle ikame edilebilir. psikolojik ya da fiziksel stres anında deride değişimler. Bilim yoluyla elde edilen ve yorumlanan bilgilerin bir yönteminin bulunması gerekir. keder. klinikte. uykusuzluk. Örneğin. nabız. okulda. 16 . Örn. Kendimize söylediğimiz cümleler. problem çözme gibi durumarda farklılaştığını biliyoruz. “Đşlevsel Olmayan Düşünceler” ölçeği ya da görüşmede “Biri sizi eleştirdiğinde aklınızdan ne geçer” gibi. Yüksek tansiyonu önleme gibi çalışmalarda yararlanılmaktadır Klinik Psikolojide Araştırma yöntemleri Bilim sistematik yollarla (yani. Sadece gözlenen davraışları değil. kendimizi nasıl ödüllendirdiğimiz gibi. Değişmesi gereken hedef davranışın belirlenmesine yardımcı olur. görüşmeler. hayal kurma.5 saatte tamamlanabilmektedir DAVRANIŞ DEĞERLENDĐRMESĐ Bir dizi yöntemle davranış değerlenirilmektedir: Doğal ya da yapılandırılmış ortamlarda gözlem.Sonuçta rehabilitasyon hakkında bilgi verir: Hangi beceriler etkilenmiştir. yöntem)elde edilen bilginin olguları açıklama yoludur. kan akış hızı ve beyin dalgaları Bu değişimlerin korku. bilişsel değerlendirme ve fizyolojik ölçümler DAVRANIŞ DEĞERLENDĐRMESĐ Gözlem Doğal Gözlem: Genellikle “Uyaran-kişi-tepki-sonuç” dörtlüsüne bakılır. klinikte gözlenebilir ya da bir alkolizm sorununda klinikte yapay bir içki mekanı yaratılarak davranışlar gözlenebilir. Sözel ve sözel olmayan davranışlar gözlenir: Evde. bildirime dayalı ölçümler. parkta gibi Benzetişim (Analogue) Gözlemi: Anne-çocuk ilişkisi.

çocuklukta dayak yeme depresyona neden olur demek yeterli değildir. tutarlı. Örneğin. kuramların gelişimi ile bilgiyi açıklamak ve mümkünse neden-sonuç ilişkilerini ortaya koyabilmektir. Đyi bir kuramın özellikleri nelerdir? Genel ve kapsayıcı olması: Herhangi bir davranış bozukluğunu değil tüm davranış bozukluklarını açıklamalıdır. Bu durumun hem test edilebilmesi hem de yanlışlanabilmesi gerekir. Epidemiolojik Araştırmalar Betimsel Araştırmalar Gelişimsel Araştırmalar (Gelişimsel Psikopatoloji) 17 .Bilimsel bilginin ve yorumun en önemli özelliği test edilebilmesi ve yanlışlanabilme özelliğine sahip olmasıdır. Zaman ve mekan yakınlığı bize durumu açıklamaz: Öğrenilmiş korku kavramı bu durumu açıklayabilir. köpek havlamasından sonra korkular başlayan bir çocuğu gözleyebiliriz. bunların da açıklanması gerekir. Böylece tedavi ve önleme çalışmaları yapılabilir. Örn. Bilimin amacı. Basitlik: Anlaması ve uygulamasının basit olması Görgül geçerlik: Bilimsel gözlemlerle elde edilen verilerle örtüşmelidir (örn: başın çapı) Đç-Tutarlık: Kuramın tüm parçaları birbiri ile örtüşmeli ve tutarlı olmalıdır (varsayımları ve hipotezleri) Test Edilebilirlik ve Yanlışlanabilirlik: Yararlılık: Klinik psikoloji ile ilgili kuramlar davranışları açıklamalı ve tahmin edebilmelidir. varsayımları kanıtlamak üzere araştırmalr yapılır. nedenlerine ilişkin açıklamalarda bulunur. Neden Kuramlara Gereksinim Duyulur? Kuramlar birbiriyle ilişkili olayları ya da davranış örüntülerini açıklar Kuramların açıkladığı olaylar ya da davranış örüntüleri mantıklı. Davranış örüntülerini açıklamakla kalmaz. Kuramsal kavramlar gözlenebilir durumlardan çıkarılmış olsa bile. Bir görüngüyü ya da olguyu açıklamak üzere geliştirilen bir dizi varsayıma “kuram” denir. benzer durumlarda tekrarlanması gerekir. Kuramların yeterliği araştırmalarla sınanır. Bilimsel bilginin güvenilir olması gerekir. ikna edici ve güçlü olmalıdır Psikolojik süreçleri açıklamada varsayımlara dayanır.

uyum. sağlık. önemli durumlarda Müdahale. Yaygınlık – Görülme Sıklığı (prevalence): Belli bir zamanda ya da zaman diliminde bir bozukluğun görülme oranı 2. Özellikle seyrek görülen. Kişinin geçmişine ilişkin tüm bilgiler danışandan ve ilgili diğer tüm kişilerden toplanır (Aile. Đnsıdıns (Incidence): Bozukluğu gösteren kişi sayısında belli bir zaman diliminde (genellikle bir yıllık) artış / değişim oranı 3. evlilik. eğitim. kişilik. gelişim. Epidemiolojik araştırmalarla ilgili kavramlar: 1. dağılımı ve ilişkili etmenlerle ilgili araştırmalardır. meslek.Deneysel Araştırmalar ve Analok Araştırmaları (Tek-Denekli Araştırmalar ya da gruplarla) Vaka Araştırmaları Epidemiolojik Araştırmalar Bir hastalığın sıklığı. tanı ve tedavi konusunda ayrıntılı bilgi verilir Genel olarak kabul gören kuramları yanlışlamaya yönelik bilgileri içerir Test edilebilecek hipotezler önerir Örn: Thigpen ve Cleckley (1954) “Eve White” Çoklukişilik: yeni bir kavram ve tedavi yöntemi önermişlerdir Genellenebilirliği düşüktür Deneysel Araştırmalar Örn: Hangi psikoterapi kuramı daha etkilidir? Deneysel araştırmalar neden-sonuç ilişkisi hakknda bilgi verir Araştırma hipotezi yer alır 18 . sosyo-demografik bilgiler. Risk Faktörü: Belli bir durumun ya da değişkenin varlığında bozukluğun görülme olasılığının artması Vaka Araştırmaları Bir kişinin davranışlarının gözlenmesi ve kaydına dayalı araştırmalardır. yaşam biçimi ve güncel durumu) Klinisyenler aynı zamanda bireyi tedavi etmeye çalışır. sıra-dışı.

hayvanlarla yapılan araştırmaların doğurguları çıkarılıp insan yaşamına genellenebilirliği sınanmalıdır En önemli dezavantajı dış geçerlik ve genellemedir Psikopatolojinin doğası ve nedenleri hakkında önemli bilgiler sağlar Tek-Denekli Deneysel Araştırmalar Klinik psikolojideki deneysel araştırmalar tek bir denek (katılımcı) ile de gerçekleştirilebilir Vak’a araştırmalarında olduğu gibi. 19 .katılımcıları kendi hipotezini destekler yanıtlar vermelerine yönlendirmesi). benlik saygısına tehdit depresyon ya da kaygıya neden olur mu? Ratlarla araştırma yapıp sonuçları ratlara genellersek.olanaklı kılar. bağımsız değişkene bağlı olarak değiştiği kabul edilir En azından bir kontrol grubu yer alır Katılımcılar tesadüfi yöntemle gruplarla atanırlar (her katılımcının belirlenen gruplara atanma olasılığının aynı olması Rosenthal etkisi kontrol edilebilir (Araştırmacının –farkında olmadan.Bağımsız değişkeni ve bağımsız değişkenin düzeylerini araştırmacı kontrol eder Bağımlı değişkenin. Böyle bir yanlılığı ortadan kaldırmak için çift-kör (double-blind) araştırma desenleri düzenlenir (hem araştırmacı hem de katılımcı araştırmanın hipotezinden haberdar değildir. Örneğin çocuk istismari. psikotik ya da otistik çocuklardaki kendini yaralama davranışlarıdır. analok araştırması yapılmış olmaz. gerçek yaşam olayına benzer bir olay laboratuvar ortamında yaratılır.amacıyla analok araştırmaları yapılır Analok araştırmaları etik açıdan yapılması olanaksız olan araştırmaları –etik ihlaline yol açmadan. Genellenebilirliği ve dış-geçerliği düşüktür. Bu araştırmaların çıkış noktaları. Davranışların bir yönüne odaklanarak güçlü bir araştırma yöntemi olarak klinik psikoloji araştırmalarında kullanılmaktadır. -özellikle neden-sonuç ilişkisi. şizofreniye kaynaklık edebilecek ebeveyn davranışları gibi Analok araştırmalarında. sonuçların karşılaştırılacağı bir kontrol grubu yoktur. özellikle ilaç araştırmalarında) Dış geçerliğin sağlanması gerekir Analok (Benzetme) Araştırmaları Deneysel yöntemin avantajlarından yararlanmak. Örneğin.

beyindeki anormalliklerin hangi hastalıklara neden olduğu. jestlerimiz. ayrıca üzüntülerimiz. gözden kaçan hatalar. kahkahalarımız. Uykusuzluk. beyinden –yalnızca beyinden kaynaklanır.. duygu Fiziksel Hastalık ve Psikopatoloji Geleneksel biyo-tıbbi ruhsal bozukluklarla –fiziksel. Bu aşamada ağlama sıklığına da bakılır. Beyin ve sinir sistemi çalışmaların odak noktasıdır Sinirbilim: beynin yapısı. muhakeme. depresif belirtileri olan bir çocuğun iki ayrı davranışı gözlenir. cinsiyet değişkeni (kadın ve erkekler) ile tedavi yöntemleri (ilaç.. Az konuşma ve ağlama gibi. Daha sonra ağlamadığı zamanlar da ödüllendirilir. ağrılarımız.hastalık kavramı ile eşleştirmişlerdir. Hastalık: bedenin tümünü ya da bir bölümünü etkileyebilir ve patolojisi bilinebilir ya da bilinmeyebilir. beyin yapıları ve zihinsel işlevler arasındaki ilişkisi:hafıza. yasımız ve gözyaşlarımız. neşemiz. Operant durum ile deneysel durum arasında anlamlı bir farklılık olduğunda sonucun deneysel manipulasyondan kaynaklandığı sonucuna varılır. ilaçların beyine etkisi. B= Tedavi (deneysel manipulasyon) A= Operant durumdaki koşullar B= Tedavinin yeniden sunulması (deneysel manipulasyon).değil ödüllendirmenin davranışlardaki değişime kaynaklık ettiği sonucuna varılır. Karma Desenler Birden fazla etmenin (değişkenin) bir bağımlı değişkene olan etkisini araştırmak amacıyla yapılır. unutkanlık ve alışkanlık dışı davranışlar beyinden kaynaklanır” Hipokrat Ruhsal bozuklukların nedeni bedenimizdeki biyolojik ya da fiziksel bozukluklardır. 20 . Çoklu Operant Desenleri: A=Operant durumdaki koşulların yeniden uygulanmasının mümkün olmadığı ya da etik olmadığı durumlarda çoklu-operant işlemi uygulanmaktadır Çoklu Operant: Örneğin.. Klinik Psikoloji Kuramları Biyo-Tıbbi Kuramlar “Hazlarımız. Sonuçta. amaçsız kaygılar. Örneğin. kimyasal süreçler ile beyin işlevleri ile ilişkisi. diğer değişkenlerin – etmenlerin.ABAB desenleri: A= Operant durum (baseline). bilişsel ve insancıl) iyileşmeye olan etkisi. Önce çok konuştuğunda ödüllendirilir.

tüm psikopatolojinin sonunda bir hastalıkla bağlantısının kurulacağı inancını güçlendirdi. vücut hücrelerinde ya da dokularındaki değişimler gibi. 2. yargılama işlevleri bozulabilir. depresyonda. bedensel yaralanmalar. patoloji: hastalık) Biyo-Tıbbi Kuramlar HASTALIK 1. Depresyonun nöropineprin bozukluğundan (deficiency) ya da serotonin yetmezliğinden kaynaklandığı önerilmektedir. Örneğin: beyin iltihabı dementia belirtilerine neden olur. kişi halüsünasyonlara kapılabilir. Doğurguları Normaldışı davranışlarda organik nedenlere çok fazla önem verilmesi Tedavide yalnızca biyolojik ya da fiziksel yöntemlerin kullanılması Psikoterapi. Bulaşıcı Hastalık: Bakteri ve virüs gibi parazit türü organizmaların vücudu istila etmesidir. psikoeğitim ya da sosyal çevre düzenlemelerinin gözardı edilmesi Neden-sonuç ilişkisinin kurulamaması Psikoaktif ilaçların geliştirilmesi Nedenin vücutta o maddenin eksik olup-olmadığına bağlanamaması: Aspirin gibi 21 . Örneğin: Diabetin nedeni karbonhidratların metabolizma işlevlerindeki bozukluklar ya da yüksek tansiyon Örneğin depresyon ve şizofreni araştırmaları. Bulaşıcı-Olmayan Travma: Yıkıcı çevresel koşullardan ötürü bedenin işlevlerini yerine getirememesi. Hafıza. Belli psikopatolojiler bulaşıcı hastalıklardan kaynaklanır.Patoloji: Hastalığın altında yatan süreçlerdir. Kafa travmaları. nöropineprin ve serotonin adlı nörotransmitterler. Sistemik Hastalık: Herhangi bir vücut organının ya da organ sistemlerinin işlevlerini yerine getirememesi durumu Sistemik hastalıkların nedenleri kısmen bilinebilir. Bağışıklık sisteminde ve aşı gibi çevresel değişikler fark yaratır. Örneğin. Frengi mikrobunun bulunması. büyüklük sanrıları. ya da kalıtım 3. Hafıza. muhakeme ve soyut düşünme Örneğin frengi mikrobunun sinir sistemini istila etmesi: özbakım becerilerini yerine getirememe. zehirli maddelerin vücuda girmesi gibi durumlarda bedensel işlevler yerine getirilemeyebilir. (psiko: ruhsal.

düşünce ve duygular davranışlardan çıkarılır Yalnızca söylenenler değil. Yatkınlık-Stres Kuramları: Aynı biyolojik yatkınlığa sahip iki birey farklı çevrelerde yetiştiğinde stres kaynağına farklı tepkiler geliştirebilirler. Klinik Psikoloji Kuramları Psikodinamik Kuramlar Psikodinamik yaklaşımlara göre.olaylardır ve zihinde (mind) gerçekleşir Psikodinamik kuramlara ve psikoanalize göre. ya da hangi tepkilerin verilme olasılığının yüksek olduğu bilgisini verir.temel odağı psikolojik olayların analizidir Kişilik.Klinik Psikoloji Kuramları Beden-Çevre Etkileşimi ve Ruhsal Bozukluklar Bireyin çevresi ve yapısal özellikleri arasındaki etkileşim vurgulanır. davranış ve terapi kuramı geliştirmiştir Psikoanalitik Kuram (Klasik/Ortodoks Psikoanaliz) Normal-dışı davranışların nedeni içsel faktörlerdir Bu içsel faktörler -içsel-psişik. Kalıtım-davranış çalışmaları: Kalıtım davranışa neden olmaz. onların altında yatan gerçek motivasyonun farkında değillerdir Motivasyon. tüm davranışların bir amacı ve motivasyonu vardır Đnsanlar çoğunlukla davranışlarını ve düşüncelerini yönlendiren . kalıtım içinde bulunduğumuz çevreye nasıl tepki vereceğimizi etkileyebilir. Kalıtım uyarana belli bir tepkiyi değil. psikodinamik kuram ve uygulamaların temelidir Psikoanalizin öncüsü Sigmund Freud’dur (1865-1939) Freud –erken dönem yazılarında biyolojik etmenlere değinse bile. ruhsal bozukluğun odağı bilinçdışı dürtüler ve çatışmalardır Psikoanaliz. hangi tepkileri vereceğimizin ranjlarını belirler. söylenmeyenler de davranışların altındaki motivasyon hakkında ipucu verir 22 .

Normal-dışı davranışların gelişimindeki önemli olaylar unutulmakta Bu anılar çok acı verdiğinden “bastırılır”. eşyaları kırmak ya da kaybetmek bilinçdışı çatışma ve kaygıların ipuçlarıdır Motivasyon. “zihinsel yaşamın acentaları” adını verdiği kişilik yapılarını önermiştir 23 .cinsellik ve saldırganlık dürtülerinden kaynaklanır Bu biyolojik dürtüler çoğunlukla ebeveyn ya da diğer otorite figürlerinden edinilen ahlaki standartlarla çatışır Toplumun açık cinsellik ve saldırganlığı sınırlandırmasından da bu çatışmalar kaynaklanır. bilinçten bilinçdışına itilir Bilinç ve bilinçdışı arasında süreğen-birbirine akan bir ilişki vardır Bastırılan motifler ve çevresindeki anılar bilince çıkarak daha fazla kaygı yaratır Kişi bu kaygılara ya da belirtilere yoğunlaştığında bilinç ve bilinçdışı arası bir durum oluşur: bilinçöncesi Bilinçöncesi kolaylıkla bilindışı olabilir. nicelikseldir Đsim ver yer unutmak. ne zaman aklaki kuralları ihlal etse –ettiğini düşünse kaygılanır Normal ve normal-dışı ayrımı niteliksel değil. ancak bilinçdışını bilince getirmek oldukça güçtür. biyolojik. ergenliğe ve yetişkinliğe girdiğinde. belki de hiçbir zaman bilince çıkmayabilir Psikoanalitik Kuram Belirtilere neden olan iç-çatışmalar –doğuştan getirilen. Bu tehditlerin kaygı yaratmasının nedeni ebeveyn sevgisini kaybetme tehlikesi olarak (çocuklukta) algılanmasıdır Çocuk. dil sürçmeleri. çatışma ve kaygı gibi psişik süreçlerin işlevlerini açıklamak üzere. Bu çatışma ve kaygılar pek çok belirti biçiminde ortaya çıkar Kişi bu belirtilerin kaynağını bilmez ve daha makul nedenlere yükler Gerçekçi kaygı: bilinen ve gerçek bir kaygı Nevrotik kaygı: bilinmeyen bir tehlikeye gösterilen tepki (cinsellik ve saldırganlık dürtüleri) Ahlaki kaygı: ahlaki kuralları ihlal etmemek için ebeveynin ceza tehditlerinin içselleştirilmesi.

Eros ve libido yaşamı geliştirir. id ile dış dünya arasındadır. Zihnin biyolojik ve ilkel acentasıdır Đd. iyileştirir. idden başka bir zihinsel acenta gelişir “ben” Ben. id ego ilişkisini at ve binicisine benzetir Đd enerjiyi sağlar. Gönüllü yapılan tüm etkinlikleri “ben” kontrol eder Deneyimleri hafızada tutarak ve dış dünyayı değiştirmeyi öğrenerek dış dünyaya tepkide bulunur Hazza hemen kavuşmaya ya da ertelemeye “ben” karar verir. Saldırganlık dış dünyaya ya da kendine yönelebilir. eleştirir. Eros: aşk tanrısı. Eros. yapıcı tüm etkinliklerin kaynağıdır. idden gelen tüm heyecanları baskılamak zorunda kalır “ben” akıl yürütür. binici amaca karar verir ve hayvanın hareketini yönlendirir Ego. Ölüm dürtüsü yerine saldırganlık terimini tercih etmiştir. Kişilik ve Normaldışının Yapıları Tanatosun temel amacı. “kalıtımla gelen. haz veren davranışların kaynağıdır. iki temel dürtüden oluşur. Örn: yemek yeme ve cinsel ilişki Kişilik ve Normaldışının Yapıları EGO (BEN) Yaşamın ilk yıllarında. haz ilkesine göre çalışır.Kişilik ve Normaldışının Yapıları ĐD Psikolojik gelişim id’le başlar. Yalnızca hazzı değil. dış dünyanın ve idin taleplerini –ki bu talepler çoğunlukla birbiriyle çelişirkarşılayacak kadar güçlü olmalıdır Kişilik ve Normaldışının Yapıları SÜPEREGO (ÜSTBEN) 24 . doğumda varoaln ve sonuçta dürtüsel olan her şey” id’dir. birbirlerine karşı da çalışabilir. yaşayan her şeyi yaşamayan hale dönüştürmektir. Cinsel enerjiden daha fazladır. doğuştan olan. ve Tanatos (Ölüm dürtüsü) Ers. libido adı verilen özel bir enerji kullanır. karar verir. Kişi saldırganlığı başkasına yönlendirmek ister. (dış dünyanın koşullarını gözetir) Bazı durumlarda. iç çatışmalara ve dış tehlikelere karşı kendini savunur –kişiliğin entellektüel acentasıdır Freud. ancak ahlaki emirlerden ötürü kendine çevirir Eros ve tanatos birlikte de.

“ben’i gözler. Bunlar ebeveynlerden ve zaman içinde benzeri kişilerden (öğretmen gibi) alınarak içselleştirilir Üstben. normal-dışı kaygıları olan bir ben zayıftır ve dış dünyanın taleplerini yerine getiremez. güçlü bir ben ve makul talepleri olan –aşırı cezalandırıcı olmayan. bedene yönelik bir “erotik bölge” vardır: ağız. Psikotik ego gerçekle bağlantısını kopardığından psikoanalitik tedavi uygun değildir (Freud’a göre. anababanın tutumlarından kaynaklanan kaygı ve hayal kırıklıkları ile başetmektir Bir evrede kaygı ve hayal kırıklıkları ile nasıl başa çıkıldığı diğer evreleri etkiler Oral –Bağımlı Evre Cinsellik doğumla birlikte başlar Bebeğin hazza ulaşabilmesi bir diğer kişiye (genellikle anne ya da anne figürüne) bağlıdır 25 . id. ahlaki doğruları ve yanlışları temsil eder. idealleri. ancak gerçekle bağlantıları kopmamıştır (psikotikler gibi) Piskotiklerde. güçlü bir egonun nasıl geliştiğini anlatır Zayıf bir ego travmatik olaylardan ve bulunulan evrenin gereklerini yerine getirememekten kaynaklanır Her bir gelişim evresinde. idin talepleri çok yoğun. anus ve cinsel organlar Cinsel uyaranlara çocuğun verdiği tepkiler ana-babanın tutumları. aynen ana-babalar gibi” Üstben’in talepleri yerine getirilmediğinde ben suçluluk hisseder. bunları uzlaştıramamasından kaynaklanır Sağlıklı bir birey. üstben ise acımasız olduğundan ben’in örgütlenmesi zayıftır. üstben ve dış-dünyanın genellikle birbiriyle çelişen taleplerini egonun ustalıkla karşılayamaması. diğer bazı psikoanalistler farklı düşünmekte) Psikocinsel Gelişim Psikocinsel gelişim kuramı ile.bir üstben geliştirmiştir Nevrotik. cezalandıracağım diye tehdit eder. Freud’a göre Psikopatoloji Freud’a göre ruhsal bozukluk. düzeltir.Çocukluk süresinde. kontrolleri ve yasaklarından etkilenir Çocuğun görevi. kişiliğin yeni yapısı olan üstben gelişmeye başlar Üstben ahlak/vicdan ve ideallerden oluşur Vicdan.

ondan gurur duyar. bağımsızlığın ve öz-girişim davranış gelişiminin ilk –ilkel. diğer kişilerarası ilişkilerini de etkiler Anal-Sadistik Evre Çocuk. bebek yalnızca annesine değil diğerlerine de aşırı bağımlı olur “Aşırı bağımlı karakter” bu tür kişilik örüntülerinde kullanılmaktadır Kendine güvenme ve bağımlılık arasında bir denge olması gerekir ve bu kişinin yalnızca cinsel yaşamını diğer. Fiziksel olarak güçlü ve evde otorite olan babasını kıskanır. Yunanca Phallos (penis) den esinlenilmiştir Erkekler penislerinden.örnekleridir Anal karakter: düzen. kızlar da anatomik olarak penisin eşdeğeri olan klitorisden haz almaya başlarlar Bu evrenin en önemli özelliği “Oedipus ve Elektra” karmaşasıdır Oedipus kavramı Yunan mitolojisinde Sofokles’in ünlü trajedyası Oedipus Rex’den alınmıştır Penisinden haz almaya başladığında. Bu durum.b. annesinin aşkı için babası çocuğun rakibi olur Babasının yokluğunda “annesinin yatağını her yatışında” bu rekabet duyguları yoğunlaşır Cinsel rakibi olan babasının erkeksi özellikleri ile özdeşleşmeye / model almaya başlar 26 .Yaşamın ilk yılını kapsayan bu evrede. (özellikle OKB) Fallik Evre Kızlar ve erkekler farklı bir güzergah izler (3-6 yaş) Fallik. bebek cinsel ve bakımla ilgili hazzın bir diğer kişiye bağımlı olmakla ilişkili olduğunu öğrenir Bebeğin hazza ulaşmasındaki herhangi bir engel ya da tehdit (annenin uzun süre olmaması gibi) kaygı yaratır Eğer bu tehdit uzun süreli ve yoğun olursa. temizlik v. 1-3 yaş arasında cinsel hazzın anal işlevlerden alınabileceğini keşfeder Anal hazzı saldırganlıkla eşleştirmeye başlar Tuvalet eğitimi. ana-babayı kontrol etme açısından önemli bir olaydır Tutarak ya da bırakarak ana-babayı mutlu ya da mutsuz etmeyi öğrenir. onu anneye göstermekten keyif alır.

kastrasyon tehditinin yoğun olduğu durumlarda erkek cinsel rolünden korkabilir ya da kadın olmaktan korkabilir Fallik evre kızlarda farklı bir seyir izler Bir penisi olmadığını fark eder ve erkeklere gıpta eder /kıskanır. “Seni babana syleyeceğim. Tüm gelişiminde bundan etkilenir Önce erkekleri taklit etmeye çalışır ancak penisinin olmamasının bunu engellediğini fark eder Cinsel haz almak için cinsel organlarını kullanmaya çalışır ama yeterli hazza ulaşamaz. penisin olmaması ve erkekleri kıskanma elektra karmaşasını sonlandırır Elektra karmaşası “kadınsı karakter” gelişiminde önemlidir Kızlar. annesinin kadınsılık özellikleriyle özdeşleşmeye başlar Annesiyle özdeşleştikten sonra. oğlunun cinsel hazzının kendisine yönelik olduğunu bilir ve bunu uygun bulmaz. Böyle bir durumda üstben gelişimi zarar görebilir ve erkek çocuk anneyle özdeşebilir (uç durumlarda homeseksüel olarak yetişkin cinsel rolü edinir) Erkeksilikle özdeşleşme olsa bile. ASnne. Bu tehdite verilen tepki “iğdiş edilme / kastrasyon” karmaşasıdır Çocuk bu dönemi bitirir ve latent / örtük evreye geçer (6-12 yaş). kızlarda ise. baba ortalıkta yoksa çocuk cinsel rekabete girişmez ya da erkeksilikle özdeşleşmez.sonlanır Anneye olan cinsel arzu bastırılır Çocuk. Falik (3-6) ve Latent / örtük evre (6-12 yaş) Babayla olan cinsel rekabet –görünürde. kaçınılmaz olarak felaketle sonlanır. babasının ilgisini kazanmak için şimdi annesiyle yarışabilir Đğdiş edilme tehditi erkek çocuklarda oedipu karmaşasını sonlandırır. penisi olmadığı için kendini yetersiz / aşağı hisseder Neden penisi olmadığını araştırmaya başlar Kendisini yeterince donatmadan bu dünyaya getiren annesini suçlar Bu suçlamadan sonra. penisini kesecek” diyerek emrini daha keskin hale getirir. babasını istemeyi bıraktığında örtük evreye geçer Annesiyle özdeşleşerek kadınsılığını ve üstbenini güçlendirir 27 . babanın ahlaki kuralları.Freud’a göre Oidpus karmaşası. idealleri gelişen süperegosuna alınarak içselleştirir Erkeksi karakterin gelişiminde fallik ve örtük evre çok önemlidir Erkeksi karakterin gelişimi çocuğun babasıyla özdeşleşmesine bağlıdır Eğer babayla cinsel rekabete girişmezse.

David Rapaport. insan davranışlarında vurguyu id’den ego’ ya yönlendirmişlerdir Ego psikolojisinin temel ilkesi. penis kıskançlığı ve erkek olma isteğinin devam etmesi homeseksüellikle sonlanabilir Freud’un kuramında en fazla eleştirilen nokta “penis kıskançlığı”dır (Anatomi yazgıdır) Genital Evre: Ergenlik ve Yetişkinlik Ergenlikte cinsel gelişim. ego özerktir. Ego Psikolojisi ve Savunma Mekanizmaları Hartmann’a göre. Erik Erikson Ego psikologları.Kızlarda. ego idden türememiştir. hastalarına ilişkin kayıtlar saatler sonra yazıldı sonuç ta Freud’un kendi hafızasından etkilenmiş olabilir. önceki yaşantılar kişinin deneyimlerini. diğer dönemlerin ne kadar başarılı geçtiğine bağlıdır Freud’un Psikoanalitik Kuramına Yöneltilen Eleştiriler Biyolojik dürtülere fazla önem verilmesi : bu dürtülerin ortaya çıktığı kültürel ortamın dikkate alınmaması Penis kıskançlığı Yetersiz Veri: Freud’un verileri retrospektif açıklamalara ve kliniğe başvuran kişilere dayanmakta Zayıf Yöntem: Gözlemleri kontrol edilmedi. ego bir sorun nasıl çözülür. Anna Freud. çatışma ve kaygılarının gerçek nedenlerini çarpıtır hatta inkar eder Savunma mekanizmaları “Ego Psikolojisi” akımının temelini oluşturur Öncüleri. biyolojik dürtülerin önemini gözardı etmeden. çatışma içeren bir karar nasıl verilir gibi doğrudan egodan kaynaklı sorunlarla da ilgilenir 28 . Pek çok gözlemi tekrarlanamıyor Freud’un Katkıları Determinizm: Davranışlarımızın bir nedeni vardır. daha sonraki yaşantılarını etkiler Çocukların anne ve babalarını nasıl-neden model aldıklarına ilişkin açıklamaları etkilemiştir Ego Psikolojisi ve Savunma Mekanizmaları Çatışma ve kaygıyla başetmek için “ben” savunma mekanizmalarına başvurur Kişi. bu nedenler karmaşık ve birden fazladır Bilinçdışı güdü: Farkında olunmasa bile. bağımsız bir zihinsel acentadır Sonuçta. ego yalnızca idden kaynaklı çatışmaları çözmez. Heinz Hartmann.

Heinz Kohut Ego.Ego. dış dünyanın somut sorunları. şimdi. kişilerarası ilişkiler. Harry Stuck Sullivan. bazen dış dünyanın somut sorunları ve süperogonun getirdiği sınırlamalarla ilgilenir Savunma Mekanizmaları Bastırma Đnkar Mantığa bürüme Gerileme Karşıt tepki geliştirme Ters-Yapma: OKB ya da ana-babanın “öpeyim geçsin” gibi davranışlar Yer değiştirme Yansıtma Özdeşleşme Yeni-Freud’cular Erich Fromm. Daha sonra.daireye koşullamıştır. gereksinimlerin toplum tarafından karşılanmaması gibi temalar vurgulanmaktadır Freud Döngüsünden Sıyrılan Kuramlar Carl Gustav Jung (Analitik Psikoloji): Ortak bilinçdışına yabancılaşma psikopatolojiye neden olur Alfred Adler (Bireysel Psikoloji): Bilinçdışı çaresizlik ve aşağılık duyguları ve bunu ödünlemeye çalışma psikopatolojiye neden olur Davranışçı Kuramlar Ruh sağlığı alanında çalışanlar normal-dışı davranış ve deneyimleri anlamak için öğrenme ilkelerine yönelmişlerdir Sosyolog ve antropologların çalışmalarından etkilenmişlerdir: Normal-dışı kültürel norm ve kurallardan sapmadır Klasik Koşullanma Ivan Petrovich Pavlov (1849-1936) Koşullanmış Duygusal Tepkiler: Pavlov. elipsi yavaş yavaş 29 . daire ile yiyeceği eşleştirerek. sosyal ve kültürel ortam. Karen Horney. elips ile yiyeceği eşleştirmeyerek köpeği –elipse değil.

Normal-dışı davranış gösteren kişiler. Pavlov’un bu çalışması. Köpek artık şeklin daire mi yoksa elips mi olduğunu ayıredemeyecek noktaya geldiğinde çatışma belirtileri göstermeye başlamıştır. pekiştirecin nasıl uygun biçimde elde edileceğinin öğrenilmesidir. çözümlenmemiş duygusal çatışmaların uyumsuz davranışlara neden olabilecek yollardan birini göstermiştir.daireye benzetmiştir. 1961. Bunlardan hangilerinin pekiştirmeye kaynaklık edeceği öğrenilir. hangi ayırdedici uyaranların uygun davranışı pekiştirmede ipucu olabileceğini öğrenmemişlerdir.) Olumlu ve Olumsuz pekiştirme I. Bunların potansiyellikleri ve gerçekleştirilme düzeyi arasındaki fark ciddi psikolojik problemlerin kaynağıdır. Fobilerin edinilmesi Operant Koşullama B. Model alma Sistematik duyarsızlaştırma Flooding: Sel tekniği Vicarous pekiştirme Đnsancıl Psikoloji Đnsancıl psikoloji insana ilişkin değerleri vurgular Đnsanların gereksinimleri ve amaçlarını anlamaya çalışır. Đnsancıl Psikoloji Dergisi En önemli liderlerden biri Abraham Maslow ‘dur (1908-1970).F. Watson ve Rayner (1913): Küçük Albert çalışması. Terapinin amacı. Gereksinimler hiyerarşisi ve kendini gerçekleştirme Diğeri Carl Rogers’dır (1902-1987). Birey-merkezli psikoterapi. Đnsanlar geleceklerini belirleyecek seçimlerde bulunabilirler (özgür seçim) Đnsanın en önemli özelliği gelişmeye ve potansiyelini kullanarak kendini gerçekleştirmeye yönelik olmasıdır Đnsancıl Psikoloji Đnsancıl psikoloji temel kavramlarını varoluşçu felsefe ve psikolojiden almıştır 30 . Ve II. Skinner (1904. Tip ceza Sosyal ve fiziksel çevre pek çok uyarandan oluşur. Psikolojideki üçüncü güç olarak bilinir.

Rollo May “ancak içine doğduğumuz dünyanın sınırlılıkları dahilinde”. Biomedikal işlemler spesifik ve somuttur.Bireylerin şu andaki varoluşu. Çatışmayı çözmek ve kaygıyı karşı kendini korumak için ego bu dürtüleri bastırır ve bilinçdışına gönderir ya da savunma mekanizmalarını kullanır Temel Kural:Danışan aklına gelen her şeyi. hasta (terimi kullanılır) terapistin yönergelerine uymaktadır. kendilik algısı ve psikolojik problemlerine yoğunlaşır. insan ilişkisidir ve amacı. bu materyali anlamak. Schofield. farkında olmadan terapötik süreci sabote etmektir 31 . isteği (motives). 1986) Klasik Psikoanaliz: Yöntem ve Amaç Bilinçdışına gömülmüş düşünce motifleri bilince getirmek çok önemlidir Nevrotik bireylerin egosu kaygı doludur: idin cinsel ve saldırgan dürtülerin ifade edilmesini süperego yasakladığı için. Analist. 1905-1980). Psikoterapinin özü. Biz kendimizden varettiğimizden kişiyiz. Psikoterapi ve Bioterapi Psikoterapi: psikolojik yollarla tedavi demektir. duygularında ve davranışlarında olumlu değişiklikler yapmaktır. anlamlı-anlamsız söylemelidir. Uyumsuz yaşama biçiminden daha uyumlu yaşama biçimine geçmek Bioterapide ise. Kendini anlama ve kabul edici tutum geliştirme gibi. Amacı belli belirtileri azaltmaktır.biz neyi seçti isek oyuz (Jean-Paul Sartre. Psikoterapinin amaçları daha geneldir. Birey içsel arzuların veya dış güçlerin kurbanı değildir (bilinçdışının varlığı kabul edilse bile). yorumlamak ve danışanına yorumunu aktarmak durumundadır Temel uygulama yollarından biri serbest çağrışımdır Direnç ve Terapötik Đşbirliği: Direnç. insanın düşüncelerinde. Sorumlu ve aktif Biomedikal terapi ve psikoterapi birarada olabilir: psikoaktif ilaçlarla psikoterapinin birarada kullanılması gibi Psikoterapi Psikoterapi: “Acı çekiyorum” diyen insanı rahatlatmaktır Sözel iletişim ve ilişki önemlidir “Cüzdan arkadaşlığı” (W.

bilişlerin/düşüncelerin değiştirilmesi. kişinin rahatsızlık duymadan hazzı deneyimleyebilmesi ve aynı zamanda dış gerçekliğe uyum sağlaması Geştalt Terapi: Frederick S.Direncin nedeni: bunların farkına varmak kaygılandırır. kişinin yaşamındaki özel-önemli kişilere transfer edilmesi. Perls (1894-1970) Şekil-Zemin ilişkisi Beden dili Geştalt’ın tamamlanması Şimdi ve burada Çift sandalye Bilişsel-Davranışçı Terapi Temel şemalar: Sevilme ve yeterlik Bilişler duygu ve davranışların kaynağı Erken deneyimler şemaların gelişiminde önemli ancak tedavi için erken deneyimlerin ayrıntılarıyla bilinmesi gerekli değil Tedavinin amacı. değişimden korkmak Transferans: Analistin. Terapinin başlangıcında yardımcı olacak uzman. semptomlar acı verdiği kadar zevk de verebilir. sonra nefret edilen-sevilen kişi (genellikle ebeveyn) ve en sonunda yeniden yardımcı olan uzman Karşı-Transferans: Yorumlama: Danışanın eylemlerinin ve deneyimlerinin bilinçdışı anlamlarının iletişimi –Danışanın farklı ortamlardaki davranışı aynı dürtü ya da çatışma çerçevesinde anlamlandırılabilir –Geçmiş –Rüya ve gelecek bağlantısı: geçmiş şimdi. erken yorum dirence kaynaklık edebilir –Yorumlama Psikoanalizde Amaç Psikoanalizin amacı. Gerçekçi değerlendirmelerin yapılması PSĐKOPATOLOJĐNĐN TARĐHÇESĐ 32 . şimdi geçmiş gibi anlattırılır sembolleri: zamanlama önemlidir.

19. yy da Amerika ve Avrupa’ da insancıl yöntemlere dönüş yaşanıyor. kendi hasta hanesinde değişiklikler yapıyor. P.) Brever’ in öğrencileri. (ancak bu yol. 3. felce bir mikrop neden oluyorsa. hastaların iyileştiğini gözlüyor. Kathaksis (travmatik olaylar. hipnozu keşfediyor ve bilimsel amaçlı olarak kullanıyor.yy ın sonlarında bir yandan somatagenez baskınken. psikogenez çalışmalarının öncüsü sayılan MESMER (şarlatan olarak adlandırılmış). Hipokrat’ a göre vücudun salgıladığı sıvılar var. ve 19. felce frengi mikrobunun neden olduğu ortaya çıkıyor. bilinçdışına itilerek ortaya çıkabilir. dışa vurulmazsa. 460 – 377) ruh sağlığı bozuklukları bedensel sorunlara dayandırılıyor.yy da akıl hastası kişilerin büyücü olduğu sanılıyor. Ruhsal bozukluğu olan kişileri hipnoz ile tedavi ediyor.ŞEYTANCILIK: (DEMANOLOGY) açıklanamayan her şey tanrıya yükleniyor. hastalıkların nedeninde yine somatagenez olduğu düşünülüyor. 18. Bu şeytanı çıkarmak için acı verici yöntemler kullanılıyor. Bu dönemlerde felç yaygınlaşıyor. Hasta haneler açılıyor ama hastalar zincirlere bağlanarak. yy a gelindiğinde ise. diğer yandan da psikogenez düşüncesi baskınlaşmaya başlıyor.(kara safran. ruh hastalıklarına da bir başka mikrop neden olur görüşü yaygınlaşıyor ve somatagenez düşüncesi yaygınlaşıyor. Hastaların kötü koşullarda tedavi edildiğini görünce. nedeni sadece somatik hastalıklar olan sorunlarda işe yarıyor. ve 18.PINEL ilk insancıl hekimlerden. 17. Felcin nedenleri araştırıldığında. yy da ilk hasta haneler yapılıyor(1773) 1780 lerde hastalar delikli bir tabuta konulup. melankoli. 2. yy un sonunda. 19. Bu olay hipnoz ile tekrar yaşandığında dışa vurulur ve boşaltılır) PATOLOJĐK PSĐKOLOJĐ 33 . 16. ve histeri) bu sıvıları. Hastalara küçük işler vererek rehabilitasyonlarını sağlıyor. psikolojik sorunlara dayandırılıyor.Ö. 19.SOMATAGENEZ: (HĐPOKRAT M.1. (mani. bir hastayı hipnoz yöntemi ile iyileştiriyor. Bu yönteme moral tedavi yöntemi deniliyor. günümüzde hormonlara benzetebiliriz. Ruh hastalığı olan kişilerin içine şeytan girdiği sanılıyor. sarı safran renksiz safran ve kan) bu sıvıların salgılanmasındaki değişiklikler ruh hastalıklarına yol açıyor. acı veren yöntemlere maruz kalıyorlar. çıkan kabarcıklar ile şeytanların çıktığı düşünülüyor. Sonuçta.PSĐKOGENEZ: ruh sağlığı bozuklukları.

DELÜZYON: yanlış inançlar. 34 . Dünya Sağlık Örgütünün Ruh Sağlığı Tanımı: bedensel. davranışsal açıdan eskiden zevk aldığı davranışları sergileyemiyor.Ruh sağlığı yerinde olan birey.) Ruh sağlığı. Amerikan Psikoloji Derneği Ruh Sağlığı Yerinde Olmayan Kişi Tanımı: davranışsal. 5. Kendi güçsüzlüklerini yenmeye çalışan. ĐLETĐŞĐMDE BAĞLANTISIZLIK: aynı dili konuştuğumuz halde. ĐSTATĐSTĐK: grubun dışında davranışlar gösterse bile kişi. başkalarının sorunlarını paylaşabilme ve başkalarından hoşnut olan kişidir. Ruh sağlığı yerinde olan kişi kendinden hoşnut olan. normal dışı değerlendirilebilir. ANORMAL DAVRANIŞ ÖLÇÜTLERĐ 1. fahişelik 3. Başkalarından hoşnut olma: yakın ilişkiler kurabilme. çalışan ve seven kişidir. bilişsel. SOSYAL STANDARTLAR: toplumsal davranışların dışından farklı davranışlar gösteren kişi. Bu durumda kişiye depresyon tanısı konur ve ruh sağlığı yerinde değil denir. sevgi verebilme ve alabilme. normal sayılabilir. Toplumda kabul gören davranışlar sergiler. Kişinin kendi benliğini abartarak anlatması. Söylediklerinin anlamlı bir bağlantısının olmaması.(depresyon. onları kabullenebilen onlarla yaşamayı öğrenebilen kişidir. bilişsel açıdan konsantre olamıyor. ergenlik dönemindeki gelişmeler) Kişisel stres yoktur. bir başka kültürde normal kabul edilmez. 2. Örüntü: belirli ölçülerin bir arada olması Kişi duygusal açıdan kendini kederli. duygusal yada fiziksel belirtilerin belirli bir örüntü içinde görülmesi. ruhsal ve sosyal açıdan tam iyilik halinde olma. Gerçeklikle bağlantılı algılamalarda bulunan ve olaylara olumlu yaklaşabilir. kaygı. HALÜSÜLASYON: duyumlara ilişkin çarpıtmalar. Toplumdaki ve kendi bedenindeki değişimlere uyum sağlayabilir. fiziksel açıdan yorgun.(ekonomik kriz. Alkolizm (bazen böyle olmayabiliyor).(ben son peygamberim) 6. Freud’ Un Ruh Sağlığı Tanımı: Ruh sağlığı yerinde olan kişi. kişinin konu ile hiç alakası olmayan şeylerden bahsetmesi. 4. değiştiremiyorsa. başkalarından hoşnut olan ve yaşamın getirdiği sorumlulukları karşılayabilen. En önemli sorun uçlardaki kişilerin davranışlarında normal dışı olmayabilir. KÜLTÜREL GÖRECELĐK: bir davranış belli bir kültürde normal kabul edilebilirken. süreğen bir keder. onları kaldırabilen kişidir.

bir bozukluğu diğerlerinden ayırt etme ve tanını doğasını belirleyebilmektir.7. sigortadan yararlanılır. (gün boyu sürekli yatıp uyumak ☺ veya hiç oturmamak) 9. bu tanı ile yaklaşılır.sendrom: belirtilerin bir örüntü olacak biçimde bir araya gelmesidir. ağrı) bazen de duygusal belirtiler olarak ortaya çıkar. Kişinin var olan zenginliği. kendini doğrulayan kehanet ortaya çıkabilir. nozolojiktir. Tanı koyma işleminin üç temel amacı vardır. (mide bulantısı. UYGUZSUZ FĐZĐKSEL ETKĐNLĐK: kişi uygunsuz fiziksel etkinliklerde bulunuyorsa. 1. anormaldir. Uzmanlar arası iletişimi kolaylaştırır. karşısındakinin kim olduğu zaman ve mekan hakkında bilginin olmamasıdır. 3. 2.hozoloji: normal dışı davranış ve deneyimleri sınıflandırma biçimidir. devlet desteği sağlanır. Tanı ve sınıflandırma sonucu yasal sorumluluklar belirlenir. Tanı ile bilmemiz gereken üç kavram şunlardır. Đnsanları anlamaya yönelik davranışları engeller. biricikliği. tanıya neden olacak sosyal faktörlerde yoğunlaşmak zorlaşır. keder içinde olma) TANI VE SINIFLANDIRMA Tanı. pragnaz: bozukluğun gidişatı hakkında bilgi edinilmesidir. tedavi: bozukluğun ortadan kaldırılabilmesi için gerekli olan yöntem ve planlamanın gerçekleştirilmesidir.(kaygı. Tanı konulan kişiye. Aynı zamanda tanı konduğunda da kendi içinde bir sınıflandırma yapılabilen bir kavramdır. tanı konulduğunda. tanı bir kez konulduğunda onu bir daha ortadan kaldırmak oldukça güçtür. YÖNELĐM BOZUKLUĞU: (zaman – mekan – kişi) kişinin kim olduğu. BEKLENMEDĐK OLMA: kişinin yaşadığı duygu ve / veya düşüncelerin beklenmedik olması anormal olduğunun göstergesidir. TANI KOYMANIN AVANTAJLARI Önlem almada yol gösterir.semptom: (belirti) kişinin şikayetler ve dile getiremediği davranışlardır. Alt dalları olan kavramlar. 35 . KĐŞĐSEL STRES: (MELANKOLĐ) bazen fiziksel belirtiler olarak ortaya çıkar.) 8. çok yönlülüğünü yansıtmıyor. etioloji: herhangi bir bozukluğun nedenlerini açıklamaya yarayacak bilgilerin elde edilmesidir. TANI KOYMANIN DEZAVANTAJLARI etiketleme sonucu tanı konan kişi ile tanı konmayan kişi arasında bir ayrım oluşur. 10. (2050 yılında yaşıyoruz.

(sakarlık) DMS: Diaosantic and Statical Manual of Mental Disorders DMS TR: Ruhsal Bozuklukların Tanı Ve Đstatistikleri El Kitabı Amerikan psikiyatri derneğinin hazırladığı bir dökümandır. 1952: DSM 3 1969: WHO 1968: DSM 2 1980: DSM 3 → dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yoktur. 1987: DSM 3 (R) → gözden geçirilmiş hali. belirtileri. SINIFLANDIRMANIN TARĐHÇESĐ 1889: Paris 1940: WHO → normal dışı davranışlar. önemli olduğunu hissettirme. 1994: DSM 4 2000: DSM4(R)→hareket eşgüdümü bozukluğu ile adlandırılan bir hastalık var. sonradan eklendi. 1889’ da ilk çalışmalar yapılıyor ve normal dışı davranışlar ayrı bir kategori olarak ele alınıyor. Elde edilen yeni bulgulara göre yeni tanılar eklenir ve belli yıllarda gümncellenir. nedenleri. akraba ilişkisi. Sınıflama ihtiyacı. ( az – orta – çok ) bunlar içedönüklük. dışadönüklük ve nevrotizm şeklinde sınıflandırılır. rahatsızlık veya hastalığa yakalanmama durumu. ilgilenme) Herhangi bir ruhsal bozukluğun ortaya çıkmasında kişilik – psikolojik ve sosyal faktörler çok önemlidir. Ve ilk ciddi sınıflamadır. (DĐRENÇ) Daha çok psiko sosyal faktörler olarak ele alınmaktadır. yakın ilişki. üst SED’ de şizofreni vakası çok sık görülmez.Eysenck: bir sürü ruh hastalığı bozukluğu niceliksel bir özellik taşır. hastalıklar içinde sınıflandırılmaya başlandı. hangi gruplarda görüldüğü sorulanına yanıt veren bir disiplindir. (RĐSK) DĐRENÇ FAKTÖRLERĐ: Yılmazlık. (okula devam. Yani bireyin yaşantı ürünleri… ör. farklı hastalıkların farklı tedavi yollarının olabileceği düşüncesi ile ortaya çıkmıştır. KORUYUCU FAKTÖRLER : Herhangi bir hastalık ya da bozukluktaki yatkınlık faktörü. EPĐDEMOLOJĐ: herhangi bir hastalık ya da bozukluğun bir grupta görülme sıklığı. 36 .

Çocukluğunda ihmal ve istismara mağdur kalan bireylerde. Tanı konarken ilk önce baskın olan tanı belirtilir. aynı bozukluğa neden olabilmektedir. Genel → akraba evlilği → zeka geriliği → risk faktörü EŞ SON Farklı risk faktörleri. intihar. farklı kişilerde tek bir risk faktörü neden olabilmektedir. (comorbity) (kaygı bozulluğu + depresyon) Yetişkinlerde tek bir rahatsızlığın görülme olasılığı çok düşük. Kaygı bozukluğu ise en sık görüleni. ör. ABD → alt sosyo ekonomik düzey → zenci → şizofreni → risk faktörüdür.ABD’ de yapılan bir araştırmada alt SED’ de ve zencilerde şizofreninin görülme sıklığı daha yüksek olarak bulunmuştur. → yapısal faktörler → hormonal faktörler → genetik faktörler → olumsuz yaşam olayları (istismar) ÇOKLU SON Farklı bozukluklara. Buradan şu sonuca ulaşabiliriz. kaygı durumu bozuklukları ve ilişkisel sorunları ortaya çıkabilir. 1-kaygı bozukluğu → depresyon Çocuklarda en sık görülen ise dikkat eksikliği ve hiperaktivite / öğrenme bozukluğudur. cinsel işlev sorunu. 37 . EŞ TANI: Herhangi iki tanının bir arada görülmesine eş tanı / ek tanı denir.

konnasible. aşağıdaki belirleyicilerden birisi kullanılır. amnnestik ve diğer kognotif bozukluklar Madde kullanımı ile ilişkili bozukluklar Amfetamin. aşağıdaki tanı ölçütleri konulur. Eş tanı (öğrenme bozuklukları +kişilik bozuklukları) Bebeklerin Çocukların Ve Ergenlerin Diğer Bozuklukları Ayrılma anksiyatesi Seçici konuşmacılık Yetişkinlik Delirium.DMS – IV – TR SINIFLANDIRMASI BTA (başka türlü adlandırılmayan) Tanı ölçütleri o sırada karşılanamıyorsa. 0-3 yaşa ilişkin ayrıntılı bir sınıflandırması da var. opiyat. Kısmi remisyon: (iyileşir özellikler gösterme) Tanı remisyon: Geçmiş öykü: ( tanıya. hallusinojen. inhalan. kafein. Ek tanı Komorbit. otizmde sosyal iletişim en önemli faktörler arasında yer almaktadır. fensiklidin (ya da benzeri) maddelerin kullanımı ile ortaya çıkan bozukluklar olarak karşımıza çıkmaktadır. 38 . nikotin. tanı konmayan kadar etkisinde bulunma) ( geçmişe ilişkin bir tanı konma durumu) Bu sınıflandırmanın çocukluk dönemine tanımlandırmaları çok kabataslak ama. ÖR. kokain. demas. Genellikle Đlk Kez Bebeklik.Çocukluk. Hafif – Orta Derece – Ağır Tanı ölçütleri o sırada karşılanamıyorsa.Ergenlik Dönemlerinde Tanısı Konan Bozukluk Mental retardasyon Öğrenme bozuklukları Motor beceri bozukluğu Đletişim bozuklukları Yaygın gelişimsel bozukluğu Bebek ya da küçük çocukların beslenme ya da yeme bozuklukları Tik bozuklukları Dışa atım bozuklukları Dikkat eksikliği ve yıkıcı davranış bozukluğu Komorbilite.

Đntihar riski taşır… B) BĐPOLAR BOZUKLUKLAR (iki kutupludur) Manik Depresif: uykusuzluk + hareket ( hiperaktif de denilebilir) ( bir dönem manik. Panik Bozukluk.depresyon belirtisi de o derece yoğun yaşanmaktadır.ŞĐZOFRENĐ VE DĐĞER PSĐKOTĐK BOZUKLUKLAR Şizofreni A) DUYGU DURUM BOZUKLUKLARI Depresif Bozukluklar: Tek Epizot. bir dönem ise depresif belirtilr gösterme ) Anksiyate Bozuklukları: 11 farklı şekilde görülmektedir. agorafobi ile eşlik eden. manik düzeyi ne kadar yoğun ise. Agorafobi.5 gün etki gösterir… Rekküran. 10 gün normal yaşantısına devam eder ancak kendisini yeniler… Distimik Bozukluğu: sık olmamakla beraber sürekli üzüntü tasa belirtisi. agorafobi ile eşlik etmeyen. Ancak sadece olayı öğrenmesi yeterlidir. (takıntılık kişilik örüntüsü) (obsesif kompulsif ile farklıdır!) Travma Sonrası Stres Bozukluğu (sevdiği birisinin üzücü bir olaya maruz kaldığının bilinmesi durumunda ortaya çıkar. kişi 3 gün olayı yaşar. TANI VE SINIFLANDIRMANIN GÜVENĐRLĐĞĐ ve GEÇERLĐĞĐ A) Güvenirlik. panik bozukluk ile ilgisi olmayan (uygunsuz bir davranışta bulunabilirim!) Özgül Fobi Sosyal Fobi Obsesif – Kompulsif Bozukluk. Bu aynı zamanda depresyondan sonra görülen en sık rahatsızlıktır. Test – Tekrar – Test Yöntemi Gözlem ( farklı kişilerin aynı tanıyı koyması ) B) Geçerliliği: Etiyolojik Hâlihazır Öngörü 39 .) Akut Stres Bozukluğu Kişi. yaşanılan olay 3-3.

SOMOTOFORM BOZUKLUKLAR Bedensel ve işlevsel bozukluklar anlamını taşımaktadır. nasıl gelişeceği ve tedavi sınırları etkilidir. Herhangi bir tanı / ölçme yönteminde. Geçerliliği gösteren bir başka ölçek ile arasındaki korelâsyonun yüksek olmasına halihazır geçerlilik denir. hastaya konan tanı ile. (hastalık nedenlerini bilme) Manik Depresip – Bi Polar bir hastalığın nedeni kalıtımsal ise. O RAJATSIZLIK ĐLE ÖRTÜŞEMEMESĐ SCID: DMS için yapılandırılmış klinik görüşme. Sadece ve doğrudan hastadan alınan bilgilerle yapılan tanı koyma biçimi. & lityum karbonat. bu faktörün tedavi sırasında dikkate alınması gerekmektedir. Depresyonla ilgili bir ölçüt sadece depresyon belirtileri ile ilgilenmeli. ÖNGÖRÜ: (tahmin) bozukluğun nasıl seyredeceği. Halihazır geçerlilik ise. ancak bunun sebebi bilinememektedir! Depresyon kişinin aile yaşantısını da olumsuz yönde etkilemektedir. En yaygın geçerlilik Etiyolojiktir. o tanıya eşlik eden psiko sosyal işlevlerin ne kadar birlikte görüldüğüdür. manik depresif bir hastaya iyi gelmekte. neyin ölçülmesini istiyorsak aracın onun ölçülmesidir. Konversiyon Bozukluğu Ağrı Bozukluğu Hipokandriazis Bozukluk Vücut Disformik Bozukluğu 40 Yapay Bozukluk Dissosyafik Bozukluk .DMS FARKLILIKLARIN NEDENLERĐ 1-DANIŞANDAN KAYNAKLI 2-DĐLE GETĐRĐLEN ŞĐKAYETLERE AĐT FARKLI DOKTORLARCA FARKLIN TANILAR KONMASI 3-DMS’ DE BELĐRTĐLEN ÖLÇÜTLERĐN TAM OLARAK ORTAYA KONMAMASI. SCID: Structured Clinical Interwiev For SCID Tanı ve sınıflamada üç tür geçerlilik vardır.

Yeme bozuklukları Anoreksiya Nevroza → Tıkanma / Çıkartarak Yeme Bulumia Nevroza Uyku bozuklukları Premier Uyku Bozukluğu → Dissomnialar → Priven Đmnansiya → solunum ile ilgili uyku bozuklukları Başka Bir Yerde Sınıflandırılmamış Dürtü Denetim Bozuklukları Uyum Bozuklukları Kişilik Bozuklukları → Paranoid → Antisosyal → Narsistlik →Obsesif Kompulsif → Şizoid → Borderline → Çekingen → BTA (*) → Şizotipal → Histirionik → Bağımlı → Çıkartma Olan Tip / Çıkartma Olmayan Tip 41 .CĐNSEL ĐŞLEV VE KĐMLĐK BOZUKLUKLARI Cinsel Đstek Bozuklukları → Cinsel Đstekte Azalma / Tiksinti Duyma Cinsel Uyarılma Bozukluk → Kadında ve Erkekte Orgazm Olma Đle Đlgili Bozukluklar → Kadında ve Erkekte Prematüre Ejalaksiyon Erken Boşalma Cinsel Ağrı → Disparoni → Tıbbi Bir Duruma Bağlı Olmayan → Vajinismus → Tıbbi Bir Duruma Bağlı Olan Parofiller Egzibisyonizm → Teşhircilik / Göstermecilik Fetişzm / Prottorizm → Sürtünmecilik Varyonizm → Röntgencilik Cinsel kimlik bozukluğu Cinsel kimlik bozuklukları ergenlerde ya da erişkinlerde ve çocuklarda olarak sınıflandırılmaktadır.

belli kurallar ya da sterotipler olan davranışlar. dürtüler.) → Ne yapıyorsunuz? Yapmazsanız ne olacağından korkuyorsunuz? Kaç kez yapmak zorundasınız? 42 . imgeler. kontrol. süreğen. Rahatsızlığı önleme ya da geçirme için yapılan.. Kendinizi yapmaktan alıkoyamadığınız herhangi bir davranışınız var mı?(el yıkama. istenmeyen ve anlamsız düşünceler var mı? Birey durumu görmezden çalışır ya da bu durumu bir şekilde bastırmaya ve diğer eylemler ile nötrleştirmeye çalışıyor mu? Bu düşünceler.SCID OKB KRĐTERLERĐ TANI YOK OBSESYONLAR Tekrarlayan. düşünceler. kişinin kendi ürünü olabilir mi? ? 1 2 3 ? 1 2 3 ? ? 1 1 RĐSKLĐ GRUP 2 2 3 3 1-Sizi rahatsız eden düşünceleriniz var mı?(tekrarlayan düşünceler) düşünmek istemediğiniz halde aklınıza geliyor mu? (panik atak ve gerçek tehlikelerden ayırt etmek için) TANI YOK KOMPULSĐYONLAR Tekrarları. ancak gerçekçi olmayan ve abartılı olan ? 1 2 3 ? ? 1 1 RĐSKLĐ GRUP 2 2 3 3 davranışlar.

EKSENLER ÇOK EKSENLĐ DEĞERLENDĐRME EKSEN – 1 Klinik bozukluk → depresyon. kaygı bozukluğu Klinik ilgi odağı olabilecek olan durumlar EKSEN – 2 Kişilik bozuklukları ve Mental reterdasyon ile ilgili olabilecek tanımlamalar EKSEN – 3 EKSEN – 4 EKSEN – 5 Genel tıbbi durum Psiko-sosyal ve çevresel sorunlar ile ilgili Đşlevselliğin genel değerlendirilmesi 43 . şizofreni.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful