İçimden Geldiği Gibi by Öz'ün İfadesi by Öz'ün İfadesi - Read Online

About

Summary

Gökyüzünün saçlarına astım umutlarımı, 
Düşünden vurulanlar için,
Varsa nasipte kısmette, kim bilir belki beni vesile kılarsın,
Yaralarını sarmak isteyenlere...
Rızkım senin lutfeceğin maneviyattır
Dağıtmak olsun nasibim, elimi erdireceğin cümle kullarından dilediklerine...!


                                          *  *  *


Hoş geldin çocuk, güzel geldin, ne hikayeler okudun, ne hikayeler dinledin...
Kimi zaman, yazarlardan etkilendin,
Bu yüzden değil midir?
Başkaları yazıyor şimdi hikayemi; Başkaları da bende okuyacak kendi hikayelerini dedin...
Kimi gün soluksuz, aklını kaybedercesine doyurdun zihnini,
Sonra katık ettin kendindekileri, harmanladın ne var ne yoksa hepsini,
Vaktinden önce mi geldin?
Hayır, aslında gelmek için çıkmadın ki yola,
Kendinleydi söyleşin,
Yol getirdi seni buralara,
Hoş geldin çocuk,..!


Bir tohum ekersin gönlüne, arı misali her çiçekten bir toz biriktirirsin zihninde....
Kim bilir belli mi olur? 
Yediveren güllerin biter 72 dilde, varsa nasipte kısmette, anlaşılır olur dilden dile...!
Şeytanları susturursun, bağlanıverir dili ayağı Rabbim dilerse..!
Cehennemi kapatmak olur niyetin belki hadsizce..!


                                            E-Kitap Yayıncılık


                                                   Öz'ün İfadesi


İçimden Geldiği Gibi; E-Kitap olarak Türkiye'de, ve Yurtdışında, tüm online eKitap marketlerde okura sunulmuştur..


(Bu kitabın gelirlerinin bir kısmı sokakta yaşayan hayvan dostlarımıza bağışlanacaktır)


 


 

Published: eKitap Projesi an imprint of PublishDrive on
ISBN: 9786059496391
Availability for İçimden Geldiği Gibi
With a 30 day free trial you can read online for free
  1. This book can be read on up to 6 mobile devices.

Reviews

Book Preview

İçimden Geldiği Gibi - Öz'ün İfadesi

You've reached the end of this preview. Sign up to read more!
Page 1 of 1

72 Millete Aynı Gözle Bakmayan Halka Müderris Olsa Hakka Asidir

Ne güzel buyurmuş Sevgili Yunus Emre:

'' 72 Millete aynı gözle bakmayan, halka müderris olsa, Hakka asidir''

Aslında bu söz İslamı, yani güzel ahlak dinini çok güzel özetlemiş.

Din, dil, ırk ayırımı yapmadan insanları bir görmek.

Zaten bütün dinler manada islam üzerine gelmemiş midir?

Tasavvuf ehli ne güzel yorumlamış. Hz Adem yaratıldığında dünya sabahın ilk ışıkları gibiydi, dünya sabaha yeni dönerken henüz kuvvetli ışığa hazır değildi sonra Hz Musa ve İsa geldi. Tam güneşin ışıkları dünyaya en kuvvetli geldiği öğle vaktinde Hz Muhammed teşrif etti. Güneş aynı güneşti fakat yaydığı ısı ve ışık farklı idi.

Sevgili Peygamberimiz diğer dinlere mensup insanlara da ayırt etmeksizin eşit mesafede muamele ederdi.

Şimdi bakıyorum, diğer dinlere mensup insanları kimileri ''kafir'' olarak adlandırılıyor.

Yüce Allah Kur'anı Kerimde, Bakara 62: ‘''Şüphesiz iman edenlerle, yahudiler, hristiyanlar ve sabiilerden kim Allah’a ve ahiret gününe inanıp salih ameller işlerse onların ecirleri Allah katındadır. Onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir de.'' buyurmuştur.

Bu ayeti yazınca,Galibi Şeyhi Atıf Efendi ile yapmış olduğumuz bir sohbet aklıma geldi. Küçük bir kesiti sizlerle paylaşmak isterim. Atıf Efendi Çin de bir müşteri ziyaretinde iken, namaz vakti işyeri sahibinden namaz kılmak için, orada ki bir çalışandan izin istenilmesini rica eder. İzin geldikten sonra da namazını icra eder. Bu arada arkadan tartışma sesleri yükselir. Atıf Efendi sorduğunda ise yanlış kişiden izin alındığını, Budist işyeri sahibinin gelerek ‘’ Şimdi bu beyefendi Müslüman ve ibadet yapıyor, ya o beyefendinin Tanrısı buraya gelirde, bizim tanrımız bu durumdan rahatsız olursa ne yaparız ‘’ bu şekilde tepkisini dile getiriyor. Atıf Efendi özür dileyerek seccadesini toparlıyor. Atıf Efendinin konunun üzerine yapmış olduğu yorumu oldukça etkileyici ‘’ Onlarla iş anlaşması yapma aşamasında olmamıza rağmen, İnançlarında ki samimiyet beni çok etkiledi.Biz aynı durumla karşılaşmış olsak acaba böylesine bir tepki verebilir miydik?’’

Bu arada belirtmeyi unuttum. Atıf Efendi namaza başlarken, bir hanımefendi kendi dilinde büyük bir heyecanla, gözleri parlayarak bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Atıf Efendi tercümandan yardım alıyor. Hanımefendi ‘’ Ben hristiyanım fakat ikimizin de ibadet ettiği ALLAH aynı ALLAH ’’ diyor. Bunun üzerine Atıf Efendi onlar olayı öyle güzel anlamışlar ki, üzerine söylenebilecek çok fazla bir şey olmasa gerek dedi.

Yüceler Yücesi Rabbimiz insanların niyetlerine ve kalplerine bakıyor, takvaya bakıyor.

Ve kalpleri yalnız Yüce Allah bilir. Peygamber Efendimiz buyurmamış mıdır?'' Açıp kalbine mi baktınız''

İnsanların günahlarına şahit olabiliriz fakat tövbelerine olmayız. Bu yüzden kimsenin imanını ölçmek, değerlendirmek bizim haddimiz değildir..!

Acının Mukavemeti

Sessiz,sedasız bağırışlarım var benim ötelere uzanan,

Bi görsen korkardın, kurt kadın vari haykırışlarımı,

Kasetçalarlı radyomda geceleri bangır bangır çalarken ötelerde türkülerim..

Biz evvelden beri severiz geceyi, aşıklar uyumaz geceleri bilmez misin?

Sabahın ilk ışıkları aydınlatırken çehremi,

Acılarım demlenirdi issiz,dumansız,

Otobüs yol alırken, gökyüzünün gözyaşları mıydı sanıyorsun, camdan dökülen?

Her bir damla, damlalara katılmış yol yol akıyordu, içim titrerken.

Mecazi aşkı anlatıyordu MFÖ kasetten, bir ileri,iki geri sararken..

Arabayı geri vitese takmışlar ağlıyordu freni, ağlatır geri dönüşler

Farzet ki hiç yanmadım, hiç acımadı canım, acıya acıya öğrendim acının oluşturduğu mukavemeti..!

Aczini Oku

Türkçe Kur'an okurken, dinlerken neden, surelerde, ayetlerde Yüce Allah'ın farklı farklı esmaları geçer kelamında?

Bu esmaların ihtiva ettiği anlamların, anlatılan konularla bağlantısı kurulması içindir.Bu anlamda esmaları bilmek, doğru anlayabilmek adına çok önemlidir. 

Peygamber Efendimiz, vaad edilen cennet için esmaları ezberleyin dememiştir. Esmaları anlayın, Kur'anda kullanıldıkları yerlere göre kafa yorun, yaşamınıza alın, bu esmaları kendinizde keşfedin demek istemiştir kanımca. 

Tasavvuf ehline göre her insanın derununda Kur'an yer alır..!

Özünde ki Kur'anı örten sensin, kat kat perdelerle..!

Neden dünyadasın?

Perdeleri bir bir sıyırıp, kaldırmak için,

Özüne varmak için...!

Oku? 

Ama neyi oku?

Evreni oku..!

Evreni kendi içinde barındıran insanı oku..!

Kendini oku...!

Yüce Allah'ın Hayy esmasııdır, sana canlılık veren, seni diri tutan...!

Her nefeste seni yeniden yaratan..!

Özünü oku..!

Sen misin bu bedene canlılık veren?

Aczini oku..!

Sen mi dizdin bu organları, dizi dizi yerli yerinde, sen mi tasarladın bu akıllı et parçalarını...!

Yoksa doğan güne, gelen geceye sen mi veriyorsun hükmünü?

Yoksa her yıl gökyüzünden aynı miktarda suyu sen mi indiriyorsun?

Aczini oku...!

Yol kısa, zaman dar..!

Adem Olmak

Nefis terbiyesi ile başlar adem olmak, benlikten sıyrılıp,teklikte kaybolup, yok olmak, mum misali eritmek aşkla benliği.. 

Aşık ol hele, ol ki neler yapabileceğini gör,.. 

Sen bile tanıyamaz olursun kendini…

Affetmek

Kapıları içten açmalıyım önce, saflaşmaksa niyetim,

O, öyle Şanı Yüce bir Yaratıcı ki,

Kilidi açacak anahtarın adını Samimiyet koymuş!

Önce affedilmeye layık olmalıyım ki! Yani samimi, yani dönmemecisine kararlı, yüreğim titreyerek, yani hissederek her nefeste derinlerde pişmanlığımı…

Aç yüreğinin içini! Serbest bırak her ne varsa, yakan, yıkan, acıtan! Uğurla